Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kentsel Tasarım

Kapsül Haber Ajansı - Kentsel Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadıköy Meydanı Ödüllü Proje ile Dönüşüyor Haber

Kadıköy Meydanı Ödüllü Proje ile Dönüşüyor

Kadıköy’ü daha düzenli, erişilebilir ve çağdaş bir kamusal alana dönüştürmeyi hedefleyen Kadıköy Meydanı Düzenleme Projesi’nin temel atma töreni, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy İlçe Başkanı Caner Sarıtaş’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. “MEYDANLAR KENTİN KARAKTERİNİ BELİRLER” Törende konuşan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan kent meydanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çekti. Konuşmasına Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başlayan Aslan, meydanların toplumun her kesimini buluşturan kamusal alanlar olduğunu söyledi. “Meydanlar insanları bir araya getirir, kente karakterini verir. Bu nedenle kent meydanlarının nefes alan, yaşayan ve herkes için erişilebilir alanlar olarak tasarlanması gerekir” diyen Aslan, 2019 sonrasında İstanbul’da kamusal alanların yeniden düzenlenmesi için kapsamlı çalışmalar başlatıldığını ifade etti. “Kadıköylülerin heyecanla beklediği Kadıköy Meydan Düzenleme Projesi’ne başlıyoruz. Kadıköy’ü çok daha çağdaş, erişilebilir ve düzenli bir meydana, en kısa sürede kavuşturacağız,” diyen Aslan “Ekrem Başkanımız göreve geldikten sonra İstanbul’da kamusal alanların, meydanların yeniden düzenlenmesi için harekete geçti. Amacımız; İstanbulluların rahatça erişebileceği, bir araya geleceği, rahat nefes alabileceği kamusal alanlar yaratmaktı. Bunu yaparken de ortak akılla, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket ettik. ‘Bu meydanlar İstanbulluların, İstanbulluların istediği olsun’ dedik.” ifadelerini kullandı. 2019’dan bu yana İstanbul genelinde çok sayıda meydanın yeniden düzenlendiğini belirten Aslan, projelerin çeşitli engellemelere rağmen sürdüğünü ifade ederek, “Bu yarışmaları ilk başlatan, düşünen ve planlayan arkadaşlarımızın birçoğu şu an Silivri’de. Biz bugün onların başlattığı bir projenin temelini atıyoruz” dedi. Aslan, Kadıköy Meydanı’nın açılışında kurdeleyi Ekrem İmamoğlu’nun keseceğini de sözlerine ekledi. “KADIKÖY 25 YILDIR BU YATIRIMI BEKLİYORDU” Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ise konuşmasında meydan düzenlemesinin uzun yıllardır beklenen bir yatırım olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Her dönem konuşulan, ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Kadıköy Meydanı düzenlemesi için nihayet en somut adımı atmış bulunuyoruz. Geçen dönem Ekrem Başkan’ın öncülüğünde bunun ilk adımını attık aslında. Şu anda Haydarpaşa’dan Moda Burnu’na kadar uzanan sahil şeridi için geniş kapsamlı bir yarışma yapıldı. Yüzlerce projenin katıldığı bu yarışmada, binlerce vatandaşımızın ‘İstanbul Senin’ uygulaması üzerinden verdiği oylarla şu an panolarda gördüğünüz projeyi seçtik. Seçilen bu proje, vatandaşlarımızın alanı en verimli şekilde kullanabileceği, hepimizin içine sinen bir çalışma oldu. Bu projeyle beraber meydanımızda yaklaşık on beş bin metrekarelik yeni bir yeşil alana kavuşacağız. Şu an etrafımızda gördüğünüz araç trafiği ve karmaşa tamamen temizlenecek. Kadıköy; ailenizle ve çocuklarınızla birlikte Haydarpaşa’nın, İstanbul Boğazı’nın ve iskeleden kalkan vapurların manzarasını seyir teraslarında, oturma alanlarında ya da çimenlerin üzerinde huzurla izleyebileceğiniz bir çehreye bürünecek. Bu değişimden dolayı tüm Kadıköylüler adına büyük bir mutluluk duyuyorum.” Konuşmaların ardından protokol üyeleri temsili taş döşeme uygulaması gerçekleştirerek temel atma törenini tamamladı. PROJEDE NELER VAR? Kadıköy Meydanı projesi, İstanbul Planlama Ajansı koordinasyonunda düzenlenen kentsel tasarım yarışmasının ardından belirlendi. 