Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kktc

Kapsül Haber Ajansı - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu Haber

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu

Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, 2026 yılının 8 aylık döneminde tarım ürünleri ihracatımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Taze meyve sebze ve mamul ihracatı 8 ayda 4 milyar doları aştı Tarım sektöründeki güçlü yapının önemli bileşenlerinden birini yaş meyve ve sebze sektörünün oluşturduğunu paylaşan Kılıçkaya, “2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatımız 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatımız ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaş meyve ve sebze ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde meyve ve sebze mamulleri ihracatımız 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece yaş meyve ve sebze ile mamullerini birlikte değerlendirdiğimizde, yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumdayız. Bizim açımızdan asıl fırsat da burada. Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi; işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmek” diye konuştu. “Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; birim değeri yükselen, pazarda süreklilik sağlayan ve daha fazla katma değerin ülkemizde kaldığı bir ihracat yapısını güçlendirmek” diyen Kılıçkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri de kuşkusuz İzmir. Tarih boyunca Anadolu’nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir, bugün de üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle ülkemizin dış ticaretinde öncü şehirlerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılında İzmir’in toplam ihracatı 23,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturdu. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yalnızca ürünlerini üretmelerini değil; dünyaya açılmalarını, yeni pazarlara girmelerini ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak güçlü bir destek ekosistemi oluşturuyoruz. Fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar çok geniş bir alanda ihracatçılarımızın yanındayız. Tarım sektöründe 1.225 firmamızın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesi yürütüyoruz. Tarım ve gıda alanında 48 markamız Marka ve TURQUALITY programlarımız kapsamında destekleniyor. Fuarları da yeni pazarlara açılmanın en etkili araçlarından biri olarak görüyoruz. 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarı bireysel katılım, 56 fuarı ise milli katılım kapsamında destekliyoruz. Ülkemizde düzenlenen 6 fuar da destek kapsamımızda bulunuyor. Bütün bu çalışmalar için ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2025 yılındaki 33 milyar TL seviyesinden 2026 yılında 45 milyar TL’ye yükselttik.” Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı konumunda olduğunu söyledi. “Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alıyoruz” diye konuşan Öztürk; “Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerimiz Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldı. Kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri konumundayız. Taze meyve sebze üretiminde ve ihracatında da güçlü bir üretim ve ihracat merkeziyiz. İzmir’de Dikili, Bayındır ve Kınık’ta tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmalar hızla ilerliyor. Bu üç bölgemizin sağlayacağı itici güçle önümüzdeki beş yılın sonunda Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolara ulaşacak potansiyele ulaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Fuar üretim ve ihracat potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ise yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi ve İzmir’in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının en önemli merkezleri arasında yer aldığını belirten Balık, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir’de düzenlenmesini son derece değerli bulduklarını ifade etti. Balık, “Interfresh’in yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yıldır; “Tarım Master Planı için çalışmalarımız sürüyor” Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, tarımın çok geniş ve yaşamsal bir alan olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında destek sağladıklarını ve Tarım Master Planı için çalışmaların sürdüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını ifade eden Yıldır, “Tarımsal hizmetler dediğimiz zaman sudan tutun da verilen ekipman ve malzemelere kadar üretimin her aşamasında bulunuyoruz. Böyle olduğu için bu konuda bir çalışma gerçekleştirdik. Tarım Master Planı raporu hazırladık. Şu anda taslak aşamasında. Katılımcılarımızın da bu taslaktan haberdar olmasını ve düşüncelerini bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Her şeyin master planı var ama tarımın master planının bütün bunların içerisinde en önemlilerinden biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Dr. Zafer Levent Yıldır, her alana sürdürülebilirlik bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Tarımsal planlama çalışmaları kapsamında kırsalda yaşayan gençlere yönelik bir araştırma da yaptıklarını belirten Yıldır, “Kırsalda yaşayan gençliğin yaşam ve gelecek planları üzerine bir anket raporu hazırlattık. Tarım alanında ciddi bir iş gücü sorunumuz var. Bu konuda birtakım önlemlerin alınmasını ve desteklerin sağlanmasını en kısa sürede başarmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın büyük emeklerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 milyar doları aşmakta olan bu sektördeki ihracatının yanı sıra hala ambargo altında bulunan ve kolay kolay ticaret yapamayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciyesini, portakalını ve her türlü yaş meyve sebzesini buradan dünyaya pazarlamak için destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. KKTC’nin üretim ve girişimcilik potansiyelinin her geçen gün arttığını ifade eden Tatar, “Potansiyelimiz ve girişim yeteneklerimiz artmıştır. Elbette birtakım zorluklar vardır, ancak bu sektör önemlidir. Üreticimizin, sanayicimizin ve sektör paydaşlarının ekonomik olarak ayakta durmaları, istihdam yaratmaları ve ekonomiye katkı sağlamaları için sektörü büyütüp geleceğe taşıyabilmemiz adına yatırıma ihtiyaç vardır” diye konuştu. Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia Fuarı’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün üretim ve ihracattaki gücünü uluslararası platformda ortaya koyan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve ticari anlaşmaların üreticiye, ihracatçıya ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. “Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı” Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer de fuarın uluslararası etkinliğini her geçen yıl artırarak yoluna devam ettiğini söyledi. 2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısını bu yıl yüzde 300 artırdıklarını ifade eden Özer, fuar alanında 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın kayıtlı yabancı alıcıyı ağırlayacaklarını belirtti. Fuar boyunca bin 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Özer, “Amacımız Interfresh’i her yıl üzerine koyarak geliştirmek, uluslararası etkinliğini artırmak ve yurt dışında sektörümüzün önemli bir vitrini haline getirmek. Bugün itibarıyla Türkiye’nin tek yaş meyve sebze fuarı olarak büyüyerek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fuarın partner ülkesi, Denizli’nin ise partner şehri olduğunu belirten Özer, Denizli’nin üretim gücünü fuara taşımasından ve gösterdiği güçlü katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnterfresh Eurasia Fuarı 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir Fuar İzmir alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı Haber

