Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kimya

Kapsül Haber Ajansı - Kimya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kimya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAYEGAN ve Petrokimya Üreticisi Tasnee Arasındaki İş Birliği Sürüyor Haber

BAYEGAN ve Petrokimya Üreticisi Tasnee Arasındaki İş Birliği Sürüyor

Türkiye’nin küresel petrokimya şirketi BAYEGAN, Suudi Arabistan’ın öncü petrokimya üreticisi Tasnee ile münhasır distribütörlük anlaşmasını yeniledi. Kimya ve polimer alanlarındaki anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, 3 Şubat 2026’da Riyad’da düzenlenen Türk-Suudi Yatırım Forumu’nda BAYEGAN CEO’su Burcu Olcay Üstüner ile Tasnee CEO’su Fawaz Al Fawaz tarafından imzalandı. “Tasnee ile iş birliğimiz karşılıklı güvene, kalite ve hizmet odaklı ortak bir vizyona dayanıyor” Suudi Arabistan’ın lider sanayi kuruluşlarından Tasnee’nin, yıllardır Türkiye’deki tek distribütörü olmaktan gurur duyduklarını ifade eden BAYEGAN CEO’su Burcu Olcay Üstüner, Tasne ile stratejik iş birliklerinin karşılıklı güvene, kalite ve hizmet odaklı ortak bir vizyona dayandığını vurguladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında güçlenen ilişkilerin, ikili ekonomik iş birliği ve ticareti olumlu etkilediğini ve ülkeler arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını belirten Üstüner, “Yenilenen iş birliğiyle birlikte Polietilen, Bütil Akrilat ve SAP (Süper Emici Polimer) ürün gruplarında müşterilerimize en iyisini sunmayı, Türkiye pazarında arz sürekliliğini güçlendirmeyi, sanayi ve üretim sektörlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek kalite standartlarını kesintisiz şekilde karşılamayı hedefliyoruz.” dedi. “BAYEGAN, Tasnee ürünlerinin Türkiye’de istikrarlı ve etkin şekilde temsil edilmesine katkı sağlıyor” Tasnee CEO’su Fawaz Al Fawaz da “BAYEGAN ile Türkiye pazarında uzun yıllardır sürdürdüğümüz başarılı iş birliğini yenilemekten memnuniyet duyuyoruz. BAYEGAN’ın yerel pazardaki güçlü konumu ve uzmanlığı, Tasnee ürünlerinin Türkiye’de istikrarlı ve etkin şekilde temsil edilmesine önemli katkı sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu. BAYEGAN; 85 yıllık tecrübesiyle petrokimya sektöründe global tedarik, pazarlama, satış ve dağıtım faaliyetleri yürütüyor. Petrokimya sektörünün devleriyle iş birliği yapan BAYEGAN, operasyonlarıyla 5 kıtada 120 ülkeye ulaşırken 3 bini aşkın iş ortağıyla çalışıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Dijital Ürün Pasaportu" Olmayan Avrupa Kapısından Dönecek Haber

