Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karar Mekanizmaları

Kapsül Haber Ajansı - Karar Mekanizmaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karar Mekanizmaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu Haber

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu

4. defa gerçekleşen etkinlikte, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Ana sponsorluğunu Mayasoft’un üstlendiği etkinlikte; gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar yoğun bir program kapsamında değerlendirildi. Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşmalarından biri olarak konumlanan TechFinTech’te yalnızca mevcut dönüşümü değil, finansın geleceğinin nasıl şekilleneceğini de çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi tarafından 4. kez gerçekleştirilen etkinlikte, gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar büyük ilgi gören oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Finansın Yeni Oyun Kuralları TechFinTech Sahnesinde TechFintech 2026 açılış konuşmasını BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı. Sevgi, “Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi” başlıklı açılış konuşmasında, “Son 3 yıl durgunluk yaşayan fintech dünyası, 2025’te küresel yatırımların 116 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden yükselişe geçti. Fintech’ler artık alternatif değil, geleceğin finansal altyapısı olarak konumlanırken; Türkiye’de sektör yaklaşık 214 milyon dolarlık yatırım ile startup yatırımlarında işlem hacmi bakımından ikinci sıraya yerleşti. Yatırımcı ilgisi varlık yönetimi ve yatırım odaklı çözümlere kayarken, özellikle dolandırıcılık önleme ve kritik skorlama alanlarında yapay zeka algoritmaları, operasyonel maliyetleri düşürerek verimliliği ana yatırım odağı haline getiriyor. Bu teknolojik gelişmelerin yakın gelecekte fintech sekötürnün en önemli belirleyicisi olacağı tahmin ediliyor” dedi. Etkinliğin ana konuşmacısı Deloitte Sorumlu Ortak ve Blokzincir Hizmetleri Lideri Uğur Kağan Dinçsoy, konuşmasında “Finansın Yeni Denkleminde Kim Nerede?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dinçsoy sunumunda “Fintech dünyasında son dönemde dikey yapılardan yatay modellere geçiş hızlanırken, şirketler yazılım ve BT süreçlerini dış kaynak kullanmak yerine kendi bünyelerine alarak daha hızlı ve verimli büyümeye yöneliyor. Yapay zeka uygulamaları kullanıcı harcamalarında oyun harcamalarını geride bırakmaya başlarken, bu durum önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Türkiye’de artan yatırım ilgisi ve global oyuncuların potansiyel girişleriyle birlikte rekabetin daha da sertleşmesi bekleniyor. Hyperscaler yatırımlarının Türkiye’ye gelmesiyle regülasyon kaynaklı sıkışıklıkların azalacağı öngörülüyor. Bankacılık tarafında ise platform bankacılığına ek olarak servis bankacılığı modeli öne çıkarken, müşteri deneyimi de merkeze yerleşiyor. Kripto varlıklar tarafında ise sıkılaşan regülasyonlarla birlikte saklama hizmetleri yeni dönemin temel başlıkları haline geliyor. Tüm bu dönüşüm içinde fintech şirketleri için artık sadece büyüme değil; risk yönetimi, uyum ve sürdürülebilir kârlılık en kritik öncelikler olarak öne çıkıyor” dedi. Ana sponsor Mayasoft’un CEO’su Yasin Aşır, “Finansın Yeni Altyapısı: Gerçek Zamanlı, Akıllı, Kesintisiz” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Aşır sunumunda; “Finansın yeni işletim sistemi yazılırken müşteri deneyimi veriyle tamamen