Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kaza

Kapsül Haber Ajansı - Kaza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Sigorta’dan Renault, Dacia ve Alpine Markalarına Özel Kasko Çözümleri Haber

Anadolu Sigorta’dan Renault, Dacia ve Alpine Markalarına Özel Kasko Çözümleri

Anadolu Sigorta, Renault, Dacia ve Alpine markalarına özel olarak geliştirdiği kasko ürünüyle, elektrikli ve hibrit araç sahiplerine kapsamlı bir güvence sunuyor. Farklı motor tiplerinin yarattığı riskleri dikkate alan bu ürün; teminat yapısı, asistans hizmetleri ve sektörde sınırlı sayıda sunulan teminatları ile öne çıkıyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gören, yeni ürünle ilgili şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Sigorta, Renault, Dacia ve Alpine markalarına özel geliştirdiği kasko ürünüyle; elektrikli ve hibrit araç sahiplerinin beklentilerini ve değişen mobilite ihtiyaçlarını tek bir ürün çatısı altında buluşturuyor. Markaya özel kurgulanan teminat ve hizmet yapısıyla Anadolu Sigorta, kasko sigortalarında farklılaşan çözümler sunmayı sürdürüyor.” Elektrikli ve hibrit araçlara özel genişletilmiş teminat yapısı Renault, Dacia ve Alpine’in %100 elektrikli modelleri için kurgulanan kasko çözümleri, elektrikli araç kullanımına özgü riskleri poliçe kapsamına dahil ediyor. Temel Güvence Paketi kapsamında şarj kablosu ve adaptör ile mobil şarj hizmeti ek prim alınmadan sunuluyor. İsteğe bağlı Gelişmiş Güvence Paketi ile de siber güvence, şarj kablosu kaynaklı ferdi kaza, konutta kurulu duvar tipi şarj istasyonu teminatı, hava olaylarının akım kaynaklı zararları ve hatalı şarj dolumuna bağlı hasarlar poliçeye eklenebiliyor. Anadolu Sigorta, konutta kurulu duvar tipi şarj istasyonu ve ekipmanlarından kaynaklanan hasarları da kasko kapsamında karşılayan sektördeki ilk şirket olarak bu alanda ayrışıyor. Sınırsız İMM ile güçlü koruma İçten yanmalı motorlu Renault, Dacia ve Alpine modelleri için sunulan kasko ürünleri; çarpışma, çarpma, devrilme, yanma, çalınma ve üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketleri gibi standart teminatların yanı sıra sınırsız İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) seçeneğiyle dikkat çekiyor. Bu yapı, yüksek maliyetli hasarlara karşı araç sahiplerine ek bir güvence sağlıyor. Markalara özel kasko ürünleri, teminatların yanı sıra kapsamlı hizmetleri de içeriyor. Türkiye geneline yayılmış anlaşmalı servis ağı sayesinde hasar onarımları kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Anadolu Hizmet Kasko ile 7 gün 24 saat yol yardımı, çekici, yolda onarım ve ikametgâha nakil gibi asistans hizmetleri sunuluyor. Buna ek olarak; kaza veya hırsızlık durumlarında poliçe kapsamına göre 15 veya 30 güne kadar ikame araç, İstanbul, Ankara ve İzmir’de geçerli Kapıdan Oto Servis Hizmeti, küçük çaplı hasarlar için Anadolu Mini Onarım, Hasarsızlık İndirimi Koruma, Cam Hasarı Koruma, Hukuksal Koruma ve isteğe bağlı Ferdi Kaza Teminatı poliçeler kapsamında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat!  Haber

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat! 

