Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kimlik Avı

Kapsül Haber Ajansı - Kimlik Avı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kimlik Avı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KOBİ'ler Siber Suçluların Radarında Haber

KOBİ'ler Siber Suçluların Radarında

KOBİ sektöründeki BT ve BT güvenliği uzmanlarıyla gerçekleştirilen ankete göre; küresel çaptaki katılımcıların %58'i, Orta Doğu ve Afrika (META) bölgesindekilerin ise %82'si geçtiğimiz yıl en az bir siber olay yaşadığını ifade ediyor. Türkiye'de ise bu oran %58 olarak kaydedildi. Mısır'da %99, Suudi Arabistan'da %93 ve Güney Afrika'da %78 olarak ölçülen oran, Türkiye'de her ne kadar diğer META ülkelerine kıyasla daha düşük olsa da KOBİ'lerin siber olaylarla karşılaşma riskinin önemli ölçüde devam ettiğini gösteriyor. Katılımcıların en fazla zarar veren tehditler arasında gösterdiği başlıca saldırı türleri; kimlik avı saldırıları, yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının istismarı, kitlesel kötü amaçlı yazılım saldırıları, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim ve yapay zekâ güvenlik açıklarını hedef alan saldırılar oldu. En ciddi sonuçlardan biri olarak öne çıkan maddi kayıp, dünya genelindeki katılımcıların %22'si, META bölgesindeki katılımcıların ise %26'sı tarafından belirtildi. Türkiye kırılımında en ciddi siber olayın sonucu olarak maddi kayıp bildirenlerin oranı %26 oldu. Bu oran Suudi Arabistan'da %35, Güney Afrika'da %16 ve Mısır'da %15 olarak kaydedildi. Katılımcılar, saldırganların doğrudan maddi etkinin ötesinde, veri hırsızlığına yoğun şekilde odaklandığını belirtti. En sık hedef alınan bilgiler arasında müşterilere ait veriler (%35), finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler (%38), çalışanların kimlik bilgileri (%25) ve kuruluşun iş stratejisi (%23) yer aldı. Bu tablo, saldırganların paraya dönüştürülebilen veya daha sonraki saldırılarda kullanılabilecek değerli verileri ele geçirmeye yönelik stratejik bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Türkiye'deki katılımcıların yanıtlarında müşterilere ait kişisel verilerin çalınması (%35) ve çalışanlara ait kişisel verilerin çalınması (%35) en sık karşılaşılan saldırgan motivasyonları arasında ilk sırada yer aldı. Bunları %30 ile para sızdırılması izledi. Bu tablo, saldırganların paraya dönüştürülebilen veya daha sonraki saldırılarda kullanılabilecek değerli verileri ele geçirmeye yönelik stratejik bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Veriler, siber suçluların öncelikli olarak teknik ekipleri hedef aldığını ortaya koyuyor. En ciddi saldırıların %61'i BT departmanlarına, %46'sı ise BT güvenliği birimlerine yöneliyor. Türkiye verileri de benzer bir tabloya işaret ediyor: En fazla hedef alınan departmanlar %61 ile BT, %39 ile BT Güvenliği ve %22 ile Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) oldu. Muhasebe ve finans departmanları ise %24 ile en fazla hedef alınan üçüncü alan olarak öne çıkıyor. En ciddi siber olaylarda ortalama üç departmanın aynı anda etkilendiği görülüyor. Dikkat çekici bir diğer bulgu ise KOBİ'lerin müşteri hizmetleri kanalları üzerinden saldırıya uğrama oranının %21 ile orta ölçekli şirketlerdeki %15 ve büyük işletmelerdeki %17'lik orandan daha yüksek olması. Son dönemde yaşanan ihlaller, şirketleri süreçler, insan kaynağı ve teknoloji genelinde ek siber güvenlik önlemleri almaya yöneltti. Küresel ölçekte öncelikli adımların başında %24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin devreye alınması gelirken, bunu %23 ile üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerinin güçlendirilmesi ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarının iyileştirilmesi izliyor. Türkiye'de öne çıkan önlemler arasında ise tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerinin başlatılması veya güncellenmesi (%39) ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınması (%39) ilk sırada yer alıyor. Bunları %35 ile parola politikasının başlatılması veya güncellenmesi izliyor. Küresel ölçekte kuruluşların %22'si ise tüm çalışan cihazlarında güvenlik yazılımlarını devreye almaya ve BT ekiplerinin uzmanlığını geliştirmeye yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklanıyor. Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov bulgulara ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Siber olaylar, küçük ve orta ölçekli şirketlerde büyük holdinglere kıyasla çoğu zaman çok daha yıkıcı izler bırakıyor; hatta kısıtlı kaynaklara sahip bu işletmeler için doğrudan bir varoluş tehdidine dönüşebiliyor. KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlandırmalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var. Bu segmentteki amiral gemimiz Kaspersky Next Optimum, büyüyen işletmelerin esnek ve uzman seviyesindeki bir güvenliğe kolayca erişebilmesi için tasarlandı. Kullanıcılar, yeni özelleştirilebilir ek Güvenlik Modülleri sayesinde ana ürünün yeteneklerini genişleterek ortaya çıkan yeni risk ve ihtiyaçlara karşı savunma hatlarını güçlendirebiliyor.” Siber olayların neden olabileceği kayıpların riskini en aza indirmek için Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmelere aşağıdaki adımları değerlendirmelerini öneriyor: Gelişmiş saldırılara karşı bütçeye, işletmenin büyüklüğüne ve sektörel gereksinimlere uygun özel çözümler: Kaspersky Small Office Security Premium gibi kullanımı kolay yapısıyla uç noktalarda kötü amaçlı yazılımlar ve fidye yazılımları dahil gelişmiş tehditlere karşı koruma sağlarken çalışanlara yönelik güvenlik farkındalığı eğitimlerine erişim sunuyor. Bu özellikleriyle mikro işletmeler için ideal bir çözüm olarak öne çıkıyor. Farklı tehditlere karşı daha gelişmiş güvenlik yeteneklerine ihtiyaç duyan küçük ve orta ölçekli işletmeler ise Kaspersky Next Optimum çözümünü değerlendirebilir. Çözüm, gelişen saldırıları önlemeye, tehditleri erken aşamada tespit etmeye, olayları araştırmaya ve daha ciddi iş sonuçlarına yol açmadan önce müdahale etmeye yardımcı olan temel koruma özellikleri sunuyor. Günlük yedekleme: Yedekleme rutinlerini operasyonların bir parçası haline getirerek kritik bilgileri acil durumlara ve fidye yazılımı saldırılarına karşı güvence altına alın. Dahili süreçler oluşturun: Kurumsal kaynaklara ve bulut hizmetlerine erişim için sıkı erişim kontrolleri uygulayın; çalışanların işten ayrılması durumunda erişim yetkilerinin BT ekibi tarafından zamanında kaldırılmasını sağlayın. İnsan kaynaklı riskleri yönetin: Teknik kontrolleri güvenli internet kullanımı ve parola güvenliği konusunda sürekli eğitimlerle destekleyin ve yeni yazılımların yüklenmesi için BT onayını zorunlu hale getirin. Çalışanların sürdürülebilir siber güvenlik alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olmak için etkileşimli çevrim içi eğitimler ve simüle edilmiş kimlik avı kampanyaları sunan Kaspersky Automated Security Awareness Platform çözümünden yararlanın. Kaspersky ile GITEX AI Türkiye 2026'da buluşun 9-10 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek GITEX AI Türkiye 2026 kapsamında şirket, KOBİ'lerin karşı karşıya olduğu temel siber güvenlik sorunlarına ilişkin içgörülerini paylaşacak ve kuruluşların güvenliklerini güçlendirmelerine yardımcı olabilecek yaklaşım ve teknolojileri aktaracak. Kaspersky, Türkiye pazarındaki önde gelen iş ortağı Redington Türkiye ile birlikte H2-B50 numaralı stantta GITEX AI Türkiye 2026'da yer alacak. Etkinlik boyunca Kaspersky uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarıyla bilgi güvenliğindeki temel zorluklar, yeni ortaya çıkan siber güvenlik trendleri ve modern güvenlik teknolojileri hakkında görüş alışverişinde bulunacak. Ziyaretçiler, mevcut güvenlik önceliklerini Kaspersky uzmanlarıyla değerlendirme ve Kaspersky'nin siber güvenlik çözümleri hakkında daha fazla bilgi edinebilcek. *Küresel araştırma; Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere 18 ülkeden 1800 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Toplam örneklem içerisinde KOBİ segmenti 616 temsilci ile yer almıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Odyssey Filmi Dünya Çapında Heyecan Yaratırken Dolandırıcılar da Harekete Geçiyor Haber

