Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değer

Kapsül Haber Ajansı - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YEKA-5 Sivas Projesi İçin Nordex’e 72 Türbinlik Dev Sipariş Haber

YEKA-5 Sivas Projesi İçin Nordex’e 72 Türbinlik Dev Sipariş

Sivas'ta gerçekleştirilecek ver Türkiye rüzgâr enerjisi pazarındaki tek seferde yapılan en büyük türbin anlaşması olacak YEKA-5 R25 Sivas rüzgâr enerji projesinde, Nordex’in Türkiye’de yerlileştirdiği Delta4000 serisinin son üyesi N175/6.X türbinler kullanılacak. 72 türbinin tamamının 108 metre kulelerde yükseleceği santralin ilk türbin kurulumunun 2027 yılının üçüncü çeyreğinde başlaması planlanıyor. Nordex Group'un düzenli müşterilerinden biri olan Türkerler Holding; inşaat, enerji, sağlık, gayrimenkul geliştirme, yenilenebilir enerji, elektrik dağıtımı ve ticareti, kamu-özel sektör iş birliği projeleri ile tekstil alanlarında faaliyet gösteriyor. Nordex Group Türkiye ve Orta Doğu Bölgesi Başkan Yardımcısı Ender Özatay bu dev anlaşma için şunları söyledi: “Türkerler Holding’in bu önemli projede bizi iş ortağı olarak tercih etmesi, ekibimize ve teknolojimize duyulan güvenin en güçlü göstergelerinden biridir. Daha önceki YEKA projelerinde elde ettiğimiz başarının ardından bu iş birliği, N175/6.X teknolojimizin rekabet gücünü, güçlü yerel tedarik zincirimizi ve müşterilerimize sunduğumuz değeri bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkerler Holding’in yenilenebilir enerji alanındaki büyüme yolculuğuna katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye'de Türk mühendisi ,Türk işçisi ,hammaddesi ve ekipmanı ile üreteceğimiz N175 türbinlerimiz ile İzmir fabrikamızda 1100 kişilik yeni istihdam sağlamanın ve ülkemiz için önemli bir katma değer üretmenin onurunu duyuyoruz.” Bu siparişle birlikte Nordex Group, Türkiye rüzgâr enerjisi pazarındaki konumunu daha da güçlendirerek kümülatif pazar payını %34'e çıkarıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tosyalı’nın Cüruf Bazlı Yüksek Performanslı Asfaltı Şimdi de Kocaeli Yollarında  Haber

