Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kestirimci Bakım

Kapsül Haber Ajansı - Kestirimci Bakım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kestirimci Bakım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı Fabrikaların Yükselişi Sensörlerin Üretimdeki Rolünü Dönüştürüyor Haber

Akıllı Fabrikaların Yükselişi Sensörlerin Üretimdeki Rolünü Dönüştürüyor

Günümüzde otomasyonun hızla değiştiğini söyleyen Telemecanique Sensors Pazarlama Müdürü Melisa Altuntaş Karanlık, "Otomasyonda tek bir sensör teknolojisinin her uygulamaya cevap vermesi mümkün değil. Makinenin çalışma koşulları, algılanacak nesne, ortam şartları ve ihtiyaç duyulan veri seviyesi doğru teknolojinin seçiminde belirleyici oluyor. Biz de mekanik algılamadan akıllı ve bağlantılı sensörlere kadar geniş bir teknoloji portföyünü bir arada sunarak OEM'lerin uygulamaları için doğru çözüme daha hızlı ulaşmasını hedefliyoruz" diyor. Endüstriyel otomasyon yatırımları hız kazanırken, üretim hatlarının daha akıllı ve bağlantılı hale gelmesi sensörlerin rolünü de güçlendiriyor. Robotlardan akıllı üretim hatlarına uzanan bu dönüşümde makinelerin çevresini doğru algılaması, üretimin sürekliliği ve güvenilirliği açısından kritik önem taşıyor. Telemecanique Sensors Pazarlama Müdürü Melisa Altuntaş Karanlık, otomasyon teknolojileri gelişirken farklı uygulamaların ihtiyaçlarına uygun sensör seçiminin üreticiler açısından stratejik hale geldiğine dikkat çekiyor. Doğru sensör seçimi üretimin sürekliliğini güçlendiriyor Otomasyon yatırımlarının hızlandığı günümüzde sensörlerin makinelerin kritik bileşeni haline geldiğine dikkat çeken Karanlık, "Üretim hattında bir ürünün doğru noktaya ulaştığını, bir parçanın konumunu, bir makinenin hareketinin sonlandığını veya belirli bir koşulun gerçekleştiğini güvenilir biçimde algılamak üretim sürecinin devamlılığı açısından büyük önem taşıyor. Bugün OEM'ler (Orijinal Ekipman Üreticisi), çok farklı çalışma koşullarına ve makine tasarımlarına uygun çözümlere ihtiyaç duyuyor. Telemecanique Sensors olarak fotoelektrik, endüktif, ultrasonik, kapasitif, RFID ve emniyet sensörlerinin yanı sıra nihayet şalteri çözümlerini de kapsayan geniş bir portföy sunuyoruz. Böylece paketleme makinelerinden konveyörlere, gıda ve içecek üretiminden pompa sistemlerine, mobil ekipmanlardan asansör ve yürüyen merdivenlere kadar farklı uygulamalara uygun algılama çözümleri geliştirebiliyoruz. Geniş ürün çeşitliliğimiz, OEM'lerin farklı makine tasarımları ve çalışma koşulları için ihtiyaçlarına uygun çözümleri aynı portföy içerisinde değerlendirmesine olanak sağlıyor. Mekanik ve elektronik sensörler üretimde birbirini tamamlıyor Sensör teknolojilerindeki gelişimin mekanik algılamanın üretimdeki yerini ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Karanlık, "Aksine doğru uygulamada her iki yaklaşımın birbirini tamamladığını görüyoruz. Özellikle bir makinenin fiziksel olarak belirli bir konuma ulaştığının veya hareketin son noktasının algılanması gereken uygulamalarda elektromekanik algılama çözümleri uzun yıllardır güvenilir bir çözüm olarak kullanılıyor. Bu nedenle yeni teknolojiler ortaya çıktıkça mekanik algılamanın değerini de uygulamanın ihtiyacı üzerinden değerlendirmek gerekiyor. Örneğin üretimde kullanılan sensörlerin bağlantılı ve akıllı hale gelmesiyle birlikte veri tarafında da önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Bu tablo, sensörlerin üretim hatlarında algılama işlevinin ötesinde veri sağlayan önemli bir noktaya dönüştüğünü gösteriyor. Biz de elektromekanik ve elektronik sensör teknolojilerini aynı çatı altında sunarak müşterilerimizin uygulamaya göre en uygun çözümü seçmesine odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Sensör seçiminde belirleyici olan ihtiyaca uygun teknoloji Üreticilerin sensörlerden beklentisinin artık üretimin bir sonraki aşamasına hazırlanmayı kapsadığına vurgu yapan Karanlık, şunları söyledi: "Grand View Research'in son araştırmasına göre küresel endüstriyel sensörler pazarının 2026'da 30,3 milyar dolara ulaşması ve 2033'e kadar yıllık ortalama yüzde 8,5 büyümesi bekleniyor. Araştırmada üretim sektörü, sensör kullanımında öne çıkan alanlardan biri olarak gösterilirken, akıllı fabrikaların yaygınlaşmasıyla gerçek zamanlı izleme, süreç optimizasyonu ve kestirimci bakım uygulamalarının sensör talebini desteklediği belirtiliyor. Bu dönüşümde önemli olan, her uygulamada en yeni teknolojiyi tercih etmekten ziyade makinenin ve üretim sürecinin ihtiyaçlarına en uygun sensör teknolojisini belirlemek. Biz de Ar-Ge çalışmalarımız ve geniş ürün portföyümüzle üreticilerin bugünkü algılama ihtiyacını güvenilir şekilde karşılıyor, uygulamaya en uygun teknolojiyi seçerek daha bağlantılı, verimli ve esnek üretim süreçlerine geçişlerini destekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yiyecek İçecek Üretiminde Esnekliği ve Verimliliği Destekleyen Otomasyon Yaklaşımı Haber

Yiyecek İçecek Üretiminde Esnekliği ve Verimliliği Destekleyen Otomasyon Yaklaşımı

