Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değerli

Kapsül Haber Ajansı - Katma Değerli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değerli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Penta Teknoloji, 2026’nın İlk Yarısında  İstikrarlı Büyümesini Sürdürdü  Haber

Penta Teknoloji, 2026’nın İlk Yarısında  İstikrarlı Büyümesini Sürdürdü 

Global ve yenilikçi teknoloji ürünlerini hızlı ve güvenli şekilde bilişim ekosistemiyle buluşturan Türkiye’nin önde gelen katma değerli teknoloji dağıtıcısı Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçları Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk 6 ayında Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artarak 17,3 milyar TL’ye yükselirken, brüt kârı da yüzde 30 artışla 1,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirket 155,1 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederken, FAVÖK yüzde 24 artışla 616,5 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjı ise yüzde 3,6 olarak kaydedildi. Fatih Erünsal: “İş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeye devam ediyoruz” Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, şirketin 2026 yılının ilk yarısına ilişkin performansını şöyle değerlendirdi: “Penta Teknoloji olarak, 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik odaklı güçlü ekosistemimizle dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunuyor; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm yolculuğuna ve sektörün büyümesine katkı sağlıyoruz. 2026 yılının ilk yarısında elde ettiğimiz sonuçlar, sürdürülebilir büyüme stratejimizin ve satıştan tedarik zincirine uzanan iş yapış süreçlerimize yönelik yatırımlarımızın önemini ortaya koydu. Güçlü iş ortaklıklarımız, geniş ürün portföyümüz ve dijitalleşmeyi merkeze alan iş modelimiz sayesinde değişen pazar dinamiklerine hızla uyum sağlayarak büyüme performansımızı devam ettirdik. Yılın ikinci yarısında da yapay zekâ, veri yönetimi ve bulut teknolojileri başta olmak üzere odaklandığımız alanlarda büyüme istikrarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Verimliliğimizi artıran dijital yatırımlarımız, operasyonel mükemmellik anlayışımız ve insan odaklı kurum kültürümüzle büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. Önümüzdeki dönem, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeye ve teknoloji ekosistemine uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, Yılın İlk Yarısında Satış Gelirlerini  25,4 Milyar TL Olarak Gerçekleştirdi Haber

Çimsa, Yılın İlk Yarısında Satış Gelirlerini 25,4 Milyar TL Olarak Gerçekleştirdi

Operasyonel gücünü finansal performansla desteklemeyi sürdüren Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin sonuçlarını açıkladı. Türkiye’deki çimento tüketiminde yaşanan daralmaya rağmen, güçlü performansını devam ettiren Çimsa, Amerika’daki gri çimento öğütme tesisinin de katkısıyla konsolide satış hacmini artırdı. Yılın ilk yarısında net satışları 25,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşen Çimsa, disiplinli maliyet yönetimi sayesinde 4,2 milyar TL FAVÖK elde ederken, net kârını yüzde 47 artışla 2,3 milyar TL’ye yükseltti. “ÇİMSA, İRLANDA’DA ALTERNATİF YAKIT KULLANIM ORANINI %61’DEN %79’A ÇIKARDI” Çimsa’nın son yıllarda farklı tesislerinde imza attığı alternatif yakıt kullanımına ilişkin yatırımlar, maliyet baskılarını hafifletti. 2024 yılının son çeyreğinde Çimsa bünyesine katılan Mannok’ta geçtiğimiz yılın ilk altı ayında yüzde 61 olan alternatif yakıt kullanım oranı, bu yılın ilk yarısı itibarıyla yüzde 79 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yılın ilk yarısında, Çimsa’nın Türkiye’deki tesislerindeki alternatif yakıt kullanım oranı yüzde 16 iken, söz konusu oran 2026 yılının ilk yarısında ise yüzde 24’e yükseldi. “CAC YATIRIMININ BİLANÇOYA ETKİSİNİ GELECEK DÖNEMDE GÖRECEĞİZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın birçok açıdan sektörden pozitif şekilde ayrıştığını ifade ederken, “Proaktif maliyet yönetimimiz, dünyaya yayılan satış kanallarımız ve ürün portföyümüz, bizi pozitif ayrıştıran unsurların başında geliyor. Bununla birlikte, Çimsa’nın en güçlü özelliklerinden biri de bugünü başarıyla yönetirken, geleceğin stratejik adımlarını da bugünden atabilmesidir. Mersin tesisimizde geçtiğimiz haftalarda devreye giren kalsiyum alüminat çimento yatırımımız da bunun çok güçlü bir göstergesidir. Devreye aldığımız yeni yatırımımızla, yapı malzemeleri sektörünün küresel ölçekteki en stratejik ürünlerinden biri olan CAC’da üretim kapasitemizi yüzde 50 oranında artırdık. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Bu yatırımımızın finansal sonuçlarımıza ve döviz gelirlerimize olan etkisini de gelecek dönemlerde görmeye başlayacağız. Çimsa farklı pazarlarda oyuncu olma stratejisi ve katma değerli ürünlerde büyüme hedefiyle önümüzdeki dönemde de finansal anlamda başarılı bir performans sergilemeye devam edecektir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kardemir Çelik halka arzı başarıyla tamamlandı Haber

