Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kira Geliri

Kapsül Haber Ajansı - Kira Geliri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kira Geliri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beş Yıllık Kirayı Baştan Almak: Otel Yatırımlarında Farklı Bir Gelir Modeli Haber

Beş Yıllık Kirayı Baştan Almak: Otel Yatırımlarında Farklı Bir Gelir Modeli

Gayrimenkul yatırımında kira geliri genellikle yıllara yayılarak elde ediliyor. Atina’da geliştirilen tarihi bir otel projesinde ise yatırımcıya ilk beş yıllık kira gelirini peşin alma seçeneği sunuluyor. Model, gelecekte tahsil edilecek gelir ile başlangıçta kullanılabilecek nakit arasındaki farkı öne çıkarıyor. Arish Capital Partners tarafından geliştirilen Athena Arts House, koruma altındaki tarihi bir yapının 60 odalı butik otele dönüştürülmesini öngörüyor. Yatırımcılar projede tapulu ortak mülkiyet payı edinirken, iki farklı kira ödeme seçeneği arasında tercih yapabiliyor. 50 bin euro peşin kira veya yıllara yayılan gelir 250 bin euroluk yatırım üzerinden sunulan peşin ödeme modelinde, yıllık yüzde 4 oranında hesaplanan beş yıllık kira geliri toplam 50 bin euro olarak topluca ödeniyor. Alternatif seçenekte ise otelin faaliyete başlamasından itibaren beş yıl boyunca yıllık yüzde 6 sabit kira öngörülüyor. Bu modelde yıllık 15 bin euro, toplamda 75 bin euro kira geliri yıl sonlarında tahsil ediliyor. Dolayısıyla iki seçenek arasındaki fark, yalnızca toplam gelir tutarından oluşmuyor. Yatırımcı, daha düşük toplam geliri peşin almak ile daha yüksek toplam geliri yıllara yayarak tahsil etmek arasında seçim yapıyor. Peşin kira seçeneği, gelecekteki gelirin bir bölümünü başlangıçtaki nakit planlamasına taşıyor. Harvey Law Group Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, modeli şöyle değerlendiriyor: “Bu örneğin dikkat çekici tarafı, yatırımcının yalnızca bir gayrimenkul payı edinmesi değil, kira gelirinin ödeme biçimini de seçebilmesi. Beş yıllık gelirin peşin alınması ile yıllık tahsil edilmesi farklı ihtiyaçlara karşılık geliyor. Karar verirken toplam getirinin yanında paranın ne zaman kullanılabilir olacağına, ödemeyi kimin taahhüt ettiğine ve sözleşmenin koşullarına da bakmak gerekiyor.” Nakit hesabı değişiyor, satın alma bedeli değişmiyor 50 bin euroluk peşin kira ödemesinin gerçekleşmesi halinde, vergi ve diğer giderler hariç yatırımcının net nakit çıkışı aritmetik olarak 200 bin euroya inebiliyor. Ancak gayrimenkulün edinim bedeli 250 bin euro olarak kalıyor. Peşin kira, satın alma bedelinden yapılan bir indirim olarak sunulmuyor. Bu ayrım, yatırım yoluyla oturum başvurusu açısından da önem taşıyor. Projeye ilişkin hukuki görüş, koruma altındaki yapı kategorisinde kişi başına en az 250 bin euroluk tapulu mülkiyet payının Yunanistan Golden Visa başvurusuna uygunluğunu destekliyor. Peşin kira ödeme yapısının başvuruya etkisi ise ayrıca sözleşme ve hukuki değerlendirme kapsamında ele alınmalı. Konut kiralamaktan farklı bir ortaklık yapısı Yatırım, bireysel kullanıma hazır bir daire yerine otel gayrimenkulünde tapulu ortak mülkiyete dayanıyor. Otelin profesyonel bir işletmeci tarafından yönetilmesi planlanırken, yatırımcının günlük kiralama ve işletme faaliyetlerini üstlenmesi öngörülmüyor. İlk beş yıllık sabit kira döneminin ardından gelir, otelin işletme performansına göre değişiyor. Ergut, “Burada değerlendirilmesi gereken yalnızca gayrimenkulün konumu veya oturum imkânı değil. Tapulu payın kapsamı, restorasyon takvimi, kira taahhüdü ve ilerideki satış koşulları yatırımın bütününü oluşturuyor. Peşin ödeme seçeneği de bu bütün içinde anlam kazanıyor” ifadelerini kullanıyor. Harvey Law Group hakkında 1992 yılında kurulan Harvey Law Group (HLG), yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanlarında hukuki hizmet sunan uluslararası bir hukuk firmasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her Değer Kazanan Konut Aynı Hızda Satılmıyor Haber

