Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Salımı

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Salımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Salımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eren Perakende 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor  Haber

Eren Perakende 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor 

Eren Perakende ve Tekstil, sürdürülebilir üretimden yenilenebilir enerji yatırımlarına, Ar-Ge’den dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu dönüşüm adımlarını içeren 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, çevresel ve sosyal etkilerini azaltmaya odaklanan yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini artırırken, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisini daha da güçlendirdi. Eren Perakende ve Tekstil CEO’su Osman Şentürk, sürdürülebilirlik vizyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir kurumsal hedef değil, iş yapış biçimimizin tüm aşamalarına yön veren temel bir değer olarak ele alıyoruz. Yenilenebilir enerji ve Ar-Ge yatırımlarımızla çevresel etkimizi azaltırken, bilim temelli hedeflerle ilerliyoruz. İkincisini gerçekleştirdiğimiz Carbon Disclosure Project (CDP) raporlaması ve bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Science Based Targets (SBTi) taahhüdümüz, şeffaflık ve uzun vadeli sorumluluğumuzun somut göstergeleri.” Üretimde yeni kampüsler, güçlü altyapı 2024 yılı, Eren Perakende ve Tekstil’in üretim altyapısını güçlendiren önemli yatırımlarını hayata geçirdiği bir dönem oldu. Bitlis ve Misinli’de hayata geçirilen iki yeni üretim kampüsünden Bitlis Kampüsü genişletilirken, Misinli’de kurulan yeni üretim ve lojistik tesisi de 56 milyon dolarlık yatırımla devreye alındı. LEED standartlarına uyumlu şekilde inşa edilen Misinli Kampüsü’nde, yapı ve ekipman seçimlerinden enerji verimliliğine kadar tüm süreçler çevresel etkiler gözetilerek tasarlandı. Kullanılan malzemelerin yaşam döngüsü ve çevresel etkileri yatırımın ilk aşamasından itibaren kapsamlı biçimde değerlendirildi. Misinli tesisinde Türkiye’de ilk kez devreye alınacak Pouch Sorter (ürün toplamada raylı sistem inovasyonu) teknolojisiyle sipariş toplama ve ürün yönetiminde hız, doğruluk ve izlenebilirliğin artırılması hedeflendi. Bunun yanında, depo operasyonlarında verimlilik ve esnekliği bir araya getiren ileri teknoloji shuttle sistemi de lojistik altyapının önemli bir parçası oldu. Bitlis’te faaliyete geçen iplik üretim tesisi ise bölgenin en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Tesis, yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra sağladığı istihdam olanakları, kadın çalışan oranını artırmaya yönelik yaklaşımı ve yerel ekonomiye sunduğu katkıyla bölgesel kalkınmayı destekleyen stratejik bir yatırım niteliği taşıyor. Yenilenebilir enerjide kararlı adımlar Eren Perakende ve Tekstil, 2030 yılına kadar üretimde şebekeden elektrik kullanımını sona erdirerek enerji ihtiyacının tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda yatırımlarını hızlandırdı. 2024’te Çorlu ve Bitlis fabrikalarındaki güneş enerjisi sistemlerinin kapasitesi artırılırken, Çorlu’da 4,2 MWh kapasiteli rüzgâr enerjisi santrali için çalışmalar başlatıldı. Bu yatırımlar sayesinde şirket, Türkiye genelindeki mağazalarında tükettiğinden daha fazlasını yeşil enerji olarak üretebilir seviyeye ulaştı. Ayrıca ilk kez I-REC (International Renewable Energy Certificate) sertifikalı elektrik kullanılarak ithal enerjiye bağlı dolaylı emisyonların bir bölümü dengelendi ve Çorlu lokasyonundaki toplam enerji ihtiyacının yüzde 44’ü yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Yıl içinde devreye alınan 5,8 MW kapasiteli yeni GES projesi ise sıfır karbon yolculuğunda önemli bir eşik oluşturdu. Ar-Ge yatırımı 5 katına çıktı, dijitalleşmeyle verimlilik odaklı dönüşüm yaşandı Sürdürülebilirliği büyüme stratejisinin merkezine alan Eren Perakende ve Tekstil, 2021’den bu yana beş katına çıkardığı Ar-Ge yatırımlarıyla üretim süreçlerinde teknoloji ve verimlilik odaklı dönüşümünü hızlandırdı. Geçmiş dönem taahhütleri doğrultusunda çevresel performansını istikrarlı biçimde iyileştiren şirket, 2024 yılında bu alanda önemli ilerlemeler kaydetti. Dijitalleşme yatırımları kapsamında üretim ve destek süreçlerinde atığın kaynağında önlenmesine yönelik sistemler hayata geçirilirken, dijital atık yönetim platformunun ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması) altyapısına entegrasyonu sayesinde atıklar içerik bazında izlenebilir hale getirildi. Mobil saha uygulamaları ve gelişmiş raporlama modülleriyle atık yönetiminde şeffaflık ve etkinlik artırılırken, özellikle tekstil atıklarının geri kazanım ve yeniden kullanım yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılmasıyla karbon salımı ve doğal kaynak kullanımı azaltıldı. Su ayak izi hesaplamalarını ISO 14046 standardına uygun şekilde tamamlayan şirket, atık geri kazanım oranlarını artırarak döngüsel ekonomi hedeflerine daha da yaklaştı. Üretim başına enerji tüketiminde sağlanan azalma, operasyonel verimliliğin çevresel etkilerle uyumlu biçimde güçlendiğini ortaya koydu. İnsan odağında sürdürülebilir büyüme İnsan kaynağını sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak gören şirket, 2024 yılında da çalışan gelişimine yönelik yatırımlarını sürdürdü. Farklı lokasyonlarda gerçekleştirilen 418 eğitim oturumunda 1.850’nin üzerinde çalışana toplam 9.692 kişi-saat eğitim verildi. Teknik yetkinlikten liderlik gelişimine uzanan bu programlar, kurum içinde güçlü bir öğrenme kültürünün yerleşmesine katkı sağladı. Eren Perakende ve Tekstil, çevresel sorumluluğu, toplumsal katkı yaklaşımını ve yenilikçi üretim vizyonunu bütünleştirerek daha temiz, daha verimli ve daha yaşanabilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eren Perakende, 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor Haber

