Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kimlik Doğrulama

Kapsül Haber Ajansı - Kimlik Doğrulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kimlik Doğrulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mastercard, TIME100 2026 En Etkili Şirketler Listesi’nde Yerini Aldı Haber

Mastercard, TIME100 2026 En Etkili Şirketler Listesi’nde Yerini Aldı

Mastercard, dünya genelinde olağanüstü etki yaratan 100 şirketin yer aldığı TIME tarafından hazırlanan “TIME100 En Etkili Şirketler 2026” listesine seçildi. Mastercard, buna ek olarak, TIME’ın sektör bazlı değerlendirmesinde 2026 yılında küresel finans sektörünün en etkili 10 şirketi arasında gösterildi. Liste, sektörde yeni standartlar belirleyen ve geleceği şekillendiren kuruluşları öne çıkarıyor. Bu başarı, Mastercard’ın yeni nesil ticareti geliştirme konusundaki rolünü yansıtıyor. Özellikle, tüketiciler ve işletmeler adına yapay zekâ asistanları aracılığıyla gerçekleştirilen güvenli ödemeleri mümkün kılmak üzere geliştirilen Agent Pay çözümü, bu alandaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor. TIME, Mastercard profilinde; ticaretin daha akıllı hale gelmesi ve günlük deneyimlere daha fazla entegre olmasıyla birlikte, yapay zekâ asistanlı işlemlerin güvenli ve güvenilir olmasını sağlamaya yönelik çalışmalara dikkat çekti. Bu kapsamda, işlem gerçekleştirmeden önce yapay zekâ asistanlarının doğrulanabilmesine yönelik çözümler öne çıkarıldı. Ticaret dönüşmeye devam ederken Mastercard, bireylerin ve işletmelerin güvenle işlem yapabilmesini sağlayan güvenilir ve birlikte çalışabilir bir altyapı inşa etmeye odaklanmayı sürdürüyor. Tokenizasyon, kimlik doğrulama ve gerçek zamanlı dolandırıcılık önleme gibi teknolojiler sayesinde yeni nesil ticaretin güven temeli üzerine kurulması sağlanıyor. Mastercard, Türkiye genelinde iş ortaklarıyla yakın iş birliği içinde çalışarak modern bir dijital ekonominin gelişimini desteklemeye devam ediyor. Bu sayede, daha akıllı ticaret modellerinin tüketiciler ve işletmeler için erişilebilir, güvenli ve güvenilir olması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’deki Ailelerin Sadece %34’ü Tüm Cihazlarını Siber Tehditlere Karşı Koruyor Haber

Türkiye’deki Ailelerin Sadece %34’ü Tüm Cihazlarını Siber Tehditlere Karşı Koruyor