Kardemir Çelik halka arzı başarıyla tamamlandı

110 ülkeye ihracat yapan, Türkiye’nin 111’inci, Ege Bölgesi’nin ise 9’uncu büyük sanayi kuruluşu olan Kardemir Çelik, halka arz sürecini başarıyla tamamladı. A1 Capital, Vakıf Yatırım ve Ziraat Yatırım'ın liderliğinde, pay başına 35,0 TL fiyatla gerçekleşen halka arzın toplam büyüklüğü 4 milyar 480 milyon TL, halka açıklık oranı ise yüzde 15,42 oldu. Halka arzda yurt içi bireysel yatırımcılardan 840.067 başvuru ile tahsisatın 1,3 katı; yüksek talepte bulunan yatırımcılardan 794 başvuru ile tahsisatın 13,44 katı; 137 yurt içi kurumsal yatırımcıdan tahsisatın 6,32 katı; 14 yurt dışı kurumsal yatırımcıdan tahsisatın 2,43 katı talep toplandı. Toplamda ise halka arz büyüklüğünün 4,28 katı olmak üzere toplam 841.012 yatırımcıdan talep geldi. Satış sonuçlarına göre; halka arzda 813.950 yurtiçi bireysel yatırımcıya 51 milyon 200 bin adet, 788 yüksek talepte bulunan yatırımcıya 12 milyon 800 bin adet, 104 yurtiçi kurumsal yatırımcıya 38 milyon 400 bin adet, 11 yurtdışı kurumsal yatırımcıya 25 milyon 600 bin adet olmak üzere toplamda 814.853 yatırımcıya 128 milyon adet payın dağıtımı yapıldı. Dağıtımın tahsisat grupları arasındaki dağılımı ise %40 yurt içi bireysel, %10 yüksek talepte bulunan yatırımcı, %30 yurt içi kurumsal ve %20 yurt dışı kurumsal yatırımcı olarak gerçekleşti. “Hedefimiz, sermaye piyasalarıyla bütünleşmiş, sürdürülebilir büyüyen bir sanayi şirketi olmak” Halka arz sürecini başarıyla tamamlayarak şirket tarihine yeni bir kilometre taşı eklediklerini belirten Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Şirketimize güvenerek ortak olan tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Halka arzımızın gördüğü ilgi, Kardemir Çelik'in üretim gücüne, büyüme stratejisine ve geleceğine duyulan güvenin en somut göstergesi oldu. Bugün geldiğimiz noktada, son üç yılda hayata geçirdiğimiz kapasite artırıcı yatırımların tamamını devreye almış, güçlü nakit üreten ve yatırımlarını kendi operasyonel performansıyla destekleyen bir yapıya ulaştık. Halka arz kararımızın temelinde şirketimizi gelecek nesillere taşıyacak kurumsal yönetim anlayışını daha da güçlendirme hedefi yer alıyor. Hedefimiz, sermaye piyasalarıyla bütünleşmiş, şeffaf, sürdürülebilir ve nesiller boyu kalıcı bir sanayi şirketi olmak. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağın büyük bölümünü tamamladığımız yatırımların verimliliğini daha da amacıyla işletme sermayemizin güçlendirilmesinde kullanarak artırmayı planlıyoruz. Böylece üretim kapasitemizi daha etkin kullanacak, katma değerli ürünlerimizin payını artıracak ve ihracat odaklı büyüme stratejimizi daha güçlü şekilde sürdüreceğiz. Bugün Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan Kardemir Çelik olarak, entegre üretim altyapımız, güçlü ve 110 ülkeye ulaşan ihracat ağımız ile sürdürülebilir üretim yaklaşımımızla önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. Sermaye piyasalarından aldığımız güçle tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beta Enerji'den, İSO İkinci 500'de Önemli Yükseliş Haber

