Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katılımcı

Kapsül Haber Ajansı - Katılımcı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katılımcı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu 21. Kez Koşulacak! Haber

Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu 21. Kez Koşulacak!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul tarafından düzenlenen ve dünyanın en hızlı parkurlarından birine sahip olan Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu, Tarihi Yarımada’da 19 Nisan Pazar günü 21. kez koşulacak. Maraton’un tanıtım toplantısı Sütlüce’de bulunan Dijital Deneyim Müzesi’nde yapıldı. Toplantıya İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, Türkiye Atletizim Federasyonu Başkanı Dr. Ahmet Karadağ ve Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle ile spor camiasından çok sayıda seçkin davetli katıldı. Açılış konuşmasını sırasıyla Prof. Dr. Volkan Demir, Dr. Ahmet Karadağ, Sezgin Lüle ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan yaptı. Aslan açılış konuşmasında şunları ifade etti. “MARATONUMUZUN EN BÜYÜK KOŞUCUSU DA İSTANBUL’UMUZUN SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANI, CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ SAYIN EKREM İMAMOĞLU’DUR” “19 Nisan’da, dünyanın dört bir yanından gelecek yaklaşık 2 bin yabancı atletle birlikte 20 binin üzerinde katılımcı, bu özel yarı maratonda koşacak. Bu buluşma, İstanbul’un uluslararası marka değerini güçlendiren çok kıymetli bir organizasyondur. Biz maratonlara ev sahipliği yapmayı çok seviyoruz. Ancak bizim en büyük maratonumuz, İstanbul İçin Gece Gündüz Çalışma Maratonudur. Maratonumuzun en büyük koşucusu da İstanbul’umuzun seçilmiş belediye başkanı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Kendisi bugün fiziken aramızda değil ama ruhu, kalbi hep bizimle. Hepinize selamlarını iletiyorum.” “OLİMPİYATLARA EV SAHİPLİĞİ YAPMA HEDEFİMİZLE ÇOK ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ” “İstanbul’umuzu dünyanın spor başkenti yapma hedefimizle, Olimpiyatlara ev sahipliği yapma hedefimizle çok çalışmaya devam ediyoruz. Bir maraton; kısa, orta ve uzun vadeli planlama, azim, disiplin ve kararlılık gerektirir. Ve elbette zorluklar karşısında pes etmeden hedefe ulaşmayı ister. İstanbul için çalışmak da tam olarak böyle bir maraton mücadelesidir. Önümüze çıkan tüm engellere rağmen, İstanbul için ilk günkü heyecan ve kararlılıkla çalışıyor ve çalışmaya devam ediyoruz. 2019’dan bugüne daha hareketli bir İstanbul için olanaklar yaratmayı önceliğimiz olarak benimsedik. Spor tesislerimizin sayısını 48’den 75’e çıkardık. Önceki hafta Türkiye’de bir ilke imza atarak, Çırpıcı tesislerimizin içinde amatör sporcuların yararlanacağı bir sporcu sağlık merkezini hizmete açtık. Dün de baştan sona yenilediğimiz Kuştepe tesisimizi faaliyete aldık. Ve yakın bir zamanda da Bağcılar’da olimpik yüzme havuzumuzu, Bahçelievler’de Kocasinan stadımızı açacağız.” “2019’DA YÜZDE 13 OLAN İSTANBUL’UN FİZİKSEL AKTİVİTE ORANI, BUGÜN YÜZDE 37’NİN ÜZERİNE ÇIKTI” “Evdeki yaşlımızdan özel gereksinimli bireylerimize, çocuklardan gençlerimize, okul sporlarından amatör spor kulüplerine kadar yaklaşık 1 milyon kişiye 13 milyon kez kullanım hizmeti sunuyoruz. 2019’da yüzde 13 olan İstanbul’un fiziksel aktivite oranı, bugün yüzde 37’nin üzerine çıktı. Hedefimiz, yeni yatırımlarımızla bu oranı yüzde 50’nin üzerine taşımak. Ülkemiz, Avrupa sıralamasında TİP 2 diyabette Özbekistan’dan sonra ikinci sırada yer alıyor; obezitede ise ne yazık ki ilk sıradayız. Türkiye’nin bu vahim tabloyu değiştirmesi gerekiyor. Aktif yaşam ve egzersiz, bireysel ve toplumsal sağlık için elimizdeki en etkili ve ekonomik araçtır. Biz, hareketli yaşamı ve egzersizi İstanbul halkı için bir “önleyici sağlık hizmeti” olarak görüyoruz. Bu anlayışla 75 spor tesisimiz ve yüzlerce açık alanda, 3 yaşından itibaren toplumun her kesimine spor ve egzersiz imkânı sunuyoruz. Bu çerçevede çok önemli projeleri hayata geçirdik. 