Çevrimiçi tehditlerin evrimi ve her neslin dijital dünyaya dahil olmasıyla birlikte, siber güvenlik alışkanlıkları artık her aile için yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Genellikle her ailede; abonelikleri yöneten, yeni cihazların kurulumunu yapan veya siber koruma süreçlerini planlayan bir ya da iki kişi "Aile Dijital Yöneticisi" rolünü üstleniyor. Kaspersky, modern ailelerin dijital dünyada güvende kalmak için ne gibi önlemler aldığını mercek altına alan kapsamlı bir anket gerçekleştirdi. Kaspersky verilerine göre Türkiye’deki katılımcıların önemli bir bölümü, aile içinde siber güvenlik konusunda eğitici ve yönlendirici bir yaklaşım benimsiyor: Katılımcıların %35’i yaşlı aile bireyleri ve çocuklara düzenli olarak güvenli internet kullanımı konusunda rehberlik ediyor.%45’i aile üyelerine parola yöneticisi çözümleri kullanmalarını tavsiye ediyor.%54’ü çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımını teşvik ediyor.%45’i ise hem aile bireylerinin kullandığı cihazlarda hem de kritik çevrim içi hesaplarda gizlilik ayarlarını aktif olarak gözden geçirip düzenliyor. Aile odaklı proaktif dijital korumanın önemine yönelik farkındalık artış gösterse de, güvenlik çözümlerinin uygulanması konusunda tablo aynı ölçüde güçlü görünmüyor. Katılımcıların %8’i aile bireylerini çevrim içi tehditlere karşı korumak adına hiçbir önlem almadığını belirtiyor. Ebeveyn kontrolü uygulamalarına bakıldığında ise, 18 yaş altı çocuğu bulunan ailelerin %57’si çocuklarının çevrim içi aktivitelerini takip etmek ve güvence altına almak amacıyla bu çözümleri kullanıyor. Kaspersky Safe Kids gibi ebeveyn kontrolü çözümleri; çocukların uygunsuz içeriklere erişimini sınırlandırmanın yanı sıra belirli web siteleri ve uygulamalara erişimi kontrol etmeye, ekran sürelerini yönetmeye ve hatta konum takibi sayesinde fiziksel güvenliklerini artırmaya yardımcı oluyor. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise katılımcıların %34’ünün (yaklaşık her 3 kişiden biri) tüm aile üyelerinin cihazlarına güvenlik yazılımı yüklemiş olması. Kaspersky uzmanları, güncel tehdit ekosisteminde siber suçluların hedefi haline gelen mobil cihazların, tabletlerin ve bilgisayarların istisnasız kapsamlı bir siber koruma gerektirdiğinin altını çiziyor. Kaspersky verilerine göre katılımcıların yalnızca %24’ü aile bireyleri adına yeni cihaz kurulumu gerçekleştiriyor. Oysa yeni cihaz kurulumu çoğu zaman siber güvenliğe katkı sağlayan bir adım olarak görülmese de, cihaz kullanılmaya başlanmadan önce alınacak bazı önlemler güvenliği önemli ölçüde artırabiliyor. Uzmanlar, örneğin yeni bir cihazın ilk kullanımından önce güvenlik çözümü yüklenmesini öneriyor. Böylece cihaz gizli tehditlere karşı taranabiliyor ve ilk internet kullanımı anından itibaren daha güvenli bir deneyim sağlanabiliyor. Bunun yanı sıra, gizlilik ayarlarının gözden geçirilmesi de kişisel verilerin uygulamalar ve hizmetlerle gereksiz şekilde paylaşılmasının önüne geçebiliyor. Global ölçekte elde edilen bulgular ayrıca ileri yaş grubunun aile içi dijital güvenlik alışkanlıklarına daha sınırlı ölçüde dahil olduğunu gösteriyor. Dünya genelinde 55 yaş ve üzerindeki katılımcıların yaklaşık beşte biri (yüzde 21) ailelerini çevrim içi tehditlere karşı korumak adına hiçbir önlem almadığını belirtirken, yalnızca yüzde 24’ü aile bireylerinin cihazlarına güvenlik çözümü kuruyor. Bu yaş grubunda en yaygın güvenlik uygulaması ise parola yöneticileri olarak öne çıkıyor; katılımcıların yüzde 40’ı aile üyelerine parola yöneticisi kullanmalarını öneriyor Kaspersky Teknik Uzmanı Brandon Muller konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Günümüzde çok sayıda cihaz ve dijital servis kullanıyoruz. Çevrimiçi geçirilen her ek saat ve eklenen her yeni cihaz, siber suçlular için potansiyel birer giriş kapısı oluşturarak bizi daha geniş bir tehdit yelpazesine maruz bırakıyor. Ancak, her nesil bu hızlı değişimlere aynı kolaylıkla uyum sağlayamıyor. Bu nedenle, ailede birinin ‘Aile Dijital Yöneticisi’ rolünü üstlenmesi; özellikle çocukların ve yaşlıların siber tehditlerden korunması ve güvenilir çözümlerin kullanımı konusunda rehberlik edilmesi açısından kritik önem taşıyor.” *Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere 15 ülkeden toplam 3.000 kişi araştırmaya katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her Dönemin Parolası   123456 Haber

