Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karar Verme

Kapsül Haber Ajansı - Karar Verme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karar Verme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor Haber

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor

Microsoft, Microsoft Learn ve GitHub başta olmak üzere farklı platformlar üzerinden “prompt (yapay zeka komutu) mühendisliğine giriş”, “doğru prompt vermenin kuralları”, “yaratıcı yapay zeka uygulamalarının etkin kullanımı için en doğru prompt”lar gibi farklı başlıklar altında onlarca eğitim videosunu ve makalesini ücretsiz şekilde paylaşıyor. Yapay zeka temelli araçların giderek daha yaygın şekilde kullanılmaya başlamasıyla bu alandaki yetenek dönüşümüne ve yetenek gelişimine yatırımını artıran Microsoft, İstanbul ofisinde İK ve hukuk profesyonellerine yönelik iki farklı promptathon etkinliği düzenledi. Hukuk alanında faaliyet gösteren kıdemli çalışanların yapay zeka araçlarını, Copilot’u ve ajan teknolojilerini kullanarak organizasyonlarını kökten değiştirecek bir dönüşümü yönettiği günümüzde söz konusu araçların önemi giderek artıyor. Bu gerçekten yola çıkan Microsoft Türkiye’nin hukuk liderlerine özel olarak düzenlediği etkinlikte bir araya gelen hukuk profesyonelleri, yapay zekanın hukuk hizmetlerini, karar verme aşamalarını ve operasyon modellerini nasıl şekillendirdiğini değerlendirdiler. Etkinlikte söz alan Microsoft Türkiye ve Adriyatik Ülkeleri Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Arslan, “Agentic yapay zekâ ile birlikte, yapay zekâ dönüşümü yalnızca içgörü sağlama veya içerik üretmenin ötesine geçti. Agentic yapay zekâda, yapay zekâ sadece yardımcı olmaz, harekete geçer. Ajanların hukuki çalışmalarda çok büyük bir potansiyeli var. Microsoft hukuk departmanımızda da ekipler artık kendi ajanlarını geliştiriyor ve bunlarla denemeler yapıyor. Hukuk profesyonelleri olarak, müvekkillerimiz için daha büyük etki yaratabilmek adına, inovasyon odaklı bir yaklaşımı benimseyerek bu teknolojiyi doğru bir bakış açısıyla tanımak ve kullanmak bizim için bir gereklilik hâline geldi.” dedi. Meslektaşların birbirleriyle fikir alışverişinde bulunabileceği kapalı bir forum olarak organize edilen seansta, hukuk şirketlerinde yapay zekanın sorumlu ve büyük ölçekli kullanımına katkı sağlayacak gerçek kullanım senaryolarına, pratik değerlendirmelere ve yöneticilerin bakış açılarına odaklanıldı. Etkinlik, “Hukuk Ekipleri için Uygulamalı Copilot Seansı” başlıklı promptathon ile sona erdi. İK profesyonellerine özel “Agentic İK & Copilot Promptathon”u İnsan Kaynakları liderlerine yönelik içeriği özel olarak hazırlanan bu yüz yüze etkinlikte ise, Copilot ve ajan teknolojilerinin iş gücü dönüşümünde nasıl konumlandığı ele alındı. Microsoft Türkiye ve Güney Doğu Avrupa İK Direktörü Candan Eser'in de katılımıyla gerçekşelen etkinlikte, Frontier Firm (Öncü Firma) yaklaşımı çerçevesinde; yapay zekâ ve insan–ajan iş birliğinin İK fonksiyonlarını nasıl dönüştürdüğü, liderlerin bu dönüşüme nasıl yön verdiği ve organizasyonların bu yeni çalışma modeline nasıl hazırlanması gerektiği değerlendirildi. Etkinliğin ikinci bölümünde gerçekleşen promptathon oturumunda ise Copilot ile uygulamalı senaryolar üzerinde çalışıldı. Candan Eser, konuşmasında yapay zekâ ve ajanların yalnızca verimlilik artıran araçlar olmadığını; asıl dönüşümün, insanın odağını düşük katma değerli işlerden çıkararak daha stratejik, yaratıcı ve insana dokunan alanlara kaydırmak olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün sadece teknolojiyle değil, liderlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu belirterek, liderlerin ekiplerini bu yeni çalışma modeline hazırlama, doğru becerileri geliştirme ve değişimi sahiplenme konusunda kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor Haber