Yiyecek İçecek sektöründe tüketici beklentilerinin çeşitlenmesi, üretim hatlarında daha sık ürün ve format değişimini beraberinde getiriyor. Aynı hatta farklı ambalaj tiplerinin işlenebilmesi, hızlı reçete geçişleri, yüksek hijyen standartları ve üretim sürekliliği öncelikli ihtiyaç haline geliyor. Mitsubishi Electric, geliştirdiği otomasyon çözümleriyle Yiyecek İçecek sektörünün bu değişen ihtiyaçlarına yanıt verirken, makine üreticilerine farklı uygulamalarda aynı otomasyon mimarisiyle çalışma imkânı sunuyor. Aynı otomasyon mimarisi farklı üretim uygulamalarında kullanılabiliyor Yiyecek içecek üreticileri, aynı üretim hattında farklı ürün ve ambalaj formatlarını kısa sürelerde değiştirebilmeyi bekliyor. Ancak format değişimlerinin uzun sürmesi hem üretim planlamasını zorlaştırıyor hem de verimlilik üzerinde doğrudan etkili oluyor. Mitsubishi Electric'in reçete tabanlı kontrol yaklaşımı, farklı ürün senaryolarının tek sistem üzerinden kolaylıkla yönetilmesine olanak tanıyor. Böylece farklı gramajlar, ambalaj tipleri ve ürün çeşitleri arasında kısa sürede geçiş yapılabiliyor. Üretim hatlarının değişen taleplere hızlı uyum sağlaması destekleniyor ve duruş sürelerinin azaltılmasına da katkı sunuluyor. Mitsubishi Electric, süt ürünlerinden içecek üretimine kadar farklı yiyecek içecek uygulamalarında kendi otomasyon bileşenleriyle aynı otomasyon mimarisinin kullanılmasına imkân tanıyor. Böylece mevcut mühendislik deneyimi farklı projelerde de değerlendirilebiliyor, uygulamalar ihtiyaçlara göre ölçeklenebilir bir yapıyla geliştirilebiliyor. Tek tedarikçi yaklaşımı proje yönetimini kolaylaştırıyor Otomasyon projelerinde PLC, servo sistemleri, HMI, sürücüler ve endüstriyel robotlar gibi farklı bileşenlerin farklı üreticilerden temin edilmesi entegrasyon süreçlerini karmaşık hale getirebiliyor. Teknik destek süreçlerinde farklı tedarikçiler arasında koordinasyon sağlanması da proje sürelerini etkileyebiliyor. Mitsubishi Electric ise otomasyon bileşenlerini tek tedarikçi yaklaşımıyla sunuyor. Aynı otomasyon mimarisi üzerinde geliştirilen çözümler sayesinde sistem bileşenleri arasındaki koordinasyon desteklenirken, proje yönetimi ve teknik destek süreçlerinde tek iletişim noktasıyla etkin bir çalışma yapısı oluşturulabiliyor. Üretim tesislerinde devreye alma sürecinin uzaması, plansız duruşlar ve bakım operasyonları işletmeler açısından önemli maliyetler oluşturabiliyor. Bunun yanında gıda güvenliği ve izlenebilirlik gereklilikleri de otomasyon sistemlerinden kapsamlı yetkinlikler beklenmesine neden oluyor. Mitsubishi Electric'in otomasyon çözümleri hızlı devreye alma özellikleri, uzaktan teşhis ve destek imkânları ile kestirimci bakım yaklaşımı sayesinde üretim süreçlerinin etkin bir şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor. Değişen sektör ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilmesini amaçlayan Mitsubishi Electric, yiyecek içecek sektörüne yönelik otomasyon yaklaşımıyla mühendislik süreçlerini kolaylaştırırken, esnek, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir üretim sistemlerinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ORKA Banyo, 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Performansını Sürdürdü Haber

ORKA Banyo, 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Performansını Sürdürdü

Şirket, yılın kalan bölümünde yeni koleksiyonlarını tüketiciyle buluşturmaya, Türkiye’deki satış ağını genişletmeye ve Avrupa’daki etkinliğini artırmaya odaklanacak. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) verilerine göre Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörünün ihracatı, 2026’nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,8 gerileyerek 3,75 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel talepteki yavaşlama ve maliyet baskılarının hissedildiği bu dönemde, banyo mobilyaları sektöründe global ölçekte faaliyet gösteren ORKA Banyo; ciro, satış hacmi ve pazar etkinliğinde geçen yılın aynı dönemine göre ilerleme kaydetti. Yurt içi ve ihracat kanallarındaki dengeli gelişimin katkısıyla yılın ilk yarısını büyüme hedefleriyle uyumlu, güçlü bir performansla tamamladı. Büyümeyi özellikle farklı bütçelere hitap eden banyo mobilyası koleksiyonları ve proje kanalına özel geliştirilen ürün grupları destekledi. Fiyat, ölçü, hızlı termin ve standartlaşma avantajı sunan modüler çözümlerin konut, otel ve ticari projelerine gerçekleştirilen satış hacmi içindeki payı arttı. Dönemsel kampanyalarda erişilebilir fiyatlı, hızlı teslimata uygun ürünler öne çıkarken, yurt içinde bayiler ana satış gücünü korudu; proje ve yapı market kanallarında da ivme yakalandı. İlk yarı performansını değerlendiren ORKA Banyo Genel Müdürü Nalan Yılmaz, şirketin başarısında farklı yönlerde hareket eden talebi doğru okuyabilmenin belirleyici olduğunu söyledi: “Yılın ilk yarısında dış pazarlardaki talebin bölgelere göre farklılaştığı bir tabloyla karşılaştık. Türkiye’de farklı bütçelere uygun ürünler ile proje kanalına hızlı termin sunan çözümler öne çıkarken, ihracatta Avrupa ile Kuzey Afrika’daki performans, Orta Doğu ve CIS ülkelerindeki yavaşlamayı dengeledi. Ürün ve pazar önceliklerimizi talebin yönüne göre şekillendirerek büyüme ivmemizi sürdürdük.” Avrupa’da teslimat süreleri kısaldı ORKA Banyo, yılın ilk yarısında mevcut pazarlardaki ticari hacmini artırırken yeni müşteriler ve iş ortaklıklarıyla ihracat ağını genişletti. Almanya’daki Orka Badmöbel lojistik merkezi, bölgesel stok yönetimi sayesinde Avrupa siparişlerinin daha hızlı ve düzenli teslim edilmesini sağladı. Kısalan teslimat süreleri mevcut ilişkileri pekiştirdi; yeni iş birliklerinde daha çevik hareket edilmesine olanak tanıdı. ORKA Banyo, İngiltere’de müşteri ve kanal geliştirme çalışmalarını 2026’ nın ilk altı ayında da sürdürdü. Turquality kapsamında hedef pazar analizi, marka konumlandırması, kurumsal yapılanma ve stratejik yol haritasına ilişkin hazırlıklara devam edildi. 20’ye yakın ORKA Corner hayata geçirildi ORKA Corner ağı, yılın ilk altı ayında Türkiye genelinde devreye alınan 20’ye yakın uygulamayla genişledi. Mevcut satış noktalarındaki teşhir alanları yenilenirken bayi ekiplerine yönelik eğitimler ve mağaza içi standartlar geliştirildi. Konut, ticari proje ve kentsel dönüşüm alanlarında kurulan yeni iş birlikleri de bu kanaldaki etkinliği artırdı. Eskişehir’de vitrifiye üretimi başladı, SAP geçişi tamamlandı ORKA’nın Eskişehir vitrifiye tesisinde seçili ürün grupları üretim ve ticari satış aşamasına geçti. Ürün geliştirme, deneme üretimleri, kalite doğrulama ve pazara hazırlık adımlarının ardından devreye alınan süreç, talep ve operasyonel gerekliliklere göre kademeli biçimde genişletilecek. Seri üretimin artmasının ardından, tesis kapasitesi ve üretilen ürün gamının planlanan takvim doğrultusunda genişletilmesi planlanıyor. ORKA Banyo, SAP S/4HANA geçişiyle finans, satış, üretim planlama, bakım, malzeme ve depo yönetimini tek bir dijital altyapıda buluşturdu. Üretim sahasındaki makine ve sensörlerden alınan veriler, kestirimci bakım çalışmalarında kullanılmaya başlandı. Depodaki barkod sistemleri ile operatör terminalleri de SAP sistemine entegre edildi. Karanlık fabrika yatırımı kapsamında otomasyon, veri takibi ve üretim akışının dijitalleştirilmesine yönelik çalışmalar da hız kesmeden sürdü. Üretim süreleri, hata ve fire oranları ile enerji ve iş gücü verimliliğinde ilk iyileşmeler elde edildi. Hedeflenen kapasite artışının tam etkisinin ise hatların devreye girmesiyle belirginleşmesi bekleniyor. ORKA Banyo’nun gelecek dönem önceliklerine de değinen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Yılın ikinci yarısında yeni koleksiyonlarımızı pazara sunacağız. Yurt içinde bayi ve ORKA Corner ağımızı genişletirken Avrupa’daki çalışmalarımıza hız vereceğiz. Mevcut görünüm doğrultusunda yıl sonu hedeflerimizi koruyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor? Haber

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor?

