Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karar Alma

Kapsül Haber Ajansı - Karar Alma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karar Alma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAVELSAN İhracat Başarısına Bir Yenisini Ekledi Haber

HAVELSAN İhracat Başarısına Bir Yenisini Ekledi

Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen HvBS, hava harekâtının planlanması, icrası, izlenmesi ve değerlendirilmesi süreçlerini dijital ortamda bütünleşik olarak yönetebilen gelişmiş bir komuta kontrol altyapısı sunuyor. Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilen sistem; harekât merkezlerinde görev yapan personelin ortak operasyonel resim üzerinden faaliyet göstermesine, görev ve harekât bilgilerinin gerçek zamanlı olarak yönetilmesine, kritik operasyonel verilerin tek merkezden izlenmesine ve karar alma süreçlerinin hızlandırılmasına imkân sağlıyor. Böylece planlama, koordinasyon ve icra süreçlerinde hız, doğruluk ve etkinlik önemli ölçüde artırılıyor. Operasyonel Hazırlığı Dakikalara İndiriyor Tüm bu bileşenleri tek çatı altında birleştiren dünyanın en kapsamlı hava kuvvetleri bilgi sistemlerinden biri olarak öne çıkan HvBS, operasyonel hazırlık süreçlerini dakikalara indirerek hava harekâtlarında önemli bir manevra kabiliyeti imkânı tanıyor. Modüller, farklı komuta kademeleri arasında güvenli bilgi paylaşımını desteklerken, hava harekâtına ilişkin kritik bilgilerin eş zamanlı olarak görüntülenmesine ve operasyonların anlık gelişmelere göre yönetilebilmesine olanak tanıyor. Açık ve modüler mimarisi sayesinde mevcut komuta kontrol altyapılarıyla entegre çalışabilen sistem, kullanıcı ihtiyaçlarına göre genişletilebilir yapısıyla da öne çıkıyor. HAVELSAN Yerli ve Millî İmkanlarla Geliştirdi Gerçekleştirilen teslimat ile Türkiye ve Azerbaycan arasındaki savunma sanayii iş birliğinin yazılım ve komuta kontrol teknolojileri alanında ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından kritik önem taşıyor. Aynı zamanda HAVELSAN’ın millî imkânlarla geliştirdiği harekât yönetim yazılımlarının uluslararası kullanıcılar tarafından tercih edilmesi, Türkiye’nin savunma bilişimi ve komuta kontrol sistemleri alanındaki mühendislik yetkinliğinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Türk mühendisliğiyle geliştirilen HvBS’nin uluslararası kullanıcılar tarafından tercih edilmesi, yalnızca bir yazılım ihracatı değil; aynı zamanda Türkiye’nin komuta kontrol sistemleri, görev yönetimi yazılımları ve savunma bilişimi alanındaki mühendislik yetkinliğinin uluslararası ölçekte kabul gördüğünü de ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi’nden Çarpıcı Sonuç: Risk Yönetimi Güçlenmeli Haber

Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi’nden Çarpıcı Sonuç: Risk Yönetimi Güçlenmeli

