Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kimya Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Kimya Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kimya Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracatın 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2,1 milyar dolardan 3 milyar dolara çıktığını, hedeflerinin orta vadede Çin’e ihracatı 10 milyar dolara çıkarmak olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na 9. kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını, gıda, kozmetik, tekstil ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren 15 firmayla Türkiye’nin Çin’e ihracatının artması için mesai vereceklerini belirtti. Çin’in, 2025 yılında 3 trilyon 772 milyar dolar ihracatla dünya lideri olduğuna dikkati çeken Öztürk, “Çin, ithalat için uzak bir ülke olmadığı gibi ihracat içinde uzak bir ülke değil. Çin, 2025 yılında 2 trilyon 583 milyar dolarlık ithalatla dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı ülke konumunda. Çin’i bir ülke olarak değil, bir kıta olarak değerlendirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çin’de sağlıklı ürünlere talep artıyor “Son yıllarda Çin pazarına yönelik yoğun çalışma yürüyoruz” diyen Öztürk şöyle devam etti; “Çin pazarında özellikle gıda ürünlerine yönelik tüketim alışkanlıklarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. “Sağlıklı ürünler”, ürün içeriğinin açık ve şeffaf biçimde belirtildiği clean label yaklaşımı ve doğal koruyucuların kullanımı gibi trendler giderek güçleniyor. İhracatımızı mevcut hammaddeden yüksek katma değerli ve tüketici odaklı ürünlere kaydırmakta. Burada üç alan özellikle öne çıkıyor: Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri: Türk gülünden elde edilen doğal kozmetik ürünleri, doğal içerikli bakım ürünleri, aromatik ürünler ve premium kişisel bakım ürünleri. Sağlıklı ve fonksiyonel gıda: Kuru meyveler, Antep fıstığı, bal, zeytinyağı, doğal atıştırmalıklar, sağlıklı/organik ürünler ve hazır tüketilebilir gıdalar. Premium Türk gıda ürünleri: Zeytinyağı, kuru meyve, fındık, Antep fıstığı, bal ve seçilmiş işlenmiş gıda ürünleri. Çin'de sağlık odaklı, hazır tüketilebilir ve hazır pişirilebilir gıdalara yönelik talebin arttığına ilişkin güncel tüketim araştırmaları bulunuyor. Türkiye bu sektörlerde güçlü üretici. Çin pazarında sağlıklı gıda ürünleri sektörlerinde büyüyecek potansiyele sahibiz.” Çin’de 300 milyon alım gücü yüksek tüketici var Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde 300 milyon insan yaşadığını paylaşan Öztürk, “Türk firmalarının Çin pazarında başarılı olması için Çin'in Z kuşağı tüketicilerine kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle ulaşabiliriz. Firmalarımız Çince ambalajları olan Z kuşağının taleplerine uygun ürün gamıyla Çin pazarında daha kalıcı olabilirler. Çin pazarında batı benzeri tüketim alışkanlıkları hızla artmakta. Eskiden tasarruf odaklı olan Çinli tüketiciler, artık kaliteli ve sağlıklı ürünlere daha çok harcama yapıyor, dünyayı geziyor, farklı mutfakları ve yaşam tarzlarını deneyimliyor. Biz de bu değişime cevap verebilmek için, Türk zeytinyağı, kuru incir, üzüm, kayısı, şarap gibi Ege Bölgesi’nin öne çıkan ürünlerini, ayrıca organik tarım ürünlerimizi ve yüksek kaliteli sanayi ürünlerimizi Çinli tüketiciler için potansiyel arz ediyor. Çin’de sosyal medya kullanımı çok yaygın ve Çinlilerin tüketim tercihlerinde etkili oluyor. Bu kapsamda Birliğimizin wechat hesabı üzerinden firmalarımızı ve ürünlerini tanıtmaya devam ediyoruz. İsteyen firmalarımıza da kendi hesabımızdan üzerinden tanıtım yapma olanağı veriyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkemizde yetişen pek çok ürünün Çin'in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemediğini aktaran Öztürk, Türkiye ile Çin arasında 15 Ekim 2025 tarihinde yetiştiricilik ve avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerini kapsayan iki yeni protokol hayata geçirildiğini bu gelişme sonrasında Türkiye’den Çin’e su ürünleri ihracatının 2026 yılının ocak – eylül döneminde 3 kat artışla 18 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Türkiye’den defne yaprağı ihracatına olanak sağlayacak anlaşmanın kısa süre önce imzalandığını hatırlatan Öztürk, “Ülkemizden Çin’e yapılan defne yaprağı ihracatı geçtiğimiz yıllarda 15 milyon doları aşmıştı. Bu anlaşmayla defne yaprağı ihracatında bu parlak günlere geri dönmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde yetişen pek çok ürün Çin’in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemiyor. Kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkmayı bekliyor. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta. Buna benzer anlaşmaların hızla yürürlüğe girmesi iki ülke arası ticaret dengesi açısından kritik öneme sahip. Çin’e ihracat için bitki sağlığı sertifikası yapılmasını beklediğimiz bir diğer ürün kiraz. Türk ürünlerinin Çin’e ihracatıyla ilgili karşılıklı anlaşmalar hayata geçtiği takdirde Çin’e orta vadede ihracatımız 10 milyar dolara ulaşacak. Çin İthalat Fuarı’nda bu zeminin oluşması için çaba göstereceğiz” dedi. “Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 18 dolarında Ege İhracatçı Birlikleri’nin imzası var” diye konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı sırasında Çin’in en büyük e-ticaret platformlarından JD.com, China General Chamber of Commerce ve Çin’in en büyük kargo firmalarından YTO Express firması ile görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi. Türk ihracatçılarla Çinli ithalatçılar 9 Kasım’da networking etkinliğinde buluşacak Ege İhracatçı Birlikleri, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda geçen yıllardaki gibi 2026 yılında da, Türk ihracatçılarla, Çinli ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapabilmesine zemin hazırlayacak Türkiye’nin Çin’e ihracatının ivme kazanmasını sağlayacak networking etkinliği düzenleyecek. EİB, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü yapılacak bu etkinlikte Türkiye’nin Çin’e ihracatta sektörel çeşitliliğin artması için mesai verecek. EİB 2026’da Çin pazarında dört kez boy gösterdi Ege İhracatçı Birlikleri 2026 yılında Xiamen International Stone Fuarı ve Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’nın Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirmiş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle iş birliğinde gıda ihracatçılarına yönelik Guanco Gıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenlemişti. Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 41 arttı Türkiye’nin Çin’e ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2 milyar 121 milyon dolardan 2 milyar 994 milyon dolara yükseldi. Madencilik sektörü Çin’e 1 milyar 648 milyon dolarlık ihracatla açık ara zirvede yer alırken, kimya sektörü 618,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türk gıda ihracatçıları Çin’e yaptıkları ihracatla 210 milyon doları hanelerine yazdırdı. 2026 yılının Ocak – Eylül döneminde Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracat yüzde 43’lük artışla 378 milyon dolardan 542 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektörü 454 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracatın aslan payını aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Çin’e 25,5 milyon dolar ihracat yaparken, Çin’e ihracatta üçüncü 10,5 milyon dolarla Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı

Avrasya Ambalaj İstanbul 2026 üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleri için ticari temas ve yeni iş bağlantıları açısından önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Ambalaj ticaretinin Avrasya Bölgesindeki önemli platformlarından Avrasya Ambalaj İstanbul, 13–16 Ekim 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteği, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonu ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Fuar; Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (SEPA) de desteğini alıyor ve 120 bin metrekare kapalı alanda, 14 salonda yerli ve yabancı firma ve firma temsilcisini ağırlıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın açılışına; RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ile birçok sektörel sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. 130’ün Üzerinde Ülkeden Katılım Var RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, açılışta yaptığı konuşmada Avrasya Ambalaj İstanbul'un, Avrupa’nın ikinci büyük, Avrasya Bölgesi’nin ise her yıl düzenlenen en büyük ve en etkili ambalaj endüstrisi fuarı olduğuna işaret ederek, fuarın 35 ülkeden 1100’ün üzerinde firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla açıldığını kaydetti. Yıl boyunca yurt içi ve yurt dışı pazarlarda kapsamlı dijital ve geleneksel tanıtım çalışmaları yürüttüklerini ve fuarın uluslararası bilinirliğini ve erişim alanını sürekli genişlettiklerini kaydeden Öner, "Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, Türkiye ambalaj endüstrisinin küresel pazarlara açılmasında önemli bir ticaret platformu olma özelliğini taşıyor. Bu yıl 135 ülkeden ziyaretçiyi ağırlamayı hedefleyerek fuarımızın uluslararası erişimini daha da güçlendirmeyi ve küresel ambalaj sektörünün önde gelen buluşma noktalarından biri olarak konumunu pekiştirmeyi amaçlıyoruz. 40 ülkede yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde; gıda, içecek, kozmetik, e-ticaret, lojistik ve catering alanları başta olmak üzere yaklaşık 200 kişiden oluşan uluslararası VIP alım heyetimizi, katılımcı firmalarımızla karşılıklı görüştürerek yeni iş bağlantıları kurulmasına aracı olacağız. Bu ikili iş görüşmelerinin ülkemizin ihracat hacmine katkı sağlamasını temenni ediyoruz" dedi. İstanbul Dört Gün Boyunca Dünyanın Ambalaj Başkenti Olacak Fuarın açılışında konuşan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, Türkiye ambalaj sanayisinin dünyada kazandığı güveni pekiştirmek ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir sektör bırakmak için birlikte çalıştıklarını belirterek, "Otuz yılı aşkın süre önce, yaklaşık bin metrekarelik bir alanda, 50 katılımcıyla başlayan bu mütevazı buluşma, bugün dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturuyor. Bu tablo, Türkiye ambalaj sanayisinin üretim gücünü ve dünyada kazandığı itibarı gösteriyor. İstanbul, bu yıl da dört gün boyunca dünyanın ambalaj başkenti olacak" dedi. Zeki Sarıbekir, sektörün 2026’nın ilk yarısında gerçekleştirdiği ihracatın geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 9 artarak 3,8 milyar doların üzerine çıktığını belirtti. Aynı dönemde dış ticaret fazlasının da yaklaşık yüzde 13 artışla 1,6 milyar dolara yaklaştığını vurgulayan Sarıbekir, sektörün böylece son yedi yılın ilk altı aylık dönemleri içinde en yüksek dış ticaret fazlasına ulaştığını ifade etti. Sektörün 2030 yılı için 50 milyar dolarlık büyüklük ve 10 milyar dolarlık ihracat hedefi bulunduğuna dikkat çeken Zeki Sarıbekir, bu hedeflere ulaşmada üretim kapasitesinin yanı sıra katma değerli ürünlerin payının artırılmasının belirleyici olacağını söyledi. Zeki Sarıbekir, "Katma değerli ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmak, sektörümüzün kalıcı rekabet gücü için bir zorunluluk. Bunu başarabilecek tecrübemiz, mühendislik birikimimiz ve üretim altyapımız var. Küresel pazarlarda yoğunlaşan rekabette, tasarım, teknoloji ve sürdürülebilir üretimle daha güçlü bir konuma gelebiliriz. Dünyanın değişen ihtiyaçlarına kendi teknolojimiz ve tasarımımızla cevap vererek güçleneceğiz. Önümüzdeki büyüme alanı burada. Türkiye ambalaj sanayisinin bu adımı atacağına yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı. Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, ambalaj sektörünün ürünlerin markalaşma sürecinde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, Türkiye’nin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Dalgakıran, “Türkiye artık düşük iş gücü maliyetleriyle rekabet edebileceği bir noktada değil. Bu nedenle yeni rekabet unsurlarımızı doğru belirlememiz gerekiyor. Ambalaj sektörü, yalnızca teknolojisiyle değil, tasarım gücüyle de Türkiye’nin yeni rekabet avantajlarından biri olabilir. Ürünlerin markalaşmasında ambalajın çok büyük önemi var. Ancak bunun için yalnızca kendi toplumumuzun değil, ihracat yaptığımız ülkelerin de sosyolojik yapısını doğru analiz etmeliyiz. Dünyada değişmeyen tek gerçek değişimin kendisi. Türkiye olarak bu değişimi yaratan ülkeler arasında olamasak bile, yaşanan dönüşümü hızla anlayıp buna uyum sağlayabilecek beceriyi göstermemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya ve plastik ambalaj sektörlerinin ihracat performansına dikkat çekerek, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı vurguladı. Aracı, “Bugün, ambalaj sektörümüzün Türkiye’deki en prestijli ve en büyük buluşma noktası olan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın 31’incisinin açılışında bulunuyoruz. 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde kimya sektörü ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 7 artarak 25,8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yıl sonu hedefimiz ise 35 milyar dolar. Bu büyük başarıda, en dinamik sektörlerimizden biri olan plastik sektörünün de önemli bir payı bulunuyor. 2026 yılının ilk dokuz ayında plastik ambalaj ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,6 artarak 3,2 milyar dolara yükseldi. Bu başarının tesadüf olmadığını ve arkasında güçlü sektör yapılanmasının bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Fuarın tüm katılımcı firmalarımıza bereketli kazançlar getirmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, ambalaj sektörünün farklı üretim alanlarını destekleyen stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı dönüşümün önemine dikkat çekti. Yılmaz, “Ambalaj, günlük hayatımızın görünmeyen ama vazgeçilmez bir parçası konumunda. Üretilen her ürünün korunması, taşınması, saklanması ve tüketiciye sağlıklı biçimde ulaştırılması ambalaj sayesinde mümkün. Bu yönüyle ambalaj sektörü, yalnızca bir üretim alanı değil; gıdadan sağlığa, makineden lojistiğe ve perakendeye kadar geniş bir ekosistemi besleyen stratejik güç. Ambalaj sanayisinde 3 binin üzerinde şirket, 100 bini aşkın kişiye istihdam sağlıyor. Sektörün oluşturduğu ekonomik ekosistemin yıllık büyüklüğünün ise 30 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ancak dünyada rekabet koşulları hızla değişiyor. Artık yalnızca üretmek yetmiyor; daha iyi tasarlamak, daha verimli üretmek, kaynakları daha akıllı kullanmak ve çevreye daha duyarlı çözümler geliştirmek gerekiyor. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, sanayimizin geleceği için bir zorunluluk.” ifadelerini kullandı. Fuarın açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ambalaj sektörünün Türkiye’nin sanayi ve ihracatındaki önemli rolüne dikkat çekerek, sektörün gelişiminin diğer üretim alanlarını da doğrudan desteklediğini vurguladı. Bahçıvan, “Ambalaj, hayatımızın her aşamasında yer alan ve sanayimizin gelişimine önemli katkılar sağlayan bir sektör. Ambalajınızı geliştirdikçe ürününüzün kalitesini artırmaya, ürününüzü geliştirdikçe de ambalaja yönelik yatırımlarınızı büyütmeye yöneliyorsunuz. Dolayısıyla birbirini besleyen ve sanayimizin gelişimini hızlandıran bir yapıdan söz ediyoruz. Türkiye’nin üretiminde, sanayisinde ve ihracatında ambalaj sektörümüzün çok büyük payı var. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı ürünlerimizi, projelerimizi ve yenilikçi çözümlerimizi mevcut ve potansiyel alıcılarla buluşturarak son derece kıymetli bir görev üstleniyor. Dünyada ve ülkemizde yaşanan tüm zorluklara rağmen sanayicilerimizin bu fuara enerjisini, heyecanını ve geleceğe yönelik umudunu ortaya koyarak katılması, sektörümüzün kararlılığını ve üretim gücünü gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca konuşmasında Tüyap Fuarcılık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal’a da özel olarak teşekkür eden Bahçıvan, Ünal’ın yıllar önce ortaya koyduğu vizyonla Türkiye’de fuarcılık sektörünün gelişimine, sanayinin güçlenmesine ve uluslararası ticaretin büyümesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ambalaj Sektörünün Dünya Pazarındaki Payını Artırmalıyız Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu fuarın açılışında yaptığı konuşmada, Türk ambalaj sektörünün ihracat potansiyeline dikkat çekerek, küresel pazardaki payının artırılması ve sürdürülebilir üretim yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Tecdelioğlu, “Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın 31 yıldır başarıyla sürdürülmesi, sektörümüzün üretim ve ihracat gücünün önemli bir göstergesi. Türk ambalaj sektörü, geçtiğimiz yıl 7,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu yıl ise 8 milyar dolar seviyesinin aşılması hedefleniyor. Ancak yaklaşık 380 milyar dolarlık dünya ambalaj pazarından aldığımız pay hâlâ yüzde 2 seviyesinde. Bu oranı mutlaka yukarı taşımamız gerekiyor. Daha fazla yatırım yaparak, üretim kapasitemizi artırarak ve yeni pazarlarda güçlü ticari ilişkiler kurarak Türk ambalaj ürünlerinin dünyadaki varlığını genişletmeliyiz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik, yeni nesil ambalaj teknolojileri ve karbon ayak izinin azaltılması sektörümüzün öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Firmalarımızın atık yönetimi ve enerji dönüşümü alanındaki yatırımlarını hızlandırması, küresel rekabet gücümüzü korumamız açısından büyük önem taşıyor. Fuarın yeni iş birliklerine, daha güçlü ihracat rakamlarına ve sektörümüzün büyümesine katkı sağlamasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. Ambalaj Değer Zinciri Tek Çatı Altında Avrasya Ambalaj İstanbul’da ambalaj ürünlerinden ambalaj makinelerine, gıda ve içecek işleme makinelerinden baskı ve konverting teknolojilerine, içecek ve sıvı gıda üretim teknolojilerinden entegre üretim ve lojistik sistemlerine kadar uzanan yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler tek çatı altında ziyaretçilerle buluşuyor. