Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değer

Kapsül Haber Ajansı - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaer Çelik'ten 2025 Yılında Satış ve Üretim Rekorları Haber

Kocaer Çelik'ten 2025 Yılında Satış ve Üretim Rekorları

Küresel çelik piyasalarında talep dalgalanmalarının ve fiyat baskılarının öne çıktığı bir yılda şirket, esnek üretim kabiliyeti, dengeli ihracat yapısı ve katma değer odaklı ürün stratejisi sayesinde operasyonel dayanıklılığını korudu. 2025 yılında toplam satış hacmini bir önceki yıla göre %17,6, üretimini ise %26 artıran Kocaer Çelik, tarihinin en yüksek satış ve üretim seviyesine ulaştı. Söz konusu satış performansı; geniş coğrafi dağılıma sahip ihracat ağı, mevcut pazarlarda derinleşme ve yeni pazarlara erişim kabiliyetinin etkisiyle gerçekleşti. Şirket, küresel demir-çelik sektöründe sıkça değişen ticaret politikaları, kotalar, vergiler, tarifeler ve benzeri korumacı uygulamalara rağmen büyümesini sürdürdü. Aynı dönemde net satışlar 24,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, düzeltilmiş FAVÖK 3,1 milyar TL oldu. Elde edilen bu sonuçlar, şirketin hacim büyümesini kârlılık odaklı yapısal dönüşümle birlikte yönettiğini ortaya koydu. İhracat Gücü ve Katma Değerli Ürün Stratejisi Performansı Destekledi Altmış yılı aşan sanayi deneyimiyle bugün 6 kıtada 140 ülkeye ihracat gerçekleştiren Kocaer Çelik, 2025 yılında 457 milyon ABD doları (USD) seviyesinde ihracat ve ihraç kayıtlı satış gerçekleştirdi. Aynı dönemde yabancı para cinsinden satışların payı %90–95 bandında gerçekleşti. A1 ve A2 fabrikalarında tamamlanan yatırımların ardından devreye alınan yeni nesil ürünler, ürün karmasında belirgin bir iyileşme sağladı. Katma değerli çelik profillerin toplam satış hacmi içindeki payı 2023’te %39, 2024’te %42 iken 2025’te %43’e yükseldi. Ürün karmasındaki bu dönüşüm kârlılık göstergelerine de olumlu yansıdı. Finansal Dayanıklılık ve Operasyonel Verimlilikte Güçlü İyileşme 2025 yılında 2024 yılına göre net kârın artış göstermesi, Kocaer Çelik’in ürün karması optimizasyonu, maliyet disiplini ve operasyonel verimlilik odağında doğru kaldıraçları devreye aldığını ortaya koydu. Bu yaklaşım, ciro odaklı büyüme yerine sürdürülebilir kârlılık hedefinin önceliklendirildiğini de teyit etti. Şirketin bilanço kalitesi de yıl içinde belirgin şekilde güçlenip, net finansal borç rasyosu 0,79x’ten 0,65x seviyesine geldi. 2025 sonuçlarını değerlendiren Kocaer Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kocaer, küresel ölçekte artan korumacılık eğilimlerine ve piyasa baskılarına rağmen şirketin çevik ve dayanıklı iş modelini koruduğunu belirtti. Modernizasyon yatırımları ve ürün karmasındaki dönüşümün uzun vadeli stratejilerle uyumlu ilerlediğini vurgulayan Kocaer, teknolojik dönüşüm adımlarının şirketi geleceğe hazırladığını ifade etti. Kocaer Çelik, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki büyümesine devam etmekte Kocaer Çelik, güneş enerjisi alt yapısı, enerji nakil hattı, yapısal çelik, ulaşım, madencilik, tünel, gemi inşa, tarım, makine imalat ve savunma sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren müşterilerine yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürürken önümüzdeki dönemde küresel pazarlardaki etkinliğini daha da artırmayı hedeflemekte. Şirket, yalın ve düşük karbonlu üretim yaklaşımını derinleştirirken; teknoloji, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim odağındaki büyüme stratejisini kararlılıkla ilerletmekte. Toplumsal sorumluluğu iş modelinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandıran Kocaer Çelik, eğitim, gençlerin gelişimi ve sporun desteklenmesi başta olmak üzere farklı alanlarda yürüttüğü çalışmalarla sosyal fayda üretmeye devam etmekte. Çevresel duyarlılığı kurumsal önceliklerinin merkezine yerleştiren şirket, doğal kaynakların korunması ve biyoçeşitliliğin desteklenmesini uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonunun ayrılmaz bir unsuru olarak ele almakta. 2025 yılında elde edilen güçlü operasyonel ve finansal sonuçlar, Kocaer Çelik’in yüksek marjlı ve katma değer odaklı büyüme modelinin sürdürülebilirliğini teyit ederken; şirketin yeşil, yalın ve dijital dönüşüm yolculuğunu daha sağlam bir zemin üzerine taşıdığını ortaya koymakta. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

