Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karar Alma

Kapsül Haber Ajansı - Karar Alma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karar Alma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Göktaş, Kurumsal İş Birliği ve Ortak Adımlar” Toplantısında Konuştu Haber

Bakan Göktaş, Kurumsal İş Birliği ve Ortak Adımlar” Toplantısında Konuştu

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi kapsamında Çankaya Köşkü’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın moderatörlüğünde, Türk Devletleri Bakan Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi Kurucu Bakanlar Oturumu: Kurumsal İş Birliği ve Ortak Adımlar” başlıklı toplantı düzenlendi. Bakan Göktaş, burada yaptığı konuşmada bir süredir hayal edilen bir fikri birlikte değerlendirmek ve biraz daha olgunlaştırmak üzere bir arada olduklarını, toplantıdaki görüşlerin Aile ve Kadın Konseyi’nin ilk yapı taşlarını oluşturacağını söyledi. Zirve vesilesiyle ilk kez toplanan Yüksek Onur Kurulu’nun himayesinin, Konsey’in en büyük dayanağı olacağını kaydeden Göktaş, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan olmak üzere Kurul’daki diğer lider eşlerine şükranlarını sundu. Bakan Göktaş, kendilerine düşen görevin, bu himayeyi ailelerin ve kadınların hayatında karşılık bulan somut adımlara dönüştürmek olduğunu belirtti. Aile ve Kadın Konseyi’ni, ülkeler arasında düzenli istişare ve tecrübe paylaşımına dayalı kalıcı bir iş birliği zemini olarak gördüklerini vurgulayan Göktaş, “Konseyimiz, aileleri güçlendiren ve kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalarımızı, ortak değerlerimiz ve önceliklerimiz etrafında bir araya getirecek.” dedi. Bakan Göktaş, 2024’te İstanbul’da, sosyal politika alanındaki iş birliğini geliştirmek üzere aile temasıyla bir araya geldiklerini, 2025’te Bakü’de, kadın temasıyla tecrübelerini ve ortak çalışma imkânlarını değerlendirdiklerini ve bugün Ankara’da, bu iki başlığı Aile ve Kadın Konseyi altında birleştirmek için yeni bir adım attıklarını bildirdi. -“Tarihimizde kadın, devletin kurucu iradesinde en başından beri vardır” Türkiye olarak, kadının ve ailenin güçlenmesini birbirini tamamlayan hedefler olarak ele aldıklarını aktaran Göktaş, “Ailesinden destek gören bir kadın, eğitimde, çalışma hayatında ve toplumda yerini daha kolay alır. Hayatın her alanında yer alan bir kadın da bu kazanımı önce ailesine sonra bütün topluma taşır. Esasında bu anlayış, bizim medeniyetimize hiç de yabancı değildir. Orhun Yazıtları’nda devletin dirilişi anlatılırken İltiriş Kağan’ın yanında İlbilge Hatun’un da adı anılır. Yani bizim tarihimizde kadın, devletin kurucu iradesinde en başından beri vardır.” diye konuştu. Bugün kuruluşu için bir araya geldikleri Konsey’le, köklerinden aldıkları bu ilhamı geleceğe dair ortak hedeflerle buluşturduklarını kaydeden Göktaş, Türk Dünyası 2040 Vizyonu’nun bunu mümkün kılan güçlü bir zemin olduğunu, Aile ve Kadın Konseyi’nin de bu zemin üzerinde yükselmesini temenni ettiklerini söyledi. -“Aile ve Kadın Konseyi daha hızlı yol almamızı sağlayacak” Bakan Göktaş, Konsey’e bugün her zamankinden daha çok ihtiyaçlarının olduğunu, çünkü ailelerin hızla değişen bir dünyada yaşadığını belirtti. Dijitalleşmenin çocukların dünyasını evin içinden değiştirdiğinin altını çizen Göktaş, şu ifadeleri kullandı: “Demografik dönüşüm, aile kurma yaşını ve hane yapısını yeniden şekillendiriyor. Düzensiz göç, afetler ve iklim değişikliği en ağır yükü yine ailelerin omzuna bırakıyor. Bu sorunların hiçbiri sınır tanımıyor. Her birimizin kendi ülkesinde geliştirdiği politikalar elbette çok değerli. Ama sınır tanımayan sınamalar, tecrübelerimizi bir araya getiren ortak bir cevap gerektiriyor. Aile ve Kadın Konseyimiz, o ortak bir zemini olacak.” Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2025 yılını “Aile Yılı”, 2026-2035 dönemini ise “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak belirlediklerini anımsatan Göktaş, demografik meselenin tek bir ülkenin değil, Türk dünyasının ortak gündemi olduğu bilinciyle bu masaya oturduklarını belirtti. Göktaş, “Bu anlamda, bu yıl ‘Dilde Fikirde İşte Birlik’ temasıyla toplanan Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde aileyi koruyan destekleyen, kadınların her alanda fırsatlara erişimini artıran politikaları öncelikli olarak görüyoruz. Kurulmasını arz ettiğimiz Aile ve Kadın Konseyi, bu öncelikleri ortak projelere dönüştürmemizi ve birlikte daha hızlı ilerlememizi sağlayacak.” değerlendirmesini yaptı. Bunun için Konseyin çalışmalarını etrafında şekillendirmeyi önerdikleri hedeflerin mevcut olduğunu bildiren Göktaş, şunları kaydetti: “Aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi; demografik değişimlerin ailelerimiz üzerindeki etkilerinin birlikte ele alınması. Gençlerin aile kurma ve çocuk sahibi olma kararlarını destekleyen sosyal politikalar oluşturulması. Kadınların sosyoekonomik açıdan güçlenmesi; şiddetle mücadele edilmesi, liderlik ve karar alma süreçlerine etkin katılımı, çalışma hayatı ile aile hayatının uyumu. Kadınların ve ailelerin dijital fırsatlardan en iyi şekilde yararlanması; aynı zamanda çocukların dijital ortamda güvenliğinin sağlanması. Kadınların ve çocukların her türlü şiddetten korunmasıdır. Hedefimiz belli: ‘Güçlü aile, güçlü kadın, güçlü toplum.’ Böyle bir toplum, önce evlerin içinde kurulur. Göktaş, “Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde kurulacak olan Aile ve Kadın Konseyi, Türk Devletleri Teşkilatının gelecek vizyonuna güçlü bir katkı sunacaktır. Ortak hedeflere ulaşma noktasında konseyin inşasına büyük önem veriyoruz.” şeklinde konuştu. Aile ve sosyal hizmetler alanında yıllar içinde biriktirdikleri tecrübeyi bu ortak zemine taşımaya hazır olduklarını aktaran Göktaş, katılımcı ülkelerin aileye ve kadına dair kıymetli birikimlerinin olduğunu, bu birikimler bir araya geldikçe Türk dünyasına has sosyal politika anlayışının daha da güçleneceğini belirtti. Göktaş, kökü bir olanın, yolunun da bir olduğunu, bu birlikteliğin Türk dünyasının aileleri ve kadınları için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diledi. Toplantıda, katılımcı ülkelerin temsilcileri de aile ve kadın politikalarına ilişkin değerlendirmelerini ve iş birliğine yönelik görüşlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zoho Analytics, Yapay Zekâ Ajanlarıyla  Veri Analizinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor Haber

