Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kârlılık

Kapsül Haber Ajansı - Kârlılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kârlılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Türkiye’nin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, 2025 yılında finansal sonuçlarındaki olumlu performans ve yatırımlarıyla dikkat çekti. Şirketten son çeyreğe ilişkin KAP’a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yapılan açıklamaya göre kârlılık göstergelerinde önceki yıla oranla belirgin bir artış kaydedildi. Yıl içinde büyümesini operasyonel olarak da destekleyen Eksun Gıda, lisanslı depoculuk yatırımlarıyla kapasitesini artırdı. Devam eden yenilenebilir enerji projelerinde ise kritik aşamaları geride bıraktı. “Güçlü uyum ve kararlı bir yönetim anlayışı sergiledik” Eksun Gıda’nın yıllık performansına ilişkin detayları paylaşan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Bu yıl sağladığımız güçlü uyum ve kararlı yönetim anlayışı önemli bir başarı getirdi; bu ivme, önümüzdeki dönemin performans çıtasını şimdiden yukarı taşıdı. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre, 2025 yılında 11,6 milyar TL hasılat elde ederken, kârlılık göstergelerimizin tamamında yükseliş sağladık. Brüt kârımızı %20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye taşıdık. Brüt kâr marjımızı ise %7,8’den, %10,7’ye yükselttik. FAVÖK tutarımızın -165,7 milyon TL’den yaklaşık 474 milyon TL artarak 307,8 milyon TL’ye ulaşması ve FAVÖK marjımızın %-1,3’ten %2,6’ya çıkması ise satın almadan üretime, üretimden maliyet yönetimine, stok optimizasyonundan fiyatlama disiplinine kadar tüm süreçlerde daha güçlü ve kontrollü bir performans sergilediğimizi gösteriyor. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilerimize göre ise 2025’te brüt karımız 1,3 milyar TL’den %29’luk artış ile 1,7 milyar TL’ye, FAVÖK tutarımız 427,5 milyon TL’den %70 artış ile 727,5 milyon TL’ye ve net karımız ise 12,6 milyon TL’den 170,4 milyon TL’ye yükseldi.” Sektörün yaşadığı zorluk ve riskleri fırsata çevirerek 2024 yılında -330,9 milyon TL olan esas faaliyet karını 2025’te 119,3 milyon TL seviyelerine ulaştırdıklarını da belirten Özkan, “Önümüzdeki dönemde de bu performansı kalıcı hale getirecek adımları artırmayı, üretim gücümüzü ve finansal dayanıklılığımızı daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. RES projeleri hayata geçiyor Şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarında da önemli adımlar attı. 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali projesi için yatırım teşvik belgeleri alınmıştır. Daha önce 14,1 milyon avro tutarındaki türbin yatırımı için tedarik anlaşmasını imzaladığını duyuran şirket, projenin tamamlanmasıyla birlikte karbon ayak izini minimize etmeyi hedefliyor. Veri odaklı yönetim ve güçlü organizasyon Şirket performanslarının arka planında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkin varlık ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışının bulunduğunu da vurgulayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan sözlerini şöyle tamamladı: “Karar süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı entegre sistemlerle sınırlı tutmuyor; uçtan uca sağlıklı veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zekâ destekli analitik uygulamalarımız sayesinde hızlı ve isabetli kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata uzanan tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapıda yönetirken; sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarla gerçekleştirdiğimiz karşılaştırmalı analizler doğrultusunda stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir veri setlerine dayandırıyoruz. Doğru kararı zamanında almamıza imkân tanıyan sistem altyapımız, dinamik ve çevik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor. Küresel ölçekte farklı orijinasyon alternatiflerini değerlendirerek hammadde kalitemizi çeşitlendiriyor; değişken piyasa koşullarına rağmen üretim standartlarımızı kararlılıkla koruyoruz. Bu başarının en önemli unsuru ise yetkinliği yüksek, sorumluluk bilinci güçlü ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağımızdır. Ekip arkadaşlarımızı yalnızca operasyonel sürecin bir parçası olarak değil; kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan ve geleceğimizi birlikte inşa ettiğimiz değerli çalışma arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Sürekli öğrenen ve gelişen organizasyon kültürümüz, sürdürülebilir başarımızın en sağlam temelini oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi Haber

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi

Zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel verimliliğini koruyan şirket, Net Karını 35% oranında arttırarak, zorlu yılı güçlü bir kârlılık performansıyla tamamladı. 2025 yılı sonunda DESA’nın net nakit pozisyonu 42.64 milyon ABD $’na ulaştı. Güçlü Karlılık, Sağlam Marjlar ve Gelişen Net Nakit Pozisyonu DESA’nın 2025 yılı konsolide satış gelirleri 3,82 milyar TL olarak gerçekleşti. Dış pazarlarda talep daralması, iç piyasada yaşanan ekonomik zorluklar ve turist alışverişindeki belirgin gerilemeye rağmen, şirket cirosunu korumayı başardı ve kârlılık tarafında bir önceki yıla kıyasla daha güçlü bir performans sergiledi. DESA, üretimden perakendeye uzanan dikey entegre iş modeli sayesinde maliyet baskılarının arttığı bir yılda dahi operasyonel verimliliğini korumayı başardı. Şirketin brüt kâr marjı %58,6 seviyesinde gerçekleşerek güçlü fiyatlama kabiliyeti ve marka değerini yansıttı. Şirket yönetimi, çok kanallı satış stratejisi, ihracat odaklı büyüme yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün portföyü sayesinde DESA’nın sektördeki rekabet gücünü artırmaya devam ettiğini vurguladı. Giderlerdeki kontrollü artış ve verimlilik odaklı kanal büyüme stratejisi finansal sonuçlara olumlu yansıdı. Şirketin FAVÖK’ü 2025 yılı sonunda 1,20 milyar TL’ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre %7,5 artış kaydetti. Zor piyasa koşullarında etkin operasyonel ve bilanço yönetiminin etkisiyle, FAVÖK Marjı %28,6’dan %31,4 seviyesine yükseldi. Net kâr tarafında ise finansal gelirlerin katkısı ile daha güçlü bir performans elde sergileyen DESA, 2024 yılında 429 milyon TL olan net dönem kârını, 2025 yılında %35,3 artışla 581 milyon TL’ye taşıdı. Böylece şirketin Net Kâr Marjı %11,0 seviyesinden %15,2’ye çıktı. Likiditeye ulaşımın güç ve zorlu olduğu 2025 yılına 39.5M USD’lık net nakit pozisyonu ile giren DESA, verimli operasyonu ve temkinli nakit yönetimi stratejisi sayesinde nakit pozisyonunu iyileştirmeyi başararak 42.64 milyon ABD$ net nakit fazlasına ulaşmayı başardı. 2025 yılını adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile tamamlayan DESA, daralan küresel lüks pazarına rağmen üretim verimliliği ve satış kanallarındaki çeşitlilik sayesinde operasyonel büyümesini sürdürdü. Perakende ve dijital kanallarda artan müşteri trafiğiyle birlikte şirket Pazar payını güçlendirdi. Perakende ve E-Ticarette Pazar Payı Artışı, İhracatta Dönüşüm 2025 yılı DESA için iç pazarda büyümenin ve Pazar payı kazanımının öne çıktığı bir yıl oldu. DESA markalı perakende satışları %34 artarken, e-ticaret kanalında %74,9 büyüme kaydedildi. Böylece dijital kanalların DESA markalı yurtiçi satışlar içindeki payı %17 seviyesine ulaştı. İhracat tarafında ise şirket, İtalya’daki yatırımının 81 kişilik istihdama ulaşması ve tam kapasiteyle faaliyet göstermeye başlamasıyla önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Zorlu ve daralan Pazar koşullarına rağmen cirosuna %10’dan fazla katkı sağlayan müşteri sayısını iki katına çıkaran DESA, 2026 yılında ihracat büyümesini destekleyecek güçlü bir müşteri portföyü oluşturdu. Pazardaki olumlu sinyaller ve müşteri sayısındaki artışı dikkate alan şirket, emek yoğun sektörlerin genel olarak istihdam kaybettiği bir yılda, özellikle son çeyrekte gerçekleştirdiği işe alımlarla toplam istihdamını %10 artırarak sektörden pozitif yönde ayrıştı. 2026 Beklentileri Pozitif DESA CEO’su Burak Çelet, 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile 2025 yılını tamamlayarak pazar payımızı artırdık. 2026 yılında da kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi koruyoruz. İhracat portföyümüze katılan yeni müşteriler ve lüks segmentte talebin yeniden genişlemeye başladığına dair aldığımız sinyaller, çevremizde yaşanan jeopolitik gelişmelere ve küresel belirsizliklere rağmen yeni yıl için olumlu bir zemin oluşturuyor. 42.6 milyon dolar seviyesindeki net nakit fazlamız sayesinde güçlü bir finansal pozisyona sahibiz. Bu finansal güç, 2026 yılında karşılaşabileceğimiz riskleri yönetmemize ve ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirmemize önemli katkı sağlayacaktır.” Perakende ve online kanallarda adet bazlı güçlü büyüme hedefleri devam ederken, DESA bir yandan 2025 yılında yakaladığı yüksek kârlılığı korumayı, diğer yandan da enflasyonun üzerinde bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Destek Faktoring’den Borsadaki İlk Yılında Güçlü Finansal Performans Haber