sahibinden.com Türkiye Basketbol Milli Takımlar Ana Sponsoru Oldu Haber

sahibinden.com Türkiye Basketbol Milli Takımlar Ana Sponsoru Oldu

Türk sporuna verdiği desteği artırarak sürdüren sahibinden.com, Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile önemli bir iş birliğine imza attı. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde düzenlenen imza töreni; Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ve sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş’ın katılımıyla gerçekleşti. Bu önemli iş birliğiyle sahibinden.com, Milli Basketbol takımlarının yanında yer alarak milli formanın gücüne güç kattı. FUTBOL, VOLEYBOL, PARALİMPİK VE ŞİMDİ DE BASKETBOL 25 yılı aşkın süredir toplumun her kesimine katma değer sunma hedefiyle çalışmalarını sürdüren sahibinden.com, spora sağladığı katkıyı kapsayıcı ve sürdürülebilir bir modelle büyütmeye devam ediyor. Futbol ve voleybol Milli Takımlarının sponsorluklarının ardından Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ana sponsorluğunu üstlenerek spor dallarındaki sponsorluklarını sürdüren sahibinden.com, şimdi de basketbolun dinamizmini destekleyerek bu vizyonu daha da ileri taşıyor. “TÜRK SPORUNA SAĞLADIĞIMIZ DESTEĞİ GÜÇLENDİRİYORUZ” İmza töreninde konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş şunları söyledi: “25. yılımızı geride bırakırken Türk sporuna sağladığımız desteği güçlendiriyoruz. Sporun birleştirici gücüne inanıyor, fırsat eşitliğini destekleyen kapsayıcı bir modelle ilerliyoruz. 60 milyondan fazla kullanıcıyı aynı çatı altında buluşturan Türkiye’nin sahibinden.com’u olarak milli sporcularımızın yanında olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu iş birliğinin basketbolun ülkemizdeki erişimini artıracağına ve yeni başarı hikâyelerine ilham vereceğine yürekten inanıyoruz.” Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ise imza töreninde yaptığı açıklamalarda şunları söyledi; " A Erkek Milli Takımımızın 27 Şubat’ta Sırbistan karşısında elde ettiği çok değerli galibiyet için tüm oyuncularımızı ve teknik ekibimizi yürekten tebrik ediyorum. Dünya Şampiyonası Elemeleri yolunda bugün yine son derece önemli bir karşılaşmaya çıkacağız. Bu süreçte en büyük gücümüz; milletimizin desteği ve tüm Türkiye’nin milli takımlarımız etrafında kenetlenmesidir. Ay-yıldızlı formayı fedakarlıklarla taşıyan her sporcumuz, bu ülkenin ortak gururudur. sahibinden.com’un, Milli Takımlarımızın Ana Sponsoru olarak aramıza katılması, Türk basketboluna duyulan güvenin önemli bir göstergesidir. 2000 yılında kurulan sahibinden.com, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde önemli bir rol üstlenmiş köklü markalarımızdan biridir. Bugün farklı alanlarda milyonlarca insanı bir araya getiren güçlü bir platform konumundadır. Sporda sürdürülebilir başarı; güçlü organizasyon yapıları ve sağlam iş birlikleriyle mümkündür. sahibinden.com ile kurduğumuz bu iş birliğinin, Türk basketbolunun gelişim yolculuğuna katkı sağlayacağına inanıyorum. Bugün attığımız bu imza ile sahibinden.com’un desteği; yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de güçlendirecek bir katkı olacaktır. Türk basketboluna duydukları güven ve verdikleri destek için sahibinden.com CEO’su Sayın Burak Ertaş’a ve tüm sahibinden.com ailesine teşekkür ediyorum. Bu anlamlı iş birliğinin hayırlı olmasını diliyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Alüminyum’dan 400 Milyon Dolarlık Haddehane Yatırımı Haber

