Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değer

Kapsül Haber Ajansı - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vakıf Faktoring Sektördeki Öncü Konumunu 41,9 Milyar TL Aktif Büyüklükle Pekiştirdi Haber

Vakıf Faktoring Sektördeki Öncü Konumunu 41,9 Milyar TL Aktif Büyüklükle Pekiştirdi

Vakıf Faktoring, güçlü finansal yapısı ve istikrarlı büyüme performansıyla yalnızca rakamsal büyüklükte değil; güven, sürdürülebilirlik ve katma değer üretme alanlarında da sektöre öncülük ediyor. Şirket, Türkiye ekonomisinin üretim, ticaret ve istihdam zincirine sağladığı katkıyla, faktoring sektöründe referans gösterilen bir kurum kimliğiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, 2025 yılında elde ettiği 2,7 milyar TL vergi öncesi kârdan 823 milyon TL vergi karşılığı ayırarak yaklaşık 1,92 milyar TL net dönem kârı elde etti. VakıfBank’ın güçlü sermaye yapısı ve kurumsal mirasıyla 1998 yılında kurulan Vakıf Faktoring, 25 yılı aşkın tecrübesiyle sektörde standartları belirleyen, güvenilir ve güçlü bir finansal yapı olarak öne çıkıyor. Yenilikçi ürünleri, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve güçlü risk yönetimi yaklaşımıyla faktoring sektörünün sürdürülebilir gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. “Sektöre Yön Veren Bir Kurum Olmayı Sürdürüyoruz” 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren Vakıf Faktoring Genel Müdürü Bülent Atılgan, şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını, aktif büyüklüğümüzü yüzde 27 artırarak 41,9 milyar TL seviyesine taşırken, yalnızca büyüyen değil; sektöre yön veren bir kurum olma sorumluluğuyla hareket ettik. Müşteri odaklı yaklaşımımız ve yüksek kalite standartlarımız sayesinde, ticari hayatın ihtiyaç duyduğu hızlı ve güvenilir finansal çözümleri sunmayı sürdürüyoruz. Bu yaklaşımımız hem müşterilerimizin başarısına hem de ülke ekonomisinin güçlenmesine doğrudan katkı sağlıyor.” Atılgan, elde edilen performansın Vakıf Faktoring’in öncü konumunu güçlendirdiğini vurgulayarak “2025 yıl sonunda işlem hacmimiz 112 milyar TL’ye, aktif büyüklüğümüz 41,9 milyar TL’ye, faktoring alacaklarımız 41,7 milyar TL’ye, özkaynaklarımız 7 milyar TL’ye ve net kârımız 1,92 milyar TL’ye ulaştı. NPL oranımız ise %0,23 ile geçmiş yıllarda olduğu gibi sektör ortalamasının oldukça altında gerçekleşti. Başarılı halka arzımızdan elde ettiğimiz gelirlerin tamamını faktoring işlemlerinde kullanarak aktif büyüklüğümüze ve sürdürülebilir karlılığımıza ivme kazandırdık. Bu sonuçlar, Vakıf Faktoring’in sektör öncüsü konumunu kararlılıkla sürdürdüğünün en somut göstergesidir” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ’ta Yenilikçi Fikirler Ödüllendirildi Haber