Tosyalı’nın Cüruf Bazlı Yüksek Performanslı Asfaltı Şimdi de Kocaeli Yollarında 

Tosyalı'nın geri dönüşüm alanındaki uzman şirketi Tosyalı Harsco'nun geliştirdiği çelikhane cürufu ile hazırlanan yüksek performanslı modifiye asfalt (SteelSurf), bu kez Kocaeli'nin en yoğun ve en eğimli ulaşım akslarından biri olan Gazanfer Bilge Bulvarı'nda (Santral Rampası) kullanıldı. Yenileyici iş modeli doğrultusunda sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi haline getiren Tosyalı, yeşil çelik yatırımlarının yanı sıra üretim sırasında ortaya çıkan yan ürünleri yeniden ekonomiye kazandıran döngüsel üretim uygulamalarıyla da Türkiye ekonomisi için katma değer yaratmaya devam ediyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Tosyalı'nın geri dönüşüm alanındaki uzman şirketlerinden Tosyalı Harsco tarafından geliştirilen yüksek performanslı cüruf bazlı asfalt çözümleri, ilk uygulamaların ardından artık farklı şehirlerin ulaşım altyapısında da tercih edilmeye başlanıyor. Daha güvenli, daha uzun ömürlü ve daha sürdürülebilir yollar Bu konudaki en yeni projelerden biri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Tosyalı Harsco ve Simgemat iş birliğiyle, Gazanfer Bilge Bulvarı'nda (Santral Rampası) hayata geçirildi. Bu kapsamda Tosyalı Harsco tarafından temin edilen çelikhane cürufu, Harsco’nun İngiltere merkezli bir şirketi olan Steelphalt teknolojisi ile Simgemat tarafından yapay bir taş mastik asfalta dönüştürülerek bu projede kullanıldı. Yoğun ağır taşıt trafiğine maruz kalan ve yüksek eğime sahip güzergâhlarda kullanılmak üzere geliştirilen bu yüksek performanslı modifiye asfalt uygulaması (SteelSurf), deformasyona karşı yüksek direnci, düşük geçirgenlik özelliği ve uzun hizmet ömrüyle öne çıkıyor. Aynı zamanda yüksek aşınma dayanımı sayesinde yolun bakım ihtiyacını azaltırken sürüş güvenliği ve konforuna da katkı sağlıyor. Çelikhane cürufunun asfalt karışımında değerlendirilmesi sayesinde doğal agrega ihtiyacı azaltılırken, doğal kaynakların korunmasına ve döngüsel ekonomiye de önemli katkı sağlanıyor. Yüksek oranda geri dönüştürülmüş çelik cüruf agregasından üretilen bu çözüm, yol yapımında çevresel etkiyi azaltan yenilikçi uygulamalar arasında yer alıyor. Başarısı kanıtlanan inovatif çözüm yeni projelerle yaygınlaşıyor Tosyalı, daha önce Türkiye'de ilk kez TEM Otoyolu Gebze Kavşağı-Dilovası Kavşağı arasında hayata geçirilen cüruf bazlı asfalt uygulamasıyla, döngüsel üretim yaklaşımının ulaşım altyapısına kazandırılabileceğini ortaya koymuştu. Elde edilen performansın ardından bu yenilikçi çözüm, farklı yol koşullarında da kullanılmaya devam ediyor. Kocaeli'nin en yoğun ve en eğimli güzergâhlarından biri olan Gazanfer Bilge Bulvarı'ndaki yeni uygulama, bu çevreci çözümün gerçek şehir altyapısındaki kullanım alanlarının genişlediğini gösteren önemli bir örnek niteliği taşıyor. Yüksek performansı, uzun hizmet ömrü ve çevreci yapısıyla öne çıkan cüruf bazlı asfalt çözümlerinin, geleceğin sürdürülebilir ulaşım altyapılarında giderek daha yaygın ve tercih edilen bir uygulama haline gelmesi öngörülüyor. Tosyalı Harsco döngüsel ekonomiyi katma değere dönüştürüyor Tosyalı ile ABD'li Harsco ortaklığında faaliyet gösteren Tosyalı Harsco, demir-çelik başta olmak üzere alüminyum, bakır, nikel, ferrokrom ve çimento sektörlerine yenilikçi geri dönüşüm çözümleri sunuyor. Şirket, üretim süreçlerinde ortaya çıkan cürufu ileri teknolojilerle işleyerek asfalt ve yol yapımı, çimento katkı malzemeleri, gübre üretimi, agrega ve demiryolu balastı gibi farklı kullanım alanları için yüksek katma değerli hammaddeye dönüştürüyor. Sıfır atık yaklaşımıyla geliştirilen ileri işleme teknolojileri ve şirket bünyesinde geliştirilen Bloodhound yazılımı sayesinde cüruf içerisindeki metalik demir anlık olarak takip edilerek metal oranı minimum seviyeye indiriliyor. Bu sayede elde edilen geri dönüştürülmüş cüruf, yüksek aşınma direnci, düşük su geçirgenliği ve dayanıklılığıyla doğal agregaya güçlü bir alternatif oluşturuyor. Cüruf bazlı taş mastik asfalt ise uzun ömürlü yapısının yanı sıra yağışlı hava koşullarında sürüş güvenliğini artıran performansı ve yüksek mekanik dayanımıyla sürdürülebilir ulaşım altyapıları için yenilikçi bir çözüm sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİSBİR Başkanı Murat Kıran Kimdir? Türk Gemi İnşa Sanayisinin Uzun Soluklu Temsilcisi Haber

GİSBİR Başkanı Murat Kıran Kimdir? Türk Gemi İnşa Sanayisinin Uzun Soluklu Temsilcisi