Bir üretim tesisinde yapay zeka destekli kalite kontrolün devreye alınması, artık yalnızca teknoloji sayfalarının konusu değil. Bu adım; maliyet yapısını, ihracat kapasitesini, iş gücü ihtiyacını, enerji tüketimini ve tedarikçi ilişkilerini aynı anda etkiliyor. Sanayi dönüşümü haber trendleri de tam bu nedenle, tek bir fabrika yatırımının ötesine geçerek şirketlerin rekabet gücünü belirleyen çok katmanlı bir gündeme işaret ediyor. Sanayi gündemini izleyen yöneticiler, yatırımcılar ve yayıncılar için asıl soru yeni bir teknolojinin duyurulup duyurulmadığı değil. Kritik soru, bu teknolojinin üretim verimliliğine ne zaman ve hangi ölçekte yansıyacağıdır. Haber değeri de burada oluşuyor: Açıklamanın arkasındaki operasyonel gerçeklik, finansal etki ve stratejik yön. Sanayi dönüşümü haber trendleri neden genişliyor? Sanayide dönüşüm, geçmişte çoğu zaman otomasyon yatırımları veya yeni makine parkurları üzerinden konuşulurdu. Bugün ise veri altyapısı, siber güvenlik, yenilenebilir enerji tedariki, karbon düzenlemeleri, lojistik ağları ve insan kaynağı aynı dönüşüm başlığının parçaları haline geldi. Bir işletmenin dijital olgunluğu, yalnızca kullandığı yazılımla değil, verisini güvenli yönetme ve karar süreçlerine taşıma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu genişleme, haber akışını da değiştiriyor. Fabrika açılışları, kapasite artışları ve ihracat anlaşmaları hâlâ güçlü başlıklar. Ancak okuyucu artık bu gelişmelerin yanında yatırımın enerji verimliliğine, istihdama, yerli tedarik oranına ve teslimat sürelerine etkisini de görmek istiyor. Kurumsal açıklamaların ölçülebilir sonuçlarla desteklenmesi, içeriklerin güvenilirliğini belirleyen temel unsur haline geliyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin karbon düzenleme mekanizması gibi dış ticareti etkileyen uygulamalar, sürdürülebilirlik haberlerini itibar alanından ticari zorunluluk alanına taşıdı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, kimya ve tekstil gibi sektörlerde emisyon verisinin izlenmesi; artık hem uyum hem de fiyatlama meselesi. Bu nedenle enerji verimliliği projesi, yalnızca çevresel faydayla değil, pazara erişim ve finansmana erişim boyutuyla da değerlendirilmelidir. Yapay zeka haberi, pilot projeden ölçeklenebilir sonuca kayıyor Yapay zeka, sanayi haberlerinde en hızlı büyüyen başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Buna karşın profesyonel okuyucu için “yapay zeka kullanıyoruz” ifadesi tek başına yeterli değil. Değer yaratan haber; uygulamanın hangi sürece yerleştiğini, hangi veriye dayandığını, insan kararını nasıl desteklediğini ve ne tür bir kazanım sağladığını açıkça ortaya koyuyor. Kestirimci bakım sistemleri, ekipman arızalarını oluşmadan tahmin ederek plansız duruşları azaltmayı hedefliyor. Görüntü işleme çözümleri üretim hatlarında hata tespitini hızlandırıyor. Talep tahmini uygulamaları ise stok düzeylerini ve üretim planlamasını daha dengeli hale getirebiliyor. Ancak her örnek aynı başarıyı üretmez. Yetersiz veri kalitesi, eski altyapılar, departmanlar arası kopukluk ve siber riskler, yatırımın beklenen getiriyi geciktirmesine neden olabilir. Bu yüzden yapay zeka odaklı sanayi haberciliğinde pilot uygulama ile yaygınlaştırılmış uygulama arasındaki fark net biçimde kurulmalı. Bir tesisin deneme hattında elde edilen sonuç ile çok tesisli bir yapıda sürdürülebilir biçimde çalışan sistem aynı ölçekte değerlendirilemez. Şirketlerin başarı hikâyeleri kadar, uygulama sürecinde çözdükleri veri, entegrasyon ve yetkinlik sorunları da sektör için öğretici içerik niteliği taşıyor. Dijital ikizler karar süreçlerine yaklaşıyor Dijital ikiz teknolojisi de haber değerini artıran alanlardan biri. Üretim hattının, tesisin veya ürünün sanal modelini oluşturan bu yaklaşım; farklı senaryoların fiziki uygulamadan önce test edilmesine imkân veriyor. Kapasite planlaması, bakım takvimi, enerji tüketimi ve ürün geliştirme süreçleri bu model üzerinden daha öngörülebilir hale gelebiliyor. Fakat dijital ikiz, her şirket için aynı öncelik olmayabilir. Süreçleri standardize edilmemiş veya temel veri toplama altyapısı eksik işletmeler için ilk ihtiyaç daha gelişmiş simülasyon araçları değil, güvenilir veri akışı olabilir. Dönüşüm haberinin gücü, teknolojiyi kaçınılmaz bir moda gibi sunmak yerine kurumun olgunluk düzeyiyle ilişkilendirmesinden gelir. Enerji, maliyet kaleminden rekabet stratejisine dönüştü Enerji fiyatlarındaki oynaklık, arz güvenliği kaygıları ve emisyon hedefleri, sanayicinin yatırım gündemini yeniden şekillendiriyor. Çatı tipi güneş