59 projenin katıldığı yarışmada finale kalan çalışmalar İstanbulluların oyuna sunuldu ve halkın tercih ettiği proje uygulama aşamasına geçti. Haydarpaşa Garı’ndan 1000 araç kapasiteli İSPARK alanına kadar uzanan proje; Caferağa, Osmanağa ve Rasimpaşa mahallelerini kapsayan toplam 154 bin metrekarelik alanı içeriyor. Yaklaşık 107 bin metrekarelik bölümde düzenleme yapılacak. Proje kapsamında meydan doğal taş kaplama ile yenilenecek, yeni kent mobilyaları yerleştirilecek ve yaya öncelikli bir düzen oluşturulacak. Mevcut büfe ve küçük yapıların kaldırılmasıyla meydana uyumlu yeni sosyal alanlar kurulacak. Kafe, kitabevi, gazete bayii, Kızılay kan alma merkezi, sergi alanı, çözüm merkezi ve zabıta birimleri projede yer alacak. Toplu taşıma durakları modernize edilerek meydandaki düzensizliğin azaltılması ve alanın Moda nostaljik tramvayı ile iskelelerle entegrasyonu sağlanacak. Yaklaşık 15 bin metrekare çim alan oluşturulacak projede yüzlerce yeni ağaç dikilerek meydanın yeşil dokusu güçlendirilecek. Ödüllü Kadıköy Meydanı projesi, yarışmada 26 sıra numarasıyla birinci seçilen ekip tarafından hazırlandı. Projenin sahipleri Selahattin Tüysüz, Hasan Sıtkı Gümüşsoy, Erhan Vural, Pelin Tüysüz, Nursen Gümüşsoy Kısar ve Serkan Sınmaz’dan oluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED: 2025 Yılında Türkiye’ye 13,1 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: 2025 Yılında Türkiye’ye 13,1 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ödemeler Dengesi İstatistiklerinin açıklanmasının ardından Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenini yayımladı. 13 Şubat 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, Aralık ayı verisiyle birlikte, 2025 yılı toplam UDY girişi 13,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu tutar, 2024 yılına kıyasla yüzde 12’lik bir artışa işaret ederken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 288 milyar doları aştı. Yılın 12 ayındaki toplam UDY girişi 13,1 milyar dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 9,7 milyar doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Yıl içerisindeki toplam UDY’nin 2,8 milyar doları borçlanma araçları, 2,3 milyar doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Yatırım tasfiyelerinin 1,7 milyar dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle yıl toplamındaki UDY girişi 13,1 milyar dolar oldu. En fazla yatırım toptan ve perakende ticaret, gıda imalatı ve BİT sektörlerinde 2025 yılı içerisinde gerçekleşen 9,7 milyar dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 3 milyar dolarlık yatırım girişi ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 32’lik bir pay aldı. Gıda, içecek ve tütün ürünleri imalatı ve bilgi ve iletişim de sırasıyla yüzde 14’erlik paylarıyla geçmiş kümülatif performanslarının üzerinde bir performans sergileyerek yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. 2025’te en fazla uluslararası yatırım Hollanda, Lüksemburg ve Kazakistan’dan geldi 2003-2024 dönemi toplamında yüzde 58’lik pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2025 yılında yüzde 66’lık bir pay aldı. Spesifik olarak 2,9 milyar dolarlık yatırımı ile Hollanda yüzde 30’luk bir pay aldı. Ülkeler özelinde Hollanda’yı, yüzde 12 ile Lüksemburg, yüzde 12 ile Kazakistan, yüzde 8 ile Almanya ve yüzde 6’lık payı ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Hisar Arkeopark’ Bursa’nın Turizmini Baştan Yazacak Haber

‘Hisar Arkeopark’ Bursa’nın Turizmini Baştan Yazacak

