Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Nötr

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Nötr haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Nötr haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Maysan Mando’nun Güçlü Takım Ruhu Eker I Run’da Çifte Başarı Getirdi Haber

Maysan Mando’nun Güçlü Takım Ruhu Eker I Run’da Çifte Başarı Getirdi

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Eker I Run’da başarıyla boy gösterdi. “Koşmak Gerek” temasıyla düzenlenen Eker I Run, bu yıl da profesyonel ve amatör sporcuların yanı sıra kurumsal koşu takımlarını Bursa’da buluşturdu. İki gün boyunca devam eden organizasyon; spor, dayanışma, sosyal fayda ve sürdürülebilirliği aynı çatı altında bir araya getirirken, Maysan Mando çalışanları da farklı parkurlarda şirketlerini temsil etti. 42K ve 5K parkurlarında Maysan Mando’ya üçüncülük Uludağ’dan başlayarak Eker Meydan’da sona eren zorlu 42K Maratonu ile organizasyonun geniş katılımlı 5K yarışında mücadele eden Maysan Mando ekibi, her iki kategoride de üçüncülük derecesi elde etti. Parkur boyunca dayanıklılık, mücadele ve kararlılık ortaya koyan çalışanların başarısı, Maysan Mando’nun kurum kültüründe önemli bir yere sahip olan ekip ruhunun spor alanındaki güçlü bir yansıması oldu. Takım ruhu parkurda da güçleniyor Çalışanların fiziksel ve sosyal gelişimini destekleyen etkinlikleri kurum kültürünün önemli bir parçası olarak gören Maysan Mando, spor organizasyonlarına katılımla çalışanlar arasındaki iletişimi, dayanışmayı ve aidiyet duygusunu güçlendirmeyi hedefliyor. Eker I Run’da elde edilen başarı da bu yaklaşımın somut örneklerinden biri oldu. Maysan Mando çalışanları, 42K ve 5K kategorilerindeki üçüncülük dereceleriyle sportif bir başarıya imza atmanın yanı sıra, birlikte hareket etmenin yarattığı motivasyonu da bitiş çizgisine taşıdı. ### Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OVP, Yeşil Dönüşüm ve Döngüsel Ekonomi için Önemli Bir Zemin Sunuyor Haber

OVP, Yeşil Dönüşüm ve Döngüsel Ekonomi için Önemli Bir Zemin Sunuyor

Gönüllü sanayi inisiyatifi ve geniş kitlelere dokunan sivil toplum kimliklerini bünyesinde bir araya getiren ÇEVKO Vakfı’nın Genel Sekreteri Mete İmer, OVP kapsamında “Yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması” başlığı altında yer alan konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mete İmer, şunları dile getirdi: “OVP kapsamında yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sıfır atık, iklim mevzuatı, ETS, yeşil finansman, enerji verimliliği, ulaşımda emisyon azaltımı ve yerel iklim planları gibi başlıklara yer verilmesi memnuniyet vericidir. Bu eylem başlıkları, Vakfımızın 2022’den bu yana savunduğu 10 maddelik öneri paketiyle büyük ölçüde örtüşmektedir.” Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “2053 karbon nötr hedefine ulaşabilmek için, ulusal katkı beyanımızın bu hedefle uyumlu olacak şekilde mutlak azaltım hedefi olarak belirlenmesi yönünde çalışılması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca enerji üretiminde kömür kullanımının kademeli olarak azaltılmasına ilişkin bir planın hazırlanması ve uygulanması, ülkemizin iklim kriziyle mücadelesini güçlendirecektir. Toplumda iklim krizine karşı farkındalığın artırılması ve alışkanlıkların değişimini destekleyecek ulusal kampanyaların başlatılması da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Kasım 2029’da Antalya’da gerçekleşecek BM 31. Taraflar Konferansı’nın bu açıdan önemli bir fırsat sunduğuna inanıyoruz.” Atık Yönetiminde Uygulama Mekanizmaları Önem Taşıyor OVP’de sıfır atık uygulamaları ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, atıkların önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması, geri dönüştürülmesi ve endüstriyel kullanımının artırılması yönündeki hedeflere dikkat çeken İmer, bu hedeflerin sahada sonuç verebilmesi için güçlü uygulama mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu belirtti. Mete İmer, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Atık yönetimi tesislerinin sürdürülebilirliği ve etkin işletimi için kaynağında ayrı toplamanın yaygınlaştırılması, toplama ve ayırma altyapısının güçlendirilmesi ve sistemin sürdürülebilir finansmanının sağlanması önemlidir. Bu kapsamda Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu mekanizmasının iyi bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. GÜS mekanizması; kaynağında ayrı toplama sistemlerinin geliştirilmesine, toplama ve ayırma altyapısının güçlendirilmesine, kaliteli geri dönüşümün desteklenmesine ve geri dönüştürülmüş malzemenin ekonomiye yeniden kazandırılmasına önemli katkı sağlayacaktır.” Geri Dönüşüm Ekonomik Değer Zincirinin Parçası Olarak Ele Alınmalı Döngüsel ekonominin gelişmesi için geri dönüşüm oranlarının artırılmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Mete İmer, geri dönüşüm altyapısı, kaliteli geri dönüşüm ve geri dönüştürülmüş malzemenin üretim süreçlerine yeniden dahil edilmesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. İmer, “Türkiye’nin döngüsel ekonomiye geçişinde geri dönüşümün atık yönetiminin son aşaması olarak değil, ekonomik değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Saha uygulamalarında uçtan uca dijital atık izleme sistemlerinin kullanılması da bu açıdan önemlidir. Kamu ve yerel yönetim sorumluluklarının üretici sorumluluğu ile tamamlandığı; kapsayıcı, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapının oluşturulması mümkündür” dedi. ÇEVKO Vakfı, OVP’de ortaya konulan yeşil dönüşüm hedeflerinin; iklim mevzuatı, yeşil finansman, yerel iklim planları, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla desteklenmesinin Türkiye’nin sürdürülebilir üretim ve tüketim yapısına geçişi açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karaca 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