Destek Faktoring’den Borsadaki İlk Yılında Güçlü Finansal Performans

Şirket, finansal gücünü yıl boyunca istikrarlı bir şekilde büyüterek 3,8 milyar TL net kâr elde ederken konsolide aktif büyüklüğünü 48,5 milyar TL’ye, kombine aktif büyüklüğünü ise 58,2 milyar TL’ye taşıdı. Kuruluşundan bu yana işletmelere hızlı, güvenilir ve esnek finansman sağlayan Destek Faktoring, 2025 yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın son çeyreğinde de yükselen ivmesini sürdüren şirket, büyümesini yıl geneline yaydı. Konsolide aktif büyüklük üçüncü çeyrekte 46,8 milyar TL seviyesindeyken yıl sonunda 48,5 milyar TL’ye yükseldi. Kombine aktif büyüklük 58,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Net kâr ise üçüncü çeyrek sonunda 2,58 milyar TL seviyesindeyken, yıl sonunda 3,77 milyar TL’ye ulaşarak yaklaşık yüzde 46 oranında artış gösterdi. Toplam özkaynaklar 12,2 milyar TL’ye yükselirken, özkaynak karlılığı yüzde 31 olarak gerçekleşti. Standart sermaye yeterlilik oranı yüzde 24,53 seviyesinde kaydedildi. Güçlü performans ve yatırımcı güveni Destek Faktoring, yılın son çeyreğinde faktoring alacaklarındaki büyümesini sürdürürken, disiplinli risk yönetimi ve geniş müşteri tabanı sayesinde hem işlem hacmini hem de kârlılığını artırdı. 2025 yılı performansı, şirketin bilanço büyüklüğü ve kârlılık açısından sektördeki konumunu daha da güçlendirdi. “2025’i hedeflerimizin üzerinde tamamladık” Destek Faktoring Genel Müdürü Nuray Elmastaş, yıl sonu finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, sürdürülebilir büyüme stratejimizin somut sonuçlarını aldığımız bir yıl oldu. Üçüncü çeyrekte yakaladığımız performansı son çeyrekte de sürdürerek 3,8 milyar TL net kâr ile yılı tamamladık. Öz kaynaklarımızı 12,2 milyar TL seviyesine taşırken risk profilimizi güçlü tuttuk. Yüzde 0,25 seviyesindeki takipteki alacak oranımız ve sermaye yeterlilik rasyomuz, disiplinli risk yönetimimizin göstergesi. Müşteri odaklı iş modelimizle önümüzdeki dönemde de büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” 6 Şubat 2025 tarihinde Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan Destek Faktoring, yıl boyunca açıkladığı finansal sonuçlarla sermaye piyasalarındaki yerini pekiştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SUWEN 2025 yılı Finansal Sonuçlarını Açıkladı Haber

SUWEN 2025 yılı Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Perakende sektöründe talep dinamiklerinin normalleştiği, fiyat rekabetinin ve promosyon baskısının arttığı 2025 yılında SUWEN; operasyonel disiplini, fiyatlama dengesi ve çok kanallı satış stratejisi sayesinde sürdürülebilir kârlılık yapısını korudu. Enflasyon muhasebesi (TMS 29) sonrası verilere göre SUWEN, 2025 yılını bir önceki yıla oranla %4,4 hasılat artışı ile tamamlayarak 5,9 milyar TL seviyesine ulaştı. Satış Hacminde E-Ticaret ve Verimlilik Etkisi Tüketici talebinin görece zayıf seyrettiği bir ortamda SUWEN, toplam satış adetlerini %5,9 artışla 10,9 milyon adede çıkarmayı başardı. Satış hacminin ana sürükleyicisi olan yurt içi mağazacılık kanalı adet bazında %5,0 büyüme sergilerken, e-ticaret kanalı %11,7’lik adet artışıyla büyümeye en güçlü katkıyı sağlayan mecra oldu. Talebin baskılandığı bir dönemde dijital kanallarda yakalanan %11,9’luk hasılat büyümesi, şirketin dijital yatırımlarının ve veri odaklı pazarlama stratejilerinin etkinliğini bir kez daha teyit etti. Satın alma gücündeki zayıflama ve artan indirim yoğunluğuna rağmen brüt kâr marjını %50’nin üzerindeki güçlü seviyesinde tutan SUWEN, kârlılık yapısının zorlu koşullara karşı dayanıklılığını ortaya koydu. 2025 Yılı Yatırım ve Dönüşümün Yılı Oldu Yıl boyunca sürdürülen stratejik adımlar kapsamında 16 yeni mağaza açılışı gerçekleştirilirken, 16 mağazada ise konsept yenilemesi yapıldı. Bu yatırımlarla birlikte SUWEN’in 2025 yılsonu itibarıyla Türkiye’deki toplam mağaza ve bayi sayısı 193’e ulaşmış oldu. Markanın uzun vadeli büyüme vizyonunu destekleyen bu yatırımlar, müşteri deneyimini güçlendirmeye yönelik hamlelerin önemli bir parçasını oluşturdu. Mağaza portföyünün tamamının EBITDA seviyesinde kârlı olması, iş modelinin dayanıklılığına işaret ediyor. “2026’da Değer Yaratımını Derinleştirmeye Odaklanacağız” 2025 yılı finansal sonuçlarını ve 2026 hedeflerini değerlendiren SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, şunları söyledi: “Perakende sektöründe piyasa dinamiklerinin yeniden şekillendiği ve satın alma gücündeki zayıflamanın hissedildiği zorlu bir yılı geride bıraktık. Bu dönemde sergilediğimiz operasyonel disiplinle, hem hasılatımızı 5,9 milyar TL seviyesine çıkardık hem de brüt kâr marjımızı %50’nin üzerinde koruyarak sürdürülebilir bir kârlılık yapısı sergiledik. 2025 yılını bir yatırım ve dönüşüm dönemi olarak kaydediyoruz. 2026 yılında odak noktamız, ulaştığımız bu ölçeği daha verimli ve kârlı bir yapıya dönüştürmek olacak. Mağaza portföyümüzün tamamının EBITDA seviyesinde kâr üretmesi, iş modelimizin sağlam temellere oturduğunun en net kanıtı. Önümüzdeki dönemde; veri analitiği, müşteri segmentasyonu ve mobil uygulama odaklı çalışmalarla metrekare verimliliği ve stok devir hızı gibi kritik performans göstergelerinde artış sağlarken, çoklu kanal yapımızın sinerjisini daha da derinleştireceğiz. Kârlılık tarafında ise ürün karması optimizasyonu, indirim yönetimi disiplini ve tedarik zinciri verimliliği önceliklerimiz arasında yer alıyor. İşletme sermayesi yönetimi ve finansman maliyetlerinin daha etkin kontrolü ile operasyonel kârlılığımızı net kârlılığa daha güçlü yansıtarak küresel marka olma yolundaki kararlı yürüyüşümüzü sürdürmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VAKIF GYO’nun Aktif Büyüklüğü 31,1 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

