Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kent Kültürü

Kapsül Haber Ajansı - Kent Kültürü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kent Kültürü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Misi’de Lezzet Geleneği 18 Yaşında Haber

Misi’de Lezzet Geleneği 18 Yaşında

Nilüfer Belediyesi’nin bölgenin köklü mutfak kültürünü yaşatmak ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel tarifleri geleceğe taşımak amacıyla düzenlediği Misi Yerel Lezzetler Şenliği, 18’inci kez düzenlendi. Gümüştepe Mahallesi’nin (Misi) tarihi sokaklarında gerçekleştirilen şenlik, renkli kortej yürüyüşüyle başladı. Katılımcılar, Misi Köy Meydanı’nda Nilüfer Roman Orkestrası ve Nilüfer Halk Dansları Topluluğu’nun gösterileriyle keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Gümüştepe Mahalle Muhtarı Haluk Balta ve çok sayıda Bursalı katıldı. “MİSİ’NİN DEĞERLERİNİ GELECEĞE TAŞIYORUZ” Şenliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Misi’nin 2 bin yılı aşan tarihi ve kültürel birikimiyle kentin en kıymetli yaşam alanlarından biri olduğunu vurguladı. Nilüfer’in farklı kültürleri kucaklayan yapısına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, şu ifadeleri kullandı: “Misi Yerel Lezzetler Şenliği’nin bu yıl 18’incisini hemşehrilerimizle bir arada gerçekleştiriyoruz. Temel hedefimiz; Misi’mizin ve Bursa’mızın köklü mutfak zenginliğini öne çıkarmak, bu kültürü yaygınlaştırarak gelecek nesillere aktarmak. Nilüfer; Anadolu’dan, Kafkaslardan, Balkanlardan gelen farklı renklerin bir arada huzurla yaşadığı bir ilçe. 37 kadın derneğimiz ve kooperatifimizle, sivil toplum örgütlerimizle herkesin kendini ifade edebildiği bir kent kültürü inşa ediyoruz. Kadınlarımızın el emeğiyle hazırladığı lezzetleri tanıtmayı ve dayanışma ruhunu büyütmeyi sürdüreceğiz.” Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de binlerce yıllık yaşam ve mutfak kültürünü yaşatan bu tür kültürel etkinliklerin toplumsal hafıza ve birliktelik açısından taşıdığı değere işaret ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Gümüştepe Mahalle Muhtarı Haluk Balta ise şenliğe ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek tüm katılımcılara teşekkürlerini iletti. KADIN DERNEKLERİ HÜNERLERİNİ SERGİLEDİ Açılış konuşmalarının ardından merakla beklenen yemek yarışmasına geçildi. Nilüfer’de faaliyet gösteren 9 kadın derneğinin katıldığı yarışmanın jürisinde; TV programcısı ve MasterChef yarışmacısı Şef Esra Tokelli, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’ün eşi Nedriye Öztürk ile Bursa Aşçılar Derneği şefleri Sevil Karaca, Elif Akmanlar ve Necati Özkan yer aldı. Geleneksel tariflerin dereceye girmek için yarışmada jürinin yaptığı değerlendirme sonucunda; “Anadolu’nun Yedi Kat Bohçası” yemeğiyle Nilüfer Konak Altıneller Kadın Dayanışma ve Kültür Derneği birinci oldu. Yarışmada “Keledoş” yemeğiyle Nilüfer Işıktepe Sosyal Yardımlaşma Kadın Derneği ikinciliği, “Pöç Kebabı” ile Çamlıca Kadın Dayanışma ve Kültür Derneği ise üçüncülüğü elde etti. Dereceye giren derneklere ödülleri, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Sinan Sarıbal tarafından verildi. ŞEF ESRA TOKELLİ’DEN ATÖLYE Yarışma sonrasında Şef Esra Tokelli, Bursa mutfağının simge lezzetlerinden olan Pideli Köfte, Süt Helvası ve Şıra yapımının püf noktalarını anlattığı bir atölye düzenledi. Gün boyu devam eden şenlik, sanatçı Bahadır Sevik’in Türk Sanat Müziği konseriyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor Haber