Karaca 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Türkiye’nin köklü markalarından Karaca Grup; ev ve yaşam kategorilerinde sunduğu katma değerli ürün ve hizmetlerin yanı sıra sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını da geliştirmeye devam ediyor. Karaca, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki yaklaşımını ve 2025 yılı performansını ortaya koyduğu üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, GRI (Küresel Raporlama Standardı) Standartları referans alınarak hazırlandı. Sürdürülebilirliği geri dönüşüm uygulamalarıyla sınırlı görmeyen Karaca; ürün geliştirmeden mağaza operasyonlarına, tedarik zincirinden müşteri deneyimine kadar tüm süreçlerine entegre ettiği bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla ilerliyor. Karaca Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karaca, sürdürülebilirliğin Karaca için uzun vadeli değer yaratma anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Bizim için sürdürülebilirlik, daha fazla tüketimi değil; daha uzun süre güvenle kullanılabilen ürünler geliştirmeyi ifade ediyor” dedi. Karaca, kaynakları daha verimli kullanırken çevresel ve toplumsal etkiyi iyileştirmeyi ve tüm paydaşlar için kalıcı değer yaratmayı hedeflediklerini ifade etti. 2030’a Kadar Elektriğin Yüzde 100’ü Yenilenebilir Kaynaklardan Karaca Grup, 2030 yılına kadar operasyonlarında kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda enerji verimliliği çalışmalarını 2025 yılında hızlandırdı. 2024 yılında pilot olarak başlatılan bulut tabanlı enerji ölçüm sistemi, 2025 yılında tüm Karaca mağazalarına yaygınlaştırıldı. Enerji tüketiminin düzenli olarak takip edilmesi ve mesai dışı kullanımların optimize edilmesi sayesinde yıl boyunca 271.805 kWh elektrik tasarrufu sağlandı. Karaca aynı zamanda mağazalardaki kalan elektrik tüketiminin yüzde 50’si kapsamında I-REC sertifikası temin ederken, Karaca Lojistik Merkezi’nde 1,6 MW kapasiteli güneş enerjisi santralini devreye aldı. Enerji dönüşümünü sürdürülebilir büyümenin önemli parçalarından biri olarak değerlendiren Fatih Karaca, “2030 hedefimize; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve etkin enerji yönetimini birlikte ele alan bir modelle ilerliyoruz. Sürdürülebilir dönüşümün ölçülebilir hedeflerle ve günlük iş yapış biçimlerimize entegre edilen uygulamalarla kalıcı hale geleceğine inanıyoruz” dedi. Karbon Nötr Teslimat ile 60 Ton CO₂E Emisyon Nötrlendi Karaca’nın 2025 yılında hayata geçirdiği önemli sürdürülebilirlik uygulamalarından biri de Karbon Nötr Teslimat modeli oldu. Kasım 2025 itibarıyla devreye alınan uygulama kapsamında online siparişlerden kaynaklanan teslimat emisyonları, teslimat mesafesine göre hesaplanmaya başladı. Oluşan emisyonlar, uluslararası standartlarda doğrulanmış ve yenilenebilir enerji projelerini destekleyen karbon kredileri aracılığıyla dengeleniyor. Uygulamanın başladığı Kasım–Aralık 2025 döneminde toplam 60 ton CO₂e teslimat kaynaklı emisyon nötrlendi. Karaca ayrıca mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden müşterilerini siparişlerinin karbon nötr olarak gönderildiği konusunda bilgilendirerek tüketicileri de sürdürülebilirlik yolculuğuna dahil ediyor. Fatih Karaca, “Karbon Nötr Teslimat ile iklim eylemini günlük operasyonlarımızın ve müşteri deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyoruz. Çevresel etkimizi azaltırken müşterilerimizde sürdürülebilirlik farkındalığını da güçlendirmeyi amaçlıyoruz” dedi. 2.473 Ürün Yeniden Kullanıma Kazandırıldı Karaca, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında ürünlerin kullanım ömrünü uzatmaya, yeniden kullanımı artırmaya ve kaynak kaybını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. E-ticarette yalnızca ürün kutusundaki hasar nedeniyle iade edilen sağlam ürünlerin ambalajlarının değiştirilerek yeniden satışa sunulmasıyla 2025 yılında 2.473 ürün yeniden kullanıma kazandırıldı. Aynı yıl 357 ton kâğıt-karton, 82 ton elektronik atık ve 8 ton plastik olmak üzere toplam 447 ton atık geri dönüşüme kazandırıldı. Böylece geri dönüştürülen atık miktarı bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 3,5 kat arttı. İstanbul’daki iki cadde mağazası için Sıfır Atık Belgesi alınırken, Karaca ürün ambalajlarının geri dönüştürülebilirlik oranını yüzde 100 seviyesinde sürdürdü. Kadın Çalışan Oranı Yüzde 57’ye Ulaştı Karaca’nın sürdürülebilirlik yaklaşımının sosyal boyutunda ise çalışan deneyimi, fırsat eşitliği ve kadın istihdamı öne çıktı. 2025 yılında Karaca’da çalışan memnuniyet oranı yüzde 84,5’e, kadın çalışan oranı ise yüzde 57’ye ulaştı. “Satış’ta Kadın” Projesi kapsamında çalışma hayatına katılımı desteklenen 204 kadın istihdam edildi. UNICEF iş birliğiyle yürütülen projeler kapsamında ise eğitim hakkına erişen çocuk sayısı 16 bine ulaştı. Sürdürülebilir büyümenin çevresel performans kadar insana ve topluma yaratılan değerle de şekillendiğini belirten Fatih Karaca, “Fırsat eşitliğini destekleyen, çalışan deneyimini güçlendiren ve sosyal etki yaratan projeleri sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki çalışmalarımızın etkisini büyütmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor Haber