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturan fuar, üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleri için ticari temas ve yeni iş bağlantıları açısından önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Uluslararası Alım Heyetleri B2B Görüşmeler İçin İstanbul’da Avrasya Ambalaj İstanbul kapsamında yürütülen Uluslararası Alım Heyeti Programı, farklı pazarlardan satın alma ve tedarik ihtiyaçları bulunan profesyonelleri katılımcı firmalarla bir araya getiriyor. Orta Asya, Orta Doğu, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelen alıcılarla gerçekleştirilen B2B görüşmelerde ambalaj makineleri, gıda işleme teknolojileri ve ilgili çözümlere yönelik ticari fırsatların geliştirilmesi hedefleniyor. Program, özellikle belirli ürün ve teknoloji gruplarına yönelik satın alma ihtiyacı bulunan profesyonellerin doğru tedarikçilerle doğrudan temas kurmasına imkân sağlıyor. Yeni Nesil Çözümler ve Sürdürülebilirlik Gündemde Ambalaj sektöründe üretim verimliliği, kaynakların daha etkin kullanılması ve sürdürülebilir üretim modellerine yönelik ihtiyaçlar teknolojik dönüşümü hızlandırıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul da bu dönüşümün farklı başlıklarını bir araya getiriyor. Fuarda otomasyon, malzeme optimizasyonu, kaynak verimliliği, geri dönüştürülebilir malzemeler ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen uygulamaların yanı sıra ambalaj tasarımı ve üretim teknolojilerindeki yeni çözümler ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Bu kapsamıyla fuar, sektör profesyonellerine yalnızca yeni ürün ve tedarikçileri keşfetmek değil, aynı zamanda üretim süreçlerini geliştirebilecek ve rekabet gücünü destekleyebilecek teknolojileri değerlendirme fırsatı da sunuyor. Food-Tech Eurasia ve Printpack & Converting Özel Bölümleri ile Anahtar Teslimi Çözümler Ambalaj endüstrisinin tüm ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümleri buluşturan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, sektör profesyonellerine üretimden son ürüne uzanan geniş bir ürün ve teknoloji yelpazesini keşfetme fırsatı sunuyor. Food-Tech Eurasia Özel Bölümü gıda ve içecek üreticileri ile, işleme ve hazırlık süreçlerinden üretim hatlarına, dolum teknolojilerinden ambalajlama çözümlerine kadar üretimin farklı aşamalarına yönelik teknolojileri aynı çatı altında incelemek isteyen, profesyoneller için tamamlayıcı bir teknoloji alanı olarak ön plana çıkıyor. Printpack & Converting Özel Bölümü’nde ise ambalaj baskı, etiket, oluklu mukavva, kağıt-karton ambalaj üretimi ve konverting teknolojilerine yönelik en yeni çözümler bir arada sunuluyor ve baskıdan laminasyona, kesimden kaplamaya kadar üretim süreçlerini geliştirmek isteyen sektör profesyonellerinin incelemesine sunuluyor. Genç Tasarımcılar Ödüllendirilecek Türkiye’de ambalaj tasarımı alanındaki genç yeteneklerin keşfedilmesine öncülük eden Ambalaj Ay Yıldızları Öğrenci Yarışması, 2004 yılından bu yana Ambalaj Sanayicileri Derneği tarafından, Avrasya Ambalaj İstanbul kapsamında ve Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle kesintisiz olarak düzenleniyor. Yarışmanın 22. dönem kazananları, fuarın açılış günü akşamında gerçekleştirilecek resepsiyonda açıklanacak. Fuar Sektör Ekosistemine Ev Sahipliği Yapıyor 30 yılı aşkın geçmişiyle Avrasya Ambalaj İstanbul, 2026 yılında da ambalaj endüstrisinin farklı segmentlerini uluslararası ticaret odağında bir araya getiriyor. 13–16 Ekim tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaret edilebilecek fuar; ambalaj üreticilerinden makine ve teknoloji tedarikçilerine, gıda işleme teknolojilerinden baskı ve konverting çözümlerine kadar geniş bir sektör ekosistemine ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor    Haber

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor   

Coface, su seviyelerinin kısa vadede düşük kalmasının beklendiğine, ekonomik etkilerin ise önümüzdeki aylarda devam ederek kırılgan ekonomilerde büyümeyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Öne çıkan veriler 8 cm: Ren Nehri’nin Kaub ölçüm istasyonundaki su seviyesi 18 Ağustos’ta 8 santimetreye kadar geriledi. Bu seviye, nehir taşımacılığının kısıtlanmaya başladığı 78 santimetrelik eşiğin oldukça altında kalırken, 2018’de kaydedilen 25 santimetrelik tarihi dip seviyeyi de geride bıraktı. Yüzde 20: Ağustos ayı başında Ren Nehri’ndeki bazı yük gemileri normal taşıma kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’siyle sefer yapabildi. Yüzde 72: Avrupa’daki iç su yolu taşımacılığının yüzde 60’ı Ren, yüzde 12’si ise Tuna üzerinden gerçekleştiriliyor .Büyümede 0,4 puana varan kayıp: 2018’de yaşanan son büyük düşük su seviyesi döneminde Almanya’nın reel GSYH büyümesi 0,3 ila 0,4 puan gerilemişti. Avrupa’nın nehirlerinde tarihi düşüş Avrupa’da aylardır devam eden olağanüstü sıcak ve kurak hava koşulları, birçok nehirde su akışının önemli ölçüde azalmasına yol açtı. Bu durumun etkileri, kıtanın taşımacılık ve ekonomik faaliyetlerinde stratejik rol oynayan Ren ve Tuna nehirlerinde daha belirgin şekilde görülüyor. Ren Nehri’nin su seviyesi, ağustos ayı başında Almanya’daki Kaub ölçüm istasyonunda tüm zamanların en düşük seviyesine inerken Tuna’nın Macaristan ve Romanya’daki bazı kesimlerinde de daha önce görülmemiş seviyeler kaydedildi. Düşük su seviyeleri çevresel etkilerin yanı sıra ekonomi üzerinde de doğrudan sonuçlar yaratıyor. Yük taşımacılığındaki aksamalar ve bazı enerji tesislerinin faaliyetlerinde yaşanan sorunlar, bu altyapılara