Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kârlılık

Kapsül Haber Ajansı - Kârlılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kârlılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Sigorta Sektöründe Rekor Prim Üretimi: 7,1 Trilyon Dolar  Haber

Küresel Sigorta Sektöründe Rekor Prim Üretimi: 7,1 Trilyon Dolar 

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin bugün yayımladığı yeni araştırmaya göre, küresel sigorta şirketleri geçen yıl güçlü prim büyümesi ve kârlılık artışı kaydetti; ancak sektörün son dönemde elde ettiği kazanımlar büyük ölçüde döngüsel nitelikte ve karşı karşıya olduğu çözülmemiş sorunları gölgeliyor. Rapora göre küresel sigorta primleri, 2024’teki 6,7 trilyon dolar seviyesinden 2025’te yaklaşık 7,1 trilyon dolara yükseldi ve 2010’daki 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğe kıyasla son 15 yılda yaklaşık iki katına çıktı. Küresel prim büyümesinin hayat, sağlık, kaza ve mülk sigorta türlerinde, Güney Amerika hariç tüm bölgelerde, önceki on yılın büyüme hızını aşması bekleniyor. Mülk ve kaza sigortaları prim tarifelerindeki artışların ve katastrofik hasarlar açısından görece sakin geçen yılın etkisiyle sektördeki kârlılık belirgin hale geldi. Ancak bu elverişli koşullara rağmen Bain, 2025’teki güçlü performansın sektörün uzun vadeli görünümü açısından güvenilir bir gösterge olmadığı konusunda uyarıyor. Bain’in değerlendirmesine göre satın alınabilirlik ve erişime ilişkin yapısal sorunlar, teknoloji yatırımlarının sınırlı ekonomik getirileri ve sigorta değer zincirindeki rekabetin henüz çözüme kavuşamamış olması gelecekteki büyümeyi sınırlayabilir. Bain’e göre, önemli pazarlarda sigorta penetrasyonunun hâlâ düşük seviyelerde seyretmesi ve sigortanın satın alınabilirliğinin zorlaşması sebebiyle yatırımcılar, sigorta şirketlerinin mevcut döngünün ötesinde sürdürülebilir kâr büyümesi sağlayıp sağlayamayacağını sorgulamaktadır. Bain’in değerlendirmesi, kısa vadeli güçlü performans ile uzun vadeli belirsizlik arasındaki temel gerilimin, sigorta sektörünün bir sonraki döneminde risk maliyetini düşürmeyi kritik bir öncelik haline getireceğini ortaya koymaktadır. “Güçlü ivmeyi yapısal avantaja dönüştürün” Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Onur Kayahan şunları söyledi: “Sigorta şirketleri iyi bir ivme yakaladı ancak şu aşamada bunu kalıcı bir yapısal avantaja [OK1] dönüştürmeye odaklanmalılar. Değerlendirmemiz, önümüzdeki dönemde sektörün sürdürülebilir değer yaratımının risk maliyetini düşürme kapasitesine bağlı olacağı yönündedir.” Kayahan, sözlerine şöyle devam etti: “Sigorta şirketlerinin bu başarıyı koruması ve risk maliyetini düşürmesi hasar önleyici uygulamaları geliştirmeye, danışmanlık ve sigortaya erişimi genişletmeye ve sermayeyi daha etkin kullanmaya önemli ölçüde bağlıdır. Bunu başarabilen şirketler, sigorta satın alınabilirliğini artırma, koruma açıklarını kapatma ve kalıcı değer yaratma konusunda daha güçlü bir konuma sahip olacaktır.” Yapısal sorunlar çözüme kavuşmadı Bain’in analizine göre, sektörün 2025’teki güçlü performansı yapısal sorunları ortadan kaldırmış değil. Uzun yıllar süren sert piyasa koşullarının konut ve otomobil sigortalarında prim oranlarını yükseltmesi sonucunda sigorta kapsamları birçok hane için daha az satın alınabilir hale geldi. Hayat sigortalarında ise müşteri ihtiyacındaki artışa karşın ürünlerin karmaşıklaşması ve danışmanların daha üst gelir grubundaki müşterilere yönelmesi ile danışmanlık açığının büyümesi, sigortaya erişimi zayıflatmaktadır. Rapora göre, sağlık, ölüm riski, doğal afetler ve siber güvenlik alanlarında süregelen koruma açıkları, sigorta şirketlerinin ürünleri daha uygun fiyatlı, erişilebilir ve değerli hale getirerek sigorta kapsamını genişletme fırsatına işaret ediyor. Dijital yatırımlar henüz beklenen maliyet verimliliğini sağlamadı Bain’e göre sigorta şirketleri son yıllarda veri, teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarını hızlandırdı, ancak bu yatırımlar henüz sektör genelinde anlamlı bir operasyonel kazanım yaratamadı. Doğrudan yazılan primler son 10 yılda iki katına çıkarken, gider oranlarının yalnızca 1 yüzde puan gerilediği görülmektedir. Kuzey Amerika ve Avrupa’daki en büyük 30 sigorta şirketinde işe alımların 2022’den bu yana yaklaşık yüzde 50 azalması gelecekteki maliyet verimliliğinin bir göstergesi olarak gözükebilir, ancak Bain, verimlilik artışının yalnızca çalışan sayısının azaltılmasıyla sağlanamayacağına dikkat çekmektedir. Aynı zamanda bilançoların, dağıtımın, operasyonların, hizmetlerin, teknolojinin ve sermayenin gitgide birbirinden ayrışması, sigortacılık değer zincirinin daha parçalı bir yapıya dönüşmesine yol açmaktadır. Reasürans, sigorta sektörünün genelinden daha hızlı büyümeyi sürdürmektedir. Sidecar yapıları ve sigorta bağlantılı menkul kıymetler (ILS) dahil olmak üzere reasürans primleri 2019-2024 döneminde yüzde 28 büyürken, sektör genelindeki büyüme yüzde 24 oldu. Bain’e göre sigortacılık değer zinciri giderek parçalanırken, geleneksel entegre sigorta şirketlerinin sektörün en cazip kâr havuzlarını ellerinde tutmayı sürdürecekleri artık kesin değil. Risk maliyetini düşürmek, rekabetin yeni belirleyicisi olacak Bain’e göre, sektördeki önemlerini artırmak ve pazarı genişletmek isteyen sigorta şirketleri açısından risk maliyetini düşürmek kritik önem taşıyacak. Raporda bunun için dört temel alan öne çıkıyor: hasarlar, dağıtım, operasyonel giderler ve sermaye. Bain’in tahminlerine göre, otomatik acil fren sistemleri, konut tipi sprinkler sistemleri, akıllı ev koruma teknolojileri, fırtınaya dayanıklı yapılar ve sağlık durumunu takip eden giyilebilir cihazlar gibi önleyici teknolojilerin hasar maliyetlerini yüzde 10 ila 20 azaltabileceği öngörülüyor. Dağıtım tarafında ise yapay zekâ destekli danışman araçları ve kişiselleştirilmiş dijital danışmanlık, danışman yetersizliğinin giderilmesine ve karmaşık sigorta ürünlerine erişimin genişletilmesine yardımcı olabilir. Operasyonlarda ajan tabanlı yapay zekâ, idari işleri ve hasar değerlendirme süreçlerini dönüştürürken sermaye tarafında ise daha fazla standardizasyon, yeni yatırım kaynaklarının sektöre çekilmesini ve sigorta kapasitesinin artırılmasını sağlayabilir. Bain & Company’nin raporu ayrıca önümüzdeki dönemde sigortacılık sektöründe dağıtım ve ürün, operasyon ve müşteri hizmetleri ile bilanço ve varlık yönetimi alanlarında yeni rekabet modellerinin nasıl ortaya çıkabileceğini de incelemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’dan Güçlü Performans Haber

