Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırsal Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Kırsal Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırsal Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Biyoekonomi Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı İçin Yeni Fırsat Sunuyor Haber

Biyoekonomi Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı İçin Yeni Fırsat Sunuyor

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların ardından Kızıldeniz ve Babülmendep hattında enerji taşımacılığını hedef alan saldırılar, küresel enerji koridorlarının jeopolitik gelişmelere ne kadar açık olduğunu bir kez daha ortaya koyarken; petrol ve doğal gaz akışındaki kesintiler ile yükselen taşıma ve sigorta maliyetleri, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından arz güvenliğinin artık yalnızca tedarikçi çeşitlendirmesiyle ele alınamayacağını gösteriyor. Alanında lider küresel biyoçözüm şirketi Novonesis, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve ekonomik dayanıklılığını güçlendirmek için dış kaynak çeşitliliğinin yanı sıra yerli biyolojik kaynaklara dayalı üretim kapasitesinin geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor. “Bir sonraki stratejik adımı atmanın zamanı” Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Novonesis Türkiye Ülke Müdürü Pınar Tunçkol, şunları söylüyor: “Belirsizliklerin kalıcı hale geldiği bir dünyada dayanıklılık artık sadece dışarıdan sağlanan kaynakların çeşitliliğiyle değil, içeride yaratılan kapasitenin gücüyle ölçülüyor. Türkiye bugüne kadar attığı doğru adımlarla enerji arz güvenliğini sağladı ve kısa vadeli dalgalanmaları yönetme kabiliyetini geliştirdi. Şimdi ise mevcut kazanımları koruyarak bir sonraki stratejik adımı atma ve içerideki biyolojik ile tarımsal potansiyelimizi harekete geçirme zamanı. Bu yaklaşım bir yön değişikliği değil; enerji güvenliğini, ekonomik istikrarı ve sanayi rekabetçiliğini aynı anda yükseğe taşıyacak tamamlayıcı bir adımdır. Türkiye’nin 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi de bu yerli kapasite vizyonunu ve yeşil dönüşüm yolculuğunu uluslararası ölçekte dünyaya anlatabileceğimiz en önemli platformlardan biri olacaktır”. Enerji koridorlarındaki kırılganlığa karşı yerli kapasite Türkiye; ham petrolünün yüzde 75’ini, LPG’nin yaklaşık yüzde 80’ini ve tarımsal üretimin en önemli girdilerinden biri olan gübrenin yüzde 70-80’ini ithal ediyor. Hürmüz ve Babülmendep gibi kritik geçiş noktalarında eş zamanlı olarak yaşanan sorunlar, ithalata dayalı enerji sistemlerinin yalnızca fiyat dalgalanmalarından değil; ulaşım rotalarındaki kesintilerden, artan navlun ve sigorta maliyetlerinden de etkilendiğini gösteriyor. Türkiye son yıllarda altyapı yatırımları ve tedarik kaynaklarını çeşitlendiren politikaları sayesinde enerji arz güvenliği konusunda önemli bir temel oluşturmuş olsa da kırılganlığın kaynağını azaltacak tamamlayıcı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Biyoetanol, biyodizel, biyogaz, sürdürülebilir havacılık ve denizcilik yakıtı gibi yerli kaynaklara dayalı çözümler, fosil yakıt ithalatını kademeli olarak azaltarak mevcut enerji politikalarını tamamlayabilecek güçlü seçenekler sunuyor. Tarımın gücü enerjiye dönüşebilir Dünyanın en büyük yedinci, Avrupa’nın ise en büyük tarım üreticisi konumundaki Türkiye; yılda yaklaşık 9 milyon ton mısır ve 19-20 milyon ton buğday üretirken, yaklaşık 45 milyon tonluk dönüştürülebilir biyokütle kapasitesine sahip bulunuyor. Biyoçözümler; planlı tarım uygulamaları, etkin arazi kullanımı ve gelişmiş teknolojilerle gıda ve yem güvenliğini korurken tarımsal üretimin enerji dönüşümüne de katkı sağlamasına imkân tanıyor. Ayrıca Türkiye’deki mevcut araç parkının ilave büyük altyapı yatırımlarına ihtiyaç duymadan E10 ve B5 gibi biyoyakıt harmanlama oranlarına teknik olarak büyük ölçüde uyumlu olması, bu geçişin kademeli ve düşük maliyetle hemen uygulanabilmesine zemin hazırlıyor. Türkiye, sürdürülebilir havacılık yakıtında bölgesel üretim merkezi olabilir Dünyanın önde gelen havacılık merkezlerinden biri olan Türkiye için sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF), enerji güvenliğiyle yeşil sanayi dönüşümünü bir araya getiren stratejik bir fırsat sunuyor. SAF’ın mevcut uçaklarda ve yakıt ikmal altyapısında büyük ölçekli bir teknoloji değişikliğine ihtiyaç duyulmadan kullanılabilmesi, havacılığın kısa ve orta vadede karbonsuzlaştırılması açısından bu çözümü özellikle önemli hale getiriyor. Türkiye’de yürürlüğe giren Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı ve 2030’a kadar uluslararası uçuşlardan kaynaklanan emisyonların azaltılmasına yönelik hedefler, yerli SAF pazarının gelişmesi açısından önemli bir düzenleyici temel oluşturuyor. Tarımsal ve ormancılık kalıntıları, kullanılmış yağlar ve lignoselülozik hammaddelerin yanı sıra, biyoçözümler sayesinde verimliliği artırılan tarımsal üretimden elde edilen uygun ürünler de yüksek katma değerli sürdürülebilir havacılık yakıtlarına dönüştürülebiliyor. Planlı üretim ve etkin arazi kullanımıyla desteklenen bu yaklaşım, gıda ve yem güvenliğini korurken çiftçiler için yeni gelir alanları yaratma ve Türkiye’nin yerli enerji kapasitesini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Türkiye’nin güçlü tarım kapasitesi, gelişmiş rafineri ve lojistik altyapısı ile küresel ölçekte bağlantı sağlayan havacılık sektörü birlikte değerlendirildiğinde ülke, yalnızca SAF kullanan değil, aynı zamanda üreten ve bölgesine ihraç eden bir merkez haline gelebilir. Bu dönüşüm; havayollarının uluslararası iklim yükümlülüklerine uyumunu desteklerken, yerli hammadde tedarik zincirleri, kırsal kalkınma, teknoloji yatırımları ve nitelikli istihdam açısından da yeni fırsatlar yaratabilir. Bunun için uzun vadeli ve öngörülebilir harmanlama hedeflerinin, sürdürülebilirlik kriterlerinin, yatırım teşviklerinin ve üretici-havayolu arasındaki uzun dönemli alım anlaşmalarının bütüncül bir politika çerçevesi içinde ele alınması önem taşıyor. Milyarlarca dolar ithalat azaltımı ve 100 binden fazla istihdam potansiyeli Yerli biyolojik kaynakların ve biyoyakıt çözümlerinin harekete geçirilmesi ekonomi açısından son derece somut kazanımlar vaat ediyor. Novonesis’in paylaştığı verilere göre, yerli çözümlerin yaygınlaştırılması Türkiye’nin enerji ithalatında 10-15 milyar dolarlık bir azalma potansiyeli taşıyor. Bu dönüşüm aynı zamanda tarım ve sanayi değer zincirlerinde 100 binden fazla potansiyel istihdamı destekleme ve yıllık yaklaşık 2,5-3 milyon ton karbondioksit emisyon azaltımı sağlama imkânı veriyor. Cari dengeyi doğrudan destekleyen bu yapı, sanayi için öngörülebilir maliyetler oluştururken çiftçiler için de yeni gelir alanları yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çankırı'da 16,6 Milyon TL'lik Hibe Sözleşmeleri İmzalandı Haber

