Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kişiselleştirme

Kapsül Haber Ajansı - Kişiselleştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kişiselleştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Garanti BBVA’dan Yatırım Kararlarını Kolaylaştıran Yeni Hizmet: Fon Botu Haber

Garanti BBVA’dan Yatırım Kararlarını Kolaylaştıran Yeni Hizmet: Fon Botu

Yatırımcıyı uygunluk testi ile tanıyan ve belirlenen risk profiline göre model portföyler üzerinden uygun fon dağılımı sunan Fon Botu’na Garanti BBVA Mobil’de Başvurular ve Yatırımlar alanı üzerinden erişilebiliyor. Garanti BBVA Portföy tarafından, piyasa koşulları dikkate alınarak farklı risk profilleri ve vade tercihlerine göre oluşturulan model portföyler, Fon Botu aracılığıyla yatırımcılara sunuluyor. Fon Botu, yatırımcıları uygunluk testi sonuçlarına göre belirlenen yatırımcı profilleri ve tercih ettikleri vade süresine göre en uygun model portföylerle eşleştiriyor. Model portföylerde güncel piyasa koşullarının gerektirmesi halinde yapılan güncellemeler doğrultusunda ise yatırımcı portföylerinin yeniden dengelenmesini sağlayan yenilikçi bir dijital çözüm sunuyor. Temkinli, dengeli, dinamik ve atak olmak üzere dört farklı yatırımcı profiline göre oluşturulan yapı; farklı vade seçenekleriyle birlikte toplam 24 model portföy alternatifi sunuyor. Sunulan fon dağılımları, yürürlükteki yasal düzenlemeler ve kullanıcı tercihleri doğrultusunda şekilleniyor. Yatırımcılar mobil uygulama üzerinden fon dağılımlarını görüntüleyebiliyor ve aralarından seçim yapabiliyor. Model portföyler piyasa koşullarına bağlı olarak güncellenebiliyor ve bu doğrultuda portföy dağılımları yeniden dengelenebiliyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, “Bugün yatırımcılar, kendilerine anlatılan çözümlerden çok, kendilerini anlayan deneyimler arıyor. Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımızla tüm süreçleri müşterinin gözünden ele alıyor; empatiyi karar alma biçimimizin merkezine yerleştiriyoruz. Fon Botu’nu geliştirirken, yatırım yapmaya yeni başlayan kullanıcılar için süreci daha anlaşılır ve güvenli hale getirmeyi; deneyimli ancak zamanı sınırlı yatırımcılar için ise süreci hızlandırmayı ve kolaylaştırmayı hedefledik. Risk tercihleri, vade beklentileri doğrultusunda, her seviyeden yatırımcının kendisine uygun fon dağılımına erişebileceği bir deneyim kurguladık. Hedefimiz, yatırımcıların Garanti BBVA ile temas ettikleri her noktada akıcı ve zahmetsiz bir deneyim yaşamaları. Güçlü dijital altyapımız ve kişiselleştirme yaklaşımımız sayesinde, yatırımcıların ihtiyaç duydukları çözümlere doğru zamanda ve kendilerine uygun biçimde erişebilmelerini önemsiyoruz. Değişken piyasa koşullarında yatırımcıların süreci daha rahat takip edebilecekleri ve kararlarını daha bilinçli verebilecekleri bir zemin sunmaya odaklanıyoruz.” dedi. Model portföylerde Garanti BBVA Portföy’ün uzmanlığıyla yönetilen fonlar yer alıyor. Sistem, model portföy dağılım oranlarının uygulanmasını ve güncellenen portföylerin yeniden dengelenmesini sağlıyor. Hesaba para eklenmesi durumunda, model portföy dağılım oranlarına uygun şekilde yeniden alım özelliği devreye girerken, yatırımcılar güncel portföy dağılımlarını ve portföylerinin performansını Fon Botu’nun “Portföyüm” sayfası üzerinden takip edebiliyor. Fon Botu, yatırım yapmaya yeni başlayanlardan deneyimli yatırımcılara kadar geniş bir kullanıcı kitlesi için yatırım sürecini daha anlaşılır, hızlı ve kolay hale getiren bir dijital çözüm sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dyson, Türkiye’deki En Büyük Deneyim Mağazasını İstanbul İstinyepark’ta Açtı Haber

Dyson, Türkiye’deki En Büyük Deneyim Mağazasını İstanbul İstinyepark’ta Açtı

300 metrekarelik geniş alanıyla dikkat çeken mağaza, ziyaretçilere yalnızca ürünleri inceleme değil, aynı zamanda birebir deneyimleme ve kişiselleştirilmiş çözümleri keşfetme imkânı sunuyor. Alışveriş Deneyimi Yeniden Tasarlanıyor Dyson Deneyim Mağazası konsepti, alışveriş deneyimini yeniden tasarlama vizyonuyla hayata geçiriliyor. Teknolojiyi sergilemek için alışılmışın dışında bir yaklaşım benimseyen bu konseptin ilk örneklerinden biri, Paris’te Rue de la Boetie’de açılan mağaza oldu. Bir heykel galerisini andıran bu alanda, Dyson elektrikli süpürgeleri sütunlar üzerinde sergilenirken, Dyson uzmanları ziyaretçilere teknolojilerin arkasındaki mühendisliği anlatmak üzere hazır bulunuyor. İstinyePark’taki yeni mağaza da bu vizyonu Türkiye’ye taşıyarak, estetik ve teknolojiyi bir araya getiren bütünsel bir deneyim sunuyor. Dyson Güzellik Laboratuvarı: Saç Bilimi Mağazada Yeni mağazada öne çıkan alanlardan biri olan kişisel bakım bölümü, randevu sistemiyle çalışan özelleştirilmiş deneyim odalarıyla dikkat çekiyor. Dyson’ın yaklaşık on yıldır sürdürdüğü saç bilimi araştırmaları, mağaza içinde yer alan Dyson Güzellik Laboratuvarı ile kullanıcılarla buluşuyor. Bu alanda sunulan saç sağlığı danışmanlığı sayesinde Dyson uzmanları; kullanıcıların saç tipi, şekillendirme alışkanlıkları ve beklentilerini analiz ederek en uygun çözümleri sunuyor. Aynı zamanda Dyson teknolojilerinin aşırı ısı hasarını önleme yaklaşımı aktarılırken, kullanıcılara saç sağlıklarını korumaya yönelik kişisel önerilerde bulunuluyor. Kişiye Özel Şekillendirme Deneyimi Mağaza içerisinde yer alan özel saç şekillendirme alanı, profesyonel bir salon deneyimini mağaza ortamına taşıyor. Birden fazla istasyonla donatılmış bu alanda ziyaretçiler, Dyson Saç Stilistleri eşliğinde ıslak ve kuru saç şekillendirme hizmetlerinden yararlanabiliyor. Açılış itibarıyla randevu sistemiyle hizmet verecek olan bu alan, kullanıcıların kendi saç tiplerine ve ihtiyaçlarına uygun, birebir uygulamalı bir deneyim yaşamalarına olanak tanıyor. Teknolojiyi Keşfet: Workshop Alanları Mağazada yer alan workshop alanları, ziyaretçileri Dyson teknolojilerinin arkasındaki mühendislik dünyasıyla buluşturuyor. İnteraktif deneyimlerle zenginleştirilen bu alanlar, kullanıcıların ürünlerin çalışma prensiplerini yakından keşfetmesini sağlıyor. İstinyePark’a Özel Ayrıcalıklar Kişiselleştirme alanları ve yalnızca İstinyePark Dyson mağazasına özel sunulan ürün ve renk seçenekleri, deneyimi daha da ayrıcalıklı hale getiriyor. Ziyaretçiler, kendilerine özel çözümler oluştururken aynı zamanda bu mağazaya özel ürün alternatiflerini keşfetme fırsatı buluyor. Açılışa Özel Fırsatlar Dyson, İstinyePark’taki yeni mağazasının açılışını özel bir avantajla taçlandırıyor. Açılışa özel olarak 10 gün boyunca geçerli olacak fırsatlar ve sürpriz hediyeler, stoklarla sınırlı olarak ziyaretçileri bekliyor. Dyson’ın İstinyePark’taki yeni deneyim mağazası, teknolojiyi keşfetmenin ötesine geçerek; kişisel bakım ve ev teknolojileri alanında ilham veren, bütünsel ve kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Online Kocaeli Kart” İle Ulaşımda Dijital Kolaylık Haber

