Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Keşif

Kapsül Haber Ajansı - Keşif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Keşif haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Danone Süt Fabrikası deneyim alanı KidZania İstanbul’da Hayata Geçiyor Haber

Danone Süt Fabrikası deneyim alanı KidZania İstanbul’da Hayata Geçiyor

Danone Türkiye, çocukların gündelik yaşamlarında tükettikleri sütün üretim süreçlerini yakından tanıyabilmeleri amacıyla hayata geçirdiği Danone Süt Fabrikası deneyim alanını KidZania İstanbul'da çocuklarla buluşturuyor. Danone çocuk sütlerinde; doğal, kakaolu, çilekli ve muzlu olmak üzere farklı lezzetlerden oluşan zengin bir portföy bulunuyor. Ayrıca yenilenen formülüyle D vitaminiyle zenginleştirilmiş muzlu, çilekli ve kakaolu sütleriyle de 1 pakette günlük D vitamini ihtiyacının %36'sını karşılıyor. Lezzeti ve eğlenceyi bir araya getiren ürünleri ile çocukların keşif dolu yolculuğuna eşlik eden Danone dünyasının bir parçası olarak tasarlanan deneyim alanı, çocukları öğrenmeye, keşfetmeye ve soru sormaya teşvik ediyor. Danone Süt Fabrikası’nda gıda mühendisi rolünü üstlenen çocuklar, pH ve sıcaklık ölçümlerinden paketlemeye uzanan süt üretim sürecinin farklı aşamalarında aktif rol aldılar. Sütün eğlenceli yudumlara dönüşmesine kadar geçirdiği yolculuğu uygulamalı olarak keşfeden çocuklar, üretimin arkasındaki bilgi ve emeği yakından tanımanın yanı sıra sorumluluk, takım çalışması, iletişim, analitik ve yaratıcı düşünme gibi becerilerini geliştirme, özgüven, sabır ve öz farkındalıklarını güçlendirme fırsatı buldular. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen yaratıcı atölyede çocuklar, Ceyda Düvenci eşliğinde Danone’nin sevilen dünyasına adım atarak, gün içinde öğrendikleri bilgileri oyunla taçlandırıp keyifli vakit geçirdiler. Etkinlik sonunda deneyimi tamamlayan tüm çocuklara, üstlendikleri "Gıda Mühendisi" rolünü simgeleyen katılım sertifikaları verildi. Ceyda Düvenci, “Çocukların öğrenirken aynı zamanda üretmeleri, hayal güçlerini kullanmaları ve birlikte eğlenmeleri benim için çok kıymetli. Danone Süt Fabrikası’nda çocukların hem sütün yolculuğunu keşfetmelerine hem de kendi yaratıcılıklarını ortaya koymalarına eşlik etmek çok keyifliydi. Bugün burada ben de çocuklarla birlikte pek çok yeni bilgi öğrenmiş oldum. Özellikle çocukların günlük yaşamlarında karşılaştıkları ürünlerin arkasındaki süreçleri öğrenmeleri hem onlar hem de aileleri için değerli bir deneyim” şeklinde konuştu. Benan Nida Özer: “Çocukların merakını canlı tutmayı çok önemsiyoruz” Danone Pazarlama Lideri Benan Nida Özer, “Çocukların dünyasında öğrenmenin en güzel yollarından biri deneyimlemek. Danone olarak çocukların eğlence dolu dünyasına ürünlerimizle eşlik ederken, onları öğrenme ve keşif odaklı deneyimlerle buluşturmayı da önemsiyoruz. Bir B Corp sertifikalı şirket olarak, yalnızca ne ürettiğimizle değil, toplum için nasıl değer yarattığımızla da sorumluluk alıyoruz. KidZania İstanbul’da hayata geçirdiğimiz Danone Süt Fabrikası deneyim alanı da çocukların merak duygusunu destekleyen, öğrenmeyi teşvik eden ve üretim süreçlerini yakından tanımalarına olanak sağlayan bu yaklaşımımızın somut örneklerinden biri. Bugüne kadar yaklaşık 13 bin çocuğu ağırlayan deneyim alanımızda çocuklar, gıda mühendisi rolünü üstlenerek sütün üretim yolculuğunu uygulamalı olarak keşfediyor; günlük hayatlarında karşılaştıkları bir ürünün hangi aşamalardan geçerek eğlenceli yudumlara dönüştüğünü öğreniyor. Böylece üretim süreçlerini tanımanın yanı sıra soru sorma, sorumluluk alma ve deneyimleyerek öğrenme fırsatı buluyorlar. Biz de çocukların merakını destekleyen, öğrenmeyi hayatın doğal bir parçası haline getiren ve onların gelişimine katkı sunan deneyimlerle amacımızı somut faydaya dönüştürmekten mutluluk duyuyoruz.” şeklinde konuştu. Ebru Timur: “Çocuklar bildiklerinden ilham alıyor” KidZania İstanbul CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Timur açılışla ilgili şunları söyledi: “KidZania İstanbul olarak 2014 yılından bu yana çocuklara gerçek hayatı deneyimleyebilecekleri bir şehir sunuyoruz. 10.000 m²'lik alanda yer alan 67 aktivite ve 120'den fazla rol sayesinde çocuklar ilgi duydukları meslekleri tanıyor, sorumluluk alıyor, karar veriyor ve kendi potansiyellerini keşfediyor. Çünkü biz çocukların en güçlü şekilde deneyimleyerek öğrendiğinin ve bildiklerinden ilham aldığının farkındayız. Yaptırdığımız araştırmalarda gördük ki alfa kuşağı artık geleceğin konusu olmaktan çıkıp, bugünün karar verici aktörü oldu. Bu kuşak doğrudan deneyimle ikna olan bir jenerasyon; söyleneni referans almıyor, bizzat yaşadığını esas alıyor ve karar alma refleksleri çok erken yaşta başlıyor. Dijital ve fiziksel dünyayı bir arada yaşayan yeni nesil, üretmek ve deneyimin bir parçası olmak istiyor. Danone Türkiye ile hayata geçirdiğimiz bu yeni deneyim alanında çocuklar gıda mühendisi oluyor, süt üretiminin farklı aşamalarını uygulamalı olarak deneyimliyor; iletişim, sorumluluk alma, sabır gibi yaşam becerilerini geliştirirken aynı zamanda özgüven kazanıyorlar. Gerçek hayatın içinden bir deneyimi çocukların aktif katılımıyla anlamlı bir öğrenme yolculuğuna dönüştürmekten mutluluk duyuyoruz.” Danone Süt Fabrikası, çocukların öğrenirken eğlendiği ve deneyimleyerek keşfettiği bir alan olarak çocuklarla buluşmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

