Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbon Salınımı

Kapsül Haber Ajansı - Karbon Salınımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Salınımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çevresel Beyanların Doğru Kullanımı Tüketicilerin Korunması Açısından Önemli Haber

Çevresel Beyanların Doğru Kullanımı Tüketicilerin Korunması Açısından Önemli

ÇEVKO Vakfı, T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlediği seminerde, markaların çevresel iddialarını tüketiciye aktarırken uyması gereken kuralları gündeme taşıdı. 19 Ekim 2026’da gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer yaptı. T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Ticaret Uzmanı Şeyma Gülay Koç ise çevresel beyanlara ilişkin mevzuat değişikliklerini ve Reklam Kurulu’nun farklı sektörlerde verdiği kararları paylaşarak, yeşil aklamaya yol açan uygulamaları örneklerle anlattı. Mete İmer: Çevresel Beyanların Güvenilirliği Önem Kazanıyor Kurumların sürdürülebilirlik çalışmalarını tüketicilere ulaştırmasında çevresel beyanların önemli bir yer tuttuğunu belirten Mete İmer, bu iletişimin güvenilirliğine dikkat çekti. İmer, “Tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi ve yanıltılmaması açısından bu beyanların güvenilir olması, birtakım kurallara bağlı olması gittikçe önem kazandı” dedi. Türkiye’de ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüştürülmesi için çalışan ÇEVKO Vakfı’nın, çevresel beyanların doğru kullanımı konusunda da farkındalık çalışmaları yürüttüğünü aktaran İmer, Ticaret Bakanlığı’nın 2022 sonunda yayımladığı “Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuz”un tanıtılması amacıyla 2023 yılından bu yana etkinlikler düzenlediklerini söyledi. İmer, aynı yıl ÇEVKO Vakfı’nın bir üniversite iş birliğiyle kurduğu Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi’nde Türkiye’de ilk kez, çevresel beyanları kanıtlamaya yönelik “geri dönüştürülebilirlik”, “geri dönüştürülmüş malzeme içeriği” ve “biyobozunurluk” testleri yapılmasına olanak sağlandığını belirtti. AB’de de 27 Eylül 2026’dan itibaren üye devletlerin çevresel beyanlarla ilgili tüketicileri koruyan birtakım kurallara uyması gerektiğini, bu kuralların AB 2024/825 numaraları Yeşil Geçişte Tüketicilerin Güçlendirilmesi adlı direktiften kaynaklandığını sözlerine ekledi. Geri Dönüştürülmüş İçerik Kanıtlandı, Reklam Yanıltıcı Bulundu Şeyma Gülay Koç’un paylaştığı Reklam Kurulu kararları, çevresel iddiaların doğruluğu kadar tüketiciye nasıl sunulduğunun da denetlendiğini gösterdi. Bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri, yüzde 85 geri dönüştürülmüş plastikten üretilen bir kredi kartının reklamı oldu. Reklam Kurulu’nun 16 Ocak 2025 tarihli toplantısında değerlendirilen reklamda, “Hem sizi hem doğayı düşünen kart!” ifadesi kullanılmıştı. Kartın geri dönüştürülmüş içeriği belgelenmesine rağmen, bu özelliğin sağladığı çevresel faydanın abartıldığı değerlendirilerek reklam yanıltıcı bulundu. Koç, bu örnek üzerinden, bir ürünün belirli bir özelliğinde sağlanan iyileşmenin daha geniş bir çevrecilik iddiasına dönüştürülmesinin yanıltıcılığa