Yeni Odyssey Filmi Dünya Çapında Heyecan Yaratırken Dolandırıcılar da Harekete Geçiyor

Christopher Nolan’ın yeni Odyssey filmi, 2026’nın en çok beklenen yapımları arasında gösterilerek yılın dünya çapında en çok konuşulan ve heyecanla beklenen prömiyerlerinden biri oldu. Ancak filmin dünya çapında vizyona girmesi, dolandırıcılık faaliyetlerinde de büyük bir artışı beraberinde getirdi. Siber suçlular, filmin vizyona girmesiyle oluşan devasa ilgiyi suistimal ederek kullanıcıları ücretsiz erişim vaatleriyle tuzağa düşürüyor. Dolandırıcılık yöntemi genelde şu şekilde işliyor: Saldırganlar, yeni filme ücretsiz erişim vaat eden ve gözünde daha inandırıcı görünmek adına genellikle kullanıcının anadilinde dublaj seçenekleri sunan sahte web siteleri hazırlıyor. İkna ediciliği artırmak amacıyla, sitede filmi daha önce "izlemiş" olduğunu iddia eden kullanıcılar tarafından bırakılmış sahte değerlendirme ve puanlamalara yer veriliyor. Ancak kullanıcılar filmi oynatmaya çalıştıklarında karşılarına sahte bir video oynatıcı çıkıyor ve içerikten "ücretsiz olarak yararlanmaya devam edebilmeleri" için kayıt olmaları isteniyor. Kayıt işlemlerini tamamlayıp izlemeye devam etmek isteyen kullanıcıların; e-posta adresi ad ve soyad gibi kişisel bilgilerini girmeleri talep ediliyor. Sonraki aşamalarda ise kullanıcıların ‘ücretsiz deneme’ sürümünü etkinleştirmek bahanesiyle bir parola oluşturmaları ve banka bilgilerini paylaşmaları isteniyor. Bu durum, özellikle birden fazla platformda aynı şifreyi kullanan mağdurlar için kimlik bilgilerinin çalınma riskini doğururken, doğrudan maddi kayıplara da yol açıyor. Kayıt aşamasında kullanıcılara sınırsız içerik erişimi vaat ediliyor, hesap oluşturmanın yalnızca bir dakika süreceği belirtiliyor ve birden fazla cihazda izleme imkanı sunulduğu vurgulanarak kullanıcıların kandırılma riski daha da artırılıyor. Dolandırıcılar, yöntemin temel yapısını değiştirmeden, olabildiğince geniş bir kitleye ulaşmak ve farklı dilleri konuşan kullanıcıları hedeflemek amacıyla benzer web sitelerini çok sayıda dilde yayına alıyor. Kaspersky Kıdemli Web İçerik Analisti Olga Altukhova konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor: "Dolandırıcıların, Odyssey gibi yüksek profilli prömiyerleri fırsat bilerek büyük yapımları heyecanla bekleyen hayranların merakını ve sadakatini suistimal ettiğine sıkça şahit oluyoruz. Henüz yeni vizyona girmiş ve sinemalarda gösterimi devam eden bir filmin şüpheli veya bilinmeyen bir platformda aniden karşılarına çıkması durumunda kullanıcıların ekstra temkinli olması gerekiyor. Kişisel verileri korumak ve olası finansal kayıpların önüne geçmek adına içeriklere yalnızca resmi platformlar üzerinden erişilmesini, Truva atına dönüşebilecek bu tür tuzaklardan uzak durulmasını önemle tavsiye ediyoruz." Kaspersky, dolandırıcıların hedefi olmamak için kullanıcılara şu önlemleri almalarını öneriyor: Web sitelerinin güvenirliğini kontrol edin: Kişisel verilerinizi girmeden önce sitelerin güvenilirliğini doğrulayın; film izlemek veya indirmek için yalnızca resmi web sitelerini kullanın. URL biçimlerini ve şirket adlarının yazılışını iki kez kontrol edin. Ödeme bilgilerinizi güvenceye alın: Kredi kartı veya banka hesabı bilgilerinizi doğrudan riske atmamak için alışverişlerinizde ön ödemeli kartlar ya da güvenli ödeme servisleri tercih edin. Güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın: Kaspersky, giderek karmaşıklaşan siber tehditlere karşı gelişmiş koruma sağlamak amacıyla çözümlerini AI destekli dolandırıcılık koruma teknolojileriyle sürekli güçlendiriyor. Bu teknolojiler; makine öğrenimi tabanlı kimlik avı önleme algoritmalarını, gerçek zamanlı davranış izlemeyi ve Veri Sızıntısı ile Kimlik Hırsızlığı denetleyicilerini bir araya getiriyor. Çok faktörlü doğrulamayı etkinleştirin ve hesaplarınızı izleyin: Hesaplarınızda ve finansal uygulamalarınızda İki Faktörlü Doğrulamayı (2FA) etkinleştirin; yetkisiz işlemlere karşı hesap hareketlerinizi düzenli olarak kontrol edin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Saldırganların Yeni Hedefi Tatilciler Haber