2025 yılı itibarıyla emekliler ve 65 yaş üstü İstanbullulara, sadece 1 TL karşılığında tesislerimizi açtık. Bu yılın başından itibaren Anne Kart sahibi kadınlar ve SGK ile Bağ-Kur güvencesi olmayan kadınlara 1 TL’ye egzersiz imkânı sunmaya başladık. Öğrencilerimiz de tesislerimizden yüzde 50 indirimle faydalanmaya devam ediyor.” “İSTANBUL, GELECEKTEKİ BÜYÜK BİR ORGANİZASYONA DA HAZIRLANIYOR” “Bir dünya başkenti olan İstanbul, kültürden sanata, siyasetten ekonomiye ve spora kadar uluslararası bir şehir kimliğine sahiptir. Geçmişte İstanbul’umuz iki defa UEFA Şampiyonlar Ligi finali, birer kez UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa finali, birer kez Dünya ve Avrupa Basketbol Şampiyonası, iki kez EuroLeague finali, bir kez Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası ve 9 kez Formula 1 yarışı gibi çok sayıda uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptı. UEFA Avrupa Ligi finaline de bu yıl ev sahipliği yapacak. Ayrıca uluslararası prestiji yüksek iki organizasyona daha sahip: Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu ve Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu. 47 kez düzenlenen İstanbul Maratonu, dünya çapında iki kıta arasında koşulan tek maraton. Bu yıl 21.’sini gerçekleştireceğimiz İstanbul Yarı Maratonu ise, Türkiye’de atletizm alanında bir dünya rekorunun kırıldığı ilk organizasyon olma özelliğine sahip. Bir yanda İstanbul Boğazı, bir yanda Haliç… Süleymaniye’nin gölgesi, diğer yanda Ayasofya ve Sultanahmet… İstanbul Yarı Maratonu’nda sadece bir parkuru değil, binlerce yıllık bir tarihi koşuyorsunuz. Maratonlarımızın yanı sıra, İstanbul, gelecekteki büyük bir organizasyona da hazırlanıyor: 2027 Avrupa Oyunları. Bu organizasyon ile 5 bini aşkın sporcu, onlarca branşta yarışacak; bir ‘yarı olimpiyat’ deneyimi yaşayacağız. Avrupa Oyunları, aday olduğumuz 2036 Yaz Olimpiyatları için de büyük bir prova niteliğinde olacak ve geride değerli bir miras bırakacak. İBB, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi başta olmak üzere, birçok paydaşla hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.” “19 NİSAN’DA REKOR TAZELENECEK” “Avrupa’nın ilk üç, dünyanın da ilk on yarı maratonu arasında yer alan Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu her yıl büyüyor. Geçen yıl rekor sayıda katılımcıyla koşuldu; 19 Nisan’da bu rekor tazelenecek. Bu çok değerli etkinliğe, İstanbul Yarı Maratonu’na destek veren Türkiye Atletizm Federasyonu’na, isim sponsorumuz Türkiye İş Bankası’na, İstanbul Valiliği’ne, İstanbul Emniyeti’ne ve organizasyonda görev alan tüm İBB birimlerine teşekkür ediyorum. Yarı maratona katılacak tüm sporculara başarılar diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” “VATANDAŞLARIMIZI DA 19 NİSAN’DA İSTANBUL YARI MARATONU’NA BEKLİYORUZ” İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir de açılış konuşmasında, “Bu büyük organizasyon için emek veren, katkı sunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ve ilçe belediyeleri çalışanlarına ve gönüllülere; katkıda bulunan markaların değerli temsilcilerine 16 milyon İstanbullu adına en içten teşekkürlerimi sunuyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak İstanbul’un; sporun özünde yer alan dostluk, barış ve kardeşliği en derin şekilde yaşatan bir spor kenti haline gelmesi bizim en büyük hedeflerimizden biri. Daha sağlıklı ve hareketli bir İstanbul için tüm vatandaşlarımızı da 19 Nisan’da İstanbul Yarı Maratonu’na bekliyoruz.” İfadelerini kullandı. Konuşmaların ardından konuşmacılar göğüs numarası ve formalarıyla anı fotoğrafı çektirdi. 20 BİN KOŞUCUNUN KATILMASI BEKLENİYOR Hem elit atletlerin hem de koşuseverlerin her yıl yoğun ilgi gösterdiği İstanbul Yarı Maratonu’na bu yıl 8 bini 21K, 12 bini 10K olmak üzere toplam 20 bin koşucunun katılması bekleniyor. Hızlı parkuruyla elit atletler için ayrı bir albenisi olan ve 2021’de dönemin dünya rekoruna ev sahipliği yapan İstanbul Yarı Maratonu’na bu yıl 4’ü tempocu olmak üzere toplam 60 elit atlet katılacak. Dünya Atletizm Birliği’nin (World Athletics) “Gold Label” statüsündeki Avrupa’nın 3, dünyanın 10 yarı maratonundan biri olan Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda son şampiyonlar Alex Nzioka Matata ve Miriam Chebet, ünvanlarını korumak için yarışacak. Bu yılın elit atlet listesinde dikkat çeken bir diğer detay ise hem erkeklerde hem de kadınlarda ikiz sporcuların yarışacak olması. YARIŞ BAŞLANGIÇ NOKTASINDA SONLANACAK Türkiye İş Bankası’nın isim sponsorluğunu üstlendiği 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda yarışçılar 19 Nisan Pazar günü Yenikapı’dan başlayarak Tarihî Yarımada’yı turladıktan sonra yine başlangıç noktasında parkuru tamamlayacak. Yarış, ana sponsor Sportive, tedarik sponsorları Kahve Dünyası, Züber, MG, Hamidiye, Red Bull, medya sponsoru Metro FM ve mekân sponsoru Kanyon’un katkılarıyla koşulacak. Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu ile ilgili tüm detaylara istanbulyarimaratonu.com adresinden erişilebilirken, kayıtlar 13 Nisan tarihine dek devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kundura DocLab 2026 İçin Açık Çağrı Başladı Haber