Çankırı'da 16,6 Milyon TL'lik Hibe Sözleşmeleri İmzalandı

Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında 2026 Yılı 1. Hibe Çağrı Dönemi'nde destek almaya hak kazanan Çankırılı üreticilerle hibe sözleşmeleri imzalandı. Sera kurulumu, basınçlı su tankeri, yem ezme makinesi ve çapa makinesi yatırımlarını kapsayan destekler doğrultusunda, toplam 24 milyon TL tutarındaki yatırıma 16,6 milyon TL hibe sağlanacak. Yatırım tutarlarının yüzde 70'i proje kapsamında karşılanacak. Örtü Altı Yetiştiriciliğe 8,3 Milyon TL Dev Destek Sera kurulumu desteğinden yararlanacak 22 üreticiye, 250, 500 ve 1.000 metrekare büyüklüğündeki seralar için toplam 8,3 milyon TL hibe verilecek. Yaklaşık 12 milyon TL yatırım tutarına sahip projelerin tamamlanmasıyla Çankırı'da 12 bin metrekare alanda örtü altı meyve ve sebze yetiştiriciliğine başlanacak. Böylece ilin yerel üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve ürünlerin yerel pazarlara daha kolay ulaştırılması hedefleniyor. Basınçlı Su Tankerleri ile Hem Tarıma Hem Yangın Güvenliğine Katkı Proje kapsamında ayrıca 57 üreticinin basınçlı su tankeri alımına 5,8 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Toplam yatırım tutarı 8,4 milyon TL olan ekipman, hayvan içme suyu temini ve tarımsal faaliyetlerin yanı sıra kırsal alanlarda meydana gelebilecek yangınlara ilk müdahale kapasitesinin güçlendirilmesine de katkı sunacak. Tarımda Modernizasyon ve Zaman Tasarrufu Yem ezme ve çapa makinelerine yönelik destekler kapsamında 21 üreticiye yem ezme makinesi, 44 üreticiye ise çapa makinesi sağlanacak. Toplam 63 yararlanıcının 3,6 milyon TL tutarındaki yatırımına 2,5 milyon TL hibe desteği verilecek. Makine ve ekipman destekleriyle üreticilerin iş gücü ve zamandan tasarruf etmesi, üretim süreçlerinin kolaylaştırılması ve modern tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Sürdürülebilir Kırsal Kalkınma ve İklim Uyum Hedefi Düzenlenen bilgilendirme toplantılarının ardından hibe almaya hak kazanan yararlanıcılarla sözleşmeler imzalandı. Sağlanacak desteklerle Çankırı'da tarımsal üretim altyapısının güçlendirilmesi, üreticilerin değişen iklim koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Büyükşehir’den Üreticiye Bilimsel Destek Haber

