Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kirlilik

Kapsül Haber Ajansı - Kirlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kirlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milyar Dolarlık Ekolojik Tehdit! Haber

Milyar Dolarlık Ekolojik Tehdit!

Deniz çayırları, tropikal yağmur ormanlarından 35 kat hızlı karbon emme yetenekleriyle iklim değişikliğiyle mücadelenin gizli kahramanları olarak konumlanırken, artan bilinçlendirme çabalarına rağmen hâlâ savunmasız. Araştırmalar, deniz çayırları örtüsünün küresel ölçekte her yıl yüzde 2-7 oranında azaldığını gözler önüne sererken, kayıpların 42 milyar dolara varabilecek bir ekonomik maliyet yaratabileceği tahmin ediliyor. 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü Son araştırmalar, Akdeniz’de deniz çayırı ekosistem hizmetlerinin yıllık değerinin yaklaşık 11,6 milyar dolar olduğunu ortaya koyuyor. İtalya en yüksek, Slovenya en düşük değere sahipken, Türkiye’de bulunan deniz çayırı ekosistemlerinin yıllık ekonomik değeri 276,6 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Bu ekonomik değerin hesaplanmasında sadece çayırlar değil, aynı ortamda ve ekosistemde yaşayan balıklar ve diğer canlıların ekonomik değeri gibi ekosistem servisleri de dikkate alınıyor. 2020 Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre dünyada her 30 dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı alanının yok olduğu tahmin ediliyor. BM, deniz çayırı ekosistemlerinin karasal ekosistemlerden daha fazla karbon tutma kapasitesine sahip olduğu gerçeğine dayanarak, denizlerin bu gizli kahramanlarına ilişkin farkındalığı artırmak üzere 2022 yılında 1 Mart’ı Dünya Deniz Çayırları Günü olarak ilan etti. Sözen: “Gelecek nesillere karşı sorumluluk” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, Dünya Deniz Çayırları Günü’nün insan yaşamının sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen deniz çayırlarının değerine dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Denizler, iklim kriziyle mücadeleden biyolojik çeşitliliğin korunmasına, gıda güvenliğinden günlük ekonomik faaliyetlere kadar dünyamızda yaşamın devamlılığını sağlayan her alanda katkı sunan çok kıymetli bir kaynak. Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, Türkiye’de denizlerimizi korumayı çevresel bir sorumluluk olmanın ötesinde gelecek nesillere karşı bir görev olarak görmek gerekiyor. Deniz ekosisteminin korunmasına yönelik bilimsel çalışmaları desteklemek, toplumsal farkındalığı artırmak, finansal destek sağlamak için yürüttüğümüz çalışmalar arasında en önemlilerden biri de ‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ projemiz. Tropik yağmur ormanlarının 35 katına kadar karbondioksit emen bu ‘denizlerin akciğerleri’ iklim değişikliği, kirlilik gibi nedenlerle ciddi oranda azalıyor. Yeniden ekim yapıldığında ise çayırlar yılda sadece 1 cm büyüyebiliyor. Kaybedilen alanları yenilemek neredeyse imkansız fakat mevcutları korumak mümkün. Bu sebeple TÜDAV iş birliğiyle mevcut deniz çayırlarının haritalandırılması, korunması ve üzerlerindeki atıkların temizlenmesine uzanan kapsamlı bir yaklaşımla yürütülen proje, denizlerimizin dolayısıyla dünyamızın geleceğini güvence altına alma yönünde önemli çabalardan biri. Böyle değerli ve kritik bir habitatın korunmasının öneminin farkında olan, bu yolda emek harcayan herkesin Dünya Deniz Çayırları Günü kutlu olsun." Öztürk: “Ülkemizde deniz çayırları yılda 6 milyar litre oksijen sağlıyor” TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk de deniz çayırlarının deniz ekosisteminin korunmasında hayati bir role sahip olduğuna dikkat çekerek, “Deniz çayırlarını korumak, ekosistemin dengesini ve insanlığın yarınını güvence altına almaktır. Bugün ülkemiz kıyılarındaki Posidonia oceanica deniz çayırları bir metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen üretiyor. Bu tür 100 metrekarelik alanda ortalama 8 ton karbondioksit emiyor. Yapılan son araştırmalar, deniz çayırlarının Akdeniz genelinde yılda 3,6 milyon tonun üzerinde, Türkiye kıyılarında ise yaklaşık 90 bin ton karbon bağlama kapasitesi gösteriyor. Bu da 70 binin üzerinde otomobilin bir yıl boyunca yaydığı karbondioksite karşılık geliyor. Aynı zamanda deniz canlılarının yüzde 25’ini barındıran deniz çayırları Akdeniz kıyılarında son 50 yılda yüzde 35 oranında çekildi. Dolayısıyla bu hassas ekosistemleri korumak zorundayız. TÜDAV 2013 yılında başladığı deniz çayırlarının korunma stratejisiyle bu konudaki öncü rolünü Türkiye İş Bankası iş birliğiyle devam ettiriyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdeniz ve Marmara’da Sıcaklık Stresi Artıyor Haber

