Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırsal Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Kırsal Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırsal Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Balıkları Future Fish Eurasia’da Görücüye Çıktı Haber

Türk Balıkları Future Fish Eurasia’da Görücüye Çıktı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Avrasya Fuarcılık tarafından düzenlenen Future Fish Eurasia, 24-26 Eylül tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin su ürünleri alanındaki önemli uluslararası buluşmalarından olan fuarda; balık işleme teknolojilerinden akuakültür ekipmanlarına, kafes sistemlerinden yem üretim teknolojilerine ve balıkçılık malzemelerine kadar sektörün farklı alanlarındaki ürün ve teknolojiler sergileniyor. Norveç ve Libya ise fuarda ülke pavyonlarıyla yer alıyor. Fuar İzmir’de 26 ülkeden 165 firma ve markanın katıldığı fuar, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası temsilcilerini İzmir’de buluşturdu. Future Fish Eurasia Fuarı’nın 12 yıl önce küçük bir organizasyon olarak başladığını günümüzde sektörün en büyük buluşma noktası olduğunu dile getiren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün Türkiye genelinde 4,5 milyar dolarlık bir ihracata imza atar konuma geldiğini bunun 2,3 milyar dolarlık kısmının su ürünleri sektörünce yapıldığını belirtti. Su ürünleri sektörünün 1999 yılında 50 milyon dolar olan ihracatının hızlı bir gelişim gösterdiğini paylaşan Kızıltan, “Ege Bölgesi’nde o yıllarda en az ihracat yapan sektörken bugün en çok ihracat yapan ikinci sektör konumuna yükseldik. Bundan da çok büyük gurur duyuyoruz. Bugünlere kolay gelinmedi. Çok zorluklarla gelindi. Küçük toprak havuzlarda yetiştirilen tahta kafeslerde başlayan bir ihracat yolculuğunda bugün yurt dışına teknoloji ve ARGE'yi ihraç eden bir konuma geldik. Bugün diğer ülkelere özellikle Türkiye Cumhuriyetlere, Afrika ülkelerine ve birçok ülkeye kültür balıkçılığı konusunda yatırımlarda yön vermeye başladık. Bu yüzden de bu sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyoruz. Son zamanlarda özellikle Türk somonu büyük gelişim gösterdi. Bu yıl 650 milyon dolar ihracata ulaşacağız” şeklinde konuştu. Akbaş; “Su ürünleri sektöründe yetiştiricilik avcılığı geçti” Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş su ürünleri sektörünün gıda güvenliği, sağlıklı beslenme, istihdam, ihracat, kırsal kalkınma ve ekosistemlerin korunması açısından stratejik bir sektör haline geldiğini vurguladı. Üretimde yetiştiriciliğin avcılığın önüne geçtiğine dikkat çeken Akbaş, “Geleceğin su ürünleri sektörü daha fazla üretmekten önce daha planlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretmek zorundadır” dedi. Türkiye’nin 2025 yılında 1 milyon 37 bin tonluk su ürünleri üretimiyle Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını, bunun yaklaşık 627 bin tonunun yetiştiricilikten elde edildiğini belirten Akbaş, sektörün teknoloji ve yenilikçilik kapasitesindeki gelişimine vurgu yaptı. Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci sırada bulunduğunu belirten Akbaş, “Çipura ve levrek üretiminde dünyada birinci, alabalık üretiminde ise ikinci sırada yer alıyoruz. Birinciliğe yükselmeyi hedefliyoruz. 100 ülkeye ihracat yapıyoruz. Asıl hedefimiz ürünlerin katma değerini ve marka değerini artırarak Türkiye’yi dünya su ürünleri sektöründe daha güçlü bir merkez haline getirmek. 2026 yılı ihracat hedefimiz 2,5 milyar dolar” ifadelerini kullandı. Camara: “İş birliği yapmak istiyoruz” Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Gine'nin Future Fish Eruasia Fuarı’na balıkçılık ve su ürünleri sektörümüzü dış ticarete, yatırımlara, inovasyona ve uluslararası iş birliğine daha fazla açma kararlılığı nedeniyle katıldıklarını ifade etti. Gine’nin su ürünleri sektöründe muazzam bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Bakan Camara; “Gine, Atlas Okyanusu'na açılan bir kıyı şeridine, 1164 akarsuya, 14'ü uluslararası olan 23 nehir havzasına ve yüksek bir yağış miktarına sahiptir. 2026 yılı itibarıyla değerlendirilebilir deniz balıkçılığı potansiyelimiz yaklaşık 905.000 tona ulaştı. Balıkçılık ve su ürünlerini ekonomimizin önemli sektörleri haline getirmek için gerekli kaynaklara ve potansiyele sahibiz. Ancak sadece kaynaklara sahip olmak yetmez; bunları üretime, istihdama, gelire ve ülkemiz için katma değere dönüştürebilmemiz gerekir. Gine'de amacımız daha fazla değer yaratmak. Yavru balık bulunabilirliğini ve kalitesini artırmak için modern kuluçkahanelerin kurulması, İşletmelerin performansını ve verimliliğini artırmak için modern su ürünleri üretim teknolojilerinin benimsenmesi, Yerel balık yemi üretimi ve bunların kalite denetiminin güçlendirilmesi Bu öncellikler somuttur. Sahada tespit edilen ihtiyaçlara karşılık gelmektedir ve aramızda bulunan şirketler, yatırımcılar, araştırma kurumları ve kalkınma ortakları ile iş birliği imkanları sunmaktadır.Gine bu buluşmaya soyut bir hedefle gelmemiştir. Kaynaklarıyla, tespit edilmiş ihtiyaçlarıyla, öncelikleriyle ve sürdürülebilir ortaklıklar kurma iradesiyle gelmiştir. Diyaloğa açığız, yatırıma açığız, iş birliğine açığız ve her şeyden önce uzun vadeli ilişkiler inşa etmeye hazırız. Yatırım yapmak isteyenleri, teknolojisini paylaşmak isteyenleri, eğitime katkıda bulunmak isteyenleri, araştırmayı geliştirmek isteyenleri ve Gine'de değer zincirleri oluşturmaya katılmak isteyenleri ağırlamak istiyoruz. Amacımız ortaklarımızla birlikte inşa etmektir” şeklinde konuştu. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, İzmir’in denizle kurduğu ilişkinin yalnızca kıyısında yaşamakla sınırlı olmadığını, üretimden ticarete ve kültüre kadar kentin birçok alanında kendini gösterdiğini ifade etti. İzmir’in su ürünleri sektörü açısından da önemli bir merkez olduğunu ifade eden Türe, “Türkiye’nin yıllık 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatında Ege Bölgesi üçte ikisini gerçekleştiriyor. Önümüzde yalnızca ihracatı artırmak değil, bunu sürdürülebilir biçimde yapmak gibi önemli bir sorumluluk da var. Denizlerimiz ve su kaynaklarımız sınırsız değil” dedi. Fuarın açılış törenine, Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Norveç’in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Atakan Demir, Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Şahin Çakan, İsmail Aksoy ve Avrasya Fuarcılık Genel Müdürü Selin Akdoğan ile sektör temsilcileri katıldı. Future Fish Eurasia ile eş zamanlı düzenlenen AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı’nda ise akuakültür yemleri, beslenme, üretim teknolojileri ve sektördeki yeni gelişmeler ele alınacak. Fuar boyunca sektör temsilcileri yeni ürün ve teknolojileri inceleme, iş bağlantıları kurma ve yeni ihracat pazarlarına yönelik temaslarda bulunma fırsatı bulacak. Future Fish Eurasia, 26 Eylül Cumartesi gününe kadar Fuar İzmir’de ziyaret edilebilecek. ESÜHMİB standına akın var Türkiye’nin su ürünleri ihracatının üçte ikisine imza atan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin standı, Future Fish Eurasia Fuarı’nda çekim merkezi oldu. Chef İbrahim Önen’in Türk balıklarıyla hazırladığı lezzetler uzun kuyruklar oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli Büyükşehir’in Projeleri Dünyaya Örnek Oluyor Haber