Eti Alüminyum’dan 400 Milyon Dolarlık Haddehane Yatırımı

Türkiye’nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir’de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin 2027’nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor. Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, “Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. ÜRETİM KAPASİTESİ 250 BİN TONU BULACAK Eti Alüminyum’un 1.700 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Arkan, şirketin 53 yıllık geçmişinden edindiği bilgi birikimi ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Eti Alüminyum’un 2005 yılından bu yana Cengiz Holding çatısı altında büyüdüğünü kaydeden Arkan, “Geride bıraktığımız 21 yılda Konya’ya çok önemli yatırımlar yaptık. Şu anda içinde dökümhane ve haddehanenin bulunduğu devam eden yatırımlarımızın toplam tutarı 400 milyon dolar civarında. Ne mutlu bize ki bu yıl yapımını tamamlayıp, gelecek yıl ilk ürünlerini alacağımız haddehanemizle ülkemizin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunar hale geleceğiz. Ülkemizin yerli kaynaklarla üretim kapasitesine çok önemli bir katkı sunacağız. Haddehanemiz ilk etapta 100 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. Bunu 250 bin tona kadar çıkarabileceğiz. Böylece Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltarak, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Bu yolla Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliği destekleyeceğiz” dedi. İNCE HİDRATTA İHRACAT HEDEFLİ YATIRIM Eti Alüminyum’da devam eden diğer yatırımlar hakkında da bilgi veren Arkan, şöyle devam etti: “Haddehanede hem sıcak ve hem de soğuk hadde ürünlerini üretebileceğiz. Aynı zamanda haddehaneyi besleyecek bir dökümhane yatırımımız da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl duyurduğumuz özel alüminada üretimimizle artık ticari satışlara başladık. Öte yandan kablo üretimi için önemli bir girdi olan ince hidrat üretimimizde de kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin yıllık ihtiyacının 25 bin ton olduğu ince hidratta kapasiteyi 10 bin tondan 35 bin tona çıkararak ihracata da başlayacağız.” DÜNYAYA ÖRNEK MODEL İLE PATENT ALDI Şirketin Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olarak Ar-Ge yatırımlarına da ara vermeden devam ettiğine değinen Arkan, “Hatırlayacağınız üzere biz boksit madeninden lityum karbonat üretimi ile ilgili dünyada ilk çalışmaları yapan şirket biziz. Bu başarı Cengiz Holding çatısı altındaki tüm şirketlerin üretim sonrası arta kalan maddelere atık değil artık madde gözüyle bakma stratejisinden ve döngüsel ekonomiye olan inancından kaynaklanıyor. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere lityum karbonat üretim faaliyetlerimizin patentini aldık. Bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

vMind ve ASNSKY’den Bilişim Dünyasında Stratejik İş Birliği: “Yönetilen Dönüşüm” Modeli Başlıyor Haber

vMind ve ASNSKY’den Bilişim Dünyasında Stratejik İş Birliği: “Yönetilen Dönüşüm” Modeli Başlıyor