Kundura DocLab 2026 İçin Açık Çağrı Başladı

Farklı metodolojilerin ve perspektiflerin iç içe geçtiği yaratıcı bir düşünce alanı olarak tasarlanan Kundura DocLab, kurmaca dışı hikâye anlatımını yeniden ele alan, belgesel sanatının sınırlarını sorgulamaya açan uluslararası bir program olarak üçüncü edisyonuna hazırlanıyor. Sinema ve tiyatronun araştırma pratiklerini ortak bir zeminde buluşturan DocLab, anlatının üretim süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla yeniden düşünmeye davet ediyor. İlk kez Mayıs 2023’te hayata geçirilen program, her yıl farklı eğitmen ve katılımcı yapısıyla yeniden kurgulanarak, farklı coğrafyalardan gelen yaratıcı zihinler arasında güçlü bir karşılaşma alanı yaratmayı sürdürüyor. Bu karşılaşmalar, yalnızca proje geliştirme süreçlerine değil, aynı zamanda sanatçıların yöntemlerini, bakış açılarını ve üretim pratiklerini derinleştiren kolektif bir düşünme biçimine alan açıyor. Kundura DocLab, belgesel yaratıcılarının eşit bir zeminde buluşarak ortak üretim süreçlerini paylaşabilecekleri bir ekosistem sunuyor. Program, katılımcıların kendi yaratıcı kaynaklarını keşfetmelerini teşvik ederken; dramaturjik bir akış içinde kurgulanmış, estetik araştırmaya yönlendiren sorular aracılığıyla kurgudışı anlatının özünü yeniden tartışmaya açıyor. Bu yönüyle DocLab, yalnızca bir geliştirme programı değil; anlatının bugünü ve geleceği üzerine düşünen dinamik bir araştırma alanı olarak konumlanıyor. Başvurular 20 Nisan’a kadar devam ediyor Kundura DocLab 2026 için başvurular 20 Nisan 2026 tarihine kadar kabul ediliyor. Seçilen projeler 4 Mayıs’ta açıklanacak; katılımcıların programa dahil olabilmesi için 11 Mayıs’ta gerçekleştirilecek çevrimiçi ön hazırlık buluşmasına katılım zorunlu olacak. Programın konaklamalı geliştirme süreci ise 8–12 Haziran 2026 tarihleri arasında Beykoz Kundura’da gerçekleşecek. Disiplinlerarası araştırma ve ortak üretim odağı Programa kabul edilen katılımcılar, beş gün boyunca Beykoz Kundura’da konaklayarak belgesel sinema ve belgesel tiyatro arasında kurulan yaratıcı alanda ortak araştırmalar yürütecek. Program, katılımcıların kendi pratiklerine yenilikçi ve disiplinlerarası yaklaşımlar geliştirmelerini desteklerken, üretim süreçlerinde karşılaşılan yaratıcı dirençleri dönüştürmeyi ve anlatının farklı katmanlarını görünür kılmayı hedefliyor. Kimler başvurabilir? Kundura DocLab; araştırma odaklı çalışan, metodolojilerini geliştirmeyi hedefleyen 30 yaş ve üzeri film ve tiyatro yönetmenlerine açık bir programdır. Başvuru koşulları kapsamında: Sinema alanında başvuran yönetmenlerin uluslararası bir festivalde gösterilmiş en az 1 uzun ya da 2 orta metraj belgesel filme sahip olması,Tiyatro alanında başvuran yönetmenlerin ulusal ve/veya uluslararası festivallerde sergilenmiş en az 1 özgün oyun ya da projeye imza atmış olması bekleniyor. Programın tamamı İngilizce yürütüleceği için katılımcıların ileri seviyede İngilizce bilgisine sahip olmaları gerekiyor. Uluslararası bir düşünme ve üretim ağı Geniş bir coğrafyadan başvurulara açık olan Kundura DocLab, her edisyonuyla büyüyen uluslararası ağıyla belgesel sanatının dönüşen doğasına eşlik ederken; disiplinlerarası düşünme ve birlikte üretim pratiklerini sürdürülebilir bir zemine taşımayı amaçlıyor. 20 Nisan tarihine kadar devam eden Kundura DocLab açık çağrı başvurularının detayları için https://beykozkundura.com/kunduralab/doclab/ adresini ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Turizm Zirvesi Haber

ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Turizm Zirvesi

Akra Otel’de gerçekleştirilen toplantı bünyesinde düzenlenen “Turizmin Geleceği: Antalya 2026” başlıklı panel; protokol mensupları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sektörün önde gelen isimlerini aynı çatı altında buluşturdu. Toplantı, hem içerik derinliği hem de katılımcı profiliyle Antalya iş dünyasının en dikkat çekici buluşmalarından biri oldu. ANTGİAD’IN AKTİF YAPISI BİR KEZ DAHA ORTAYA KONDU Gecenin açılışında söz alan ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın, derneğin son bir ay içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetleri katılımcılarla paylaştı. Sosyal sorumluluk projelerinden iş dünyasına yönelik temaslara kadar geniş bir yelpazeye yayılan çalışmalar, ANTGİAD’ın üretken ve dinamik yapısını bir kez daha ortaya koydu. “BARIŞ VE GÜVEN, TURİZMİN TEMELİDİR” Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, konuşmasında küresel gelişmelerin turizm sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturduğu risklere değinen Yavaş, bu sürecin doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin güçlü konumunu koruyabileceğini ifade etti. “İnsanlık tarih boyunca zorlu dönemlerden geçti. Ancak her defasında barış aklı, çatışmanın önüne geçmeyi başardı. Biz de bugün, kaygılarımızı dile getirirken umudumuzu korumak zorundayız. Çünkü turizm; barışla büyür, güvenle gelişir.” Yavaş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine de atıfta bulunarak, bu yaklaşımın yalnızca bir dış politika vizyonu değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal istikrarın temel taşı olduğunu vurguladı. Yavaş ; “Barış varsa turizm vardır. Güven varsa hareket vardır. Huzur varsa gelecek vardır.” ENERJİ VE KÜRESEL EKONOMİ VURGUSU Konuşmasında enerji başlığının stratejik önemine de değinen Yavaş, olası bir küresel enerji krizinin turizm başta olmak üzere tüm sektörleri etkileyebileceğini ifade etti. Ancak bu sürecin aynı zamanda yeni stratejiler geliştirmek için bir fırsat sunduğunu belirten Yavaş, sektörün dayanıklılığını artıracak adımların önemine dikkat çekti. ZİRVE NİTELİĞİNDE BİR BULUŞMA ANTGİAD başkanı Ercan YAVAŞ, bu açılış konuşmasının ardından moderatör sıfatıyla paneli başlattı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı ve Limak Holding Turizm Grubu Başkanı Kaan Kavaloğlu, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı ve Limak Otelleri Turizm Grubu Başkan Vekili Hakan Saatçioğlu, Fraport TAV Antalya Havalimanı Genel Müdürü Deniz Varol, turizm sektörünün deneyimli yöneticilerinden Umman Çetinbaş ve MTS Globe Operasyon Direktörü Rahman Kale’nin yer aldığı panel; temsil gücü yüksek yapısıyla sektörün tüm dinamiklerini aynı zeminde buluşturdu. Panele katılan isimlerin taşıdığı kurumsal sorumluluk ve sektörel temsil gücü, organizasyonu klasik bir panelin ötesine taşıyarak adeta bir turizm zirvesine dönüştürdü. Türkiye turizminin en üst düzey çatı kuruluşlarını, yatırımcılarını, operasyon yöneticilerini ve karar verici aktörlerini temsil eden bu güçlü kadro; bilgi birikimi, saha tecrübesi ve stratejik bakış açılarıyla Antalya turizminin geleceğine yön verecek nitelikte değerlendirmelerde bulundu. Panelin moderatörlüğünü üstlenen ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş ise yönelttiği çok katmanlı, analitik ve ufuk açıcı sorularla tartışmayı derinleştirerek; paneli yalnızca bir değerlendirme oturumu olmaktan çıkarıp, sektörün geleceğine ışık tutan stratejik bir düşünce platformuna dönüştürdü. Jeopolitik risklerden yapay zekaya , rekabet stratejilerinden kriz yönetimine uzanan geniş bir çerçevede yöneltilen sorular, katılımcıların perspektifini genişletirken, panelin etki gücünü belirgin şekilde artırdı. Turizm ekosisteminin farklı halkalarını temsil eden bu üst düzey katılım, paneli yalnızca bir fikir alışverişi platformu değil; aynı zamanda sektörün geleceğine dair ortak aklın şekillendiği önemli bir karar zemini haline getirdi. SEKTÖRÜN DUAYENLERİ GELECEĞİ KONUŞTU Ercan Yavaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, turizm sektörü ve turizmdeki değişim dinamikleri çok yönlü bir bakış açısıyla da ele alındı. YAPAY ZEKA : Yapay zekanın insanın yerini alan değil, insanı güçlendiren bir “stratejik asistan” olacağı vurgulanırken; özellikle insan kaynakları süreçlerinde sağladığı verimlilikle sektörün operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artıracağı ifade edildi. GÜÇLÜ YÖNLER : Antalya turizminin en güçlü yönleri arasında tesis kalitesi ve yüksek hizmet standardı öne çıkarken, her şey dahil sistemine kazandırılan yenilikçi yaklaşım ve zengin içerik yapısının bu modeli hala güçlü bir rekabet avantajına dönüştürdüğü belirtildi. KRİZ YÖNETİMİ : Kriz yönetimi başlığında ise Türkiye turizminin geçmiş deneyimlerinden beslenen dirençli yapısına dikkat çekilerek, bölgesel risklere rağmen sektörün doğru stratejilerle yoluna devam edeceği ve gelir üretme kapasitesini koruyacağı ifade edildi. Krizlerden öğrenen bir turizm yapısı olduğu için, çevremizdeki savaş atmosferinin yaratacağı krizin de hızla aşılacağı dile getirildi. İNSAN KAYNAKLARI : İnsan kaynağı tarafında ise özellikle Z kuşağının doğru anlaşılması ve sektöre entegre edilmesinin, turizme yeni bir dinamizm ve yenilikçi bakış açısı kazandıracağına vurgu yapıldı. PANELİSTLER ONURLANDIRILDI Yoğun katılımla gerçekleşen toplantı, panelistlere takdim edilen ONUR PLAKETLERİ ile sona erdi. ANTGİAD’ın bu buluşması, Antalya turizminin geleceğine ışık tutan önemli bir platform olarak değerlendirilirken; sektör için stratejik bir vizyon ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kauçuk Sektörünün En Kapsamlı Buluşması 12. Kez Kapılarını Açıyor! Haber

Kauçuk Sektörünün En Kapsamlı Buluşması 12. Kez Kapılarını Açıyor!