Akdeniz ve Marmara’da Sıcaklık Stresi Artıyor

Türkiye İş Bankası tarafından ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunulan ve 2023’ten bu yana Türkiye’nin tüm denizlerinde veriler toplayan insansız su altı planörü (glider) Deniz Kâşifi, iklim değişikliğinin etkilerini, denizlerdeki oksijensizleşmeyi ve biyokimyasal döngülerdeki değişimleri uzun soluklu olarak izlemeyi sürdürüyor. Can suyu girdaplar ilk kez uzun süreli ölçümlendi 2025 yılında Akdeniz’de 60 gün boyunca inceleme yapan Deniz Kâşifi, 2 bin 100 kilometreden fazla yol kat ederek 900 dalış gerçekleştirdi. Böylece Deniz Kâşifi ile Akdeniz için can suyu olan deniz girdapları ilk kez bu kadar uzun süreli ölçümlendi. Doğu Akdeniz’in beklenenden çok daha dinamik bir girdap yapısına sahip olduğunu gösteren Deniz Kâşifi’nin topladığı verilere göre, Akdeniz’deki çok sayıda girdap, taşıdıkları ısı ve maddeler sayesinde denizlerin sıcaklığını ve iklimini düzenlemeye yardımcı oluyor. Bu girdapların körfez ve koylara taşıdığı serin ve temiz sular, özellikle Mersin ve Antalya Körfezi gibi kapalı bölgeler için hayati bir ‘havalandırma’ işlevi görüyor ve kirlilik baskısı altındaki alanlar için adeta can suyu sağlıyor. Marmara Denizi’nde bugüne kadarki en kapsamlı müsilaj verisi toplandı Deniz Kâşifi, 2025 yılında Marmara Denizi’nde de 30 gün boyunca suda kalarak 600 kilometrelik rota üzerinde 807 dalış gerçekleştirdi ve bugüne kadarki en kapsamlı müsilaj ölçümünü gerçekleştirdi. Müsilajın bir ay boyunca sürekli üretildiği, geniş bir alana yayıldığı ve Marmara Denizi’nin yapısal özelliği neticesinde müsilajın akıntılarla su kolonunda nasıl taşındığı ayrıntılı biçimde haritalandı. Özellikle Tekirdağ–Orta Çukur bölgesinde oluşan girdabın, müsilajlı tabakayı yüzeye taşıyarak sistemden daha hızlı uzaklaştırdığı tespit edilirken, bu yapının müsilajı daha hızlı hareket eden yüzey sularına taşıyarak Marmara Denizi’nden daha çabuk uzaklaşmasını sağladığı gözlemlendi. Bu döngü Deniz Kâşifi sayesinde uzun süreli olarak ilk kez tespit edildi. “Çalışmalar Deniz Kâşifi ile uzun dönemli akademik izleme sürecine girdi” Deniz Kaşifi’nin 2025 yılında yaptığı ölçümleri değerlendiren ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu konuya ilişkin şunları söyledi: “2023 yılından bu yana Türk denizlerinde Deniz Kâşifi tarafından toplanan verilerle deniz araştırmalarında pek çok ilke imza atıldı. Deniz Kâşifi ile elde edilen veriler Marmara ve Akdeniz’deki girdap yapıları ve su sıcaklıklarının zaman içindeki değişimini ortaya koydu. Bu bulgular, deniz ekosistemlerinin iklim değişikliğine ve kirlilik baskısına nasıl tepki verdiğini gösteriyor. Ayrıca Deniz Kâşifi sayesinde Marmara Denizi’nde müsilajın yüzeyde görünmese bile denizin derinliklerinde varlığını sürdürdüğünü, yaygın olduğunu ve Marmara’nın fiziksel koşullarının sürekli müsilaj üretimine elverişli olduğunu gördük. Bu tablo, sorunun geçici değil kalıcı önlemler gerektiren yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.” “Denizler yaşamı doğrudan ilgilendiren temel alanlardan biri“ İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen de, her geçen gün daha da derinleşen iklim değişikliği bağlantılı problemlerin çözümü için tek tek vatandaşların ya da kurumların sorumluluk üstlenmelerinin yetersiz kaldığını belirterek, ilgili tüm tarafların el birliğiyle çalışmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Sözen, iklim değişikliğiyle mücadelede deniz ekosisteminin büyüyen rolüne işaret ederek, “Genellikle akademik ve bilimsel ortamlarda konuşulan, tartışılan denizlerimizdeki durumun aslında genel kanaatin aksine pek iyi olmadığını 2021 yılında karşılaştığımız müsilaj gerçeğiyle çok net bir biçimde anladık. Deniz ekosistemi sadece çevre veya iklim değişikliğiyle ilgili bir konu değil gıda güvenliği ve ekonomik faaliyetler gibi yaşamı doğrudan ilgilendiren temel alanlardan biri. Bu yüzden biz de üç tarafı denizlerle çevrili, aynı zamanda bir iç denize sahip ülkemizde daha fazla sorumluluk üstleniyor, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmalar yürütüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir 2026’da Su Sorunu Yaşamayacak Haber

