Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değer

Kapsül Haber Ajansı - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde Çağlar Bağcı dönemi Haber

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde Çağlar Bağcı dönemi

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde 2018-2026 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Burak Sertbaş, görevi Çağlar Bağcı’ya devretti. Sertbaş, 2026-30 döneminde TİM Genel Kurulu Delegesi olarak Çağlar Bağcı’nın listesinde yer aldı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Çağlar Bağcı’ya devreden Burak Sertbaş genel kurul konuşmasında, 2018-2026 döneminde hayata geçirdikleri projeleri paylaştı. 26 fuara 563 firmayla katıldık “Uluslararası tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürdük” diyen Sertbaş; “Milli katılım organizasyonlarımızla firmalarımızı dünyanın en önemli platformlarında görünür kılmaya devam ettik. 563 firma katılımıyla 26 milli katılım organizasyonu, 3 sanal fuar katılımı ve 4 yurt içi sektörel fuar organizasyonu gerçekleştirdik” dedi. 2025 yılının hazır giyim sektörü açısından rekabetçiliğin yeniden tanımlamak zorunda kalındığı bir yıl olduğunu dillendiren Sertbaş şöyle devam etti: “Küresel talepteki zayıflama ve alıcıların artan fiyat baskısı; içeride yükselen üretim maliyetleri ve finansmana erişimdeki sıkılık ile birleşince, ihracatımız hem değer hem de miktar açısından zorlandı. 2025 yılı ihracatımız 2024 yılına göre yüzde 8 oranında azalarak 1 milyar 268 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu süreçte tek tesellimiz ihracat birim fiyatımızın 21,19 $/kg seviyesinde tutunması oldu. 2025 yılının bütününde 1191 üye firmamız 163 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. İhracatta ilk 5 ülke İspanya, Almanya, Hollanda, İngiltere ve İtalya oldu.” Tasarıma yatırımda 20 yılı geride bıraktık EİB Moda Tasarım Yarışmasını her yıl daha da güçlenen bir vizyonla sürdürerek, 20’ncisini gerçekleştirdiklerini aktaran Sertbaş, EİB Moda Tasarım Yarışmasının yalnızca Ege Bölgesi’nin değil, Türkiye’nin en istikrarlı ve en güçlü moda platformlarından biri haline getirdiklerinin altını çizdi. Sürdürülebilirlik alanında da öncü bir adım atarak, birlikler arasında ilk Sürdürülebilirlik UR-GE’sini hayata geçirdikleri bilgisini veren Sertbaş “Firmalarımızın bu alandaki dönüşüm kapasitesini güçlendiren önemli bir yapı oluşturduk. Avrupa Birliği projeleriyle Birliğimizin uluslararası iş birliği ağını genişlettik; proje geliştirme kapasitemizi güçlendirerek bu alanda da görünür ve etkili bir konuma ulaştık. Koordinatör veya partner olarak 2 ulusal, 11 uluslararası proje başvurusu gerçekleştirdik” diyerek sözlerini noktaladı. Bağcı; “Net ihracatçı sektörüz” Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanlığına seçilen Çağlar Bağcı yaptığı konuşmada hazır giyim sektörünün zor bir dönemden geçiyor olmasına karşın Türkiye’nin en köklü, eğitimli, öncü ve güçlü sektörü olduğuna vurgu yaptı. “Hazır giyim sektörü olarak net ihracatçı bir sektörüz. Sektörümüz katma değer üreten bir güç” diyerek hazır giyim sektörünü tanımlayan Bağcı, “İhraç birim fiyatımız Türkiye ortalamasının on kat üzerinde, bu da gücümüzü ortaya koyan en net göstergedir. Sektörün deneyimine, potansiyeline, krizler karşısında hızlı aksiyon alabilme kabiliyetine, tasarım gücüne güvenim tam. Ve en önemlisi… Bu çatı altında çok büyük bir aileyiz. Bu birlikteliğimiz gücümüzün en önemli kaynağıdır. Deneyimimiz var. Hızlı hareket etme kabiliyetimiz var. Tasarım gücümüz var. İnanıyorum ki; birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yok” şeklinde konuştu. Mesleki eğitime ağırlık vereceğiz 2026-30 dönemi için EHKİB üyelerine seslenen Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü; “Kapım da açık olacak, aklım da açık olacak, tüm gayretim de sizlerle birlikte olacak. Sektörümüzü ileri taşıyan, ülkemize değer katan her ulusal ve uluslararası projede hep birlikte çalışacağız. Özellikle eğitim alanında meslek liseleri, meslek yüksek okulları, üniversitelerin Tekstil mühendisliği bölümleri ile dirsek temasında ve onların önünü açacak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Oluşturduğumuz dış pazar stratejileri geliştirme, yarışma, eğitim kurumları ve sanayi iş birliği, finansmana erişim ve mevzuat, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik, yurt içi fuarlar ve üye ilişkileri komitelerimizle sektörümüzün bu zorlu süreci atlatması için sonsuz gayret göstereceğiz.” EHKİB Yönetim Kurulu’nda 4 kadın yer aldı Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesinin kabulünden sonra yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu Başkanlığına Çağlar Bağcı seçilirken, Yönetim Kurulu; “Melis Vekiloğlu, Serhan Ünsal, Mehmet Peköz, Ertan Aslan, Seray Seyfeli, Tolga Narbay, Mert Telyas, Yasin Akçakaya, Gizem Batur ve Tuğba Hazar” isimlerinden oluştu. Denetim Kurulu’nda; “Fırat Özdemir, Ahmet Özcan ve Fesih Demirer” yer aldı. TİM Genel Kurulu Delegeliklerine Burak Sertbaş ve Mukadder Özden seçildi. Çağlar Bağcı kimdir? 1980 yılında Ankara’da doğan Çağlar Bağcı, 2003 yılında Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine MEBA Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde adım atmıştır. Akademik gelişimini 2010 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde tamamladığı İşletme yüksek lisansı (MBA) ile pekiştiren Bağcı, mühendislik disiplini ile işletme vizyonunu birleştirerek aile şirketinde stratejik sorumluluklar üstlenmiştir. Günümüzde MEBA Giyim’in Yönetim Kurulu’nda görev yapan Bağcı, 22 yılı aşkın sektörel tecrübesiyle sürdürülebilir üretim ve ihracat odaklı bir vizyonla çalışmalarını sürdürmektedir. Sektörel sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif roller üstlenen Çağlar Bağcı, 2019—2025 yılları arasında üç dönem Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Çağlar Bağcı, 2021-2025 yılları arasında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) bünyesinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştür. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı uyum süreçleri, dijital dönüşüm ve üniversite-sanayi iş birliği projelerinde sektöre rehberlik eden Bağcı, eğitim kurumları destek komitelerinde de başkanlık yaparak nitelikli iş gücü gelişimine katkı sağlamıştır. İleri düzeyde İngilizce ve Almanca bilen Çağlar Bağcı, evli ve iki çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, Afrika’daki “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme” stratejisini destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına daha imza attı. Şirket, Afrika’nın önde gelen kalkınma finans kuruluşlarından Africa Finance Corporation (AFC) ile Afrika’daki enerji santrali yatırımlarında kullanılmak üzere toplam 300 milyon ABD doları büyüklüğünde kredi sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte, Aksa Enerji’nin AFC ile bir yıl içerisinde sağladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Aksa Enerji ile AFC arasındaki bu iş birliği, bir finansman anlaşmasının ötesine geçerek; Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine, bölgesel kalkınmanın desteklenmesine ve uzun vadeli sürdürülebilir yüksek büyümenin hızlandırılmasına katkı sağlayan stratejik bir iş birliği olarak öne çıkıyor. Aksa Enerji’nin Afrika kıtasındaki enerji santrali projeleri; güçlü mühendislik ve işletme yetkinliği, yerel dinamiklere hızlı uyum sağlayan esnek iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla farklılaşırken, AFC’nin sağlam finansman gücü ve uluslararası yatırım deneyimi bu projelere önemli bir kaldıraç etkisi sağlayacak. Afrika’daki Büyümemizi Güçlü Finansman Yapısıyla Destekliyoruz Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı şunları söyledi: “Afrika’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, Aksa Enerji’nin global büyüme vizyonunun temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu yıl devreye almayı planladığımız projelerimizin dördü Afrika’da yer alıyor. Bunlardan ilkini ocak ayında Gana’da basit çevrim olarak devreye alarak, ticari üretime başladık. Senegal ve Gabon’daki doğalgaz santrallerimizle birlikte, kıtanın en kritik ihtiyaçlarından biri olan enerji arz güvenliğine sağladığımız katkıyı daha ileri taşımayı sürdüreceğiz. Afrika’nın enerji dönüşümüne ve kalkınmasına sunduğumuz bu desteğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, Africa Finance Corporation ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma yalnızca finansmanla sınırlı kalmayıp; bilgi birikimi, teknik uzmanlık ve ortak bir vizyonun güçlü bir birleşimini yansıtıyor. Aksa Enerji olarak, farklı coğrafyalarda edindiğimiz proje geliştirme ve işletme deneyimini AFC’nin güçlü finansal yapısıyla bir araya getirerek Afrika kıtasında kalıcı, sürdürülebilir ve yüksek katma değer yaratan projeler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji'nin Afrika’daki Enerji Yatırımlarına AFC’den 300 Milyon Dolarlık Finansman Haber