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkacaklara otoyollarda güvenli sürüş ve gişe alanlarında doğru davranışlar konusunda önemli uyarılarda bulundu. Otoyollarda giriş ve çıkışların sınırlı olması güvenlik için önemli Otoyolların temel özelliğinin transit trafiğe ayrılmış olması olduğunu belirten Şener, şu değerlendirmede bulundu: “Otoyol; özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, yalnızca izinli motorlu araçların kullanabildiği ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Bu nedenle otoyollarda giriş ve çıkış noktalarının minimum sayıda olması güvenli sürüş açısından büyük önem taşır.” Otoyollarda araçların kendi sınıflarına göre yüksek hızlarda ilerlediğini hatırlatan Şener, “Otoyolda taşıtların kendi sınıflarına göre olabilecek en yüksek hızlarda kullanımına izin verilmiştir ve otoyola giriş-çıkış noktaları bu hızların azaldığı noktalardır. Bu sebeple giriş ve çıkış yapacak sürücülerin güvenli bir şekilde hız planlaması yapabilmesi için otoyollarda hızlanma ve yavaşlama şeritlerini bilmeleri ve fonksiyonlarına uygun bir şekilde kullanmaları büyük bir öneme sahiptir.” dedi. Hızlanma şeridinin sonuna kadar ilerlemek gerekir Otoyola girişlerde kullanılan hızlanma şeritlerinin doğru kullanımının hayati önem taşıdığını ifade eden Özgür Şener, sürücülerin bu şeritleri çoğu zaman yanlış kullandığını söyledi ve “Hızlanma şeridi, otoyola veya ana yola katılan araçların güvenli bir şekilde hızlanarak trafiğin akış hızına uyum sağlaması için ayrılmış şerittir. Bu şeritler sürücülerin ana yoldaki araçların hızına ulaşmasını kolaylaştırır. Bu hıza ulaşmak için hızlanma şeridinin mümkün olduğunca sonuna kadar ilerlenmesi ve ardından otoyola katılınması gerekir.” diye konuştu. Özgür Şener, sürücülerin otoyola katılmadan önce aynalarını kontrol etmeleri, sinyal vermeleri ve ani manevralardan kaçınmaları gerektiğini de sözlerine ekledi. Yavaşlama şeridine erken girmek kazaları önler Otoyoldan çıkışlarda kullanılan yavaşlama şeritlerinin de güvenli sürüş açısından büyük önem taşıdığını belirten Özgür Şener, Türkiye’de sürücülerin sık yaptığı bir hataya dikkat çekti ve “Yavaşlama şeridi, otoyoldan çıkış yapacak araçların güvenli bir şekilde hızlarını azaltmaları için ayrılmış özel bir şerittir. Ancak ülkemizde birçok sürücü çıkışa kadar otoyolda ilerleyip son anda sapaktan ayrılmaya çalışıyor. Bu davranış, arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini ciddi şekilde artırıyor. Doğru bir şekilde yavaşlamak şeridinde bulunan taşıtların da akışını engelliyor.” ifadesinde bulundu. 140 kilometre hızla giden araç saniyede 38 metre yol alıyor Yüksek hızın sürüş hatalarının etkisini büyüttüğünü belirten Özgür Şener, otoyollarda mesafe ve hız planlamasının hayati önem taşıdığını söyledi. “Saatte 140 kilometre hızla giden bir araç saniyede yaklaşık 38,8 metre yol alır. Bu da 5 saniyede yaklaşık 194 metre, yani bir buçuk futbol sahası kadar mesafe demektir. Bu nedenle sürücüler yalnızca önlerini değil, aynalar aracılığıyla arkadan gelen trafiği de sürekli kontrol etmelidir.” İfadelerini kullanan Şener, otoyollarda güvenli sürüş için araçlar arasında en az 6 saniyelik takip mesafesi bırakılması gerektiğini vurguladı. En sağ şerit sürekli sürüş şerididir Otoyollarda şerit kullanımının da güvenli sürüş açısından önemli olduğunu ifade eden Şener, “Sürücüler otoyolda mümkün olduğunca en sağ şeridi kullanarak ilerlemelidir. Diğer şeritler sollama amaçlıdır. Sağ şerit dışında herhangi bir şeritte sürekli sürüş yapmak güvenli değildir.” dedi. Özgür Şener ayrıca sürücülerin otoyolda karşılaşabilecekleri risklere karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, emniyet şeridinde duran araçlar, yola düşen yükler, tünellerde arızalanan araçlar ve gece görüşünü zorlaştıran silinmiş yol çizgileri gibi tehlikelere karşı da uyardı. Otoyol sürüşü monotonluk nedeniyle dikkat kaybına yol açabilir Uzun süreli otoyol sürüşlerinin sürücülerde dikkat kaybına yol açabileceğini ifade eden Özgür Şener, bu durumun kazalara zemin hazırlayabildiğini söyledi. Şener, “Otoyol sürüşleri monoton sürüş olarak tanımlanabilir. Bu durum sürücülerde dikkat dağınıklığı, tek elle araç kullanma, sinyal vermeden şerit değiştirme veya uykululuk gibi riskli davranışlara yol açabilir. Sürücülerin bu konuda farkındalık geliştirmesi gerekir.” diye konuştu. Gişelerde en sık yaşanan kazalar Son dönemde paralı otoyol ve köprü gişelerinde de ciddi kazalar yaşandığını hatırlatan Özgür Şener, bu kazaların çoğunun sürücü hatasından kaynaklandığını ifade etti ve “İki aracın aynı gişeye girmeye çalışması, son anda gişe değiştirme, yavaşlayan araca arkadan çarpma veya yanlış gişeye girip geri manevra yapma gibi davranışlar gişe bölgelerinde en sık görülen kaza nedenleridir.” ifadesinde bulundu. Gişelerde hız genellikle 30 kilometre olmalı Sürücülerin gişe alanlarına yaklaşırken hızlarını mutlaka düşürmeleri gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Gişe alanlarına yaklaşırken verilen hız limitlerine eksiksiz uyulmalıdır. Ani fren yerine kademeli yavaşlama yapılmalıdır. Gişe alanlarında hız limiti genellikle 30 kilometre/saat civarındadır. Bayram dönemleri, tatil dönemleri, mesai başlangıç ve bitiş saati gibi zamanlarda gişelerde uzun beklemeler olmaktadır. Bu durumlarda sabırlı ve sakin kalmak önemlidir.” dedi. Şener, gişelerde sürücülerin en sık yaptığı hatanın son anda şerit değiştirmek olduğunu da kaydederek, “Sürücülerin en çok yaptığı hatalardan biri, son anda gişe değiştirmeye çalışmaktır. Gişeye girmeden önce hangi şeridi kullanacağınızı belirlemeli ve o şeritte ilerlemelisiniz. Son anda yapılan şerit değişiklikleri arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini artırır.” şeklinde konuştu. Gişe çıkışlarında ani hızlanmayın Gişelerden çıktıktan sonra sürücülerin ani hızlanma eğiliminde olduğunu belirten Şener, bunun da risk oluşturduğunu söyledi ve “Gişe çıkışlarında sürücüler genellikle ani hızlanmaya çalışır. Ancak çevredeki araçların da aynı anda hızlanabileceği unutulmamalı ve çevre sürekli gözlemlenerek sürüşe devam edilmelidir. Tüm işaret ve yönlendirmeler sürücüler tarafından takip edilmeli ve eksiksiz uyulmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UniKasko’da “Limitsiz İMM” Dönemi Haber