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı

Yaş meyve sebze sektörünün Türkiye’deki tek uluslararası fuarı olan Interfresh Eurasia Fuarı; Avrupa, Rusya, İngiltere ve Balkanlar başta olmak üzere 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerini, ihracatçıları, üreticileri ve sektör profesyonelleri İzmir’de bir araya gelecek. Interfresh Eurasia Fuarı’na sayılı günler kala Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak ve Fuarın Organizatörü Ant Expo Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer, Ege İhracatçı Birlikleri’nde Basın Toplantısı düzenledi. 2026 yılında ihracatımız çıkışa geçti 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaş meyve sebze ihracatımızın çıkışa geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “Yaş meyve sebze ihracatımız yüzde 46’lık artışla 1 milyar 812 milyon dolardan 2 milyar 650 milyon dolara yükseldi. Son 1 yıllık ihracatımız 4 milyar 541 milyon dolar oldu. Meyve sebze mamulleri ihracatımızda 2,5 milyar doları aştı. İki sektörümüzün yıllık ihracatı 7 milyar doları aştı. Bizim için gurur verici olan bir diğer nokta ise bu ihracatın yaklaşık yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilmiş olmasıdır” dedi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında, iklim krizinin tüm olumsuz etkilerine rağmen 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı gerçekleştirdiklerini paylaşan Balık şöyle konuştu; “Bu başarı; üreticimizin, ihracatçımızın, paketlemecimizin, lojistik sektörümüzün ve tüm değer zincirimizin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz çok açık: Daha fazla üretmenin yanında, daha kaliteli, daha sürdürülebilir ve daha katma değerli üretmek; ürettiğimiz ürünleri daha fazla pazara ulaştırmak. Tam da bu noktada fuarların ve uluslararası ticari buluşmaların önemi ortaya çıkıyor. 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek Interfresh Eurasia Fuarı'nı bu nedenle son derece önemsiyoruz. Interfresh; üreticiyi, ihracatçıyı, ithalatçıyı, perakendeciyi, zincir marketleri, paketleme ve ambalaj sektörünü, lojistik firmalarını ve tarım teknolojileri sektörünü aynı çatı altında buluşturan önemli bir ticaret platformu. Biz bu fuara yalnızca ürünlerimizin sergilendiği bir organizasyon olarak bakmıyoruz. Interfresh’i, Türk yaş meyve sebze sektörünün dünyaya açılan vitrinlerinden biri olarak görüyoruz. Özellikle uluslararası alıcıların İzmir’e gelmesi, ihracatçılarımızla doğrudan temas kurması, yeni ticari bağlantıların oluşturulması ve Türk ürünlerinin yeni pazarlara girmesi açısından fuarın çok önemli fırsatlar sunduğuna inanıyoruz. Fuarın İzmir’de düzenlenmesini de ayrıca çok değerli buluyoruz. Çünkü İzmir; güçlü tarımsal üretim altyapısı, limanı, lojistik imkânları, ihracatçı firmaları, üniversiteleri, araştırma kuruluşları ve yüzlerce yıllık ticaret kültürüyle böyle bir uluslararası organizasyon için son derece doğru bir adres. Biz Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak Interfresh’in İzmir’de büyümesini, uluslararası niteliğinin her yıl daha da güçlenmesini ve dünyanın önde gelen yaş meyve sebze fuarlarından biri haline gelmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin üretim gücü var. Ege’nin ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesi var. İhracatçımızın dünyayla rekabet edecek bilgi birikimi ve dinamizmi var. Bizlere düşen görev, bütün bu gücü doğru organizasyonlarla, doğru alıcılarla ve doğru pazarlarla buluşturmak. Interfresh Eurasia’nın bu hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” Uçak: “Interfresh’i İzmir’e getirdik; şimdi Interfresh’i dünyaya tanıtmak istiyoruz” Interfresh Fuarı’nın Antalya’dan İzmir’e taşınması sürecinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak büyük bir çaba gösterdiklerini, İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin sahip olduğu üretim gücü, ihracatçı yapısı, liman ve lojistik olanakları ve güçlü tarım kültürüyle bu fuar için doğru adres olduğuna inandıklarını vurgulayan Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, bugün gelinen noktada yeni hedeflerinin Interfresh’i dünyaya tanıtmak olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin, taze meyve sebzede olduğu kadar işlenmiş ürünlerde de çok güçlü bir ülke olduğunu dillendiren Uçak; “Salça ve soslardan turşulara, kurutulmuş sebzelerden dondurulmuş ürünlere, meyve sularından konserve ürünlere kadar çok geniş bir ürün grubunda dünya pazarlarına ihracat gerçekleştiriyoruz. Ege Bölgesi ise bu sektörün Türkiye’deki en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri. Bu nedenle Interfresh’in sadece yaş meyve sebze ihracatçılarımız için değil, meyve sebze mamulleri ihracatı yapan firmalarımız için de önemli bir ticaret platformu olmasını istiyoruz. Son yıllarda fuar organizasyonunun bu alanda yaptığı çalışmaları ve mamul ürün ihracatçılarımıza daha fazla yer açılmasını değerli buluyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tarafın daha da güçlenmesini arzu ediyoruz” şeklinde konuştu. Yurt dışından gelen alıcıların aynı fuarda hem Türkiye’nin taze ürünlerini hem de katma değerli, işlenmiş ürünlerini görebilmesinin önemli bir avantaj olduğunu paylaşan Uçak sözlerini şöyle tamamladı: “Böylece Türk meyve sebze sektörünün yalnızca üretim kapasitesini değil, sanayi, işleme ve katma değer yaratma gücünü de dünyaya gösterebiliriz. Bizim hedefimiz net: İzmir’i, yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde uluslararası alıcılarla ihracatçılarımızın buluştuğu önemli merkezlerden biri haline getirmek istiyoruz. Interfresh Eurasia’nın da bu hedefe hizmet eden, her yıl uluslararası niteliğini daha da artıran ve dünya çapında bilinen bir fuar haline gelmesi için üzerimize düşen katkıyı vermeye devam edeceğiz.” Murat Özer: “Uluslararası fuarlarda aktif rol aldık” Ant Expo Genel Koordinatörü Murat Özer, özellikle uluslararası alım heyetlerinin fuara kazandırılmasının sektörel ticaret açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: Uluslararası Alım Heyeti Programı Genişliyor Interfresh Eurasia Fuarı kapsamında yürütülen uluslararası iş geliştirme faaliyetleri doğrultusunda Avrupa, İngiltere, Rusya ve Balkan ülkelerinde çok sayıda sektör temsilcisi ile görüşmeler gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda perakende sektörünün satın alma yöneticileri, ithalatçı firmalar, ihracatçılar ve sektör profesyonellerinden oluşan, 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerinin Interfresh Eurasia Fuarı’nı ziyaret etmesi hedefleniyor. Avrupa ve Orta Avrupa pazarlarında faaliyet gösteren perakende zincirlerinin satın alma departmanları, ithalatçı firmalar ve tedarikçi ağlarıyla görüşmeler sürerken; Balkan ülkeleri, İngiltere ve Rusya pazarlarında da yeni iş birlikleri için temaslar devam ediyor. Bunun yanı sıra Hindistan, Orta Doğu ve Asya pazarlarında yürütülen çalışmalar, bölgesel iş ortakları ve acenteler aracılığıyla sürdürülüyor. Bu bölgelerden gelecek VIP alıcı delegasyonlarının ise önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Interfresh Eurasia’ya Kurumsal Destek Artarak Devam Ediyor 2018 yılından bu yana düzenlenen ve kısa sürede uluslararası yaş meyve sebze sektöründe önemli bir marka hâline gelen Interfresh Eurasia Fuarı, kamu kurumları ve sektör kuruluşlarının destekleriyle büyümesini sürdürüyor. İzmir Ticaret Odasının (İZTO) finansal desteği devam ediyor. Interfresh Eurasia’ya Yeni Güç: Interfood Eurasia Uluslararası alıcıların talepleri doğrultusunda sektörün kapsamı genişletilerek Interfood Eurasia Fuarı da hayata geçiriliyor. Meyve, sebze sektörünün yanı sıra; * Kurutulmuş ürünler * Dondurulmuş ürünler * Freeze-dry ürünler * Konserve ve turşu ürünleri * Meyve suları * Sebze ve meyve bazlı soslar * Reçeller * Gıda işleme ve paketleme teknolojileri gibi sektörün tamamlayıcı alanlarını kapsayan Interfood Eurasia, Interfresh Eurasia ile aynı çatı altında ve eş zamanlı olarak düzenlenecek. KKTC’nin Partner Ülke, Denizli’nin Partner Şehir Olduğu Küresel Sektör Buluşması İzmir’de Gerçekleşecek “Meyve, sebze ve gıda sektörünün kalbi 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de atacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor! Haber