Her Değer Kazanan Konut Aynı Hızda Satılmıyor

Yüksek fiyatlar ve değişen yatırım tercihleri, konut alıcısının hesaplarını yeniden şekillendiriyor. Yatırım amacıyla konut alanlar artık yalnızca gelecekteki değer artışına odaklanmıyor; düzenli kira talebi, boş kalma riski ve ihtiyaç halinde konutun yeniden ne kadar kolay satılabileceği de yatırım kararının önemli kriterleri arasına giriyor.Gayrimenkulde uzun yıllar yatırımın başarısı büyük ölçüde satın alma ve satış fiyatı arasındaki fark üzerinden değerlendirilirken, bugün yatırımcı açısından süreç daha kapsamlı ele alınıyor. Konutun elde tutulduğu süre boyunca kira geliri sağlayabilmesi ve satış kararı verildiğinde piyasada karşılık bulabilmesi, yatırımın toplam performansını doğrudan etkiliyor… Özellikle yüksek bütçelerin söz konusu olduğu konut yatırımında, sermayenin uzun süre aynı gayrimenkulde bağlı kalması yatırımcı açısından önemli bir unsur haline geliyor. Bu nedenle yalnızca yüksek prim potansiyeli bulunan konutlar değil; geniş bir kiracı ve alıcı kitlesine hitap eden, ulaşım bağlantıları güçlü ve günlük yaşamın içinde bulunan konutlar da yatırım radarına giriyor. “YATIRIMCI ARTIK ALIRKEN NASIL ÇIKACAĞINI DA HESAPLIYOR” Konut yatırımında alıcı davranışının değiştiğine dikkat çeken Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, yatırımcının satın alma aşamasında gelecekteki kiralama ve satış sürecini de değerlendirdiğini belirtti. Doğan, “Konut yatırımında yalnızca ‘Ne kadar değer kazanır?’ sorusuyla hareket edilen dönem geride kalıyor. Bugün yatırımcı, satın aldığı konutun kiracısını kolay bulup bulamayacağını ve birkaç yıl sonra satış kararı verdiğinde ne kadar hızlı alıcıya ulaşabileceğini de düşünüyor. Çünkü yatırımın gerçek performansı yalnızca fiyatının yükselmesiyle değil, ihtiyaç duyulduğunda piyasada karşılık bulabilmesiyle de ölçülüyor” dedi.“Bir konutun fiyatı yükselmiş olabilir ancak satışa çıktığında uzun süre alıcı bekliyorsa yatırımcı açısından farklı bir tablo ortaya çıkar” diyen Doğan, “Aynı durum kiralama için de geçerli. Yatırımcı açısından konutun boş kalmadan kira getirisi sağlaması önemli. Bu nedenle lokasyon, ulaşım, metrekare, oda dağılımı ve çevredeki yaşam olanakları artık birlikte değerlendiriliyor” ifadelerini kullandı. YATIRIMCI ‘KİM KİRALAR, KİM SATIN ALIR?’ DİYE BAKIYOR Özellikle yatırım amaçlı konut seçiminde hedef kitlenin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, “Satın almadan önce o bölgede kimlerin yaşamak istediğine bakmak gerekiyor. Öğrenci mi, genç profesyonel mi, aile mi? Aynı şekilde birkaç yıl sonra satışa çıkarıldığında konutun hangi alıcı grubuna hitap edeceği de önemli. Ne kadar geniş bir kitleye hitap ediyorsa yatırımın hareket kabiliyeti de o kadar güçlü oluyor” değerlendirmesinde bulundu. Doğan, önümüzdeki dönemde konut yatırımında yüksek prim beklentisinin yanında kiralanabilirlik ve yeniden satılabilirliğin daha fazla konuşulacağını belirterek, “Yatırımcı açısından iyi konut yalnızca değer kazanan değil; elde tutulduğu dönemde gelir üreten ve satış zamanı geldiğinde alıcısını bulabilen konut olacak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Öğrenci Konutu Yatırımcının Radarında Haber

Öğrenci Konutu Yatırımcının Radarında

Yeni akademik dönemle birlikte üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacı yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi. Yurt kapasitesi, artan kiralar ve öğrencilerin kampüs ile ulaşım noktalarına yakın bölgelerde yaşama isteği, özellikle üniversite kentlerindeki kiralık konut piyasasında hareketlilik yaratıyor. Bu hareketlilik yatırımcıların konut tercihlerini de etkiliyor. Büyük metrekareli daireler yerine daha düşük satın alma maliyetiyle yatırım yapılabilen, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu ve düzenli kira geliri potansiyeli taşıyan 1+1 ve 2+1 konutlar daha fazla ilgi görüyor. Küçük konut talebini yalnızca öğrenciler belirlemiyor Konut piyasasındaki değişimi değerlendiren Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, küçük metrekareli konutlara yönelik ilginin daha geniş bir demografik değişimin sonucu olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Öğrenci nüfusu küçük konut talebinin önemli bir bölümünü oluşturuyor ancak değişimi yalnızca üniversite öğrencileri üzerinden okumamak gerekiyor. Genç çalışanlar, yalnız yaşayanlar ve yeni bir yaşam kuran gençler de daha kompakt ve işlevsel konutlara yöneliyor. Dolayısıyla yatırımcı açısından geniş bir kiracı kitlesine hitap edebilen konut tipi giderek daha önemli hale geliyor” dedi. Türkiye’de hane yapısındaki değişimin de konut ihtiyacını dönüştürdüğünü belirten Yılmaz, “Konut üretirken artık yalnızca bugünün aile yapısını değil, önümüzdeki yılların yaşam biçimini de dikkate almak gerekiyor. Büyük metrekare her zaman yüksek yatırım değeri anlamına gelmiyor. Doğru lokasyonda, doğru büyüklükte ve ihtiyaca uygun planlanan bir konut, yatırımcı açısından daha sürdürülebilir bir talep oluşturabiliyor” ifadelerini kullandı. Yatırım kararında yeni kriter: Kiralanabilirlik Öğrenci nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde yatırım yaparken yalnızca üniversiteye yakınlığın yeterli olmadığını vurgulayan Yılmaz, ulaşım imkânları, sosyal yaşam alanları, bölgedeki kiralık konut arzı ve hedef kitlenin sürekliliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Yatırımcı artık yalnızca ‘Bu konut ne kadar değerlenir?’ sorusuna cevap aramıyor. ‘Ne kadar kolay kiralanır, kim kiralar ve talep ne kadar sürdürülebilir?’ soruları da yatırım kararının parçası haline geldi” diyen Yılmaz, önümüzdeki dönemde erişilebilir büyüklükte ve işlevsel konutların yeni projelerde daha fazla karşılık bulacağını ifade etti. Öğrenci hareketliliğinin yanı sıra tek kişilik hanelerin ve genç çalışan nüfusun artması, konut sektöründe daha kompakt yaşam alanlarına yönelik ihtiyacın kalıcı hale gelebileceğine işaret ediyor. Sektörde yatırım tercihinin yalnızca metrekare ve satış fiyatı üzerinden değil, kullanıcı profili, kiralama potansiyeli ve geri dönüş süresi üzerinden şekilleneceği yeni bir dönemin öne çıkması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakırcı GYO: “Gayrimenkulde yatırım dengeleri yeniden şekilleniyor” Haber