Zoho Analytics, Yapay Zekâ Ajanlarıyla Veri Analizinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Şirketlerin kendi iş süreçlerine, performans göstergelerine ve veri ilişkilerine uygun analizler gerçekleştirilmesini sağlayan yeni teknolojilerle genişletilen platforma, SAP, PayPal ve Adobe Commerce dahil 30'dan fazla yeni entegrasyon eklendi. Zoho Analytics, gelişmiş veri güvenliği ve yönetişim özellikleri sayesinde yapay zekâ ajanlarının faaliyetlerinin, veri erişimlerinin ve kullanım maliyetlerinin merkezi olarak izlenmesine de olanak tanıyor. Küresel teknoloji şirketi Zoho Corporation, iş zekâsı (Business Intelligence – BI) çözümü Zoho Analytics'e kazandırdığı yeni yapay zekâ özelliklerini duyurdu. Şirket, veri hazırlama, veri modelleri ve analizler oluşturma, sonuçları görselleştirme, kod yazma ve SQL sorguları oluşturma gibi farklı görevleri üstlenen altı özel yapay zekâ ajanıyla Zoho Analytics'i, yapay zekâ ajanlarının birlikte çalışabildiği yeni nesil bir veri analitiği platformuna dönüştürüyor. Yeni yapıda, Zoho'nun iş zekâsına yönelik yapay zekâ asistanı Ask Zia, farklı görevlerde uzmanlaşmış ajanların çalışmalarını koordine ediyor. Kullanıcılar, doğal dilde verdikleri komutlarla analiz süreçlerini başlatabiliyor. Ask Zia ise talebe uygun yapay zekâ ajanlarını belirleyerek elde edilen sonuçları bir araya getiriyor. Böylece işletmelerin karmaşık veri analizi süreçlerini daha kolay yönetebilmesi ve verilere dayalı karar alma süreçlerini hızlandırması hedefleniyor. Zoho Avrupa Genel Müdürü Sridhar Iyengar, veri analitiğinde yeni bir dönemin başlangıcında olduklarını belirterek şunları söyledi: "Veri analitiğinde bir sonraki büyük dönüşümün henüz başındayız. İş süreçlerinde yapay zekâ ajanlarının etkin biçimde kullanılabilmesi için güçlü bir veri altyapısı temel gereklilik. Ancak ajanların yalnızca verilere erişmesi yeterli değil; bu verileri doğru yorumlayabilmelerini sağlayacak güçlü bir bilgi ve anlamlandırma katmanına da ihtiyaç var. Zoho Analytics'e kazandırdığımız yenilikler tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor. İşletmelerde kullanılan tüm yapay zekâ araçlarına gerekli iş bağlamını, ölçüm kriterlerini ve yönetişim mekanizmalarını sunan, açık ve geliştirilebilir, güvenilir bir altyapı oluşturuyoruz. Böylece kullanıcıların güvenebileceği sonuçlar elde edilmesini sağlıyoruz." Yapay zekâ analizleri şirketlerin iş süreçlerine göre şekillenecek Zoho Analytics'in öne çıkan yenilikleri arasında, işletmelerin verilerini kendi faaliyet alanları ve iş süreçleri doğrultusunda tanımlamalarını sağlayan semantik katman ve ontoloji modeli bulunuyor. Bu teknolojiler sayesinde şirketler, örneğin hangi işlemlerin gelir olarak kabul edileceğini, belirli performans göstergelerinin nasıl hesaplanacağını veya farklı veri kümeleri arasında nasıl bir ilişki kurulacağını tanımlayabiliyor. Yapay zekâ ajanları da analizlerini bu tanımlamalar üzerinden gerçekleştirerek her işletmenin kendine özgü iş yapısına uygun sonuçlar ve öneriler sunabiliyor. Doğrudan Zoho Analytics'e entegre edilen bu özelliklerin kullanımı için programlama bilgisine, ayrı bir veri platformuna veya bulut veri ambarına ihtiyaç duyulmuyor. İşletmeler farklı departmanları için kendi veri modellerini oluşturabiliyor. Ayrıca açık Apache Ossie standardı sayesinde bu modeller Zoho Analytics dışındaki uygulamalarda ve iş akışlarında da kullanılabiliyor. 