Osmanlı’dan kalan eşsiz miras, gönül dünyasında iz bırakan manevi duraklar ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını yansıtan köklü mahalleleriyle Bursa; Bizans, Prusa ve Bitinya uygarlıklarına uzanan tarihsel birikimiyle çok katmanlı bir kültür hafızası sunuyor. Bu zengin geçmişe, milattan önce 3 bin yıl öncesine uzanan izleri gün yüzüne çıkaracak ‘Arkeopark’ ekleniyor. “Proje Yüzde 98 Bandına Ulaştı” ‘Zamanın Kapısı’ olarak tanımlanan ve Bursa’nın tarihini daha derin bir perspektifle ele alan Arkeopark’ı ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, bu özel projenin yalnızca bir arkeoloji noktası değil; eğitim, kültür ve turizm açısından da önemli bir merkez olacağını söyledi. Hisar Arkeopark Projesi’nin çok kısa sürede önemli bir aşamaya geldiğini belirten Başkan Aydın, “Göreve geldiğimizde yüzde 5’ler seviyesinde olan proje, bugün yüzde 98 bandına ulaştı. İnşallah birkaç ay içerisinde yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açacağız” dedi. “Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Açılacak” Arkeopark alanında yaklaşık 3 bin yıllık zodyak mozaiklerinin bulunduğunu ifade eden Başkan Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Buraya gelen ziyaretçiler, 3 bin yıl önce insanların nasıl yaşadığını ve bu alanın hangi amaçlarla kullanıldığını çok daha net hissedebilecek. Tanıtım merkezimiz, bilgilendirme alanlarımız, karekodlar ve broşürlerle bu tarih daha görünür hale gelecek. Bursa’nın kadim bir şehir olduğu duygusu burada çok daha güçlü yaşanacak. Proje kapsamında ‘Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ adını verdiğimiz bir kütüphane ile konferans salonu da yer alacak. Roma dönemine ait inanç ile yaşam kültürünü maketler ve anlatımlarla aktaracağız. Savaş öncesi askerlerin burada dua ettiği alanlara ilişkin hikayeleri ziyaretçilerle paylaşacağız. Hisar bölgesi yalnızca tarih anlatan bir alan değil, aynı zamanda sosyal yaşamın da merkezi olacak. Gençlere yönelik kafe, yeme-içme noktaları ve dinlenme alanlarını projeye dahil ettik. Restoranları, butik otelleri, kafeteryaları ve el emeği ürünlerin sunulacağı alanlarıyla Hisar’ı, ‘Old City’ dediğimiz yaşayan bir merkez haline getirmek istiyoruz. Bu çalışmalar Bursa turizmine ciddi katkı sağlayacak.” “İpekyolu Aks Projesi’nin Kalbi Hisar’da Atacak” Bunun yanı sıra Başkan Aydın, “Panorama’dan başlayarak Kayhan, Hanlar Bölgesi, Alaaddin Camii, Üftade ve Ulu Camii ile kamuoyunda Kolsuz Faik İpek Fabrikası olarak bilinen tarihi Romangal Fabrikası’nı kapsayan; kültür, gastronomi ve inanç duraklarıyla entegre bir turizm rotası oluşturduk. İpekyolu Aks projemizin önemli bir ayağını burada hayata geçiriyoruz. Hedefimiz, Bursa’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin üç-dört gün boyunca kenti yaşayarak gezmesi. Bu süreçte emeği geçen akademisyenlerimize, Anıtlar Kurulu’na ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hisar Arkeopark’ın Osmangazi’nin kültürel belleğinde kalıcı ve güçlü bir yer edineceğine inanıyorum” açıklamalarında bulundu. Arkeoparkların temel amacının içerdiği kalıntıları insanlara doğru şekilde anlatmak olduğunun altını çizen Hisar Bölgesi Kentsel Tasarım Projesi’nin müellifi Prof. Dr. Nevzat Oğuz Özer ise, “Bu yapıların anlamını, fiziksel özelliklerini ve tarihsel gerekçelerini ortaya koymak gerekir. Biz Hisar Arkeopark’ı da tam olarak bu anlayışla tasarladık. Bu alanda yaklaşık iki, iki buçuk metrelik bir dolgu toprağı bulunuyor ve farklı kültürlere ait izler zaman içerisinde bu katmanların içine girip çıkmış durumda. Bu nedenle alanda ciddi bir tahribat söz konusu. Biz de parçalanmış bu bütünlüğü, burada ziyaretçilere anlatmaya çalışıyoruz. Zodyak mozaiği dünyada çok nadir bulunan bir örnek. Bizler, dört-beş adet tespit edebildik. Bu mozaik ilk olarak 2002 yılında müzede tespit ediliyor, daha sonra ortasındaki motifi çalınıyor ve mozaik müzeye taşınıyor. O dönemin ruhunu, anlamını ve yaşam biçimini bu alanda yeniden canlandırarak, bu mozaikleri gerçek hayatlarına döndürmeyi hedefliyoruz. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı! Haber

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı!