Eren Perakende, 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor

Eren Perakende ve Tekstil, sürdürülebilir üretimden yenilenebilir enerji yatırımlarına, Ar-Ge’den dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu dönüşüm adımlarını içeren 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, çevresel ve sosyal etkilerini azaltmaya odaklanan yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini artırırken, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisini daha da güçlendirdi. Eren Perakende ve Tekstil CEO’su Osman Şentürk, sürdürülebilirlik vizyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir kurumsal hedef değil, iş yapış biçimimizin tüm aşamalarına yön veren temel bir değer olarak ele alıyoruz. Yenilenebilir enerji ve Ar-Ge yatırımlarımızla çevresel etkimizi azaltırken, bilim temelli hedeflerle ilerliyoruz. İkincisini gerçekleştirdiğimiz Carbon Disclosure Project (CDP) raporlaması ve bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Science Based Targets (SBTi) taahhüdümüz, şeffaflık ve uzun vadeli sorumluluğumuzun somut göstergeleri.” Üretimde yeni kampüsler, güçlü altyapı 2024 yılı, Eren Perakende ve Tekstil’in üretim altyapısını güçlendiren önemli yatırımlarını hayata geçirdiği bir dönem oldu. Bitlis ve Misinli’de hayata geçirilen iki yeni üretim kampüsünden Bitlis Kampüsü genişletilirken, Misinli’de kurulan yeni üretim ve lojistik tesisi de 56 milyon dolarlık yatırımla devreye alındı. LEED standartlarına uyumlu şekilde inşa edilen Misinli Kampüsü’nde, yapı ve ekipman seçimlerinden enerji verimliliğine kadar tüm süreçler çevresel etkiler gözetilerek tasarlandı. Kullanılan malzemelerin yaşam döngüsü ve çevresel etkileri yatırımın ilk aşamasından itibaren kapsamlı biçimde değerlendirildi. Misinli tesisinde Türkiye’de ilk kez devreye alınacak Pouch Sorter (ürün toplamada raylı sistem inovasyonu) teknolojisiyle sipariş toplama ve ürün yönetiminde hız, doğruluk ve izlenebilirliğin artırılması hedeflendi. Bunun yanında, depo operasyonlarında verimlilik ve esnekliği bir araya getiren ileri teknoloji shuttle sistemi de lojistik altyapının önemli bir parçası oldu. Bitlis’te faaliyete geçen iplik üretim tesisi ise bölgenin en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Tesis, yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra sağladığı istihdam olanakları, kadın çalışan oranını artırmaya yönelik yaklaşımı ve yerel ekonomiye sunduğu katkıyla bölgesel kalkınmayı destekleyen stratejik bir yatırım niteliği taşıyor. Yenilenebilir enerjide kararlı adımlar Eren Perakende ve Tekstil, 2030 yılına kadar üretimde şebekeden elektrik kullanımını sona erdirerek enerji ihtiyacının tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda yatırımlarını hızlandırdı. 2024’te Çorlu ve Bitlis fabrikalarındaki güneş enerjisi sistemlerinin kapasitesi artırılırken, Çorlu’da 4,2 MWh kapasiteli rüzgâr enerjisi santrali için çalışmalar başlatıldı. Bu yatırımlar sayesinde şirket, Türkiye genelindeki mağazalarında tükettiğinden daha fazlasını yeşil enerji olarak üretebilir seviyeye ulaştı. Ayrıca ilk kez I-REC (International Renewable Energy Certificate) sertifikalı elektrik kullanılarak ithal enerjiye bağlı dolaylı emisyonların bir bölümü dengelendi ve Çorlu lokasyonundaki toplam enerji ihtiyacının yüzde 44’ü yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Yıl içinde devreye alınan 5,8 MW kapasiteli yeni GES projesi ise sıfır karbon yolculuğunda önemli bir eşik oluşturdu. Ar-Ge yatırımı 5 katına çıktı, dijitalleşmeyle verimlilik odaklı dönüşüm yaşandı Sürdürülebilirliği büyüme stratejisinin merkezine alan Eren Perakende ve Tekstil, 2021’den bu yana beş katına çıkardığı Ar-Ge yatırımlarıyla üretim süreçlerinde teknoloji ve verimlilik odaklı dönüşümünü hızlandırdı. Geçmiş dönem taahhütleri doğrultusunda çevresel performansını istikrarlı biçimde iyileştiren şirket, 2024 yılında bu alanda önemli ilerlemeler kaydetti. Dijitalleşme yatırımları kapsamında üretim ve destek süreçlerinde atığın kaynağında önlenmesine yönelik sistemler hayata geçirilirken, dijital atık yönetim platformunun ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması) altyapısına entegrasyonu sayesinde atıklar içerik bazında izlenebilir hale getirildi. Mobil saha uygulamaları ve gelişmiş raporlama modülleriyle atık yönetiminde şeffaflık ve etkinlik artırılırken, özellikle tekstil atıklarının geri kazanım ve yeniden kullanım yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılmasıyla karbon salımı ve doğal kaynak kullanımı azaltıldı. Su ayak izi hesaplamalarını ISO 14046 standardına uygun şekilde tamamlayan şirket, atık geri kazanım oranlarını artırarak döngüsel ekonomi hedeflerine daha da yaklaştı. Üretim başına enerji tüketiminde sağlanan azalma, operasyonel verimliliğin çevresel etkilerle uyumlu biçimde güçlendiğini ortaya koydu. İnsan odağında sürdürülebilir büyüme İnsan kaynağını sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak gören şirket, 2024 yılında da çalışan gelişimine yönelik yatırımlarını sürdürdü. Farklı lokasyonlarda gerçekleştirilen 418 eğitim oturumunda 1.850’nin üzerinde çalışana toplam 9.692 kişi-saat eğitim verildi. Teknik yetkinlikten liderlik gelişimine uzanan bu programlar, kurum içinde güçlü bir öğrenme kültürünün yerleşmesine katkı sağladı. Eren Perakende ve Tekstil, çevresel sorumluluğu, toplumsal katkı yaklaşımını ve yenilikçi üretim vizyonunu bütünleştirerek daha temiz, daha verimli ve daha yaşanabilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