Kocaeli Büyükşehir’in Projeleri Dünyaya Örnek Oluyor

Hama’nın yeniden yapılanma sürecinde Kocaeli’nin yerel yönetim tecrübesi hakkında bilgi alan heyet, Büyükşehir’in tarım, üretim ve kırsal kalkınma alanındaki çalışmalarını yakından görme fırsatı buldu. KOCAELİ HEM ÜRETİYOR HEM MODEL OLUYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği örnek projeler, Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası alanda da ilgi görmeye devam ediyor. Suriye Hama Valisi Abdurrahman es-Seheyen, Suriye Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Fadı Al-Kasım ve beraberindeki heyet, Kocaeli ziyareti kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı ziyaret etti. Suriye’nin Hama şehrinin yeniden yapılanması ve yerel yönetim kapasitesinin geliştirilmesine yönelik teknik iş birliği ve tecrübe paylaşımının ele alındığı ziyarette, tarımsal ve kırsal kalkınma, altyapı, su ve kanalizasyon, sanayi yatırımları ve organize sanayi bölgeleri gibi alanlarda inceleme ve değerlendirmeler gerçekleştirildi. TABİP’İ YERİNDE İNCELEDİLER Hama Valisi Abdurrahman es-Seheyen başkanlığındaki heyet, program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Ziraat Fakültesi Arslanbey Yerleşkesi’nde bulunan Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP) Ar-Ge ve Üretim Sahası’nı ziyaret etti. 100 dönümlük alanda yürütülen çalışmaları inceleyen heyete, Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü ziraat mühendisleri tarafından teknik bilgiler aktarıldı. Biberiye, kekik, melisa, nane ve lavanta başta olmak üzere 41 farklı tıbbi ve aromatik bitkinin yetiştirildiği alanı gezen heyet, üretim süreçleri ve bitkilerin bölgeye adaptasyon çalışmaları hakkında bilgi aldı. TABİP’in üretim, Ar-Ge ve katma değerli ürün anlayışını bir araya getiren model, heyetin ilgisini çekti. TARIM AKADEMİSİ’Nİ ZİYARET ETTİLER Hama heyeti, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal eğitim ve üretime yönelik çalışmalarının yürütüldüğü Tarım Akademisi’ni de ziyaret etti. Sınıfları gezen heyete, merkezde gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri ve üreticilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. KO-MEK ÇALIŞMALARI ANLATILDI Ziyaret kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin önemli eğitim ve istihdam projelerinden Kocaeli Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) hakkında da heyete bilgi aktarıldı. Mesleki ve kişisel gelişime yönelik eğitimleriyle vatandaşların meslek edinmesine katkı sunan KO-MEK’in çalışma modeli ve elde edilen tecrübeler paylaşıldı. SURİYE’DE BENZER ÇALIŞMALAR PLANLANIYOR Kocaeli’deki incelemelerden etkilenen Hama heyeti, özellikle tarımsal ve kırsal kalkınma alanındaki uygulamaları yakından inceledi. İlerleyen süreçte Suriye’den yetkililer ve ziraat mühendislerinden oluşan bir heyetin Kocaeli’ye gelerek TABİP Ar-Ge ve Üretim Sahası’nda daha kapsamlı incelemelerde bulunması planlanıyor. Elde edilecek bilgi ve tecrübeler doğrultusunda ise Suriye’de benzer bir üretim sahasının kurulması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Büyükşehir, Tarımsal Destekler ve Krediler Bilgilendirme Toplantısı Düzenledi Haber

