Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kedv

Kapsül Haber Ajansı - Kedv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kedv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor Haber

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor

İklim krizinin etkileri, artan üretim maliyetleri ve afetler, yerel gıda üretimini her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor. Buna karşın küçük ölçekli çiftçiler, kadın üreticiler ve kooperatifler, üretimi sürdürmek ve deprem bölgesinde yaşamı yeniden güçlendirmek için dayanışma içinde çalışmaya devam ediyor. Bu çabayı desteklemek ve yerel üretimi daha dayanıklı hale getirmek amacıyla Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Hatay, Malatya ve Adıyaman'da Temiz Ekmek Projesi'ni hayata geçiriyor. KEDV, 6 Şubat depremlerinin ilk gününden bu yana bölgede küçük ölçekli çiftçiler ve üreticilerle çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte üreticilerin tüm zorlu koşullara rağmen üretimi sürdürmek ve yaşamlarını yeniden kurmak için gösterdikleri kararlılığa tanıklık eden KEDV, aynı zamanda bilgi paylaşımını, ortak üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek mekanizmalara duyulan ihtiyacın da giderek arttığını gözlemledi. Artan üretim maliyetleri, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları, afetler ve buna bağlı olarak üretimde yaşanan aksaklıklar, yerel üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Zirai don, sel ve yangın gibi afetler hem tarımsal üretimi hem de yerel gıda tedarik zincirlerini daha da kırılgan hale getirirken, küçük ölçekli üreticilerin güvenilir bilgiye, dayanışma ağlarına ve ortak çözüm mekanizmalarına duyduğu ihtiyaç daha da görünür hale geliyor. Temiz Ekmek Projesi de tam bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Temiz Ekmek Projesi, bölgenin yerel buğdaylarının topraktan değirmene, değirmenden fırınlara ve market raflarına uzanan yolculuğunda emeği geçen çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve diğer yerel aktörleri ortak bir iş birliği ağı içinde buluşturmayı amaçlıyor. Böylece üretimin her aşamasında kaliteyi, gıda güvenliğini ve izlenebilirliği güçlendirirken, yerel üreticilerin bilgi paylaşımı yapabilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve pazara daha güçlü erişebilecekleri bir yapı oluşturulması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ekmek ve diğer buğday temelli ürünler için gıda güvenliği, hijyen, kalite ve izlenebilirlik standartları, üreticilerle birlikte geliştirilecek ve uygulanacak. Uzun vadede Temiz Ekmek Projesi, üreticilerin üretim kapasitesini ve gelir olanaklarını kolektif biçimde güçlendirerek kendi kaynaklarıyla sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesini, aynı zamanda bulunduğu bölgede daha fazla hanenin temiz ekmeğe erişebilmesini hedefliyor. Proje kapsamında küçük ölçekli çiftçi ve üreticileri ortak bir dayanışma ve çözüm zemininde buluşturmak için düzenli buluşmalar, deneyim ve bilgi paylaşımları, teknik eğitimler ve mentorluk süreçleri yürütülecek, ortak üretim alanları oluşturulacak. Ürünlerin izlenebilirliğini sağlayacak ortak kalite ve gıda güvenliği standartları belirlenmesi için çalışmalar yürütülecek ve ürünlerin geniş pazarlara ulaşması için markalaşma, ürün standardizasyonu ile çok kanallı satış olanakları geliştirilecek. Proje ayrıca bölgedeki kadın çiftçilerin örgütlenmesini, yerel buğday çeşitlerinin ekiminin kadın kooperatifleri ve kadın çiftçiler arasında yaygınlaştırılmasını destekleyecek. Temiz Ekmek Projesi, yerel üretimin güçlenmesini yalnızca tarımsal üretimin sürdürülmesi açısından değil, afetlere ve iklim krizine karşı daha dayanıklı, kapsayıcı ve adil gıda sistemlerinin inşasının da önemli bir parçası olarak ele alıyor. Kadın üreticiler, kooperatifler ve yerel aktörlerin birlikte geliştireceği bu modelin, bölgede güvenli gıdaya erişimi artırırken yerel ekonomiyi güçlendirmesi ve başka bölgelere de ilham verecek bir dayanışma örneği oluşturması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor Haber