Siber Saldırganların Yeni Hedefi Tatilciler

Türkiye, Güney Afrika ve Mısır da dâhil olmak üzere 20’den fazla ülkede bulunan Kaspersky çalışanları; kendi ülkelerinde mutlaka görülmesi gereken yerleri ve deneyimleri aktarırken, gezginlerin bu destinasyonlarda karşılaşabileceği dijital risklere dair ilk elden kritik değerlendirmeler sunuyor. En Çok Hedef Alınan Sektör: Ulaşım ve Biletleme Platformları Günümüzde bir seyahat planlamak; araç paylaşım uygulamaları, hava yolu şirketleri ve çevrim içi seyahat acenteleri arasında mekik dokumak anlamına geliyor. Bu süreç genellikle çok sayıda sekme ve cihaz üzerinden, üstelik avantajlı teklifleri kaçırmama telaşıyla yürütülüyor. İşte bu aciliyet hissi, tanıdık markalara duyulan güven ve platformlar arası yoğun trafik; meşru ulaşım ve seyahat hizmetlerini taklit ederek oltalama sayfaları, sahte uygulamalar ve dolandırıcılık odaklı teklifler sunan siber korsanlar için biçilmiş kaftan oluşturuyor. Kaspersky araştırmacıları, önde gelen ulaşım markalarının* adı kullanılarak yayılan siber tehditleri mercek altına aldı. Q2 2025 ile Q1 2026 tarihleri arasında Kaspersky çözümleri, bu markalarla ilişkilendirilen 262.663 engelleme kaydetti. Emirates markası taklit edilerek yapılan saldırılar, ulaşım kategorisindeki tüm tespitlerin %61’ini oluşturarak ilk sırada yer alırken; bunu %37 ile Uber takip etti. Bu kategoride gözlemlenen hareketliliğin ezici bir çoğunluğunun sektör lideri iki marka üzerinden yürütülmesi, saldırganların çabalarını geniş kitlelere ve yüksek ödeme trafiğine sahip tanınmış hizmetler üzerinde yoğunlaştırdığını gösteriyor. Ulaşım markalarıyla ilişkilendirilen dosya ve nesneler arasında en yaygın tespit edilen tehdit türü %30,5 ile Truva atları (Trojan) olurken, bunu %22,5 ile Bankacılık Truva Atları (Trojan-Banker) izledi. Bu kötü amaçlı yazılımlar doğrudan banka giriş bilgilerini ve ödeme verilerini çalmak üzere tasarlanıyor. Bir başka deyişle, ulaşım markalarını taklit eden siber suçlular yalnızca rezervasyon detaylarının peşinde değil; vakaların büyük çoğunluğunda doğrudan kullanıcının banka hesabını hedef alıyor. İrlanda hava yolu şirketi Ryanair’i taklit eden bir kimlik avı sayfası örneği Kaspersky araştırmacılarının tespit ettiği dolandırıcılık yöntemlerinden biri, Ryanair’i taklit eden ve mağdurlara“tazminat almaya hak kazandıklarını” söyleyen klasik bir dolandırıcılık senaryosu. Mağdurlara, uçuşları nedeniyle tazminat ödemesi almaya hak kazandıklarını belirten bir mesaj gönderiliyor. Ardından hesap bilgilerini girmeleri veya paranın ödenmesi için küçük bir “işlem ücreti” ödemeleri isteniyor. Dolandırıcılık, kurbanları harekete geçmeye zorlamak için yoğun bir aciliyet duygusu yaratıyor ve sözde teklifin sona ermesine yalnızca birkaç saniye kaldığı izlenimini veriyor. Bu tür aşırı zaman baskısı önemli bir uyarı işareti. Meşru tazminat talepleri, kişileri saniyeler içinde karar vermeye zorlayacak şekilde süreyle sınırlandırılmaz ve hava yolu şirketleri geri ödeme işlemi için önceden ücret talep etmez. Rezervasyon platformları ve seyahat hizmetleri: Küçük ama ciddi bir risk Kaspersky, ulaşım markalarının yanı sıra seyahat ve konaklama hizmetlerini taklit eden tehditleri de inceledi.** Q2 2025 ile Q1 2026 arasında bu markalarla ilişkili 5.414 saldırı girişimi tespit edildi. Bu hizmetlerin adı altında en sık dağıtılan tehditler ise %54,6 ile yine Truva atları oldu. Seyahat hizmeti hesapları; ödeme bilgilerini, kişisel verileri, geçmiş rezervasyonları ve konaklama/etkinlik sağlayıcılarıyla yapılan yazışmaları içerdiğinden siber suçlular için cazip birer hedef haline geliyor. Güvenilir platformları taklit eden kötü amaçlı dosyalar veya sayfalar; kimlik bilgilerini çalmak, ödeme verilerini ele geçirmek, cihaza ek kötü amaçlı yazılımlar yüklemek veya kurbanın cihazına doğrudan erişim sağlamak amacıyla tasarlanabiliyor. Booking.com’u taklit eden bir kimlik avı sayfası örneği Booking.com’u taklit eden başka bir dolandırıcılık yönteminde ise mağdurlar, gerçek bir rezervasyon sayfasını andıran sahte bir sayfaya yönlendiriliyor ve rezervasyonu tamamlamak amacıyla