Gaziantep Büyükşehir, Tarımsal Destekler ve Krediler Bilgilendirme Toplantısı Düzenledi

Tarımsal üretimin gelişmesi ve sürekliliğin sağlanması için kurumların yaptığı destekler ile uygulamaların anlatıldığı toplantı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü önderliğinde yapıldı. Gaziantep Şehir Tiyatrosu Onat Kutlar Salonu’nda tarımın bütün taraflarının katıldığı toplantıda tarımsal destekler, kredi ve finansman imkanları, güncel destek programları, sektör iş birliği ve gelişim üzerine sunumlar ile konuşmalarla üreticiler bilgilendirildi, merak ettikleri sorular yanıtlandı. Programda ayrıca Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin, yaptığı sunumda kurum olarak yapılan mazot desteği, Çiftçi Kart, Can Suyum Projesi, fide, tohum, gübre dağıtımı ile modern tarımsal sistemlerin yaygınlaştırılmasına yönelik uygulamalar başta olmak üzere birçok alanda yapılan projeler hakkında bilgi verdi. ŞAHİN: ALIN TERİYLE SOFRAMIZA LEZZET GETİREN ŞEHRİ YEŞİL EKONOMİYE DÖNÜŞTÜREN BÜTÜN ÇİFTÇİLERİMİZİN ELLERİNDEN ÖPÜYORUM Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yaptığı konuşmada tarımda finansa ulaşımla ilgili yapılan toplantılar sonucu raporlamaların yapılması amacıyla toplanıldığını belirterek şunları söyledi: “Artık büyük balık, küçük balığı yutmuyor, hızlı balık hepsini yutuyor. Emanetin emin ellerde olması için hukuksal kapasitemizi güçlendirmemiz, önem verdiğimizi anlatmak için belediyemizde bir birim oluşturmamız gerekiyordu. Tarımda çok dağınığız kimden ne kadar destek geldiğini bilmiyoruz. Hızlı hareket edemiyoruz. Gereğini yaparak bu çabanın boşa gitmemesini sağlamalıyız. Bu çaba berekete, rahmete dönüşmeli. Güçlü üretici, güçlü tarım, güçlü Gaziantep, güçlü Türkiye, mutlu dünyaya dönüşmeli. Güç dediğim şey para gücü değil. İman gücü, akıl gücü, birlik ve beraberlik gücü, birbirimizi gerçekten sevmenin gücü. Ben toprakla uğraşan alın teriyle soframıza lezzet getiren şehri yeşil ekonomiye dönüştüren bütün çiftçilerimizin ellerinden öpüyorum.” BAYAT: TARIMI BİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI BÜNYESİNDE BU KADAR BİLİM KURARAK ARICILIKTAN HAYVANLARIN SU İHTİYACINA KADAR DÜŞÜNMELERİNE ÇOK MUTLU OLDUM Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat, yaptığı konuşmada yapılan çalışmalar ve hizmetler hakkında bilgi vererek, “Bildiğiniz üzere ülkemiz aslında coğrafi kurumu, üretim kültürü, genç nüfusu ve sahip olduğu potansiyelle tarımsal üretimde önemli bir ülke konumundadır. Tabii potansiyeli ortaya çıkarmak verimli işletmeler, sürdürülebilir üretim modelleri ve güçlü finansal destek mekanizmalarıyla mümkündür. İlk kez görüyorum. Yani gerçekten tarım çok önemli ama bunu bir belediye başkanlığı bünyesinde bu kadar bilim kurarak arıcılıktan hayvanların su ihtiyaçlarına meradaki suya kadar düşünüp planlamalarından gerçekten de çok mutlu oldum. Bugün ekip olarak buraya geldiğimizde Gaziantep'te tarımın tüm taraflarının aynı masada bulunduğu, doğrudan iletişim kurabildiği ve sahadaki ihtiyaçların birebir ele alındığı bir alan olarak görüyoruz” açıklamasında bulundu. İl ve Tarım Müdürü İbrahim Sağlam yaptığı konuşmada Antep Model’ini tanımlayarak, “Gaziantep'te Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı 48 bin 800 çiftçimiz var. Bunun yanında 30 bin civarı Arı Kayıt Sistemleri’ne (AKS) kayıtlı çiftçimiz var. Bunların tüm sorunlarıyla alakalı sadece buradaki kredilendirme değil, arazide ne kadar problem varsa bütün çalışmalarda biz kurumların tamamı tek vücut olduk. Antep modeli diye isimlendiriyoruz” diye konuştu. Konuşmalar ve katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlanmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ile program sonlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Biyoekonomi Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı İçin Yeni Fırsat Sunuyor Haber

Biyoekonomi Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı İçin Yeni Fırsat Sunuyor