Aksa Enerji'nin Afrika’daki Enerji Yatırımlarına AFC’den 300 Milyon Dolarlık Finansman

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, Afrika’daki “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme” stratejisini destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına daha imza attı. Şirket, Afrika’nın önde gelen kalkınma finans kuruluşlarından Africa Finance Corporation (AFC) ile Afrika’daki enerji santrali yatırımlarında kullanılmak üzere toplam 300 milyon ABD doları büyüklüğünde kredi sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte, Aksa Enerji’nin AFC ile bir yıl içerisinde sağladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Aksa Enerji ile AFC arasındaki bu iş birliği, bir finansman anlaşmasının ötesine geçerek; Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine, bölgesel kalkınmanın desteklenmesine ve uzun vadeli sürdürülebilir yüksek büyümenin hızlandırılmasına katkı sağlayan stratejik bir iş birliği olarak öne çıkıyor. Aksa Enerji’nin Afrika kıtasındaki enerji santrali projeleri; güçlü mühendislik ve işletme yetkinliği, yerel dinamiklere hızlı uyum sağlayan esnek iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla farklılaşırken, AFC’nin sağlam finansman gücü ve uluslararası yatırım deneyimi bu projelere önemli bir kaldıraç etkisi sağlayacak. Afrika’daki Büyümemizi Güçlü Finansman Yapısıyla Destekliyoruz Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı şunları söyledi: “Afrika’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, Aksa Enerji’nin global büyüme vizyonunun temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu yıl devreye almayı planladığımız projelerimizin dördü Afrika’da yer alıyor. Bunlardan ilkini ocak ayında Gana’da basit çevrim olarak devreye alarak, ticari üretime başladık. Senegal ve Gabon’daki doğalgaz santrallerimizle birlikte, kıtanın en kritik ihtiyaçlarından biri olan enerji arz güvenliğine sağladığımız katkıyı daha ileri taşımayı sürdüreceğiz. Afrika’nın enerji dönüşümüne ve kalkınmasına sunduğumuz bu desteğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, Africa Finance Corporation ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma yalnızca finansmanla sınırlı kalmayıp; bilgi birikimi, teknik uzmanlık ve ortak bir vizyonun güçlü bir birleşimini yansıtıyor. Aksa Enerji olarak, farklı coğrafyalarda edindiğimiz proje geliştirme ve işletme deneyimini AFC’nin güçlü finansal yapısıyla bir araya getirerek Afrika kıtasında kalıcı, sürdürülebilir ve yüksek katma değer yaratan projeler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu ikinci kez başkan seçildi Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu ikinci kez başkan seçildi

İbrahim Alimoğlu’nun listesinde; Yönetim ve Denetim Kurulu’nda 6 isim yeni dönemde de listede yerini korurken, YK ve DK’da 8 isim değişmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin Divan Başkanlığı yaptığı Genel kurulda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, ilk dönemlerinde önemli adımlar attıklarını ve pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Göreve geldiklerinde 1 milyar 80 milyon dolar olan ihracat rakamlarını, tüm zorluklara rağmen 1 milyar 380 milyon dolara taşımanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Alimoğlu, “Madencilik sektörümüz, diğer sektörlere verdiği hammadde ve güç desteğiyle Türk ekonomisine tam 60 milyar dolarlık bir katma değer sağlıyor. Bizler, bu devasa çarkın en stratejik parçasıyız. Dönemimiz boyunca "basılmadık yer, çalınmadık kapı bırakmama" düsturuyla hareket ettik: Kazakistan’dan Meksika’ya, Kenya’dan Amerika’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’den İngiltere’ye, Suudi Arabistan’a kadar çok sayıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenledik. Güney Kore’ye ilk kez Türkiye Milli Katılımı’nı gerçekleştirdik. Xiamen Uluslararası Taş Fuarı’na bu yıl 14’üncü kez milli katılım organizasyonu düzenledik” diye konuştu. EGEBİM ile dijital dönüşümü başlattık Turkish Stones Turquality Projesi’yle onlarca ülkede dünyanın en seçkin etkinliklerinde Türk doğal taşını en üst seviyede temsil ettiklerine vurgu yapan Başkan Alimoğlu, şöyle devam etti; “Geçen yıl, Denizli Laodikya’nın büyüleyici atmosferinde gerçekleştirdiğimiz Amorf Doğal Taş Tasarım Yarışması ile sektörü sanatla buluşturduk. EGEBİM platformunu kurarak dijital dönüşümü başlattık; artık mimarlar ve tasarımcılar taşlarımızı dijital dünyada tek tıkla keşfedebiliyor. Elde ettiğimiz bu tecrübe, bizim en büyük sermayemizdir.” Yeni dönemle ilgili hedeflerini de paylaşan Alimoğlu, “2026 yılında ihracat hedefimiz 1,5 milyar dolar; ancak asıl vizyonumuz 2030 yılında bu bayrağı devrederken 2 milyar dolar barajını aşmış bir birlik bırakmaktır. Önümüzdeki dönemde Rusya, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan odaklı ticaret heyetlerimizle yeni pazarlara çıkarma yapacağız. 