Birliğin uzun yıllardır Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdüren Murat Kıran, Türk tersaneciliğinin küresel rekabet gücünün artırılması, ihracatın geliştirilmesi ve denizcilik sanayisinin büyümesine yönelik çalışmalarıyla öne çıkan isimler arasında yer alıyor. Gemi inşa sanayisinin son yıllarda yakaladığı büyümede aktif rol üstlenen Murat Kıran, hem sanayici kimliği hem de sektörel temsil gücüyle denizcilik sektörünün en yakından takip edilen yöneticileri arasında gösteriliyor. Peki, GİSBİR Başkanı Murat Kıran kimdir? İşte iş dünyasının merak ettiği kariyeri ve sektörel çalışmaları… Murat Kıran kimdir? Murat Kıran, Türkiye gemi inşa sanayisinin önde gelen sanayicileri arasında yer alıyor. Uzun yıllardır tersanecilik sektöründe faaliyet gösteren Kıran, denizcilik sanayisine yönelik yatırımları ve yöneticilik deneyimiyle tanınıyor. İş hayatı boyunca gemi inşa, gemi bakım-onarım, denizcilik yatırımları ve tersanecilik alanlarında faaliyet gösteren Murat Kıran, özellikle Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde yürüttüğü çalışmalarla sektörün gelişimine katkı sağladı. Üretim odaklı yaklaşımı ve uluslararası pazarlara yönelik vizyonuyla dikkat çeken Kıran, Türk tersanelerinin dünya çapındaki rekabet gücünün artırılması için uzun yıllardır çalışmalar yürütüyor. GİSBİR Başkanlığı görevini uzun yıllardır sürdürüyor Murat Kıran, 2011 yılında gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Daha sonra yapılan genel kurullarda üyelerin desteğini alarak yeniden başkanlığa seçilen Kıran, uzun yıllardır birliğin yönetimini sürdürüyor. Başkanlığı döneminde GİSBİR'in sektördeki temsil gücünün artırılmasına yönelik çalışmalar yürüten Kıran, tersanelerin uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alması için çeşitli projelere öncülük etti. Türk gemi inşa sanayisinin gelişimine odaklanıyor Murat Kıran'ın başkanlığı döneminde GİSBİR, Türk gemi inşa sanayisinin küresel ölçekte daha rekabetçi hale gelmesi için birçok çalışmayı hayata geçirdi. Yeni gemi inşa projelerinin artırılması, bakım-onarım kapasitesinin geliştirilmesi, mega yat üretimi, askeri gemi projeleri ve yeşil dönüşüm yatırımları, Kıran'ın üzerinde durduğu başlıca konular arasında yer alıyor. Ayrıca sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, yerli üretimin desteklenmesi ve ihracatın artırılması da GİSBİR'in öncelikli çalışma alanları arasında bulunuyor. Uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedefliyor Türk tersanelerinin dünya pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen Murat Kıran, özellikle Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda Türk gemi inşa sanayisinin daha fazla tercih edilen bir sektör haline gelmesi için çalışmalar yürütüyor. Gemi inşa sanayisinin yüksek katma değer üreten stratejik sektörlerden biri olduğuna dikkat çeken Kıran, teknoloji odaklı üretim, çevreci gemiler, enerji verimliliği ve sürdürülebilir denizcilik yatırımlarının geleceğin en önemli başlıkları arasında yer aldığını vurguluyor. Sektörün sorunlarının çözümü için aktif rol üstleniyor Murat Kıran, yalnızca sektörün büyümesine yönelik projelerle değil, aynı zamanda gemi inşa sanayisinin karşı karşıya kaldığı sorunların çözümüne yönelik girişimleriyle de öne çıkıyor. Finansmana erişim, nitelikli iş gücü ihtiyacı, tersanelerin üretim kapasitesi, ihracat süreçleri ve uluslararası rekabet gibi konularda kamu kurumlarıyla sektör arasında koordinasyon sağlayan Kıran, çözüm odaklı çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Pandemi döneminde tersanelerde alınan sağlık ve üretim tedbirleri konusunda yaptığı açıklamalarla da sektörün kesintisiz faaliyet göstermesi adına önemli değerlendirmelerde bulundu. GİSBİR'in vizyonunu genişleten yönetim anlayışı Başkanlık görevine geldiği ilk günden itibaren GİSBİR'in daha kapsayıcı bir yapıya kavuşması gerektiğini dile getiren Murat Kıran, birlik bünyesindeki temsil alanını genişletmeye yönelik çalışmalar yürüttü. Üye sayısının artırılması, sektör paydaşlarının daha etkin temsil edilmesi ve denizcilik sanayisinin farklı alanlarının GİSBİR çatısı altında buluşturulması yönündeki yaklaşımıyla dikkat çeken Kıran, birlik yapısının güçlendirilmesine yönelik adımlar attı. Türk denizcilik sektörünün öne çıkan isimlerinden biri Murat Kıran, sanayici kimliğinin yanı sıra uzun yıllardır yürüttüğü sektör temsilciliği görevleriyle Türkiye denizcilik sektörünün en bilinen isimleri arasında yer alıyor. GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı olarak yürüttüğü çalışmalar kapsamında ulusal ve uluslararası fuarlar, sektör toplantıları ve resmi temaslarda Türk gemi inşa sanayisini temsil eden Kıran, tersanelerin küresel pazardaki görünürlüğünün artırılmasına katkı sağlıyor. GİSBİR Başkanı Murat Kıran neden gündemde? Türkiye'nin denizcilik ve gemi inşa sanayisinin gelişiminde önemli rol üstlenen Murat Kıran, GİSBİR Başkanlığı süresince yürüttüğü çalışmalar, sektörün ihracat performansına yönelik girişimleri ve Türk tersanelerinin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik projeleriyle gündemde yer almaya devam ediyor. Denizcilik sektörünün sürdürülebilir büyümesi, teknoloji odaklı üretim ve yüksek katma değerli gemi inşa projelerine yönelik vizyonuyla öne çıkan Murat Kıran, bugün de Türkiye gemi inşa sanayisinin en önemli temsilcilerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.