enerjisi sistemleri, enerji depolama, atık ısı geri kazanımı, verimli motorlar ve enerji yönetim yazılımları artık birbirinden bağımsız başlıklar değil. Birlikte ele alındıklarında üretim maliyetinin kontrolü ve karbon yoğunluğunun azaltılması için stratejik bir çerçeve oluşturuyorlar. Bu alandaki haberlerde yatırım tutarı dikkat çekici bir veri olsa da tek başına yeterli değildir. Kurulu güç, yıllık üretim veya tasarruf beklentisi, tüketimin ne kadarının karşılanacağı, geri ödeme süresi ve operasyonel süreklilik gibi ayrıntılar daha anlamlı bir tablo sunar. Özellikle enerji yoğun sektörlerde, küçük görünen verimlilik iyileştirmeleri toplam maliyet üzerinde önemli fark yaratabilir. Yine de her şirketin kendi elektriğini üretmesi en uygun çözüm değildir. Finansman koşulları, tesisin fiziki yapısı, tüketim profili, şebeke bağlantısı ve yatırımın ana faaliyet alanına etkisi kararın sonucunu değiştirir. Nitelikli içerik, bu farklılıkları görünür kılarak okuyucuyu tek tip reçetelerden uzak tutar. Tedarik zincirinde hız kadar dayanıklılık da aranıyor Pandemi, jeopolitik gerilimler ve lojistik maliyetler, sanayi şirketlerinin tedarik stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açtı. Yakın coğrafyadan tedarik, çift kaynak kullanımı, kritik bileşenlerde stok politikası ve tedarikçi dijitalleşmesi bu nedenle daha fazla gündeme geliyor. Ancak dayanıklılık arayışı her zaman en düşük maliyetle örtüşmüyor. Örneğin birden fazla tedarikçiye yönelmek arz riskini azaltabilir, fakat satın alma maliyetini ve yönetim karmaşıklığını artırabilir. Yerelleşme teslimat sürelerini kısaltabilir, ancak bazı ara malı veya teknoloji bileşenlerinde küresel uzmanlığa ihtiyaç devam eder. Haberlerde bu dengenin kurulması, özellikle yatırım kararlarını takip eden okuyucular için yüzeysel iyimserlikten daha değerlidir. Lojistik verisinin üretim planlamasıyla eş zamanlı paylaşılması da öne çıkan gelişmeler arasında. Liman, depo, kara yolu ve üretim hattından gelen verilerin aynı görünümde toplanması; gecikmelerin erken tespitine ve müşteri taahhütlerinin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayabilir. Bu tür yatırımların etkisi, yalnızca sevkiyat hızında değil, işletme sermayesi ve müşteri memnuniyetinde de ölçülmelidir. İnsan kaynağı dönüşümün en kritik eşiği Sanayi dönüşümünün görünmeyen tarafı, yetkinlik dönüşümüdür. Otomasyon bazı görevleri azaltırken veri analizi, bakım teknolojileri, robot programlama, siber güvenlik ve süreç iyileştirme alanlarında yeni beceri ihtiyacı doğuruyor. Bu değişim, “insanın yerini makine alıyor” gibi dar bir çerçeveyle anlatılamaz. Başarılı şirketler, teknoloji yatırımını eğitim planı ve kurum içi iletişimle birlikte yürütüyor. Operatörün sahadaki deneyimi ile veri uzmanının analitik yaklaşımı bir araya gelmediğinde, en gelişmiş sistemler dahi beklenen faydayı sunamayabiliyor. Mesleki eğitim kurumları, üniversiteler, sektör dernekleri ve şirketler arasındaki iş birlikleri bu yüzden yalnızca sosyal sorumluluk faaliyeti değil, üretim kapasitesini koruyan stratejik bir unsur. Kadınların teknik roller, mühendislik, üretim yönetimi ve liderlik pozisyonlarındaki görünürlüğü de sanayi dönüşümünün dikkatle izlenmesi gereken başlıklarından biri. Yetkinlik açığının büyüdüğü bir dönemde, iş gücünün tamamına erişemeyen kurumların rekabet avantajı oluşturması zorlaşıyor. Yayıncılıkta veri, bağlam ve yeniden kullanım değeri Sanayi haberinin etkisi, duyurunun yayımlandığı günle sınırlı kalmamalı. Editörler ve kurumsal iletişim ekipleri için kullanılabilir içerik; açık veriler, sektör bağlamı, güçlü görsel unsurlar ve tekrar kullanılabilir bilgi katmanlarıyla değer kazanır. Bu yaklaşım, haberin dijital yayınlarda daha doğru konumlanmasını ve farklı profesyonel hedef kitlelere ulaşmasını sağlar. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel içerik akışına odaklanan yayın yapılarında, telifsiz ve ücretsiz içerik modeli de bu ihtiyaca karşılık verir. Ancak dağıtım kolaylığı, editoryal titizliğin yerini almamalıdır. Kaynağı açık, sayısal karşılığı bulunan ve sektör etkisini anlatan her içerik; medya kuruluşları için daha uzun ömürlü bir yayın varlığına dönüşür. Önümüzdeki dönemde sanayi dönüşümünü izlemek isteyenler, en parlak teknoloji başlığını değil, iş sonucuna en net bağlanan gelişmeyi takip etmeli. Bir yatırımın üretimi ne kadar esnekleştirdiği, enerjiyi ne kadar verimli kullandığı, çalışanları nasıl güçlendirdiği ve tedarik riskini nasıl yönettiği soruları, doğru haberin en kullanışlı başlangıç noktası olmaya devam edecek.