2025 yılında başlattığımız Sürdürülebilirlik Odaklı URGE Projesi ile yeşil dönüşüme öncülük edecek, 2026’da 6. Kez düzenleyeceğimiz Amorf yarışmamızla yine ilham vereceğiz. Yasal düzenlemelerin önümüzü açması için kamu temsilcileriyle kurduğumuz diyaloğu daha da güçlendireceğiz. Sektörümüzün imajını yükseltmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Biz sadece taş ihraç etmiyoruz; biz bu toprakların bereketini, emeğini ve estetiğini dünyaya sunuyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Ege Maden İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programının kabulünün ardından seçimlere geçildi. Tek listeyle gidilen seçimlerde İbrahim Alimoğlu 42 oyla ikinci kez Başkan seçilirken Yönetim Kurulu’nda “Faik Tokatlıoğlu, İbrahim Altınpınar, Reyhan Sezgin, Rıfat Özdilek, Mehmet Şen, Akın Yeşilkaya, Mehmet Serter, Onur Demir, Leyla Türk ve Mehmet Tuncer” yer aldı. Denetim Kurulu; “Ekrem Demirel, Zafer Soybaş ve Soner Ozan”dan oluşurken, TİM Genel Kurulu Asil Delegeleri, “Yakup Burak Ürper, İrfan Çelikten, Oben İnceler, Remzi Boncuk ve Togan Akkoç” olarak belirlendi. Afyonlu ihracatçılar listeye ağırlığını koydu Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve TİM Delege Listesi’ne Afyonlu ihracatçılar 9 ihracatçıyla ağırlığını koydu. İzmir’den 5, Manisa’dan 2, Denizli, Aydın ve Balıkesir’den 1’er ihracatçı yer aldı. İbrahim Alimoğlu kimdir? 3 Şubat 1956 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya gelen İbrahim Alimoğlu; dedesi, amcası, babası ve kardeşleriyle birlikte büyük bir ailenin içinde büyüdü. İlk, orta ve lise öğrenimini Afyonkarahisar’da tamamlayarak 1979 yılında Afyonkarahisar Eğitim Enstitüsü’nden Sınıf Öğretmeni olarak mezun oldu. Çocukluğundan itibaren mermer tozunun içinde büyüyen İbrahim ALİMOĞLU, 1980 yılında evlendi ve 4 çocuğu oldu. Vatanî görevini 1981 yılında Balıkesir Çayırhisar’da kısa dönem ordonat olarak tamamladı. Doğduğu günden bu yana dedesinin kurduğu mermer fabrikalarının gelişmesi, büyümesi ve dünya pazarlarında yer alması konusunda olağanüstü çabalarla bugünlere ulaşmış, dünyanın dört bir tarafına, ülkemizin Denizli, Burdur, Afyonkarahisar yöresindeki en güzel mermerlerini ihraç ederek ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Mermer satışıyla ilgili olarak dünyanın birçok ülkesine seyahat etme fırsatı bulan ALİMOĞLU, 2009 yılında gittiği Endonezya’da su altı zenginlikleriyle tanışmış ve birtakım incelemeler sonunda fabrikasında oluşturduğu akvaryumuyla başlayan hobisi, deniz fosilleriyle birlikte evlerde kullanılan her türlü eşyayı toplama gayretine dönüşmüştür. Yıllar önce başlattığı hobileri ile bugün çok zengin bir koleksiyona sahip etnografikmüze niteliğindeki bu eserler çoğunlukla evlerimizde kullandığımız etnografik değere sahip eşyalardan oluşmaktadır. İbrahim ALİMOĞLU, Afyon Kocatepe Üniversitesi İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi bünyesinde 500'den fazla müzik enstrümanını sergiliyor. İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, İzmir Efes, İstanbul Hilton, Bursa Kervansaray otelleri Alimoğlu Ailesinin mermer işlerini yaptığı projeler arasında yer alıyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde 2008 yılından itibaren Yönetim Kurulu Üyesi, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevlerde bulunan İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. İbrahim Alimoğlu halen TİM Sektörler Konseyi Üyeliği görevini de sürdürüyor. 2019 yılında TÜMMER Başkanlığına seçilen İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında EMİB Başkanlığına aday olunca TÜMMER Başkanlığı görevini bırakmıştı. İbrahim Alimoğlu, 13 Nisan 2026 tarihinde Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanlığına ikinci kez seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yorglass Üst Üste İkinci Kez İşlenmiş Cam İhracat Şampiyonu Haber