ASAŞ’ta Yenilikçi Fikirler Ödüllendirildi

ASAŞ’ın kurum içi girişimcilik kültürünü güçlendirmek ve çalışanlarının üretimden dijitalleşmeye, verimlilikten sürdürülebilirliğe uzanan alanlarda geliştirdiği fikirleri somut projelere dönüştürmelerini desteklemek amacıyla her yıl düzenlediği “ASAŞ’ın AS’ları Proje Yarışması”, bu yıl 11. kez gerçekleştirildi. Geleneksel hale gelen yarışma, çalışanların yalnızca fikir üretmesini değil, bu fikirleri hayata geçirilmiş, ölçülebilir sonuçlar doğuran projelere dönüştürmesini esas alıyor. Yarışmaya katılan projelerde, uygulamanın sahada devreye alınmış olması ve elde edilen çıktıların somut verilerle desteklenmesi temel değerlendirme kriterleri arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, ASAŞ’ta inovasyonun yalnızca fikir aşamasında kalmadığını; doğrudan operasyonel, çevresel ve kurumsal faydaya dönüştüğünü ortaya koyuyor. Projeler; Sektöre Yön Verenler, İnovasyonla Geleceği Şekillendiren, Dijitalleşmeyle Güç Katanlar, Verimlilikle Fark Yaratanlar, Sürdürülebilirlikle Geleceği Koruyan, İşveren Markasını Yükseltenler kategorilerinde değerlendirildi. Kategorilerde öne çıkan projeler “Parlayan Proje” ve “İlham Veren Proje” olarak ödüllendirilirken, tüm projeler arasından seçilen ve en yüksek etkiyi yaratan çalışma ise “ASAŞ’ın AS’ı” unvanını almaya hak kazandı. Projesiyle 2 kişilik yurt dışı tatili ödülünü kazanan ASAŞ’ın AS’ı unvanının sahibi Duygu Turan’a, ödülü ASAŞ Genel Müdürü Derya Hatiboğlu tarafından takdim edildi. ASAŞ’ın stratejik öncelikleri arasında yer alan enerji verimliliği, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, süreç verimliliği ve çalışan deneyimi gibi odak alanlar; yarışmada değerlendirilen projelerin temel eksenini oluşturdu. Bu alanlarda geliştirilen projeler, hem mevcut operasyonların iyileştirilmesine hem de geleceğe yönelik katma değer yaratılmasına doğrudan katkı sağladı. “ASAŞ’ın AS’ları Proje Yarışması”, çalışanların yalnızca süreçlerin bir parçası değil, kurumun gelişiminin aktif bir paydaşı olduğunu gösteren güçlü bir platform olma özelliğini sürdürüyor. ASAŞ, çalışanlarının bilgi birikimi ve yaratıcı potansiyelini kurumsal gelişimin temel unsurlarından biri olarak görmeye ve desteklemeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım’dan GEKAP’a Düzenleme Çağrısı Haber