“Online Kocaeli Kart” İle Ulaşımda Dijital Kolaylık

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehircilik vizyonunun en somut örneklerinden biri olan “Online Kocaeli Kart Sistemi” ile vatandaşlar ulaşım işlemlerini zahmetsiz, hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Öğrenci, öğretmen ve 60 yaş üzerinde olan vatandaşlar ile tam (sivil) kart kullanıcıları, fiziki kart taşımadan online olarak edindikleri kartları aracılığı ile ulaşım ödemelerini QR kod ile gerçekleştirebiliyor. ONLİNE BAŞVURU, HIZLI KULLANIM Kocaeli’de toplu ulaşımda dijitalleşmenin önemli adımlarından biri olarak öne çıkan sistemde, kocaelikart.com üzerinden yapılan online indirimli kart başvuruları, hızlı ve şeffaf bir süreçle sonuçlandırılıyor. Başvurusu onaylanan kullanıcıların üyelikleri, Kocaeli Kart mobil uygulamasına entegre edilmesinin ardından kullanıma hazır hale getiriliyor. Bu sayede vatandaşlar, indirimli kart haklarını fiziksel başvuru süreçleriyle uğraşmadan kolayca aktif edebiliyor ve kart yüklemelerini online olarak gerçekleştirebiliyor. TAM KART SAHİPLERİ DE YARARLANABİLİYOR Tam (sivil) kart kullanıcıları, mobil uygulama üzerinden oluşturdukları QR kod ile toplu taşıma hizmetlerinden anında yararlanabiliyor. Bununla birlikte sonradan indirim hakkı kazanan kullanıcılar, mevcut tam kartlarını değiştirmeye gerek duymadan bu haklarını yine mobil uygulama aracılığıyla hızlı ve pratik bir şekilde tanımlayabiliyor. MOBİL KOCAELİ KART NASIL ALINIR? Kişiselleştirilmiş öğrenci, öğretmen ve 60 yaşa özel “Mobil Kocaeli Kart” edinmek isteyenler için süreç oldukça pratik ve kullanıcı dostu şekilde ilerliyor. Kullanıcılar şu adımları izleyerek “Mavi Kocaeli Karta” sahip olacak; İlk olarak telefonunuzun internet tarayıcısı üzerinden kocaelikart.com adresine giriş yapın. Ana sayfada yer alan “online indirimli kart başvurusu” seçeneğine tıklayarak başvuru ekranını açın. Bu aşamada sizden istenen kişisel bilgileri eksiksiz şekilde doldurun, kimlik belgelerinize ait görselleri sisteme yükleyin ve başvurunuzu tamamlayın. UYGULAMA ÜZERİNDEN PRATİK İŞLEMLER Tam (sivil) mobil kart edinmek isteyen kullanıcılar, Kocaeli Kart mobil uygulaması üzerinden doğrudan QR kart oluşturma adımına geçerek kartlarını hızlıca kullanıma alabilir. İlerleyen süreçte indirim hakkı oluşması durumunda ise bu haklarını yine uygulama üzerinden kolaylıkla kartlarına tanımlayabilirler. QR ÖDEME İLE KONFORLU ÖDEME Başvurunuzun onaylanmasının ardından “Kocaeli Kart Cüzdan” mobil uygulamasını açın. Uygulama içerisindeki menüden “QR Kart” bölümüne girerek mobil kart satın alma işlemini gerçekleştirin. Kartınızı aldıktan sonra aynı ekran üzerinden “kişiselleştirme” adımına ilerleyin. Son olarak gerekli bilgileri doğru şekilde girerek kart türünüzü (öğrenci, öğretmen, 60 yaş veya tam/sivil) seçin ve işlemi tamamlayın. Bu adımların ardından kişiselleştirilmiş mobil kart aktif olarak kullanıma açılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı Haber