National Geographic ve Boyner, Kâşiflere İlham Vermek için Yeniden Bir Arada Haber

National Geographic ve Boyner, Kâşiflere İlham Vermek için Yeniden Bir Arada

Her rota, keşfedilmeyi bekleyen yeni bir hikâyeye açılıyor. Bazen yeni bir şehrin sokaklarında, bazen hafta sonu doğaya uzanan bir yolculukta, bazen de her gün geçtiğimiz yollarda… National Geographic’in yeni sezon koleksiyonu da bu merak duygusundan besleniyor; konforu, işlevselliği ve teknik detayları yalnızca outdoor deneyimlerin değil, gündelik hayatın da bir parçası haline getiriyor. 135 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan National Geographic'in etki odaklı mirası ve geleceği, Boyner’de çağdaş bir stil anlayışıyla yeniden yorumlanıyor. Sade siluetler, doğadan ilham alan renkler ve işlevsel detaylarla şekillenen kadın, erkek ve çocuk koleksiyonları; değişen hava koşullarına uyum sağlayan yapıları ve hareket özgürlüğünü destekleyen tasarımlarıyla günün farklı anlarına eşlik ediyor. “Dünyanın en güçlü keşif miraslarından biriyle yeniden iş birliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz.” Boyner’de farklı tarzlara yanıt veren zengin bir seçki sunduklarını vurgulayan Boyner Büyük Mağazacılık Ürün ve Kategori Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ: “Boyner müşterilerinin geçmiş sezonlardan yakından tanıdığı ve ilgiyle karşıladığı National Geographic ile iş birliğimizi bir adım öteye taşımak ve yolculuğumuza aynı tutkuyla devam etmek bizim için heyecan verici. Dünyanın en güçlü keşif miraslarından birine sahip National Geographic’in işlevselliği güncel tasarım anlayışıyla buluşturan yaklaşımının seçkimize farklı ve güçlü bir değer kattığına inanıyoruz. Her türlü hava koşuluna uyum sağlayan teknik özellikleri, konfor ve çağdaş tasarımla bir araya getiren sonbahar-kış koleksiyonu; şehir hayatından doğaya uzanan farklı anlara eşlik eden çok yönlü bir stil sunuyor. National Geographic ile müşterilerimizi yalnızca yeni bir koleksiyonla değil, merakı, keşfetme arzusunu ve yeni deneyimlere açık olmayı hayatın her anına taşıyan bir dünyayla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. The Walt Disney Company Türkiye Ülke Genel Müdürü Cenk Soner; "Boyner'in uzmanlığı ve National Geographic'in güçlü marka mirasını bir araya getiren bu projenin, markanın temsil ettiği keşif ve merak ruhunu Türkiye'de daha geniş kitlelere ulaştıracağına inanıyoruz. Bu yolculukta Boyner ile yeniden bir araya gelmekten ve National Geographic'in hikâyesini yeni nesillerle buluşturacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." dedi. Doğanın izleri, şehrin enerjisi National Geographic’in yeni sezonunda renkler de bu hikâyenin bir parçası oluyor. Toprak tonları, kamuflaj, haki, bej ve antrasit gibi doğayla özdeşleşen renkler; modern kesimlerle yorumlanıyor. Ortaya çıkan palet, doğanın dinginliğini modern yaşamın enerjisiyle aynı noktada birleştiriyor. Koleksiyonda yer alan su itici özellikli katmanlar ve rüzgar geçirmeyen yapılar ise doğa koşullarına karşı koruma sağlıyor. Boyner, National Geographic’in dünyasını keşfetmek isteyen herkesi Boyner’e, Boyner Online’a, Boyner uygulamasına ve Boyner Now’a bekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6. Kocaeli Büyükşehir Turizm ve Bisiklet Festivali Başladı Haber