Bakırcı GYO: “Gayrimenkulde yatırım dengeleri yeniden şekilleniyor”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Ağustos 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 23 artarken, Yeni Kiracı Kira Endeksi aynı dönemde yıllık nominal yüzde 26,4 yükseldi. Gayrimenkul piyasasında fiyat, kira ve yatırım dinamiklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, mevcut görünümün yatırım kararlarında seçiciliğin önemini artırdığını belirtti. “Fiyat hareketlerinin ötesine bakmak gerekiyor” Gayrimenkul piyasasının dönemsel fiyat ve kira artışları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Fatih Sağlam, şöyle konuştu: “Gayrimenkul, doğası gereği uzun vadeli değerlendirilmesi gereken bir yatırım alanı. Bugün yatırım kararlarında fiyat hareketlerinin yanı sıra lokasyon, projenin niteliği, kullanım amacı, arz-talep dengesi ve sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesi gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Konut fiyatlarının nominal ve reel seyrinin farklılaşması da yatırımcı açısından daha seçici olunması gereken bir döneme işaret ediyor.” Kira piyasasındaki yükselişi de değerlendiren Sağlam, “Kira seviyelerindeki değişimi tek başına yatırım açısından olumlu bir gösterge olarak görmüyoruz. Konutun her şeyden önce temel bir ihtiyaç olduğunu unutmamak gerekiyor. Bununla birlikte mevcut tablo, gayrimenkule yönelik talebin ve nitelikli arz ihtiyacının devam ettiğini de gösteriyor. Bu ortamın, doğru lokasyonda, doğru kullanım amacıyla geliştirilen ve sürdürülebilir gelir potansiyeli taşıyan gayrimenkuller açısından yatırımcılara yeni fırsat alanları oluşturabileceğini düşünüyoruz. Sektör açısından önemli olan, bu yatırım potansiyelini nitelikli yeni arzla buluşturarak hem kullanıcı hem de yatırımcı için uzun vadeli bir değer zinciri oluşturabilmek” dedi. Profesyonel gayrimenkul yatırımlarında uzun vadeli perspektif Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının yatırımcılara farklı gayrimenkul türlerine ve profesyonel olarak yönetilen portföylere erişim imkanı sunduğunu ifade eden Sağlam, Bakırcı GYO'nun yaklaşımını ise şöyle açıkladı: “Bakırcı GYO olarak gayrimenkul geliştirmedeki tecrübemizi sermaye piyasalarının şeffaflığı ve kurumsal yapısıyla bir araya getiriyoruz. Hedefimiz kısa vadeli piyasa hareketlerinden ziyade, doğru projeler geliştirerek ve portföyümüzü etkin şekilde yöneterek uzun vadeli ve kalıcı değer üretmek. Halka açık bir şirket olarak yatırımcılarımız için uzun vadeli değer üretirken, projelerimizin yer aldığı bölgelerin gelişimine sağladığımız katkıyı da bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” Bakırcı GYO çeşitlendirilmiş portföy yapısı öne çıkıyor Bakırcı GYO, İstanbul’un farklı bölgelerinde konut, ticari gayrimenkul, turizm ve depolama alanları başta olmak üzere farklı kullanım amaçlarına yönelik projeler geliştiriyor. Şirketin portföyünde kira geliri elde edilen Eyüpsultan Kemerburgaz'daki Bakırcı Kemer, Gaziosmanpaşa’daki GOP Yurt Binası ve Küçükçekmece Basın Ekspres hattındaki Serenity Suites Airport Hotel bulunuyor. Bununla birlikte Bakırcı GYO, halen Zeytinburnu’nda 364 konut, 72 ofis ve 26 dükkandan oluşan Bakırcı Zenit Topkapı ile 90 bağımsız bölümden oluşan Bakırcı Kaya Residence projelerini geliştiriyor. Şirketin devam eden projeleri arasında ayrıca Ömerli’de yaklaşık 68 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ile İSTOÇ Mahmutbey’de 153 bin 565 metrekare toplam inşaat alanına sahip Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi de yer alıyor. Öğrenci yurdu, otel, ticari gayrimenkul, konut ve endüstriyel kullanım amaçlı yatırımlarından oluşan çeşitlendirilmiş portföyüyle Bakırcı GYO, düzenli kira geliri sağlayan varlıkları ile geliştirme aşamasındaki projelerini bir arada yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Gayrimenkulde Yeni Yatırım Modeli Haber

