Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kktc

Kapsül Haber Ajansı - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Millî Reasürans, Sigorta Sektörünü  Kıbrıs’ta Buluşturdu Haber

Millî Reasürans, Sigorta Sektörünü  Kıbrıs’ta Buluşturdu

Millî Reasürans’ın her yıl düzenlediği ve sektörün önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Kıbrıs Semineri, bu yıl 13’üncü kez Girne’de gerçekleştirildi. Yaklaşık 40 farklı sigorta şirketinden 140’a yakın sektör temsilcisinin yer aldığı etkinlikte, sigortacılık sektörünün mevcut dinamikleri ve geleceğe yönelik beklentiler değerlendirildi. Millî Reasürans Genel Müdürü Fikret Utku Özdemir’in de katılım sağladığı etkinlikte, Millî Reasürans Genel Müdür Yardımcısı V. Kaan Acun’un açılış konuşmasının ardından Millî Reasürans Yurt İçi Trete Kabulleri Grup Müdürü Seda Orman Küçükçirkin Türkiye reasürans piyasası ve 2026 yenilemeleri konulu bir sunum gerçekleştirdi. Program, KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Başkanı Börte Kağan Barlasoğlu’nun konuşmasıyla devam etti. PROF. DR. HAKAN KARA, EKONOMİ GÜNDEMİNİ DEĞERLENDİRDİ Seminerin ana konuşmacısı olan TCMB Eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, gerçekleştirdiği sunumda dünya ve Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri kapsamlı bir çerçevede ele aldı. Küresel ekonomik görünüm, enflasyon dinamikleri, para politikaları ve büyüme beklentilerine değinen Kara, sunumda ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisine ilişkin güncel görünüm ve öngörülerini de paylaştı. Sunum, sektör temsilcilerinin katıldığı soru-cevap bölümüyle sona erdi. UZUN SOLUKLU İŞBİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLDİ Seminer kapsamında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sigorta sektörü ile uzun yıllara dayanan işbirlikleri bir kez daha pekiştirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin fırsatlar da ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin Haber

Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin

Ege Bölgesi, Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatından yüzde 43 pay alarak liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi, Türkiye’den yapılan kuru domates ihracatının yüzde 95’ini, kornişon turşu ihracatının yüzde 94’ünü, biber turşusu ihracatının yüzde 90’ını tek başına yaptı. Türkiye’nin yıllık 58 milyon ton yaş meyve sebze ürettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, ülkemizde sanayiye yönelik üretim bilincinin artmasıyla birlikte meyve sebzelerin işlenerek mamule dönüştürüldüğünü ve katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırıldığını dile getirdi. Türkiye’nin dünyanın gıda ambarı olduğuna vurgu yapan Başkan Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle pek çok üründe üretim düşüşleri yaşamamıza rağmen dünyanın dört bir tarafına meyve sebze mamulleri ihraç ederek 2025 yılında 2,6 milyar dolar meyve sebze mamulleri ihraç ettik. 2026 yılında bundan sonraki süreçte hava koşullarında bir olumsuzluk yaşamazsak meyve sebze mamulleri ihracatında 2026 yılı sonunda 3 milyar dolara ulaşabiliriz” şeklinde konuştu. Gazlı içecekler, meyve suları ve domates salçası ilk üçte Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında sebze konservelerinin 58 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı, gazlı içeceklerin 50 milyon dolarla sebze konservelerini takip ettiği bilgisini veren Başkan Uçak şöyle devam etti: “Meyve suyu ihracatımız yüzde 14’lük artışla 42 milyon dolardan 48 milyon dolara yükseldi. Domates salçası ihracatımız 36 milyon dolardan 44 milyon dolara çıkarken domates salçası ihracatımızdaki artış yüzde 22 oldu. Biber turşusu ihracatımız 40 milyon dolar, karışım meyve sebze suları 34 milyon dolar, kornişon turşuları 32,5 milyon dolar, kuru domates 29,5 milyon dolar ve elma suları 21,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.” Meyve sebze mamullerini en çok ABD, Almanya ve İngiltere talep etti Meyve sebze mamulleri ihracatında zirvede 81 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri’nin yer aldığını ifade eden Uçak, “Geleneksel ihraç pazarımız Almanya 67,3 milyon dolarla zirve ortağı olurken, İngiltere Türkiye’den 35,5 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri talep etti. Irak’a meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 58’lik artışla 29 milyon dolardan 30 milyon dolara çıkarken, Hollanda 23,7 milyon dolar, KKTC 20 milyon dolar, Suriye 19,2 milyon dolar, İtalya 18 milyon dolar, Fransa 11 milyon dolar ve Filistin 9,5 milyon dolarlık meyve sebze talebiyle ilk 10’a girdiler” diyerek sözlerini noktaladı. Ege Bölgesi’nde turşu ihracatı öne çıktı Meyve sebze mamulleri ihracatının lideri Ege Bölgesi’nde en çok ihraç edilen ürünlerde biber turşuları 36 milyon dolarlak ilk sırada yer aldı. Türkiye’nin biber turşusu ihracatının yüzde 90’ı Ege Bölgesi’nden yapılmış oldu. Ege Bölgesi’nden en çok ihraç edilen meyve sebze mamullerinde ikinci sırada 30 milyon dolarda kornişon turşusu öne çıktı. Kornişon turşusu ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 94’e ulaştı. Ege Bölgesi’nin domine ettiği ürünlerden bir diğeri kuru domates oldu. Türkiye 29,5 milyon dolarlık kuru domates ihraç ederken bu ihracatın yüzde 95’ine tekabül eden 28,2 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Ege Bölgesi’nden meyve sebze mamulleri ihraç edilen ülkelerde ABD 41,3 milyon dolarla zirvedeki yerini korurken, Almanya 40,2 milyon dolarla ABD’yi takibini sürdürdü. İngiltere’ye 20 milyon dolarlık, İtalya’da 13 milyon dolarlık, Hollanda’ya 10,4 milyon dolarlık lezzet ihraç ettik.