6. Kocaeli Büyükşehir Turizm ve Bisiklet Festivali Başladı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Kocaeli Turizm ve Bisiklet Festivali, Kerpe Ömerağzı Koyu’nda başladı. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen yüzlerce bisikletçi, üç gün boyunca Kandıra’nın maviden yeşile uzanan eşsiz rotalarını pedal pedal keşfedecek. Festivalin ilk gününde bisiklet tutkunlarına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş’de eşlik etti. 324 BİSİKLETÇİ KANDIRA’DA BULUŞTU Kandıra’nın doğal ve turistik değerlerini bisiklet sporuyla buluşturan festival, geniş bir katılımla kapılarını açtı. Türkiye’nin 23 şehrinin yanı sıra İngiltere, Fransa, Bulgaristan, İran ve Arnavutluk’tan gelen toplam 324 bisikletçi Ömerağzı Koyu’nda bir araya geldi. Kocaeli’den 120 bisikletçinin katıldığı organizasyonda İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa ve çevre şehirlerden gelen bisiklet tutkunları da yerini aldı. BİSİKLET TUTKUSU HER YAŞI BİR ARAYA GETİRDİ Doğa ve sporun aynı rotada buluştuğu festivale 51 aile ve 34 çocuk katıldı. En küçük katılımcının 2, en büyük katılımcının ise 81 yaşında olduğu organizasyon, bisiklet tutkusunun her yaştan insanı buluşturan rengârenk atmosferiyle dikkat çekti. Ömerağzı Koyu’nda oluşan festival coşkusu, Kandıra’nın doğal güzellikleriyle birleşerek katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. İLK GÜNÜN ROTASI KARTAL KAYALIKLARI OLDU Kayıt işlemleri ve akşam yemeğinin ardından gerçekleştirilen açılış programıyla festival heyecanı başladı. Bisikletçiler, ilk gün Kerpe’den hareket ederek Karadeniz’in en etkileyici manzara noktalarından biri olan Kartal Kayalıkları’na pedal çevirdi. Gün batımının kızıllığının Karadeniz’in mavisiyle buluştuğu rotada gerçekleştirilen sürüş, trio müzik dinletisiyle renklendi. Kartal Kayalıkları’nın eşsiz manzarası eşliğinde müziğin keyfini çıkaran katılımcılar, festivalin ilk gününü görsel bir şölenle tamamladı. “SANAYİNİN YANINDA KOCAELİ DOĞASI VE YEŞİLİYLE ÖNE ÇIKAN BİR ŞEHİR” Etkinlik öncesi düzenlenen programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, “Öncelikle hem yurt dışından hem yurt içinden, farklı şehirlerden gelmiş olan kıymetli misafirlerimiz, sporcularımız, hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sizleri Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Doçent Doktor Tahir Büyükakın'ın selam ve sevgilerini ileterek başlamak istiyorum ben de böyle güzel bir organizasyonda sizlerle birlikte olduğum için hakikaten ayrıca mutluluk duyuyorum. Şimdi özellikle şehir dışından gelmiş sporcularımız, arkadaşlarımızın kafasında bir Kocaeli çerçevesi mutlaka vardır. Genel manada emekle, çalışmayla, sanayi şehri ile ifade edilir. Kocaeli’mizin bambaşka bir yüzü daha var. Kocaeli aslında ciddi manada doğal güzellikleri olan, mavisiyle, yeşiliyle, iki denizi olan, coğrafyası ile birlikte hem Marmara'da hem Karadeniz'e olan sınırı ile birlikte turizmin ve sporun çok ciddi manada gerçekleştirildiği özel alanlardan