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY ile Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) iş birliğiyle hazırlanan, çoğunlukla halka açık ve aile şirketlerinde görev alan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi, şirketlerin kurumsal risk yönetimine yaklaşımını ve yönetim kurullarının stratejik önceliklerini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları; şirketlerde kurumsal risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu, ancak bu alana ayrılan sürenin ve fonksiyonel derinliğin sınırlı kaldığını gösteriyor. Kurumsal risk yönetimi ağırlıklı olarak yönetim kurulu komiteleri aracılığıyla ele alınıyor Araştırmaya göre, katılımcıların %45’i kurumsal risk yönetiminin şirketlerindeki Risk Komitesi’nin sorumluluğunda olduğunu belirtirken, %32’si bu görevin Denetim ve Risk Komitesi tarafından yürütüldüğünü ifade ediyor. Bu kapsamda bir komitede görev alan katılımcıların %32’si bu alana fiilen aylık 1 ila 5 saat, %23’ü 5 ila 10 saat, katılımcıların yalnızca %10’u 10 ila 15 saat ayırabildiğini belirtiyor. Katılımcıların %31’i ise kurumsal risk yönetimiyle ilgili herhangi bir komitede görev almadığını ifade ediyor. Bu tablo, yönetim kurulu düzeyinde bu alana daha geniş yer verilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ekonomik riskler, %42 oranıyla yönetim kurullarının gündeminde ilk sırada yer alıyor Katılımcıların %63’ü icra seviyesinden gelen risk raporlamalarının karar alma süreçleri için gerekli içgörüyü sağladığını düşünüyor. Ancak yönetim kurulu seviyesinde risk yönetişimine ayrılan zamanın sınırlı olması, üretilen içgörülerin karar alma süreçlerine yeterince yansıtılamama riskini oluşturuyor. Araştırma sonuçları, 2025 yılında şirketlerin risk gündeminde makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin öne çıktığını ortaya koyuyor. Katılımcılara göre şirketler açısından en önemli risk alanı %42 oranıyla ekonomik riskler olurken, bunu %15 ile jeopolitik riskler ve %10 ile politik riskler takip ediyor. Küresel ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin şirketlerin risk gündeminde önemli bir yer tuttuğu görülürken, katılımcıların yarısından fazlası şirketlerinin jeopolitik risklere yönelik stratejilerini yeterli buluyor. Katılımcılar şirketlerinin kurumsal risk yönetimi yaklaşımına genel olarak güven duyuyor Makroekonomik gelişmeler ve finansal piyasalardaki dalgalanmalar, şirketlerin kurumsal risk yönetimi stratejilerinde öncelikli değerlendirme alanları arasında yer almaya devam ediyor. Katılımcıların yaklaşık %75’i, bu alanda şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejileri uyguladığını düşünüyor. Araştırmada ele alınan diğer başlıklar ise şöyle sıralanıyor: Organizasyonların sürdürülebilir büyümesi ve rekabet gücünün korunması açısından kritik öneme sahip insan kaynağı ve yetenek yönetimi alanında, şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejisi uyguladığından emin olanların oranı %56 seviyesinde seyrediyor.Sürdürülebilirlik ve çevresel riskler konusunda ise katılımcıların yaklaşık yarısı şirketlerinin yeterli risk stratejilerine sahip olduğunu belirtirken, iklim değişikliği ve doğa kaynaklı riskler özelinde bu oran %44 olarak ölçülüyor.Teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme alanında katılımcıların %60’ı, siber güvenlik risklerinin yönetiminde ise %67’si şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejisi uyguladığını düşünüyor. Ancak, siber güvenlik risklerinin giderek artan etkisi dikkate alındığında, mevcut yapıların güçlendirilmesi ve uygulamaların sürdürülebilirliğinin sağlanması önemli bir gelişim alanı olarak öne çıkıyor.Katılımcıların yarısından fazlası tedarik zinciri risklerini yönetmeye yönelik etkin stratejilere sahip olduklarını ifade ediyor. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sami konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “YÜD olarak temel amacımız, Türkiye’deki yönetim kurullarının etkinlik ve derinliğini artırarak şirketlerimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. EY iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu barometre çalışması, yönetim kurullarının risk yönetimi konusundaki farkındalığını ve fiilen ayırdıkları zamanı net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki; şirketlerimizde komite yapıları kurulmuş olsa da, yönetim kurullarının risk yönetişimine daha fazla stratejik zaman ayırması ve bu içgörüleri karar alma mekanizmalarına daha güçlü entegre etmesi gerekiyor. YÜD olarak, yönetim kurulu üyelerimizin bu alandaki yetkinliklerini desteklemeye ve iyi yönetişim ilkelerini yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.” EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak YÜD ile gerçekleştirdiğimiz araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgular, kurumlarda risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu, ancak yönetim kurulu seviyesinde bu alana ayrılan zamanın sınırlı kaldığını ve dolayısıyla risk yönetimi fonksiyonunun etkinliğini artıracak gelişim alanlarının bulunduğunu gösteriyor. Jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler ve politik riskler şirketlerin gündeminde öncelikli konumunu korurken, teknolojik dönüşüm ve siber güvenlik riskleri de kurumlar açısından giderek daha stratejik bir önem kazanıyor. Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, geleneksel risk yönetimi yaklaşımlarının artık tek başına yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Birden fazla risk senaryosunun aynı anda gerçekleşebildiği günümüzde şirketleri; proaktif aksiyon alma kabiliyetinin güçlendirildiği bir gelecek bekliyor. Bu doğrultuda, kurumların risk ve strateji arasındaki dengeyi doğru kurmaları, risk kültürünü organizasyonun geneline yaymaları, raporlama döngülerini hızlandırarak gerçek zamanlı içgörü üretebilmeleri ve yapay zekâ, makine öğrenimi ile diğer teknolojik çözümleri risk yönetimi süreçlerine entegre etmeleri kritik önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ'tan Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi Haber