Dolap, 2024’te İkinci El Satışlarla 307 Bin Tonu Aşkın Karbon Salımının Önüne Geçti Haber

Dolap, 2024’te İkinci El Satışlarla 307 Bin Tonu Aşkın Karbon Salımının Önüne Geçti

İkinci el pazar etkisi yalnızca çevresel kazanımlarla sınırlı kalmayarak, su tasarrufu, tekstil atığının azaltılması ve ekonomik-sosyal fayda alanlarında da somut kazanımlar ortaya koyuyor. Kullanıcılar arasında güvenli, pratik ve sürdürülebilir bir alışveriş köprüsü kurarak ikinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. Dolap üzerinden geçtiğimiz yıl 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılırken, her bir satış yeni üretim ihtiyacını azaltarak doğal kaynak kullanımı, enerji tüketimi ve karbon salımı üzerinde pozitif etki yarattı. Dolap’ta gerçekleşen her alışveriş, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak kullan–at anlayışına alternatif tüketim kültürünü güçlendiriyor. Rapor, ikinci el alışverişin daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişte kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, kullanıcılarıyla birlikte oluşturulan bu döngünün gezegen yararına kalıcı bir dönüşüm yaratma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. İkinci El Alışverişle Ölçülebilir Çevresel Etki Raporda yer alan veriler, ikinci el alışverişin bireysel bir tercih olmanın ötesinde, iklim kriziyle mücadelede anlamlı bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Tek bir giysinin ikinci el dolaşımına sokulması ortalama 25–30 kg karbondioksit salımını engellerken, yeniden kullanım geri dönüşüme kıyasla yüzde 90’a varan enerji tasarrufu sağlıyor ve binlerce litre su kullanımının önüne geçiyor. 2024 yılı boyunca Dolap üzerinden gerçekleşen satışlar sayesinde önlenen 307 bin 340 ton karbon salımı, 80 bin 456 benzinli aracın bir yıl boyunca trafikten çekilmesine, 71 bin 882 evin yıllık elektrik tüketimine veya 177 milyon litre dizel kullanımına eşdeğer bir kazanca karşılık geliyor. Bu sonuçlar, ikinci el alışverişin ölçülebilir etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Karbon ayak izi azaltımında en yüksek katkı; Kadın ve Erkek, Elektronik, Ev ve Yaşam ile Bebek ve Çocuk kategorilerinde gerçekleşti. Satış verileri baz alınarak 2024 yılında karbon salımının en fazla önlendiği ürünler arasında pantolon, kahve makinesi, bebek arabası ve puset gibi ürün grupları öne çıktı. 2024’te Satılan 8 Milyon Giyim Ürünüyle 307 Bin Ton Karbon Eşdeğeri ve 35,7 Ton Tekstil Atığı Önlendi 2024 yılında Dolap üzerinden satılan 8 milyona yakın giyim ürünü sayesinde 446 milyon litre su kullanımının, 35,7 ton tekstil atığının ve 307 bin 340 ton CO₂e karbon ayak izinin oluşması önlendi. Genel giyim sektörü ortalamaları esas alınarak yapılan hesaplamalar, Dolap’ta yeniden satışa sunulan tekstil ürünleri sayesinde 3 bin 245 kişinin bir yılda oluşturacağı toplam tekstil atığının sistem dışına çıkmasının önlendiğini ortaya koyuyor. İkinci El Satış, Birinci El Fayda Dolap’ın yarattığı etki yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Kullanmadıkları ürünleri ikinci el olarak satarak gelir elde eden binlerce kadın, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem döngüsel ekonomiyi destekliyor. Bu döngü, ekonomik tasarrufla birlikte toplumsal dayanışmayı da destekleyen bir etki alanı oluşturuyor. Dolap, döngüsel ekonomi yaklaşımını sosyal etki projeleriyle desteklemeyi sürdürüyor. Depremden etkilenen kadınlara yönelik hayata geçirilen “Hayallerime Giden Yol” programı kapsamında satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek, katılımcıların sürdürülebilir gelir elde etmeleri destekleniyor. Platform ayrıca, “Giy, Sat, Bağışla” yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor. İkinci El Z Kuşağında Yeni Tüketim Normuna Dönüşüyor Raporda yer alan küresel veriler, ikinci el alışverişin özellikle genç nesilde hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Z kuşağının önemli bir bölümü ikinci el giyimi yeni bir tüketim normu olarak görürken, küresel ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyümesi bekleniyor. Dolap, dijitalleşme ile döngüsel ekonomiyi buluşturan yapısıyla, bu dönüşümün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İl bazında yapılan hesaplamalar, Dolap üzerinden gerçekleşen ikinci el satışların Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde yalnızca bireysel değil, bölgesel ölçekte de karbon salımını azalttığını ortaya koyuyor. Satışların çevresel etkisi, il düzeyinde ortalama ürün başına düşen karbon ayak izi verileriyle hesaplanarak, döngüsel ekonominin yaygınlaştıkça çevresel faydayı ülke geneline yayılan somut bir etkiye dönüştürebildiğini gösteriyor.

Ar-Ge ve Teknoloji Yatırımlarıyla Ülke Ekonomisine 521 Milyar TL’lik Destek Haber