İzmir 2026’da Su Sorunu Yaşamayacak

Kentte etkili olan kuvvetli yağışlardan dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri tüm birimleriyle sahada çalışmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da Menderes’te bulunan İZSU Görece Arıtma Tesisi ile Tahtalı Barajı’nı ziyaret ederek kentin içme suyu altyapısına ilişkin yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Baraj doluluk oranları ve arıtma süreçleri hakkında yetkililerden bilgi alan Başkan Tugay, yaşanan bulanıklığın yoğun ve kısa süreli yağışlardan kaynaklandığını, durumun geçici olduğunu vurguladı. “Yoğun yağışlarla suyu arıtmak zaman alıyor” Başkan Tugay, “Bizim için çok önemli olan Tahtalı Barajı’nda suyun çekildiği kulenin olduğu noktadayız. Biraz önce de arıtma tesisini ziyaret ettik. Su istediğimiz seviyede değil. Yağmurlar oluyor ama barajın dolması daha uzun süre yağmur yağmasını gerektiriyor. Yoğun yağışlarla birlikte gelen toprak kirlilik yarattı ve arıtma tesisinin sıkıntı yaşamasına neden oldu. Arkadaşlarımız yaptıkları ölçümlerle suyu takip ediyorlar, belli bir seviyeden sonra arıtma tesisi eski kapasitesine kavuşacak. Geçici olarak su kesintisi yapılması gerekti. Onun nedeni bu aslında. Suda arıtmanın hızını aşan bir kirlilik vardı” dedi. Ramazan ayında su kesilmeyecek Tahtalı Barajı arkasındaki ormanlarda çıkan yangınların da barajı etkilediğini, suyun kirlendiğini beliren Başkan Tugay, “Daha önce ağaçların toprakta suyu tutması, olağan dokunun bozulmasıyla daha fazla erozyonun oluşması, suyun daha fazla kirlenmesine neden oldu. Böyle birbirine bağlı konular yaşanıyor. Ama bu yağışlar devam ederse inşallah bu sene su sorunu yaşamayacağız diye düşünüyoruz. Başından itibaren hep tedbirli olalım diye planlar yaptık ve ona göre hareket ettik ama beklediğimiz yağışlar olursa önümüzdeki günlerde su kesintisi yapılmayacak. Ramazan ayında zaten suyu kesmeyelim diye bir karar vermiştik” dedi. Başkan Tugay daha sonra Yeniköy Mahallesi’ni ziyaret etti. Kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Tugay ihtiyaç, talep ve şikayetleri dinledi. Yağış sevindirici, bulanıklık geçici İzmir’de son günlerde artan yoğun yağışla birlikte yüzde 0,14 seviyelerinden yüzde 5,51 seviyesine çıkan Tahtalı Barajı’nda su çamurlaştı. Metrekareye 80 kilogramın üzerinde düşen yoğun yağışlar, uzun süredir kuru olan dere yataklarında biriken toprak ve çamuru baraja taşıdı. Barajda geçmiş dönemde su seviyesinin çok düşmesi nedeniyle tabanın toprak zemin halinde kalması da suyun bulanıklığını artırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.