Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Emisyonu

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Emisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Emisyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerji Tasarrufu Bireysel Değil, Kamusal Bir Sorumluluk! Haber

Enerji Tasarrufu Bireysel Değil, Kamusal Bir Sorumluluk!

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Arş. Gör. Begüm Çetin, 5–11 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında yeni enerji kaynakları ve enerji tasarrufu konusunu değerlendirdi. Türkiye’nin en acil enerji sorunu dışa bağımlılık ve fosil yakıt ağırlığı Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu en temel enerji sorununa dikkat çeken Begüm Çetin, “Ülkemizde, karbon emisyonu ve çevresel maliyeti yüksek, iklim krizine yol açan ve enerji verimliliği açısından dezavantajlı fosil yakıtlar büyük oranda kullanılmaktadır. Fakat enerjinin yeşil geleceğini düşündüğümüzde, insan ve toplum için fayda odaklı teknolojik dönüşüm sürecinde; artan nüfusumuzun arz-talep ihtiyacına karşılık verecek, enerji kaynaklarımızın dışa bağımlılığını azaltacak, enerji verimliliğimizin kesintisiz ve emniyetli bir şekilde devam etmesini sağlayacak sürdürülebilir enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması gerekmektedir. Bu bağlamda endüstriyel ve ticari alanlarda, ofis-ev ortamında ve bireysel olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşviği ile doğru bilinçlendirme önem taşımaktadır. Ayrıca yeşil dönüşüm ve teknolojilerine hazır olacak şekilde ilgili altyapı eksiklikleri tamamlanmalıdır.” dedi. Yenilenebilir enerjide güçlü potansiyel var Yenilenebilir enerji kaynaklarının doğada var olan ve ihtiyacımız ölçüsünde enerjiyi devamlı ve sürdürülebilir bir şekilde temiz, verimli, güvenilir ve ekonomik olarak değerlendirmemize imkân sağlayan kaynaklar olduğunu dile getiren Çetin, “Ülkemizin coğrafi konumu, jeolojik yapısı ve bu bağlamda yapılan çalışmalar eşliğinde değerlendirildiğinde yenilenebilir enerji kaynakları ülkemizde önemli potansiyel kaynaklardır. Yapılan son çalışmalara göre yenilenebilir enerji kaynağının kurulu gücün yüzde olarak çoğunluğunu sırası ile hidrolik enerji, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve jeotermal enerji kaynakları oluşturmaktadır.” diye konuştu. Akkuyu Nükleer Santrali önümüzdeki yıl devreye alınacak Nükleer enerji kaynaklarının da sürdürülebilir enerji kaynağı olup olmaması konusunda değerlendirilmesi gereken enerji kaynağı olduğunu dile getiren Çetin, “Nükleer enerji santrallerinin atık sistemi ve santral sisteminin güvenliği ile ilgili teknolojilerinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Herhangi bir hasar meydana geldiğinde olumsuz etkileri uzun süre devam edebilmektedir. Ülkemizde nükleer enerji santrallerinin devreye alınması ile ilgili çalışmalar devam etmekte olup en son ülkemizin ilk Nükleer Güç Santrali Akkuyu Nükleer Santrali önümüzdeki yıl devreye alınacağı bildirildi.” şeklinde konuştu. Son yıllarda sıkça konuşulan enerji dönüşümü, günlük hayatımıza nasıl yansıyor? Enerji dönüşümünde dijitalleşmenin özellikle son yıllarda yapay zekâ dönüşümünü de içinde barındırdığını ifade eden Arş. Gör. Begüm Çetin, şöyle devam etti: “Bu dönüşüme hazırlık sürecinde aktif olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ‘Enerji Yönetiminde Dijital ve Yenilenebilir Enerji Dönüşümü’ başlığı altında şebekelerde akıllı sayaç entegresini sağlamaya yönelik planı 2026 Mart ayı itibari ile uygulamaya koyacak. Burada bahsedilmesi gereken önemli bir nokta akıllı sayaç teknolojisi şebekelerin akıllı ve mikro şebekeye dönüştürülmesinde dolayısı ile akıllı şehirler dönüşümünde temel ve en önemli uygulamadır. Çünkü enerji verimliliğinin sağlanması demek enerji yönetiminin etkin bir şekilde gerçekleşmesi demektir ve bu bağlamda ölçüm cihazlarının bilgi ve haberleşme teknolojileri ile geliştirilmesi gerekmektedir. Böylelikle yenilenebilir enerji kaynaklarının ve elektrikli araç şarj istasyonlarının şebekelere entegresi ve yük yönetimini kolaylaştıran hem üretici hem tüketici ekseninde elektrik üretimi-tüketimi ve diğer güç parametrelerini uzaktan izleme ve kontrol imkânı tanıyacak verimli enerji yönetimi entegresi sağlayan teknoloji inşa edilmiş oluyor. Enerjide yapay zekâ dönüşümü de ele alınması gereken ayrı bir konu olup özellikle enerjinin emniyetli ve kesintisiz bir şekilde sağlanmasında yapay zekâ ile erken hata teşhisi ve önlem başlıkları önemli konular olabilir.” Vatandaş dönüşümün aktif bir parçası Yeşil enerji dönüşümünün, ülkemizde dijital dönüşümle birlikte eğitim, sanayi ve bireysel kullanım alanlarında ilerlediğini söyleyen Arş. Gör. Begüm Çetin, “Eğitim ve sanayi iş birlikleriyle geliştirilen projeler umut verici gelişmeler sunarken, vatandaşlar yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve enerji verimli ürünleri tercih ederek bu dönüşümün aktif bir paydaşı olmaktadır.” dedi. Tasarruf ve verimlilik aynı şey değil Enerji tasarrufunun, enerji tüketimini azaltmaya yönelik tedbirlerden olduğunu da dile getiren Arş. Gör. Begüm Çetin, “Enerji verimliliği ise enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında kayıpların azaltılarak aynı hizmetin daha az enerjiyle sağlanmasını amaçlayan teknolojik ve sistemsel çözümlerdir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının teşviki, akıllı sayaçlar ve talep tarafı enerji yönetimi gibi ölçüm ve kontrol teknolojileri enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sağlar. Isı yalıtımı, verimli aydınlatma sistemleri ve elektrikli cihazların düzenli bakımı gibi uygulamalar ise hem enerji tasarrufu sağlar hem de enerji verimliliğini destekleyerek daha ekonomik, güvenli ve çevre dostu bir enerji kullanımına olanak tanır.” diye konuştu. Evlerde enerji kaybı nerelerde yoğunlaşıyor? Konutlardaki enerji kayıplarının başlıca nedenlerini sıralayan Begüm Çetin, “Konutlarda enerji kaybı enerji tasarruflu aydınlatma sistemlerinin kullanılmaması, verimsiz elektrikli cihazların tercih edilmesi ve ısıtma sistemlerinde gerekli ısı yalıtımının yapılmaması nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca yenilenebilir enerji ve enerji depolama sistemlerinin yaygın kullanılmaması, enerji verimliliğinin artırılmasını sınırlandırmaktadır.” şeklinde konuştu. Kış ayları için basit ama etkili öneriler Kış döneminde uygulanabilecek pratik önlemleri paylaşan Begüm Çetin, “Kullanılmayan cihazların elektrik ile bağlantısı kesilmeli ve cihazlar prizde takılı kalmamalıdır. Enerji tasarruflu ampuller tercih edilmelidir ve gereksiz aydınlatmalardan kaçınılmalıdır. Evde ısı yalıtımını sağlayacak önlemler alınmalıdır ve enerji tasarruflu elektrikli cihazlar tercih edilmelidir. Talep taraflı enerji yönetimi ve enerji parametrelerinin takip edilip kontrol edilebilmesi için mekanik sayaçlar yerine akıllı sayaçlar veya çift yönlü sayaçlar entegre edilmeli, enerji depolama sistemleri ile yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı teşvik edilmelidir.” dedi. Enerji tasarrufu kamusal bir sorumluluk Enerji tasarrufunun yalnızca bireylere yüklenemeyeceğini vurgulayan Begüm Çetin, şöyle devam etti: “Bireysel sorumluluklarımız farkında olduğumuz ve bilinçli olduğumuz sürece belirli bir noktaya kadar enerji tasarrufuna katkı sağlar fakat ülkemizde artan nüfusun enerji talebini yönetebilmek, enerjimizin dışa bağımlılığını azaltmak ve enerji verimliliğini sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirmek için kamusal ve yerel yönetimlerin enerji tasarrufunu sağlayacak çözümleri mutlaka olmalıdır. Öncelikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin kullanıldığı, sürdürülebilirlik ve insan/toplum odaklı teknolojik evrimin gerçekleştiği süreçteyiz. Bu sürece dahil olmanın farkındalığı ile temiz, ekonomik, güvenli enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını ve kontrolünü destekleyen akıllı ve mikro şebekelere geçilmesi konusunda hazırlıklar yapılmalıdır. Bu bağlamda daha esnek, ölçümlenebilir ve dayanıklı alt yapı imkânı sağlanmalıdır. Şebekelerde çift yönlü veri akışının sağlanabileceği haberleşme ağının ve veri kontrol merkezlerinin kurulmasının yanı sıra güç ve arıza verilerinin uzaktan kontrol edilerek yapay zekâ teknolojileri ile önceden arıza ve kesinti tahmini yapılabilecek sistemsel bütünlük içeren çalışmalara önem verilmelidir. Sürdürülebilirlik ve kalkınma planları kapsamında, üniversite sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler ve çalıştaylar aracılığıyla bu çalışmaların uygulanabilirliği desteklenmelidir. Toplu taşımada ve bireysel ulaşımda elektrikli ve enerji verimli araç kullanımına yönelik teşvikler artırılmalı, enerji verimli bina standartları ise zorunlu hâle getirilmelidir. Ayrıca yeşil enerji ve dijital dönüşüme ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla, ilkokuldan başlayarak tüm eğitim seviyelerinde bilinçlendirme çalışmaları yürütülmelidir.” Tasarruf artık zorunlu İklim krizi ve artan enerji maliyetlerinin tasarrufu zorunlu hâle getirdiğini ifade eden Begüm Çetin, “Türkiye, Paris Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimsemiştir. 12. Kalkınma Planı ve 2024–2026 hedefleri doğrultusunda yeşil enerji dönüşümünün hızlandırılması planlanmaktadır. Ayrıca sürdürülebilir dönüşüme katkı sağlamak için üniversiteler de Stratejik Plan dahilinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında tasarruf yapmak bireysel tedbir almaktan çıkıp sektörel, yönetimsel ve uluslararası düzlemde yapılması gereken zorunlu davranış haline gelmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Electronics'ten Bir İlk​​​​​​​ Haber