Beta Enerji'den, İSO İkinci 500'de Önemli Yükseliş

Yaklaşık yarım asırlık sanayi tecrübesini yüksek teknoloji, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve küresel büyüme vizyonuyla birleştiren Beta Enerji, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasında yaklaşık 3,3 milyar TL üretimden satış rakamıyla 250’nci sırada yer aldı. Şirket, üretim gücünü artırmaya yönelik yatırımları, ihracat odaklı büyüme stratejisi ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla Türkiye sanayisinin önde gelen kuruluşları arasındaki konumunu 31 basamak birden yükseltmeyi başardı. "Yeni teknoloji kampüsümüzle 400 milyon doların üzerinde ciro hedefliyoruz" Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İSO İkinci 500 listesindeki yükselişin şirketin uzun yıllardır sürdürdüğü yatırım ve büyüme stratejisinin önemli bir sonucu olduğunu belirtti. Dağsuyu, şunları söyledi: "İSO İkinci 500 listesinde geçen yıla göre 31 basamak yükselmek, üretim altyapımıza, teknolojiye, Ar-Ge'ye ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımların karşılığını aldığımızı gösteriyor. Son yıllarda ihracat odaklı büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyor, bugün 80'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Küresel enerji dönüşümü, şebeke modernizasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zeka kaynaklı enerji talebindeki artış transformatör sektörüne uzun yıllar güçlü bir büyüme zemini sunacak. Beta Enerji olarak biz de bu büyümeden en yüksek payı almayı hedefliyoruz. Yaklaşık 130 milyon dolarlık Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü yatırımımız büyüme yolculuğumuzun en önemli adımlarından biri. Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüsleri arasında yer alan bu tesisimiz tam kapasiteyle devreye girdiğinde dağıtım transformatörü üretim kapasitemiz yaklaşık 34 bin adede ulaşacak, güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artıracağız. Aynı zamanda ciromuzu 2027 sonunda 400 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İhracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 80'den 100'e, beş yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz.” Dijitalleşme ve sürdürülebilirlikle rekabet gücünü artıracak Yeni teknoloji kampüsünün şirketin teknoloji ve sürdürülebilirlik performansını da ileri taşıyacağını belirten Dağsuyu, Endüstri 4.0 uygulamaları, IoT entegrasyonu, büyük veri analitiği ve yapay zeka destekli sistemlerle dijitalleşme odaklı bir üretim modeli kurduklarını söyledi. 8 MW güneş enerjisi kapasitesiyle enerji ihtiyacının tamamını temiz kaynaklardan karşılamayı hedeflediklerini belirten Dağsuyu, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 30 azaltmayı amaçladıklarını ifade etti. Kısa süre önce sermaye piyasalarının son dönemde en yoğun ilgi gören halka arzlarından birini başarıyla tamamladıklarını hatırlatan Dağsuyu, “Yatırımcılarımızın bize duyduğu güveni, üretim kapasitemizi artıracak, teknoloji altyapımızı güçlendirecek ve küresel rekabet gücümüzü daha da ileri taşıyacak yatırımlarla karşılık vermeye devam edeceğiz. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve katma değerli ihracatına sunduğumuz katkıyı sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı    Haber

