Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değer

Kapsül Haber Ajansı - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürsel Baran’dan 29 Ekim Mesajı: Hedef Daha Güçlü Bir Türkiye Haber

Gürsel Baran’dan 29 Ekim Mesajı: Hedef Daha Güçlü Bir Türkiye

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Cumhuriyet'in ilanının 103'üncü yıl dönümünü kutlayarak, Cumhuriyet'in Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en büyük kazanımı ve geleceğinin en güçlü teminatı olduğunu belirtti. Cumhuriyetin 103 yıllık tarihinde elde edilen kazanımların, Türkiye'nin geleceğe güvenle ilerlemesinin temelini oluşturduğunu kaydeden Baran, "Cumhuriyet'in bizlere açtığı yolda, güçlü bir ekonomi ve müreffeh bir Türkiye için çalışıyoruz. Üreten, yenilikçi ve teknoloji geliştiren, rekabet gücü yüksek ve katma değer oluşturan bir ekonomik yapıyla ülkemizin geleceğini daha sağlam temeller üzerine inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Cumhuriyet'in, Türk milletinin tüm imkânsızlıklara rağmen gösterdiği azim, kararlılık ve fedakârlıkla kurulduğunu belirten Baran, mesajında şu ifadelere yer verdi: "29 Ekim 1923, milletimizin kendi kaderini tayin etme kararlılığını Cumhuriyet'le taçlandırdığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu tüm dünyaya ilan ettiği tarihî bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, milletimizin büyük fedakârlıklarıyla kurulan Cumhuriyetimiz, 103 yıllık yolculuğunda ülkemizin siyasi, sosyal ve ekonomik gelişiminin temelini oluşturmuş; eğitimden bilime, sanayiden ticarete kadar pek çok alanda önemli ilerlemelerin önünü açmıştır. Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkarak ülkemizi her alanda daha ileriye taşımak, gelecek nesillere daha güçlü, daha gelişmiş ve daha müreffeh bir Türkiye bırakmaktır. Cumhuriyetimiz ile yaşıt Ankara Ticaret Odası olarak, 103 yıldır Başkentimizin ticaretine, üretimine ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak için çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne uzanan bu yolculukta, iş dünyamızın gelişimine ve ülkemizin büyümesine katkıda bulunmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındaki başarılarımızı, girişimcilerimizin cesareti, üreticilerimizin emeği, çalışanlarımızın alın teri ve iş dünyamızın ortak gayretiyle daha da büyüteceğiz. Ülkemizin sahip olduğu potansiyeli daha yüksek refaha, daha güçlü bir ekonomiye ve sürdürülebilir kalkınmaya dönüştürmek için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin 103'üncü yılında, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı yürekten kutluyorum" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeiss Türkiye, İki Ülke Arasında Güvenilir Bir Teknoloji Köprüsü Haber

Zeiss Türkiye, İki Ülke Arasında Güvenilir Bir Teknoloji Köprüsü

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) iş birliğinde, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK Türkiye) ve Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası'nın (TATSO) katkılarıyla düzenlenen 4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı, Ankara'da gerçekleştirildi. Türk ve Alman kamu kurumları ile iş dünyasının üst düzey temsilcilerini buluşturan konferansta, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Konferans kapsamında düzenlenen oturumlara katılan ZEISS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Christian Martin, Türkiye'nin gelişen sanayi altyapısı ile Almanya'nın ileri teknoloji birikiminin bir araya gelmesinin, özellikle ileri üretim teknolojileri, yarı iletkenler ve sağlık inovasyonu alanlarında önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. ZEISS Türkiye, iki ülke arasında güvenilir bir teknoloji köprüsü Türkiye ile Almanya arasındaki ticari büyüme fırsatlarını artırmayı ve hızlandırmayı hedefleyen ZEISS Türkiye, Avrupa pazarıyla iş hacmini geliştirmek ve teknolojik entegrasyonunu güçlendirmek isteyen iş ortakları için güvenilir bir köprü olma misyonunu sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Martin, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye ile Almanya arasındaki iş birliğini, özellikle ileri üretim teknolojileri, yarı iletkenler ve sağlık inovasyonu gibi yüksek katma değerli alanlarda daha da derinleştirmek için önemli fırsatlar bulunuyor. Türkiye dinamik ve büyüyen bir sanayi altyapısı sunarken, Alman şirketleri güçlü teknolojik yetkinliklere sahip. Bu iki gücün daha yakın bir şekilde buluşturulması, inovasyonu hızlandırabilir, daha yüksek katma değer yaratabilir ve küresel rekabet gücünü artırabilir. Türkiye ile Almanya arasındaki standartların ve düzenleyici çerçevelerin uyumlaştırılmasını ve ortak inovasyon ekosistemlerinin güçlendirilmesini önemli görüyoruz. ZEISS Türkiye olarak ileri teknolojilerimiz ve çözümlerimizle Türkiye'nin sanayi dönüşümünü desteklemeye kararlıyız." "Türkiye'de, Türkiye İçin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren ZEISS Türkiye, ileri teknoloji çözümleri ve uluslararası deneyimiyle Türkiye'nin sanayi ve teknoloji dönüşümünü desteklemeye, Türk ve Alman iş dünyası arasında uzun vadeli iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Satsuma Mandalinanın İhracat Yolculuğu Başladı Haber