Her Dönemin Parolası  123456

Her yıl Mayıs ayının ilk perşembe günü kutlanan Dünya Parola Günü siber güvenlikte güçlü parola kullanımının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermek için bir fırsat olarak görülüyor. Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, bu yıl 07 Mayıs’a denk gelen Dünya Parola Günü’nde herkesi güçlü ve tahmin edilmesi zor parola kullanmaya çağırdı. NordPass'ın dünya çapında veri ihlallerinde ortaya çıkan parolalarla ilgili son yıllık raporuna göre “123456” dünya çapında hâlâ en çok kullanılan parola. "123456." "123456789", "12345678", "12345" ve "admin" gibi diğer tahmin edilebilir seçimler de her yıl popülerliğini koruyor. Kullanıcıların özensiz parola seçimlerinin yanı sıra popüler siteler de hâlâ bu altı basamaklı dizinin parola olarak kullanılmasına izin veriyor. NordPass'ın verileri, sınırlı parola politikaları belirleyen ve "123456" gibi basit parolalara izin veren çok daha fazla site olduğunu gösteriyor. Yasa koyucuların şirketlerin sıkı kimlik doğrulama politikaları uygulamaması ve tüketicilerin kolay yolu seçmesine izin verme eğilimine son vermesi çok önemli. Bazı sektörler, modern kimlik doğrulama yöntemlerine geçmek zorunda kaldı. Finans sektöründe, elektronik ödemeler ve çevrimiçi ödeme hesaplarına erişim için MFA'yı (çok faktörlü kimlik doğrulama) zorunlu kılan Ödeme Hizmetleri Direktifi 2 (PSD2) gibi çeşitli düzenlemeler bulunuyor. Uzmanlar mevzuatın tüm sektörleri kapsaması gerektiğinin altını çiziyor ve şu öneride bulunuyor; erişilen hizmet ne olursa olsun çevrimiçi olarak oluşturulan tüm hesaplar için MFA'yı zorunlu kılmalı, modası geçmiş parola kullanımını terk etmeli ve günümüzün interneti için daha uygun bir güvenlik sistemine geçilmelidir. Dijital güvenliği sağlayabilmenin en basit ve etkili yolu karmaşık parolaları zorunlu kılmaktan ya da daha da iyisi MFA’dan geçiyor. Parola güvenliği nasıl sağlanır? Parolaları asla tekrar kullanmayın. Parolanızı başkalarıyla paylaşmayın. Kullanılmayan hesapları kapatın. Bir parola yöneticisi kullanın ve bir parola oluşturucu kullanmayı da düşünün. Parola kasası otomatik olarak uzun, güçlü ve benzersiz parolalar önerecek ve saklayacaktır. Parola gücünü düzenli olarak kontrol edin ve çok zayıf veya güncel olmayanları güncelleyin. Mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) etkinleştirin, artık çoğu hesapta bunu yapma seçeneği var. Kimlik doğrulama için yüz veya parmak izi taraması veya tek seferlik parola gibi başka bir “faktör” gerektirerek parolalara ekstra bir güvenlik katmanı ekler. Herkese açık Wi-Fi üzerinden oturum açmayın çünkü aynı ağda bulunabilecek dijital dinleyiciler parolanızı ele geçirebilir. Bilgi hırsızları ve diğer kötü amaçlı yazılımların yanı sıra kimlik avı saldırıları ve diğer tehditlere karşı korunmak için saygın bir şirketin güvenlik çözümlerini kullanın. Dışarıdayken omuz sörfçülerine dikkat edin. Dizüstü bilgisayarınız için bir ekran koruyucu kullanmayı düşünün.İstenmeyen e-posta ve mesajlardaki şüpheli bağlantılara tıklamayın. Şüpheniz varsa mesajı geri göndererek değil iletişim bilgilerini Google’da arayarak doğrudan gönderenle iletişime geçin. Yalnızca HTTPS kullanan sitelere giriş yapın çünkü bunlar güvenlidir ve bu nedenle giriş bilgilerinizi ele geçirebilecek saldırılara karşı ekstra koruma sağlar. Parolalarınızın bir veri ihlaline karışıp karışmadığını kontrol eden bir hizmete kaydolun. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulut İş Yükü Güvenliğinde Güvenlik Açıklarına Dikkat Edin Haber