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 13. Mimari Doğal Taş Yarışması ile Türk doğal taşlarının mimarlık ve tasarım alanlarındaki çağdaş, nitelikli ve yenilikçi kullanımını desteklemeyi sürdürüyor. Yarışma, doğal taşın estetik, yapısal ve kültürel potansiyelini farklı ölçeklerde üretilmiş projeler aracılığıyla görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yıl itibarıyla kapsamı yeniden ele alınan yarışma, önceki dönemlerden farklı olarak mimarlık ve mekansal tasarım odaklı bir yapıyla yeniden kurgulandı. Güncel edisyonunda odağını mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım ve ilişkili tasarım disiplinlerine genişleten yarışma, doğal taşın güncel mimari pratikler içindeki rolünü, uygulamaya geçmiş projeler ve mekânsal tasarım önerileri üzerinden ele almayı hedefliyor. Türkiye’nin 650’nin üzerinde renk ve desen çeşitliliğine sahip doğal taş zenginliğini mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım, peyzaj, koruma ve restorasyon projeleriyle buluşturmayı teşvik eden yarışma; doğal taşı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, tasarımın belirleyici bir bileşeni olarak ele alan tamamlanmış projeleri odağına alıyor. Bu doğrultuda yarışma, yapı kültürüne katkı sunan, doğal taş kullanımını estetik ve işlevsel açıdan bütüncül biçimde ele alan nitelikli tasarımları ödüllendirmeyi amaçlıyor. Yarışmada, Kategori Ödülleri, mimarlık ve tasarım disiplinlerinde üretilmiş ve 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren tamamlanmış projeler arasından seçilecek uygulamalar üzerinden değerlendirilecek. Mimari, İç Mimari, Kentsel Tasarım / Kamusal Alan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı, Koruma / Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme kategorilerinde; Türk doğal taşlarının kullanıldığı, hayata geçmiş projeler yarışma kapsamına dahil ediliyor. Böylece doğal taşın güncel mimari üretim içindeki yeri, uygulamaya geçmiş örnekler üzerinden ele alınıyor. Yarışmanın ikinci ana başlığını oluşturan En İyi Stant Tasarımı Ödülü ise yarışmaya özel olarak tasarlanmış projelere odaklanıyor. Bu kategori kapsamında, Türkiye’nin doğal taş çeşitliliğini temsil edecek şekilde, yalnızca bu yarışma için geliştirilmiş özgün stant tasarımı önerileri değerlendirilmeye alınacak. Stant Tasarımı Ödülü, doğal taşın sergileme, anlatım ve mekânsal temsil potansiyelini araştıran yenilikçi yaklaşımları teşvik etmeyi hedefliyor. Kategori Ödülleri kapsamında yarışmaya dahil edilecek projelerde, başvurunun projeyi hayata geçiren proje müellifi tarafından yapılması ve müellifliğin başvuru sürecinde beyan edilmesi beklenirken En İyi Stant Tasarımı Ödülü üniversitelerin Mimarlık, İç Mimarlık, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, Peyzaj Mimarlığı, Kentsel Tasarım ile Koruma ve Restorasyon lisans veya yüksek lisans programlarından mezun tasarımcılara açık. Yarışma, mimarlık ve tasarım alanlarında farklı disiplinlerden gelen üretimleri bir araya getirerek doğal taşın çok yönlü kullanımına dair zengin bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Bağımsız mimar ve tasarımcılardan oluşan Seçici Kurul tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda yarışmanın Kategori Ödülleri bölümünde ödül alan tasarımcıların İMİB tarafından katılım sağlanan ulusal ve uluslararası etkinliklere davet edilmesi planlanıyor. En İyi Stant Tasarımı Ödülü’ne layık görülen projenin ise İMİB’in katılacağı ulusal ve/veya uluslararası organizasyonlarda uygulanması söz konusu olabilecek. 13. Mimari Doğal Taş Yarışması Takvimi şu şekilde açıklandı: Proje Son Teslim Tarihi: 13 Şubat 2026 Seçici Kurul Değerlendirmesi: 20 Şubat 2026 Sonuçların Açıklanması: 28 Şubat 2026 Ödül Töreni: 23 Mart 2026 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı! Haber

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı!