Satsuma Mandalinanın İhracat Yolculuğu Başladı

Sonbahar ve Kış mevsimlerinde C vitamini deposu olan, soğuk algınlığına karşı kalkan görevi gören, aroması, ince kabuğu ve çekirdeksiz yapısıyla en çok tercih edilen mandalina türü satsumada ihracat zamanı. Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Balık: “Rekoltede yüzde 10-20 artış bekliyoruz” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Osman Gazi Platformu Karadeniz’e Uğurlanıyor: Doğal Gaz Üretimi İkiye Katlanacak Haber

Osman Gazi Platformu Karadeniz’e Uğurlanıyor: Doğal Gaz Üretimi İkiye Katlanacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Mavi Vatan’daki görev yerine gitmek için hazır olduğunu belirterek “Doğal gaz ihtiyacını yerli imkanlarla karşıladığımız hane sayısını 4 milyondan 8 milyona çıkarmış olacağız. Ülke ekonomimize yıllık 3,5 milyar dolarlık katma değer sağlayacak bu dev eserle Türkiye Yüzyılı’nda enerjide tam bağımsızlık hedefimize tarihî bir değer kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.” dedi. ‘Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu’ olma niteliği taşıyan Osman Gazi, Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’nda yerli doğal gaz üretimini ikiye katlamaya hazırlanıyor. 3 Futbol Sahası Uzunluğunda İlk olarak 2024’ün temmuz ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyu ile paylaşılan yüzer üretim platformu, devasa boyutlarıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 3 futbol sahası uzunluğundaki platform; toplam 298,5 metre uzunluğa, 56 metre genişliğe ve 29,5 metre derinliğe sahip. Cumhurbaşkanı Erdoğan Uğurladı 27 Mayıs 2025’te platformun ismini ‘Osman Gazi’ olarak belirlediklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Mayıs 2025’te de Osman Gazi’yi Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nden Filyos’a uğurladı. Osman Gazi, Zonguldak Filyos'ta akreditasyon ve sertifikasyon süreçlerinden geçerken adeta yeniden inşa edildi. Üstyapısında toplam 21 ayrı tesis bulunan platform, Karadeniz görevi öncesinde Filyos’ta modifikasyon işlemlerinden geçti. Bu kapsamda, Sakarya Gaz Sahası’nın özelliklerine uygun olarak 11 tesis yeniden inşa edilirken bunlardan 7’si Türkiye’de, 4’ü ise yurt dışında üretildi. 10 tesis ise Sakarya Gaz Sahası özelliklerine uygun şekilde modifiye edilip platforma entegre edildi. 7 Bin Kişi Çalıştı Bakım ve hazırlık süreçlerinde günde yaklaşık 6 kilometre kablolamanın yapıldığı platformda toplam 642 kilometre elektrik kablosu bulunuyor. Yaklaşık 30 kilometre borulama işleminin yapıldığı Osman Gazi’nin Karadeniz görevi öncesinde gerçekleştirilen çalışmalarında yaklaşık 7 bin kişi görev aldı. 260 Tonluk Alev Kulesi 2026 yılının ağustos ayı içerisinde, acil durumlarda açığa çıkan hidrokarbon gazlarının güvenli bir şekilde uzaklaştırılmasını ve tahliyesini sağlayan Alev Kulesi platforma monte edildi. 96 metre yüksekliğinde, yaklaşık 65 metrekare taban alanına sahip ve 260 ton ağırlığındaki alev kulesi, başarıyla platformdaki yerine yerleştirildi. 20 Yıl Boyunca Görevde Kalacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, 17 Ekim 2026 Cumartesi günü Filyos Limanından Karadeniz’e uğurlanacak. 140 kişilik personel kapasitesine sahip olan Osman Gazi, 7/24 esaslı olarak 20 yıl boyunca belirlenen lokasyonda görev yapacak. Osman Gazi, karadan yaklaşık 170 kilometre uzaklıkta adeta bir fabrika gibi çalışarak işlenen doğal gazı, kullanıma hazır olarak ulusal şebekeye iletecek. 20 Milyon Metreküp Osman Gazi, Sakarya Gaz Sahası’nda mevcutta günlük 9,5 milyon metreküp olan üretimi iki katına yani 20 milyon metreküpe çıkaracak. Halihazırda 4 milyon hane yerli doğal gazı kullanırken Osman Gazi'nin devreye girmesiyle birlikte toplam 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı Karadeniz’den karşılanacak. Yıllık 3,5 Milyar Dolarlık Katkı Osman Gazi’nin her gün üreteceği gaz, bugünkü gaz fiyatlarıyla yaklaşık 10 milyon dolarlık bir mali büyüklüğe tekabül edecek. Platformun, Türkiye ekonomisine yıllık 3,5 milyar dolarlık bir katkısı olacağı hesaplanıyor. İlk Gaz Bu Sene Yanacak Osman Gazi’nin göreve uğurlanmasının ardından bu yıl sonu itibarıyla platformun alev kulesinden de ilk gaz yakılarak 2027 yılının başında üretime başlaması planlanıyor. Böylelikle Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda ikinci faz tamamlanmış olacak. Enerjide Tam Bağımsızlık Hedefimize Tarihî Bir Değer Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Osman Gazi Yüzer Üretim Platformuna ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Enerjide tam bağımsızlık hedefimize giden yolda, Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi Mavi Vatan’daki görev yerine gitmek için hazır. 17 Ekim Cumartesi günü dev platformumuzu Filyos’tan Karadeniz’e uğurlayacağız. Karadeniz’in kalbinde 20 yıl boyunca 7/24 görev yapacak olan Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki yerli doğal gaz üretimimizi iki katına çıkaracak ve günlük 20 milyon metreküpe ulaştıracağız. Böylece doğal gaz ihtiyacını yerli imkanlarla karşıladığımız hane sayısını 4 milyondan 8 milyona çıkarmış olacağız. Ülke ekonomimize yıllık 3,5 milyar dolarlık katma değer sağlayacak bu dev eserle Türkiye Yüzyılı’nda enerjide tam bağımsızlık hedefimize tarihî bir değer kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GastroAntep’te Gastronomi, Tarih ve Kültür Buluştu Haber