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonu ve Kauçuk Derneği iş birliğiyle düzenlenen fuar, kauçuk sektörünün tüm paydaşlarını İstanbul’da buluşturacak. Avrasya’da yalnızca kauçuk sektörüne odaklanan tek ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan organizasyon, bu yönüyle global ölçekteki benzerlerinden ayrışıyor. Plastik ve genel endüstri odağındaki fuarların aksine Kauçuk Avrasya, tamamen kauçuk ve elastomer teknolojilerine odaklanarak daha hedefli ve nitelikli bir ziyaretçi profili sunuyor. Sektörün Tüm Bileşenleri Tek Çatı Altında Kauçuk Avrasya Fuarı, kauçuk ham maddelerinden kimyasal ve katkı maddelerine, üretim teknolojilerinden test ve ölçüm ekipmanlarına kadar geniş bir ürün ve hizmet yelpazesini bir araya getiriyor. Fuar, üreticiler, tedarikçiler ve distribütör firmaların yanı sıra; otomotivden beyaz eşyaya, enerjiden inşaata kadar kauçuk kullanan pek çok sektörün karar vericilerini aynı platformda buluşturuyor. Satın alma yöneticileri, teknik müdürler, üretim ve AR-GE ekipleri için fuar; yeni tedarikçilerle tanışma, alternatif çözümleri karşılaştırma ve doğrudan iş bağlantıları kurma açısından önemli fırsatlar sunuyor. Nitelikli Ziyaretçi Profili ile Fark Yaratıyor Fuarın en güçlü yönlerinden biri, hedef kitlesinin doğrudan ticari karar vericilerden oluşması. Kauçuk Avrasya’yı ziyaret eden profesyoneller, fuara aktif satın alma, yeni iş birlikleri geliştirme ve sektördeki yenilikleri yakından takip etme amacıyla katılıyor. Bu yönüyle organizasyon, katılımcı firmalar için yüksek verimli bir ticaret platformu niteliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl 5.487 ziyaretçi ve 176 katılımcı firmayı ağırlayan fuar, yüzde 33 uluslararası katılım oranıyla dikkat çekti. Organizasyon kapsamında yaklaşık 1,4 milyon dolarlık ticaret hacmi oluşturuldu. Bu yıl ise artan uluslararası ilgi ve genişleyen katılımcı profiliyle fuarın daha yüksek bir ticaret hacmine ulaşması bekleniyor. İstanbul’un stratejik konumu ve Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, fuarı bölgesel olduğu kadar küresel ölçekte de önemli bir ticaret merkezi haline getiriyor. Küresel Rekabette Niş ve Güçlü Bir Platform Kauçuk Avrasya Fuarı Almanya’daki K-Fair, Çin’deki RubberTech China ve Hindistan’daki India Rubber Expo gibi büyük organizasyonlarla aynı ligde yer alırken, yalnızca kauçuk sektörüne odaklanan yapısıyla farklılaşıyor. Bu niş yaklaşım, katılımcı ve ziyaretçilere daha doğrudan, daha verimli ve daha hedef odaklı bir fuar deneyimi sunuyor. 15-18 Nisan tarihleri arasında dört gün boyunca açık olacak fuar, 10.00 – 18.00 saatleri arasında (son gün 17.00’ye kadar) ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem Haber

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem

Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, 50 kurumdan 90 katılımcı yeni döneme ilişkin çerçeveyi değerlendirdi. Fırsat Eşitliği Modeli (FEM), iş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik süreçlerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir dönüşüm modeli olarak uygulanıyor. Farklı sektörlerden kurumların katılımıyla yürütülen model, yalnızca politika düzeyinde değil, iş yapış biçimlerinde de sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen FEM 2.0 ile modelin yapısında kapsamlı bir dönüşüm öngörülüyor. FEM 2.0 ile süreçler dijitalleşiyor, izleme mekanizması güçleniyor Toplantıda tanıtılan FEM 2.0 kapsamında değerlendirme süreçlerinin dijital platformlar üzerinden yürütülmesi, kurumların gelişiminin düzenli olarak izlenmesi ve elde edilen verilerin şeffaf biçimde raporlanması planlanıyor. Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte modelin güvenilirlik ve hesap verebilirlik boyutunun artırılması hedefleniyor. Dokuz ana başlık ve 90’dan fazla sorudan oluşan değerlendirme yapısı, kurumların yalnızca politika düzeyindeki yaklaşımlarını değil; çalışan deneyimini, geri bildirim süreçlerini ve sürdürülebilirlik anlayışını da kapsayacak şekilde kurgulanıyor. FEM 2.0 ile dijital izleme araçları, gelişim modülleri ve etki raporlarının da sürece dahil edilmesi planlanıyor. Esra Bezircioğlu: “FEM artık sürekli izlenen ve gelişen bir yapıya dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, FEM 2.0’ın yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede modelin geldiği noktaya dikkat çekti. Bezircioğlu, “FEM Sertifikası’nı bir sonuçtan ziyade bir başlangıç olarak ele alıyoruz. Fırsat eşitliği, tek seferlik bir uygulamayla sağlanabilecek bir hedef değil; kurumların kültürüne yerleşmesi ve düzenli olarak izlenmesi gereken bir süreç. Bugün sertifika sahibi kurumların bu yaklaşımı kendi yapılarına entegre ettiğini görmek önemli bir gelişme. FEM 2.0 ile süreci daha sistematik ve veri temelli bir yapıya kavuşturuyoruz. Yeni model, kurumların mevcut durumunu değerlendirmekle kalmayacak, gelişim süreçlerini izleyerek yol gösterici bir çerçeve sunacak. Bu yaklaşımın, kurumların iş yapış biçimleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratacağını düşünüyoruz” dedi. Bezircioğlu, modelin kapsayıcılık ve erişilebilirlik boyutuna ilişkin olarak ise şunları kaydetti: “FEM 2.0 ile modelimizin kapsamını farklı çeşitlilik alanlarını da içerecek şekilde genişlettik. Fırsat eşitliği yaklaşımının daha geniş bir kurumsal tabana yayılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda özellikle orta ölçekli işletmelerin sürece daha aktif katılımını destekleyecek, daha erişilebilir ve kademeli uygulama modelleri üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, fırsat eşitliğini iş dünyasının tamamında benimsenen ve uygulanan bir standart haline getirmek.” İş dünyasında fırsat eşitliği vurgusu Toplantıya katılan temsilciler, iş dünyasında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, kurumsal sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, bu alandaki dönüşümün kalıcı ve etkili olabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerlemesinin önemine işaret eden temsilciler, daha kapsayıcı ve adil bir iş dünyası için birlikte çalışma kararlılığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Satınalma Dünyası İstanbul’da Buluşuyor Haber