Yorglass Üst Üste İkinci Kez İşlenmiş Cam İhracat Şampiyonu

Yerli üretim gücü ve dünyaya yayılan ihracat ağıyla her geçen yıl büyümesini sürdüren Yorglass, başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. 6 kıtada 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek uluslararası pazarlarda güçlü bir konum elde eden şirket, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen ‘İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde çifte başarıya imza attı. 2025 yılında gerçekleştirdiği ihracat performansıyla işlenmiş cam sektöründe “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” kategorisinde 1’incilik ödülünü kazanan Yorglass, düz cam sektöründe ise “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” kategorisinde 2’ncilik ödülüne layık görüldü. Bu başarıyla birlikte şirket, üst üste ikinci kez işlenmiş cam ihracat şampiyonu olarak sektöründeki liderliğini bir kez daha tescilledi. Camı değere dönüştüren bir üretim anlayışı benimsiyor Kazandıkları ödüllerin ihracat hacmini göstermenin ötesinde, katma değer odaklı üretim anlayışlarını da ortaya koyduğunu söyleyen Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, “Üst üste ikinci kez Türkiye’nin işlenmiş cam ihracat lideri seçilmemiz, Yorglass’ın disiplininin bir tescilidir. Yorglass olarak camı yalnızca işlenen bir malzeme olarak görmüyor, camı değere dönüştüren bir üretim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bugün dünyanın dört bir yanına ihraç ettiğimiz ürünlerimiz Türkiye’nin üretim gücünü, Ar-Ge kabiliyetini ve küresel pazardaki güvenilir imzasını temsil eden stratejik bir değer taşıyor. Zirvedeki yerimizi korumak, sorumluluğumuzu daha da artırıyor” dedi. “Cam üretirken geleceği de şekillendiriyoruz” Rekabetin her geçen gün zorlaştığı küresel arenada fark yaratmanın yolunun ‘katma değerli ihracat’ olduğunu vurgulayan Yorgancılar, “Biz standart üretim anlayışının ötesine geçerek katma değeri yüksek olanı, yani emeğimizi ve uzmanlığımızı dünyaya sunuyoruz. Ham maddeyi ürüne, ürünü ise dünyaya yön veren bir değere dönüştürmeye odaklanıyoruz. Bugün 6 kıtada Yorglass imzası varsa, bu güçlü cam işleme kabiliyetimizin ve değer odaklı büyüme stratejimizin doğal bir sonucudur. Yarım asrı aşan tecrübemizle Türkiye’nin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetini uluslararası pazarlarda daha görünür kılmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ülkemizin bayrağını küresel arenada en üstte tutmaya ve camın ötesindeki potansiyeli dünyaya sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’ın Güçlü Ekosistemi Sayesinde Türkiye Ekonomisi Kazanıyor Haber