UniKasko’da “Limitsiz İMM” Dönemi

Müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sigorta sektöründe fark yaratan Unico Sigorta, UniKasko sahiplerine sunduğu Limitsiz İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminatı ile trafikte güvence anlayışını yeni bir boyuta taşıdı. Unico Sigorta, müşterilerine daha geniş kapsamlı koruma sağlamak amacıyla UniKasko ürününde önemli bir güncellemeye imza attı. Bu kapsamda otomobiller için sunulan İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminat seçenekleri genişletilerek, mevcut limit alternatiflerine ek olarak teminat tutarında üst sınır bulunmayan “Limitsiz” seçeneği ürün kapsamına dahil edildi. Yeni Limitsiz İMM teminatı sayesinde UniKaskolu’lar, kaza durumlarında üçüncü şahıslara verecekleri maddi ve manevi zararlar konusunda limitsiz güvence sahibi oluyor. Manevi tazminat talepleri ise 5.000.000 TL ile güvence altına alınıyor. Unico Sigorta, bu yeni teminat yapısıyla yalnızca olası riskleri güvence altına almayı değil; sürücülerin yolda karşılaşabilecekleri belirsizlikler karşısında kendilerini daha güvende hissetmelerini de amaçlıyor. Limitsiz İMM avantajı, UniKaskolu’lara her yolculukta daha güçlü bir koruma sunuyor. Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, yeni ürüne ilişkin şunları söyledi; “Sigortacılığı yalnızca poliçe sunmak olarak değil, müşterilerimizin hayatındaki riskleri gerçek anlamda üstlenmek olarak görüyoruz. Trafikte yaşanabilecek bir kazanın, sürücülerimiz için telafisi zor mali sonuçlara dönüşmemesi en büyük önceliğimiz. UniKasko kapsamında sunduğumuz Limitsiz İMM teminatı ile müşterilerimize, ‘acaba poliçe limitlerim yeterli mi?’ sorusunu sordurmayan, güçlü bir güvence yapısı sunuyoruz. Unico Sigorta olarak sigortacılıkta güven duygusunu büyütmeye devam edeceğiz.”

Yol Hipnozuna Dikkat! Haber

Yol Hipnozuna Dikkat!