Türkiye’de kurumların dijital dönüşüm yolculuğu, hibrit altyapıların yönetimi, artan güvenlik gereksinimleri ve maliyet baskısı nedeniyle yeni bir evreye giriyor. Bu yeni dönemde teknoloji yatırımlarının sürdürülebilir iş sonuçlarına dönüşmesi kritik hale gelirken, vMind ve ASNSKY önemli bir iş birliğine imza attı. İki güçlü yapı bulut, entegrasyon ve yönetilen hizmetleri tek bir operasyonel modelde birleştirerek kurumlara uçtan uca, ölçülebilir ve güvenli bir dönüşüm yaklaşımı sunmaya başladı. Kurumların ‘Hangi teknolojiyi almalıyım?’ sorusundan çok, ‘Bu yatırımı iş sonucuna nasıl dönüştürürüm?’ sorusuna odaklandıklarını belirten vMind CEO’su Volkan Duman şunları söyledi: “Teknoloji yatırımını yalnızca bir kurulum projesi olmaktan çıkarıp ölçeklenebilir ve yönetilebilir bir hizmet modeline dönüştürüyoruz. Güvenli bulut altyapımızı ve yönetilen hizmet disiplinimizi, ASNSKY’nin sahadaki güçlü ekosistemiyle birleştirerek kurumların dijital dünyada daha hızlı ve doğru aksiyon almasını sağlıyoruz” dedi. İş birliğini hibrit gerçekliğe uygun bir operasyonel dönüşüm modeli olarak tanımlayan ASNSKY Başkanı Emre Pekar ise şu değerlendirmede bulundu: “Bugün kurumların tek bir doğrultusu yok. Public, private ve hibrit yapılar birlikte yaşıyor. Biz; bulut, entegrasyon ve yönetilen hizmetleri tek çerçevede sunarak ‘nerede ne çalışmalı, nasıl güvenli olmalı, nasıl işletilmeli’ sorularını uçtan uca cevaplayan bir model kurduk. Bu yaklaşım yalnızca mevcut BT ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda yapay zekâ projeleri için gerekli veri, güvenlik ve gözlemlenebilir altyapı da hazırlıyor” dedi. Hibrit Dünyada Uçtan Uca Sorumluluk, Sürdürülebilir Operasyon ve Gerçek Katma Değer Mevcut alternatiflerin önemli bir bölümü yalnızca bulut hizmeti sunarken işletim sorumluluğunu müşteriye bırakmakta, bazı yaklaşımlar ise proje bazlı kalıp uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından sınırlı bir çerçeve sunuyor. vMind & ASNSKY modelinde ise bulut, entegrasyon ve yönetilen hizmetleri tek çerçevede sunularak hibrit yapılarda net sorumluluk, güçlü operasyon dili ve sürdürülebilir işletim sağlıyor. Böylece kurulum sonrası operasyon yükü müşteriden alınırken, yapay zekâ projeleri için gereken altyapı temeli de sistematik biçimde güçlendiriliyor. vMind ve ASNSKY iş birliği sayesinde kurumlar hibrit ortamlarda doğru iş yükü konumlandırması ve maliyet kontrolü elde ederken; entegrasyon kaynaklı performans ve erişilebilirlik sorunlarını daha hızlı teşhis edebiliyor, güvenlik görünürlüğü ve olay müdahalesinde daha disiplinli bir işletime kavuşuyor. Operasyon yükünün yönetilen hizmet modeliyle devredilmesi ise BT ekiplerinin üzerindeki baskıyı azaltarak dönüşüm projelerini daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getiriyor. AI Girişimleri İçin “Doğal Altyapı”: AI Enabler İş birliğinin stratejik odak noktalarından biri de Yapay Zekâ (AI) projelerine sağladığı altyapı oldu. ASNSKY Başkanı Emre Pekar, kurulan yapının AI girişimleri için kritik bir temel oluşturduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “AI girişimlerinin başarısı modelden önce; veri akışı, güvenli erişim ve telemetri kalitesine bağlıdır. Pek çok alternatif çözüm yalnızca küresel ölçekli bulut platformları üzerinden servis sunarken işletim sorumluluğunu müşteriye bırakıyor. Biz ise bulut, entegrasyon ve yönetilen hizmetleri tek bir çerçevede birleştiriyoruz. Böylece AI’yi ayrı bir proje olmaktan çıkarıp, iyi yönetilen bir altyapının doğal uzantısı haline getiriyoruz.” Bir bulut sağlayıcının ötesindeyiz “Türkiye’de artık temel ihtiyaç yalnızca buluta geçmek değil; hibrit yapıları güvenli, maliyet kontrollü ve sürdürülebilir biçimde işletmek” diyerek konunun önemini vurgulayan Volkan Duman, iş birliği ile parçalı ürün ve proje yaklaşımı yerine ölçülebilir hizmet ve operasyon standardını güçlendirirken, yapay zekâyı ek bir proje olmaktan çıkarıp iyi işletilen altyapının doğal uzantısı haline getireceklerini belirtti. Volkan Duman, vMind’ın rolünün de dönüştüğünü belirterek şunları ifade etti: “Bir bulut sağlayıcının ötesine geçerek hizmet tasarımı ve operasyon standardı sunan stratejik iş ortağına evriliyoruz. Müşteriyle ilişkiyi yalnızca kurulum anına değil, güvenlikten maliyet yönetimine kadar tüm yaşam döngüsüne yayıyoruz. vMind ve ASNSKY’nin ortak vizyonu; hibrit altyapı gerçekliğinde güvenlik, süreklilik ve maliyet yönetimini standartlaştırılmış bir modelle sunmak. Bu modelin, daha fazla kurumun tek elden erişebildiği ve yapay zekâ dâhil tüm dönüşüm projelerine temel oluşturan sürdürülebilir bir dijital omurga yaratması hedefleniyor. Sonuç olarak, vMind & ASNSKY iş birliği teknoloji yatırımlarını ürün odaklı yaklaşımdan çıkarıp operasyon odaklı, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir dönüşüm modeline taşıyor; Türkiye’de hibrit çağın BT işletim anlayışına yeni bir standart kazandırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıf Leasing, Uluslararası Piyasalardan 50 Milyon Euro Tutarında Yeni Kaynak Temin Etti Haber