YEDAŞ'tan Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi

YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı zirvede, yapay zekânın enerji sektöründeki rolü farklı yönleriyle değerlendirildi. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), çalışanlarının yapay zekâ alanındaki farkındalığını artırmak, sektör ile akademiyi aynı platformda buluşturmak ve enerji sektöründeki dijital dönüşüme katkı sağlamak amacıyla bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesini gerçekleştirdi. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen zirveye YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Yapay Zekânın Geleceği Farklı Perspektiflerden Ele Alındı Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi'nin keynote konuşmasını gerçekleştiren Çiçek Çizmeci, yapay zekâ çağında kurumların dönüşümü, üretken yapay zekâ uygulamaları ve geleceğin çalışma modellerine ilişkin bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Konuşmasında, yapay zekânın iş dünyasında oluşturduğu dönüşüm, kurumların bu dönüşüme uyum süreci ve geleceğin çalışma modelleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. "Yapay Zekâyı Kurum Kültürümüzün Bir Parçası Olarak Görüyoruz" Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren YEDAŞ BT ve Dijital Dönüşüm Direktörü Mehmet Sami Ensari, yapay zekânın enerji sektöründe yalnızca teknolojik bir gelişme değil, kurumların geleceğini şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğini belirtti. Ensari, "Yapay zekâ, enerji sektöründe operasyonel verimlilikten karar alma süreçlerine, müşteri deneyiminden veri analizine kadar birçok alanda önemli fırsatlar sunuyor. YEDAŞ olarak dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımlarıyla sınırlı görmüyor, yapay zekâyı kurum kültürümüzün ve iş yapış biçimimizin önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda çalışanlarımızın dijital yetkinliklerini geliştirmeye, yenilikçi teknolojileri süreçlerimize entegre etmeye ve yapay zekâ alanındaki bilgi paylaşımını güçlendirmeye devam ediyoruz. Geçen yılı yapay zeka yılı olarak açıklamıştık, bu yıl mottomuzu Next2030 olarak belirledik. Bu kapsamda teknolojiye dönük planlamalarımızı ve stratejimizi yeniden gözden geçirip, gerekli iyileştirmeleri yapıyoruz" dedi. YEDAŞ, dijital dönüşüm stratejisi kapsamında hayata geçirdiği teknoloji odaklı uygulamalar ve yapay zekâ projeleriyle geleceğin enerji altyapısını inşa etmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, düzenlediği organizasyonlarla da çalışanlarının ve paydaşlarının dijital yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırat EDAŞ Enerji Sektöründe Yapay Zekâ Dönüşümüne Yön Veriyor Haber

Fırat EDAŞ Enerji Sektöründe Yapay Zekâ Dönüşümüne Yön Veriyor

Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti veren Fırat EDAŞ, enerji sektöründe dijital dönüşümü destekleyen EnergyMind projesi kapsamında yürütülen saha çalışmalarına ev sahipliği yaptı. Gerçekleştirilen ziyaret, projenin İP6 (Dağıtım Şirketlerinin Veri Analitiği ve Yapay Zekâ Olgunluk Seviyelerinin Belirlenmesi) iş paketi çerçevesinde hayata geçirildi. Sektörde yapay zekâ kullanımı mercek altında Ziyaret kapsamında, dağıtım şirketlerinin veri analitiği ve yapay zekâ kullanım düzeyleri kapsamlı şekilde ele alındı. Yapılan değerlendirmelerle sektör genelinde mevcut durumun ortaya konulması, şirketler arası karşılaştırmalı analizlerin yapılması ve gelişim alanlarının belirlenmesi hedeflendi. Çalışmalar sonucunda hazırlanacak raporların, sektör paydaşları ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu başta olmak üzere ilgili kurumlar için yol gösterici bir referans oluşturması planlandı. Akademi ve özel sektör güçlerini birleştirdi Proje kapsamında gerçekleştirilen ziyarete, Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Yusuf Kağan Kadıoğlu, Bosphorus AI Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ezgi Avcı, Genel Müdür Mariye Umay Mirzaoğlu ve Yapay Zekâ Direktörü Dr. Suat Atan ile birlikte Fırat EDAŞ İş Geliştirme & ARGE Müdürü Müge Çakır katıldı. Ev sahibi olarak Fırat EDAŞ Müdürü Müjdat Çelik, Şirket Müdür Yardımcısı Zeki Sarıaydın ve ilgili birim yöneticileri toplantıda yer aldı. “Veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendiriyoruz” Fırat EDAŞ Müdürü Müjdat Çelik, proje kapsamında yürütülen çalışmaların şirketin veri analitiği ve yapay zekâ alanındaki yetkinliklerini ileri taşıdığını belirterek, “Bu tür iş birlikleri sayesinde daha öngörülebilir, verimli ve sürdürülebilir operasyonel süreçler inşa ediyoruz. EnergyMind ile veri odaklı karar alma süreçlerimizi güçlendirirken, sektördeki dönüşüme de katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi. Prof. Yusuf Kağan Kadıoğlu ise enerji sektöründe yapay zekâ uygulamalarının gelişiminde akademi-sanayi iş birliklerinin kritik rol oynadığını vurgulayarak, yürütülen saha çalışmalarının sektörün mevcut durumunu bilimsel verilerle analiz etmeye ve uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmeye önemli katkı sunduğunu ifade etti. Sektör için yol haritası oluşturulacak Ziyaretler kapsamında elde edilecek bulgular doğrultusunda İP6 raporu, risk planı ve şirket bazlı olgunluk raporlarının hazırlanması planlanıyor. EnergyMind projesi ile enerji dağıtım sektöründe yapay zekâ ve veri analitiği kullanımının yaygınlaştırılması, süreçlerin daha etkin yönetilmesi ve sektöre bütüncül bir dönüşüm çerçevesi kazandırılması hedefleniyor. Proje çıktılarının, uzun vadede operasyonel verimliliğin artırılmasına, risklerin daha etkin yönetilmesine ve enerji sektöründe yapay zekâ yönetişiminin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik Yeni Anlaşmayla Beko Europe'un Yüzde Yüzüne Sahip Oluyor Haber