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor

Doğrudan satış sektörünün önde gelen markalarından QNET, küresel ölçekte 28’inci kuruluş yılını kutlarken Türkiye’de de 16 yılı geride bırakıyor. Türkiye pazarına girdiği 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelini yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturan şirket; eğitimden dijital altyapıya, finansal okuryazarlıktan çevresel sürdürülebilirliğe uzanan çalışmalarıyla uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. QNET’in Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğunda, dijitalleşen pazar koşullarına uyum sağlayarak ticaretini ve operasyonunu küresel bilgi birikimiyle dönüştürdü. QNET, dijital yetkinliklerini geliştirirken ürün portföyünü de tüketicilerin farklılaşan ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlendirdi. Girişimcilerini dijital araçlarla destekleyen, Microsoft ile dijital dönüşüm projesi yürüten, dijital içerik platformunu ve ürün katalogunu sürekli güncelleyen QNET, doğrudan satış sektöründe öncü rol oynamayı sürdürüyor. Türkiye’de Finansal Okuryazarlığa Yatırım Dijitalleşmeyle birlikte QNET, RYTHM felsefesine uygun Türkiye’de de sosyal etki çalışmalarına ağırlık veriyor. QNET için önemli kilometre taşlarından biri olan FinGreen programı 2023 yılından beri Türkiye’de hayata geçirildi. Özellikle kadınların ve gençlerin finansal okuryazarlık düzeylerinin geliştirilmesini amaçlayan projeyle bugüne kadar 600’ü aşkın kişiye ulaşıldı. QNET, program kapsamında Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) ile iş birlikleri gerçekleştirdi. Düzenlenen eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla katılımcıların bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında bilgi edinmeleri desteklendi. Program, günlük yaşamda daha bilinçli finansal kararlar alınmasına katkı sağlamanın yanı sıra özellikle kadınların ve gençlerin ekonomik açıdan güçlenmesini hedefledi. Sürdürülebilirliğe Türkiye’den Katkı… Çevresel sürdürülebilirlik de QNET’in Türkiye’deki yaklaşımının önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Şirketin EcoMatcher iş birliğiyle 2021 yılında başlattığı ‘Green Legacy’ programı kapsamında, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 11 ülkede bugüne kadar toplam 20 bin 200 ağacın dikilmesine katkı sağlandı. Kenya, Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Cezayir, Türkiye, Mısır, Fas, Azerbaycan, Irak ve Malezya’yı kapsayan program, çevresel etkinin uluslararası iş birlikleriyle büyütülmesini amaçlıyor. QNET, bu yaklaşımını çevre dostu uygulamaları ve vegan ürün alternatifleriyle de destekliyor. “Güçlü ve uzun soluklu planlarla başarıyı elde ettik” QNET Türkiye ve Orta Asya Bölge Genel Müdürü Cem Geyik, şirketin Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “QNET’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan en önemli unsurlardan biri, temel değerlerimizden ödün vermeden değişen ihtiyaçlara uyum sağlama becerimiz oldu. Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığımız 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelimizi yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturarak güçlü ve uzun soluklu bir vizyon oluşturduk. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlarken dijital altyapımızı, eğitim olanaklarımızı ve ürün portföyümüzü de geliştirmeyi sürdürdük” dedi. Başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülemeyeceğini belirten Geyik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki yolculuğumuzu yalnızca ticari bir faaliyet olarak görmüyoruz. İnsanların hayatına dokunan ve uzun vadeli değer yaratan çalışmalar, yaklaşımımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. FinGreen programını 2023 yılında Türkiye’ye taşıyarak KEDV ve TOÇEV iş birliğiyle kadınlara ve gençlere finansal okuryazarlık alanında destek sunduk. Bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında farkındalık yaratırken özellikle kadınların ekonomik açıdan güçlenmesine katkı sağlamayı amaçladık. Türkiye’yi de kapsayan Green Legacy programımızla çevresel sürdürülebilirlik alanındaki sorumluluğumuzu somut adımlarla destekledik. Önümüzdeki dönemde de girişimcilik, eğitim, finansal farkındalık ve sürdürülebilirlik ekseninde Türkiye’ye değer katmaya devam edeceğiz.” Küçük Bir Ekipten Küresel Organizasyona 1998 yılında Hong Kong’da küçük bir ekiple kurulan QNET, bugün Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da faaliyet gösteren küresel bir organizasyon olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, 28 yıllık küresel yolculuğu boyunca operasyonlarını, ürün portföyünü ve dijital yetkinliklerini değişen tüketici beklentilerine göre geliştirdi. QNET’in RYTHM felsefesi kapsamında yürüttüğü sosyal etki çalışmaları ise eğitim, sağlık, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik güçlenme alanlarına odaklanıyor. Şirket, küresel ölçekte 28’inci, Türkiye’de ise 16’ncı yılını geride bırakırken bireylerin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayan ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olan projeleri büyütmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Benim Kooperatifim Projesi ile Kadınlara Üretim ve İstihdam Desteği Haber