30'dan fazla yeni entegrasyon ve gelişmiş yapay zekâ özellikleri Zoho Analytics, mevcut 500'ü aşkın entegrasyonuna 30'dan fazla yeni bağlantı seçeneği ekliyor. Zoho ERP, SAP, PayPal, Adobe Commerce, Twilio, Notion ve Intercom gibi uygulamalarla sağlanan entegrasyonlar, işletmelerin farklı kaynaklardaki verilerini tek bir analitik ortamda değerlendirmelerine olanak tanıyor. Platformun yapay zekâ asistanı Ask Zia, önceki görüşmelerin geçmişini koruyarak kullanıcıların her yeni sorguda işlemlere baştan başlaması ihtiyacını ortadan kaldırıyor. İşletmeler, Zoho'nun kendi dil modelini veya harici bir yapay zekâ modelini tercih edebiliyor. Ayrıca kendi yapay zekâ ajanlarını geliştirerek bu ajanların hangi görevleri bağımsız olarak gerçekleştirebileceğini belirleyebiliyor. Model Context Protocol (MCP) desteği sayesinde harici yapay zekâ uygulamaları da Zoho Analytics'in yeteneklerinden yararlanabiliyor. İşletmeler, geliştirdikleri özel yapay zekâ ajanlarını farklı uygulamalara ve müşteri portallarına entegre edebiliyor. Veri güvenliği, yönetişim ve maliyet kontrolü bir arada Zoho Analytics'in yeni özellikleri, yapay zekâ ajanlarının kullanımında veri güvenliği, şeffaflık ve maliyet kontrolüne de odaklanıyor. Merkezi veri kataloğu sayesinde işletmeler, verilerin hangi kaynaklardan geldiğini ve gerçekleştirilen analizlerde nasıl kullanıldığını takip edebiliyor. Güvenlik ve yönetişim araçları ise verilere erişim yetkilerinin düzenlenmesini ve yapay zekâ ajanlarının faaliyetlerinin izlenmesini sağlıyor. Sistem yöneticileri, yapay zekâ ajanlarını kimlerin kullandığını, hangi verilere erişildiğini, ne tür yanıtlar üretildiğini ve farklı ekiplerin kullanımından kaynaklanan maliyetleri görüntüleyebiliyor. Ayrıca yeni geliştirilen yapay zekâ ajanları ve analizler, gerçek iş ortamında kullanıma alınmadan önce test edilebiliyor. Gerektiğinde önceki sürümlere geri dönülebiliyor. Ajanların farklı uygulamalara entegre edilmesi durumunda da mevcut erişim yetkileri ve güvenlik politikaları korunuyor. Araştırma şirketi IDC'nin Analitik ve Yapay Zekâdan Sorumlu Araştırma Başkan Yardımcısı Megha Kumar, Zoho Analytics'in yeni özelliklerini şöyle değerlendirdi: "Zoho, bu güncellemeyle ölçeklenebilir ve etkin biçimde yönetilebilen yapay zekâ destekli analitik için gerekli birçok unsuru bir araya getiriyor. Platforma entegre semantik ve ontoloji katmanları, yönetişim ve izleme özellikleri ile yapay zekâ ajanlarının uygulamalara entegre edilerek veya MCP üzerinden bağımsız bir arayüze ihtiyaç duymadan kullanılabilmesi bu yaklaşımın önemli parçalarını oluşturuyor. Şirketin açıklık ve farklı sistemlerle birlikte çalışabilirlik konusundaki yaklaşımı, işletmelerin kendi iş bağlamlarına dayanan analizlerden daha fazla yararlanmasına katkı sağlayacaktır. 50'den fazla yeni özellik kullanıma sunuluyor Zoho Analytics'e eklenen 50'den fazla yeni özellik arasında farklı grafik türleri, özelleştirilebilir raporlar, tahminleme araçları ve gelişmiş veri yönetimi çözümleri bulunuyor. Platformun yapay zekâ faaliyetlerini izleme ve yeni uygulamaları devreye alma yetenekleri de genişletiliyor. Yeni Data Science Studio özelliği, Jupyter Notebook'ları ve PMML modellerini destekleyerek veri bilimi çalışmalarının platform üzerinden yürütülmesine olanak tanıyor. Zoho, ilerleyen dönemde analizlerin yalnızca mevcut verilere değil, iş verilerindeki değişimlere ve yapay zekâ ajanlarının gerçekleştirdiği işlemlerin sonuçlarına da dayanmasını hedefliyor. Uzun vadede ise Zoho Analytics'in, veri gölü ve veri ambarı özelliklerini birleştiren data lakehouse yeteneklerine sahip bütünleşik bir veri platformunun temelini oluşturması planlanıyor. Dünya genelinde 100 bin işletmenin günlük olarak kullandığı Zoho Analytics; bulut, şirket içi sunucu ve hibrit ortamlarda hizmet veriyor. Platformun bulut sürümüne yönelik güncellemeler kullanıma sunulurken, gelişmiş sayfa düzenine sahip raporlama, ontoloji katmanı ve semantik model özelliklerinin ön izleme sürümleri önümüzdeki dört ila sekiz hafta içerisinde dünya genelinde erişime açılacak. Şirket içi sunucularda kullanılan sürüme yönelik güncellemeler ise 2027'nin ilk çeyreğinde sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eczacıbaşı’nın Yapay Zeka Programı  Microsoft’un Küresel Vitrininde! Haber

