Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Kredisi

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Kredisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Kredisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı Haber

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı

Kaptan Holding bünyesindeki üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak yatırımını büyüten Saytek, üretim kapasitesini artırma ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendirme hedefiyle faaliyetlerine devam ediyor. İlk etapta yıllık 20.000 ton üretim kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanan fabrikanın, yaklaşık 100 kişiye ek istihdam sağlaması öngörülüyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, “Bu yatırım, Saytek’in üretim gücünü ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendiren kritik bir adımdır” dedi. Saytek Medikal ve Plastik A.Ş., stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda geri dönüşüm alanındaki üçüncü fabrikasını bünyesine kattı. Şirket, Cebi Ailesi yönetimindeki Kaptan Holding’e ait Tekirdağ Hayrabolu’daki rPET (geri dönüştürülmüş PET) üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak operasyonel kapasitesini genişletti. 35 bin metrekare açık alan içinde 13.000 m² kapalı alana kurulu yeni fabrika ile üretim kapasitesini artırmayı ve özellikle gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğini büyütmeyi hedefleyen şirket, bu yatırımla birlikte faaliyet alanını daha da güçlendirdi. Söz konusu yatırımın, Saytek’in hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında rekabet gücünü artırması bekleniyor. “Ölçek büyüttüğümüz yeni bir dönemin başlangıcı” Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, Tekirdağ Hayrabolu’da devreye alınan yeni fabrikanın büyüme stratejisinde kritik bir adım olduğunu belirterek, “Tekirdağ Hayrabolu’da hayata geçirdiğimiz yeni fabrikamız, geri dönüştürülmüş atık plastik alanındaki üretim gücümüzü daha ileri taşıyan önemli bir yatırım. Bu tesisle birlikte hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğimizi büyütüyoruz. Bugün geri dönüşüm yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda sanayi için stratejik bir ham madde kaynağı ve ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri haline geldi. Biz de bu yatırımla Türkiye’de döngüsel ekonominin gelişimine daha güçlü katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi. “2025 yılında 8,98 milyar TL ciro elde ettik” Bu yatırımı aynı zamanda şirketin büyüme ivmesini kalıcı hale getirecek bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yıldırım, “2025 yılında hasılatımızı bir önceki yıla göre %242,5 artırarak 8,98 milyar TL seviyesine yükselttik. Bu büyüme, Saytek’in çok sektörlü yapısının ve genişleyen operasyonlarının bir sonucu. Bugün Avusturya, Romanya, Fransa, Portekiz ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Tekirdağ’daki yeni fabrikamız da hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında bu büyümeyi destekleyecek güçlü bir üretim altyapısı oluşturacak” diye konuştu. “Avrupa pazarı için güvenilir bir tedarikçi olmayı hedefliyoruz” Avrupa pazarındaki beklentilerin hızla değiştiğine dikkat çeken Yıldırım, “Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel pazarlarda geri dönüştürülmüş hammaddelere yönelik regülasyonlar giderek sıkılaşıyor. Karbon ayak izi, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterleri artık yalnızca çevresel değil, doğrudan ticari bir rekabet unsuru haline geldi. Saytek olarak hedefimiz, ihracat yaptığımız ülkelerde pazar payımızı büyütürken aynı zamanda Avrupa’da uzun vadeli ve kalıcı bir tedarikçi olarak konumlanmak. Tekirdağ yatırımımız, bu stratejiyi destekleyen en önemli üretim adımlarımızdan biri” ifadelerini kullandı. “Konya Kulu yatırımımızla kapasite ve ürün portföyü büyüyor” Saytek’in büyüme planlarının yalnızca Tekirdağ yatırımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yıldırım şöyle konuştu: “Geri dönüşümdeki büyüme stratejimizi yeni yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. Konya Kulu OSB’de tarafımıza tahsis edilen 24.283,57 m² alanda kurulması planlanan rPET levha ve gıda ambalajı üretim tesisi için mimari projemizi tamamladık ve fizibilite çalışmalarımızı hazırladık. 2028 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlamayı hedeflediğimiz bu yatırım, yalnızca kapasite artışı değil; aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim kabiliyetine geçiş anlamına geliyor. Böylece geri dönüşümde ürettiğimiz rPET flake ürünlerini levha ve gıda ambalajı gibi alanlarda değerlendirerek ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü artırmayı amaçlıyoruz.” “Sürdürülebilir büyümenin temelinde entegre yapı var” Şirketin faaliyet alanlarının birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğunu belirten Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: “Saytek bugün geri dönüşüm, sağlık ve enerji sektörlerinde entegre bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Sağlık tarafında implant ve medikal ürünler, Ankara’daki tesisimizde maske üretimi ve farklı alanlarda yürüttüğümüz çalışmalarla üretim kabiliyetimizi çeşitlendiriyoruz. Enerji tarafında ise LPG ithalatı ve lisanslı satış faaliyetlerimizle enerji tedarik zincirinde daha etkin bir rol üstleniyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik odağımızı da güçlendiriyoruz. Karbon azaltım projelerimizi uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettirerek yıllık 16 bin 500 tonun üzerinde karbon kredisi oluşturuyoruz. Attığımız her adımda hem çevresel etkimizi azaltmayı hem de Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne uzun vadeli katkı sağlamayı öncelikli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk'ten Hissedarlarına Nakit Temettü Dağıtma Kararı Haber