Benim Kooperatifim Projesi ile Kadınlara Üretim ve İstihdam Desteği

Kapsayıcı Büyüme Derneği, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Awen for Us iş birliği ile hayata geçen Benim Kooperatifim projesi, kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımına katkı sağlamaya devam ediyor. Her yıl proje kapsamında seçilen iki kadın kooperatifinden biri olan Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi’ne verilen destekler tamamlandı ve yeni dönem, bir açılış töreni ile başladı. Proje kapsamında tam teşekküllü bir endüstriyel mutfak kurularak, kooperatif binası aslına uygun olarak yenilendi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile yapılacak iş birliği kapsamında kooperatif binasının gündüz yaşlı bakım merkezi olarak da hizmet vermesi planlanıyor. Hem üretimin hem gündüz yaşlı bakımının yapılacağı merkez, bu özelliği ile Türkiye’de bir ilk olacak. 2021 yılında kurdukları kooperatif ile üretime katkıda bulunduklarını belirten Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi Başkanı Sevgi Alay, “Proje paydaşları KEDV, Kapsayıcı Büyüme Derneği ve Awen for Us, Zonguldak’ta büyük hayaller kuran kadınların emeğine, potansiyeline, üretim gücüne inandı. Bu destek sayesinde kooperatifimiz Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, Avrupa’da başarılı örnekleri bulunan ‘üretim ve bakım evi’ modelini hayata geçiriyor. İnanıyoruz ki bu proje, yüzlerce kooperatife yeni fikirler verecek, yeni iş alanlarının ve yeni projelerin doğmasına ilham olacak” dedi. Ülkemizdeki kadın kooperatiflerinin güçlenmesini misyon edinen Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) Yönetim Kurulu Başkanı Şengül Akçar, “Kadınların görünmez emekleri dünya ekonomisine on trilyon dolar katkı sağlıyor. Türkiye’de de kadınlar görünmez bakım emekleri ile ekonomiye 22 milyar dolar katkı sağlıyorlar. Bu zenginliği çok küçük bir azınlık paylaşırken, kadınlar bu zenginlikten hiçbir şekilde pay alamıyorlar. Biz KEDV olarak 1986 yılında bu eşitsizliğin ve yoksulluğun sadece kadınlar eliyle giderileceği inancıyla yola çıktık. O günden itibaren de kadınların kalkınmadaki rollerini ve liderliklerini güçlendirmek için çok çeşitli programlar yürütüyoruz. 