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor

Temel rafinericilik eğitimleri, saha uygulamaları, kariyer gelişim oturumları ve sürdürülebilirlik içerikleriyle desteklenen programı başarıyla tamamlayan öğrenciler sertifikalarını aldı. Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı ve toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleriyle Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin gelişimini destekliyor, yerel kalkınmayı güçlendirecek yetkin insan kaynağının yetişmesine katkı sunuyor. Temel Rafinericilik Staj Programı, Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu dört ilde Kırıkkale Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Batman Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Yaklaşık bir ay süren Staj Programı’nda öğrenciler, temel rafinericilik eğitimlerinin yanı sıra saha uygulamaları ve teknik gelişim içerikleriyle de enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı buldu. Teknik bilgi ile pratik uygulamaları bir araya getiren program, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirirken kariyer yolculuklarına yönelik içeriklerle çok yönlü bir öğrenim süreci sağladı. Staj Programı’na Meslek Yüksekokulları’nın rafineri ve petrokimya, kimya teknolojileri, elektrik, makine ve metal teknolojileri gibi alanlarında öğrenim gören öğrenciler katıldı. Tüpraş Kırıkkale, İzmir, Batman ve İzmit Rafinerilerinde düzenlenen kapanış törenlerinde, programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. “Yerel kalkınmaya katkı sağlayan üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz” Tüpraş İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Önder Korkmaz Temel Rafinericilik Staj Programı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Gençlerin mesleki gelişimlerini destekleyen, onları iş hayatına ve geleceğin yetkinliklerine hazırlayan programlar geliştirmeyi çok değerli buluyoruz. Temel Rafinericilik Staj Programı ile meslek yüksekokulu öğrencilerimizin rafinerilerimizi ve enerji sektörünü yakından tanımalarının yanı sıra, edindikleri teorik bilgileri sahada deneyimleme fırsatı bulmalarını hedefledik. Bu programın bizim için bir diğer boyutu ise rafinerilerimizin bulunduğu illerde üniversitelerimizle kurduğumuz güçlü iş birlikleri. Ortak geliştirdiğimiz bu program ile faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin geleceğine nitelikli insan kaynağı yetiştirerek katkı sağlıyoruz. Bu yıl programın kapsamını sürdürülebilirlik içerikleriyle daha da zenginleştirdik. Gençlerin enerji dönüşümünü, sürdürülebilirliği ve geleceğin enerji dünyasını bugünden kavramalarını önemsiyoruz. Çünkü enerjinin geleceğini şekillendirecek olanlar, bugün eğitim gören gençlerimiz. Tüpraş olarak gençlerimize alan açan bu tür programları yaygınlaştırmaya, kariyer yolculuklarında destek olmaya ve üniversitelerimizle iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” Sertifika törenlerine Tüpraş rafineri müdürleri ile üniversitelerin rektörleri ve rektör yardımcıları da katıldı. Törende, Tüpraş çalışanlarının öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaştığı panelin yanı sıra, Tüpraş İnsan Kaynakları yöneticileri tarafından özgeçmiş hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik kariyer gelişim oturumları gerçekleştirildi. Öğrenciler böylece enerji sektörüne ilişkin merak ettikleri soruları sektör profesyonellerine doğrudan yöneltme fırsatı yakaladı. Bu yıl program kapsamında ilk kez düzenlenen sürdürülebilirlik oturumunda da öğrenciler, Tüpraş Sürdürülebilirlik ekibiyle bir araya gelerek şirketin 2050 Karbon Nötr hedefi ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi edindi. Oturumla, gençlerin sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümüne yönelik farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor Haber