VAKIF GYO’nun Aktif Büyüklüğü 31,1 Milyar TL’ye Ulaştı

Kuruluşundan bugüne bir milyon metrekarenin üzerinde yaşam alanına imzasını atan Vakıf Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Değişken piyasa koşullarına rağmen güçlü bilanço yapısı, portföy çeşitliliği ve disiplinli nakit akışı yönetimi, ihtiyatlı risk yönetimi ve paydaşlarıyla kurduğu güvene dayalı iletişim sayesinde 2025 yılında istikrarlı büyüme trendini korumayı başaran Vakıf GYO’nun aktif büyüklüğü 31,1 milyar TL’ye ulaştı. Özkaynaklarını 24,5 milyar TL’ye yükselten Vakıf GYO’nun net dönem kârı ise 780 milyon TL olarak gerçekleşti. Müşteri beklentilerini merkeze alan esnek ödeme planları ve yenilikçi kampanyalarıyla geniş kitlelere ulaşan Vakıf GYO, 2025 yılı satış ve kiralama faaliyetlerinden de 1,7 milyar TL hasılat elde etti. Vakıf GYO’nun faiz geliri hariç operasyonel verimliliğinin göstergelerinden biri olan FAVÖK 422 milyon TL, FAVÖK Marjı ise %25 seviyesine ulaştı. Kaydedilen sonuçlar şirketin güçlü kârlılık yapısını pekiştirdi. Kira gelirlerini enflasyonun üzerinde %24 artıran Vakıf GYO’nun kira geliri 665 milyon TL, kira gelirinin toplam gelir içindeki payı ise %25 olarak gerçekleşti. Onur İncehasan: “Kira gelirimizin geçtiğimiz yıla kıyasla enflasyonun üzerinde %24 artış kaydetmesi, kira getirisi odaklı gelir modelimizin güçlendiğini ortaya koyuyor” 3,2 milyar TL’lik nakit varlığı, düşük borçluluk rasyosuna sahip güçlü bilanço yapısı ve sağlam özkaynak tabanının da yardımıyla mevcut portföylerinin değerini artıran adımlar attıklarına işaret eden Vakıf GYO Genel Müdürü Onur İncehasan, “Stratejik hedeflerimiz ve büyüme modelimiz doğrultusunda İstanbul Finans Merkezi ve Cubes Ankara projelerimizin devreye girmesiyle portföyümüzün değeri ve gelir yaratma kapasitesi arttı. Kira gelirimizin geçtiğimiz yıla kıyasla enflasyonun üzerinde, %24 oranında artış kaydetmesi, kira getirisi odaklı gelir modelimizin güçlendiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemlerde VSancaktepe Merkez projemizin, Kütahya’da kentsel dönüşüm kapsamında geliştireceğimiz yeni binamızın, mevcut kiralık gayrimenkullerimizin ve planlanan yeni yatırımlarımızın, kira gelirlerimiz üzerinde çarpan etkisi yaratacağına inanıyoruz” dedi. Riskleri dengelemek ve gelir sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla portföylerini farklı gelir dinamiklerine sahip varlıklarla çeşitlendirmeye devam edeceklerinin de altını çizen İncehasan, bu kapsamda Gebze’de bir veri merkezi projesini hayata geçirmeyi planladıklarını kaydetti. İzmir’in merkezi lokasyonlarından Konak Mersinli’de hayata geçirecekleri karma yaşam projesi VYeniKonak için inşaat sürecini başlatacak sözleşmeyi imzaladıklarını da dile getiren İncehasan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapımı devam eden projelerimiz arasında yer alan ve ticari üniteler dahil toplam 332 adet bağımsız bölümden oluşan VSancaktepe Merkez projemizde inşaat ilerleme oranı %65 seviyesine ulaştı. Proje kapsamında 119 adet satış vaadi sözleşmesi imzaladık. Yatırım amaçlı gayrimenkullerimiz arasında yer alan Nidapark Küçükyalı projesindeki kalan bağımsız bölümlerin de satışlarını tamamladık. Medyan Kadıköy projesinde ise 30 adet bağımsız bölümün 28’i için satış vaadi sözleşmesi imzalayarak önemli bir satış başarısı elde ettik.” “Ülkemizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak, yenilikçi bakış açısıyla geliştirdiğimiz projelerimizle sadece bugüne değil, geleceğe de yatırım yapıyoruz” Vakıf GYO olarak imza attıkları her projeyi içinde hayatın yeşereceği, ailelerin huzurla yaşayacağı, çocukların güvenle büyüyeceği ve ticari hayatın değer üreteceği nitelikli yaşam alanları olarak ele aldıklarını ifade eden İncehasan, “Ülkemizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak, yenilikçi ve modern bakış açısıyla geliştirdiğimiz konut ve ticari projelerimizle sadece bugüne değil, geleceğe de yatırım yapıyoruz. Ülkemize değer katan, aile yaşamını güçlendiren ve ekonomik hayata sürdürülebilir katkı sağlayan projeler üretme sorumluluğuyla faaliyetlerimize kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. “Şirketimizi kalkınma hedefleriyle uyumlu beş yıllık stratejik plan çerçevesinde yönetiyoruz” Vakıf GYO’nun kurumsal yönetim ilkelerine bağlı, şeffaf, hesap verebilir ve paydaş memnuniyetini önceliklendiren çalışma anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğünün altını önemle çizen Onur İncehasan, “Sürdürülebilirlik alanındaki sorumluluk bilincimizle; çevreye duyarlı uygulamaları hayata geçiriyor, tüm faaliyetlerimizde kaynak verimliliğini esas alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Şirketimizi kalkınma hedefleriyle uyumlu beş yıllık stratejik plan çerçevesinde yöneterek katma değerli toplumsal projelerimizle, hayat bulduğumuz bu topraklara vefa borcumuzu ödüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, 2025 yılı Ağustos ayında yayımladığımız TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile sektörde ilk üç GYO arasında yer almış bulunuyoruz. Ayrıca, Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne dahil olan ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu 9,42’ye yükseltmiş bir şirket olarak, kurumsal yönetim ilkelerini başarıyla taçlandırdığımız bir yılı daha geride bırakmış bulunuyoruz”dedi. “Sektörde referans kuruluş olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” 2020 yılında başlattıkları kurumsal gelişim yolculuğunda EFQM modelini başarıyla uygulayarak sırasıyla Türkiye Mükemmellik Ödülü, Türkiye Mükemmellik Büyük Ödülü, akabinde dünyanın çeşitli ülkelerinden birçok kuruluşun yer aldığı EFQM küresel ödül sürecinde en yüksek puanı alarak 7 elmas ile ödül alan ilk kuruluş olmanın gururunu yaşadıklarını ve 2025 yılında çalışan memnuniyetini ve gelişimini merkeze alan güçlü ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı yaratma anlayışı doğrultusunda %91 Trust Index skoru ile Great Place to Work®️ Sertifikası almaya hak kazandıklarını da hatırlatan İncehasan, “Türkiye’nin en köklü bankalarından biri olan VakıfBank’ın gücü ve desteğiyle, vizyonumuzu bu büyük deneyimle harmanlayarak; yeniliğe öncülük eden, güvenilir ve sürdürülebilir projelerle, sektörde referans kuruluş olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens 2026’ya Büyüme ile Başladı Haber