Satınalma Dünyası İstanbul’da Buluşuyor

Bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Stratejik Satınalma Derneği Zirvesi, 4 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da sektör profesyonellerini bir araya getirecek. “Satınalmada Akıl Oyunları” temasıyla gerçekleştirilecek zirve, satınalma stratejilerinin değişen iş dünyasında nasıl yeniden şekillendiğini ele alacak. Zirve boyunca sektör liderleri, stratejik karar alma süreçleri, küresel rekabet, tedarik zinciri yönetimi ve geleceğin satınalma yaklaşımlarını katılımcılarla paylaşacak. Crowne Plaza İstanbul Asia’da düzenlenecek etkinlikte; iş dünyasının önde gelen isimleri, yöneticiler ve satınalma profesyonelleri gün boyu sürecek oturumlarda buluşacak. Zirvenin sunuculuğunu ise Ekotürk televizyon sunucusu Mert Aydıner üstlenecek. İş Dünyasının Önemli İsimleri Sahne Alacak SSD 5. Zirvesi’nin konuşmacıları arasında Türkiye iş dünyasının önemli liderleri yer alıyor. Zirvede; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Toyota Türkiye CEO ve Genel Müdürü Murat Bülbül, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran ile Biyolog ve Sinir Bilim Uzmanı Sinan Canan gibi isimler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Zirvenin Gıda Oturumunda ise Begüm Referans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bakioğlu ile Matlı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Önder Matlı katılımcılarla buluşacak. Zirveye İlgi Her Yıl Artıyor Stratejik Satınalma Derneği Zirvesi, her yıl artan katılımcı sayısıyla satınalma ekosisteminin en önemli buluşmalarından biri haline geldi. 2023 yılında 600 katılımcıyla başlayan zirve, 2024 yılında 700 kişiye, 2025 yılında ise 800 katılımcıya ulaştı. Artan katılım; zirvenin içerik kalitesi, sektörel çeşitliliği ve güçlü profesyonel topluluğunun sürdürülebilir biçimde büyüdüğünü gösteriyor. Zirveye katılan profesyoneller; uzman, yönetici ve üst düzey yöneticilerden oluşurken, otomotiv, imalat, gıda, enerji, lojistik ve hizmet sektörleri başta olmak üzere geniş bir iş dünyası temsil ediliyor. Satınalmada Doğru Hamleler Konuşulacak SSD 5. Zirvesi, değişen ekonomik koşullar ve küresel rekabet ortamında satınalma profesyonellerinin doğru stratejik hamleleri nasıl geliştirebileceğine odaklanacak. Zirvede; veri odaklı karar alma, sürdürülebilir tedarik zincirleri, risk yönetimi ve yeni nesil satınalma yaklaşımları ele alınacak. Sektör profesyonelleri için önemli bir networking platformu sunan zirve, aynı zamanda iş dünyasında stratejik satınalmanın artan rolüne de dikkat çekmeyi amaçlıyor. Öte yandan, zirve hakkında detaylı bilgi ve kayıt için zirve.ssder.org Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MediaMarkt Türkiye ve TEGV’den Deprem Bölgesinde 11 Bini Aşkın Çocuğa Nitelikli Eğitim Desteği Haber

MediaMarkt Türkiye ve TEGV’den Deprem Bölgesinde 11 Bini Aşkın Çocuğa Nitelikli Eğitim Desteği