Manisa Büyükşehir’den Üreticiye Bilimsel Destek

Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamleleriyle üreticilerin yanında yer almaya devam ediyor. Doğru tarım tekniklerini yaygınlaştırarak hem ürün kalitesini yükseltmeyi hem de toprak sağlığını korumayı hedefleyen Büyükşehir, Salihli Ziraat Odası ortaklığıyla bölgeye kazandırdığı Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı’nda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 9 Mart 2026 tarihinde kapılarını açan tesiste bugüne kadar 177 toprak, 8 yaprak ve 210 su analizi olmak üzere toplam 395 analiz gerçekleştirildi. Uzman kadro tarafından incelenen numuneler doğrultusunda üreticilere bilimsel rehberlik sunuluyor. “Bilinçli Tarım İçin Analiz Şart” Laboratuvarın bölge çiftçisi için hayati bir rol üstlendiğini belirten Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, projenin merhum Ferdi Zeyrek döneminde başlayıp Besim Dutlulu ile tamamlandığını belirterek şunları söyledi: “Çiftçilik yapan, doğru, akıllı ve kaliteli üretim hedefleyen her üretici toprağını ve suyunu analiz ettirmek zorundadır. Tarlanın farklı noktalarından alınan numuneler uzman arkadaşlarımıza ulaştırılıyor ve yüzde yüz güvenilir sonuçlar elde ediyoruz. Bu analizler sayesinde toprağın ne kadar gübreye ihtiyacı olduğunu görüyor, sulama suyundaki bor gibi kritik unsurları kontrol edebiliyoruz. Sonuç olarak hem cebimizi hem toprağımızı koruyan harika bir tesise kavuştuk.” Kar Amacı Yok, Çevre İlçelerden de Talep Var Laboratuvarın ticari bir kaygı gütmediğini ve kamu yararına çalıştığını vurgulayan Yalvaç, test maliyetlerinin piyasaya göre çok daha hesaplı olduğunu ifade etti. Sadece Salihli’den değil, çevre ilçelerden ve diğer ziraat odalarından da numunelerin geldiğini belirten Yalvaç, “Gerekirse toprağı biz gidip tarladan alıyor, testini yapıp sonuçları birkaç gün içinde üreticimize ulaştırıyoruz. Yeter ki çiftçimiz toprağını ve suyunu analiz ettirsin” dedi. 600 bin dekarlık üretim alanına sahip Salihli’de 40-50 çeşit yazlık ve kışlık ürün yetiştiğini aktaran Yalvaç, kurumsal yapının devreye girmesiyle büyük-küçük tüm üreticilerin ilgisinin katlandığını sözlerine ekledi. Dönem Sulama Dönemi: Odak Su Analizlerinde Laboratuvarda görevli Ziraat Mühendisi Selma Yılmaz ise mevsimsel ihtiyaçlara göre taleplerin şekillendiğini belirtti. Yaz sezonu nedeniyle şu an en çok sulama suyu analizlerinin yapıldığını ifade eden Yılmaz, süreci şöyle özetledi: “Laboratuvarımızda toprak, yaprak ve sulama suyu analizleri yapıyoruz. Çiftçimizin talebine göre ek parametrelere de bakıyoruz. Şu an sulama sezonunda olduğumuz için su analizleri yoğunlukta. Ekim ayından itibaren ise toprak analizi taleplerinde ciddi bir artış bekliyoruz. Çıkan sonuçlara göre toprağın yapısını hesaplayıp doğrudan nokta atışı gübre tavsiyesinde bulunuyoruz. Amacımız çiftçimizi doğru bitki besleme yöntemlerine yönlendirmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkentliler Ata Çiftliği’nde Hasat Yaptı Haber