Siemens 2026’ya Büyüme ile Başladı

Siemens, (31 Aralık 2025 itibarıyla sona eren) ilk çeyrekte sergilediği güçlü performansla 2026 mali yılına başarılı bir başlangıç yaptı. Mali yıla yapılan bu güçlü başlangıcın ardından Siemens, satın alma fiyatı dağıtımı muhasebesi öncesi net kârdan elde edilen hisse başına temel kazancın (PPA öncesi EPS) 2026 mali yılında 10,40 Euro - 11,00 Euro aralığından 10,70 Euro - 11,10 Euro aralığına yükseleceğini öngörüyor. Siemens ayrıca 2026 mali yılı için diğer beklentilerini koruyor. Siemens AG Başkanı ve CEO'su Roland Busch, "İlk çeyrekteki güçlü performansımız stratejimize sağlıklı bir şekilde uygulayabildiğimizi gösteriyor. Siemens büyüyen pazarlarda çok iyi konumlanmış durumda. Yapay zeka, işletmelerimiz için güçlü bir büyüme faktörü olarak öne çıkıyor. Dünya çapındaki iş ortaklarımızla birlikte ana sektörlerimizde endüstriyel yapay zekayı ölçeklendiriyoruz. Yapay zekayı tasarım, geliştirme, ürünler ve operasyonlara derinlemesine entegre ederek müşterilerimiz için ölçülebilir bir değer yaratıyoruz. Mali yıla yaptığımız bu güçlü başlangıçla mali görünümümüzü de güçlendirdik" dedi. Siemens AG Mali İşler Direktörü Ralf P. Thomas ise "Güçlü faaliyet performansımız ilk çeyrekte yüksek kârlılığa dönüştü. Stratejimizi titizlikle uygulamaya devam ediyoruz. Hızlandırdığımız hisse geri alım programımız da hissedarlarımız için sürekli değer yaratıyor" diye konuştu. Tüm endüstriyel iş kollarında gelir artışı ve yüksek kârlılık Siemens, 2026 yılının 1. çeyreğinde siparişlerini karşılaştırılabilir bazda - bir başka deyişle kur çevrimi ve portföy etkileri hariç - yüzde 10 artırarak 21,4 milyar Euro'ya yükseltti (2025 1. çeyrek: 20,1 milyar Euro). Rekor düzeyde sipariş alımı gerçekleştirilen Akıllı Altyapı İş Kolu önderliğinde artan siparişler, Dijital Endüstriler ve Mobilite iş kollarındaki ciddi artışlarla desteklendi. Gelirler, endüstriyel işletmeler genelinde bir önceki yıla göre yüzde 8 artarak 19,1 milyar Euro'ya ulaştı (2025 1. çeyrek: 18,4 milyar Euro). 1,12 seviyesinde gerçekleşen sipariş/satış oranı, gücünü korudu. Birikmiş sipariş miktarı 2026 yılının ilk çeyreğinin sonu itibarıyla 120 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaştı. Endüstriyel İş Kolu kârı yüzde 15 artışla 2,9 milyar Euro oldu (2025 1. çeyrek: 2,5 milyar Euro). Endüstriyel İş Kolu kâr marjı yüzde 15,6’ya yükseldi (2025 1. Çeyrek: yüzde 14,1). Güçlü bir duruş sergileyen net kâr 2,2 milyar Euro olarak gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 3,9 milyar Euro). 2025 yılı 1. çeyreğinde Innomotics satışından elde edilen (vergi sonrası) 2,1 milyar Euro kazancın da etkisi görülmüştü. 2026 yılı 1. çeyreğinde ise satın alma fiyatı dağıtımı muhasebesi öncesi hisse başına temel kazanç (PPA öncesi EPS) 2,80 Euro oldu (2025 1. çeyrek: 4,86 Euro). Innomotics satışından kaynaklanan hisse başına 2,64 Euro kazanç hariç tutulduğunda 2025 yılı 1. çeyreğinde PPA öncesi EPS 2,22 Euro olarak gerçekleşmişti. Grup düzeyinde sürdürülen ve durdurulan faaliyetlerden elde edilen toplam serbest nakit akışı, mevsimsel olarak güçlü bir seviye olan 677 milyon Euro'ya ulaştı (2025 1. çeyrek: 1,6 milyar Euro). Serbest nakit akışındaki düşüşün başlıca nedeni, 2025 yılının 1. çeyreğinde 1,7 milyar Euro seviyesinde serbest nakit akışı kaydeden Endüstriyel İş Kolunun bu kez 1,0 milyar Euro serbest nakit akışı kaydetmesiydi. Asıl neden ise Mobilite projelerindeki ödemelerin zamanlamasından kaynaklanan etkiler de dahil olmak üzere işletme sermayesinin artmasıydı. Endüstriyel İş Kolu dışında Siemens, nükleer atıkların nihai bertarafına ilişkin bir yükümlülüğün yerine getirilmesiyle ilgili olarak 0,4 milyar Euro nakit çıkışı kaydetti. Tüm endüstriyel işletmelerde güçlü performans Dijital Endüstriler İş Kolu siparişlerde ve gelirde çift haneli büyüme oranları elde etti. Bu başarıda, önemli ihaleler kazanan yazılım iş kolunun ve ağırlıklı olarak kısa dönemli işlerin yönlendirdiği otomasyon iş kolunun büyümeye yaptığı güçlü katkılar etkili oldu. Coğrafi açıdan ABD ve Çin'de bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla görülen güçlü artışlarla birlikte tüm raporlama bölgelerinde siparişler ve gelirde artış kaydedildi. Siparişler önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 4,8 milyar Euro seviyesine yükselirken (2025 1. çeyrek: 4,2 milyar Euro) gelirler yüzde 10 artarak 4,5 milyar Euro seviyesinde gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 4,1 milyar Euro). Kâr yüzde 37 artarak 804 milyon Euro oldu (2025 1. çeyrek: 588 milyon Euro). Sonuç olarak kâr marjı yüzde 17,8 olarak kaydedildi (2025 1. çeyrek: yüzde 14,5). Kâr ve kârlılıktaki ciddi artışlar büyük ölçüde otomasyon iş kolundan kaynaklandı. Akıllı Altyapı İş Kolunda siparişler önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak 7,2 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaştı (2025 1. çeyrek: 6,2 milyar Euro). Tüm iş kollarında ve raporlama bölgelerinde siparişler ve gelirde karşılaştırılabilir bazda artış kaydedildi. Ciro, büyük sipariş birikimini güçlü bir şekilde karşılayan elektrifikasyon iş kolunun liderliğinde toplam 5,5 milyar Euro seviyesine yükseldi (2025 1. çeyrek: 5,3 milyar Euro). Gelirlerdeki artış, coğrafi bazda büyük ölçüde Avrupa ve ABD'den kaynaklandı. Toplam kâr 1,1 milyar Euro olarak gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 891 milyon). Kâr marjı yüzde 19,0 oldu (2025 1. çeyrek: yüzde 16,9). Akıllı Altyapı iş kolu daha yüksek gelir, ölçek ekonomileri ve devam eden verimlilik iyileştirmeleri sayesinde kârını ve kârlılığını bir önceki yılın aynı dönemine göre tüm işletmelerinde artırdı. Kârlılık, olumsuz kur etkilerini fazlasıyla dengeleyen olumlu emtia riskinden korunma etkilerinden de yararlandı. Mobilite İş Kolunda siparişler karşılaştırılabilir bazda yüzde 10 artışla 2,9 milyar Euro'ya yükseldi (2025 1. çeyrek: 2,7 milyar Euro). Bu artış, Almanya'da bataryalı bölgesel trenlerin teslimatı için 0,6 milyar Euro değerinde bir sözleşme ve Fransa'da otomatik metro trenlerinin teslimatı için 0,4 milyar Euro değerinde mevcut bir sözleşmenin uzatılması dahil olmak üzere büyük siparişlerden elde edilen daha yüksek hacimden kaynaklandı. Gelir, ağırlıklı olarak demiryolu araçları ve müşteri hizmetleri işletmelerinin etkisiyle karşılaştırılabilir bazda yüzde 9 artarak 3,2 milyar Euro'ya ulaştı. Kâr yüzde 15 artışla 286 milyon Euro'ya (2025 1. çeyrek: 249 milyon Euro) ve kâr marjı yüzde 9,0'a (2025 1. çeyrek: yüzde 8,4) yükseldi. Yıllık Hissedarlar Genel Kurulu Toplantısında temettü teklifi oylanacak Siemens AG’nin olağan Yıllık Hissedarlar Toplantısı, bugün şirketin ilk çeyrek rakamlarının açıklanmasının hemen ardından fiziki ortamda gerçekleştirilecek. Hissedarlar, Yönetim ve Denetim Kurullarının 2025 mali yılı için hisse başına 5,35 Euro temettü dağıtılması teklifini oylayacak. Teklif edilen temettü 2024 mali yılı temettüsünden 0,15 Euro daha yüksek olup Siemens’in kademeli olarak artan temettü dağıtma politikasının bir göstergesidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens’ten 2026 Mali Yılına Güçlü Başlangıç  Haber