biri. Biz Kocaeli’mizin bu yüzünün de daha görünür olması için çalışıyoruz. Turizm ve bisiklet festivalimizde bunun en güzel örneklerinden biri. Sizin katılımınızla bize bu manada çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. “KANDIRAMIZA HOŞ GELDİNİZ” Kazasız belasız bir sürüşün gerçekleşmesini dileyerek konuşmasına başlayan Kandıra Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Aysu, “Büyükşehir Başkan Vekilimiz, değerli sporcuları şahsım ve Kandıra Belediye Başkanımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu tür organizasyonların yapılması bizim Kandıra adına, Kandıra reklam adına, Kandıra tanıtımı adına çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Değerli paydaşlarımıza katılım organizasyonu sağlayan Büyükşehir Belediyemizle, valiliğimize, bisiklet severlere teşekkür ediyorum. Bundan sonraki sürüşlerde sizlere üç gün boyunca kazasız belasız sürüşler diliyorum. Kandıra aramıza hoş geldiniz, sefalar geldiniz diyorum” şeklinde konuştu. BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Etkinliğe katılan bisiklet tutkunlarına seslenen Festival Sürüş Lideri Barış Şen, “Bu sene altıncısı yaptığımız festivalde sizleri aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz. Arkasında çok büyük bir ekip var. Öncelikle belediyemizin bütün temsilcilerine, onların verdiği destekle burada olan bütün personele çok çok teşekkür ederiz. 6 sene önce bu festivali oluşturmak için KOBİDOS Bisiklet Platformu Murat Çevik, birlikte bir masada oturup bugünleri hayal etmiştik ve bir hayalimizi gerçekleştiriyoruz. Bu Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin sayesinde ve siz gelenler sayesinde çok güzel sürüşler yapacağız” dedi. KANDIRA’NIN GÜZELLİKLERİ PEDAL PEDAL KEŞFEDİLECEK Festivalin ikinci gününde bisikletçileri Kandıra’nın sahil rotalarıyla buluşturan uzun bir keşif yolculuğu bekliyor. Kerpe’den başlayacak sürüş; Babalı, Cebeci ve Pembe Kayalar üzerinden yeniden Kerpe’ye ulaşacak. Karadeniz’in dalgaları, uzun sahilleri ve kendine özgü kaya oluşumları arasında pedal çevirecek katılımcılar, Kandıra’nın öne çıkan turizm noktalarını yakından görme imkânı bulacak. Gün boyunca sürecek keşfin ardından festival coşkusu akşam programıyla devam edecek. FİNAL ROTASI AKÇAKOCA ANITI Üç gün boyunca doğa, tarih ve sporu bir araya getirecek festival, 13 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek Kerpe-Akçakoca Anıtı-Kerpe sürüşüyle sona erecek. Kandıra’nın kıyı güzelliklerinden tarihî değerlerine uzanan final rotası, katılımcılara Karadeniz manzarası eşliğinde farklı bir keşif deneyimi sunacak. Kocaeli’nin yalnızca denizi ve sahilleriyle değil; doğa sporları ve alternatif turizm rotalarıyla da dört mevsim keşfedilebilecek bir şehir olduğunu gösteren festival, Kandıra’nın turizm değerlerini Türkiye’den ve farklı ülkelerden gelen bisikletçiler aracılığıyla geniş kitlelere tanıtacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İEF’de Gençler ve Çocuklar için Eğlence Dolu Alanlar Haber