Bulut İş Yükü Güvenliğinde Güvenlik Açıklarına Dikkat Edin

Makine ve yazılımların yaygınlaşması, genellikle heterojen ve tutarsız kurallarla dolu ortamlar yaratıyor. Bu da sonuçta bunların savunulmasını zorlaştırıyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, bulut iş yükü güvenliğinde güvenlik açıklarına dikkat çekti. Bulut servis sağlayıcıları yeni sanal makinelerin oluşturulmasını kolaylaştırıyor ancak devreden çıkarılması çoğu zaman aynı hızla yapılmıyor. Çoklu bulut ortamlarında bu durum, güvenlik operasyonlarının dışında kalan iş yüklerinin artmasına neden oluyor. Genel bulut hizmeti sağlayıcıları (CSP) temel koruma sağlasa da işletim sistemi güncellemeleri, izleme ve erişim politikalarının güncellenmesi müşteriye ait sorumluluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle sanal makinelerin fark edilmeden “kontrolden çıkma” riski artıyor. Bulut görünürlüğü ise birçok kuruluş için kalıcı bir sorun. Kuruluşların yalnızca yüzde 23’ü tüm iş yüklerine kapsamlı şekilde hâkim olduklarını belirtiyor. VM filolarının kontrolsüz büyümesi bu sorunu daha da derinleştiriyor. Yanlış yapılandırılmış depolama alanları ve açık API’ler ihlallerde öne çıkarken sanal makine kötüye kullanımı genellikle fark edilmesi zor bir şekilde gerçekleşiyor. Bir makine öğrenimi mühendisi için hazırlanan ve geniş okuma, yazma erişimi verilen bir VM, proje sona erdikten sonra çoğu kez olduğu gibi kendi hâline bırakılabiliyor. Bu ise saldırganlar için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor. Google'ın H2 2025 Bulut Tehdit Ufukları Raporu'na göre, kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi ve yanlış yapılandırma, 2025'in ilk yarısında tehdit aktörlerinin bulut ortamlarına giriş noktalarında başlıca etkenler olmaya devam etti. Yayımlanan raporun H1 2026 sayısına göre, geçen yılın ikinci yarısında ilginç bir gelişme yaşandı; her iki ilk erişim vektörü de yazılım tabanlı istismarlar tarafından geride bırakıldı. IBM'in 2025 Veri İhlali Maliyet Raporu'na göre, birden fazla ortamı içeren bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 5,05 milyon ABD doları iken "sadece" genel bulutu içeren bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 4,68 milyon ABD doları ile çok geride kalmıyor. Çok az sayıda kuruluş, bulutu çeşitli şekillerde çekici kılan esnekliği ve maliyet verimliliğinden vazgeçmeyi göze alabilir. Daha gerçekçi bir hedef, karmaşıklığı anlaşılır ve yönetilebilir hâle getirmektir ve bu da görünürlükle başlar. Endişe verici bir şekilde, Cloud Security Alliance tarafından yapılan bir ankette, kuruluşların yalnızca %23'ünün bulut ortamlarına tam görünürlük sağladığı ortaya çıkmıştır. Bulut iş yükü güvenliğinde görünürlük ve kontrol Göremediğiniz şeyi güvence altına alamazsınız. Ancak "ham" görünürlük tek başına yeterli değildir. Tam bir resim oluşturmaya yardımcı olan bağlam ve korelasyon olmadan elde edeceğiniz şey, biraz daha iyi aydınlatılmış bir kaostan öteye geçmez. Ortamlar genelinde birleşik bir politika uygulamanın ve ardından kuralları, birden çok buluttaki sanal makineler ve kimlik katmanları dâhil olmak üzere çeşitli sistemlerde uygulamanın bir yoluna ihtiyacınız vardır. Muhtemelen bu tür bir birleşme, ortamı daha küçük hâle getirmez ancak saldırı yüzeyini azaltırken ortamı yönetilebilir hâle getirir. Her kimlik doğrulama denemesi, işlem başlatma, ağ bağlantısı ve dosya değişikliği bir yerde iz bıraktığında, telemetri verilerinin hacmi çok büyük olabilir. Bu nedenle, dikkatli bir şekilde uygulandığında otomasyon da aynı derecede önemlidir. Otomasyon, saldırganların sığınmayı sevdiği boşlukları kapatmaya yardımcı olur ve ağlar büyüdükçe doğal olarak ortaya çıkan "entropiye" karşı koyar. Ayrıca rutin görevler ve farklı kaynaklardan gelen telemetri verilerinin korelasyonu, yorulmayan ve dikkati dağılmayan bir sistem tarafından yönetilir. Böylelikle, insan operatörler, insan yargısı gerektiren olay müdahalesi kısımlarına odaklanabilir. Elbette asıl sorun bulutun kendisi değildir. Ölçeklenebilir ve değişime açık olarak tasarlanmış sistemlerde, özellikle de iş hacmi büyüdükçe bir dereceye kadar karmaşıklık kaçınılmazdır. Bulut iş yüklerinin güvenliğini sağlamak, dijital altyapınız büyüdükçe görünürlük ve kontrolünüzün de buna paralel olarak artmasını sağlamaya bağlıdır. Böylelikle, olaylardan gerçekten acı dersler çıkarmak zorunda kalmazsınız. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DestekBank Mobil’in Yenilenen Arayüzü ile Dijital Bankacılık Artık Daha Kolay Haber