Ford Otosan’ın Güçlü Ekosistemi Sayesinde Türkiye Ekonomisi Kazanıyor

Üretimden mühendisliğe, tedarik zincirinden bayilerine uzanan bu geniş etki alanı, Ford Otosan’ın sadece bir otomotiv şirketi değil, Türkiye ekonomisinin yaklaşık %1’ini temsil eden dev bir sanayi merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Ford Otosan’ın yarattığı güçlü ekosistem sayesinde; üretimden istihdama, katma değerden makroekonomik ölçeğe kadar her alanda Türkiye ekonomisine rasyonel ve çok katmanlı bir katkı sağlanıyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, üretimden ihracata, mühendislikten yan sanayiye uzanan kapsamlı ekosistemiyle Türkiye ekonomisinin en güçlü sanayi oyuncuları arasında yer alıyor. Türkiye otomotiv üretiminin yaklaşık 1/3’ünü gerçekleştiren Ford Otosan’ın yarattığı katma değer, yalnızca kendi faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler, çalışanları ve bayi ağı ve daha niceleri aracılığıyla ekonominin geneline yayılan çok boyutlu bir etki yaratıyor. Ford Otosan Ürettikçe Türkiye Üretiyor: 1 TL → 2,94 TL Sanayideki üretim çarklarını hareketlendiren Ford Otosan, tedarik zinciri ve yan sanayi üzerindeki etkisiyle toplam üretimi katlayarak büyütüyor. Şirketin gerçekleştirdiği her 1 TL’lik üretim, ekonominin genelinde toplam 2,94 TL’lik bir üretim hacmini tetikliyor. Bu veri, Ford Otosan’ın üretim gücünün sadece kendi fabrikalarıyla sınırlı kalmadığını, lojistikten metale, yazılımdan enerjiye kadar onlarca farklı sektörde üretimi büyüten bir "motor" vazifesi gördüğünü kanıtlıyor. Ekonomide Güçlü Kaldıraç Etkisi: 6,65 Katlık Katma Değer Ford Otosan’ın ekonomiye sağladığı en büyük katkılardan biri de yüksek katma değer yaratma kapasitesi. Şirketin GSYH’ye yaptığı her 1 TL’lik doğrudan katkı, ekosistemindeki çarpan etkisiyle Türkiye ekonomisine 6,65 TL olarak geri dönüyor. Bu kaldıraç etkisi, Ford Otosan’ın sanayide verimliliği artıran ve milli geliri besleyen stratejik bir güç olduğunu gösteriyor. İstihdamda 14 Katlık Dev Ekosistem İstihdam tarafındaki veriler, Ford Otosan’ın istihdam üzerindeki etkisini de net bir şekilde ortaya koyuyor. Ford Otosan bünyesinde yaratılan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 14,47 kişilik bir iş gücü talebine karşılık geliyor. Tedarik zinciri ve hizmet sektörleri dahil edildiğinde toplamda 277 bin kişilik bir istihdam ağına dokunan şirket, Türkiye’nin en büyük istihdam platformlarından biri konumunda bulunuyor. Türkiye Ekonomisinin %1’i Ford Otosan Ekosistemiyle Şekilleniyor Ford Otosan, üretimden tedarik zincirine, istihdamdan yan sanayiye uzanan geniş faaliyet alanıyla Türkiye ekonomisi için önemli bir değer yaratıyor. Şirket, doğrudan ve dolaylı etkileriyle Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık %1’ine karşılık gelen bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Ford Otosan’ın faaliyetleri; yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmayıp, birlikte çalıştığı tedarikçiler, iş ortakları ve desteklediği sektörler aracılığıyla ekonomide çarpan etkisi yaratan bir yapı ortaya koyuyor. Bu kapsamlı katkı, Ford Otosan’ın Türkiye’de sanayinin gelişimine, sürdürülebilir büyümeye ve istihdamın güçlenmesine olan uzun vadeli katkısını bir kez daha ortaya koyuyor. Güven Özyurt: “Sanayi, doğru kurgulandığında ekonominin tamamını büyüten bir güç haline gelir” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, Ford Otosan’ın ekonomik etkilerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ford Otosan yalnızca bir otomotiv üreticisi değil; Türkiye’de değeri büyüten, üretimi çoğaltan ve dönüşümü hızlandıran rasyonel bir güçtür. Biz büyüdükçe sadece kendi ölçeğimiz genişlemiyor; Türkiye otomotiv sektörü derinleşiyor, tedarik sanayi güçleniyor, hizmet sektörü gelişiyor, ihracat artıyor, istihdam yayılıyor ve ekonomide çok katmanlı bir etki oluşuyor. Bu bize aynı zamanda sanayinin doğru kurgulandığında yalnızca üretim yapmadığını; kalkınma, rekabetçilik ve toplumsal fayda da ürettiğini gösteriyor. Biz bu ülkenin ve insanlarının potansiyeline güveniyoruz. Önümüzdeki dönemde de vites küçültmeden teknoloji geliştirmeye, üretmeye ve değer yaratmaya devam edeceğiz.” Çok Sektörlü Yayılım: Sanayiden Hizmetlere Ford Otosan’ın ekonomik etkisi, yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmıyor; etrafında oluşan geniş sanayi ve hizmet ekosistemi üzerinden ekonomide zincirleme bir büyüme yaratıyor. Ford Otosan kauçuk-plastik, metal, enerji, inşaat, tarım ve madencilik gibi birçok sektörde ekonomik aktiviteyi tetikliyor. Şirketin tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler ve yan sanayisinin kendi içinde büyümesiyle ve diğer sektörler ile ekonomik aktiviteleri zincirleme olarak dolaylı etki yaratıyor. Bu büyüklük, şirketi yalnızca üretim yapan bir sanayi kuruluşu değil; ekonomide geniş tabanlı büyüme yaratan bir “çarpan mekanizması” haline getiriyor. Bu çarpan mekanizması milli gelire katkı, istihdam, üretim ve ekonomik katma değer olarak karşımıza çıkıyor. Ford Otosan’ın Türkiye’ye Olan Katkıları Ekonomik Etki Analizi Araştırması ile de Doğrulandı Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ve Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Özertan tarafından hazırlanan ekonomik etki analizi araştırması, Ford Otosan’ın Türkiye ekonomisinde yalnızca bir üretici olmadığını; sektörler arası etkileşimi güçlendiren ve ekonomik aktiviteyi zincirleme şekilde büyüten bir “ekosistem merkezi” olduğunu gösterdi. Onaylı 2024 finansal verileri ile yapılan araştırmada Ford Otosan’ın kauçuk-plastik sektöründen, elektrik- su- inşaat sektörüne, tarım madencilikten, fabrikasyon metal ürünlere kadar 12 farklı sektör ile girdi çıktı ilişkisi temel alınarak, şirketin Türkiye ekonomisine katkısı ve varlığı sebebi ile yarattığı katma değer doğrulandı. Çalışma, şirketin doğrudan üretim faaliyetlerinin ötesine geçen etkisini; yan sanayi, hizmetler ve tüketim üzerinden tetiklenen zincirleme ve dolaylı etkileri de merceğe aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Home Comfort Group, "İklimlendirmenin Yıldızları 2026" Etkinliğinde İş Ortaklarıyla Buluştu Haber