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor

Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı ve toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleriyle Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin gelişimini destekliyor, yerel kalkınmayı güçlendirecek yetkin insan kaynağının yetişmesine katkı sunuyor. Temel Rafinericilik Staj Programı, Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu dört ilde Kırıkkale Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Batman Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Yaklaşık bir ay süren Staj Programı’nda öğrenciler, temel rafinericilik eğitimlerinin yanı sıra saha uygulamaları ve teknik gelişim içerikleriyle de enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı buldu. Teknik bilgi ile pratik uygulamaları bir araya getiren program, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirirken kariyer yolculuklarına yönelik içeriklerle çok yönlü bir öğrenim süreci sağladı. Staj Programı’na Meslek Yüksekokulları’nın rafineri ve petrokimya, kimya teknolojileri, elektrik, makine ve metal teknolojileri gibi alanlarında öğrenim gören öğrenciler katıldı. Tüpraş Kırıkkale, İzmir, Batman ve İzmit Rafinerilerinde düzenlenen kapanış törenlerinde, programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. “Yerel kalkınmaya katkı sağlayan üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz” Tüpraş İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Önder Korkmaz Temel Rafinericilik Staj Programı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Gençlerin mesleki gelişimlerini destekleyen, onları iş hayatına ve geleceğin yetkinliklerine hazırlayan programlar geliştirmeyi çok değerli buluyoruz. Temel Rafinericilik Staj Programı ile meslek yüksekokulu öğrencilerimizin rafinerilerimizi ve enerji sektörünü yakından tanımalarının yanı sıra, edindikleri teorik bilgileri sahada deneyimleme fırsatı bulmalarını hedefledik. Bu programın bizim için bir diğer boyutu ise rafinerilerimizin bulunduğu illerde üniversitelerimizle kurduğumuz güçlü iş birlikleri. Ortak geliştirdiğimiz bu program ile faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin geleceğine nitelikli insan kaynağı yetiştirerek katkı sağlıyoruz. Bu yıl programın kapsamını sürdürülebilirlik içerikleriyle daha da zenginleştirdik. Gençlerin enerji dönüşümünü, sürdürülebilirliği ve geleceğin enerji dünyasını bugünden kavramalarını önemsiyoruz. Çünkü enerjinin geleceğini şekillendirecek olanlar, bugün eğitim gören gençlerimiz. Tüpraş olarak gençlerimize alan açan bu tür programları yaygınlaştırmaya, kariyer yolculuklarında destek olmaya ve üniversitelerimizle iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” Sertifika törenlerine Tüpraş rafineri müdürleri ile üniversitelerin rektörleri ve rektör yardımcıları da katıldı. Törende, Tüpraş çalışanlarının öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaştığı panelin yanı sıra, Tüpraş İnsan Kaynakları yöneticileri tarafından özgeçmiş hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik kariyer gelişim oturumları gerçekleştirildi. Öğrenciler böylece enerji sektörüne ilişkin merak ettikleri soruları sektör profesyonellerine doğrudan yöneltme fırsatı yakaladı. Bu yıl program kapsamında ilk kez düzenlenen sürdürülebilirlik oturumunda da öğrenciler, Tüpraş Sürdürülebilirlik ekibiyle bir araya gelerek şirketin 2050 Karbon Nötr hedefi ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi edindi. Oturumla, gençlerin sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümüne yönelik farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Tüpraş Staj Programları Hakkında: Kısa Dönem Staj Programı: Tüpraş’ın üniversite öğrencilerine yönelik sunduğu kısa dönem staj programı, gençlerin iş hayatını ve rafineri operasyonlarını yakından tanımalarını, akademik bilgilerini uygulama deneyimiyle desteklemelerini ve kariyer hedeflerini şekillendirmelerini amaçlıyor. Nextremers: Üniversitelerin 3. ve 4. sınıf öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri ve yeni mezunlara yönelik yürütülen genç yetenek programı, yaklaşık 30.000 başvuru arasından seçilen 60 üniversite öğrencisine proje bazlı çalışma deneyimi, eğitim ve gelişim fırsatları sunarak profesyonel hayata hazırlanmalarına katkı sağlıyor. Temel Rafinericilik Staj Programı: Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, İzmir, Batman ve Kocaeli’nde üniversite iş birlikleriyle hayata geçirilen program, sürdürülebilir yerel kalkınmayı güçlendirecek nitelikli insan kaynağının yetişmesini hedefliyor. Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik program; temel rafinericilik eğitimleri, saha uygulamaları, teknik ve kariyer gelişim oturumlarıyla gençlere enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAV Havalimanları İzmir’de 20. Yılını Kutluyor Haber