yol açabildiğine dikkat çekti. Ürünün bir parçasına veya belirli bir üretim aşamasına ait faydanın, ürünün ya da faaliyetin tamamını kapsıyormuş gibi sunulmaması gerektiğini vurguladı. “Çevre Dostu” İfadesi Açıklamasız Kullanılamıyor Koç, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren değişikliklerle, daha önce kılavuzda yer alan bazı hükümlerin yönetmeliğe aktarıldığını açıkladı. Buna göre, “doğa dostu”, “çevre dostu” ve “eko” gibi genel ifadeler, açıklama yapılmadan veya tüketicide belirsizlik yaratacak biçimde kullanılamıyor. Çevresel beyanın, ürünün hangi bölümüne ya da yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun reklamda açıkça belirtilmesi gerekiyor. Reklamlarda yer verilen sertifika ve onayların da yetkili kurum ve kuruluşlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanması zorunlu. Koç, çevresel etkilerin ölçüm ve değerlendirme yöntemlerine ilişkin açıklamaların ise reklamda veya reklamdan yönlendirilen bir internet sayfası ya da açılır ekranda tüketiciye sunulması gerektiğini belirtti. Elektrikli Araç Reklamlarında Kapsam Farkı Kararı Değiştirdi Beyanın kapsamının açıkça belirtilmesinin önemi, elektrikli araç reklamlarına ilişkin kararlarda da öne çıktı. Reklam Kurulu’nun 11 Eylül 2025 tarihli toplantısında değerlendirilen bir reklamda kullanılan “Artık hayatınızda karbon salınımı yok” ifadesi, aracın üretim, kullanım ve bertaraf süreçlerinin hiçbirinde karbon salımı olmadığı izlenimini yarattığı için yanıltıcı bulundu. Aynı toplantıda incelenen başka bir elektrikli araç reklamında ise çevresel iddianın kullanım aşamasına ilişkin olduğunun açıkça anlaşılması nedeniyle mevzuata aykırılık tespit edilmedi. Koç, bu kararların, çevresel faydanın yaşam döngüsünün hangi aşamasında sağlandığının tüketiciye açık biçimde anlatılması gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti. Çevresel İddia, Kanıtlanan Özelliğin Sınırlarını Aşmamalı Çevresel beyanın kapsamının açıkça belirtilmesi gerektiğini vurgulayan Koç, bir ıslak mendilin yalnızca kumaş kısmı için elde edilen biyobozunurluk kanıtının ürünün tamamına genellenemeyeceğini söyledi. Bu tür beyanlarda, hangi bölümün biyobozunur olduğunun yanı sıra bozunmanın hangi koşullarda ve ne kadar sürede gerçekleştiğinin de açıklanması gerektiğini belirtti. Koç, “yüzde 30 daha az plastik” gibi karşılaştırmalı ifadelerde de önceki ambalajın mı, yoksa piyasadaki başka bir ürünün mü esas alındığının tüketiciye açıkça söylenmesi gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilirlik raporlarındaki verilerin reklamlarda kullanımına da değinen Koç, bir bilginin raporda yayımlanmış olmasının, reklamda kullanıldığında ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtti. Karbon azaltımı gibi performans verilerinin tüketiciye yönelik reklamlara taşınması hâlinde çevresel beyan olarak incelenebileceğini söyleyen Koç, bu değerlendirmede önceki ve güncel verilerin karşılaştırılacağını, iddiayı destekleyen belgelerin inceleneceğini aktardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ’ın Büyük Ödüllü Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı Başladı Haber

