Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karma Kullanım

Kapsül Haber Ajansı - Karma Kullanım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karma Kullanım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor Haber

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor

8 Eylül 2026’da kapılarını açan Moxy İzmir, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi değil; Neva Yalı ile başlayan ve bölgeyi yeni bir yaşam ve çekim merkezine dönüştüren büyük dönüşümün de önemli kilometre taşlarından biri olacak. Marriott International’ın genç ruhu, cesur tasarımı ve sosyal konaklama anlayışıyla öne çıkan markası Moxy Hotels, İzmir’deki ilk oteli Moxy İzmir ile 8 Eylül 2026 itibarıyla misafirlerini ağırlamaya başlıyor. Moxy İzmir, Bayraklı’da bağımsız bir otel yatırımının ötesinde, Rönesans Gayrimenkul Grubu bünyesinde REV imzasıyla geliştirilen Neva Yalı karma kullanım projesinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor. İZMİR’İN YENİ KIYISINDA DÖNÜŞÜM “İzmir’in yeni kıyısı” vizyonuyla geliştirilen Neva Yalı; konut, ofis, otel, gastronomi, sosyal yaşam ve kültür-sanat fonksiyonlarını aynı bölgede buluşturuyor. Böylece uzun yıllar daha çok bir geçiş noktası olarak algılanan kıyı hattı; yaşanan, çalışılan, konaklanan ve sosyalleşilen yeni bir kent merkezine dönüşüyor. Tamamlanan konutları, deniz manzaralı ofisleri ve sosyal alanlarıyla Neva Yalı’da başlayan yaşam, Moxy İzmir’in açılmasıyla yeni bir aşamaya geçiyor. Bölgede Riva Yalı ile devam eden yatırımlar ve yapılması planlanan Performans Sanatları Merkezi de bu dönüşümün önümüzdeki dönemde daha da güçlenmesini hedefliyor. DÖNÜŞÜMÜN OTEL AYAĞI: MOXY İZMİR Moxy İzmir, Neva Yalı’nın günün farklı saatlerinde yaşayan bir kent merkezi oluşturma yaklaşımını konaklama ve sosyal yaşamla tamamlıyor. Otel; konut sakinlerini, ofis kullanıcılarını, iş dünyasını, İzmir’e gelen yerli ve yabancı ziyaretçileri ve kent sakinlerini aynı sosyal ortamda buluşturmayı hedefliyor. Ortak çalışma alanları, barı ve etkinlik mekanlarıyla Moxy İzmir, yalnızca konaklama için değil, çalışma ve sosyalleşme için de yeni bir buluşma noktası sunuyor. Neva Yalı’daki ofisler ile otelin aynı yaşam alanı içinde yer alması; çalışma, toplantı, konaklama, yeme-içme ve sosyal yaşam ihtiyaçlarının tek bir destinasyonda karşılanmasına da olanak sağlıyor. MOXY’NİN “PLAY ON” RUHU İZMİR’DE Moxy İzmir, klasik otel anlayışının dışına çıkarak şehre daha özgür ve sosyal bir konaklama deneyimi getiriyor. Otelin lobisi yalnızca bir bekleme alanı değil, gün boyu yaşayan bir sosyal merkez olarak tasarlandı. Ege’nin samimi atmosferini Moxy’nin global “Play On” felsefesiyle buluşturan otel; iş dünyasının profesyonellerinden İzmir’i keşfetmek isteyen gezginlere ve kent sakinlerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. 186 akıllı odaya sahip Moxy İzmir’de Ege Denizi manzaralı oda seçenekleri ve uzun konaklamalara uygun kitchenette’li süitler bulunuyor. Geleneksel resepsiyon yerine misafirleri karşılayan Moxy Bar, check-in deneyimini markanın sosyal yaklaşımının bir parçasına dönüştürüyor. Otelde ayrıca tamamı gün ışığı alan 318 metrekarelik toplantı ve etkinlik alanları, ortak çalışma mekanları, 24 saat açık yeme-içme alanı, fitness merkezi ve evcil hayvan dostu konaklama seçenekleri yer alıyor. YENİ BİR YAŞAM VE ÇEKİM MERKEZİNİN PARÇASI Neva Yalı ile başlayan yaşam ve Moxy İzmir’in açılışı, İzmir kıyısındaki uzun soluklu dönüşümün önemli adımlarını oluşturuyor. Konut, ofis, konaklama, gastronomi, kültür-sanat ve sosyal yaşamın aynı bölgede buluşmasıyla “İzmir’in yeni kıyısı”; yaşamak, çalışmak, konaklamak ve sosyalleşmek için yeni bir şehir destinasyonuna dönüşüyor. Moxy İzmir de Marriott International’ın global lifestyle otel deneyimini, Rönesans’ın Neva Yalı ile İzmir’e kazandırdığı yeni kıyı yaşamının enerjisiyle buluşturarak bu dönüşümün önemli parçalarından biri oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba CP’den Türkiye ve Doğu Avrupa’da 100 Bin Metrekareyi Aşan Stratejik Büyüme Haber

