Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Ayak İzi

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Ayak İzi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Ayak İzi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MG International Fragrance Company, Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımını Çalışanlarıyla Değerlendirdi Haber

MG International Fragrance Company, Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımını Çalışanlarıyla Değerlendirdi

Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, SKA Bayrak Günü (SDG Flag Day) kapsamında düzenlediği etkinlikte Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımını çalışanlarıyla birlikte ele aldı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Girişimi kapsamında her yıl dünya genelinde kutlanan SKA Bayrak Günü, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na yönelik farkındalığın güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluğun gündeme taşınması açısından önem taşıyor. MG International’ın gerçekleştirdiği etkinlikte de Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iş dünyasındaki yeri ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirliğin önemi ele alındı. Gerçekleştirilen sunumda sürdürülebilir kalkınmanın çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları değerlendirilirken, ardından düzenlenen interaktif farkındalık çalışmasıyla çalışanların Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ilişkin bilgi ve farkındalıkları pekiştirildi. Sürdürülebilirlik üretim modelinin parçası MG International’da sürdürülebilirlik, doğrudan üretim modelinin bir parçası olarak ele alınıyor. Gebze’deki üretim tesislerinde enerji verimliliğine yönelik projelerin yanı sıra, üretim süreçlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Kaynakların verimli kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılması, üretim süreçlerinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Üretim süreçlerinin çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalar kapsamında koku, emisyon ve karbon salınımının azaltılması da önemli başlıklar arasında yer alıyor. Karbon ayak izi doğrulaması gerçekleştirilen üretim tesislerinde, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaların yanı sıra çevre odaklı sosyal sorumluluk projeleri ve sürdürülebilirlik raporlaması da yürütülüyor. Çevre çalışmalarına farklı alanlarda yatırım Sürdürülebilirlik yaklaşımının üretim süreçlerine yansıması, çevre alanındaki çalışmaların çeşitliliğinde de görülüyor. Enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yönelik uygulamalar, atıkların azaltılması ve yeniden değerlendirilmesi ve biyoçeşitliliğin korunması bu çalışmaların başlıca alanlarını oluşturuyor. Bu yaklaşım farklı platformlardan alınan ödüllerle de karşılık buldu. Kocaeli Sanayi Odası Kimya Sektörü Çevre Ödülü ve Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülü’nün yanı sıra EcoVadis değerlendirmesinde Silver madalya alan MG International, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde de Biyoçeşitlilik kategorisinde ödüle layık görüldü. SKA Bayrak Günü kapsamında gerçekleştirilen buluşmada, sürdürülebilirliğin yalnızca çevre başlığıyla sınırlı olmadığı; üretimden kaynak yönetimine, inovasyondan çalışanların farkındalığına kadar şirketin farklı faaliyet alanlarına uzanan bir yaklaşım olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank ve MEXT’ten sanayici ve ihracatçıların yeşil dönüşümüne liderlik edecek iş birliği  Haber

VakıfBank ve MEXT’ten sanayici ve ihracatçıların yeşil dönüşümüne liderlik edecek iş birliği 

Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışıyla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayan VakıfBank, MEXT Teknoloji Merkezi ile sanayici ve ihracatçıların dekarbonizasyon yolculuğunu destekleyecek stratejik bir iş birliğine imza attı. İş birliğinin temel amacı; sanayici ve ihracatçı firmaların SKDM uyum kapasitesini artırmak, dekarbonizasyon potansiyellerini görünür hale getirmek ve ortaya çıkan uygun yatırım ihtiyalarını finansman imkanlarıyla buluşturabilecek sürdürülebilir bir model oluşturmak olarak belirlendi. “Dönüşüme Değer” adıyla hayata geçirilen model kapsamında MEXT’in sanayi, teknoloji ve yeşil dönüşüm alanındaki yetkinliği ile VakıfBank’ın finansman gücü aynı müşteri yolculuğunda bir araya gelecek. İşletmelerin dekarbonizasyon ihtiyaçları belirlenerek enerji ve kaynak verimliliği, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, proses dönüşümü, temiz üretim teknolojileri ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda şirkete özel yol haritaları hazırlanacak. Belirlenen yatırımlar VakıfBank’ın sürdürülebilir finansman çözümleri ve uygun uluslararası kaynaklarıyla