Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Fiyatlandırma

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Fiyatlandırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Fiyatlandırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Garanti BBVA ve BBVA, New York İklim Haftası’nda Küresel İklim Gündeminin Merkezinde Yer Aldı Haber

Garanti BBVA ve BBVA, New York İklim Haftası’nda Küresel İklim Gündeminin Merkezinde Yer Aldı

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, BBVA Kurumsal Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Küresel Başkanı Javier Rodriguez Soler, Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ve BBVA Sürdürülebilirlik Direktörlerinden Antoni Ballabriga ve Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Direktörü İrem Barzilay, hafta kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, konferans ve üst düzey yuvarlak masa toplantılarına katılarak deneyim ve görüşlerini paylaştı; Küresel gelişmeleri, Türkiye’nin ve finans ekosisteminin sürdürülebilir dönüşüm sürecini ve COP31’e giden süreçte öne çıkan başlıkları uluslararası paydaşlarla değerlendirdi. New York İklim Haftası ve eş zamanlı gerçekleştirilen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Türkiye’nin sürdürülebilir yatırım potansiyeli ve dönüşüm süreci de uluslararası paydaşlarla ele alınırken, Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde iklim gündeminde hedeflerin ötesine geçerek uygulamanın hızlandırılması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar’ın liderliğinde düzenlenen Enerji konulu yuvarlak masa toplantısında Türkiye’nin enerji dönüşümü, enerji güvenliği ve bu alanlardaki yatırım gündemi uluslararası paydaşlarla değerlendirildi. Ayrıca COP31 İş Forumu Danışma Kuruluna katılan Garanti BBVA yöneticileri, iş dünyasında dönüşümün hızlandırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir yatırımların ölçeklendirilmesine yönelik önceliklerinin COP31 gündemine taşınmasına katkı sundu. “Artık hedef koymanın ötesine geçip uygulamayı hızlandırmak gerekiyor” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten yaptığı değerlendirmede, iklim dönüşümünde finansmanın etkisinin yalnızca rakamlarla değil, bu finansmanın hayata geçirdiği yatırımlarla ölçülmesi gerektiğine dikkat çekti. Akten, “Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31 öncesinde burada en sık karşılaştığımız konu artık hedef koymanın ötesine geçip uygulamayı hızlandırmak gerekliliği. Finans dünyasında rakamları ve grafikleri çok severiz ancak asıl etkiyi bu rakamların ardındaki hikayelerde görüyoruz. Bir yatırımın nasıl hayata geçtiği, bir şirketin hangi teknolojiyle dönüşebildiği ya da bir riskin nasıl yönetilebilir hale geldiği, finansmanın gerçek etkisini gösteriyor.” dedi. Akten, sürdürülebilir dönüşümde finans sektörünün rolünü daha iyi anlamak ve anlatmak için deneyimlerini paylaşmaya önem verdiklerini belirterek; sürdürülebilir finansman, temiz enerji, elektrifikasyon, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler ve altyapılar, tarım ve biyoçeşitlilik gibi başlıklarda uygulanabilir çözümler için kamu, özel sektör, yatırımcılar, akademi ve sivil toplumla iş birliğini sürdürdüklerini söyledi. BBVA Kurumsal Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Küresel Başkanı Javier Rodriguez Soler ise, tüm dünyadan sürdürülebilirlik liderlerinin bir araya geldiği etkinlik ve COP31 süreci ile ilgili