TAV Havalimanları İzmir’de 20. Yılını Kutluyor

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndaki 20. yılını kutluyor. Şirket, 2006’da dış hatlar terminalinin işletmesini üstlenerek İzmir’deki faaliyetlerine başladı. Yaklaşık 250 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiği yeni iç hatlar terminalini 2014’te hizmete açarak faaliyetlerini genişletti. Havalimanının yıllık yolcu sayısı, TAV Havalimanları’nın İzmir’de faaliyete başladığı 2006’dan bu yana yaklaşık üç katına çıktı. İç ve dış hatlar terminallerinin toplam alanı 310 bin 978 metrekareye, havalimanının yıllık yolcu kapasitesi ise 35 milyona ulaştı. TAV Havalimanları’nın İzmir’deki 20. yılı; Havalimanı Mülki İdare Amirliği, DHMİ ve diğer kamu kurumlarının temsilcileri ile TAV Havalimanları, havayolları ve iş ortaklarının yöneticileri ve havalimanı çalışanlarının katıldığı törenle kutlandı. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “Bugün İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümünü ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndaki 20. yılımızı birlikte kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 2006’da 4,4 milyon yolcuya hizmet veren havalimanımız, 2025’te 12,6 milyon yolcuyu aştı. Dış Hatlar Terminali ile başlayan yolculuğumuzu, yaklaşık 250 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiğimiz yeni İç Hatlar Terminali ile ileri taşıdık. İki terminal için 416 milyon avro civarında yatırım gerçekleştirdik. Bugün 35 milyon yolcu kapasiteli modern altyapımız ve genişleyen uçuş ağımızla İzmir’in dünyayla bağlantılarını güçlendiriyoruz. Bu 20 yılda yatırımlarımızı yalnızca kapasite artışıyla sınırlı tutmadık; hizmet kalitesi, teknoloji, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik alanlarında da önemli projeler gerçekleştirdik. Güneş enerjisi yatırımımızla havalimanımızın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de yolcularımıza en iyi seyahat deneyimini sunmak; İzmir’in turizmine, ekonomisine ve uluslararası bağlantılarına katkı sağlamak için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmayı sürdüreceğiz. Bu 20 yıllık başarıya sundukları destek ve katkılar için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne, havayolu şirketlerimize, kamu kurumlarımıza, iş ortaklarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm ise özverili çalışmalarıyla bu başarıyı mümkün kılan çalışma arkadaşlarımıza.” dedi. 416 milyon avroluk yatırımla kapasite 35 milyona ulaştı TAV Havalimanları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda dış hatlar terminalinin işletmesini 2006’da, iç hatlar terminalinin işletmesini ise 2012’de devraldı. Yaklaşık 250 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiği yeni iç hatlar terminalini 2014’te hizmete açan şirket, iki terminale bugüne kadar 416 milyon avro yatırım yaptı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nın işletme hakkı Aralık 2034’e kadar TAV Havalimanları’na ait. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda bugün iç ve dış hatlar terminallerinin toplam alanı 310 bin 978 metrekareye, havalimanının yıllık yolcu kapasitesi ise 35 milyona ulaştı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nın 2006’da 4,4 milyon olan yıllık yolcu sayısı, 2025’te 12,6 milyona yükselerek yaklaşık üç katına çıktı. Havalimanının 2025’te hizmet verdiği yolcuların 5,1 milyonunu dış hat yolcuları oluşturdu. İzmir Adnan Menderes Havalimanı, 2006’dan Temmuz 2026 sonuna kadar yaklaşık 196 milyon yolcuya hizmet verirken 1,46 milyon uçuşa ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilirlik yatırımları sürüyor İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Havalimanı Karbon Akreditasyonu programının başladığı 2009’da Türkiye’den programa katılan ilk, Avrupa’dan ise ikinci havalimanı oldu. Karbon yönetimi çalışmalarını uluslararası standartlarda sürdüren havalimanı, 2016’da doğrudan emisyonlarını dengeleyerek ACA 3+ seviyesinde akreditasyon aldı ve karbon nötr oldu. Yeni iç hatlar terminali, çevresel performansıyla LEED Gümüş sertifikası alarak Türkiye’de bu sertifikaya sahip ilk havalimanı terminal binası oldu. TAV Havalimanları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda kapalı ve açık otopark alanlarına, 10 binden fazla panelden oluşan ve 5,9 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali kuruldu. Santralin yılda yaklaşık 10 milyon kWh elektrik üreterek havalimanının yıllık enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini karşılaması ve 4 bin 592 ton karbon emisyonunu önlemesi hedefleniyor. Hizmet kalitesi uluslararası ödüllerle tescillendi İzmir Adnan Menderes Havalimanı, 2026’da son 10 yılda yolcu deneyiminde gösterdiği istikrarlı başarıyla ACI World Genel Direktörü Mükemmellik Onur Listesi’ne Türkiye’den giren ilk iki havalimanından biri oldu. Havalimanı, 2025’te ACI World (Uluslararası Havalimanları Konseyi) tarafından Avrupa’nın En İyi Havalimanı, En Kolay Havalimanı Yolculuğu, En Keyifli Havalimanı ve En Temiz Havalimanı kategorilerinde ödüllendirildi. Havalimanı aynı yıl Skytrax tarafından Avrupa’nın En İyi Bölgesel Havalimanı seçildi. İzmir Adnan Menderes Havalimanı, dış hatlarda 34 havayoluyla 36 ülkedeki 79 destinasyona, iç hatlarda ise 26 destinasyona direkt uçuş imkânı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile Isıtma, Soğutma ve Sıcak Suyu Tek Cihazda Buluşturdu Haber