DestekBank Mobil’in Yenilenen Arayüzü ile Dijital Bankacılık Artık Daha Kolay

Aktif Tech iş birliği ile geliştirilen Yeni DestekBank Mobil, modern tasarımı, geliştirilmiş performansı ve kullanıcı dostu arayüzüyle günlük finansal işlemleri daha kolay hale getiriyor. Modern Tasarım ve Kolay Kullanım Bireysel müşteriler için modern bir tasarım anlayışıyla geliştirilen uygulama, sade ve kolay menü yapısı, geliştirilmiş işlem akışıyla tüm kullanıcılara, bankacılık işlemlerini pratik bir biçimde tamamlama olanağı sunuyor. Kullanıcı deneyimini merkeze alan yeni arayüz, tüm finansal işlemleri tek bir ekrandan yönetilmesini sağlarken, daha net ve erişimi kolay bir yapı sunuyor. Ayrıca kullanıcılar, kimlik doğrulama işlemlerini uygulama üzerinden güvenli ve kesintisiz bir şekilde tamamlayabiliyor, görüntülü görüşme özelliği sayesinde dakikalar içinde müşteri olabiliyor. DestekFX ile Avantajlı Yatırım Deneyimi Yenilenen DestekBank Mobil’de yer alan DestekFX ile döviz ve kıymetli maden işlemi yapmak isteyen kişiler finansal piyasalara anlık ve doğrudan erişim imkanına ulaşıyor. DestekFX sayesinde kullanıcılar, güncel piyasa verilerini anlık olarak takip edebiliyor, fiyat hareketlerini canlı izleyebiliyor ve işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirerek avantajlı makas aralığından yararlanabiliyor. Böylece yatırım süreçleri her zamankinden daha etkin, erişilebilir ve kullanıcı dostu bir deneyime dönüşüyor. Güvenli ve Etkin Finansal Deneyim Yenilenen uygulama ile ilgili görüşlerini paylaşan DestekBank Genel Müdürü Özgür Akayoğlu, “Mobil uygulamamızı, kullanıcılarımızın yatırım işlemlerini daha verimli ve güvenli bir şekilde yönetebilmeleri amacıyla güncelledik. Teknolojiye ve kullanıcı deneyimine yönelik yatırımlarımızı sürdürerek hizmet kalitemizi daha da artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vize Başvurularında eVize Dönemi Haber