Fiba CP’den Türkiye ve Doğu Avrupa’da 100 Bin Metrekareyi Aşan Stratejik Büyüme

Fiba CP standında gerçekleştirilen kokteylde açıklamalarda bulunan Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Fiba CP olarak, M1 Adana’da ziyaretçi deneyimini yeniden tanımlayan yeni nesil alanlar inşa ederken önemli operasyonlara imza atıyoruz. Moldova ve Kosova’daki projelerle de Doğu Avrupa’da ivmemizi hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi. Perakende sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan ve bu yıl 25’incisi düzenlenen Perakende Günleri, 3-4 Haziran tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşiyor. Sektörün önde gelen isimleriyle stratejik yol haritasını paylaşan Fiba Commercial Properties (Fiba CP), hem mevcut varlıklarını büyütüyor hem de yeni karma kullanım projelerinin kiralama ve yönetim süreçlerini üstlenerek varlığını güçlendiriyor. Özellikle Doğu Avrupa’da hareketlenen yatırım ikliminde proaktif bir rol üstlenen Fiba CP, küresel ölçekte büyümesini hız kesmeden sürdürüyor. Perakende, ofis, rezidans, otel gibi karma yaşam projeleri alanında 5 ülkede faaliyet gösteren Fiba CP; Türkiye, Moldova ve Kosova’da eş zamanlı ilerleyen projeleriyle 100 bin metrekareyi aşan yeni kiralanabilir alanı portföyüne eklemeye hazırlanıyor. M1 Adana’da 27 Yeni Ünite ile Büyüme Fiba CP’nin Türkiye’deki büyüme hamlelerinin başında M1 Adana’da hayata geçirilen yeni ticari alan yatırımı geliyor. M1 Adana’ya entegre edilecek 3 bin 500 metrekare yeni kiralanabilir ticari alana sahip 27 yeni ünite oluşturuluyor. Mağaza, stant ve pop-up alanlarından oluşacak proje; erişilebilir lüks segmentine odaklanan marka karmasıyla moda, aksesuar, kozmetik ve yaşam tarzı kategorilerinde genç ve orta-üst segment ziyaretçilere hitap edecek. Erdemoğlu Holding iş ortaklığıyla hayata geçirilen proje, modern mimarisi ve deneyim odaklı kurgusuyla bölgenin yeni çekim noktalarından biri olmaya hazırlanıyor. M1 Adana’nın dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkan bu yatırımla birlikte, alışveriş merkezinin lider ve öncü konumu daha da güçlenecek. Kosova’da Balkanlar’ın Yeni Çekim Merkezi: Alba City Center Fiba CP’nin bölgesel ölçekteki büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri de Kosova’da yükseliyor. Alba Group yatırımıyla Priştine’de inşa edilen; mimari konsept tasarım, kiralama ve yönetim süreçlerinde Fiba CP uzmanlığını taşıyan Alba City Center, kapılarını Nisan 2027’de açmaya hazırlanıyor. Toplam 270 bin metrekare inşaat alanına sahip karma kullanım projesi; 21 bin 660 metrekare kiralanabilir alanı, 74 seçkin mağazası ve 400 araçlık otopark kapasitesiyle Balkanlar’ın yeni yaşam ve alışveriş merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Alba City Center; şehrin kalbinde yer alan konumuyla şehir yaşamını, sosyal alanları ve deneyim odaklı kullanımları bir araya getiren yaklaşımıyla da bölgeye yeni bir değer katmayı hedefliyor. Moldova’da 85.000 Metrekarelik Dev Adım Fiba CP’nin Doğu Avrupa’daki iştiraki Anchor Grup, Summa iş ortaklığıyla Kişinev’de iki önemli projeye imza atıyor. Bu projelerden ilki olan ve 40 milyon Euro yatırım değerine sahip “Life Center” karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy ve Residence Inn by Marriott otelleri, Medpark City Clinic ve Zaxi Restaurant’ı bir araya getiren proje, toplam 25 bin metrekare alana sahip. Life Center’ın, Kişinev’i iş ve sağlık turizmi açısından bölgesel ölçekte önemli bir merkez haline getirmesi hedefleniyor. Fiba CP’nin Moldova’daki büyüme hamlesinin ikinci ayağını ise, 60 bin kiralanabilir alana sahip yeni alışveriş merkezi projesi oluşturuyor. Moldava’nın en büyük alışveriş merkezi olacak bu projeyle ülkenin perakende altyapısına önemli katkı sağlanması amaçlanıyor. Bu iki stratejik yatırımla Moldova’daki ticari kiralanabilir alan portföyüne toplam 85 bin metrekarelik yeni alan ekleniyor; ülkedeki operasyonel güç ve bölgesel varlık daha da pekişiyor. Yurdaer Kahraman: “Doğu Avrupa’da Hızlanan Yatırım ve Proje Geliştirme Süreçlerinin Önemli Bir Parçasıyız” Perakende Günleri gibi sektörün en önemli buluşmalarından birinde, mevcut projelerinin yanı sıra, önümüzdeki döneme ilişkin büyüme vizyonu ve uluslararası yatırım stratejilerini de paylaşma fırsatı bulduklarını söyleyen Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Fiba CP olarak Türkiye’de güçlü, köklü bir operasyon yönetirken; Doğu Avrupa’da hızlanan yatırım ve proje geliştirme süreçlerinin parçası haline geliyoruz. M1 Adana’daki yatırımımızla ziyaretçi deneyimini yeniden tanımlayan yeni nesil ticari alanlar geliştiriyor; Moldova ve Kosova’daki projelerle küresel ölçekte büyüyoruz. Bugün perakende ve ticari gayrimenkulde başarı; metrekare büyüklüğünden çok, insanların yaşamına ve şehir ekonomisine değer katan projelerle ölçülüyor. Biz de tam bu noktaya odaklanıyor; her pazarda sürdürülebilir, deneyim odaklı ve uzun vadeli değer yaratan yaşam merkezleri oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası Haber