YEDAŞ’ın Büyük Ödüllü Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı Başladı

Elektrik dağıtım sektörünün ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirilmesini amaçlayan Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı için başvurular başladı. Türkiye genelinden katılımcılara açık olan programda fikirler yedi kategoride değerlendirilecek. Seçilen projelere eğitim ve mentorluk desteği sağlanacak. Yenilikçi fikirler yedi kategoride değerlendirilecek Ar-Ge Maraton’da elektrik dağıtım sektörünün ihtiyaçlarına yönelik projeler yedi kategoride kabul edilecek. Bu kategoriler; Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Sürdürülebilir Enerji ve Karbon Salınımı Azaltma, Enerji Verimliliği ve Akıllı Şebekeler, Yeşil Teknolojiler ve Enerji Depolama, Siber Güvenlik ve Kritik Altyapılar, İleri Malzeme Teknolojileri ve Akıllı Sayaç Sistemleri ile Müşteri Deneyimi ve Dijital Hizmet İyileştirme olarak belirlendi. Katılımcılar; yapay zekâyla dağıtım süreçlerinin iyileştirilmesinden elektrik kayıplarının azaltılmasına, yenilenebilir enerji ve depolama çözümlerinden şebekelerin siber güvenliğine kadar farklı alanlarda proje geliştirebilecek. Yeni malzemeler, akıllı sayaç teknolojileri ve müşteri memnuniyetini artıran dijital uygulamalar da program kapsamında değerlendirilecek. Türkiye genelindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri; akademisyenler, girişimciler, start-up ekipleri, sermaye şirketleri ve KOBİ’ler programa bireysel olarak veya en fazla üç kişilik ekiplerle başvurabilecek. Başvurular yalnızca Ar-Ge Maraton’un resmî internet sitesi üzerinden kabul edilecek. Toplam 370 bin TL ödül verilecek 31 Ekim 2026’da sona erecek başvuruların ardından projeler ön değerlendirmeye alınacak. Başarılı bulunan projeler, 21 Aralık 2026’da başlayacak olan eğitim ve mentorluk desteğinden yararlanacak. Finalistler projelerini Demo Day kapsamında jüriye sunacak. Projeler; yenilikçilik düzeyi, problem tanımının doğruluğu, teknoloji olgunluğu, uygulanabilirlik, pazar potansiyeli, ekip yetkinliği, ticarileşme potansiyeli ve program hedefleriyle uyum olmak üzere sekiz kriter üzerinden değerlendirilecek. Program sonunda birinciye 150 bin TL, ikinciye 100 bin TL, üçüncüye 50 bin TL ödül verilecek. Dereceye giremeyen son yedi finaliste ise toplamda 70 bin TL mansiyon ödülü sunulacak. Uygulanabilir bulunan projelerin YEDAŞ iş birliğiyle EPDK proje başvuru sürecine taşınması da hedefleniyor. “Fikirlerin sektörel ihtiyaçlarla buluşması büyük önem taşıyor” YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, Ar-Ge Maraton’un sektörün ihtiyaçları ile akademik birikimi buluşturduğunu belirterek, “Elektrik dağıtım sektörünün geleceğine yönelik yenilikçi çözümler geliştirmek için farklı disiplinlerden fikirlerin bir araya gelmesi büyük önem taşıyor. Ar-Ge Maraton ile öğrencilerin, akademisyenlerin, girişimcilerin ve işletmelerin fikirlerini geliştirmelerine ve sektörel ihtiyaçlarla buluşturmalarına imkân sağlıyoruz.” dedi. Bilgi, programın uygulanabilir projeler geliştirilmesine katkı sunacağını vurgulayarak, “Eğitim ve mentorluk desteğiyle katılımcıların fikirlerini olgunlaştırmalarını, sektörümüzde karşılık bulabilecek çözümler geliştirmelerini hedefliyoruz. Samsun Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile yürüttüğümüz bu iş birliğinin yeni teknolojilerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacağına inanıyor, elektrik dağıtımının geleceğine yönelik fikri olan tüm katılımcıları Ar-Ge Maraton’a davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mapfre Sigorta, 2030 Karbon Hedeflerine Şimdiden Ulaştı Haber