Siemens’ten 2026 Mali Yılına Güçlü Başlangıç 

Siemens, (31 Aralık 2025 itibarıyla sona eren) ilk çeyrekte sergilediği güçlü performansla 2026 mali yılına başarılı bir başlangıç yaptı. Mali yıla yapılan bu güçlü başlangıcın ardından Siemens, satın alma fiyatı dağıtımı muhasebesi öncesi net kârdan elde edilen hisse başına temel kazancın (PPA öncesi EPS) 2026 mali yılında 10,40 Euro - 11,00 Euro aralığından 10,70 Euro - 11,10 Euro aralığına yükseleceğini öngörüyor. Siemens ayrıca 2026 mali yılı için diğer beklentilerini koruyor. Siemens AG Başkanı ve CEO'su Roland Busch, "İlk çeyrekteki güçlü performansımız stratejimize sağlıklı bir şekilde uygulayabildiğimizi gösteriyor. Siemens büyüyen pazarlarda çok iyi konumlanmış durumda. Yapay zeka, işletmelerimiz için güçlü bir büyüme faktörü olarak öne çıkıyor. Dünya çapındaki iş ortaklarımızla birlikte ana sektörlerimizde endüstriyel yapay zekayı ölçeklendiriyoruz. Yapay zekayı tasarım, geliştirme, ürünler ve operasyonlara derinlemesine entegre ederek müşterilerimiz için ölçülebilir bir değer yaratıyoruz. Mali yıla yaptığımız bu güçlü başlangıçla mali görünümümüzü de güçlendirdik" dedi. Siemens AG Mali İşler Direktörü Ralf P. Thomas ise "Güçlü faaliyet performansımız ilk çeyrekte yüksek kârlılığa dönüştü. Stratejimizi titizlikle uygulamaya devam ediyoruz. Hızlandırdığımız hisse geri alım programımız da hissedarlarımız için sürekli değer yaratıyor" diye konuştu. Tüm endüstriyel iş kollarında gelir artışı ve yüksek kârlılık Siemens, 2026 yılının 1. çeyreğinde siparişlerini karşılaştırılabilir bazda - bir başka deyişle kur çevrimi ve portföy etkileri hariç - yüzde 10 artırarak 21,4 milyar Euro'ya yükseltti (2025 1. çeyrek: 20,1 milyar Euro). Rekor düzeyde sipariş alımı gerçekleştirilen Akıllı Altyapı İş Kolu önderliğinde artan siparişler, Dijital Endüstriler ve Mobilite iş kollarındaki ciddi artışlarla desteklendi. Gelirler, endüstriyel işletmeler genelinde bir önceki yıla göre yüzde 8 artarak 19,1 milyar Euro'ya ulaştı (2025 1. çeyrek: 18,4 milyar Euro). 1,12 seviyesinde gerçekleşen sipariş/satış oranı, gücünü korudu. Birikmiş sipariş miktarı 2026 yılının ilk çeyreğinin sonu itibarıyla 120 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaştı. Endüstriyel İş Kolu kârı yüzde 15 artışla 2,9 milyar Euro oldu (2025 1. çeyrek: 2,5 milyar Euro). Endüstriyel İş Kolu kâr marjı yüzde 15,6’ya yükseldi (2025 1. Çeyrek: yüzde 14,1). Güçlü bir duruş sergileyen net kâr 2,2 milyar Euro olarak gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 3,9 milyar Euro). 2025 yılı 1. çeyreğinde Innomotics satışından elde edilen (vergi sonrası) 2,1 milyar Euro kazancın da etkisi görülmüştü. 2026 yılı 1. çeyreğinde ise satın alma fiyatı dağıtımı muhasebesi öncesi hisse başına temel kazanç (PPA öncesi EPS) 2,80 Euro oldu (2025 1. çeyrek: 4,86 Euro). Innomotics satışından kaynaklanan hisse başına 2,64 Euro kazanç hariç tutulduğunda 2025 yılı 1. çeyreğinde PPA öncesi EPS 2,22 Euro olarak gerçekleşmişti. Grup düzeyinde sürdürülen ve durdurulan faaliyetlerden elde edilen toplam serbest nakit akışı, mevsimsel olarak güçlü bir seviye olan 677 milyon Euro'ya ulaştı (2025 1. çeyrek: 1,6 milyar Euro). Serbest nakit akışındaki düşüşün başlıca nedeni, 2025 yılının 1. çeyreğinde 1,7 milyar Euro seviyesinde serbest nakit akışı kaydeden Endüstriyel İş Kolunun bu kez 1,0 milyar Euro serbest nakit akışı kaydetmesiydi. Asıl neden ise Mobilite projelerindeki ödemelerin zamanlamasından kaynaklanan etkiler de dahil olmak üzere işletme sermayesinin artmasıydı. Endüstriyel İş Kolu dışında Siemens, nükleer atıkların nihai bertarafına ilişkin bir yükümlülüğün yerine getirilmesiyle ilgili olarak 0,4 milyar Euro nakit çıkışı kaydetti. Tüm endüstriyel işletmelerde güçlü performans Dijital Endüstriler İş Kolu siparişlerde ve gelirde çift haneli büyüme oranları elde etti. Bu başarıda, önemli ihaleler kazanan yazılım iş kolunun ve ağırlıklı olarak kısa dönemli işlerin yönlendirdiği otomasyon iş kolunun büyümeye yaptığı güçlü katkılar etkili oldu. Coğrafi açıdan ABD ve Çin'de bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla görülen güçlü artışlarla birlikte tüm raporlama bölgelerinde siparişler ve gelirde artış kaydedildi. Siparişler önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 4,8 milyar Euro seviyesine yükselirken (2025 1. çeyrek: 4,2 milyar Euro) gelirler yüzde 10 artarak 4,5 milyar Euro seviyesinde gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 4,1 milyar Euro). Kâr yüzde 37 artarak 804 milyon Euro oldu (2025 1. çeyrek: 588 milyon Euro). Sonuç olarak kâr marjı yüzde 17,8 olarak kaydedildi (2025 1. çeyrek: yüzde 14,5). Kâr ve kârlılıktaki ciddi artışlar büyük ölçüde otomasyon iş kolundan kaynaklandı. Akıllı Altyapı İş Kolunda siparişler önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak 7,2 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaştı (2025 1. çeyrek: 6,2 milyar Euro). Tüm iş kollarında ve raporlama bölgelerinde siparişler ve gelirde karşılaştırılabilir bazda artış kaydedildi. Ciro, büyük sipariş birikimini güçlü bir şekilde karşılayan elektrifikasyon iş kolunun liderliğinde toplam 5,5 milyar Euro seviyesine yükseldi (2025 1. çeyrek: 5,3 milyar Euro). Gelirlerdeki artış, coğrafi bazda büyük ölçüde Avrupa ve ABD'den kaynaklandı. Toplam kâr 1,1 milyar Euro olarak gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 891 milyon). Kâr marjı yüzde 19,0 oldu (2025 1. çeyrek: yüzde 16,9). Akıllı Altyapı iş kolu daha yüksek gelir, ölçek ekonomileri ve devam eden verimlilik iyileştirmeleri sayesinde kârını ve kârlılığını bir önceki yılın aynı dönemine göre tüm işletmelerinde artırdı. Kârlılık, olumsuz kur etkilerini fazlasıyla dengeleyen olumlu emtia riskinden korunma etkilerinden de yararlandı. Mobilite İş Kolunda siparişler karşılaştırılabilir bazda yüzde 10 artışla 2,9 milyar Euro'ya yükseldi (2025 1. çeyrek: 2,7 milyar Euro). Bu artış, Almanya'da bataryalı bölgesel trenlerin teslimatı için 0,6 milyar Euro değerinde bir sözleşme ve Fransa'da otomatik metro trenlerinin teslimatı için 0,4 milyar Euro değerinde mevcut bir sözleşmenin uzatılması dahil olmak üzere büyük siparişlerden elde edilen daha yüksek hacimden kaynaklandı. Gelir, ağırlıklı olarak demiryolu araçları ve müşteri hizmetleri işletmelerinin etkisiyle karşılaştırılabilir bazda yüzde 9 artarak 3,2 milyar Euro'ya ulaştı. Kâr yüzde 15 artışla 286 milyon Euro'ya (2025 1. çeyrek: 249 milyon Euro) ve kâr marjı yüzde 9,0'a (2025 1. çeyrek: yüzde 8,4) yükseldi. Yıllık Hissedarlar Genel Kurulu Toplantısında temettü teklifi oylanacak Siemens AG’nin olağan Yıllık Hissedarlar Toplantısı, bugün şirketin ilk çeyrek rakamlarının açıklanmasının hemen ardından fiziki ortamda gerçekleştirilecek. Hissedarlar, Yönetim ve Denetim Kurullarının 2025 mali yılı için hisse başına 5,35 Euro temettü dağıtılması teklifini oylayacak. Teklif edilen temettü 2024 mali yılı temettüsünden 0,15 Euro daha yüksek olup Siemens’in kademeli olarak artan temettü dağıtma politikasının bir göstergesidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’ın Aktif Büyüklüğü 5,4 Trilyon TL’ye Ulaştı Haber