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor

Geçmiş dönemin haberlerinin yanı sıra kentin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin önemli bilgiler barındıran gazete arşivi, dijitalleştirme çalışmalarıyla korunuyor. Gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan eski evraklara, kişisel tanıklıklardan sözlü tarih kayıtlarına kadar kentin geçmişine ait farklı kaynakları bir araya getiren Mersin Kent Belleği Ofisi, Mersin’in ortak hafızasını koruyarak geleceğe taşıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Bellek Ofisi, kentin yakın tarihine ışık tutan yerel basın arşivlerini dijitalleştirerek, geçmişin gazete sayfalarını gelecek kuşaklara taşıyor. Bu kapsamda Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshaları taranarak dijital arşive aktarılıyor. Mersin’in geçmişi, bugün dijital arşivlerde korunarak yarının belleğine bırakılıyor. Önemli bir arşiv çalışmasına imza atılıyor Ofis; kentin yazılı, görsel, sözlü hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir arşiv çalışmasına imza atıyor. Çalışmaların önemli başlıklarından birini ise geçmiş dönemlere ait yerel gazetelerin dijitalleştirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda, Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasında yayımlanan nüshaları taranarak dijital ortama aktarılıyor. Yaklaşık yarım asırlık bir döneme yayılan gazete arşivi, yalnızca dönemin haberlerini değil; Tarsus ve Mersin’in sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin çok sayıda ayrıntıyı da geleceğe taşıyor. Gazete sayfalarında yer alan haber, ilan, duyuru, fotoğraf ve çeşitli içerikler; yayımlandıkları dönemin gündelik yaşamına, kentte yaşanan değişimlere ve toplumsal yapıya ilişkin önemli izler barındırıyor. Yıpranan sayfalardan kalıcı dijital hafızaya Zaman içerisinde fiziksel olarak yıpranabilen, kaybolma riski taşıyan veya erişimi zorlaşan gazete nüshaları, dijitalleştirme çalışmaları sayesinde korunuyor. Materyaller yüksek çözünürlükte taranarak teknik kontrollerden geçiriliyor ve arşiv standartlarına uygun dijital formatlarda saklanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından oluşturulacak dijital arşivin, yalnızca akademisyen ve araştırmacıların değil, Mersin ve Tarsus tarihine ilgi duyan vatandaşların da kullanımına sunulması planlanıyor. Kent belleği, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü… Ofis’in çalışmaları yalnızca gazete arşivlerinin dijitalleştirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Ofis, kentin tarihsel, kültürel ve sosyal hafızasını farklı kaynaklardan derleyerek bütüncül bir kent belleği oluşturmayı amaçlıyor. Gazete ve dergilerin yanı sıra fotoğraf, harita, efemera ve eski evrak gibi kentin geçmişine ışık tutan materyaller de arşive kazandırılıyor. Bu çalışmalar kentlerin yalnızca binalar, caddeler ve meydanlardan ibaret olmadığı; ortak hafızanın, kültürel birikimin ve toplumsal deneyimlerin de kentin kimliğini oluşturduğu anlayışıyla yürütülüyor. Mersinlilerin tanıklıkları da kayıt altına alınıyor Yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih çalışmalarına da önem verilen Ofis’te, Mersin’de doğmuş, yaşamış veya kentin gelişimine önemli katkılar sunmuş kişilerle gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmeleri de profesyonel ekipmanlarla kayıt altına alınıyor. Görüşmelerin deşifre edilmesinin ardından elde edilen içeriklerin kitap ve belgesel serileri şeklinde yayımlanması hedefleniyor. Böylece kişisel yaşam öyküleri ve tanıklıklar da kentin yakın tarihinin önemli parçaları olarak korunuyor. Kent tarihi için güçlü bir arşiv oluşturuluyor Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshalarının dijitalleştirilmesi de bu kapsamda, Mersin ve ilçelerinin yakın tarihinin korunması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Mersin’in geçmişine ait gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan kişisel tanıklıklara kadar farklı kaynakların korunmasıyla kent belleğinin sürekliliğinin sağlanması; gelecek kuşakların yaşadıkları kenti daha iyi tanımaları ve kentin kültürel mirasına ilişkin farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Mersin Kent Belleği Ofisi, geçmişin izlerini koruyarak kentin hafızasını geleceğe taşıyor. Dijital arşiv çalışmaları ise yıllar önce basılmış gazete sayfalarını yalnızca birer tarihi belge olmaktan çıkarıp, kentin değişimine tanıklık eden yaşayan bir kent hafızasına dönüştürüyor. Akça: “Mersin’in kültürel ve sosyolojik geçmişini kayıt altına alıyoruz” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, Mersin Kent Belleği Ofisi’nin Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde hayata geçirilen, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu’nun (MEDEKA) en güzel projelerden biri olduğunu belirtti. MEDEKA’nın alt kurullarından bir tanesi olan Kent Tarihi Araştırmaları Kurulu’nun önerisiyle çalışmalarına başlayan Ofis’in temel amacının, Mersin’in sahip olduğu kültürel ve sosyolojik geçmişi ve buna bağlı tüm kültürel değerleri araştırmak, tasnif etmek, kayıt altına almak ve dijitalleştirerek gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Akça, “Bu anlamda özellikle