Mapfre Sigorta, 2030 Karbon Hedeflerine Şimdiden Ulaştı

2025 yılında elektrik tüketiminden kaynaklanan karbon ayak izini yüzde 100, toplam karbon ayak izini ise yüzde 50 oranında azaltarak 2030 hedeflerine şimdiden ulaşan şirket; aynı dönemde 8 tonu aşkın atığı ayrıştırarak geri dönüşüm ve uygun bertaraf süreçlerine kazandırdı. Mapfre Sigorta, Mapfre Grup’un küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda Türkiye’de çevresel etkisini azaltmaya, kaynak verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilir iş yapış biçimlerini yaygınlaştırmaya devam ediyor. Şirket, “Biz Buradayız” yaklaşımıyla hayata geçirdiği 2022-2026 Stratejik Sürdürülebilirlik Planı kapsamında çevre, toplum, kurumsal yönetim ve iş alanlarında belirlenen hedeflerini somut sonuçlara dönüştürüyor. 2025 yılı sonuna kadar karbon ayak izini yüzde 40, 2030 yılına kadar ise yüzde 48 azaltmayı hedefleyen Mapfre Sigorta, 2025 yılında elektrik tüketiminden kaynaklanan karbon ayak izini yüzde 100, toplam karbon ayak izini ise yüzde 50 oranında azaltarak 2030 hedeflerine şimdiden ulaştı. Şirket ayrıca MAPFRE Grup içinde elektrik tüketiminin azaltılmasına yüzde 6 oranında katkı sağlarken, binalar ve araç filosuna ilişkin enerji tüketiminin yüzde 2 oranında azaltılmasında da önemli rol oynadı. MAPFRE Sigorta Genel Müdürü Erdinç Yurtseven, Dünya Çevre Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Mapfre Sigorta olarak sürdürülebilirliği, karar alma süreçlerimizin, risk yönetimi yaklaşımımızın ve değer yaratma modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Grubumuzun küresel sürdürülebilirlik vizyonunu Türkiye’de güçlü ve somut adımlarla temsil etme sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bu doğrultuda çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki taahhütlerimizi ölçülebilir hedeflerle destekliyor; iklim sorumluluğundan kapsayıcılığa, müşteri deneyiminden etik ve şeffaf yönetime kadar tüm alanlarda yarattığımız etkiyi görünür kılmaya önem veriyoruz. 2025 yılında toplam karbon ayak izimizi yüzde 50 oranında azaltarak 2030 hedeflerimize şimdiden ulaşmamız, bu kararlılığın somut bir sonucu. Bununla birlikte karbon dengeleme alanında da doğa temelli projelere destek veriyoruz. 2025 yılında biri Türkiye’de, diğeri Meksika’da olmak üzere iki projeye katkı sağlayarak yıllık karbon ayak izimizi tamamen nötrledik. 2025’te Kayseri Molu Atık Gazlardan Enerji Üretimi Projesi ile 484 ton, Meksika’daki Tarahumar projesi ile de 153 ton karbon salınımı nötrledik. Müşterilerimiz, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve toplum için uzun vadeli değer üretirken, sürdürülebilirlik taahhütlerimizi somut sonuçlara dönüştürme kararlılığımızı sürdüreceğiz.” Mapfre, Küresel Sürdürülebilirlik Yolculuğunu Güçlendiriyor! Sürdürülebilirliği küresel stratejisinin merkezinde konumlandıran Mapfre Grup, 2030 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve operasyonel dönüşüm alanındaki çalışmalarını sürdürüyor. Grup, 2025 yılı için belirlenen yüzde 16’lık enerji tüketimi azaltım hedefini aşarak elektrik, doğalgaz ve benzin gibi fosil yakıt alımlarında yüzde 27 oranında düşüş sağladı. Yenilenebilir enerji kullanımındaki artışın da etkisiyle ofislerdeki enerji tüketimine bağlı karbon ayak izini yüzde 65’e kadar azaltan Mapfre Grup, faaliyet gösterdiği 25 ülkedeki binalarında elektrik faturalarında yüzde 32 oranında tasarruf elde etti. Yeşil Bina Dönüşümü Hız Kazanıyor Mapfre Grup, enerji verimliliği çalışmalarını sürdürülebilir bina dönüşümüyle de destekliyor. 2025 yılı itibarıyla LEED, BREEAM veya Energy Star sertifikasına sahip 25 bina, grubun idari bina alanının yüzde 59’unu temsil eder hale geldi. Bu dönüşüm; su ve enerji kullanımının daha verimli yönetilmesi, emisyonların azaltılması ve çevresel etkisi düşük malzemelerin tercih edilmesi gibi uygulamalarla Mapfre’nin operasyonel sürdürülebilirlik yaklaşımına güç kattı. Mapfre’nin Sürdürülebilirlik Performansı Küresel Endekslerde Tescillendi S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde dokuz puanlık artışla 81 puana ulaşan MAPFRE, dünya çapında ilk 10 sigorta şirketi arasında yer aldı. Grup, Sustainability Yearbook 2025’e üst üste altıncı kez dahil edilirken, FTSE4Good Index’te sektör ortalamasının üzerinde 3,9 puan elde etti. Mapfre Grup aynı zamanda Karbon Saydamlık Projesi’nde de “Liderlik” seviyesi olan A- derecesinin sahibi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Yeşil Dalga” Uygulaması Yaygınlaşıyor Haber