entegre hale gelmiş durumda; karar alma süreçleri köklü bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden sezgisel ve tecrübeye dayalı kararlar alınırken, bugün veriyi bir ‘yakıt’ gibi kullanarak iş zekâsı çıktıları ve algoritmalarla daha akıllı, veri odaklı kararlar veriliyor. Bu yapıya yapay zekanın eklenmesiyle çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkıyor. Yapay zeka günlük hayatımızda ve finans sektöründe aktif şekilde kullanılmaya başlanmış olsa da hangi ölçekte, hedefle ve regülasyon çerçevesinde kullanılacağı hâlâ kritik bir soru olarak duruyor. Öte yandan artan entegrasyonlar ve genişleyen API ekosistemi sistemleri daha kırılgan hale getirirken, saldırı yüzeylerinin büyümesi ve yapay zeka destekli tehditlerdeki artış bu riski daha da belirgin kılıyor. Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca teknolojiyi kullananlar değil; yapay zekayı güvenli ve regülasyonlara uyumlu şekilde kurumsallaştıran, altyapıyı güçlü ve esnek kurgulayan, ekosistemi güvenle yöneten ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilen kurumlar olacak. Yarının kazananları ekosistemi kuran değil, güvenle yöneten olacak” dedi. Finansta Karar Mekanizması Yeniden Şekilleniyor Verinin karar verme süreçlerindeki yeri ve etkisinin panelistler tarafından ele alındığı “Veriyle Karar Veren C-Suite” ana panelinin moderatörlüğünü BTHaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Murat Göçe giriş konuşmasında “Bir zamanlar bankacılık işlemleri hesap cüzdanına bağlıydı; bugün ise fintech ve yapay zekâ ile bambaşka bir noktadayız. Eskiden başka bir şubeden para çekmek günler sürerken, bugün finans dünyası hız ve teknolojiyle yeniden şekilleniyor. Artık sadece bankalar değil; fintech’ler, ödeme sistemleri ve yapay zekâ da finansın merkezinde yer alıyor” diyerek alınan yola dikkat çekti. Panel konuğu Koç Finans CFO’su Doğu Özden, “Veri ve yapay zekâ aslında karar vermiyor; önemli bir girdi sağlıyor ancak burada hala karar verenler veriyi yönetenler. Ancak burada veriyi zaman zaman kutsallaştırdığımızı da düşünüyorum. Burada veriye karşı çok duygusal olmadan onu yöneterek o duygusallığı tecrübe ile sonraki aşamaları devreye almamız gerekir. Veri bize sadece bir fotoğraf sunuyor ve bu fotoğraf çoğu zaman soğuk olabilir. Günün sonunda o kararı verirken bu fotoğrafın üzerine bağlamı, tecrübeyi ve insan faktörünü eklemek gerekir. Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada yapay zekâdan ziyade hibrit zekânın, yani insan ve yapay zekânın birlikte çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Panelde görüşlerini paylaşan bir diğer konuk isim ING Türkiye IT Direktörü Hale Kocabıyık, “Veri üretimi ve anlamlandırılması hiç olmadığı kadar hızlandı; bu da doğal olarak kararların aynı hızda alınması beklentisini doğurdu. Ancak organizasyonlarda her kararın doğası farklıdır. Bu nedenle mesele, veri ile karar alma süreçleri arasındaki bir hız farkı değil; kararların doğası gereği farklı hız ihtiyaçlarına sahip olmasıdır. Bu bağlamda asıl kritik konu, hangi kararın ne şekilde ve hangi hızda verilmesi gerektiğini doğru tasarlayabilmek, yani sağlam ve işlevsel bir karar mimarisi kurabilmektir. Bu başarıldığında, kararın ihtiyacı ile veri akışı zaten doğal olarak senkronize olur” diyerek görüşlerini aktardı. Ana panel sponsoru HPE İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Yöneticisi Mert Sarıkaya ise “Veri, kararın tek kaynağı değil; çoğu zaman