Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Keratokonus

Kapsül Haber Ajansı - Keratokonus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Keratokonus haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Soğuk Havalarda Göz Sağlığını Korumanın 7 Yolu Haber

Soğuk Havalarda Göz Sağlığını Korumanın 7 Yolu

Havaların soğumasıyla kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmenin ev içi alerjenlere maruziyeti artırabildiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Ev tozu akarları, küf ve evcil hayvan kaynaklı alerjenler, duyarlı kişilerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmaya yol açabiliyor. Soğuk ve rüzgârlı havanın yanı sıra ısıtılan ortamların kuru havası da göz kuruluğuna neden olarak yanma ve batma gibi şikâyetleri bu tabloya ekleyebiliyor. Bu nedenle hem alerjiyi tetikleyen etkenlerden korunmak hem de göz kuruluğuna karşı önlem almak kıymetli. Devam eden şikâyetlerde ise göz hekimine başvurmak önemsenmeli” dedi. Göz alerjisine bağlı kaşıntı, kişiyi rahatlamak için gözlerini ovuşturmaya yöneltebiliyor. Ancak bu alışkanlığın göz sağlığına zarar verebileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Gözleri ovuşturmak korneaya zarar verebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle sürekli ve şiddetli ovuşturma, korneanın incelerek öne doğru sivrileştiği keratokonus hastalığının gelişme ve ilerleme riskini artırabilir. Şiddetli göz alerjileri de tedavi edilmediğinde korneada hasara ve leke oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle kaşıntıyı ovuşturarak gidermeye çalışmak yerine, nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak için göz hekiminden destek alınmalı” dedi. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, sonbahar ve kış aylarında göz alerjisinden korunmak ve göz kuruluğuna bağlı şikâyetleri azaltmak için 7 öneri paylaştı: Dışarı çıkarken gözleri rüzgârdan koruyan, göz çevresini saran güneş gözlükleri kullanılmalı. Dışarıdan gelindiğinde eller ve yüz yıkanmalı. Toz ve alerjenlerle yoğun temas sonrasında duş alınmalı. Ev içi alerjenleri azaltmak için nemli bezle toz alınmalı, yatak çarşafları ve yastık kılıfları düzenli yıkanmalı. Isıtıcı ve klimaların havasının doğrudan yüze gelmesinden kaçınılmalı, ortam aşırı ısıtılmamalı. Küf ve ev tozu akarlarının çoğalmasını önlemek için aşırı nemden de kaçınılmalı. Kaşıntıyı hafifletmek için temiz bir bezle kapalı göz kapaklarına soğuk kompres uygulanabilir. Suni gözyaşı ve alerjiye yönelik göz damlaları hekim önerisiyle kullanılmalı. Gözler kaşınmamalı ve ovuşturulmamalı. Devam eden şikâyetlerde göz hekimine başvurulmalı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Hastalık Kornea Nakline Götürüyor Haber