Bosch Home Comfort Group, "İklimlendirmenin Yıldızları 2026" Etkinliğinde İş Ortaklarıyla Buluştu

İş birliklerini daha ileriye taşıma hedefiyle düzenlenen etkinlikte, 2025 yılı kapsamlı şekilde değerlendirilirken, 2026 dönemine ilişkin stratejik yol haritası paylaşıldı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen istişare oturumunda, iş ortaklarının görüş ve önerileri doğrudan dinlenerek, iş süreçlerini daha ileriye taşıyacak gelişim alanları birlikte ele alındı. Karşılıklı güvene dayalı bu açık diyalog ortamı, Bosch Home Comfort Group’un iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu ve sürdürülebilir iş birliğinin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıktı. Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeler oldu. Etkinliğe konuk konuşmacı olarak katılan ekonomist ve akademisyen Doçent Doktor Derya Hekim, küresel ve yerel ekonomik görünümü kapsamlı bir perspektifle ele alarak katılımcılara değerli içgörüler sundu. Günün kapanışında gerçekleştirilen “İklimlendirmenin Yıldızları” Ödül Töreni ise etkinliğin önemli anlarındandı. Bosch, Buderus, Hitachi ve York markaları özelinde, yıl boyunca gösterdikleri üstün performans ve katkılarla öne çıkan iş ortakları ödüllendirildi. Başarıların görünür kılındığı bu özel törende, güçlü iş ortaklığı ekosisteminin yarattığı katma değer bir kez daha vurgulandı. Etkinlik, iş ortaklarıyla kurulan güçlü bağların pekiştirildiği ve geleceğe yönelik ortak vizyonun paylaşıldığı bir iş yemeği ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir Haber

