Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kimya Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Kimya Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kimya Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış Haber

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış

Türkiye’nin ihracatta öncü sektörlerinden biri olan kimya sektörü, 2026 yılı Nisan ayında güçlü performansını sürdürdü. Sektör, nisan ayında gerçekleştirdiği 3 milyar doları aşan ihracat ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü oldu. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 oranında artış kaydetti. Yılın ilk dört ayına bakıldığında da kimya sektörünün istikrarlı büyümesini sürdürdüğü görülüyor. Sektörün Ocak-Nisan döneminde toplam ihracatı 11 milyar dolara yaklaşırken, sektör küresel ekonomik belirsizliklere rağmen ihracat gücünü korumayı başardı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Nisan ayı ihracat performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Kimya sektörümüz, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak ihracattaki istikrarlı büyümesini Nisan ayında da sürdürdü. Yüzde 19,3’lük artış, sektörümüzün küresel zorluklara rağmen rekabet gücünü koruduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ocak-Nisan döneminde ulaştığımız yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat değeri, yıl sonu hedeflerimiz açısından da önemli bir gösterge niteliğinde. Bununla birlikte Cumhurbaşkanımızın açıkladığı yeni destekler de sektöre yine bir moral olacaktır. İKMİB olarak gayretimiz her zaman ihracatımızı, katma değerli ürünleri artırma yönünde olacak. Önümüzdeki süreçte katma değerli üretime, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüme, yeni pazarlara erişime ve ihracata dair yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Kimya sektörü olarak Türkiye’nin ihracat hedeflerine en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında Haber