CW Enerji Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile Isıtma, Soğutma ve Sıcak Suyu Tek Cihazda Buluşturdu

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden CW Enerji, güneş paneli ve hücre üretimindeki güçlü altyapısının yanı sıra geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümlerle enerjinin üretiminden verimli kullanımına kadar uzanan geniş bir ekosistem sunuyor. Uçtan uca enerji çözümleri geliştirme vizyonuyla ürün portföyünü sürekli genişleten CW Enerji, bu kapsamda Triome Serisi Monoblok Isı Pompası’nı kullanıcılarla buluşturdu. Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek bir cihazda bir araya getiren Triome Serisi; kompakt tasarımı, entegre sistem bileşenleri ve yeni nesil teknolojileriyle modern konutların iklimlendirme ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm sunuyor. Enerji dönüşümüne katkı sağlayan teknolojileri kullanıcılarla buluşturmaya devam eden CW Enerji, artan enerji maliyetleri ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefler doğrultusunda enerji verimli çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda ürün gamına eklenen Triome Serisi, farklı iklimlendirme ihtiyaçlarının tek sistem üzerinden yönetilebilmesini sağlarken, yaşam alanlarında daha verimli ve pratik bir sistem altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Kurulum Süreçlerini Sadeleştiren Entegre Tasarım Triome Serisi’ni öne çıkaran özelliklerden biri, bir ısı pompası sisteminde ihtiyaç duyulan birçok temel bileşeni kompakt gövdesi içerisinde bir araya getirmesi. 130 litrelik dahili kullanım sıcak suyu tankının yanı sıra motorlu üç yollu vana ve dahili sirkülasyon pompası gibi tesisat bileşenlerinin cihaz içerisinde hazır olarak sunulması, sahada ihtiyaç duyulan ilave ekipmanların ve bağlantıların azaltılmasına yardımcı oluyor. Bu bütünleşik yapı sayesinde ısı pompası kurulumlarının daha düzenli ve pratik şekilde gerçekleştirilebilmesi hedeflenirken, montaj ekipleri açısından da kurulum sürecinin sadeleştirilmesine katkı sağlanıyor. Daha az harici ekipman ihtiyacı; tesisat alanının daha verimli kullanılmasına, sistem karmaşıklığının azaltılmasına ve uygulama sürecinin kolaylaştırılmasına imkân tanıyor. Tek Cihazla Isıtma, Soğutma ve Sıcak Su Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyunu tek bir kompakt gövdede birleştiren Triome Serisi, yıl boyunca farklı konfor ihtiyaçlarının aynı sistem üzerinden karşılanabilmesine olanak sağlıyor. Böylece geleneksel sistemlerde ayrı ayrı planlanabilen birçok fonksiyon, tek bir merkezi çözüm altında yönetilebiliyor. Triome’un kompakt ve entegre mimarisi, özellikle teknik hacmin sınırlı olduğu modern konutlarda önemli bir avantaj sağlarken, yaşam ve tesisat alanlarının daha verimli kullanılmasına da katkıda bulunuyor. R290 ve Full DC Inverter Teknolojisi Çevre dostu R290 doğal soğutucu akışkan teknolojisine sahip Triome Serisi, Full DC Inverter teknolojisiyle çalışma kapasitesini sistem ihtiyacına göre yöneterek enerji verimliliği ve konforu bir arada sunmayı hedefliyor. Değişken kapasite kontrolü sayesinde sistem, ihtiyaçlara uygun çalışma koşulları oluşturarak daha dengeli ve verimli bir iklimlendirme deneyimine katkı sağlıyor. Yeni nesil ısı pompası teknolojisini, entegre hidrolik bileşenler ve kullanım sıcak suyu çözümüyle tek gövdede birleştiren Triome Serisi; son kullanıcı açısından konforlu ve enerji verimli bir yaşam alanı sunarken, kurulum profesyonelleri açısından da daha sade, düzenli ve uygulaması kolay bir sistem yaklaşımı ortaya koyuyor. CW Enerji, Triome Serisi ile yenilenebilir enerji alanındaki deneyimini konutların ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarına taşıyarak, enerji verimliliğini yaşamın farklı alanlarında yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Enerji tüketimini azaltan teknolojiler önemli hale geldi CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji dönüşümünün güneş enerjisi sistemlerinin yanı sıra enerji depolama, akıllı enerji teknolojileri ve verimlilik odaklı çözümlerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Enerjinin daha etkin kullanılmasının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Sarvan, ısı pompalarının da enerji verimliliğini artıran ve karbon emisyonlarını azaltan teknolojiler arasında öne çıktığını kaydetti. Sarvan, “Dünya genelinde enerji dönüşümü hız kazanırken, binalarda enerji tüketimini azaltan teknolojiler her zamankinden