Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karbonsuzlaşma

Kapsül Haber Ajansı - Karbonsuzlaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbonsuzlaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede Haber

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede

Eurostat verilerine göre, nükleer enerjiyle elektrik üreten AB üyesi 12 ülkenin toplam üretimi 649 bin 524 gigavat-saat olarak kaydedildi. Bu rakam, 2023 yılına kıyasla yüzde 4,8’lik artış anlamına geliyor. Fransa Nükleer Enerjide Açık Ara Lider 2024 yılında nükleer elektriğe en fazla bağımlı ülke Fransa oldu. Ülke, elektrik üretiminin yüzde 67,3’ünü nükleer santrallerden karşıladı. Bu oran, Fransa’yı AB genelinde açık ara ilk sıraya taşıdı. Uzmanlar, Fransa’nın uzun yıllardır sürdürdüğü nükleer enerji politikalarının bu liderlikte belirleyici olduğunu vurguluyor. Bulgaristan ve Orta Avrupa Ülkeleri Aynı Grupta Bulgaristan, 2024 yılında 15 bin 777 gigavat-saat nükleer elektrik üretti. Bu üretim seviyesiyle Bulgaristan; Macaristan, Belçika, Finlandiya ve Çekya ile birlikte, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını nükleer enerjiden karşılayan ülkeler grubunda yer aldı. Enerji Güvenliği ve Karbonsuzlaşma Etkisi AB’de nükleer enerji üretimindeki artışta, enerji arz güvenliği, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve iklim hedefleri önemli rol oynuyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji politikalarını yeniden şekillendiren birçok ülke, nükleer enerjiyi düşük karbonlu ve istikrarlı bir kaynak olarak öne çıkarıyor. Nükleer Enerji Tartışmaları Sürüyor Her ne kadar üretim artışı dikkat çekse de, nükleer enerjinin atık yönetimi, santral güvenliği ve yüksek maliyetler gibi başlıklardaki tartışmalar AB gündeminde yer almaya devam ediyor. Buna rağmen, 2024 verileri nükleer enerjinin Avrupa’nın enerji denklemindeki ağırlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Panda Alüminyum’dan Karbon Nötr Gelecek İçin Güçlü Taahhüt Haber

Panda Alüminyum’dan Karbon Nötr Gelecek İçin Güçlü Taahhüt

Türkiye alüminyum sektörü, artan ihracat hacmi ve Avrupa pazarındaki payını büyütmesiyle bölgesel bir üretim üssüne dönüşürken, CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) uygulamalarıyla birlikte düşük karbonlu üretim artık rekabetin kaçınılmaz bir gerekliliği olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm sürecinde Panda Alüminyum, Ankara Kahramankazan’daki tesislerinde ambalajdan otomotive uzanan geniş bir ürün yelpazesinde, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli çözümler sunuyor. Avrupa’nın önde gelen yassı alüminyum üreticilerinden biri olan şirket, düşük karbonlu üretim altyapısıyla uluslararası pazarlarda rekabet gücünü güçlendiriyor. Enerjide kendi kendine yeten üretim modeli Panda Alüminyum, enerji yönetimini karbonsuzlaşma stratejisinin merkezine alarak, tesislerinde tükettiği elektriğin 1,8 katını kendi güneş enerji sahalarıyla üretiyor. Panda Alüminyum iştiraklerinden Panab Enerji ile yürütülen projeler kapsamında ise metan gazı enerjiye dönüştürülerek, 330.000 hanenin elektrik ihtiyacına karşılık gelen temiz enerji üretiliyor. Bu entegre yapı sayesinde Panda Grubu genelinde yıllık 520.000 ton karbon emisyonu azaltımı sağlanıyor. “Karbon yönetimini kalıcı bir sanayi standardı olarak görüyoruz” Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atıktan enerji üretimi ve geri dönüştürülebilir üretim modelleri, üretim anlayışımızın temelini oluşturuyor. Elektriğini kendi üreten ve tükettiğinin üzerinde enerji üretebilen bir sanayi yapısı kurduk. Karbon yönetimini geçici bir gündem maddesi olarak değil, kalıcı bir sanayi standardı olarak ele alıyoruz. Avrupa’da uygulanacak karbon vergilendirme mekanizmaları, firmaların bu alandaki hazırlık seviyesini net biçimde ortaya koyacak. Biz de uzun süredir attığımız adımlar sayesinde bu sürece güçlü bir şekilde hazır olduğumuza inanıyoruz.” 2030 vizyonu: karbonsuzlaşma ve küresel rekabet gücü Panda Alüminyum’un 2030 vizyonunun merkezinde karbonsuzlaşma, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme yer alıyor. Hüseyin Seherli, bu vizyonu şu sözlerle özetledi: “Karbon emisyonlarımızı yüzde 50 oranında azaltmayı, 2050 yılında ise sıfır karbon hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Operasyonel verimlilik, enerji yönetimi ve ileri üretim teknolojileri alanındaki yatırımlarımızı artırarak sürdürüyoruz. ‘Daha az tüketerek üretmek’ anlayışıyla hareket ediyor; çevreye, insana ve iş ortaklarımıza uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımın, küresel pazarlarda giderek sıkılaşan düzenlemeler karşısında şirketimizi tercih edilen bir iş ortağı haline getireceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Enerji Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı Haber