İş Bankası, Ekonomiye Destekte Özel Bankalar Arasındaki Liderliğini Sürdürüyor    Haber

İş Bankası, Ekonomiye Destekte Özel Bankalar Arasındaki Liderliğini Sürdürüyor  

Yılın ilk yarısında özkaynak büyüklüğünü %6 artışla 453 milyar TL’ye yükselten Türkiye İş Bankası, aktif büyüklüğünü %10,1 artışla 5,1 trilyon TL seviyesine taşıyarak “Türkiye'nin en büyük özel bankası” konumunu devam ettiriyor. Sürdürülebilir değer yaratma hedefiyle kaynaklarını ekonominin geniş kesimleriyle buluşturan İş Bankası’nın nakdi kredi hacmi, Haziran sonu itibarıyla 2,7 trilyon TL’ye, gayrinakdi kredi hacmi ise 1 trilyon TL’ye yükseldi. Hanehalkına ve reel sektöre sağladığı toplam kredi desteği 3,7 trilyon TL’ye ulaşan Banka, bu dönemde de toplam nakdi ve gayrinakdi krediler açısından ekonomiye en yüksek finansmanı sağlayan özel banka olarak liderliğini korudu. 2026 Haziran sonu itibarıyla net dönem kârı 30 milyar TL düzeyinde gerçekleşen Bankanın, sermaye yeterlilik oranı, sağlam finansal yapısının bir göstergesi olarak %15,4 oldu. Aynı dönemde aktif büyüklük ve kredilerin yanı sıra toplam mevduatta da özel bankalar arasında ilk sırada yer alan Bankanın, Haziran sonunda toplam mevduat hacmi, yıl sonuna göre %9,7 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükseldi. Reel sektör için yurt dışından 3,1 milyar ABD doları kaynak Yurt dışı finansman kaynaklarına erişim olanaklarını da değerlendirmeye devam eden Banka, Temmuz ayında, uluslararası sermaye piyasalarında 500 milyon ABD Doları tutarında, 12 yıl vadeli ve yedinci yılda erken geri ödeme opsiyonlu katkı sermaye niteliğinde Eurotahvil ihracı gerçekleştirdi. İş Bankası, söz konusu ihracın yanı sıra, Haziran ayında 658,8 milyon ABD Doları ve 520,3 milyon Euro tutarında 367 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi sağladı. Ayrıca, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, tarımsal üretkenliği artıran ve iyi tarım uygulamalarının gelişimine yönelik projelerin desteklenmesi amacıyla kullandırılmak üzere, Güneydoğu Avrupa Fonu’ndan 20 milyon Euro tutarında 6 yıl vadeli kaynak temin etti. Bankanın 2025 yıl sonundan bugüne kadar reel sektörün hizmetine sunmak üzere yurt dışından sağladığı toplam kaynak tutarı 3,1 milyar ABD Doları seviyesine ulaştı. “Yapay zekâ katma değer ortaya koyma biçimini de dönüştürüyor” Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Bankanın 2026 ilk yarı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, ekonomiyi, üretim biçimlerini, çalışma hayatını, hatta eğitim, sağlık gibi yaşamın birçok alanını derinden etkileyen yapay zekânın katma değer yaratma biçimini de dönüştürdüğünü ifade etti. Yeni çağın hem ülkeler hem kurumlar için rekabette ve verimlilikte önemli fırsatlar sunduğunu, İş Bankası’nın da insan odaklı bir tarzda yapay zekâ ve teknolojiye yatırım yaptığını vurgulayan Aran, insanın yerine geçen değil insanın potansiyelini büyüten teknoloji yatırımları ve iş birliklerinin ekonomi açısından özellikle fırsat eşitsizliklerini azaltan güçlü bir kaldıraç olabileceğini ifade etti. Gelecekte sadece en iyi, en gelişmiş teknolojileri geliştirenlerin değil o teknolojiyi insan yetkinliğiyle birlikte kullanan kurumların ve ülkelerin öne çıkacağını söyleyen Aran, “Rekabet yalnızca güçlü finansallar, bilançolar üzerinden değil yapay zekâyı insanın üretkenliğiyle buluşturacak tarzda en doğru kullananlar etrafında şekillenecek. Biz de gerek yeni nesil iştiraklerimiz ve fintek iş birliklerimizle gerekse diğer yatırımlarımızla ülkemiz için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz” dedi. KOBİ’lere yönelik “Dijitalleşme ve Değer Odaklı Büyüme Programı” Türkiye İş Bankası açısından bu yılın ilk yarısında öne çıkan gelişmeler arasında, ekonominin lokomotifi olan KOBİ’lerin dönüşümünü desteklemeye yönelik İstanbul Sanayi Odası Stratejik Dönüşüm Merkezi ile birlikte hayata geçirilen ‘Dijitalleşme ve Değer Odaklı Büyüme Programı’ yer alıyor. Program, dijitalleşme ve değer odaklı büyüme alanlarında sunacağı bütüncül, uygulanabilir ve ölçeklenebilir çözümlerle KOBİ’lerin küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi ve dirençli bir konuma ulaşmalarına katkı sağlamayı hedefliyor. İş Bankası’nın, dünyanın önde gelen marka değerleme ve strateji danışmanlığı kuruluşlarından Brand Finance’ın değerlendirmesinde üst üste üçüncü kez Türkiye’nin marka değeri en yüksek bankası seçilmesi, ayrıca marka gücü bakımından Avrupa’nın ilk 10 bankası arasında yer alması da ilk yarıdaki önemli gelişmeler arasında öne çıkıyor. Banka ayrıca The Banker dergisinin düzenlediği “2026 Teknoloji Ödülleri" programında açık bankacılıkta en iyi banka ödülüne layık görüldü; Euromoney tarafından gerçekleştirilen “Mükemmellik Ödülleri”nde de Orta ve Doğru Avrupa’nın en iyi dijital bankası seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Metal Sektörü Büyümeyi Sürdürüyor Haber