insanlar sezgileriyle bir noktaya geliyor ve veriyi bunu desteklemek için kullanıyor. Bunun arkasında insan psikolojisi, ön yargılar ve veriyi seçme biçimimiz yatıyor. Ayrıca veri bize geçmişi ve bugünü gösterirken, biz karar verirken geleceği tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu noktada bağlam, sezgi ve tecrübe devreye giriyor ve nihai kararı şekillendiriyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte kararların bir kısmını makinelere bırakıyoruz; ancak asıl soru artık şu: İnsan bu sürecin neresinde konumlanacak ve nasıl değer katacak?” dedi. Bulut, GPU ve Yapay Zekâ ile Finansın Yeni Altyapısı “Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik” başlıklı oturumda konuşan İşNet Satış Direktörü Pınar Tüfenkci, “Yapay zekâ dönüşümünün etkisi hızla artarken, İşNet olarak GPU as a Service hizmetimizle şirketlerin NVIDIA H100 ve H200 gibi güçlü GPU’lara bulut üzerinden, donanım yatırımı yapmadan erişmesini sağlıyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin finans bulutu gereklilikleri ve KVKK uyumluluğu gözetilerek tasarlandı; böylece kurumlar hem yüksek işlem gücüne hem de güçlü veri güvenliği altyapısına sahip oluyor. GPU tabanlı altyapımız ve akıllı yönetim katmanımız sayesinde yapay zekâ uygulamalarını güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde çalıştırarak fintech ekosisteminin dönüşümüne katkı sunuyoruz” dedi. Aynı oturumda yer alan Upsonic Co-Founder & CEO’su Taygun Alban ise “Upsonic olarak elektronik para kuruluşları, bankalar ve finansal kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol alıyor, fintech süreçlerini uçtan uca yapay zekâ ile otomatize etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz AI ajanlar, özellikle işe alım gibi karmaşık süreçlerde evrak toplama, doğrulama ve analiz adımlarını otomatikleştirerek operasyonel yükü önemli ölçüde azaltıyor. Ancak bu sistemlerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için güçlü, güvenli ve regülasyona uygun bir altyapı kritik önem taşıyor. Bu noktada İşNet ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yalnızca yüksek GPU kapasitesi ve yerel veri uyumluluğu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda sunduğu esnek ve ölçeklenebilir altyapı sayesinde hem maliyet optimizasyonu sağlıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir bir büyüme modeli oluşturabiliyoruz” dedi. “Finansta Yapay Zekâ ile Değer Yaratmak: Bugün Ne Mümkün?” başlıklı sunumu gerçekleştiren Oredata COO’su Çağlar Kara, “Bugün dünya genelinde her 10 şirketin 9’u yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yürütüyor; ancak bu projeleri ölçekleyebilen şirketlerin oranı hâlâ oldukça sınırlı. Kurumlar strateji tarafında belirli bir olgunluğa ulaşmış olsa da veri altyapısı ve organizasyonel kültür, dönüşümün önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen unsur yalnızca teknoloji değil; aynı zamanda kurumların bu değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğidir. Bu nedenle kısa sürede değer üreten, ölçülebilir ve önceliklendirilmiş projelerle ilerlemek kritik önem taşıyor. Yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabet gücünü korumak isteyen kurumlar için stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Doğru kurgulanmış projelerle kurumlar, yatırım geri dönüşünü çok daha hızlı şekilde elde edebiliyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Finansın Kör Noktası, Erişilemeyen Müşteri