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında

Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmalarıyla hazırladığı “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlıklı raporda; Orta Doğu’daki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, ödeme yapamama risklerinin geniş tabanlı biçimde yeniden değerlendirilmesine yol açtığına ve ülke notlarındaki düşüşlerin, yükselmelerin önüne geçtiğine yer verildi. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve BAE olmak üzere beş ekonominin ödeme yapamama riskine ilişkin genel görünüm notu düşürülürken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan olmak üzere yalnızca üç ülkenin notu yükseltildi. Not indirimlerinin ise ya daha yüksek girdi fiyatları ve artan arz sıkıntılarının kârlılığı tehdit etmesi gibi birinci tur etkilerden ya da Birleşik Krallık’ın mali durumu gibi artan iç kırılganlıklardan kaynaklandığı raporda belirtildi. Enerji, cari denge ve maliye olmak üzere üçlü açık veren ekonomiler, özellikle Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya ve Etiyopya başta olmak üzere ikinci tur etkilerin yükünü taşımaya aday olurken; bunları Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın izlediği bilgisi raporda verildi. Raporda üçüncü tur etkilerin de giderek daha görünür hale geldiğini belirten uzmanlar, döviz rezervi birikiminin yavaşlaması ve daha sıkı dış finansman koşullarının; özellikle çatışmaya coğrafi olarak yakın ülkelerde ve zayıf dış tamponlar ile politika kısıtlarının kırılganlığı artırdığı ekonomilerde daha yüksek egemen risk primlerine ve artan borç servis maliyetlerine yol açtığına dikkat çekti. Ödeme yapamama riskleri artıyor Sektöre göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergelerin yani sektör risk notlarının, 2025 ortasından bu yana görülen iyileşme eğilimini tersine çevirerek belirgin biçimde kötüleştiği de raporda verilen bilgiler arasında. Ekonomistler raporda, özellikle küresel taşımacılık sektörü ile Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki enerji sektörünün ateş hattında yer aldığına dikkat çekti. Avrupa’da, 2022 enerji krizinden bu yana zaten baskı altında olan enerji-yoğun şirketlerin, çok daha dar marjlarla karşı karşıya olduğuna raporda dikkat çekildi. Rapora göre 2022 sonundan bu yana en keskin dengelerden biri; 21 sektörün notunun indirilmesine karşın yalnızca altı sektörün notunun yükseltilmesi oldu. Enerji ve taşımacılık odaklı sektörler krizin merkez üssünde Uzmanlar, tahminlerinde yer alan not indirimlerinin yarısından fazlasını Körfez ülkelerinde, özellikle enerji ve taşımacılıkla bağlantılı sektörlerin oluşturduğunu ve bu sektörlerin krizin merkez üssünde yer aldığını raporda belirtti. Gemi yakıtı fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken bu durumun deniz taşımacılarının toplam işletme maliyetlerini yüzde 25 yükselttiği raporda vurgulandı. Rapora göre navlun ücretleri ise yüzde 16 ile yalnızca sınırlı ölçüde artarken, zayıf talep ortamında marjlar sıkıştı. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaştı Dünya jet yakıtının yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da rapordaki bilgiler arasında. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70’e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı. Bununla birlikte sektörün, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi. Kırılganlıkların, zaten zayıflamış sektörlerde de yeniden ortaya çıktığı; özellikle Avrupa’daki kimya ve metal sektörlerinin bu durumdan etkilendiği ve şokun yayılma alanının genişlediği de verilen bilgiler arasında. Raporda, Avrupa’da sanayide nihai enerji tüketiminin yüzde 40’ının doğal gazdan geldiği; bunun da zaten küçülme sürecindeki kimya, çelik ve çimento sektörlerini 2026’da daha da zor durumda bıraktığı yorumu da yer aldı. Enerji yoğun sektörler doğrudan etkileniyor Allianz Trade’in raporuna göre Avrupa’da ulaşım sektörünün ötesinde, enerji yoğun sektörler bölgede en hızlı ve doğrudan etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Kimya, çelik ve çimento sektörlerinin Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini en güçlü şekilde hissettiği belirtilirken; İran’daki çatışmanın, Avrupa’nın süregelen enerji kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Raporda, doğal gazın, sanayi genelinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi veriliyor. Allianz Trade’in raporunda, kimya sektörü açısından durumun özellikle endişe verici olduğuna çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, 2022’den bu yana sektörü etkileyen enerji krizini daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Bölgedeki kimyasal üretim seviyelerinin, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından önceki döneme kıyasla hâlâ oldukça düşük seviyede olduğu; petrokimya ürünlerinin ise 2025 yılında yıllık bazda yüzde 10,2 ile en sert düşüşü kaydettiği raporda belirtildi. Bu olumsuz eğilimin kısa vadede toparlanmasını olası görmediklerini belirten Allianz Trade ekonomistlerine göre bunun başlıca nedenleri; süregelen zayıf talep, rekabetçi olmayan doğal gaz fiyatları ve kritik bir petrokimyasal hammadde tedarikçisi olan Orta Doğu’nun ek bir rahatlama sağlayamaması. Öte yandan uzmanlar, enerji, petrokimya ve temel inorganik ürünlerin örneğin gübreler için en büyük tekil işletme maliyet kalemi olduğuna; petrokimyanın yüzde 35 ve temel inorganik ürünlerin yüzde 50 paya sahip olduğuna raporda dikkat çekti. Aynı zamanda bu iki segmentin birlikte, bölgenin kimya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi de raporda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı Haber