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı  

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı ilk yarısında ihracatçı firmalar ve iş birliği kuruluşlarının bin 704 dosyasını sonuçlandırarak 1 milyar 60 milyon liralık devlet desteğinin ihracatçılarımıza ulaşmasını sağladıkları bilgisi verdi. 2026 yılının ilk yarısında devlet desteklerinde daha yüksek seviyelere ulaştıklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ilk yarısında İhracata Yönelik Devlet Destekleri kapsamında 2 bin 325 firma veya iş birliği kuruluşuna, 1 milyar 575 milyon TL hakediş verilmesine aracılık ettik. İhracatçılarımıza ulaştırdığımız devlet destekleri tutarında yüzde 49’luk artışa ulaştık. Firmalarımızın devlet desteklerinden daha çok yararlanmaları için 2025 yılında görev sahamızdaki 7 ilde 8 bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik ve devlet desteklerini ihracatçı firmalarımıza anlattık” şeklinde konuştu. Küresel ticarette rekabet koşullarının her geçen gün ağırlaştığını belirten Başkan Öztürk, devlet desteklerinin ihracatçı açısından artık bir teşvikten öte stratejik bir rekabet enstrümanı haline geldiğini ve ihracatçılar için can suyu hüviyetinde olduğunun altını çizdi. Yurt dışı fuar katılımları, TURQUALITY ve Küresel tedarik zinciri destekleri ilk üçte 2026 yılının ilk yarısında en yüksek destek tutarının 523,7 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımı desteklerinde olduğu bilgisini veren Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü; “TURQUALITY Programı kapsamında 301,4 milyon TL, Küresel tedarik zinciri desteği 190,8 milyon TL, yurt içi fuar katılım desteği 162 milyon TL, pazara giriş belgeleri için 107,8 milyon TL, birim kira desteğinde 89,1 milyon TL, e-ihracatta ise 45,3 milyon TL destek sağladık. Firmaların kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkları, katma değerli ihracata katkı sağlayan UR-GE Proje Desteklerinin 2,5 milyon TL'den 45,1 milyon TL'ye yükselmesi memnuniyet verici. Türkiye'nin küresel pazarlarda daha güçlü konuma gelebilmesi için destek bütçesinin de ihracatla paralel büyümesini istiyoruz. Günümüzde 278 milyar doları mal ihracatı olmak üzere hizmet ihracatıyla birlikte yıllık 400 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırıyoruz. İhracat gelirimizin yüzde 1’i oranında ihracata destek verilmesini istiyoruz. Devlet destekleri bütçesinin Türkiye'nin toplam ihracatının en az yüzde 1'i seviyesine yükseltilmesi, ihracatçımızın uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde artıracaktır." Döviz dönüşüm desteği yüzde 5’e yükseltilmeli Finansmana erişim maliyetlerinin yüksek seyrettiği mevcut dönemde ihracatçının nakit akışını destekleyecek yeni uygulamalara ihtiyaç bulunduğunu da vurgulayan Öztürk, TCMB’nin ihracatçılar için yüzde 3 olarak uyguladığı döviz dönüşüm desteğinin mevcut seviyesinin yeterli olmadığını belirterek, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 5'e yükseltilmesi ve yıllık ilan edilmesi çağrısını yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Araştırmalara göre 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel eklemeli imalat pazarının, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektörün 2026–2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 büyüme kaydedeceği öngörülürken, bu gelişim; eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek nihai parça üretimi, kalıpçılık, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme ve tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir üretim modeli hâline geldiğini ortaya koyuyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, makine, enerji ve ileri malzeme uygulamalarında kullanım alanı giderek genişleyen eklemeli imalat çözümlerinin, Türkiye’de de güçlü bir büyüme ivmesi yakalaması bekleniyor. Gelişmiş sanayi altyapısı, güçlü mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talep, Türkiye’nin eklemeli imalat alanında bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olarak konumunu güçlendiriyor. Eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerinin Türkiye’deki sektör odaklı ilk ve en kapsamlı ticari buluşmalarından EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektörün teknoloji sağlayıcılarını, üreticilerini, yatırımcılarını ve karar vericilerini bir araya getirecek. Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ, The Battery Show Europe’da Batarya Teknolojilerine Yönelik Çözümlerini Sergiledi Haber