Ar-Ge ve Teknoloji Yatırımlarıyla Ülke Ekonomisine 521 Milyar TL’lik Destek

İnsan ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleriyle hizmet kalitesini artırmayı sürdüren Dicle Elektrik, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarını aralıksız olarak sürdürüyor. Yaptığı yatırımlarla bir yandan enerji şebekesinde büyük bir dijital dönüşüm sağlayan şirket, diğer yandan da hizmet bölgesindeki kayıp-kaçak oranını %76 seviyesinden %37’ye kadar düşürmeyi başardı. Türkiye'deki dağıtım şirketleri arasında kurulan ilk Ar-Ge merkezine sahip olan Dicle Elektrik, bugüne kadar Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan 84 projenin 29’unu aktif olarak sürdürüyor. Aynı zamanda EPDK’nın 2023 Yerli Yazılım Çağrısı’nda en fazla proje onayı alan dağıtım şirketi olan Dicle Elektrik, bu alandaki liderliğini teknoloji üretimindeki başarısıyla pekiştiriyor. “Kayıp kaçakla uçtan uca teknoloji çözümlerle mücadele ediyoruz” 2013’ten bu yana hayata geçirdikleri Ar-Ge ve teknoloji projelerinin sadece şirketlerinin ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmadığını ve çoğu projenin sektör için de örnek olduğunu belirten Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas şunları söyledi: “SCADA, akıllı şebeke, dijital sayaçlar ve OT sistemlerini sahada yaygınlaştırırken diğer yandan da veri temelli karar alma süreçlerimizi yapay zeka destekli projelerle güçlendiriyoruz. Bununla birlikte İHA destekli hat kontrolleri, robotik bakım sistemleri ve yeraltı tarama teknolojileri gibi uygulamaları da enerji altyapımıza dahil ettik. Bugün sahip olduğumuz üst düzey teknolojik yetkinliklerimiz sayesinde kayıp kaçakla mücadelede yapay zekâ, drone, uydu görüntüleri ve dijital takip sistemlerini entegre şekilde kullanabiliyoruz. Yani kayıp kaçakla uçtan uca teknolojik çözümlerle mücadele ediyoruz. Bunun yanı sıra, akıllı ölçüm sistemlerine hız verdiğimiz yatırımlar sayesinde Türkiye’deki toplam OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) abonelerinin yaklaşık yarısına karşılık gelen 1,3 milyon abonemizi de bu sisteme dahil ettik. Tüm bu yatırımlarımızla birlikte hizmet bölgemizdeki şehir merkezlerinde kayıp kaçak oranını yüzde 15 seviyelerine kadar düşürmeyi başardık. Kayıt dışı tüketimin azaltılması sayesinde ülke ekonomisine bugüne kadar 521 milyar TL’yi aşan bir katkı sağladık.” “Ar-Ge merkezimizde etkin teknolojiler üretiyoruz” Ar-Ge merkeziyle de ilgili bilgiler veren Arvas sözlerine şöyle devam etti: “Bugüne kadar hizmet bölgemize gerçekleştirdiğimiz yatırımların miktarı toplamda 60 milyar TL’ye ulaştı. Bu yatırımlarımızın %25’ini ise akıllı şebeke projelerimiz oluşturuyor. Enerji altyapımızın ihtiyaçlarına özel teknolojiler geliştirildiğimiz Ar-Ge merkezimizde, EPDK tarafından onaylanan projelerin çalışmalarını aktif şekilde sürdürüyoruz. Merkezimiz yalnızca saha odaklı inovasyon üretmiyor, aynı zamanda 25’in üzerinde akademik yayın ve tescilli buluşla sektöre bilgi aktarımı sağlayan bir teknoloji üssü olarak konumlanıyor. 