AMD ve Schneider Electric'ten Yapay Zekâ Altyapısında Güçlü İş Birliği Haber

AMD ve Schneider Electric'ten Yapay Zekâ Altyapısında Güçlü İş Birliği

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric ve AMD, AMD Helios kabin ölçekli çözümü için birlikte geliştirip doğruladıkları referans tasarımı duyurdu. Tasarım, yüksek yoğunluklu yapay zekâ ortamlarının daha hızlı, daha düşük risk ve karmaşıklıkla kurulabilmesi için ölçeklenebilir bir yol haritası sunuyor. Schneider Electric ile AMD arasındaki iş birliğinin ilk önemli çıktısı olan referans tasarım, şirketlerin yapay zekâ fabrikalarının kurulumunu kolaylaştırmaya yönelik ortak hedefini somutlaştırıyor. Yeni referans tasarım, AMD Instinct™ MI455X GPU’lar, 6. Nesil AMD EPYC™ CPU’lar, AMD Pensando™ Vulcano NIC’ler ve açık ROCm™ yazılım ekosisteminden güç alan Helios kabin ölçekli çözümündeki yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yüklerini desteklemek üzere geliştirilen ilk tasarım olma özelliğini taşıyor. AMD Helios, bilgi işlem gücü, bağlantı bant genişliği, bellek kapasitesi ve sistem düzeyinde entegrasyon alanlarındaki gelişmeler sayesinde yapay zekâ performansında çığır açmak üzere tasarlandı. Böylece müşteriler, güç tüketimini ve verimliliği optimize ederken daha büyük ve karmaşık yapay zekâ iş yüklerini daha hızlı çalıştırabiliyor. Yapay zekâ iş yüklerinin veri merkezi altyapılarını daha önce görülmemiş sınırlara taşıdığı günümüzde referans tasarımlar, veri merkezi mimarlarına ve operatörlerine yeni güç yoğunluklarını, termal gereksinimleri ve operasyonel karmaşıklığı yönetebildiği kanıtlanmış, test edilmiş ve ölçeklenebilir çözümler sunuyor. Veri merkezlerinin fiziksel altyapı performansını modelleyen bu önceden doğrulanmış tasarımlar, güvenilir, ölçeklenebilir ve yapay zekâya hazır bir veri merkezi oluşturmak için güç, soğutma ve IT altyapısının nasıl düzenlenmesi gerektiğini ortaya koyarak planlama sürecini kısaltmaya yardımcı oluyor. AMD Helios referans tasarımı; tesisin güç altyapısı, tesisin soğutma altyapısı, IT alanı ve yaşam döngüsü yazılımları olmak üzere dört teknik alana ilişkin bilgiler içeriyor. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezleri Başkan Yardımcısı Manish Kumar, şunları söyledi: “Günümüzde kuruluşlar, planlamadan kuruluma daha hızlı ve daha düşük riskle geçmelerini sağlayacak kapsamlı, yapay zekâya hazır referans tasarımlara ihtiyaç duyuyor. AMD ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde gelişmiş yapay zekâ bilgi işlem platformları, enerji teknolojileri ve gerçek dünyadaki veri merkezi uygulamaları arasındaki boşluğu dolduran, mühendislik temelli bir referans tasarım sunuyoruz. Böylece müşterilerin ölçeklenebilir ve yüksek yoğunluklu yapay zekâ ortamlarını daha yüksek güven, verimlilik ve hızla kurmalarını sağlıyoruz.” AMD Veri Merkezi Çözümleri İş Grubu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Forrest Norrod ise şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ altyapısı hızla tam ölçekli yapay zekâ fabrikalarına doğru ilerliyor. Bu dönüşüm, bilgi işlem, ağ, güç ve soğutma sistemlerinin en başından itibaren birlikte tasarlanmasını gerektiriyor. AMD Helios, yeni nesil yapay zekâ iş yüklerinin ihtiyaç duyduğu performansı, verimliliği ve esnekliği sunmak üzere geliştirilmiş açık ve kabin ölçekli bir mimari sağlıyor. Schneider Electric ile doğrulanmış bir referans tasarım geliştirmemiz sayesinde müşterilere yüksek yoğunluklu yapay zekâ kurulumlarını hızlandırabilecekleri, entegrasyon riskini azaltabilecekleri ve daha yüksek güven ve verimlilikle ölçeklenebilecekleri pratik bir yol haritası sunuyoruz.” Referans Tasarım AMD Helios Kurulumlarını Hızlandırıyor Yeni iş birliği, AMD’nin yapay zekâ platformlarındaki inovasyonunu Schneider Electric’in güç, soğutma ve dijital altyapı alanlarındaki uzmanlığıyla bir araya getiriyor. Böylece hem sıfırdan kurulacak yapay zekâ fabrikaları hem de yüksek yoğunluklu sistemlere dönüştürülecek mevcut ortamlar için daha sıkı biçimde entegre edilmiş bir kurulum yaklaşımı oluşturuluyor. Referans tasarım şu özellikleri destekliyor: Sıfırdan gerçekleştirilen kurulumlarda 10,4 MW’a kadar IT kapasitesine sahip yapay zekâ kümelerinden oluşan modüler ve çok kümeli ortamlarKabin başına 246 kW’a kadar yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yükleriSchneider Electric bünyesindeki Motivair’in soğutma sıvısı dağıtım ünitesi tabanlı çözümleri ile ısının yüzde 84’e kadarını ortamdan uzaklaştırabilen hibrit hava ve sıvı soğutma yaklaşımlarından yararlanan gelişmiş sıvı soğutma sistemleriAşağıdaki unsurları içeren dijital öncelikli bir altyapı yaklaşımı:Gerçek zamanlı izleme ve analitik, yapay zekâ destekli kestirimci bakım ve güç, soğutma ve BT sistemlerinin tamamında sistem düzeyinde optimizasyon sağlayan ETAP ve EcoStruxure™ IT Design CFD simülasyon araçlarıyla doğrulanmış elektrik ve termal tasarımAltyapı performansını modellemek, analiz etmek ve yönetmek için entegre Elektriksel Dijital İkiz özellikleriGerçek zamanlı izleme ve operasyonel görünürlük için AVEVA Unified Operations Center desteğiEntegrasyon karmaşıklığını ve kurulum riskini azaltmak amacıyla AMD Helios platformunun gereksinimlerine uygun güç ve soğutma altyapısı kurulumlarıTam yükte yaklaşık 1,12 seviyesine kadar düşebilen PUE ile daha yüksek enerji verimliliği Referans tasarım, ANSI standartlarına uygunluğu doğrulanmış şekilde geliştirildi. Çerçevenin gelecekte küresel uygulamalara yönelik IEC standartlarını da destekleyecek biçimde genişletilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WIN EURASIA 2026, Endüstrinin Geleceğini Şekillendiren Teknolojileri Sahaya Taşıyor Haber

WIN EURASIA 2026, Endüstrinin Geleceğini Şekillendiren Teknolojileri Sahaya Taşıyor