ASAŞ, The Battery Show Europe’da Batarya Teknolojilerine Yönelik Çözümlerini Sergiledi

Fuar kapsamında ASAŞ, yassı mamuller ürün grubunda yer alan batarya çözümlerini tanıtma fırsatı bulurken, başta tedarikçiler ve OEM firmalar olmak üzere sektörün önde gelen temsilcileriyle bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmelerde mevcut iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılırken, yeni proje ve iş birliği fırsatları da ele alındı. Endüstriyel ürün grubunda ise elektrikli ve hibrit araçlarda kullanılan binek araç batarya profilleri sergilendi. Hafiflik, yüksek performans ve sürdürülebilirlik odaklı ürünler, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Elektrikli mobilite ve enerji depolama sistemlerinin hızla büyüdüğü küresel pazarda güçlü bir konuma sahip olmayı hedefleyen ASAŞ, The Battery Show Europe boyunca gerçekleştirdiği temaslarla değişen müşteri beklentilerini ve geleceğin teknolojik ihtiyaçlarını daha yakından analiz etme imkânı buldu. Fuar süresince kurulan yeni bağlantılar ise şirketin uluslararası iş ağını güçlendirirken, geleceğe yönelik iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesine katkı sağladı. Yüksek katma değerli ürünleri ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren ASAŞ, mobilite ve enerji dönüşümünün şekillendirdiği yeni dönemde müşterilerine yenilikçi alüminyum çözümleri sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaprak Sarma İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin Haber

Yaprak Sarma İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin

Türkiye’nin yaprak sarma ihracatı 2025 yılında da yüzde 35’lik artışla 17,2 milyon dolardan 23,2 milyon dolara ilerlemişti. İhraç edilen her 4 kutu yaprak sarmanın 3’ünde Egeli ihracatçıların imzası var Türkiye’nin yaprak sarma ihracatını Ege Bölgesi’nin sürüklediği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin 2025 yılında 17,6 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatıyla Türkiye’nin ihracatından yüzde 76 pay aldığını, her 4 kutu yaprak sarma ihracatının 3’ünde Egeli ihracatçıların imzasının olduğunu vurguladı. 2026 yılının ocak-mayıs döneminde Ege Bölgesi’nin yaprak sarma ihracatındaki artışın Türkiye ortalamasının üzerinde arttığını kaydeden Öztürk, “Ege Bölgesi olarak, 2026 yılının ocak – mayıs döneminde yaprak sarma ihracatımızı yüzde 48’lik artışla 7 milyon dolardan 10,4 milyon dolara çıkardık. Ege Bölgesi’nin yaprak sarma ihracatından aldığımız pay yüzde 80’e ulaştı. Bu tablo Ege Bölgesi firmalaranın yeni pazarlara erişimde, marka oluşturmada, katma değerli ürün geliştirmede daha başarılı olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu. Sadece etnik pazarlarda değil, perakende ve hazır gıda segmentlerinde yerimizi aldık Küresel ticarette talebin nazlı bir seyir izlediği dönemden geçildiğine dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Gıda ihracatında çift haneli büyümenin zorlaştığı bir dönemde yüzde 34,7'lik artış oldukça güçlü bir performansa işaret ediyor. Bu durum, yaprak sarmanın sadece etnik pazarlarda değil, uluslararası perakende ve hazır gıda segmentlerinde de daha fazla talep gördüğünü gösteriyor. Orta vadede yaprak sarma ihracatında 50 milyon dolara ulaşabiliriz. En çok ihracat yapılan ülkeler Almanya, Suudi Arabistan ve ABD 2025 yılında yaprak sarma ihracatında öne çıkan ülkeler 3 milyon dolarla Almanya, 2,1 milyon dolarla Suudi Arabistan ve 1,7 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri şeklinde sıralandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.