Arçelik Yeni Anlaşmayla Beko Europe'un Yüzde Yüzüne Sahip Oluyor

İşlemlerin tamamlanmasının ardından Beko B.V. aracılığıyla Arçelik, Beko Europe bünyesindeki Avrupa üretim, satış ve pazarlama faaliyetlerinin tamamına sahip olacak. Bu tam sahiplik yapısı, şirketin daha yalın bir organizasyonla hareket etmesine ve karar alma süreçlerini daha etkin şekilde yönetmesine olanak sağlayacak. Taraflar arasındaki ticari iş birliği ve marka lisans sözleşmesi ise yürürlükte kalmaya devam edecek. Beko Europe, yürürlükteki anlaşmalar kapsamında Avrupa’da Whirlpool markalı ürünlerin üretim ve pazarlamasını sürdürmeye devam edecek. Ayrıca Arçelik, 2022 yılında Whirlpool’un Rusya operasyonlarını satın alması kapsamındaki uzun vadeli ödeme yükümlülüklerinin taraflarca anlaşılan bedel karşılığında sona erdirilmesine yönelik de bir sözleşme imzaladı. Bu işlemin tamamlanmasıyla birlikte satın alımdan kaynaklanan mevcut ve gelecekte ortaya çıkabilecek tüm ödeme yükümlülükleri sona erecek. Ek olarak, Whirlpool EMEA Holdings LLC, Arçelik sermayesinin yüzde 2,9’unu temsil eden geri alınan paylarını devralacak. Bu işlem, Arçelik’in ortaklık yapısında kontrol değişikliğine yol açmayacağı gibi yönetim yapısında da herhangi bir değişikliğe neden olmayacak. Bu işlemlerle birlikte Arçelik, Beko Europe'un tam sahipliğini elde ederek Avrupa operasyonlarında daha sade bir yönetim yapısı ve daha hızlı karar alma süreçleri sağlayacak; üretim, satış ve pazarlama faaliyetlerinde daha güçlü bir uyum oluşturarak uzun vadeli büyüme hedeflerini destekleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumsal Liderlik Hikayeleri Neden Etkili? Haber

Kurumsal Liderlik Hikayeleri Neden Etkili?