VakıfBank’ın Aktif Büyüklüğü 5,4 Trilyon TL’ye Ulaştı

Aktif büyüklüğünü bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artırarak 5,4 trilyon TL’ye yükselten VakıfBank’ın milli ekonomiye nakdi ve gayrinakdi krediler yoluyla sağladığı destek, yüzde 42’nin üzerinde artarak 3,8 trilyon TL’yi aştı. Banka, 2025 yılında elde ettiği 96 milyar TL kârdan 26 milyar TL’nin üzerinde vergi karşılığı ayırarak yaklaşık 70 milyar TL net dönem kârı elde etti. Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak milli ekonomiye kesintisiz desteğini sürdüren VakıfBank, 2025 yılının son çeyreğinde de sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi. Krediler, mevduat ve özkaynaklardaki dengeli artışla bilanço yapısını sağlamlaştırırken, yıl boyunca reel sektör ve hane halkına yönelik finansman desteğini kesintisiz biçimde sürdürdü. Güçlü ve istikrarlı büyümeye devam edeceğiz 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi: “2025 yılını, aktif büyüklüğümüzü yüzde 34 artırarak 5,4 trilyon TL seviyesine taşıdığımız, güçlü büyümeyle nakdi ve gayrinakdi kredilerimizi 3,8 trilyon TL’ye yükselttiğimiz ve kârlılığımızı önemli ölçüde artırdığımız bir dönem olarak tamamladık. Hem çeyrek hem de yıllık bazda kaydettiğimiz sürdürülebilir büyüme, aynı zamanda Bankamızın sağlam bilanço yapısının da somut bir göstergesidir. Krediler aracılığıyla üretimi, ihracatı ve istihdamı desteklemeyi sürdürürken, mevduat tabanımızı güçlendirdik ve yurt dışı kaynak temininde etkin bir performans sergiledik. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızla milli ekonomiye katkı sağlamaya devam edeceğiz.” 2025 yılına ilişkin ortaya konan performansın VakıfBank’ın sürdürülebilir büyüme yaklaşımını teyit ettiğini vurgulayan Üstünsalih, “2025 yılının son çeyreğinde kârlılık performansımızda güçlü bir ivme yakaladık. Son çeyrek kârımız 28 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Yıllık kârımızı ise yüzde 73,5 artışla 70 milyar TL seviyesine çıkardık. Bu güçlü performans, özkaynaklarımıza da doğrudan yansıdı ve özkaynak büyüklüğümüz yıllık yüzde 47 artışla 322 milyar TL’yi aştı. Mevduat tarafında da istikrarlı büyümemizi sürdürdük. 2025 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla toplam mevduatımız yıllık bazda yüzde 36 artışla 3,4 trilyon TL’ye ulaşırken, Türk lirası mevduatımız yüzde 31 artışla 2,5 trilyon TL oldu” şeklinde konuştu. Sektöre yön veren ürün ve hizmet yelpazesi Bir sonraki bankacılık anlayışıyla sektöre yön veren ürün ve hizmet çeşitliliğini her geçen gün zenginleştirmeye devam ettiklerini kaydeden Üstünsalih, tüm segmentler için etkin çözümler üretmeyi VakıfBank’ın temel önceliklerinden biri olarak gördüklerini ifade etti. “Mevduat ve kredi ürünlerinden ödeme sistemlerine, dijital bankacılık hizmetlerinden proje desteklerine kadar tüm paydaşlarımızın daima yanında oluyoruz. Genişlemeye devam eden müşteri tabanımızın tüm bankacılık ihtiyaçlarını etkin şekilde karşıladığımız gibi üretime, istihdama ve dış ticarete olan odağımızı da sürdürüyoruz. VakıfBank Finans Grubu şirketlerimizin faaliyetleriyle finansal kapsayıcılığımızı güçlendirmeye de devam ediyoruz” diyen Üstünsalih, “Yanı sıra yurt dışından kaynak getirme konusunda sektör liderliğimizi sürdürüyoruz. Yurtdışı havale akımlarına dayalı borçlanma araçları başta olmak üzere yurt dışı kaynak temininde en aktif bankalardan biri olmaya devam ediyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 500 milyon ABD doları tutarındaki ihraçla bugüne kadar bankacılık sektöründe gerçekleştirilen ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihraçları arasında en düşük getiri oranına ulaştık. 2025 yılı itibarıyla uluslararası piyasalardan toplam 12,8 milyar dolar yeni kaynak temin ettik” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2025 Değerlendirmesi: “Bu Yıl Büyüme Değil, Dayanıklılık Yılıydı”  Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2025 Değerlendirmesi: “Bu Yıl Büyüme Değil, Dayanıklılık Yılıydı” 