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışma, geleceğin operasyonel kabiliyetlerini şekillendirecek teknolojilerin geliştirilmesini hedefliyor. Hava ve Kara Araçları Arasında Akıllı İş Birliği Yarışmanın merkezinde, havadan keşif yapan insansız hava araçları ile sahada görev alan insansız kara araçlarının eş zamanlı ve entegre çalıştığı senaryolar yer alıyor. Katılımcılardan, insansız hava aracının topladığı çevresel verileri analiz ederek bu verileri kara aracına aktaran, ardından kara aracının bu bilgiler doğrultusunda rota planlama, görev yönetimi ve hedefe yönelme gibi kritik kararları otonom şekilde alabildiği sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bütüncül Otonom Sistem Yaklaşımı Yarışma süreci, yalnızca tek bir teknolojiye değil, birbirini tamamlayan dört temel aşamaya odaklanıyor. Algılama, veri paylaşımı, karar verme ve görev icrası süreçlerinin bir bütün olarak ele alındığı bu yapı, katılımcıların uçtan uca çalışan, entegre ve akıllı sistemler geliştirmesini gerektiriyor. Bu yaklaşım, otonom sistemlerin gerçek hayattaki kullanım senaryolarına daha yakın çözümler üretilmesini sağlıyor. Gerçek Dünya Koşullarına Uygun Çözümler Öncelikli Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin, yalnızca teorik başarı değil, aynı zamanda sahada uygulanabilirlik açısından da güçlü olması bekleniyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen, güvenilir veri iletişimi kurabilen ve dinamik görev değişikliklerine hızlı yanıt verebilen sistemler, değerlendirme sürecinde öne çıkacak. Bu yönüyle yarışma, otonom sistemlerin operasyonel yetkinliğini artırmaya yönelik önemli bir platform sunuyor. Genç Yeteneklere Uluslararası Katılım Fırsatı Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler takım halinde başvuru yapabiliyor. Disiplinler arası çalışmayı teşvik eden organizasyon, mühendislik ve teknoloji alanlarında eğitim gören gençleri bir araya getirerek yenilikçi fikirlerin gelişmesine katkı sağlıyor. Yüksek Ödüllerle Desteklenen Rekabet Yarışmada dereceye giren takımlar önemli ödüllerin sahibi olacak. Birinci olan takım 750 bin, ikinci takım 600 bin ve üçüncü takım 500 bin Türk Lirası ödül kazanacak. Bu destekler, katılımcıların projelerini geliştirmeye devam etmeleri için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Başvurular İçin Son Tarih Yaklaşıyor Başvurular 1 Nisan tarihine kadar devam ediyor. Otonom sistemler alanında fark yaratmak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen tüm öğrenci takımları bu önemli organizasyona davet ediliyor. TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışma, Türkiye’nin milli teknoloji vizyonuna katkı sunarken, genç mühendislerin küresel ölçekte rekabet edebilecek yetkinlikler kazanmasına da olanak tanıyor. İleri otonom sistemler alanında geliştirilecek projeler, geleceğin savunma, güvenlik ve sivil teknolojilerinin temelini oluşturma potansiyeli taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Net Hedefler Zihinsel Dayanıklılığı Artırıyor! Haber

Net Hedefler Zihinsel Dayanıklılığı Artırıyor!