1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor!

Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit, “1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması: Creavit ile Troya Destanı Yeniden Yazılıyor” ile genç tasarımcıları Troya’dan ilham alan özgün lavabo tasarımları geliştirmeye davet ediyor.Yarışma; yurt içindeki ve yurt dışındaki üniversitelerin mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım ve seramik bölümlerinde lisans eğitimi gören Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC vatandaşlarının katılımına açıktır. Katılımcılar yarışmaya bireysel olarak veya en fazla dört kişilik ekipler halinde başvurabiliyor ve her katılımcı ya da ekip en fazla üç proje sunabiliyor. Başvurular 24 Ağustos - 4 Aralık 2026 tarihleri arasında, yarışma için oluşturulan web sitesindeki başvuru modülü üzerinden gerçekleştirilecek. Yarışmacılardan Troya temasını çağdaş bir lavabo tasarımıyla yorumlamaları beklenirken, tasarımlar yaratıcılık ve özgünlük, teknik uygulanabilirlik, konsept ve tema uygunluğu ile sunum kalitesi kriterleri üzerinden değerlendirilecek. Bu kriterler arasında yaratıcılık ve özgünlük yüzde 40 ile en yüksek ağırlığa sahip olacak. Yarışmanın jürisinde Ece Ceylan Baba, Caner Bilgin, Gülşah Elikbank, Rıdvan Gölcük, Ertuğrul Güngör, Gülay Gamze Güven, Şule Koç, Atilla Kuzu ve Sezin Tanrıöver yer alıyor. Yarışmanın Onursal Başkanlığını Mithat Çanakcı ve Mehmet Çanakcı üstlenirken, Yarışma Düzenleme Kurulu İzzet Çolpan, Reyhan Yıldırım Badurluoğlu ve Neslişah Öztürk’ten oluşuyor. Yarışmada birinciye 100.000 TL, ikinciye 75.000 TL, üçüncüye 50.000 TL ödül verilirken, jüri tarafından seçilecek üç tasarıma da 20.000 TL Creavit Özel Ödülü takdim edilecek. Jüri toplantısının 14 Aralık haftasında yapılması beklenirken, kazananın açıklanmasının ise 25 Aralık tarihinde olacağı duyuruldu. Ödül töreni ve serginin Ocak 2027’de gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Creavit, yarışma ile genç tasarımcıların Anadolu’nun kültürel mirasını kendi tasarım dilleriyle yeniden yorumlamalarına ve bu mirası çağdaş banyo kültürüne taşımalarına alan açıyor. “Her Yol Troya’dan Başlar!” yaklaşımıyla düzenlenen yarışma, genç yetenekleri geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran cesur ve özgün tasarımlar geliştirmeye çağırıyor. Başvuru için: www.creavit.com.tr/tasarimyarismasi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kerem Kazaz Kapadokya Zaferi ile Liderliğini Sürdürdü Haber