Küresel belirsizliklere rağmen 18,5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026 için “bekleme değil, üretim ve ihracat zamanı” mesajı verdi. 2025 yılında ihracat rakamları geçtiğimiz seneki seviyeyi korurken, sahadaki gerçekliğin çok daha zorlu olduğuna işaret eden Ege İhracatçı Birlikleri, Sektörel Değerlendirme Toplantısında ihracatçının karşı karşıya kaldığı maliyet baskısını, kârlılık erozyonunu ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıları masaya yatırdı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 2025’te dünya ekonomisinin, “ılımlı ama kırılgan büyüme” ve yüksek jeopolitik/finansal risklerin birlikte seyrettiği bir yıl görünümünde olduğunu söyledi. “Ne sert bir resesyon ne de güçlü bir sıçrama ekonomik büyümede yaşandı. Büyüme oranları tarihsel ortalamaların altında kalırken, enflasyonun çoğu büyük ekonomide kademeli olarak gerilediğini gördük, fakat bu durum hala tamamen çözülmüş değil. Faizlerdeki kademeli düşüş, özellikle 2024’te baskılanan özel talep ve yatırımlar için kısmi destek sağlarken, borçlanma maliyetleri hâlâ pandemi öncesine göre yüksek kalıyor. Artan korumacılık ve ticaret bariyerleri, küresel ticaret hacmini baskılıyor; 2025 ve sonrasında ticaret politikası belirsizliğinin yüksek seyretmesi bekleniyor.” Emek yoğun sektörlerdeki ihracatçılarımız Mısır gibi ülkelere üretimlerini taşıdı Euro bölgesine ihracat yapan sektörlerde artış görülürken, USD cinsi ihracat yapan sektörlerini daha zorlandığı bir yıl olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı, ihracatçılarımız açısından şirket kârlılığının azaldığı bir yıl oldu. Artan üretim maliyetleri ve finansmana erişimdeki maliyet sorunları nedeniyle birçok firmamızın 2025 yılında da yurtdışı borçlanmaya devam ettiğini gördük. Bu da olası döviz şoklarında ciddi finansal risk ve kırılganlık oluşturmaktadır. 2025 yılı, tekstil ve hazır giyim bazı emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçılarımızın; Mısır gibi enerji ve işgücü maliyetlerinin nispeten düşük olduğu ülkelere üretimlerini taşımaya devam ettikleri bir yıl oldu. Hazır giyim ve tekstil sektörü, 2025 yılında ciddi istihdam kaybı yaşadı.” İthalata bağımlılık artıyorsa, bu durum uzun vadede katma değerin yurt dışına transferidir Başkan Eskinazi, Türkiye'nin ihracatının yüksek ithal girdi bağımlılığı nedeniyle katma değeri düşük kalmakta ve dış ticaret açığını beslemekte olduğuna değindi. “Özellikle imalat sanayinde ara malların %60-70'i ithal edilerek ihracat üretimi yapılmaktadır. Bu yapısal sorun, döviz rezervlerini eritmekte ve ekonomik kırılganlığı arttırmaktadır. Bu tablo iki temel gerçeği aynı anda ortaya koymaktadır: Birincisi Türkiye’de ana sanayinin üretim hacmi ve çeşitliliğinin arttığı, İkincisi bu üretimi besleyen yerli tedarik zincirinin aynı hızda güçlenemediği gerçeğidir. Ana sanayi büyürken yan sanayide ithalata bağımlılık artıyorsa, bu durum uzun vadede katma değerin yurt dışına transferi anlamına gelir.” Bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapılmıştır? Sahadaki üretim ve ithalat verilerinin bu hedeflerle uygulama arasındaki gerilimin açıkça ortada olduğunu vurgulayan Jak Eskinazi şu değerlendirmelerde bulundu: Bu tablo, sanayi ve tarımda teknolojik yenilenmenin ve verimlilik yatırımlarının daha da ötelenmesi anlamına gelmektedir. Yatırım yapılmayan her yıl, rekabet gücünde kalıcı kayıp riskini artırmaktadır. Ancak burada altını çizmek isterim ki: Toplam ihracat rakamı, sahadaki gerçekliği tek başına anlatmaya yetmemektedir. Bugün asıl sorulması gereken soru şudur: Bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapılmıştır? Birçok sektör için 2025 yılı, bir büyüme yılı değil; ayakta kalma, direnme ve uyum sağlama yılı olmuştur.” Parite etkisi olmasaydı, muhtemelen EİB ihracatı 2024’e göre daha düşük olacaktı Başkan Eskinazi, Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılı ihracatının 18 milyar 505 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. “Artış gösteren sektörlerimiz: Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar, Demir ve Demir Dışı Metaller, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, Tütün, Maden. Bazı sektörler maliyet baskısına rağmen üretimi sürdürmüş, bazı sektörler ise kârlılığı korumak adına bilinçli daralma yaşamıştır. Yıllık bazda parite artışı ortalama % 6 olmuştur. İhracatımızın yaklaşık %45’nin Euro bölgesine olduğunu düşünürsek, 2025 yılındaki ihracatımızın 2024 yılına göre fazla olmasında artışın yaklaşık %2,7’si parite etkisinden kaynaklanmaktadır. EİB’nin 2025 yılı toplam ihracatı 2024 yılına göre %1 oranında artmasına karşın, bunu parite etkisinden arındırdığımızda aslında ihracatımız 2025 yılında 2024 yılına göre %1,7 oranında azalmıştır. Parite etkisi olmasaydı, muhtemelen EİB ihracatı 2024’e göre daha düşük olacaktı.” Bu krizi kalıcı hale getirmemeliyiz 2022–2025 dönemindeki konkordato rakamlarının reel sektördeki bozulmanın hızını net biçimde ortaya koyduğunu söyleyen Başkan Eskinazi, “2022’de yaklaşık 1.587, 2023’te 1.516 olan konkordato başvuru sayısı, 2024’te 3.497’ye çıkarak bir yılda yaklaşık %130 artış göstermiştir; 2025’te ise henüz yıl tamamlanmadan, sadece ilk 9 ayda 4.424 dosya açılarak 2024’ün tamamı aşılmıştır. 2025 verileri, mevcut politika ve finansman koşulları değişmediği sürece geçici değil, kalıcı bir krize doğru ilerliyoruz. Bu krizi kalıcı hale getirmemeliyiz. Tekstil sektörümüzü de değerlendirdiğimde 2025 yılında tekstil ve hammaddeleri ihracatı 9,4 milyar dolar olurken, bölgemiz 452 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir.” dedi. 2026, birçok sektör için dayanıklılığın zorlandığı bir yıl olmaya devam edecektir Jak Eskinazi, Türkiye’nin en büyük sorununun öngörülebilirliğin zayıflaması olduğunu ve öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılamayacağını, yatırımın erteleneceğini, riskin alınamayacağına değindi. “2026 yılına girerken şuna inanıyoruz: Üretimi merkeze alan, uzun vadeyi ödüllendiren, risk alanı koruyan ve sanayiyi güçlendiren bir yaklaşım mümkün ve gereklidir. Aksi halde 2026, birçok sektör için dayanıklılığın zorlandığı bir yıl olmaya devam edecektir. İhracatçının 2026 yılında kurdan dolayı yurtdışı satış gelirlerinde enflasyon üzerinde bir artış beklemiyoruz. Karlılık için, üretim maliyetlerini düşürmek yine burada tek seçenek olarak kalıyor. Makro ihtiyati tedbirlerde bir gevşemeyi henüz görmemekle birlikte, kredi kanallarında bir rahatlama da beklemiyoruz. USD bazında kredi kullanımının 2026 yılında da devam edeceğini düşünüyoruz. Emek yoğun sektörlerdeki sıkıntıların devam edeceğini öngörüyoruz. Biz Ege İhracatçı Birlikleri olarak; Sorunları görmezden gelen değil, sahadaki gerçekleri dile getiren bir duruşu benimsiyoruz. İhracatçımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı. Ancak bu fedakârlığın sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi artık zorunludur.” 2025 yılında da 2 milyar 591 milyon dolarlık ihracat yaptık Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, “Yüksek enerji maliyetleri ve diğer girdilerin olumsuzlukları sebebiyle Uzakdoğu’daki çelik üreticileriyle Avrupa pazarlarında boy ölçüşemez hale geldik. Avrupa'daki yüzde 45 olan pazar payımız yüzde 31'lere kadar geriledi. Her ne kadar yoğun çaba sarf etsek de 2023 yılı bizim için çok zorlu, sıkıntılı bir yıl olarak geçti. Başlıca rakiplerimiz Çin, Vietnam, Güney Kore, Malezya, Endonezya gibi ülkeler bizi Avrupa pazarlarında ve diğer pazarlarda rekabetçilik açısından çok sıkıntılı bir sürece soktular. 2025 yılında geçtiğimiz 3 yıla nispeten daha iyi bir yıl geçirdik. 2024 yılında 2 milyar 351 milyon dolarlık ihracat yapmıştık. 2025 yılında da 2 milyar 591 milyon dolarlık ihracat yaptık. İki yıl arasındaki geçen yılla bu yıl arasındaki ihracat artışımız %10'lara tekabül ediyor. Türkiye genelinde de 16,5 milyar doları çelik, 13,3 milyar doları demir ve demir dışı mamuller olmak üzere 29,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik.” dedi. Başkan Ertan, “Türkiye dünyanın 7. büyük demir çelik üreticisi. Avrupa'nın da en büyük demir çelik üreticisi. Bizden sonra Almanya geliyor Avrupa'da. Başlıca ihracat pazarlarımız Almanya, Fas, İtalya, Birleşik Krallık, Mısır, Bulgaristan, Fransa, İspanya, Romanya, Yemen, Yunanistan, Hollanda gibi ülkeler. Bunun yanı sıra Rusya, Ukrayna, Kuzey Afrika, Mısır, Fas, Güney Amerika'ya yoğun ihracat yapmaktayız. Şimdi biz geçen yıl 2025 yılında yaptığımız ihracat tonaj olarak hala 2021 yılındaki çelik ürünleri tonajını üretimini yakalayabilmiş değiliz. Bizim kapasite kullanımı oranımız %73-yüzde 74'lerden 2023 yılında %51'lere kadar düştü. Şu andaki kapasite kullanım oranımız %62. Dünya konjonktürü sürekli bir değişim içerisinde ve belirsizlikler çok fazla. Bütün rakip ülkeler, çeşitli kotalar, ek vergilerle korumacılık önlemleri alıyorlar. Sınırda karbon vergisinin kapsamı belli olunca rakiplerimizden olan bir nebze olsun daha avantajlı durumda olacağız.” diye konuştu. 2025 yılı sonunda ihracatımızı 1 milyar 232 milyon dolara ulaştırmayı başardık Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2025 yılı sektörümüz için zorlu, olumsuz etkilerinin derinden hissettiğimiz ve tekrarını yaşamak istemediğimiz bir yıl olarak tarihe geçti. 2025 yılının Mart ve Nisan aylarında yaşadığımız zirai don olayları ile kiraz, elma, şeftali ve kayısı ürünlerimiz başta olmak üzere birçok üründe büyük kayıplar yaşadık. Dünyanın en büyük üreticisi olmakla gurur duyduğumuz kiraz üretiminde %90lara varan hasat kayıpları yaşandı. 2025 yılı sonunda ihracatımızı küçük bir kayıpla 1 milyar 232 milyon dolara ulaştırmayı başardık. 