Kitlesi” başlıklı sunumda Binclusive Kurucu Ortak Atakan Nalbant, “Finansın en kritik ancak çoğu zaman göz ardı edilen alanı erişilebilirlik. Bugün milyonlarca kullanıcı için mesele yalnızca teknolojiye ulaşmak değil, o teknolojiyi gerçekten kullanabilmek. Doğru tasarlanmayan dijital deneyimler kullanıcıları sistemin dışında bırakırken, erişilebilirlik artık sadece bir kullanıcı deneyimi konusu değil; aynı zamanda kurumlar için regülasyon, sorumluluk ve sürdürülebilir büyümenin temel bir parçası haline geliyor. Bu nedenle erişilebilirliği her yeni ürün ve özellikte temel bir öncelik olarak ele almak gerekiyor. Çünkü erişilebilirlik sağlandığında yalnızca belirli bir kullanıcı grubu değil, tüm kullanıcı deneyimi daha güçlü ve kapsayıcı hale geliyor” dedi. Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul ise “Yeni Ekonomik Düzende Finans” başlıklı sunumunda; FinTech ekosisteminin üç katmanlı bir yapıdan oluştuğunu belirtti. İlk katmanda elektronik para ve ödeme kuruluşları ile dijital bankaların, ikinci katmanda analitik yapıların, üçüncü katmanda ise son kullanıcıya ulaşan dijital ödeme, müşteri sadakati ve gömülü finans uygulamalarının yer aldığını ifade eden Yurdakul, “Bu katmanlar arasında güçlü bir entegrasyon ve iş birliği sağlanması durumunda ekosistemin hızlı büyüyecek. Aksi durumda rekabet ve koordinasyon eksikliğinin önemli bir potansiyelin kaçırılmasına yol açabilir” dedi. Finans Dünyasında Dönüşüm ve Yeni Nesil Yaklaşımlar Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TechFinTech etkinliği, sektörün fikir önderlerini ve karar vericilerini bir araya getirerek katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı. Birbirinden farklı sunumlarıyla konuşmacı olarak etkinliğe değer katan isimler arasında; Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız, OdeaTech Data Yönetimi Direktörü Gamze Kaplan Gökalp, TFI Holding Group CFO’su Furkan Ünal, Dünya Katılım Bankası Servis ve Ekosistem Bankacılığı Direktörü Dr. Erhan Bahtiyar, MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, Hannover Fairs Turkey BT Dijitalleşme Projeleri ve Veri Yönetimi Direktörü Cihan Keser ve Trakya Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Ümit Bilik yer aldı. Güçlü iş birlikleriyle hayata geçirilirken Techfintech’in bu yılki ana sponsoru Mayasoft oldu. Ana panel sponsorluğunu HPE üstlenirken, etkinliğin premium sponsorları İşNet ve Oredata oldu. Binclusive ve MasterLabs sunum sponsorları, E-Güven, Infotelica, İzometri, Pax, Techincube, Verion, Vesta ve WGuard ise tanıtım sponsorları olarak etkinlikte yer aldı. Hizmet sponsorları tarafında ise Ajans Press, Eti Danışmanlık, Faselis, Megisty, Pax, Postaban, Sirius ve Ventus Creative markaları yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Birliğin "Kanatlı Askerleri" Sürü Halinde Sahaya Çıktı Haber

Dijital Birliğin "Kanatlı Askerleri" Sürü Halinde Sahaya Çıktı

HAVELSAN, üst düzey sivil ve askeri heyetlerin gözlemciliğinde yapılan faaliyette, POYRAZ döner kanatlı dronlarla kabiliyet gösterimi gerçekleştirdi. POYRAZ dronlarından oluşan sürü, havalanıp gökyüzünde çeşitli formasyonları icra etti. Sonrasında sürüdeki kamikaze dronların belirlenen hedefe dalış yapıp patlamasıyla görev tamamlandı. Gerçekleştirilen faaliyet kapsamında, otonom sürü sistemlerinin dağıtık mimari yapısı ve operasyonel kabiliyetleri uçtan uca doğrulandı. Sürü, merkezi bir karar vericiye ihtiyaç duymadan, tamamen dağıtık mimari prensipleri