Türkiye’nin KKTC’ye F-16 Gönderme Hamlesi Güçlü ve Zamanında Bir Yanıt! Haber

Türkiye’nin KKTC’ye F-16 Gönderme Hamlesi Güçlü ve Zamanında Bir Yanıt!

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu hamle, garantörlük hakkının kullanılması, enerji güvenliğinin sağlanması ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin temini açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye’nin hem kendi güvenliğini hem de KKTC’nin varlığını korumak için sahada olmayı sürdüreceği açıktır.” dedi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğini artırmaya yönelik planlamalar kapsamında 6 F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını açıkladı. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik ve bunun Kıbrıs meselesine yansımalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İran meselesi küresel düzenin kritik düğüm noktalarından biri Prof. Dr. Havva Kök Arslan, İran merkezli gerilimin Doğu Akdeniz’de yeni bir güvenlik mimarisinin oluşmasına neden olduğunu belirterek, “İran meselesi, yalnızca bir güvenlik veya nükleer program tartışması olmanın ötesinde, küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir. Bu düğümün çözülmeye çalışıldığı sahalardan biri de Doğu Akdeniz’dir. ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin genişlemesi, Kıbrıs adasında askeri yığınağın artmasına neden olmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinin bölgeye savaş gemileri ve uçaklar göndermesi ile Yunanistan’ın GKRY’ye askeri takviye yapması, tansiyonu yükselten başlıca etkenlerdir.” dedi. Türkiye’nin KKTC’ye F-16 göndermesi çok katmanlı bir stratejik hamle Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri konuşlandırmasının bölgesel dengeler açısından kritik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti: “Bu kritik dönemde, Türkiye’nin KKTC’ye 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemi göndermesi, bölgesel ve küresel dengeler açısından önemli bir hamle olarak değerlendirilmektedir. Peki, bu adımın arkasındaki stratejik mantık nedir? Bölgesel ve küresel güçler (ABD, AB ülkeleri, Yunanistan, İran) bu süreçte hangi pozisyonları almış, ne tür hamleler yapmıştır? Türkiye’nin 6 F-16 ve hava savunma sistemlerini KKTC’ye konuşlandırması, çok katmanlı ve zamanında bir stratejik hamledir. Türkiye, 1959 Londra ve Zürih Antlaşmaları ile 1960 Kıbrıs Anayasası çerçevesinde, yalnızca KKTC değil, tüm Kıbrıs adasının garantörüdür. Uzmanlar, bu hamlenin olası bir çatışma ortamında adanın bütünlüğünü ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğini koruma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle belirsizlik ortamında, mevcut anayasal düzeni bozma veya toprak kazanma amaçlı girişimlere karşı caydırıcı bir güç oluşturmak hedeflenmiştir.” Doğu Akdeniz’deki güç dengesi hızla değişiyor Prof. Dr. Arslan, Doğu Akdeniz’de birçok küresel ve bölgesel aktörün aynı anda askeri varlık gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bölgede halihazırda önemli bir askeri varlık bulunmaktadır. ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Yunanistan, İran tehdidine karşı olduklarını belirterek bölgeye savaş gemileri ve uçaklar göndermiştir. Türkiye de bu ortamda ‘sahada olmak’ ve bölgesel bir güç olarak pozisyon almak durumundadır. Bu hamle, aynı zamanda Türkiye’nin KKTC’nin yanında durduğunu göstermesi açısından da önem taşımaktadır.” Enerji güvenliği Türkiye için stratejik önemde Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, “Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları ve ticaret yolları Türkiye için stratejik öneme sahiptir. Bu adım, enerji arz güvenliği ile ilgili potansiyel sorunlarda Türkiye’nin sahada bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” ifadesinde bulundu. GKRY’nin NATO üyeliği girişimi Türkiye açısından kritik bir risk Prof. Dr. Arslan, Batı dünyasının İran tehdidini gerekçe göstererek GKRY’yi NATO’ya dahil etme girişimlerinin gündeme gelebileceğini de ifade ederek, “Bazı yorumcular, Batı dünyasının İran tehdidini bahane ederek GKRY’yi NATO’ya dahil etme girişiminde bulunabileceğini belirtmektedir. Türkiye’nin onayı olmadan GKRY’nin NATO’ya üyeliği, Türkiye’yi çevreleme ve KKTC’nin varlığını göz ardı etme riski taşıyacaktır. Bu hamle, söz konusu planları önden engellemeyi hedeflemektedir.” dedi. Yunanistan bölgedeki en aktif askeri aktörlerden biri Bölgede Yunanistan’ın askeri hareketliliğinin dikkat çektiğini belirten