GastroAntep’te Gastronomi, Tarih ve Kültür Buluştu

“Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” temasıyla düzenlenen festivalde; üretimden restoran kimliğine, konaklama deneyiminden mutfak kültürünün aktarılmasına kadar pek çok konu paneller ve söyleşilerde ele alınıyor. Şeflerin uygulamalı atölye çalışmaları da ziyaretçilerle buluşuyor. Konferans programında sunum yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in dünya gastronomi ekosistemindeki yerini ve yükseliş potansiyelini yemekler üzerinden değerlendirdi. Şahin, kentin gastronomi alanındaki gelişim sürecine ve bu doğrultuda yürütülen çalışmalara da değindi. ŞAHİN: “BU BEREKET VE MEDENİYET BİZE EMANET” Sunumunun ardından konuşan Şahin, Gaziantep’in gastronomi gücünü Mezopotamya’nın bilgeliği, Fırat’ın bereketi ve kentin tarihi mirasıyla ilişkilendirdi. Gaziantep’in sahip olduğu değerlerin korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Şahin, şöyle konuştu: “Biz diğer şehirlerden Mezopotamya’nın bilgeliği, Fırat’ın bereketi ve bu coğrafyanın sunduğu zenginlikle ayrışıyoruz. Bu medeniyet, bu coğrafya ve 12 bin yıllık tarih bize emanet. Sofra deyip geçmeyin, büyük aileyi, kültürün kuşaklar arasında aktarılmasını da korumak zorundayız. Büyük sofrayı yeniden kurmalı, büyük aileyi yeniden inşa etmeliyiz.” Gaziantep’in yemek kültürünün yalnızca lezzetlerden ibaret olmadığını belirten Şahin, misafirperverlik ve paylaşma geleneğinin de bu kültürün temel parçaları olduğunu söyledi. Şahin, “Bir misafir geldiğinde sofraya bir tabak daha koymak, bu kültürün özüdür. Çocuklarımız bizi izliyor ve yaptıklarımızı tekrar ediyor. Kültürün aktarılmasında hepimize sorumluluk düşüyor” dedi. “YEREL LEZZETLERİ DÜNYAYA TANITMALIYIZ” Gaziantep gastronomisinin uluslararası alanda hak ettiği yere ulaşması için yerel ürünlerin ve mutfak kültürünün daha güçlü tanıtılması gerektiğini ifade eden Şahin, şeflere ve sektör temsilcilerine birlikte çalışma çağrısı yaptı. Gaziantep’in peyniri ve sumağı gibi yerel ürünlerinin yeni lezzetlerle buluşturulabileceğini kaydeden Şahin, gastronomide hedefin kentin tanınırlığını ve pazarını büyütmek olduğunu belirtti. Şahin, “Birbirimizi yormak yerine pastayı büyütelim. Bu yolculukta hak ettiğimiz yere ulaşmak için vazgeçmeden çalışmalıyız” diye konuştu. VALİ YARDIMCISI UYGUR: “ORGAZASYON, GAZİANTEP’E KATMA DEĞER SAĞLIYOR” Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur da konuşmasında Kültür Yolu Festivali’nin ülke genelindeki etkisine ve Gaziantep’e sağladığı katkıya değindi. Ülke genelinde binlerce etkinlikle toplumun farklı kesimlerine ulaşan festivalin, özellikle gastronomi ve kültür şehirlerinde turizm hareketliliğini artırdığını ifade eden Uygur, organizasyonun Gaziantep’e önemli bir katma değer sağladığını söyledi. ATAY: “KENTTE GÜNÜN HER SAATİNDE YEMEK BULABİLİRSİNİZ” MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay ise Gaziantep’in yemek kültürünün yanı sıra tarihi mirası ve sanayisiyle de öne çıktığını vurguladı. Atay, kentte günün her saatinde yemek bulunabilmesinin Gaziantep’in canlı şehir yaşamını yansıttığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda ‘Fortune 500’ Listesinde Yerini Aldı Haber