kişisel ve ödeme bilgilerini girmeleri isteniyor. Ancak işlem tamamlandığında gerçekte herhangi bir rezervasyon oluşturulmuyor ve para doğrudan dolandırıcılara aktarılıyor. Sahte sayfa, gerçek Booking.com ödeme adımlarını o kadar yakından taklit ediyor ki kurbanlar çoğu zaman durumun farkına ancak seyahat ettikleri destinasyona ulaştıklarında ve adlarına herhangi bir rezervasyon bulunmadığını öğrendiklerinde varıyor. Kaspersky Baş Güvenlik Araştırmacısı Evgeny Kuskov konuyla ilgili şunları söyledi: “Seyahat markaları; güven, aciliyet ve ödeme işlemlerinin kesiştiği benzersiz bir noktada bulunuyor. Bu da onları, meşru görünerek kullanıcıları kandırmaya çalışan siber suçlular için son derece cazip hedefler haline getiriyor. İnsanlar uçuş veya araç rezervasyonu yaparken çoğu zaman hızlı hareket ediyor, birden fazla sekmede fiyat karşılaştırıyor ve iyi bir fırsat ya da hesaplarıyla ilgili bir sorun gibi görünen herhangi bir şeye tıklamaya daha yatkın oluyor. Ulaşım markalarına ilişkin verilerimizde dikkat çeken noktalardan biri, en çok hedef alınan markaların araç çağırma hizmetlerinden tam kapsamlı hava yolu şirketlerine kadar birbirinden tamamen farklı hizmetleri kapsaması. Bu da saldırganların tek bir alana odaklanmak yerine geniş bir ağ attığını gösteriyor.” Seyahat ilhamı almak ve detaylara ulaşmak için Kaspersky çalışanlarının kendi ülkelerindeki görülmeye değer yerleri, lezzetleri ve deneyimleri paylaştığı Kaspersky Güvenli Seyahat İpuçları platformunu ziyaret edebilirsiniz. Proje aynı zamanda seyahat odaklı oltalama ve ödeme dolandırıcılıklarından güvenli olmayan halka açık Wi-Fi ağlarına kadar gezginlerin karşılaşabileceği dijital tehditlere dikkat çekiyor; seyahat planlama, rezervasyon ve tatil sürecinde korunmaya yönelik pratik tavsiyeler sunuyor. Kaspersky’den seyahat dolandırıcılıklarına karşı korunmak için öneriler: Doğrudan resmi web siteleri veya uygulamalar üzerinden rezervasyon yapın: E-posta, mesaj veya sosyal medya üzerinden gelen "rezervasyonunuz" ya da fırsat bağlantılarına tıklamaktan kaçının; bunun yerine doğrudan ilgili hava yolu, araç paylaşım veya rezervasyon platformunun resmi adresine gidin.Ödeme bilgilerini girmeden önce URL’yi iki kez kontrol edin: Hava yolu, ulaşım veya rezervasyon sitelerini taklit eden oltalama sayfaları, ilk bakışta fark edilmesi zor sahte (lookalike) alan adları kullanır."Gerçek olamayacak kadar iyi" tekliflere şüpheyle yaklaşın: Özellikle acil eylem gerektiren veya banka transferi, hediye kartı gibi alışılmadık ödeme yöntemleri talep eden tekliflere karşı dikkatli olun.Güçlü ve benzersiz parolalar kullanın: Seyahat ve ulaşım hesaplarınız için karmaşık şifreler belirleyin ve sunulan tüm platformlarda çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) etkinleştirin.Uygulamaları yalnızca resmi mağazalardan indirin: Ulaşım ve seyahat uygulamalarını indirmeden önce kullanıcı yorumlarını ve istenen izinleri mutlaka inceleyin.Hesap hareketlerinizi düzenli kontrol edin: Seyahat rezervasyonlarının ardından banka ve kredi kartı ekstrelerinizi takip edin, şüpheli işlemleri vakit kaybetmeden bankanıza bildirin.Sadece güvenilir QR kodları taratın: İşlem yapmadan önce web adresi ve ödeme detaylarını dikkatlice doğrulayın; meşruiyeti onaylanmamış QR kod bağlantılarından dosya veya uygulama indirmekten kaçının. Kaspersky Premium bünyesindeki Güvenli QR Tarayıcı özelliği, kod içerisindeki bağlantıları denetleyerek zararlı veya oltalama amaçlı bir site tespit edildiğinde sizi anında uyarır.Yapay zekâ destekli korumadan yararlanın: Kaspersky Premium, hassas verilerinizi paylaşmadan önce oltalama sitelerini ve sahte ödeme sayfalarını tespit etmek için makine öğrenimi, gerçek zamanlı izleme ve kimlik hırsızlığı kontrollerini bir arada sunar.Halka açık Wi-Fi ağlarında VPN kullanın: Bağlantınızı şifreleyen Kaspersky Premium VPN, ortak ağlarda seyahat servislerine, e-postalarınıza veya çevrim içi hesaplarınıza erişirken ekstra bir güvenlik katmanı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sosyal Medya Paylaşımlarında Dikkat Edilmesi Gereken 10 Nokta Haber