Kerem Kazaz Kapadokya Zaferi ile Liderliğini Sürdürdü

Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası dördüncü yarışı olan Kapadokya Rallisi, Kerem Kazaz-Corentin Silvestre ekibinin birinciliği ile son buldu. Team Petrol Ofisi adına yarışan genç Kazaz, aynı zamanda rallinin Sınıf 2 ve Genç Pilotlar birinciliklerinin de sahibi oldu ve Türkiye Ralli Şampiyonası'ndaki liderliğini sürdürdü. Kapadokya’nın doğal ve kültürel güzellikleri arasında yaşanan mücadeleyi, Castrol Ford Team Türkiye'den Ali Türkkan-Bilge Ayan ekibi ikinci sırada tamamlarken, rallinin genel klasman üçüncülüğü ise GP Garage My Team’den Uğur Soylu-Mehmet Akif Yalçın ekibi elde etti. 45 otomobil ve 90 sporcunun katılımıyla Başkent Turing Spor Kulübü tarafından, Nevşehir Valiliği, Nevşehir Belediyesi, Kapadokya Alan Başkanlığı, Remed Assistance, Salados, Fora, Power App, Forum Kapadokya, Evofone, Otokar, Garenta ve TRT Spor katkılarıyla düzenlenen organizasyon, 23 Ağustos Pazar akşamı Paşa Bağları Ören Yeri'nde düzenlenen finiş seremonisi ve ödül töreni ile sona erdi. Sıcak havanın da etkisiyle zorlu mücadelelere sahne olan rallinin Takımlar Birincisi Team Petrol Ofisi olurken, Sınıf 3 birinciliğini Castrol Ford Team Türkiye’den Ali Türkkan-Bilge Ayan kazandı. Sınıf 4 ve İki Çeker klasmanlarında Yıldıray Demircioğlu-Koray Akgün ekibi en hızlı isimler olurken, Sınıf 5’te birinciliği kazanan ekip Uğur Kaban-Melih Uygur oldu. Sevgi Aktürk-Begüm Uludağ finiş podyumuna Sınıf N birincisi olarak çıkarken, ekip aynı zamanda kadın pilotlar ve kadın copilotlar birinciliklerini de kazandı. 3 gün boyunca Avanos, Nevşehir, Ürgüp rotasında koşulan rallinin Behiç Yurdaçalışan TOSFED Ralli Kupası klasmanında birinciliği Gürol Baranlı-Melih Uygur ikilisi kazandı. Ankaralı ekip aynı zamanda Kategori 4 birinciliğinin de sahibi oldu. Yarışa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden katılan baba kız ekip Sadık Bilgimer-Buğçe Bilgimer genel klasman ikincisi ve Kategori 5 birincisi olduğu kupanın üçüncüsü ise yine KKTC'den Yusuf Ömür Cambaz-Ahmet Behlül ekibi oldu. Kategori 3'te Murat Çetin-Derya Ulus, Kategori 2'de Baran Demirkan-Tarık Doğançay ve Kategori 1’de ise Berat Yıldırım-Onur Sırımoğlu birincilikleri paylaşan ekipler oldular. Kupanın kadın pilotlar birinciliğini Buse Bilgimer, kadın co-pilotlar birinciliğini de Buğçe Bilgimer kazandı. Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası, 19-20 Eylül tarihlerinde Eskişehir Otomobil Spor Kulübü (EOSK) tarafından organize edilecek Eskişehir Rallisi ile devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayraktar: “Ceyhan'ı Adeta Bir Rotterdam Yapabiliriz" Haber

Bayraktar: “Ceyhan'ı Adeta Bir Rotterdam Yapabiliriz"