"Dijital Ürün Pasaportu" Olmayan Avrupa Kapısından Dönecek

İnovakademi ve Akademik Dünyadan Sürdürülebilirlik İş Birliği Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği en kritik düzenlemelerden biri olan Dijital Ürün Pasaportu (DPP) uygulaması, 2026 yılı itibarıyla kademeli olarak yürürlüğe girdi. Türk ihracatçısının küresel pazardaki rekabet gücünü korumak amacıyla harekete geçen İnovakademi ve Sürdürülebilir Ticaret Derneği ile stratejik bir eğitim ve danışmanlık seferberliği başlattı. Doç. Dr. Şenay BALBAY'ın liderliğinde oluşturulan içeriğe katılımcılar yoğun ilgi gösteriyor. "Bu Bir Mevzuat Değil, Yeni Bir Ticaret Rejimi" Konunun akademik ve yasal çerçevesini değerlendiren Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Endüstriyel Sürdürülebilirlik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, Dijital Ürün Pasaportu'nun teknik bir belgeden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Şenay Balbay:"Dijital Ürün Pasaportu, bir ürünün ham maddesinden geri dönüşümüne kadar tüm yaşam döngüsünü şeffaf bir şekilde kayıt altına alıyor. 2026 itibarıyla bu veri setini sunamayan ürünlerin AB gümrüklerinden geçişi imkansız hale gelecek. Akademik bakış açısıyla uyarımız net: Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Şirketlerin yaşam döngüsü analizlerini (LCA) bilimsel temellere oturtması ve verilerini uluslararası denetim standartlarında doğrulatması gerekiyor. Biz bu projeyle, bilginin sanayiye aktığı güvenli bir liman inşa ediyoruz," dedi. "35 Yıllık Tecrübemle Söylüyorum: Pazar Kaybetme Riski Kapıda" Dış tica retin duayen isimlerinden, İnovakademi Kurucusu Gökhan Erol ise sürecin saha gerçeklerine ve sanayici üzerindeki etkilerine dikkat çekti. 35 yıllık dış ticaret geçmişiyle ihracatçının nabzını tutan Erol, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetledi: Gökhan Erol:"Sahadaki 35 yılım bana şunu öğretti: Türk sanayicisi kaliteli üretir, zamanında teslim eder ama değişen regülasyonun getirdiği görünmez gümrük duvarlarını görmezden gelip öteler. Şu an karşımızda duran Di jital Ürün Pasaportu, ihracatçımız için bir 'dijital vize'dir. Eğer bu vizeyi alamazsanız, malınız gümrükte kalır, rakipleriniz sizin rafınıza yerleşir. Özellikle Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve İstanbul gibi üretim merkezlerimizdeki tekstil, otomotiv ve kimya devleri için 'bekleyip görme' dönemi bitti. Biz İnovakademi olarak, sadece eğitim vermiyoruz, sanayicinin ticari sırlarını koruyarak bu dijital dönüşümü nasıl yapacağını, tedarik zincirini nasıl ayakta tutacağını gösteren bir hayatta kalma stratejisi sunuyoruz. Artık pazar kaybetmeye ihracatçılarında bizim de tahammülümüz yok." Eğitim Turu Bursa, Gaziantep ve İstanbul'dan Başlıyor Nisan ayı itibarıyla start alacak olan kapsamlı eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, tekstil, otomotiv yan sanayi, plastik ve kimya gibi lokomotif sektörlerin yoğunlaştığı sanayi illerinde hayata geçiyor. Program sonunda şirketler; veri katmanlandırma, ticari gizlilik yönetimi, tedarikçi izleme sistemleri ve finansal yüklerin yönetimi gibi kritik başlıklarda uzmanlaşarak, 2026'da hayata geçen yeni ticaret düzenine tam donanımlı birer stratejik oyuncu olarak dahil olacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB'nin El Tipi Cihaz Yöneticisi Artık ‘Tehlikeli Alanlar’ İçin de Kullanılabiliyor Haber

ABB'nin El Tipi Cihaz Yöneticisi Artık ‘Tehlikeli Alanlar’ İçin de Kullanılabiliyor

İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, saha cihazları için evrensel bir el tipi cihaz yöneticisi olan ABB Ability™ Smart Device Manager'ın yeteneklerini tehlikeli alanlarda da kullanımını sağlayan bir sertifikayla genişletti. Smart Device Manager, bu yeni özelliği ile artık güvenlik, verimlilik ve güvenilirliğin kritik öneme sahip olduğu petrol ve gaz, kimya ve diğer endüstrilerdeki proses cihazlarının konfigürasyonunu, devreye alınmasını, tanımlanmasını ve bakımını da destekleyebiliyor. ABB'nin cihaz yönetimi portföyünün bir parçası olan Smart Device Manager, şirketin mevcut Field Information Manager (FIM) yazılımını temel alarak geliştirildi. Siber güvenlik özellikli donanımını ölçeklenebilir Windows tabanlı işlevlerle birleştiren bu cihaz, hassas cihaz verilerinin güvenliğini sağlamaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda bu güvenlik sistemi ile desteklenmeyen eski sistemlerden kaynaklanan siber tehditlere maruz kalma riskini azaltıyor ve tesis operasyonlarındaki plansız kesintilere karşı tam koruma sağlıyor. ABB'nin Ölçüm ve Analitikler bölümünden Manjus Manu, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Smart Device Manager ürünümüz, endüstriyel cihaz yönetiminde uzun süredir devam eden zorluklara mükemmel bir çözüm getiriyor. Sektör, uzun zamandır, modası geçmiş cihaz yöneticilerinin parçalı iş akışlarına ve sınırlı protokol desteğine kadar kapsamlı, güvenli ve kullanımı kolay bir çözüme ihtiyaç duyuyordu. Tehlikeli alanlar için genişletilmiş sertifikasıyla Smart Device Manager ürünümüzü, operatörlerin en zorlu ortamlarda bile cihazları hızlı ve güvenli bir şekilde konfigüre etmesine ve bakımını yapmasına olanak tanıyan ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir araç olarak müşterilerimize sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Hızlı, kolay ve güvenli: Smart Device Manager Smart Device Manager; tesis operatörlerinin, bakım ekiplerinin ve cihaz teknisyenlerinin saha cihazlarını üç dakikadan kısa bir sürede taramasını, tanımlamasını ve bunlara erişmesini sağlayabiliyor. Bu özellik ise güvenlik için sahada geçirilen sürenin en aza indirilmesi gereken yüksek riskli tehlikeli alanlarda yapılandırma sürelerini yaklaşık yarısına kadar indiriyor. Ayrıca Smart Device Manager, eski sistemler ile modern dijital iş akışları arasında köprü kurarak tesislerin sınırlı tedarikçi desteği, yüksek bakım maliyetleri ve dokümantasyon eksikliği gibi zorlukların üstesinden gelmesine de yardımcı olabiliyor. Böylelikle operatörler, eski ve yeni cihazları aynı şekilde yönetebilen tek ve sezgisel bir arayüzden yararlanabilirken, aynı zamanda yeni donanım gerektirmeden uzaktan destek ve gelecekteki özellik yükseltmelerine imkân sunuluyor. Smart Device Manager’in bir diğer öne çıkan özelliği de geleneksel cihaz yöneticilerinin aksine hem genel amaçlı hem de Bölge 1 tehlikeli alanlarda kullanım için onaylanmasıdır. HART, Profibus, Profinet, OPC-UA ve Ethernet-APL dâhil olmak üzere çoklu iletişim protokollerinde ABB ve üçüncü taraf cihazlarını destekleyen bu ürün, öte yandan satıcıdan bağımsız bir çözüm olmasıyla da avantaj sunuyor. Ayrıca bu ürün, Opsiyonel Power-Loop özelliği ile de cihazlara doğrudan Smart Device Manager'dan güç verilmesini sağlayarak harici güç kaynakları olmadan tezgah üstü testleri ve sahada devreye almayı daha hızlı ve basit hale getiriyor. Smart Device Manager’in cihaz yönetimini basitleştirmek için tasarlanan kolay arayüzü ise çevrimdışı şablonlar, evrensel cihaz kütüphaneleri ve otomatik güncellenen sürücüler gibi birçok özelliği bir arada sunarak devreye alma ve bakım için gereken süreyi ve çabayı en aza indiriyor.