Mersin’in yakın dönemine tanıklık edecek her türlü hatıraları; gerek birinci ağızdan, gerek anlatılardan, gerekse de kaynaklardan tarayarak kendi arşivlerimize kaydediyoruz. Sonrasında da kentimizde yaşayan ve ulusalda Mersin’le alakalı araştırma yapmak isteyen herkesin kullanımına sunmak üzere, güzel bir dijital ortama alıyoruz” dedi. Ofis’in sözlü tarih çalışmalarına da devam ettiğini belirten Akça, “Sözlü tarih çalışmalarından elde ettiğimiz verileri deşifre yöntemleriyle kayıt altına alıyoruz. Mersin ve tüm ilçelerimizi kapsayacak şekilde, kent tarihi ve belleğine uygun konularda, uzman tarihçiler ve o dönemin gerçek tanıklarıyla söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Bu söyleşilerin tam kayıtlarını alarak dijitalleştiriyoruz” diye konuştu. Akça, Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca arşiv ve sözlü tarih çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını da vurgulayarak, “Kent tarihine katkı sunabilecek, ışık tutabilecek sempozyum, çalıştay, panel ve atölye çalışmalarıyla da Mersin Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sümer: “Gazeteleri dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarıyoruz” Mersin Kent Belleği Ofisi’nde tarihçi olarak görev yapan Alkım Sümer, Ofis’te tarihçi ve arkeolog kadrolarla birlikte, özellikle kent kültürüyle alakalı önemli çalışmalara imza attıklarının altını çizdi. Sümer, eski gazetelerin dijitale aktarılmasının kent kültürü açısından çok önemli bir çalışma olduğunu ifade ederek, Mersin’in genç bir kent olmasına karşın, ilçelerinin köklü geçmişlere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle Tarsus’un uzun yıllardır var olan önemli bir gazete arşivine sahip olduğunu belirten Sümer, “1969’lu yıllarda gazete, sosyal hayat açısından çok önemli. Giderek maalesef değerini yitiriyor. Bunların içerisinde bir yok olma tehdidi var. Gazete için kullanılan ürün yıllar içerisinde nemden, hava şartlarından etkilenerek yok olmaya yüz tutuyor. Biz bunu dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarmış oluyoruz. Daha sağlıklı bir şekilde, daha uzun yıllar korunabilecek bir hale getiriyoruz. Onun için bu çok değerli bir çalışma. Bunun devamı da gelecek. Sadece Tarsus özelinde değil, diğer ilçelerimizde de bu tarz çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Kent dinamiklerinin de çalışmalara önemli katkılar sunduğunu belirten Sümer, “Çünkü biz katılımcı bir anlayışla çalışıyoruz. Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) da bu konuda bize yardımcı oluyor. Ellerindeki arşivleri, bilgileri ve koleksiyonları bizimle paylaşıyorlar. Bizler de dijitale aktararak, aslında bunu Mersin’in geleceğine aktarmış oluyoruz” diye konuştu. “Arşivleme işleminde özel programlar ve makineler kullanıyoruz” Dijitale aktarma sürecinin teknolojik bir altyapı ile gerçekleştiğini ifade eden Sümer, “Bir tarayıcının içerisinde bunu tarayarak, ardından bilgisayara, dijitale aktarıyoruz. Saklama kısmı da çok önemli. NAS diske atıyoruz. Çok sağlıklı bir şekilde depoluyoruz. Bu iş ve işlemleri yapan arkadaşlarımız, bilgisayarda özel programlar ve özel makineler kullanıyorlar. Çok kıymetli, kalıcı ve sağlıklı bir hale bürünmüş oluyor bu şekilde” dedi ve yazılı olarak da gazeteleri muhafaza edeceklerinin altını çizdi. “Kent Belleği Ofisi, Başkan Seçer’in vizyonunun bir sonucu olarak çalışıyor” Mersin’in bir balıkçı köyünden dünya kentine dönüşme sürecinin, kentte yaşayan bazı kişilerin tanıklıklarıyla anlam kazandığını belirten Sümer, sözlü tarih çalışmalarının bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Bizim yapmış olduğumuz sözlü tarih çalışmaları ve onlardan almış olduğumuz ürünleri hem dijital ortamda hem de oluşturduğumuz müzelerde sergileyecek olmamız, belki de diğer kentlere nazaran çok daha önemli bir hal almış oluyor. Biz de bu tarz ürünleri bulabilmek daha zor. Aslında bizim şu an kaybolmasın diye gösterdiğimiz çaba keşke daha önce gösterilmiş olsaydı. Belki de bir sürü kaybolan ürünler, koleksiyonlar ve en önemlisi kaybolan değerler var. Dinlenecek bir sözü olan, Mersin’in gelişmesine tanıklık etmiş, ama hiçbir şekilde kaydı olmayan insanlar var. Biz bu eksikleri gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Bu sürecin, Başkan Seçer’in 2019’da başlatmış olduğu bir kent kültürü süreci olduğunu kaydeden Sümer, “Kent Belleği Ofisi de o vizyonun bir sonucu olarak çalışıyor” diye belirtti. “Kent fotoğrafları da bir hazinedir” Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca gazete ve dergilerden oluşan bir arşiv çalışması yürütmediğini sözlerine ekleyen Sümer, kent fotoğraflarının da büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Kent fotoğrafları, Mersin’e ait yıkılmış, yok olmuş binaların fotoğrafları bir hazinedir. Biz onlara ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. İyi de bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Umarım böylece, Mersin’in geleceği artık daha çok incelenebilir, üzerine tezler ve kitaplar yazılabilir bir hal alır. Kent belleği ve Mersin Kent Belleği Ofisi; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Nilüfer’de “700 Yıllık Çeşme Kültürü” Sergisi Kapılarını Açtı Haber