doğrultusunda görev icra etti. Haberleşme altyapısında meydana gelen link kayıpları ve kısmi ağ kopuklukları, sistemin görev icrasını kesintiye uğratmadı. Sürü elemanları yerel algı, durum farkındalığı ve karar mekanizmaları sayesinde görev sürekliliğini koruyarak operasyonu başarıyla sürdürdü. Dinamik sürü yönetimi yetenekleri de gözlemlendi, eleman çıkarma ve ekleme kabiliyetine sahip sürü zekası sayesinde değişikliklere gerçek zamanlı olarak adapte olundu ve ölçeklenebilir, esnek ve görev odaklı yapı korundu. Kendini yapılandırıp göreve devam etti Senaryolar sırasında, anormal davranış sergileyen veya hata durumuna geçen sürü elemanlarının, sürü bütünlüğünü bozmadan otonom olarak sürüden ayrıldığı ve kalan elemanların görevlerine kesintisiz şekilde devam ettiği gösterildi. Bu kapsamda sistemin hata toleranslı ve kendini yeniden yapılandırabilen yapısı başarıyla test edildi. Sürü hareketi sırasında, sürü elemanları arasında karşılıklı etkileşim temelli çarpışmadan kaçınma algoritmaları aktif olarak çalıştırıldı, güvenli mesafe ve manevra kabiliyeti korunarak çarpışmasız ve stabil bir ilerleme sağlandı. Aynı zamanda uzlaşı tabanlı sürü hareketi ve formasyon kontrol algoritmaları sayesinde sürü, hedefe doğru koordine, senkronize ve formasyonlu bir şekilde ilerleyerek hedefe dalışını başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Belirlenen farklı hedeflere dalış gerçekleştiren alt sürü gruplarıyla farklı formasyon tiplerinde ve yüksek hızda bozulmadan dalış gerçekleştirilmesiyle sürü algoritma ve kontrol kabiliyetlerinin kararlılığı gösterildi. Farklı hedefler için alt sürülere bölündü Gözlemci İHA ve diğer sistemler tarafından tespit edilen hedef konum ve bilgilerini alıp, bu bilgiler doğrultusunda otonom sürü dalışı gerçekleştirme kabiliyetine sahip sürü zekası sayesinde, hedefe yaklaşma ve formasyonun korunması süreçleri, dağıtık kontrol algoritmaları ile otonom olarak yürütüldü. Hedef bölgesine ulaşılmasıyla birlikte senaryodaki sürü elemanları, önceden tanımlanmış görev kuralları, emniyet kısıtları ve yetkilendirme mantıkları çerçevesinde otonom hedef angajmanı gerçekleştirdi. Bu kapsamda, uygun koşulların sağlandığının algısal ve durumsal doğrulaması sonrasında, ilgili sürü elemanları hedefte mühimmat patlatma görevini otonom olarak icra etti, görev tamamlanma durumu sürü geneline ve üst seviye görev yöneticisine bildirildi. Süreç boyunca emniyet kilitleri ve görev sonlandırma koşulları aktif tutuldu. Ek olarak, ana sürünün alt sürülere otonom olarak ayrılması senaryosu icra edildi. Belirlenen farklı hedefler doğrultusunda sürü, birden fazla alt sürü grubuna bölündü, her bir alt sürü kendi hedefi için bağımsız ancak koordineli şekilde formasyonlu dalış ve görev icrası gerçekleştirdi. Alt sürüler, kendi içlerinde uzlaşı ve formasyon kontrolünü sürdürürken, üst seviye görev hedefleriyle uyumlu hareket etti. Faaliyette, HAVELSAN'ın dikey iniş kalkış yapabilen sabit kanatlı Otonom İnsansız Hava Aracı BULUT da şirketin iştiraklerinden ASISGUARD tarafından geliştirilen AGGÖZ GIMBAL 275 elektrooptik görüş sistemiyle görüntü aktarımı gerçekleştirdi. "Uzun süredir sahada testlerini yapmaktayız" HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, yaptığı değerlendirmede, birçok kabiliyetle modern harp sahasında geleceğin muharebe konseptlerinde oyun değiştirici bir rol üstelenmeye hazır olduklarını ortaya koyduklarını söyledi. Hem bu sistemlerin kullanımı