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir

EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu öncülüğünde düzenlenen toplantıda; ihracata yönelik finansman olanakları, devlet destekleri, küresel ticarette değişen dinamikler ve Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyüme stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıya; Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Eximbank ve EİB yöneticileri ile EGİAD Dış Ticaret Elçileri ve Konsey üyeleri katılım sağladı. Toplantının “Onur Konuğu” olarak yer alan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 40 yılı aşan ihracat birikimi ve liderlik tecrübesiyle, küresel ticaretin dönüşen dinamiklerine ilişkin stratejik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ihracatı bir ülkenin kalkınma iradesi olarak tanımlayarak, “Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi için üretim kadar önemli olan şey, o üretimi dünya pazarlarında değerli hale getirebilmektir. İhracat, döviz kazandırır, istihdam yaratır, firmaları disipline eder, kaliteyi yükseltir, verimliliği artırır ve ülkeyi küresel rekabetin bir parçası yapar. İhracat yapmayan bir şirket sadece kendi büyüme fırsatını kaçırmış olmaz. Aynı zamanda ülkenin dış ticaret dengesine, üretim kapasitesine, teknoloji gelişimine ve döviz gelirine de katkı sunmamış olur. Ben her zaman şuna inandım: Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir. Sağlıklı büyümenin yolu budur.” dedi. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı Jak Eskinazi, Türk şirketlerinin dünyaya açılmasında gerçek anlamda ‘oyunu değiştiren’ kırılma anlarını şöyle sıraladı; “İlk olarak Turquality bize markalaşmayı öğretti. İkincisi 2008 krizi bize pazar çeşitlendirmeyi öğretti. Üçüncüsü pandemi bize yakın üretimin değerini hatırlattı. Dördüncüsü de bugünkü ekonomik şartlar ise bize katma değer üretmeden ayakta kalamayacağımızı gösteriyor. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı. Bundan sonra da başarı, bu adaptasyon kabiliyetini ne kadar stratejik bir şekilde kullanabildiğimize bağlı olacak.” Türkiye’nin kendi ülke algısı marka olmalı Türk şirketlerinin global pazarlarda büyümesini sınırlayan en büyük üç hatadan bahseden Başkan Eskinazi, “Ülke olarak marka olamamamız ilk hatamız. Bugün dünyada birçok ülke, kendi ülke algısını bir marka gibi yönetiyor. Sadece şirketlerin değil, Türkiye’nin de marka olması gerekiyor. İkinci hata, pazara uygun üretim yapmamak. Her pazarda aynı ürün karşılık bulmaz. Avrupa’nın beklentisi farklıdır, Amerika’nın farklıdır. Başarılı olmak için üretimi pazara göre şekillendirmek gerekir. Üçüncü önemli eksik ise satış sonrası hizmet ve sürdürülebilir ilişki yönetimi. Müşteri sizinle sadece bir sipariş için değil, uzun vadeli güven ilişkisi için çalışır. Türk ihracatçısının DNA’sında rekabetçilik, pratiklik, çabuk kavrama ve adaptasyon, müşteri ilişkilerinde güçlü bir refleks var.” dedi. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz Çin, Hindistan ve Uzak Doğu rekabetinde Türkiye’nin geride kalmasını değerlendiren Eskinazi, “Türkiye, Çin ve Hindistan ile aynı kulvarda değil. Onlar ölçek ekonomisiyle, düşük maliyetle, çok büyük hacimlerle rekabet ediyor. Bizim o yarışa girmemiz doğru değil, mümkün de değil. Bizim rekabet alanımız: tasarım, kalite, hız, esneklik, güven olmalı. Yani Türkiye, “en ucuz üretici” değil, “en akıllı ve en hızlı çözüm ortağı” olmalı. Bugün siparişlerin Çin, Hindistan ve Uzak Doğu’ya kaymasının en önemli nedeni maliyet avantajı. Türkiye’nin geri kaldığı noktalardan biri de burada: küresel ticaret sistemine yeterince entegre olamamak. Özellikle Hindistan–AB Serbest Ticaret Anlaşması bu açıdan çok kritik, AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çok kritik. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz.” diye konuştu. E-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz Toplantıda öne çıkan bir diğer başlık ise dijitalleşme oldu. Başkan Eskinazi, “Artık 10 yıllık projeksiyon yapmak eskisi kadar kolay değil. Dünya çok hızlı değişiyor. Ben bundan 5 yıl önce şunu söylemiştim: “Mevcut işlerin en az %30’u ortadan kalkacak.” Bugün baktığımızda bunun gerçekleşmeye başladığını görüyoruz. Çünkü artık oyunun içinde çok güçlü bir faktör var: yapay zeka ve dijital dönüşüm. En büyük fırsat Bence Türkiye’nin en büyük avantajı şu: Genç ihracatçılarımız dünyayı iyi tanıyor. Daha global bakıyorlar, daha hızlı adapte oluyorlar, teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar. Eğer bu bakış açısını doğru yönlendirirsek, özellikle: tüketici odaklı sektörlerde, e-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz. Bugün dünyada tüketici şunu istiyor: zahmetsiz, hızlı, kaliteli ürün ve hizmet. Bu talebe cevap verebilen herkes kazanacak. Çünkü artık dünya şuna evrildi: hız + teknoloji + deneyim. Bu üçlü yoksa, rekabet de yok. Bugün 30 yaşında bir ihracatçı olsaydım, dijitalleşmeyi merkeze alırdım. E-ihracat, dijital markalaşma, veri odaklı satış, hızlı teslimat altyapısı bunlara yatırım yapardım. Pazar olarak; Avrupa hâlâ ana pazar, ABD yüksek katma değerli fırsatlar sunuyor, dijital sayesinde artık “pazar” kavramı da değişiyor. Doğru ürünü doğru platformda sunduğunuzda, dünya zaten sizin pazarınız oluyor.” dedi. Yeni Pazarlara Açılmanın Stratejik Platformu Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ticaretin artık sadece üretim ve satış değil; strateji, finansman ve risk yönetimi boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç haline geldiğine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında, Dış Ticaret Konseyi’nin yalnızca bir toplantı platformu değil, üyelerin küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir yapı olarak tasarlandığını vurgulayarak, “Bugün hayata geçirdiğimiz Dış Ticaret Konseyi ile amacımız; yalnızca güncel gelişmeleri takip etmek değil, üyelerimizin yeni pazarlara açılmasına, riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları daha hızlı değerlendirmesine katkı sağlayacak güçlü bir yapı oluşturmaktır.” dedi. İhracatın artık klasik bir ticari faaliyet olmaktan çıktığını belirten Özhelvacı, “Bugün ihracat; sadece ürün satmak değil, teknoloji üretmek, sürdürülebilir değer yaratmak ve küresel rekabette doğru konum almak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Ortak Akıl ve İş Birliği Kültürü Güçleniyor Toplantının sonunda konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, Dış Ticaret Konseyi’nin iş dünyasında kolektif öğrenme ve stratejik iş birliği kültürünü güçlendireceğini belirterek şu mesajı verdi: “Bugün burada yapılan paylaşımların yalnızca bilgi düzeyinde kalmayacağına, üyelerimizin iş süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak somut çıktılar üreteceğine inanıyoruz.” EGİAD: Bölgesel Kalkınmanın ve Küresel Açılımın Güçlü Aktörü Konuşmasında EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal birikimine de değinen Özhelvacı, derneğin ekonomik ve sosyal etkisine dikkat çekerek, “1990 yılında 47 genç iş insanının ortak bir ideal etrafında kurduğu EGİAD, bugün 900’ün üzerinde üyesi ve temsil ettiği binlerce şirket ile yalnızca bir dernek değil; bölgesel kalkınmaya yön veren güçlü bir ekonomik aktördür.” dedi. Özhelvacı, dış ticaretin Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine de vurgu yaparak, özellikle finansmana erişim ve doğru pazar stratejilerinin kritik hale geldiğini ifade etti. İhracata Yönelik Destek Mekanizmaları Masaya Yatırıldı Toplantının ilk bölümünde Türk Eximbank tarafından sunulan finansman ve sigorta mekanizmaları detaylı biçimde ele alındı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu olan Eximbank’ın sunduğu kredi ve sigorta programları kapsamında; 5 yıla varan vadeli ihracat kredileri, sevk öncesi ve sevk sonrası finansman modelleri, döviz kazandırıcı hizmetlere yönelik kredi imkanları, ihracat alacak sigortası ve risk yönetimi çözümleri katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca toplantıda, ihracatçı firmaların pazara giriş süreçlerini destekleyen devlet teşvikleri de kapsamlı biçimde ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eroğlu Global Holding’ten Yenilenebilir Enerji Atılımı Haber