daha önemli hale geliyor. Isı pompaları da yüksek verimlilikleri ve çevre dostu yapılarıyla geleceğin en önemli iklimlendirme sistemleri arasında yer alıyor" dedi. Yeni nesil ısı pompası teknolojilerinin yalnızca enerji tasarrufu sağlamadığını, aynı zamanda yaşam alanlarında konforu artırdığını ifade eden Sarvan, günümüzde kullanıcıların hem enerji maliyetlerini düşürmek hem de daha sürdürülebilir yaşam alanlarına sahip olmak istediğini, buna bağlı olarak da ısı pompalarının ısıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek sistem üzerinden karşılayarak bu beklentilere cevap verdiğini söyledi. Küçük alanda büyük konfor CW Enerji olarak geliştirdikleri ısı pompalarının ısıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek cihazda birleştirerek yeni nesil yaşam konforunu kullanıcılarla buluşturduğunu dile getiren Sarvan, “Enerji verimliliği odaklı ürün portföyümüzü Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile genişlettik. Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek bir cihazda bir araya getiren Triome Serisi; kompakt tasarımı, entegre sistem bileşenleri ve yeni nesil teknolojileriyle modern konutların iklimlendirme ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm sunuyor. Çevre dostu R290 doğal soğutucu akışkanı, yüksek verimli Full DC Inverter teknolojisi ve kompakt yapısıyla öne çıkan ısı pompalarımız, enerji tasarrufu ve konforu aynı noktada buluşturuyor. Tek gövdede birden fazla fonksiyon sunabilen sistemler hem kullanıcılar hem de uygulayıcılar açısından önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle apartman daireleri, villalar ve mekanik alanın sınırlı olduğu projelerde büyük avantaj sağlayan ısı pompalarımız, kompakt tasarımı sayesinde minimum alanda maksimum performans sunuyor. Kullanıcılar daha fazla yaşam alanı kazanırken, projeler daha düzenli ve estetik bir yapıya kavuşuyor” diye konuştu. Düşük karbon ayak iziyle çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyor Isı pompalarının yalnızca son kullanıcıların değil, uygulama ve montaj ekiplerinin de beğenisini kazandığını belirten Sarvan, dahili boyler ve entegre hidrolik bileşenleri sayesinde daha az ekipman kullanıldığını, montaj süresinin kısaldığını ve kurulum süreçlerinin önemli ölçüde kolaylaştığını söyledi. Daha hızlı montaj, daha az işçilik ve daha düzenli mekanik alanlar sağlayan ısı pompalarının, profesyoneller için de yeni nesil bir çözüm sunduğuna dikkat çeken Sarvan, ısı pompalarının güneş enerjisi, inverter ve enerji depolama teknolojileriyle uyumlu çalışarak evlerde enerji verimliliğini en üst seviyeye taşıdığını kaydetti. Bu sayede üretilen enerjinin daha akıllı kullanılırken, kullanıcıların daha düşük enerji maliyetleri ve daha yüksek enerji bağımsızlığı elde ettiğini ifade eden Sarvan, “Dünya enerji dönüşümünü hızlandırırken, ısı pompaları da geleceğin en önemli iklimlendirme teknolojileri arasında gösteriliyor. Bu sistemler düşük karbon ayak iziyle çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sunuyor. Güneş enerjisi sistemleriyle entegre çalışan ısı pompası çözümleri, kullanıcıların kendi enerjilerini daha verimli kullanmalarına imkan tanıyor. Bu sayede enerji maliyetleri azalırken enerji bağımsızlığı da güçleniyor" dedi. "Karbon nötr hedefleri doğrultusunda enerji tüketiminin daha verimli hale getirilmesi gerekiyor” diyen Sarvan, şöyle devam etti: “Isı pompaları, yüksek verimlilikleri, düşük enerji tüketimleri ve çevreci özellikleriyle bu dönüşümün önemli parçalarından biri olacak. Yüksek enerji verimliliği, çevre dostu teknolojisi ve yenilenebilir enerji sistemleriyle uyumlu yapısıyla öne çıkan ısı pompaları, geleceğin sürdürülebilir yaşam alanlarının vazgeçilmez çözümleri arasında yer alıyor. CW Enerji olarak yenilenebilir enerji ekosisteminin tüm bileşenlerini destekleyen teknolojilerin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Triome Serisi Monoblok Isı Pompası’nı yakından incelemek, ürünün sunduğu avantajlar hakkında bilgi almak ve yaşam alanlarına uygun çözümleri değerlendirmek isteyen kullanıcılarımızı Türkiye genelindeki CW Enerji bayi ve satış noktalarımıza bekliyoruz. Bayilerimiz aracılığıyla kullanıcılarımıza yalnızca ürünü yakından tanıma imkânı değil, ihtiyaçlarına uygun sistem seçimi ve uygulama süreçleri konusunda da destek sunuyoruz.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yorglass, Elektrikli Araç Filosu ile Emisyonları Yüzde 50 Azaltacak Haber