Bu durumun, gözler açıkken zihnin başka bir konuya odaklandığı trans hali olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin,   belirtiyor. “Sürücünün gözleri açıktır, yola bakar. Beyin bir taraftan yaptığı işi otomatik olarak gerçekleştirmeye devam eder, yani görsel uyaranları algılayıp doğru eylemleri yapar. Diğer taraftan hipnotik etki ile bilinçli zihin, sürüşten tamamen farklı bir konuya odaklanır.” dedi. Özellikle uzun ve monoton yolculuklarda sürücüler fark etmeden bu hipnotik etkiye kapılabildiğine dikkat çeken Öztekin, yorgun yola çıkmamak, mola vermek ve farklı uyaranlara odaklanmak gibi önlemlerin yol hipnozuna karşı koruyucu olabileceğini aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, son dönemlerde sıklıkla meydana gelen kazaların ardından gündeme gelen, ‘yol hipnozu’ olarak bilinen ve birçok kazanın nedeni olduğu düşünülen durum hakkında açıklamalarda bulundu. Hipnoz, herkesin defalarca ve genellikle de farkına varmadan yaşadığı bir süreç… Hipnotik etki altına girmenin, doğuştan her insanda var olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Her insanın yaşamı boyunca defalarca ve genellikle de farkına varmadan yaşadığı bir süreçtir. Bu nedenle ‘ben hiç bir zaman hipnoza girmem’ iddiasında bulunanların bu iddiası yanlış ve anlamsız bir iddiadır.” dedi. Yol hipnozu, bir çok kazanın nedeni… Yol hipnozunun genellikle araç sürücüleri üzerinden tanımlandığını ifade eden Öztekin, “Ancak bu, araçtaki yolcunun hipnoza girmeyeceği anlamına gelmez. Sürücünün yanında oturan kişi de yol hipnozu yaşayabilir ya da otobüste cam kenarında oturan bir yolcu da camdan dışarı bakarken yol hipnozu yaşayabilir. Tabii ki sürücünün yol hipnozu yaşaması, bir çok kazanın nedeni olduğu için yolcuya göre çok daha önemli. Özellikle duran araçlara yüksek hızlarla çarpılmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi yol hipnozudur. Aniden karşıma çıktı, görmedim gibi söylemler aslında yol hipnozu sebebiyledir.” şeklinde konuştu. Beyin otomatik olarak araç kullanmaya devam etse de zihin, farklı bir konuya odaklanıyor! Yol hipnozunda sürücünün hipnoza girdiğinin farkında olmadığının altını çizen Öztekin, “Araştırmalar, sürücü yola çıktıktan yaklaşık 2,5 saat sonra hipnozun başladığını gösteriyor. Sürücünün gözleri açıktır, yola bakar. Beyin bir taraftan yaptığı işi otomatik olarak gerçekleştirmeye devam eder, yani görsel uyaranları algılayıp doğru eylemleri yapar. Diğer taraftan hipnotik etki ile bilinçli zihin, sürüşten tamamen farklı bir konuya odaklanır. Sürücü transa girdiği için araç kullanımına devam etse bile yol farkındalığı yok denecek kadar azalır ve yola karşı bir duyarsızlık başlar. Hipnotik etki ile gözler açık, zihin kapalı durumu oluşur. Kişi bu süreci hatırlamaz. Bu süreçte kişi muhakeme ve hafıza kaybı da yaşayabilir. Bu durum ‘gözü açıkken uyumak’ şeklinde de tanımlanır.” açıklamasını yaptı. Sürekli aynı noktaya değil, farklı uyaranlara bakılmalı! Sebebi açıklanmakta  zorlanılan yani, yolda, trafikte ya da araçta bir sorun yokken oluşan bir çok kazanın yol hipnozu etkisi ile gerçekleştiğinin düşünüldüğünü belirten Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Bu nedenle sürücü hem kendisini hem de diğer araç ve insanları tehlikeye atarak ölümlü kazalara sebep olabilmektedir. Uzun yolculuklarda ve gece yolculuklarında daha sık görülür. Uzun yolların benzer yapıları, sürücüyü gözleri açık bir trans durumuna sokar. Otomatik vitesli araç sürücüleri bu durumu daha çok yaşayabilir.” dedi. Yol hipnozunun tedavi edilmesi gereken bir durum değil, şartlar oluştuğunda her insanın yaşayabileceği bir süreç olduğuna vurgu yapan Öztekin, özellikle uzun yolculuklara çıkacak sürücülerin yol hipnozuna girmemesi için alabilecekleri önlemleri sıralayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Yorgun ve uykusuzken yola çıkmamalı. Dinlenmiş olarak ve en az 5 saat uyuduktan sonra yola çıkılmalı. Aracın iç sıcaklığı kontrol edilmeli ve sürekli havalandırmalı. Bol sıvı alınmalı, mümkünse sürüş esnasında sakız çiğnenmeli. Aynı ritimde müzik dinlenmemeli. 2 saatte bir çay ve kahve molası verilmeli. Araçta yolcu varsa, dikkatini dağıtmadan sürücü ile farklı konularda sohbet etmeli. Seyir halindeyken sürekli belli bir noktaya bakılmamalı. Örneğin yol çizgilerine odaklanılmamalı, yol işaretlerine, trafik levhalarına, yol kenarındaki ağaçlar gibi farklı uyaranlara bakılmalı.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.