Alternatif Gayrimenkulde Yeni Yatırım Modeli

VOBI, Sakarya'da hayata geçirdiği ilk öğrenci yaşam projesiyle; orta ölçekli yatırımcılara düzenli kira geliri ve klasik gayrimenkullere göre kendini kısa sürede finanse eden bir alternatif sunarken, üniversite öğrencilerinin artan konaklama ihtiyacına da sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Öğrenci yaşam projeleri tüm dünyada alternatif gayrimenkulün en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'de yükseköğretim gören yaklaşık 6,9 milyon öğrenciye karşılık mevcut yurt kapasitesinin talebin gerisinde kalması, ülkemizde de bu projeleri, yatırımcılar için sürdürülebilir bir model haline getiriyor. Türkiye'de artan üniversite öğrenci sayısı ve mevcut konaklama kapasitesinin yetersizliği bu modele duyulan ihtiyacı her geçen yıl daha da artırıyor. Co-living (birlikte yaşam) konusuna ve özellikle öğrenci evlerine odaklanan VOBI, Sakarya öğrenci evleri projesinin birimler halinde satışa sunulması, profesyonel işletmecilik modeli ve düzenli kira getirisiyle yatırımcılar için yeni bir alternatif sunuyor. 8 yılda yatırıma geri dönüş sunan VOBI Sakarya projesi, profesyonel işletmecilik modeliyle yatırımcılara öngörülebilir ve düzenli bir kira geliri sunuyor. Proje bağımsız bölümler halinde yatırımcılara satışa sunulurken kiralama, öğrenci yönetimi, bakım, tahsilat ve işletme süreçlerinin tamamı profesyonel ekip tarafından yürütülüyor. Böylece yatırımcılar operasyonel süreçlerle ilgilenmeden alternatif gayrimenkulde profesyonel şekilde yönetilen bir yatırım modeline ortak oluyor. Her yıl 500 bin genç yükseköğrenime başlarken, öğrenci yurtları konaklamanın sadece yüzde 25’ini karşılıyor Alternatif yaşam projelerinin dünyada gayrimenkul yatırımları arasında hızla yükseldiğine dikkat çeken VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi. “Dünyada öğrenci yaşam projeleri, alternatif gayrimenkul yatırımları arasında en hızlı büyüyen segmentlerden biri haline geldi. Yatırımcılar artık yalnızca gayrimenkul sahibi olmayı değil, profesyonel yönetilen ve düzenli gelir üreten yatırım modellerini tercih ediyor. Türkiye'de artan öğrenci sayısı ve yetersiz konaklama kapasitesi bu alanda güçlü bir yatırım potansiyeli oluşturuyor. VOBI olarak bu modeli Türkiye'ye taşıyarak yatırımcıları yeni nesil alternatif gayrimenkul yatırımıyla buluşturuyoruz." Üniversite öğrencilerinin güvenli, sosyal, birlikte çalışabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve aidiyet hissedebilecekleri yaşam alanlarını tercih ettiğini vurgulayan Akçay, "VOBI'yi tam olarak bu değişen beklentilere cevap vermek amacıyla geliştirdik. Co-Living modeli bizim için yalnızca aynı binada yaşamak anlamına gelmiyor. Öğrencilerin birlikte ürettiği, sosyalleştiği, ortak çalışma alanlarını kullandığı ve güvenli bir topluluk içerisinde yaşamlarını sürdürdüğü yeni bir yaşam anlayışını temsil ediyor. VOBI, öğrencilerin sadece konakladığı bir yer değil; yaşadığı, sosyalleştiği, ders çalıştığı ve kendini geliştirdiği bütüncül bir yaşam ekosistemi sunuyor." dedi. “Sakarya’da öğrencilerin yüzde 66’sı uygun konaklama bulmakta zorlanıyor” VOBI'nin ilk büyük ölçekli projesinin Sakarya'da hayata geçirilmesinin en önemli nedeninin bölgedeki yüksek öğrenci nüfusu ve artan konaklama ihtiyacı olduğunun altını çizen Filiz Akçay, "Türkiye’nin tek ana kampüste toplanan en büyük üniversitelerinden biri olan Sakarya Üniversitesi’nde 100 bine yakın öğrenci bulunuyor ve bu öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi uygun konaklama bulmakta zorlanıyor. Kampüse yalnızca beş dakika yürüme mesafesindeki konumumuzla bu ihtiyaca çözüm sunuyoruz. İlk etapta tamamlanan 134 bağımsız bölümümüzde yaklaşık 800 öğrenciyi ağırlayacağız. Projedeki 404 bağımsız bölüm ve 2 bin 424 yatak kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük öğrenci yaşam projelerinden birini hayata geçireceğiz." dedi. Alternatif gayrimenkulde profesyonel işletmecilik modeli VOBI, yatırımcılar açısından geleneksel gayrimenkul anlayışından farklılaşan profesyonel işletmecilik modeliyle de öne çıkıyor. Model kapsamında bağımsız bölümler yatırımcılara sunulurken kiralama, öğrenci yönetimi, bakım, tahsilat ve işletme süreçlerinin tamamı özel bir ekip tarafından yönetiliyor. Böylece yatırımcılar kiracı bulma, işletme ve günlük operasyon süreçleriyle ilgilenmeden kira gelirlerini alabiliyor. Dünyada uzun yıllardır başarıyla uygulanan öğrenci yaşam projeleri modelini Türkiye'ye taşıyan VOBI, Sakarya'nın ardından Düzce ve Kocaeli başta olmak üzere farklı üniversite şehirlerinde de büyümeyi planlıyor. Uzun vadede ise Türkiye'nin üniversite şehirlerinde, standartlaşmış öğrenci yaşam kampüsleri oluşturarak bu alanda referans marka haline gelmek hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakırcı GYO, Gayrimenkuldeki Uzmanlığını Çeşitlendirilmiş Portföy Yapısıyla Sermaye Piyasalarına Taşıyor Haber

Bakırcı GYO, Gayrimenkuldeki Uzmanlığını Çeşitlendirilmiş Portföy Yapısıyla Sermaye Piyasalarına Taşıyor