desteklenirken yatırım sonrasında sağlanan emisyon azaltımı, enerji tasarrufu ve diğer dönüşüm çıktıları takip edilecek. MEXT, firmaların SKDM raporlama altyapısının geliştirilmesine, karbon ayak izi ve ilgili düzenlemeler konusunda eğitim ve kapasite geliştirmeye destek olurken; VakıfBank hedef müşteri kitlesinin belirlenmesi, uygun firmaların bilgilendirilmesi ve programa yönlendirilmesinde aktif rol üstlenecek. “Dönüşümün gerçekleşmesini sağlayacak ekosistemi birlikte kuruyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yeşil dönüşüm artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; üretim gücünün, ihracat kapasitesinin ve uzun vadeli rekabetçiliğin ayrılmaz bir parçası. Sanayicimizin ve ihracatçımızın önündeki dönüşüm ihtiyacını, bir risk alanı olmanın ötesinde, yeni bir yatırım ve büyüme fırsatı olarak görüyoruz. Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışımızla yalnızca dönüşümü finanse eden değil, dönüşümün gerçekleşmesine katkı sağlayan banka olmayı hedefliyoruz. MEXT’in teknik yetkinliği ile VakıfBank’ın finansman gücünü buluşturduğumuz bu modelle müşterilerimizin ihtiyaçlarının belirlenmesinden yatırımın finansmanına, ortaya çıkan etkinin ölçülmesine kadar tüm süreçte yanlarında olacağız.” “Yeşil dönüşüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” İş birliğie ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol “MEXT olarak; sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekayı, Türk sanayisinin geleceğini şekillendirecek ve küresel rekabet gücünü artıracak stratejik öncelikler olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik odağında ise hedefimiz bu dönüşümü işletmelerimiz için yalnızca bir uyum unsuru olmaktan çıkararak, uygulanabilir fırsat alanına dönüştürmek. Bu dönüşümün kalıcı bir değer sağlayabilmesi için işletmelerin mevcut durumlarının doğru analiz edilmesi, dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu ihtiyaçların uygulanabilir yatırım planlarına dönüşmesi büyük önem taşıyor. MEXT’in sanayideki deneyimini ve dönüşüm yetkinliğini, VakıfBank’ın Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı ile bir araya getirerek, işletmelerin yeşil dönüşüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu stratejik iş birliğinin yalnızca işletmelerin dönüşümünü hızlandırmakla kalmayacağına; ülkemizin düşük karbonlu üretim kapasitesini geliştirerek daha verimli, dirençli ve uluslararası rekabette daha güçlü bir yapıya kavuşmasına da önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. İş birliği, “dönüşüm-finansman” modeli olarak kurgulandı VakıfBank ve MEXT arasında imzalanan stratejik iş birliği, tek seferlik bir finansman programından öte; sanayicinin dönüşüm ihtiyacının belirlenmesinden yatırımın gerçekleştirilmesine ve etkisinin ölçülmesine kadar uzanan sürekli bir “dönüşüm-finansman modeli” olarak kurgulandı. Modelin ilerleyen dönemde farklı sektör ve müşteri gruplarına genişletilerek Türkiye’nin düşük karbonlu üretim kapasitesine ve sürdürülebilir ihracat gücüne katkı sağlaması amaçlanıyor. Dönüşüme Değer Programı; “Ölç, Yol Haritasını Çıkar, Finanse Et, Etkiyi Ölç” olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Böylece işletmelerin yalnızca finansmana erişmesi değil, mevcut üretim süreçlerini analiz ederek ihtiyaçlarına uygun ve ölçülebilir bir dönüşüm yolculuğuna çıkması öngörülüyor. İş birliğinin somut göstergelerle de takip edilerek programa katılan ve süreci tamamlayan firma sayısından sektörel dağılıma, eğitim ve kapasite geliştirme sonuçlarından SKDM raporlama altyapısı kurulan firmalara, tespit edilen dekarbonizasyon yatırım temalarından finansman değerlendirmesine yönlendirilen yatırım alanlarına kadar etkisinin düzenli olarak ölçülmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimpur, 2025 Entegre Raporu'nu "Sürdürülebilir İlerleme" Temasıyla Yayımladı Haber

Kimpur, 2025 Entegre Raporu'nu "Sürdürülebilir İlerleme" Temasıyla Yayımladı

Bölgenin en büyük poliüretan sistem evi Kimpur, 2025 Entegre Raporu'nu paydaşlarıyla buluşturdu. Kimpur, raporun "Sürdürülebilir İlerleme" temasını; ilerlemeyi yalnızca büyümeyle değil, faaliyetlerinin çevresel, toplumsal ve operasyonel etkilerini gözeterek ele alan yaklaşımının bir yansıması olarak belirledi. Bu doğrultuda Kimpur, 2025 yılı boyunca faaliyetlerinin etkilerini daha iyi anlamaya, kaynak kullanımını iyileştirmeye ve süreçlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttü. Şirket, sürdürülebilirliği; düzenli olarak gözden geçirilen, sürekli gelişim ve kalıcı iyileştirmelerle güçlenen bir ilerleme süreci olarak ele alıyor. Sürdürülebilirlik öncelikleri yeniden değerlendirildi Kimpur, 2025 yılında sürdürülebilirlik önceliklerini değişen küresel koşullar ve iş modelinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirdi. Öncelikli konular; İklim Krizi ve Karbon Yönetimi, Sürdürülebilir Büyüme, Sürdürülebilir Ürün Yönetimi, Bilgi Güvenliği ve Siber Riskler, Çalışan Hakları ile Risk Analizi ve Mevzuatlara Uyum başlıkları altında yapılandırıldı. Bu güncellemeyle Kimpur, sürdürülebilirlik konularıyla kurumsal stratejisi ve iş modeli arasındaki ilişkiyi daha belirgin hale getirirken; dijitalleşme, siber riskler ve kimya sektöründe giderek artan regülasyon ve uyum gereklilikleri gibi gelişmeleri de önceliklendirme yaklaşımına dahil etti. Karbon yönetiminde 2030 hedefine doğru ilerleme İklim Krizi ve Karbon Yönetimi'ni öncelikli konularından biri olarak ele alan Kimpur, 2025 yılında Kapsam 1 ve 2 emisyon yoğunluğunu baz yıl olan 2022'ye kıyasla %16 oranında azaltarak, birim üretim başına düşen karbon ayak izini 0,061 tCO₂e/ton seviyesinde korudu. Bu performans, şirketin 2030 yılı emisyon azaltım hedefi doğrultusundaki ilerlemesini ortaya koydu. Kimpur'un Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyon verileri, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamında bağımsız bir kuruluş tarafından doğrulanıyor. Şirket, karbon yönetiminin yanı sıra enerji, atık ve kaynak verimliliğinin artırılması ve üretimde çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Aktif ürün portföyünün %97'sinin karbon ayak izi hesaplandı Sürdürülebilir ürün yönetimini ürün geliştirme ve portföy yönetimi süreçlerine entegre eden Kimpur'un biyo içerikli, geri dönüştürülmüş içerikli, malzeme optimizasyonu sağlayan ve düşük karbon ayak izli ürünlerden oluşan sürdürülebilir ürün grubunun toplam satışlar içerisindeki payı 2025 yılında %21 seviyesinde gerçekleşti. Ürün yaşam döngüsü analizi (LCA) ve ürün karbon ayak izi (PCF) çalışmaları kapsamında aktif ürün portföyünün %97'sinin karbon ayak izi hesaplamaları tamamlandı. Döngüsel ekonomi çalışmalarını da sürdüren Kimpur, Düzce tesisinde PET polyester üretimini devreye alırken; düşük GWP'li teknolojiler, biyo içerikli sistemler, malzeme optimizasyonu ve düşük emisyonlu ürünlere yönelik Ar-Ge çalışmalarına devam etti. Ar-Ge'de 147 proje 2017 yılından bu yana T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescilli Ar-Ge Merkezi ile faaliyet gösteren Kimpur, 2025 yılı boyunca 147 Ar-Ge projesi yürüttü. Projelerin %80'i müşteri ihtiyaçlarına yönelik endüstriyel uygulamalara dönüştü. Kimpur ayrıca Eurostars, TÜBİTAK 1832 ve Interreg NEXT MED proje başvurularında yer alarak uluslararası proje ekosistemindeki çalışmalarını sürdürdü. Sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, düşük karbon dönüşümü ve güvenli malzeme geliştirme odaklı çalışmalar sonucunda şirket, 2030 yılı için belirlediği Avrupa Birliği proje hedeflerine planlanandan önce ulaştı. Çalışan deneyimi ve kadın temsilinde gelişim Çalışan haklarını sürdürülebilirlik öncelikleri arasında ele alan Kimpur, çalışan deneyimi, bağlılığı ve eşitliği destekleyen çalışmalarını 2025 yılında da sürdürdü. Happy Place to Work değerlendirmesinde çalışan memnuniyeti ve bağlılığı puanı 2024 yılındaki 83 seviyesinden 2025 yılında 85'e yükselirken, ankete katılım oranı %95 olarak gerçekleşti. Kimpur, çalışan deneyimine yönelik uygulamalarıyla üçüncü kez üst üste "Mutlu İşyeri" unvanını almaya hak kazandı. Toplumsal cinsiyet eşitliğini yönetim yapısında da destekleyen Kimpur, 2025 yılı için belirlediği %28 kadın üye oranı hedefini aşarak Yönetim Kurulundaki kadın temsilini %40'a yükseltti. Bu gelişme, şirketin karar alma mekanizmalarında kadın temsilini güçlendirme ve üst yönetimde toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleme yaklaşımının önemli bir göstergesi oldu. Şirket; eşitlik, gelişim, açık iletişim, çalışan sağlığı ve güvenliği odağındaki uygulamalarıyla sürdürülebilir ilerlemenin toplumsal boyutunu çalışma kültürü ve yönetim yaklaşımının ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. Sürdürülebilirlik performansına EcoVadis Gold Madalya Kimpur'un çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında yürüttüğü çalışmalar, uluslararası değerlendirmelerde de karşılık buldu. Şirket, 2025 yılında EcoVadis sürdürülebilirlik değerlendirmesinde Gold Madalya almaya hak kazandı. Değerlendirme; çevre, iş gücü ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik başlıklarında Kimpur'un sürdürülebilirlik performansını bütüncül olarak ele aldı. Kimpur, "Sürdürülebilir İlerleme" yaklaşımı doğrultusunda; çevresel, toplumsal ve operasyonel etkilerini gözeterek gelişim alanlarını düzenli olarak değerlendirmeyi ve sürdürülebilirlik performansını sürekli iyileştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Bağlı ortaklıkların ve ilgili iştiraklerin performansını daha geniş bir çerçevede ele alan rapor, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümünü güçlü ve ölçülebilir sonuçlarla ortaya koyuyor. 