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı

Ön talep süreci 16 Şubat’ta açılan ve M Sport tasarım paketiyle sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive’ın Türkiye satış fiyatı 6.469.600 TL’den başlıyor. Yüksek verimlilik, uzun menzil, ileri seviye dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağını bir araya getiren Yeni BMW iX3 50 xDrive için ön talepler, BMW’nin dijital platformu BMW’ni Bul üzerinden alınıyor. Müşteriler, ön talep sürecinde tercih ettikleri renk, jant ve döşeme seçeneklerini belirleyebiliyor ve otomobili satın almak istedikleri Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcısı’nı seçebiliyor. Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW’nin yeni nesil ürün stratejisinin temelini oluşturan Neue Klasse, yalnızca bir araç platformu değil; yazılım, donanım ve kullanıcı deneyimini baştan sona yeniden tanımlayan bütüncül bir teknoloji ekosistemi olarak öne çıkıyor. Ön talep süreci başlayan Yeni BMW iX3 50 xDrive modeline ait ilk teslimatların Mayıs ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Altıncı nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan Yeni BMW iX3 50 xDrive, 160 kW (218 beygir) güç ve 610 Nm tork üreten elektrikli motoruyla güçlü ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özgü motor seçeneği olan 160 kW motor gücü ile sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive, aynı zamanda dört tekerlekten çekiş sağlayan üstün xDrive sürüş mimarisini de beraberinde sunuyor. Böylelikle ilk defa 160 kW motor seçeneği ve xDrive sürüş mimarisi bir modelde birlikte sunuluyor. 108,7 kWh kapasiteli bataryasıyla 805 kilometreye kadar (WLTP) menzil sağlayan model, 22 kW AC ve 400 kW DC şarj kapasitesiyle şarj süreçlerinde de yüksek verimlilik vadediyor. 400 kW ultra hızlı şarj altyapısı sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarjla 372 kilometreye kadar menzil kazandırabilen Yeni BMW iX3, uzun yol kullanımında da elektrikli sürüşü son derece pratik hale getiriyor. Çift yönlü şarj (V2L) özelliği ise aracı mobil bir güç kaynağına dönüştürerek harici cihazlara enerji sağlıyor. Neue Klasse’nin Geçmişten Geleceğe Uzanan Yol Haritası BMW tarihinde “Neue Klasse” kavramı, yalnızca yeni bir model ailesini değil, markanın kaderini değiştiren bir vizyonu temsil ediyor. Almanca’da “Yeni Sınıf” anlamına gelen Neue Klasse, ilk kez 1960’lı yılların başında BMW’nin finansal olarak zor bir dönemden geçtiği süreçte ortaya çıktı. O yıllarda BMW, bir yanda düşük hacimli lüks otomobiller, diğer yanda mikro araçlarla sıkışmış bir ürün gamına sahipti. Bu çıkmazı aşan hamle, BMW 1500 ile başlayan ve kısa sürede 1600, 1800, 2000 ve efsanevi 2002 gibi modellerle genişleyen Neue Klasse ailesi oldu. Bu otomobiller; sportif sürüş karakteri, günlük kullanıma uygun yapısı ve premium duruşuyla BMW’nin kimliğini yeniden tanımladı ve bugünkü 3 Serisi geleneğinin temelini attı. Aradan geçen onlarca yılın ardından BMW, otomotiv endüstrisinin bu kez elektrifikasyon, yazılım ve dijitalleşme ekseninde benzer ölçekte bir dönüşüm yaşadığı bir dönemde, Neue Klasse’yi yeniden sahneye taşıyor. Bu yeni dönemde Neue Klasse, belirli bir gövde tipinden ziyade; sıfırdan geliştirilmiş elektrikli araç mimarisi, yeni nesil batarya ve elektronik sistemler ile tamamen yeniden kurgulanmış bir kullanıcı deneyimini ifade ediyor. Bu vizyonun ilk seri üretim temsilcisi ise Yeni BMW iX3. Yeni BMW iX3, mevcut modellerin elektrikli bir türevi değil; içten yanmalı geçmişten bağımsız olarak geliştirilen, Neue Klasse platformu üzerine inşa edilmiş ilk model olarak konumlanıyor. Tıpkı 1960’larda olduğu gibi, BMW iX3 de markanın yeni bir döneme geçişini simgeleyen anahtar rol üstlenerek BMW’nin gelecekteki tüm elektrikli modellerinin hangi temel değerler üzerine inşa edileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşmede Yeni Standart: BMW Panoramic iDrive BMW Panoramic iDrive, dijital işlevler ile fiziksel kontroller arasındaki kusursuz uyumuyla, BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesini daha da ileriye taşıyor. Kabinde çeşitli fiziksel düğmeler korunurken, çok sayıda fonksiyon dokunmatik ekran, sesli komutlar ve çok işlevli direksiyon üzerinden optimize edilerek maksimum verimlilik sunuyor. BMW Panoramic iDrive, dört temel bileşenin eşsiz birleşimiyle öne çıkan bir görüntüleme ve kontrol deneyimi sunuyor. A sütunundan A sütununa uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına yansıtarak kişiselleştirilebilir içeriklerle tamamlanıyor. Üstte yer alan BMW 3D Head-Up Display, entegre navigasyon ve otonom sürüş verilerini mekânsal derinlik ile sunarken, serbest kesim tasarımlı Merkezi Ekran matris arka aydınlatma teknolojisiyle direksiyonun yanına ergonomik bir şekilde konumlandırılıyor. Sürücü tarafında dikey yerleşimli widget’lar, QuickSelect teknolojisiyle sık kullanılan işlevlere anında erişim sağlıyor. Yeni çok işlevli direksiyon ise kabartmalı yüzeyi, dokunsal geri bildirim sunan düğme panelleri ve zarif aydınlatma detaylarıyla sürücü ile otomobil arasında sezgisel bir bağ kuruyor. BMW Panoramic iDrive’ın çekirdeğinde, yenilikçi BMW İşletim Sistemi X bulunuyor. Bu sistem, BMW ID ile geniş kişiselleştirme seçenekleri, akıllı sürücü destek sistemleri, çok yönlü dijital işlevler, My BMW App üzerinden kapsamlı bağlantı özellikleri ve BMW Remote Software Update ile sürekli güncellenen güçlü bir dijital altyapı sunuyor. Sade, Teknolojik ve Zamansız Tasarım Yeni BMW iX3 tasarım tarafında Neue Klasse felsefesine uygun olarak sade, teknolojik ve zamansız bir duruş sergiliyor. Elektrikli mimarinin sağladığı özgürlük sayesinde temiz yüzeyler, akıcı geçişler ve dengeli oranlar ön plana çıkarken; aydınlatmalı, gövdeyle bütünleşik böbrek ızgara ve ince, yatay adaptif