Küresel Metal Sektörü Büyümeyi Sürdürüyor

Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda; küresel metal ve madencilik sektörünü, demir cevheri ve çelikten bakır, altın, lityum ve nadir toprak elementlerine kadar sanayi gelişimini ve küresel enerji dönüşümünü destekleyen temel hammaddeleri ele aldı. Raporda, 2025 yılında temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin yaklaşık 9,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığı bilgisine yer verildi. Türkiye küresel metal sektöründe önemli bir pazar… Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda Türkiye’ye de geniş yer verildi. Raporda Türkiye’nin, küresel metal sektöründe yapısal açıdan önemli bir konuma sahip olduğu belirtilirken, ülkenin 2024 yılında 36,9 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın yedinci büyük çelik üreticisi konumunda olduğu vurgulandı. Raporda Türkiye’nin 2025 yılında 38,1 milyon ton olan ham çelik üretiminin, 2026 yılında 40,8 milyon tona yükselmesinin beklendiği belirtildi. Bu büyüme eğiliminin, sektörün güçlü yatırım ivmesini ve Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarını birbirine bağlayan stratejik coğrafi konumunu yansıttığı görüşüne yer verilen raporda, daha geniş kapsamlı temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 164 milyar dolar brüt üretim gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Bu rakamın 2025 yılında 182 milyar dolara, 2026 yılında ise 208 milyar dolara yükselmesi öngörülüyor. Böylece sektörün, küresel talepteki iyileşme ve hurda bazlı elektrik ark ocağı çelik üretimindeki rekabet avantajının desteğiyle 2026 yılında yaklaşık yüzde 14,4 yıllık büyüme kaydetmesi beklendiği de rapordaki bilgiler arasında bulunuyor. Allianz Trade Türkiye Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, sanayimizin temel yapı taşı ve ihracatımızın ana kaldıraçlarından biri olan metal sektöründe verdiğimiz finansal garanti misyonumuzu kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) verilerine göre, 2025 yılını 38,1 milyon tonluk ham çelik üretimi ve güçlü bir ihracat performansı ile kapatan sektör, 2026 yılında küresel pazarlardaki korumacı kotalar, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) değişiklikleri ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi yapısal ve yeşil dönüşüm süreçlerini deneyimliyor. Bu zorlu ama fırsatlarla dolu konjonktürde, Türk metal üreticilerinin ve tedarik zincirinin likidite akışını korumak adına üstlendiğimiz toplam risk garanti büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemindeki 542 milyon Euro seviyesinden 677 milyon Euro’ya ulaştırarak sektöre sağladığımız desteği yüzde 25 oranında artırdık. Girdi maliyetleri baskısı ve küresel ticaret savaşlarının getirdiği volatiliteye karşı, proaktif risk yönetimi ve derin pazar içgörülerimizle ağır sanayimizin küresel rekabetçiliğini ve finansal sürdürülebilirliğini her adımda desteklemeyi sürdürüyoruz. Altuğ Karagöz sözlerine şöyle devam etti. “Metal sektöründeki 677 milyon Euro’luk risk portföyümüzü yönetirken, alt ürün gruplarındaki dinamikleri proaktif bir yaklaşımla takip ediyoruz. İç piyasa ve küresel kotaların baskıladığı inşaat demiri gibi uzun ürün grubuna kıyasla; otomotiv ve beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik grubu ile elektrifikasyon dalgasıyla büyüyen alüminyum ve bakır gibi demir dışı metaller daha dirençli bir talep yapısı sergiliyor. Allianz Trade Türkiye olarak, emtia fiyatlarındaki volatiliteye ve yapısal dönüşümlere rağmen, alt sektörlerin bu farklılaşan risk ve kârlılık döngülerini derinlemesine analiz ediyor, Türk metal sanayisinin tüm kırılımlarında vadeli ticaretin finansal sürdürülebilirliğini güvence altında tutuyoruz.” Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda sektörün, katma değer açısından ekonomiye sağladığı katkının son derece önemli olduğu vurgulandı. Temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 37,7 milyar dolar katma değer üretirken, bu tutarın 2025 yılında 42,5 milyar dolar olduğu, 2026 yılında ise yaklaşık 48,4 milyar dolara yükselmesinin beklendiği belirtildi. Böylece sektörün, Türkiye imalat sanayii gayrisafi yurt içi hasılasına en büyük katkıyı sağlayan sanayi kollarından biri olmayı sürdürdüğü raporda vurgulandı. Öte yandan sektör içerisinde demir-çeliğin, 2025-2026 döneminde yaklaşık 78-89 milyar dolar ile en büyük brüt üretim payına sahip olduğu ve demir dışı metallerin ise en hızlı büyüyen alt segment konumunda bulunduğu raporda belirtildi. Bu segmentte brüt üretimin 2024 yılındaki 24,6 milyar dolardan, 2025 yılında 34,0 milyar dolara ve 2026 yılında 40,9 milyar dolara yükselerek, yaklaşık yıllık yüzde 20 büyümesinin beklendiği raporda paylaşıldı. Demir dışı metallerdeki bu güçlü büyümenin, yurt