Sunar Yatırım’dan GEKAP’a Düzenleme Çağrısı

Resmi Gazete’de açıklanan Geri Kazanım Katkı Payı (GEKAP) artışıyla birlikte plastik ambalaj ve taşıma ürünlerinde birim maliyetleri yükseldi. Mısır nişastasından biyobozunur plastik hammadde üreten Sunar NP’yi çatısı altında barındıran Sunar Yatırım’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, son gelişmeleri yorumladı. GEKAP’ın çevreyi koruma amacıyla hayata geçirildiğini ancak mevcut uygulamanın biyoplastikler açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çomu, “GEKAP artışı, çevreye zarar veren plastikler için caydırıcı bir araç olabilir. Ancak biyobozunur ve kompostlanabilir biyoplastikleri de petrol bazlı plastiklerle aynı kapsamda değerlendirmek ve GEKAP’ı biyoplastiklere yüklemek, çevreci ürün kullanmanın maliyetlerini artırırken çevresel faydayı gölgeleyen bir sonuç doğuruyor” diye konuştu. AB biyoplastikleri yasal zemine taşıdı Bununla beraber Avrupa Birliği, Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü ile biyoplastikleri ilk kez bağlayıcı ve net bir mevzuat çerçevesine aldı. Yeni düzenleme, biyobazlı ve biyobozunur ambalajların hangi koşullarda kullanılabileceğini tanımlarken geri dönüştürülmüş içerik kullanımının teknik olarak mümkün olmadığı alanlarda biyoplastikleri alternatif olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşımın yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir rasyonalite içerdiğine dikkat çeken Mustafa Nuri Çomu, “AB, biyoplastikleri doğru yerde kullanan bir sistem kuruyor. Bu sayede hem geri dönüşümün işlerliği korunuyor hem de sanayi için öngörülebilir bir yatırım ortamı oluşturuluyor” dedi. “Biyoplastikler GEKAP’tan ayrıştırılmalı” Sunar Yatırım, biyoplastiklerin petrol bazlı plastiklerle aynı mevzuata tabi tutulmasının, yerli biyoplastik yatırımlarını yavaşlattığını ve ithal hammaddelere bağımlılığı artırdığını savunuyor. Bu durumun cari açık üzerinde de dolaylı bir baskı oluşturduğunu vurgulayan Mustafa Nuri Çomu, “Biyoplastiklerin GEKAP’tan muaf tutulması, çevreyi korurken maliyetleri dengeleyen bir adım olur. Aynı zamanda yerli üretimi teşvik eder, ithal petrokimyasallara olan bağımlılığı azaltır ve cari açığın kontrolüne katkı sağlar” bilgisini verdi. COP31, çevreyle uyumlu üretimde önemli bir eşik Bu yıl Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapmasının, çevre ve iklim politikaları açısından önemli sorumlulukları da beraberinde getirdiğini vurgulayan Mustafa Nuri Çomu, biyoplastiklere yönelik mevzuat düzenlemesinin bu süreçte kritik bir gösterge olacağını ifade etti. Çomu, “COP31 gibi küresel ölçekte bir iklim zirvesine ev sahipliği yaparken çevreyle uyumlu üretim modellerini destekleyen somut uygulamaları artırmamız gerekiyor. Biyoplastiklerin doğru bir mevzuat çerçevesiyle ayrıştırılması, Türkiye’nin bu platformda örnek gösterebileceği uygulamalar geliştirmesi açısından da önemli bir adım olacaktır” dedi. Ekonomi ve çevre birlikte kazanabilir Sunar Yatırım’a göre doğru mevzuatla biyoplastikler hem çevresel hedeflere ulaşmada hem de sanayide katma değer inşa etmede önemli bir araç olabilir. GEKAP artışının tartışıldığı bu dönemde, biyoplastiklerin ayrı bir kategori olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “Bugün tartışmamız gereken konu, poşetin fiyatı değil doğru malzemeyi doğru düzenlemeyle buluşturup buluşturamadığımızdır. AB bu dengeyi kurdu. Türkiye’nin de çevreyle uyumlu ama ekonomik olarak rasyonel bir yol çizmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokoç Otomotiv'e IFC'den İlk Yatırım: 150 Milyon Dolar Haber