Uludağ Enerji Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı

“Dönüşümün Enerjisi” mottosuyla hazırlanan rapor, şirketin yönetişimsel uygulamalarını, topluma ve doğaya duyarlı projelerini, iklim değişikliği ve karbon yönetimi programını ve dijital dönüşüm yatırımlarını bir arada sunuyor. Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde 5 milyonu aşkın nüfusa hizmet veren Uludağ Enerji, 2024 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayınlayarak çevresel, ekonomik ve sosyal performans sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Şirketin sürdürülebilirlik stratejisi; iklim değişikliğiyle mücadele, dijitalleşme, müşteri memnuniyeti ve toplumsal etki başlıkları üzerine inşa edilirken, finansal sürdürülebilirlik de kurumsal sorumluluğun ayrılmaz bir unsuru olarak ele alınıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Sürdürülebilirlik Muhasebe Standartları Kurulu (SASB) standartlarına uygun olarak hazırlanan bu ilk grup raporu, dağıtım ve perakende şirketleri dahil olmak üzere tüm grup şirketlerinin performansını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Özvatan: “Sürdürülebilirlik hedeflerimizde yol haritamız hazır” Sürdürülebilirlik çalışmalarını değerlendiren Uludağ Enerji Grup Sürdürülebilirlik Direktörü Funda Özvatan, “Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı, yönetişim ilkeleriyle uyumlu, güçlü bir organizasyonel yapı içinde yürütüyoruz. Çevresel ve sosyal alanlardaki risklerimizi yönetim kurulu düzeyinde ele alarak, dağıtım ve perakende faaliyetlerimizin daha dayanıklı, esnek ve güçlü bir strateji ile devamını sağlıyoruz. Enerjiye erişimde fırsat eşitliği, çevresel etkilerin azaltılması, iklime dayanıklı şebeke dönüşümü, karbonsuzlaşma çalışmalarımız ve dijital dönüşümle güçlenen altyapımız ülkemizin 2053 net sıfır hedefine katkı sunan stratejimizin de temel taşlarını oluşturuyor. Grup genelinde entegre bir yaklaşımla ilerlerken, teknolojiyi insan ve çevre yararına dönüştürmeyi önceliğimiz haline getiriyoruz. Yenilikçi ürün ve uygulamalar ile müşterilerimizin memnuniyetini sürekli geliştirmeyi, toplumsal yatırım programımız ile hizmet verdiğimiz bölgeye kalıcı fayda sunmayı hedefliyoruz. Finans kurumlarının çevresel ve sosyal performans standartlarını rehber edinerek, performansımızı sürekli geliştirmeye kararlıyız” açıklamasında bulundu. Toplumsal Gelişime Güçlü Destek Uludağ Enerji, hizmet verdiği toplumda kalıcı fayda oluşturmayı stratejisinin merkezine alarak çok çeşitli sorumluluk projeleri yürütüyor. Yaşam destek cihazı kullanan müşteriler başta olmak üzere özel tüketici gruplarının kesintisiz enerjiye erişimini güvence altına alıyor. Toplumsal farkındalık ve eğitim projeleri “Enerjini Geleceğe Taşı” ve “Enerji Danışmanım” ile çocuklara ve kadınlara enerji tasarrufu ve elektrik güvenliği eğitimi verirken, Karagöz Gölge Oyunu, boyama kitapları ve VR uygulamalarıyla enerjiyi eğlenceli öğrenme deneyimine dönüştürüyor. Arama kurtarma ekibi, afet ve acil durumlarda sahada aktif görev alırken, “Trafolar Konuşuyor” ve “Sosyal Faturalar” projeleriyle toplumsal farkındalık yaratılıyor. Ayrıca, “Hatay Yaşam ve Gelişim Kampüsü” ile Hatay bölgesinde deprem sonrası sosyal uyum desteği sağlandı. “Pembe Lambalar” ile sağlık, “Yeşil Dönüşüm Ormanları” ile çevre bilinci artırılıyor. Kırsal bölgelerde “Kardeşim Üşümesin” projesiyle ihtiyaç sahibi çocuklara destek sağlanırken, “Şehrin Işıkları” fotoğraf yarışmasıyla sanatı topluma ulaştırıyor. Bu çalışmalar, enerji hizmetlerinin ötesinde, toplumun her kesimine değer katan kapsamlı bir sosyal sorumluluk yaklaşımını ortaya koyarak şirketin sürdürülebilirlik stratejisine de güçlü katkı sunuyor.