Samsung Electronics'ten Bir İlk​​​​​​​

Samsung'un AI (Yapay Zekâ) Enerji Modu'nun DUCD tarafından yayımlanan spesifikasyonlar çerçevesinde doğrulanması, şirketin çamaşır makinelerinin karbon emisyonunu azalttığını teyit ediyor. Samsung Electronics, belirli çamaşır makinelerindeki AI Enerji Modu’nun sunduğu karbon azaltma etkisinin, DUCD (Decarbonizing the Use-Phase of Connected Devices) spesifikasyonuna göre Carbon Trust Assurance tarafından doğrulandığını duyurdu. Böylece ilk kez Samsung’un bir ürün veya özelliği, DUCD spesifikasyonu kullanılarak doğrulanmış oldu. Kullanım aşamasında AI Enerji Modu ile azalan sera gazı (GHG) etkisinin, üçüncü bir taraf tarafından doğrulanması sektör için büyük önem taşıyor. Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve Dijital Ev Aletleri İş Birimi Ar-Ge Ekibi Başkanı Jeong Seung Moon, “Samsung olarak çevre faktörlerini göz önünde bulundurarak ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Çabalarımızın önemli bir göstergesi olan AI Enerji Modu’yla elde ettiğimiz doğrulama, bu özelliğin ne kadar etkili olduğunu gösterdi. Ürünlerimizin, özelliklerimizin ve hizmetlerimizin gerçek anlamda sunduğu faydaları daha da iyileştirmek için çalışmaya devam ediyoruz” dedi. Samsung’un uzun soluklu çabaları Samsung, uzun bir zamandır ev aletlerinden kaynaklanan karbon emisyonlarını değerlendirmek ve yönetmek için objektif ve sistematik göstergeler oluşturmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu çabaların bir parçası olarak şirket, Eylül 2022'de DUCD girişimine Sekreter üye olarak katıldı. DUCD girişimi, olumlu iklim eylemlerini teşvik etmek için şirketlerle, hükümetlerle ve finans kurumlarıyla iş birliği yapan global iklim danışmanlığı kuruluşu Carbon Trust tarafından yönetiliyor. Diğer sektör liderleriyle iş birliği yaparak bağlı cihazların enerji kullanımını ve sağladığı tasarrufu ölçülme şeklini standartlaştırmayı hedefleyen DUCD, Wi-Fi bağlantılı cihazların karbon tasarrufunu hesaplamak için global metodolojiler oluşturulmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Kasım 2024'te DUCD, bağlı cihazlar için birleşik ölçüm kriterleri ve azaltma metodolojileri belirleyen global bir spesifikasyon yayımladı. Bu yaklaşım, tüketicilerin gerçek kullanımında meydana gelen karbon emisyonlarındaki azalmayı ölçüyor ve geleneksel olarak kullanılan “üretim sürecindeki” karbon emisyonlarının ölçümünden veya azaltımından ayrışıyor. AI Enerji Modunun karbon emisyonunu azalttığı doğrulandı Carbon Trust'ın bağımsız güvence kolu Carbon Trust Assurance Ltd, ilgili kılavuzu kullanarak Samsung'un dünya çapında kullanılan çamaşır makinesi serisi üzerinde pilot bir değerlendirme testi yaptı. AI Enerji Modu'nun azaltım etkisi, Temmuz 2024 ile Haziran 2025 arasında bu mod kullanıldığında ve kullanılmadığında salınan karbon miktarları karşılaştırarak doğrulandı. Samsung'un enerji verimliliği yüksek seçili çamaşır makineleri, SmartThings Platformu kullanılarak çalıştırıldı ve harcanan toplam enerji tüketimi bu süre zarfında 12,28 GWh olarak doğrulandı. DUCD Bölüm 1: Spesifikasyon ve Kılavuz doğrultusunda Carbon Trust Assurance Ltd tarafından hesaplanan karbon emisyonu 5.266 tCO2e olarak kaydedildi. Doğrulanan 5,02 GWh enerji tasarrufu ve 2.084 tCO2e sera gazı emisyonu tasarrufu, AI Enerji Modu'nun etkinleştirilmesiyle ilişkilendirildi. Bu miktardaki enerji tasarrufu, ABD’deki ortalama bir konutun günlük yaklaşık 29,54 kWh enerji kullandığı göz önüne alındığında, yaklaşık 169.000 hanenin bir günde kullanabileceği elektrik miktarına denk geliyor.