Vakıf Leasing, Uluslararası Piyasalardan 50 Milyon Euro Tutarında Yeni Kaynak Temin Etti

Vakıf Leasing, küresel finans mimarisi içindeki konumunu daha sağlam bir zemine oturtmayı ve uluslararası finansman kaynaklarına erişim yetkinliğini niteliksel olarak derinleştirmeyi hedefleyen stratejik yaklaşımını istikrarlı biçimde hayata geçiriyor. Bu çerçevede Bank ABC ile tesis edilen 50 milyon Euro tutarındaki yeni kredi anlaşması, kurumun uluslararası finans çevrelerinde inşa ettiği güvenilir duruşun, sahip olduğu güçlü itibarın ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirme kapasitesinin güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl başarıyla hayata geçirilen ilk işlemin ardından sağlanan bu yeni kaynak, Vakıf Leasing’in uluslararası sermaye piyasalarındaki kredibilitesini daha da güçlendirirken; istikrarlı, uzun vadeli ve öngörülebilir finansman yapıları oluşturma hedefini de pekiştiriyor. Reel Sektörün Yatırım Gücüne Doğrudan Katkı Sağlanan 50 milyon Euro’luk finansman, başta sanayi olmak üzere üretim, ihracat ve katma değer odaklı yatırımların finansmanında etkin şekilde kullanılacak. Vakıf Leasing, bu kaynakla birlikte Türk yatırımcısının uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına daha güçlü ve esnek çözümler sunmayı hedefliyor. Küresel sermayeyi yerel yatırım dinamikleriyle buluşturan Vakıf Leasing, yalnızca mevcut finansman gereksinimlerine yanıt vermekle sınırlı kalmayarak; Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme perspektifine ve rekabet gücünün yapısal olarak güçlendirilmesine de stratejik bir katkı sunuyor. Metin Özetci: “Bu Anlaşma, Uzun Vadeli Stratejik İş Birliğimizin Somut Bir Göstergesidir” Vakıf Leasing Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Metin Özetci, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Küresel finansman ağımızı istikrarlı ve seçici bir yaklaşımla genişletiyoruz. Bank ABC ile gerçekleştirdiğimiz bu yeni işlem, yalnızca bir kredi anlaşması değil; karşılıklı güvene dayalı, uzun vadeli ve stratejik iş birliğimizin güçlü bir yansımasıdır. Uluslararası kaynaklara erişim gücümüzü artırarak, müşterilerimizin yatırım vizyonunu desteklemeye ve ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Vakıf Leasing olarak, sektörümüzde öncü rolümüzü ve reel sektörün stratejik çözüm ortağı olma misyonumuzu kararlılıkla sürdürecek, önümüzdeki dönemde de küresel finans piyasalarındaki derinliğimizi artırarak; reel sektörün dönüşümüne, yatırım iştahının güçlenmesine ve ekonomik büyümenin kalıcı hale gelmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu Haber