Armada Gıda ‘Fortune 500’ Listesinde Yerini Aldı

Bakliyat ve tahılların küresel tedariğini, ticaretini ve ileri teknolojiyle işlenerek katma değerli bitkisel gıdalara dönüştürülmesini bir arada yürüten entegre bir gıda şirketi olan Armada Gıda, iş dünyasının önde gelen şirketlerinin performansını değerlendiren araştırmalardaki yükselişini sürdürüyor. Şirket, Fortune Türkiye tarafından CRIF Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen ve bu yıl 19’uncusu açıklanan Fortune 500 Türkiye Araştırması’nda, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 22,9 artışla elde ettiği 12,16 milyar TL’lik net satış rakamı ile 69 basamak yükselerek 308’inci sırada yer aldı. Armada Gıda, iş dünyasının önde gelen şirketlerini değerlendiren araştırmaya göre, aynı dönemde yaklaşık 2,71 milyar TL’lik FVÖK (faiz ve vergi öncesi kâr) elde ederken, aktif toplamını 14,75 milyar TL’ye, özkaynağını ise yaklaşık 6,01 milyar TL’ye taşıdı. Sönmez: “Geleceğin gıda ekosisteminde kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz” Bu başarının 2025 yılında odaklandıkları sürdürülebilir büyüme stratejisinin, artan verimliliğin ve değer üretme anlayışının sonucu olduğunu belirten Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye iş dünyasındaki şirketlerin performanslarını farklı kriterler üzerinden ele alan saygın araştırma ve değerlendirmelerde arka arkaya elde ettiğimiz başarılar, Armada Gıda’nın büyüme yolculuğunun ve rekabet gücünün somut bir yansıması. Bu başarının temelinde, bakliyat ve hububat ticaretindeki köklü deneyimimizi güçlü bir sanayi altyapısıyla birleştirerek ürün değer zincirinde daha fazla katma değer yaratma vizyonumuz bulunuyor. Tedarikten işlemeye uzanan entegre iş modelimiz, yerel uzmanlığımız ve küresel pazarlardaki güçlü varlığımızla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, geleceğin gıda ekosisteminde kalıcı değer yaratmayı da hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Armada Gıda Hakkında: Hububat ve bakliyat sektöründe 33 yıldır faaliyet gösteren Armada Gıda, üretici kimliği, değer zincirindeki konumu, güçlü iş birlikleri ile 90 ülkeyi aşan ihracatıyla bu alanda Türkiye’nin en büyük sanayi şirketleri arasında yer alıyor. Bakliyat, hububat, bulgur, organik ürünler, süper gıda, bakliyat unu, pirinç, glutensiz ürünler ve diğer ürünler olmak üzere toplam 9 ana ürün grubunda üretim yapan Armada Gıda, Mersin’de toplam 137 bin 123 metrekare alana sahip 3 fabrikasında, 11 üretim hattı ile konvansiyonel ve organik ürünleri işlerken, 725 bin ton üretim kapasitesine, 118 bin ton da depolama kapasitesine sahip bulunuyor. Harran ve Viranşehir’de GES projeleri yer alan şirketin hisseleri 2025 yılı başından bu yana borsada işlem görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda, Fortune 500 Türkiye Araştırması’nda 308’inci Sırada! Haber