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 13. kez düzenlenen Mimari Doğal Taş Yarışması, mimarlık ve mekansal tasarım odaklı yenilenen yapısıyla başvurulara açıldı. Doğal taşın kullanıldığı tamamlanmış projelerin değerlendirileceği “Kategori Ödülleri” ile yarışmaya özel olarak geliştirilecek sergileme odaklı tasarım önerilerinin ele alınacağı “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” olmak üzere iki ana kategoride düzenlenen yarışmaya başvurular 13 Şubat 2026 tarihine kadar kabul ediliyor. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 13. Mimari Doğal Taş Yarışması ile Türk doğal taşlarının mimarlık ve tasarım alanlarındaki çağdaş, nitelikli ve yenilikçi kullanımını desteklemeyi sürdürüyor. Yarışma, doğal taşın estetik, yapısal ve kültürel potansiyelini farklı ölçeklerde üretilmiş projeler aracılığıyla görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yıl itibarıyla kapsamı yeniden ele alınan yarışma, önceki dönemlerden farklı olarak mimarlık ve mekansal tasarım odaklı bir yapıyla yeniden kurgulandı. Güncel edisyonunda odağını mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım ve ilişkili tasarım disiplinlerine genişleten yarışma, doğal taşın güncel mimari pratikler içindeki rolünü, uygulamaya geçmiş projeler ve mekânsal tasarım önerileri üzerinden ele almayı hedefliyor. Türkiye’nin 650’nin üzerinde renk ve desen çeşitliliğine sahip doğal taş zenginliğini mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım, peyzaj, koruma ve restorasyon projeleriyle buluşturmayı teşvik eden yarışma; doğal taşı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, tasarımın belirleyici bir bileşeni olarak ele alan tamamlanmış projeleri odağına alıyor. Bu doğrultuda yarışma, yapı kültürüne katkı sunan, doğal taş kullanımını estetik ve işlevsel açıdan bütüncül biçimde ele alan nitelikli tasarımları ödüllendirmeyi amaçlıyor. Yarışmada, Kategori Ödülleri, mimarlık ve tasarım disiplinlerinde üretilmiş ve 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren tamamlanmış projeler arasından seçilecek uygulamalar üzerinden değerlendirilecek. Mimari, İç Mimari, Kentsel Tasarım / Kamusal Alan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı, Koruma / Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme kategorilerinde; Türk doğal taşlarının kullanıldığı, hayata geçmiş projeler yarışma kapsamına dahil ediliyor. Böylece doğal taşın güncel mimari üretim içindeki yeri, uygulamaya geçmiş örnekler üzerinden ele alınıyor. Yarışmanın ikinci ana başlığını oluşturan En İyi Stant Tasarımı Ödülü ise yarışmaya özel olarak tasarlanmış projelere odaklanıyor. Bu kategori kapsamında, Türkiye’nin doğal taş çeşitliliğini temsil edecek şekilde, yalnızca bu yarışma için geliştirilmiş özgün stant tasarımı önerileri değerlendirilmeye alınacak. Stant Tasarımı Ödülü, doğal taşın sergileme, anlatım ve mekânsal temsil potansiyelini araştıran yenilikçi yaklaşımları teşvik etmeyi hedefliyor. Kategori Ödülleri kapsamında yarışmaya dahil edilecek projelerde, başvurunun projeyi hayata geçiren proje müellifi tarafından yapılması ve müellifliğin başvuru sürecinde beyan edilmesi beklenirken En İyi Stant Tasarımı Ödülü üniversitelerin Mimarlık, İç Mimarlık, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, Peyzaj Mimarlığı, Kentsel Tasarım ile Koruma ve Restorasyon lisans veya yüksek lisans programlarından mezun tasarımcılara açık. Yarışma, mimarlık ve tasarım alanlarında farklı disiplinlerden gelen üretimleri bir araya getirerek doğal taşın çok yönlü kullanımına dair zengin bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Bağımsız mimar ve tasarımcılardan oluşan Seçici Kurul tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda yarışmanın Kategori Ödülleri bölümünde ödül alan tasarımcıların İMİB tarafından katılım sağlanan ulusal ve uluslararası etkinliklere davet edilmesi planlanıyor. En İyi Stant Tasarımı Ödülü’ne layık görülen projenin ise İMİB’in katılacağı ulusal ve/veya uluslararası organizasyonlarda uygulanması söz konusu olabilecek. 