133 dijital projeyle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlanması, D-Charge’ın 45 ilde 621 şarj soketine ulaşması, Şekerpınar Lojistik Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünün güneş enerjisinden karşılanması ve kurumsal yönetim derecelendirme notunun 9,81’e yükselmesi, 2025 yılının öne çıkan performansları arasında yer aldı. Otomotiv sektörünün elektrifikasyon, dijital teknolojiler, yeni iş modelleri ve değişen müşteri beklentileriyle yeniden şekillendiği bir dönemde yayımlanan 2025 raporu, Doğuş Otomotiv’in dönüşüme nasıl hazırlandığını ve mobilite alanındaki güçlü konumunu geleceğe nasıl taşıdığını gösteriyor. Raporda şirketin iş modeli ve değer zinciri; finansal performans, elektrifikasyon, dijitalleşme, iklim yönetimi, insan kaynağı, toplumsal katılım ve kurumsal yönetişim alanlarındaki gelişmelerle birlikte değerlendiriliyor. . “Geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz” Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su E. Ali Bilaloğlu, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümde üstlendiği role ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Mobilite artık sadece araç sahipliğiyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak enerji, veri, yazılım, şarj altyapısı, müşteri deneyimi, satış sonrası hizmetler ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla birlikte yönetilen bütüncül bir ekosisteme dönüşüyor. Doğuş Otomotiv olarak bu dönüşümü yalnızca izlemekle yetinmiyor, geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz. 2025 yılı performansımız, güçlü finansal yapımızı, dijital yetkinliklerimizi, elektrikli mobilite yatırımlarımızı, insan kaynağımızı ve yönetişim yaklaşımımızı aynı değer yaratma modeli içinde ilerletebildiğimizi gösteriyor. Geçmişimizden aldığımız güçle değişimi yöneten, dönüşümün yönünü okuyan ve yarını şekillendirmek için sorumluluk alan bir şirket olmayı sürdüreceğiz.” Dijital projeler 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağladı Dijital dönüşüm, Doğuş Otomotiv’in 2025 performansının en güçlü alanlarından biri oldu. Müşteri deneyimi, yapay zekâ, veri analitiği, robotik süreç otomasyonu ve IoT tabanlı lojistik uygulamalarını kapsayan tamamlanmış dijital proje sayısı 133’e ulaştı. Bu projelerle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlandı. Çalışanların süreçlerin geliştirilmesine doğrudan katılımını sağlayan Fikir Platformu’na yıl boyunca 2.844 fikir sunuldu. Bunlardan 601’i hayata geçirilerek 175 milyon TL proje getirisi elde edildi. Şirket, yapay zekâ uygulamalarının ortak kurumsal standartlarla yönetilmesi amacıyla Yapay Zekâ Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçirdi. Çalışanların kurumsal bilgilere daha hızlı ulaşmasını sağlayan üretken yapay zekâ destekli AsistOn kullanıma sunulurken, kritik yeteneklerin elde tutulmasına yönelik makine öğrenmesi tabanlı erken uyarı mekanizması geliştirildi. İklim çalışmalarının kapsamı değer zincirinde genişledi Doğuş Otomotiv, 2025 yılında iklim çalışmalarının kapsamını tedarikçiler, lojistik süreçleri, Yetkili Satıcı ve Servis ağı, şarj hizmetleri ve araçların kullanım aşamasını içerecek biçimde genişletti. Kapsam 3 emisyonlarının yaklaşık yüzde 98’i hesaplama kapsamına alınırken, değer zincirinden kaynaklanan emisyonların daha sistematik ve izlenebilir biçimde yönetilmesine yönelik önemli bir altyapı oluşturuldu. Şekerpınar Lojistik Merkezi’nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali, 2025 yılında 4.382.500 KWh elektrik üretti ve tesisin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünü karşıladı. Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş., 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını 2021 baz yılına göre yüzde 20 azaltmayı ve elektrik tüketiminde yüzde 100 yenilenebilir kaynak kullanımına geçmeyi hedeflediğini de rapor kapsamında açıkladı. Yetkili Satıcı ve Servis ağındaki çevresel dönüşüm de 2025 yılında hız kazandı. Ağ genelinde 44 GES lokasyonuna ulaşılırken enerji tüketiminin izlenmesi, karbon ayak izi hesaplamaları ve çevresel standartlara uyum çalışmaları yaygınlaştırıldı. Güçlü pazar performansı yeni mobilite yatırımlarıyla birleşti Elektrifikasyondaki gelişimi araç portföyüyle sınırlamayan Doğuş Otomotiv, şarj altyapısı ve teknik servis kapasitesini de büyüttü. Şirketin şarj çözümleri markası D-Charge, 254 AC ve 367 DC olmak üzere 45 ilde toplam 621 şarj soketine ulaştı. Yüksek voltajlı batarya onarım merkezlerinin sayısı 7’ye çıkarıldı. Böylece elektrikli araç müşterilerine satıştan şarja, teknik servisten ikinci el değer yönetimine uzanan kapsamlı