Yorglass, Elektrikli Araç Filosu ile Emisyonları Yüzde 50 Azaltacak

Tüm lokasyonlarını kapsayan dönüşüm kapsamında Yorglass, fabrikalarında kurduğu şarj altyapısıyla düşük karbonlu mobiliteyi iş yeri kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getirirken, sürdürülebilirliği günlük iş yapış biçimlerinin merkezine koyduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Karbon nötr yolculuğunun önemli bir parçası Yorglass'ın araç filosunda gerçekleştirdiği dönüşüm, şirketin SBTi tarafından onaylanan emisyon azaltım hedefleriyle de uyumlu ilerliyor. Yorglass, 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını yüzde 42, Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 25 azaltmayı hedefliyor. Elektrikli araç dönüşümü; fosil yakıt kullanımının azaltılması, operasyonel süreçlerde daha temiz enerji kullanımının yaygınlaştırılması ve düşük karbonlu mobilite kültürü geliştirilmesi açısından şirketin yol haritasında önemli bir yer tutuyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, "Önümüzdeki dönemde şirketleri farklılaştıracak en önemli başlıklardan biri kaynak yönetimi olacak. Karbon azaltımı artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda rekabetçilik, verimlilik ve dayanıklılık meselesi. Yorglass olarak hedefimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakacak iş modelleri geliştirmektir" dedi. "Geleceğin şirketleri yalnızca ne ürettikleriyle değil, nasıl ürettikleriyle de değerlendirilecek" Yorgancılar, "Bugün dünyada rekabet yalnızca ürün kalitesiyle veya üretim kapasitesiyle şekillenmiyor. Şirketlerin kaynaklarını nasıl yönettiği, karbon ayak izini nasıl azalttığı ve geleceğe nasıl hazırlandığı da en az bunlar kadar önem taşıyor. Biz Yorglass'ta sürdürülebilirliği ayrı bir proje olarak değil, işimizin doğal bir parçası olarak görüyoruz. Araç filomuzun yaklaşık yüzde 90'ını elektrikli araçlara dönüştürmemiz de bu yaklaşımın somut sonuçlarından biri. Çünkü geleceğin şirketleri yalnızca ne ürettikleriyle değil, nasıl ürettikleriyle de değerlendirilecek" diye konuştu. Sürdürülebilirlik Yolculuğunda Çalışanlar da Direksiyonda Yorglass, bu dönüşümle yalnızca çevresel performansını artırmakla kalmıyor; aynı zamanda çalışanları için yeşil ve geleceğe odaklı bir çalışma kültürü sunma taahhüdünü de destekliyor. Şirket araçlarının elektrikliye geçişi, sürdürülebilirlik bilincini bir şirket politikası olmanın ötesine geçirerek çalışanların günlük yaşam pratiğine dahil ediyor. Yorglass çalışanları, attıkları her adımda şirketin düşük karbonlu yeşil dönüşüm vizyonunun doğrudan birer parçası ve elçisi haline geliyor. "Karbon azaltımı artık çevre meselesi olmanın ötesinde bir rekabet meselesi" Yorgancılar, "2025 yılında 25 bin tondan fazla atık camı geri dönüşüme kazandırdık. Bugün ise sürdürülebilirlik yaklaşımımızı mobilite alanına taşıyoruz. Elektrikli araç dönüşümümüz, fosil yakıt kullanımını azaltma ve temiz enerji kullanımını yaygınlaştırma hedeflerimizin önemli bir parçası. Karbon nötr geleceğe giden yol yalnızca teknoloji yatırımlarından değil, doğru alışkanlıklar ve güçlü bir kurum kültüründen geçiyor. Bugün attığımız her sürdürülebilirlik adımını yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, gelecekteki rekabet gücümüze yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz” şeklinde konuştu. Yorglass Hakkında:  Temelleri 1974’te atılan Yorglass, endüstriyel cam işleme, düz cam ticareti ve çamaşır makinesi kapak camı üretimi alanlarındaki tecrübesiyle sektöre öncülük ediyor. Global ve güvenilir tedarikçi olma nedeni doğrultusunda ürettiği zengin ürün çeşitlerini hem iç pazara hem de 6 kıtaya ulaştıran Yorglass, 150'den fazla farklı cam türü ve dünyanın her yerinden 70'in üzerinde tedarikçisi ile geniş bir alana hizmet veriyor. Bugün itibarıyla üretim ve ticari çalışmalarını; Yorglass Ticaret, Yorglass Satina, Yorglass Ticari Soğutucu ve Yorglass Beyaz Eşya iş üniteleri altında Türkiye’nin beş farklı şehrinde kurulu yedi tesisinde gerçekleştiren şirket, ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. Sektördeki 50. yılını kutlayan Yorglass, Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde 30 milyon euro yatırımla hizmete sunduğu Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi ile üretmek ve sürdürülebilir bir değer yaratmak için çalışmalarını sürdürüyor.   Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.