bağımlı sanayi sektörlerinin üretimini de etkiliyor. Tedarik zincirlerinde lojistik baskı artıyor İç su yolu taşımacılığının Avrupa’daki toplam yük taşımacılığındaki payı sınırlı olsa da Ren ve Tuna’nın geçtiği ülkelerde bu yöntem stratejik önem taşıyor. Nehir taşımacılığının yük taşımacılığındaki payı Almanya’da yüzde 5,4, Romanya’da ise yüzde 19,2’ye kadar çıkıyor. Nehir taşımacılığının diğer ulaşım yöntemleriyle ikame edilmesi de kolay görünmüyor. Bir nehir gemisi yaklaşık 2 bin ton yük taşıyabilirken bu miktar bir yük treninde 1.500 tona, bir tanker kamyonunda ise 25 tona kadar düşüyor. Düşük su seviyelerinin taşınan yük miktarı ve maliyetler üzerindeki etkileri şimdiden görülmeye başladı. Ağustos ayı başında Ren’de seyreden bazı yük gemileri normal kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’sini kullanabildi. Tuna’nın Romanya bölümünde ise taşınan yük miktarının bazı kesimlerde yüzde 40’a varan oranlarda azaltılması gerekti. Benzer koşulların yaşandığı 2018’de yükleme kısıtlamaları ve operatörlerin uyguladığı ek ücretler nedeniyle nehir taşımacılığı maliyetleri kuru dökme yüklerde 2,5 katına, sıvı dökme yüklerde ise 4,5 katına kadar yükselmişti. Orta Avrupa’da enerji sektörü de baskı altında Kuraklığın etkileri taşımacılıkla sınırlı kalmıyor. Tuna Nehri, bazı nükleer enerji santrallerinin soğutma sistemleri açısından da kritik önem taşıyor. Macaristan’daki Paks ve Romanya’daki Cernavodă nükleer santrallerinin faaliyetleri düşük su seviyelerinden etkilenmeye başladı. Ülkelerindeki tek nükleer enerji üretim kaynakları olan bu santraller, Macaristan’ın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını, Romanya’nın ise yüzde 20,5’ini karşılıyor. Üretimdeki düşüşü telafi etmek isteyen işletmecilerin elektrik ithalatına veya daha yüksek maliyetli doğal gaz santrallerine yönelmesi gerekiyor. Geniş çaplı elektrik kesintilerine ilişkin yakın vadeli bir risk bulunmasa da mevcut tablo enerji maliyetlerini yükseltiyor ve bölgesel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Romanya’da ithal elektriğin maliyeti, ülke içinde üretilen elektriğin 2 ila 2,5 katına kadar çıkıyor. Macaristan ve Romanya hükümetleri, sistem üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla bazı büyük sanayi kuruluşlarının elektrik tüketimini geçici olarak düşürmeye yönelik önlemler de aldı. Bu uygulamaların otomotiv, kimya ve yapı malzemeleri gibi enerji yoğun sektörleri daha fazla etkilemesi ve ağustos ayındaki sanayi faaliyetleri üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Alman kimya sektörü risklerin odağında Üretim tesislerinin önemli bir bölümü Ren Nehri boyunca konumlanan Alman kimya sektörü, nehir taşımacılığına en fazla bağımlı sektörlerin başında geliyor. Ludwigshafen’daki BASF tesisi bu bağımlılığın önemli örneklerinden biri. Kaub’daki kritik noktanın güneyinde bulunan tesis, yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 40’ını nehir yoluyla gerçekleştiriyor. Su seviyelerinin daha da düşmesi, tesisin tedarik zinciri açısından kritik öneme sahip Amsterdam, Rotterdam ve Antwerp limanlarıyla bağlantılarında yeni aksamalara yol açabilir. Bu gelişmeler, Alman kimya sektörünün yüksek enerji maliyetleri ve rekabet gücündeki kayıpla mücadele ettiği bir dönemde yaşanıyor. Sektörün üretimi 2018’den bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilemiş durumda. Avrupa ekonomisinin iklim kaynaklı risklere karşı kırılganlığı artıyor Kısa vadeli hidrolojik tahminler koşullarda sınırlı bir iyileşmeye işaret ediyor. Ren Nehri’nde düşük su seviyelerinin görüldüğü dönem genellikle sonbahara kadar devam ettiği için taşımacılık ve üretimdeki aksamaların önümüzdeki haftalarda da sürmesi bekleniyor. Kar örtüsündeki azalma, buzulların geri çekilmesi ve aşırı sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi ise benzer olayların gelecekte daha fazla yaşanabileceğine işaret ediyor. Mevcut tablo, şirketlerin ve kamu otoritelerinin iklim kaynaklı riskleri lojistik, sanayi ve enerji stratejilerinde daha fazla dikkate almasının önemini ortaya koyuyor. İç su yolu taşımacılığına bağımlı şirketler açısından konu, tek bir kuraklık döneminin yarattığı sorunları yönetmenin ötesine geçiyor. Tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve iklim kaynaklı kesintilere karşı dayanıklılığın artırılması giderek daha önemli hale geliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Ekonomisti Eve Barré, “Ren ve Tuna’daki düşük su seviyeleri, aşırı hava olaylarının çevresel etkilerinin yanında ekonomik sonuçlarının da giderek belirginleştiğini gösteriyor. Lojistik, enerji ve sanayi faaliyetleri aynı anda etkilenebiliyor. Mevcut durumun 2018’e kıyasla daha erken ortaya çıkması ve daha şiddetli seyretmesi, Avrupa ekonomisindeki zayıf büyüme görünümüyle birleştiğinde endişeleri artırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru Haber

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru

Toplam ihracattan yüzde 12,6 pay alan sektör, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 artış kaydederken, Haziran ayında 3,29 milyar dolarlık ihracatla yılın en güçlü aylık performansını ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Haziran ayı ihracat verileriyle birlikte Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörünün 2026 yılı ilk yarı performansı netleşti. Sektör, yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek ilk yarı ihracat seviyesine ulaştı. 2024 yılının ilk 6 ayında 15,78 milyar dolar, 2025 yılının aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü, 2026 yılının ilk yarısında güçlü bir toparlanma grafiği ortaya koydu. Sektör ihracatı, 2025 yılının ilk yarısına göre yüzde 8,6, 2024 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 8,4 artış gösterdi. Yılın ilk aylarında daha sınırlı bir seyir izleyen sektör ihracatı, Nisan ayı itibarıyla toparlanma sürecine girdi. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, Haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yılın ikinci çeyreğinde ihracat performansını belirgin şekilde yukarı taşıdı. Haziran ayı yılın en güçlü performansı oldu Kimya sektörü açısından yılın en dikkat çekici verisi haziran ayında kaydedildi. Haziran 2026’da 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının en yüksek aylık ihracat rakamına ulaştı. Bu rakam, aynı zamanda ilk yarı ihracat rekoruna giden süreçte yılın en güçlü aylık performansı olarak öne çıktı. Haziran ayındaki ihracat performansı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024 yılının haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artışa işaret etti. Böylece sektör, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir ihracat zeminiyle girdi. Türkiye’nin 2026 yılı ilk 6 ay toplam ihracatı 136 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Sektör, bu performansıyla Türkiye ihracatının ana taşıyıcı sektörlerinden biri olma konumunu sürdürürken, en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunu da korudu. Aracı: “Kimya sektörümüz ilk yarıda tarihi bir ihracat seviyesine ulaştı” 2026 yılı ilk yarı ihracat performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruduğunu belirterek şunları söyledi: “Kimya sektörümüz, 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bugüne kadarki en yüksek ilk 6 ay ihracat performansını ortaya koydu. Özellikle Nisan ayı itibarıyla başlayan toparlanmanın Nisan ve Haziran aylarında yüksek ihracat rakamlarıyla desteklenmesi, sektörümüz açısından önemli bir gösterge. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir moralle başlamamızı sağladı.” Aracı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimiz Nisan ayından bu yana kimya sektörünün alt gruplarını ilgilendiren 7 komite toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantılarla sektörümüzün sahadaki ihtiyaçlarını doğrudan dinleyen, sorunları ilgili Bakanlıklarımızla güçlü bir diyalog içinde ele alan bir çalışma anlayışıyla ilerliyoruz. Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla kurduğumuz yakın temas, sektörümüzün çözüm bekleyen başlıklarının daha hızlı gündeme taşınması açısından büyük önem taşıyor.” Kimya sektörünün üretim gücü, pazar çeşitliliği ve sanayinin farklı alanlarına sağladığı girdiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Aracı, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak başlıklara odaklandıklarını belirtti. Kimya Teknoloji Merkezi yeniden ele alınıyor İKMİB’in sektöre yönelik teknik kapasiteyi güçlendirme hedefiyle hayata geçirilen Kimya Teknoloji Merkezi’ne ilişkin çalışmaların da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Aracı, merkezin mevcut yapısını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini söyledi. Aracı, “Göreve geldiğimizde Kimya Teknoloji Merkezi’nin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik yapısı açısından yeniden ele alınması gereken bir tabloyla karşılaştık. Bu nedenle merkezi, sektörümüze gerçek anlamda fayda sağlayacak, görünürlüğü artmış ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirilmiş bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare halinde ilerliyoruz” dedi. “İlk yarıdaki rekor tablo yılın kalanı için güçlü bir motivasyon sağlıyor” Küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde kimya sektörünün rekor ilk yarı performansı sergilediğine dikkat çeken Aracı, yılın ikinci yarısında mevcut ivmeyi korumak için ihracatçı firmalarla yakın temas içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Aracı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bugün ulaştığımız rakamlar, sektörümüzün üretim gücünü, ihracat refleksini ve küresel pazarlardaki konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek, ihracatçılarımızın önündeki engelleri azaltmak, ihracata dönük yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da güçlendirmek olacak. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini destekleyen yeni adımların da sektörümüz için önemli bir moral oluşturacağına inanıyoruz. İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü İlk Yarıda İhracat Rekoru Kırdı Haber

Kimya Sektörü İlk Yarıda İhracat Rekoru Kırdı

Toplam ihracattan yüzde 12,6 pay alan sektör, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 artış kaydederken, Haziran ayında 3,29 milyar dolarlık ihracatla yılın en güçlü aylık performansını ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Haziran ayı ihracat verileriyle birlikte Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörünün 2026 yılı ilk yarı performansı netleşti. Sektör, yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bugüne kadarki en yüksek ilk yarı ihracat seviyesine ulaştı. 2024 yılının ilk 6 ayında 15,78 milyar dolar, 2025 yılının aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü, 2026 yılının ilk yarısında güçlü bir toparlanma grafiği ortaya koydu. Sektör ihracatı, 2025 yılının ilk yarısına göre yüzde 8,6, 2024 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 8,4 artış gösterdi. Yılın ilk aylarında daha sınırlı bir seyir izleyen sektör ihracatı, Nisan ayı itibarıyla toparlanma sürecine girdi. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, Haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yılın ikinci çeyreğinde ihracat performansını belirgin şekilde yukarı taşıdı. Haziran ayı yılın en güçlü performansı oldu Kimya sektörü açısından yılın en dikkat çekici verisi haziran ayında kaydedildi. Haziran 2026’da 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının en yüksek aylık ihracat rakamına ulaştı. Bu rakam, aynı zamanda ilk yarı ihracat rekoruna giden süreçte yılın en güçlü aylık performansı olarak öne çıktı. Haziran ayındaki ihracat performansı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024 yılının haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artışa işaret etti. Böylece sektör, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir ihracat zeminiyle girdi. Türkiye’nin 2026 yılı ilk 6 ay toplam ihracatı 136 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Sektör, bu performansıyla Türkiye ihracatının ana taşıyıcı sektörlerinden biri olma konumunu sürdürürken, en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunu da korudu. Aracı: “Kimya sektörümüz ilk yarıda tarihi bir ihracat seviyesine ulaştı” 2026 yılı ilk yarı ihracat performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruduğunu belirterek şunları söyledi: “Kimya sektörümüz, 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bugüne kadarki en yüksek ilk 6 ay ihracat performansını ortaya koydu. Özellikle Nisan ayı itibarıyla başlayan toparlanmanın Nisan ve Haziran aylarında yüksek ihracat rakamlarıyla desteklenmesi, sektörümüz açısından önemli bir gösterge. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir moralle başlamamızı sağladı.” Aracı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimiz Nisan ayından bu yana kimya sektörünün alt gruplarını ilgilendiren 7 komite toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantılarla sektörümüzün sahadaki ihtiyaçlarını doğrudan dinleyen, sorunları ilgili Bakanlıklarımızla güçlü bir diyalog içinde ele alan bir çalışma anlayışıyla ilerliyoruz. Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla kurduğumuz yakın temas, sektörümüzün çözüm bekleyen başlıklarının daha hızlı gündeme taşınması açısından büyük önem taşıyor.” Kimya sektörünün üretim gücü, pazar çeşitliliği ve sanayinin farklı alanlarına sağladığı girdiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Aracı, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak başlıklara odaklandıklarını belirtti. Kimya Teknoloji Merkezi yeniden ele alınıyor İKMİB’in sektöre yönelik teknik kapasiteyi güçlendirme hedefiyle hayata geçirilen Kimya Teknoloji Merkezi’ne ilişkin çalışmaların da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Aracı, merkezin mevcut yapısını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini söyledi. Aracı, “Göreve geldiğimizde Kimya Teknoloji Merkezi’nin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik yapısı açısından yeniden ele alınması gereken bir tabloyla karşılaştık. Bu nedenle merkezi, sektörümüze gerçek anlamda fayda sağlayacak, görünürlüğü artmış ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirilmiş bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare halinde ilerliyoruz” dedi. “İlk yarıdaki rekor tablo yılın kalanı için güçlü bir motivasyon sağlıyor” Küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde kimya sektörünün rekor ilk yarı performansı sergilediğine dikkat çeken Aracı, yılın ikinci yarısında mevcut ivmeyi korumak için ihracatçı firmalarla yakın temas içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Aracı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bugün ulaştığımız rakamlar, sektörümüzün üretim gücünü, ihracat refleksini ve küresel pazarlardaki konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek, ihracatçılarımızın önündeki engelleri azaltmak, ihracata dönük yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da güçlendirmek olacak. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini destekleyen yeni adımların da sektörümüz için önemli bir moral oluşturacağına inanıyoruz. İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi 2026'nın Beş Ayında 17,6 Milyar Dolar İhracata İmza Attı Haber

Ege Bölgesi 2026'nın Beş Ayında 17,6 Milyar Dolar İhracata İmza Attı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin, 2026 yılının ocak – mayıs dönemindeki ihracatı yüzde 2,5’luk düşüşle 18 milyar 60 milyon dolardan 17 milyar 605 milyon dolara geriledi. İzmir, bayram tatiline rağmen mayıs ayında ihracatını artırdı Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden İzmir, mayıs ayında İzmir 2 milyar 78 milyon dolarlık ihracatla hem Ege Bölgesi illeri arasında zirvedeki yerini korudu hem de ihracatını 2025 yılı mayıs ayına göre yüzde 1’de olsa artırmayı başardı. İzmir, mayıs ayında Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini temsil ederken, İzmir’in beş aylık dönemde ihracatı 9 milyar 510 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre İzmir’in en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında kimya sektörü ihracatını yüzde 21’lik artışla 899 milyon dolardan 1 milyar 90 milyon dolara çıkardı ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü İzmir’in ihracatına 533 milyon dolarlık katkı sağlarken üçüncü sırada 516 milyon dolarla çelik sektörü yer aldı. Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı Ege Bölgesi ihracatını sürükleyen illerden Manisa’nın ihracatı mayıs ayında yüzde 25,3’lük düşüşle 695 milyon dolardan 519 milyon dolara düştü ve Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı. Manisa’nın 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 10’luk azalışla 3 milyar 145 milyon dolardan 2 milyar 826 milyon dolara indi. Manisa’nın 5 aylık ihracat kaybı 319 milyon doları buldu. 2026 yılının ocak – mayıs döneminde Elektrik-Elektronik Sektörü 475,8 milyon dolarlık ihracatla Manisa’da lider sektör konumunu korumakla birlikte ihracatta yüzde 35 düşüş yaşadı. İklimlendirme sektörü 380 milyon dolarlık, Otomotiv sektörü 285 milyon dolarlık ihracata imza attı. Denizli’nin ihracatı yüzde 5 arttı Ege Bölgesi’nde ihracat yönü güçlü illerden Denizli mayıs ayında 395 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Denizli’nin beş aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 1 milyar 889 milyon dolardan 1 milyar 988 milyon dolara yükseldi. Denizli’de Elektrik-Elektronik Sektörü 2026 yılının beş aylık döneminde ihracatını yüzde 12,3’lük artışla 424 milyon dolardan 476 milyon dolara çıkardı ve zirvenin yeni sahibi oldu. Denizli’de elektrik-elektronik sektörü hazır giyimi geçti Hazır giyim sektörü 2025 yılının beş aylık döneminde yaptığı 450 milyon dolarlık ihracatla birinci sıradayken, 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatta yüzde 5’lik azalışla 427 milyon dolara düştü ve uzun yıllar sonra ikinci sıraya geriledi. 