QNB Türkiye’den 15,6 Ton Karbon Tasarrufu Sağlayan Kampanya Haber

QNB Türkiye’den 15,6 Ton Karbon Tasarrufu Sağlayan Kampanya

Kampanyanın karbon ayak izi, Adform’un Scope3 teknolojisiyle Türkiye ortalamasının %76 altına çekildi ve 15 dönümlük bir ormanın bir yılda emdiğine eşdeğer CO2 tasarrufu¹ sağlandı. ID Fusion çözümü ise kampanyayı çerezsiz tarayıcılardaki "dokunulmaz" kitleye ulaştırdı. QNB Türkiye, "2050 Net Sıfır" hedefini kamuoyuna duyurduğu sürdürülebilirlik iletişimini televizyonun ardından Adform işbirliğiyle dijitale taşıdı. Adform teknolojileriyle yürütülen kampanya, dijital reklamcılığın bugün karşı karşıya olduğu birbiriyle çelişkili iki temel zorluğa aynı anda odaklandı: Bir yanda sektörün artan enerji tüketimi ve çevresel etkisi, diğer yanda ise üçüncü parti çerezler olmadan hedefleme ve verimli erişim. Kampanya, Adform'un entegre teknolojileri sayesinde bu iki zorluğun aynı anda aşılabileceğini kanıtladı. Kampanyanın ilk hedefi, QNB Türkiye’nin sürdürülebilirlik mesajını dijitalde de sorumlu bir şekilde yaymaktı. Bu süreçte, Adform’un Scope3 teknolojisi, satın alma envanterindeki karbon emisyonu yüksek yayınları tespit ederek kademeli olarak eledi. Bu optimizasyon sayesinde kampanyanın karbon ayak izi, 1000 gösterim başına üretilen karbon miktarını (gCO2PM) ölçen standart metrikte, 296,7 gCO2PM seviyesine kadar düşürüldü. Bu oran, Türkiye’deki benzer programatik yayınların ortalamasından yüzde 76 daha düşük bir emisyon anlamına geliyor. Kampanyanın haftalık raporları da bu optimizasyonun başarısını doğruluyor: Kampanyanın ilk haftasında 360,43 gCO2PM olan emisyon oranı, optimizasyonun etkisiyle yalnızca üç haftada yüzde 41,38 azaldı ve 236,61 gCO2PM seviyesine kadar geriledi. Kampanya boyunca elde edilen bu verimlilik, toplamda 15,6 ton CO2 tasarrufu sağladı. Bu miktar, 1 milyondan fazla akıllı telefonun şarj edilmesi sırasında oluşan emisyona ve 15 dönümlük bir ormanın bir yılda emdiği karbon miktarına eşdeğer.¹ Verimlilikten Ödün Vermeyen Erişim Kampanyanın "çifte başarı" hedefinin ikinci ayağı, sürdürülebilirlik optimizasyonu yapılırken dahi erişimden ve verimlilikten ödün vermemekti. Bu noktada Adform’un ID Fusion teknolojisi devreye girdi. ID Fusion, öncelikle farklı cihazlardaki kullanıcı kimliklerini tekilleştirerek kampanya frekansını ortalama 3 seviyesinde sabitledi. Bu sayede bütçe tasarrufu sağlanırken, kullanıcıların reklama boğulmasının önüne geçildi. Adform ID Fusion’ın asıl başarısı ise çerezsiz kitleye erişimde kendini gösterdi. Hedeflemesi en zor olan ve "dokunulmaz" olarak görülen çerezsiz tarayıcılarda toplamda %28,63’lük bir kitleye ulaşıldı. Bu sonuç, Adform teknolojisinin çerezlerin olmadığı bir dünyada bile hedeflenen kitleyi bulabildiğini ve verimliliği koruyabildiğini kanıtladı. Adform ile dijitale taşınan QNB Türkiye kampanyası, 8 Eylül ile 7 Ekim tarihleri arasında toplamda 16,4 milyonun üzerinde görüntülenme ve 15,4 milyona yakın benzersiz erişim elde ederek başarıya ulaştı. Adform Türkiye Hesap Yöneticisi Zülal Çimagil, sorumlu performans örneği olan kampanya hakkındaki değerlendirmesinde şunları söyledi: “QNB Türkiye ile yürüttüğümüz bu proje, sektörde 'performans' ile 'sürdürülebilirliğin' birbirinin alternatifi olmadığını, aksine aynı stratejinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kanıtladı. Bu kampanya, Adform'un entegre teknolojileri sayesinde markaların artık hem daha 'yeşil' ve sorumlu bir reklamcılık yapabileceğini hem de çerezsiz dünyanın zorluklarına rağmen kitlelerine verimli bir şekilde ulaşabileceğini net bir şekilde ortaya koydu. Geleceğin reklamcılığı sorumlu performans üzerine kuruluyor ve biz bu dönüşümü teknolojimizle bugünden mümkün kılıyoruz." QNB Türkiye Dijital Pazarlama İletişimi ekibi ise “QNB olarak Net0 olma sözümüz doğrultusunda dijital reklam kampanyamızda sürdürülebilir bir yayın stratejisi benimsedik. Bu kapsamda, Adform üzerinden yürüttüğümüz reklam yayınlarında Scope3 teknolojisini kullanarak yüksek enerji tüketimine sahip web sitelerini günlük olarak elimine ettik. Bu strateji sayesinde kampanya süresince toplamda yaklaşık 5 metrik ton karbon emisyonu oluşurken, ülke ortalamasıyla kıyaslandığında yaklaşık 15,6 metrik ton karbon tasarrufu sağlandı. Adform ve Scope3 teknolojilerinin desteğiyle, yüzlerce web sitesinde yüksek gösterim ve tıklama oranlarına ulaşırken, fazladan karbon emisyonlarının önüne geçerek dijital ekosistemde daha sürdürülebilir bir reklam deneyimi gerçekleştirdik.” dedi.