Otokoç Otomotiv'e IFC'den İlk Yatırım: 150 Milyon Dolar

Bu kapsamda Otokoç Otomotiv, araç filosunun modernizasyonunu desteklerken operasyonel kapasitesini güçlendirmeyi, yeni teknolojiler ve hizmetlere yatırım yapmayı amaçlıyor. Söz konusu yatırımın, mobilite sektöründe yeni istihdam alanları yaratması ve mevcut istihdam olanaklarını genişletmesi bekleniyor. Finansman, istihdama sağladığı katkının yanı sıra bilgi transferi ve katma değer yaratımı yoluyla daha geniş ölçekte ekonomik fayda sunmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yerel tedarikçilerin yetkinliklerinin geliştirilmesi, daha yüksek standartların benimsenmesi ve operasyonel verimliliklerinin artırılması amaçlanıyor. Otokoç Otomotiv, otomotiv perakendeciliğine ek olarak kısa ve uzun dönem araç kiralama faaliyetlerinde elektrikli araçların erişilebilirliğini artırarak, Türkiye genelinde uygun maliyetli ve çevreci mobilite çözümlerine erişimi genişletmeyi sürdürüyor. Bu yaklaşım, pazarda artan talebin karşılanmasına katkı sağlarken, hizmet kalitesinin ve sektör genelindeki performans standartlarının yükseltilmesini destekliyor. Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "IFC ile gerçekleştirdiğimiz ilk iş birliği, Otokoç Otomotiv'in uzun vadeli büyüme yolculuğunda ve mobilitenin geleceğini şekillendirme hedefimizde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Bu finansman, neredeyse bir asra yaklaşan operasyonel mirasımıza, güçlü finansal yönetişim yapımıza ve sürdürülebilir değer yaratma konusundaki kararlılığımıza duyulan güvenin bir yansımasıdır. Bu yatırım aracılığıyla, daha temiz ve düşük emisyonlu mobilite çözümlerinin yaygınlaşmasını desteklerken, Türkiye'nin mobilite ekosisteminde daha yüksek standartların oluşmasına ve nitelikli istihdamın artırılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. IFC'nin küresel uzmanlığı ve uzun vadeli bakış açısı, faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda modern, erişilebilir ve çevresel açıdan sorumlu mobilite çözümleri sunma kapasitemizi daha da güçlendirecektir." IFC Başkan Yardımcısı ve CFO'su John Gandolfo ise şunları söyledi: "Modern ulaşım çözümlerine erişimin genişletilmesini ve yerel istihdamın teşvik edilmesini destekleyerek Türkiye'de daha sürdürülebilir ve yenilikçi bir mobilite sektörüne doğru ilerlemeyi amaçlıyoruz. IFC'nin bu yatırımı, Türkiye'nin lider mobilite şirketi Otokoç Otomotiv'e gerçekleştirilen ilk yatırım olma özelliğini taşırken, otomotiv sektöründeki varlığımızı genişletmekte ve özel sermayenin Türkiye'nin mobilite ekosisteminin modernizasyonunu nasıl destekleyebileceğini ortaya koymaktadır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki

Ekonomik açıdan öne çıkan ülkelerin gelişimleri incelendiğinde hepsinin madenlerini etkin bir şekilde ekonomiye kazandırarak ekonomik refahlarını artırdıklarının görüldüğüne dikkati çeken Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyonkarahisar’ın 2025 yılında ihracatını yüzde 25’lik artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara çıkardığına dikkati çeken Alimoğlu şöyle devam etti: “Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık dilimle temsil edildi. Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Ticaret Bakanlığı faaliyet illeri istatistiğine göre Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın yüzde 66’sı ise 550 milyon dolara ulaşıyor. İhracat yanında istihdamda da madencilik sektörü Afyon’a büyük katkı sağlıyor. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat gerçekleştiren üyeleri arasında Afyon’dan 367 firmanın yer aldığını da aktaran Alimoğlu, “EMİB üyeleri arasında Afyonlu ihracatçılarımız en büyük temsiliyeti oluşturuyor. İkinci sırada 249 firmayla İzmirli firmalar, üçüncü sırada 143 firmayla Muğlalı firmalar yer alıyor” dedi. “Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor” iddiasının kabul edileme olduğunu savunan Alimoğlu şöyle devam etti: “Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder.” Çevre ve madenciliğin bir arada yürütülebileceğinin altını çizen Alimoğlu, “Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri ciddiyetle ele alınmaktadır. Madencilik sektörü olarak 8 bakanlıktan izinler alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED’i yatırımın önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti büyük bir yanlıştır. Çevre korunmalıdır ama üretimi de çevreye duyarlı bir şekilde sürdürmeliyiz. Bu noktada Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil” dedi. Türkiye’nin yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Bu kaynakları kullanmayıp ithalatla cari açık büyüten bir model sürdürülebilir olmaz. Gelişmiş ülkeler yeraltı zenginliklerini ham olarak değil, işleyerek refah üretmiştir. Türkiye de bunu yapmak zorundadır. Afyonkarahisar bu dönüşümün merkezlerinden biridir. Afyonkarahisar ne sahipsizdir ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir. Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Afyonkarahisar’ın geleceği, yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır” diyerek sözlerini noktaladı.