Vize Başvurularında eVize Dönemi

UK Visas and Immigration (UKVI), eVizelerin kademeli olarak devreye alınmasıyla vize başvuru sürecinde önemli bir dönüşüm başlattı. Birleşik Krallık vizesine başvuranlar, bu dijital dönüşümden 25 Şubat 2026 itibarıyla faydalanabilecek. Birleşik Krallık için vize başvurularında uygulamaya alınan eVize sistemi, pasaportlara basılan geleneksel vize etiketlerinin (vinyet) yerini alarak başvuru sahiplerinin, başvurularına ilişkin karar süreci devam ederken pasaportlarını teslim etme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Ayrıca, başvuru sahiplerinin kimlik doğrulama ve gerekli belgelerin sunumu için vize başvuru merkezini yalnızca bir kez ziyaret etmesinin yeterli olacağı yeni uygulama ile uluslararası seyahat planlarında daha fazla esneklik sağlanacak. İkamet edilen ülkeden başvuru yaparak alınabilen eVize ile başvuru sahipleri, dünyanın herhangi bir yerinden Birleşik Krallık’a seyahat edebilme olanağı elde edecek. Yapılan bu teknolojik yatırım, yurt içi veya yurt dışı kurye ile belge teslimi bekleme süresini de ortadan kaldırıyor. Yeni uygulamayla ilgili UK Visas and Immigration yetkililerinin verdiği bilgiye göre; halihazırda 10 milyondan fazla kişi, biyometrik oturum kartları (BRP) ve pasaportlardaki vize etiketleri gibi fiziksel göçmenlik belgelerinin yerini alan güvenli ve pratik eVizeleri kullanıyor. Yapılan açıklamada, aynı zamanda uygulamanın son aşamalarına gelindiği ve eVizelerin, Birleşik Krallık'a giden çoğu göçmenlik yolunda varsayılan statü belgesi haline geleceği belirtildi. VFS Global Global Operasyonlardan Sorumlu COO’su Srinarayan Sankaran ise “eVizelere geçiş, başvuru sahipleri için süreci önemli ölçüde iyileştirerek pasaportlarını yanlarında tutabilme kolaylığı ve bu süre zarfında diğer ülkeler için de başvuru yapabilme esnekliği sağlayacak. VFS Global olarak, Birleşik Krallık’ın küresel vize hizmet sağlayıcısı olarak, operasyon ağımız genelinde vize süreçlerinin dijitalleşmesine yönelik bu önemli adımda kendilerine destek vermekten memnuniyet duyuyoruz” dedi. eVize süreci nasıl işleyecek? 1.Adım: gov.uk üzerinden başvurunuzu başlatın ve çevrimiçi formu doldurun. 2 Adım: VFS Global üzerinden randevu oluşturun. 3 Adım: Belgelerinizi teslim etmek ve biyometrik verilerinizi kaydettirmek için VFS Global Vize Başvuru Merkezi’ni ziyaret edin. 4 Adım: Pasaportunuzu yanınıza alarak merkezden ayrılın ve karar sürecini bekleyin. Başvurunuz olumlu sonuçlanırsa, eVizenize nasıl erişeceğinize dair talimatlar kayıtlı e-posta adresinize gönderilecektir. *Başvuru sahiplerinin, Birleşik Krallık’a seyahat etmeden önce UKVI hesaplarını oluşturmaları, eVizelerine erişmeleri ve bilgilerin doğruluğunu kontrol etmeleri gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Büyükşehir Belediyesi Dijital Hizmetlerde e-Devlet Dönemini Başlattı Haber

Manisa Büyükşehir Belediyesi Dijital Hizmetlerde e-Devlet Dönemini Başlattı

Yeni sistemle birlikte vatandaşlar, e-belediye işlemlerini ek bir hesap oluşturmaya gerek duymadan, ulusal kimlik doğrulama sistemi olan e-Devlet üzerinden güvenle gerçekleştirebilecek. Entegrasyon sayesinde; ‘E-Belediye’ hizmetleri, ‘Üzüm’ uygulaması ve ‘Çocuğum Güvende’ platformu, tek tıkla ve yüksek güvenlik standartlarıyla erişime açıldı. Dijital Hizmetlerde Ulusal Standart Bu entegrasyon ile dijital hizmetlerdeki güvenlik seviyesi artırılırken, kimlik doğrulama süreçleri ulusal standartlara uygun hale getirildi. Uygulamalar arasında veri tutarlılığı sağlanırken, kullanıcılar için çok daha hızlı, pratik ve kullanıcı dostu bir giriş deneyimi sunulması hedeflendi. Sistem Nasıl Çalışıyor? Kullanıcılar, ilgili uygulamalar içerisindeki "e-Devlet ile Giriş" seçeneğine tıkladıklarında doğrudan e-Devlet Kapısı doğrulama ekranına yönlendirilir. Kimlik doğrulamasının başarıyla tamamlanmasının ardından, sistem tarafından iletilen güvenli onay bilgisiyle uygulamaya erişim sağlanır. Bu sayede tüm süreç, merkezi ve tam korumalı bir altyapı üzerinden yürütülür. Geleceğin Akıllı Şehri İçin Güçlü Temel Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu proje ile dijital belediyecilik hizmetlerinde güvenli, yönetilebilir ve kullanıcı dostu bir altyapı oluştururken, ilerleyen süreçte hayata geçirilecek projeler için de ortak bir kimlik doğrulama standardı oluşturmayı hedefliyor. e-Devlet entegrasyonu, belediyenin akıllı şehir uygulamaları için önemli bir temel niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Kolayca Kırılabilen Parola Kullanma Alışkanlığı Sürüyor Haber

