Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kimlik Güvenliği

Kapsül Haber Ajansı - Kimlik Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kimlik Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

WatchGuard 2026 İlk Yarı Küresel Tehdit Raporunu Açıkladı Haber

WatchGuard 2026 İlk Yarı Küresel Tehdit Raporunu Açıkladı

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies, ağ ve uç nokta güvenliği ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş tehdit istihbaratına dayanan ve yılda iki kez yayımlanan raporunun son sonuçlarını açıkladı. Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, incelenen dönemde uç nokta tehditlerinin yaklaşık yüzde 96'sının yalnızca tek bir cihazda görülmesi oldu. WatchGuard, birbirinden ayrışan bu sinyallerin saldırganların hizmet olarak zararlı yazılım modellerini, otomasyonu ve yapay zekayı kullanarak daha fazla ağda daha fazla güvenlik açığını test ettiğine, belirli kurbanlara özel yükleri ölçekli biçimde ürettiğine ve geleneksel kontrolleri aştığına işaret ettiğini belirtiyor Sessizleşen Ağlar Daha Geniş Bir Alanda Taranıyor Rapora göre ortalama ağ saldırı sayısı düşerken benzersiz IPS imzalarının sayısı arttı ve en yaygın on saldırının toplam faaliyet içindeki payı geriledi. Genel bir web shell imzası dünyanın en yaygın ağ saldırısı haline gelirken Belçika'da cihazların yüzde 75'ine, İtalya ve ABD'de ise yaklaşık yüzde 60'ına ulaştı. Saldırganlar eski güvenlik açıklarından da kazanç sağlamayı sürdürüyor. En sık görülen 50 ağ saldırısı imzasının referans verdiği güvenlik açıklarının ortanca açıklanma yılı 2014 olurken, CVE referanslı 44 imzanın 31'i en az on yıllık açıkları hedef alıyor. SQL enjeksiyonu tek başına ağ saldırısı tespitlerinin yüzde 17'sinden fazlasını oluşturuyor. Başlangıç erişim tekniklerinde de belirgin bir değişim yaşanıyor. PowerShell tespitleri keskin bir düşüş gösterirken saldırganların güvenilen hesapları ve sistemin kendi araçlarını kullanarak güvenlik katmanlarını aşmaya yöneldiği görülüyor. Yılın ilk yarısında kimlik bilgisi erişimi, kalıcılık, uzaktan erişim ve savunmadan kaçınma tehdit avcılığının en öne çıkan başlıkları oldu. Şifreli Trafik Zararlı Yazılımların Ana Dağıtım Yolu Olmayı Sürdürüyor Zararlı yazılımların yüzde 95'i TLS üzerinden ulaşırken kurulu cihazların yalnızca yüzde 20'si şifreli trafiği inceliyor. Atlatmaya yönelik zararlı yazılımlar genel tespitlerin yaklaşık üçte birini, gelişmiş zararlı yazılım savunması kullanan cihazlarda TLS incelemesiyle yakalanan tespitlerin ise yüzde 36'sını oluşturuyor. Fidye yazılımı ekosistemi ise hem konsolide oluyor hem de yeni oyuncuları çekmeye devam ediyor. Kamuya açık şantaj faaliyetleri rekor seviyeye ulaşırken uç noktalardaki fidye yazılımı tespitleri yıllık bazda yüzde 68'in üzerinde azaldı. WatchGuard ilk yarıda 41 yeni fidye yazılımı grubunu takip etti ve en büyük sekiz grup yaklaşık 5 bin kamuya açık şantaj iddiasının yarısından fazlasını üstlendi. WatchGuard, bulguların saldırı önleme, gelişmiş uç nokta koruması, kimlik güvenliği ve sürekli izlemeyi birleştiren katmanlı savunmalara duyulan ihtiyacı güçlendirdiğini vurguluyor. Şirket, güvenlik ekiplerinin ve MSP'lerin eski güvenlik açıklarını ve desteği sona ermiş uç cihazları önceliklendirmesini, çok faktörlü kimlik doğrulama ve Zero Trust erişim kontrollerini uygulamasını ve uyarı hacminin yanı sıra saldırıların erişimini ve çeşitliliğini de ölçmesini öneriyor. "Saldırganlar Daha Seçici ve Daha Hassas Hale Geliyor Uyarı sayılarındaki düşüşün saldırganların daha az tehlikeli hale geldiği anlamına gelmediğini belirten WatchGuard Bilgi Güvenliği Direktörü (CISO) Corey Nachreiner, "Saldırganlar daha seçici ve daha hassas hareket edebilmek için ellerindeki her aracı kullanıyor. Son bulgular, tekrar kullanılabilen yüklerden ve yüksek hacimli taramalardan tek tek sistemlere özel zararlı yazılımlara, geniş çaplı ve sinsi taramalara ve çevre savunmalarını aşabilen kimlik bilgisi tabanlı erişime doğru bir geçişi gösteriyor. MSP'ler için bütünleşik görünürlük, TLS incelemesi, yapay zeka destekli tespit, güçlü kimlik kontrolleri ve sürekli müdahale, müşterileri ölçekli biçimde korumanın vazgeçilmez unsurları haline geliyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin %94'ü Siber Risklere Karşı Tam Olarak Hazır Değil! Haber

Şirketlerin %94'ü Siber Risklere Karşı Tam Olarak Hazır Değil!