Prof. Dr. Arslan, “Yunanistan’ın F-16 ve savaş gemisi göndermesi, Avrupa ülkelerinin askeri yığınağı ve GKRY’ye Patriot füzeleri konuşlandırması, Türkiye’de bir tehdit algısı oluşturmuştur. Türkiye, bu algıya yanıt vererek hem caydırıcılığını artırmış hem de olası sürpriz gelişmelere hazırlık göstermiştir.” diye konuştu. Doğu Akdeniz uzun süre kriz potansiyeli taşıyacak Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Doğu Akdeniz’in, farklı aktörlerin karmaşık bir satranç tahtası haline geldiğini ifade ederek, “ABD, İran’a yönelik operasyonları başlatan taraf olarak görülmekte ve bölgede stratejik bir çıkış planının eksikliği nedeniyle önemli yıkımlar yaşanmaktadır. Uzun vadede ise ABD, doların rezerv para statüsünü koruma çabasıyla jeopolitik sertliğini artırmaktadır. İsrail ise doğrudan bir çatışmadan kaçınmakta, ancak Kıbrıs ile askeri iş birliği yaparak dolaylı bir güvenlik şemsiyesi oluşturmayı sürdürmektedir.” şeklinde konuştu. Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda ve İspanya’nın İran tehdidini gerekçe göstererek Doğu Akdeniz’deki askeri varlıklarını artırdığını da kaydeden Prof. Dr. Arslan, “Bu hamlelerin temel stratejileri şunlardır: Enerji ve ticaret güvenliğini sağlamak, AB üyesi GKRY’yi olası saldırılara karşı korumak, İsrail’in dolaylı güvenliğini desteklemek, NATO içinde bağımsız bir güvenlik rolü üstlenmek, Fransa ve İngiltere’nin Kıbrıs merkezli operasyon alanları oluşturduğu dikkat çekmektedir.” ifadesinde bulundu. Yunanistan GKRY’ye 4 F-16 ve savaş gemisi gönderdi Yunanistan’ın bölgedeki en aktif aktörlerden biri olarak, GKRY’ye 4 F-16 ve savaş gemisi gönderdiğini söyleyen Prof. Dr. Arslan, “Bazı generaller, Ege Adaları’nın silahlandırılması ve olası bir çatışmada AB ve ABD desteği olacağını varsayarak hareket etmektedir.” dedi. ABD-İsrail saldırılarının hedefi olan İran’ın, karşılık vererek bölgesel yayılma riskini artırdığını da kaydeden Prof. Dr. Arslan, “İngiliz üslerine düzenlenen dron saldırısı Doğu Akdeniz’i de etkilemiştir. Uzun vadede İran meselesi, dolar merkezli küresel finans sistemine meydan okuma niteliği taşımakta ve yalnızca bölgesel değil, küresel düzenin geleceğini de ilgilendirmektedir.” şeklinde konuştu. Kıbrıs artık Avrupa’nın ileri savunma platformlarından biri Kıbrıs Adasının artık yalnızca diplomatik veya enerji temelli bir rekabet alanı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Ada, artık yalnızca enerji veya diplomasi sahası olmaktan çıkmış, jeostratejik bir düğüm noktası ve Avrupa’nın ileri savunma platformu haline gelmiştir. Bölgede üç ana askeri eksen oluşmaktadır. Kuzey Eksen: Türkiye kıyıları, KKTC ve Türk donanması, Orta Eksen: Kıbrıs Adası, İngiliz üsleri (Akrotiri ve Dikelya) ve Avrupa unsurları, Güney Eksen: İsrail kıyıları, Levant havzası ve ABD müttefik unsurları.” Beklenmedik hamleler doğrudan çatışma riskini artırabilir Bölgedeki askeri yığılmanın çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Arslan, geleceğe dair riskleri şöyle sıraladı: “Doğrudan Çatışma: Yunanistan’ın Ege Adaları veya Kıbrıs’ta beklenmedik hamleleri doğrudan bir çatışmayı tetikleyebilir. GKRY’nin NATO Üyeliği: Batı’nın bu girişimi, Türkiye için kırmızı çizgiyi oluşturabilir ve ittifak içinde kriz yaratabilir. Uzun Vadeli Askeri Yığınak: Bölgeye konuşlandırılan silah ve gemiler, tehdit ortadan kalktıktan sonra da kalabilir; bu durum Türkiye için risk yaratabilir. Bölgesel Rekabetin Derinleşmesi: Avrupa ülkelerinin kalıcı askeri varlığı, Doğu Akdeniz’deki güç rekabetini artırabilir. Küresel Düzenin Test Edilmesi: İran merkezli kriz, sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel ekonomik ve güvenlik düzeninin sınandığı bir durumdur.” F-16 gönderilmesi zamanında ve güçlü bir yanıt Türkiye’nin KKTC’ye F-16 gönderme hamlesinin, artan askeri yığınağa karşı verilen güçlü ve zamanında bir yanıt olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu hamle, garantörlük hakkının kullanılması, enerji güvenliğinin sağlanması ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin temini açısından kritik öneme sahiptir. Önümüzdeki dönemde Doğu Akdeniz, enerji rekabeti ve büyük güçlerin güvenlik stratejilerinin kesiştiği bir kriz alanı olmaya devam edecektir. Türkiye’nin hem kendi güvenliğini hem de KKTC’nin varlığını korumak için sahada olmayı sürdüreceği açıktır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA Sigorta, Çiftçi Koruma Paket Sigortası ile Çiftçilerin Yanında Haber