Eczacıbaşı’nın Yapay Zeka Programı Microsoft’un Küresel Vitrininde!

Eczacıbaşı Topluluğu’nun Microsoft teknolojileriyle hayata geçirdiği “Görevimiz: Yapay Zeka / Mission AI” programı, yapay zekâyı günlük iş süreçlerine taşıyor. Tedarikçi risk yönetiminde iki haftaya kadar uzayan karar alma süresini üç günün altına indiren program, doğal kaynaklar operasyonlarında analitik işlem süresini yüzde 90’ın üzerinde azalttı. Belirli operasyonel alanlarda ise aksiyon alma süresi yüzde 75’e kadar kısaldı. Program, Microsoft Global tarafından küresel başarı hikâyeleri arasında gösterildi. Yapı ürünleri, sağlık ve doğal kaynaklar başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren topluluk, programı çalışanların gerçek iş ihtiyaçlarına çözüm geliştirmesi ve başarılı uygulamaların kuruluşlar arasında yaygınlaştırılması amacıyla başlattı. Microsoft Copilot Studio ve Microsoft Foundry kullanılarak yürütülen çalışma, yapay zekâ kullanımını ortak bir yapı altında geliştirmeyi ve ölçeklendirmeyi hedefliyor. Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Eczacıbaşı Topluluğu Teknoloji Grup Başkanı Ayşe Kabaş Fıçı, “Yapay zekadan beklediğimiz, çalışanlarımızın günlük işlerinde karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmesi ve kararlarını daha hızlı, daha güçlü bir bilgi temeliyle alabilmelerini sağlaması. ‘Görevimiz: Yapay Zeka’ programında hareket noktamız işi en iyi bilen ekiplerimizin fikirleri oldu. Şimdi önceliğimiz somut fayda sağlayan çözümleri topluluk kuruluşlarımıza yayarak elde ettiğimiz kazanımları büyütmek” dedi. Sekiz haftada 358 fikirden 27 çözüme Üst yönetim sponsorluğunda yürütülen sekiz haftalık programda, topluluk ekiplerinin sunduğu 358 yapay zekâ fikri değerlendirildi. Bu fikirlerin 57’si kuluçka aşamasına taşındı; 27 yapay zekâ ajanı prototipi geliştirildi. Bunların 12’si, topluluk genelinde uygulanabilecek yüksek etkili çözümler olarak öne çıktı. Tedarik zinciri, lojistik, kurumsal iletişim ve pazarlama gibi alanlara odaklanan ekipler, kendi iş süreçlerindeki ihtiyaçlardan yola çıkarak çözümler üretti. Teknik uzmanlığı sınırlı çalışanlar düşük kodlu geliştirme araçları sunan Microsoft Copilot Studio’dan yararlanırken, daha gelişmiş ve özelleştirilebilir ajanlar için Microsoft Foundry kullanıldı. Program, yapay zekâ, analitik ve yazılım çözümlerinde uzman Microsoft çözüm ortağı Mindworks tarafından desteklendi. Karar alma ve analiz süreçlerinde somut kazanımlar Program kapsamında geliştirilen Sentra ajanı, tedarikçi risk yönetiminde iki haftaya kadar uzayan karar alma döngülerini üç günün altına indirdi. Doğal kaynaklar operasyonlarında kullanılan Maden360 ajanı ise analitik işlem süresini yüzde 90’ın üzerinde azalttı. Erken uyarı mekanizmaları, ekiplerin riskleri daha erken görmesine ve sorunlar büyümeden harekete geçmesine yardımcı oldu. Program için öngörülen toplam değer 3,8 milyon avro olarak hesaplanırken, yıllık 5.000 saatlik kapasite açığa çıkarıldı. Geliştirilen çözümlerin topluluk kuruluşlarına uyarlanıp yaygınlaştırılmasıyla bu etkinin büyümesi bekleniyor. Çoğu minimum uygulanabilir ürün aşamasında olan prototiplerin tam devreye alınması için SAP, CRM ve ERP sistemleriyle ileri entegrasyon çalışmaları planlandı. Yapay zekâyı kurumsal bir yetkinliğe dönüştüren iş birliği Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise programın amacını şöyle değerlendirdi: “Görevimiz: Yapay Zeka programında Microsoft’un temel hedefi, Eczacıbaşı’nda yapay zekayı tekil pilot projelerin ötesine taşımaktı. Yapay zekanın kurumsal ölçekte yönetilen, güvenli ve ölçeklenebilir bir yetkinliğe dönüşmesini amaçladık. Program kapsamında fikirler sistematik biçimde değerlendirildi ve üretime hazır yapay zeka ajanları geliştirildi. Böylece yapay zekanın grup genelinde sürdürülebilir bir işletim modeline dönüşmesi için gerekli yapı kuruldu.” Microsoft, programın tasarım ve uygulama süreçlerine teknoloji altyapısının yanı sıra mimari yönlendirme, yönetişim yaklaşımı ve teknik rehberlikle katkı sağladı. Çalışmada Copilot Studio ve Microsoft Foundry’nin yanı sıra Azure AI Services, Azure OpenAI, Microsoft Power Platform, Microsoft Teams ve SharePoint teknolojilerinden yararlanıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB VE UNICEF’ten “Çocuk İhtiyaçları Haritası” Haber