15’ten fazla üniversite ve 50’nin üzerinde firma ile yürüttüğümüz ortak çalışmalar, yerli mühendislik kapasitemizi güçlendirirken, kısa süre önce hayata geçirdiğimiz yerli RPA projesi ile manuel süreçlerimizi robotik yazılımlar üzerinden otomatikleştirerek operasyonel verimliliğimizi önemli ölçüde artırdık. Bunun yanında Transform projemiz ile dağıtım trafolarını yapay zeka destekli analiz platformu üzerinden sürekli izliyor, şebeke sağlığını gerçek zamanlı takip ederek enerji kayıplarını düşürüyoruz.” Karbon salımı Ar-Ge projeleriyle azaltılıyor Dicle Elektrik’in Ar-Ge merkezinde ürettiği projeler aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanıyor. Merkez tarafından geliştirilen Makaralı Aydınlatma Direği, elektrik direklerinde bulunan lambaların makaralı mekanizma ile yere indirilebilmesi ve sepetli araç kullanımını azaltılmasını hedefliyor. Kullanımının yaygınlaşmasıyla her 100 kilometrede yaklaşık yüzde 30 oranında karbon ayak izinin azaltılabileceği öngörülüyor. AR-GE Projelerinden Örnekler: Datalink Projesi GSM kapsamasının sınırlı olduğu kırsal bölgelerde sayaç okuma ve şebeke izleme sorununu ortadan kaldıran Datalink, tamamen yerli mühendislik ile geliştirilen radyo frekans teknolojisiyle çalışıyor. Sinyalin olmadığı alanlarda modemler veri toplayıcılarla entegre biçimde kesintisiz bilgi akışı sağlıyor. Ar-Ge çalışmalarının ardından sistem, şebekenin ulaşmadığı 2–3 km mesafelerde dahi veri transferi yapabilecek seviyeye getirildi. Bu teknoloji kırsal bölgelerde akıllı şebeke altyapısını güçlendirirken saha ekiplerinin fiziksel erişim ihtiyacını azaltıyor. Köstebek Köstebek Projesi, yeraltı kablolarında gerçekleşen kayıpları ileri analiz yöntemleri ile tespit eden yerli bir teknoloji. Sistem, kablolara iletilen özel bir frekansın yansımasını takip ediyor. Herhangi bir bozulma; kaçak, hasar, ek ya da tahribat noktasıyla ilgili mesafeyi belirlemeye imkân tanıyor. Bu sayede müdahale süreleri kısalıyor, enerji verimliliği artıyor ve görünmeyen kayıpların önlenmesinde stratejik bir avantaj sağlanıyor. Mobil Süper Şarj EPDK Ar-Ge Çalıştayı’nda ödül alan Mobil Süper Şarj, geleneksel jeneratörlerin yerine sessiz, çevreci ve yüksek verimli bir alternatif sunuyor. Afetlerde, kriz anlarında ve şebeke arızalarında binaların enerji ihtiyacını karşılayabilen cihaz, aynı zamanda elektrikli araçları da şarj edebiliyor. Hem tek fazlı hem de üç fazlı şarjı destekleyen sistem, arama–kurtarma operasyonları ve saha onarımları için mobil güç istasyonları kurulmasına olanak tanıyor.