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların ardından Kızıldeniz ve Babülmendep hattında enerji taşımacılığını hedef alan saldırılar, küresel enerji koridorlarının jeopolitik gelişmelere ne kadar açık olduğunu bir kez daha ortaya koyarken; petrol ve doğal gaz akışındaki kesintiler ile yükselen taşıma ve sigorta maliyetleri, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından arz güvenliğinin artık yalnızca tedarikçi çeşitlendirmesiyle ele alınamayacağını gösteriyor. Alanında lider küresel biyoçözüm şirketi Novonesis, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve ekonomik dayanıklılığını güçlendirmek için dış kaynak çeşitliliğinin yanı sıra yerli biyolojik kaynaklara dayalı üretim kapasitesinin geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor. “Bir sonraki stratejik adımı atmanın zamanı” Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Novonesis Türkiye Ülke Müdürü Pınar Tunçkol, şunları söylüyor: “Belirsizliklerin kalıcı hale geldiği bir dünyada dayanıklılık artık sadece dışarıdan sağlanan kaynakların çeşitliliğiyle değil, içeride yaratılan kapasitenin gücüyle ölçülüyor. Türkiye bugüne kadar attığı doğru adımlarla enerji arz güvenliğini sağladı ve kısa vadeli dalgalanmaları yönetme kabiliyetini geliştirdi. Şimdi ise mevcut kazanımları koruyarak bir sonraki stratejik adımı atma ve içerideki biyolojik ile tarımsal potansiyelimizi harekete geçirme zamanı. Bu yaklaşım bir yön değişikliği değil; enerji güvenliğini, ekonomik istikrarı ve sanayi rekabetçiliğini aynı anda yükseğe taşıyacak tamamlayıcı bir adımdır. Türkiye’nin 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi de bu yerli kapasite vizyonunu ve yeşil dönüşüm yolculuğunu uluslararası ölçekte dünyaya anlatabileceğimiz en önemli platformlardan biri olacaktır”. Enerji koridorlarındaki kırılganlığa karşı yerli kapasite Türkiye; ham petrolünün yüzde 75’ini, LPG’nin yaklaşık yüzde 80’ini ve tarımsal üretimin en önemli girdilerinden biri olan gübrenin yüzde 70-80’ini ithal ediyor. Hürmüz ve Babülmendep gibi kritik geçiş noktalarında eş zamanlı olarak yaşanan sorunlar, ithalata dayalı enerji sistemlerinin yalnızca fiyat dalgalanmalarından değil; ulaşım rotalarındaki kesintilerden, artan navlun ve sigorta maliyetlerinden de etkilendiğini gösteriyor. Türkiye son yıllarda altyapı yatırımları ve tedarik kaynaklarını çeşitlendiren politikaları sayesinde enerji arz güvenliği konusunda önemli bir temel oluşturmuş olsa da kırılganlığın kaynağını azaltacak tamamlayıcı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Biyoetanol, biyodizel, biyogaz, sürdürülebilir havacılık ve denizcilik yakıtı gibi yerli kaynaklara dayalı çözümler, fosil yakıt ithalatını kademeli olarak azaltarak mevcut enerji politikalarını tamamlayabilecek güçlü seçenekler sunuyor. Tarımın gücü enerjiye dönüşebilir Dünyanın en büyük yedinci, Avrupa’nın ise en büyük tarım üreticisi konumundaki Türkiye; yılda yaklaşık 9 milyon ton mısır ve 19-20 milyon ton buğday üretirken, yaklaşık 45 milyon tonluk dönüştürülebilir biyokütle kapasitesine sahip bulunuyor. Biyoçözümler; planlı tarım uygulamaları, etkin arazi kullanımı ve gelişmiş teknolojilerle gıda ve yem güvenliğini korurken tarımsal üretimin enerji dönüşümüne de katkı sağlamasına imkân tanıyor. Ayrıca Türkiye’deki mevcut araç parkının ilave büyük altyapı yatırımlarına ihtiyaç duymadan E10 ve B5 gibi biyoyakıt harmanlama oranlarına teknik olarak büyük ölçüde uyumlu olması, bu geçişin kademeli ve düşük maliyetle hemen uygulanabilmesine zemin hazırlıyor. Türkiye, sürdürülebilir havacılık yakıtında bölgesel üretim merkezi olabilir Dünyanın önde gelen havacılık merkezlerinden biri olan Türkiye için sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF), enerji güvenliğiyle yeşil sanayi dönüşümünü bir araya getiren stratejik bir fırsat sunuyor. SAF’ın mevcut uçaklarda ve yakıt ikmal altyapısında büyük ölçekli bir teknoloji değişikliğine ihtiyaç duyulmadan kullanılabilmesi, havacılığın kısa ve orta vadede karbonsuzlaştırılması açısından bu çözümü özellikle önemli hale getiriyor. Türkiye’de yürürlüğe giren Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı ve 2030’a kadar uluslararası uçuşlardan kaynaklanan emisyonların azaltılmasına yönelik hedefler, yerli SAF pazarının gelişmesi açısından önemli bir düzenleyici temel oluşturuyor. Tarımsal ve ormancılık kalıntıları, kullanılmış yağlar ve lignoselülozik hammaddelerin yanı sıra, biyoçözümler sayesinde verimliliği artırılan tarımsal üretimden elde edilen uygun ürünler de yüksek katma değerli sürdürülebilir havacılık yakıtlarına dönüştürülebiliyor. Planlı üretim ve etkin arazi kullanımıyla desteklenen bu yaklaşım, gıda ve yem güvenliğini korurken çiftçiler için yeni gelir alanları yaratma ve Türkiye’nin yerli enerji kapasitesini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Türkiye’nin güçlü tarım kapasitesi, gelişmiş rafineri ve lojistik altyapısı ile küresel ölçekte bağlantı sağlayan havacılık sektörü birlikte değerlendirildiğinde ülke, yalnızca SAF kullanan değil, aynı zamanda üreten ve bölgesine ihraç eden bir merkez haline gelebilir. Bu dönüşüm; havayollarının uluslararası iklim yükümlülüklerine uyumunu desteklerken, yerli hammadde tedarik zincirleri, kırsal kalkınma, teknoloji yatırımları ve nitelikli istihdam açısından da yeni fırsatlar yaratabilir. Bunun için uzun vadeli ve öngörülebilir harmanlama hedeflerinin, sürdürülebilirlik kriterlerinin, yatırım teşviklerinin ve üretici-havayolu arasındaki uzun dönemli alım anlaşmalarının bütüncül bir politika çerçevesi içinde ele alınması önem taşıyor. Milyarlarca dolar ithalat azaltımı ve 100 binden fazla istihdam potansiyeli Yerli biyolojik kaynakların ve biyoyakıt çözümlerinin harekete geçirilmesi ekonomi açısından son derece somut kazanımlar vaat ediyor. Novonesis’in paylaştığı verilere göre, yerli çözümlerin yaygınlaştırılması Türkiye’nin enerji ithalatında 10-15 milyar dolarlık bir azalma potansiyeli taşıyor. Bu dönüşüm aynı zamanda tarım ve sanayi değer zincirlerinde 100 binden fazla potansiyel istihdamı destekleme ve yıllık yaklaşık 2,5-3 milyon ton karbondioksit emisyon azaltımı sağlama imkânı veriyor. Cari dengeyi doğrudan destekleyen bu yapı, sanayi için öngörülebilir maliyetler oluştururken çiftçiler için de yeni gelir alanları yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çankırı'da 16,6 Milyon TL'lik Hibe Sözleşmeleri İmzalandı Haber

