Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Ayak Izi

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Ayak Izi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Ayak Izi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Serenity Queen Otel, I-REC ile Elektriğini “Yeşil Enerji”den Karşılayacak Haber

Serenity Queen Otel, I-REC ile Elektriğini “Yeşil Enerji”den Karşılayacak

Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmak, karbon salımını sıfırlamak için harekete geçen City Line İnşaat Emlak Turizm, Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da hizmet veren Serenity Queen Otel’in elektrik tüketimini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşıladığını yeşil enerji sertifikasıyla belgeledi. CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan otel, 3 milyon 500 bin kWh elektrik tüketimini temiz enerji kaynaklarından karşılayacak. 68 BİN YETİŞKİN AĞAÇ DİKİLMESİNE BEDEL Antalya’nın gözde turizm destinasyonlarında Alanya’da faaliyet gösteren Serenity Queen Otel, I-REC alarak toplam 1.505 ton CO₂ emisyonunu engellerken, bu emisyonların çevreye olan etkisini de nötrledi. Böylece 68 bin yetişkin ağaç dikilmesine eş değer bir karbon emisyonu sıfırlanırken, şehir merkezinde 320 otomobilin bir yıl boyunca trafikten çekilmesine denk bir çevresel fayda sağlandı. Beş yıldızlı otelin Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası, Serenity Queen Otel’de gerçekleştirilen törenle CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç tarafından Serenity Queen Otel Müdürü Murat Merdan’a takdim edildi. “KONAKLAMA TERCİHLERİNDE ETKİLİ” Turizm alanında çevre dostu adımları atmasının sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıdığına işaret eden CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç, “Çevreye karşı artan duyarlılık konaklama sektöründeki tercihlere de yansıyor. Yerli ve yabancı turistler, kaldıkları tesislerin çevreye duyarlı uygulamalar benimseyen, sürdürülebilirlik ilkelerine uygun hareket eden ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik adımlar atan işletmeler olmasına giderek daha fazla önem veriyor. Bu doğrultuda enerji verimliliği sağlayan, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelen ve doğal kaynakları koruma bilinciyle hareket eden tesisler, rekabette de önemli bir avantaj elde ediyor. Sürdürülebilir turizm anlayışını benimseyen işletmelerin sayısının artması, sektörün geleceği ve çevresel etkilerin azaltılması açısından büyük değer taşıyor. Bu bakımdan City Line Grubu tarafından atılan bu adımın çok sektörde iyi örnekleri çoğaltması açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum” dedi. “SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM ANLAYIŞI ÖNCELİĞİMİZ” Serenity Queen Otel Müdürü Murat Merdan da, “Sürdürülebilir Turizm anlayışı her zaman ilk hedeflerimizden biri oldu. Bu anlayış ile yola çıktığımızdan dolayı otelimiz içindeki tüm uygulamalarda hedefimiz doğaya zarar vermeyen, çevre dostu uygulamaları ve ürünleri kullanmak oluyor. Otel çevre eylem planımıza da uyarak faaliyetlerimizde su tasarrufu, enerji tasarrufu, atık azaltımı, karbon ayak izi takibini de yapmayı hedeflemekteyiz. Enerji kaynaklarını yenilenebilir kaynaklardan sağlamak Serenity Queen ailesi için büyük bir mutluluk.” diye konuştu. YENİLENEBİLİR ENERJİ SERTİFİKASI NEDİR? Son yıllarda giderek yaygınlaşan I-REC (Yenilebilir Enerjisi Sertifikası), RECs International tarafından geliştirilen elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini belgeleyen uluslararası sertifikasyon sistemi. Uluslararası bağımsız bir kuruluş olan IREC Foundation tarafından verilen ve denetlenen bu sistemde, yenilenebilir enerji tesislerinde (güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal ve biokütle) üretilen her 1 MWh elektrik karşılığında bir sertifika oluşturuluyor. Yetkili enerji şirketleri de bu sertifikayı talep eden müşterilerinin elektrik enerjilerini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasına destek veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fibasigorta ve cOmmited Bankasürans Zirvesi’nin Karbon Ayak İzini Dengeledi Haber