LED farlar BMW kimliğini modern bir yorumla yansıtıyor. Yan profilde gövdeyle entegre kapı kolları aerodinamik verimliliği desteklerken, arka bölümde L formlu farlar ve gövde rengi difüzör tasarımı sportif ama rafine bir karakter yaratıyor. İç mekânda ise serbest-kesim tasarımlı merkezi ekran, Shy-Tech kontrollere sahip yeni direksiyon mimarisi, sade kokpit düzeni ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı; Neue Klasse’nin minimalizm ve sürücü odaklılık anlayışını günlük hayata taşıyor. iX3 ile Sürüşün Yeni Tanımı: Sezgisel Sürüş Deneyimi, Yapay Zekâ ve Heart of Joy Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunun sürüş deneyimine yansıyan en güçlü ifadesini; Heart of Joy kontrol mimarisi ve yapay zekâ destekli sezgisel sürüş yaklaşımıyla ortaya koyuyor. BMW, elektrikli çağda “Freude am Fahren” kavramını korumanın yolunun artık yalnızca mekanik mükemmeliyetten değil, yazılım zekâsı ve sistemlerin uyumundan geçtiğini açıkça kabul ediyor. Bu anlayışın merkezinde yer alan Heart of Joy, direksiyon, hızlanma, frenleme, rejenerasyon ve şasi dengesini tek bir merkezi mimari altında birleştirerek aracın sürüş karakterini gerçek zamanlı olarak yönetiyor. Böylece iX3, sürücünün komutlarına yalnızca hızlı değil, aynı zamanda öngörülebilir ve doğal tepkiler veren bir yapı kazanıyor. Elektrikli motorun sunduğu anlık tork, bu bütünleşik yapı sayesinde ne agresif ne de yapay bir his yaratıyor; aksine BMW’ye özgü akıcı ve dengeli sürüş karakteri korunuyor. Bu teknik altyapıyı tamamlayan yapay zekâ katmanı ise iX3’ü yalnızca “akıllı” değil, sezgisel bir otomobil hâline getiriyor. Yeni nesil BMW Intelligent Personal Assistant, sürücünün alışkanlıklarını, sürüş stilini ve günlük kullanım senaryolarını zamanla öğrenerek araç–sürücü ilişkisini kişiselleştiriyor. Yapay zekâ, sürücünün niyetini gaz, direksiyon ve fren kullanımından algılayarak sürüş karakterini arka planda uyarlıyor; sakin bir kullanımda konforu, dinamik bir kullanımda çevikliği öne çıkarıyor. Aynı yaklaşım bilgi sunumunda da geçerli: Dijital kokpit, sürücünün o an gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgileri ön plana çıkarırken, dikkat dağıtan unsurları geri planda tutuyor. Enerji yönetimi ve rejeneratif frenleme de bu sezgisel yaklaşımın parçası olarak çalışıyor; sürücü fark etmeden daha verimli, daha tutarlı ve daha doğal bir sürüş deneyimi elde ediyor. Sonuç olarak Yeni BMW iX3, sürücünün aracı yönetmek zorunda kaldığı bir deneyimden ziyade, araçla doğal bir uyum içinde hareket ettiği “simbiyotik” bir sürüş anlayışı sunuyor. Heart of Joy’un yüksek hızlı merkezi kontrolü ile yapay zekânın öğrenen ve uyum sağlayan yapısı birleştiğinde, ortaya çıkan deneyim; BMW’nin geçmişte mekanik mükemmellik üzerinden tanımladığı sürüş keyfinin, elektrikli ve dijital çağdaki karşılığı oluyor. Neue Klasse felsefesiyle iX3, BMW’nin sürüş keyfini geleceğe nasıl taşıdığını somut ve hissedilebilir bir şekilde ortaya koyuyor. Standart Donanımlar ve Renk-Döşeme Seçenekleri Yeni BMW iX3, yalnızca ileri teknoloji ve sürüş dinamiğiyle değil, zengin standart donanım seviyesi ve bütüncül tasarım yaklaşımıyla da BMW’nin yeni dönem anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. BMW, bu modelde premium deneyimi opsiyonlara bırakmak yerine, günlük kullanımda fark yaratan pek çok özelliği standart olarak sunmayı tercih ediyor. A sütunundan A sütununa uzanan yüksek kontrastlı LCD projeksiyonuyla sürüş bilgilerini ön cam tabanında net ve sezgisel şekilde sunarak her koşulda kolay okunabilir ve kişiselleştirilebilir bir görüntüleme deneyimi sağlayan devrim niteliğindeki BMW Panoramic Vision, sürüşle ilgili tüm kritik bilgileri sürücünün görüş hattına sezgisel biçimde taşıyarak dikkat dağıtmadan bilgiye erişim sağlayan BMW 3D Head-Up Display, ışık animasyonlarıyla aracı daha ilk anda güçlü bir kimlik unsuru hâline getiren BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgarası, kamera ve radar destekli sistemleriyle öndeki otomobille olan hız ve takip mesafesini otomatik olarak ayarlayarak güvenli bir sürüş sunan Sürüş Asistanı Plus, otomobil çevresinin 3 boyutlu görüntüsünü doğrudan kontrol ekranına ileterek kolayca manevra yapmaya yardımcı olan ve gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden park etme imkanı sağlayan Park Asistanı Professional, dengeli ve güçlü bir ses sistemi sunan HiFi by Harman Kardon ses sistemi, 3 bölgeli otomatik klima, ısı yalıtımlı panoramik cam tavan, yedi farklı masaj programı içeren çok fonksiyonlu ön koltuklar gibi donanımlar standart olarak sunularak Yeni BMW iX3’ün premium karakterini hissettiriyor. Ayrıca 22 kW AC şarj desteği, Vehicle-To-Load (V2L) çift yönlü şarj altyapısı ve Connected+ Unlimited donanımları da standart olarak sunularak elektrikli mobiliteyi hem pratik hem de entegre bir deneyime dönüştürüyor. Renk, döşeme ve jant seçenekleri de bu bütüncül yaklaşımı tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor. Metalik Gri / Polarized Grey, Metalik Mavi / Ocean Wave ve Metalik Yeşil / Eucalyptus Green gibi modern metalik tonlardan Metalik Gri / Frozen Space Silver gibi sofistike renklere kadar uzanan 9 farklı renk seçeneği; iX3’ün karakterini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. İç mekânda ise Contemporary Veganza, BMW M iç tasarım döşemeleri ile BMW Individual Merino deri seçenekleri; farklı renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. 20” jantların standart olarak sunulduğu modelde müşteriler 22” jant boyutuna kadar jant tercih edebiliyor. Böylece Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunu yalnızca teknolojiyle değil; tasarım, konfor ve kişiselleştirme alanlarında da somut ve hissedilir bir deneyime dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu Haber