Tosyalı Stevie Awards’ta Çifte Başarıya İmza Attı Haber

Tosyalı Stevie Awards’ta Çifte Başarıya İmza Attı

Tosyalı, sürdürülebilirlik vizyonuyla yeşil çelik üretiminde dünyada öncü işlere imza atarken yarattığı etkili liderlik ile sektörüne örnek olmaya ve ilham vermeye devam ediyor. Tosyalı 3 kıtada 50’ye yakın tesisi, 15 milyon ton yıllık ham çelik üretim kapasitesi, nitelikli yeşil çelik üretimine yönelik yatırımları ve yaklaşık 15 bin çalışanıyla geçen yıl dünyanın en hızlı büyüyen ilk 3 çelik üreticisinden biri olurken bu başarılarını aldığı ödüllerle de taçlandırmayı sürdürüyor. Bugüne kadar birçok uluslararası ödül alan Tosyalı, 2003 yılından bu yana global ölçekte kurum ve liderlerin değerlendirildiği Stevie International Business Awards organizasyonundan da iki ödülle döndü. Uluslararası iş dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olan Stevie International Business Awards 2025’te Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, vizyoner liderlik anlayışı ve sürdürülebilir büyümeyi merkeze alan çalışmalarıyla “Thought Leader of the Year- (Yılın Düşünce Lideri)” kategorisinde Bronze Stevie Winner ödülünün sahibi oldu. Tosyalı’nın bugüne kadar yaptığı sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının bir sonucu olan yeşil çelik markası Tosyalı V-Green ise çevresel etkiyi azaltma, enerji verimliliğini artırma ve yeşil dönüşümü hızlandırmaya yönelik çalışmalarıyla “Sustainability Initiative of the Year- (Yılın Sürdürülebilirlik Girişimi)” kategorisinde Silver Stevie Winner ödülünü kazandı. Bu iki uluslararası ödül, Tosyalı’nın iş dünyasında fark yaratan liderlik yaklaşımının ve sürdürülebilirlik vizyonunun yalnızca Türkiye’de değil, global ölçekte de karşılık bulduğunu bir kez daha ortaya koydu. “Sustainability Initiative of the Year” kategorisinde Silver Stevie Winner ödülünü kazanan Türkiye’nin global yeşil çelik üreticisi Tosyalı’nın karbon salımı düşük yeşil çelik ürünlerini temsil eden Tosyalı V-Green markası geçtiğimiz yıl da dünyanın en prestijli ödüllerinden olan “The ESG & Sustainability Awards”da Yılın Çevresel Ürün- ESG Kampanyası ödülünü kazanmıştı. “Thought Leader of the Year” kategorisinde Bronze Stevie Winner ödülünün sahibi olan Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Türkiye, Cezayir, İspanya, Libya ve Angola’daki dünyanın en ileri teknolojilerine sahip yatırımları ve ortaya koyduğu vizyon ile Tosyalı grubuna liderlik ederken Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Yönetim Kurulu Başkanlığı, Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı ve DEİK Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanlığı başta olmak üzere üstlendiği farklı görevlerle sektörün gelişimine de öncülük ediyor. Önümüzdeki beş yıl içinde dünyanın en büyük 20 çelik üreticisinden biri olmayı hedefleyen Tosyalı; daha yeşil, yenilikçi ve sorumlu sanayici kimliğiyle sürdürülebilir geleceği inşa etme kararlılığını tüm faaliyetlerinde attığı somut adımlarla sürdürüyor. Üretim proseslerindeki sürdürülebilirlik odaklı ileri teknoloji yatırımları, güneş ve hidrojen gibi yeni nesil enerji çözümleriyle üretimde karbon ayak izini azaltırken, yeşil çelik markası Tosyalı V-Green gibi ürün kategorileriyle dünya pazarlarındaki yeşil ürün taleplerini karşılayabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’den Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ne Temiz Enerji Desteği Haber