Sosyal Medya Paylaşımlarında Dikkat Edilmesi Gereken 10 Nokta

Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. ESET uzmanlarına göre, “sadece arkadaşlarım görüyor” sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor. Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir Uzmanlar sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir istihbarat kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Bu nedenle her paylaşım öncesi şu soruyu sormakta fayda var: “Bu bilgi gerçekten çevrim içi olmalı mı?” Gizlilik ayarları kadar farkındalık da önemli Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Ancak asıl güvenlik, bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir. Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta: Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.Tatil planlarınızı tüm detaylarıyla gözler önüne sermeyin. Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.Konum bilgilerinizi paylaşırken dikkatli olun. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir. Sizin olan siz de kalsın. Çocukların fotoğraflarını paylaşırken her zaman hassas davranın. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.Kurumsal yapıya uygun hareket edin, işle ilgili serzenişlerinizi açık platformlarda yapmayın. Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.Finansal bilgilerinize dikkat edin. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatlerinin kimlik avı girişimi olabileceğini unutmayın.Ekran görüntüsü paylaşırken dikkatli olun. Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Saldırılarda Yapay Zeka Etkisi Dikkat Çekiyor  Haber

Siber Saldırılarda Yapay Zeka Etkisi Dikkat Çekiyor 

Rapora göre 2026’nın ilk yarısı, saldırganların operasyonlarının verimliliğini ve ölçeklenebilirliğini nasıl geliştirmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yapay zekâ (AI), bu gelişmede giderek daha önemli bir rol oynuyor. ESET, yapay zekâ ajanları tarafından kullanılan küçük işlevsel bileşenler olan yaklaşık 900 bin yapay zekâ becerisini analiz etti. On binlerce şüpheli ile binlerce açıkça kötü amaçlı örneği tespit etti. Yapay zekâ, kötü amaçlı yazılımların içinde de görülmeye başlıyor: ESET araştırmacıları, yürütme akışında üretken yapay zekâ kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy’ı tespit etti. ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč “Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zekâ becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor. Öte yandan, PromptSpy gelecekteki tehditlerde esnekliğin artma potansiyelini gösteriyor – ancak LLM’lerde kötüye kullanıma karşı dâhil edilen koruma önlemleri, bu teknolojinin benimsenmesini muhtemelen yavaşlatıyor” açıklamasını yaptı. Yapay zekâ becerileri, bir AI ajanına hangi hizmetleri veya araçları kullanacağı ve hangi verilere erişeceği dâhil olmak üzere belirli bir görevi nasıl yerine getireceğini söyleyen küçük eklentiler veya talimat setleridir. Yayımlanan rapor, Mimikatz veya Impacket gibi üçüncü taraf hackleme araçlarını kullanan kötü amaçlı yapay zekâ becerileri ile kalıcılık mekanizması (JSON dosyası) oluşturmak üzere tasarlanmış şüpheli, kendini değiştiren beceriler ve kendini değiştirmeye yarayan bir araç (Python kodu) hakkındaki ayrıntıları ele alıyor. Bu durum, ajanın öngörülemez davranışlarına veya bir saldırgan tarafından kötüye kullanılmasına yol açabilir. Son olarak, güvenlik tarayıcıları olarak pazarlanan, sahte bir güvenlik hissi yaratan ancak yalnızca temel tarama tekniklerini uygulayan (1990’ların antivirüs araçları gibi) ya da VirusTotal’da hash’lerin, URL’lerin ve IP adreslerinin itibarını sorgulayan, zararsız ancak sorunlu beceriler de bulunmaktadır. Sahte hata mesajlarından yararlanan bir sosyal mühendislik tekniği olan ClickFix, sahte CAPTCHA uyarılarının ötesine geçerek yapay zekâ temalı yardım sayfalarına, tarayıcı uzantılarına ve bulut kimlik doğrulama senaryolarına yayılmış durumda. AI-fix, saldırganların üretken yapay zekâya duyulan güveni nasıl istismar ettiğini göstermektedir; saldırganlar, yapay zekâ devlerinin alan adlarını kötüye kullanan sayfalarda, var olmayan sorunlara yönelik yapay zekâ tarafından üretilmiş sorun giderme içeriklerine ClickFix saldırı zincirlerini yerleştiriyor. ConsentFix ise kimlik bilgilerini çalma gereği duymadan bulut hesaplarını ele geçirmek için ClickFix tarzı etkileşimi OAuth yetkilendirme suistimaliyle birleştiren ve genellikle çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlayarak tamamen meşru oturum açma iş akışlarına dayanan, token hırsızlığına doğru bir evrimi vurgulamaktadır. ESET’in bu vektöre ilişkin tespitleri, 2025’in ikinci yarısı ile 2026’nın ilk yarısı arasında iki katından fazla artmış olup, bu durum faaliyetlerin devam ettiğini ve saldırganların uyum sağladığını göstermektedir. QR kodu kimlik avı rekor seviyelere ulaştı Oltalama kampanyaları da kullanıcı davranışlarına yanıt olarak gelişiyor. “Quishing” olarak da bilinen QR kodu oltalama, ESET telemetri verilerinde rekor seviyelere ulaştı saldırganlar, denetimleri atlatmak ve kullanıcı etkileşimini mobil cihazlara kaydırmak için QR kodlarına kötü amaçlı bağlantılar yerleştiriyor, aynı zamanda birçok kişinin kare desenli barkodlara duyduğu örtük güveni istismar ediyor. 2026 yılının ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11’i QR kodlarını kullanıyordu ve QR kodu kimlik avı tehditleri en çok ABD’de (tespitlerin %19’u), İspanya’da (%17) ve Meksika’da (%6) yaygındı. Fidye saldırıları devam ediyor Fidye yazılımı faaliyetlerinde herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmedi; saldırılar sırasında güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmak üzere tasarlanmış EDR katilleri kullanımına devam edildi. ESET Research, gerçek ortamda kullanılan 100'den fazla farklı EDR katili belgeledi ve yeni varyantlar düzenli olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de ödeme yapmaya istekli kurbanların sayısı tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Son zamanlarda yayımlanan üç sektör raporu, ödeme yapan kurbanların oranının yüzde 14–28 arasında olduğunu bildirerek bu düşüş eğilimini doğruladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor Haber