ABB VE UNICEF’ten “Çocuk İhtiyaçları Haritası”

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çocukların ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve çocuklara yönelik hizmetleri daha etkin planlamak amacıyla UNICEF iş birliğiyle yürüttüğü “Çocuk İhtiyaçları Haritası” projesindeki çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen Çocuklar için Hesap Verebilirlik ve Hak Savunuculuğu (ACAR) Projesi kapsamında hayata geçirilen çalışma; çocukların ihtiyaçlarına ilişkin verilerin toplanmasını, analiz edilmesini ve belediye hizmetlerinin planlanmasında kullanılmasını amaçlıyor. Bu doğrultuda düzenlenen “Çocuk Alanında Veri Temelli Karar Alma ve Kapasite Geliştirme Eğitimi”nde ABB çalışanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya geldi. Eğitimlerde veri temelli ihtiyaç analizi, çocuklara ilişkin veri ve göstergeler, önceliklendirme süreçleri ile haritalar ve mekânsal veriler kullanılarak ihtiyaçların belirlenmesi konuları ele alındı. Atölye çalışmaları ve ortak değerlendirmelerle tamamlanan eğitimlerin ardından, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla “Çocuk İhtiyaçları Haritası Danışma Toplantısı” gerçekleştirildi. ÇOCUKLARIN İHTİYAÇLARI VE İŞ BİRLİĞİ OLANAKLARI DEĞERLENDİRİLDİ UNICEF Türkiye Sosyal Politika Sorumlusu Dr. Görkem Güner’in açılış konuşmasıyla başlayan danışma toplantısında, Çocuk İhtiyaçları Haritası Projesi ve ihtiyaç analizi sonuçları değerlendirildi. Çocuklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulabilecek iş birlikleri de gündeme geldi. Ortak çözüm geliştirme oturumlarında öncelikli ihtiyaçların belirlenmesi, kurumların katkı sunabileceği alanların değerlendirilmesi ve izlenecek adımlar üzerinde duruldu. AMAÇ: KAYNAKLARI İHTİYAÇLARA GÖRE PLANLAMAK ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı Koordinatörü Tuğba Nagehan Turpçu, proje kapsamında önemli aşamaların tamamlandığını belirterek eğitimlerle farklı paydaşları bir araya getirdiklerini ifade etti. Çocukların ihtiyaçlarını tahminler yerine veriler üzerinden belirlemeyi hedeflediklerini vurgulayan Turpçu, şöyle konuştu: “Ankara Büyükşehir Belediyesi ve UNICEF iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz ‘Çocuk İhtiyaçları Haritası’nın çok önemli adımlarını gerçekleştirdik. STK’lerle ve Ankara Büyükşehir Belediyesi çalışanlarıyla bir araya gelerek eğitimler düzenledik. Çocuk ihtiyaçlarının veriye dayalı karar alma süreçlerinin eğitimini aldık ve bunlarla ilgili çıktılar oluşturduk. En son özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek bir danışma toplantısı gerçekleştirdik. Buradaki amacımız, Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların ihtiyaçlarını tahminlere yönelik tespit etmek değil, veriye dayalı tespit ederek kaynakları en ideal şekilde kullanarak çocuklara doğru hizmet götürmek ve bu hizmetleri sunarken elimizdeki kaynakları en verimli şekilde kullanmak. Bu projede emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, UNICEF’e ve İhtiyaç Haritası’na çok teşekkür ediyoruz. Bu ihtiyaçları doğru tespit ettiğimizde ihtiyaçları karşılanmayan çocuklar kalmamasını umut ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sivil Toplum ve Özel Sektör Temsilcileri Sürdürülebilirlik Gündemine “Başka Türlü” Bir Yaklaşım İçin Buluştu Haber

Sivil Toplum ve Özel Sektör Temsilcileri Sürdürülebilirlik Gündemine “Başka Türlü” Bir Yaklaşım İçin Buluştu