İnci Holding 2024 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayınladı Haber

İnci Holding 2024 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayınladı

Otomotiv tedarik sanayinde akü ve jant üretimiyle küresel ölçekte tanınan İnci Holding, Maxion İnci Jant Grubu, İnci GS Yuasa ve Yusen İnci Lojistik gibi iştiraklerinde, sektör devi güçlü şirketlerindeki global iş ortaklıklarıyla emin adımlarla ilerliyor. İncitaş, ISM Minibar ve en son bünyesine kattığı Starcool kuruluşları ile de faaliyet gösterdiği sektörlerde pazar lideri konumunu güçlendirirken, Vinci Girişim Sermayesi ve VFlow Tech ile geleceğin iş alanlarında yeni yatırımlarına devam ediyor. Grup, mevcut faaliyet alanı olan otomotiv tedarik sanayi, lojistik ve dağıtım, ticari soğutma ve otomotiv mutfak üniteleri, şebeke ölçekli enerji depolama sistemleri ve risk sermayesi alanlarını stratejik yatırımlarla büyütmeyi hedeflerken, sürdürülebilirlik uygulamalarını ve sonuçlarını dördüncü Sürdürülebilirlik Raporu'nda şeffaflıkla aktarıyor. “Yeni Nesiller İçin Kurumsallaşmaya Yatırım” odağı güçleniyor Küresel ekonomi, enerji ve hammadde piyasalarındaki dalgalanmalar, tedarik zincirindeki kırılganlıklar ve iklim krizi gibi dinamiklerin iş dünyasını yeniden şekillendirdiğini vurgulayan İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, sürdürülebilirliğin grubun dayanıklılığını artıran en temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade etti. Elbirlik değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik raporlarını İnci Holding’in sürdürülebilirlik yolculuğunu geliştiren ve şeffaf biçimde paydaşlarımızla buluşturduğumuz stratejik bir araç olarak değerlendiriyoruz. Dördüncü kez sizlerle paylaşmış olduğumuz bu raporu ise geleceğe dair sorumluluklarımızı, yönetmemiz gereken riskleri, fırsat alanlarımızı ve birlikte yaratacağımız etkiyi görünür kılmak adına güçlü bir rehber olarak görüyoruz. Yeni Nesiller İçin Kurumsallaşmaya Yatırım yaklaşımımız sürdürülebilir büyüme odağımızı güçlendiriyor. Bu yıl da hem başarılarımızı hem de gelişim alanlarımızı şeffaflıkla ortaya koyduk. Amacımız geleceğe daha dayanıklı, daha sorumlu ve daha yenilikçi bir kurumsal yapı bırakmak.” “Kurumsal yapımızı güçlendirmek ve toplumsal kalkınmayı desteklemek önceliklerimiz arasında” İnci Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan, 2024 yılında hem sürdürülebilirlik performansında hem de sosyal katkılar ve inovasyon ekosisteminde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Ozan açıklamasında şunları vurguladı: “Uzun vadede kurumsal yapımızı güçlendirirken, toplumsal kalkınmayı desteklemek ve hem bugünün hem de geleceğin sosyal risklerine karşı hazırlıklı olmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Tüm uygulamalarımızı ve sonuçlarımızı şeffaflıkla paylaşarak, geleceğe yönelik gelişim alanlarımızı ortaya koyuyor ve bu alanları grubumuz için birer fırsat olarak değerlendiriyoruz.” Çevresel performansta güçlü ilerleme: Karbon emisyonu %20 azaldı 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, çevresel performans alanında önemli gelişmeleri ortaya koyuyor. Grup genelinde; karbon emisyonları %20 azalarak 80.847 tCO₂e seviyesine geriledi. Atıkların %94’ü geri dönüştürüldü. Su geri kazanım oranı %24 olarak gerçekleşti. Hammadde kullanımında geri dönüştürülmüş malzeme oranı %30 seviyesine ulaştı. Yenilenebilir enerji yatırımları ve I-REC sertifikalı uygulamalar toplam karbon azaltımının %45’ine katkı sağladı. İnovasyon ve teknoloji yatırımları hız kazandı İnci Holding’in açık inovasyon platformu İnci Radar, 2024 yılında inovasyon ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesinde önemli rol oynadı. 78 girişim incelendi, 22 PoC çalışması gerçekleştirildi ve 7 girişimle tedarikçi anlaşması yapıldı. Toplumsal yatırımlar güçlendi Sosyal alanda 2024 yılı çalışanlar, gençler ve toplum için güçlü yatırımların hayata geçirildiği bir dönem oldu. Toplam 104.983 saat eğitim verildi; çalışan başına ortalama eğitim süresi 24,9 saat oldu. Yönetim Kurulu’nda kadın oranı %38, üst düzey kadın yönetici oranı %32 olarak gerçekleşti. İnci Vakfı ve İnci Holding iş birliğiyle yürütülen “Hem İşte Hem Eğitimde” programı kapsamında İzmir ve Manisa’da genç kadınlara yönelik mesleki eğitimler sürdü. 2024’te oksijen kaynakçılığı kursundan 9 kadın, önceki yıllarda otomotiv odaklı programlardan 55 genç kadın mezun oldu. Yıl boyunca İnci Vakfı projeleriyle 14.430 çocuk ve 550 genç desteklenirken, 794 öğrenci burs programlarıyla eğitim desteği aldı. Geleceğin iş alanlarına stratejik yatırım 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, grubun geleceğin iş alanlarına yaptığı yatırımlarla küresel rekabetçiliğini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Enerji depolama sistemleri, batarya teknolojileri, mobil soğutma çözümleri, yapay zekâ tabanlı dijital uygulamalar ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda yürütülen projelerde önemli ilerlemeler kaydedildi. İnci Grubu, son yatırımı olarak ticari soğutma ve otomotiv mutfak üretimi sektöründe faaliyet gösteren Starcool markasını 2024 yılı sonunda satın alarak yeni bir iş koluna giriş yaptığını açıklamıştı. Sürdürülebilirlik yolculuğunda bütünsel yaklaşım İnci Holding’in 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, Maxion İnci Jant Sanayi A.Ş., Maxion Jantaş Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş., İnci GS Yuasa Akü Sanayi ve Ticaret A.Ş., Yusen İnci Lojistik Ticaret A.Ş., İncitaş Motorlu Araçlar San. A. Ş., ISM Minibar Makina Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vinci B.V. Girişim Sermayesi ve VFlow Tech şirketlerinin faaliyetlerini detaylandırıyor. Rapor; çevresel etkilerin azaltılması, çalışan deneyiminin iyileştirilmesi, toplumsal katkıların genişletilmesi ve inovasyon odaklı dönüşümün hızlanmasıyla sürdürülebilirlik performansında bütünsel bir yaklaşımı yansıtıyor. İnci Holding, önümüzdeki dönemde karbon azaltımı, sosyal kapsayıcılık, inovasyon ve yeni nesil iş modellerine odaklanarak sürdürülebilir büyüme yolculuğunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karaca’da Karbon-Nötr Teslimat Devri: Sürdürülebilir Dönüşümde Öncü Bir Adım Haber