Fibasigorta ve cOmmited Bankasürans Zirvesi’nin Karbon Ayak İzini Dengeledi

Yaklaşık 400 katılımcının bir araya geldiği zirvenin 12,64 tCO₂e emisyonu, Gold Standard sertifikalı karbon kredileriyle dengelendi. Etkinliğin karbon ayak izi, uluslararası alanda kabul gören GHG Protocol Kurumsal Standartları (Scope 1, 2, 3) ve BP Target Neutral Events Calculator (v9) metodolojisiyle ölçüldü. Hesaplamada hava yolu ulaşımı, kara ulaşımı, toplu taşıma, konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri, mekan enerji tüketimi ve malzeme-atık yönetimi olmak üzere 7 emisyon kalemi değerlendirildi. Yaklaşık 250 dolarlık offset maliyetiyle gerçekleştirilen dengeleme süreci, etkinliği resmi olarak karbon nötr statüsüne taşıdı. Kişi başı 31,6 kg CO₂e olarak hesaplanan emisyon değeri, yaklaşık 63.200 km araç yolculuğuna ya da 8 uçuş saatine eşdeğer bir karbon yüküne karşılık geliyor. Sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden iş birliklerine kadar tüm iş modellerinin merkezine konumlandırdıklarını belirten Fibasigorta Genel Müdür Yardımcısı Buket Erşan, “cOmmited ile bu ilk iş birliğimiz değil; daha önce birlikte geliştirdiğimiz ‘Sürdürülebilir Gelecek Ferdi Kaza Sigortası’ ile sigortacılık ürünlerinin içine karbon dengeleme mekanizmalarını entegre ederek sektörde öncü bir model ortaya koyduk ve kısa sürede binlerce ton karbon emisyonunun dengelenmesine katkı sağladık. Öte yandan döngüsel ekonomiyi destekleyen iş birlikleri de geliştiriyoruz. Hem sıfır hem de yenilenmiş elektronik cihazları sigortalıyor, bu cihazların daha uzun süre kullanımını teşvik eden iş modelleriyle elektronik atıkların azaltılmasına katkı sağlarken sorumlu tüketim alışkanlıklarını destekliyoruz. Bugün cOmmited iş birliğiyle Banksürans Zirvesi’nin karbon ayak izini dengelemek, bu bütünsel yaklaşımımızın bir devamı. Amacımız sigortacılığın dönüştürücü gücüyle daha sürdürülebilir bir geleceğe somut katkı sağlamak” dedi. cOmmited Genel Müdürü Levent Köseoğlu ise şunları söyledi: “Fibasigorta ile yürüttüğümüz iş birliği, sürdürülebilirliğin yalnızca kurumsal raporlarda kalan bir taahhüt olmadığını, her etkinlikte, her üründe ve her iş kararında somutlaşabileceğini gösteriyor. Bankasürans Zirvesi'nin karbon ayak izini GHG Protocol standartlarıyla ölçüp Gold Standard sertifikalı kredilerle dengelemek, şeffaflığı ve hesap verebilirliği aynı anda hayata geçirmek demek. cOmmited olarak amacımız, bu tür uygulamaların olağan hale geldiği bir iş dünyası inşa etmek; Fibasigorta gibi sektöre yön veren iş ortaklarıyla attığımız her adım bizi o hedefe biraz daha yaklaştırıyor." Karbon nötr etkinlik kimliğinin kamuoyuyla ve katılımcılarla şeffaf biçimde paylaşılması adına çeşitli mekanizmalar devreye alındı. Zirvede kahve molası alanlarındaki ana ekranlara yansıtılan emisyon raporu hem etkinlik verilerini hem de dengeleme sürecini tüm katılımcılarla anlık olarak paylaştı. QR kod aracılığıyla ulaşılan commitedevents.app sayfası üzerinden katılımcılar emisyon raporu ile gönüllü karbon azaltım sertifikasına doğrudan erişebildi. Bu uygulama, Türkiye'deki etkinlik sektöründe şeffaflık ve sürdürülebilirlik raporlaması açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mars Logistics, 2025’i Büyük Ölçekli Yatırımlar ve 633,9 Milyon Euro Ciro ile Kapattı Haber

Mars Logistics, 2025’i Büyük Ölçekli Yatırımlar ve 633,9 Milyon Euro Ciro ile Kapattı

Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, 2025 yılı performansına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılı, Mars Logistics için yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, aynı zamanda geleceğe yaptığımız stratejik yatırımlarla öne çıkan bir yıl oldu. Operasyonel gücümüzü artırırken sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve insan odaklı dönüşüm alanlarında attığımız adımlarla sektörümüzde fark yaratmaya devam ettik. Bu yaklaşımımızla önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” Operasyonel Gücü Artıran Yatırımlar Mars Logistics, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği yüksek hacimli araç ve ekipman yatırımlarıyla operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Şirket, filosuna kattığı 308 adet çekici ve 850 treyler ile hem yurtiçi hem de uluslararası taşımacılık operasyonlarında verimlilik ve esneklik sağladı. Bu yatırımlar, Mars Logistics’in büyüyen müşteri portföyü ve iş hacmine daha hızlı yanıt verebilmesini sağlarken, aynı zamanda uzun vadeli stratejik iş birliklerini de güçlendirdi. Sahillioğlu, konuya ilişkin olarak: “Filo yatırımlarımızı yalnızca kapasite artışı olarak değil, hizmet kalitemizi ve operasyonel esnekliğimizi ileriye taşıyan stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Güçlü iş ortaklıklarımızla birlikte müşterilerimize daha rekabetçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz.” dedi. Avrupa’da Büyüme Sürüyor Şirket, Avrupa’daki yapılanmasını güçlendirme hedefi doğrultusunda İspanya’daki varlığını genişleterek Tarragona’da yeni bir şube açtı. Bu yatırım, Mars Logistics’in Avrupa içi taşımacılık operasyonlarında koordinasyonu artırırken, bölgesel uzmanlık gerektiren taşımalara daha etkin çözümler sunmasını sağladı. Sahillioğlu, Avrupa yapılanmasına ilişkin olarak: “Avrupa, büyüme stratejimizin en önemli odak noktalarından biri. Yerinde yapılanma modelimiz sayesinde müşterilerimize daha hızlı, daha entegre ve daha katma değerli hizmetler sunuyoruz.” açıklamasında bulundu. Depo Yatırımları Devam Ediyor Türkiye genelinde gerçekleştirdiği depo yatırımlarıyla da dikkat çeken, Bursa’da İzinli Gönderici Yetkili depo ve Erzurum, Trabzon ve Van’da açtığı yeni lojistik merkezleri ile şirket, hem ihracat süreçlerini hızlandırdı hem de bölgesel dağıtım kabiliyetini güçlendirdi. Bu yatırımlar, Mars Logistics’in müşterilerine sunduğu uçtan uca lojistik çözümleri daha entegre ve verimli hale getirirken, aynı zamanda operasyonel hız ve esneklik avantajı sağladı. “Sürdürülebilirlik, sektörün geleceğini belirleyen temel bir gereklilik” Intermodal çözümlerini sürekli geliştiren ve genişleten Mars Logistics, haftalık yüksek frekanslı tren seferleriyle hem operasyonel verimlilik hem de düşük karbon ayak izi avantajı sağladı. “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, sektörün geleceğini belirleyen temel bir gereklilik” diyen Sahillioğlu, “Demiryolu ve intermodal yatırımlarımızla hem olumsuz çevresel etkilerimizi azaltıyor hem de müşterilerimize daha verimli ve güvenilir çözümler sunuyoruz” diyerek, yeşil lojistik çalışmalarından bahsetti. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını 2025 yılında daha da ileri taşıyan, enerji verimliliği, sıfır atık uygulamaları, yağmur suyu geri kazanımı ve dijitalleşme projeleriyle karbon ayak izini azaltan Mars Logistics, “Dünyaya Değer” yaklaşımıyla sektörde örnek uygulamalara imza attı. I-REC sertifikasyon kapsamını genişleterek yenilenebilir enerji kullanımını artıran ve karbon ayak izini azaltma yönündeki kararlılığını sürdüren Mars Logistics, her sene yayınlanan Türkiye’nin yeşil izlenebilirlik raporu Sürdürülebilir 500 Şirket (S-500) listesinde bu sene de yerini korudu. Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık Manifestosu Yayınlandı “Başarının temelinde güçlü bir kurum kültürü ve mutlu çalışanlar yer alıyor. Farklılıkların değer yarattığı bir çalışma ortamı oluşturarak sürdürülebilir başarının önünü açıyoruz” diyen Sahillioğlu, 2025 yılında yayımladığı Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu ile insan odaklı kurumsal yaklaşımını daha da güçlendirdiklerini belirterek, kapsayıcı bir iş ortamı oluşturmayı stratejik öncelik olarak gördüklerini belirtti. İkinci Kez Hizmet İhracatı Şampiyonu Mars Logistics, hizmet ihracatındaki başarısını 2025 yılında da sürdürerek, Hizmet İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği “Hizmet İhracatının Şampiyonları Ödülleri”nde Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri kategorisinde bu sene ikinci kez şampiyon oldu. Firmaların ülkeye kazandırdıkları döviz tutarına göre belirlenen sıralamadaki başarı, Mars Logistics’in global pazarlardaki güçlü konumunu pekiştirdi. Yatırımlar Devam Edecek 2026 yılına 70 milyon Euro’yu aşan yatırım programı ile girdiklerini söyleyen Sahillioğlu, yeni tren hatları, artan filo kapasitesi ve genişleyen depo ağı ile entegre lojistik çözümlerini daha da ileri taşımayı planladıklarını belirtti ve sözlerini şu şekilde tamamladı: “Mars Logistics olarak hedefimiz; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve insan odaklı yaklaşımı merkeze alarak lojistik sektörünün geleceğini şekillendiren global bir oyuncu olmaktır. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarıyı daha ileriye taşımaya kararlıyız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı Haber