Zorlu Enerji CDP İklim Değişikliği Programı’nda A Notu Aldı Haber

Zorlu Enerji CDP İklim Değişikliği Programı’nda A Notu Aldı

Yenilenebilir enerjinin öncü şirketlerinden Zorlu Enerji, iklim stratejisi, şeffaf raporlama yaklaşımı, güçlü yönetişim modeli ve etkin emisyon yönetimi alanlarında sergilediği performansla, CDP’nin (Carbon Disclosure Project-Karbon Saydamlık Projesi) 2025 İklim Değişikliği Programı değerlendirmesinde “A” notu alarak A Listesi’nde yer aldı. 2025 yılında CDP İklim Değişikliği kategorisinde dünya genelinde 22.400 şirket raporlama yaparken, yalnızca 112 şirket “A” notuna layık görüldü. Zorlu Enerji, iklim odağını iş stratejisinin merkezine alan yaklaşımıyla bu başarısını uluslararası ölçekte tescillemiş oldu. Zorlu Enerji, CDP Türkiye’nin kurulduğu 2010 yılından bu yana raporlama yapıyor CDP Türkiye’nin kurulduğu 2010 yılından bu yana raporlama yapan Zorlu Enerji, iklim krizini yönetmeyi, ana iş stratejisinin temel bir bileşeni ve büyümeyi destekleyen bir kaldıraç olarak ele alıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda, doğrudan ve dolaylı emisyonlarını uluslararası standartlarda ölçüyor, iklim risklerini finansal planlamasına entegre ederek düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecindeki dayanıklılığını küresel yatırımcılar için şeffaf bir performans göstergesine dönüştürüyor. On yılı aşkın süredir sürdürülen CDP raporlama disiplini, Zorlu Enerji’nin sürdürülebilir enerji dönüşümündeki liderliğini ve iş modelini geleceğin düşük karbonlu dünyasıyla uyumlu şekilde geliştirme vizyonunu yansıtıyor. “İklimle uyumlu büyümeyi hedefliyoruz” Sürdürülebilirliği tüm değer zincirini kapsayan stratejik bir yönetim alanı olarak ele aldıklarını belirten Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, CDP’de elde edilen başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: “Zorlu Enerji olarak Türkiye’nin sürdürülebilir ve yenileyici büyümesinin kolaylaştırıcısı olmayı hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz stratejilerle yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, ülkemizin karbonsuzlaşma, su verimliliğini sağlama ve biyoçeşitliliğin korunması hedeflerine de katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda yatırımlarımızı yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklıyoruz. 2010 yılından bu yana CDP raporlaması kapsamında karbon ayak izimizi her yıl şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşıyor, 2015’ten bu yana ise CDP Su Programı’na gönüllü olarak raporlama yapıyoruz. CDP değerlendirmesinde A List’te yer almamız, iklim odağını iş stratejimizin merkezine alan yaklaşımımızın uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor. Daha sürdürülebilir ve iklim pozitif bir gelecek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda, 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı, 2030 yılına kadar üretilen birim enerji başına su kullanımını her yıl azaltmayı, 2035 yılına kadar ise doğa için net pozitif bir şirket olmayı hedefliyoruz.”