Başkentliler Ata Çiftliği’nde Hasat Yaptı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ATA Çiftliği’nde düzenlediği Hasat Şenliği ile üretimle kent yaşamını bir araya getirdi. “Sandalyeni ve Sepetini Al Gel” konseptiyle gerçekleştirilen etkinlikte Başkentliler; dut, erik, kiraz, kayısı, vişne ve lavanta hasadına katılarak doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi. Etkinliğe Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın eşi Nursen Yavaş, ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu da katıldı. HASAT COŞKUSU KONSERLE TAMAMLANDI Gün boyu süren etkinliklerin ardından ATA Çiftliği’nde düzenlenen 90’lar konserinde Metin Özülkü, Sibel Alaş, Ferda Anıl Yarkın, Jale ve Ümit Sayın sahne aldı. Sevilen şarkılar eşliğinde nostalji yaşayan Başkentliler, hasat coşkusunu müzikle tamamladı. TÜZÜN: “ÇOCUKLAR ÜRETİMİ YERİNDE GÖRSÜN İSTEDİK” Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün özellikle çocukların üretim süreçlerini yerinde deneyimlemesinin önemine dikkat çekerek, “Ankara, İstanbul gibi metropollerde yaşayan çocuklar meyvelerin manavda, markette, tezgahta büyüdüğünü zannediyor. Hedefimiz şuydu; bu çocuklar buraya gelsinler, bu ürünlerin ağaçta yetiştiğini ya da sebze toplayacaklarsa fidelerde yetiştiğini görsünler. Elleri kirlensin, üstleri başları kirlensin ve dalından toplayarak yesinler istedik. Bunu da çok şükür başardığımızı düşünüyorum” diye konuştu. KÖROĞLU: “SANATIN GÜCÜNÜ TOPRAĞIN BEREKETİYLE BULUŞTURUYORUZ” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu ise Ata Çiftliği’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kültür politikaları ile kırsal kalkınma vizyonunu buluşturan önemli bir alan olduğunu belirterek, “Kültür ve sanatın birleştirici gücünü toprağın bereketiyle buluşturuyoruz. Hasat Şenliği’nin coşkusunu binlerce Ankaralı ile birlikte yaşarken akşama da 90'ların unutulmaz şarkılarını hep bir ağızdan, aynı gökyüzünün altında, birlikte söyleyeceğiz” ifadelerini kullandı. VATANDAŞLAR DOYASIYA EĞLENDİ Tarımsal üretimin önemine dikkat çekmek ve vatandaşları doğayla buluşturmak amacıyla düzenlenen Hasat Şenliği, her yaştan Başkentliye keyifli anlar yaşattı. Başkentliler güne dair izlenimlerini şu sözlerle paylaştı: -Tuğba Aktürk: “Çok güzel, çok eğlendik Biz hafta sonu diye gelmiştik çok memnunu Öyle etkinliği de görünce piknik örtümüz falan vardı dedik götürelim üstüne silkeleyelim daha rahat toplaması gelmişken tadına bakalım dedik.” -Turgay Ünver: “Mükemmel oldu. Apartman aralarında anca 3-5 meyve oluyor onu da çocuklar tüketiyor. Biz de eve bari şöyle taze taze dalından toplayalım.” -Kemalettin Tarım: “Ulaşımı ringlerle sağladık, kızım biraz eğlensin istedik burada o yüzden ziyarete geldik. Burayı biz genel olarak çok beğeniyoruz bu tarz etkinlikleri bizim için de iyi oluyor.” -Emine Barlas: “Vişne topladık bugün. Sosyal medyadan öğrendik hasat yapacağımızı. Çok keyifli geçti. Değişik bir gün yaşadık. Gelmesi de kolay oldu. Kızılay Zafer Çarşısı'ndan ringler vardı.” -Müberra Bağlama: “Çok güzel ben de 90’lar çocuğuyum zaten çok güzeldi organizasyon için teşekkür ederiz.” -Demet Alkan: “Çok beğendim tam bana göre. Çok güzel olmuş, muhteşem olmuş ortam da, konser de çok güzel.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm Haber