Bakan Bayraktar, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, özetle şunları kaydetti: 2,5 MİLYON VARİLLİK POTANSİYEL: Silopi’den Ceyhan'a gelen boru hatları, günde 1,5 milyon varil kapasiteye sahip. Yani, Türkiye'nin ihtiyacının üzerinde bir ham petrolü Türkiye'ye getirebilecek kadar bir kapasiteye sahip. Dünyanın günlük petrol ihtiyacı 103 milyon varil civarında. Yani, dünya ihtiyacının yüzde 1,5'i her gün buradan Ceyhan'a ve oradan dünya piyasalarına gidebilir. Cumhurbaşkanımızın da basın toplantısında ifade ettiği, ‘Daha kapsamlı bir enerji iş birliği anlaşması yapmayı hedefliyoruz’ sözünün arkasında, bu boru hattının 1,5 milyon varil kapasiteye ulaşması ama onun ötesinde belki 2,5 milyon varile kadar gidebilecek bir potansiyeli olduğunu görüyoruz. 2’nci proje, Silopi Habur civarındaki boru hattımızı, Kerkük'e gelen boru hattını Basra'ya kadar uzatmak. 25 MİLYAR LİRALIK GELİR: 1 Ağustos'taki anlaşmayla Irak tarafı, bu hattın kullanımıyla alakalı 750 bin varillik bir taahhüt ile bu boru hatlarından bir kapasiteyi almış oldu. Bu, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık, neredeyse 25 milyar TL'lik bir gelir elde etmesi anlamına geliyor. CEYHAN’I MERKEZE DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ: Ceyhan'ı adeta bir Rotterdam yapabiliriz. Böyle bir hedefimiz var. Yani, Ceyhan’ı petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı, fiyatlanmasının yapıldığı bir merkeze dönüştürme hedefimiz var. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’ndan her gün Ceyhan limanına yaklaşık 550-600 bin varil petrol geliyor, orada da kullanılmayan bir 400 bin varillik kapasite var. Yani onu da ilave ettiğinizde 1 milyon varilin buradan geldiği, aşağıdan 2,5 milyon varilin geldiği; toplamda 3-3,5 milyon varillik bir ticaretin, yani dünya ihtiyacının yüzde 3-3,5'inin oluştuğu bir piyasa. Buradaki petrol ürünlerini depoladığımız depolama alanlarını da dâhil ettiğinizde petrokimya ve rafineri yapabileceğiniz bir yer. Ceyhan'ı bu anlamda bir petrol ve petrol ürünü ticaret merkezi hâline dönüştürebiliriz. KERKÜK PETROLÜ: Sahada 3 milyar varillik bir rezervin olduğu tahmin ediliyor. Türkiye Petrolleri olarak burada yüzde 15'lik bir paya sahip olmuş durumdayız. Payı, petrol olarak alacağız. ARZ GÜVENLİĞİ SIKINTI YAŞAMADIK: Türkiye büyük bir çeşitlendirme stratejisi ortaya koydu. ‘Ülkemize sadece boru hattıyla doğal gaz tedarik etmeyelim’ dedik, aynı zamanda dünyadaki büyük LNG ihracat potansiyelini gördük ve ondan istifade edebilmek için altyapımızı 5 kat artıracak yatırımlar yaptık. Bu yatırımlarla Türkiye bugün hamdolsun Hürmüz krizine rağmen arz güvenliğinde bir sıkıntı yaşamıyor. 2020 pandemi krizine, 2022 Rusya-Ukrayna savaşına, şimdi Hürmüz krizine rağmen Türkiye, bugüne kadar petrolde, petrol ürünlerinde, doğal gazda ve elektrikte herhangi bir sıkıntı yaşamadı. İnşallah yaşamayacağız. DOĞAL GAZ DEPOLARI DOLU: Kışa doğru artık hazırlıkların bir anlamda yapılması gereken bir dönemdeyiz. Avrupa’da şu anda doğal gaz depoları yüzde 57 civarında dolu. Bizim depolarımız hem Tuz Gölü hem de Silivri şu anda yüzde 100 dolulukta. Hedefimiz, bu altyapı yatırımlarına yenilerini eklemek. Tuz Gölü'nün kapasitesini arttırma hedefimiz var, Silivri için öyle. FSRU'lara ilave iki tane daha getirmeyi hedefliyoruz. Dolayısıyla önemli yeni yatırım projelerimiz de var. GABAR’DA ÜRETİM: Üretimimiz artıyor. Her geçen gün bir rekor kırıyoruz Gabar’da. Adı terörle anılan ve birçok kayıplar verdiğimiz Gabar’da şimdi dağlar 700 kilometrelik yol ağı yaptığımız, 3 bin 500’ün üzerinde, çoğunluğu o bölgenin gençlerinden oluşan çalışma arkadaşlarımızla beraber Türkiye’nin üretim üssü haline, Türkiye’nin petrol merkezi haline dönmüş durumda. Bu hafta Terörsüz Türkiye gündemi ülkemizde çok daha yoğun; kanun Meclis’e sevk edildi, ümit ediyorum birkaç gün içerisinde yasalaşacak. Türkiye’nin 2 trilyon dolarlık bir ekonomik değeri harcadığı, binlerce canını verdiği ve uğruna büyük bir mücadele verdiği bu terörle mücadelede şu anda çok önemli bir aşamaya gelmiş durumdayız. Terör olmadığında Türkiye’nin neler yapabileceğinin bir kesitini Şırnak’ta Gabar’da sunmuş oluyoruz. ANKONVANSİYONEL ÜRETİM: Şu anda Diyarbakır Silvan’da 4 sahada deniyoruz. Bu yılın sonuna doğru inşallah yatay sondajı ve yatay çatlatma faaliyetini gerçekleştireceğiz. Eğer başarılı olursak Şırnak’tan daha büyük bir hikâyeyi Diyarbakır’da yazabiliriz. 1 MİLYON VARİL HEDEFİ: Biz Türkiye’nin ihtiyacı olan 1 milyon varil petrolü mutlak surette üreteceğiz. Türkiye Petrolleri dışarıda da büyüyecek. Türkiye Petrolleri, şu anda yurt içinde ve yurt dışında 330 bin varil petrol ve doğal gaz üretiyor. Hedefimiz, 2028 yılında bunu 600 bin varile çıkarmak. KKTC’YE DOĞAL GAZ BORU HATTI: Şu anda Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz, Akdeniz’de KKTC’ye doğal gaz boru hattı götürmekle alakalı deniz tabanında bir araştırma yapıyor. Projenin mühendisliği ve yapımını 24 ile 30 ay arasında planlıyoruz. 2-2,5 sene içerisinde bu 100 kilometrelik doğal gaz boru hattını adaya götüreceğiz. PAKİSTAN’DA SİSMİK ÇALIŞMA: Oruç Reis, Akdeniz’deki görevi bitince Pakistan’a gidecek. Sismik çalışmayı Ekim'de yapmayı planlıyoruz. SURİYE’YE ELEKTRİK İLETİMİ: Suriye ile hem petrol hem doğal gaz hem elektrik alanlarında ve de maden konularında yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Geçtiğimiz yıl 2 Ağustos'ta Türkiye'den Halep'e doğal gaz boru hattını bağladık ve şu anda Suriye'ye doğal gaz ihraç ediyoruz. Özellikle kuzey Suriye'nin ihtiyaç duyduğu elektriği çok uzun zamandır Türkiye ihraç ediyor. Şimdi o kapasiteleri arttırıyoruz. Birecik-Halep arasında 500 megavatlık elektrik iletim hattını yakın zamanda devreye almayı planlıyoruz. YENİ NÜKLEER SANTRALLER: Bir teknoloji seçimi yapacağız, bir iş modeli, ticari model seçimi yapacağız. Bu muhtemelen Akkuyu'dan daha farklı olacak. Akkuyu'da yüzde 100 Rus yatırımının olduğu, Türkiye'nin bir alım garantisi vererek bu projeyi desteklediği bir model vardı. Muhtemeldir ki Sinop ve Trakya projeleri bundan biraz daha farklı olacak. Orada iş, Türk şirketlerinin pay sahipliği ve hissedarlık yapısında olduğu bir modele doğru gidiyor gibi gözüküyor. NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ: Kurduğumuz pilot tesisin yanına şimdi bir endüstriyel tesis kurarak burayı artık ticarileştirme noktasına gelmiş durumdayız. Türkiye, önümüzdeki birkaç ay içerisinde bunun temelini atıp 2028'den sonra nadir toprak elementlerinden değer üreten, gelir üreten bir modele geçiyor. ALTIN ÜRETİMİ: Toprağın altında 10 bin ton altınımız var; çıkarılabilecek, ekonomik değer olarak üretebileceğimiz altın miktarı bu kadar. Bu çok önemli bir rakam. Bugünkü rakamlarla yer altında 1,4 trilyon dolarlık bir kaynağımız var. Tabii bunu üretmeniz lazım. Türkiye'nin altın üretimini ilk etapta 100 tonlara çıkarmak istiyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep'te Hemşehri Dernekleri Festivali Renkli Görüntülerle Açıldı Haber