Çankırı'da 16,6 Milyon TL'lik Hibe Sözleşmeleri İmzalandı

Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında 2026 Yılı 1. Hibe Çağrı Dönemi'nde destek almaya hak kazanan Çankırılı üreticilerle hibe sözleşmeleri imzalandı. Sera kurulumu, basınçlı su tankeri, yem ezme makinesi ve çapa makinesi yatırımlarını kapsayan destekler doğrultusunda, toplam 24 milyon TL tutarındaki yatırıma 16,6 milyon TL hibe sağlanacak. Yatırım tutarlarının yüzde 70'i proje kapsamında karşılanacak. Örtü Altı Yetiştiriciliğe 8,3 Milyon TL Dev Destek Sera kurulumu desteğinden yararlanacak 22 üreticiye, 250, 500 ve 1.000 metrekare büyüklüğündeki seralar için toplam 8,3 milyon TL hibe verilecek. Yaklaşık 12 milyon TL yatırım tutarına sahip projelerin tamamlanmasıyla Çankırı'da 12 bin metrekare alanda örtü altı meyve ve sebze yetiştiriciliğine başlanacak. Böylece ilin yerel üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve ürünlerin yerel pazarlara daha kolay ulaştırılması hedefleniyor. Basınçlı Su Tankerleri ile Hem Tarıma Hem Yangın Güvenliğine Katkı Proje kapsamında ayrıca 57 üreticinin basınçlı su tankeri alımına 5,8 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Toplam yatırım tutarı 8,4 milyon TL olan ekipman, hayvan içme suyu temini ve tarımsal faaliyetlerin yanı sıra kırsal alanlarda meydana gelebilecek yangınlara ilk müdahale kapasitesinin güçlendirilmesine de katkı sunacak. Tarımda Modernizasyon ve Zaman Tasarrufu Yem ezme ve çapa makinelerine yönelik destekler kapsamında 21 üreticiye yem ezme makinesi, 44 üreticiye ise çapa makinesi sağlanacak. Toplam 63 yararlanıcının 3,6 milyon TL tutarındaki yatırımına 2,5 milyon TL hibe desteği verilecek. Makine ve ekipman destekleriyle üreticilerin iş gücü ve zamandan tasarruf etmesi, üretim süreçlerinin kolaylaştırılması ve modern tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Sürdürülebilir Kırsal Kalkınma ve İklim Uyum Hedefi Düzenlenen bilgilendirme toplantılarının ardından hibe almaya hak kazanan yararlanıcılarla sözleşmeler imzalandı. Sağlanacak desteklerle Çankırı'da tarımsal üretim altyapısının güçlendirilmesi, üreticilerin değişen iklim koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Büyükşehir’den Üreticiye Bilimsel Destek Haber