Hisseleri Katılım Endeksi kriterlerine uygun olan Bakırcı GYO, halka arzdan sağlayacağı kaynağın yüzde 90’ını proje finansmanında kullanmayı planlıyor. Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, “Halka arzı Bakırcı GYO’nun büyüme yolculuğunda yeni bir dönem olarak görüyoruz. Sermaye piyasalarından alacağımız destekle yatırım kapasitemizi geliştirirken, mevcut projelerimizi tamamlayarak portföyümüzde gelir üreten varlıkların payını artırmayı hedefliyoruz” dedi. Konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik yatırımlarından oluşan çeşitlendirilmiş portföyüyle faaliyet gösteren Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Bakırcı GYO), Borsa İstanbul’a adım atıyor. Pay fiyatının 12,93 TL olduğu ve İntegral Yatırım liderliğinde gerçekleştirilen halka arzda son talep toplama günü 26 Ağustos olarak belirlendi. Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, temelleri 1981 yılına uzanan Bakırcı Grubu’nun gayrimenkul geliştirme tecrübesini 2025 yılında GYO yapısıyla daha kurumsal bir zemine taşıdıklarını söyledi. Bakırcı Grubu çatısı altında bugüne kadar 85’in üzerinde projede, toplam 2 milyon metrekarenin üzerinde inşaat alanı geliştirdiklerini ve 5 binden fazla bağımsız bölümün teslimatını gerçekleştirdiklerini ifade eden Sağlam, Bakırcı Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu ve Sağlam Gayrimenkul Yatırım Fonu ile sermaye piyasalarında önemli bir deneyim ve bilgi birikimi oluşturduklarını vurguladı. Portföy değeri 9,2 milyar TL’ye ulaştı Bakırcı GYO ile İstanbul’un stratejik lokasyonlarında geliştirdikleri konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik projeleriyle toplam değeri 9,2 milyar TL’ye ulaşan güçlü bir portföy oluşturduklarını belirten Sağlam, “Portföyümüzdeki tamamlanmış projeler arasında Bakırcı Topkapı Sitesi’nin yanı sıra Bakırcı Kemer, GOP Yurt Binası ve Serenity Suites Airport Hotel gibi düzenli kira geliri sağlayan varlıklar bulunuyor” dedi. Bakırcı GYO’nun devam eden konut projelerinden Bakırcı Zenit Topkapı’nın, Zeytinburnu’nda 15 bin 874 metrekare arsa üzerinde 364 konut ve 98 ticari üniteden oluştuğunu belirten Sağlam, “Yine Zeytinburnu’nda hayata geçirdiğimiz Bakırcı Kaya Residence ise 83 konut, 6 dükkan ve bir ofis olmak üzere 90 bağımsız bölümden oluşuyor” diye konuştu. Ticari gayrimenkul alanında ise Ömerli’de yaklaşık 68 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve İSTOÇ Mahmutbey’de 153 bin 564 metrekare inşaat alanı üzerinde yükselen Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi yatırımlarına devam ettiklerini kaydeden Sağlam, şunları söyledi: İstanbul’un lojistik ve ticaret hayatına yön veren projeler “İstanbul Havalimanı’na yakın konumu ve gelişen lojistik potansiyeliyle öne çıkan Arnavutköy Ömerli’de yer alan Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi, uluslararası taşımacılık ve depolama standartlarına uygun olarak tasarlandı. Yüksek hacimli depolama ve modern lojistik operasyonlarına olanak sağlayacak güçlü bir altyapıya sahip olacak bu projeyle bölgenin artan lojistik talebine katma değer sunmayı hedefliyoruz. İstanbul’un en stratejik sanayi ve ticaret aksı olan İSTOÇ Mahmutbey bölgesinde yer alan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi ise 25 bin 807 metrekare arsa üzerinde geliştiriliyor. Mağaza, showroom, depo ve lojistik merkez olarak kullanılabilecek esnek mimari yapılara sahip bu bağımsız bölümlerle, farklı sektörlerin ticari ve depolama ihtiyaçlarına çözüm sunmayı amaçlıyoruz. Bölgenin dönüşümüne katkı sağlayacak önemli bir yatırım olan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nin İSTOÇ ve çevresinin ticari potansiyelini ve marka değerini yukarı taşıyacağına inanıyoruz.” Portföy çeşitliliği ile dengeli büyüme Bakırcı GYO’nun portföyünde yer alan GOP Yurt Binası, Serenity Suites Airport Hotel ve Bakırcı Kemer Projesi gibi varlıkların da düzenli gelir üretmeye devam ettiğini vurgulayan Sağlam, “Öğrenci yurdu, otel ve ticari gayrimenkullerden oluşan bu varlıklar sayesinde istikrarlı kira geliri elde ederken, devam eden projelerimizle de gelecekteki gelir kaynaklarımızı genişletiyoruz. Bu portföy çeşitliliği aynı zamanda yatırım riskimizi en aza indiriyor, gelir akışımızda istikrar sağlıyor. Farklı gayrimenkul alanlarına yaptığımız yatırımlar, tek bir sektörün krizinden tüm portföyümüzün etkilenmesini engelliyor, mevsimsel ve ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir gelir modeli oluşturuyor. Oluşturduğumuz bu sürdürülebilir gelir yapısı doğrultusunda, dağıtılabilir