Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Ayak İzi

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Ayak İzi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Ayak İzi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı Haber

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı

Enerji ve telekomünikasyon kabloları sektöründe lider konumda bulunan Prysmian, tescilli E Path Programı için UL Solutions tarafından ISO/IEC 17029 standardı kapsamında gerçekleştirilen bağımsız üçüncü taraf doğrulamasını aldı. Doğrulama, programın tanımlı tasarım, süreç ve operasyonel gerekliliklere uygun şekilde uygulandığını teyit ederken, E Path kapsamında yer alan ürünlerin performans ve sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumunu da doğruluyor. E Path, Prysmian’ın en yüksek standartlardaki kablo çözümlerini tanımlayan bir etiket olarak öne çıkıyor. Türk Prysmian Kablo Mudanya fabrikası, grup bünyesinde E Path Programı kapsamında değerlendirilen ilk tesis olurken, ilgili ürünler de UL Solutions tarafından doğrulanan ilk ürünler oldu. Program kapsamındaki diğer tesislerin de önümüzdeki aylarda değerlendirilmesi planlanıyor. Bu doğrulama, Prysmian’ın en yüksek kalite, verimlilik ve uzun vadeli sürdürülebilir etki odağını uygulamaya geçirdiğini ortaya koyarak müşterilere ek güven sağlıyor. Müşteri güveni ve şeffaflık için güçlü bir adım UL Solutions tarafından gerçekleştirilen doğrulama, ürün doğrulama çalışmaları ve tesis değerlendirmeleriyle birlikte programın ve ilgili süreçlerin tanımlandığı şekilde uygulandığını ortaya koyuyor. Bu sayede müşterilere, Prysmian çözümlerinin nasıl geliştirildiğine ve yönetildiğine ilişkin daha şeffaf ve izlenebilir bilgiler sunuluyor. E Path Programı kapsamındaki değerlendirme kriterleri Bir ürünün E Path Programı kapsamında yer alabilmesi için yaşam döngüsü boyunca kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu kapsamda kullanılan malzemeler (geri dönüştürülmüş içerik kullanımı ve çevresel etkisi yüksek malzemelerin elimine edilmesi dahil), kablonun karbon ayak izi, üretim süreçlerinde enerji tüketimi, emisyonlar ve süreç verimliliği, operasyonel performans kapsamında dayanıklılık ve verimlilik ile kullanım ömrü sonrasında geri kazanım ve geri dönüştürülebilirlik uygulamaları bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriliyor. E Path, tüm bu kriterleri esas alan bir metodolojiye dayanıyor ve yapılan değerlendirme sonucunda bir puanlama sistemi üzerinden ilerliyor. 55 puanın üzerinde performans gösteren ürünler “E Path” etiketi almaya hak kazanırken, bu skor zaman içinde geliştirilerek 100 puana kadar çıkarılabiliyor. Prysmian İnovasyon, Sürdürülebilirlik ve Ar-Ge Direktörü Srinivas Siripurapu, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Müşteriler en verimli ve en güvenilir çözümleri talep ediyor. Prysmian olarak yalnızca yüksek performanslı ürünler sunmakla kalmıyor, ürünlerin nasıl üretildiği, ne kadar süre performans gösterdiği ve tüm sürecin izlenebilirliği konusunda da şeffaflık sağlıyoruz. E Path Programı sürdürülebilir malzeme seçimi, kullanım ömrü sonrası uygulamalar ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik bütüncül bir yaklaşım sunuyor. UL Solutions tarafından yapılan bağımsız doğrulama ise programın tanımlandığı şekilde uygulandığını teyit ediyor.” UL Solutions Başkan Yardımcısı ve Ticari İşler Direktörü Alberto Uggetti ise şu ifadeleri kullandı: “Prysmian ile yürüttüğümüz çalışmalar, sürdürülebilirlik alanında şeffaflık ve hesap verebilirlik odağını yansıtıyor. Bağımsız doğrulama sayesinde müşterilerin bilinçli kararlar almasına katkı sağlayan güvenilir çevresel beyanların oluşturulmasını destekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CK Enerji İle 3,8 Milyar kWh’lik Elektrik Tüketimi Yeşil Enerjiye Döndü Haber