Toplumsal sorunların çözümünde yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi ve uygulanması amacıyla kurulan bir sosyal girişim olan SİM (Sosyal İnovasyon Merkezi); yeni oluşumu Başka Türlü Akademi ile sürdürülebilirlik alanında farklı bir öğrenme ve düşünme alanı açıyor. Sosyal girişimcilik, kurumsal sosyal sorumluluk ve gönüllülük, sivil toplum kapasite geliştirme ve kurumsal gelişim alanlarında çalışmalar yürüten SİM, Başka Türlü Akademi bünyesindeki ilk eğitim buluşmasını, sivil toplum ve özel sektörden sürdürülebilirlik alanında çalışan profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirdi. Tam gün süren programda katılımcılar; sürdürülebilirliği yalnızca hedefler, göstergeler ve taahhütler üzerinden değil, insanların gündelik tercihleri, karar verme biçimleri ve doğayla kurdukları ilişki üzerinden yeniden düşünmeye odaklandı. Sürdürülebilirlik gündeminin giderek daha fazla strateji, politika ve performans göstergeleri üzerinden ele alındığı bir dönemde Başka Türlü Akademi, tartışmayı bu çerçevenin ötesine taşımayı amaçlıyor. Programın çıkış noktası, sürdürülebilir dönüşümün yalnızca ne yaptığımızla değil, nasıl düşündüğümüzle, hangi varsayımlarla hareket ettiğimizle ve kendimizi doğanın neresinde konumlandırdığımızla da ilgili olduğu fikrine dayanıyor. Sürdürülebilirlik konusunda karşılaşılan etik ikilemlerin simüle edildiği tartışmalardan toprağın yeniden üretim kapasitesini deneyimlemeye uzanan farklı çalışmalarla, bireysel tercihler ile sistemik sorunlar arasındaki ilişkiye bakmaya odaklanan program, katılımcıları sürdürülebilirlik alanındaki kimi temel çelişkilerle doğrudan karşılaştırma yaklaşımıyla kurgulandı. Bu yaklaşımla, sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel değil tasarım, inovasyon, davranış bilimi, kurum kültürü ve karar alma süreçleriyle kesişen bir alan olarak yeniden ele alındı. Başka Türlü Bakmak, Sosyal İnovasyonun Doğasında Var 2011 yılında Türkiye’nin ilk Sosyal İnovasyon Merkezi olarak akademisyenler ve sivil toplum profesyonellerinin bir araya gelmesiyle kurulan SİM; toplumsal, kültürel, ekonomik ve çevresel sorunlara yenilikçi çözümler geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bugüne kadar özel sektör, kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla çok sayıda danışmanlık, araştırma, stratejik planlama, kapasite geliştirme ve eğitim çalışmasına imza atan SİM, bu birikimini şimdi Başka Türlü Akademi çatısı altında daha deneyimsel ve disiplinlerarası bir öğrenme yaklaşımına taşıyor. “Sürdürülebilirlik bugün çoğu zaman hedefler, göstergeler ve taahhütler üzerinden konuşuluyor. Oysa gerçek dönüşüm, önce düşünme ve bakma biçimlerimizi değiştirmemizi gerektiriyor.” diyen SİM Kurucu Direktörü Başak Yalvaç Özçağdaş, konuyla ilgili şunları söyledi: “Başka Türlü Akademi’yi, sürdürülebilirliği yalnızca bir gündem başlığı olarak değil; gündelik hayatımızdan kurumların karar alma biçimlerine kadar uzanan bir dönüşüm alanı olarak birlikte düşünmek için tasarladık. Alışılmış cevapları tekrarlamak yerine sorulara başka türlü bakıyor; sürdürülebilirliği yalnızca bir uyum alanı değil, yeni düşünme, tasarlama ve birlikte hareket etme biçimlerinin başlangıç noktası olarak görüyoruz. Başka Türlü Akademi’de bir “doğru cevaplar” alanı oluşturmaktan çok, farklı soruların birlikte sorulabileceği bir düşünme platformu yaratmayı hedefliyoruz.” Sürdürülebilirliğe farklı uzmanlık alanlarından bakan disiplinlerarası bir öğrenme topluluğunu bir araya getiren Başka Türlü Akademi’nin eğitmenleri arasında eğitim politikaları, ekolojik okuryazarlık ve biyomimikri alanlarında uzmanlaşan eğitimci ve araştırmacı Burcu Meltem Arık; sivil toplum, örgüt yönetimi, ekoloji ve hak temelli yaklaşım uzmanı Dr. Ali Alper Akyüz; toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve örgütsel kültür uzmanı Doç. Dr. Ece Öztan; uzman psikolog ve sosyal etki tasarımcısı Ayşe Yapıcı; sosyolog ve sosyal araştırmacı Çiğdem Akça; kent, çevre ve kentsel tarım araştırmacısı Dr. Melike Selin Ekenler, gastronomi ve sürdürülebilir mutfak alanlarında uzmanlaşan Şef Hande Matakan ile sosyal inovasyon, gönüllülük ve topluluk yönetimi uzmanı Başak Yalvaç Özçağdaş yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak Haber

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak

Fatma Kaplan Hürriyet’in İzmit’te başlattığı Yerel Eşitlik Eylem Planı’yla layık görüldüğü UCLG-MEWA Kadın Komitesi Başkanlığı süreci; Muğla Büyükşehir ev sahipliğindeki “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” ile devam ediyor. “Yerel Liderlik, Kentsel Dirençlilik ve Sürdürülebilir Dönüşüm” temasıyla düzenlenecek politika diyaloğu; Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı (WALD), UCLG-MEWA, Birleşmiş Milletler Türkiye ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ortaklığında yürütülen bölgesel çalışmalar kapsamında gerçekleştirilecek. 29-30 Eylül 2026 tarihlerinde Muğla’da, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilecek programa İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ile Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu katılacak. İKLİM EYLEMİ KONUSUNDA DENEYİM PAYLAŞIMININ ARTIRILMASI Programda, belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki öncelikleri, geliştirdikleri çözüm modelleri ve yatırım ihtiyaçlarının COP31 sürecine taşınması hedefleniyor. Yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi ve kentlerin iklim eylemi konusunda deneyim paylaşımının artırılması da programın öne çıkan amaçları arasında bulunuyor. İKLİM FİNANSMANI VE KENTSEL DİRENÇLİLİK MASAYA YATIRILACAK İki gün sürecek program kapsamında yerel liderlik ve çok düzeyli iklim yönetişimi, kentsel dirençlilik, iklim finansmanı, adil ve kapsayıcı dönüşüm, su-gıda-doğa ve döngüsellik ile yenilikçilik, teknoloji ve veri başlıklarında oturumlar düzenlenecek. Bu oturumlarda yerel yönetimlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı geliştirebileceği politikalar, sürdürülebilir kentleşme uygulamaları ve iklim yatırımlarının finansmanı gibi başlıklar ele alınacak. KADINLARIN İKLİM POLİTİKALARINDAKİ ROLÜ DE GÜNDEMDE Programın “adil ve kapsayıcı dönüşüm” başlığı altında toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın liderliği ve kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı da değerlendirilecek. İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ve Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu, bu kapsamda İzmit Belediyesi’nin kadın odaklı yerel yönetim anlayışını ve çalışmalarını programda temsil edecek. İzmit Belediyesi’nin katılımıyla, kentte kadınların yerel yönetim süreçlerine katılımı ve iklim politikalarında kapsayıcı yaklaşımların geliştirilmesine yönelik çalışmaların da ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu Enerji’den 100 Genç Kadına Liderlik Yolculuğunda Güçlü Destek Haber