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı

Kaptan Holding bünyesindeki üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak yatırımını büyüten Saytek, üretim kapasitesini artırma ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendirme hedefiyle faaliyetlerine devam ediyor. İlk etapta yıllık 20.000 ton üretim kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanan fabrikanın, yaklaşık 100 kişiye ek istihdam sağlaması öngörülüyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, “Bu yatırım, Saytek’in üretim gücünü ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendiren kritik bir adımdır” dedi. Saytek Medikal ve Plastik A.Ş., stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda geri dönüşüm alanındaki üçüncü fabrikasını bünyesine kattı. Şirket, Cebi Ailesi yönetimindeki Kaptan Holding’e ait Tekirdağ Hayrabolu’daki rPET (geri dönüştürülmüş PET) üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak operasyonel kapasitesini genişletti. 35 bin metrekare açık alan içinde 13.000 m² kapalı alana kurulu yeni fabrika ile üretim kapasitesini artırmayı ve özellikle gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğini büyütmeyi hedefleyen şirket, bu yatırımla birlikte faaliyet alanını daha da güçlendirdi. Söz konusu yatırımın, Saytek’in hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında rekabet gücünü artırması bekleniyor. “Ölçek büyüttüğümüz yeni bir dönemin başlangıcı” Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, Tekirdağ Hayrabolu’da devreye alınan yeni fabrikanın büyüme stratejisinde kritik bir adım olduğunu belirterek, “Tekirdağ Hayrabolu’da hayata geçirdiğimiz yeni fabrikamız, geri dönüştürülmüş atık plastik alanındaki üretim gücümüzü daha ileri taşıyan önemli bir yatırım. Bu tesisle birlikte hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğimizi büyütüyoruz. Bugün geri dönüşüm yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda sanayi için stratejik bir ham madde kaynağı ve ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri haline geldi. Biz de bu yatırımla Türkiye’de döngüsel ekonominin gelişimine daha güçlü katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi. “2025 yılında 8,98 milyar TL ciro elde ettik” Bu yatırımı aynı zamanda şirketin büyüme ivmesini kalıcı hale getirecek bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yıldırım, “2025 yılında hasılatımızı bir önceki yıla göre %242,5 artırarak 8,98 milyar TL seviyesine yükselttik. Bu büyüme, Saytek’in çok sektörlü yapısının ve genişleyen operasyonlarının bir sonucu. Bugün Avusturya, Romanya, Fransa, Portekiz ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Tekirdağ’daki yeni fabrikamız da hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında bu büyümeyi destekleyecek güçlü bir üretim altyapısı oluşturacak” diye konuştu. “Avrupa pazarı için güvenilir bir tedarikçi olmayı hedefliyoruz” Avrupa pazarındaki beklentilerin hızla değiştiğine dikkat çeken Yıldırım, “Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel pazarlarda geri dönüştürülmüş hammaddelere yönelik regülasyonlar giderek sıkılaşıyor. Karbon ayak izi, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterleri artık yalnızca çevresel değil, doğrudan ticari bir rekabet unsuru haline geldi. Saytek olarak hedefimiz, ihracat yaptığımız ülkelerde pazar payımızı büyütürken aynı zamanda Avrupa’da uzun vadeli ve kalıcı bir tedarikçi olarak konumlanmak. Tekirdağ yatırımımız, bu stratejiyi destekleyen en önemli üretim adımlarımızdan biri” ifadelerini kullandı. “Konya Kulu yatırımımızla kapasite ve ürün portföyü büyüyor” Saytek’in büyüme planlarının yalnızca Tekirdağ yatırımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yıldırım şöyle konuştu: “Geri dönüşümdeki büyüme stratejimizi yeni yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. Konya Kulu OSB’de tarafımıza tahsis edilen 24.283,57 m² alanda kurulması planlanan rPET levha ve gıda ambalajı üretim tesisi için mimari projemizi tamamladık ve fizibilite çalışmalarımızı hazırladık. 2028 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlamayı hedeflediğimiz bu yatırım, yalnızca kapasite artışı değil; aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim kabiliyetine geçiş anlamına geliyor. Böylece geri dönüşümde ürettiğimiz rPET flake ürünlerini levha ve gıda ambalajı gibi alanlarda değerlendirerek ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü artırmayı amaçlıyoruz.” “Sürdürülebilir büyümenin temelinde entegre yapı var” Şirketin faaliyet alanlarının birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğunu belirten Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: “Saytek bugün geri dönüşüm, sağlık ve enerji sektörlerinde entegre bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Sağlık tarafında implant ve medikal ürünler, Ankara’daki tesisimizde maske üretimi ve farklı alanlarda yürüttüğümüz çalışmalarla üretim kabiliyetimizi çeşitlendiriyoruz. Enerji tarafında ise LPG ithalatı ve lisanslı satış faaliyetlerimizle enerji tedarik zincirinde daha etkin bir rol üstleniyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik odağımızı da güçlendiriyoruz. Karbon azaltım projelerimizi uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettirerek yıllık 16 bin 500 tonun üzerinde karbon kredisi oluşturuyoruz. Attığımız her adımda hem çevresel etkimizi azaltmayı hem de Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne uzun vadeli katkı sağlamayı öncelikli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan: 5G ile Dijital Dönüşüm Hızlanacak Haber

Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan: 5G ile Dijital Dönüşüm Hızlanacak