Eksun Gıda’dan Güçlü Performans

Eksun Gıda 2024 yılı sonunda 909 milyon TL seviyesinde gerçekleşen net dönem zararından, yaklaşık 1 milyar TL’lik güçlü bir finansal dönüşümle 2026 yılının ilk altı ayında 36,2 milyon TL net kâra ulaştı. FAVÖK tutarını ise geçen yılın ilk 6 ayına göre yüzde 65 artışla 312,7 milyon TL’ye çıkaran şirket, böylece operasyonel performansındaki güçlü iyileşmeyi kârlılığına da taşıdı. Sofraların vazgeçilmezi Sinangil ve Sinangil Gluten YOK markalarıyla gıda ve un sektörünün öncü şirketleri arasında yer alan Eksun Gıda, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Operasyonel verimlilik, etkin maliyet yönetimi, güçlü saha organizasyonu ve veri odaklı yönetim anlayışıyla yılın ilk çeyreğinde kârlılık göstergelerinde yakaladığı yukarı yönlü ivmeyi ikinci çeyrekte daha ileri taşıyan şirket, operasyonel performansındaki güçlenmeyi kârlılığına da yansıttı. TMS 29 enflasyon muhasebesi standartları uygulanmış 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarına göre, Eksun Gıda’nın brüt kârı önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 artarak 809,4 milyon TL’ye ulaştı. Etkin maliyet yönetiminin katkısıyla brüt kâr marjı yüzde 11,2’den yüzde 13,2’ye yükseldi. Şirketin brüt karlılığındaki güçlü performans operasyonel iyileşmelerle birlikte FAVÖK verilerine de yansıdı. İlk altı ayda FAVÖK tutarı yüzde 65 artışla 312,7 milyon TL’ye çıkarken, FAVÖK marjı yüzde 2,9’dan yüzde 5,1’e ulaştı. Net Dönem Kârlılığında Dikkat Çekici Artış Eksun Gıda, yılın ilk yarısında operasyonel kârlılık göstergelerinde yakaladığı güçlü ivmeyi net dönem kârlılığına da taşıdı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla net dönem kârında 200 milyon TL’nin üzerinde artış sağlayan şirket, 2026 yılının ilk yarısını 36,2 milyon TL net kârla tamamladı. Finansal yapısını güçlendirmeyi de sürdüren Eksun Gıda’nın 2025 yılı sonunda 1,68 seviyesinde bulunan borç/özkaynak rasyosu, 2026 yılının ilk yarısı sonunda 1,26’ya geriledi. TMS 29 enflasyon muhasebesi uygulanmamış sonuçlarda da kârlılık göstergelerindeki güçlü seyir devam etti. Buna göre şirketin brüt kârı yüzde 40 artarak 1,1 milyar TL’ye, FAVÖK tutarı yüzde 61 artışla 577,3 milyon TL’ye ulaştı. Net kâr ise yaklaşık yüzde 120 artarak 281,8 milyon TL’ye yükseldi. Güçlü Operasyonel Performansımızı Net Kârlılığa Taşıdık Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, ilk yarı performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. Yılın ilk yarısında hayata geçirdiğimiz stratejik adımların finansal sonuçlarımıza güçlü biçimde yansıdığını görüyoruz. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla net kârlılığımızda 200 milyon TL’nin üzerinde artış sağlayarak, 2026 yılının ilk altı ayında 36,2 milyon TL net kâra ulaştık. Aynı dönemde brüt kârlılığımızı güçlendirirken, operasyonel performansımızdaki güçlü ivmeyle FAVÖK tutarımızda yaklaşık yüzde 65’lik artış kaydettik. Kârlılığın farklı göstergelerinde ortaya koyduğumuz bu güçlü performansı; doğru stratejik kararlarımızın, sahadaki güçlü refleksimizin, etkin maliyet ve stok yönetimimizin ve operasyonel verimlilik odağımızın somut bir sonucu olarak değerlendiriyoruz. Güçlenen finansal yapımızla bu ivmeyi sürdürülebilir kılmaya ve şirketimizi uzun vadeli hedeflerine kararlılıkla taşımaya odaklanıyoruz..” Başarının Temelinde Saha ve Veri Gücü Var Şirket performansının arkasında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkinlik ve veriyle beslenen yönetim yaklaşımının belirleyici rol oynadığını vurgulayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: “Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle tanımlamıyor; sahadan anlık veri akışıyla beslenen, uçtan uca veri sürekliliği sağlayan dijital altyapımız ve yapay zekâ destekli analitik kabiliyetlerimizle çok katmanlı bir yönetim modeli benimsiyoruz. Sahadaki aktif varlığımız sayesinde işimizin en kritik bileşenlerinden biri olan hammadde tedarikini doğru zamanda, doğru koşullarda ve doğru kaliteyle yönetmeye