Zorlu Enerji’den 100 Genç Kadına Liderlik Yolculuğunda Güçlü Destek

Zorlu Enerji öncülüğünde, hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, Türkiye genelinde 18–35 yaş arasındaki 100 genç kadının katılımıyla ilk dönemini tamamladı. Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirilen program kapsamında katılımcılar; liderlik, öz farkındalık, finansal okuryazarlık, sürdürülebilirlik, girişimcilik, kişisel marka, kariyer gelişimi, müşteri deneyimi, inovasyon ve değişim gibi alanlarda eğitimler aldı. Genç kadınların potansiyellerini görünür kılmalarını ve karar alma süreçlerine daha güçlü şekilde katılmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında finanstan, kişisel markalamaya kadar geniş bir alanda 12 eğitim, gençlerin akran öğrenmesini destekleyen 4 Kız Kardeşlik Buluşması ve 4 İlham Buluşması olmak üzere 20 oturum gerçekleştirildi. Programın etkisini ortaya koyan en önemli sonuçlardan biri, katılımcıların kendi liderlik potansiyellerine ilişkin algılarında yaşanan değişim oldu. Programın başlangıcında 5 üzerinden 2,89 olan ortalama liderlik potansiyeli değerlendirmesi, program sonunda 4,16’ya yükseldi. Katılımcılara yol haritalarını oluşturma fırsatı Katılımcılar, mentörlük süreci kapsamında farklı sektör ve deneyim alanlarından mentörlarla toplam 405 birebir görüşme gerçekleştirerek kariyer hedeflerini değerlendirme, güçlü yönlerini keşfetme ve gelişim alanlarına yönelik yol haritaları oluşturma fırsatı buldu. Bu süreç, katılımcıların kendilerini ve kariyer hedeflerini farklı bakış açılarıyla değerlendirmelerine katkı sağlarken, program kapsamında edindikleri kazanımları birebir deneyim paylaşımlarıyla pekiştirmelerine olanak sundu. Genç kadınların liderlik potansiyeli güçleniyor Zorlu Enerji’nin kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sunan çalışmalarını sürdürdüğünü ve genç kadınların potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri fırsatların artırılmasını önceliklendirdiğini belirten Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, “Liderlikte Kadın Yüz’ü Programı’nın ilk döneminde elde ettiğimiz sonuçlar, genç kadınların liderlik potansiyellerini destekleyen gelişim ve dayanışma alanlarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bir kadın lider olarak, liderliğin gelişiminde bilgi ve deneyim kadar rol modellerin, dayanışmanın ve gelişimi destekleyen alanlar açmanın da çok önemli olduğuna inanıyorum. Genç kadınların kariyer yolculuklarının başından itibaren kendi potansiyellerinin farkına varmaları, deneyim paylaşabilecekleri güçlü bağlar kurmaları ve birbirlerinden güç almaları bu açıdan son derece kıymetli. Farklı şehirlerden programa katılan genç kadınlar; liderlik, iletişim, kişisel gelişim ve kariyer yolculuklarına yönelik kazanımlarını, aldıkları eğitimlerin yanı sıra deneyimli mentörlarla gerçekleştirdikleri birebir görüşmelerle pekiştirdi. Program, katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmelerine, potansiyellerini daha güçlü biçimde ortaya koymalarına ve kariyer hedeflerine daha bilinçli bir perspektiften yaklaşmalarına katkı sağladı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özyeğin Üniversitesi’nde Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın Katılımıyla Turizmin Geleceği ve Yapay Zekâ Konuşuldu Haber

Özyeğin Üniversitesi’nde Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın Katılımıyla Turizmin Geleceği ve Yapay Zekâ Konuşuldu

Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi, her yıl 27 Eylül’de kutlanan Dünya Turizm Günü kapsamında turizm sektörünün geleceğine odaklanan bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, Fakültenin 2026-2027 Akademik Yılı’ndaki Otel Yönetimi ve Gastronomi Seminerleri’nin ilk buluşması oldu. Buluşma kapsamında Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya geldi. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, 2026 Dünya Turizm Günü’nün “Turizmi Yeniden Tasarlamak için Dijital Gündem ve Yapay Zekâ” teması doğrultusunda yapay zekânın turizm sektöründe yarattığı dönüşüm değerlendirildi. Seyahat planlamasından destinasyon seçimine, pazarlamadan ziyaretçi deneyimine kadar yapay zekâ destekli sistemlerin turizm ekosistemindeki artan rolü ele alındı. Buluşmada, yapay zekâ destekli sistemlerin seyahat kararları üzerindeki artan rolü ve turizm sektörünün değişen ihtiyaçları değerlendirildi. Turistlerin güncel yapay zekâ teknolojileri ve üretken yapay zekâ ile bilgiye erişme biçimlerinin değişmesiyle destinasyonların ve turizm markalarının dijital ortamlardaki görünürlüğünün de yeni bir boyut kazandığına dikkat çekildi. Teknolojinin seyahat deneyimini nasıl dönüştürdüğü, turizm profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerin nasıl değişeceği ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlikle nasıl birlikte ele alınabileceği gündeme taşındı. Yapay zekâ turizmde yeni bir dönemin kapısını açıyor Etkinlikte konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın çalışmalarında teknoloji, veri analizi ve yapay zekâ imkânlarından yararlanarak Türkiye’nin tanıtımını güçlendirdiklerini ve değişen seyahat eğilimlerini takip ettiklerini belirtti. Alpaslan, “Turizm teknoloji ve yapay zekâyla farklı bir kompozisyona büründü. Turistlerin seyahatlerini planlama biçimleri değişirken bizim de bu yetkinlikleri etkin kullanmamız gerekiyor. Bu dönüşüme ayak uyduracak nitelikli insan kaynağının yetişmesi için gençlerin güçlü bir eğitim, yabancı dil ve uygulama deneyimiyle donanmasını çok önemsiyoruz” dedi. “Yeni akademik yıla turizmin geleceğini konuşarak başlıyoruz” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan etkinlikte yapay zekâ ve dijital dönüşümün turizm sektöründeki etkilerine dikkat çekerek üniversitelerin değişen ihtiyaçlar karşısındaki rolünün önemine vurgu yaptı. Tan, şunları söyledi: “Yeni akademik yıla başlarken Dünya Turizm Günü vesilesiyle sektörün geleceğini belirleyecek önemli bir konuyu üniversitemizde ele almaktan memnuniyet duyuyoruz. Yapay zekâ, turizmde görünürlükten karar alma süreçlerine, deneyim tasarımından pazarlamaya kadar pek çok alanı yeniden şekillendiriyor. Üniversitelerin bu değişimi anlaması, araştırması ve farklı disiplinlerin katkısıyla yeni yaklaşımlar geliştirmesi büyük önem taşıyor. Öğrencilerimizin de teknolojinin sunduğu olanakları etkin biçimde kullanırken eleştirel ve analitik bakış açılarını koruyarak geleceğin turizm dünyasına hazırlanmalarını önemsiyoruz.” Dünya Turizm Günü etkinliği, öğrencilerin turizmin geleceğine ilişkin güncel gelişmeleri kamu ve akademi perspektiflerinden değerlendirmesine olanak sağlarken, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nin yeni akademik yıl programının da başlangıcını oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Unico Sigorta, Gelecek Yol Haritasını Yapay Zekâ Destekli Strateji Toplantısı ile Şekillendirdi Haber

Unico Sigorta, Gelecek Yol Haritasını Yapay Zekâ Destekli Strateji Toplantısı ile Şekillendirdi

Unico Sigorta, gelecek yıllara ilişkin hedeflerini ve odak alanlarını belirlemek amacıyla Strateji Toplantısı düzenledi. Şirketin farklı birimlerinden yaklaşık 50 çalışanın katıldığı toplantıda, çalışanların deneyim ve görüşlerinden oluşan ortak akla yapay zekânın gücü eşlik etti. Çalıştaya özel tasarlanan yapay zekâ araçları, farklı bakış açıları sunan ve değerlendirme süreçlerini besleyen bir “yardımcı akıl” olarak aktif biçimde kullanıldı. Çalıştayda yapay zekâ araçları, sektör trendlerinin incelenmesi, farklı senaryoların geliştirilmesi, mevcut iş planının sorgulanması ve tartışmayı derinleştirecek soruların üretilmesi aşamalarında kullanıldı. Çalışanlar değerlendirmeleri ve önerileri ile çalışmaya katkı sağlarken, teknoloji karar alma sürecini besleyen bir yardımcı araç olarak konumlandırıldı. Çalışmadan elde edilen çıktılar, Unico Sigorta’nın önceki dönem stratejik planlarıyla birlikte incelenerek yeni üç yıllık planın hazırlanmasında kullanılacak. “Yapay zekâ, çalışmanın aktif bir parçasıydı” Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, toplantıya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sigorta sektöründe fiyatlamadan müşteri beklentilerine, dağıtım kanallarından veri kullanımına kadar birçok konu aynı anda değişiyor. Önümüzdeki üç yıllık planımızı hazırlarken önümüzdeki dönemde sektörü etkileyebilecek gelişmelerin doğru tahminlenmesi önem arz ediyor. Son üç yıldır strateji toplantılarımızı farklı departmanlardan çalışma arkadaşlarımızın katılımıyla gerçekleştiriyoruz. Bu yıl ise çalışma yöntemimize yapay zekâyı dâhil ettik. Yapay zekâyı yalnızca bilgiye ulaşmak için değil; sektör trendlerini ve trendlerin olası etkilerini tahminlemek, farklı senaryoları tartışmak, rakiplerimizi analiz etmek ve mevcut iş planımızı gözden geçirmek için kullandık. Bu yönüyle yapay zekâ, toplantının yardımcı araçlarından biri olmanın ötesine geçerek çalışmanın aktif bir parçası oldu. 2032’ye kadar sektörü etkileyebilecek trendlerin şirketimiz için ne ifade edebileceğini, hangi fırsatları sunabileceğini ve hangi riskleri beraberinde getirebileceğini tartıştık. Farklı görüşlerin aynı masada konuşulması ve ortak noktaların belirlenmesi, üç yıllık planımız açısından somut bir çalışma zemini oluşturdu. Toplantıda ortaya çıkan çıktıları, önceki yıllarda hazırladığımız stratejik planlarla birlikte değerlendirerek yeni dönem çalışmalarımıza aktaracağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.