2002 yılında başlattığımız Kadın Kooperatifleri Hareketi de bunlardan bir tanesi. O günden beri kadın kooperatiflerine finans, eğitim, kapasite geliştirme gibi birçok alanda destek vermeye çalışıyoruz. Bugün de Karaelmas Kadın Kooperatifi’nin bizimle paylaştığı projeyi desteklemekten onur duyuyoruz. Bu projenin çok vizyoner bir girişim olduğunu belirtmek istiyorum. Bu proje, bütüncül bir yaklaşımla toplumsal dayanışmayı, kadın istihdamını, iklim değişikliğine uyumu birleştiriyor. Karaelmas Kadın Kooperatifi’nin iklim değişikliği ve bakım konusunda geliştirdiği bu proje çok kıymetli. Bu projeyi hepimiz desteklemeliyiz. Yolculuklarında çabalarının sürekli olması, gelir elde etmeleri ve emeklerinin bereketli olmasını diliyoruz.” diye konuştu. Kapsayıcı Büyüme Derneği Başkanı Kadir Kılıçparlar ise, “Yolumuzu Zonguldak’a düşüren vesile, Sevgi hanımın öncülüğünde bir yol bulmaya veya bir yol açmaya azimli kadınların hikayesi oldu. Bu güzel binada bir anlam arayan Karaelmas Kadın Kooperatifi üyeleri, bugün üretim ve bakım evi gibi tüm kadın kooperatiflerine ilham olacak kıymetli bir amaca eriştiler. Bizi bu anlamlı yolculuğun değerli bir parçası yaptıkları için Zonguldaklı kadınlara teşekkür ediyorum. Doğrusu, Benim Kooperatifim projesinde çok değerli paydaşlarla, hepimiz için eşsiz tecrübelerle dolu bir yolculuk yaşıyoruz. Kadına verilen her doğru desteğin, müthiş bir çarpan etkisi yarattığını yaşayarak görüyoruz” dedi. Açılış töreninin moderasyonunu yapan Awen for Us Kurucusu Dr. Aylin Löle, “Türkiye’de 11 milyon kadın bakım sorumlulukları nedeniyle ücretli çalışma hayatına katılamıyor. İşte bu nedenle kadın kooperatifleri kadınların görünmez emeğini görünür kılıp, ekonomik değere dönüştüren çok önemli merkezlerdir. Karaelmas yıllardır bu kentin yer altındaki zenginliğinin adıydı. Yer altındaki karaelmas bu şehri büyüttü. Yerin üstündeki görünmeyen kadın emeği ise bu şehrin geleceğini büyütecek” dedi. Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi, gıdanın yanı sıra unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ve geri dönüşümden sanat ürünleri ile ekonomik değer yaratıyor. Kooperatifin konuşlandığı tarihi ‘Ruhban Evi’, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı içinde bulunan korunması gerekli, ikinci grup yapı statüsünde taşınmaz endüstriyel miraslardan. Zonguldak’ta 1896-1936 yılları arasında maden bölgelerinde işletmecilik yapan Ereğli Şirketi’nin Zonguldak Liman imtiyaz alanı içinde yönetim merkezi bütünlüğüyle direktör evi, hastane, şapel, kız okulu ile birlikte ruhban evi olarak yapılmış Fransız sosyal mekanlarından biri. Türkiye Taşkömürü Kurumu mülkiyetinde bulunan yapı, günümüzde Zonguldak İl Özel İdaresi’ne tahsis edilmiş ve 29 Ekim 2021 tarihinden bu yana Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi tarafından bahçesiyle birlikte sosyal mekan olarak kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KEDV, Antakya Belediyesi İş Birliği İle Yeni Bir Merkez Daha Açtı Haber