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, küresel ölçekte güvenlik sorunu haline gelen tarım krizine karşı geliştirdiği desteklerle kentin verimini artırırken, kırsaldan kente göçün de önüne geçiyor. 21. yüzyılın en stratejik alanı olan tarım, Kocaeli’de büyük bir ivme kazanmış durumda. Verilen desteklerle çiftçinin yüzü gülerken, toprak yeniden nefes alıyor, üretim artıyor ve pazarlar yerli ürünlerle dolup taşıyor. Büyükşehir’in tarıma verdiği güçlü destek, üreticinin pazarda daha görünür olmasını sağlarken, kent ekonomisine de doğrudan katkı sunuyor. 98 FARKLI PROJE HAYATA GEÇİRİLDİ Sanayi kenti kimliğinin yanında tarım ve hayvancılığı da stratejik kalkınma alanlarından biri olarak gören Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, son 7 yılda üreticinin yanında olmaya devam etti. Bu kapsamda tarımsal üretimin kesintisiz sürmesi, kırsal kalkınmanın güçlenmesi ve çiftçilerin gelir seviyesinin artırılması amacıyla 2019-2026 yılları arasında 98 farklı proje hayata geçirildi. Bu projelerin toplam büyüklüğü 1 milyar 530 milyon liraya ulaştı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından sözleşmeli üretime kadar uzanan desteklerle yalnızca üretim maliyetleri azaltılmadı, tarımın geleceğine yön verecek kalıcı yatırımlar da gerçekleştirildi. ÜRETİCİNİN HER ADIMINDA BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi, üretimin en temel girdilerini destekleyerek binlerce çiftçiye nefes oldu. Bu kapsamda 18 bin 653 üreticiye tamamı hibe olmak üzere 7 milyon 600 bin litre mazot, 13 bin 242 üreticiye yüzde 50 hibeli 11 bin 700 ton kompoze gübre, yaklaşık 7 bin 500 üreticiye ise yüzde 50 hibeli 10 bin 35 ton yem bitkisi tohumu desteği sağlandı. Arpa, buğday, tritikale, yulaf, yonca, dane ve silajlık mısır, yem bezelyesi ile süt otu tohumlarından oluşan destek paketleri sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı elde etti hem de ara vermeden üretime devam etti. 525 MİLYON LİRALIK DEV SULAMA HAMLESİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma yaptığı en büyük yatırımlardan biri de sulama altyapısı oldu. Üç etap halinde yürütülen tarımsal sulama projeleri kapsamında kilometrelerce iletim hattı, hidrant sistemleri, terfi merkezleri ve su depoları inşa edildi. Toplam 525 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje sayesinde modern sulama altyapısı kırsala taşınırken, su kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlandı. Bu yatırım yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin tarımsal üretimini güvence altına alan stratejik projelerden biri olarak öne çıktı. MODERN SERALARLA ÜRETİM DÖRT MEVSİME YAYILDI Kırsal kalkınmanın önemli ayaklarından biri olan örtü altı üretim de Büyükşehir’in destekleriyle güç kazandı. “Modern Sera Yapımı Destek Projesi” kapsamında 207 üreticiye yüzde 50 hibeli modern sera kuruldu. Ayrıca 903 üreticiye toplam 2 bin 234 top sera naylonu desteği verildi. Yaklaşık 110 milyon liralık yatırımla gerçekleştirilen projeler sayesinde üreticiler dört mevsim üretim yapma imkânına kavuşurken, verimlilikte de önemli artış sağlandı. TABİP İLE KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRETİM Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yalnızca mevcut üretimi desteklemekle kalmadı, çiftçiyi yüksek katma değer sağlayan ürünlerle de buluşturdu. 2020 yılında hayata geçirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP) kapsamında yaklaşık 700 dekarlık alana; 5,5 milyon biberiye, tıbbi nane ve oğul otu fidesi dikildi. Üreticilere çapa motoru, ilaçlama makinesi, gübre, mazot ve yem bitkisi tohumu desteği verilirken, alım garantili sözleşmeli üretim modeliyle ürünlerin pazarlanması da güvence altına alındı. Bugüne kadar 80,5 milyon liralık destek verilen projede 2024 yılında 160 ton, 2025 yılında ise 176 ton ürün hasadı gerçekleştirildi. HAYVANCILIKTAN ARICILIĞA KADAR GENİŞ DESTEK AĞI Bitkisel üretimin yanında hayvancılık da kapsamlı desteklerle güçlendirildi. “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi” kapsamında 310 üreticiye 76 bin yerli tavuk, 10 bin paket yem ve 2 bin takım kümes ekipmanı desteği verildi. Küçükbaş hayvancılıkta 389 damızlık koç, manda yetiştiriciliğinde ise 37 damızlık manda üreticilere teslim edildi. Arıcılık projeleri kapsamında ise yaklaşık 900 üretici; kovan altlığı, ruşet kovan, bal dinlendirme kazanı, fondan şeker ve beyaz toz şeker desteklerinden yararlandı. MEYVECİLİKTEN KOOPERATİFE KAPSAMLI DESTEK Büyükşehir Belediyesi meyvecilik, sebzecilik ve alternatif ürün yetiştiriciliğine yönelik projeleri de eş zamanlı yürüttü. Üreticilere 55 bin ceviz, 33 bin 600 Trabzon hurması, 10 bin kivi, 4 bin ahududu, 4 bin böğürtlen ve 3 bin yaban mersini fidanı ulaştırıldı. Sebze yetiştiriciliği projelerinde yüz binlerce fide ve tohum desteği sağlanırken, kooperatiflere makine ekipman desteği, süt soğutma tankları, selektör makineleri ve modern tarım ekipmanları kazandırıldı. Ücretsiz toprak, su, yaprak ve süt analizleriyle üreticilerin bilinçli üretim yapması desteklenirken, Çiftçi Şenlikleri ve Tarım Çalıştayları ile Kocaeli tarımına bilgi ve teknoloji de kazandırıldı. KOCAELİ’DE TARIMIN YENİ HİKÂYESİ YAZILDI 7 yılda hayata geçirilen 98 proje, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın gelişimine yeni bir ivme kazandırdı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından hayvancılığa, meyvecilikten tıbbi aromatik bitki üretimine kadar uzanan desteklerle hem üretici güçlendi hem de kırsalda üretim sürdürülebilir hale geldi. Yaklaşık 1 milyar 530 milyon liralık yatırımla şekillenen bu model, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin üretimi önceleyen belediyecilik anlayışının en somut örneklerinden biri olarak öne çıkarken, Kocaeli’yi tarım ve kırsal kalkınma alanında Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak  Haber