CK Enerji İle 3,8 Milyar kWh’lik Elektrik Tüketimi Yeşil Enerjiye Döndü

Enerji sektöründe yeşil dönüşümün öncülerinden biri olmayı hedefleyen CK Enerji, sanayi ve ticarethane müşterilerinin yenilenebilir enerji kullanımını uluslararası geçerliliğe sahip Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) ile belgelendirerek sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Bu kapsamda 2021 yılından Haziran 2026 tarihine kadar toplam 11 bin 488 şirketin I-REC almasına aracılık eden CK Enerji, 3 milyar 785 milyon kWh elektrik tüketiminin yeşilin enerji kaynaklarından karşılandığını belgelendirdi. Böylece 1.600 ton CO₂ eşdeğeri Kapsam 2 emisyonunun yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilişkilendirilmesine ve yönetilmesine katkı sağlandı. JEOTERMAL VE HİDROELEKTRİK EN BÜYÜK PAYA SAHİP CK Enerji'nin sertifikalandırdığı yaklaşık 3,8 milyar kWh’lik elektrik tüketiminin kaynak bazlı dağılımında jeotermal ve hidroelektrik öne çıkıyor. CK Enerji verilerine göre bugüne kadar sertifikalandırılan yenilenebilir enerji tüketiminin; 1 milyar 347 milyon kWh'ı jeotermal, 1 milyar 339 milyon kWh'ı hidroelektrik, 491,3 milyon kWh'ı rüzgâr, 452,3 milyon kWh'ı güneş, 154,6 milyon kWh'ı ise biyokütle kaynaklarından sağlandı. 2026 ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI CK Enerji’den yapılan açıklamada 2026 yılının Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret edilerek, “SKDM'nin geçiş dönemi 31 Aralık 2025 itibarıyla sona erdi ve 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülüklerin uygulanacağı döneme geçildi. Bu kapsamda Avrupa Birliği'ne ihracat yapan şirketlerin ürünlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını daha yakından takip etmeleri ve raporlamaları büyük önem taşımakta. Yenilenebilir enerji sertifikaları ise şirketlerin elektrik tüketimlerinden kaynaklanan emisyonlarını uluslararası standartlara uygun şekilde yönetmelerine ve raporlamalarına katkı sağlayan önemli araçlardan biri. Artık emisyonlarını etkin şekilde yönetebilen ve azaltım çalışmalarını belgeleyebilen şirketler rekabet avantajı elde ediyor. Bu nedenle çevresel performansın belgelenmesi tedarik zincirinde önemli bir kriter haline gelmiş durumda. Aynı zamanda bankalar ve finans kuruluşları ESG kriterlerini kredi değerlendirme süreçlerine giderek daha fazla entegre ediyor. Karbon yönetimi ve sürdürülebilirlik uygulamalarını güçlendiren şirketler finansman süreçlerinde avantaj sağlayabiliyor” denildi. İHRACATÇI SANAYİ KURULUŞLARI ÖNE ÇIKIYOR I-REC sertifikalarına yönelik talebin, sürdürülebilirlik hedefleri, karbon ayak izi yönetimi ve uluslararası ticaret gereklilikleri doğrultusunda birçok sektörde hızla arttığı belirtilen açıklamada öne çıkan sektörler şöyle sıralandı: İhracatçı sanayi kuruluşları (Demir-çelik, çimento, alüminyum, kimya ve plastik),Tekstil ve hazır giyim,Otomotiv ve yan sanayi,Teknoloji şirketleri ve veri merkezleri,Bankacılık ve finans sektörü,Perakende, gıda ve hızlı tüketim sektörü. I-REC NEDİR? I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası), tüketilen elektriğin güneş, rüzgâr veya hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini uluslararası standartlarda belgeleyen bir sertifika sistemi olarak tanımlanıyor. Elektrik şebekesinde farklı kaynaklardan üretilen enerjiler fiziksel olarak birbirinden ayrılamadığı için, yenilenebilir kaynaklardan üretilen her 1 MWh elektrik için uluslararası sistemde benzersiz bir sertifika oluşturulur. Bu sertifikalar sayesinde şirketler, elektrik tüketimlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla eşleştirildiğini şeffaf ve doğrulanabilir şekilde belgeleyebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksim Enerji’den Çocuklara Sürdürülebilirlik Eğitimi Haber