Armada Gıda, Fortune 500 Türkiye Araştırması’nda 308’inci Sırada!

Armada Gıda’nın iş dünyasının önde gelen şirket değerlendirme listelerinde izlediği başarı grafiği, büyüme yolculuğundaki istikrarını ve artan rekabet gücünü yansıtıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde küresel pazarlardaki güçlü varlığı ile geleceğin gıda ekosisteminde kalıcı bir değer oluşturmayı hedefliyor. Bakliyat ve tahılların küresel tedariğini, ticaretini ve ileri teknolojiyle işlenerek katma değerli bitkisel gıdalara dönüştürülmesini bir arada yürüten entegre bir gıda şirketi olan Armada Gıda, iş dünyasının önde gelen şirketlerinin performansını değerlendiren araştırmalardaki yükselişini sürdürüyor. Şirket, Fortune Türkiye tarafından CRIF Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen ve bu yıl 19’uncusu açıklanan Fortune 500 Türkiye Araştırması’nda, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 22,9 artışla elde ettiği 12,16 milyar TL’lik net satış rakamı ile 69 basamak yükselerek 308’inci sırada yer aldı. Armada Gıda, iş dünyasının önde gelen şirketlerini değerlendiren araştırmaya göre, aynı dönemde yaklaşık 2,71 milyar TL’lik FVÖK (faiz ve vergi öncesi kâr) elde ederken, aktif toplamını 14,75 milyar TL’ye, özkaynağını ise yaklaşık 6,01 milyar TL’ye taşıdı. Sönmez: “Geleceğin gıda ekosisteminde kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz” Bu başarının 2025 yılında odaklandıkları sürdürülebilir büyüme stratejisinin, artan verimliliğin ve değer üretme anlayışının sonucu olduğunu belirten Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye iş dünyasındaki şirketlerin performanslarını farklı kriterler üzerinden ele alan saygın araştırma ve değerlendirmelerde arka arkaya elde ettiğimiz başarılar, Armada Gıda’nın büyüme yolculuğunun ve rekabet gücünün somut bir yansıması. Bu başarının temelinde, bakliyat ve hububat ticaretindeki köklü deneyimimizi güçlü bir sanayi altyapısıyla birleştirerek ürün değer zincirinde daha fazla katma değer yaratma vizyonumuz bulunuyor. Tedarikten işlemeye uzanan entegre iş modelimiz, yerel uzmanlığımız ve küresel pazarlardaki güçlü varlığımızla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, geleceğin gıda ekosisteminde kalıcı değer yaratmayı da hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beyaz Eşya Camında Teknoloji, Tasarım ve Üretim Gücünü Buluşturuyor Haber