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14–17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de yapılacak 31. Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen yarışma, genç tasarımcıları doğal taş sektörüyle buluşturuyor. Dekoratif ev eşyaları temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, bu yıl, Türkiye, Almanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 724 proje başvurusu yapıldı. Tasarımcılar ve firma temsilcileri Fuar İzmir’de buluştu Jüri değerlendirmesi ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerin ardından 19 tasarım finale kalarak projelerin üretime geçirilmesine karar verildi. Finale kalan genç tasarımcılar, Fuar İzmir’deki tasarımcı ve firma buluşmasında projelerini sektörün önde gelen üretici firmalarına sundu. Değerlendirmeler sonucunda tasarımcı ve firma eşleşmeleri; Arda Uluç Aydın – Gürmas Makina, Begüm Sucu – Megamer, Berke Güntürk, Begüm Kübra Çetin ve Beste Çetin – Kar Maden, Beyza Doğan – Alimoğlu Marble – Granite İzmir, Ece İldeniz – Sirmersan Mermer, Defne Turan – Çizgi Mermer Granit, Gülşah Kamacı – Megamer, Hilal Akyüz – Ebla Stone, Hümeyra Kocayiğit iki projesiyle Başaranlar Marble, Kerem Iskar – İz Granit Madencilik, Tuğba Koşak – Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Ulviye Akgul, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel – Laodikeia Marble, Ayşe Melek Güngör – Şenler Marble, Batuhan Duran – Mercan Tasarım, Oğuz Erten – Alimoğlu Marble Afyon, Oğuz Erten – Sirmersan Mermer, Şüheda Nur Akpınar – Megamer, Yağmur Çelik – Mercan Tasarım şeklinde oluştu. Erdoğan Akbulak’ın adı Değişik Tasarım Yarışması’nda yaşatılacak İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, yarışmanın sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, “Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Yarışma, genç tasarımcıların sektöre adım atmasına imkan sağlarken firmalarımızın üretim kabiliyetini ve katma değerli üretim potansiyelini de görünür hale getiriyor. Bu sürecin oluşmasında emeği olan tüm üretici firmalarımıza, jüri üyelerimize ve öğrencilere teşekkür ediyorum” dedi. Cumalıoğlu, bu yıl yarışma kapsamında, doğal taş sektörüne ve Marble İzmir’e uzun yıllar katkı sunan, kısa süre önce yaşama veda eden Silkar Madencilik’in sahibi iş insanı Erdoğan Akbulak anısına bir özel ödül vermeyi planladıklarını belirterek, Akbulak’ın sektöre bıraktığı izi bu yarışma aracılığıyla yaşatmak istediklerini dile getirdi. Üreticilerden yarışmaya güçlü destek Yarışmaya üretici olarak destek veren firma temsilcileri de organizasyonun sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti. Çizgi Mermer Granit Kurucu Ortağı ve yarışmanın jüri üyesi Remzi Boncuk, Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın format olarak benzer yarışmalardan ayrıştığını belirterek, “Uzun yıllardır bu yarışmada üretici firma olarak yer alıyoruz, aynı zamanda jüride de bulunuyorum. Bu yarışma, finale kalan ürünlerin üretilmesi ve jüri tarafından birebir gerçek boyutları üzerinden değerlendirilmesiyle öne çıkıyor. Diğer yarışmalarda görseller ve renderlar üzerinden kararlar verilirken, üretim aşamasında bazı ürünlerin hayata geçirilemediğini