Bir şirketin bilançosu güçlü olabilir, yatırımı artabilir, yeni pazarlara açılabilir. Yine de kamuoyu, çalışanlar ve iş ortakları çoğu zaman rakamlardan önce liderin tutumuna bakar. Bu nedenle kurumsal liderlik hikayeleri, yalnızca bir iletişim malzemesi değil, kurumun güven üretme biçiminin görünür yüzüdür. Özellikle belirsizliğin yükseldiği dönemlerde yönetici profili, şirketin yön duygusunu temsil eder. Bir CEO'nun kriz anındaki dili, bir genel müdürün dönüşüm kararlarını nasıl açıkladığı ya da bir kurucu liderin kurumsallaşma sürecinde hangi ilkelere yaslandığı, markanın dışarıdaki algısını doğrudan etkiler. Kurumsal dünyada hikaye anlatımı bu yüzden romantik bir yan unsur değil, stratejik bir çerçevedir. Kurumsal liderlik hikayeleri neden bu kadar önemli? Kurumsal yapılar büyüdükçe karar alma süreçleri karmaşıklaşır. Bu karmaşıklık içinde paydaşların görmek istediği şey, yalnızca sonuç değil; sonuca hangi liderlik yaklaşımıyla gidildiğidir. Çünkü yatırımcı için öngörülebilirlik, çalışan için güven, müşteri için istikrar ve kamuoyu için kurumsal sorumluluk büyük ölçüde liderlik pratiği üzerinden okunur. İyi kurgulanmış liderlik hikayeleri, kurumun ne yaptığı kadar nasıl düşündüğünü de gösterir. Bir enerji şirketi sadece kapasite artışıyla değil, dönüşümünü hangi yönetim anlayışıyla yönettiğiyle dikkat çeker. Bir savunma sanayi şirketi yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, teknoloji geliştirme kültürünü hangi liderlik ilkeleriyle inşa ettiğiyle öne çıkar. Bir lojistik oyuncusu ise sadece operasyonel ölçeğiyle değil, kriz anında karar alma hızını kimin ve nasıl yönettiğiyle değerlendirilir. Burada kritik nokta şudur: Hikaye, başarıyı süslemek için değil, başarıyı anlamlandırmak için vardır. Bu ayrım yapılmadığında içerik hızla kurumsal övgü metnine dönüşür ve etkisini kaybeder. Güçlü bir liderlik anlatısının temel unsurları Etkili kurumsal liderlik hikayeleri çoğu zaman tek bir parlak başarı cümlesine dayanmaz. Aksine, süreklilik gösteren birkaç güçlü eksen etrafında şekillenir. İlk eksen bağlamdır. Lider hangi dönemde, hangi zorlukların ortasında ve hangi kurumsal ihtiyaçla öne çıktı? Bağlam yoksa hikaye havada kalır. İkinci eksen karardır. Gerçek liderlik, unvanın kendisinden çok alınan kararların niteliğinde görünür. Dijital dönüşüm yatırımı, ihracat stratejisinde yön değişikliği, üretim modelinde verimlilik odaklı revizyon ya da sürdürülebilirlik taahhüdünün operasyonlara yansıtılması gibi somut kararlar anlatının omurgasını oluşturur. Üçüncü eksen sonuçtur. Ancak burada sadece büyüme, karlılık ya da pazar payı gibi klasik metrikler yeterli değildir. Çalışan bağlılığı, kadın liderliğinin güçlenmesi, inovasyon kapasitesinin artması, tedarik zincirinin dayanıklılığı ya da kurumun krizlere karşı refleks kazanması da sonuç başlığı içinde değerlendirilmelidir. Dördüncü eksen ise insani ölçektir. Kurumsal liderlik anlatıları tamamen teknik verilerden oluştuğunda profesyonel görünür ama akılda kalmaz. Tam tersine yalnızca kişisel ilham vurgusuna yaslandığında da iş dünyası için yetersiz kalır. En etkili metinler, stratejik akılla insan etkisini dengede tutanlardır. Hikaye ile PR metni arasındaki fark Kurumsal iletişim ekiplerinin en sık karşılaştığı sorunlardan biri, liderlik içeriğinin haber değeriyle kurumsal tanıtım arasında sıkışmasıdır. Eğer metin yalnızca övgü cümlelerinden oluşuyorsa okuyucu bunu hızla fark eder. Özellikle iş dünyası okuru, somut dayanak arar. Gerçek bir liderlik hikayesi, kusursuzluk iddiası taşımaz. Dönemsel baskıları, alınan riskleri, ertelenen kararları ve yön değişikliklerini dışlamaz. Elbette her detay kamusal içerikte yer almaz; ancak anlatının inandırıcı olması için ölçülü bir gerçeklik hissi gerekir. Bu, itibarı zayıflatmaz. Aksine, kurumu daha güvenilir kılar. Hangi sektörlerde daha fazla karşılık buluyor? Aslında tüm sektörlerde liderlik anlatısına ihtiyaç var. Ancak bazı alanlarda bu ihtiyaç daha görünür hale geliyor. Savunma, enerji, yapay zeka, tarım teknolojileri, sanayi üretimi ve lojistik gibi dönüşüm baskısının yüksek olduğu sektörlerde liderliğin yön tayin etme rolü çok daha belirgin. Örneğin yapay zeka yatırımı açıklayan bir şirket için asıl soru sadece hangi teknolojinin kullanılacağı değildir. Kurum bu değişimi hangi yetkinlik planıyla yönetecek, mevcut çalışan yapısını nasıl dönüştürecek ve veri güvenliği konusunda nasıl bir ilke seti oluşturacak? İşte liderlik hikayesi tam bu noktada devreye girer. Aynı durum sürdürülebilirlik için de geçerlidir. Karbon azaltımı hedefi açıklamak tek başına yeterli değildir. Bu hedefin yönetim kurulunda nasıl