Manisa Büyükşehir’den Üreticiye Bilimsel Destek

Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamleleriyle üreticilerin yanında yer almaya devam ediyor. Doğru tarım tekniklerini yaygınlaştırarak hem ürün kalitesini yükseltmeyi hem de toprak sağlığını korumayı hedefleyen Büyükşehir, Salihli Ziraat Odası ortaklığıyla bölgeye kazandırdığı Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı’nda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 9 Mart 2026 tarihinde kapılarını açan tesiste bugüne kadar 177 toprak, 8 yaprak ve 210 su analizi olmak üzere toplam 395 analiz gerçekleştirildi. Uzman kadro tarafından incelenen numuneler doğrultusunda üreticilere bilimsel rehberlik sunuluyor. “Bilinçli Tarım İçin Analiz Şart” Laboratuvarın bölge çiftçisi için hayati bir rol üstlendiğini belirten Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, projenin merhum Ferdi Zeyrek döneminde başlayıp Besim Dutlulu ile tamamlandığını belirterek şunları söyledi: “Çiftçilik yapan, doğru, akıllı ve kaliteli üretim hedefleyen her üretici toprağını ve suyunu analiz ettirmek zorundadır. Tarlanın farklı noktalarından alınan numuneler uzman arkadaşlarımıza ulaştırılıyor ve yüzde yüz güvenilir sonuçlar elde ediyoruz. Bu analizler sayesinde toprağın ne kadar gübreye ihtiyacı olduğunu görüyor, sulama suyundaki bor gibi kritik unsurları kontrol edebiliyoruz. Sonuç olarak hem cebimizi hem toprağımızı koruyan harika bir tesise kavuştuk.” Kar Amacı Yok, Çevre İlçelerden de Talep Var Laboratuvarın ticari bir kaygı gütmediğini ve kamu yararına çalıştığını vurgulayan Yalvaç, test maliyetlerinin piyasaya göre çok daha hesaplı olduğunu ifade etti. Sadece Salihli’den değil, çevre ilçelerden ve diğer ziraat odalarından da numunelerin geldiğini belirten Yalvaç, “Gerekirse toprağı biz gidip tarladan alıyor, testini yapıp sonuçları birkaç gün içinde üreticimize ulaştırıyoruz. Yeter ki çiftçimiz toprağını ve suyunu analiz ettirsin” dedi. 600 bin dekarlık üretim alanına sahip Salihli’de 40-50 çeşit yazlık ve kışlık ürün yetiştiğini aktaran Yalvaç, kurumsal yapının devreye girmesiyle büyük-küçük tüm üreticilerin ilgisinin katlandığını sözlerine ekledi. Dönem Sulama Dönemi: Odak Su Analizlerinde Laboratuvarda görevli Ziraat Mühendisi Selma Yılmaz ise mevsimsel ihtiyaçlara göre taleplerin şekillendiğini belirtti. Yaz sezonu nedeniyle şu an en çok sulama suyu analizlerinin yapıldığını ifade eden Yılmaz, süreci şöyle özetledi: “Laboratuvarımızda toprak, yaprak ve sulama suyu analizleri yapıyoruz. Çiftçimizin talebine göre ek parametrelere de bakıyoruz. Şu an sulama sezonunda olduğumuz için su analizleri yoğunlukta. Ekim ayından itibaren ise toprak analizi taleplerinde ciddi bir artış bekliyoruz. Çıkan sonuçlara göre toprağın yapısını hesaplayıp doğrudan nokta atışı gübre tavsiyesinde bulunuyoruz. Amacımız çiftçimizi doğru bitki besleme yöntemlerine yönlendirmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkentliler Ata Çiftliği’nde Hasat Yaptı Haber

Başkentliler Ata Çiftliği’nde Hasat Yaptı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ATA Çiftliği’nde düzenlediği Hasat Şenliği ile üretimle kent yaşamını bir araya getirdi. “Sandalyeni ve Sepetini Al Gel” konseptiyle gerçekleştirilen etkinlikte Başkentliler; dut, erik, kiraz, kayısı, vişne ve lavanta hasadına katılarak doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi. Etkinliğe Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın eşi Nursen Yavaş, ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu da katıldı. HASAT COŞKUSU KONSERLE TAMAMLANDI Gün boyu süren etkinliklerin ardından ATA Çiftliği’nde düzenlenen 90’lar konserinde Metin Özülkü, Sibel Alaş, Ferda Anıl Yarkın, Jale ve Ümit Sayın sahne aldı. Sevilen şarkılar eşliğinde nostalji yaşayan Başkentliler, hasat coşkusunu müzikle tamamladı. TÜZÜN: “ÇOCUKLAR ÜRETİMİ YERİNDE GÖRSÜN İSTEDİK” Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün özellikle çocukların üretim süreçlerini yerinde deneyimlemesinin önemine dikkat çekerek, “Ankara, İstanbul gibi metropollerde yaşayan çocuklar meyvelerin manavda, markette, tezgahta büyüdüğünü zannediyor. Hedefimiz şuydu; bu çocuklar buraya gelsinler, bu ürünlerin ağaçta yetiştiğini ya da sebze toplayacaklarsa fidelerde yetiştiğini görsünler. Elleri kirlensin, üstleri başları kirlensin ve dalından toplayarak yesinler istedik. Bunu da çok şükür başardığımızı düşünüyorum” diye konuştu. KÖROĞLU: “SANATIN GÜCÜNÜ TOPRAĞIN BEREKETİYLE BULUŞTURUYORUZ” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu ise Ata Çiftliği’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kültür politikaları ile kırsal kalkınma vizyonunu buluşturan önemli bir alan olduğunu belirterek, “Kültür ve sanatın birleştirici gücünü toprağın bereketiyle buluşturuyoruz. Hasat Şenliği’nin coşkusunu binlerce Ankaralı ile birlikte yaşarken akşama da 90'ların unutulmaz şarkılarını hep bir ağızdan, aynı gökyüzünün altında, birlikte söyleyeceğiz” ifadelerini kullandı. VATANDAŞLAR DOYASIYA EĞLENDİ Tarımsal üretimin önemine dikkat çekmek ve vatandaşları doğayla buluşturmak amacıyla düzenlenen Hasat Şenliği, her yaştan Başkentliye keyifli anlar yaşattı. Başkentliler güne dair izlenimlerini şu sözlerle paylaştı: -Tuğba Aktürk: “Çok güzel, çok eğlendik Biz hafta sonu diye gelmiştik çok memnunu Öyle etkinliği de görünce piknik örtümüz falan vardı dedik götürelim üstüne silkeleyelim daha rahat toplaması gelmişken tadına bakalım dedik.” -Turgay Ünver: “Mükemmel oldu. Apartman aralarında anca 3-5 meyve oluyor onu da çocuklar tüketiyor. Biz de eve bari şöyle taze taze dalından toplayalım.” -Kemalettin Tarım: “Ulaşımı ringlerle sağladık, kızım biraz eğlensin istedik burada o yüzden ziyarete geldik. Burayı biz genel olarak çok beğeniyoruz bu tarz etkinlikleri bizim için de iyi oluyor.” -Emine Barlas: “Vişne topladık bugün. Sosyal medyadan öğrendik hasat yapacağımızı. Çok keyifli geçti. Değişik bir gün yaşadık. Gelmesi de kolay oldu. Kızılay Zafer Çarşısı'ndan ringler vardı.” -Müberra Bağlama: “Çok güzel ben de 90’lar çocuğuyum zaten çok güzeldi organizasyon için teşekkür ederiz.” -Demet Alkan: “Çok beğendim tam bana göre. Çok güzel olmuş, muhteşem olmuş ortam da, konser de çok güzel.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm Haber

