Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kearney

Kapsül Haber Ajansı - Kearney haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kearney haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul, Küresel Şehirler Endeksi’nde 18’inci Oldu Haber

İstanbul, Küresel Şehirler Endeksi’nde 18’inci Oldu

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney'nin 2025 Küresel Şehirler Raporu açıklandı. Raporda İstanbul, dünyanın en güçlü insan kaynağına sahip şehirleri arasında 8'inci sırada yer aldı. Küresel ölçekteki bu değerlendirmede İstanbul, ticari faaliyetler ve kültürel etkinlikler alanlarında da ikişer basamak birden yükselerek 12'ncilik konumuna ulaştı. Bu başarılar, kentin genel performansına da yansıdı ve İstanbul, Küresel Şehirler Endeksi genel sıralamasında geçen yıla göre bir basamak yükselerek 18'inci sıraya yerleşti. Rapora göre İstanbul bu yılda "Bilgiye Erişim" ve "Siyasi Katılım" kategorilerinde yine ilk 30 şehir arasına gire medi. 4 Kasım 2025, İstanbul Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney tarafından hazırlanan Küresel Şehirler Endeksi 2025 Raporu açıklandı. 2008 yılından bu yana yayınlanan ve dünyanın önde gelen kuruluşlarınca da referans alınan rapor, küresel öneme sahip şehirleri belirlemeyi amaçlıyor. Rapora temel oluşturan Kearney Küresel Şehirler Endeksi'ne göre ilk üç şehir bu yıl da değişmedi. New York listenin en üstünde yer alırken, Londra ikinci, Paris ise üçüncü sırada yer aldı. Top 10 listesinde Hong Kong iki basmak yükselirken, Los Angeles 9. sıraya geriledi. İstanbul basamakları hızlı çıkıyor Bu yıl 158 şehrin incelendiği ve iş aktivitesi, politik katılım, kültürel deneyim, eğitim seviyesi, bilgiye erişim, internet hızı, uluslararası sivil etkinliklerin varlığı gibi 31 metriğin değerlendirildiği endekse Türkiye'den Ankara ve İstanbul girdi. R apora göre Ankara listeye 102'inci sıradan girerken, İstanbul son yıllarda devam eden listedeki hızlı yükselişini bu yıl da sürdürdü. 2020 yılındaki listede 34'üncü sırada yer alan İstanbul geçen yıl listeye 19. sıradan girmişti. Bu yıl da yükselişini sürdüren İstanbul küresel şehirler listesinde 18'inci oldu. İstanbul küresel ticaretin 12. büyük merkezi İstanbul'u küresel şehirler listesinde üst basamaklara taşıyan etkenler, ticari faaliyetler, kültür faaliyetleri ve insan kaynakları oldu. Rapora göre İstanbul insan kaynaklarında dünyanın en güçlü insan kaynağına sahip 8'inci şehri olurken, kültürel aktivite de ise 12. sırada yer aldı. İstanbul ticari faaliyetler sıralamasında ise bu yıl 2 basamak yükselerek 12. küresel ticaret merkezi oldu. İstanbul aynı zamanda Paris, Londra, Amsterdam ve Madrid'ten sonra Avrupa'da ticaret aktivitesinin en yüksek olduğu 5'inci ehir olarak listede yerini aldı. . Rapora göre İstanbul, Bilgiye Erişim ve Siyasi katılım listelerinde ise ilk 30 şehir içine girmeyi başaramadı. Yapay Zeka Çağı'na hazırlıklı şehirler öne çıkacak Kearney'nin 2025 Küresel Şehirler Raporu, bu yılın temasını "Yükselen Zekâ Çağı" olarak tanımlıyor. Rapora göre yapay zekâ artık ekonomik büyüme ve kentsel dönüşümün yardımcı değil, merkezi gücü. Ancak yapay zekâ; istihdam, eşitsizlik ve kurumsal kapasite açısından yeni riskler de yaratıyor. Özellikle bilgi yoğun sektörlerde konumlanan küresel şehirler, bu baskıları en güçlü şekilde hissedecek. Raporda rekabet gücünün artık şehirlerin büyüklüğünden değil, hazır olma düzeyinden geldiği ifade edilirken, enerji altyapısını modernize eden, çevresel dayanıklılığını artıran ve güçlü insan kaynağı sistemleri kuran şehi rlerin yapay zekânın fırsatlarını yakalarken şoklarını da absorbe edebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte yeni dönemde kazananların, yapay zekâyı finans, lojistik, kültür ve teknoloji gibi alanlara entegre ederek benzersiz değer önerileri oluşturabilen şehirler olacağı ifade ediliyor. Batı metropollerinde yorgunluk, Asya ve Ortadoğu'da yaşanabilirlik artıyor Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney'nin 2025 Küresel Şehirler Raporu özellikle şu bulgulara dikkat çekiyor; Baskı altında dayanıklılık: New York, Londra, Paris, Tokyo ve Singapur, artan küresel belirsizlik ve ekonomik dalgalanmalara rağmen Küresel Şehirler Endeksi'nin zirvesindeki yerlerini korurken Kearney'ye göre günümüzde istikrar, artık geleneksel güç göstergelerinden çok uyum kabiliyetiyle tanımlanıyor. Jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik parçalanmanın arttığı bir dünyad a, esneklik ve dayanıklılık şehirlerin en değerli varlığı haline geldi. Yeni rakipler yükseliyor: Rapora göre küresel kentsel hiyerarşisi yeniden şekilleniyor. Taipei, Almatı ve Rio de Janeiro gibi gelişmekte olan merkezler; lojistik, altyapı ve hizmet sektörlerine yaptıkları hedefli yatırımlarla öne çıkarken, Körfez şehirleri ise (özellikle Dubai, Abu Dabi ve Doha) dönüşüm vizyonlarını somut küresel kazanımlara dönüştürerek etkilerini genişletiyor. Bu eğilim, küresel güç merkezlerinin artık yalnızca Batı'da yoğunlaşmadığını, çok kutuplu bir şehirler çağının başladığını ortaya koyuyor. Geleceğe yönelik farklılaşan beklentiler: Kearney'nin ileriye dönük analizinde, şehirlerin geleceğe ilişkin performans farklarının giderek büyüdüğü vurgulanıyor. Batı'daki birçok metropol; yönetişim sorunları, sosyal yorgunluk ve eşitsizlikle mücadele ederken, Asya ve Orta Doğu şehirleri yaşanabilirlik, inovasyon ve altyapıya yaptıkları yatırımlarla hızla yükseliyor. Bu tablo, geleceğin şehirlerinin yalnızca ekonomik büyüklükle değil, vizyoner yönetim ve sürdürülebilirlik anlayışıyla şekilleneceğini gösteriyor. Sistemsel uyum, yeni rekabetin anahtarı: Kearney raporu, şehirlerin kalıcı rekabet gücünü belirleyecek temel unsurun; enerji, çevresel dayanıklılık, dijital altyapı ve yetenek geliştirme gibi sistemleri bir bütün halinde entegre etme becerisi olacağını belirtiyor. Bu sistemleri uyum içinde geliştiren şehirler, yalnızca aksaklıklara karşı dirençli olmakla kalmayacak, aynı zamanda yapay zekâ çağının küresel liderleri arasına girecek. Günümüzün metropollerinin önündeki asıl sınav sadece yeni teknolojileri benimsemek değil; bu teknolojilerin potansiyelini en üs t düzeye çıkaracak katalitik sistemleri inşa edebilmek. Dijital altyapıdan temiz enerji ağlarına, düzenleyici mekanizmalardan yetenek havuzlarına kadar her unsur, geleceğin şehirlerinin kaderini belirleyecek temel dinamikler arasında yer alıyor. Küresel ekonomide daha güçlü bir konumun habercisi Kearney Türkiye Direktörü Onur Okutur, İstanbul'un Küresel Şehirler Endeksi'nde her yıl düzenli olarak yükseldiğine dikkat çekerek, kentin küresel ölçekte giderek güçlenen konumuna vurgu yaptı. Okutur, "Batı metropollerinde gözlenen yorgunluğa karşın, İstanbul'un dinamizmi, genç nüfusu, girişimcilik ekosistemi ve dijital dönüşüm vizyonu her geçen gün güçleniyor. Bu enerji, kentin yalnızca ekonomik değil, kültürel ve insani sermaye açısından da küresel bir merkez olma potansiyelini artırıyor." ifadelerini kullandı. İstanbul'un ticari faaliyetler sıralamasında dünyanın 12'nci, Avrupa'nın ise 5'inci şehri olmasının Türkiye'nin geleceği açısından stratejik bir gösterge olduğunu belirterek, "Bu potansiyel, Türkiye'yi önümüzdeki yıllarda küresel ekonomiler arasında çok daha güçlü bir konuma taşıyabilir." değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.