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak 

Sağlanan kaynak, Güneydoğu Avrupa Fonu’nun (European Fund for Southeast Europe – EFSE) sürdürülebilir tarım kriterleri ve İş Bankası’nın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olarak kullandırılacak. Finansman; gıda güvenliği, modern sulama sistemleri, toprak sağlığını koruyan uygulamalar, yüksek verimli üretim yöntemleri, akıllı tarım teknolojileri ve sürdürülebilir ekipman yatırımları başta olmak üzere tarımsal üretkenliği ve iyi tarım uygulamalarını artıran projelerin desteklenmesine yönlendirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, edinilen kaynağın, gıda güvenliği ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında kritik öneme sahip tarım sektörünün gelişim ve dönüşümüne katkı sağlayacağına inandığını vurguladı. Önceki senelerde ihraç ettikleri yeşil ve sürdürülebilir tahvillere, 2026 yılının Ocak ayında 50 milyon ABD Doları tutarındaki ilk mavi tahvil ihracını eklediklerini aktaran Özşuca, şunları belirtti: “Bu kez, kalkınma odaklı bir fondan sürdürülebilir tarım faaliyetlerini desteklemek üzere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Ekonomimiz ve gıda güvenliğimiz açısından stratejik öneme sahip olan tarım sektöründe yenilikçi ve verimliliği artıran yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz. Sağladığımız bu kaynakla çiftçilerimizin ve tarımsal işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırırken; gıda güvenliğini, tarımda verimi ve rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de ülkemize ve ekonomimize katkı sağlayacak şekilde Bankamızın sürdürülebilir kaynaklarını çeşitlendirerek uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.” EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert de Türkiye’de sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemenin kendileri açısından özel bir önem taşıdığını belirterek, İş Bankası ile bu alanda iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Begert, tarımın Türkiye ekonomisi, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından kritik rolüne dikkat çekerek, “İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği kapsamında daha sürdürülebilir, verimli ve dayanıklı üretim uygulamalarına yatırım yapan çiftçilerin ve tarımsal işletmelerin uzun vadeli finansmana erişimini artırmayı hedefliyoruz. İş birliği, tarımsal üreticilerin değişen piyasa koşullarına ve çevresel zorluklara uyum sağlamasına katkıda bulunurken, sektörün uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeye yönelik ortak vizyonumuzu da yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’in Turizm Vizyonu Meslek Odalarıyla Paylaşıldı Haber