Karaca’da Karbon-Nötr Teslimat Devri: Sürdürülebilir Dönüşümde Öncü Bir Adım

Marka, online siparişlerde teslimat kaynaklı karbon emisyonlarını hesaplayarak dengelediği Karbon-Nötr Teslimat uygulamasını hayata geçirdi. Bu yenilikçi sistem; teslimat mesafesine göre karbon ayak izini hesaplarak, uluslararası standartlarda doğrulanmış projelerden sağlanan karbon kredileriyle emisyonları birebir karşılıyor. Böylece Karaca, e-ticaret teslimatlarında karbon dengeleme uygulamasını Türkiye’de operasyonlarına entegre eden markalar arasında yerini alıyor. Karaca hayata geçirdiği, sürdürülebilirlik faaliyetleri kapsamında geliştirilen Karbon-Nötr Teslimat uygulaması; her siparişin çevresel etkisi, şeffaf ve teknik olarak doğrulanmış bir yöntemle hesaplanıyor. Depodan çıkış noktası, teslimat adresine olan mesafe gibi verilerle belirlenen karbon emisyonu, yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen karbon kredileriyle tamamen dengeleniyor. Böylece her sipariş, müşteriye karbon-nötr bir şekilde ulaştırılmış oluyor. Şeffaf ve Doğrulanabilir Bir Teslimat Yaklaşımı Karaca uygulaması veya websitesinden siparişini tamamlayan her Karaca müşterisi, ekranda görünen: “Tebrikler! Siparişin karbon-nötr olarak gönderiliyor.” mesajıyla süreç hakkında anında bilgilendiriliyor. Sipariş detay ekranında ise “Karbon-Nötr Teslimat Nedir?” ve “Nasıl Gerçekleştiriyoruz?” başlıkları altında modelin sade, anlaşılır ve teknik doğruluğu yüksek bir açıklaması sunuluyor. Bu yapı, Karaca’nın sürdürülebilirlik çalışmalarında benimsediği farkındalık yaratma ve müşteriyi sürece dahil etme misyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Karaca Sürdürülebilirlik Yöneticisi İrem Doğu, uygulama hakkında; “Bu çalışma, iklim değişikliğine uyum stratejimizin güçlü bir adımı. Amacımız, müşterilerimizin herhangi bir ek işlem yapmasına gerek kalmadan teslimatların iklim üzerindeki etkisini görünür kılmak. Teslimat kaynaklı karbon emisyonlarını yenilenebilir enerji projelerini finanse eden karbon kredileriyle dengelediğimiz bu model, hem şeffaf hem de hesap verebilir bir sürdürülebilirlik yaklaşımının sonucu. Karaca olarak dönüşümü sorumlulukla yönetiyoruz.” Dedi.

Vakıf Katılım Gaziantep’e Öz Tüketim Güneş Enerjisi Santrali Kurdu Haber

Vakıf Katılım Gaziantep’e Öz Tüketim Güneş Enerjisi Santrali Kurdu

Vakıf Katılım, elektrik tüketimini tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama hedefiyle Gaziantep’te bir Güneş Enerjisi Santrali (GES) hayata geçirdi. Nizip ilçesinde, 93 bin metrekarelik bir arazi üzerinde kurulan ve 8,5 MWp kurulu güce sahip olan santralin, yılda 15 milyon kWh elektrik üretmesi ve 7.380 ton karbon emisyonu azaltımı sağlaması hedefleniyor. Toplam 14.612 adet, her biri 585 Wp gücünde güneş paneli kullanılarak gerçekleştirilen bu proje; yılda yaklaşık 18 bin ağaca eşdeğer sera gazı dengelemesi sağlayarak çevresel sürdürülebilirliğe önemli katkı sunacak. Mehmet Ali Akben: “Genel Müdürlük binamız ve tüm şubelerimizin operasyonel enerji ihtiyacını karşılayacak” Hayata geçirdikleri Güneş Enerjisi Santrali’nin, kurumun sürdürülebilir finans politikaları doğrultusunda düşük karbon ekonomisine geçiş sürecini hızlandıracağını vurgulayan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, projenin yeşil finans ve enerji dönüşümüne katkı sağlayacağını belirtti. Yeni projelerine ilişkin değerlendirmede bulunan Akben, şu ifadeleri kullandı: “Sürdürülebilirlik, Vakıf Katılım olarak tüm bankacılık faaliyetlerimizde üzerinde titizlikle durduğumuz ve büyük önem verdiğimiz bir konu. Bu vizyon doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz detaylı fizibilite ve planlama çalışmaları sonucunda, Gaziantep Nizip’te bir GES projesini hayata geçirmekten ve çevre açısından önemli bir enerji yatırımına imza atmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Enerji arz güvenliğini artırmayı ve karbon ayak izimizi minimize etmeyi amaçladığımız bu projemiz, Genel Müdürlük binamız ve tüm şubelerimizin operasyonel enerji ihtiyacını karşılayacak.” “Projeyi kurum içi mühendislik ve planlama çalışmalarıyla şekillendirdik” Hizmete giren santralin, yıllık yaklaşık 15 milyon kWh elektrik üretimiyle bankanın operasyonel enerji ihtiyacını karşılayacağına dikkat çeken Akben, “Kurum içi mühendislik ve planlama çalışmalarıyla şekillenen bu proje ile aynı zamanda, yüksek verimli fotovoltaik paneller ve ileri teknoloji invertör sistemleri kullanılarak enerji üretim kapasitesinin optimize edilmesi hedefleniyor. GES yatırımlarının yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmaması; katılım bankacılığı modeli çerçevesinde iştiraklerimiz aracılığıyla sürdürülebilir gelir kaynaklarına dönüştürülmesi ise bizim için büyük önem taşıyor” dedi.