Hannover Fairs Turkey tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen WIN EURASIA; 13 Haziran’a kadar canlı demo alanları, gerçek zamanlı üretim senaryoları ve deneyim odaklı özel bölümleriyle üretimin geleceğine ev sahipliği yapacak. İmalat sanayisinin dönüşüm yolculuğuna 32 yıldır eşlik eden WIN EURASIA, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Hannover Fairs Turkey tarafından düzenlenen Uluslararası Otomasyon ve Makine Teknolojileri Fuarı WIN EURASIA 2026; kamu temsilcileri, sektör liderleri, küresel teknoloji markaları ve uluslararası satın almacıları aynı platformda buluşturdu. Toplam 55 bin metrekarelik alanda, altı salonda gerçekleştirilen fuar; 600’ün üzerinde marka ve 40 binden fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Fuar, dört gün boyunca üretim ekosisteminin tüm bileşenlerini aynı teknoloji altyapısında buluşturan bütüncül bir deneyim sunacak. Elektrik ve enerji otomasyonundan robotik sistemlere, dijital fabrika teknolojilerinden kaynak uygulamalarına kadar üretim sanayisinin tüm bileşenlerini kapsayan WIN EURASIA 2026, bu yıl özellikle bağlantılı üretim teknolojilerine odaklanan özel alanlarıyla öne çıkıyor. Gerçek zamanlı veri yönetimi, yapay zekâ destekli üretim optimizasyonu, akıllı sensör teknolojileri, kestirimci bakım sistemleri ve 5G altyapıları; fuar boyunca canlı uygulamalarla sektör profesyonelleriyle buluşuyor. Dünya makine ticareti 2 yıldır rekor kırıyor TİM Başkan Vekili ve Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu fuar açılışında yaptığı konuşmasında fuarların önemine değinerek, “Her zaman ürünlerimizin ve hizmetlerimizin tanıtıldığı önemli platformlar olarak hayatımızda var olacaklar. İple çekeceğimiz, sektörlerimiz için adeta görkemli bir şölen olarak değerlendirdiğimiz WIN EURASIA fuarımızı bir daha gerçekleştirmenin mutluluğu içerisindeyiz” dedi. Dünya makine ticaretinin 2 yıldır adeta rekor kırdığına dikkat çeken Kutlu Karavelioğlu, geçen yıl yüzde 7 artışla 35 trilyon dolarlık bir pazara ulaşıldığını kaydetti. Endüsri 4.0 ile başlayan sektörlerde üretim modellerinin entegrasyonu çok önemli hale getirdiğini ifade eden Kutlu Karavelioğlu, “Artık sadece robotları değil insan ile entegre olan tesisleri görüyoruz. Bu nedenle dijital yeteneklerin geliştirilmesi çok kıymetli. Makine sektörü ürün ve teknoloji, esneklik, niş alanlarda derinleşebilmek konularında oldukça tecrübeli hale geldi. Makine sektöründeki ürünler rekabetçidir. 200’den fazla ürün grubumuzda bu rekabeti hissediyoruz. Makine ihracatımız ile Türkiye’de ikinci, dünyada 9’uncu sırada yer alıyoruz” dedi. 30 binden fazla işletme ve 500 binin üzerinde istihdama sahip olduklarına dikkat çeken Kutlu Karavelioğlu, “60 milyar dolarlık üretim kapasitemiz ve 30 milyar dolara yakın da ihracata sahibiz. Katma değeri en yüksek ürünler sıralamasında da önemli rol oynuyoruz. 2025 yılında 185 milyar dolar, son 5 yılda ise 685 milyar dolar olan makine yatırımlarımız ile dünyanın en büyük pazarlarından biriyiz. Rekabetin yoğun olduğu bir sektördeyiz. Dışarıdan yatırım çekmeye de devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Sektör dijitalleşmenin lokomotifi konumunda Fuarın açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Gıyasettin Eyyüpkoca, makine ve otomasyon, hiç şüphesiz Türkiye ekonomisinin en stratejik sektörlerinden birisi olduğu belirterek, “Ülkemizin üretim kapasitesini, ihracat gücünü ve teknolojik bağımsızlığını doğrudan etkileyen bu alan; aynı zamanda katma değerli üretimin, dijitalleşmenin ve nitelikli istihdamın da lokomotifi. İşte böylesi önemli bir sektörde, altı ayrı fuarı tek çatı altında toplayan WIN EURASIA, yalnızca makinelerin değil; fikirlerin, emeğin ve geleceğe dair umutların da buluştuğu bir platform haline dönüştü. Bu veçheden baktığımızda, WIN EURASIA, yalnızca bir sergi alanı değil; ticaretin, iş birliğinin ve yeni ortaklıkların doğduğu, canlı bir ekonomik buluşma noktasıdır. Biz de İstanbul Ticaret Odası olarak, sanayicimizin ve girişimcimizin teknolojiyle buluşmasını, küresel rekabette güçlenmesini her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Şuna yürekten inanıyoruz: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, asıl değeri yaratan yine insandır; üreten zihindir, cesaretle yatırım yapan girişimcidir. İşte bu fuar da o insanları, o zihinleri ve o cesareti bir araya getirdiği için kıymetlidir” diye konuştu. “Üretimin geleceğini, sahada deneyimliyoruz” Fuarın açılışında konuşan Hannover Fairs Turkey & MENA Genel Müdürü Mehtap Gürsoy ise, üretim teknolojilerindeki dönüşümün teorik bir vizyondan çıkarak doğrudan üretim sahasına taşındığını vurguladı. Bugün sanayinin artık daha hızlı üretmekten ibaret olmadığının altını çizen Gürsoy, “Günümüzde sanayi, daha entegre, daha akıllı, daha sürdürülebilir ve daha verimli üretim modelleri; küresel rekabetin en belirleyici unsuru haline geldi. Yapay zekâdan endüstriyel IoT’ye, robotik sistemlerden 5G altyapılarına kadar birçok teknoloji artık birbirinden bağımsız değil; aynı üretim zincirinin birlikte çalışan parçaları olarak konumlanıyor. WIN EURASIA 2026’da da bu dönüşümü canlı uygulamalar ve deneyim alanlarıyla doğrudan sahaya taşıyoruz. WIN EURASIA’da, üretimin geleceğini şekillendiren büyük bir dönüşüm ekosistemini hep birlikte deneyimleyeceğiz. “dedi. 5G Arena ile bağlantılı üretim teknolojileri canlı olarak deneyimleniyor Fuarın en dikkat çekici bölümlerinin başında, Salon 7’de birlikte kurgulanan 5G Arena, Endüstriyel IoT Özel Alanı ve Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı geliyor. Teknoloji Çözüm Ortağı Türk Telekom, 5G Network Çözüm Ortakları Nokia & Opticoms ile Ev Sahibi ve Alt Yapı Ortağı İstanbul Fuar Merkezi iş birliğiyle hayata geçirilen 5G Arena’da; düşük gecikme süresi, yüksek veri aktarım kapasitesi ve gerçek zamanlı bağlantı teknolojilerinin üretim süreçlerine etkisi canlı uygulamalarla ziyaretçilere aktarılıyor. Bakım-onarım teknolojileri ilk kez özel bir platformda ele alınıyor WIN EURASIA 2026 kapsamında bu yıl ilk kez hayata geçirilen Bakım Onarım Atölyesi de fuarın öne çıkan bölümleri arasında yer alıyor. Üretimde verimlilik, operasyon sürekliliği ve plansız duruşların azaltılması gibi kritik başlıklara odaklanan alanda; canlı demo uygulamaları, teknik uzman anlatımları ve uygulamalı bakım süreçleri sektör profesyonelleriyle buluşuyor. Özel alanlar, yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlıyor Kaynak teknolojileri tarafında ise Kaynak Uygulama Alanı-Uçtan Uca Üretim Deneyimi ile lazer kesimden robotik kaynağa kadar tüm üretim süreci canlı olarak deneyimlenebiliyor. Urban Steel Rockstars iş birliğiyle oluşturulan networking hub ve kaynak şovları ise fuar deneyimini daha dinamik ve etkileşimli hale getiriyor. Kaynak teknolojileri alanında içerik üreten uluslararası influencer’ların da fuarda yer almasıyla birlikte, sektör profesyonelleri için yeni iş birliklerinin kapısı aralanıyor. WIN EURASIA 2026 ayrıca, Eleman.net iş birliğiyle hayata geçirilen İş & Kariyer Noktası’nda yapay zekâ destekli işe alım süreçlerinden genç yeteneklere yönelik kariyer uygulamalarına kadar sanayinin insan kaynağı dönüşümüne odaklanan özel bölümleriyle de sektörün geleceğine yön veren başlıkları gündeme taşıyor. Endüstriyel IoT Özel Alanı’nda veri odaklı üretim modelleri, akıllı sensör teknolojileri, endüstriyel haberleşme altyapıları ve kestirimci bakım çözümleri sergilenirken; Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı’nda ise insansı robotlar, otonom karar mekanizmaları ve üretimde yapay zekâ kullanım senaryoları sahada deneyimlenebiliyor. Bu alanlar, akıllı fabrikaların nasıl çalışacağını gerçek zamanlı üretim senaryoları üzerinden gösteren entegre bir teknoloji ekosistemi sunuyor. 250’yi aşkın uluslararası satın almacı, İstanbul’da bir araya geliyor WIN EURASIA 2026 hem teknoloji ve üretim çözümlerini hem de uluslararası ticaret ağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yıl Almanya, Çin, Japonya ve İtalya başta olmak üzere birçok ülkeden katılımcıyı ağırlayan fuar kapsamında; Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlerden 250’nin üzerinde nitelikli satın almacı Hosted Buyer Programı çerçevesinde İstanbul’da bir araya geldi. Dört gün boyunca devam edecek fuarda; endüstriyel dönüşüm, enerji verimliliği, sürdürülebilir üretim, otomasyon teknolojileri ve dijitalleşme başlıklarında konferanslar, paneller ve teknik oturumlar gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WIN EURASIA 2026 Üretimin Geleceğini Sahaya Taşıyor Haber