ele alındığı, operasyonel kararlarla nasıl birleştiği ve kurum kültürüne nasıl aktarıldığı anlatılmadığında söylem ile uygulama arasında boşluk oluşur. Kurumsal liderlik hikayeleri nasıl inşa edilir? Bu sorunun tek bir reçetesi yok. Şirketin ölçeği, sektörü, liderlik modeli ve iletişim hedefi sonuca doğrudan etki eder. Yine de bazı ilkeler hemen her kurum için geçerlidir. İlk olarak lideri şirketten bağımsız bir kahraman gibi konumlandırmamak gerekir. Kurumsal liderlik hikayeleri, bireysel başarı ile kurumsal kapasite arasında denge kurmalıdır. Çok kişiselleştirilmiş anlatılar kısa vadede dikkat çekebilir; ancak kurumun kolektif gücünü gölgelediğinde ters etki yaratır. İkinci olarak anlatı tek bir röportaja sıkıştırılmamalıdır. Yönetici söyleşileri değerli olsa da tek başına yeterli değildir. Haber akışı, saha örnekleri, ekip katkıları, dönemsel gelişmeler ve ölçülebilir çıktılarla desteklenen çok katmanlı bir kurgu daha güçlü sonuç verir. Bu nedenle medya platformları açısından da liderlik içeriklerinin farklı formatlara uygun üretilmesi önem taşır. Üçüncü olarak zamanlama doğru seçilmelidir. Yeni atama dönemleri, birleşme ve satın alma süreçleri, yatırım kararları, ihracat hamleleri, teknoloji dönüşümleri ve kriz sonrası toparlanma evreleri liderlik hikayeleri için yüksek etkili momentlerdir. Nedensiz bir görünürlük arayışı yerine gelişmeyle uyumlu bir yayın planı daha inandırıcı olur. İçerikte hangi soruların yanıtı olmalı? İyi bir liderlik anlatısı şu sorulara açık cevap verir: Bu lider hangi problemi çözmeye çalıştı? Hangi önceliği değiştirdi? Kurum içinde neyi dönüştürdü? Kararın sahaya etkisi ne oldu? Paydaşlar bu değişimi nasıl hissetti? Bu soruların hiçbirine net cevap veremeyen içerikler, çoğu zaman güçlü başlık taşısa da zayıf etki üretir. Özellikle editoryal mecralarda yayımlanacak metinlerde, haber değeri ile itibar yönetimi arasındaki çizgi dikkatle korunmalıdır. Kurumlar neden bazen yanlış anlatı kuruyor? En yaygın hata, başarıyı yalnızca sonuç odaklı anlatmaktır. Oysa sonuç tek başına ikna edici değildir. İkinci hata, lideri aşırı idealize etmektir. Okur, kurumların zorluk yaşamadan büyüdüğüne inanmaz. Üçüncü hata ise teknik dönüşümü insan boyutundan koparmaktır. Özellikle sanayi, enerji ve teknoloji şirketlerinde bu sorun sık görülür. Bir başka problem de liderlik hikayesini sadece üst düzey yönetimle sınırlamaktır. Oysa yeni nesil kurumsal yapılarda liderlik, farklı katmanlarda görünür hale geliyor. Bölge yöneticileri, fabrika liderleri, Ar-Ge ekiplerinin başındaki isimler ya da kadın yöneticilerin dönüşümde üstlendiği roller de güçlü anlatı alanları oluşturuyor. Bu yaklaşım, kurumun liderlik kapasitesini daha gerçekçi gösteriyor. Medya değeri açısından neden öne çıkıyor? İş dünyası yayıncılığında okuyucu, yalnızca şirket haberi değil, karar verici perspektifi de görmek istiyor. Bu nedenle liderlik odaklı içerikler; ekonomi, sektör, yatırım, inovasyon ve istihdam başlıklarıyla kolayca kesişiyor. Kurum açısından itibar üretirken, yayıncı açısından da okunabilir ve yeniden kullanılabilir bir içerik zemini sunuyor. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel ve kurumsal odağı güçlü yayın platformlarında bu tür içeriklerin öne çıkmasının nedeni de burada yatıyor. İyi hazırlanmış bir liderlik hikayesi, yalnızca yöneticiyi görünür kılmaz; aynı zamanda şirketin bulunduğu sektörün yönünü, risklerini ve fırsatlarını da daha anlaşılır hale getirir. Gelecekte hangi liderlik hikayeleri daha çok dikkat çekecek? Önümüzdeki dönemde en fazla karşılık bulacak anlatılar, sadece büyümeyi değil dönüşüm kapasitesini gösterebilenler olacak. Yapay zeka uyumu, yeşil dönüşüm, tedarik zinciri dayanıklılığı, kadın liderliğinin kurumsal yapılarda artışı ve çok kuşaklı iş gücünün yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Buna karşılık her dönüşüm anlatısı aynı etkiyi üretmeyecek. Çünkü piyasada iddia çok, kanıt az. Bu nedenle veriyle desteklenen, operasyonel örnek sunan ve kurumsal sonuçla toplumsal etkiyi birlikte ele alan içerikler daha fazla güven toplayacak. Kısacası görünür olan değil, temellendirilebilen hikaye öne çıkacak. Kurumsal liderlik hikayeleri doğru kurulduğunda, bir yöneticinin profilinden daha fazlasını anlatır. Kurumun karar alma kalitesini, kriz refleksini, gelecek iddiasını ve paydaşlarına verdiği sözü görünür hale getirir. Tam da bu yüzden, iyi bir liderlik anlatısı bir iletişim çalışması olmaktan çıkar ve kurumsal stratejinin kamuya açık yüzüne dönüşür. Bugün asıl farkı yaratan da budur: konuşan lider değil, söylediklerini kurum ölçeğinde doğrulayabilen liderlik modeli.