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı

Sektör, yılın ilk çeyreğini 7,5 milyar dolarlık ihracatla kapatırken, Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olma unvanını sürdürdü. Türkiye’nin ihracat lokomotiflerinden kimya sektörü, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda Mart ayında da küresel pazarlardaki etkinliğini devam ettirdi. Sektör, 2,7 milyar dolar olan geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 8,7 artırırken, 2026’nın ilk üç ayında gerçekleştirdiği ihracat 7,5 milyar doları aştı. Kimya sektörünün Mart ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmeler, yakın coğrafyamızdaki sıcak savaşların etkilerine rağmen Mart ayında kimya sektörü ihracatımızı artırmayı başardık. Mart ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. İlk üç aylık dönemde sektör ihracatımız 7,5 milyar doları aştı. İçinde bulunduğumuz olumsuz koşulları göz önüne aldığımızda, bu artışı büyük bir başarı olarak görüyor, ihracatçılarımızla gurur duyuyoruz. Özellikle körfez bölgesinde yaşanan gerilimler enerji ve petrol fiyatlarında dalgalanmalara, lojistik hatlarda aksamalara ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmalara neden olabiliyor. Bu durum, enerji ve petrokimya girdilerine bağımlı olan sektörümüz açısından maliyet baskısını artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Diğer yandan Avrupa başta olmak üzere yakın coğrafyalarda tedarik güvenliğinin yeniden önem kazanması hem Türk kimya sektörü için hem diğer sektörlerimiz için rekabet avantajı yaratacaktır. Küresel ekonomide başta enflasyon olmak üzere pek çok olumsuz etkiye sebep olan savaşların en kısa zamanda bitmesini temenni ediyoruz. Bu süreçte İKMİB olarak yakın ve alternatif pazarlarda ihracatın artırılması, pazar çeşitliliğinin güçlendirilmesi ve ticaret heyetleri ile sektörel iş birliklerinin artırılmasına öncelik veriyor, ihracatçılarımıza destek oluyoruz. Mevcut performansımızı daha ileri taşımak ve ihracatımızı artırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Mart ayında en çok “mineral yakıtlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi Mart ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar ve ürünler 1 milyar 29 milyon 600 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 779 milyon 472 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 237 milyon 727 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu. İtalya mart ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Mart ayında en çok ihracat yapılan ülke 209 milyon dolar ile İtalya oldu. Mart ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İtalya, Malta, İspanya, Romanya, Fas, Almanya, Gürcistan, ABD, Rusya ve İngiltere oldu. Mart ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 386,41 ile Malta’da oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı Haber

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı

Sektör, yılın ilk çeyreğini 7,5 milyar dolarlık ihracatla kapatırken, Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olma unvanını sürdürdü. Türkiye’nin ihracat lokomotiflerinden kimya sektörü, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda Mart ayında da küresel pazarlardaki etkinliğini devam ettirdi. Sektör, 2,7 milyar dolar olan geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 8,7 artırırken, 2026’nın ilk üç ayında gerçekleştirdiği ihracat 7,5 milyar doları aştı. Kimya sektörünün Mart ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmeler, yakın coğrafyamızdaki sıcak savaşların etkilerine rağmen Mart ayında kimya sektörü ihracatımızı artırmayı başardık. Mart ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. İlk üç aylık dönemde sektör ihracatımız 7,5 milyar doları aştı. İçinde bulunduğumuz olumsuz koşulları göz önüne aldığımızda, bu artışı büyük bir başarı olarak görüyor, ihracatçılarımızla gurur duyuyoruz. Özellikle körfez bölgesinde yaşanan gerilimler enerji ve petrol fiyatlarında dalgalanmalara, lojistik hatlarda aksamalara ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmalara neden olabiliyor. Bu durum, enerji ve petrokimya girdilerine bağımlı olan sektörümüz açısından maliyet baskısını artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Diğer yandan Avrupa başta olmak üzere yakın coğrafyalarda tedarik güvenliğinin yeniden önem kazanması hem Türk kimya sektörü için hem diğer sektörlerimiz için rekabet avantajı yaratacaktır. Küresel ekonomide başta enflasyon olmak üzere pek çok olumsuz etkiye sebep olan savaşların en kısa zamanda bitmesini temenni ediyoruz. Bu süreçte İKMİB olarak yakın ve alternatif pazarlarda ihracatın artırılması, pazar çeşitliliğinin güçlendirilmesi ve ticaret heyetleri ile sektörel iş birliklerinin artırılmasına öncelik veriyor, ihracatçılarımıza destek oluyoruz. Mevcut performansımızı daha ileri taşımak ve ihracatımızı artırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ana Kimyasallarda Yerli Üretim Çağrısı! Haber

Ana Kimyasallarda Yerli Üretim Çağrısı!