13. Mimari Doğal Taş Yarışması Takvimi şu şekilde açıklandı: Proje Son Teslim Tarihi: 13 Şubat 2026 Seçici Kurul Değerlendirmesi: 20 Şubat 2026 Sonuçların Açıklanması: 28 Şubat 2026 Ödül Töreni: 23 Mart 2026 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’nın Kalbi Yeniden Heyecanla Atacak Haber

Bursa’nın Kalbi Yeniden Heyecanla Atacak

Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan Bursa'da 14. yüzyılda oluşmaya başlayan, 16. yüzyılda han, bedesten ve çarşıların gelişimiyle sürecini tamamlayan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin geliştirdiği projelerle yeniden kentin ve Türkiye’nin çekim merkezi haline geliyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 700 yıllık bölge, Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Çalıştayı’nda tüm yönleriyle ele alındı. “Alan, insanlığın göz bebeğidir” Tayyare Kültür Merkezi’ndeki programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa’nın kalbinde yaşayan eşsiz mirasın geçmişini, bugününü ve geleceğini konuşmak üzere çalıştayın düzenlendiğini belirtti. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin yüzyıllardır ticaretin, kültürün, dayanışmanın ve toplumsal hafızanın merkezi olduğunu hatırlatan Başkanvekili Saldız, “Alan yalnızca ekonomik bir değer değildir. Bursamızın ruhu, kimliği ve yaşam kültürünün ta kendisidir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki alan; yalnızca bizim değil, tüm insanlığın göz bebeğidir. Bu yüzden bu bölgeyi korumak, yaşatmak ve çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir” dedi. “Bölgenin bugünkü hali, Bursamıza yakışmıyor” Çalıştay öncesinde sadece masa başında değil; sahada, esnafla birlikte görüşmeler yapılarak sürecin yürütüldüğünü anlatan Başkanvekili Saldız, deprem ve yangın gibi afet risklerine karşı uzman ekiplerle detaylı değerlendirmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Hanların dayanıklılığını artırmak, acil müdahale altyapısını güçlendirmek için gerekli adımları attıklarının altını çizen Saldız, “Ancak hepimizin bildiği bir gerçek var. Bu bölgenin bugünkü hali, Bursamıza yakışmıyor. Tarihi dokusu güçlü, hikâyesi büyük olan bu alan, ne yazık ki yeterince bakımlı değil. Turistler Bursamıza geliyor ancak burada geçirdikleri süre çok kısa. Biz, Başkanımız Mustafa Bozbey'in de vizyonu doğrultusunda Bursamızı Türkiye’nin ve dünyanın en önemli uğrak noktalarından biri yapmak istiyoruz. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin daha estetik, daha güvenli, daha düzenli, daha ulaşılabilir bir yapıya kavuşması şarttır” diye konuştu. “Alanı daha güçlü, estetik, yaşanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz” Alanı yeniden işlevlendirmek ve yaşatmak konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Başkanvekili Saldız, bölgenin yaşayan bir tarih mekânı olarak varlığını güçlendirecek, turizmden hak ettiği payı almasını sağlayacak, esnafın kazancını artıracak, kentin ekonomisini büyütecek projeleri hayata geçirmek için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Çalışmaların ancak ortak akılla yürütüldüğünde