Program kapsamında Hatay, Malatya, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren 4 Ateşböceği öğrenim birimi ile bugüne kadar 13 okula, 11.297 çocuğa ulaşıldı; sahada sunulan uygulamalı eğitim süresi 145.789 öğrenim saatine erişti. Depremin hemen ardından bölgeye “bir defalık destek” yerine, çocukların eğitimle bağını koparmayan sürdürülebilir bir modelle katkı sunmayı hedefleyen MediaMarkt Türkiye, bu ortaklığı 4 yıla yayarak 24.000 çocuğa ulaşmayı ve 300.000 öğrenim saatine çıkmayı amaçlıyor. MediaMarktSaturn Perakende Grubu’nun faaliyet gösterdiği 11 ülke arasında bugüne dek hayata geçirilen en büyük toplumsal yatırım olma özelliğini taşıyan program, şirketin toplumsal etki vizyonunu güçlü biçimde ortaya koyuyor. 6 Şubat depremlerinin ardından bölgeye uzun soluklu ve somut katkı sunmak adına Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliği ile “Eğitimle Daha İyiye” projesini hayata geçiren MediaMarkt, çocukların nitelikli eğitime erişimine destek olmaya devam ediyor. Depremin hemen ardından MediaMarkt Türkiye, TEGV’in Ateşböcekleri mobil etkinlik noktası modelini, 4 yeni öğrenim birimi ile güçlendirdi. Sahada kurulan ve bölgedeki okulları gezerek çocuklara ulaşan sürdürülebilir eğitim düzeni ile Hatay, Malatya, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta bugüne dek 11 bini aşkın çocuğa umut oldu. Yapay zekâ atölyeleriyle çocukların dijital becerileri gelişiyor MediaMarkt’ın desteklediği Ateşböceği öğrenim birimlerinde 1. sınıftan 8. sınıfa kadar çocuklara bilgisayar, iletişim teknolojileri, kodlama, bilişim, tasarım, bilim ve sanat gibi farklı alanlarda kısa ve uzun süreli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Bu öğrenim birimlerinde bugüne dek yaklaşık 146 bin saatlik etkinlik yapıldı. Programın bu yıl öne çıkan yeniliklerinden biri ise Ateşböcekleri öğrenim birimlerine yapay zekânın kalıcı bir içerik olarak dahil edilmesi oldu. Bu yaklaşım; çocuklara yapay zekânın “yerine düşünen” değil, doğru kullanıldığında üretimi büyüten bir araç olduğunu öğretmeyi hedefliyor. Aralık 2025’te başlatılan Yapay Zekâ Hikâye Etkinliği, bugüne kadar 364 çocuğun katılımıyla gerçekleşti. Atölyelerde çocuklar kendi hikâyelerini yazıyor; karakterleri, duyguyu ve dünyayı tanımlıyor. Programın bir sonraki adımında, atölyelerde üretilen hikâyelerin bir araya getirilerek 2026 sonunda tüm çocukların yararlanabileceği dijital bir çocuk masalları kütüphanesine dönüştürülmesi hedefleniyor. Farklı illerde çocuklarla sanat ve drama odaklı atölyeler gerçekleştiren Ceyda Düvenci ve Taş-Kağıt-Makas ekibi ile yapay zekâ atölyelerinde çocukları bu teknolojiyle tanıştıran Bager Akbay gibi isimler de projeye katkı sunmaya devam ediyor. TEGV ile Ekim 2023’ten bu yana devam eden projenin önümüzdeki yıllarda 24 bin çocuğa ulaşması hedefleniyor. Depremin üçüncü yıl dönümünde Hatay’a yapılan ziyarette, MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar ve TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, projenin önemli kilometre taşlarını paylaştı. Hulusi Acar: “Eğitimle Daha İyiye sadece bir proje değil, sürekli büyüyen bir bağ” Türkiye’nin lider elektronik perakendecisi olarak büyümeyi sadece ticari sonuçlarla değil; çevreye ve topluma değer katan, uzun vadeli etki yaratan bir yaklaşım olarak gördüklerini söyleyen MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, “Ateşböcekleri TEGV’in çok köklü ve çok değerli bir eğitim modeli. Biz MediaMarkt olarak bu modele, deprem bölgesinde çocukların ihtiyacına odaklanarak somut ve uzun soluklu bir katkı sunmak istedik. Bu projeyi hiçbir zaman ‘uzaktan destek’ gibi görmedik. İki yıldır ekiplerimiz bölgeye düzenli olarak gidiyor; sahadaki birimleri ziyaret ediyor, içeriklerin sahadaki gerçekliğe uygun gelişmesi için birlikte öğreniyor. Bu sebeple “Eğitimle Daha İyiye” sadece bir proje değil; sahada yaşayan, sürekli güncellenen ve birlikte büyüyen bir bağ haline geldi” dedi. Hulusi Acar: “Bizim için en büyük kazanım çocukların katılımcı değil, üretici olması” Programın çocuklar için tasarlanan eğitim içerikleriyle fark yarattığını söyleyen Acar, “Ateşböceği öğrenim birimlerinde çocukların yaş grubuna uygun, sahaya uygun, uygulamalı bir program var. Çocuklar sadece dinlemiyor; dokunuyor, yapıyor, deniyor, üretiyor, paylaşıyor… Bizim için en önemli kazanım, çocuğun ‘katılımcı’ değil ‘üretici’ olması. Bu yıl programın içine bir yenilik daha ekledik: AI masal atölyesi… Çünkü yapay zekâ artık geleceğin değil, bugünün gerçeği ve çocuklarımızı bu dünyaya bugünden hazırlamamız gerekiyor” dedi. Sait Tosyalı: “‘Eğitimle Daha İyiye’ projesi kalıcı umut yaratan çok değerli bir etki ortaya koyuyor” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, MediaMarkt Türkiye ile yürütülen iş birliğinin sahada yarattığı kalıcı etkiye vurgu yaparak şunları söyledi: “TEGV’de eğitimde gerçek etkinin süreklilik ve ölçülebilirlikle mümkün olduğuna inanıyoruz. Deprem sonrası dönemde çocukların eğitimle bağını korumak hayatiydi ve MediaMarkt Türkiye ile iş birliğimiz, 26 yıldır çocuklarla buluşan Ateşböceklerimizin kapasitesini güçlendiren, kalıcı fayda yaratan örnek bir dayanışmaya dönüştü. Vakfımız 30 yılı geride bırakırken biliyoruz ki nitelikli eğitim, bir defalık bir destek değil; çocukların hayatına uzun vadeli bir eşliktir. “Eğitimle Daha İyiye” projesi bu anlayışla büyüyen, düzenli takip edilen ve kalıcı umut yaratan çok değerli bir etki ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu Haber