Hedef belirlemenin, yalnızca bir alışkanlık değil, psikolojik iyi oluşu destekleyen temel bir mekanizma olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Net hedefler, karar verme süreçlerini kolaylaştırırken; dikkat dağınıklığını, erteleme davranışlarını ve kontrol kaybı hissini azaltır.” dedi. Pozitif psikoterapi yaklaşımının ise eksiklere değil, bireyin güçlü yönlerine ve içsel kaynaklarına odaklanarak hedefleri daha sürdürülebilir kıldığını kaydeden Erol, planlama duygusunun, öngörülebilirliği artırarak kaygıyı azalttığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, yeni yıl hedeflerinin pozitif psikoterapi yaklaşımıyla güçlü yönlere ve planlamaya dayandırıldığında psikolojik dayanıklılık, iyi oluş ve zihinsel düzenleme üzerindeki etkisinden bahsetti. Net hedefler, karar vermeyi kolaylaştırır; dikkat dağınıklığını ve ertelemeyi azaltır! Yeni bir yıla girişin bazı bireyler için zihinsel ve duygusal bir yeniden yapılanma sürecini başlatan sembolik bir eşik olduğunu dile getiren Klinik Psikolog İpek Erol, “Psikolojik açıdan ele alındığında başlangıçların insan zihninde değişim ve gelişim için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturduğu ortaya konmaktadır.” dedi. Bu bağlamda yeni yılda hedef belirlemenin, yüzeysel bir alışkanlık değil; psikolojik iyi oluşu destekleyen, bilişsel ve duygusal süreçleri düzenleyen temel bir mekanizma olduğunu kaydeden Erol, “Hedef belirleme, bireyin zihinsel enerjisini belirli bir yöne kanalize etmesine olanak tanır. Belirsizlik algısının azalması, özellikle yürütücü işlevlerden sorumlu olan prefrontal korteksin daha etkin çalışmasını sağlar. Net hedefler, karar verme süreçlerini kolaylaştırırken; dikkat dağınıklığını, erteleme davranışlarını ve kontrol kaybı hissini azaltır.” şeklinde konuştu. Pozitif psikoterapi, hedefleri güçlü yönlere dayandırarak sürdürülebilir kılar! Planlamanın ise hedeflerin soyut bir niyet düzeyinde kalmasını engelleyerek, davranışsal gerçekliğe taşınmasını mümkün kıldığını ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Psikolojik açıdan plan yapmak, bireyin geleceği öngörebildiği ve süreci yapılandırabildiği hissini güçlendirir.” dedi. Öngörülebilirlik arttıkça kaygı düzeyi azalır; kişi karşılaştığı güçlükleri tehdit olarak değil, yönetilebilir zorluklar olarak algılamaya başlar. Pozitif psikoterapi yaklaşımının, hedef belirleme sürecine farklı bir perspektif kazandırdığını aktaran Erol, “Bu yaklaşım, bireyin eksikliklerine odaklanmak yerine; sahip olduğu güçlü yönleri, değerleri ve içsel kaynakları merkeze alır. Yeni yıl hedefleri bu doğrultuda ‘neyi düzeltmeliyim?’ sorusundan çok, ‘hayatımda neyi geliştirmek ve derinleştirmek istiyorum?’ sorusu üzerinden yapılandırıldığında daha sürdürülebilir hale gelir.” açıklamasını yaptı. Yeni yılda hedef belirlemek, bireyin psikolojik dayanıklılığını ve iyi oluşunu güçlendirir! Pozitif psikoterapide önemli bir diğer unsurun, güçlü yönlere dayalı planlama olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog İpek Erol, “Bireyin kişisel kaynaklarını fark etmesi; hedeflere ulaşma sürecinde özgüveni artırır ve başarısızlık korkusunu azaltır. Hedefler yalnızca ulaşılacak sonuçlar değil; bireyin kimliğini ve değerlerini yansıtan yönlendirici unsurlar olarak ele alınmalı.” dedi. Tutarlı ve gerçekçi hayal kurmanın, hedef belirleme sürecinin duygusal boyutunu oluşturduğuna dikkat çeken Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapılandırılmış hayaller, umut duygusunu güçlendirir ve motivasyonu artırır. Ancak bu hayallerin planlama ile desteklenmesi, kalıcı bir psikolojik güçlenme yaratır. Yeni yıl hedeflerinde sıklıkla göz ardı edilen bir diğer nokta, yaşam alanları arasında denge kurabilmektir. Psikolojik sağlamlık için üretkenlik kadar dinlenmenin, ilişkilerin ve yaşamdan alınan doyumun da öneminin kavranması önemlidir. Sonuç olarak yeni yılda hedef belirlemek; bireyin yaşamına yön vermesini, psikolojik dayanıklılığını artırmasını ve iyi oluşunu sürdürülebilir kılmasını sağlayan önemli bir süreçtir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.