 Pelister: Kimyasalların Üretim Ve İthalatını Etkileyen KKDİK Kapsamında Lider Firmalar Yıl Sonu Gelmeden Belirlenmeli Haber

 Pelister: Kimyasalların Üretim Ve İthalatını Etkileyen KKDİK Kapsamında Lider Firmalar Yıl Sonu Gelmeden Belirlenmeli

"Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması (KKDİK), Türkiye’de yıllık 1 ton ve üzeri miktarda imal edilen veya ithal edilen tüm kimyasal maddeleri kapsıyor. Kimya, plastik, otomotiv, tekstil, boya gibi birçok sektör bu kapsam içinde bulunuyor. 12 Ağustos 2025 tarihinde yürürlüğe giren “KKDİK Yönetmeliğinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar” düzenlemesi ile kimyasal kayıt süreçlerinde kritik tarihler güncellenerek, lider firma belirleme ve geçici kayıt prosedürleri netlik kazandı. Ayrıca sektör içi koordinasyonu sağlayacak danışma mekanizmaları güçlendirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen mevzuat kapsamında Türkiye'de kimyasalların güvenli yönetimi, insan sağlığı ile çevrenin korunması ayrıca AB mevzuatı ile uyumlu bir kimyasal yönetim ve denetim sistemi oluşturulması amaçlanıyor. Bu kapsamda üretici ve ithalatçı firmaların, belirli tarihler içinde maddelerinin ön kayıt ve kayıtlarını tamamlaması, değerlendirme ve izin süreçlerine uyum sağlaması gerekiyor. KKDİK kapsamında tüm potansiyel kayıt ettiren (ön kayıt yaptıran) firmalar, 31 Ekim 2025 tarihine kadar Kimyasal Kayıt Sistemi (KKS) üzerinden ön kayıt (MBDF) bilgilerini Bakanlığa iletmek zorunda. Pelister: “Serbest ticaretimizi ve rekabetimizi etkileyen KKDİK’e uyum sağlanması önemli” Usul ve Esaslar’ın çok uzun zamandır beklendiğini belirten İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Usul ve Esaslar, yerli ve yabancı kimya sektörü aktörlerinin kendi plan, program ve bütçelerini öngörmelerine netlik kazandırdı. Bunun paralelinde, açıklanan yeni takvim ve belirlenen Lider tayini süreçlerinin fiilen gerçekleşebilmesi için Kimyasal Kayıt Sistemi’ne (KKS) ivedilikle işlerlik kazandırılması gerekiyor” dedi. Pelister: “KKDİK kaydı yapılmış bir ürün, pazarda büyük avantaj sağlar” Türkiye’de yerleşik üretim yapan veya yurt dışından Türkiye pazarına kimyasal arz eden tüm firmaların KKDİK’e uyumlu olmasının zorunluluğunu vurgulayan Pelister, “İster üretici ister ithalatçı olsun Türkiye pazarına kimyasal madde arz eden tüm firmaların KKDİK’e tam uyum göstermesi gerekiyor. Bu kapsamda firmalar öncelikle ön kayıt ve ardından kayıt sürecine katılmak zorunda. Yayınlanan Usul ve Esaslar çerçevesinde, tam kayıt yapılamayan durumlarda geçici kayıt yapılması ve bu bilgilerin Bakanlık sistemine yüklenmesi gerekli. Başka bir deyişle, eğer bir firma üretimini hem Türkiye pazarına hem Avrupa Birliği’ne satıyorsa her iki mevzuata da ayrı ayrı uyum sağlamak zorunda. KKDİK kaydı yapılmış bir ürün, pazarda büyük avantaj sağlar” ifadelerini kullandı. Pelister: “Yükümlülüklerini yerine getirmeyen firmalar ciddi cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir” KKDİK’in sadece bir kayıt sistemi olmadığını vurgulayan Pelister, “KKDİK aynı zamanda kimyasalların insan sağlığına ve çevreye etkilerini değerlendirme, güvenli kullanım koşullarını belirleme, tehlikeli kimyasalların izlenmesini sağlama gibi amaçlar taşıyor. Ayrıca firmaların tedarik zinciri boyunca işleyişine devam edebilmesi için bu mevzuat yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerekiyor. Aksi takdirde firmalar pazar paylarında düşüş ve ciddi cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir” açıklamasını yaptı. Önemli tarihler 31 Ekim 2025 ve 31 Aralık 2025 Firmaların öncelikle kendi madde envanterlerini gözden geçirerek KKDİK kaydı gerektiren maddelerini belirleyip tonaj bantlarını ve tehlike sınıflarını netleştirmeleri gerektiğini belirten Pelister şöyle devam etti: “Kimyasallar belirlendikten sonra Bakanlık tarafından oluşturulan KKS (Kimyasal Kayıt Sistemi) üzerinden ön kayıt yaparak, MBDF’ye katılım sağlamalı ve MBDF ile iletişim ve lider firma belirleme süreci için hazırlık yapmalılar. Firmalar ön kayıtlar için (MBDF bildirimleri) son tarih 31 Ekim 2025’e ve lider kayıt ettiren seçimi için son tarih 31 Aralık 2025’e uyum sağlamalı.” RGS Danışmanlık AŞ, Tek Temsilcilik ve Danışmanlık hizmetlerini sunmaya devam ediyor Sürece ilişkin yeterli Kimyasal Değerlendirme Uzmanı (KDU) eğitimli personeli bulunmayan firmaların danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyulabildiğini belirten Pelister, “Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu süreçlerde daha önce REACH Tüzüğü için benzer süreçleri yönetmiş profesyonel danışmanlık firmalarından uzman desteği alması gerekebiliyor. İKMİB olarak ihracatçılarımızın bu süreci kolaylıkla tamamlamaları için yanında olduğumuzu ve her türlü desteği vermeye devam edeceğimizi söylemek isterim. İKMİB tarafından 2008 yılında ihracatçılarımıza AB REACH tüzüğü kapsamında hizmet vermek için Brüksel’de kurulmuş bulunan Reach Global Services (RGS) firmamızın İstanbul’daki şubesi RGS Danışmanlık AŞ, KKDİK yönetmeliği uyumu çerçevesinde Tek Temsilcilik ve Danışmanlık hizmetlerini sunmaya devam ediyor” dedi.