Nilüfer’in Turizm Vizyonu Meslek Odalarıyla Paylaşıldı

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan’la Kent Buluşmaları” programı kapsamında akademik ve meslek odası temsilcileriyle Fadıllı Mahallesi’nde yeni açılan NİLBEL Leylek Kafe ve Restoran’da bir araya geldi. Tarım alanlarının korunması, kırsal kalkınma ve bölgenin turizm potansiyelinin ele alındığı toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, NİLBEL Başkanı Faruk Baykal ve Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez de katıldı. Kentin kamusal çıkarlarını korumak için gönüllü olarak emek veren paydaşlarla ortak hareket etmek istediklerini vurgulayan Özdemir, Nilüfer'in geleceğini danışarak ve dayanışma içinde inşa edeceklerini belirtti. KONAKLANAN GÜN SAYISINDA ARTIŞ HEDEFİ Gölyazı’nın dünyada görülmesi gereken önemli merkezlerden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, bölgenin kronikleşen planlama ve ulaşım sorunlarına değindi. Başkan Şadi Özdemir bölgeyi ziyaretçilerin sadece kısa süreliğine uğrayıp gittiği bir yapı yerine, turizm kalitesini artıracak çözümler ürettiklerini vurguladı. Bölgedeki konaklama ve yeme-içme standartlarını yükseltmek amacıyla çalışmalara başladıklarını belirten Başkan Özdemir, Fadıllı ve Gölyazı’yı birbirine bağlayacak bir deniz ulaşım ağı kuracaklarını müjdeledi. Doğal sit alanı ve Ramsar bölgesi kriterlerine uygun olarak plastik yüzer iskele projesinin ihale aşamasında olduğunu söyleyen Başkan Şadi Özdemir, ziyaretçilerin Fadıllı'da kahvaltı yapıp tekneyle Gölyazı’ya geçebileceği ya da Gölyazı’yı gezip akşam yemeği için bu yakaya dönebileceği nitelikli bir akış oluşturmak istediklerini ifade etti. Ayrıca Zambak Tepe’nin altındaki arkeolojik kazıları tamamlanan amfitiyatroyu, Anıtlar Kurulu onayının ardından 400 kişilik bir açık hava sahnesine dönüştüreceklerini ekledi. AYVAKÖY’E DEĞER KATACAK PROJELER Nilüfer’in “örnek köyü” olan Ayvaköy’ün özgün yapısını koruyarak yenilikçi bir vizyonla geliştireceklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, köyü dijital altyapıyla güçlendirerek uzaktan çalışan “dijital göçebeler” için bir merkez haline getireceklerini ve bungalov tipi konaklama evleri yapacaklarını söyledi. Türkiye'nin en uzun mağaralarından biri olan Ayvaini Mağarası’na emniyetli giriş sağlanması için projelerinin hazır olduğunu dile getiren Başkan Şadi Özdemir, Orman Bakanlığı ile tahsis süreçlerini tamamlayıp mağarayı turizme kazandırmak istediklerini kaydetti. Bölgede bir karavan park alanı, yamaç paraşütü tesislerinin geliştirilmesi ve tüm havzayı kuş bakışı gören bir seyir terası planladıklarını da sözlerine ekledi. "AMACIMIZ İNSANIMIZIN TOPRAĞINI KORUMASINI SAĞLAMAK" Bursa’nın son yıllarda kendini yenileyemediği için yerli turisti çevre şehirlere kaptırdığına dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, hedeflerinin İstanbul ve çevre illerden bölgeye 7 günlük paket turlar düzenlenmesini sağlamak olduğunu belirtti. Kırsal turizm ile tarımı bir arada düşündüklerini vurgulayan Özdemir, Akçalar’ın muhteşem siyah ve beyaz inciriyle tarım ve hayvancılıkta önemli bir yere sahip olduğunu, asıl amaçlarının bu bölgeyi turizmle entegre ederek halkımızın gelirini artırmak ve topraklarından vazgeçmemelerini sağlamak olduğunu ifade etti. Toplantı, soru cevap kısmıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor Haber

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor

Nilüfer Belediyesi, 2025 – 2029 Stratejik Planı’nı yeniden ele alıyor. Değişen idari ve mali koşullara uyum sağlamak amacıyla başlatılan “2027 – 2029 Stratejik Plan Revizyon Çalıştayı”nın ilk ayağı Nilüfer Barış Meclisi’nde, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında, planda revizyona gidilmesinin gerekçeleri ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını içeren bir sunum yapıldı. Sunumun ardından katılımcılar; kentin ve kurumun geleceğini doğrudan ilgilendiren ana başlıkları masaya yatırdı. Çalıştay kapsamında yapılan anket çalışmasıyla, Nilüfer Belediyesi’nin mevcut durumu ve geleceğe yönelik potansiyeli değerlendirildi. Katılımcılar; “Güçlü Kurumsal Yapı ve Etkin Yönetişim”, “Sürdürülebilir, Dirençli ve Yaşanabilir Kent”, “Toplumsal Refah ve Sosyal Kapsayıcılık”, “Çevre ve Ekolojik Denge”, “Ekonomik ve Kırsal Kalkınma” ile “Teknoloji ve Yenilikçilik” olmak üzere 6 temel başlık altında kurumun güçlü ve zayıf yönlerini oylayarak belirledi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “KAYNAKLARIMI EN DOĞRU VE VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANACAĞIZ” Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dinamik bir kent yapısına sahip olan Nilüfer’de ihtiyaçların da aynı hızla değiştiğine dikkat çekti. Göreve geldiklerinden bu yana Nilüfer’i daha dirençli, daha yaşanabilir ve mali yapısı daha güçlü bir kent haline getirmek için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Değişen ekonomik şartlar ve kurumsal yapılanmamız, stratejik planımızı daha gerçekçi ve uygulanabilir hedeflerle güncellemeyi zorunlu kıldı. Bu revizyon çalışmasıyla amacımız, belediyemizin tüm kaynaklarını en doğru, en verimli ve tasarruflu şekilde halkımızın hizmetine sunmaktır. Ortak akılla, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla Nilüfer’i geleceğe taşıyacak en doğru rotayı birlikte çizeceğiz” dedi. Çalıştayın ikinci kısmında ise Nilüfer Belediyesi Nikahevi’nde birim müdürleri ve belediye personelinin katılımıyla bir ortak akıl toplantısı düzenledi. Nilüfer Belediyesi’nin 2027 – 2029 Plan Revizyon Süreci takvimi, müdürlükler düzeyinde gerçekleştirilecek odak grup çalışmalarıyla devam edecek. Çalıştaylar ve teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından hazırlanan revize plan, Nilüfer Belediye Meclisi’nin onayına sunularak resmiyet kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Su Ürünlerinde Üretim ve İhracatta Gücünü Artırıyor Haber