Türkiye’nin En Büyük Rüzgar Türbini Çerkeş’te Devreye Alındı Haber

Türkiye’nin En Büyük Rüzgar Türbini Çerkeş’te Devreye Alındı

183 metre rotar çapı, 90 metre kanat uzunluğu ve 7,2 MW güce sahip dev türbinler sayesinde yüksek verimlilik elde edilerek, santralin yıllık elektrik üretimi ile karbon emisyonu azaltım kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. DZ BANK’tan sağlanan 20 milyon dolarlık yeşil finansman desteğiyle hayata geçirilen yatırım, Cengiz Enerji’nin yenilenebilir enerji üretiminde verimlilik ve sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Katma değerli sanayi ve enerjide Türk şirketlerine öncülük eden Cengiz Holding’in grup şirketlerinden Cengiz Enerji tarafından yürütülen Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali kapasite artırımı projesi başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında santralin kurulu gücü 32,6 MW artırılarak toplam 82,6 MW’a yükseltildi ve kanat uzunluğu 90 metre olan, Türkiye’nin en büyük rüzgar türbinleri devreye alındı. Ülkemizin yerli ve yenilenebilir enerji arzını artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen yatırım; ölçeği, teknolojik özellikleri ve çevresel etkisiyle öne çıkarken, DZ BANK’tan sağlanan yeşil finansman modeliyle de sürdürülebilir yatırımlara örnek teşkil ediyor. Cengiz Enerji İcra Kurulu Üyesi Mustafa Eskiçırak, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; “Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali, Cengiz Enerji’nin sürdürülebilir büyüme vizyonunun en somut örneklerinden biri oldu. Türkiye’nin en büyük kanat uzunluğuna sahip rüzgar türbinlerini devreye alarak yenilenebilir enerji üretiminde verimlilik ve çevresel etki açısından önemli bir adım attık. Bu ölçek ve teknik nitelikteki bir projenin başarıyla tamamlanması, güçlü finansal yapımız ve uluslararası iş ortaklarımızla yürüttüğümüz etkin koordinasyonun bir sonucudur. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımız, yalnızca bugünün enerji ihtiyacını değil, geleceğin karbon nötr ekonomisini de şekillendirmeye katkı sağlıyor.” YILLIK 54 BİN TON KARBON SALIMI ENGELLENECEK Yeşil kredi kapsamında tamamlanan kapasite artırımıyla birlikte Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali’nin kurulu gücü 82,6 MW’a ulaştı. Her biri 7,2 MW gücünde olan yeni türbinler, 183 metre rotor çapı ve 90 metre kanat uzunluğu ile Türkiye’de bugüne kadar kurulan en büyük kanatlı rüzgar türbinlerini oluşturuyor. Rekor uzunluktaki kanatlar sayesinde tek türbinden maksimum enerji üretimi sağlanıyor. Yıllık yaklaşık 54 bin ton karbon salımını engelleyecek Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali hem çevreci teknolojileri hem de verimlilik performansıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkı sunacak.

NG Kütahya Seramik, ‘2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı! Haber

NG Kütahya Seramik, ‘2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı!