içi madencilik yatırımlarıyla, inşaat ve otomotiv sektörlerinden gelen talebin desteği sayesinde Türkiye'nin bakır ve alüminyum işleme alanındaki artan rolünü yansıttığı da raporda yer verilen yorumlar arasında. İnşaat sektörü talebi desteklemeye devam ediyor Allianz Trade Raporu’na göre sektörde yatırımlar artış eğilimini sürdürüyor. Temel metaller ve metal ürünleri sektöründeki sermaye harcamalarının (CapEx) 2024 yılında 13,7 milyar dolar olduğu, 2025 yılında 16,4 milyar dolar ve 2026 yılında 17,8 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiği rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Raporda, bu yatırım görünümünün birkaç yapısal unsur tarafından desteklendiği belirtiliyor. Bunlardan ilkinin, Türkiye'nin yurt içinde çeliğin en büyük tüketicisi olan inşaat sektörü, yüksek konut kredisi faizleri ve deprem sonrası güney illerindeki yeniden inşa faaliyetlerinden kaynaklanan döngüsel baskılara rağmen talebi desteklemeye devam etmesi olduğu görüşü raporda yer alıyor. İkinci olarak, ihracat odaklı Türk çelik üreticilerinin, Avrupa'nın çelik tedarik zincirlerinde Rusya kaynaklı girdilere bağımlılığın azalmasıyla gerçekleşen yeniden yapılanmadan faydalandıkları ve özellikle Güney ve Doğu Avrupa'da pazar paylarını artırdıkları belirtiliyor. Üçüncü unsur olarak ise Türkiye'nin metal madenciliği alt sektörünün büyümesini sürdürmesi gösteriliyor. Brüt üretimin 2024 yılındaki 14,2 milyar dolar, 2025 yılında 17 milyar dolara ve 2026 yılında ise 18,2 milyar dolara yükselmesi de raporda yer verilen beklentiler arasında bulunuyor. Rapora göre; bu artış; altın, bakır ve bor madenciliğine yönelik yeni yatırımları yansıtıyor. Türkiye’nin, temiz enerji uygulamaları açısından giderek daha stratejik hâle gelen, dünyanın bilinen en büyük bor rezervlerine sahip olduğu da raporda vurgulanıyor. Türkiye dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki yerini koruyacak Raporda, 2028 yılına kadar olan orta vadeli görünümün, büyümenin devam edeceğine ancak hızının kademeli olarak yavaşlayacağına işaret ettiği bilgisi veriliyor. Sektörün brüt üretiminin 2027 yılında 221 milyar dolar, 2028 yılında ise 227 milyar dolara ulaşması rapordaki beklentiler arasında bulunuyor. Yıllık büyüme oranlarının, 2026 yılındaki güçlü toparlanmanın ardından daha sürdürülebilir yani yüzde 3-4 seviyelerine gerileyeceği öngörüsüne de raporda yer veriliyor. Çelik üretiminin ise 2027 yılında 41,9 milyon tona, 2028 yılında 43,3 milyon tona yükselerek Türkiye'nin dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki konumunu koruyacağı beklentisinden raporda söz ediliyor. Çin açık ara önde Çin'in hâkim olduğu Asya-Pasifik bölgesinin, küresel pazarın yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğu raporda belirtilirken, Avrupa’nın ise yaklaşık yüzde 21 ile ikinci sırada yer aldığı bilgisi veriliyor. Bu bölgesel yoğunlaşmanın, Çin'in çelik ve alüminyumdan nadir toprak elementlerine kadar metal sektörünün hemen her alanında açık ara en büyük üretici ve tüketici konumunda olduğunu yansıttığına da raporda dikkat çekiliyor. Öte yandan raporda, temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin 2026 yılında yaklaşık 10,4 trilyon dolar seviyesine ulaşacağının tahmin edildiği, 2026-2028 dönemine ilişkin bileşik yıllık büyüme oranının (CAGR) ise yaklaşık yüzde 7 olacağının öngörüldüğü bilgisi veriliyor. Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’na göre; 2021 yılındaki emtia süper döngüsü sırasında elde edilen olağanüstü kârların ardından sektörün finansal performansı 2023-2024 döneminde normalleşme sürecine girdi. Birçok baz metal ve hacimli emtianın fiyatı zirve seviyelerinden gerilerken, enerji, kimyasal reaktifler ve iş gücü gibi girdi maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği bilgisi de raporda yer verilen bilgiler arasında. Küresel metal ve madencilik sektörünün toplam FAVÖK (EBITDA) marjının 2025 yılında yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleştiği, bu durumun 2021 yılındaki yüksek kârlılık döneminden itibaren normalleşmenin sürdüğünü gösterdiği raporda belirtildi. Rapora göre şirketler bu sürece sermaye disipliniyle karşılık verdi; emtia döngüsü sırasında oluşan fazla nakit, yeni kapasite yatırımlarına yönlendirilmek yerine büyük ölçüde hissedarlara dağıtıldı. Bu yaklaşım bilançoların güçlü kalmasını sağlarken gelecekteki arz artışını da sınırlandırdı. Yine rapora göre; söz konusu ihtiyatlı sermaye politikası mevcut fiyat seviyelerinde kârlılığı korusa da enerji dönüşümünün kritik minerallere yönelik talebi hızlandıkça gelecekte arz yetersizliği riskini beraberinde getirebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik’e Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Verimlilik Ödülü Haber