 Kolayca Kırılabilen Parola Kullanma Alışkanlığı Sürüyor

NordPass ve Comparitech'in raporlarına göre, "123456" dünya çapında en sık kullanılan parola olarak hüküm sürüyor. En çok kullanılan bin parolanın yüzde 25'i sadece rakamlardan oluşuyor. Siber güvenlik şirketi ESET, zayıf parola tercihinin neden olabileceği risklere karşı uyarılarda bulundu. Milyarlarca sızdırılmış parolaya dayanan ve 44 ülkedeki insanların parola eğilimlerini ortaya koyan NordPass'ın analizine göre "123456" çeşitli yaş gruplarından insanlara hitap ediyor. Hem milenyum kuşağı hem X kuşağı hem de baby boomers arasında en çok tercih edilen seçenek oldu. Z kuşağı ve Sessiz Kuşak arasında da "12345"den sonra en popüler ikinci seçenek oldu. Bir başka tahmin edilebilir parola olan "admin" ise "12345678", "123456789" ve "12345" ile onu yakından takip etti. Birçok kişi açıkça kolaylığı tercih etmeye devam ederek kişisel verilerini, paralarını ve muhtemelen itibarlarını riske atmaya devam ediyor. Rapora göre ABD ve İngiltere'de de genel tablo aynı derecede vahim ve "admin" her iki ülkede de ilk sırada yer aldı. ABD'de "password" ve "123456" ikinci ve üçüncü sırada yer aldı; İngiltere'de ise bu ikisi sıralamada yer değiştirdi. Comparitech'in 2025 yılında veri ihlali forumlarında sızdırılan iki milyar gerçek hesap parolasını incelediği araştırmada da benzer bir tablo ortaya çıktı, listenin başında "123456", "12345678" ve "123456789" yer aldı. Aynı tas aynı hamam Kolay tahmin edilebilir bir parola kullanmak, evinizin ön kapısını kâğıt mandalıyla kilitlemekle eş değer. Bu, gerçek bir direnç sağlamaz ve saldırganlar, bu tür zayıf veya yeniden kullanılan parolaları büyük ölçekte hızlı bir şekilde kırmalarını sağlayan brute-force veya kimlik bilgisi doldurma tekniklerini kullanarak atlatabilirler. Bu nedenle, parolanız en yaygın parola seçenekleri arasında yer alıyorsa onu derhal değiştirmelisiniz. Ayrıca her hesap için güçlü ve benzersiz bir parola veya parola cümlesi (passphrase) kullanmanız ve giriş bilgilerinizi güvenilir bir parola yöneticisinde saklamanız gerekir. Ancak ne kadar güçlü olursa olsun bir parola yine de hesabınız ile bir hacker arasında tek bir bariyerdir. Bu nedenle, ekstra bir güvenlik katmanı olarak iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA), özellikle Kişisel Tanımlanabilir Bilgiler (PII) veya diğer önemli verileri içeren hesaplar için günümüzde hâlâ vazgeçilmez bir savunma hattıdır. Zayıf parolalar kurumsal hayatı da tehlikeye atıyor Kurumsal ortamlarda riskler keskin bir şekilde artar. Zayıf, tahmin edilebilir veya tekrar kullanılan parolalar, yalnızca bireysel çalışanları değil, tüm kuruluşları, müşterilerini ve ortaklarını da tehlikeye atabilir. Zayıf parolalar sonucunda yaşananlar genellikle finansal kayıp, operasyonel aksaklıklar, düzenleyici kurumların incelemesi ve uzun vadeli itibar kaybını kapsar. Bu nedenle şirketler, teknik güvenlik önlemlerinin yanı sıra çalışanlar için sürekli güvenlik bilinci eğitim programlarını bir arada uygulamalıdır.Modern araçlar, dakikalar içinde sayısız oturum açma kimlik bilgisi kombinasyonunu test edebildiğinden saldırganların lehine olan ihtimal oldukça yüksektir. Ayrıca birbirine bağlı hizmetler ve paylaşılan kimlikler üzerine kurulu dijital ekosistemde, bir hesabın ele geçirilmesinden kaynaklanan hasarın uzun süre sınırlı kalması olası değildir. Ayrıca parola anahtarları (passkeys) hızla dijital güvenliğin altın standardı hâline geliyor ve Apple, Google ve Amazon dâhil birçok büyük platform artık parola anahtarlarını (passkeys) birincil oturum açma yöntemi olarak sunuyor.