Katma değerli sürdürülebilirlik projeleriyle atık miktarını bir yılda yüzde 20 azaltan, suyunun ise yüzde 65’ini geri kazanan NG Kütahya Seramik, ayrıca Kırık Seramik Öğütme Tesisi kurarak yaklaşık 269,47 ton eşdeğer karbon emisyonunun önüne geçti. Yenilikçi üretim anlayışıyla sektörün lider markalarından NG Kütahya Seramik, “2024 Sürdürülebilirlik Raporu”nu kamuoyu ile paylaştı. Sürdürülebilirlik hedeflerini enerji, dijital dönüşüm, teknoloji ve çevre yatırımlarıyla destekleyen marka; doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji tasarrufu, su ve atık yönetimi ile düşük karbon emisyonu gibi alanlarda yürüttüğü iyileştirme faaliyetlerinin sonuçlarını ve yüksek teknoloji yatırımlarını raporda açıkladı. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda sosyal, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla bir bütün olarak ele alan NG Kütahya Seramik, bu dönemde sektördeki rekabet avantajını artıran enerji verimliliği, dijitalleşme ve karbon nötr yatırımlarına odaklandı. Üretim, tasarım ve ileri teknoloji yatırımlarıyla sektörel dönüşüme katma değer sağladı 2024 yılı, Türkiye seramik sektörü için hem iç pazarda hem de ihracatta canlanmanın hissedildiği bir dönem oldu. Raporda, enerji geri kazanımı, düşük emisyonlu üretim teknolojileri ve dijital dönüşüm odaklı sistemlerin sektöre yön verdiği vurgulandı. Raporda ayrıca, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Türkiye’de yürütülmekte olan Emisyon Ticaret Sistemi hazırlıkları doğrultusunda karbon yönetiminin sektörde öncelikli gündem olduğu ifade edildi. “Çevresel performansı belgeleyen EPD sertifikalı ürünler, yeşil bina kriterleriyle uyumlu yüzey çözümleri ve antibakteriyel seramikler pazarda öne çıkıyor. Seramik sektörünün en büyük ve en ileri teknolojiyle donatılmış altyapılarından birine sahip olarak; sürdürülebilir üretim anlayışı, ileri teknoloji yatırımları, güçlü tasarım kabiliyeti ve çevresel sorumluluk yaklaşımıyla sektörün dönüşümüne ve ekonomiye yüksek katma değer sağlıyoruz. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla düşük karbonlu üretimi destekliyor, küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyum içinde ilerliyoruz.” denildi. 100. yıl fabrikaları ve GES yatırımıyla sürdürülebilir üretimde örnek oldu Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan NG Kütahya Seramik için 2024 yılı, sürdürülebilir dönüşüm hedeflerinin yatırımlarla desteklendiği bir dönem oldu. Raporda, markanın yıllık toplam üretim kapasitesini 54 milyon metrekareye çıkaran 100. Yıl Fabrikaları’nın, sürdürülebilir üretimin sembolü olduğu kaydedildi. Kütahya 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan ve şirketin sekizinci üretim tesisi olan bu yeni fabrikalar; Endüstri 4.0 uyumlu altyapıları, dijital dönüşüm destekli üretim sistemleri ve yenilenebilir enerji kullanımıyla sektöründe örnek bir model olarak öne çıktı. 2024 yılında enerji verimliliğini artırmak ve karbon salımlarını azaltmak amacıyla devreye alınan 25 MW kapasiteli GES yatırımı sayesinde, NG Kütahya Seramik yıllık ortalama 39 milyon kWh elektrik üretimi gerçekleştiriyor. Bu yatırımla fabrikaların yıllık enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’si karşılanıyor ve her yıl 47 bin 373 ton karbon emisyonu önleniyor. Enerji tüketimi ve emisyon kaynakları sistematik olarak izleniyor. Kaynak Verimliliğinde Güçlü Adımlar: Atıkta %20 Azalma, Suda %65 Geri Kazanım Rapor verilerine göre NG Kütahya Seramik’te atık, su, hammadde ve ambalajların üretim döngüsüne yeniden kazandırılmasıyla, 2024 yılında toplam atık miktarında bir önceki yıla göre yüzde 20’den fazla azalma sağlandı. Pişmiş seramiklerde oluşan kırıkların geri dönüşüm sürecine dâhil edilerek yeniden hammadde üretimine kazandırılması için kurulan Kırık Seramik Öğütme Tesisi, yıllık 21.640 ton kapasitesiyle Türkiye’de bölgesindeki tek ıskarta seramik öğütme tesisi oldu. Tesisin çevresel katkısı raporda şöyle ifade edildi: “Pişmiş atıklar yeniden işlenerek ve belirli oranlarda yer ve duvar karosu üretiminde değerlendirilerek yaklaşık 269,47 ton eşdeğer CO₂ sera gazı emisyonu önlendi.” Ayrıca, NG Kütahya Seramik’te su yönetiminin entegre bir sistemle yürütüldüğü, tesislerde 7 adet arıtma tesisi bulunduğu ve 2024 yılında üretim süreçlerinde kullanılan suyun yüzde 65,49’unun geri kazanılarak yeniden değerlendirildiği vurgulandı. 111 milyon euroluk teknoloji anlaşmasıyla dijitalleşmede güçlendi Raporda, 2024 yılında İtalyan Sacmi firması ile yapılan 111 milyon euroluk ileri teknoloji anlaşması sayesinde NG Kütahya Seramik’in hem üretim kapasitesini artırdığı hem de dijitalleşmede güç kazandığı belirtildi. Bu yatırımla birlikte verimlilik odaklı üretim süreçleri devreye alındı. NG Ar-Ge Merkezi’nin 2024’te 8,9 milyon TL tutarında proje yatırımıgerçekleştirdiği veçevresel yatırım harcamalarının toplamının 19.366.883 TL olarak kaydedildiği raporda, şirketin önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmak ve ileri teknolojiye dayalı üretim altyapısını güçlendirmek amacıyla yeni porselen seramik üretim tesisi yatırımı planladığı da ifade edildi.

Hyundai, Hidrojen Yakıt Hücresi için Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor Haber

Hyundai, Hidrojen Yakıt Hücresi için Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek. Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek. Temel Teknolojilerde İlerleme Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor: Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır. Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir. Gelişmiş Üretim Platformu Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor. Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak. Hidrojen Ekosistemini Genişletmek Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek. Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor. Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor. Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.