Kuveyt Türk'ten Hissedarlarına Nakit Temettü Dağıtma Kararı

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk, 27 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda aldığı kararlarla güçlü büyüme stratejisini destekleyen önemli adımlar attı. Genel Kurul’da, kurumun sermayesinin 3,1 milyar TL artırılarak 8 milyar TL’den 11,1 milyar TL’ye çıkarılması kararlaştırıldı. Ayrıca 2025 yılı solo banka kârının yüzde 10’u olan 4,036 milyar TL’nin nakit temettü olarak hissedarlara dağıtılması kararı alındı. Güçlü sermaye yapısı büyüme stratejisini destekliyorKuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, Genel Kurul’da alınan kararlarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılına güçlü sermaye yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve değer odaklı bankacılık yaklaşımımızla girerken; sürdürülebilir büyümeyi odak noktamıza alarak paydaşlarımız için güven ve istikrar üretmeye devam ediyoruz. 2025 yılında sayısı 12’ye ulaşan iştiraklerimizle katılım finans ekosistemindeki öncü konumumuzu pekiştirirken, reel sektöre ve stratejik yatırımlara desteğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. ” Karbon nötr genel kurul Kuveyt Türk, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında çevresel etkileri azaltmaya yönelik uygulamalarını kurumsal faaliyetlerinin farklı alanlarında hayata geçirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda bu yıl gerçekleştirilen Genel Kurul organizasyonunun oluşturduğu karbon ayak izi, karbon kredisi alınarak nötrlenmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı Haber

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı

Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek, ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni yayımladı. Araştırma; 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı. Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken, sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Ancak barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil. Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak, şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor. Karbon kredisi kullanımı artıyor Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor. Diğer yandan, araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleyi zayıflatabilecek yönetişim eksiklikleri söz konusu olabilir Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si; fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor. Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor. İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken 5 adım 1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli. 2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı. 3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı. 4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı. 5. İşletmeler yapay zekâyı sorumlu bir şekilde benimsemeli. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin EY Küresel İklim Eylem Barometresi araştırmasıyla ilgili şunları söyledi: “Artan iklimsel etkilerin gittikçe daha yıkıcı hale gelmesi, kurumsal iklim eylem planlarının aciliyetini her zamankinden daha fazla öne çıkarıyor. EY Küresel İklim Eylem Barometresi 2025’e göre, iklim eylemleri konusunda ilerlemenin sektör ve ülke bazında eşit dağılmadığını görüyoruz. Bazı bölgeler iklim raporlamasında ve geçiş stratejilerinde hızla ilerlerken, bazı bölgelerin direnç ortamı veya farklı öncelikler sebebiyle geride kaldığını söyleyebiliriz. Dünya ısınmaya devam ederken, iklim değişikliği hem insanlar hem de gezegen için yenileyici ve döngüsel bir ekonomi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin küresel finansal istikrar için de tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareketle; bugün iklim eylemlerini aksiyona dönüştüren şirketlerin, yarının liderleri olacağını ve rekabette öne çıkacaklarını ifade edebiliriz. Ayrıca, araştırma bulgularımız; şirketlerin iklim raporlamasında henüz sınırlı ilerleme kaydettiğini ve bunun somut uygulama süreçlerinde karşılaşılan yapısal zorluklar, iklim risk değerlendirmesi ile stres testlerinin olgunluk düzeyindeki yetersizlikler ve yönetişim yapılarındaki eksikliklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, EY olarak işletmelerin söz konusu dönüşüm sürecini stratejik bir fırsata dönüştürmeleri için karbonsuzlaşma sürecinden, finansal raporlamalarına ve iklim risklerini yönetmelerine kadar her alanda destek oluyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.