WIN EURASIA 2026 Üretimin Geleceğini Sahaya Taşıyor

İmalat sanayinin en önemli buluşmalarından biri olan WIN EURASIA, 32’nci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Hannover Fairs Turkey tarafından düzenlenen fuar, 10-13 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Bu yıl “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla düzenlenecek Uluslararası Otomasyon ve Makine Teknolojileri Fuarı WIN EURASIA 2026; otomasyon, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve bağlantılı üretim teknolojilerini aynı platformda buluşturarak sektörün dönüşüm yolculuğuna ışık tutacak. Fuar, elektrik ve enerji otomasyonundan robotik sistemlere, dijital fabrikalardan kaynak teknolojilerine kadar üretim ekosisteminin tüm bileşenlerini aynı teknoloji altyapısında buluşturan bütüncül bir deneyim sunacak. Sanayinin farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşacak Elektrik ve enerji otomasyonundan robotik sistemlere, dijital fabrika teknolojilerinden kaynak uygulamalarına kadar üretim sanayisinin tüm bileşenlerini kapsayan WIN EURASIA 2026’da; endüstriyel ve fabrika otomasyonu teknolojileri, makine otomasyonu, robotik kaynak sistemleri, kompresör ve basınçlı hava çözümleri ile birleştirme, kesme ve yüzey işlem teknolojileri sergilenecek. Sanayinin farklı disiplinlerini aynı çatı altında buluşturan fuar, ziyaretçilere üretim teknolojilerinin entegre yapısını deneyimleme fırsatı sunacak. Almanya, Çin, Japonya ve İtalya başta olmak üzere ülke pavilyonlarının yer alacağı fuarda; Almanya, Fransa, İspanya, Kanada, Polonya, Fas ve İsviçre’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkeden marka katılım sağlayacak. WIN EURASIA 2026, uluslararası marka ve pavilyon yapısıyla ziyaretçilerine global üretim ekosistemine doğrudan erişim imkânı sunacak. Nokia, Türk Telekom, İstanbul Fuar Merkezi ve Opticoms iş birliğiyle kurgulanan 5G Arena ise, düşük gecikme süresi ve yüksek veri aktarım kapasitesiyle üretim süreçlerini dönüştüren yeni nesil bağlantı teknolojilerini sahaya taşıyacak. Endüstriyel IoT ve yapay zekâ alanlarıyla entegre şekilde tasarlanan bu deneyim alanı, akıllı fabrikaların nasıl çalışacağını gerçek uygulamalar üzerinden gösteren özel bir teknoloji ekosistemi sunacak. 32’nci WIN EURASIA’ya özel, ilk kez gerçekleşecek deneyim alanları WIN EURASIA 2026 kapsamında bu yıl ilk kez hayata geçirilecek Endüstriyel IoT Özel Alanı ve Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı, üretim teknolojilerindeki yeni nesil dönüşümün merkezinde yer alacak. Gerçek zamanlı veri izleme sistemleri, yapay zekâ destekli üretim optimizasyonu, kestirimci bakım çözümleri, akıllı sensör teknolojileri ve 5G entegrasyonu gibi birçok yenilik ziyaretçiler tarafından canlı olarak deneyimlenebilecek. Fuarda ilk kez yer alacak olan Bakım Onarım Atölyesi de üretimde verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip bakım süreçlerini odağına alacak. Ağır sanayiden otomotive, enerjiden proses endüstrilerine kadar farklı sektörlerden profesyoneller; canlı uygulamalar, teknik uzman anlatımları ve demo çalışmalarıyla bakım-onarım teknolojilerini yerinde inceleme fırsatı bulacak. Kaynak Teknolojileri Fuar Alanında Canlı Deneyime Dönüşüyor Kaynak teknolojileri tarafında ise lazer kesimden robotlu kaynağa kadar tüm üretim sürecinin canlı olarak deneyimlenebileceği Kaynak Uygulama Alanı öne çıkacak. Urban Steel Rockstars iş birliğiyle gerçekleştirilecek networking etkinlikleri ve kaynak şovları sayesinde fuar deneyimi daha dinamik ve etkileşimli bir yapıya kavuşacak. Kaynak teknolojileri alanında içerik üreten uluslararası influencer’ların da fuarda yer almasıyla birlikte, sektör profesyonelleri için yeni iş birliklerinin kapısı aralanacak. Firmalar ile adaylar aynı platformda buluşacak WIN EURASIA 2026 hem teknoloji ve üretim çözümlerini hem de iş dünyasının geleceğini şekillendiren insan kaynağını da gündemine taşıyacak. Eleman.net iş birliğiyle oluşturulan İş & Kariyer Noktası kapsamında katılımcı firmalar ile adaylar aynı platformda buluşurken, yapay zekâ destekli işe alım süreçleri ve kariyer uygulamaları da ziyaretçilerle paylaşılacak. B2B görüşmelerle katılımcı firmalar yeni ihracat ve iş birliği fırsatları geliştirilecek Uluslararası ticaret hacmini güçlendirmeyi hedefleyen WIN EURASIA 2026’da Almanya, Çin, Japonya ve İtalya ülke pavilyonları yer alırken; Avrupa, MENA, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere birçok bölgeden 250’nin üzerinde nitelikli satın almacı Alım Heyeti Programı kapsamında İstanbul’da ağırlanacak. Hosted Buyer Networking alanında gerçekleştirilecek B2B görüşmelerle katılımcı firmalar yeni yeni ihracat bağlantıları kurma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme fırsatı yakalayacak. Ayrıca Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) iş birliğiyle düzenlenen WINovation Yarışması kapsamında yenilikçi projeler ödüllendirilerek sanayi ve teknoloji ekosistemine katkı sağlayan fikirler desteklenecek. WIN EURASIA Konferans Programları Sanayinin Geleceğine Işık Tutacak WIN EURASIA, fuar süresince düzenlenecek kapsamlı konferans programlarıyla sanayinin dönüşümüne yön veren başlıkları sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Salon 7 Ana Sahne ile Salon 8 Güç Aktarım ve Enerji Verimliliği Sahnesi’nde gerçekleştirilecek oturumlarda; dijital dönüşüm, otomasyon, yapay zekâ, endüstriyel IoT, 5G teknolojileri, kaynak teknolojileri, enerji verimliliği, sürdürülebilir üretim ve geleceğin üretim modelleri ele alınacak. Alanında uzman konuşmacıların katılımıyla düzenlenecek konferanslar, katılımcılara hem güncel teknolojileri yakından takip etme hem de sanayinin geleceğine dair yeni perspektifler kazanma fırsatı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji, Endüstriyel IoT ve Yapay Zeka Çözümleriyle Öne Çıkıyor Haber