Gaziantep'te Hemşehri Dernekleri Festivali Renkli Görüntülerle Açıldı

Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelerek Gaziantep'te yaşamını sürdüren vatandaşları aynı çatı altında buluşturan festivalin açılışı, yoğun katılımla düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Festival Parkı'nda tüm coşkusuyla devam eden etkinliklerde Gazi şehirliler, Anadolu'nun farklı yörelerine ait kültürel değerleri yakından tanıma fırsatı buluyor. Farklı şehirlerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) katılan kurum ve kuruluşlar da kültürel miraslarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Festivalde, Türkiye'nin farklı illerini temsil eden 62 hemşehri derneğinin yanı sıra KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Lefkoşa, Gazimağusa, Güzelyurt ve Şırnak belediyeleri ile federasyonlar, konfederasyonlar, vakıflar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları stant açarak kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival programında kentte faaliyet gösteren kamu kurumları da yer alıyor. ŞAHİN: GAZİANTEP MODELİ BEN DEĞİL BİZ ANLAYIŞIDIR, KARDEŞLİK MODELİDİR Açılışta konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Modeli'nin "Ben değil, biz" anlayışı üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Biz Anadolu'yuz. Anadolu bereketi, Mezopotamya'nın bilgeliği, Akdeniz'in sıcaklığı, Orta Doğu'nun derinliği var. Biz Anadolu İrfanı'yız. 12 bin yıllık tarih bize emanet. Gaziantep Modeli, ‘Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez’ diyen kardeşlik modelidir. Gaziantep Modeli Yunus Emre'nin diliyle, ‘Biz gelmedik kavga için dostun evi gönüllerdir. Gönüller yapmaya geldik’ diyen gönül kardeşliğinin modelidir. Hepimiz Fırat'ın ve Dicle'nin çocukları olarak Baharat Yolu’nu şifa yoluna İpek Yolu’nu kardeşlik yoluna dönüştürdük. Bu şehrin evladı olmaktan sizlere kardeş olmaktan, güzele örnek olmaktan ne kadar mutlu olduğumu ifade ediyorum.” ÇEBER: GAZİANTEP, MİSAFİRPERVERLİĞİ VE EV SAHİPLİĞİYLE YÜZYILLARDIR ÖNE ÇIKAN BİR KENT Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise konuşmasında, her yıl düzenlenen festivalin şehirde yaşayan hemşehriler ile farklı illerden ve yurt dışından gelen vatandaşları buluşturduğunu belirterek, Başkan Fatma Şahin ve ekibini tebrik etti. Çeber, şunları söyledi: “Bir metre karesini bile ihmal edemeyecek çok güzel bir ülkemiz var. Tüm kurumlarımla da beraber bu festivale tabii ki çok büyük destekçisiyim ama bu festival Büyükşehir Belediye Başkanımızın çok güzel organizasyonlarından birisidir. Gaziantep çok kadir bir kent. Gaziantep, misafirperverlik ve ev sahipliği özelliğini yüzlerce yıldır bünyesinde barındıran bir kent. Gaziantep son zamanlarda gastronomi ve sanayisiyle çok daha fazla biliniyor. Ama o çok ötesinde tarihi, kültürü, tarımı hepsi birbirinden çok fazla özelliği olan bir kent. İşte bugün de burada hep beraberiz, hep birlikteyiz. Yurtdışından gelen, yurtiçinden gelen, Gaziantep'te yaşayan, Gaziantep'i seven, Gaziantep'i bilen, ‘Gaziantep'te benim de bir şeylerim var’ diyen herkes burada. Onun için biz Gaziantepliler olarak son derece mutluyuz.” KİLİS VALİSİ KALAYCI'DAN DAVET Kilis Valisi Ömer Kalaylı, katılımcıları Kilis'e davet ederek kentin özelliklerinden bahsetti ve şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizin dört bir yanından ve yurt dışından gelen hemşehri derneklerimizi aynı çatı altında buluşturan bu anlamlı organizasyon ortak kültürümüzü köklü değerlerimizi ve kardeşlik bağlarımızı yaşatan birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendiren çok kıymetli bir buluşmadır. Kültürümüzü yaşatan şehirlerimiz arasındaki dostluğu, dayanışmayı ve kardeşlik bağlarını güçlendiren bu tür organizasyonların artarak devam etmesini temenni ediyorum.” ATASEVEN: GAZİANTEP ASIRLARDIR DAYANIŞMANIN, ÜRETİMİN, KARDEŞLİĞİN VE MEDENİYETİN DE MERKEZİ OLMUŞTUR AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Fatma Ataseven ise selamlama konuşmasında şunları söyledi: “Bugün bizlerin aynı çatı altında buluşmasına vesile olan Gaziantep Büyükşehir Belediyemize, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Bu buluşma farklı kültürlerin aynı medeniyet ikliminde zenginliğe dönüşmesinin ve millet olma şuurunun en güzel örneklerinden biridir. Gaziantep asırlardır ticaretin merkezi olmasının yanı sıra dayanışmanın, üretimin, kardeşliğin ve medeniyetin de merkezi olmuştur. Bugün burada şahitlik ettiğimiz bu heyecan uyandıran tablo Anadolu'nun bütün renklerinin Gaziantep'te aynı gönül sofrasında buluştuğunu göstermektedir.” Programa ayrıca Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Cuma Güzel, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Aksoy ile Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Kenan Aslan katılarak alanı dolduran vatandaşları selamladı ve festivalin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından festivalin resmi açılışı gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca, Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Anadoludakiler Projesi kapsamındaki Anadoludakiler İpekyolu Pazarı'nın da açılışı yapıldı. FESTİVAL COŞKUSU DEVAM EDİYOR Katılımcılar, yöresel ürünlerini, geleneksel lezzetlerini, el sanatlarını ve kültürel miraslarını ziyaretçilere tanıtma imkanı buluyor. Festival boyunca Halk Oyunları Topluluğu gösterileri, semazen gösterileri, yöresel oyunlar, yöresel müzik dinletileri, yerel ve ulusal sanatçı konserleri ile çok sayıda kültür, sanat ve spor etkinliği ziyaretçilerle buluşmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı Haber