görüyoruz. Bu yönüyle yarışmanın dünyada da örnek olabilecek bir format sunduğunu düşünüyorum. Burada kamusal bir fayda var; öğrencilere sunum yapma ve tasarımlarını üretme imkanı tanınması da süreci güçlü bir eğitim deneyimine dönüştürüyor” dedi. “Uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi” Üretici olarak yarışmaya destek veren TÜMMER Başkan Vekili ve Başaranlar Mermer Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Serter ise yarışmanın sektörün geleceği açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, “Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nı çok önemsiyorum çünkü son yıllarda yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi. Bu yarışma sayesinde mimar ve tasarımcı adayı gençler doğal taşı teorinin ötesinde, proje ve üretim süreci içinde birebir tanıyor. Türkiye’de doğal taşın mimari projelerde ve özel objelerde her alanda kullanılabildiğini ve birçok firmanın bu ürünleri üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu görüyorlar. Sektörün geleceğin tasarımcıları ve mimarlarıyla buluşması açısından bu süreci çok değerli buluyorum. Katma değerli üretim ve verimlilik açısından da önemli olan bu organizasyona önümüzdeki yıl daha fazla firmanın katılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “Gençler için tasarımdan üretime açılan kapı” Jüri Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Selçuk Demirci, “Bu yarışma, öğrenciler için tasarımdan üretime geçişi görme ve sektöre ilk adımı atma fırsatı sunuyor. Tasarladıkları ürünlerin hayata geçtiğini görmek, gençler için çok değerli bir deneyim. Bu sürecin hayata geçirilmesini sağlayan İZFAŞ’a ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” dedi. Ödüller açılış günü sahibini bulacak Üretimi gerçekleştirilecek tasarımlar, 14 Nisan 2026 tarihinde Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenecek final ve ödül töreniyle birlikte sergilenecek. Yarışmada birincilik ödülü 200 bin TL, ikincilik ödülü 130 bin TL, üçüncülük ödülü ise 65 bin TL olarak belirlendi. Bunun yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri Özel Ödülü, firma özel ödülleri, tasarım tescil desteği, yazılım ve tatil ödülleri, üretim ve staj olanakları da yarışma kapsamında yer alacak. En fazla başvuru yapan üniversiteye ise 3D yazıcı hediye edilecek. Yarışmanın hedefi, katma değer ve rekabet gücü sağlamak Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması; katma değeri yüksek tasarımların ortaya çıkarılmasını, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünün artırılmasını ve genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlıyor. Yarışmacılar; mevcut doğal taşlar veya doğal taş artıklarını kullanarak geliştirdikleri dekoratif ev aksesuarları, tekil mobilyalar, ev ve ofis kullanımına yönelik katma değerli ürünler ile lavabo ve küvet gibi tasarımlarla yarışmaya katılıyor. Tasarımların üretilebilir nitelikte olması ise değerlendirmede önemli kriterler arasında yer alıyor. Yarışmanın değerlendirme süreci ise akademi, tasarım dünyası ve sektörün deneyimli isimlerinden oluşan jüri tarafından yürütülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ana Kimyasallarda Yerli Üretim Çağrısı! Haber