Eroğlu Global Holding’ten Yenilenebilir Enerji Atılımı

Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına hız veren Eroğlu Global Holding, bu alandaki yapılanmasını elektrikli araç istasyonu alanında faaliyet gösteren FastGo ile güçlendirdi. FastGo, elektrikli araç şarj istasyonları alanında lisans alan ilk şirketler arasında yer alıyor. Türkiye genelinde yaygın ve erişilebilir bir şarj altyapısı kurma hedefiyle yola çıkan FastGo, 2025 yılı sonu itibarıyla Ege Bölgesi başta olmak üzere; turizm merkezleri ve transit geçiş noktalarını kapsayan 20’den fazla yeni istasyonu devreye aldı. Farklı İhtiyaçlara Uygun Şarj Seçenekleri FastGo, farklı kullanım alışkanlıklarına göre şekillenen şarj çözümleriyle elektrikli araç kullanıcılarına esnek bir deneyim sunuyor. Site otoparkı gibi araçların uzun süre park edildiği alanlarda tercih edilen çözümlerin yanı sıra yolda olan ve kısa sürede şarj ihtiyacı duyan sürücüler için daha hızlı şarj imkânları da FastGo ağında yer alıyor. Yaklaşık 30–45 dakika gibi kısa sürelerde şarj olanağı sunularak, kısıtlı zamana sahip kullanıcılar için süreç daha pratik hale getiriliyor. Uzaktan Kontrol Altyapısı FastGo Web Sistemi, şarj altyapısının kesintisiz çalışmasını sağlamak için istasyonların 7/24 uzaktan izlenmesine ve yönetilmesine imkân tanıyor. Bu sayede olası teknik ihtiyaçlar erken aşamada tespit edilirken, birçok müdahale uzaktan gerçekleştirilebiliyor. Fiziksel müdahale gereken durumlarda ise gerekli parçalar kısa süre içinde temin edilerek bakım ve onarım süreçlerinin hızlıca tamamlanması sağlanıyor. Ticari İşletmeler için Katma Değer FastGo, bireysel kullanıcılarla birlikte ticari işletmelere de değer katıyor. Alışveriş merkezlerinden otellere, plazalardan kamu ve sağlık kurumlarına kadar farklı sektörlerden işletmeler, FastGo çözümleriyle ziyaretçilerine ve çalışanlarına ek bir hizmet sağlıyor. İşletmeler aynı zamanda mevcut alanlarını daha işlevsel hale getirebiliyor. 2026’da Daha Geniş Kapsama Alanı Fast Go, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerdeki varlığını artırarak kullanıcılarla daha fazla noktada buluşmayı hedefliyor. 2026 itibarıyla yaklaşık 30 ilde hizmet vermeyi ve istasyon sayısını bir önceki yıla kıyasla iki katına çıkarmayı öngören FastGo, mevcut altyapısını dengeli ve kademeli biçimde güçlendirerek elektrikli araç sahiplerine kolay erişilebilir ve güvenli şarj imkânı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.