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu

Havacılıktan kruvaziyere, yumuşak güçten wellness’e, sürdürülebilirlikten Türk dizilerine kadar geniş bir yelpazede gelişim fırsatları ve büyüme hedeflerinin paylaşıldığı forumda; dijitalleşme, mavi ekonomi ve lüks segmentteki dönüşüme dikkat çekildi. Dünya turizminin önde gelen isimleri; Türkiye'nin küresel ölçekteki ilk dört oyuncu arasındaki yerini sağlamlaştırmak ve geliştirmek için sezonun 12 aya yayılması ve dijitalleşmenin operasyonel süreçlere entegre edilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Forumda markalaşma, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yumuşak güç ve insan odaklı dönüşüm, turizmdeki stratejik başlıklar olarak öne çıktı. Oturumlarda öne çıkan bazı başlıklar: Kruvaziyer turizmde Galataport ve İstanbul Havalimanı ile kamu, özel sektör ve STK güç birliğinde pandemi sonrası kaydedilen hızlı toparlanmayla Türkiye fark yarattı. Orient Express, 67 vagonluk restore edilmiş trenle 2027 sonu itibarıyla Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacak.Türk havacılığı, THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdı; 800 ticari uçaklık filomuz 10 yıl içinde ikiye katlanabilir. Dünya hava yolcu sayısı 2053’te 22 milyara çıkacağı öngörülüyor. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) – TIF 2026’nın ikinci günü de, dünya turizminin önde gelen isimlerinin katılımıyla yoğun ve verimli oturumlara sahne oldu. “TÜRK TURİZMİNİN ASIL MUCİZESİ İNSANINDA YATIYOR” Gazeteci Özlem Doğaner’in moderatörü olduğu “Özet ve Temel Çıkarımlar: Çerçevenin Oluşturulması” başlıklı forumun ikinci gün açılış panelinde konuşan Oya Narin, TIF’in her yıl artan uluslararası ilgiyle büyüdüğüne dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Türkiye’nin turizmde artık dünyanın ilk dört vazgeçilmez destinasyonundan biri olduğu yönündeki değerlendirmelerine değinen Oya Narin, TTYD olarak, turizm yatırımcıları olarak bu güçlü pozisyonu korumaya ve daha da geliştirmeye yönelik kararlılıklarını dile getirdi. TTYD Başkanı Narin, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo’nun Türkiye’ye yönelik “Bütün dünya sizi takip ediyor” sözlerinin de Türk turizmi açısından son derece kıymetli ve motive edici olduğunu belirtti. Türk turizminde yatak kapasitesi içinde yüzde 10 gibi düşük bir düzeyde olan markalaşmayı artırmak zorunluluğuna da dikkat çeken Oya Narin, açıklamasına şöyle devam etti: “Ülkemizin turizmde her şeyi var: İklimimiz, doğamız, tarihimiz, mitolojimiz, kültürümüz, gastronomimiz, denizimiz ve güneşimiz. En önemlisi ise heyecanımız ve pırıl pırıl insanlarımız. ‘Tanrı misafiri’ kavramına sahip bir kültürden geliyoruz. Misafiri kutsal kabul eden bir anlayışımız var. Türk turizminin asıl mucizesi de burada yatıyor: İnsanında” dedi. “2027 SONUNDA İKİNCİ ORİENT EXPRESS TRENİ, PARİS İLE İSTANBUL’U BİRBİRİNE BAĞLAYACAK” Orient Express CEO’su Gilda Perez Alvarado tarihi trenin 140 yıl önce başlayan hikayesini, yeni dönem çalışmalarını ve lüks otelcilikteki trendleri anlattı. Alvarado, Agatha Christie’den Hollywood’a kadar kültürel bir ikon haline gelen Orient Express’te 67 vagonluk restore edilmiş ikinci bir treninin 2027 sonu itibarıyla sefere başlayarak, Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacağını açıkladı. Alvarado, 2024 yılında 150 milyar dolara yaklaşan lüks otel pazarının 2032’de 370 milyar dolara çıkmasının beklenildiğini de belirtti. “TÜRKİYE, KRUVAZİYER’DE KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE STK İŞ BİRLİĞİ İLE FARK YARATTI” Oturumdan önce “Mavi Ekonomi” başlıklı ana tema konuşmasını yapan Carnival Corporation’un eski Kıdemli Başkan Yardımcısı Giora Israel, “Kruvaziyer Turizminin Bir Sonraki Dalgası” başlıklı oturumun moderatörlüğünü de üstlendi. Oturumda Viking Ürün Geliştirme Başkan Yardımcısı Joost Ouendag, Ritz Carlton Yacht Collection Liman ve Varış Noktası Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Spyros Almpertis, Tura Turizm Holding Başkan & CEO’su Leyla Öner ile Galataport İstanbul Liman Direktörü Tolga Tuncay konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda kruvaziyer turizmi için Türkiye’nin misafirperverliği ve tarihi ile oluşturduğu mükemmel destinasyonlar, kruvaziyerdeki yüksek eğitim ve gelir/harcama seviyesine sahip turist profili, VIP müşteriler için ultra lüks kruvaziyer deneyimi gibi çarpıcı başlıklar ele alındı. Leyla Öner, Türkiye’nin pandemi sonrası 2021’de başlayan kruvaziyer turizmindeki toparlanma sürecinde, Galataport ve İstanbul Havalimanı’nın büyük etki yarattığını belirtti. Öner, hızlı bir şekilde kamu, özel sektör ve tüm STK'ların güçlerini birleştirerek; hem destinasyon tanıtımının etkili şekilde yapılması hem de taşımacılık, tesis ve rehber gibi diğer tamamlayıcı hizmetlerde kaydettikleri gelişmelerle Türkiye’nin fark yarattığını söyledi. “HAVACILIĞIN YENİ YÜZYILI: 2053’TE 22 MİLYAR YOLCU” Turizm ve havacılık sektörünün önemli isimleri, "Hava Taşımacılığı: Sırada Ne Var?" panelinde bir araya gelerek sektörün yol haritasını çizdi. Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tevfik Nane’nin moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Southwind Airlines CEO’su Şükrü Can, TAV Airports COO’su Mete Erna ve TAV Güvenlik CEO’su Turgay Şahan konuşmacı olarak yer aldılar. Oturumda; ülkemize gelen her 10 turistin havayolu ile geldiği, Türk havacılığının THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdığı, 800 ticari uçaklık filonun 10 yıl içinde ikiye katlanması beklendiği, dünya hava yolcu sayısının 2043’te 17 milyar, 2053’te ise 22 milyara çıkacağı öngörüsü gibi önemli konulara değinildi. “TURİZMDE YENİ ROTA "ÇEVİKLİK VE DÖNÜŞÜM" Armin Zerunyan moderatörlüğünde gerçekleşen “Otel Yatırımları: Trendler, Markalar ve Stratejik Büyüme” panelinde ise AZ Consultancy Kurucusu Armin Zerunyan, IHG Hotels & Resorts Geliştirme Başkanı Kristin Thorsteinsdottir, Accor Premium Orta Ölçekli & Ekonomi MEA & Türkiye CDO Maya Ziadeh, Hyatt Hotels Güney Avrupa Otel Geliştirme Direktörü Carlos Paredes Fernandez, Hilton Worldwide Türkiye Kıdemli Geliştirme Direktörü Funda Eratici ve Petra Hospitality Kurucu Ortak & Direktör Tasos Kotzanastassis, Türkiye pazarının geleceğini konuştu. Oturumdaki açıklamalar Uluslararası markaların Türkiye’ye, zengin turizm potansiyeli paralelinde ilgi duyduğu ve bu ilginin artarak devam edeceği tablosunu ortaya koydu. “KONAKLAMA VE TURİZM FİNANSMANINDA STRATEJİK ADIMLAR” TKYB Başkan Yardımcısı Seçil Yıldız moderatörlüğünde düzenlenen “Konaklama Sektöründe İşletme ve Yatırım Finansmanı” oturumunda konuşmacılar; ICBC Proje Finansmanı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Can Yakar, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, World Bank Group – Finans Sektörü Görev Ekibi Lideri Etkin Özen ve EBRD Kıdemli Gayrimenkul Bankacı Yöneticisi Seher Güngör tarafından, turizm işletme ve finans yönetiminin sektör için taşıdığı stratejik değer masaya yatırıldı. “LÜKSÜN YENİ ROTASI: KİŞİYE ÖZEL VE ANLAMLI YOLCULUKLAR” Forbes