odaklanıyoruz. Bu alandaki disiplinli yaklaşımımızı sürdürerek operasyonel gücümüzün temelini oluşturan doğru alım refleksimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Tedarik zincirimizi uçtan uca bütüncül bir perspektifle ele alarak yalnızca operasyonel süreçleri yönetmekle kalmıyor; değişen piyasa dinamiklerini, küresel tedarik eğilimlerini ve risk unsurlarını eş zamanlı analiz ederek stratejik kararlarımızı bu çerçevede şekillendiriyoruz. Uluslararası ve yerel kaynaklardan doğru, güvenilir ve karşılaştırılabilir veri setlerine erişiyor; küresel tarım ve gıda piyasalarına ilişkin uluslararası otoriteler ve güvenilir kuruluşlar tarafından yayımlanan analiz ve öngörüleri düzenli olarak takip ediyoruz. Bu verileri sahadan elde ettiğimiz bilgiler, içgörü odaklı analizler ve sektörel karşılaştırmalarla derinleştirerek karar alma süreçlerimize güçlü ve sürdürülebilir bir öngörü kabiliyeti kazandırıyoruz. Bu yaklaşımı istikrarlı biçimde sürdürmemiz, karar alma hızımızı ve doğruluğunu artırırken; kurum içi uyum, iş birliği kültürümüz ve deneyimli yönetim perspektifimizle birleşerek sürdürülebilir operasyonel başarıyı destekliyor. Küresel ölçekte çeşitlenen tedarik olanaklarını yakından takip ederek hammadde yapımızı esnek ve dirençli bir şekilde yönetiyor, değişken piyasa dinamiklerine rağmen üretim kalitemizi istikrarlı biçimde sürdürüyoruz. Tüm bu yapının temelinde ise yüksek yetkinliğe sahip, sorumluluk bilinci güçlü ve belirsizlikleri etkin şekilde yönetebilen insan kaynağımız yer alıyor. Ekip arkadaşlarımızı yalnızca sürecin bir parçası olarak değil; ortak hedefler doğrultusunda değer üreten ve geleceğimizi birlikte şekillendiren stratejik paydaşlar olarak konumlandırıyoruz. Sürekli gelişimi odağına alan kurum kültürümüzle uzun vadeli ve kalıcı başarıyı güçlendirmeye devam ediyoruz.” Türkiye’nin Üretim Gücünü 20’den Fazla Ülkeye Taşıyor Türk gıda sektörünün güçlü ve güvenilir temsilcilerinden Eksun Gıda, sahadaki çevik ve organize satış ekipleriyle yüksek kalitedeki ürünlerini nihai tüketiciden profesyonel mutfaklara kadar uzanan geniş bir kullanım alanına taşıyor. Sinangil ve Sinangil Gluten YOK başta olmak üzere güçlü markalarıyla ürünlerini Türkiye’nin 81 ilinde tüketicilerle buluşturan şirket, Türkiye’deki yaygın satış gücünü uluslararası pazarlardaki etkinliğiyle destekliyor. Uzak Doğu, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika başta olmak üzere 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Eksun Gıda, farklı coğrafyalardaki pazar ihtiyaçlarına cevap verebilen üretim kabiliyeti, yüksek kalite standartları ve güçlü tedarik yapısıyla Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki temsilini güçlendirmeyi sürdürüyor. Küresel Tedarik Olanaklarını Yakından Takip Ediyor Küresel ölçekte çeşitlenen tedarik olanaklarını yakından takip eden Eksun Gıda, hammadde ihtiyacını karşılarken yerli kaynakların yanı sıra uluslararası tedarik alternatiflerini de piyasa koşulları doğrultusunda değerlendiriyor. Sahadan gelen verileri küresel piyasa göstergeleriyle birlikte analiz eden şirket, değişen piyasa dinamiklerine hızlı şekilde uyum sağlayan alım politikasıyla tedarik sürekliliğini desteklerken üretimde yüksek kalite standardını korumaya odaklanıyor. Üretim Gücünü Yenilenebilir Enerjiyle Geleceğe Taşıyor Operasyonel ve finansal performansını sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla destekleyen Eksun Gıda, yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında İzmir’de teşvik belgelerini aldığı toplam 18,9 MW kapasiteye sahip rüzgâr enerjisi santrallerinin (RES) yapım çalışmalarını sürdürüyor. Santrallerin tamamlanmasıyla birlikte şirket, üretim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu enerjinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BCG’nin Geliştirdiği “Canlılık Endeksi” Şirketlerin Sürdürülebilir Büyüme Potansiyelini Belirliyor Haber

BCG’nin Geliştirdiği “Canlılık Endeksi” Şirketlerin Sürdürülebilir Büyüme Potansiyelini Belirliyor