Kimyacılardan İhracat Rekoruna Katkı Haber

Kimyacılardan İhracat Rekoruna Katkı

Kimya sektörünün mayıs ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Mayıs ayında kimya sektörümüz 2,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu yıl Ocak- Mayıs olarak beş aylık ihracatımız ise 13 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olarak, tarife savaşlarının yaşandığı ve küresel belirsizliklerin olduğu, öngörülebilir bir ortamdan uzak, oldukça değişkenlik gösteren bu süreçte ihracatçılarımızı göstermiş oldukları üstün gayretlerden dolayı kutluyorum. Ülkemizin büyümesi ve kalkınması için ihracatı destekleyici adımlar atılması önemli. Bu yönüyle 30 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yeni Yatırım Teşvik Sistemi’ni, ülkemizin kalkınmasında kritik öneme sahip kimya sektörümüz açısından stratejik bir dönüm noktası olarak görüyor ve sektörümüze güç kazandıracağına inanıyoruz. Kimya sektörü, sunduğu yüksek katma değer ve 27 farklı sektöre sağladığı hammadde, yarı mamul veya mamul girdileriyle Türkiye ekonomisinin lokomotif alanları arasında yer alıyor. Yeni teşvik sistemi kapsamında verilen nakdi destekler, kurumlar vergisi indirimleri, sigorta primi desteği ve yer tahsisi imkanları, sektörde büyük ölçekli yatırımların hızlanmasına katkı sağlayacaktır. Özellikle petrokimya, ilaç hammaddesi, plastik ve boya üretimi gibi kritik alanlarda bu desteklerin yatırımı ciddi ölçüde teşvik edeceğine inanıyoruz. Biz de İKMİB olarak düzenlediğimiz faaliyetlerle sektörümüzü desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.