Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kişilik Özellikleri

Kapsül Haber Ajansı - Kişilik Özellikleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kişilik Özellikleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençlik ve Spor Bakanlığından Gençlerin Üniversite Tercihlerinde Dijital Rehberlik Desteği Haber

Gençlik ve Spor Bakanlığından Gençlerin Üniversite Tercihlerinde Dijital Rehberlik Desteği

Gençlik ve Spor Bakanlığı, üniversite tercih dönemindegençlerin aklındaki; "Hangi mesleği seçmeliyim?", "Hangi alan bana daha uygun?" gibi sorulara e-Devlet kapısı üzerinden hayata geçirilen e-Rehberlik Sistemi ile çözüm buluyor. Eğitim, Araştırma ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü tarafından 15-29 yaş arasındaki gençlere yönelik hazırlanan e-Rehberlik Sistemiyle, gençlerin kişilik özellikleri, ilgi alanları, yetenekleri ve mesleki eğilimleri bilimsel yöntemlerle analiz edilerek onların eğitim ve kariyer planlamalarına katkıda bulunuluyor. Gençlerin kendilerini bütün yönleriyle tanımalarına yönelik “Kendini bil” mottosuyla geliştirilen e-Rehberlik sistemine “e-rehberlik.gsb.gov.tr” adresi üzerinden ulaşılabilecek. E-Rehberlik Sistemi, gençlere seçmesi gereken mesleği sunmak yerine kişisel özelliklerine göre hangi alanlarda daha başarılı ve mutlu olabileceğine dair yol gösterici analiz rapor sunuyor. Sistemde kişilik, ilgi, yetenek, mesleki beceri, mesleki değer olmak üzere 5 farklı ölçme testi bulunuyor. Gençler bu testleri yanıtladıktan sonra kendilerine özel oluşturulan değerlendirme sonuçlarına ulaşabiliyor. Bakan Bak: “Gençlerimizin kariyer planlamalarına destek oluyoruz” Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, kariyer planlaması konusunda kararsız kalan gençler için e-Rehberlik Sistemi’ni hayata geçirdiklerini belirterek, “Gençlerimiz,geleceklerine yön verecek en kritik süreçlerden biri olan üniversite tercihinde bulunuyor. Bakanlık olarak gençlerin yetenekleri ve mesleki eğilimlerini bilimsel yöntemlerle analiz ederek kariyer planlamalarına destek oluyoruz. Bu doğrultuda,üniversite eğitimi almak üzere gün sayan gençlerin tercih sürecindeki kafa karışıklıklarını gidermek ve puanlarına en uygun bölümleri belirlemelerine katkı sunmayı amaçlıyoruz.” dedi. Üniversite tercih döneminin öğrencilerin meslek hayatını şekillendiren en önemli aşamalardan biri olduğunu vurgulayan Bakan Bak, “Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte üniversite adayı gençler ve aileleri için heyecanlı tercih maratonu başladı. Geleceklerini şekillendirecek bu kritik süreçte gençlerin yanında yer almak amacıyla e- Rehberlik Sistemini hizmete sunduk. Bu sayede gençlerimiz hayallerindeki üniversiteye giden yolda kişilik özellikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda en sağlıklı tercih listesini oluşturma imkanı yakalayacak. Üniversite tercih sürecinde gençlerimizin yol arkadaşı olacağız.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emojiler İletişimi Kolaylaştırıyor Ama Yetmiyor Haber