Eksim Enerji’den Çocuklara Sürdürülebilirlik Eğitimi

Yüzde yüz yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Eksim Enerji, sürdürülebilir yaşam ve enerji verimliliği konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen çalışmalarına devam ediyor. Şirket, sosyal etki platformu “Yeteri Kadar” çatısı altında devreye aldığı Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları’nın üçüncüsünü Karaman’da gerçekleştirdi. Karaman Bucakkışla İlk ve Ortaokulu’nda gerçekleştirilen uygulamadan, 1’inci sınıftan 8’inci sınıfa kadar toplam 120 öğrenci yararlandı. Etkinlikte enerji tasarrufu, su verimliliği, geri dönüşüm, karbon ayak izi farkındalığı, iklim değişikliği ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları başlıklarında uygulamalı eğitimler düzenlendi. “Hem bölgesel kalkınmaya hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyoruz” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji yatırımlarını toplumsal fayda projeleriyle desteklediklerini belirterek; “YEKA ihalesi kapsamında hayata geçirdiğimiz Karaman rüzgar enerjisi santralimiz (RES), 70 MW kurulu güç büyüklüğüyle temiz enerji üretimi sağlarken aynı zamanda bulunduğu bölgede sosyal açıdan değer oluşturuyor. 2025 yılında devreye aldığımız tesisimizin olduğu bu bölgedeki çalışmalarımızla çocuklarımız; enerji sistemleri, çevre teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında da kariyer farkındalığı kazanıyor. Attığımız bu adımların yerelden ulusala uzanan örnek bir sosyal etki modeline dönüşeceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu. 10 ilde 2 bin çocuk sürdürülebilirlik eğitimi alacak Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu olarak hazırlanan program kapsamında 7-12 yaş grubundaki öğrenciler; oyunlaştırma, grup çalışmaları, istasyon uygulamaları, yaratıcı drama ve deneysel öğrenme yöntemleriyle süreçlere aktif olarak dahil oldu. Gerçekleşen çalışmalar arasında tohum topu yapımı, teraryum yapımı ve tohum döngüsü eğitimleri yer aldı. Sürdürülebilirlik bilincinin ve çevresel dönüşümün toplumsal tabana yayılmasına katkı sunmayı amaçlayan Eksim Enerji, 2027 yılı sonuna kadar 10 ilde toplam 2 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB’de Üst Düzey Atama  Haber