Borusan EnBW Enerji’nin Yeşil Yaka Projesinde Yeni Dönem Başladı Haber

Borusan EnBW Enerji’nin Yeşil Yaka Projesinde Yeni Dönem Başladı

Proje, meslek liselerinin yenilenebilir enerji ve elektrik elektronik bölümlerinde eğitim alan kız öğrencileri hedefliyor, yeşil yaka olarak istihdamlarına yönelik onları yenilenebilir enerji sektörüne hazırlıyor. Sektör tanıtımları, saha gezileri, liderlik ve kişisel gelişim eğitimleri, enerji sektörü mentor buluşmaları, staj imkanları ve burs destekleriyle süreci pekiştiriyor. Borusan Grubu ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, geleceğin yenilenebilir enerji uzmanlarını yetiştirmek için öncü adımlar atıyor. İklim, insan ve inovasyon odaklı sürdürülebilirlik çalışmalarıyla hem çevreye hem de topluma değer katan şirket, artan yeşil yaka yetenek açığının toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kapanmasına odaklanıyor. Bu doğrultuda 2022 yılında hayata geçirdiği “Kız Öğrencilerin Enerjisi: Yeşil Yaka'nın Yeni Gücü” projesi ile Borusan EnBW Enerji, kız öğrencilerin yenilenebilir enerji santrallerinde saha görevlerinde daha aktif rol almalarını teşvik ediyor. “Kız Öğrencilerin Enerjisi: Yeşil Yaka'nın Yeni Gücü” projesi 3 alanda grupladığı eğitim ve etkinliklerle meslek liselerinde okuyan 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencilerini hedefliyor. İlk aşamada, yenilenebilir enerji sektörü ve bu sektörde yeşil yaka mesleklerle ilgili farkındalık etkinliğine katılan öğrenciler, yenilenebilir enerji tesislerinin nasıl işletildiğini yerinde deneyimledikleri bir günlük bir saha gezisine katılıyor. İkinci aşamada ise, geliştirilen “Yeşil Yaka Kariyer Patikası” ile yenilenebilir enerji sektöründeki kariyer fırsatlarıyla buluşturan bütüncül bir mentorluk ve kariyer keşif yolculuğuna çıkıyorlar. Bu kapsamda verilen kaygı ve stres yönetimi, çalışma stratejisi belirleme ve uygulama eğitimlerini alan öğrenciler aynı zamanda, özgeçmiş hazırlama, online kariyer platformlarını etkin kullanma ve üniversite tercihlerini daha bilinçli yapmalarına yönelik eğitim ve oturumlarla destekleniyor. Bu eğitimlerle eş zamanlı olarak, öğrenciler enerji profesyonelleriyle doğrudan temas kurdukları, ilham verici rol modellerle tanıştıkları bir mentorluk sürecinden geçiyorlar. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin karbonsuzlaşma çerçevesini sunan “Fit for 55” gibi fikir yarışmalarına kurdukları ekiplerle katılan öğrenciler, girişimcilik ve yaratıcılık alanında deneyim kazanıyorlar. Üçüncü aşamada ise, Borusan EnBW Enerji, önceki proje dönemlerinden mezun olan öğrencilerin eğitim hayatlarını yakından takip ediyor ve ihtiyaç duydukları takdirde staj ve iş imkanları sağlıyor. Öğrenciler, “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması”na katıldı Borusan EnBW Enerji, “Yeşil Yakanın Yeni Gücü” programını “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması” ile de destekleyerek genç kızların yeşil dönüşüm sürecinde aktif rol üstlenmesini teşvik ediyor. Yarışma, Avrupa Birliği'nin “Fit for 55” iklim paketi kapsamında, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %55 azaltma hedefini tematik çerçeve olarak belirliyor. Katılımcıların, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden “Erişilebilir ve Temiz Enerji” (Amaç 7), “İklim Eylemi” (Amaç 13) ve “Karasal Yaşam” (Amaç 15) hakkında seçtikleri problemleri ele alıp çözüm bulmaları gerekiyor. “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması” 2025 yılında üç ayrı ilde (Aydın, İzmir, Gaziantep) bulunan üç meslek lisesinde okuyan kız öğrencilerin çevresel farkındalık, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik alanlarında aktif düşünme ve çözüm üretme becerilerini geliştirme hedefiyle yola çıktı. Bu yarışma aynı zamanda iletişim, takım çalışması ve problem çözme gibi yetkinlikleri pekiştirmeyi amaçladı. Tüm öğrencilere bir katılım sertifikası verilirken; Borusan EnBW Enerji temsilcilerinden oluşan jüri, en uygulanabilir, en etkili sunum, en yaratıcı ve özgün proje, sürdürülebilirliği en yüksek proje geliştiren dört ekibi ödüllendirdi. Kazananlar şöyle olmuştu: En Uygulanabilir Proje: “Geri Dönüşüm Konusunda Bilinçlendirme ve Farkındalık Oluşturma İçin Web ve Mobil App”, Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu LisesiEn Etkili Sunum: “Yeni Enerji Alternatifi, Toryum”, Gaziantep OSB KolejiEn Yaratıcı ve Özgün Proje: “Denizlerdeki Kirliliğe Çözüm Olacak Bir Ürün” Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu LisesiSürdürülebilirliği En Yüksek Proje: “Kullanıcı Dostu Ev Tipi Kompost Kiti”, Aydın Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Projenin kapsamı genişliyor, daha fazla kız öğrenciye ulaşılıyor 2024 yılında toplamda 40 kız öğrenciye ulaşılan projede, 2025 yılında yeni okullar eklenerek kapsam genişletildi. 7 okul ve 64 kız öğrencinin dahil olduğu programda, Aydın Efeler Mimar Sinan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Sivas Teknokent Koleji ve Bandırma Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yeni döneme başlandı. Programa bu sene eklenen “Sürdürülebilirlik ve Yeşil İnovasyon Atölyesi” ile SKA’lar (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları), sosyal fayda ve sosyal etki kavramları anlatılarak farkındalık kazandırılacak ve programın bir diğer aşaması olan “Fit for 55 Challenge” fikir yarışması için altyapı oluşturulacak.