Nu Teknoloji, Endüstriyel IoT ve Yapay Zeka Çözümleriyle Öne Çıkıyor

Endüstriyel IoT (Nesnelerin İnterneti) ve yapay zekâ destekli sistemler sayesinde üretim hatları mekanik yapılar olmaktan çıkarak; enerji tüketimini, performans kayıplarını, bakım ihtiyaçlarını ve olası arıza risklerini anlık olarak analiz edebilen akıllı sistemlere dönüşüyor. Nu Teknoloji, Endüstriyel IoT ve yapay zekâ destekli sistemlerle sanayide enerji verimliliği, uzaktan makine yönetimi ve üretim optimizasyonuna odaklanıyor. Bugün endüstriyel IoT teknolojileri, üretim sektöründe yalnızca otomasyon değil; maliyet yönetimi, enerji verimliliği ve rekabet avantajı açısından da kritik bir dönüşüm alanı olarak görülüyor. Küresel ölçekte endüstriyel IoT pazarı da hızlı büyüyor. Grand View Research verilerine göre, 2024 yılında yaklaşık 483 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel endüstriyel IoT pazarının 2030’a kadar 1,6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyümenin temelinde enerji verimliliği, kestirimci bakım, uzaktan yönetim teknolojilerine yönelik artan talep ve 5G IoT altyapılarının yaygınlaşmaya başlaması yer alıyor. Global endüstriyel IoT uygulamalarında, üretim tesislerinde enerji tüketiminde yüzde 10 ila yüzde 30 arasında optimizasyon sağlanabildiği, plansız makine duruşlarının ise önemli ölçüde azaltılabildiği belirtiliyor. Özellikle enerji maliyetlerinin yükseldiği ve üretim sürekliliğinin kritik hale geldiği sektörlerde veri odaklı üretim sanayi kuruluşları açısından stratejik önem taşıyor. Nu Teknoloji, geliştirdiği endüstriyel IoT ve yapay zekâ destekli sistemlerle; gerçek zamanlı veri takibi, enerji optimizasyonu, uzaktan erişim ve arıza tahmini gibi alanlarda sanayi kuruluşlarına yönelik çözümler geliştiriyor. Şirketin geliştirdiği sistemler mevcut üretim altyapılarına düşük yatırım maliyetiyle entegre edilebilirken, kablosuz haberleşme altyapısı sayesinde işletmelerin yüksek maliyetli yeni kablolama süreçlerine ihtiyaç duymadan ve üretimi durdurmadan dijital dönüşüm uygulamalarına geçiş yapabilmesine olanak sağlıyor. Ayşe Nur Koroğlu: “Geleceğin güçlü şirketleri, yalnızca büyük üretim tesislerine sahip olanlar değil; veriyi doğru okuyabilen, analiz edebilen ve yöneten şirketler olacak.” Nu Teknoloji’nin İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, sanayide rekabetin artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, veri yönetimiyle şekillendiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Sanayide dijital dönüşüm artık yalnızca otomasyon yatırımlarıyla sınırlı değil; veriyi doğru okuyabilen, analiz edebilen ve yöneten şirketler rekabette öne çıkıyor. Endüstriyel IoT sistemleri sayesinde makineler; enerji tüketiminden performans kayıplarına, bakım ihtiyaçlarından olası arıza risklerine kadar birçok veriyi anlık olarak aktarabiliyor. Yapay zekâ destekli analiz altyapıları ise bu verileri anlamlandırarak işletmelere operasyonel verimlilik, enerji optimizasyonu ve kestirimci bakım alanlarında önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle plansız duruşların azaltılması ve bakım süreçlerinin öngörülebilir hale gelmesi, üretim sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde üretimde rekabet avantajı, yalnızca kapasite artışıyla değil, enerji verimliliği, veri yönetimi ve dijital altyapı yetkinlikleriyle şekillenecek. Aynı zamanda veri güvenliği, kesintisiz haberleşme altyapıları ve yapay zekâ destekli otomasyon sistemleri sanayi şirketlerinin yatırım gündeminde daha fazla yer alacak. Nu Teknoloji olarak biz de üretim tesislerinin dijitalleşmesini kolaylaştıran, sahadan veri toplayan ve bu veriyi anlamlandıran sistemlerle sanayinin görünmeyen dijital altyapısını geliştirmeye odaklanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GEA’dan Sürdürülebilir Mühendislikte %60 Hedefi Haber

GEA’dan Sürdürülebilir Mühendislikte %60 Hedefi

GEA Türkiye Genel Müdürü İlker Damar, günümüzde mühendislik çözümlerinin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkileriyle birlikte ele alındığı sürdürülebilir mühendislik kavramının yükselişte olduğunu belirterek, “Biz de sürdürülebilirliği büyüme ve karlılık stratejilerinden ayrı bir hedef olarak ele almıyoruz. Müşterilerimiz için sürdürülebilirliği bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp, rekabet avantajı yaratan bir performans unsuruna dönüştürüyoruz. Bugün itibarıyla GEA Grup cirosunun yaklaşık olarak yüzde 45’i, enerji, su ve diğer kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan sürdürülebilir çözümlerden oluşuyor. Hedefimiz, 2030 itibarıyla bu oranı yüzde 60’ın üzerine taşımak…” dedi. Müşterileri açısından değer önerilerinin operasyonel süreklilik, öngörülebilirlik ve uzun vadeli performans olarak üç temel başlıkta şekillendiğine vurgu yapan Damar, açıklamalarına şöyle devam etti: “Sürdürülebilir mühendislik çözümlerimiz; enerji tüketimini düşüren, emisyonları azaltan ve üretim verimliliğini artıran sistemler sunarken, dijital izleme ve kestirimci bakım platformlarımız sayesinde tesisler daha şeffaf ve yönetilebilir hale geliyor. Dijital ikizler, bulut bağlantılı ekipmanlar ve veri analitiği destekli servis modelleriyle müşterilerimiz plansız duruş risklerini azaltıyor, bakım bütçelerini kontrol altına alıyor ve yatırım kararlarını veriye dayalı şekilde alabiliyor. Bu da özellikle dalgalı piyasa koşullarında operasyonel dayanıklılığı güçlendiren kritik bir avantaj sağlıyor.” Enerji verimliliği yatırımlarında geri dönüş süresi 18–36 ay GEA projelerinde enerji ve kaynak verimliliği yatırımlarının geri dönüş süresi, sektör ve uygulama alanına bağlı olmakla birlikte, çoğunlukla 18 ila 36 ay arasında gerçekleşiyor. Dijital optimizasyon, proses entegrasyonu ve atık ısı geri kazanımı gibi çözümler söz konusu olduğunda bu süre daha da kısalabiliyor. Özellikle dijital servislerle desteklenen tesislerde, yalnızca enerji maliyetlerinde değil; bakım, duruş ve ürün kaybı gibi dolaylı maliyetlerde elde edilen tasarruflar, toplam yatırım geri dönüşünü hızlandıran önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Artan maliyet baskılarının şirketleri dönüştürdüğünü belirten Damar, şunları söyledi: “Enerji verimliliği artık isteğe bağlı bir yatırım değil, finansal risk yönetiminin bir parçası. Artan enerji fiyatları ve regülasyon baskıları, şirketleri hızlı geri dönüş sağlayan projelere yönlendiriyor. Biz de enerji etütleri, yaşam döngüsü maliyet analizleri ve performans bazlı servis modelleriyle yatırım kararlarını daha öngörülebilir hale getiriyoruz.” Türkiye, yüksek dönüşüm potansiyeline sahip stratejik bir pazar Türkiye’nin GEA açısından güçlü sanayi altyapısı ve yüksek dönüşüm potansiyeliyle stratejik bir Pazar olduğunun da altını çizen İlker Damar, “GEA Türkiye olarak önceliğimiz, uluslararası Mission 30 hedeflerini yerel ihtiyaçlara uyarlayarak; ölçülebilir, uygulanabilir ve hızlı etki yaratan çözümler sunmak. Dijital izleme, uzaktan destek ve kestirimci bakım hizmetlerimizi yaygınlaştırırken; enerji ve su verimliliği yüksek ekipman kurulumları ve mevcut tesislerin modernizasyonuna odaklanıyoruz. Yerel mühendislik ve servis gücümüzle müşterilerimize yalnızca teknoloji değil, uzun vadeli operasyonel ortaklık sunuyoruz” diye konuştu. Regülasyonlar yeni fırsatlar sunuyor Günümüzde regülasyonlar, sanayi şirketleri için yalnızca bir uyum konusu olmaktan çıkıp, iş modellerini dönüştüren stratejik bir itici güç haline geliyor. Karbon raporlaması, enerji verimliliği standartları ve çevresel performans kriterleri, tesis yatırımlarından günlük operasyonlara kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. GEA’nın müşterilerini bu dönüşümde de yalnız bırakmadığını dile getiren Damar, “Emisyon azaltan teknolojiler, dijital raporlama altyapıları ve uyumlu tasarım çözümleriyle müşterilerimizin bu sürece hazır olmasını sağlıyoruz. Amacımız, regülasyonları bir yük olmaktan çıkarıp rekabet avantajına dönüştürmek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.