Beyaz Eşya Camında Teknoloji, Tasarım ve Üretim Gücünü Buluşturuyor

Beyaz eşya sektöründe cam artık yalnızca ürüne şeffaflık veya estetik kazandıran bir malzeme olmaktan çıkıyor. Fırınlarda yüksek sıcaklık koşullarına ve termal yüklere dayanım, ocaklarda güvenlik, buzdolaplarında mekanik dayanım ve kullanım kolaylığı, çamaşır makinelerinde güçlü ve güvenilir kapak çözümleri, yeni nesil cihazlarda ise ekran ve dokunmatik kontrollerle bütünleşen yüzeyler camın ürün içindeki rolünü yeniden tanımlıyor. The Business Research Company’nin Home Appliances Glass Market Report 2026 raporuna göre küresel beyaz eşya camı pazarının 2030’da 10,71 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Bu görünüm, camın beyaz eşyadaki teknik ve tasarımsal rolünün genişlemesiyle birlikte pazarın da büyümeyi sürdürdüğüne işaret ediyor. Üç ana ürün grubunda güçlü üretim yetkinliği 1974’ten bu yana cam sektöründe faaliyet gösteren Yorglass, beyaz eşya üreticilerine yönelik çözüm portföyünü farklı ürün gruplarına yayıyor. Şirket; Bolu, Çerkezköy ve Eskişehir’deki üretim tesislerinde fırın pano camları, bek tablaları, fırın ön kapak ve iç camları ile buzdolabı raf camları üretirken, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi ile çamaşır kategorisindeki üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Böylece pişirme, soğutma ve çamaşır olmak üzere beyaz eşyanın temel ürün gruplarında cam çözümleri geliştiren Yorglass, farklı ihtiyaçları aynı üretim ve teknoloji birikimi altında karşılayabilen yapısını genişletiyor. Bu yapı şirketin ihracat performansında da karşılık buluyor. Yorglass, 2025 yılında toplam üretiminin yüzde 52’sini ihraç ederken, Avrupa pazarında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10, stratejik büyüme alanlarından Amerika’da ise yüzde 18 büyüme kaydetti. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi’nde devreye alınan yeni kapasite ise çamaşır kategorisindeki üretim gücünü artırırken şirketin ürün portföyünün, ihracatının ve cirosunun gelişimine katkı sağladı. Beyaz eşya sektöründe rekabet gücünün artık yalnızca yüksek üretim adetleriyle değil; kritik bileşenlerde teknoloji geliştirme, esnek üretim ve güçlü bir tedarik ekosistemi oluşturma kabiliyetiyle belirlendiğine dikkat çeken Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, şunları söyledi: “Beyaz eşya üreticisinin cam ihtiyacı artık tek bir ürün veya tek bir fonksiyonla sınırlı değil. Fırında termal performans ve güvenlik, buzdolabında dayanıklılık ve kullanım kolaylığı, çamaşır makinesinde güçlü ve güvenilir kapak çözümleri, yeni nesil ürünlerde ise tasarım ve kullanıcı arayüzü aynı değer zincirinin parçaları haline geliyor. Biz de Yorglass olarak pişirme, soğutma ve çamaşır kategorilerindeki üretim yetkinliğimizi, farklı performans, tasarım ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik cam çözümleri geliştirecek şekilde sürekli genişletiyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin farklı cam ihtiyaçlarını ayrı ayrı tedarik etmek zorunda kaldığı bir yapı yerine, ürün geliştirme sürecinin farklı aşamalarında aynı güvenilir partnerle ilerleyebildiği bir model sunmak. ‘One-stop partner’ yaklaşımımızın temelinde de bu var.” Rekabetin yeni anahtarı: teknoloji, verimlilik ve güçlü tedarik ekosistemi Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği’nin (TÜRKBESD) 31 Ağustos 2026’da yayımladığı en güncel sektör verilerine göre, 2026’nın Ocak–Temmuz döneminde altı ana ürün grubunda ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 azalarak 9,5 milyon adede, üretim ise yüzde 15 gerileyerek 14,9 milyon adede indi. Aynı dönemde iç satışlar yüzde 6 azalırken, ihracat pazarlarındaki zayıflığın sektörün üretim ve satış performansı üzerindeki etkisi devam etti. Bu tablo, üretim ölçeğinin yanı sıra