NG Kütahya Seramik’e Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Verimlilik Ödülü

Porselen seramik sektörünün global oyuncuları arasında yer alan NG Kütahya Seramik, yüksek teknoloji yatırımları, güçlü Ar-Ge altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı ile yeni bir ödüle daha layık görüldü. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni, sanayi kuruluşlarının verimlilik, kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik odaklı projelerini bir araya getirdi. Törenin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; dijital dönüşüm çağında veriyi bilgiye, bilgiyi ise verimli süreçlere ve yüksek katma değere dönüştüren kurumların küresel rekabette öne çıktığını vurguladı. NG Kütahya Seramik, Seramikte İki Katmanlı Üretim ile İş Süreçlerinde ve Maliyette Verimlilik Artışı başlıklı çalışmasıyla Büyük Ölçekli İşletmeler – Ar-Ge kategorisinde 3.lük ödülünün sahibi oldu. NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz ödülü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın elinden aldı. Sağladığı çevresel etki, yenilikçi yaklaşım ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilerek ödüllendirilen proje; hammadde ile enerji kullanımını optimize etmeyi, üretim süreçlerinde sadeleşmeyi, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve yüksek kalite standartlarını korurken operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor. NG Kütahya Seramik, Ar-Ge yetkinliği ve ileri teknoloji yatırımlarıyla geliştirdiği projeleri yalnızca üretim süreçlerini iyileştirmek için değil, sektörde sürdürülebilir dönüşümü desteklemek amacıyla da hayata geçiriyor. Verimlilik odaklı yaklaşımla geliştirilen yenilikçi uygulamalar; kaynakların daha etkin kullanılmasına, rekabet gücünün artırılmasına ve yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Yılmaz: “Elde ettiğimiz bu derece, yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısı” NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz, “Verimlilik Proje Ödülleri'nde elde ettiğimiz bu derece, üretimde yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısıdır. Geliştirdiğimiz proje ile üretim süreçlerini daha yalın ve verimli hale getirerek üretim performansını artıran ve maliyetleri azaltan önemli iyileştirmeler gerçekleştirdik. Verimliliği, sürdürülebilirliği, inovasyonu ve teknolojiyi tüm yatırımlarımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Bundan sonraki süreçte de yüksek katma değer üreten projeler geliştirerek hem sektörümüzün gelişimine hem de ülkemizin sanayi vizyonuna katkı sunmayı sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Ar-Ge, üretim ve yatırım stratejilerini verimlilik ile sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiren NG Kütahya Seramik, geliştirdiği yenilikçi teknolojiler ve süreç iyileştirme projeleriyle hem Türk seramik sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam’ın Dijital Dönüşüm Projesine  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ödül Haber

Şişecam’ın Dijital Dönüşüm Projesine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ödül