EİB’de Üst Düzey Atama 

Yusuf Gabay, EİB bünyesinde Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık’tan sonra Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörlüğü görevini yürütecek ikinci isim olacak. Gabay, sürdürülebilirlik çalışmalarını daha ileri taşımak için çalışacaklarını söyledi. EİB sürdürülebilirlikte öncü kurumlar arasında yer alıyor Sürdürülebilirliğin küresel ticaretin geleceğini belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini ifade eden Yusuf Gabay, Ege İhracatçı Birlikleri'nin bu alanda uzun yıllardır öncü çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Gabay, "Dünya ticaretinin kuralları değişiyor. Artık rekabet karbon ayak izi, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, izlenebilirlik ve sosyal sorumluluk kriterleriyle de şekilleniyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ihracatçılarımız için yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu dönüşüm sürecinde üyelerimizin yanında yer alıyor, sürdürülebilirliği ihracatımızın geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz." dedi. Global Compact'a üye olan ilk ihracatçı birliği EİB'nin sürdürülebilirlik alanında Türkiye'de birçok ilke imza attığını belirten Başkan Gabay, "Ege İhracatçı Birlikleri, dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne (UN Global Compact) üye olan ilk ihracatçı birliği olmuştur. 2021 yılında sorumluluk bildirim raporumuzu sunarak bu küresel inisiyatifin bir parçası olduk. Düzenli olarak yayımladığımız İlerleme ve Sorumluluk Bildirim Raporlarımızla sürdürülebilirlik alanındaki performansımızı şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyoruz." diye konuştu. 8 bin ihracatçı firmanın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyor EİB bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun 12 ihracatçı birliğinin temsilcilerinden oluştuğunu ifade eden Gabay, sürdürülebilir ihracat, dijital dönüşüm, temiz teknolojiler, iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. "Bugün 8 bini aşkın ihracatçı firmamızın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyoruz." diyen Yusuf Gabay, şöyle devam etti: "Firmalarımıza karbon ayak izi hesaplama ve yönetimi, sürdürülebilir ihracat stratejileri, döngüsel ekonomi uygulamaları, AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Aynı zamanda yeşil finansman kaynaklarına erişim, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası mevzuatlara uyum süreçlerinde de üyelerimize destek oluyoruz. Amacımız ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü korurken yeni ticaret düzenine en hızlı şekilde uyum sağlamalarını desteklemek." 2025 yılında 66 eğitimle 2 bin 500 katılımcıya ulaşıldı Sürdürülebilirliğin bilgi ve farkındalıkla güçleneceğini belirten Gabay, EİB'nin son yıllarda eğitim faaliyetlerine önemli kaynak ayırdığını söyleyerek, "2025 yılı boyunca sürdürülebilirlik temalı 66 eğitim, webinar, panel ve çalıştay düzenledik. Yaklaşık 2 bin 500 katılımcıya ulaştık. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi), tekstilde sürdürülebilir çözümler, karbonsuzlaşma uygulamaları, AB mevzuatları, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim konularında sektörlerimize yönelik çok sayıda program gerçekleştirdik. Bunun yanında kadınlar, gençler, üreticiler ve ihracatçılarımıza yönelik farkındalık projeleriyle sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutunu da destekledik." diye konuştu. Devlet desteklerinde en kapsamlı hizmeti EİB sunuyor Başkan Gabay, “Devlet destekleri konusunda EİB olarak ihracatçı firmalarımıza en kapsamlı rehberlik hizmeti sunan kurumların başında geliyoruz. Yurt dışı fuarlar, Turquality, UR-GE, marka, tasarım, e-ihracat, pazara giriş belgeleri ve Responsible destekleri başta olmak üzere birçok alanda firmalara danışmanlık sağlıyoruz. Bu çalışmalar sayesinde firmalarımızın küresel pazarlarda daha güçlü markalar haline gelmesini destekliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik ödülleri Sektörlerin sürdürülebilir dönüşümünü destekleyen projelere büyük önem verdiklerini dile getiren Gabay, sürdürülebilirlik kriterlerinin EİB'nin UR-GE projelerinde temel öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Tarım sektörlerinde sürdürülebilir üretim ve izlenebilirlik uygulamaları, sanayi sektörlerinde enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojileri, madencilik sektöründe çevre dostu üretim ve kaynak verimliliği gibi alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Geçen sene ABD, İspanya, Avusturya ve Çin’in de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin aday olduğu yarışmada, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, İspanya’da düzenlenen 42. Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) anlamlı bir ödülle döndü. Birliğimizin gıda güvenliği çalışmaları çerçevesinde geliştirdiği “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Sürdürülebilir Yönetimi Projesi”, Palma de Mallorca’daki kongrede, “Sürdürülebilirlik Ödülü”ne değer görüldü. Türkiye’nin projeyle ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım, INC tarafından “küresel ölçekte model” olarak değerlendirildi. Aynı zamanda geçtiğimiz günlerde tekstil sektöründe gerçekleştirilen Yaşam Döngüsü Analizi Danışmanlığı faaliyetimizin Ticaret Bakanlığımız tarafından 'İyi Uygulama Örneği' ödülüne layık görülmesi sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızın başarısını ortaya koymuştur." EİB'nin yalnızca üyelerine değil, kendi kurumsal yapısında da sürdürülebilirlik uygulamalarını hayata geçirdiğini belirten Yusuf Gabay, "ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve Sıfır Atık Belgesi kapsamında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dijitalleşme ve kağıtsız ofis uygulamalarıyla kaynak kullanımını azaltıyor, sera gazı emisyonlarımızı uluslararası standartlara uygun şekilde ölçüyor ve çevresel performansımızı düzenli olarak raporluyoruz. Kurum olarak örnek olmayı önemsiyoruz.” dedi. Yeni dönemde odak noktası: Karbon yönetimi ve yapay zeka Yeni dönemde ihracatçıların yeşil dönüşüm sürecine daha güçlü destek vermeyi hedeflediklerini söyleyen Gabay, "Önümüzdeki dönemde firmalarımızın karbon yönetimi ve iklim riskleri konusunda kapasitelerini artırmaya, SKDM ve sürdürülebilirlik raporlaması süreçlerine uyumlarını hızlandırmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmaya ve enerji verimliliği projelerini desteklemeye odaklanacağız. Bunun yanında uluslararası fonlardan daha fazla yararlanılması, Avrupa Birliği projelerinde etkinliğin artırılması ve yapay zeka ile dijital teknolojilerin sürdürülebilirlik çalışmalarına entegrasyonu da önceliklerimiz arasında yer alacak. Hedefimiz, sektörlerimizin sürdürülebilirlik yol haritalarını güçlendirerek Türk ihracatının küresel rekabetçiliğine katkı sunmak." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası Haber