KEDV, Antakya Belediyesi İş Birliği İle Yeni Bir Merkez Daha Açtı

Merkez, kadınların dayanışma kurabildiği ve çocukların güvenli alanlarda gelişimlerini sürdürebildiği topluluk temelli bir buluşma noktası olarak faaliyet gösterecek. 1986 yılından bu yana dar gelirli kadınların yaşam standartlarını iyileştirmek ve yerel kalkınmadaki rollerini güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), deprem bölgesindeki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Vakıf, son olarak Antakya’da kurduğu Kadın ve Çocuk Merkezi ile bölgedeki dayanışma ağını genişletiyor. 6 Şubat depremlerinin hemen ardından üyesi olduğu uluslararası konfederasyon Oxfam ile iş birliği içinde bölgeye ulaşan KEDV; su, sanitasyon, hijyen, gıda güvenliği ve halk sağlığı gibi acil insani yardım alanlarında yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla koordineli çalışmalar yürüttü. Bu süreçteki saha deneyimini kalıcı yapılara dönüştüren vakıf; Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep illerinde toplamda 12 Kadın ve Çocuk Merkezi kurarak bölgedeki varlığını güçlendirdi. İlk kez 1999 Marmara Depremi sonrasında hayata geçirilen ve KEDV’in afet sonrası dönemlerde kadın ve çocukların güçlenmesi için geliştirdiği topluluk temelli bir model olan "Kadın ve Çocuk Merkezleri", 6 Şubat depremlerinin ardından bu kez bölgede uygulanıyor. Bu modelle kadınların dayanışma kurabileceği, çocukların ise güvenli ve destekleyici ortamlarda gelişimlerini sürdürebileceği alanlar oluşturulması hedefleniyor. Söz konusu merkezlerde bir yandan çocuklar için güvenli oyun alanları ve gelişim odaklı öğrenme programları hayata geçirilirken, diğer yandan kadınların psikososyal olarak güçlenmesini ve geçim kaynaklarına erişim süreçlerine aktif katılımını destekleyen kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Bu doğrultuda liderlik, finansal okuryazarlık, girişimcilik, bilişim teknolojileri eğitimi gibi başlıklarda eğitimler düzenlenirken; yerel yönetim süreçlerine katılım, yerel örgütlenme ve yönetişim alanlarında da kapasite geliştirme faaliyetleri devam ediyor. Antakya Kadın ve Çocuk Merkezi’nin açılış töreninde konuşmasını yapan KEDV Kadın ve Çocuk Merkezleri Koordinatörü Bahar Çalışkan “6 Şubat depremlerinin ardından 1999 Marmara Depremi deneyimimizden yola çıkarak Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te toplam 12 Kadın ve Çocuk Merkezi kurduk. Bu merkezler sayesinde bugüne kadar 23.991 kadına ve 10.056 çocuğa ulaştık. Çocuklar için güvenli oyun ve öğrenme alanlarının oluşturulması, afetin yarattığı zorlukların etkisini azaltmak ve onların gelişimini desteklemek açısından büyük önem taşıyor. Aynı zamanda kadınların güçlenmesi ve yeniden üretim süreçlerine katılması da çocukların geleceği için önemli bir adım oluşturuyor. Bugün açılışını yaptığımız bu merkezin de Antakya’daki kadınlar ve çocuklar için güvenli, kapsayıcı ve umut dolu bir buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Bu merkezin hayata geçmesinde değerli iş birlikleri için Antakya Belediyesi’ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi. Antakya Belediye Başkanı İbrahim Naci Yapar ise “6 Şubat depremi, asrın felaketinden sonra deprem bölgesinde kamunun yapmış olduğu yatırımların yanı sıra sivil toplumun katılımcılığı da çok değerliydi. Özellikle sosyal çalışma alanında kadınlar ve çocuklarla ilgili vakıf çalışmalarında görüyoruz ki bu eksik kalan konuyu da kısmen de olsa tamamlamış oluyoruz. Kadınların üretimde daha güçlü bir şekilde yer alabilmesi, çocukların daha güvenli bir ortamda yetişebilmesi için bizler de yerel yönetimler olarak elimizden geldiğince gayret ediyoruz. Buranın dezavantajlı bir bölge olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, Antakya’da faaliyetler yürütülmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Geldiğimiz noktada kat ettiğimiz yolu değerlendirdiğimizde, iyi bir seçim yaptığımızı düşünüyoruz. Çünkü amacımız, bölgemizde dezavantajlı alanlardaki kadınlara ve çocuklara; eğitim, girişimcilik ve güvenli alanlar yaratılması noktasında destek olabilmek. Ellerinize sağlık. Antakya halkına, kadınlara ve çocuklara göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı hem şahsım adına hem de belediyemiz adına teşekkür ederim.” dedi. Merkezlerde ayrıca erken çocukluk döneminde tüm gelişim alanlarını desteklemeye yönelik programların uygulandığı oyun odaları ve 0-12 yaş grubuna yönelik oyuncak kütüphaneleri yer alıyor. Bu bütünsel yapı, hem çocukların bakım ve eğitim ihtiyacına hem de kadınların aileleri ve çevrelerinin yaşam koşullarını iyileştirme ve kamusal alanda daha güçlü var olma ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Antakya’da Antakya Belediyesi iş birliği ile açılan Kadın ve Çocuk Merkezi’nin de kentte yaşayan kadınlar ve çocuklar için güvenli, kapsayıcı ve destekleyici bir buluşma noktası olmasını hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek Haber