Dünyanın en büyük şirketlerinden bazıları, zorlu ve değişken koşullara rağmen büyümeyi sürdürüyor. Peki onları rakiplerinden ayıran ne? Çoğu zaman onları farklılaştıran, peş peşe gerçekleştirdikleri büyük satın almalar ya da yüksek riskli yeni girişimler değil; inovasyondan yararlanarak ana işlerini sürekli yeniden şekillendirmeleri ve bir sonraki büyüme dalgasını yaratabilmeleri. BCG bu kapasiteyi “canlılık” (vitality) olarak tanımlıyor ve geliştirdiği endeks aracılığı ile ölçebiliyor. 2026 versiyonu yayınlanan araştırmada, 3.500'den fazla şirket son beş yıllık performansları üzerinden incelendi. BCG ayrıca piyasa değeri en az 25 milyar dolar olan şirketler arasından, kendi sektörlerinde canlılık açısından öne çıkan 25 büyük şirketi mercek altına aldı. Bulgular, inovasyonu yalnızca yeni ürün geliştirmekle sınırlamayıp mevcut faaliyetlerine entegre eden büyük ölçekli şirketlerin rakiplerinden anlamlı şekilde ayrıştığını ortaya koyuyor. Rapora göre, yüksek canlılık seviyesine sahip büyük ölçekli şirketler son beş yılda yıllık ortalama %11,5 gelir büyümesi kaydetti. Bu şirketlerin yıllık toplam hissedar getirisi (TSR), canlılık açısından en düşük çeyreklik dilimde yer alan şirketlerden 3,1 puan daha yüksek gerçekleşti. Beş yıllık dönemde canlılık seviyesini belirgin biçimde artıran şirketler, araştırmadaki diğer şirketlere kıyasla yıllık toplam hissedar getirisinde (TSR) 6,8 puanlık ek avantaj sağladı. En canlı şirketleri rakiplerinden ayıran üç özellik Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise en yüksek performansı gösteren 25 şirketin başarısını üç temel yetkinliğin beslemesi: iddialı büyüme hedefleri, yüksek yetenek yoğunluğu ve büyüme odaklı kurum kültürü. BCG'ye göre bu üç unsur birbirini güçlendirerek inovasyonun kalıcı iş sonuçlarına dönüşmesini sağlıyor. Raporda piyasa değeri 25 milyar doların üzerinde olan ve "en canlı" şirketler arasında gösterilen Tesla, Apple, L'Oréal, Hermès ve LG Energy Solution gibi şirketler yakından inceleniyor. Gelecekteki büyüme potansiyeli 15 farklı gösterge üzerinden ölçülebiliyor BCG'nin geliştirdiği Canlılık Endeksi, şirketlerin gelecekte büyüme kapasitesini 15 farklı gösterge üzerinden değerlendiriyor. Geniş bir veri seti kullanılarak oluşturulan endeks, şirketlerin sürdürülebilir büyüme potansiyelini görünür hale getiriyor. CEO’lar canlılığı nasıl artırabilir? BCG’ye göre canlılık statik bir özellik değil; şirketlerin ölçebileceği, güçlendirebileceği ve zaman içinde yeniden geliştirebileceği bir kapasite. Araştırma, gelecekteki büyüme kapasitesini güçlendirmek isteyen şirketler için beş temel aksiyona işaret ediyor. İlk adım: İnovasyonu merkeze taşımak. Şirketler uzun süredir inovasyonu kuluçka merkezleri, girişim fonları, dijital laboratuvarlar veya kurumsal girişim sermayesi gibi organizasyonun ‘’çevresinde’’ konumlandırıyor. Ancak canlılık liderleri, inovasyonu ayrı bir ekibe devretmek yerine ana işin büyüme motorunun bir parçası haline getiriyor. Her iş biriminden yeni büyüme kaynaklarını belirlemesi, geliştirmesi ve ölçeklemesi bekleniyor. İkinci adım: Canlılığı diğer kritik performans göstergeleri gibi ölçmek. Gelir, kârlılık ve nakit akışı nasıl düzenli olarak takip ediliyorsa, canlılığın 15 göstergesi de izlenerek küçük sorunlar büyümeden önce yön değiştirilmesi gerekiyor. Üçüncü adım: Net bir sahiplik ve hesap verebilirlik mekanizması oluşturmak. Canlılık yalnızca inovasyon, Ar-Ge ya da strateji biriminin sorumluluğunda değil; tüm şirketi ilgilendiriyor. Bu nedenle CEO, CFO veya stratejiden sorumlu üst düzey bir yöneticinin canlılığın geliştirilmesi konusunda açık bir sorumluluk üstlenmesi önem taşıyor. Dördüncü adım: En kritik canlılık açıklarına odaklanmak. En canlı şirketler 15 göstergenin tamamını aynı anda geliştirmeye çalışmıyor. Bunun yerine, kendi rekabet ortamlarında gelecekteki büyümeyi en fazla sınırlayan birkaç alana odaklanıyor ve yatırımlarını burada yoğunlaştırıyor. Son adım: Canlılığı kurumsal dönüşümün ayrılmaz bir parçası haline getirmek. Amaç tek seferlik bir dönüşüm gerçekleştirmek değil; büyüme hedeflerini, yetenekleri ve kurum kültürünü sürekli geliştirerek şirketin gelecekteki büyüme kapasitesini canlı tutmak. Rapor CEO’lar için kritik bir soru ortaya koyuyor: “Şirketinizin gelecekteki büyüme potansiyelini bugünden ölçebiliyor musunuz?” Araştırma, gelecekteki büyüme potansiyelinin yalnızca bugünkü finansal performansla değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor. Büyüme hedeflerini, yetenek yapılarını ve kurum kültürlerini güçlendirirken inovasyonu ana işlerinin bir parçası haline getiren şirketler, gelecekteki büyüme için daha güçlü bir zemin oluşturuyor. Rapora göre CEO’ların yalnızca şirketlerinin bugünkü performansına değil, gelecekte sürdürülebilir büyüme yaratacak kapasiteyi ne ölçüde geliştirdiklerine de odaklanmaları gerekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kron Teknoloji'nin Uluslararası Gelirleri İlk Yarıda %65 Arttı Haber