364 milyon dolarlık ihracat yapan demir ve demirdışı metaller sektörü Denizli ihracatında zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Balıkesir’in beş aylık ihracatı 1 milyar doları aştı Balıkesir, mayıs ayında 220 milyon dolarlık ihracat yaparken, 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 987 milyon dolardan 1 milyar 39 milyon dolara ilerledi ve 1 milyar doları aşmayı başardı. Balıkesir’in ihracatına en büyük katkıyı 190 milyon dolarlık tutarla elektrik-elektronik sektörü sağladı. Mayıs ayında Aydın’ın ihracatı yüzde 5’lik azalışla 169 milyon dolardan 160,5 milyon dolara indi. 2026 yılının ocak – mayıs döneminde Aydın’ın ihracatı yatay bir seyir izledi ve 798 milyon dolar oldu. Madencilik sektörü 93 milyon dolarlık ihracatla Aydın’da liderliğini sürdürdü. Muğla ihracatı yüzde 6,5 artırdı Muğla, mayıs ayında 124 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, beş aylık dönemde ihracatını yüzde 6,5’luk artışla 537 milyon dolardan 572 milyon dolara taşıdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 385 milyon dolar ihracata imza attı ve Muğla ihracatından yüzde 67 pay aldı. Kütahya mayıs ayında 90 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırırken, ocak – mayıs döneminde ihracatını yüzde 4 geliştirdi ve 410 milyon dolara ulaştı. Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri sektörü 77 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu. Mayıs ayında Afyonkarahisar 54 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken, beş aylık dönemde 295 milyon dolar ihracat performansı gösterdi. Madencilik sektörü 109 milyon dolarlık ihracatla Afyonkarahisar’ın ihracatında liderliğini korudu. Uşak mayıs ayında 32,4 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Geri dönüşümün başkenti Uşak’ın beş aylık ihracatı yüzde 7’lik artışla 155 milyon dolardan 166 milyon dolara ilerledi. 37’şer milyon dolar ihracat yapan Tekstil ve Halı sektörleri Uşak’ın ihracatından yüzde 45 pay aldılar. Öztürk; “Ege Bölgesi üretim ve ihracat gücünü korudu” Ege Bölgesi’nin 2026 yılı ocak – mayıs dönemi ihracat performansını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracat verilerinin, küresel ticaretteki yavaşlama, maliyet artışları ve düşük kur baskısına rağmen Ege Bölgesi'nin üretim ve ihracat gücünü koruduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Denizli, Balıkesir, Muğla, Kütahya ve Uşak’ın 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatlarını artırmayı başardıkları bilgisini veren Öztürk, “İzmir ve Aydın 2025 yılı performanslarına yakın bir seviyede tutundu. Manisa ve Afyonkarahisar, 2026 yılının ocak – mayıs dönemine göre 487 milyon dolar ihracat kayıplarıyla dikkati çekti. 2026 yılının kalan 7 aylık döneminde küresel talepte yaşanacak canlanma ve Türk ihracatçısının rekabetçiliğini artıracak adımlar atılması halinde Ege Bölgesi ihracatta 45 milyar dolar hacmine ulaşabileceğinin sinyallerini verdi” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin İkinci Büyük İhracatçı Sektörü Kimyada Yeni Dönem Haber

Türkiye'nin İkinci Büyük İhracatçı Sektörü Kimyada Yeni Dönem

Küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimin kimya sektörünü de dönüştürdüğüne dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Kimya sektörü bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve rekabetçilik açısından da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve değişen tedarik zincirleri, sektörün üretim ve ticaret dinamiklerini yeniden şekillendiriyor" açıklamasını yaptı. Türkiye'nin bu süreçte önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Güler, "Üretim kabiliyeti, stratejik konumu ve güçlü ihracat altyapısıyla Türkiye, küresel kimya sektöründe daha fazla söz sahibi olabilecek potansiyele sahip. Bu potansiyelin değerlendirilebilmesi için teknoloji yatırımları, sürdürülebilir üretim modelleri ve uluslararası iş birlikleri kritik önem taşıyor" ifadelerini kullandı. SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA Sektörde yaşanan dönüşümün üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, "Kimya sanayisi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi, sürdürülebilir üretim modellerini konuşması ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor" dedi. KİMYADA REKABET ARTIK SADECE ÜRETİMLE KAZANILMIYOR Kimya sektöründe küresel rekabetin yeni bir döneme girdiğini vurgulayan Güler, "Bugün ülkeler yalnızca ne ürettikleriyle değil, ne kadar sürdürülebilir, ne kadar yenilikçi ve ne kadar güvenilir tedarikçi olduklarıyla da değerlendiriliyor. Kimya sanayiinin geleceğinde Ar-Ge, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri belirleyici olacak. Türkiye'nin sahip olduğu üretim gücünü yüksek katma değerli ürünlerle desteklemesi, küresel pazardaki konumunu daha da güçlendirecektir" değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Mayıs ayında en çok “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi Mayıs ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler 960 milyon 95 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 872 milyon 781 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 204 milyon 566 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu. İspanya mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke 273 milyon dolar ile İspanya oldu. Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İspanya, İtalya, Hollanda, Fas, ABD, Almanya, Romanya, Ukrayna, Rusya ve İngiltere oldu. Mayıs ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 204,81 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.