Travel Guide CEO’su ve Küresel Elçisi Filip Boyen’in moderatörlüğünde gerçekleşen, “Lüksten Yaşam Tarzına: Yeni Misafir Beklentileri” konulu panelde, Servotel Kurucu Ortağı Ayla Heyfegil, The Peninsula İstanbul Genel Müdürü Jonathan Crook, Minor Hotels Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Amir Golbarg ile Technogym Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Vittorio Zagaia turizmde lüksü konuştu. Oturumda; konukseverliğin bir numaralı kalite unsuru olduğu, lüksün fiziksel niteliklerden çok ‘benim için tasarlanmış’ hissi veren hizmet, ortam ve deneyime dayandığı, Türkiye’nin geleneksel misafirperverliği, gastronomi, kültür, marinalar başta olmak üzere lüks turizm açısından taşıdığı avantajlar ele alındı. “SEYAHAT ARTIK KEŞİF DEĞİL, BÜTÜNSEL İYİ OLUŞ YOLCULUĞU” NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür’ün moderatörlüğünü üstlendiği “Wellness Çağında Turizm Yatırımları” başlıklı panelde Forbes Travel Guide CEO’su & Küresel Elçi Filip Boyen, Sunset Hospitality Group İş Geliştirme Direktörü Carmen Bardaji, Healing Hotels of the World Kurucu & CEO’su Anne Biging ve Johnson Health Tech EMEA Bölgesi Otelcilik Satışları Direktörü Gary Young, turizm sektörünün yükselen trendi wellness ve longevity kavramlarını ve bu alanların sektöre katkılarını ele aldı. Bu terndin otel tasarımlarından çalışan eğitimine kadar her alanı etkilediği, bilim destekli ölçülebilir programların ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin öne çıktığı gibi önemli başlıklar, oturumda detayları ile konuşuldu. “MARİNALAR, TEKNELERİN OTOPARKI OLMAKTAN ÇOK YAŞAM ALANI HÂLİNE DÖNDÜ” Naviga Publishing and Communications Corp. Kurucu Ortağı Tuba Noyan moderatörlüğündeki “Marinaların Sosyal Yaşam Alanlarına Dönüşümü” adlı panelde ise Setur Marina Genel Müdürü Emre Doruk, marina kültüründeki dönüşümü ve bunun sosyal–ekonomik etkilerini konuştu. Panelde; marinaların yalnızca teknelerin park ettiği yerler olmaktan çıkıp, herkes için alternatif birer yaşam alanına dönüştüğü ve Türkiye’nin marinalar konusunda gelişebileceği çok önemli bir coğrafyaya sahip olduğu belirtildi. “HİKAYELERİMİZ PETROLDEN DAHA DEĞERLİ” Contemporary İstanbul Vakfı Başkanı Ali Güreli moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yumuşak Güç: Sanat ve Kültür Yoluyla Değer Yaratmak” panelinde ise FarkLabs Kurucusu Ahu Büyükküşoğlu Serter, Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay ve Zeyrek Çinili Hamam Kurucu Direktörü Koza Güreli Yazgan; sanat, dizi sektörü ve kültürel mirasın birleşerek turizm içinde nasıl devasa bir "yumuşak güç" oluşturduğu çarpıcı örneklerle anlatıldı. “SEKTÖRDE PARA VE YATIRIM VAR AMA DOĞRU İNSAN YOK” “Konaklama Sektöründe Yeteneğin Geleceği” panelinde konuşan Les Roches CEO’su Carlos Diez, sektörün içinde bulunduğu ve adeta ‘mükemmel fırtına’ya dönüşen yetenek krizine vurgu yaptı. Diez; “Turizmde para var, tesis var, ancak bunları işletecek kalifiye insan yok. Turizm eğitim alanların eskiden 90’ı otelciliği seçerken, bu oran şimdi yüzde 30’a düştü. Öyle bir noktadayız ki bazı şirketler, sadece doğru insan bulamadıkları için büyüme planlarını durdurmak zorunda kalıyor” açıklamasında bulundu. “MICE SEKTÖRÜ GELİR VE ÜLKE TANITIMI AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİP” Dreamproject CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman moderatörlüğündeki “Etkinlik Turizminin Geleceği: Kongre Mekanları ve Spor Deneyimleri” panelinde Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center Genel Müdürü Deniz Dikkaya, ICVB Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç ve TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Türkiye’nin büyüyen etkinlik turizmi pazarında sahip olduğu potansiyeli masaya yatırdılar. Projelerin mimari aşamalar öncesinde profesyonel kongre organizatörleriyle başlaması, kongre ziyaretçilerinin ortalama turistlere oranla yaklaşık 4 kat fazla harcama yapması, daha yeni ve donanımlı otelleri ile Türkiye’nin MICE sektöründe avantajlı olması ve ülkemizde düzenlenecek kongre sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar, panelde ele alınan konular içinde öne çıktı. “OTEL TASARIMINDA HİKÂYE VE DENEYİM ODAKLI YAKLAŞIM” GAD Architecture/ Foundation Kurucusu Gökhan Avcıoğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Otel Tasarımında Trendler: Destinasyon, Ruh, Deneyim ve İşlev” başlıklı oturumda, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Proje Geliştirme ve İnşaat Yönetimi Grubu Başkanı Levent Abay, Space Architects & Designers Kurucusu Kaan Çetinkaya ile Autoban Kurucu Ortağı Seyhan Özdemir, yapı tasarımının inceliklerini ve turizm deneyimine katkısını ele aldı. Panelde 20 otel, 25 bin oda kapasitesi ve 75 bin metrekarelik bir kongre merkezine sahip, kongre, spor ve longevity üzerinden turizmi 12 aya yayacak bir Konaklı projesinin dahi bölgeye 1,2 milyar dolarlık katma değer sağlayacağının vurgulandığı panelde, projelerin çok titiz çalışma ve 365 derecelik bir hassasiyetle tasarlanması gerektiği belirtildi. “TURİZMDE DENEYİM, KİŞİSELLEŞTİRME VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DESTİNASYONLAR” “Pazarlamada Etkililik: Fikirleri Etkiye Dönüştürmek” panelinde TBWA Worldwide Strateji Direktörü Toygun Yılmazer moderatörü, Creative Supply Kurucu & Kreatif Direktörü- Youri Sawerschel ve Tatilbudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk da konuşmacı olarak yer aldılar. Panelde; bazı popüler destinasyonlara yoğun talep oluşurken, bazı destinasyonların ise kalabalık nedeni ile tercih edilmemesi, sofistike gezginlerin kimlikleriyle uyumlu destinasyonlar araması, iş ve tatilin birleştirilmesi, fiyat karşılaştırmalarının belirleyici olması, deneyim, kişiselleştirme ile sürdürülebilirliğin öne çıkması gibi tüketici davranışlarındaki tüm değişimler ve dijital platformların rolü masaya yatırıldı. “TÜRK DİZİLERİ: 170 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLEN ÜCRETSİZ TANITIM GÜCÜ” Av. Dr. Aydın Orhan’ın moderatörlüğündeki “Türk Dizileri Aracılığıyla Destinasyon Markalaşması” oturumunda Gold Film’in kurucusu Faruk Turgut ile Süreç Film’in sahibi Ali Gündoğdu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, 2008 yılında başlayan küresel yolculuğun bugün 1 milyar izleyiciye ulaştığı, 2024-2025 sezonunda tahminen 800 milyon dolarlık bir satış gerçekleştiği, dizi ihracı konusunda Amerika ve İngiltere’den sonra en fazla satış yapan ülke olarak elde edilen tanıtım, kültürel kazanım ve turizme katkısı masaya yatırıldı. “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA SERMAYE, KÂRLILIK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” “Konaklama Sektöründe Sermaye Akışları ve İşlemlere Bakış” oturumunda ise Access Hospitality Kurucu & Başkanı Haluk Özdoğan (moderatörü), Ernst & Young Ortağı Gün Gökkaya ve Deloitte Ortağı Osman Arslan sahneye çıktı. Oturumda, Türkiye’deki otel yatırımlarındaki sermaye akışları, yatırımcı ilgisi ve dijital dönüşüm trendlerini ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü Haber