Bursa Nilüfer’de “700 Yıllık Çeşme Kültürü” Sergisi Kapılarını Açtı

Bursa’nın köklü geçmişine tanıklık eden ve kentin kültürel hafızasında önemli bir yer tutan çeşmeleri görünür kılmak amacıyla hazırlanan “700 Yıllık Çeşme Kültürü” sergisi, Konak Kültürevi’nde açıldı. Nilüfer Kent Konseyi Kent Kültürü Çalışma Grubu’nun ilk sergisi olma özelliğini taşıyan etkinliğin açılışına; Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Adın ile çok sayıda davetli katıldı. “ÇEŞMELER, YAŞANMIŞLIKLARIN SİMGESİDİR” Serginin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, kentlerin sadece mimariden ibaret olmadığını, aynı zamanda o kentten geçen hayatların bir izdüşümü olduğunu belirtti. Karagöz, “Çeşmeler sadece bir yapı değil, aslında birçok anının simgesidir. Hepimizin hayatında çeşmelerle ilgili anılar ve bellekler vardır. Nilüfer Belediyesi olarak kent kültürüne katkı sunan bu tür çalışmalarda gönüllülerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ise serginin kenti anlamlandırmak ve farkındalık yaratmak açısından önemli bir işlev gördüğünü vurguladı. Aydın, çeşmelerin bir dönemin kamu hizmetinin en görünür alanı olduğunu hatırlatarak, kentin tarihine ve kültürüne sunduğu katkılardan dolayı serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. BURSA ÇEŞMELERİNİN ÖZGÜN HİKAYELERİ Nilüfer Kent Konseyi Kent Kültürü Çalışma Grubu Başkanı Kenan Yetişen de, 700 yıllık süreçte gelişen çeşme kültürünü anlatmak için Bursa’nın dört bir yanından fotoğraf topladıklarını ifade etti. Çeşmelerin eski ve yeni hallerini karşılaştırmalı olarak sunduklarını belirten Yetişen, Bursa’daki su mimarisinin diğer kentlerden ayrılan üç temel özelliğine dikkat çekti. Bu özelliklerin ilkinin, çeşmelerin coğrafyaya göre şehir merkezinde çınar, dağ yöresinde meşe, deniz kenarında ise zeytin ağaçlarının dibine konumlandırılması olduğunu belirten Yetişen; ikinci özelliğin ise camilerin içerisine estetik çeşmelerin entegre edilmesi ve bu geleneğin yaşatılması olduğunu vurguladı. Yetişen son olarak, çeşmelerin sokak köşelerinde, mezarlıklarda, apartman girişlerinde bir rozet gibi kullanılması ve hatta ova köylerinde evlerin odalarına kadar taşınmasının kentin gündelik hayata entegre mimarisindeki önemine değindi. 3 NİSAN’A KADAR ZİYARETE AÇIK Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar, sergiyi gezerek şehrin dört bir yanından derlenen çeşme fotoğraflarının hikayeleri hakkında bilgi aldı. Programın sonunda, serginin hazırlanmasındaki emeklerinden dolayı Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın tarafından Kenan Yetişen’e teşekkür hediyesi verildi. “700 Yıllık Çeşme Kültürü” sergisi, 3 Nisan Cuma gününe kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverler tarafından gezilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.