Emojiler İletişimi Kolaylaştırıyor Ama Yetmiyor

Emojilerin, dijital dünyada en hızlı geri bildirim biçimlerinden biri olmakla beraber, bir paylaşımın kalp ya da alkış emojisi almasının kişiye sosyal olarak görüldüğü ve onaylandığı hissini verebildiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Göktuğ Kılıç, “Bu kısa süreli olumlu deneyim zaman zaman insanların paylaşımlarını daha fazla geri bildirim alma motivasyonuyla şekillendirmelerine neden olabiliyor. Bu nedenle emojiler, tıpkı beğeniler ve yorumlar gibi sosyal onay mekanizmasının bir parçası olarak işlev görebiliyor.” dedi. Aynı emojinin farklı kişiler tarafından farklı anlamlarda yorumlanabilirken, mesajın tonunu da tamamen değiştirebildiğini aktaran Kılıç, emojilerin iletişimi desteklediğini ancak duyguların yalnızca emojilerle aktarılmasının sağlıklı bir iletişim için yeterli olmadığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Göktuğ Kılıç, günümüz dijital iletişiminde emojilerin yeri ve duygusal iletişime etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Yazılı iletişimde eksik kalan sözel olmayan ipuçları emojilerle bir ölçüde tamamlanabilir! Emojilerin, dijital iletişimde duygusal ifadeyi ve sözel olmayan iletişimi destekleyen araçlar olarak düşünülebileceğini ifade eden Klinik Psikolog Göktuğ Kılıç, “Yazılı iletişimde eksik kalan sözel olmayan ipuçlarını tamamlayarak mesajların duygusal tonunu daha anlaşılır hale getirebilir.” dedi. Ancak bu durumun, emojilerin duyguları her zaman eksiksiz ve doğru şekilde yansıtabileceği anlamına gelmediğine işaret eden Kılıç, “İnsan duyguları çoğu zaman karmaşık, çelişkili ve çok katmanlıdır. Kırgınlık, özlem, hayal kırıklığı, umut ve sevgi aynı anda hissedilebilir. Emojiler bu karmaşık deneyimleri sembollerle ifade etmeyi kolaylaştırsa da tam olarak yansıtamayabilirler.” şeklinde konuştu. Küçük bir emoji, mesajı daha sıcak ve samimi gösterebilir! Tek başına emoji kullanımına bakarak kişilik değerlendirmesi yapmanın doğru olmadığına değinen Kılıç, “Ancak bazı araştırmalar, emoji kullanım sıklığı ile bazı kişilik özellikleri arasında ilişki olabileceğini gösteriyor.” dedi. Bazı kişilerin yakınlık kurmak için daha fazla emoji kullanmayı tercih ettiğini aktaran Kılıç, şunları söyledi: “Bazı kişiler de daha sade bir iletişimi tercih edebiliyor. Yaş, kültür, iletişim alışkanlıkları ve bulunulan sosyal ortam da emoji kullanımını etkileyen önemli faktörlerdir. İnsan beyni iletişimde yalnızca sözcükleri değil, duygusal tonu da anlamaya çalışır. Dijital ortamda mimik ve ses tonu bulunmadığı için bu boşluğu bir noktaya kadar emojilerle doldurmaya çalışabiliyoruz. Bu bağlamda emojiler mesajın duygusal tonunu belirginleştirebilir. Bu nedenle aynı cümle emoji olmadan daha mesafeli veya sert algılanabilirken, küçük bir emoji daha sıcak ve samimi bir izlenim yaratabilir.” Emojiler, cümlenin anlamını tamamen değiştirebilir! Emojilerin bazen söylenmek istenen duyguyu yumuşatırken, bazen de örtük mesaj vermek için kullanılabildiğini ifade eden Kılıç, “Özellikle ironi içeren ifadelerde kullanılan bir emoji, yazılan cümlenin anlamını tamamen değiştirebilir.” dedi. Bu nedenle pasif-agresif iletişimi oluşturan unsurun emoji değil, emojinin hangi amaçla kullanıldığı olduğunu dile getiren Kılıç, “Beynimiz sosyal ipuçlarına oldukça duyarlıdır. Araştırmalar, insanların emojileri yalnızca bir sembol olarak değil, yüz ifadelerine benzer şekilde işleyebildiğini gösteriyor. Özellikle gülen ya da üzgün yüz emojileri, gerçek yüz ifadelerini değerlendirirken aktifleşen bazı beyin bölgelerini harekete geçirebiliyor. Başka bir deyişle piksellerden oluşan bir sembolün duygusal anlamlar taşıyabileceğini gösteriyor. Bu durum emojilerin neden iletişim üzerinde bu kadar güçlü bir etkiye sahip olduğunu açıklıyor.” açıklamasını yaptı. Aynı emoji, farklı kişiler için farklı anlamlar taşıyabilir! Emojilerin, dijital dünyada en hızlı geri bildirim biçimlerinden biri olmakla beraber, bir paylaşımın kalp ya da alkış emojisi almasının kişiye sosyal olarak görüldüğü ve onaylandığı hissini verebildiğine dikkat çeken Göktuğ Kılıç, “Bu kısa süreli olumlu deneyim zaman zaman insanların paylaşımlarını daha fazla geri bildirim alma motivasyonuyla şekillendirmelerine neden olabiliyor. Bu nedenle emojiler, tıpkı beğeniler ve yorumlar gibi sosyal onay mekanizmasının bir parçası olarak işlev görebiliyor.” dedi. Emojilerin bazı durumlarda yanlış anlaşılmaları azaltırken, bazı durumlarda da artırabileceğini kaydeden Kılıç, “Bunun temel nedeni, aynı emojinin farklı kişiler için farklı anlamlar taşıyabilmesidir. Kuşaklar arası kullanım farklılıkları da bu durumu etkileyebilir. Bir kişinin samimi bulduğu bir emoji, başka biri tarafından mesafeli veya alaycı olarak algılanabilir. Bu nedenle iletişimde yalnızca emojiye değil, ilişkinin geçmişine, bağlama ve kullanılan ifadelere birlikte bakmak daha sağlıklı bir sonuç verir.” diye konuştu. Emojiler iletişimi kolaylaştırabilir, ancak duyguların tüm nüanslarını yansıtamaz! Emojilerin, karmaşık duyguları kısa ve hızlı şekilde ifade etmeyi sağlayan bir tür duygu kısayolu olarak değerlendirilebileceğini aktaran Kılıç, “Bu özellikleri sayesinde iletişimi kolaylaştırırlar. Öte yandan duyguların yalnızca semboller aracılığıyla ifade edilmesi, zaman zaman duygular üzerine düşünme ve onları sözcüklere dökme becerisini sınırlandırabilir.” dedi. Duyguların sadeleşmesi ve yüzeyselleşmesinin, empati kaybı oluşturması riskini de değerlendiren Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu konuda kesin bir yargıya varmak için yeterli bilimsel veri bulunmuyor. Emojiler bazı durumlarda duygusal ifadeyi zenginleştirerek empati yapılmasına yardımcı olurken, yalnızca sembollere dayalı iletişim karmaşık duyguların yeterince ifade edilememesine yol açabilir. Empati, yalnızca karşımızdaki kişinin ne hissettiğini anlamak değil, aynı zamanda o duygunun nüanslarını kavrayabilmektir. Bu yönüyle emojiler, duygusal nüansların bir kısmını aktarmaya yardımcı olabilir; ancak insan deneyiminin tüm karmaşıklığını yansıtmakta yetersiz kalabilirler. Dolayısıyla risk, emojilerin varlığından çok, duyguların yalnızca emojiler aracılığıyla aktarılmaya çalışılmasında ortaya çıkar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.