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor

WatchGuard tarafından hazırlanan "2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu" verilerine göre, çalışanların yüzde 64'ü iş için yetkisiz yapay zeka araçları kullandığını itiraf ederek çoğu kurumun yönetmek için yeterli görünürlüğe sahip olamadığı ve hızla büyüyen gölge yapay zeka sorununa katkıda bulunuyor. Aynı zamanda yaygın çalışma alanı alışkanlıkları riski artırmaya devam ediyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifrelerini yeniden kullanırken yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanıyor ve yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişerek kurumları kimlik bilgisi hırsızlığına, veri engellemeye ve yetkisiz erişime maruz bırakıyor. Yapay Zeka Kullanımı Arttıkça Görünürlük Boşlukları Derinleşiyor Tüketiciye yönelik yapay zeka araçları, çoğu kurumun henüz resmi bir yönetişim duruşuyla ele alamadığı, hızla büyüyen bir güvenlik riski kategorisini başlattı. Raporda belirtildiği üzere, katılımcıların yüzde 30'undan azı kurumlarının kullanılan yazılımların doğru bir envanterini tuttuğuna inanırken, yaklaşık yüzde 40'ı şirketlerinin çalışanlarının kullandığı uygulamalara dair tam görünürlük olmadan faaliyet gösterdiğini söylüyor. Onaylanmış araçlar ve hangi bilgilerin dışarıya aktarılabileceğine dair kurumsal rehberlik de dâhil olmak üzere bu yönetişim eksikliği, BT ve siber güvenlik ekipleri için tehlikeli bir kör nokta oluşturuyor. Yaygın Güvensiz Çalışma Alışkanlıkları Kurumları Savunmasız Bırakıyor Gölge yapay zekanın ötesinde yaygın çalışan davranışları, kurumsal güvenlik protokollerini zayıflatmayı ve bilgisayar korsanları için fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifreleri birden fazla hesapta yeniden kullandığını itiraf ediyor. Bu durum ele geçirilmiş tek bir kimlik bilgisinin bile kurumu hesapların ele geçirilmesine, yanal hareketlere ve birden fazla sistem, platform ve uygulama genelinde önemli veri sızıntılarına karşı savunmasız bıraktığı anlamına geliyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 30'u şifrelerini başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışanların yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanırken yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişiyor. Bu tablo kurumun saldırı yüzeyini önemli ölçüde genişletirken, güvensiz bağlantıları hedefleyen ortadaki adam saldırıları ve diğer tehditler yoluyla veri engelleme, kimlik bilgisi hırsızlığı ve yetkisiz ağ erişimine maruz kalma riskini artırıyor. Ayrıca çalışanların yüzde 55'i iş cihazlarını kişisel faaliyetler için kullanarak kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, kimlik avı saldırıları ve kurumsal güvenlik kontrollerini aşabilecek uygulama veya web sitelerine maruz kalma riskini artırıyor. Hibrit ve uzaktan çalışmanın yaygın olarak benimsenmesi kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak saldırganlara kurumsal verileri ele geçirmek için yeni fırsatlar yaratırken güvenlik ekiplerinin riski etkili bir şekilde azaltmasını zorlaştırıyor. İnsan Davranışını Yönetmek Temel Bir Gereklilik Haline Geliyor Artan üretkenlik baskıları, gelişen çalışma ortamları ve hızlı teknoloji adaptasyonu iş gücü genelinde riskli davranışları yönlendiriyor. Yaşananlar yönetilen hizmet sağlayıcılarının KOBİ'lere ciddi olaylara yol açmadan önce siber güvenlik hijyeni boşluklarını gidermelerinde yardımcı olmaları için net bir fırsat yaratıyor. Maruz kalma riskini azaltmak için WatchGuard KOBİ'lerin ve MSP iş ortaklarının şifre yöneticilerini ve Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı zorunlu kılmak, yetkisiz gölge teknoloji kullanımını belirlemek, net yapay zeka kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturmak, VPN ve sıfır güven yaklaşımlarıyla korumayı ofis dışına taşımak ve teknik göstergelerin yanı sıra insan riski metriklerini izlerken sürekli güvenlik eğitimleri uygulamak olmak üzere altı pratik adıma odaklanmalarını öneriyor. Kurumların güvenlik araçlarına yatırım yaptığını ancak birçoğunun çalışanların gerçekte nasıl çalıştığına dair görünürlükten hala yoksun olduğunu belirten WatchGuard Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, "Yapay zeka kullanımından şifre uygulamalarına kadar günlük davranışlar geleneksel kontrollerin çözmek için tasarlanmadığı riskler yaratıyor. Kurumlar yeni teknolojileri benimsedikçe ve dağıtılmış çalışmayı destekledikçe, insan davranışını yönetmek temel bir gereklilik haline geliyor. MSP'ler için bu tablo teknolojinin ötesine geçerek kullanıcı riski görünürlüğü, politika yönetişimi ve sürekli güvenlik farkındalığına doğru genişlemek adına büyük bir fırsat sunuyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard, 2026 Siber Güvenlik   Hijyen Raporunu Yayınladı Haber