AXA Sigorta, Çiftçi Koruma Paket Sigortası ile Çiftçilerin Yanında

Türkiye’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerin günlük yaşamı ve üretim faaliyetleri sırasında karşılaştıkları risklere karşı ne kadar dayanıklı olduklarıyla doğrudan ilişkili. AXA Sigorta tarafından geliştirilen Çiftçi Koruma Paket Sigortası, çiftçilerin hem yaşam alanlarını hem de üretim araçlarını tek bir poliçe altında koruma altına alarak bu ihtiyaca bütüncül bir çözüm sunuyor. Çiftçi Koruma Paket Sigortası; çiftçinin konutu, ahırı, samanlığı, deposu, deposundaki mahsulü ile ve tarım ekipmanlarını kapsayan yapısıyla, üretimin en temel unsurlarını güvence altına alıyor. Yangın, yıldırım, infilak, fırtına, sel ve su baskını gibi risklere karşı sağlanan teminatlar sayesinde, olası bir hasarın çiftçinin üretim düzenini sekteye uğratmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Ürün kapsamında; çiftçinin evi 250.000 TL’ye kadar, ev eşyaları, ahır, samanlık, depo, depodaki mahsul, tohum, gübre ve tarım el aletleri ise 100.000 TL’ye kadar güvence altına alınıyor. Ayrıca yangın ve üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatları poliçeye dahil edilirken, isteğe bağlı ek teminat ile traktörde meydana gelebilecek kısmi hasarlar, seyir halindeki kazalar da dahil olmak üzere sigortalanabiliyor. Poliçeye dahil edilen asistans hizmetleri kapsamında; traktör lastiği ücretsiz olarak onarılabiliyor, traktör onarım hizmetleri sunuluyor ve çiftçiler tohum, gübre ve zirai ilaç gibi temel tarımsal girdilere anlaşmalı kurumlar aracılığıyla ciddi indirimlerle ulaşabiliyor. Tüm bu kapsamlı faydalar, çiftçilerin bütçesini zorlamayacak son derece uygun bir prim yapısı ile sunuluyor. AXA Sigorta KKTC, Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ürünle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’de tarımsal üretim, büyük ölçüde çiftçilerimizin emeği ve dirayeti sayesinde ayakta duruyor. Ancak tarımsal faaliyetler; hava koşullarından ekipman arızalarına kadar pek çok beklenmedik riske açık. Çiftçi Koruma Paket Sigortası’nı tasarlarken amacımız; çiftçimizin yalnızca konutunu ya da ekipmanını korumakla sınırlı kalmayıp; üretim sürecini de destekleyen pratik ve erişilebilir bir güvence modeli sunmaktı. Bu ürünü; hasar anında devreye giren küçük ama anlamlı destekleri, günlük hayatı kolaylaştıran asistans hizmetleri ve uygun prim yapısıyla, çiftçimizin hayatına gerçek anlamda dokunan bir çözüm olarak konumlandırıyoruz. Tarımsal üretim ülkemiz için stratejik bir değer ve AXA Sigorta olarak çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” Çiftçi Koruma Paket Sigortası ile AXA Sigorta, çiftçilerin karşılaşabileceği maddi kayıpları azaltmayı ve tarımsal faaliyetlere dayanıklılık kazandırarak üretim sürecinin kesintisiz devam etmesini sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EGİAD’dan KKTC’ye Ekonomik ve Ticari İş Birliği Ziyareti Haber