“Yeşil Dalga” Uygulaması Yaygınlaşıyor

Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Yeşil Dalga” sistemiyle şehir içi ulaşımın daha akıcı, güvenli ve çevreci bir hale geldiği vurgulandı. Trafik Şube Şefi Özcan Sarı, “Ömür mevkiinde deneyerek olumlu sonuçlar aldığımız Yeşil Dalga uygulamamızı Ulusal Egemenlik Bulvarı- Gündüz Ökçün Kavşağı’ndan başlayarak 100. Yıl Bulvarı’nın tamamını kapsayacak bölgede 14 ayrı trafik ışığında aktif hale getirdik. Sürücüler, şehir içi hız sınırlarına uyarak ilerlediklerinde koordineli çalışan trafik ışıkları sayesinde duraksamadan yol alabiliyor. Bu sayede hem yakıt ve zamandan tasarruf sağlanıyor hem de karbon salınımı azalıyor.” dedi. Uygulamadan son derece memnun kaldıklarını söyleyen vatandaşlar da, “Daha önce Eskişehir-Kütahya karayolunda yani Ömür mevkiinde uygulamayı kullanmıştık ve memnun kalmıştık. 100. Yıl Bulvarı’nda da yeşil dalga uygulamasının başlaması trafikte kalma süremizi azaltıyor. Trafik kurallarına uyulduğu takdirde herhangi bir aksama yaşamadan yolumuza devam ediyoruz. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye şehrimize yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandılar. Uygulamanın yaygınlaşmasıyla birlikte ortalama yolculuk sürelerinin kısaldığı, trafik akışının düzenlendiği ve şehir içi ulaşımın daha konforlu hale geldiği ifade edildi. Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde trafik güvenliğini artırmak ve sürdürülebilir ulaşım hedeflerine katkı sağlamak için benzer akıllı ulaşım sistemlerinin önümüzdeki dönemde de yaygınlaştırılacağını bildirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKO Grup GES Yatırımlarıyla Hem Elektrik Üretip Hem Karbon Salımını Azaltıyor Haber

AKO Grup GES Yatırımlarıyla Hem Elektrik Üretip Hem Karbon Salımını Azaltıyor

AKO Grup, Ankara’da yer alan ve Avrupa’nın en büyük entegre ÖTL geri dönüşüm tesisine sahip fabrikasında, 970 bin dolar yatırımla kurduğu 1.476kW AC gücündeki GES ile yıllık 2 milyon kWh elektrik üretimi hedefliyor. Bu üretim, fabrikanın toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılayacak düzeyde. Bu yatırım, grubun sadece enerji tüketiminde dışa bağımlılığı azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerine de katkı sağlıyor. AKO Jant’tan 2,4 milyon kwh’lik güneş enerjisi üretimi AKO Grup bünyesindeki AKO Jant, 2024 yılı itibarıyla devreye aldığı GES sistemi sayesinde yılda 2 milyon 400 bin kWh elektrik üretimini güneş panellerinden sağlıyor. Bu sayede yaklaşık 1.327 ton CO₂e emisyonun önlenmesi sağlanıyor. Böylece fabrika, temiz enerjiyle üretim yaparken aynı zamanda sürdürülebilir sanayi dönüşümünün bir parçası oluyor. Sürdürülebilirlik stratejisi ile geleceğe yatırım AKO Grup, sürdürülebilirliği sadece çevresel değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da stratejik olarak ele alıyor. Grup, üretimden sevkiyata kadar tüm süreçlerde karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen düşük karbon politikalarını hayata geçiriyor. Bu kapsamda bağımsız kuruluşlarla karbon hesaplamalarını yaparak şeffaf bir şekilde sürdürülebilirlik raporlarında kamuoyu ile paylaşılıyor. ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi, yıllık 75 bin ton lastik atığını geri dönüştürme kapasitesiyle Türkiye’de oluşan tüm lastik atığının dörtte birini tek başına işleyebiliyor. Tesisin bu çalışmaları, yıllık 834 bin ton karbon salımını önleyerek doğada 250 bin ağacın korunmasına destek oluyor. AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, GES yatırımlarıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “AKO Grup olarak çevresel sürdürülebilirliği süreçlerimizin merkezine koyuyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisi’ne yaptığımız GES yatırımı bu vizyonumuzun güçlü bir yansıması. Geleceğe dair en büyük sorumluluğumuzun doğayı korumak ve çevresel etkilerimizi en aza indirmek olduğuna inanıyoruz. Geri dönüştürdüğümüz 75 bin ton lastiğin yanında, enerji ihtiyacımızın yüzde 40’ını güneşten karşılamak hem çevreye hem de enerji verimliliğimize büyük katkı sağlıyor.” 2030’ da emisyonlarda yüzde 58 azalma hedefi AKO Grup, karbon yönetimi konusunda yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendirmeyi hedefliyor. Grup, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 58 oranında azaltma hedefiyle, sürdürülebilir enerji yatırımlarını önceliklendiriyor. GES projeleri, bu hedef doğrultusunda önemli bir dönüm noktası olarak konumlanıyor.