başarıya ulaşacağına dikkat çeken Saldız, “Bu çalıştayı yeni bir yol haritasının başlangıcı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her görüş, her katkı, her öneri; Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin geleceğini şekillendirecek. Geçmişimize duyduğumuz saygıyı, geleceğe duyduğumuz sorumlulukla birleştirerek; bu alanı daha güçlü, daha estetik, daha düzenli ve daha yaşanabilir hale getirme hedefiyle ilerliyoruz. Bursamızın kimliğini korumak, değerlerini geleceğe taşımak için bu kente duyduğumuz sevgiyi sorumluluğa dönüştürüyoruz. Bu kenti sevmek; tarihine, kültürüne ve değerlerine sahip çıkmak, onları muhafaza etmek demektir” dedi. Önemli sorunlar masaya yatırılıyor İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi ve UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, çalıştayla Bursa’nın kalbiyle ilgili önemli sorunları masaya yatıracaklarını vurguladı. Program öncesinde tüm hanları ve çarşıları gezerek sorunları yerinde gördüklerini anlatan Dostoğlu, çalıştayın sonuçlarının uygulanabilmesini umduğunu dile getirdi. Sorunların bir bir masaya yatırılacağını aktaran Dostoğlu, toplantıya katkı sunan herkese teşekkür etti. “Bursa’nın kalbi eski heyecanıyla atmıyor” Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, çalıştay öncesinde sahada yoğun bir çalışma yapıldığını ifade etti. Kurumsal kararlılık ve yerelde sahiplenme sayesinde çalışmanın başarıya ulaşacağına inandığını belirten Aksoy, “Bursa’nın kalbi eski heyecanıyla atmıyor. Yüzyıllarca tarihin, sanatın, kültürün, emeğin ve ticaretin buluştuğu merkez olan bölgenin bazı sorunları bulunuyor. Bu sorunların çözümü için Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde önemli bir çalışma yürütülüyor. Çalıştayın ardından çıkan sonuçları herkesin sahiplenmesini umuyorum. Böylece Bursa’nın kalbi eski heyecanıyla tekrar çarpabilecektir” diye konuştu. Ortak yönetim modeli sorgulanacak Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Günay Özkılınç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in vizyonu doğrultusunda aylardır sahada çalışma yaptıklarını ifade etti. Hanların ve çarşıların tek tek gezilerek esnafla yüz yüze görüşmeler yapıldığını anlatan Özkılınç, Hanlar Bölgesi’nde çok fazla özel mülk bulunduğunu ve bunun da birçok sorunu ortaya çıkardığını dile getirdi. Restorasyon projeleri onaylı olmasına rağmen mülk sahipleri kabul etmediği için çalışma yapılamadığını söyleyen Özkılınç, bölgede birçok yönetim aşaması bulunduğunun da altını çizerek çalıştayda ortak yönetim modelinin de sorgulanacağını anlattı. Uzman isimler tarihi bölgeyi konuştu Konuşmaların ardından program, moderatörlüğünü Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu ve Unicon Danışmanlık Grubu Genel Müdürü Adnan Almeman’ın yaptığı oturumla devam etti. Programda, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, ‘Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi dijital kültür mirası atlası’, BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Polat ‘Bursa kent merkezine yönelik bir kentsel tasarım rehberi önerileri’, Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış ‘Bursa’nın deprem riski ve tarihi yapılarla ilişkisi’, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve ODTÜ Rektör Danışması Prof. Dr. Güliz Bilgin Altınöz ‘Geçmiş deneyimlerin ışığında afetlere hazırlıklı ve dirençli kültürel mirası yeniden düşünmek’ konularında bilgilerini paylaştı. Çalıştay, çeşitli konularda uzmanların katılımıyla düzenlenen masa toplantılarıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.