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, küresel ölçekte güvenlik sorunu haline gelen tarım krizine karşı geliştirdiği desteklerle kentin verimini artırırken, kırsaldan kente göçün de önüne geçiyor. 21. yüzyılın en stratejik alanı olan tarım, Kocaeli’de büyük bir ivme kazanmış durumda. Verilen desteklerle çiftçinin yüzü gülerken, toprak yeniden nefes alıyor, üretim artıyor ve pazarlar yerli ürünlerle dolup taşıyor. Büyükşehir’in tarıma verdiği güçlü destek, üreticinin pazarda daha görünür olmasını sağlarken, kent ekonomisine de doğrudan katkı sunuyor. 98 FARKLI PROJE HAYATA GEÇİRİLDİ Sanayi kenti kimliğinin yanında tarım ve hayvancılığı da stratejik kalkınma alanlarından biri olarak gören Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, son 7 yılda üreticinin yanında olmaya devam etti. Bu kapsamda tarımsal üretimin kesintisiz sürmesi, kırsal kalkınmanın güçlenmesi ve çiftçilerin gelir seviyesinin artırılması amacıyla 2019-2026 yılları arasında 98 farklı proje hayata geçirildi. Bu projelerin toplam büyüklüğü 1 milyar 530 milyon liraya ulaştı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından sözleşmeli üretime kadar uzanan desteklerle yalnızca üretim maliyetleri azaltılmadı, tarımın geleceğine yön verecek kalıcı yatırımlar da gerçekleştirildi. ÜRETİCİNİN HER ADIMINDA BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi, üretimin en temel girdilerini destekleyerek binlerce çiftçiye nefes oldu. Bu kapsamda 18 bin 653 üreticiye tamamı hibe olmak üzere 7 milyon 600 bin litre mazot, 13 bin 242 üreticiye yüzde 50 hibeli 11 bin 700 ton kompoze gübre, yaklaşık 7 bin 500 üreticiye ise yüzde 50 hibeli 10 bin 35 ton yem bitkisi tohumu desteği sağlandı. Arpa, buğday, tritikale, yulaf, yonca, dane ve silajlık mısır, yem bezelyesi ile süt otu tohumlarından oluşan destek paketleri sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı elde etti hem de ara vermeden üretime devam etti. 525 MİLYON LİRALIK DEV SULAMA HAMLESİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma yaptığı en büyük yatırımlardan biri de sulama altyapısı oldu. Üç etap halinde yürütülen tarımsal sulama projeleri kapsamında kilometrelerce iletim hattı, hidrant sistemleri, terfi merkezleri ve su depoları inşa edildi. Toplam 525 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje sayesinde modern sulama altyapısı kırsala taşınırken, su kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlandı. Bu yatırım yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin tarımsal üretimini güvence altına alan stratejik projelerden biri olarak öne çıktı. MODERN SERALARLA ÜRETİM DÖRT MEVSİME YAYILDI Kırsal kalkınmanın önemli ayaklarından biri olan örtü altı üretim de Büyükşehir’in destekleriyle güç kazandı. “Modern Sera Yapımı Destek Projesi” kapsamında 207 üreticiye yüzde 50 hibeli modern sera kuruldu. Ayrıca 903 üreticiye toplam 2 bin 234 top sera naylonu desteği verildi. Yaklaşık 110 milyon liralık yatırımla gerçekleştirilen projeler sayesinde üreticiler dört mevsim üretim yapma imkânına kavuşurken, verimlilikte de önemli artış sağlandı. TABİP İLE KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRETİM Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yalnızca mevcut üretimi desteklemekle kalmadı, çiftçiyi yüksek katma değer sağlayan ürünlerle de buluşturdu. 2020 yılında hayata geçirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP) kapsamında yaklaşık 700 dekarlık alana; 5,5 milyon biberiye, tıbbi nane ve oğul otu fidesi dikildi. Üreticilere çapa motoru, ilaçlama makinesi, gübre, mazot ve yem bitkisi tohumu desteği verilirken, alım garantili sözleşmeli üretim modeliyle ürünlerin pazarlanması da güvence altına alındı. Bugüne kadar 80,5 milyon liralık destek verilen projede 2024 yılında 160 ton, 2025 yılında ise 176 ton ürün hasadı gerçekleştirildi. HAYVANCILIKTAN ARICILIĞA KADAR GENİŞ DESTEK AĞI Bitkisel üretimin yanında hayvancılık da kapsamlı desteklerle güçlendirildi. “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi” kapsamında 310 üreticiye 76 bin yerli tavuk, 10 bin paket yem ve 2 bin takım kümes ekipmanı desteği verildi. Küçükbaş hayvancılıkta 389 damızlık koç, manda yetiştiriciliğinde ise 37 damızlık manda üreticilere teslim edildi. Arıcılık projeleri kapsamında ise yaklaşık 900 üretici; kovan altlığı, ruşet kovan, bal dinlendirme kazanı, fondan şeker ve beyaz toz şeker desteklerinden yararlandı. MEYVECİLİKTEN KOOPERATİFE KAPSAMLI DESTEK Büyükşehir Belediyesi meyvecilik, sebzecilik ve alternatif ürün yetiştiriciliğine yönelik projeleri de eş zamanlı yürüttü. Üreticilere 55 bin ceviz, 33 bin 600 Trabzon hurması, 10 bin kivi, 4 bin ahududu, 4 bin böğürtlen ve 3 bin yaban mersini fidanı ulaştırıldı. Sebze yetiştiriciliği projelerinde yüz binlerce fide ve tohum desteği sağlanırken, kooperatiflere makine ekipman desteği, süt soğutma tankları, selektör makineleri ve modern tarım ekipmanları kazandırıldı. Ücretsiz toprak, su, yaprak ve süt analizleriyle üreticilerin bilinçli üretim yapması desteklenirken, Çiftçi Şenlikleri ve Tarım Çalıştayları ile Kocaeli tarımına bilgi ve teknoloji de kazandırıldı. KOCAELİ’DE TARIMIN YENİ HİKÂYESİ YAZILDI 7 yılda hayata geçirilen 98 proje, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın gelişimine yeni bir ivme kazandırdı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından hayvancılığa, meyvecilikten tıbbi aromatik bitki üretimine kadar uzanan desteklerle hem üretici güçlendi hem de kırsalda üretim sürdürülebilir hale geldi. Yaklaşık 1 milyar 530 milyon liralık yatırımla şekillenen bu model, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin üretimi önceleyen belediyecilik anlayışının en somut örneklerinden biri olarak öne çıkarken, Kocaeli’yi tarım ve kırsal kalkınma alanında Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak  Haber