Modanın Kalbi İzmir’de Atıyor Haber

Modanın Kalbi İzmir’de Atıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Üç gün boyunca ticari görüşmelerden defilelere, tasarım yarışmalarından sektörel buluşmalara uzanan yoğun bir programla gerçekleşecek fuarın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ev sahipliğindeki açılışına; Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dernekler, sivil toplum kuruluşları ve odaların başkanları ile temsilcileri, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör profesyonelleri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Bu yıl IF Wedding Fashion İzmir’de, 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Fuarın, modanın ve gelinliğin başkenti İzmir’de 20 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması bekleniyor. Tugay: 100 milyar dolarlık bir dev haline gelecek Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, IF Wedding Fashion İzmir ile birlikte İzmir’in emeğini, tasarım gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlenen bir başarı öyküsünü hep birlikte kutladıklarını bildirdi. Moda ve hazır giyim sektörünün dünyada kabuk değiştirdiğini, sadece üretmenin yetmediğini aktaran Başkan Tugay, tasarım, özgünlük ve yaratıcılığın asıl katma değeri belirlediğini söyledi. Başkan Tugay, “Rakamlar çok açık; küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık bir dev haline gelecek. Türkiye genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Bu durum, tüm dünyada ticaret savaşlarının yarattığı bir tablo olabilir. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Gelinlik ve abiye söz konusu olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolara ulaşıyor. İşte aradığımız formül budur: Katma değer. Katma değer, tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde yükselir” diye konuştu. “Gurur duyuyoruz” İzmir’in sektördeki rolüne de dikkat çeken Başkan Tugay, “Gururla ifade etmeliyim ki İzmir, bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i, bini aşkın firmamızın alın teriyle güzel İzmir’imizde gerçekleştiriliyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerine İzmir imzası atılıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkânı sağlayan bu büyük ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır” ifadelerini kullandı. “Modanın kalbi İzmir'de atmaya devam edecek” İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle çıtayı her yıl daha da yukarı taşıdıklarını belirten Başkan Tugay, “2027 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkıyor. Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yaratıcılığı, İzmir’in ‘Tasarım Kenti’ vizyonunun en somut göstergesidir” dedi. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür eden Tugay, “Emeği olan tüm üreticilerimize, oda ve birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak; üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızla her zaman yanınızdayız. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize hayırlı, bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek” şeklinde konuştu. Kılıçkaya: İzmir ülkemizin gururu olmaya devam ediyor IF Wedding Fashion İzmir’in prestijli fuarlar kategorisinde yer aldığını belirten Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracat gücünü istikrarlı biçimde artıran öncü şehirlerimizden birinin başarısına hep birlikte tanıklık ediyoruz. İzmir, Türkiye’nin küresel rekabet yolculuğunda stratejik bir rol üstlenmektedir” dedi. İzmir’in ihracat performansına da dikkat çeken Kılıçkaya, “İzmir, 2025 yılında 23,6 milyar dolarlık ihracatla Türkiye genelinde en fazla ihracat gerçekleştiren üçüncü ilimiz olmuştur. Bu başarısıyla İzmir, ülkemizin gururu olmaya devam etmektedir. Moda ve hazır giyim sektörümüz ise hem istihdam hem de katma değer açısından ekonomimizin temel sütunları arasında yer almaktadır” dedi. Sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapıyor IF Wedding Fashion İzmir’in öne çıkan başlıkları arasında yer alan defile programları kapsamında, 2027 yılı koleksiyonları ilk kez görücüye çıkacak. Ünlü mankenler eşliğinde düzenlenecek 12 defilede, sektöre yön veren markaların koleksiyonlarının yanı sıra genç tasarımcıların çalışmaları da podyuma taşınacak. Defile programlarının fuar süresince yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Defilelerin yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da sosyal sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapıyor. Geçen yıl kadına yönelik şiddete dikkat çekmeyi amaçlayan siyah gelinlik çalışmasıyla toplumsal farkındalık yaratan İzmir Moda Tasarımcıları Derneği, bu yıl ise meme kanseri farkındalığına dikkat çeken yeni bir projeyi fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşturuyor. Geçen yılın birincisi performans defilesiyle podyumda 2025 yılında Gelinlik Tasarım Yarışması’nı kazanan Öztürk Yıkılmaz, bu yıl IF Wedding Fashion İzmir podyumunda performans defilesi ile yer alacak. “Sessiz Asalet” temasıyla hazırlanan ve 20 parçadan oluşan koleksiyon, abiye ağırlıklı tasarımların yanı sıra gelinlikleri de içeriyor. Güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak 20-22 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir, kentin moda, gelinlik, damatlık ve abiye alanındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Ticari boyutunun yanı sıra yarışma ve yeni koleksiyonların beğeniye sunulacağı defilelerin yer alacağı fuar, tasarımı görünür kılarken sektör için güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak. Yerli ve yabancı profesyonel ziyaretçilerle gerçekleştirilecek görüşmelerin ise yeni pazarlar yaratması ve ihracat bağlantılarına katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türksat ve Vodafone’dan Fiber Altyapıda Stratejik İş Birliği Haber