İEF’de Gençler ve Çocuklar için Eğlence Dolu Alanlar

İzmir Enternasyonal Fuarı, 5-13 Eylül tarihlerinde Kültürpark’ta 95’inci kez ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla Folkart’ın ana sponsorluğu, Migros’un etkinlik sponsorluğunda düzenlenen fuarda, gençler ve çocuklar için hazırlanan özel alanlarda teknoloji, oyun ve eğlence bir arada olacak. Gençlik Alanı’nda teknoloji ve oyun deneyimleri İEF Gençlik Alanı, 5–13 Eylül tarihleri arasında her gün 17.00–21.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Teknoloji destekli oyun alanlarında katılımcılar yarışabilecek, hareket edebilecek ve farklı deneyimler yaşayabilecek. Dijital XOX, klasik üç taş oyununu dijital dünyaya taşıyacak. Smoothie Bike ile ziyaretçiler pedal çevirerek kendi içeceklerini hazırlayabilecek. Run Challenge alanında hız, refleks ve dayanıklılık sınanacak. Slot Car alanında ise minyatür pistlerde zamana karşı yarışlar, eleme usulü turnuvalar ve günün en hızlı turu gibi etkinlikler düzenlenecek. Dijital Grafiti alanında dijital eserler oluşturulabilecek. Robo Surfer ise denge ve refleksleri sınayan teknoloji destekli bir sörf deneyimi sunacak. Çocukların sevdiği kahramanlar fuarda hayat bulacak İzmir Enternasyonal Fuarı’nda çocuklara özel hazırlanan etkinlik alanında çizgi kahramanlar, maskotlu oyunlar, dans ve müzik gösterileri, tematik oyun alanları ve interaktif aktiviteler yer alacak. 5–13 Eylül tarihleri arasında her gün 18.00–22.00 saatlerinde gerçekleştirilecek etkinliklerde Şirinler, Maşa ile Koca Ayı, Robocar Poli, Jurassic Age, Gupi ve Kucho çocuklarla buluşacak. Çocuklar için keşif dolu anlar Çocuklar ve aileler için hazırlanan deneyim ve oyun alanlarında da farklı temalarda etkinlikler düzenlenecek. Hot Wheels Deneyim Alanı’nda yarış, oyun ve keşif odaklı parkurlarla hız ve macera deneyimi yaşanacak. Dinoverse Dinozor Deneyim Alanı’nda çocuklar VR gözlükleri ve özel dekor eşliğinde tarih öncesi canlılarla buluşacak. Barbie Temalı Etkinlik Alanı’nda spor, dans, müzik ve sanat atölyeleri gerçekleştirilecek. Angry Birds Eğlence Alanı ise oyun, hareket ve eğlenceyi interaktif etkinliklerle bir araya getirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garenta Kapadokya Rallisi’nde Otomobil Sporları Tutkunlarıyla Buluşuyor Haber

Garenta Kapadokya Rallisi’nde Otomobil Sporları Tutkunlarıyla Buluşuyor

Otomobil, bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, insanın hareket etme ve keşfetme arzusuyla kurduğu güçlü bağın da bir parçası. Ralli ise bu bağı hız, beceri, dayanıklılık ve doğayla kurulan benzersiz bir ilişki üzerinden görünür kılan en keyifli otomobil sporlarından biri. Otomobil kültürünü ve sporunu yakından takip eden Garenta, Kapadokya Rallisi’ne verdiği sponsorluk desteğiyle hız tutkunlarını bu eşsiz deneyimde de yalnız bırakmayacak. Kapadokya’nın kendine özgü coğrafyasında gerçekleşecek yarış, bölgenin karakteristik atmosferiyle ralli dünyasının dinamizmini aynı zeminde buluştururken, Garenta da etkinlik alanındaki özel aktiviteleriyle bu buluşmaya eşlik edecek. Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın dördüncü ayağı olan Kapadokya Rallisi, 21–23 Ağustos 2026 tarihlerinde Nevşehir’de gerçekleştirilecek. Başkent Turing Spor Kulübü organizasyonuyla, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun (TOSFED) ev sahipliğinde düzenlenecek üç günlük organizasyonda Garenta, reklam sponsoru olarak yer alacak. Etkinlik alanındaki çadırında hediye çarkı ve içecek ikramlarıyla ralli atmosferini daha da keyifli hale getirecek olan Garenta, hareket özgürlüğü, keşif ve deneyim ekseninde şekillenen dünyasını, otomobil sporlarının yüksek temposuyla aynı zeminde buluşturacak. Ralli heyecanının kazandıran eşlikçisi: Garenta Kapadokya Rallisi, yarış araçlarının performansının takip edildiği bir organizasyon olmaktan çıkarak otomobil sporlarına duyulan ortak tutkuyu bir araya getiren geniş bir buluşma alanı yaratacak. Garenta da etkinlik alanında kuracağı özel çadırında ziyaretçilerini ağırlayacak. Ziyaretçilerin markayla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim alanı olarak konumlandırılan Garenta çadırı aynı zamanda otomobil tutkunlarının bir araya gelerek deneyimlerini paylaşabilecekleri, günün enerjisini birlikte yaşayabilecekleri bir buluşma noktası olacak. Kapadokya Rallisi’ni izlemek üzere etkinlik alanına gelen misafirler ayrıca Garenta’nın sunduğu yüzde 40 indirimli araç kiralama avantajından da yararlanabilecekler. Garenta, bu indirim fırsatıyla otomobil kullanıcılarına hareket etmenin, yeni yollar keşfetmenin ve yolculuğun kendisinden keyif almanın değerini de bir kez daha hatırlatacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek  Haber

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek 

Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Subnautica 2’nin Satışları 5 Milyonu Aştı Haber