Bu Hastalık Kornea Nakline Götürüyor

Korneanın incelerek öne doğru sivrilmesine neden olan keratokonusta uygulanan her yöntemin amacı aynı olmayabilir. Bazı uygulamalar hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedeflerken, bazı seçenekler hastanın görme kalitesini artırmak amacıyla değerlendirilebilir. Uzmanlar, tedaviden beklenen sonucun hastalığın evresine ve korneanın yapısına göre değişebileceğine dikkat çekiyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, keratokonusun ilerleyici özelliği nedeniyle öncelikle hastalığın aktif olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Kubaloğlu, “Keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmakta çok başarılı sonuçlar alıyoruz” dedi. Çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan görme bozukluklarında keratokonus hastalığına dikkat çeken Prof. Dr. Kubaloğlu, gelişen düzensiz astigmatizma nedeniyle yani gözümüzün ön yüzeyinde kornea adı verilen saydam tabaka yüzeyindeki düzensizliklerin ışık kırma kusuruna yol açarak, nesnelerin görüntüsünü bulanıklaştırmasıyla hastalarda ilk olarak görmenin etkilendiğini söyledi. Sık Göz Ovuşturanlar Dikkat Göz ovuşturmanın keratokonus hastalığında ciddi görme kaybına neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Kubaloğlu, "Özellikle kaşıntı nedeniyle birçok hasta refleks olarak gözlerini ovuşturur. Ancak, bu alışkanlık kornea dokusunda incelme ve sivrilme sonucu ilerleyici bir hastalık olan keratokonusa yol açabilir. Başlangıçta hastalar gelişen astigmatizmaya bağlı bulanık görmeden şikayet eder. Teşhis ve tedavi edilmediğinde gözlüklerle dahi net görememe şeklinde ortaya çıkan, ileri derecede görme kaybına neden olabilir" dedi. Prof. Dr. Kubaloğlu, aileleri de uyararak, hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı: Göz ovuşturmaGözlüklerle net görememeGözlük numarasında hızlı değişimGözler arasında belirgin numara farkıHızla gelişen astigmatGece sürüş zorluğuCisimlerin gölgeli görülmesiYeni gözlüklerle rahat edememe Kornea Tomografisi Prof. Dr. Kubaloğlu, keratokonusta düzenli takibin tedavi kadar önemli olduğunu belirterek, kornea tomografisi ile birlikte detaylı göz muayenesinin şart olduğunu söyledi. Geç Teşhisten Kaçının Keratokonusun geç teşhis edildiğinde kornea nakline bile götürebildiğini söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, "Ülkemizde kornea nakli için başvuran hastalarını üçte biri keritokonus hastasıydı. Bu gerçekten ciddi bir oran. Bunun için bu hastalıkta erken teşhis çok önemli" dedi. Çapraz Bağlama Yöntemiyle Tedavi Prof. Dr. Kubaloğlu, keratokonusun ilerleyici özelliği nedeniyle öncelikle hastalığın aktif olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek, "Keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmakta çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Çapraz bağlama (Cross-linking) tedavisi yapıyoruz. Temel amaç ilerlemeyi kontrol altına almak. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde daha hızlı ilerleyebilen keratokonusta, korneadaki kollajen liflerin güçlendirilmesini amaçlayan çapraz bağlama uygulaması değerlendirilebilir. Bu yöntemin temel hedefi korneanın daha fazla incelmesini ve şekil bozukluğunun ilerlemesini kontrol altına almaktır. Ancak hastalığın durdurulması, mevcut göz numarasının tamamen ortadan kalkacağı veya görmenin kendiliğinden artacağı anlamına gelmeyebilir. Uygulama sonrasında hastaların gözlük ya da kontakt lens kullanmaya devam etmesi gerekebilir" dedi. Hangi Hastaya Hangi Tedavi Yapılır? Görmeyi artırmak için tedavide farklı seçeneklerin değerlendirilebileceğini de söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, "Keratokonusta oluşan düzensiz astigmatizma nedeniyle standart gözlükler bazı hastalarda yeterli görme sağlayamayabilir. Bu durumda, keratokonusa özel sert veya hibrit lensler, hastanın kornea yapısına göre görmeyi artırmak amacıyla değerlendirilebilir. Gözlük ve kontakt lenslerle yeterli görme elde edilemeyen olgularda ise görmeyi artırmak için kornea içi halka uygulamaları, kornea topografi kılavuzlu lazer tedavileri veya ileri evrelerde kornea nakli seçenekler arasındadır. Hangi yöntemin tercih edileceği; kornea kalınlığı, hastalığın derecesi, ilerleme durumu ve hastanın görme ihtiyacı birlikte değerlendirilerek, belirlenebilir" diye konuştu. Her Hastaya Özel Yöntem HER hastaya aynı yöntem uygulanmayabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Kubaloğlu, şöyle dedi: "Keratokonus tedavisinde tek bir uygulamanın bütün hastaların ihtiyacını karşılaması mümkün olmayabilir. Bir hastada öncelik, hastalığın ilerlemesini durdurmak, başka bir hastada görme kalitesini artırmaya yönelik seçeneklere ihtiyaç duyulabilir. Bazı olgularda ise iki hedefin farklı aşamalarda birlikte ele alınması gerekebilir. Bu nedenle hastaların uygulama öncesinde yöntemin hangi amaçla önerildiğini, görme seviyesinde nasıl bir değişiklik beklenebileceğini ve gözlük ya da lens ihtiyacının devam edip etmeyeceğini hekimleriyle ayrıntılı şekilde değerlendirmesi önem taşıyor." Türkiye'de de Tarama Programı Başlatılmalı Bazı Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde çocukların ilkokula başlarken keratokonus taramasından geçtiğini örnek olarak gösteren Prof. Dr. Kubaloğlu, şu önerilerde bulundu: "Çocuklarda kornea tomografisi taraması yapıyorlar. Çünkü çocuğu o yaşta yakalarsanız, yaptığımız çapraz bağlama tedavisiyle çocuğun görmesini, yani hayatını kurtarabiliyoruz. Yani bir bireyi engellilikten, hayat boyu engelli olmaktan kurtarıyorsunuz. Ülkemizde de bu hastalık tarama programına alınmalı. Çocuk ilkokula başlarken taraması yapılmalı. Erken teşhis ile çapraz bağlama tedavisi yüzde 90-95 oranında başarılı bir tedavi. Erken dönemde yaptığınız tedavide hastanın basit bir gözlükle ya da basit bir lensle görmesini koruyabiliyorsunuz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyagöz Hastaneler Grubu 30. Yılında Kazakistan’da Yeni Şubesini Açıyor Haber