Küresel ölçekte artan jeopolitik belirsizlikler, yapay zekâ destekli saldırılar ve hızlanan dijital dönüşüm, kurumların siber dayanıklılığını yeniden sorgulatıyor. PwC'nin yayımladığı Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026, şirketlerin siber güvenlik alanında önemli yatırımlar yapmasına rağmen hazırlık seviyesinin hâlâ istenilen noktada olmadığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, kurumların yalnızca %6'sı araştırmada ele alınan tüm siber riskler karşısında kendisini tam anlamıyla hazırlıklı görüyor. İş ve teknoloji liderlerinin %60'ı ise jeopolitik gelişmeler nedeniyle siber güvenlik yatırımlarını en önemli üç stratejik önceliği arasına almış durumda. Ayrıca kurumların yalnızca %24'ü proaktif güvenlik önlemlerine, olay müdahalesi ve kriz yönetimi gibi reaktif harcamalardan belirgin şekilde daha fazla yatırım yapıyor. Siber güvenlik alanında kimlik güvenliği ve Ayrıcalıklı Erişim Yönetimi (Privileged Access Management - PAM) çözümleri geliştiren Kron Teknoloji, araştırmanın ortaya koyduğu tablonun kurumların güvenlik mimarisinde temel bir paradigma değişimine işaret ettiğini belirtiyor. Şirkete göre saldırganlar artık ağ çevresini aşmaya değil, en yüksek yetkilere sahip kullanıcı hesaplarını ele geçirmeye odaklanıyor. Bu nedenle kimlikler, ayrıcalıklı hesaplar ve kritik sistem erişimleri yeni güvenlik sınırını oluşturuyor. Kron Teknoloji Eş Genel Müdürü Ayşe Yenel, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken şunları söyledi: " Uzun yıllar boyunca kurumlar, güvenlik stratejilerini ağırlıklı olarak ağlarına dışarıdan gelebilecek siber saldırılara karşı korumak üzerine şekillendirdi. Oysa bugün saldırganlar güvenlik duvarlarını aşmaya çalışmıyor; doğrudan yönetici hesaplarını, servis kimliklerini ve ayrıcalıklı erişimleri hedef alıyor. Bir kurumun en kritik varlığı artık yalnızca verisi değil, o veriye erişebilen kimlikleridir. Kimlik güvenliğini merkeze almayan hiçbir siber güvenlik stratejisi tam anlamıyla dayanıklı olamaz." Kimlik güvenliği, yapay zekâ çağının temel yatırımı olacak PwC araştırması, önümüzdeki dönemde kurumların en fazla yatırım yapmayı planladığı alanlar arasında kimlik ve erişim yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik yetkinlikleri, veri koruma ve bulut güvenliğinin öne çıktığını gösteriyor. Yapay zekâ tabanlı sistemlerin ve otomasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte insan kullanıcıların yanı sıra servis hesapları, API'ler ve makine kimliklerinin sayısı da hızla artıyor. Bu gelişme, kimlik güvenliğini geleceğin en kritik siber güvenlik başlıklarından biri haline getiriyor. Kron PAM; ayrıcalıklı kullanıcı hesaplarını, servis hesaplarını ve kritik erişimleri merkezi olarak yönetirken, güvenli uzaktan erişim, parola kasası, çok faktörlü kimlik doğrulama, oturum kaydı ve ayrıntılı denetim yetenekleriyle kurumların saldırı yüzeyini azaltıyor. Kron DAM ise kritik veri tabanlarında gerçekleşen işlemleri gerçek zamanlı izleyerek hassas verilere yönelik yetkisiz veya olağan dışı erişimleri görünür hale getiriyor. “Siber güvenlikte başarı, erişimi kontrol edebilme yeteneğiyle ölçülecek” Ayşe Yenel, önümüzdeki yıllarda kurumların güvenlik olgunluğunu belirleyecek en önemli kriterlerden birinin kimlik odaklı güvenlik yaklaşımı olacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Yapay zekâ, bulut ve dijital dönüşüm yatırımları kurumlara büyük rekabet avantajı sağlıyor. Ancak her yeni teknoloji aynı zamanda yeni kimlikler, yeni yetkiler ve yeni erişim riskleri oluşturuyor. Geleceğin en güvenli kurumları en fazla güvenlik ürünü kullananlar değil; kimlerin hangi sistemlere, hangi süreyle ve hangi amaçla erişebildiğini eksiksiz yöneten kurumlar olacak. Siber güvenlik artık çevreyi değil, kimliği koruma meselesidir." PwC'nin araştırması, kurumların siber güvenlikte yeni döneme hazırlanırken teknoloji yatırımlarını kimlik güvenliği, erişim yönetimi ve proaktif risk yönetimiyle desteklemeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Kron Teknoloji ise kurumların bu dönüşümü gerçekleştirebilmeleri için ayrıcalıklı erişim yönetimi (PAM) ve veri tabanı erişim yönetimi (DAM) çözümleriyle hem regülasyonlara uyum sağlamalarına hem de siber dayanıklılıklarını artırmalarına katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.