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası

Fiba Commercial Properties (Fiba CP), uluslararası gayrimenkul yatırım ve proje geliştirme alanındaki güçlü performansını, kazandığı prestijli ödül ve sertifikalarla pekiştirerek küresel arenadaki konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Fiba CP, Doğu Avrupa’daki iştiraki Anchor Group ve Summa ortaklığıyla hayata geçirdiği Shopping Malldova, Courtyard by Marriott Chișinău ve Malldova Centre projeleriyle sürdürülebilirlik alanında önemli bir başarıya ulaşarak uluslararası çevre standartlarının en üst seviyesi olan LEED Platinum sertifikasını almaya hak kazandı. Elde edilen bu sertifikasyon, projelerin sürdürülebilirlik performansını küresel ölçekte doğrularken; Fiba CP’nin çevresel sorumluluk, etkin varlık yönetimi ve uzun vadeli değer yaratımı ekseninde şekillenen yaklaşımının da güçlü bir göstergesi niteliği taşıyor. Moldova’nın başkenti Chișinău’da yer alan Shopping MallDova, Malldova Centre bünyesindeki ofis alanları ve Courtyard by Marriott Chișinău otelinden oluşan karma kullanım yapısı; perakende, iş ve konaklama fonksiyonlarını entegre bir yapı altında bir araya getiriyor. Enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve kullanıcı konforunu odağına alan projeler, operasyonel performanslarıyla uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu güçlü bir sürdürülebilirlik başarısı ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fiba Commercial Properties CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman: “Bu başarı, Moldova’daki ekiplerimizin özverili çalışmasının ve tüm proje paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliğinin çok değerli bir sonucu. LEED Platinium sertifikası, yalnızca bu projelerin ulaştığı yüksek standartları değil, aynı zamanda Fiba Commercial Properties olarak uluslararası portföyümüzde sürdürülebilirliği stratejik bir öncelik olarak konumlandırdığımızın da önemli göstergesi. Çevresel sorumluluk, verimli varlık yönetimi ve uzun vadeli değer üretimi odağımız doğrultusunda, küresel çevre standartlarıyla uyumlu, geleceğe hazır ve bulunduğu bölgeye değer katan projeler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Anchor Group Genel Müdürü Affan Yıldırım ise değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Anchor Group olarak, uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu yüksek kaliteli projeler geliştirmeye ve faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Fiba CP, sürdürülebilirlik odaklı varlık yönetimi yaklaşımı doğrultusunda enerji verimliliği, dijitalleşme ve kullanıcı deneyimini geliştiren uygulamaları portföy genelinde yaygınlaştırmayı sürdürürken; ESG ilkeleriyle uyumlu yatırımları ve uluslararası standartlarda geliştirdiği projeleriyle faaliyet gösterdiği pazarlarda uzun vadeli değer yaratmaya da devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Şehirleri Tek Merkezli Yaşama Geçiyor Haber