Enerjisa Üretim’den Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ne Temiz Enerji Desteği

Enerjisa Üretim, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Kampüsünde kurduğu çatı GES ile temiz enerji üretiminin yanı sıra gençlerin geleceğine de yatırım yapıyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji yolculuğuna katkı sunmak ve karbon sıfır hedefine ulaşmada örnek olmak amacıyla hayata geçirilen bu proje sayesinde üniversite kendi enerjisini üretirken, kampüs hem enerji tüketiminde tasarruf sağlayacak hem de karbon salımını azaltarak yeşil dönüşüme öncülük edecek. Yılda 75 ton karbon salımı önlenecek Yenilenebilir enerji alanındaki öncü adımlarına bir yenisini ekleyen Enerjisa Üretim, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Kütüphanesi çatısına 220’den fazla panel kullanarak kurduğu çatı GES ile yıllık 170 bin kWh’nin üzerinde temiz enerji üretecek. Proje sayesinde her yıl yaklaşık 75 ton karbon salımı önlenecek ve çevreye somut bir katkı sağlanacak. Eğitim ile enerjiyi aynı çatı altında buluşturan bu adım, sürdürülebilirliği merkeze alarak üniversitenin kendi ihtiyacını temiz enerjiyle karşılamasını mümkün kılıyor. Enerjisa Üretim’in desteğiyle hayata geçirilen proje, yalnızca kampüsün enerji ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal faydaya ve daha sürdürülebilir yarınlara güçlü bir ışık tutuyor. Sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamak ve üniversite öğrencilerinde bu alanda farkındalık yaratmak amacıyla kurulan çatı GES projesi üniversitenin elektrik tüketiminin yeşil ve sürdürülebilir kaynaklardan karşılanmasına destek sağlayacak. Üniversite Kütüphanesi’nin çatısında yer alan kurulum, her yıl kampüsün enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklarla karşılayarak sürdürülebilirliğe örnek olacak. Enerjisa Üretim, daha önce de Manisa Celal Bayar Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile yenilenebilir enerji sektöründe öğrencilerin ve akademik personelin aktif rol üstlenmesi ve nitelikli çalışan yetiştirilmesine konusunda bir iş birliği yapmıştı. Temiz enerjiye geçişi hızlandıran ve gençlere ilham veren adımlar attıklarını ifade eden Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, “Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde hayata geçirdiğimiz çatı GES projesi, geleceğe dair vizyonumuzun somut göstergelerinden biri. Üniversitelerin kendi enerjilerini temiz kaynaklardan üretmesi, kampüslerin enerji ihtiyacını karşılamaya katkı sunarken, aynı zamanda gençlerin sürdürülebilirlik bilincini artırarak onları geleceğin dönüşümünde aktif rol üstlenmeye teşvik ediyor. Daha önce üniversite ile yürüttüğümüz projelerde olduğu gibi, bu girişim de öğrencileri yenilenebilir enerjiyle doğrudan tanıştırarak hem teknik bilgi hem de farkındalık kazanmalarına katkı sağlıyor. Biz Enerjisa Üretim olarak gençlere, eğitimin dönüştürücü gücüne ve sürdürülebilir yarınların ortak çabalarla inşa edileceğine yürekten inanıyoruz. Bu nedenle üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini yalnızca bir proje değil, toplumsal faydayı büyüten bir yolculuk olarak görüyoruz.” Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Enerjisa Üretim ile üniversite arasında hayata geçirilen çatı GES projesi önemine değinerek, “Üniversitemizin geleceğine ve ülkemizin sürdürülebilir yarınlarına ışık tutacak çok önemli bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Enerjisa Üretim iş birliğiyle üniversitemiz kütüphane çatısında kurulan Güneş Enerjisi Santrali (GES), yalnızca bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda gençlerimize ilham olacak büyük bir adımdır. Bu proje sayesinde üniversitemiz, yıllık 170 bin kWh’nin üzerinde temiz enerji üretecek, her yıl yaklaşık 75 ton karbon salımını önleyerek çevreye önemli bir katkı sağlayacaktır. Böylece hem enerji ihtiyacımızı sürdürülebilir kaynaklardan karşılamış olacağız hem de ülkemizin karbon sıfır hedeflerine giden yolda örnek bir üniversite olarak öne çıkacağız” dedi. Eğitim kurumlarının sadece akademik bilgi üretmekle değil, aynı zamanda öğrencilere değerler kazandırmakla da sorumlu olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, “Sürdürülebilirlik ve çevre bilinci bu değerlerin en başında gelmektedir. Çatı GES projesi, öğrencilerimizin yenilenebilir enerjiyle doğrudan tanışmasını sağlayarak, onların teknik bilgi birikimine katkıda bulunurken aynı zamanda çevresel farkındalıklarını da artıracaktır. Enerjisa Üretime, bu anlamlı projeye verdikleri destekten dolayı içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Üniversitemizin daha önce de yürüttüğü iş birliklerinde olduğu gibi, bugün attığımız bu adım da sadece bir proje değil; toplumsal faydayı büyüten, gençlerimizin geleceğini şekillendiren bir yolculuğun önemli bir parçasıdır. Enerjisa Üretim ile üniversitemiz arasında hayata geçirilen çatı GES projesi ile hem üniversitemizin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşılamış oluyoruz hem de öğrencilerimize sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda güçlü bir örnek sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN’ın Elektrikli Kamyonları 2025’te 5 Milyon Kilometre ve Binlerce Ton Karbon Tasarrufu Sağladı Haber