Kron Teknoloji'nin Uluslararası Gelirleri İlk Yarıda %65 Arttı

Türkiye’den globale uzanan büyüme yolculuğunu sürdüren Kron Teknoloji, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, özellikle uluslararası pazarlardaki büyüme performansı, yeni müşteri kazanımları ve güçlenen tekrarlayan gelir yapısıyla global büyümesini sürdürdü. Kron Teknoloji’nin USD bazında faturalanan geliri yıllık %26, ARR’si ise %30 arttı. Şirketin uluslararası gelirleri %65 büyürken, toplam gelirler içerisindeki uluslararası gelirlerin payı da geçen yılın aynı dönemindeki %23 seviyesinden %30’a yükseldi. Yinelenen gelirlerin toplam faturalanan gelir içindeki payının %64’e ulaşması, Kron Teknoloji’nin sürdürülebilir ve öngörülebilir gelir yapısını güçlendirdiğini ortaya koydu. Global Büyüme Stratejisi Yeni Müşterilerle Güçleniyor Kron Teknoloji’nin uluslararası pazarlara yönelik yatırımları, yeni müşteri kazanımlarına da yansıdı. Şirket, 2026 yılının ilk yarısında 31 yeni müşteri kazanırken, bunların 19’u uluslararası pazarlardan geldi. Kron Teknoloji Eş Genel Müdürü Zeynep Yenel Onursal 2026 yılının ilk yarı sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “2026’nın ilk yarısında özellikle uluslararası gelirlerimizde elde ettiğimiz %65’lik büyüme ve yeni müşterilerimizin önemli bölümünün uluslararası pazarlardan gelmesi, global büyüme stratejimizin somut sonuçlarını ortaya koyuyor. ARR’de son iki yılda gerçekleşen %124’lük büyüme ise sürdürülebilir ve öngörülebilir gelir yapımızı güçlendirdiğimizi gösteriyor. Yılın ikinci yarısında da global pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeye, yeni müşteri kazanımlarımızı artırmaya ve siber güvenlik alanındaki teknoloji yatırımlarımızla uluslararası ölçekte büyümeye odaklanacağız.” Kârlılık Performansı Beklentilerle Uyumlu Gerçekleşti Kron Teknoloji’nin 2026 yılının ilk yarısında UFRS konsolide gelirleri 304,7 milyon TL, FAVÖK’ü 135,4 milyon TL ve FAVÖK marjı %44 olarak gerçekleşti. İlk yarıyıl net kârı ise 38,1 milyon TL oldu. Kron Teknoloji, 2026 yılı finansal beklentilerini korurken, yılın ikinci yarısında global büyümesini hızlandırmaya ve sürdürülebilir gelir yapısını güçlendirmeye odaklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Group, Büyüme Fırsatlarını Değerlendirerek İkinci Çeyrekte Gelir ve Kârlılığını Önemli Ölçüde Artırdı Haber

DHL Group, Büyüme Fırsatlarını Değerlendirerek İkinci Çeyrekte Gelir ve Kârlılığını Önemli Ölçüde Artırdı

2026 yılının ikinci çeyreğinde elde edilen olumlu kârlılık ivmesini yansıtan şekilde Grup, temmuz ayında ön sonuçların açıklanmasıyla birlikte 2026 mali yılı için faaliyet kârı (EBIT) öngörüsünü 6,5 milyar Euro’nun üzerine yükseltti (önceki öngörü: 6,2 milyar Euro’nun üzerinde). Gelir artışının temelinde DHL Express’te taşınan gönderi ağırlığındaki artış, uluslararası hava taşımacılığı pazarındaki kapasite kısıtları ve artan yakıt maliyetlerinin fiyatlara yansıtılması yer aldı. Disiplinli getiri/fiyatlama ve kapasite yönetiminin yanı sıra “Fit for Growth” programı kapsamında gerçekleştirilen yapısal maliyet iyileştirmeleri, kârlılık artışını destekledi. Giderek daha karmaşık hale gelen ortamda, küresel tedarik zincirlerinin güvenli ve verimli şekilde yönetilmesi daha da önemli hale geliyor. Jeopolitik gerilimler ve değişen ticaret akışlarıyla karşı karşıya kalan daha fazla şirket, tedarik zincirlerini yeniden yapılandırıyor ve dayanıklılık, esneklik ve güvenilirliğe odaklanıyor. DHL Group, küresel ölçekte entegre ağı ve yerel pazar uzmanlığı sayesinde müşterilerinin küresel ticaretteki değişimlere çevik şekilde yanıt vermelerine ve daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmalarına destek oluyor. DHL Group CEO’su Tobias Meyer, “İkinci çeyrekte elde ettiğimiz güçlü gelir ve kârlılık performansı, stratejik adımlarımızın istikrarlı şekilde uygulanmasının sonuç verdiğini gösteriyor. Daha yüksek verimlilik ve üretkenlik, küresel ağımızın gücüyle birleşerek büyüme fırsatlarından yararlanmamızı ve gelir artışını daha güçlü bir kârlılık artışına dönüştürmemizi sağlıyor. Jeopolitik gerilimler ve değişen ticaret akışlarının şekillendirmeye devam ettiği bir ortamda müşterilerimiz, küresel varlığımızdan, yerel uzmanlığımızdan ve operasyonel esnekliğimizden faydalanıyor. Bu sayede tedarik zincirlerini değişen pazar koşullarına uyarlamalarına destek olurken, zorlu koşullarda dahi güvenilir lojistik hizmetleri sunmaya devam ediyoruz” dedi. Serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) ikinci çeyrekte 569 milyon Euro olarak gerçekleşti (2. çeyrek 2025: 329 milyon Euro). Güçlü işletme büyümesi ek bir işletme sermayesi çıkışına yol açarken, Haziran ayındaki nakit akışı ABD tarife önlemlerine (IEEPA) ilişkin iadelerden olumlu etkilendi. İlgili tutarlar müşterilere mümkün olan en kısa sürede aktarılıyor. Yılın ilk yarısında serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) 1,8 milyar Euro’ya yükseldi (1. yarıyıl 2025: 1,1 milyar Euro). Kontrol gücü olmayan paylar sonrası konsolide net kâr, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,9 artarak 1,0 milyar Euro’ya ulaştı. Hisse başına temel kazanç ise 2025'in ikinci çeyreğindeki 0,72 Euro’dan yüzde 26,9 artışla 0,91 Euro oldu. Sürdürülebilir Büyümeye Yönelik Yatırımlar DHL Group, ağının gücünü ve kalitesini artırmaya yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Yılın ilk yarısında edinilen varlıklara ilişkin sermaye harcamaları (capex), 1,3 milyar Euro olarak gerçekleşti ve önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 arttı. Böylece Grup, Strateji 2030’un uygulanmasını sürdürürken uzun vadeli büyümenin temelini güçlendiriyor. Değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla şirket, dijitalleşme, otomasyon ve lojistik altyapısının modernizasyonuna yatırım yapmaya devam ediyor. Bu yatırımlar arasında küresel Express filosunun modernizasyonu, otomatik depolama ve ayrıştırma çözümleri ile kalite ve verimliliği daha da artırmak üzere tasarlanan dijital uygulamalar yer alıyor. Buna ek olarak DHL Group; Yaşam Bilimleri ve Sağlık, Yeni Enerji ve Veri Merkezi Lojistiği gibi stratejik büyüme alanlarındaki kapasitesini artırmaya devam ediyor. Örneğin Grup; Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Singapur ve Güney Kore'deki Yaşam Bilimleri ve Sağlık ağını genişletiyor, Hollanda'da yeni bir batarya lojistiği merkezine yatırım yapıyor ve Asya-Pasifik bölgesinde de veri merkezi lojistiği yetkinliklerini güçlendiriyor. DHL Group bu yatırımlarla, özelleştirilmiş lojistik çözümlerine yönelik artan talebe yanıt verirken, hızlı büyüyen ve giderek daha karmaşık hale gelen sektörlerdeki müşterilerinin kritik tedarik zincirlerini güvenli, dayanıklı ve verimli bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor. Öngörüler Yukarı Yönlü Revize Edildi; Hisse Geri Alım Programı Artırıldı ve Uzatıldı Yılın ilk yarısındaki güçlü iş performansını yansıtan şekilde DHL Group, 7 Temmuz tarihinde 2026 yılına ilişkin öngörülerini yukarı yönlü revize etti ve faaliyet kârının (EBIT) 6,5 milyar Euro’nun üzerinde gerçekleşmesini beklediğini açıkladı (önceki öngörü: 6,2 milyar Euro’nun üzerinde). DHL bölümlerinin EBIT’inin 5,9 milyar Euro’nun üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Post & Parcel Germany için 900 milyon Euro’nun üzerinde EBIT ve Grup Fonksiyonları için yaklaşık eksi 400 milyon Euro seviyesindeki öngörüler ise değişmedi. Grup ayrıca yaklaşık 3,0 milyar Euro serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) beklentisini teyit etti. Buna ek olarak Yönetim Kurulu, 2022 yılında başlatılan Grup hisse geri alım programının tutarını 500 milyon Euro artırarak 6,5 milyar Euro’ya kadar yükseltme ve programın süresini 2027 sonuna kadar uzatma kararı aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı

ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısında gelirini reel olarak yüzde 25 artırırken yeni sözleşmelerde tarihî bir seviyeye ulaştı. Şirketin bakiye siparişleri 23,2 milyar dolara, ilk altı ayda imzaladığı yeni sözleşmeler ise 4,9 milyar dolara yükseldi. Üretim yatırımlarındaki yüzde 195’lik artış ve Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretimin yaklaşması dikkat çekti. Türkiye’nin savunma elektroniği alanındaki önde gelen şirketlerinden ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Enflasyon muhasebesi uygulanarak hazırlanan sonuçlara göre şirket; satışlar, yeni sözleşmeler, bakiye siparişler ve teknoloji yatırımlarında güçlü büyüme kaydetti. ASELSAN’ın yılın ilk altı ayındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 25 artarak 88,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin dolar bazındaki gelir büyümesi ise yüzde 37 olarak gerçekleşti. Büyümenin arkasında hava savunma, radar, elektronik harp, deniz sistemleri, elektro-optik, güdümlü mühimmat ve yapay zekâ destekli kent güvenliği çözümlerine yönelik talep etkili oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri 23,2 milyar dolar oldu Finansal sonuçların en dikkat çekici kalemlerinden biri, şirketin gelecekte teslim edilmek üzere aldığı siparişlerin toplamını gösteren bakiye sipariş büyüklüğü oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artarak 23,2 milyar dolara çıktı. Şirket böylece 2025 yılında ilk kez aştığı 20 milyar dolarlık eşiğin üzerine yeni bir büyüme katmanı ekledi. Yılın ilk yarısında imzalanan yeni sözleşmelerin toplam değeri de yüzde 72 artışla 4,9 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, ASELSAN tarihindeki ilk altı aylık dönemler açısından en yüksek sözleşme hacmi olarak kayıtlara geçti. Şirketin alınan işlerin satışlara oranını gösteren göstergesi 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, ASELSAN’ın teslim ettiği işlerin üzerinde yeni sipariş aldığına ve mevcut sipariş havuzunu büyütmeye devam ettiğine işaret ediyor. Gelirde hava savunma ve elektronik harp etkisi ASELSAN’ın 2026’nın ilk yarısındaki gelir artışında yüksek teknoloji içeren savunma sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin açıkladığı verilere göre gelir büyümesini destekleyen başlıca faaliyet alanları şöyle sıralandı: Hava savunma sistemleri Radar teknolojileri Elektronik harp çözümleri Yapay zekâ destekli kent güvenliği sistemleri Deniz sistemleri Elektro-optik sistemler Güdümlü mühimmat teknolojileri Özellikle NATO ülkelerinin entegre hava savunma, radar ve elektronik harp yatırımlarına daha fazla ağırlık vermesi, ASELSAN’ın ürün portföyü açısından yeni ihracat fırsatları oluşturabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Üretim yatırımları yüzde 195 arttı ASELSAN, artan sipariş hacmini karşılayabilmek amacıyla üretim kapasitesine yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Şirketin seri üretim, kapasite genişlemesi ve yüksek teknoloji altyapısına ayırdığı kaynak, yılın ilk yarısında yüzde 195 artarak 323 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde 40 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan ve toplam 17 bin 360 metrekare kapalı alana sahip yeni üretim ve test merkezleri faaliyete geçti. Tesislerde akıllı mühimmat, hava savunma ve su altı sistemlerine yönelik çalışmalar yürütülecek. Hava ve deniz savunma sistemlerinin üretiminde kullanılan otomasyon altyapısı da genişletildi. ASELSAN, yalnızca altı ay içinde 19 yeni robotik otomasyon hattını üretim süreçlerine dahil etti. Yeni tesis ve hatlarla şirketin teslimat kapasitesinin artırılması, üretim sürelerinin kısaltılması ve kalite süreçlerinin daha ileri seviyeye taşınması hedefleniyor. Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretim başlıyor ASELSAN’ın büyüme planındaki en önemli projelerden biri olan Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımında da kritik aşamaya gelindi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferde gerçekleştirilen en büyük savunma sanayisi yatırımı olarak açıklanan teknoloji üssünün ilk fazının, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanıyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Oğulbey’de ilk üretim faaliyetlerinin yakın zamanda başlayacağını belirterek projenin şirket açısından yılın en önemli gelişmelerinden biri olacağını ifade etti. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla ASELSAN’ın özellikle hava savunma, radar, elektronik harp ve gelişmiş mühimmat sistemlerindeki üretim kabiliyetinin güçlenmesi bekleniyor. AR-GE harcamaları 804 milyon dolara çıktı ASELSAN, yalnızca mevcut siparişleri karşılayacak üretim yatırımlarına değil, geleceğin teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarına da kaynak ayırdı. Şirketin AR-GE harcamaları, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 804 milyon dolara ulaştı. Yatırımların yoğunlaştığı teknoloji alanları arasında alçak yörünge uydu sistemleri, kuantum hesaplama, su altı teknolojileri, itki sistemleri, mikroelektronik, lazer çözümleri ve uzun menzilli güdümlü mühimmat sistemleri bulunuyor. Bu alanların yüksek giriş maliyeti ve ileri mühendislik yetkinliği gerektirmesi, yapılan harcamaların şirketin uzun vadeli küresel rekabet gücü açısından taşıdığı önemi artırıyor. Kârlılık marjında iyileşme sağlandı ASELSAN, yüksek yatırım harcamalarına rağmen operasyonel kârlılığını da artırdı. Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı yüzde 31 büyüyerek 23,2 milyar TL’ye çıktı. FAVÖK marjı ise 120 baz puanlık artışla yüzde 25,1’den yüzde 26,3’e yükseldi. Net borcun FAVÖK’e oranı, yoğun yatırım dönemine rağmen 0,57’den 0,55’e geriledi. Şirketin yılın ilk yarısındaki operasyonel nakit akışı 15,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Finansal borçların aktifler içindeki payı yüzde 13,3 olurken öz kaynak oranı yüzde 56 seviyesinde korundu. Aynı dönemde öz kaynak kârlılığı yüzde 11,9’dan yüzde 15,5’e yükseldi. Ticari borçlar ise 2025 yıl sonuna göre yüzde 17 azaldı. Bin kişiye yeni istihdam sağlandı ASELSAN, üretim kapasitesindeki artışa paralel olarak insan kaynağını da genişletti. Şirket, 2026 yılının ilk altı ayında 1.000’den fazla kişiyi istihdam etti. Yeni çalışanların yaklaşık yüzde 15’inin yurt dışından Türkiye’ye gelen uzmanlardan oluşması dikkat çekti. Bu gelişme, savunma sanayisinde tersine beyin göçü açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirildi. Savunmanın yanında sivil teknolojiler de büyüyor Şirket, savunma teknolojilerinin yanı sıra ulaşım ve sağlık alanındaki projelerini de sürdürüyor. ASELSAN’ın sinyalizasyon teknolojilerinin kullanıldığı Halkalı–İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın yeni etabı hizmete alınırken şirketin geliştirdiği Lifeline Kalp-Akciğer Makinesi de ilk kez bir açık kalp ameliyatında kullanıldı. Bu projeler, ASELSAN’ın savunma teknolojilerinde kazandığı mühendislik yetkinliğini sivil alanlara taşıma stratejisinin yeni örnekleri olarak öne çıktı. ASELSAN’ın yeni hedefi 30 milyar dolarlık sipariş ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2025 yılında yakalanan güçlü finansal performansın 2026’nın ilk yarısında daha ileri taşındığını belirtti. Yeni sözleşmeler, artan üretim kapasitesi ve teknoloji yatırımlarının şirketin uzun vadeli büyümesini desteklediğini ifade eden Akyol, bakiye siparişlerde gelecek yıldan itibaren 30 milyar dolar seviyelerinin görülebileceğini söyledi. ASELSAN’ın Forbes Global 2000 listesine ilk kez girmesi de şirketin yılın ilk yarısındaki önemli gelişmeleri arasında yer aldı. ASELSAN, açıklamaya göre listeye girmeyi başaran tek Türk savunma sanayisi şirketi oldu. Açıklanan rakamlar, şirketin büyümesinin yalnızca dönemsel satış artışından kaynaklanmadığını; yeni siparişler, üretim kapasitesi, AR-GE harcamaları ve ihracat potansiyeliyle desteklenen daha geniş bir dönüşüm sürecine dayandığını gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Naturelgaz'ın İlk Yarı Satış Hacmi Rekor Kırdı, Net Kârı 686,9 Milyon TL Oldu Haber