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu

Tüyap Fuarcılık Grubu, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği (GAHİB) ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) işbirliğiyle düzenlenen fuar, rekor büyüme hedefleriyle sektöre yön veriyor. Dünyanın halı sektöründeki en önemli platformu olarak kabul edilen ICFE, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyonuyla kapılarını açtı. Bu yıl hedeflerini büyüterek 11 salonda gerçekleştirilen fuar, artan yabancı katılımcı talebi ve genişleyen pazar potansiyeliyle dikkat çekiyor. Yerli ve uluslararası sektör temsilcilerinin yoğun ilgisiyle güçlü bir katılımcı profili sunan organizasyon, sektördeki merkezi konumunu ve küresel ölçekteki prestijini pekiştiriyor. Fuar süresince hem ticari bağlantıların kurulması hem de tasarım odaklı etkinliklerle sektörün vizyonunun genişletilmesi hedefleniyor. Fuar Sektörün Türkiye’deki Ticaret Hacmini Arttıracak! Bakan Bolat: “Türkiye halı sektöründe dünya liginin zirvesinde” Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin halı sektöründeki küresel gücüne, bakanlık desteklerine ve Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ticaret Bakanlığı olarak bu fuarı prestijli fuar statüsüne alarak katılımcıları güçlü oranlarda desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye bugün halı üretim ve ihracatında dünya liginde ikinci sırada yer alıyor. Isparta, Hereke, Bünyan gibi köklü merkezlerimizin yanı sıra Gaziantep, oluşturduğu kümelenme modeliyle adeta bir yıldız şehir konumunda ve tüm dünyada bilinen bir marka haline geldi. Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdığımız bir yılı geride bıraktık. 2025 yılını 273,4 milyar dolarlık mal ihracatı ile kapattık; halı sektörümüz ise bu başarıya yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracatla katkı sağladı. Hizmet ihracatımızla birlikte toplamda 400 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine ulaştık. Sanayimizin gözbebeği olan tekstil ve halı sektörünü, gerek fuar katılımlarında gerekse istihdam ve ihracat teşviklerimizle desteklemeye devam edeceğiz.” “Dünya halı ticaretinin kalbi İstanbul’da atıyor” Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın henüz üçüncü yılında ulaştığı büyüklüğe ve küresel başarısına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Sektörümüzün kıymetli temsilcileri GAHİB ve İHİB ile güç birliği yaparak hayata geçirdiğimiz ICFE, kısa sürede dünyanın en önemli sektörel buluşmalarından biri haline geldi. Bu yıl hedeflerimizi daha da büyüterek, 11 salonda ve rekor bir katılımcı ilgisiyle kapılarımızı açmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin üretim ve tasarım gücünü, İstanbul gibi stratejik bir ticaret merkezinde dünya ile buluşturuyoruz. Özellikle yabancı katılımcı talebindeki artış ve genişleyen pazar çeşitliliğimiz, fuarın uluslararası arenadaki prestijini kanıtlar nitelikte. ICFE ile sadece ticari bağlantılara ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda tasarım ve inovasyon odaklı etkinliklerimizle dünya halı modasına yön veren bir platform sunuyoruz. Tüm katılımcılarımıza ve ziyaretçilerimize verimli bir fuar diliyorum.” Yaratıcılık ve ilham veren etkinlikler Fuar kapsamında sektörün yaratıcı gücünü ortaya koyacak çeşitli sergiler ziyaretçilerle buluşuyor. Organizasyon dahilinde düzenlenen tasarım yarışmasında firmalar en yeni koleksiyonlarıyla yer alırken, finale kalan tasarımlar fuar alanında özel olarak sergileniyor. Geleneksel motiflerin modern yorumlarını sunan sergiler ve sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikler fuara değer katıyor. Ayrıca “Carpet Talks” programı, halı tasarımının geleceğine yön veren dört ana tema etrafında şekilleniyor. Bu oturumlarda tasarım metodolojileri, el işi mirasının çağdaş tasarımla bağı, markalaşma süreçlerinde tasarımın rolü ve ipek Hereke halılarının tarihsel birikimi ele alınarak sektöre bütüncül bir perspektif sunuluyor. Dünyanın en farklı halısı projesi Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören “Benim Eserim” temalı atölye çalışması, bu yıl da Carpet Workshop kapsamında yeniden hayata geçiriliyor. Türkiye’den ve dünyanın birçok ülkesinden 400 tasarımcının katılımıyla gerçekleşen bu projede, tasarımcılar kişisel yorumlarını özgün çalışmalarla ortaya koyuyor. Her biri sanat eseri niteliğindeki bu parçalar, fuar süresince birleştirilerek “Dünyanın En Çok Tasarımcısı Tarafından Tasarlanan Halı” unvanlı eseri oluşturacak. 400 farklı hikayeyi ve vizyonu bir araya getiren bu çalışma, fuarı sadece bir ticaret platformu olmaktan çıkarıp yaşayan bir tasarım atölyesine dönüştürüyor. Küresel katılım ve ziyaretçi hedefleri ICFE, başarısını 6 kıtada ve 80'den fazla ülkede yürüttüğü kapsamlı pazarlama faaliyetleriyle küresel bir boyuta taşıyor. Fuarın bu yılki hedefleri arasında, başta Çin, İran, Pakistan, Hindistan, ABD, Belçika ve Fransa olmak üzere 25 ülkeden 500’e yakın katılımcı firmanın ve 105 ülkeden 50.000’e yakın profesyonel ziyaretçinin ağırlanması yer alıyor. Katılımcı ve ziyaretçilerine ihracat odaklı yeni iş birlikleri kurma imkanı sunan ICFE, ticari potansiyelleri en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.