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek

McDonald’s Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile yürüttüğü iş birliği kapsamında kadın üreticilerin el emeğiyle hazırladığı çantaları misafirleriyle buluşturuyor. Özel gün kapsamında restoranlardan ve McDelivery üzerinden Big Mac® menü alan herkese ücretsiz olarak sunulan bez çantalar, kadın emeğine dikkat çeken özel tasarımıyla dayanışma mesajı taşıyor. “Önceliğimiz deprem bölgesindeki kadın üreticiler” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iş birliğine ilişkin açıklama yapan McDonald’s Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Tuğçe Altınsoy, “KEDV ile hayata geçirdiğimiz proje aracılığıyla kadınların üretim yoluyla güçlenmesine katkıda bulunuyoruz. Aydın, Malatya ve Kahramanmaraş’taki kadın üreticiler tarafından hazırlanan 45 bin adet çantayı misafirlerimize hediye ediyoruz. Özellikle depremden etkilenen illerimizde yeniden ayağa kalkma mücadelesi veren kadınların el emeğinin daha fazla insana ulaşmasını, dayanışmanın da günlük hayatın doğal bir parçası haline gelmesini önemsiyoruz” dedi. “Kadın çalışan oranımız %50,5’e ulaştı” KEDV iş birliğiyle kadınlara üretim yolculuğunda destek verirken, istihdam tarafında da kadınların daha görünür olduğu bir yapı kurduklarını belirten Altınsoy, şunları söyledi: “McDonald’s Türkiye olarak, toplumun her kesiminden kadınların iş gücü potansiyelini ortaya çıkarmayı ve seslerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İstihdam politikalarımızı da bu hedefe göre şekillendiriyoruz. 2026 itibarıyla kadın çalışan oranımızın %50,5’e ulaşması, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını gösteriyor. Restoranlarımızda mutfaktan kasaya, ekip liderliğinden yönetici pozisyonlarına kadar kadın çalışanlarımız aktif rol alıyor. Önümüzdeki dönemde de esnek çalışma uygulamalarımızla daha fazla kadına istihdam sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KEDV 8 Mart’ta Dayanışmayı Büyütüyor Haber

KEDV 8 Mart’ta Dayanışmayı Büyütüyor

Kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan KEDV; kapasite geliştirme, kooperatifleşme, ekonomik güçlenme ile afet ve göç alanlarında programlar hayata geçiriyor. Kadınların bulundukları mahallelerde ve kentlerde değişimin öznesi olduğu bir toplumsal yapıyı güçlendirmeyi hedefliyor. Bu çerçevede 8 Mart, kadınların güçlenmesine katkı sunmak isteyenler için anlamlı bir fırsat sunuyor. KEDV de bu kapsamda, dayanışmayı somut bir desteğe dönüştüren iki farklı seçenek sunuyor. KEDV 8 Mart Sertifikaları, kişilerin kendileri ya da sevdikleri adına satın alabileceği ve kadınların yoksulluğa karşı güçlenmesine katkı sağlayacak alternatif bir dayanışma örneği oluşturuyor. Sertifikalar kişiselleştirilebiliyor; talep edilmesi halinde İngilizce olarak da hazırlanabiliyor. Özellikle kurumsal hediyeler için sosyal fayda yaratan anlamlı bir alternatif sunuyor. KEDV’in iktisadi işletmesi Nahıl ise, vakfın desteklediği kadın kooperatiflerinin ürünlerini satışa sunarak kadınların doğrudan gelir elde etmesine olanak sağlıyor. Nahıl’dan alınan her ürün, kadın emeğinin değer bulmasına, kadın kooperatiflerinin ve kadın üreticilerin sürdürülebilirliğine katkı anlamına geliyor. Bu 8 Mart’ta yapılacak tercihler, yalnızca bir kutlama değil; kadınların ekonomik olarak güçlenmesine yönelik bir destek yaratıyor. Sertifikalar ve Nahıl ürünleri aracılığıyla atılacak her adım, kadın dayanışmasını büyüten somut bir katkıya dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.