WatchGuard, 2026 Siber Güvenlik Hijyen Raporunu Yayınladı

WatchGuard tarafından hazırlanan "2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu" verilerine göre, çalışanların yüzde 64'ü iş için yetkisiz yapay zeka araçları kullandığını itiraf ederek çoğu kurumun yönetmek için yeterli görünürlüğe sahip olamadığı ve hızla büyüyen gölge yapay zeka sorununa katkıda bulunuyor. Aynı zamanda yaygın çalışma alanı alışkanlıkları riski artırmaya devam ediyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifrelerini yeniden kullanırken yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanıyor ve yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişerek kurumları kimlik bilgisi hırsızlığına, veri engellemeye ve yetkisiz erişime maruz bırakıyor. Yapay Zeka Kullanımı Arttıkça Görünürlük Boşlukları Derinleşiyor Tüketiciye yönelik yapay zeka araçları, çoğu kurumun henüz resmi bir yönetişim duruşuyla ele alamadığı, hızla büyüyen bir güvenlik riski kategorisini başlattı. Raporda belirtildiği üzere, katılımcıların yüzde 30'undan azı kurumlarının kullanılan yazılımların doğru bir envanterini tuttuğuna inanırken, yaklaşık yüzde 40'ı şirketlerinin çalışanlarının kullandığı uygulamalara dair tam görünürlük olmadan faaliyet gösterdiğini söylüyor. Onaylanmış araçlar ve hangi bilgilerin dışarıya aktarılabileceğine dair kurumsal rehberlik de dâhil olmak üzere bu yönetişim eksikliği, BT ve siber güvenlik ekipleri için tehlikeli bir kör nokta oluşturuyor. Yaygın Güvensiz Çalışma Alışkanlıkları Kurumları Savunmasız Bırakıyor Gölge yapay zekanın ötesinde yaygın çalışan davranışları, kurumsal güvenlik protokollerini zayıflatmayı ve bilgisayar korsanları için fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifreleri birden fazla hesapta yeniden kullandığını itiraf ediyor. Bu durum ele geçirilmiş tek bir kimlik bilgisinin bile kurumu hesapların ele geçirilmesine, yanal hareketlere ve birden fazla sistem, platform ve uygulama genelinde önemli veri sızıntılarına karşı savunmasız bıraktığı anlamına geliyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 30'u şifrelerini başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışanların yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanırken yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişiyor. Bu tablo kurumun saldırı yüzeyini önemli ölçüde genişletirken, güvensiz bağlantıları hedefleyen ortadaki adam saldırıları ve diğer tehditler yoluyla veri engelleme, kimlik bilgisi hırsızlığı ve yetkisiz ağ erişimine maruz kalma riskini artırıyor. Ayrıca çalışanların yüzde 55'i iş cihazlarını kişisel faaliyetler için kullanarak kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, kimlik avı saldırıları ve kurumsal güvenlik kontrollerini aşabilecek uygulama veya web sitelerine maruz kalma riskini artırıyor. Hibrit ve uzaktan çalışmanın yaygın olarak benimsenmesi kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak saldırganlara kurumsal verileri ele geçirmek için yeni fırsatlar yaratırken güvenlik ekiplerinin riski etkili bir şekilde azaltmasını zorlaştırıyor. İnsan Davranışını Yönetmek Temel Bir Gereklilik Haline Geliyor Artan üretkenlik baskıları, gelişen çalışma ortamları ve hızlı teknoloji adaptasyonu iş gücü genelinde riskli davranışları yönlendiriyor. Yaşananlar yönetilen hizmet sağlayıcılarının KOBİ'lere ciddi olaylara yol açmadan önce siber güvenlik hijyeni boşluklarını gidermelerinde yardımcı olmaları için net bir fırsat yaratıyor. Maruz kalma riskini azaltmak için WatchGuard KOBİ'lerin ve MSP iş ortaklarının şifre yöneticilerini ve Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı zorunlu kılmak, yetkisiz gölge teknoloji kullanımını belirlemek, net yapay zeka kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturmak, VPN ve sıfır güven yaklaşımlarıyla korumayı ofis dışına taşımak ve teknik göstergelerin yanı sıra insan riski metriklerini izlerken sürekli güvenlik eğitimleri uygulamak olmak üzere altı pratik adıma odaklanmalarını öneriyor. Kurumların güvenlik araçlarına yatırım yaptığını ancak birçoğunun çalışanların gerçekte nasıl çalıştığına dair görünürlükten hala yoksun olduğunu belirten WatchGuard Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, "Yapay zeka kullanımından şifre uygulamalarına kadar günlük davranışlar geleneksel kontrollerin çözmek için tasarlanmadığı riskler yaratıyor. Kurumlar yeni teknolojileri benimsedikçe ve dağıtılmış çalışmayı destekledikçe, insan davranışını yönetmek temel bir gereklilik haline geliyor. MSP'ler için bu tablo teknolojinin ötesine geçerek kullanıcı riski görünürlüğü, politika yönetişimi ve sürekli güvenlik farkındalığına doğru genişlemek adına büyük bir fırsat sunuyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Suçlular Yaz Sezonunu Açtı Haber