kârımızın yüzde 50'sini temettü olarak dağıtmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Güçlü özkaynak yapısı Bakırcı GYO’nun bu yaklaşımının finansal başarısına da olumlu yansıdığını kaydeden Fatih Sağlam, şöyle devam etti: “İş modelimiz ile sektördeki birçok GYO'dan farklılaşıyoruz. Bakırcı GYO olarak projelerimizi büyük ölçüde özkaynaklarımızla geliştirerek, ön satışlara veya yüksek finansal kaldıraç kullanımına bağımlı olmadan hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin düşük borçluluk seviyesini korumasına ve finansal esnekliğini sürdürmesine olanak tanırken, proje geliştirme sürecinde operasyonel bağımsızlık da sağlıyor. Portföy değerimizin büyük bölümü devam eden ve yüksek değer yaratma potansiyeline sahip projelerden oluşuyor. Özellikle Motim İstoç Ticaret Merkezi Projesi, Bakırcı Zenit Topkapı Projesi ve Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi Projesi toplam portföyün yaklaşık yüzde 88'ini oluşturuyor. Bakırcı Kaya Residence projemizi Haziran 2027'de, Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve bölgenin ilk deprem izolatörlü projelerinden biri olan Bakırcı Zenit Topkapı projemizi Aralık 2027’de, MOTİM İSTOÇ Ticaret Merkezi projemizi Aralık 2027’de tamamlayarak teslim etmeyi hedefliyoruz. Tamamlanan projelerimiz, satış, kiralama veya yeni yatırımların finansmanında kullanılacak kaynak yaratılması suretiyle şirketimizin nakit akışına ve kârlılığına katkı sağlayacak. Bu yönüyle mevcut portföyümüz, gelecekteki gelir büyümesini destekleyen önemli bir potansiyeli temsil ediyor.” Halka arz gelirini proje finansmanında kullanacak Fatih Sağlam, Bakırcı GYO’nun bu güçlü yapısının halka arzla birlikte daha kurumsal, şeffaf ve hesap verebilir bir kimliğe kavuşacağını söyledi. Halka arzın aynı zamanda Bakırcı GYO’nun yeni yatırımlarını finanse etmek, büyüme stratejisini hızlandırmak ve rekabet gücünü artırmak için önemli bir kaynak oluşturacağını kaydeden Sağlam, “Halka arz gelirlerinin yüzde 90’lık bölümünü projelerimizin finansmanında kullanmayı öngörüyoruz. Bu kapsamda yeni gayrimenkul yatırımları, proje geliştirme faaliyetleri, arsa ve ticari gayrimenkul alımları ile mevcut projelerimizin finansmanı öncelikli kullanım alanlarımız arasında yer alıyor. Özellikle düzenli kira geliri üretebilecek ve değer artışı potansiyeli taşıyan varlıklara odaklanarak portföyümüzün gelir çeşitliliğini ve büyüklüğünü artırmayı amaçlıyoruz” dedi. “Yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” Önümüzdeki dönemde Bakırcı GYO’nun yatırımcıları ve paydaşları için değer üretirken Türkiye ekonomisine ve gayrimenkul sektörüne katkı sunmayı, yeni istihdam olanakları oluşturmayı hedeflediklerini belirten Sağlam, şunları söyledi: “Güçlü portföyümüz, sağlam finansal yapımız ve stratejik lokasyonlarda geliştirdiğimiz projelerimizle yatırımcılarımıza uzun vadeli bir büyüme hikâyesi sunuyoruz. Sağlam öz sermaye yapımız sayesinde yeni fırsatları değerlendirebiliyor ve portföyümüzü istikrarlı şekilde büyütebiliyoruz. Portföyümüzü büyütürken projelerimizin değerini destekleyen önemli unsurlardan biri de geniş satış ve pazarlama ağımız. Çeşitlendirilmiş portföyümüz ve düzenli kira geliri üreten varlıklarımızla yatırımcılarımıza güçlü bir değer önerisi sunuyoruz” dedi. Sağlam, bu politikanın yatırımcılara düzenli nakit getiri sağlamayı hedeflediğini de belirterek “Halka arz sonrasında da şeffaflık, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir büyüme ilkelerimiz doğrultusunda yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” diye konuştu. Katılım Endeksi’ne uygun İntegral Yatırım Genel Müdür Yardımcısı İlker Savuran ise toplam 45 aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirilecek halka arzın 2 milyar 159 milyon 310 bin TL büyüklüğe ulaşmasının hedeflendiğini söyledi. Şirketin çıkarılmış sermayesinin 501 milyon TL’den 668 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında 167 milyon TL nominal değerli pay yatırımcılara sunulduğunu kaydeden Savuran, “Pay başına 12,93 TL sabit fiyatla talep toplamaya başladığımız halka arzda payların yüzde 70’i yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurtiçi yüksek talepte bulunacak yatırımcılara, yüzde 20’si ise yurtiçi kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Halka arzın ardından şirketin halka açıklık oranının yüzde 25 olacak. Bakırcı GYO payları Katılım Endeksi kriterlerine uygunluk taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATA GYO’nun Toplam Varlıkları 1 Milyar TL’yi Aştı Haber