Adaylık sürecine güçlü bir mesajla başlayan Aracı, “Kimyada Birlik Zamanı” ifadesini yalnızca bir slogan olmaktan ziyade, yeni dönemin çalışma kültürü olarak tanımladı. Türkiye’nin en stratejik üretim ve ihracat alanlarından biri olan kimya sektöründe yeni bir dönem başlıyor. 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimyada, sektörün çatı kuruluşu olan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) için başkanlık süreci resmen başladı. 16 alt sektörü ve 8 bini aşkın firmayı temsil eden birlikte, sürdürülebilir büyüme, katma değer odaklı ihracat ve güçlü sektörel koordinasyon başlıkları yeni dönemin ana gündem maddeleri olarak öne çıkıyor. 16 Alt Sektör İçin Bütüncül Yönetim Modeli Adaylık açıklamasında konuşan Vefa İbrahim Aracı, İlaçtan plastiğe, kozmetikten boya ve yapı kimyasallarına kadar geniş bir üretim alanını kapsayan İKMİB’in, 16 alt sektörünü aynı stratejik çerçevede buluşturması gerektiğini vurguladı. Aracı, yeni dönemde alt sektör bazlı ihracat planlamasının temel öncelik olacağını söyleyerek, “Kimya sektörü 16 alt sektörüyle büyük bir ekosistemdir. Küresel rekabetin geldiği noktada yalnızca firmaların değil, sektörel organizasyonların da güçlü olması gerekiyor. Sürdürülebilir ihracat artışı ancak veri temelli analizlerle, GTİP düzeyinde doğru konumlandırmayla ve katma değeri yüksek alanlara odaklanmayla mümkündür.” dedi. 31,9 Milyar Dolarlık Güç, Yeni Strateji İhtiyacı Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimya, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak toplam ihracattan yüzde 13,5 pay aldı. 238 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren sektörün mevcut büyüklüğünün yeni bir koordinasyon modelini zorunlu kıldığını belirten Aracı, “Bu başarının arkasında İKMİB’in geçmiş dönem yönetimlerinin kolektif emeği bulunuyor. Sayın Adil Pelister ve kıymetli yönetim kurulu üyelerine, sektörümüzü bugün ulaştığı güçlü konuma taşıyan emekleri ve kararlı liderlikleri için teşekkür ediyorum. Rekabet artık sadece üretmekle değil; bilgi, teknoloji ve ölçek üretmekle mümkün. Alt sektörler arası eşgüdüm sağlanmadan küresel rekabette kalıcı üstünlük sağlamak mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Cari Denge İçin Yerli Üretim Şart Aracı, 16 alt sektörün bütüncül ele alınmasının yalnızca ihracat performansı açısından ziyade, makroekonomik denge açısından da önemli olduğunu vurguladı. Özellikle ana kimyasallarda yüksek ithalat oranının cari denge üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Ana kimyasal ürün gruplarında ithalat bağımlılığı, sanayinin tamamını etkileyen bir konu. Yerli üretim kapasitesinin artırılması 16 alt sektörün tamamını doğrudan ilgilendiriyor. Yatırım ortamının güçlendirilmesi, teşvik mekanizmalarının etkin kullanılması ve üretim altyapısının desteklenmesi, sektörümüzün uzun vadeli rekabet gücü açısından kritik önemdedir.” açıklamasını yaptı. “Bu Görev Bir Makam Değil, Bir Emanettir” Toplantıda söz alan mevcut İKMİB Başkanı Adil Pelister de sürecin bir devamlılık anlayışı içinde ilerlediğini belirterek, kimya sektörünün Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kilit rol oynadığını vurguladı. Konuşmasını “Kimyada Birlik Zamanı” mesajıyla tamamlayan Vefa İbrahim Aracı, Adaylığını bir rekabet süreci olarak görmediğini belirterek, “Bu görev bir makam değil, sektörümüzün bize emanetidir. Kimya sektörü birlik ve ortak akılla büyür. Bugüne kadar ortaya konulan emeği ve birikimi daha ileri taşımak hepimizin sorumluluğudur.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçıları Türkmenistan’a İhracatta Zirveye Gözünü Dikti Haber