hem de bu sistemlere karşı tedbirler noktasında geliştirme faaliyetlerinin sürdüğünü anlatan Nacar, şu değerlendirmelerde bulundu: "Farklı tiplerde akıllı sistemlerimizi ve yazılım kabiliyetlerimizi sahada daha fazla göstereceğiz. Seçkin, tecrübeli ve güçlü mühendislik altyapımız ile 'Dijital Birlik' konseptimiz içerisinde bulunan farklı tip insansız platformlarımızla daha geniş kapsama alanı içerisinde bu tip kamikaze sistemlerin yeteneklerini artırmaktayız. Canlı mühimmatlı gerçek ortam senaryosu ile ortaya koyduğumuz bu senaryoların uzun süredir sahada testlerini yapmaktayız. Tamamen milli imkanlar ve mühendislik kabiliyetlerimiz ile geliştirdiğimiz bu dağıtık mimariye sahip sürü zekası, tek bir yer kontrol istasyonu üzerinden tek kullanıcı ile komut almakta, görev esnasında kullanıcı bağımsız görev icrası gerçekleştirebilmektedir. Sistemlerimize taktik bir hava aracı olmaktan öteye geçirip hava sahası koordinasyon ve yönetimini ortaya koyan kritik bir harp yeteneği kazandırdık. Bu yoğun sürü ve eş zamanlı kullanım senaryoları ile tamamen platform sayısından bağımsız olarak her türlü görev konsepti kolaylıkla icra edilebilmektedir. Arka planda personel, eğitim ve araçları ile sahada sürekli kendini yenileyen yeni sistem ve birimlerinde oluşturulmasına yönelik kesintisiz çalışmalar yürütüyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer’in G4A Girişim Hızlandırma Programı’na Başvurmak için Son 1 Hafta Haber

Bayer’in G4A Girişim Hızlandırma Programı’na Başvurmak için Son 1 Hafta

Bayer’in, Tenity iş birliğiyle 2018’den bu yana Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “G4A Girişim Hızlandırma Programı”na katılmak için son bir hafta... 2 Ocak’ta açılan yeni dönem başvuruları 1 Şubat Pazar günü sona eriyor. Programa sağlık ve tarım alanlarında dijital çözümler sunan; fikir aşamasını geçmiş, yalın ürününü geliştirmiş, prototip oluşturmuş veya satış aşamasına ulaşmış; sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir iş modeline sahip girişimciler g4a.bayer.com.tr web sitesi üzerinden başvurabilir. G4A Programı bu sene özellikle sağlık alanında; inovatif dijital iletişim yaklaşımları ve yeni nesil satış kanallarıyla hastalara, sağlık profesyonellerine, tüketicilere ve ürünlere erişimi kolaylaştıran, hasta yolculuğunu iyileştiren, erken tanı ve tedavi olanağı sunan çözümlere odaklanıyor. Tarım alanında ise veriye dayalı karar mekanizmaları kuran, verimliliği arttıran, tarla koşullarına göre değişken oranlı uygulamalar yapabilen, yeni teknoloji ve ekipman geliştiren ya da mevcut sistemleri dönüştürebilen girişimleri önceliklendiriyor. Başvuruların ardından yapılacak değerlendirme sonucunda G4A programına seçilecek tüm girişimcileri birçok fırsat bekliyor. 100 gün boyunca iş modelinden satışa, pazara erişimden sunum taktiklerine kadar birçok farklı konuda online eğitime katılacak girişimciler, Bayer çalışanları dahil olmak üzere alanında uzman kişilerden birebir mentorluk desteği alacak. İletişim ağını genişletme, altyapılarını sağlamlaştırarak büyüme süreçlerini hızlandırma, ürünlerini geliştirerek Bayer ile iş birliği yapabilme imkânından yararlanabilecek. Ayrıca seçilenler arasından belirlenen her bir girişime 500 bin TL hibe desteği verilecek*. * Programa seçilen girişimciler arasından hibe desteği almaya hak kazanan gerçek kişi girişimcilerin, hibe ödemesini almak için ticari işletme veya ticaret şirketi (limited şirket vb.) kurması gerekmektedir.