Dünyagöz Hastaneler Grubu 30. Yılında Kazakistan’da Yeni Şubesini Açıyor

Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun uluslararası büyüme vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen Kazakistan yatırımı, 30. yılda Türkiye’nin göz sağlığı alanındaki uzmanlığını Orta Asya’ya taşıma hedefinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor. Kazakistan’da Teşhis ve Tedavi Merkezi olarak hizmet verecek olan Dünyagöz, bu şubeyle birlikte yurtdışında toplam 11 uluslararası noktaya ulaşmış oldu. Yeni şube, Kazakistan’ın başkenti Astana’da, EXPO District bölgesinde hizmet verecek. Dünyagöz, Kazakistan yatırımıyla yalnızca bir şube açılışı gerçekleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin göz sağlığı alanındaki bilgi birikimini Orta Asya’ya taşıma yönünde stratejik bir adım atıyor. Türkiye’de elde edilen uluslararası deneyim ve klinik başarı, artık Kazakistan’da hastaların hizmetine sunuluyor. Astana’da her hastaya özel, ileri teknoloji destekli yaklaşım ile yeni bir sağlık standardı oluşturulması hedefleniyor. Yeni şube ile birlikte Kazakistan ve çevre ülkelerden gelen hastaların ileri göz sağlığı hizmetlerine erişimi kolaylaşırken, bölgesel sağlık turizmi akışının da güçlenmesi hedefleniyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu, uluslararası hasta yönetimi ve ileri teknoloji altyapısı ile global sağlık ağını genişletmeye devam ediyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu, Kazakistan’daki yeni şubesi ile birlikte göz sağlığı alanında ileri teknoloji destekli tanı ve değerlendirme hizmetlerini bölge halkının erişimine sunmayı hedefliyor. Retina hastalıkları, katarakt, kornea hastalıkları, trifokal lens uygulamaları, kök hücre destekli tedavi planlamaları, keratokonus, glokom (göz tansiyonu) ve ICL (göz içi kontakt lens) değerlendirmeleri başta olmak üzere göz hastalıklarının geniş bir yelpazesinde kapsamlı hizmet sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göz Kaşımak Keratokonus Riskini Artırabilir Haber