ATA GYO’nun Toplam Varlıkları 1 Milyar TL’yi Aştı

Kira gelirlerine dayalı öngörülebilir iş modelini sürdüren şirket, TMS 29 kapsamında endekslenmiş toplam portföy değerini 984 milyon TL seviyesine taşıdı. ATA GYO’nun toplam varlık büyüklüğü 1.048 milyon TL’ye, özkaynakları ise 843 milyon TL’ye ulaştı. Şirket, yılın ilk yarısında 26 milyon TL hasılat, 16,1 milyon TL brüt kâr ve 12 milyon TL esas faaliyet kârı elde etti. Ata Corner Konsepti ile Değer Odaklı Büyüme ATA GYO’nun portföyünü oluşturan projeler, Anadolu’nun ticari potansiyeli yüksek lokasyonlarında konumlanarak sürdürülebilir kira geliri üretmeye devam etmektedir. ATA GYO Genel Müdürü Onur Karahan, 2026 yılının ilk yarı sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “2026 yılının ilk yarısında toplam varlıklarımızı 1 milyar TL seviyesinin üzerine taşıyarak güçlü büyümemizi sürdürdük. Lüleburgaz, Kayseri/Talas ve Tekirdağ Ata Corner yatırımlarımız düzenli kira geliri üretmeye devam ederken, Kilis Ata Corner projemizde inşaat süreci bugün itibarıyla yaklaşık %40 tamamlanma seviyesine ulaştı. Ata Corner konseptimizle Anadolu’da seçici ve yüksek potansiyelli yatırımlara odaklanarak sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeyi hedefliyoruz.” Kilis Ata Corner: Gelecek Dönem Katkısı Kilis Ata Corner projesi, ATA GYO’nun büyüme stratejisi kapsamında geliştirme aşamasındaki önemli yatırımları arasında yer almaktadır. Bugün itibarıyla yaklaşık %40 tamamlanma seviyesine ulaşan projede inşaatın yıl sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir. Kilis Ata Corner’ın 2027 yılı itibarıyla kira geliri üretmeye başlaması ve portföyün nakit akışını güçlendirerek düzenli kira geliri tabanına önemli katkı sağlaması öngörülmektedir. Sürdürülebilir Nakit Akışı ve Finansal Esneklik ATA GYO, güçlü kiracı profili ve uzun vadeli kira sözleşmeleri sayesinde öngörülebilir nakit akışı yaratmaya devam etmektedir. Güçlü bilanço yapısı ve yüksek özkaynak seviyesi, şirketin finansal esnekliğini desteklerken yatırım fırsatlarını değerlendirme kapasitesini de güçlendirmektedir. Kilis Ata Corner projesindeki inşaat faaliyetleri planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmekte olup, proje şirketin büyüme stratejisinin öncelikli yatırımlarından biri olarak öne çıkmaktadır. 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATA GYO Genel Müdürü Onur Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026 yılının ikinci yarısında önceliğimiz, mevcut portföyümüzü en verimli şekilde yöneterek kira gelirlerimizi desteklemek ve Kilis Ata Corner projemizin inşaatını tamamlamak olacak. Piyasa koşullarına bağlı olarak uygun fırsatlar oluştuğunda yeni yatırımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Güçlü finansal yapımız ve disiplinli büyüme yaklaşımımızla yatırımcılarımıza sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve bize güvenen yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcıda Hedef: Schengen İçin Yunanistan, Gelir ve Eğitim için İngiltere Haber

Türk Yatırımcıda Hedef: Schengen İçin Yunanistan, Gelir ve Eğitim için İngiltere

Schengen bölgesinde serbest dolaşım ve yaşam planlamasını önceliklendiren yatırımcılar Yunanistan'a yönelirken, döviz bazlı kira geliri, uzun vadeli sermaye kazancı ve çocuklarının eğitim geleceğini planlamak isteyenler İngiltere'yi tercih ediyor. Uluslararası gayrimenkul danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Golden Partner International'ın değerlendirmelerine göre, Türk yatırımcıların son dönemde en fazla ilgi gösterdiği iki Avrupa pazarı Yunanistan ve İngiltere olarak öne çıkıyor. Ancak bu iki ülke, yatırımcıya sundukları avantajlar açısından farklı ihtiyaçlara hitap ediyor. Schengen Erişimi Ve Mobilite Avantajı İçin Yunanistan Son yıllarda özellikle Golden Visa programıyla dikkat çeken Yunanistan, Avrupa'da serbest dolaşım imkânı arayan yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Görece düşük giriş maliyetleri, Avrupa Birliği içerisinde hareket özgürlüğü sağlaması ve turizm odaklı bölgelerdeki kira geliri potansiyeli, ülkeyi Türk yatırımcılar açısından cazip kılan başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Yunanistan'da gayrimenkul yatırımı yapan yabancı yatırımcı sayısındaki artış, yalnızca oturum hakkı elde etme motivasyonuyla değil; aynı zamanda uzun vadeli değer artışı beklentisiyle de destekleniyor. Özellikle Atina ve turistik sahil bölgelerinde gelişen yeni projeler, uluslararası yatırımcı talebini çekmeye devam ediyor. Sterlin Bazlı Gelir, Güçlü Piyasa Ve Eğitim Avantajı İçin İngiltere Öte yandan İngiltere pazarı, daha çok döviz bazlı düzenli gelir ve uzun vadeli sermaye kazancı hedefleyen yatırımcıların radarında bulunuyor. Dünyanın en şeffaf ve regüle edilmiş gayrimenkul pazarlarından biri olarak kabul edilen İngiltere, özellikle Londra merkezli yatırımlarda güçlü talep dinamikleri ve yüksek likidite avantajı sunuyor. Sterlin bazlı kira gelirleri, uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir gelir koruma aracı olarak değerlendirilirken; Londra'nın küresel finans, eğitim ve ticaret merkezi olma özelliği, gayrimenkul değerlerini destekleyen temel faktörler arasında gösteriliyor. İngiltere'yi tercih eden yatırımcıların önemli bir bölümünü ise çocuklarının eğitim geleceğini planlayan aileler oluşturuyor. Dünyanın önde gelen üniversitelerine ve köklü eğitim kurumlarına ev sahipliği yapan İngiltere, gayrimenkul yatırımını yalnızca finansal bir araç olarak değil, aynı zamanda ailelerin uzun vadeli yaşam ve eğitim planlarının bir parçası olarak değerlendirmelerine olanak sağlıyor. Özellikle Londra ve üniversite şehirlerinde yapılan yatırımlar, hem eğitim sürecinde konaklama avantajı sunuyor hem de uzun vadede değer artışı potansiyeli taşıyor. Yatırım Kararında Motivasyon Belirleyici Oluyor Sektör uzmanlarına göre yurt dışı gayrimenkul yatırımlarında artık tek bir motivasyon bulunmuyor. Bir grup yatırımcı Schengen bölgesine erişim ve yaşam planlamasını önceliklendirirken, diğer bir grup döviz bazlı gelir yaratmayı, çocuklarının eğitim geleceğini planlamayı ve portföyünü farklı para birimleriyle çeşitlendirmeyi hedefliyor. Golden Partner Genel Müdürü Okan Ersan, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: "Bugün yatırımcılar yalnızca bir gayrimenkul satın almıyor; aynı zamanda yaşam planlarını şekillendiriyor. Bazı yatırımcılar Schengen bölgesinde serbest dolaşım ve alternatif bir yaşam seçeneği için Yunanistan'a yönelirken, bazıları sterlin bazlı gelir elde etmek ve çocuklarının eğitim geleceğini planlamak amacıyla İngiltere'yi tercih ediyor. Bu nedenle yatırım kararlarında ülkenin sunduğu yaşam, eğitim ve ekonomik fırsatların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor." Avrupa'da Fırsat Arayışı Devam Ediyor Uzmanlar, küresel belirsizliklerin devam ettiği mevcut ortamda Türk yatırımcıların yurt dışındaki alternatif pazarlara ilgisinin önümüzdeki dönemde de süreceğini öngörüyor. Özellikle Avrupa'da yatırım karşılığı oturum programları sunan ülkeler ile güçlü kira piyasalarına sahip merkezlerin, uluslararası yatırımcıların odağında kalmaya devam etmesi bekleniyor. Bu çerçevede Yunanistan ve İngiltere, farklı yatırım hedeflerine sahip Türk yatırımcılar için Avrupa'nın iki stratejik pazarı olarak öne çıkarken; yatırım kararlarında profesyonel danışmanlık ve doğru pazar analizi her zamankinden daha kritik hale geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Astons, Golden Visa Uyumlu Projeleri Yatırımcılarla Buluşturmaya Devam Ediyor  Haber