Türk İhracatçıları Türkmenistan’a İhracatta Zirveye Gözünü Dikti

Türk ihracatçıları iki ülke arasındaki dış ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak için bu sene 10-12 Şubat 2026 tarihlerinde 12’ncisi düzenlenen Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na yoğun ilgi gösterdi. Fuarda Türkiye’den 87 firma ve kuruluş yerini aldı. Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışını Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcı Ö. Volkan Ağar ve Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Nökergulı Ataguliyev gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Ege İhracatçı Birlikleri’ni temsil etti. Türkmenistan’ın ithalatında ikinci ülkeyiz hedefimiz birinci ülke olmak Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracatının 2025 yılında yüzde 19,3’lük artışla 885 milyon dolardan 1 milyar 56 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Ertan, iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların dış ticaretin artması için elverişli bir zemin oluşturduğunu vurguladı. İki ülke arasında dengeli bir dış olduğunun altını çizen Ertan, “Türkmenistan’ın yıllık 5,7 milyar dolarlık ithalatından yüzde 19 pay alıyoruz. Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında ikinci sıradayız. Bu tür temasları sıklaştırarak Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler listesinde zirvenin yeni sahibi olmak istiyoruz” şeklinde konuştu. 2025 yılında Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracat yaptığı sektörler hakkında bilgi veren Ertan şöyle devam etti: “Çelik sektörümüz ile Demir ve Demirdışı Metaller sektörümüz 252 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Elektrik ve elektronik sektörü 213 milyon dolar, kimya sektörü 185 milyon dolarlık ihracatla ilk üç sırayı paylaşıyorlar. Gıda sektörlerimizde ilk sırada 32 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü yer alırken, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz 22 milyon dolar ihracat yapıyor. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerimiz ise 6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.” Türk kanatlı sektörü ihracatta ikinci sırada Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Akdeniz ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı. Türkmenistan 2024 yılı su ürünleri ve hayvansal mamuller ithalatı 68 milyon ABD doları olurken, Türkiye 8 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 14,5 milyon dolarlık ihracatla ABD’nin ardından ikinci büyük tedarikçi oldu. Türkiye, 2025 yılında ise Türkmenistan’a 16 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 20 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı gerçekleştirdi. Türk kuru meyve sektörü Türkmenistan’da yerini aldı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri Sektörü; Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Güneydoğu Anadolu ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı. Türkiye 2025 yılında Türkmenistan’a yaptığı 1,6 milyon dolarlık kuru meyve ihracatını 5 milyon dolara taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen 2,3 Milyar Dolarlık İhracat Haber

Kimya Sektöründen 2,3 Milyar Dolarlık İhracat

Kimya sektörü ise 2,3 milyar dolar değerinde kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirerek ocak ayında en çok ihracat yapan ikinci sektör oldu. Kimya sektörünün Ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “2025 yılını yüzde 3,8 artışla 31,9 milyar dolarlık kimya ihracatı ile tamamlayarak en çok ihracat yapan ikinci sektör konumumuzu koruduk. 16 alt sektörü ile birlikte 27 sektöre girdi sağlayan kimya sektörümüz, küresel ticarette yaşanan tüm zorluklara rağmen son yıllarda başarılı ve istikrarlı bir grafik çizmeye devam ediyor. 2025 yılında 238 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirerek kilogram başı ihracat bedelini yeniden 1 dolar seviyesinin üzerine çıkarmayı başardık ve Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 13,5 pay aldık. Bu yıl Ocak ayında ise sektörümüz 2,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve en çok ihracat yapan ikinci sektör oldu. Bu yıla 35 milyar dolarlık bir ihracat hedefi ile başladık. İKMİB olarak, kimya ihracatımızı bir üst seviyeye taşımak için 2026 yılında kimya ihracatçılarını yurt dışındaki pazarlarla buluşturacağımız 25 ülkeye yönelik 42 ihracat organizasyonu gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ocak ayında 2 fuar milli katılımı, 1 fuar info stand katılımı ve 2 sektörel ticaret heyeti gerçekleştirdik. Etkinliklerimizin çıktılarının ihracatımıza olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.