Link, bulut tabanlı kurumsal çözümler, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm platformları ve güvenlik teknolojileri alanındaki ürün portföyüyle öne çıkarken, 5G’nin özellikle KOBİ’ler ve orta ölçekli işletmeler için kritik bir rekabet avantajı yaratacağına dikkat çekti. “5G, hız değil iş yapış biçimini değiştiriyor” Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan, 5G’nin iş dünyası açısından bir kırılma noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “5G’yi yalnızca iletişim hızını artıran bir teknoloji olarak değil, iş dünyasında yeni bir iş yapış biçimini mümkün kılan kritik bir dönüşüm altyapısı olarak görüyoruz. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde işletmeler artık üretimden tedarik zincirine, saha operasyonlarından finans yönetimine kadar tüm süreçlerini gerçek zamanlı yönetebilecek. Bu da verimlilik ve rekabet gücünde doğrudan bir sıçrama anlamına geliyor.” Bulut ERP ve mobil operasyonlarda hızlanma “Bu dönüşümün en güçlü etkilerinden birini bulut tabanlı kurumsal sistemlerde göreceğiz. 5G ile birlikte işletmelerin bulut ERP altyapılarına geçişi hızlanacak, mobil iş süreçleri çok daha etkin hale gelecek. Özellikle saha ekipleri, üretim ve tedarik zinciri operasyonları, mobil ERP çözümleri üzerinden kesintisiz ve anlık olarak yönetilebilecek.” Yapay zekâ ile anlık karar alma dönemi Pekmezyan, yapay zekâ destekli sistemlerin 5G ile birlikte çok daha güçlü hale geleceğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Gerçek zamanlı veri akışının artmasıyla birlikte işletmeler artık geçmiş veriye değil, anlık veriye göre hareket edecek. Bu sayede üretim planlamasından saha operasyonlarına kadar birçok süreçte daha hızlı ve isabetli kararlar alınabilecek. Yapay zekâ destekli platformlar verimlilik artışı, maliyet kontrolü ve süreç optimizasyonunda şirketlere ciddi bir rekabet avantajı sağlayacak.” Kritik altyapılar ve güvenlikte yeni standart “5G’nin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme şehir güvenliği, kritik tesislerin korunması ve entegre güvenlik altyapıları açısından yeni bir standart oluşturuyor. Bu alanda yürüttüğümüz projeler ve stratejik iş birlikleriyle, özellikle kamu ve savunma tarafında güçlü bir yetkinlik geliştirmiş durumdayız.” Sürdürülebilirlikte veri temelli yönetim Pekmezyan, 5G’nin sürdürülebilirlik ve ESG süreçlerinde de dönüşüm yaratacağını da ifade ederek, “Karbon ayak izi hesaplaması, ESG performans ölçümü ve regülasyon uyumu gibi alanlarda veri toplama ve analiz süreçleri ciddi şekilde hızlanacak. Devreye almayı planladığımız yapay zekâ destekli ESG Score Card Platformu ile kurumların sürdürülebilirlik performanslarını ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi. “KOBİ’ler için dijitalleşme artık seçenek değil” Link’in dönüşüm sürecine hazır olduğunu vurgulayan Pekmezyan, sözlerini şöyle tamamladı: “Son yıllarda klasik bir yazılım şirketinden bulut, yapay zekâ, güvenlik ve sürdürülebilirlik platformları geliştiren çok katmanlı bir teknoloji yapısına dönüştük. 5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte çözümlerimizin işletmeler için çok daha stratejik bir değer üreteceğine inanıyoruz. Özellikle KOBİ’ler açısından dijitalleşme artık bir tercih değil, büyümenin ve rekabetin temel koşulu.” İhracat odağı güçleniyor Link, 5G’nin küresel pazarlarda teknoloji rekabetini artıracağını ve şirketin ihracat odaklı büyüme stratejisine katkı sağlayacağını belirtiyor. 2026 itibarıyla yazılım ve teknoloji ürünlerini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen şirket, bulut ERP, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik çözümleriyle özellikle Avrupa Birliği ve yakın coğrafyada önemli bir potansiyel görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Otomotiv Sektörü, 2025 Yılını 41,5 Milyar Dolarlık İhracatla Kapattı  Haber