Geleceğin Şehirleri Tek Merkezli Yaşama Geçiyor

Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğu ve buna bağlı zaman kaybı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel sorunların başında geliyor. Karma kullanım projeleri; yaşam, çalışma ve sosyal alanları bir araya getirerek kent içi ulaşım ihtiyacını azaltmayı hedefliyor. Doğru planlanan bu projeler, yalnızca mimari bir çözüm sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sosyolojik ve ekonomik açıdan da dönüşüm potansiyeli taşıyor. Geleceğin şehirlerinin; fonksiyonların ayrıştırıldığı değil entegre edildiği, yaya öncelikli, zamandan tasarruf sağlayan ve bütüncül planlama anlayışıyla kurgulanmış yaşam alanlarıyla şekillenmesi öngörülüyor… Kent nüfusunun artışı, uzayan yaşam süresi ve büyüyen şehirler mevcut ulaşım ve altyapı sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğu ve zaman kaybı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel sorunlar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre bu tabloyu değiştirmek için yalnızca yeni yollar yapmak yeterli değil; kent planlamasının bütüncül bir anlayışla yeniden ele alınması gerekiyor. PARÇALI KENT MODELİNDEN ENTEGRE YAŞAMA: KARMA KULLANIMIN STRATEJİK YÜKSELİŞİ Konut, ofis ve sosyal alanların birbirinden kopuk şekilde konumlandığı geleneksel şehir modeli, her gün milyonlarca insanı aynı saatlerde yollara çıkararak yoğunluğu artırıyor. Buna karşılık karma kullanım projeleri; yaşam, çalışma ve sosyal alanları entegre ederek zorunlu yolculuk mesafelerini kısaltıyor. Araç kullanımının azalması, toplu taşımanın daha verimli hale gelmesi, yaya hareketliliğinin artması ve karbon emisyonunun düşmesi bu modelin öne çıkan avantajları arasında yer alıyor. Tek fonksiyonlu bölgelerin günün belirli saatlerinde boş kalmasına karşın, karma kullanım projeleri gün boyu yaşayan bir kent dokusu oluşturuyor. Bu durum hem ekonomik sürekliliği destekliyor hem de kamusal güvenlik açısından daha dengeli bir yapı sağlıyor. Karma kullanım projelerinin tasarımında bağlam analizi, yaya-araç ve kamusal alan dengesinin doğru kurulması ile uzun vadeli değer üretimi yaklaşımı belirleyici oluyor. İyi planlanmış bir proje, şehir içinde kendi dinamiklerini üreten bir mikro-ekosistem oluşturuyor ve farklı kullanıcı profillerini aynı sistem içinde buluşturuyor. İklim krizi, trafik yoğunluğu ve sosyal kopukluk gibi küresel sorunların etkisiyle, karma kullanım projeleri artık bir trend değil; sürdürülebilir şehirler için stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucusu Filiz Cingi Yurdakul, karma kullanım projelerinin artık bir tercih değil, kentler için zorunluluk haline geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün trafik sorununu hâlâ yeni yollar yaparak çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa mesele ulaşım değil, planlama meselesi. Konutu bir yere, ofisi başka bir yere, sosyal yaşam alanlarını ise tamamen farklı bir bölgeye konumlandırdığımızda insanları her gün yollara çıkmaya mecbur bırakıyoruz. Bu da zaman kaybını, karbon emisyonunu ve yaşam kalitesi düşüşünü beraberinde getiriyor. Karma kullanım projeleri bu parçalanmış yapıyı bir araya getiriyor. İnsanların çalıştığı, yaşadığı ve sosyalleştiği alanları entegre ettiğinizde zorunlu hareket azalıyor, kent içi mesafeler kısalıyor ve şehir nefes almaya başlıyor. Biz projelerimizi tasarlarken yalnızca bina değil, bir yaşam senaryosu kurguluyoruz. Sabah ofise giden biriyle akşam spor alanını kullanan bir genç ya da hafta sonu kültürel etkinliğe katılan bir aile aynı mikro-ekosistemin parçası oluyor. Geleceğin şehirleri daha fazla asfaltla değil, daha doğru planlama anlayışıyla şekillenecek. Karma kullanım modeli, yaşamı ayrıştırmak yerine bir araya getiren, zamandan tasarruf sağlayan ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir kent vizyonu sunuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.