MAN’ın Elektrikli Kamyonları 2025’te 5 Milyon Kilometre ve Binlerce Ton Karbon Tasarrufu Sağladı

Karbonsuz karayolu yük taşımacılığına yönelik geliştirdiği araçlarıyla sürdürülebilirliğin öncüsü olan MAN, yeni elektrikli kamyonlarıyla Avrupa yollarında başarısını ortaya koydu. Avrupa'nın önde gelen şirketlerinde 2025’in başından bu yana günlük kullanımda 5 milyon kilometreden fazla yolu güvenle kat eden tamamen elektrikli kamyonlar, nakliye sektöründeki pratik uygunluğunu kanıtladı. MAN’ın seri üretim başlamadan önce müşteri kullanımına sunduğu yaklaşık 200 bataryalı-elektrikli kamyon, tamamen elektrikle çalışarak, sürdürülebilir taşımacılığa büyük katkı sundu. 100 kilometrede ortalama 90 kWh tüketen bu araçlar, dizel kamyonlara kıyasla 5 milyon kilometrede yaklaşık 3.600 ton CO2 emisyonunu sağladı. Ömür boyu performansı dikkate alındığında bu araçlarla toplamda 172.000 ton CO2 tasarruf mümkün olabiliyor. Bu rakam ise 32.000 nüfuslu bir şehrin yıllık karbon salımına denk geliyor. Friedrich Baumann: “MAN eTrucks günlük kullanımda güven veriyor” MAN Truck & Bus Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi Sayın Friedrich Baumann, elektrikli MAN kamyonlarının başarısına ilişkin şunları söyledi: “Müşteri kullanımında kat edilen 5 milyon kilometre, MAN elektrikli kamyonlarımızın günlük kullanımda ne kadar güvenilir ve pratik olduğunun güçlü bir göstergesidir. İster otomotiv ister kereste veya gıda lojistiği olsun, araçlarımızın çok yönlülüğü her sektörde kendini kanıtlıyor. Seri üretimle birlikte bu gücümüzü daha da arttırıyor ve müşterilerimize sürdürülebilir karayolu yük taşımacılığı için en uygun çözümleri sunmaya devam ediyoruz." Seri üretimin başlamasıyla talep de arttı Elektrikli kamyonların geliştirilmesine önemli yatırımlar yapan MAN, Haziran 2025’te Münih’teki fabrikasında, orta ve uzun mesafeler ile inşaat ve belediye sektörlerinde kullanım için geliştirdiği eTGX ve eTGS modellerinin seri üretimine başladı. Şirket, özellikle dizel ve elektrikli kamyonları aynı hatta ürettiği yenilikçi karma üretim hattı sayesinde günde 100 araca kadar üretim yapabiliyor. Hedef ise yılsonuna kadar elektrikli kamyon siparişlerinde 1.000 adedin üzerine çıkmak. Seri üretimle birlikte bu araçlara talep artarken, şirket bugüne kadar yaklaşık 800 ağır hizmet tipi elektrikli kamyon siparişi aldı. MAN, 2025’in ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre elektrikli araç satışlarında %238 artış elde etti. Lojistik şirketleri MAN eTrucks’a güveniyor Yollarda güven veren MAN elektrikli kamyonları tercih eden şirketlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Almanya’nın önde gelen kereste toptancılarından Behrens Group, Fransa’da Avrupa’nın en büyük gıda taşımacılığı şirketlerinden Jacky Perrenot Group, Hollanda’da Cornelissen, van Doorn ve Koopman ile Polonya’da Danone şirketi, işlerinde tamamen elektrikli MAN kamyonlarını kullanıyor. Ayrıca Portekiz’de nakliye firması TJA, Norveç’in en büyük tekstil hizmeti sağlayıcısı Nor Tekstil de ilk MAN eTruck’larını teslim aldı. Danimarka’da ise içecek grubu Royal Unibrew de sürdürülebilir teslimatlar için elektrikli kamyonlara yöneldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.