Göz Kaşımak Keratokonus Riskini Artırabilir

Pek çok kişi bu şikayetleri hafifletmek için farkında olmadan gözlerini ovuşturmayı alışkanlık haline getiriyor. Ancak uzmanlar, uzun süre devam eden şiddetli göz kaşımanın kornea sağlığını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Batıgöz Sağlık Grubu Çankaya Şubesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Emre Yılmaz, özellikle genç yaş grubunda sık görülen göz kaşıma alışkanlığının, genetik yatkınlığı bulunan bireylerde keratokonus gelişimini tetikleyebileceğini belirtiyor. Göz Kaşıma Kornea Yapısını Zamanla Zayıflatabilir Kornea, ışığın göze girişini sağlayan ve net görmede önemli rol oynayan saydam dokudur. Sağlıklı bir kornea düzgün ve kubbe şeklinde bir yapıya sahiptir. Ancak sürekli ve kuvvetli göz kaşıma hareketi, korneada mekanik strese neden olarak zaman içerisinde bu yapının incelmesine ve öne doğru sivrileşmesine yol açabilir. Keratokonus olarak adlandırılan bu hastalıkta kornea normal şeklini kaybetmeye başlar. Bunun sonucunda düzensiz astigmatizma gelişebilir ve görme kalitesinde belirgin azalma ortaya çıkabilir. Hastalık ilerledikçe gözlüklerle elde edilen görme düzeyi de yetersiz kalabilir. Op. Dr. Emre Yılmaz, "Her gözünü kaşıyan kişide keratokonus gelişeceği söylenemez. Ancak genetik yatkınlığı bulunan bireylerde sürekli göz ovuşturmak, hastalığın ortaya çıkmasını veya ilerlemesini kolaylaştırabilen önemli çevresel faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir." ifadelerini kullanıyor. En Sık Gençlerde Ortaya Çıkıyor Hastalığın özellikle 10 ile 30 yaş arasındaki gelişme çağındaki bireylerde çok daha hızlı ilerlediğini ve bir tehlike oluşturduğu vurgulanmaktadır. Gelişme çağında göz dokuları daha esnek olduğu için, mekanik bir baskı olan kaşıma ve ovalama eylemi korneanın yapısını çok daha kolay bozabiliyor. Sık numara değişikliği, gözlükle yeterli görme sağlanamaması veya düzensiz astigmatizma gibi bulgular, ayrıntılı göz muayenesini gerekli kılabilir. Hastalık erken dönemde belirti vermeyebildiği için yalnızca görme şikayetlerinin ortaya çıkmasını beklemek doğru bir yaklaşım olmayabilir. Alerjik Göz Hastalıkları Riski Artırabiliyor Bahar aylarında polenlerin artmasıyla birlikte gözlerde kaşıntı şikayetleri belirgin şekilde artabiliyor. Alerjik konjonktivit, atopik dermatit, saman nezlesi ve astım gibi alerjik hastalıkları bulunan kişilerde göz kaşıma davranışı daha sık görüldüğü için keratokonus açısından risk de artabiliyor. Çocukların ve gençlerin gözlerini sürekli kaşıması, aileler tarafından önemsenmesi gereken bir durumdur. Göz kaşıntısının nedeni araştırılmalı, yalnızca kaşıntıyı gidermeye yönelik değil, altta yatan alerjik süreç de uygun şekilde değerlendirilmelidir. Keratokonus Erken Dönemde Kornea Topografisi ile Değerlendirilebilir Keratokonusun erken evrelerinde standart göz muayenesi her zaman yeterli olmayabilir. Bu nedenle risk grubundaki bireylerde korneanın eğimini ve yapısını ayrıntılı olarak değerlendiren kornea tomografisi önemli bilgiler sağlayabilir. Ailesinde keratokonus öyküsü bulunan kişilerde, sık göz kaşıyan çocuk ve gençlerde veya numarası kısa sürede değişen bireylerde bu değerlendirmenin uygun görülmesi halinde erken tanıya katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Erken dönemde tanı konulması, hastalığın ilerleme hızının takip edilmesini ve gerekli durumlarda uygun tedavi seçeneklerinin zamanında planlanmasını mümkün hale getirebilir. Her Görme Bozukluğu Gözlükle Düzelmeyebilir Keratokonus ilerledikçe korneadaki düzensiz şekil değişikliği nedeniyle görme kalitesi azalabilir. Bu durum yalnızca göz numarasının artmasına bağlı olmayabilir. Bazı hastalarda gözlük değişimine rağmen görme beklendiği kadar düzelmeyebilir. Bu nedenle özellikle sık numara değişikliği yaşayan veya gözlüklerinden yeterli verim alamayan kişilerin ayrıntılı göz değerlendirmesi yaptırmaları önem taşımaktadır. Op. Dr. Emre Yılmaz, "Göz kaşıntısı basit bir alışkanlık gibi görülmemelidir. Özellikle alerjik hastalığı bulunan çocuklarda ve gençlerde bu davranışın önlenmesi, düzenli göz kontrollerinin ihmal edilmemesi ve gerekli durumlarda kornea değerlendirmesinin yapılması, keratokonusun erken dönemde saptanabilmesi açısından önem taşımaktadır." diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.