Türksat ve Vodafone’dan Fiber Altyapıda Stratejik İş Birliği

Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında kamu ve özel sektörün fiber yetkinliklerini birleştirecek olan “Toptan Seviyede Veri Akış Erişimi Hizmeti, TV Hizmeti ve Destek Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi Ek Protokolü”, Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy tarafından imzalandı. İmzalanan anlaşma çerçevesinde Vodafone, Türksat’ın fiber altyapısını kullanarak 1,3 milyon haneye daha fiber internet hizmeti ulaştırmaya başlayacak. Bu stratejik adım ile Vodafone’un fiber altyapı üzerinden erişim sağladığı toplam hane sayısı 23,7 milyona yükselecek. Atılan imzalarla birlikte mükerrer yatırımlar önlenerek mevcut fiber kaynaklar daha verimli kullanılacak ve dijital erişimin kapsayıcılığı artırılacak. Kamu-özel sektör ortaklığının bu modeli ile Türkiye’nin dijital altyapı ekosisteminde yeni bir dönem başlayacak. Ayrıca iş birliği kapsamında yüksek hız ve düşük gecikme süreli fiber teknolojisi daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Altyapı paylaşım modeli sayesinde Türksat’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği fiber yatırımların etkinliği de artırılacak. Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türksat ve Vodafone arasında kurulan bu iş birliği ile Türkiye’de hanelerin ve kurumların dijitalleşme sürecinin hız kazanacağını belirterek, “Türksat’ın güçlü fiber altyapısını Vodafone’un hizmet ağıyla birleştirerek, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna stratejik bir katkı sunduk. Mükerrer yatırımların önüne geçen bu model sayesinde teknolojik kaynaklarımızı yüksek verimliliğe dönüştürecek ve ülke ekonomimize doğrudan katma değer sağlayacağız. Bu iş birliği, sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin en büyük iletişim ve teknoloji firmaları arasındaki ortaklığın en güçlü örneklerinden biri olacak.” dedi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy da fiber internet ağının genişlemesinin Türkiye’nin dijital geleceği için taşıdığı önemi vurgulayarak, “Vodafone olarak, müşterilerimize en iyi deneyimi sunma taahhüdümüz doğrultusunda, Türksat gibi güçlü bir yerli teknoloji ortağıyla bir araya gelmenin mutluluğu içindeyiz. Bu stratejik iş birliği, Türksat ile Vodafone arasında artarak devam eden internet altyapı iş birliklerinin de katkısıyla, müşterilerimize daha hızlı, güvenilir ve yüksek deneyim sunan fiber internet hizmeti vermemizi sağlayacak. Fiber internet erişim ağımızı artırarak daha fazla ev ve işyerine kesintisiz, yüksek hızlı internet sunacağız. Böylece, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna önemli katkı sağlayacağız. Aynı zamanda, bu anlaşmayla, fiber internet teknolojisini Türkiye’de en fazla sayıda haneye verme imkânına sahip telekom operatörü olacağız. Bu değerli iş birliği için Türksat yetkililerine teşekkür ediyor; önümüzdeki sürecin her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyoruz” diye konuştu.