Naturelgaz'ın İlk Yarı Satış Hacmi Rekor Kırdı, Net Kârı 686,9 Milyon TL Oldu

Naturelgaz, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, dönem içinde satış hacmini 204,1 milyon Sm³’e, FAVÖK’ünü 1,3 milyar TL’ye, esas faaliyet kârını 1,1 milyar TL’ye ve net kârını 686,9 milyon TL’ye yükseltti. Enflasyon düzeltmesi sonrası rakamlar, şirketin büyüme ivmesinin kârlılığa da yansıdığını ortaya koydu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre enflasyon muhasebesi uygulanmış hali ile FAVÖK yüzde 21,4, net kâr ise yüzde 21,2 arttı. Yılın ilk iki ayında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesine rağmen ilk altı aydaki satış hacmi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,6 büyüdü. Naturelgaz, bu dönemde hayata geçirdiği maliyet optimizasyonu ve etkin operasyonel yönetim uygulamaları sayesinde kârlılık marjını da artırarak yalnızca hacimsel büyüme değil, verimlilik odaklı sürdürülebilir bir finansal performans ortaya koydu. ‘Küresel büyüme fırsatlarını değerlendiriyoruz’ Şirket’in 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal ve operasyonel performansını değerlendiren Naturelgaz Genel Müdürü Hasan Tahsin Turan şunları söyledi: “Faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde ilk iki ay yaşanan mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklara rağmen 2026 yılının ilk yarısını satış hacminde büyüme ve güçlü finansal sonuçlarla kapatmış bulunuyoruz. Lojistik becerilerimiz, tesislerimizi verimli kullanmamız ve maliyet kontrolündeki başarılı uygulamalarımız sayesinde operasyonel ve finansal hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Ayrıca belirtmek isterim ki; bu dönemde Güney Afrika’daki yatırımımız, planlarımız doğrultusunda ilerlerken, yeni yurt dışı büyüme fırsatlarına yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Şirketimizin bu başarılı finansal sonuçlara ulaşmasına katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Yatırım Holding, Net Kârını Yüzde 38 Artışla 46.5 Milyon Dolar’a Yükseltti Haber