Subnautica 2’nin Satışları 5 Milyonu Aştı

Unknown Worlds bugün yaptığı açıklamayla Subnautica 2 için ilk Erken Erişim güncellemesini yayınladığını açıkladı. Güncelleme, oyuncu geri bildirimleri doğrultusunda kilit oynanış sistemlerini genişletiyor ve oyunun erken safhalarındaki deneyimi iyileştiriyor. Bu güncelleme, 14 Mayıs’ta Erken Erişime çıkan Subnautica 2’nin haziran ayının başında toplamda 5 milyon satışı aşmasından kısa bir süre sonra oyuncularla buluşuyor. Unknown Worlds’ün "açık geliştirme" yaklaşımıyla geliştirilen Subnautica 2, Erken Erişim süreci boyunca oyuncu topluluğuyla birlikte şekilleniyor. Bu ilk güncelleme oyundaki kilit sistemlerin iyileştirilmesine, co-op oyun deneyiminin konforunu artırmaya ve oyunculara keşif, hayatta kalma ve oyundaki ilerleyişlerini kişiselleştirme gibi konularda daha fazla seçenek sunmaya odaklanıyor. Genişletilmiş Biomod’lar ve Yeni Biolab’ler Güncellemenin temel odak noktalarından biri, oyuncuların kendi yeteneklerini geliştirmek için yakınlarında bulunan yaratıkların özelliklerini geçici olarak ödünç almalarını sağlayan Biomod sistemi. Güncelleme aynı zamanda Coral Gardens ve Axum Ruins bölgelerine iki yeni Biolab ekleyerek, oyuncuların kilidini açabileceği Biomod sayısını dörtten altıya çıkarıyor. Bunun yanısıra oyuncular Bioscanner ile hedefleri tarayarak ilave pasif Biomod yuvalarının da kilidini açabiliyorlar. Daha İyi Co-Op Ses ve PDA Databank Kontrolleri Güncelleme ayrıca co-op modunda ses kayıtlarının işleyişini de iyileştiriyor. Ses kayıtları artık oyuncu tarafından alındığında otomatik olarak çalmayacak. Bunun yerine, oyuncuların dünyayı keşfederken yaratıkları taraması ve kayıtları toplaması ile genişleyen oyun için arşiv PDA Databank üzerinden manuel olarak oynatılabilecek. Bu değişiklik, co-op oyun seansları sırasında ses kayıtlarının diğer oyuncular için otomatik olarak çalınmasını önleyerek daha sorunsuz bir ortak deneyim sağlıyor. Keşif, Hayatta Kalma ve Üs Kurmaya Gelen Yenilikler Keşif ve hayatta kalma mekanikleri de güncellendi. Enkazlara ek rotalar ve oksijen kullanımı temelli bulmacalar eklendi. Oyuncular, yüzey ve üslerin içi de dahil olmak üzere, suyun dışında koşabilecekler. Üs kurma tarafındaki iyileştirmeler arasında Tadpole Dock ve Fabricator için daha iyi yerleştirme seçeneklerinin yanı sıra, özel bir depo binası da yer alıyor. Bunların yanı sıra güncelleme; görüntü işleme (rendering), yaratık davranışları ve kullanıcı arayüzü konularında da çeşitli iyileştirmeler içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizler Yapay Zeka Destekli "Dijital Gözcü" İle Daha Güvenli Haber