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası

“İyi Uygulama Örneği” ödülü, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar tarafından, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan’a takdim edildi. UR-GE Projemizle 17 firmanın sürdürülebilirlik yetkinliklerini artırdık Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan, “Birliğimiz tarafından 2021 yılında başlatılan “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” UR-GE Projesi, Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere küresel sürdürülebilirlik dönüşümüne uyum sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Proje kapsamında 17 firmanın sürdürülebilir üretim, karbon yönetimi, enerji verimliliği ve döngüsel tekstil alanlarında kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Projede firmalara; Enerji Verimliliği Danışmanlığı, İklim Değişikliği ile Mücadele ve ISO 14064 Kurumsal Karbon Ayak İzi Yönetimi Danışmanlığı, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Danışmanlığı ile Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) Danışmanlığı olmak üzere dört ayrı danışmanlık hizmeti sunuldu.” dedi. Firmalar sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etti Başkan Göksan, “İyi Uygulama Örneği” ödülünü alan LCA Danışmanlığı kapsamında ise firmaların Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamaları ve müşterilerinin sürdürülebilirlik taleplerine yanıt verebilmeleri amacıyla ISO 14040 ve ISO 14044 standartlarına uygun ürün yaşam döngüsü analizleri gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında her firma için ürün bazlı “Beşikten Mezara Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi” yapılarak farklı LCA senaryoları analiz edildi ve raporlandı. Proje sayesinde firmaların sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etmeleri, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik aksiyonlar geliştirmeleri ve uluslararası pazarlarda rekabet avantajı kazanmaları sağlandı. Birçok firma, elde edilen LCA raporlarını müşterileriyle paylaşarak ürünlerinin pazarlanmasında önemli avantaj elde etti.” diye konuştu. Firmalarımızın Avrupa’daki güncel uygulamaları yerinde incelemelerine olanak sunduk Turan Göksan, “Proje kapsamında ayrıca sürdürülebilirlik ve döngüsel tekstil alanındaki iyi uygulama örneklerini yerinde incelemek amacıyla Hollanda’ya yönelik yurt dışı pazarlama ve inceleme heyeti programı düzenlendi. Firmalar, Circular Textile Days etkinliğine katılarak Avrupa’daki güncel uygulamaları ve sektörel dönüşüm süreçlerini yakından inceleme fırsatı buldu. ETHİB tarafından 18-19 Şubat 2025 tarihlerinde düzenlenen eğitim programları kapsamında ise karbon ayak izi, ürün karbon ayak izi, su ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi konularında sektör çalışanlarına uygulamalı eğitimler verildi. Eğitimlerle firmaların sürdürülebilirlik alanındaki teknik bilgi altyapılarının güçlendirilmesi hedeflendi.” dedi. SKDM’ye uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz Başkan Göksan, sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün tekstil sektörünün geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, “Sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına ve ihracatçılarımızın küresel rekabette güçlenmesine katkı sağlayan destekleri dolayısıyla Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat başta olmak üzere Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi yeni küresel düzenlemelere uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rally Bodrum, Sürdürülebilirlik Vizyonuyla Doğaya Saygısını Bir Kez Daha Kanıtladı Haber