Global Yatırım Holding, Net Kârını Yüzde 38 Artışla 46.5 Milyon Dolar’a Yükseltti

Enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlara göre konsolide gelirler 14,8 milyar TL, FAVÖK 6,3 milyar TL olarak gerçekleşirken, net kâr yüzde 22 artışla 2,2 milyar TL’ye ulaştı. ABD doları bazında konsolide gelirler yüzde 18, FAVÖK yüzde 21 ve net kâr yüzde 38 arttı. Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, 2026’nın ilk yarısında ana iş kollarının katkısıyla güçlü büyüme ve artan kârlılık kaydettiklerini belirterek, “Küresel belirsizliklere rağmen çeşitlendirilmiş portföyümüz, disiplinli yönetim yaklaşımımız ve dayanıklı iş modelimiz sayesinde güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik. Liman iş kolumuzda yolcu hareketleri artarken yüksek doluluk seviyeleri korundu; gaz iş kolumuzda ise etkin maliyet yönetimi güçlü kârlılığı destekledi” dedi. GYH Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise, “Enflasyon muhasebesi hariç gelirlerimiz yüzde 37, FAVÖK’ümüz yüzde 39 büyüdü. ABD doları bazında gelirlerimiz yüzde 18, FAVÖK’ümüz yüzde 21 ve net kârımız yüzde 38 yükseldi. Bu sonuçlar, operasyonel gücümüzü ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koyuyor” diye konuştu. Çeşitli iş kollarındaki yatırımlarıyla 4 kıta ve 20’den fazla ülkede faaliyet gösteren Global Yatırım Holding (GYH), 2026 yılının ilk yarısında ana iş kollarından gelen katkılarla güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Global Yatırım Holding’in konsolide gelirleri yılın ilk yarısında (IFRIC 12 hariç) 14,8 milyar TL, konsolide FAVÖK’ü 6,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Holding’in net kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak 2,2 milyar TL’ye yükseldi. Enflasyon muhasebesi hariç tutulduğunda konsolide gelirler yüzde 37 artışla 13,8 milyar TL’ye, FAVÖK ise yüzde 39 artışla 5,9 milyar TL’ye ulaştı. ABD doları bazında konsolide gelirler yüzde 18 artışla 318,3 milyon dolara, FAVÖK yüzde 21 artışla 136 milyon dolara ve konsolide net kâr yüzde 38 artışla 46,5 milyon dolara yükseldi. Finansal performans, başta liman ve gaz iş kolları olmak üzere ana faaliyet alanlarının katkısı ve etkin maliyet yönetimiyle desteklendi. “2026’nın ilk yarısında güçlü büyümemizi ve artan kârlılığımızı sürdürdük” 2026 yılının ilk yarı sonuçlarını değerlendiren Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, şunları söyledi: “Global Yatırım Holding olarak 2026’nın ilk yarısında, ana iş kollarımızdan gelen katkıyla güçlü büyümemizi ve artan kârlılığımızı sürdürdük. Süregelen makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen çeşitlendirilmiş portföy yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve dayanıklı iş modelimiz güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde etmemizi sağladı. Liman iş kolumuzda küresel kruvaziyer sektöründeki güçlü ivme devam etti. Konsolide limanlarımızda gemi sayısı yüzde 8, yolcu hareketleri yüzde 10 artarken, doluluk oranları yılın ilk yarısında yüzde 105-107 aralığında seyretti. Ferrol Yolcu Limanı için 30 yıllık imtiyaz hakkı elde ettik, St. Vincent ve Grenadinler Yolcu Limanı için ön anlaşma imzaladık ve Ege Port’taki payımızı yüzde 99,99’a yükselttik. Gaz iş kolumuzda etkin maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilik güçlü kârlılığı desteklerken, Güney Afrika yatırımımızla uluslararası büyüme stratejimiz kapsamında önemli bir adım attık.” Karaköy’deki otelin 2026 son çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyor Grup şirketlerinin finansal gerçekleşmeleri hakkında açıklamalarını sürdüren Kutman, “Elektrik üretimi iş kolumuzun ilk yarı performansı, hava koşulları ve özellikle ikinci çeyrekte düşük seyreden piyasa elektrik fiyatlarının etkisiyle sınırlı kaldı. Buna karşın, 2027’nin ilk yarısında devreye alınması planlanan Bahamalar projemiz başta olmak üzere uzun vadeli stratejik yatırımlarımıza devam ediyoruz. Madencilik iş kolunda Avrupa pazarındaki talep daralması ihracat hacmini sınırlarken; enflasyonun kur artışının üzerinde seyretmesi karlılığı etkiledi. Gayrimenkul iş kolumuz ise istikrarlı nakit akışı ve FAVÖK katkısını sürdürdü. Rıhtım 51 Otel projesini tamamladık ve otelin 2026 son çeyreğinde faaliyet geçmesini planlıyoruz. Yılın geri kalanında da disiplinli sermaye tahsisi, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme odağımızı korumaya devam edeceğiz” dedi. “Güçlü büyümeyi, artan kârlılık ve finansal disiplinle destekliyoruz” Global Yatırım Holding Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise şöyle konuştu: “2026’nın ilk yarısında enflasyonist baskılar ve küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen gelir ve kârlılıkta güçlü büyüme kaydettik. Enflasyon muhasebesi hariç konsolide gelirlerimiz yüzde 37 artışla 13,8 milyar TL’ye, FAVÖK’ümüz yüzde 39 artışla 5,9 milyar TL’ye yükseldi. ABD doları bazında konsolide gelirlerimiz yüzde 18, FAVÖK’ümüz yüzde 21 ve konsolide net kârımız yüzde 38 arttı. Enflasyon muhasebesi uygulanmış sonuçlara göre ise net kârımız yüzde 22 artışla 2,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu sonuçlar, güçlü operasyonel performansımızı, çeşitlendirilmiş portföyümüzün dayanıklılığını ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koyuyor. Konsolide brüt borcumuz yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesinde bulunurken, borç portföyümüzün yüzde 61’i 15 yıldan uzun vadeli ve grup kefaleti olmaksızın sağlanan finansmanlardan oluşuyor. Uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman yapımız, finansal esnekliğimizi ve sürdürülebilir büyümemizi desteklemeye devam ediyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.