Denizler Yapay Zeka Destekli "Dijital Gözcü" İle Daha Güvenli

Sistemin en dikkat çekici özelliği, radarın kör kaldığı veya tespit etmekte zorlandığı küçük botlar, şamandıralar ve su üstündeki insan gibi unsurları gerçek zamanlı olarak konumlandırabilmesi olarak öne çıkıyor Çarpışma riski içeren durumlarda operatörü sesli ve görsel uyarılarda destekleyen bir "dijital gözcü" yaklaşımı sunuyor Türk savunma sanayisinin lider şirketlerinden HAVELSAN'ın geliştirdiği yeni nesil durumsal farkındalık sistemi BLUEVISION, yapay zeka ve bilgisayarlı görü teknolojileriyle denizcilik dünyasını dönüştürüyor. HAVELSAN, yazılım tabanlı çözümlerine bir yenisini ekledi. BLUEVISION'ın, büyük ticari gemilerden lüks yatlara, insansız deniz araçlarından askeri platformlara kadar geniş bir yelpazede hizmet vermesi, deniz emniyetini en üst düzeye çıkarması hedefleniyor. BLUEVISION, deniz trafiğinde durumsal farkındalığı artırmak amacıyla modüler bir karar destek ve navigasyon yardımcı ürünü olarak geliştirildi. Geleneksel yöntemlerin aksine sadece kamera verilerini kullanmakla kalmıyor, AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sensör verileriyle kameradan elde edilen bilgileri eşleştirerek "güvenli deniz resmini" oluşturuyor. Sistemin en dikkat çekici özelliği, radarın kör kaldığı veya tespit etmekte zorlandığı küçük botlar, şamandıralar ve su üstündeki insan gibi unsurları gerçek zamanlı olarak konumlandırabilmesi olarak öne çıkıyor. Sistem, gelişmiş bilgisayarlı görü ve akıllı füzyon teknolojileri üzerine inşa edildi. Donanım tarafında termal ve gündüz kameraları, yüksek işlem gücüne sahip bir Yapay Zeka İşleme Ünitesi ve dokunmatik bir görüntüleme paneli barındırıyor. BLUEVISION, gece ve gündüz şartlarında tam performansla çalışma kapasitesine sahip bulunuyor, canlı video akışı üzerine dijital verilerin bindirilmesiyle operatöre anlık bilgi sunumu sağlıyor. Su üstündeki nesneleri (gemi, bot, şamandıra ve benzeri) otomatik olarak sınıflandırıyor ve coğrafi konumlarını hassasiyetle tahmin ediyor. Çarpışma riski içeren durumlarda operatörü sesli ve görsel uyarılarda destekleyen bir "dijital gözcü" yaklaşımı sunuyor. BLUEVISION, şkısa sürede kritik platformlarda kendisini kanıtladı. Şubat 2026’da Türk Deniz Kuvvetleri envanterine giren SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), otonom navigasyon ve arama-kurtarma görevlerinde BLUEVISION teknolojisini kullanmaya başladı. Sistem, HAVELSAN’ın ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile tam entegre çalışarak otonom seyir emniyetini destekliyor. Ayrıca VN Maritime ve Piloda Shipyard iş birliğiyle RAFNAR botlarına entegre edilen sistem, Ekim 2025 itibarıyla ticari konteyner gemilerinde de mürettebatın kullanımına açıldı. HAVELSAN, BLUEVISION ile sadece standart bir navigasyon aracı değil istihbarat, gözetleme ve keşif (İGK), arama kurtarma (SAR) ve hatta denizaltılar için periskop gözetleme gibi özel modüller sunan kapsamlı bir çözüm sağlıyor. Sürekli öğrenen ve yazılım güncellemeleriyle yeni senaryolara uyum sağlayan bu altyapı, denizlerde insan hatasını minimize ederek operasyonel verimliliği artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toyota’dan Dikkat Çeken Hamle: Yeni Land Cruiser FJ Japonya’da Sahneye Çıktı Haber