Yıldız Demir Çelik, 2023-2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Yıldız Demir Çelik, 2023-2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Yıldız Demir Çelik (YDÇ), “Her adımda sürdürülebilirlik” yaklaşımı çerçevesinde çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansını ortaya koyan 2023-2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Küresel Raporlama Standartları’na (GRI) uygun olarak hazırlanan rapor; şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını şeffaf ve bütüncül bir yaklaşımla ortaya koyuyor. “Kaynak verimliliğini ve döngüsel ekonomiyi tüm süreçlerimize entegre ediyoruz” Rapora ilişkin konuşan Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, şunları söyledi: “Bizim için sürdürülebilirlik; suyun her damlasını, enerjinin her birimini ve hammaddenin her parçasını daha verimli kullanabilmek; geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek anlamına geliyor. Bu yaklaşımı işimizin merkezine alarak kaynak verimliliğini ve döngüsel ekonomiyi tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. 2023 yılında devreye aldığımız galvaniz ve dilme hattı ile üretim kabiliyetimizi güçlendirirken bölgesel istihdama da katkı sağladık. 2024’te kapasite kullanım oranımızı %80’e çıkarırken, üretimimizin %42’sini ihraç ederek küresel pazarlardaki konumumuzu pekiştirdik. Su yönetiminde ve atıkların geri kazanımında attığımız adımlar, yalnızca üretim hatlarımızı iyileştirmekle kalmıyor; aynı zamanda çevresel etkilerimizi azaltmamıza katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde ise yenilenebilir enerjiye geçiş için planlarımızı hazırlıyor, hidrojen kullanımına yönelik projeler geliştiriyoruz. Amacımız karbon ayak izimizi azaltırken yarattığımız değerin yalnızca sektörel değil, toplumsal ve ekonomik düzeyde de karşılık bulmasını sağlamak. Bu rapor da tüm bu adımların sürdürülebilirlik yolculuğumuzda nasıl somut sonuçlara dönüştüğünü ortaya koyuyor.” Toplam su tüketiminin %95’i gri su olarak kullanılıyor Yıldız Demir Çelik, Türkiye’de geri kazanılmış gri suyu üretiminde kullanan ilk demir-çelik üreticisi olarak sürdürülebilir su yönetiminde öncülük ediyor. Toplam su tüketiminin %95’ini gri su olarak kullanan YDÇ, 2024’te hayata geçirilen projelerle kullanılan suyun %23,5’ini geri kazanmayı başardı. Deşarj edilen atık suyun geri kazanımını artırmaya devam eden şirketin hedeflerinden biri de tehlikeli atık miktarını ton başına azaltmak. Üretimde enerji verimliliğini artırmak için çalışmalarını sürdüren YDÇ, yenilenebilir enerjiye geçişe yönelik planlarını hazırlıyor. Orta ve uzun vadede fosil yakıt yerine hidrojen kullanımına odaklanan projeler geliştirerek emisyon azaltımını desteklemeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra güneş ve rüzgâr enerjisi kullanımını artırmaya yönelik orta vadeli planlarını da oluşturuyor. Yüksek fırınlı üreticilerden alınan hammadde oranını düşürerek karbon emisyonlarını azaltan YDÇ, sürdürülebilir ve sertifikalı hammadde tedarikini de artırıyor. Kadın çalışan oranı %10’a ulaştı Yıldız Demir Çelik, üretim süreçlerinde dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları ve finansal teknoloji uyumlu projeleri devreye almayı hedefliyor. Bu adımlar, şirketin daha dirençli, esnek ve geleceğe uyumlu bir sanayi yapısı oluşturma stratejisinin temel unsurlarını oluşturuyor. Sürdürülebilirliğin sosyal boyutunda ise toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen uygulamalar, kadın çalışan oranının %10’a çıkarılması, çalışanların önerileriyle hayata geçen projeler ve eğitim alanında yürütülen toplumsal katkılar öne çıkıyor. Böylece sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel yatırımların değil, aynı zamanda eşitlik, katılım ve toplumsal faydanın da sahada görünür kılındığı bir kültür haline geliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.