Türkiye Otomotiv Sektörü, 2025 Yılını 41,5 Milyar Dolarlık İhracatla Kapattı 

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, firmaların bu dönüşüme uyumunu desteklediklerini vurgularken, Automechanika Istanbul’un 25 yıllık deneyimiyle Türkiye’yi satış sonrası alanında bölgesel merkez haline getirdiğini ve küresel rekabet gücünü artıran en önemli platform olduğunu belirtti. Türkiye otomotiv sektörü, küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen ihracattaki güçlü performansını sürdürüyor. 2025 yılını bir önceki yıla göre yüzde 11,6 büyüyerek 41,5 milyar dolar ihracat hacmiyle tamamlayan sektör, 550 bini aşkın kişiye sağladığı istihdamla küresel değer zincirinin kritik halkalarından biri olmaya devam ediyor. 2026 yılında, rakamsal büyümenin dışında nitelikli büyümeyi hedeflediklerini ifade eden Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Avrupa’daki büyüme yavaşlamasına ve jeopolitik risklere rağmen yılı büyümeyle kapatmanın, sektörün dayanıklılığını gösterdiğini söyledi. 2025 yılının ikinci yarısında tedarik zincirindeki normalleşme, model yenilemeleri ve alternatif pazarlardaki artışın bu performansı desteklediğini söyleyen Çelik, aralık ayında elde edilen 3 milyar 761 milyon dolarlık ihracatla, yılı güçlü bir şekilde kapattıklarını belirtti. Önümüzdeki dönemde rekabetin daha da sertleşeceğine dikkat çeken Çelik, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, karbon düzenlemeleri ve dijital dönüşüm süreci sektörümüz risk oluştururken, fırsatlar da sunuyor. OİB olarak, firmaların bu dönüşüme uyum sağlaması için UR-GE projeleri, sürdürülebilirlik eğitimleri ve uluslararası iş birlikleri yürütüyoruz” dedi. “2025 yılında ihracatının yüzde 72,5’i AB ülkelerine gerçekleşti” Ürün gruplarına bakıldığında en büyük payı 16 milyar dolarla tedarik endüstrisinin aldığını belirten Çelik, “Bunu 13 milyar dolarla binek otomobiller, 7 milyar dolarla eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar, 3,3 milyar dolarla otobüs minibüs midibüsler ve 1,9 milyar dolarla çekiciler takip etti. Tedarik sanayimizin güçlü yapısı, Türkiye’yi küresel otomotiv üretim zincirinin kritik bir halkası haline getiriyor. 2025 yılında ihracatımızın yüzde 72.5’ini Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştirdik. AB ülkelerine yaptığımız ihracat 30.1 milyar dolara ulaştı. Almanya, yüzde 36’lık artışla 6.6 milyar dolarlık ihracat hacmiyle sektörün en büyük pazarı olmaya devam etti. Fransa’ya 5.1 milyar dolar, Birleşik Krallık’a 4.2 milyar dolar, İspanya’ya 3.4 milyar dolar ve İtalya’ya 3.3 milyar dolar seviyelerinde ihracat gerçekleştirdik. AB ana pazarımız olmaya devam edecek. Ancak tek pazara bağımlı bir yapının riskleri de beraberinde getirdiğini görüyoruz. Bu nedenle, 2026 yılı stratejimizde pazar çeşitlendirmesine büyük bir pay ayırdık ve rakamsal olarak büyümenin dışında nitelikli büyümeyi de hedefliyoruz. ABD pazarı hem ana sanayi hem satış sonrası ürünlerde ciddi bir potansiyel barındırıyor. MENA bölgesi, Orta Asya ve Latin Amerika’da da hem ticaret heyetleri hem sektörel fuar katılımlarıyla daha görünür olmayı planlıyoruz. Özellikle ABD, Meksika ve Kanada’yı kapsayan Kuzey Amerika hattı ile Körfez ülkeleri, önümüzdeki dönemin büyüme alanları olacak. Çin pazarında ise daha çok elektrikli araç komponentleri ve tedarik sanayi ürünleri üzerinden iş birliklerini artırmayı hedefliyoruz. Elektrikli araç komponentleri, batarya sistemleri, hafif malzeme teknolojileri ve yazılım destekli otomotiv çözümlerinde ihracat payımızı artırmak istiyoruz. Aynı zamanda karbon ayak izini azaltan üretim süreçlerine geçişi hızlandırarak Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesindeki yükümlülüklere tam uyum sağlamayı öncelikli görüyoruz. 2026’yı, yüksek katma değerli dönüşüm yılı olarak konumlandırıyoruz” dedi. “Automechanika Istanbul, Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelmesinde önemli bir rol oynuyor” OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, otomotiv satış sonrası sektörünün en önemli küresel buluşma noktalarından biri olan Automechanika Istanbul’un sektör açısından stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Uluslararası platformların sektörün küresel rekabet gücünü artırdığını belirten Çelik, “Bu yıl 25’inci yılını kutlayan Automechanika Istanbul, çeyrek asırlık tecrübesiyle distribütörlük anlaşmalarının yapılmasına, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve firmalarımızın uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurabilmesine imkân sağlayan güçlü bir ticaret platformu haline geldi. 2025 yılında düzenlenen fuara 40 ülkeden yaklaşık 1.500 firma katıldı. Bunların 676’sını Türk firmalar oluşturdu. Bu da sektörümüzün fuara verdiği önemi gözler önüne seriyor. Bugün Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden binlerce profesyonel İstanbul’da buluşuyor. Bu da Türkiye’nin üretim kapasitesini ve lojistik avantajını doğrudan görünür kılıyor. Automechanika Istanbul sayesinde Türkiye hem üretim gerçekleştiren hem de ticaretin ve dağıtım ağının merkezinde yer alan bir ülke konumunda yer alıyor. Bu nedenle 19–22 Mayıs tarihleri arasında Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ‘Otomotiv satış sonrası pazarına 25 yıllık liderlik’ mottosuyla düzenlenecek Automechanika Istanbul 2026’nın sektörümüzün gelişimine ve uluslararası tanınırlığına önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum” dedi. “Sektörün gündeminde elektrikli mobilite ve dijitalleşme var” Fuara katılacak sektör temsilcilerinin bu yılki odak noktaları arasında elektrikli ve hibrit araçlara yönelik yedek parça ve servis çözümleri, batarya bakım teknolojileri, alternatif yakıt sistemleri ve dijital servis platformlarının yer aldığını ifade eden Çelik, “Satış sonrası sektörü artık sadece mekanik parça üretiminden ibaret değil. Yazılım, veri analitiği ve uzaktan teşhis çözümleri de önemli bir rekabet alanı haline geldi. Bunun yanında karbon ayak izi düşük üretim, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı ve sınırda karbon düzenleme mekanizmasına uyum süreçleri de firmalarımızın gündeminde. Böylece ürün satmanın yanında, teknoloji üreten ve çözüm sunan bir otomotiv ekosistemi inşa etmeyi amaçlıyoruz. Otomotiv satış sonrası ekosistemini bir araya getirecek olan Automechanika Istanbul 2026’nın, sektörümüzün rekabet gücünü daha da artıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk'ten Hissedarlarına Nakit Temettü Dağıtma Kararı Haber