bir hizmet altyapısı sunuldu. Kurumsal yönetim notu 9,81’e yükseldi Doğuş Otomotiv’in kurumsal yönetim derecelendirme notu 2025 yılında 9,81’e yükseldi. Yetkili Satıcı ve Servis ağında gerçekleştirilen 518 adet ISO 9001, DOS5 ve marka standardı denetiminde yüzde 94,59 genel başarı oranına ulaşıldı. Şirket, insan hakları, etik ve uyum, iç kontrol, risk yönetimi, bilgi güvenliği ve değer zinciri yönetimi alanlarındaki yapısını güçlendirirken sürdürülebilirlikle bağlantılı gelişmeleri strateji ve karar alma süreçleriyle daha güçlü biçimde ilişkilendirdi. Çalışan katılımı somut sonuçlara dönüştü Doğuş Otomotiv çalışanlarına yıl boyunca toplam 33.769 saat eğitim verilirken mavi yakalı çalışanların kişi başına ortalama eğitim süresi yüzde 86,22 artarak 49,63 saate yükseldi. Dijital yetkinlikler, elektrikli araç teknolojileri, liderlik, iş sağlığı ve güvenliği ile mesleki gelişim programları, çalışanların otomotiv sektöründeki dönüşüme hazırlanmasını destekledi. Doğuş Otomotiv çalışanları aynı dönemde toplumsal katılım çalışmaları kapsamında bir önceki yıla göre yüzde 64 artışla 1.315 saat gönüllülük faaliyeti gerçekleştirdi. Uzun soluklu programlarla binlerce kişiye ulaşıldı “Trafik Hayattır!” platformu 21’inci yılında güvenli mobilite kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen “Güvenli Trafik Becerileri” programı kapsamında otizmli bireylerin trafikte daha güvenli ve bağımsız hareket etme becerilerini desteklemek amacıyla kendilerine ve ebeveynlerine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. “Doğaya Kanat Açtık” programı kapsamında ise bugüne kadar 60 bin kilometreden fazla yol kat edildi, Türkiye genelinde 395 kuş ve 30 memeli türü gözlemlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kazancı Holding ve Aksa’dan 1,55 Milyar Dolarlık Yatırımla Güçlü Büyüme Haber

Kazancı Holding ve Aksa’dan 1,55 Milyar Dolarlık Yatırımla Güçlü Büyüme

17 bini aşkın istihdam hacmi, 4 kıtaya yayılan üretim gücü ve 180’den fazla ülkeye ulaşan satış hacmiyle küresel ölçekte büyümesini sürdüren Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri, ilkini yayımladığı entegre faaliyet raporu ile Grubun finansal ve sürdürülebilirlik performansını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Rapor, Grubun 2030 Global Stratejisi doğrultusunda global sektör liderliği, operasyonel mükemmellik, sürdürülebilir yüksek büyüme, teknoloji ve insan odaklı dönüşüm başlıklarında attığı adımları ortaya koyuyor. Enerji sektöründeki entegre faaliyet yapısını uluslararası deneyimiyle birleştirerek güçlü büyümesini sürdüren Grup, aynı zamanda tarım sektöründeki faaliyetlerini Aksa Tarım; turizm sektöründeki faaliyetlerini Aksa Turizm çatısı altındaki Mirada Hotels & Resorts markalarıyla Türkiye ekonomisine yatırım, istihdam ve üretim gücüyle çok yönlü katkı sağlıyor. Holding iştiraki olan Cookshop Markalar Topluluğu ile gastronomi sektöründe de faaliyet gösteriyor. 2025 yılında FAVÖK’ünü 42 milyar TL’ye ulaştıran Grup, son iki yılda gerçekleştirdiği 1 milyar 550 milyon ABD doları tutarındaki yatırımla tarihinin en yüksek yatırım hacimlerinden birine imza attı. Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri, Türkiye’deki güçlü konumunu korurken Afrika, Orta Asya ve Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yürüttüğü yatırımlarla global ayak izini genişletmeyi sürdürdü. Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, Grubun faaliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketlerimiz için yatırımda ve büyümede rekorların kırıldığı, 2030 Global Stratejimize somut ve güçlü adımlarla ilerlediğimiz bir yıl oldu. Enerjide üretimden dağıtıma, doğal gazdan jeneratör ve elektrik altyapı çözümlerine uzanan farklı alanlarda faaliyetlerimiz kapsamında, yıl boyunca hayata geçirdiğimiz yüksek ölçekli yatırım hamleleri, kapasite artışları ve stratejik satın almalarla tarihimizin en güçlü büyüme performanslarından birini gerçekleştirdik. Ülkemizin gelişiminde stratejik önem taşıyan tarım ve turizm alanlarına yatırımlarımızı sürdürdük. İlk entegre faaliyet raporumuz, bu güçlü performansı çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında yarattığımız değerle beraber bütüncül biçimde ortaya koyuyor. Sürdürülebilir yüksek büyümeyi merkeze alan yaklaşımımızla 2030 vizyonumuza kararlılıkla ilerliyoruz. Çalışanlarımızın azmi, iş ortaklarımızın katkısı ve paydaşlarımızın güveni, 2030 hedeflerimize ilerlerken en büyük gücümüz olmaya devam edecek.” Aksa Enerji, Türkiye'nin ilk depolamalı yenilenebilir enerji santrali lisansını alırken, Afrika ve Orta Asya'daki yeni yatırımlarıyla sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini güçlendirdi. Aksa Elektrik, Özbekistan’ın Semerkant Bölgesi’nin 30 yıllık elektrik