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü

BMW tutkunlarının uzun süredir beklediği BMW X5 ve BMW X7 modelleri yeniden Türkiye pazarında sunulmaya başlandı. Asfalt ve arazi sürüşünün lüks ikonları, ileri dijital teknolojileri, yüksek konfor donanımları ve 48V mild hybrid destekli verimli dizel motorlarıyla Borusan Otomotiv Yetkili Satıcıları’nda tutkunlarıyla buluşuyor. BMW’nin akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi xDrive ile yüksek performanslı dizel motor teknolojisini bir araya getiren modeller, sürüş konforu, yol tutuşu ve verimlilik dengesini aynı potada buluşturuyor. 3 litre hacminde mild hybrid-dizel motor güç ünitelerine sahip BMW X5 xDrive40d ve BMW X7 xDrive40d geniş gövde rengi, döşeme ve iç kaplama seçenekleriyle kullanıcılara özgü kişiselleştirme imkanı sunuyor. BMW’nin güncel tasarım dili ve gelişmiş donanım özellikleriyle dikkat çeken BMW X5 M Sport; BMW X7 ise M Excellence tasarım paketleriyle Türkiye’de satışa sunuluyor. Premium SAV Dünyasında İki Farklı Deneyim BMW, premium SAV dünyasındaki iddiasını BMW X5 ve BMW X7 ile iki farklı karakter üzerinden ortaya koyuyor. BMW X5, markanın SAV anlayışını daha dinamik, çevik ve çok yönlü bir yaklaşımla temsil ederken; BMW X7 aynı premium SAV ailesinin amiral gemisi olarak geniş hacmi, üç sıra koltuk düzeni ve üst düzey konfor donanımlarıyla öne çıkıyor. Tasarım: Atletik Dinamizm ve Heybetli Duruş BMW X5, Adaptif LED farlar, Iconic Glow aydınlatmalı BMW Böbrek Izgaraları ve 22 inç boyutuna varan jant seçenekleriyle sportif ve modern bir SAV duruşu sergiliyor. İnceltilmiş üç boyutlu arka aydınlatmalar ve off-road sürüşlere uygun yerden yüksek yapısı, modelin şehir içi kullanımdan uzun yolculuklara uzanan çok yönlü karakterini vurguluyor. BMW X7 ise ikonik çift BMW far tasarımı, Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaraları ve 23 inç boyutuna varan jant seçenekleriyle premium SAV ailesinin en heybetli üyesi olarak konumlanıyor. Ön koltuklardan başlayarak ikinci ve üçüncü sıra koltuklara kadar uzanan Sky Lounge Panoramik Cam Tavan, tavana entegre 15 binden fazla LED ışık elemanıyla birlikte iç mekânda ferahlık hissini artırırken, üst düzey bir ambiyans sunuyor. İç Mekan: Ortak Dijital Altyapı, Farklı Konfor Seviyeleri Her iki modelde de BMW İşletim Sistemi 8.5 ile çalışan BMW Kavisli Ekran yer alıyor. BMW Live Cockpit Professional; tamamen dijital 12,3 inç gösterge ekranı, 14,9 inç yüksek çözünürlüklü kontrol ekranı ve Head-Up Display ile sürücüye göre özelleştirilebilen bir dijital deneyim sunuyor. BMW X5’in iç mekanı, sürücü odaklı ve sportif bir atmosfer sunuyor. Fiziksel butonların azaltıldığı modern kokpit tasarımı, BMW Kişisel Sesli Asistan ile desteklenirken; CraftedClarity cam yüzeyli vites seçici, iDrive kumandası ve start/stop butonu premium algıyı güçlendiriyor. LED aydınlatmalı ambiyans detayları, Ortam İklimlendirme Paketi ve dört bölgeli otomatik klima, uzun yolculuklarda konforu artırıyor. BMW X7’de ise iç mekan deneyimi daha ileri bir noktaya taşınıyor. İnce tasarıma sahip havalandırma kanalları, X7 vurgulu aydınlatmalı iç kaplamalar, CraftedClarity cam yüzeyli kontrol paneli ve Individual walknappa deri ön panel, kabinde lüks algıyı derinleştiriyor. Elektrikli, havalandırmalı ve masaj fonksiyonlu ön koltuklar sekiz farklı masaj programı sunarken; ön ve arka koltuk ısıtma, Konfor-Isı Paketi, ısı ayarlı bardak tutucular ve arka cam perdeleri yolculuk konforunu üst seviyeye taşıyor. Sürüş, Konfor ve Dinamikler BMW X5 ve BMW X7, 48V mild hybrid destekli dizel motorlarıyla 352 bg güç ve 720 Nm tork üretiyor. BMW X5, yüksek performansı çevik ve dinamik bir sürüş karakteriyle yola aktarırken; şehir içi kullanımda manevra kabiliyeti, uzun yolculuklarda ise dengeli bir konfor sunuyor. BMW X7 ise bu sürüş konforu ve performansa ek olarak 7 kişilik oturma düzeni ve lüks tasarım detaylarıyla öne çıkıyor. Her iki modelde de sunulan Adaptif Çift Akslı Havalı Süspansiyon, 80 mm’ye varan ayar aralığıyla yol koşullarına uyum sağlarken; BMW X7’de yer alan Executive Drive Pro sistemi, elektromekanik aktif gövde stabilizasyon sistemi sayesinde gövde salınımını minimum seviyeye indiriyor. Integral Aktif Direksiyon, her iki modelde de düşük hızlarda manevra kabiliyetini artırırken yüksek hızlarda sürüş stabilitesini güçlendiriyor. Güvenlik ve Sürüş Destek Sistemleri BMW X5 ve BMW X7, Sürüş Asistanı Professional ile 210 km/sa hıza kadar aktif direksiyon müdahalesi sunarak yarı otonom sürüşe olanak sağlıyor. Park Asistanı Professional, otomobil çevresinin üç boyutlu görüntüsünü kontrol ekranına yansıtırken; gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden sürücüsüz bir şekilde park etme imkanı sağlayarak özellikle dar alanlardaki park yerlerine giriş çıkış işlemlerini kolay hale getiriyor. Donanım, Ses ve Kişiselleştirme BMW X5, Harman Kardon Surround Ses Sistemi ile 464 watt gücünde yüksek kaliteli bir ses deneyimi sunarken; BMW X7, 1.475 watt gücündeki Bowers & Wilkins Diamond Surround Ses Sistemi ile üstün bir akustik deneyim yaşatıyor. M Sport iç ve dış tasarım detayları; jant seçenekleri, M Aerodinamik Paketler, M Sport fren diskleri ve Alcantara tavan döşemeleriyle iki modelin karakterine göre farklı ölçekte yorumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yemeksepeti’nden Türkiye Ekonomisine Dev Destek Haber