olarak, “New York İklim Haftası, COP31 öncesindeki hazırlık çalışmalarının ilerlemesine katkı sağlarken, önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerinden birine, hedeflerden uygulamaya geçişe, dikkat çekiyor. Finans sektörü de sermayeyi harekete geçirip, projelerin finansman açısından uygulanabilir hale gelmesine katkı sunarak ve yatırımların beraberinde getirdiği riskleri yöneterek bu sürece destek sağlayabilir. Sürdürülebilirliği büyümenin itici güçlerinden ve stratejik önceliklerinden biri olarak gören BBVA olarak biz de finansman alanındaki deneyimimizle ve müşterilerimizi destekleyerek bu dönüşüme katkı sunmak istiyoruz.” açıklamasını yaptı. BBVA Sürdürülebilirlik Direktörü Antoni Ballabriga da İklim Finansmanı Üst Düzey Çözümler Diyaloğu panelinde, bankaların öngörülebilir nakit akışları yaratacak ulusal politika çerçevelerine ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, talep tarafını destekleyen politikaların, yükümlülüklerin ve karbon fiyatlandırma mekanizmalarının önemini vurguladı. Ballabriga ayrıca, yatırım yapılabilir nitelikte ulusal dönüşüm ve adaptasyon planlarına ve bu planları destekleyecek, izin süreçlerini hızlandıran düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti. Sinem Edige, enerji dönüşümünün finansmanını değerlendirdi Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ise New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen UN Global Compact Leaders Summit’te “Temiz Enerji Dönüşümünü Hızlandırmanın Önündeki Finansman ve Politika Engelleri” başlıklı panelde konuştu. Edige, enerji dönüşümünün önündeki temel engelin yalnızca sermaye eksikliği olmadığını, sermayeyi ölçekli biçimde çekebilecek yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesinin ve bunların doğru finansman modelleri ile desteklenmesinin kritik önem taşıdığını belirtti. Özellikle gelişmekte olan piyasalarda yüksek finansman maliyetleri, kur riski, düzenleyici belirsizlikler ve altyapı kısıtlarının güçlü projelerin finansmana erişimini zorlaştırabildiğine dikkat çeken Edige, bankaların rolünün yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, finansmanı doğru projelerle buluşturmanın önemini vurguladı. Edige, bankaların doğru vade ve sermaye yapısını oluşturmak, riskleri yönetmek, gerektiğinde garanti ve kalkınma finansmanı mekanizmalarını devreye almak ve projeleri doğru sermaye kaynaklarıyla buluşturmak yoluyla yatırım yapılabilirliğe katkı sağlayabileceğini ifade etti. Edige ayrıca Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları, sanayi kapasitesi ve Avrupa değer zincirleriyle bağlantılarının güçlü bir yatırım zemini sunduğunu belirterek, Garanti BBVA’nın EBRD, MIGA, GGF ve EFSE gibi kurumlarla geliştirdiği finansman ve risk paylaşımı mekanizmalarının yerel piyasa bilgisi ile uluslararası sermayeyi bir araya getirdiğini söyledi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının da bu potansiyeli kalıcı bir düşük karbonlu yatırım akışına dönüştürmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Edige, Garanti BBVA ve BBVA’nın COP31’in Küresel Bankacılık Partnerleri olarak özel sektör, kalkınma kuruluşları ve yatırımcıları yatırım yapılabilir projeler, sürdürülebilir ve geçiş finansmanı yapıları ve hedefli risk paylaşımı mekanizmaları etrafında bir araya getirmeyi hedeflediğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orta Doğu Krizi Elektrikli Araç İvmesini Artıracak Haber