Rally Bodrum, Sürdürülebilirlik Vizyonuyla Doğaya Saygısını Bir Kez Daha Kanıtladı

Bu yıl altıncı kez düzenlenen organizasyon, Commited iş birliği ile uluslararası geçerliliği olan karbon nötr sertifikasını yenileyerek çevresel sürdürülebilirliğini tescilledi. Etkinlik kapsamında 600’ü aşkın katılımcının konaklama, ulaşım ve enerji tüketimi gibi tüm emisyon kaynakları Green Events Tool (GET) metodolojisi ile detaylıca ölçümlenmiş ve ortaya çıkan karbon ayak izi, Gold Standard sertifikalı projelerle yapılan yatırımlar sayesinde sıfırlandı. Organizasyonun operasyonel süreçlerinde doğayı korumaya yönelik köklü değişikliklere gidildi. Enerji ihtiyacı, ralli merkezi Duja Hotels bünyesindeki güneş enerjisi panellerinden karşılanarak temiz enerji kullanımı sağlandı. Yol keşif formları ve seyirci haritalarında basılı dokümanlardan tamamen vazgeçilerek dijital sisteme geçildi. Su kaynaklarını korumak amacıyla ralli merkezinde ters osmoz sistemi kullanılırken, oluşan tüm atıksu biyolojik arıtma tesislerinde işlenerek yeşil alan sulamasında değerlendirildi. Ayrıca, nakliye kaynaklı karbon salınımını azaltmak adına su, kırtasiye, hırdavat ve tekstil gibi ihtiyaçların tamamı Bodrum ve Milas’taki yerel tedarikçilerden karşılandı. Organizasyonda görevli gözetmen ve sektörlere tohumlu kurşun kalemler dağıtıldı, görev yerlerine dikim yapmaları sağlandı. Yarış sonrasında Etrim köyünde Misgibi1Bodrum üyeleriyle birlikte etap ve seyirci alanlarında kapsamlı temizlik çalışmaları yürütüldü. Ayrıca start seremonisi alanında Misgibi1Bodrum standında halka ve sporculara çevre bilinci ile ilgili broşürler dağıtıldı. Atık yönetimi konusunda ise servis alanına sıfır atık bilincini pekiştirmek amacıyla 7’li toplama sistemi yerleştirildi ve yarış etaplarında Packoala’dan temin edilen, doğada 3 ay içinde yok olabilen, mikroplastik içermeyen %100 bitki bazlı çöp torbaları kullanıldı. Ayrıca yarış sonrası yaklaşık 30 litre atık yağ ve 20 adet ömrünü tamamlamış lastik geri dönüşüm için ilgili birimlere teslim edildi. Sosyal sorumluluk projeleriyle de desteklenen ralli kapsamında, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin mavi kapak projesi için toplama noktaları oluşturuldu. TOSFED Kadın Komisyonu tarafından Bodrum Ortakent Dr. Hüseyin Mümtaz Ataman İlkokulu'nda düzenlenen ‘Velinin Karnesi Nasıl’ trafik ve yol güvenliği eğitimine, trafikte çevre ve bilinçlendirme çalışması yapıldı. Ralli süresince #çevreiçinstartal etiketiyle yürütülen dijital farkındalık çalışmalarıyla 1,5 milyondan fazla kişiye ulaşıldı. Rally Bodrum, bu kapsamlı aksiyon planıyla hem spor dünyasına hem de yerel halka sürdürülebilir bir gelecek mesajı vererek 2027 yılı için hazırlıklarına başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrik Ekipmanları Sektörünün Liderleri İstanbul’da Buluştu Haber