Siber Suçlular Yaz Sezonunu Açtı

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET internette karşılaşabileceğiniz dolandırıcılıklara yönelik uyarılarını paylaştı. Sahte ücretsiz seyahatlerden sahte kiralık evlere kadar hem seyahatlerinizden önce hem de seyahatleriniz sırasında karşılaşabileceğiniz bazı tehditleri ve bu tehditlere karşı hangi önlemleri alabileceğinizi sıraladı. En yaygın dolandırıcılık türleri İndirimli biletler veya tatiller. Siber suçlular bazen tatiller, uçuşlar, oteller ve diğer paketler için çok indirimli fırsatlar sunarlar. Bu durumda, biletler yasal olabilir ancak indirimli olmalarının nedeni çalıntı kartlarla veya ele geçirilmiş sadakat hesaplarıyla satın alınmış olmalarıdır. Sosyal medya, spam e-postalar ve hatta robot telefon aramaları aracılığıyla reklamları yapılabilir. Sahte kiralık evler. İnternet üzerinden kiralanan yazlık evlerin ticareti giderek artıyor. Dolandırıcılar genellikle yasal kiralama veya ilan sitelerine kendi ilanlarını eklerler. Bu mülkler ya mevcut değil veya kiralık değil ya da siz gittiğinizde iki defa kiralanmış olacaktır. Kiralık evinizi sahte ilanlara karşı koruma sağlayan özel saygın siteler üzerinden rezerve edin. Klon siteleri. Kimlik avı e-postaları, metinleri ve aramaları veya çevrimiçi reklamlar da kurbanları, yasal olanları taklit etmek için tasarlanmış sahte havayolu, tatil veya karşılaştırma sitelerini ziyaret etmeye yönlendirebilir. Mağdurlara sahte onay e-postaları veya rezervasyon referansları gönderilir. Birçoğu dolandırıldıklarını ancak check-in masasına geldiklerinde fark eder. Ücretsiz tatiller. Mağdurlarla, hiç katılmadıkları bir çekiliş aracılığıyla tatil kazandıklarını iddia eden istenmeyen e-postalar, aramalar veya mesajlar yoluyla iletişime geçilir. Eğer cevap verirlerse dolandırıcılar 'ücretsiz' tatillerine hak kazanmak için tatil ücretinin bir kısmını ödemelerini isterler. Uluslararası seyahat belgeleri konusunda 'yardım'. Bazı siteler, mağdurların seyahat vizesi, pasaport, uluslararası sürüş izni veya diğer belgeleri kolayca çıkartmalarına yardımcı olduklarını iddia ederler. Ancak genellikle ücretsiz olan bu hizmetler için son derece yüksek ücretler talep ederler. Ortaya çıkan belgenin sahte olma ihtimali çok yüksektir. Charter uçuş dolandırıcılığı. Dolandırıcılar ayrıca kurbanları cezbetmek için genellikle konaklama ile birlikte verilen özel uçak kiralama paketlerini de kullanırlar. Yine parayı alıp ortadan kaybolacaklar ve sizi ortada bırakacaklar. Wi-Fi tehditleri. Bir kere yola çıktınız mı risklerin sonu gelmez. Yoldayken havaalanında, kafede veya başka bir kamusal alandaysanız ücretsiz halka açık Wi-Fi kullanarak banka veya diğer hesaplarınıza giriş yapmayın. En azından bağlantınızı şifreleyen ve sizi kişisel verilerinizi çalmak isteyebilecek kişilerden koruyan saygın bir sanal özel ağ (VPN) hizmeti kullanın. Ücretsiz Wi-Fi'dan kaçınmanız gerekir çünkü belki de farkında olmadan parolalarınızı ve kişisel, finansal verilerinizi çalmak için web oturumunuzu dinlemek isteyen siber suçlular tarafından kurulmuş sahte bir erişim noktasına bağlanıyor olabilirsiniz. Wi-Fi noktası gerçek olsa bile bilgisayar korsanları çevrimiçi etkinliğinizi gözetlemek için aynı ağda gizleniyor olabilir. Tatil dolandırıcılıklarından korunmanın 8 yolu Araştırmadan asla rezervasyon yapmayın. Otel, acente ve kiralama siteleriyle ilgili yorumları kontrol edin. Firma ismini aratın, dolandırıcılık şikâyeti olup olmadığına bakın.İstenmeyen mesajlara yanıt vermeyin. E-posta, SMS ya da reklamlardaki bağlantılara tıklamayın. Firma ile resmî web sitesinden iletişime geçin.Şüpheli ödeme yöntemlerinden uzak durun. Kripto para, havale, hediye kartı ya da para transfer uygulamaları ile ödeme yapmayın. Bu yollarla yapılan ödemelerde paranızın izini sürmek imkânsızdır.Site URL’sini kontrol edin. Yazım hatası, eksik harf ya da garip alan adları, sahte site işareti olabilir.Güvence sertifikalarını kontrol edin. Uçuş rezervasyonlarında ATOL gibi resmi sigorta sistemleriyle korunan şirketleri tercih edin.Çok iyi fiyatlar genelde gerçek değildir. Piyasa ortalamasının çok altındaki fırsatlar genellikle dolandırıcılıktır. “Gerçek olamayacak kadar iyi” tekliflerden uzak durun.VPN kullanın, halka açık Wi-Fi’dan kaçının. Halka açık internet bağlantıları üzerinden banka hesabınıza girmeyin. Mutlaka güvenilir bir VPN hizmetiyle bağlanın.Halka Açık USB Şarj Cihazlarını Kullanmayın. Juice jacking'e karşı kişisel şarj adaptörünüzü taşıyın. Tanımadığınız kablolarla telefonunuzu şarj etmeyin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.