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz sınırlarında güvenliği sağlamak amacıyla başlatılan Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sisteminin açılış törenini gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, “Mavi Vatan’ımızın savunulması ve denizlerimize hâkimiyetimizin pekiştirilmesi yolunda atılmış kritik bir adımı hep birlikte hizmete almanın gururunu yaşıyoruz. Denizcilik sektörümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘denizci millet, denizci ülke’ vizyonuyla son 24 yılda çok büyük bir atılım gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı. “Türkiye 144 Bin Gemi İnsanı ile Dünyanın Önde Gelen Denizci Ülkelerinden Biridir” Uraloğlu, Bakanlık olarak hayata geçirdikleri proje ve çalışmaların Türkiye’nin, uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıyarak gurur verici başarılara yelken açtığını ve Türkiye’yi denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında saygın bir konuma yükselttiğini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün Türkiye; 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer almaktadır. Gemi inşa sanayimiz de küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 7’inci, tonajda 10’uncu sıradayız. Mega yat imalatında dünya ikincisiyiz. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3’üncü, Avrupa’da lideriz.” “Bizler İçin Denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak denizlerde seyir, can, mal ve çevre emniyetine de büyük önem verdiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, “Bizler için denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır. Atalarımız denizlere hâkim olarak bir cihan imparatorluğu kurdular; bizler de aynı bilinçle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mavi Vatan’ımıza sahip çıkıyoruz. Kabotaj Kanunu’nun 100. yılını da kutladığımız bu özel senede; her zaman belirttiğimiz üzere bir karış toprağımız ne ifade ediyorsa denizlerimizin bir damla suyunun da bizler için aynı anlam ve önemi taşıdığını bir kez daha vurgulamak istiyorum.” dedi. “Ege’den Kuzeyde Azak Denizi’ne, Güneyde İse Süveyş Kanalına Kadar Geniş Bir Alanda Hizmet Veriyoruz” Uraloğlu, denizleri COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi ve gelişmiş haberleşme sistemleri ile dinlediklerini, Otomatik Tanımlama Sistemleri ile izlediklerini ve Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri ile yönettiklerini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “2003 yılında Karadeniz ülkelerinin dünyaya çıkış kapısı olan boğazlarımızdaki gemi trafiğini yönetmek amacıyla dünyadaki ilk örneklerinden olan Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezini kurduk. 2020 yılında HAVELSAN’ımıza modernize ettirdik. Artık boğazlarımızdan geçen 80 bin gemiyi anbean izliyor, yönlendiriyor ve geçmişteki büyük kazaların, çevre felaketlerinin önüne geçiyoruz. Ülkemizin İzmit, İzmir ve İskenderun gibi en yoğun trafiğe sahip körfezlerinde de aynı sistemi devreye alarak Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri kurduk. Ankara’da da bu Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerinden elde edilen verilerle tüm kapsama alanlarını gösterir Gemi Trafik Yönetim Merkezi’ni hayata geçirdik. Ulusal Otomatik Tanımlama Sistemimizi de 2007’de kurduk, 2023’te güncelledik ve 2025’te tarihsel iz ve mobil uygulama özellikleriyle güçlendirdik. 2’si KKTC’de olmak üzere 27 baz istasyonuyla Ege’den kuzeyde Azak Denizi’ne, güneyde ise Süveyş Kanalına kadar geniş bir alanda hizmet veriyoruz.” Uraloğlu ayrıca, Uzak Mesafeden Gemilerin Tanımlanması ve İzlenmesi yani LRIT sistemi ile de Türk bayraklı gemileri dünyanın her yerinde, tüm gemileri ise kıyılardan 1000 deniz mili mesafeye kadar izlediklerini ifade etti. “Proje ile Mavi Vatanımızda Çıkarlarımızı Koruyacağız” Uraloğlu, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sistemi projesi kapsamında Denizcilik Genel Müdürlüğü ve HAVELSAN tarafından 2024 yılında başlayan çalışmaları yoğun bir mesainin ardından kısa sürede tamamlamış olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Proje ile Mavi Vatanımızda çıkarlarımızı koruyacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çevresi ile ülkemiz arasındaki deniz alanında gemi trafiğini kesintisiz izleyebileceğiz. Proje kapsamında; Gazimağusa’da Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi’ni kurduk. Dipkarpaz, Sadrazamköy ve Çayırova’daki insansız Trafik Gözetleme İstasyonlarımızı tamamladık. Selvitepe’de bulunan Otomatik Tanımlama Sistemi verileri ile Kantara’daki OTS ve radar verilerinin entegrasyonunu sağladık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor Haber