verimlilik, teknoloji geliştirme ve yüksek katma değerli üretimin rekabet gücündeki önemini daha da artırıyor. Yorglass da bu doğrultuda yatırımlarını yalnızca kapasite artışına değil, mevcut üretim altyapısının rekabetçiliğini güçlendirecek alanlara yönlendiriyor. Şirket, 2025 yılında yatırım bütçesinin yüzde 30 üzerinde yatırım gerçekleştirirken yatırımlarının önemli bölümünü verimlilik artırıcı otomasyon uygulamalarına ayırdı. Organizasyon, otomasyon ve üretim akışlarında gerçekleştirilen iyileştirmelerin yanı sıra 6 Sigma projeleriyle de verimlilik ve maliyet optimizasyonuna odaklanıldı. Yorgancılar, “Türkiye güçlü bir beyaz eşya üretim ve tedarik ekosistemine sahip. Küresel pazarlarda rekabetin zorlaştığı bir dönemde bu gücü korumanın yolu yalnızca daha fazla üretmekten değil, kritik bileşenlerde daha fazla teknoloji ve katma değer üretmekten geçiyor. Cam bu anlamda stratejik bir alan; çünkü güvenlik, termal performans, dayanıklılık, tasarım ve kullanıcı deneyimi gibi farklı beklentileri aynı malzeme üzerinde buluşturabiliyor. Manisa’daki üretim kabiliyetimizle ürün kapsamımızı genişletirken Ar-Ge merkezimiz ve üretim altyapımızdaki teknoloji yatırımlarıyla da üretim bilgisini daha yüksek katma değerli çözümlere dönüştürmeye odaklanıyoruz” diye konuştu. Camda yeni rekabet alanı: performans, tasarım ve verimlilik Camın beyaz eşyadaki dönüşümü teknik performansın ötesine geçerek yüzey, tasarım ve enerji verimliliğini de kapsıyor. Daha geniş cam yüzeyler, bütünleşik kontrol panelleri, farklı renk ve dokular ile yeni nesil kaplama teknolojileri, camın ürün içindeki rolünü genişletirken tüketici beklentileri de bu dönüşümü hızlandırıyor. NIQ’nun 31 Ağustos 2026’da yayımladığı Consumer Tech Trends 2027 raporuna göre tüketicilerin yüzde 86’sı dayanıklılığı, yüzde 82’si tamir edilebilirliği, yüzde 81’i ise enerji verimliliğini teknoloji ve ev aletleri satın alma kararlarında önemli görüyor. Yorglass da bu doğrultuda mat, dekoratif ve renkli cam yüzeylerdeki bilgi birikimini yeni yüzey teknolojileri ve enerji verimliliği odaklı Ar-Ge çalışmalarıyla geliştiriyor. Değişen beklentilerin tedarik zincirindeki öncelikleri de yeniden şekillendirdiğini belirten Yorgancılar, “Tüketicinin beklentisi artık yalnızca dayanıklı bir ürün değil; uzun ömür, verimlilik, tasarım ve kullanım deneyiminin birlikte sunulması. Biz de camın bu ihtiyaçlara aynı anda yanıt verebilme potansiyelini yeni yüzeyler, yeni fonksiyonlar ve müşterilerimizin ürünlerine daha fazla değer katacak çözümler geliştirmek için kullanıyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; ürün performansını geliştirirken enerji verimliliğini destekleyen, daha uzun ömürlü ve sürdürülebilir çözümleri müşterilerimizle buluşturmak olacak” ifadelerini kullandı. Yorglass Hakkında: Temelleri 1974’te atılan Yorglass, endüstriyel cam işleme ve düz cam ticareti alanlarındaki tecrübesiyle sektöre öncülük ediyor. Global ve güvenilir tedarikçi olma nedeni doğrultusunda ürettiği zengin ürün çeşitlerini hem iç pazara hem de 6 kıtaya ulaştıran Yorglass, 150'den fazla farklı cam türü ve dünyanın her yerinden 70'in üzerinde tedarikçisi ile geniş bir alana hizmet veriyor. Bugün itibarıyla üretim ve ticari çalışmalarını; Yorglass Ticaret, Yorglass Satina, Yorglass Ticari Soğutucu ve Yorglass Beyaz Eşya iş üniteleri altında Türkiye’nin beş farklı şehrinde kurulu yedi tesisinde gerçekleştiren şirket, ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. Sektördeki 50. yılını kutlayan Yorglass, Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde 30 milyon euro yatırımla hizmete sunduğu Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi ile üretmek ve sürdürülebilir bir değer yaratmak için çalışmalarını sürdürüyor.   Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.