Akbank Düşünce Kulübü ile Gençler, Harvard Yaz Okulu Yolunda Haber

Akbank Düşünce Kulübü ile Gençler, Harvard Yaz Okulu Yolunda

Gençler, finansal ekosistemi herkes için erişilebilir ve adil hale getirecek yenilikçi fikirler geliştirerek geleceğin kapsayıcı bankacılık vizyonuna katkı sağladı. Jüri değerlendirmesinin ardından en iyi projenin sahibi seçilen Büşra Zeynep Bahar Harvard Yaz Okulu’na gitmeye hak kazandı. Akbank’ın gençlerin yenilikçi fikirlerini desteklemek amacıyla Akbank Gençlik Akademisi çatısı altında hayata geçirdiği Düşünce Kulübü, 16’ncı döneminde de gençlerin fikir üretme ve geliştirme potansiyelini desteklemeye devam ediyor. Her yıl farklı bir tema etrafında yürütülen program, bu yıl “Kapsayıcı Bankacılık” odağında gerçekleşti. 9 hafta süren programa katılan gençler, girişimcilik, strateji, karar mekanizmaları, prototipleme, test çalışmaları, inovasyon odaklı içerik çalışmaları gibi konularda eğitim alarak, mentörlerin desteğiyle finansal kapsayıcılığı artıracak fikirler geliştirdi. Katılımcılar, girişimci kadınlar, gençler, engelli bireyler ve dezavantajlı grupların finansal hayata daha güçlü katılımını sağlayacak yenilikçi çözümler üretti. Ardından projeler, Akbanklı liderler, Endeavor Genel Müdürü Aslı Kurul Türkmen ve GenWise Kurucu Ortağı Tuğrul Ağırbaş gibi alanında uzman isimlerden oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirildi ve finalistler belirlendi. Finalde, Boğaziçi Üniversitesi’nden Büşra Zeynep Bahar, davranışsal ekonomi ve psikometrik araçları entegre ederek gençlerin geçmiş finansal alışkanlıklarını bugünkü karar dinamiklerini ve geleceğe yönelik finansal yönelimlerini analiz eden bütüncül bir finansal benlik uygulaması sunduğu DearMoney projesi ile Harvard Yaz Okulu’na gitme hakkı kazandı. 16. Dönem Akbank Düşünce Kulübü kazananı ile birlikte bugüne kadar Düşünce Kulübü aracılığıyla Harvard Yaz Okulu’nda öğrenim fırsatı kazanan öğrenci sayısı 36’ya ulaşmış oldu.

Pasifik Teknoloji KORGAN-M ile Savunma Sanayinde Yeni Bir Döneme İmza Atıyor Haber

Pasifik Teknoloji KORGAN-M ile Savunma Sanayinde Yeni Bir Döneme İmza Atıyor

Elektronik harp koşullarında GPS bağlantısına ihtiyaç duymadan görev yapan KORGAN-M, Pasifik Teknoloji iştiraklerinden TİTRA Teknoloji’nin yüzde 100 yerli Seyyah Görsel Seyrüsefer sistemi ile entegre çalışarak, gerçek zamana yakın istihbarat üretimi sağlamasıyla dikkat çekiyor. KORGAN-M, yüksek güvenilirliği ve operasyonel esnekliğiyle savunma alanında yeni nesil otonomi çözümleri sunuyor. Pasifik Teknoloji’nin iştiraki SAVX Teknoloji tarafından geliştirilen ürün ailesinin askeri ve taktik görevleri için optimize edilmiş versiyonu KORGAN-M, savunma alanında ihtiyaç duyulan tam otonom keşif ve gözetleme görevleri için tasarlandı. Konuşlandırıldığı bölgede 7/24 hazır bekleyen sistem, bulut tabanlı uçuş görevleri planlamayı, gerçek zamanlı izlemeyi ve yapay zeka destekli veri analizlerini mümkün kılarak operasyonel karar süreçlerini hızlandırıyor. Zorlu hava koşullarında kesintisiz çalışabilecek şekilde geliştirilen KORGAN-M, yüksek güvenirliği, merkezi kontrol kabiliyeti ve entegre hava sensörleriyle savunma alanında otonomi tabanlı sistemlerin geldiği en ileri noktayı temsil ediyor. “Türkiye’nin yerli mühendislik gücünü küresel ölçekte görünür kılıyoruz” Pasifik Teknoloji iştiraki TİTRA Genel