2025 yılında toplamda 128 ülkeye ihracat yaptığımız taze ve işlenmiş meyve sebze ürünlerinde, en fazla ihracat yaptığımız ilk 5 ülke sırasıyla Almanya, ABD, İngiltere, Rusya ve İtalya olarak gerçekleşti. Moldova, Avusturya, Irak, Çekya ve Kanada ülkeleri ihracatımızı önemli ölçüde artırdığımız ülkeler olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi. 2026 yılı 2025'ten farklı olmayacak ihracatımız daha da düşecek Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, “Deri ve deri mamulleri sektörü olarak bu sene, %10'a yakın bir ihracat kaybı yaşasak da genelde %60'lık bir kapasite kaybı yaşadı. %9'luk düşüş sadece Ege'de. Türkiye genelinde %5,5. Kümülatife baktığınız zaman son 2 yıl içinde Türkiye genelinde %2, Ege Bölgesi genelinde %17,5 düştü. Sadece ihracatımız 34 yıl önce ihraç fazlası veren bir sektörken şu anda ithalatımız, ihracatımızın üzerine çıktı. Deri ve deri mamulleri sektörü maalesef oyunu kaybetti. 2018'den bu yana çok iyi bir ivmeyle artan bir sektörümüz maalesef 2 yıl içinde hiç göze alınmayacak noktalara geldi. 2026 yılı 2025'ten farklı olmayacak ki bence daha da düşecek. İhracatımızı artırmaya yönelik hiçbir gelişme görmüyoruz. %40'lık kapasitemizin de %10'unu tekrar yitireceğimizi düşünüyorum.” dedi. Ege Bölgesi hazır giyim ihracatı, %8 azalarak 1 milyar 268 milyon dolar seviyesine geriledi Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, uzun yıllar boyunca Türkiye’nin en güçlü ihracat kalemlerinden biri olmuştur. Ancak içinde bulunduğumuz yıl itibarıyla, en fazla ihracat yapan sektörler sıralamasında üçüncülükten dördüncülüğe gerilemiştir. Yıl sonu itibarıyla Türkiye hazır giyim ihracatı, bir önceki yıla göre %6 düşüşle 16,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ege Bölgesi özelinde ise hazır giyim ihracatı, %8 oranında azalarak 1 milyar 268 milyon dolar seviyesine gerilemiştir. Birliğimizin En Büyük 5 İhracat Pazarı; İspanya, Almanya, Hollanda, İngiltere, İtalya. Bugün ülkemizin en katma değerli sektörleri arasında yer almamızda tasarıma yaptığımız yatırımın büyük rolü var. Türkiye geneli ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar. Türkiye hazırgiyim ortalama ihraç birim fiyatı 16,21 dolar, EHKİB ortalama ihraç birim fiyatı: 21,19 dolar.” dedi. 2026 yılı için ihracat hedefimizi 1,4 milyar dolar olarak belirledik Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı, Muhammet Öztürk, “2025 yılı hem Birliğimiz hem de sektörümüz açısından büyümenin yeniden başladığı, güçlü bir toparlanma yılı oldu. Sektör genelinde Türkiye çapında ihracat %4 artışla 12 milyar 366 milyon dolar ihracat ile tarım ve gıda ihracatında en önemli paya sahip sektör oldu. Tarım sektöründe yapılan ihracatın %34’ü Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektörü ihracatı olarak dikkat çekmektedir. Birliğimiz özelinde ise çok daha olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında %23 artışla 1 milyar 185 milyon doları ihracat rakamını yakalamış bulunuyoruz. En çok ihracat yaptığımız ülkeler ağırlıkla Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olarak öne çıkmaktadır. Birlik olarak hedeflerimizi büyütmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 2026 yılı için ihracat hedefimizi 1,4 milyar dolar olarak belirledik.” diye konuştu. Kuru meyve sektörü 1,7 milyar dolarlık döviz girdisi sağladı EİB Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, "Türkiye’nin en stratejik sektörlerinden biri olan kuru meyve sektörü; güçlü üretim altyapısı ve küresel pazarlardaki konumuyla ülkemize 1,74 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlamıştır. 2024 yılına göre ihracatımızda yaşanan yüzde 6’lık düşüşe rağmen, mevcut zorlukları yöneterek sektörümüzün rekabet gücünü korumayı ve sürdürülebilir üretim ve ihracat artışı sağlamayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, toplam kuru meyve ihracatının %60’ına karşılık gelen 1,05 milyar ABD dolarlık ihracat Birliğimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. Başlıca ihracat kalemlerinden, çekirdeksiz kuru üzümde 496 milyon dolar, kuru incirde 316 milyon dolar, kuru kayısıdan ise 140 milyon dolarlık ihracat geliri elde edilmiştir. 2026 yılında da, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliğine uyum, gıda güvenliği ve markalaşma sektörümüzün temel öncelikleri arasında yer almaktadır.” diye konuştu. EMİB’in ihracatı %6 artış göstererek 2025 yılında 1,3 milyar dolar oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Maden sektörü olarak 2025 yılında 6,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Böylece, 2024 yılında 6 milyar dolar olan ihracatımız 2025 yılında %3’e yükselmiş oldu. İhracatımızın yaklaşık üçte birine denk gelen 2 milyar dolarlık bölümü doğal taş ihracatı olarak gerçekleşti. Türkiye geneli maden ihracatımıza paralel olarak Birliğimizin ihracatı da %6 artış göstererek 2025 yılında 1,38 milyar dolar oldu. Birliğimizin en çok ihracat gerçekleştirdiği ilk üç ülke ise geçen yıl olduğu gibi Çin, ABD ve İspanya oldu. Çin ve ABD’ye ihracatımız 2024 yılına kıyasla sırasıyla %12 ve %7 artarken İspanya’ya ihracatımız %3 düşüş gösterdi. Birliğimizin doğal taş özelinde ihracat gerçekleştirdiği ilk 3 ülke ise sırasıyla ABD, Çin ve Fransa oldu. 2024 yılına kıyasla bu ülkelere ihracatımız sırasıyla %8, %29 ve %7 artış gösterdi.” diye konuştu. Mobilya kâğıt ve orman ürünleri ihracatı 914 milyon dolar Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, “Ülke genelinde üç sektörümüzün ihracatı 2024 yılında 7,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş, 2025 yılında ise yaklaşık 8 milyar dolar bandında kalmıştır. Ege Bölgesi özelinde baktığımızda; 2024’te 946 milyon dolar olan ihracatımız, 2025’te 914 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Alt sektörler bazında; Kâğıt mamulleri ihracatımız 558 milyon dolar, Odun dışı orman ürünleri ihracatımız ise %3 artışla 122 milyon dolar seviyesindedir. Bu alanda Türkiye ihracatının %68’i Ege Bölgesi’nden yapılmaktadır. Mobilya sektöründe ise Birliğimiz üzerinden gerçekleşen ihracat, 2025 yılında 203 milyon dolar olmuştur. 2025 yılı; döviz kurundaki sınırlı artışa karşılık, hammadde, enerji ve işçilik maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle ihracatçılarımız açısından zor bir yıl olmuştur. Odun dışı orman ürünlerinde ABD, Almanya ve Japonya; Kâğıt sektöründe İran, Mısır ve İngiltere; Mobilya sektöründe ise Almanya, Hollanda ve Fransa öne çıkan pazarlarımız olmuştur. 2026 yılında Birliğimiz ihracatını 1 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz.” dedi. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründen yüzde 7 artış Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, “2025’te güçlü bir ihracat performansı sergileyerek; Türkiye geneli su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatımız %4,5 artışla 4 milyar doları aşarak zorlu koşullara rağmen uluslararası rekabetçiliğimizi koruduğumuzu göstermiştir. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz yüzde 7 artışla 1 milyar 840 milyon dolar ihracat yaparak güçlü performansını sürdürdü. 2025 yılında su ürünleri sektörü ihracatımızın lokomotifi olmaya devam etmiş; levrek ve çipurada istikrarlı artış sürerken Türk somonunun güçlü büyümesi ürün çeşitliliği ve pazar derinleşmesi açısından önemli bir kazanım sağlamıştır. 2025’te ihracat ivmesini taşıyan su ürünleri başta olmak üzere, tüm alt sektörlerde rekabet gücünü artıran yatırım ve dönüşüm adımları, 2026 performansımızı belirleyecektir.” dedi. Tütün ihracatçıları 2025 yılını yüzde 8,4’lük artışla kapatmayı başardı Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, “Tütün ve Tütün Mamulleri sektörümüzün Türkiye geneli ihracatını 2025 yılında %8,4’lük artışla 1 milyar 60 milyon dolar ile kapatmayı başardık. Toplam 112 ülkeye tütün ve tütün mamulleri ihracatı gerçekleştirdiğimiz 2025 yılında en fazla ihracat yaptığımız ilk 5 ülke sırasıyla Irak, ABD, Belçika, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Önemli ihraç pazarlarımızdan ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya’ya ihracatımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. 2025 yılı boyunca Türkiye’de tarımsal üretim, iklim krizinin giderek derinleşen olumsuz etkileri nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Bu zorlu yılda sektör olarak, kilogram başı 9 doların üzerinde ortalama ihraç fiyatı ve yıllık 1 milyar dolarlık ihracat ile ülkemiz tarım sektörüne önemli bir katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Ege Tütün İhracatçıları Birliği olarak, tarımsal üretimdeki risklerin farkındayız ve bu nedenle sürdürülebilirliği her zaman çalışmalarımızın merkezine alıyoruz.” diye konuştu. Piyasa kuralları net olduğunda, ihracatçı işini yapıyor Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, “2024-25 hasat yılında, Türk zeytincisi, Tarım Bakanlığı verilerine göre, 750 bin ton Sofralık Zeytin ve 475 bin tonluk zeytinyağı üretti. Dünya üretiminde İspanya’nın ardından ikinci sırada oldu. Ama dünya zeytinyağı ticaretinden aldığımız pay sadece yüzde 7. 2024/2025 sezonu bize şunu net biçimde gösterdi: Türkiye zeytinyağında üretimde dünya ikincisi olabilir; ama istikrarlı ve öngörülebilir bir ihracat politikası olmadan bu gücün hiçbir anlamı yoktur. 2025 yılında, Zeytinyağı ihracatımız, dünya fiyatlarındaki düşüşle birlikte değer bazında yaklaşık yüzde 65 gerileyerek 189 milyon dolar seviyesine indi. Bu gerilemenin nedeni; belirsizliktir, öngörülemezliktir ve sık değişen uygulamalardır. Buna karşılık sofralık zeytinde rekor kırdık. 258 milyon dolarlık ihracatla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık. Bu tablo bize çok net bir mesaj veriyor: Piyasa kuralları net olduğunda, ihracatçı işini yapıyor. Üreticinin, ihracatçının ve markalaşmanın aynı anda ayakta kalabildiği bir yapı istiyoruz. UZZK’nın Ekim 2025’te paylaştığı rekolte tahminine göre 2025/26 sezonunda toplam zeytin üretiminin 2 milyon 450 bin ton, bunun 740 bin tonunun sofralık, kalan kısmın ise yaklaşık 310 bin ton zeytinyağı üretimine karşılık geleceği öngörülüyor. Ancak sahadan gelen değerlendirmeler; don ve kuraklık etkisi başta olmak üzere bölgesel riskler nedeniyle bu tahminlerin aşağı yönlü revize edilmesi gerektiğini gösteriyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.