Acer EMEA’dan Yapay Zeka Destekli Yeşil Lojistik Hamlesi Haber

Acer EMEA’dan Yapay Zeka Destekli Yeşil Lojistik Hamlesi

Acer EMEA, küresel tedarik zincirinin dijital dönüşümünü yapay zeka destekli ve kendini kanıtlamış bir lojistik çözümüyle hızlandırıyor. Şirket, gecikmeleri, yoğunlukları ve tedarik zinciri genelindeki olası aksaklıkları önceden tahmin etmeyi sağlayan yenilikçi bir sistemle lojistik yönetimini dönüştürmeyi hedefliyor. Bu sayede daha hızlı ve etkili operasyonel kararlar alınması desteklenirken, her sevkiyatın CO2 emisyonlarının izlenmesi de sağlanarak tedarik zincirinin sürdürülebilirliği ve çevresel optimizasyonu güçlendiriliyor. Bu ortaklık sayesinde Acer, artık deniz, hava, kara ve demiryoluyla yapılan uluslararası sevkiyatları uçtan uca izleyebiliyor; taşıyıcılardan, kurumsal ERP sistemlerinden, lojistik platformlarından ve bağımsız uydu kaynaklarından gelen verileri, tüm tedarik zinciri için tek, merkezi ve güvenilir bir bilgi kaynağında birleştirebiliyor. Yeni sistem, Acer’ın Doğu Asya ile Batı Avrupa arasındaki rotalarda varıştan on gün öncesine kadar tahmini varış sürelerinde (ETA) daha yüksek doğruluk elde etmesini, gecikmeleri azaltmasını, maliyet tasarrufu sağlamasını ve güvenlik stokunda azalma elde etmesini sağladı. Geleneksel takip sisteminden öngörücü ve yapay zeka destekli bu lojistik modeline geçiş, tedarik zinciri ekiplerinin yalnızca gerçekten kritik sevkiyatlara odaklanmasını sağlayarak, karar alma süreçlerini hızlandıran ve envanter seviyelerinin optimize edilmesi ve sevkiyatların ürün kodu (SKU) düzeyine kadar takip edilmesi de dahil olmak üzere operasyonel verilerin güncellenmesi ve düzeltilmesiyle ilgili manuel görevleri önemli ölçüde azaltan “istisnai” bir yönetim yaklaşımını benimsiyor. Projenin başarılı lansmanının ardından Acer ve Wakeo, Barselona’da düzenlenen Gartner Supply Chain Symposium’da çözümün sağladığı temel faydaları birlikte tanıtıyor. Acer EMEA’nın Asya’dan EMEA bölgesine uzanan ve birden fazla taşıma modeline sahip karmaşık lojistik akışları göz önüne alındığında, farklı taşıma yöntemlerini kullanan her türlü akış ve kombine sevkiyatı tam olarak kapsayabilecek bir çözüm bulmak çok önemliydi. Artık Acer, en karmaşık taşıma operasyonlarında dahi doğru ve bağımsız veri takibi sağlayabilen, aynı zamanda CO2 emisyonlarını izleyebilen dijital bir çözüm kullanıyor. Acer EMEA Tedarik Zinciri Kıdemli Direktörü Riccardo Bernasconi konuyla ilgili “Yeni öngörücü sistem, ekibimizin daha doğru verilere erişmesini ve daha hızlı kararlar almasını sağlıyor. Giderek daha değişken hale gelen iş ortamında, güvenilir ve güncel sevkiyat verilerine erişim, tedarik zincirinin çevikliğini artırmanın yanı sıra müşteriler ve son kullanıcılar için hizmet sürekliliğini sağlamada kritik rol oynuyor. Bu projenin değeri yalnızca operasyonel görünürlüğü artırmasıyla ortaya çıkmıyor; aynı zamanda en karmaşık senaryolarda bile işi destekleyebilecek daha akıllı bir karar alma modeline doğru dönüşüm fırsatında kendini gösteriyor.” dedi. “Bu yolculukta Acer ekibini desteklemekten gurur duyuyoruz.” diyen Wakeo CEO’su ve Kurucu Ortağı Julien Cote, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu ortaklık, küresel ölçekte ve tüm taşıma modlarında operasyon yönetme yetkinliğimizin güçlü bir göstergesi. Günümüzde tedarik zinciri dayanıklılığı yalnızca daha hızlı tepki verebilmek değil, aynı zamanda bir adım sonrasını öngörebilmek anlamına geliyor. Yapay zeka, gerçek zamanlı öneriler ve Wakeo’nun piyasa kıyaslamalarıyla desteklenen, kriz yönetimi modelinden proaktif bir modele geçişi mümkün kılıyor. Acer’ın dayanıklılık ve sürdürülebilirlik performansını güçlendirmeyi sürdürmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Goodyear'da Üst Yönetim Değişikliği: Mahmut Sarıoğlu Genel Müdürlük Görevini de Üstlenecek Haber

Goodyear'da Üst Yönetim Değişikliği: Mahmut Sarıoğlu Genel Müdürlük Görevini de Üstlenecek