Kuveyt Türk'ten Hissedarlarına Nakit Temettü Dağıtma Kararı

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk, 27 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda aldığı kararlarla güçlü büyüme stratejisini destekleyen önemli adımlar attı. Genel Kurul’da, kurumun sermayesinin 3,1 milyar TL artırılarak 8 milyar TL’den 11,1 milyar TL’ye çıkarılması kararlaştırıldı. Ayrıca 2025 yılı solo banka kârının yüzde 10’u olan 4,036 milyar TL’nin nakit temettü olarak hissedarlara dağıtılması kararı alındı. Güçlü sermaye yapısı büyüme stratejisini destekliyorKuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, Genel Kurul’da alınan kararlarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılına güçlü sermaye yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve değer odaklı bankacılık yaklaşımımızla girerken; sürdürülebilir büyümeyi odak noktamıza alarak paydaşlarımız için güven ve istikrar üretmeye devam ediyoruz. 2025 yılında sayısı 12’ye ulaşan iştiraklerimizle katılım finans ekosistemindeki öncü konumumuzu pekiştirirken, reel sektöre ve stratejik yatırımlara desteğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. ” Karbon nötr genel kurul Kuveyt Türk, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında çevresel etkileri azaltmaya yönelik uygulamalarını kurumsal faaliyetlerinin farklı alanlarında hayata geçirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda bu yıl gerçekleştirilen Genel Kurul organizasyonunun oluşturduğu karbon ayak izi, karbon kredisi alınarak nötrlenmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Commited İle ikas’tan E-ticarette Karbon Nötr Alışveriş  Haber