Yemeksepeti’nden Türkiye Ekonomisine Dev Destek

Türkiye’nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, 2025 yılında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dair verileri açıkladı. “Keyfin Yerine Gelsin” mottosuyla kullanıcılarının hayatına dokunan şirket, sadece sipariş teslimatı yapmadığını, yarattığı ekonomik büyüklükle de Türkiye’nin itici güçlerinden biri olduğunu kanıtladı. Bulgular, güçlü ekonomik etkiye işaret ediyor Yemeksepeti’nin çatı şirketi Delivery Hero verileri ile güvenilir dış kaynakların birlikte kullanıldığı ve Temmuz 2024 – Haziran 2025 dönemini kapsayan, Centre for Economics and Business tarafından gerçekleştirilen sosyo-ekonomik etki analizine göre şirketin Türkiye ekonomisindeki rolü iki ana başlık altında teyit edildi: GSYH’ye güçlü katkı: Operasyonları, restoran ve iş ortağı ağı, kurye ekosistemi ve tedarik zinciri üzerinden; ayrıca bu gelirlerin ekonomide tekrar harcanmasıyla oluşan dolaylı etki dâhil olmak üzere Yemeksepeti toplamda 3,06 milyar Euro’luk ekonomik değer yarattı. Bu rakam, Türkiye GSYH’sinin %0,21’ine karşılık geliyor.121 bin kişilik istihdam etkisi: Yemeksepeti’nin kendi çalışanları, kurye iş ortakları ve platformda faaliyet gösteren işletmelerin yanı sıra tedarik zinciri ve dolaylı ekonomik faaliyetler dâhil edildiğinde, şirket 121.267 tam zamanlı eşdeğer (FTE) istihdamı destekledi. Bu sayı, Türkiye toplam istihdamının %0,35’ine denk geliyor. Kullanıcı faydası 14,2 milyar TL ile ikiye katlandı Yemeksepeti, makroekonomik katkısının ötesinde, kullanıcı bütçelerine sağladığı doğrudan finansal destekle de 2025 yılında rekor kırdı. Kampanyalar, kuponlar ve sadakat programları aracılığıyla sağlanan toplam kullanıcı faydası, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 14,2 milyar TL’ye ulaştı. Bu desteğin önemli bir kısmı, YeClub sadakat programı sayesinde hayata geçti. Program kapsamında 6 milyar TL’nin üzerinde puan dağıtıldı. Günlük siparişleri daha avantajlı hale getiren bu katkı, Yemeksepeti’nin kullanıcı bütçesini destekleyen ve günlük hayata değer katan güvenilir bir yol arkadaşı rolünü pekiştirdi. “Etkimiz siparişin çok ötesinde” Rapor sonuçlarını ve 2025 yılını değerlendiren Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, ortaya çıkan tablonun bir gurur vesilesi olduğunu belirterek şunları söyledi: “2025, hem Yemeksepeti hem de içinde bulunduğumuz hızlı ticaret ekosistemi için dönüşümün hızlandığı bir yıl oldu. Bu yılı salt büyüme rakamlarıyla tanımlamak eksik kalır. Çünkü asıl büyüme, yarattığımız toplumsal ve ekonomik değerde gerçekleşti. GSYH’ye 3 milyar Euro’yu aşan katkımızın yanı sıra; çalışanlarımız, kurye iş ortaklarımız, market tarafında toplayıcı ve depocularımız dâhil 121 bin kişilik güçlü bir istihdam etkisi yaratmamız bunun en somut göstergesi. Kullanıcılarımıza sunduğumuz ekonomik desteği neredeyse iki katına çıkararak 14,2 milyar TL’ye ulaştırırken, tüm paydaşların kazandığı sürdürülebilir bir model inşa ettik. Bu, işimizi büyütürken ülke ekonomisini de büyüttüğümüzün net bir kanıtı.” Teknoloji ve yapay zekâ yılı 2025’i “altyapı ve yapay zekâ yılı” olarak tanımlayan Çalapöver, şirketin gelecek vizyonuna dair de değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın artık kişiselleştirme, talep tahmini ve lojistik optimizasyonunun merkezinde yer aldığını vurgulayan Çalapöver, şöyle devam etti: “Delivery Hero’nun küresel teknoloji gücünü yerel içgörülerle birleştirerek daha akıllı ve daha hızlı bir deneyim sunduk. Yemeksepeti için 2026, daha fazlasını yapmak değil, doğru işleri daha iyi yapacağımız bir yıl olacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.