EGİAD’dan KKTC’ye Ekonomik ve Ticari İş Birliği Ziyareti

EGİAD'ın KKTC Ekonomik ve Ticari İş Birliği Ziyareti, kardeş vatan KKTC ile ekonomik, sosyal ve kültürel bağların güçlenmesine önemli katkılar sunarken, zaten güçlü temellere sahip olan ikili ilişkilerin, bu tür temaslarla daha da derinleşeceği vurgulandı. 2025'in ilk yarısında, iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 1,24 milyar dolar seviyesine ulaşırken, yine aynı dönemde KKTC'nin Türkiye'ye ihracatı 72 milyon dolar, Türkiye'den ithalatı ise 1,168 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Yıllık toplamda ise ticaret hacmi 2,7 milyar dolara ulaşarak tarihi bir seviyeye erişti. Türkiye, bu veriler ışığında KKTC'nin en büyük ticaret ortağı ve en önemli yatırım kaynağı olmaya devam etmekte. KKTC'nin toplam dış ticaretinde Türkiye'nin payı yarıdan fazla olup, bu da kardeş ülkeler arasındaki ekonomik bağın ne kadar derin olduğunu gözler önüne sermekte. Bu güçlü ekonomik tablo, yalnızca mal ve hizmet ticaretiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda yatırım, istihdam, girişimcilik ve teknoloji transferi açısından da iki ülke arası nda önemli iş birliği fırsatları sunuyor. İşte bu perspektifle, Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), KKTC Ekonomik ve Ticari İş Birliği Ziyareti gerçekleştirerek hem ekonomik hem kültürel bağları daha da güçlendirmek için kolları sıvadı. EGİAD İş Geliştirme Komisyonu koordinasyonunda, Kuzey Kıbrıs Genç İş İnsanları Derneği (GİAD) ev sahipliğinde ve Döveç Group of Companies sponsorluğunda düzenlenen ziyaret, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı liderliğinde gerçekleştirildi. Yoğun bir programla yapılan temaslarda, ekonomik ilişkilerin yanı sıra kültürel ve toplumsal bağların da geliştirilmesine katkı sağlandı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Görüşme EGİAD Heyeti'nin en önemli ziyareti, KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar ile oldu. EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı bu ziyaret sırasında yaptığı konuşmasında şu sözleri kaydetti: "Yenilenebilir ene rji, dijitalleşme, turizm, eğitim, sağlık ve inşaat sektörleri iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişiminde önemli fırsatlar sunmaktadır. EGİAD olarak bu ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunacak projeler üretmeye hazırız." dedi. Cumhurbaşkanı Tatar ise, KKTC'nin sahip olduğu potansiyeli ve Türk iş insanlarının ziyaretlerinin ilişkileri pekiştirmedeki önemini vurguladı. Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile Görüşme Heyet, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sayın Ziya Öztürkler tarafından da kabul edildi. Özhelvacı burada yaptığı konuşmasında: "Kardeş ülke Kıbrıs ile olan ilişkilerimizi her zaman öncelikli görüyoruz. Ekonomik iş birliğinin yanı sıra kültürel ve sosyal bağlarımızı da güçlendirmek büyük önem taşımaktadır." dedi. Öztürkler ise EGİAD'ın geniş katılımlı ziyaretini "bir ekonomik çıkartma" olarak nitelendirerek, Türk iş insanlarının KKTC'ye yatırım yaparken pozitif ayrımcılık göstermelerini beklediklerini ifade etti. Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile Görüşme EGİAD Heyeti, daha sonra KKTC Milli Eğitim Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu'nu makamında ziyaret etti. Görüşmede, EGİAD'ın genç istihdamı, girişimcilik ve eğitim alanında hayata geçirdiği projeler hakkında bilgi aktarıldı. Özhelvacı, "NEET Gençler Raporu" üzerine hazırladıkları çözüm önerilerini paylaşarak, gençlerin iş gücüne kazandırılmasının hem Türkiye hem KKTC için öncelikli bir mesele olduğunu belirtti. Çavuşoğlu ise, Türkiye'deki iş insanlarının KKTC'yi tanımasının önemini vurgulayarak daha fazla Türk yatırımcıyı ülkelerinde görmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Kıbrıs Türk Sanayi Odası Ziyareti Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) ile de görüşme sağlayan EGİAD heyeti, KTSO Asbaşkanı Abdullah Emirz adeoğulları ve Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ev sahipliğinde toplantı gerçekleştirdi. Görüşmeye, Kuzey Kıbrıs Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Yusuf Tekinay, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Döveç Group temsilcileri de katıldı. EGİAD Yönetim kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı konuşmasında: "Türkiye'den kardeş ülkemiz KKTC'ye yapılan yatırımlar yalnızca ekonomik katkı sağlamakla kalmıyor, istihdam yaratıyor ve genç girişimciler için yeni fırsatlar doğuruyor. EGİAD olarak, bu ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak projeler üretmeyi ve Ege iş dünyasının potansiyelini KKTC ile buluşturmayı arzuluyoruz." dedi. Emirzadeoğulları ise, Türkiye'den gelecek yatırımların ve KKTC ürünlerinin tercih edilmesinin ada ekonomisi için kritik önem taşıdığını vurguladı. Kuzey Kıbrıs GİAD ile Tanışma Toplantısı Ziyarette, EGİAD ve Kuzey Kıbrıs GİAD üyeleri bir tanışma toplantısında bir araya geldi. Karşılıklı tecrübe aktarımı, ortak projeler ve ticaret heyetleri planlanırken, iki dernek arasındaki ilişkilerin gelecekte daha da güçlenmesi hedeflendi. Kuzey Kıbrıs GİAD ayrıca İzmir'e davet edildi. Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Ticaret Paneli EGİAD, KKTC çıkarmasında Döveç Group iş birliğiyle Ekonomi ve Ticaret Paneli de düzenledi. Panel, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Sayın Fikri Ataoğlu'nun katılımıyla gerçekleşti. Ataoğlu, KKTC'nin doğal güzellikleri ve stratejik konumuyla cazip bir yatırım destinasyonu olduğunu belirtirken, Türkiye'den gelecek güçlü destek ve yatırımların önemine değindi. Panelde, Ekonomist Hasan Güngör, Yatırım Geliştirme Ajansı Direktörü Ebru Kaptan Sertoğlu, Avukat Çağın Öztenay ve Mali Müşavir Evren Erk, KKTC'deki yatırım fırsatlarını detaylı şekilde aktardı. Program, Döveç Group'un proje sunu mlarıyla tamamlandı. Kapalı Maraş Ziyareti Yoğun program çerçevesinde heyet, Gazi Mağusa'daki Kapalı Maraş bölgesini de ziyaret etti. 1974 sonrası uzun yıllar kapalı kalan ve 2020'de yeniden ziyarete açılan bölge, EGİAD üyelerine ada tarihini ve kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.