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak 

Sağlanan kaynak, Güneydoğu Avrupa Fonu’nun (European Fund for Southeast Europe – EFSE) sürdürülebilir tarım kriterleri ve İş Bankası’nın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olarak kullandırılacak. Finansman; gıda güvenliği, modern sulama sistemleri, toprak sağlığını koruyan uygulamalar, yüksek verimli üretim yöntemleri, akıllı tarım teknolojileri ve sürdürülebilir ekipman yatırımları başta olmak üzere tarımsal üretkenliği ve iyi tarım uygulamalarını artıran projelerin desteklenmesine yönlendirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, edinilen kaynağın, gıda güvenliği ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında kritik öneme sahip tarım sektörünün gelişim ve dönüşümüne katkı sağlayacağına inandığını vurguladı. Önceki senelerde ihraç ettikleri yeşil ve sürdürülebilir tahvillere, 2026 yılının Ocak ayında 50 milyon ABD Doları tutarındaki ilk mavi tahvil ihracını eklediklerini aktaran Özşuca, şunları belirtti: “Bu kez, kalkınma odaklı bir fondan sürdürülebilir tarım faaliyetlerini desteklemek üzere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Ekonomimiz ve gıda güvenliğimiz açısından stratejik öneme sahip olan tarım sektöründe yenilikçi ve verimliliği artıran yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz. Sağladığımız bu kaynakla çiftçilerimizin ve tarımsal işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırırken; gıda güvenliğini, tarımda verimi ve rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de ülkemize ve ekonomimize katkı sağlayacak şekilde Bankamızın sürdürülebilir kaynaklarını çeşitlendirerek uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.” EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert de Türkiye’de sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemenin kendileri açısından özel bir önem taşıdığını belirterek, İş Bankası ile bu alanda iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Begert, tarımın Türkiye ekonomisi, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından kritik rolüne dikkat çekerek, “İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği kapsamında daha sürdürülebilir, verimli ve dayanıklı üretim uygulamalarına yatırım yapan çiftçilerin ve tarımsal işletmelerin uzun vadeli finansmana erişimini artırmayı hedefliyoruz. İş birliği, tarımsal üreticilerin değişen piyasa koşullarına ve çevresel zorluklara uyum sağlamasına katkıda bulunurken, sektörün uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeye yönelik ortak vizyonumuzu da yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.