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam’ın elyaf iş kolu, üretim süreçlerinde hayata geçirdiği yenilikçi dijital dönüşüm uygulamalarıyla önemli bir başarıya imza attı. Şişecam’ın “Cam Elyaf Üretiminde Verim Artışı” projesi, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında Dijital Dönüşüm Kategorisi’nde Birincilik Ödülü kazandı. Ödül, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından Şişecam Üretim Genel Müdür Yardımcısı Beytullah Şahin’e takdim edildi. Türkiye’nin 49 ilinden başvuran toplam 451 nitelikli projenin değerlendirildiği yarışmada birincilik elde eden proje; dijital teknolojilerin üretim süreçlerine uçtan uca entegre edilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması, kaynak kullanımının optimize edilmesi ve sürdürülebilir üretime sağladığı katkılarla öne çıktı. Şişecam’ın dijitalleşme ve verimlilik odaklı yaklaşımı, şirketin üretim operasyonlarında elde ettiği somut kazanımların yanı sıra sektördeki dönüşüme de örnek teşkil ediyor. Bu prestijli ödül, Şişecam’ın köklü inovasyon kültürünün, geleceğe yön veren dijital dönüşüm vizyonunun ve sürekli gelişim anlayışının önemli bir göstergesi niteliğini taşıyor. Güçlü ekip çalışması, disiplinler arası iş birliği ve ortak hedeflere odaklanan yaklaşım sayesinde hayata geçirilen proje, üretim hatlarında verimliliği artırmanın ötesinde Şişecam’ın operasyonel mükemmellik hedeflerine ve sürdürülebilirlik taahhütlerine de önemli katkılar sunuyor. Şişecam, dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; çevresel etkileri azaltan, kaynak verimliliğini artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm aracı olarak konumlandırmaya devam ediyor. Endüstriyel Üretime Katma Değer Sağlıyor Cam elyafı üretiminde ileri teknoloji çözümleriyle küresel ölçekte faaliyet gösteren Şişecam, otomotivden rüzgâr enerjisine, inşaattan savunma sanayisine kadar birçok stratejik sektöre yüksek performanslı ürünler sunuyor. Operasyonel verimlilik, teknoloji odaklı gelişim ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Şişecam, endüstriyel üretimde katma değer yaratmaya ve sektörün dönüşümüne katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Masfen Enerji paylarına yaklaşık 5 katı, toplamda 19,3 milyar TL tutarında talep geldi Haber

Masfen Enerji paylarına yaklaşık 5 katı, toplamda 19,3 milyar TL tutarında talep geldi

Yenilenebilir enerji alanının öncü isimlerinden Masfen Enerji’nin halka arz süreci sonuçlandı. Deniz Yatırım liderliğinde, 22-23-24 Temmuz tarihlerinde pay başına 45,68 TL bedelle gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü yaklaşık 3 milyar 883 milyon TL olarak belirlenirken, şirketin halka açıklık oranı yüzde 15,32 olarak kaydedildi. Süreç boyunca yurt içi bireysel yatırımcılardan 1.120.538 başvuru ile tahsisatın yaklaşık 1,5 katı; yüksek talepte bulunan yatırımcılardan 4.235 başvuru ile tahsisatın 35 katı; 72 yurt içi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın yaklaşık 3 katı talep toplandı. Toplamda, halka arz büyüklüğünün yaklaşık 5 katına ulaşan talep, 1.124.845 yatırımcı tarafından gerçekleştirildi. Satış verilerine göre; halka arz kapsamında 1.089.645 yurtiçi bireysel yatırımcıya 68 milyon adet, 4.205 yüksek talepte bulunan yatırımcıya 8 milyon 500 bin adet ve 48 yurtiçi kurumsal yatırımcıya 8 milyon 500 bin adet olmak üzere, toplamda 1.093.898 yatırımcıya 85 milyon adet pay dağıtımı yapıldı. Tahsisat grupları arasındaki dağılım ise %80 yurt içi bireysel, %10 yüksek talepte bulunan yatırımcı ve %10 yurt içi kurumsal yatırımcı şeklinde tamamlandı. “Yatırımcılarımızla birlikte büyüyeceğiz” Masfen Enerji Kurucu Ortağı Kemal Onur Karakuş, halka arz sürecinin başarıyla neticelenmesinden dolayı memnuniyetlerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Masfen Enerji olarak yenilenebilir enerji sektöründeki entegre iş modelimiz, sağlam finansal yapımız ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Şirketimizin geleceğine ve sektörün sunduğu potansiyele güvenerek bizlere ortak olan 1 milyonu aşkın yeni yatırımcımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Halka arz, şirketimizin kurumsallaşma sürecinde kritik bir dönüm noktası olmuştur. Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket sıfatıyla; şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilir büyüme stratejimizi daha da ileriye taşıyacağız. Gelecek dönemde Masfen Enerji ailesine dahil olan yeni yatırımcılarımızın desteğiyle istikrarlı bir gelişim sergilemeye devam edeceğiz. Yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırırken, sağlanan kaynağı verimliliği yüksek ve uzun vadeli katma değer üretecek projelerin finansmanında kullanmayı planlıyoruz. Sadece bugünün değil, yarının enerji çözümlerini de tasarlayarak Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.