dağıtım işletme hakkı devir ihalesini kazanarak Orta Asya’da elektrik dağıtım hizmeti üstlenen ilk Türk şirketi oldu. Proje kapsamında toplamda 1 milyar ABD doları yatırım planlayan şirket, bölgenin elektrik dağıtım altyapısının modernize edilmesi ve kesintisiz enerji arzı için hizmet verecek. Aksa Doğalgaz, Bursa, Kayseri ve Sakarya'daki dağıtım şirketlerini bünyesine katmasıyla Türkiye'deki liderliğini pekiştirirken, Avrupa'nın en büyük 4. doğal gaz dağıtım şirketi konumuna yükseldi. Aksa Jeneratör ise Güney Afrika merkezli DeltaGen'in çoğunluk hissesini satın alarak Afrika'daki varlığını güçlendirirken, İspanya'daki yeni fabrika yatırımıyla küresel üretim kapasitesini artırdı. Sürdürülebilirlik ekseninde büyüme hamleleri gerçekleştirildi Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri’nin ilk entegre faaliyet raporu, finansal performansın yanında iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve su verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, karbon ayak izi yönetimi, biyoçeşitlilik, iş sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, insan hakları ve kurumsal yönetişim alanlarında yürütülen çalışmaları da kapsıyor. Grup, sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme, risk yönetimi, operasyonel dayanıklılık ve paydaş değeri yaratmanın temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, Aksa 2030 Global Stratejisi’nin sorumlu büyüme vizyonunu destekliyor. Grubun 2025 yılı finansal performansı ve kurumsal büyüklüğü, bağımsız değerlendirmelerle de tescillendi. Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri, bünyesindeki tüm şirketlerle, Fortune 500 Türkiye ve Capital 500 listelerinde yer alarak güçlü konumunu ve büyüme performansını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ’a Ar-Ge Kategorisinde Verimlilik Birinciliği Haber

ASAŞ’a Ar-Ge Kategorisinde Verimlilik Birinciliği

Türkiye'nin lider alüminyum sanayi kuruluşlarından ASAŞ, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2025 Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması'nda geliştirdiği yenilikçi projesi MARBEL ile Ar-Ge kategorisi birincilik ödülünü kazandı. ASAŞ, 2025 Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması'na üç yenilikçi Ar-Ge projesiyle katılım sağladı. Yarışmada; elektrikli araçlara yönelik sürdürülebilir batarya taşıyıcı sistemlerinin geliştirilmesini hedefleyen MARBEL AB Projesi, karbon ayak izi azaltılmış ve üretim ile performans verimliliği yüksek otomotiv alüminyum alaşımlarının geliştirilmesine odaklanan NEXAL Projesi ile doğrudan soğutmalı döküm prosesinde verimlilik ve iş güvenliğini artırmayı amaçlayan Modüler Döküm Masası Optimizasyonu Projesi değerlendirildi. Bu projeler arasından, "Elektrikli Araçlar için Yüksek Hurda Oranlı, Modüler ve Hafif Alüminyum Batarya Taşıyıcı: Kaynak ve Enerji Verimliliğine Dayalı Sürdürülebilir Tasarım" (MARBEL AB Projesi), yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilir üretime sağladığı katkı sayesinde ödüle layık görüldü. Yarışmada ödüle layık görülen "Elektrikli Araçlar için Yüksek Hurda Oranlı, Modüler ve Hafif Alüminyum Batarya Taşıyıcı: Kaynak ve Enerji Verimliliğine Dayalı Sürdürülebilir Tasarım" projesi, elektrikli araç teknolojilerine yönelik sürdürülebilir çözümler sunarken kaynak kullanımında, enerji verimliliğinde ve hafifletilmiş tasarım yaklaşımında ortaya koyduğu yenilikçi bakış açısıyla öne çıktı. Proje, yüksek hurda oranına sahip alüminyumun katma değerli bir ürüne dönüştürülmesini sağlayarak döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim hedeflerine önemli katkılar sunuyor. Ödüller, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni kapsamında, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır'ın teşrifleriyle Ankara’da gerçekleştirilen tören ile sahiplerine takdim edildi. ASAŞ adına ödülü alan Genel Müdür Derya Hatiboğlu; “ASAŞ, sürdürülebilir üretim anlayışı, Ar-Ge odaklı yaklaşımı ve inovasyon gücüyle geliştirdiği projelerle Türkiye sanayisinin verimlilik odaklı dönüşümüne katkı sunmaya devam ederken, elde ettiği bu ödülle çevresel sürdürülebilirlik ve teknolojik gelişim alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Bilimin rehberliğinde geliştirdiği sürdürülebilir güzellik anlayışını iş stratejisinin merkezine taşıyan Maruderm, Global Reporting Initiative (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırladığı ilk 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyarken; Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilen 3M sürdürülebilirlik yaklaşımını da ilk kez kapsamlı şekilde açıklıyor. "Cildin senin hikâyen, gelecek hepimizin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Maruderm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; ürün