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yerli üretim kabiliyetiyle geliştirdiği yüksek verimli TOPCon High Efficiency güneş hücreleri ile uluslararası düzeyde önemli bir başarıya daha imza attı. Firma, IEC 63209 sertifikasını almaya hak kazanarak, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliğini bir kez daha tescilledi. Sertifikasyon süreci kapsamında CW Enerji’nin yerli TOPCon High Efficiency hücreleri; yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullara karşı uzun süreli dayanıklılık testlerinden başarıyla geçti. Daha önce IEC 61215 sertifikasını alan CW Enerji, IEC 63209 sertifikasıyla birlikte ürün dayanıklılığını ve saha performansını daha ileri seviyede kanıtlamış oldu. Tarık Sarvan: Bizim için büyük bir gurur kaynağı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, alınan sertifikaya ilişkin değerlendirmesinde, bu başarıyla birlikte hem yerli üretim kapasitelerini güçlendirdiklerini hem de küresel pazarlarda rekabet üstünlüğünü geliştirdiklerini söyledi. Bu adımın CW Enerji’nin yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojilerindeki yerlileşme hedefi, AR-GE gücü ve uzun ömürlü ürün üretme vizyonunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarvan, “Yerli ve milli üretim anlayışımız doğrultusunda hayata geçirdiğimiz TOPCon High Efficiency güneş hücresi yatırımlarımızın, uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından da tescillenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. IEC 63209 Sertifikası, teknolojimizin yalnızca verimlilik açısından değil, uzun dönem güvenilirlik ve dayanıklılık açısından da dünya standartlarında olduğunu kanıtlıyor. Aldığımız her sertifika ile “Türkiye’nin teknoloji üretme gücünü bir üst seviyeye taşıyoruz” dedi. Teknoloji odaklı yerli üretim gücü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi Güneş paneli ve hücrelerinin dayanıklılığını ve performansını doğrulayan uluslararası standartlardan IEC 61215 sertifikasının, uzun yıllardır sektörde ‘temel güvenilirlik standardı’ olarak kabul edildiğini ifade eden Savan, bu standartın sıcaklık döngüleri, nem-ısı dayanımı, mekanik yük testleri gibi temel çevresel zorlayıcı koşullarda ürünün performansını doğruladığını kaydetti. Sarvan, “IEC 63209 ise özellikle yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojileri için güvenilirlik doğrulamasını daha ileri taşıyan bir yaklaşımdır. Bu standart kapsamında aynı testlerin bazıları daha uzun süre ve daha zorlu koşullarda uygulanarak, ürünün gerçek saha şartlarında daha uzun ömürlü performans göstermesi hedeflenir. IEC 63209 süreci, güneş hücrelerinin yalnızca laboratuvarda değil, uzun yıllar boyunca gerçek dış ortam etkilerine maruz kaldığında nasıl davranacağını daha iyi simüle etmeyi amaçlar. Bu sertifikayla birlikte CW Enerji’nin teknoloji odaklı yerli üretim gücünün uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledik” diye konuştu. Yerli ve milli üretim yaklaşımı Sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı üretim hedefiyle çalışmalarına kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, “Bu başarıyı çalışma arkadaşlarımızın özverili katkıları ve Türkiye’ye değer katma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımlar sayesinde elde ettik. Yerli ve milli üretim yaklaşımımızla, hem ülkemizin dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlamayı hem de küresel ölçekte rekabet gücü yüksek, inovatif ve katma değer üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda AR-GE, teknolojik dönüşüm ve ileri üretim altyapısına yönelik yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.