Commited İle ikas’tan E-ticarette Karbon Nötr Alışveriş 

Fibabanka’nın sürdürülebilir gelecek amacıyla hayata geçirdiği kurum içi girişimi cOmmited ve ikas iş birliği kapsamında; ikas altyapısını kullanan e-ticaret siteleri, müşterilerine alışveriş sırasında gönüllü karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece hem markalar hem de son kullanıcılar, satın alma anında karbon ayak izlerini dengeleyerek sürdürülebilirliğe somut katkı sağlayabiliyor. E-ticarette değer odaklı yeni dönem Müşteri talepleri, artan regülasyonlar, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon raporlama yükümlülükleri, şirketleri daha şeffaf ve doğrulanabilir çözümler üretmeye yönlendiriyor. Commited; gönüllü karbon sertifikası platformu ile işletmeler için karbon nötr olmayı hızlı, güvenilir ve erişilebilir hale getiren bir impact-tech girişimi olarak faaliyet gösteriyor. Commited platformu; Gold Standard ve Verra gibi uluslararası doğrulanmış karbon kredi kayıtlarıyla entegre çalışıyor. API entegrasyonu ve Octinel yapay zekâ motoru sayesinde ürün ve hizmet bazlı karbon hesaplamasını otomatikleştiriyor ve satın alma anında dijital sertifika oluşturabiliyor. ikas entegrasyonu ile bu altyapı artık doğrudan online satın alma süreçlerine taşınmış oldu. “Sürdürülebilir alışverişi erişilebilir hale getiriyoruz” Commited Genel Müdürü Levent Köseoğlu iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Karbon ayak izini dengelemek artık yalnızca büyük ölçekli şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarında yer alan bir hedef değil; her ölçekte işletme ve her tüketici için erişilebilir olması gereken bir dönüşüm alanı. Commited olarak amacımız, karbon dengelemeyi karmaşık ve maliyetli bir süreç olmaktan çıkararak satın alma deneyimin doğal bir parçası haline getirmek. Biz bu projeyi yalnızca bir entegrasyon olarak değil, e-ticaret ekosisteminde davranışsal dönüşümü hızlandıracak bir adım olarak görüyoruz. Satın alma anında sunulan karbon dengeleme seçeneği, tüketicinin karar sürecine sürdürülebilirlik boyutunu dahil ediyor. Bu da uzun vadede hem markaların değer algısını güçlendiriyor hem de karbon piyasalarının daha şeffaf ve ölçeklenebilir büyümesine katkı sağlıyor. Hedefimiz; finansal güvenilirliğimiz, uluslararası doğrulanmış sertifika altyapımız ve ölçeklenebilir teknolojimizle karbon nötr ekonomiye geçişi hızlandırmak.” “Bu iş birliği bizim için stratejik bir adım” ikas İş Ortaklıkları Müdürü Ezgi Çelikler iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Biz ikas olarak sadece e-ticarette yaptıklarımızla değil, dünyaya ve çevremize kattığımız değerle de anılmak istiyoruz. Commited ile yaptığımız iş birliği bu yüzden bizim için stratejik bir adım. ikas kullanıcıları, müşterilerine alışveriş sırasında karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece site sahipleri, son kullanıcı ve biz; hep birlikte karbon ayak izimizi azaltmak için somut bir adım atıyoruz. Bu modelin tüm e-ticaret ekosistemini kapsayacak şekilde kurgulanmış olması bizim için ayrıca kıymetli. Bugün özellikle genç tüketicilerin sadece ürünün fiyatına ya da özelliklerine değil; markanın duruşuna, çevre bilincine ve sürdürülebilirlik yaklaşımına da baktığını net biçimde görüyoruz. Bu dönüşümü doğru okuyan markaların e-ticarette uzun vadede daha güçlü konumlanacağına inanıyoruz. Bu nedenle Commited entegrasyonunu yalnızca teknik bir özellik olarak değil, değer odaklı büyümenin bir parçası olarak görüyoruz.” Satın alma anında anlık karbon dengeleme Commited’in Octinel AI destekli teknolojisi; DEFRA metodolojisiyle ürün ve hizmet bazlı karbon ayak izi hesaplaması yaparak, API üzerinden e-ticaret sitelerine entegre oluyor. Bu model sayesinde sepet aşamasında karbon emisyonu hesaplanabiliyor, kullanıcı dilerse gönüllü karbon sertifikası satın alabiliyor. Sertifika anında dijital olarak oluşturuluyor ve raporlanıyor. Markalar sürdürülebilirlik performansını şeffaf biçimde gösterebiliyor. Commited; turizmden perakendeye, sigortadan havacılığa kadar birçok sektörde aktif olarak kullanılıyor. Platform, aylık on binlerce ton emisyonun dengelenmesine aracılık eden ölçeklenebilir bir altyapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor Haber

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor

The Globby Araştırma Ekibi, 2016-2024 döneminde Avrupa Birliği'nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile yürüttüğü ikili ticareti 97 ürün grubu bazında inceledi. Barış Yaşbala, analizin genel tablosunu özetlerken AB'nin bu dört ülkeden yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirterek, pastanın büyüdüğünü ancak dilimlerin eşit büyümediğini ifade etti. Yaşbala, analizin en çarpıcı bulgusunun otomotiv sektöründe yaşandığını vurguladı. 2016'da Türkiye'nin bu dört ülke arasında AB'ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülke konumunda olduğunu, ancak Çin'in elektrikli araç devrimiyle bu tabloyu tamamen değiştirdiğini aktardı. Çin'in otomotiv ihracatını 8 yılda beş katına çıkararak liderliği devraldığını belirten Yaşbala, Türkiye'nin 29 milyar dolarlık ihracatla hâlâ güçlü bir performans sergilediğini ancak elektrikli araç dönüşümünü yakalamanın artık tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Öte yandan Yaşbala, verilerin umut verici yeni trendlere de işaret ettiğinin altını çizdi. Raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde Türkiye'nin son 8 yılda çok yüksek büyüme oranları yakaladığını belirterek, ihracat yapısının geleneksel tekstil-otomotiv ekseninden çok daha geniş bir portföye evrildiğini ifade etti. Yaşbala, AB'nin COVID sonrasında benimsediği tedarik zinciri yakınlaştırma stratejisinin Türkiye'nin coğrafi konumunu daha da değerli kıldığını ve hız avantajı gerektiren sektörlerde, özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretimde Türk ihracatçıların önünde önemli fırsatlar bulunduğunu vurguladı. Yaşbala, tehditlere de dikkat çekerek AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) Türk ihracatçılar için yakın vadedeki en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi kalemlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala, Türkiye'nin bu sektörlerde önemli bir ihracatçı olduğunu ve karbon ayak izi raporlamasının artık bir pazar erişimi koşulu haline geldiğini aktardı. Hindistan'ın özellikle elektrik-elektronik ve kimyasal sektörlerinde hızla yükseldiğini de ekleyen Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı karar almayı, elektrikli araç ekosistemini hızlandırmayı ve yeşil dönüşüme bugünden hazırlanmayı geciktirmemesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.