Karayipler’de Gayrimenkul Yatırımında 2026 İçin Büyük Düzenleme Haber

Karayipler’de Gayrimenkul Yatırımında 2026 İçin Büyük Düzenleme

Bölgesel Denetleyici Otorite ECCIRA Kuruluyor Antigua ve Barbuda, Dominika, Grenada, St. Kitts ve Nevis ile Saint Lucia, yeni bir düzenleyici çerçeve oluşturmak üzere bir araya gelerek Doğu Karayipler Vatandaşlık-Yatırım Düzenleme Otoritesi (ECCIRA)’nın kurulmasına karar verdi. Bu otorite, Karayipler’deki vatandaşlık-yatırım ve gayrimenkul yatırımlarını ortak standartlarla denetleyecek. Yeni yapılanma ile birlikte: CBI (Citizenship by Investment / Yatırım Yoluyla Vatandaşlık) programları için tek tip standartlar getirilecek,Resmî denetim ve uyum süreçleri güçlendirilecek,Uluslararası yatırımcı güveni arttırılacak. Grenada, otoritenin merkez üssü olarak seçildi; diğer ülkelerde de yerel ofisler kurularak uyum ve denetim süreçleri izlenecek. Neden Bu Değişiklik Önemli? Karayipler’in vatandaşlık-yatırım programları, uluslararası gayrimenkul yatırımcıları için cazip fırsatlar sunuyor. Bu programlar sayesinde yatırımcılar, belirli gayrimenkul projelerine yatırım yaparak o ülkelerde vatandaşlık veya ikamet hakkı elde edebiliyor. Ancak son dönemde uluslararası denetimlerden gelen talepler, programların daha sıkı ve tutarlı bir denetim yapısına kavuşmasını zorunlu kıldı. Yeni düzenleme yatırımcılar açısından şu avantajları hedefliyor: ✔ Standart başvurularla şeffaflık ve güvenin artması ✔ Yüksek güvenlik ve kimlik doğrulama standartları ile dolandırıcılık riskinin azalması ✔ Programların uluslararası uyumluluk açısından güçlendirilmesi ✔ Gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir büyüme ve yatırım akışının devamı Global Baskı ve Reformun Arka Planı Karayip devletleri, ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği gibi ülkelerin vatandaşlık-yatırım programlarına ilişkin güvenlik ve şeffaflık taleplerinin artmasıyla birlikte bu adımı attı. Uzun süredir konuşulan bölgesel denetim otoritesinin yasalaştırılmasıyla, programların daha etkin şekilde uygulanması ve uluslararası arenada itibarı korunması hedefleniyor. Harvey Law Group Türkiye Ülke Direktörü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, Karayipler’de 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni bölgesel düzenlemelerin yatırımcılar için önemli bir eşik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Vatandaşlık yoluyla yatırım programlarına yönelik artan uluslararası denetim talepleri, daha şeffaf ve ortak standartlara dayalı bir yapıyı zorunlu kılıyor. Kurulan bölgesel düzenleyici otorite, hem yatırımcı güvenini artıracak hem de Karayipler’in bu alandaki itibarını uzun vadede güçlendirecektir. Bu süreçte yatırımcıların yeni uyum kriterlerini yakından takip etmeleri büyük önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.