Türkiye Su Ürünlerinde Üretim ve İhracatta Gücünü Artırıyor

Cumhuriyet tarihinin en yüksek üretim seviyesine ulaşan sektör, yaklaşık 100 ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağlarken, yetiştiricilikte Avrupa Birliği ülkeleri arasında lider konumunu sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, toplam su ürünleri üretiminin 1 milyon 37 bin tona ulaşarak rekor kırdığını belirterek, Avrupa Birliği ülkelerinin yüksek kalite standartları sayesinde Türk balığını tercih ettiğini söyledi. Tarım ve gıda sektörünün yükselen yıldızlarından biri haline gelen su ürünleri sektörü, üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla dikkat çekiyor. Üç tarafı denizlerle çevrili olmanın avantajını üretim, yetiştiricilik ve ihracat gücüne dönüştüren Türkiye, artık yalnızca balık avlayan değil, balık üreten, işleyen ve dünya pazarlarına ihraç eden ülkeler arasında öne çıkıyor. Türkiye, son yıllarda yetiştiricilik alanında elde ettiği başarı sayesinde Avrupa'nın lider üreticileri arasına girerken, yıllık 2,3 milyar doları aşan ihracat geliriyle dış ticarette de önemli bir başarı hikayesi yazıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye’nin su ürünleri üretiminde Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını belirterek, toplam üretimin 1 milyon 37 bin tona ulaştığını açıkladı. Av sezonunun son yılların en bereketli dönemlerinden biri olarak tamamlandığını ifade eden Türkyılmaz, avcılıktan elde edilen üretimin bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 15 arttığını söyledi. Yetiştiricilikte Avrupa Lideri Su ürünleri yetiştiriciliğinde Türkiye’nin güçlü bir konuma ulaştığını vurgulayan Türkyılmaz, Türkiye’nin dünya sıralamasında 15’inci, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise birinci sırada yer aldığını belirtti. Çipura ve levrek üretiminde Avrupa lideri olduklarını ifade eden Türkyılmaz, alabalık üretiminde de Türkiye’nin dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu kaydetti. Sektörün ekonomik katkısına da dikkat çeken Türkyılmaz, 2025 yılında su ürünleri ihracatından yaklaşık 2,3 milyar dolar döviz girdisi sağlandığını söyledi. Türkiye’nin yaklaşık 100 ülkeye su ürünleri ihraç ettiğini belirten Türkyılmaz, Rusya ve Avrupa Birliği ülkelerinin en önemli pazarlar arasında yer aldığını dile getirdi. "Avrupa Birliği Türk Balığını Tercih Ediyor" Avrupa Birliği ülkelerine su ürünleri ihracatının yüksek standartlar gerektirdiğini ifade eden Türkyılmaz, Türkiye’nin üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde güçlü denetim mekanizmalarına sahip olduğunu belirterek, "Avrupa Birliği ülkeleri Türk balığını tercih ediyor. Çünkü sağlıklı, güvenilir ve izlenebilir ürünler sunuyoruz. Deniz suyu kalitesinden yem içeriğine, üretim tesislerinden işleme süreçlerine kadar her aşama kontrol altında tutuluyor. Bu denetimler yalnızca ihracata giden ürünler için değil, iç piyasaya sunulan tüm su ürünleri için uygulanıyor. Vatandaşlarımız Türk balığını gönül rahatlığıyla tüketebilir." dedi. Türk Somonu Dünya Pazarında Markalaşıyor Türk somonunun son yıllarda dünya pazarlarında önemli bir marka haline geldiğini belirten Türkyılmaz, Türk somonunun Türkiye’nin ihracat gücünü artıran stratejik ürünlerden biri olduğunu söyledi. Çipura, levrek ve alabalığın da Türkiye’nin güçlü olduğu ürün grupları arasında yer aldığını ifade eden Türkyılmaz, önümüzdeki dönemde “Türk Havyarı” markasını da dünya pazarına kazandırmayı hedeflediklerini açıkladı. Türkyılmaz, 2027 yılından itibaren Türkiye’de siyah havyar üretiminin ticari ölçekte gerçekleştirileceğini belirterek, bu alanda önemli bir ihracat potansiyeli bulunduğunu vurguladı. Kişi Başı Tüketimin Artırılması Hedefleniyor Türkiye’de kişi başı yıllık balık tüketiminin yaklaşık 8 kilogram seviyesinde olduğunu hatırlatan Türkyılmaz, bu rakamın dünya ortalamasının altında kaldığını belirtti. Balığın özellikle çocuk gelişimi, sağlıklı beslenme ve hayvansal protein ihtiyacının karşılanması açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Türkyılmaz, balık tüketiminin artırılması için okullardan sosyal medya kampanyalarına kadar birçok alanda farkındalık çalışmaları yürüttüklerini ifade etti. Su ürünleri sektörünün üretim, ihracat, istihdam, kırsal kalkınma ve sağlıklı beslenme açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Türkyılmaz, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelle küresel pazarlardaki payını daha da artırmayı hedeflediğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.