Elektrik Ekipmanları Sektörünün Liderleri İstanbul’da Buluştu

Sönmez Trafo’nun 50. kuruluş yıldönümü kapsamında yarım asırlık yolculuğunun paylaşıldığı etkinlikte, Türkiye’nin enerji üretimi ve altyapısındaki rekabetçi karakteri masaya yatırıldı. Küresel büyüklüğü 70 milyar dolara ulaşan transformatör sektöründeki modern trendler ve yenilikçi teknolojiler hakkında uzman görüşlerinin ele alındığı organizasyonda, Sönmez Trafo'nun Dilovası’nda bulunan üretim tesislerine fabrika ziyareti de gerçekleştirildi. Önümüzdeki 10 yıl içinde küresel büyüklüğünün iki katına çıkması beklenen bu dev pazarda, uluslararası ziyaretçilere bir üretim üssü olarak Türkiye'nin güçlü altyapısı tanıtıldı. “Türkiye trafo sektörü güven veren bir çözüm ortağı” Sektörün küresel geleceğine dair görüşlerini paylaşan Sönmez Trafo CEO’su Oluş Sönmez, transformatörlerin enerji arz güvenliğindeki kritik rolünü şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün dünya, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde tarihi bir kırılma noktasından geçiyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi regülasyonlar, artık sadece birer kural değil; tüm küresel enerji altyapısının yeni baştan inşa edilmesi için somut talimat niteliği taşıyor. Transformatörler işte bu devasa ekosistemde, elektriği bir noktadan diğerine taşırken onun ‘doğru dille’ konuşmasını sağlayan evrensel birer tercüman görevi görüyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde trafo sektöründe küresel büyüklüğün 140 milyar dolar seviyelerine ulaşacak olması, yeşil ve dijital dönüşüm alanındaki girişimlerin bir sonucu olarak gerçekleşecek. Türkiye, sahip olduğu teknolojik adaptasyon yeteneğiyle bu dönüşümde sadece bir üretici değil, güven veren bir çözüm ortağı olmayı sürdürecek. 50 yıl önce başladığı yolculukta Sönmez Trafo da CERN’den İskandinavya’nın en zorlu coğrafyalarına kadar taşıdığı birikimle, bu değişimin tam merkezinde yer almaya devam edecek.” “Trafolar her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü” Sektörün yüksek katma değerli üretim vizyonuna dikkat çeken Sönmez Trafo Co-CEO’su Oğuz Sönmez ise, Türkiye’nin bu alandaki rekabetçi gücünü şirketin yarım asırlık mirasıyla harmanladıklarını belirterek şunları kaydetti: “Enerji ekipmanları sektörü, artık sadece kapasite ve hızla değil, karbon ayak izi düşüklüğü ve verimliliği yüksek çözümlerle de şekilleniyor. Türkiye transformatör sektörü, büyük ölçekli üretimlerde sergilediği maliyet disiplini ve yüksek kalite standardıyla bugün küresel devlerle aynı ligde yer alıyor. Bir zamanlar demiryolu projelerinde sadece bakım ve onarım yapan bir yapıdan, bugün dünya raylarında imzası olan küresel bir oyuncuya dönüşmemiz, Türk sanayiinin ulaştığı noktanın en somut örneğidir. İsviçre merkezli PCS Holding ile 2023 yılında başlayan stratejik ortaklığımız da bu yerli mühendislik dehasına duyulan küresel güvenin bir tescilidir. Biz transformatörü sadece bakır ve çelikten ibaret bir cihaz olarak değil, her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü olarak görüyoruz. 50. yılımızda hedefimiz, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarımızla raylı sistemler ve özel projelerdeki küresel öncülüğümüzü daha da pekiştirmek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Transformatör Sektörü 10 Yılda 140 Milyar Dolar Büyüklüğe Ulaşacak Haber