Astons, Golden Visa Uyumlu Projeleri Yatırımcılarla Buluşturmaya Devam Ediyor 

Online webinar ve fiziksel buluşmalardan oluşan etkinliklerle yatırımcılar, Atina’daki güncel piyasa dinamiklerinden Euro bazlı kira geliri fırsatlarına kadar pek çok konuda uzmanlarla birebir görüşme imkânı bulacak. Astons, Türkiye’deki yatırımcıları Avrupa’daki güncel yatırım fırsatlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Şirket, 11 Haziran’da gerçekleştireceği online webinarın ardından 16 Haziran’da Bursa Sheraton Hotel’de ve 17 Haziran’da İstanbul Raffles Hotel’de düzenleyeceği etkinliklerle Yunanistan Golden Visa programını yatırımcıların gündemine taşıyacak. Etkinliklerde özellikle Golden Visa uyumlu teslime hazır projeler ve Atina’daki yeni proje, hızlı oturum süreci avantajları ve kira getirisi potansiyeli ön plana çıkacak. Etkinlik serisinin ilk ayağı olan 11 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek webinar ile Atina’daki yeni proje duyurulacak. Astons uzmanları webinar kapsamında, Atina başta olmak üzere farklı bölgelerdeki yatırım alternatiflerini karşılaştırmalı olarak ele alırken, sektörün geniş teslime hazır proje portföyünü katılımcılarla paylaşacak. Bursa’da yatırımcılarla birebir danışmanlık fırsatı Etkinlik serisinin ikinci ayağı ise 16 Haziran’da Sheraton Bursa Hotel’de düzenlenecek. Saat 11.00 ve 15.00 seanslarından oluşacak etkinlikte yatırımcılar, Yunanistan Golden Visa süreci ve teslime hazır projeler hakkında kapsamlı bilgi alma fırsatı yakalayacak. Astons uzmanları etkinlik boyunca Atina’daki bölgesel fiyat ve getiri analizlerini değerlendirirken, Golden Visa programının güncel avantajları ve yatırım süreçlerine ilişkin önemli bilgiler paylaşacak. Ayrıca teslime hazır projelerden oluşan portföy sunumu gerçekleştirilecek ve yatırımcıların hedeflerine uygun seçenekler birebir görüşmelerle detaylı şekilde ele alınacak. Etkinlikte, Euro bazlı kira geliri potansiyeli sunan yatırım fırsatları da kapsamlı biçimde aktarılacak. İstanbul’da üç ayrı oturum düzenlenecek Astons’un Türkiye etkinlik serisinin son durağı ise 17 Haziran’da Raffles İstanbul Hotel olacak. Gün boyunca 11.00, 15.00 ve 19.00 saatlerinde üç ayrı oturum halinde gerçekleşecek etkinlikte yatırımcılara Yunanistan Golden Visa programı ve Atina’daki yatırım fırsatları kapsamlı şekilde aktarılacak. Etkinlik kapsamında Atina’da bölge bazlı getiri ve yaşam analizleri paylaşılırken, Golden Visa programının güncel avantajları ve teslime hazır projelerden oluşan geniş portföy detaylı olarak değerlendirilecek. Katılımcılar ayrıca Euro bazlı kira getirisi elde etme fırsatları hakkında bilgi alabilecek ve kendi yatırım hedeflerine uygun proje alternatiflerini uzmanlarla birebir görüşmeler gerçekleştirerek değerlendirme imkanı bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.