Müdürü Ekrem Ünlü, KORGAN-M ile savunma alanında yeni bir ilke imza attıklarını ve KORGAN-M’nin Türkiye’nin savunma teknolojileri vizyonunda stratejik bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Pasifik Teknoloji çatısı altında geliştirdiğimiz her ürünle Türkiye’nin yerli mühendislik gücünü küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyoruz. KORGAN-M ile birlikte, otonom sistemlerin savunma uygulamalarında eriştiği en ileri noktayı temsil eden bir platform ortaya koyduk. Bu sistem, yapay zeka destekli karar mekanizmaları, bulut tabanlı görev planlama ve tam entegre sensör yapısıyla sahadaki güvenlik kuvvetlerine hız, esneklik ve güvenirlilik kazandırıyor. KORGAN-M, tam otonom bir görev zinciri oluşturarak drone istasyonundan veri toplama merkezine, analiz yazılımından bulut tabanlı kontrol sistemine kadar tüm katmanların yerli mühendislik gücüyle entegre şekilde çalışmasını sağlıyor. Yüzde 100 Türk mühendisliğinde geliştirdiğimiz Seyyah Görsel Seyrüsefer sistemi entegrasyonu ile oluşturduğumuz KORGAN-M akıllı drone istasyonu, Türkiye'de ve dünyada benzeri az olan bir ürün. Elektronik harp altında bu kabiliyete sahip başka bir drone kutusu bulunmuyor. Güvenlik güçlerine sahada sürekli hazır olma, hızlı müdahale ve operasyonel riskleri azaltma imkanı kazandıran KORGAN-M, Türkiye’nin savunma otonomisinde yeni bir standardı temsil ediyor.” Kullanıcıların sahadaki deneyimlerinden doğrudan faydalandık Ürünün teknik özellikleriyle ilgili bilgi veren Pasifik Teknoloji iştiraki SAVX Teknoloji Kurucu Ortağı Abdullah Aktaş ise KORGAN-M’nin mühendislik detaylarının sahadaki ihtiyaçlara göre şekillendirildiğini söyledi. KORGAN-M’nin geliştirme sürecinde, kullanıcıların sahadaki deneyimlerinden doğrudan beslenen bir yaklaşım benimsediklerinin altını çizen Aktaş, KORGAN-M’in yoğun bir mühendislik çalışması sonucu ortaya çıktığını anlattı. Abdullah Aktaş sözlerine şöyle devam etti: “KORGAN-M, sahada operatör ihtiyacı gerektirmeden uzaktan kontrol edilebilen hassas ve güvenli görevler için geliştirilen çok yönlü bir akıllı istasyon yapısına sahip. KORGAN-M, hem internet üzerinden hem kapalı ağlar üzerinden düşük gecikmeli komuta kontrol imkanı sunuyor. Bu sayede sistem binlerce km uzaktan bile kontrol edilebilir, izlenebilir hale geliyor. KORGAN-M gündüz ve gece için gelişmiş görüntüleme sensörlerine sahip olup kullanıcılarına üstün çevresel farkındalık sağlıyor. Yerli mühendislik gücümüzle geliştirilen nesne tespit ve nesne takip algoritmaları sayesinde karmaşık görev ortamlarında dahi hedeflerin sürekli izlenmesini sağlayarak operasyonel etkinliği en üst seviyeye taşır. Görsel seyrüsefer sistemi Seyyah entegrasyonu ile KORGAN-M elektronik harp koşullarından etkilenmeden GNSS sistemlerinden bağımsız olarak zorlu bölgelerde görev yapabilir. KORGAN-M, zaman bazlı görev planlama özelliğiyle; biz buna “zamanı geldiğinde görev başında” diyoruz, belirlenen tarih ve saatte havalanarak görevini otonom biçimde icra eder. Entegre çevresel algılama sensörleriyle rüzgâr, sıcaklık, nem ve yağış verilerini sürekli analiz eder; uçuş için elverişsiz koşulları tespit ettiğinde otonom kararlar alır ve uzaktaki kullanıcıya durumu bildirir. KORGAN-M, yedekli güç mimari ile enerji kesintilerinde dahi görev sürekliliği sağlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.