Transformatör Sektörü 10 Yılda 140 Milyar Dolar Büyüklüğe Ulaşacak

Sönmez Trafo’nun 50. kuruluş yıldönümü kapsamında yarım asırlık yolculuğunun paylaşıldığı etkinlikte, Türkiye’nin enerji üretimi ve altyapısındaki rekabetçi karakteri masaya yatırıldı. Küresel büyüklüğü 70 milyar dolara ulaşan transformatör sektöründeki modern trendler ve yenilikçi teknolojiler hakkında uzman görüşlerinin ele alındığı organizasyonda, Sönmez Trafo'nun Dilovası’nda bulunan üretim tesislerine fabrika ziyareti de gerçekleştirildi. Önümüzdeki 10 yıl içinde küresel büyüklüğünün iki katına çıkması beklenen bu dev pazarda, uluslararası ziyaretçilere bir üretim üssü olarak Türkiye'nin güçlü altyapısı tanıtıldı. “Türkiye trafo sektörü güven veren bir çözüm ortağı” Sektörün küresel geleceğine dair görüşlerini paylaşan Sönmez Trafo CEO’su Oluş Sönmez, transformatörlerin enerji arz güvenliğindeki kritik rolünü şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün dünya, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde tarihi bir kırılma noktasından geçiyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi regülasyonlar, artık sadece birer kural değil; tüm küresel enerji altyapısının yeni baştan inşa edilmesi için somut talimat niteliği taşıyor. Transformatörler işte bu devasa ekosistemde, elektriği bir noktadan diğerine taşırken onun ‘doğru dille’ konuşmasını sağlayan evrensel birer tercüman görevi görüyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde trafo sektöründe küresel büyüklüğün 140 milyar dolar seviyelerine ulaşacak olması, yeşil ve dijital dönüşüm alanındaki girişimlerin bir sonucu olarak gerçekleşecek. Türkiye, sahip olduğu teknolojik adaptasyon yeteneğiyle bu dönüşümde sadece bir üretici değil, güven veren bir çözüm ortağı olmayı sürdürecek. 50 yıl önce başladığı yolculukta Sönmez Trafo da CERN’den İskandinavya’nın en zorlu coğrafyalarına kadar taşıdığı birikimle, bu değişimin tam merkezinde yer almaya devam edecek.” “Trafolar her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü” Sektörün yüksek katma değerli üretim vizyonuna dikkat çeken Sönmez Trafo Co-CEO’su Oğuz Sönmez ise, Türkiye’nin bu alandaki rekabetçi gücünü şirketin yarım asırlık mirasıyla harmanladıklarını belirterek şunları kaydetti: “Enerji ekipmanları sektörü, artık sadece kapasite ve hızla değil, karbon ayak izi düşüklüğü ve verimliliği yüksek çözümlerle de şekilleniyor. Türkiye transformatör sektörü, büyük ölçekli üretimlerde sergilediği maliyet disiplini ve yüksek kalite standardıyla bugün küresel devlerle aynı ligde yer alıyor. Bir zamanlar demiryolu projelerinde sadece bakım ve onarım yapan bir yapıdan, bugün dünya raylarında imzası olan küresel bir oyuncuya dönüşmemiz, Türk sanayiinin ulaştığı noktanın en somut örneğidir. İsviçre merkezli PCS Holding ile 2023 yılında başlayan stratejik ortaklığımız da bu yerli mühendislik dehasına duyulan küresel güvenin bir tescilidir. Biz transformatörü sadece bakır ve çelikten ibaret bir cihaz olarak değil, her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü olarak görüyoruz. 50. yılımızda hedefimiz, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarımızla raylı sistemler ve özel projelerdeki küresel öncülüğümüzü daha da pekiştirmek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.