Orta Doğu Krizi Elektrikli Araç İvmesini Artıracak

Avrupa genelinde akülü elektrikli araç (BEV) satışları yüzde 19 artarken Fransa’da yüzde 28’e, Almanya’da yüzde 23’e ulaştı. Dünyada alacak sigortası lideri olan Allianz Trade, yılın belli dönemlerinde farklı sektörlerin küresel gelişimlerini ele alan raporlar hazırlıyor. Son yayımladığı raporda, Ortadoğu’daki krizin elektrikli araçlar üzerindeki etkilerini ele alan Allianz Trade’e göre Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler sonucunda artan petrol/yakıt fiyatları, küresel ölçekte elektrikli araç (EV) satışlarını artırdı. Bu ivmenin, özellikle de ana pazarlarda otomobillerdeki güç aktarım sistemleri modelleri arasındaki fiyat farklarının daralması ve süregelen sübvansiyon kesintileri sayesinde oluştuğu da rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre tüketiciler enerji maliyeti şoklarına karşı her zamankinden daha hassas bir tutum sergiliyor. Yakıt maliyetlerinin, Avrupa haneleri için yeniden harcama kalemlerinde ilk sıraya yerleştiği ve ulaşım, bakım ve bölge genelinde ilgili olabilecek tüm hizmetlerde yaygın bir etki yarattığı da raporda vurgulanıyor. Son 20–30 yılda ortalama kullanılabilir gelir artsa da yakıt maliyetleri Fransa’da ortalama harcanabilir gelirin yüzde 8’ine kadar ulaştı ki uzmanlar bunun Almanya’da daha da düşük olduğunu raporda belirtiyor. Allianz Trade ekonomistleri bu durumun, özellikle düşük gelirli haneler için anlamlı tüketim maliyetlerini kritik bir problem haline getirdiğine de raporda yer veriyor. Bugün, akülü elektrikli araçlara (BEV) geçiş, maddi enerji tasarruflarıyla Batı Avrupa’da kişi başına ortalama yüzde 4–5 satın alma gücü artışı, fiyat oynaklığı dönemlerinde yüzde 5–7’ye varan enerji maliyeti farkı ile sağlanabileceği de rapordaki bilgiler arasında. Mevcut ivmeyi sürdürülebilir kılmak mümkün Rapora göre hali hazırdaki akülü elektrikli araç ivmesinin, sürdürülebilir bir enerji dönüşümüne evrilebilmesi için dört önemli politika izlenmesi gerekiyor. Bunlardan ilki yerel batarya üretiminin artırılması, ikincisi yeterli elektrik şebekesi altyapısının oluşturulması, üçüncüsü etkili karbon fiyatlandırma mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve dördüncüsü ise istikrarlı teşvik politikalarının uygulanması olarak raporda gösteriliyor. Ve bu temel politikalarda da eş zamanlı adımlar atılması gerektiği yine raporda vurgulanıyor. Bunun yanı sıra örneğin batarya menzillerinin >500 km olmasıyla psikolojik bariyerlerin aşılması, daha hızlı şarj süreleri gibi olumlu yapısal ilerleme sinyallerinin de mevcut olması raporda umut verici gelişmeler arasında gösteriliyor. Allianz Trade raporuna göre; Avrupa’nın, batarya ve güç aktarma teknolojilerinde Çin’in hakimiyetine karşı halen önemli ölçüde bağımlı durumda. Öte yandan altyapı yetersizliği giderek yapısal bir probleme dönüşüyor. Rapordaki diğer bir veri ise; 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla Avrupa’da bulunan 1,1 milyon şarj noktasının büyük kısmı yalnızca dört ülkede yer aldığı ve mevcut seviyenin Avrupa Komisyonu’nun 2030 için öngördüğü 3,5 milyon hedefinden oldukça uzak kaldığı yönünde. 2030’a kadar bataryalı elektrikli araç (BEV) payı yüzde 70’e ulaşabilir Rapora göre; AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamında karbon fiyatlandırmasının güçlendirilmesi ve Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanması ile BEV payı yüzde 29’dan yüzde 42’ye çıkabilir; ancak bu oran Net Zero hedefi için gerekli olan yüzde 79 tahminin altında kalıyor. İyi haber ise batarya maliyetlerinin 2010’dan bu yana yüzde 93 düşmüş olması ve 2030’a kadar kWh başına 60–70 dolar seviyesine inmesi beklentisi. Öte yandan Avrupa’nın düşük karbonlu elektrik üretim payını 2035 yılına kadar yüzde 70’ten yüzde 80’e çıkarmasının, araç başına elektrikli araç emisyonlarını yüzde 40’ın üzerinde azaltabileceğine de raporda yer veriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.