geliştirmeden tedarik zincirine, insan kaynağından yönetişim anlayışına kadar tüm süreçlerini şekillendiren stratejik bir yönetim modeli olarak konumlandırıyor. GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan ve 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik uygulamalarını, toplumsal fayda çalışmalarını ve kurumsal yönetişim yaklaşımını uluslararası raporlama standartları çerçevesinde paydaşlarıyla buluşturuyor. Sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde 3M yaklaşımı yer alıyor Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisini Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel başlık altında yönetiyor. Maruderm Gezegeni; iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor. Maruderm Topluluğu; çalışanlardan tedarikçilere, iş ortaklarından müşterilere kadar tüm paydaşlarla birlikte sosyal değer yaratmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor. Maruderm Güvencesi ise ürün güvenliği, içerik şeffaflığı, etik iş yapış biçimi ve güçlü yönetişim anlayışıyla tüketici güvenini güçlendiren uygulamaları bir araya getiriyor. Şirket, sürdürülebilirliği yalnızca belirli projelerle sınırlı bir yaklaşım yerine, değer zincirinin tamamına yayılan kurumsal bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Karbon ayak izi ISO 14064-1 standardına göre hesaplandı İklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gören Maruderm, 2025 yılında kurumsal karbon ayak izini ISO 14064-1 Standardı kapsamında hesapladı. Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını analiz eden şirket, karbon emisyonlarını bundan sonraki süreçte her yıl düzenli olarak hesaplayacağını, elde edilen veriler doğrultusunda emisyon azaltım stratejilerini uygulayacağını ve çevresel performansını sürekli geliştireceğini açıkladı. Şirket ayrıca enerji verimliliğini artıran uygulamalar, lojistik optimizasyonu ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Ambalaj dönüşümünde somut sonuçlar Raporda yer alan verilere göre Maruderm, "Az ama Öz" yaklaşımı doğrultusunda 15 farklı ürününde kutu ambalaj kullanımını kaldırarak kaynak tüketimini azaltan önemli adımlar attı. Bu uygulama sayesinde yaklaşık 108 ağacın korunmasına, 16 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine ve 6,4 ton ambalaj kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. Şirket ayrıca 2025 itibarıyla tüm ürün kutularında FSC sertifikalı kâğıt kullanımına geçerken, önümüzdeki dönemde kargo ambalajlarında da aynı dönüşümü tamamlamayı hedefliyor. Kadın liderliği sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası İnsan odaklı kurum kültürünü sürdürülebilirlik anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak gören Maruderm'de çalışan ekibinin yüzde 66'sını kadınlar oluşturuyor. Şirket, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Maruderm, çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve iyi olma hâli uygulamalarını da sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında görüyor. Sosyal etki odağında STK iş birlikleri güçlenecek Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisinin sosyal boyutunda sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilecek iş birliklerine daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği, Haytap ve İhtiyaç Haritası gibi kuruluşlarla yürüttüğü projeleri önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı planlayan şirket; kadınların güçlenmesi, cilt sağlığı farkındalığı, çevre bilinci, hayvan refahı ve yerel kalkınma alanlarında sosyal etki yaratan projeleri artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde STK iş birlikleriyle geliştirilecek projeler, Maruderm'in sürdürülebilirlik yol haritasının önemli yapı taşlarından biri olacak. "Sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Maruderm CEO'su ve Kurucusu Altuğ Aynur, raporla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Maruderm'i kurarken yalnızca etkili dermokozmetik ürünler geliştirmeyi değil, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir marka oluşturmayı hedefledik. Bugün yayımladığımız GRI uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyor; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olarak tanımladığımız 3M yaklaşımıyla yönetiyoruz. Bu kapsamda kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 Standardı doğrultusunda hesapladık. Bundan sonraki dönemde karbon emisyonlarımızı her yıl düzenli olarak ölçerek emisyon azaltım stratejilerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Aynı zamanda kadınların liderliğini destekleyen kapsayıcı kurum kültürümüzü güçlendirirken, sivil toplum kuruluşlarıyla kuracağımız iş birliklerini artırarak sosyal etkimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Güzellik sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." “Rapor önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor” Maruderm Kıdemli Sürdürülebilirlik Uzmanı Ece Nur Balcı ise rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Maruderm'de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil, iş yapış biçimimizin tamamına yön veren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. GRI Standartları doğrultusunda hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı şeffaflıkla paylaşırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor. 3M yaklaşımımız doğrultusunda karbon yönetiminden toplumsal etki çalışmalarına, ürün güvenliğinden kapsayıcı kurum kültürüne kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye ve paydaşlarımızla birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek için değer üretmeye devam edeceğiz." İlk sürdürülebilirlik raporuyla birlikte Maruderm, uluslararası raporlama standartlarına uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir sürdürülebilirlik yönetimini kurumsal yapısının önemli bir parçası haline getirirken; çevresel etkisini azaltan, toplumsal fayda üreten ve etik yönetişimi güçlendiren uygulamalarını önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı Haber

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı

Enerji ve telekomünikasyon kabloları sektöründe lider konumda bulunan Prysmian, tescilli E Path Programı için UL Solutions tarafından ISO/IEC 17029 standardı kapsamında gerçekleştirilen bağımsız üçüncü taraf doğrulamasını aldı. Doğrulama, programın tanımlı tasarım, süreç ve operasyonel gerekliliklere uygun şekilde uygulandığını teyit ederken, E Path kapsamında yer alan ürünlerin performans ve sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumunu da doğruluyor. E Path, Prysmian’ın en yüksek standartlardaki kablo çözümlerini tanımlayan bir etiket olarak öne çıkıyor. Türk Prysmian Kablo Mudanya fabrikası, grup bünyesinde E Path Programı kapsamında değerlendirilen ilk tesis olurken, ilgili ürünler de UL Solutions tarafından doğrulanan ilk ürünler oldu. Program kapsamındaki diğer tesislerin de önümüzdeki aylarda değerlendirilmesi planlanıyor. Bu doğrulama, Prysmian’ın en yüksek kalite, verimlilik ve uzun vadeli sürdürülebilir etki odağını uygulamaya geçirdiğini ortaya koyarak müşterilere ek güven sağlıyor. Müşteri güveni ve şeffaflık için güçlü bir adım UL Solutions tarafından gerçekleştirilen doğrulama, ürün doğrulama çalışmaları ve tesis değerlendirmeleriyle birlikte programın ve ilgili süreçlerin tanımlandığı şekilde uygulandığını ortaya koyuyor. Bu sayede müşterilere, Prysmian çözümlerinin nasıl geliştirildiğine ve yönetildiğine ilişkin daha şeffaf ve izlenebilir bilgiler sunuluyor. E Path Programı kapsamındaki değerlendirme kriterleri Bir ürünün E Path Programı kapsamında yer alabilmesi için yaşam döngüsü boyunca kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu kapsamda kullanılan malzemeler (geri dönüştürülmüş içerik kullanımı ve çevresel etkisi yüksek malzemelerin elimine edilmesi dahil), kablonun karbon ayak izi, üretim süreçlerinde enerji tüketimi, emisyonlar ve süreç verimliliği, operasyonel performans kapsamında dayanıklılık ve verimlilik ile kullanım ömrü sonrasında geri kazanım ve geri dönüştürülebilirlik uygulamaları bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriliyor. E Path, tüm bu kriterleri esas alan bir metodolojiye dayanıyor ve yapılan değerlendirme sonucunda bir puanlama sistemi üzerinden ilerliyor. 55 puanın üzerinde performans gösteren ürünler “E Path” etiketi almaya hak kazanırken, bu skor zaman içinde geliştirilerek 100 puana kadar çıkarılabiliyor. Prysmian İnovasyon, Sürdürülebilirlik ve Ar-Ge Direktörü Srinivas Siripurapu, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Müşteriler en verimli ve en güvenilir çözümleri talep ediyor. Prysmian olarak yalnızca yüksek performanslı ürünler sunmakla kalmıyor, ürünlerin nasıl üretildiği, ne kadar süre performans gösterdiği ve tüm sürecin izlenebilirliği konusunda da şeffaflık sağlıyoruz. E Path Programı sürdürülebilir malzeme seçimi, kullanım ömrü sonrası uygulamalar ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik bütüncül bir yaklaşım sunuyor. UL Solutions tarafından yapılan bağımsız doğrulama ise programın tanımlandığı şekilde uygulandığını teyit ediyor.” UL Solutions Başkan Yardımcısı ve Ticari İşler Direktörü Alberto Uggetti ise şu ifadeleri kullandı: “Prysmian ile yürüttüğümüz çalışmalar, sürdürülebilirlik alanında şeffaflık ve hesap verebilirlik odağını yansıtıyor. Bağımsız doğrulama sayesinde müşterilerin bilinçli kararlar almasına katkı sağlayan güvenilir çevresel beyanların oluşturulmasını destekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.