Ana Kimyasallarda Yerli Üretim Çağrısı!

Adaylık sürecine güçlü bir mesajla başlayan Aracı, “Kimyada Birlik Zamanı” ifadesini yalnızca bir slogan olmaktan ziyade, yeni dönemin çalışma kültürü olarak tanımladı. Türkiye’nin en stratejik üretim ve ihracat alanlarından biri olan kimya sektöründe yeni bir dönem başlıyor. 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimyada, sektörün çatı kuruluşu olan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) için başkanlık süreci resmen başladı. 16 alt sektörü ve 8 bini aşkın firmayı temsil eden birlikte, sürdürülebilir büyüme, katma değer odaklı ihracat ve güçlü sektörel koordinasyon başlıkları yeni dönemin ana gündem maddeleri olarak öne çıkıyor. 16 Alt Sektör İçin Bütüncül Yönetim Modeli Adaylık açıklamasında konuşan Vefa İbrahim Aracı, İlaçtan plastiğe, kozmetikten boya ve yapı kimyasallarına kadar geniş bir üretim alanını kapsayan İKMİB’in, 16 alt sektörünü aynı stratejik çerçevede buluşturması gerektiğini vurguladı. Aracı, yeni dönemde alt sektör bazlı ihracat planlamasının temel öncelik olacağını söyleyerek, “Kimya sektörü 16 alt sektörüyle büyük bir ekosistemdir. Küresel rekabetin geldiği noktada yalnızca firmaların değil, sektörel organizasyonların da güçlü olması gerekiyor. Sürdürülebilir ihracat artışı ancak veri temelli analizlerle, GTİP düzeyinde doğru konumlandırmayla ve katma değeri yüksek alanlara odaklanmayla mümkündür.” dedi. 31,9 Milyar Dolarlık Güç, Yeni Strateji İhtiyacı Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimya, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak toplam ihracattan yüzde 13,5 pay aldı. 238 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren sektörün mevcut büyüklüğünün yeni bir koordinasyon modelini zorunlu kıldığını belirten Aracı, “Bu başarının arkasında İKMİB’in geçmiş dönem yönetimlerinin kolektif emeği bulunuyor. Sayın Adil Pelister ve kıymetli yönetim kurulu üyelerine, sektörümüzü bugün ulaştığı güçlü konuma taşıyan emekleri ve kararlı liderlikleri için teşekkür ediyorum. Rekabet artık sadece üretmekle değil; bilgi, teknoloji ve ölçek üretmekle mümkün. Alt sektörler arası eşgüdüm sağlanmadan küresel rekabette kalıcı üstünlük sağlamak mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Cari Denge İçin Yerli Üretim Şart Aracı, 16 alt sektörün bütüncül ele alınmasının yalnızca ihracat performansı açısından ziyade, makroekonomik denge açısından da önemli olduğunu vurguladı. Özellikle ana kimyasallarda yüksek ithalat oranının cari denge üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Ana kimyasal ürün gruplarında ithalat bağımlılığı, sanayinin tamamını etkileyen bir konu. Yerli üretim kapasitesinin artırılması 16 alt sektörün tamamını doğrudan ilgilendiriyor. Yatırım ortamının güçlendirilmesi, teşvik mekanizmalarının etkin kullanılması ve üretim altyapısının desteklenmesi, sektörümüzün uzun vadeli rekabet gücü açısından kritik önemdedir.” açıklamasını yaptı. “Bu Görev Bir Makam Değil, Bir Emanettir” Toplantıda söz alan mevcut İKMİB Başkanı Adil Pelister de sürecin bir devamlılık anlayışı içinde ilerlediğini belirterek, kimya sektörünün Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kilit rol oynadığını vurguladı. Konuşmasını “Kimyada Birlik Zamanı” mesajıyla tamamlayan Vefa İbrahim Aracı, Adaylığını bir rekabet süreci olarak görmediğini belirterek, “Bu görev bir makam değil, sektörümüzün bize emanetidir. Kimya sektörü birlik ve ortak akılla büyür. Bugüne kadar ortaya konulan emeği ve birikimi daha ileri taşımak hepimizin sorumluluğudur.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.