Toyota’dan Dikkat Çeken Hamle: Yeni Land Cruiser FJ Japonya’da Sahneye Çıktı

Şirket, bu yeni serinin özellikle şehir yaşamı ile macera tutkusunu bir arada yaşamak isteyen sürücülere hitap ettiğini vurguluyor. Toyota’nın açıklamasına göre yeni model, Land Cruiser ailesinin köklü DNA’sını korurken daha özgür, daha pratik ve daha ulaşılabilir bir deneyim sunmak amacıyla geliştirildi. Marka, FJ serisini yalnızca bir SUV değil, aynı zamanda aktif yaşam tarzını destekleyen çok yönlü bir araç olarak konumlandırıyor. Yeni Land Cruiser FJ Daha Kompakt Ama Daha Çevik Toyota’nın yeni Land Cruiser FJ modeli, serinin geleneksel büyük ve ağır yapısına kıyasla daha kısa gövde ölçülerine sahip. Ancak bu küçülen boyutlar aracın arazi yeteneklerinden ödün verdiği anlamına gelmiyor. Aksine marka, daha kısa dingil mesafesi sayesinde modelin zorlu parkurlarda çok daha çevik hale geldiğini belirtiyor. Araçta kullanılan merdiven tipi şasi yapısı, Land Cruiser modellerinin yıllardır en önemli karakteristik özelliklerinden biri olmaya devam ediyor. Toyota mühendisleri, bu sağlam altyapıyı yeniden optimize ederek hem dayanıklılığı hem de sürüş dengesini artırmayı hedefledi. Özellikle engebeli arazilerde tekerleklerin zemine temasını koruyan süspansiyon sistemi, yeni modelin off-road performansında önemli rol oynuyor. Kompakt ölçüler sayesinde şehir içi kullanımda da avantaj sağlayan araç, yaklaşık 5.5 metrelik dönüş çapıyla büyük SUV’lara kıyasla daha rahat manevra yapabiliyor. Bu da yeni FJ’yi hem günlük kullanım hem de doğa kaçamakları için çok yönlü bir seçenek haline getiriyor. 2.7 Litrelik Motor ve Dört Çeker Sistemiyle Geliyor Toyota, Land Cruiser FJ’de 2.7 litrelik atmosferik benzinli motora yer verdi. Dört silindirli motorun 163 beygir güç ve 246 Nm tork ürettiği açıklandı. Güç ünitesi, 6 ileri otomatik şanzımanla birlikte çalışıyor. Marka, bu kombinasyonun özellikle düşük hızlarda daha kontrollü sürüş sunduğunu ve zorlu iniş-çıkış koşullarında sürücüye güven verdiğini ifade ediyor. Araçta ayrıca elektronik arka diferansiyel kilidi, yokuş kalkış desteği ve dik iniş kontrol sistemi gibi gelişmiş sürüş destek teknolojileri de standart olarak sunuluyor. Toyota’nın paylaştığı teknik detaylara göre yeni model, yakıt tüketiminde de dengeli bir performans sunmayı hedefliyor. Böylece Land Cruiser geleneğindeki güçlü arazi karakteri korunurken günlük kullanım maliyetleri de makul seviyede tutuluyor. Land Cruiser Tasarımı Daha Modern Bir Yorumla Geri Döndü Yeni FJ modelinin tasarımında Land Cruiser ailesinin klasik çizgileri korunurken modern detaylara da geniş yer verildi. Özellikle köşeli gövde yapısı, geniş çamurluklar ve güçlü tampon tasarımı aracın sert karakterini ön plana çıkarıyor. Toyota’nın dikkat çeken detaylarından biri ise araçta kullanılan “zar” temalı tasarım yaklaşımı oldu. Keskin hatlar ve geometrik detaylarla şekillendirilen gövde, modele hem eğlenceli hem de güçlü bir görünüm kazandırıyor. Ön bölümde U şeklindeki LED far tasarımı dikkat çekerken, arka bölümde ise eski Land Cruiser modellerini hatırlatan stepne yerleşimi tercih edildi. Toyota ayrıca modelin farklı yaşam tarzlarına uyarlanabilmesi için geniş kişiselleştirme seçenekleri sunduğunu açıkladı. İç Mekânda Teknoloji ve Fonksiyonellik Ön Planda Land Cruiser FJ’nin kabininde kullanım kolaylığına odaklanan bir yapı tercih edilmiş durumda. Yatay tasarımlı ön konsol sürücünün görüş açısını artırırken, kontrol düğmelerinin konumu da sürüş sırasında dikkat dağınıklığını azaltacak şekilde düzenlendi. Araçta 12.3 inç büyüklüğünde multimedya ekranı standart olarak sunuluyor. Kör nokta uyarı sistemi, panoramik görüş kamerası ve Toyota Safety Sense güvenlik teknolojileri de modelin dikkat çeken donanımları arasında yer alıyor. Toyota, iç mekânda geniş bagaj hacmine de özel önem verdi. Arka koltuklar kullanılmaya devam ederken bile yüksek yükleme kapasitesi sunan model, özellikle kamp ve outdoor kullanıcılarını hedefliyor. Toyota Elektrikli “Land Hopper” Modelini de Duyurdu Toyota’nın Land Cruiser FJ lansmanında en dikkat çeken sürprizlerden biri de yeni elektrikli kişisel mobilite aracı “Land Hopper” oldu. Katlanabilir yapısıyla dikkat çeken bu araç, doğa yollarında kullanılmak üzere geliştirildi. Şirketin verdiği bilgilere göre Land Hopper, doğrudan Land Cruiser’ın bagajına yerleştirilebilecek boyutlarda tasarlandı. Böylece kullanıcılar araçla ulaşabilecekleri noktanın ötesine geçerek orman yolları ve patikalarda da keşif yapabilecek. Toyota, yeni elektrikli modelin 2027 yılından itibaren satışa sunulmasının planlandığını açıkladı. Toyota Land Cruiser Ailesini Daha Geniş Kitlelere Açıyor Toyota, yeni FJ serisiyle birlikte Land Cruiser ürün gamını daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı amaçlıyor. Marka, yıllardır büyük ve yüksek maliyetli SUV olarak görülen Land Cruiser kimliğini daha erişilebilir bir yapıya dönüştürmeye çalışıyor. Dünya genelinde milyonlarca satış rakamına ulaşan Land Cruiser serisi, dayanıklılığı ve güvenilirliğiyle otomotiv dünyasının en güçlü isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yeni FJ modeli ise bu mirası daha genç kullanıcılarla ve şehir yaşamına yakın sürücülerle buluşturmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.