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı Haber

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı

Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek, ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni yayımladı. Araştırma; 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı. Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken, sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Ancak barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil. Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak, şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor. Karbon kredisi kullanımı artıyor Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor. Diğer yandan, araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleyi zayıflatabilecek yönetişim eksiklikleri söz konusu olabilir Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si; fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor. Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor. İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken 5 adım 1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli. 2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı. 3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı. 4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı. 5. İşletmeler yapay zekâyı sorumlu bir şekilde benimsemeli. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin EY Küresel İklim Eylem Barometresi araştırmasıyla ilgili şunları söyledi: “Artan iklimsel etkilerin gittikçe daha yıkıcı hale gelmesi, kurumsal iklim eylem planlarının aciliyetini her zamankinden daha fazla öne çıkarıyor. EY Küresel İklim Eylem Barometresi 2025’e göre, iklim eylemleri konusunda ilerlemenin sektör ve ülke bazında eşit dağılmadığını görüyoruz. Bazı bölgeler iklim raporlamasında ve geçiş stratejilerinde hızla ilerlerken, bazı bölgelerin direnç ortamı veya farklı öncelikler sebebiyle geride kaldığını söyleyebiliriz. Dünya ısınmaya devam ederken, iklim değişikliği hem insanlar hem de gezegen için yenileyici ve döngüsel bir ekonomi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin küresel finansal istikrar için de tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareketle; bugün iklim eylemlerini aksiyona dönüştüren şirketlerin, yarının liderleri olacağını ve rekabette öne çıkacaklarını ifade edebiliriz. Ayrıca, araştırma bulgularımız; şirketlerin iklim raporlamasında henüz sınırlı ilerleme kaydettiğini ve bunun somut uygulama süreçlerinde karşılaşılan yapısal zorluklar, iklim risk değerlendirmesi ile stres testlerinin olgunluk düzeyindeki yetersizlikler ve yönetişim yapılarındaki eksikliklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, EY olarak işletmelerin söz konusu dönüşüm sürecini stratejik bir fırsata dönüştürmeleri için karbonsuzlaşma sürecinden, finansal raporlamalarına ve iklim risklerini yönetmelerine kadar her alanda destek oluyoruz.”

İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşümün Yeni Rotası Haber

İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşümün Yeni Rotası

Türkiye ve Avrupa’dan kurumların ortaklığıyla geliştirilen FoCA (Free of Carbon Architecture) Projesi, inşaat sektöründe karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen dijital bir platformu hayata geçirdi. Proje, sektörün yeşil dönüşüm sürecinde şeffaf veri paylaşımı, ölçülebilir sürdürülebilirlik ve uluslararası uyum açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Dünyada sera gazı emisyonlarının en büyük kaynaklarından biri olan inşaat sektörü, iklim kriziyle mücadelede kilit bir role sahip. Bu farkındalıkla geliştirilen FoCA Türkiye Projesi, 2023–2025 yılları arasında yürütülen uluslararası iş birliğiyle inşaat sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerine katkı sunmak üzere hayata geçirildi. Proje kapsamında geliştirilen dijital platform, yapı malzemelerinin çevresel etkilerini şeffaf, karşılaştırılabilir ve erişilebilir hale getiriyor. Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) koordinasyonunda yürütülen proje; Polonya Yeşil Bina Konseyi (PLGBC), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTU), Wroclaw University of Science and Technology (WUST) ve Polish Building Research Institute (ITB) resmi partnerliğinde, CORNET çağrısı kapsamında gerçekleştirildi. FoCA, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin iklim politikalarıyla uyumlu olarak, özellikle KOBİ ölçeğindeki mimarlık ve mühendislik ofislerine bilimsel temelli, kullanıcı dostu bir karar destek aracı sunmayı amaçlıyor. Her adımın etkisi ölçülebilir hale geldi FoCA platformu, inşaat sektörüne yönelik dört ana modül üzerinden hizmet veriyor: Eğitim Modülü, Malzeme Veritabanı, Malzeme Karşılaştırma Modülü ve Bina Analizi Modülü. Bu yapı sayesinde kullanıcılar, malzeme seçimi aşamasından bina ölçeğine kadar her adımda çevresel etkileri ölçebiliyor, daha düşük karbonlu alternatifleri karşılaştırabiliyor ve projelerini sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumlu hale getirebiliyor. FoCA Türkiye platformu, mimar ve mühendislerden üreticilere, kamu kurumlarından danışmanlara kadar tüm sektör paydaşlarına açık.