Goodyear Lastikleri T.A.Ş. (BIST: GOODY), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada üst yönetimde önemli bir görev değişikliğine gidildiğini duyurdu. Şirket Yönetim Kurulu’nun 20 Mayıs 2026 tarihli kararı doğrultusunda, mevcut Genel Müdür Octavian Grigore Velcan’ın görevinden ayrılması kabul edilirken, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Sarıoğlu’nun 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren Genel Müdür olarak atanmasına karar verildi. Böylece Mahmut Sarıoğlu, Goodyear Lastikleri’nde hem Yönetim Kurulu Başkanlığı hem de Genel Müdürlük görevlerini birlikte yürütecek. Mahmut Sarıoğlu Çift Görev Üstlenecek Şirket tarafından yapılan açıklamada, aynı kişinin hem Yönetim Kurulu Başkanı hem de Genel Müdür olarak görev yapmasının temel nedenleri detaylı şekilde paylaşıldı. KAP açıklamasına göre Mahmut Sarıoğlu’nun İstanbul’da yerleşik olması sayesinde: karar alma süreçlerinde operasyonel hızın artırılması, yönetim etkinliğinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güçlü odaklanılması, gelir ve kârlılık hedeflerinin desteklenmesi, amaçlanıyor. Şirket ayrıca bu yönetim yapısının Goodyear markasının değerini daha da güçlendirmesinin hedeflendiğini belirtti. Goodyear Lastikleri’nde Yeni Dönem Başlıyor Türkiye lastik sektörünün önemli oyuncularından biri olan Goodyear Lastikleri T.A.Ş., yeni yönetim yapısıyla birlikte operasyonel verimlilik ve stratejik büyüme hedeflerine odaklanmayı sürdürüyor. Özellikle otomotiv sektöründeki dönüşüm, elektrikli araç teknolojileri ve global rekabet ortamı göz önünde bulundurulduğunda, şirketlerin daha hızlı karar alma süreçlerine yöneldiği dikkat çekiyor. Goodyear Lastikleri’nin aldığı bu kararın da şirketin yönetim süreçlerinde çeviklik ve etkinliği artırmayı hedeflediği değerlendiriliyor. KAP Açıklamasında Dikkat Çeken Mesaj Şirketin açıklamasında özellikle “operasyonel hız” ve “sürdürülebilir büyüme” vurgusu öne çıktı. Uzmanlara göre şirketlerin üst yönetim yapılanmalarında son dönemde: daha hızlı karar alma, lokal yönetim gücü, operasyonel çeviklik, maliyet optimizasyonu, stratejik koordinasyon, gibi başlıklara daha fazla önem verdiği görülüyor. Goodyear Lastikleri’nin yeni yönetim modelinin de bu dönüşüm yaklaşımının bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Goodyear Lastikleri Hisseleri ve Yatırımcı Gündemi GOODY hisseleri yatırımcılar tarafından yakından takip edilirken, üst yönetimde gerçekleşen değişikliklerin şirket stratejilerine olası etkileri de piyasa açısından önem taşıyor. Şirketin önümüzdeki dönemde: büyüme stratejileri, operasyonel performansı, kârlılık hedefleri, yatırım planları, yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmirli Gençlere İklim Projeleri İçin 5 Bin Dolarlık Hibe Desteği Haber

İzmirli Gençlere İklim Projeleri İçin 5 Bin Dolarlık Hibe Desteği

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü, gençlerin iklim krizi karşısında geliştireceği yenilikçi çözümleri desteklemek amacıyla önemli bir uluslararası programa dâhil oldu. Bloomberg Philanthropies öncülüğünde yürütülen ve dünyanın 6 kıtasından 300 kenti bir araya getiren Youth Climate Action Fund (Gençlik İklim Eylemi Fonu) programına seçilen İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin yerel iklim eylemine doğrudan katılımını güçlendirecek çalışmalar yürütecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın gençlerin karar alma süreçlerine katılımını önemseyen, sürdürülebilir ve iklim dirençli bir kent yaratma vizyonu doğrultusunda yürütülecek program, gençleri yalnızca fikir üreten bireyler olarak değil, kentin geleceğine yön veren aktif paydaşlar olarak sürece dâhil edecek. Gençlerin projelerine mikro hibe desteği Program kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 50 bin ABD doları hibe desteği sağlanacak. Bu kaynak doğrultusunda 15-24 yaş arası gençlerin geliştireceği iklim ve çevre odaklı projelere 1.000 ila 5.000 ABD doları arasında mikro hibeler verilecek. İzmir’de gençlerin öncülüğünde geliştirilecek projelerin; sürdürülebilir ulaşım, geri dönüşüm ve atık yönetimi, kent bostanları ve kentsel tarım, iklim farkındalığı çalışmaları, su kaynaklarının korunması, aşırı sıcaklarla mücadele, çevre eğitimi ve yeşil altyapı gibi alanlarda yoğunlaşması bekleniyor. Gençler çözümün doğrudan parçası olacak Gençlik İklim Eylemi Fonu, gençlerin yerel yönetimlerle birlikte çözüm geliştiren aktif paydaşlar olarak iklim eylemine katılmasını amaçlıyor. Program çerçevesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gençlere yönelik açık çağrılar yapılacak, ortak tasarım ve fikir geliştirme atölyeleri düzenlenecek. Seçilen projeler ise belediyenin desteğiyle uygulamaya geçirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.