Schneider Electric, SE Advisory Services’ı Tanıttı Haber

Schneider Electric, SE Advisory Services’ı Tanıttı

SE Advisory Services, elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme yoluyla kuruluşların ve bireylerin enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanlarındaki karmaşık zorlukları çözmelerine yardımcı olmak için özel olarak tasarlanmış geniş bir çözüm yelpazesi sunuyor. Küresel elektrik talebinin 2030 yılına kadar yıllık %3’ten fazla artması beklenirken, karbonsuzlaşma yolu da ticari operasyonlara yeni karmaşıklık katmanları ekliyor. Aynı zamanda, küresel ticaret ortamı ve giderek karmaşıklaşan tedarik zincirleri, kuruluşlar üzerinde ek bir baskı yaratıyor. Bu zorluklar, strateji ve uygulamada daha bütünsel, entegre bir yaklaşım gerektiriyor. SE Advisory Services’ın yaratılmasına yol açan da bu pazar ihtiyacı oldu. Schneider Electric Enerji Yönetimi İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frédéric Godemel, konuyla ilgili şunları söyledi: “Belirsizlik zamanları, her şeyden önce netlik ve kontrol edebileceğiniz şeyler hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirir. Bu nedenle, Schneider Electric bünyesindeki dünya standartlarındaki danışmanlık yeteneklerimizi aldık ve müşterilerimizin daha hızlı ve güvenle hareket etmelerini sağlamak, acil enerji, sürdürülebilirlik ve teknoloji zorluklarını çözmek için yeteneklerin kilidini açmak üzere birleştirdik. Danışmanlık hizmetleri Schneider Electric’te yeni değil ve geçmişte müşteriler için paha biçilmez olduğunu kanıtladı. Bugün, müşterilere daha net ve net sıfıra (net zero) doğru açık bir yol sunmak için bu hizmeti geliştiriyoruz.” Danışmanlık deneyimi yeniden tanımlanıyor SE Advisory Services, Schneider Electric’in danışmanlık yeteneklerinde stratejik bir evrimi temsil ediyor ve geleneksel danışmanlığın ötesine geçerek yazılım ve proje uygulamasını da kapsayacak şekilde genişliyor. Bu uçtan uca yaklaşım, yüksek talep gören danışmanlık tekliflerinden oluşan büyüyen bir portföyü bir araya getirerek, enerji ve teknoloji geçişlerini hızlandıran çevik, akıllı ve entegre hizmetler aracılığıyla kuruluşların operasyonlarını geleceğe hazırlamasına yardımcı oluyor. SE Advisory Services, dört temel alanda hem kurumsal çaplı girişimleri hem de saha düzeyindeki operasyonları destekliyor: 1. Sürdürülebilir İşletme ve Endüstriyel Dönüşüm: Hem enerji süreçlerini hem de temel endüstriyel operasyonları dönüştürmek için dijital dönüşüm, süreç elektrifikasyonu, karbonsuzlaşma, yenilenebilir enerji, düşük karbonlu altyapı, döngüsellik ve doğa tabanlı çözümler ile karbon dengeleme yoluyla geçiş planlamasına rehberlik etme. 2. Risk Yönetimi ve Dayanıklılık: Kesinti süresini azaltmak, bağlantılı sistemleri güçlendirmek ve operasyonel dayanıklılık oluşturmak için kuruluşları enerji dalgalanmalarından, siber güvenlik tehditlerinden, iklim risklerinden ve sistem kesintilerinden koruma. 3. Kaynak ve Varlık Performansı: Güvenilirliği arttırmak, israfı azaltmak ve büyümeye yatırım yapmak amacıyla kaynakları ve sistemleri stratejik olarak değerlendirme. 4. Akıllı Yazılım: Bölünmüş iş akışlarını birbirine bağlamak ve içgörüleri eyleme dönüştürmek için yerel yapay zeka yetenekleriyle donatılmış ve derin danışmanlık uzmanlığı üzerine inşa edilmiş özel yazılım ürünleri sağlama. Enerji teknolojisine kapsamlı bir yaklaşım Schneider Electric’in danışmanlık uygulamaları, bir kuruluşun tüm işletmesinde performans sağlamak için birlikte çalışarak karbonsuzlaşma ve döngüsellikten, siber güvenlik ve varlıklara, sistem ve süreç dönüşümünden, altyapı modernizasyon çalıimaları için kurumsal yönetişime kadar uzanan kilit faktörleri ele alıyor. Bu kapsamlı yaklaşım, Schneider Electric müşterilerinin hedeften eyleme geçişlerinde kilit bir faktör oldu. Schneider Electric Endüstriyel Otomasyon İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gwenaelle Avice Huet, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Enerji, teknoloji ve yazılım artık endüstriyel ilerlemenin ayrılmaz itici güçleri konumunda. Danışmanlık yaklaşımımız, müşterilerin dönüşüm için kritik kaldıraçları belirlemelerine yardımcı olarak elektrifikasyonun tüm potansiyelini ortaya çıkarıyor, otomasyonu hızlandırıyor, dijitalleşmeyi yerleştiriyor ve siber güvenliği güçlendiriyor. Merkezde yazılımla, pazar değişimlerine uyum sağlayan ve uzun vadeli değer sunan dayanıklı, geleceğe hazır operasyonlar sağlıyoruz.” Schneider Electric’in enerji geçişi yönetimine yönelik kapsamlı yaklaşımı, şirketin Ağustos ayında “IDC MarketScape: Dünya Çapında Enerji Geçişi Profesyonel Hizmetleri 2025 Satıcı Değerlendirmesi”nde Lider olarak adlandırılmasını sağladı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.