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor

Sektör temsilcileri, yatırımcıların artık yalnızca fiyat avantajına değil; hukuki güvence, kurumsal geliştirici, planlı yaşam konsepti ve uzun vadeli değer potansiyeline de odaklandığını belirtiyor… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını araladı. Yatırım süreçlerini daha şeffaf ve kontrollü hâle getirmeyi amaçlayan düzenlemelerle birlikte yatırımcıların karar verme kriterlerinde de önemli bir değişim yaşanıyor. Sektör değerlendirmelerine göre, yatırımcılar artık yalnızca satış fiyatı veya kısa vadeli getiri beklentisiyle hareket etmiyor. Projelerin yasal süreçlere uygunluğu, geliştirici firmanın sektördeki deneyimi, teslim performansı, yaşam konsepti ve bulunduğu bölgenin gelişim potansiyeli yatırım kararlarında daha belirleyici hâ le geliyor. Özellikle uluslararası yatırımcıların güven odaklı yaklaşımı, kurumsal şirketler tarafından geliştirilen planlı projelere olan ilgiyi artırıyor. Bu dönüşüm, Kuzey Kıbrıs'ta geliştirilen yeni nesil yaşam projelerini de ön plana çıkarıyor. Konutun ötesine geçen, sosyal yaşam alanları, yeşil dokusu, ticari üniteleri ve günlük yaşamı kolaylaştıran donatılarıyla öne çıkan projeler, yatırımın yanı sıra sürdürülebilir bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. YATIRIM KARARLARINDA GÜVEN VE KURUMSAL YAPI BELİRLEYİCİ OLUYOR Bu anlayış doğrultusunda projeler geliştiren SOA Holding, Lefkoşa'da hayata geçirdiği Air Life Lefkoşa ile değişen yatırımcı beklentilerine yanıt vermeyi amaçlıyor. Yaklaşık 69 bin metrekarelik proje alanı üzerinde yükselen Air Life Lefkoşa; konut, ticari alanlar, sosyal donatılar ve yeşil yaşam alanlarını bir araya getirerek kullanıcılarına bütüncül bir yaşam modeli sunuyor. Şehrin önemli ulaşım akslarına ve Ercan Havalimanı'na yakın konumuyla dikkat çeken proje, hem yaşam hem de yatırım odaklı beklentilere cevap veren yapısıyla öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, yeni düzenlemelerin sektör açısından güveni pekiştiren önemli bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gayrimenkul sektörü, güven üzerine inşa edilen bir ekosistemdir. KKTC'de hayata geçirilen yeni düzenlemeler, yatırım süreçlerinin daha şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlıyor. Bu süreçte yatırımcıların da tercihlerini yalnızca fiyat üzerinden değil, projeyi geliştiren firmanın deneyimi, hukuki altyapısı ve uzun vadeli vizyonu doğrultusunda şekillendirdiğini görüyoruz." Artukoğlu, yeni nesil projelerde yaşam kalitesinin yatırım değerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün yatırımcılar yalnızca bir konut satın almıyor; aynı zamanda güvenli, planlı ve sürdürülebilir bir yaşamın parçası olmayı tercih ediyor. Bu nedenle sosyal donatıları güçlü, yeşil alanlarıyla öne çıkan ve günlük yaşamı kolaylaştıran projeler daha fazla ilgi görüyor. Air Life Lefkoşa'yı tasarlarken de bu yaklaşımı benimsedik. Hedefimiz, yalnızca bugünün değil, geleceğin yaşam ihtiyaçlarına da cevap veren, uzun vadede değerini koruyan bir yaşam merkezi oluşturmak." Sektör temsilcileri, yeni düzenlemelerle birlikte KKTC gayrimenkul pazarında kurumsal yapı, şeffaflık ve planlı şehirleşme anlayışının daha fazla önem kazanacağını değerlendirirken, bu dönüşümün uluslararası yatırımcı güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KKTC’de Kadın Kooperatifinin Üretim Kapasitesi Güçlendirildi Haber

KKTC’de Kadın Kooperatifinin Üretim Kapasitesi Güçlendirildi

Farklı yaş ve meslek gruplarından kadınların bir araya gelmesiyle kurulan Girne Emekçi Kadınlar Kooperatifi, kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak, yerel üretimi desteklemek ve geleneksel değerleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bünyesinde gastronomi, tarım, turizm ve eğitim gibi farklı alanlardan üyeleri barındıran kooperatif, halihazırda 30 üretici kadına üretim ve pazarlama süreçlerinde destek sağlayarak kadın girişimciliğinin gelişimine katkı sunuyor. TİKA tarafından hayata geçirilen “Girne Emekçi Kadınlar Kooperatifi Kapasite Geliştirme Projesi” kapsamında kooperatifin üretim altyapısının güçlendirilmesi amacıyla gerekli ekipmanlar temin edildi. Sağlanan ekipmanlarla birlikte geleneksel gıda ürünlerinin daha hijyenik, verimli ve kaliteli koşullarda üretilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması, raf ömrünün uzatılması ve güvenli şekilde tüketiciye ulaştırılması için kooperatifin teknik kapasitesi güçlendirildi. TİKA tarafından sağlanan destekle kooperatifin sürdürülebilir üretim kapasitesinin geliştirilmesi, kadınların ekonomik hayata daha etkin katılımının teşvik edilmesi ve aile gelirlerine katkılarının artırılması hedefleniyor. Projenin aynı zamanda kooperatifçilik kültürünün yaygınlaştırılmasına, yerel kalkınmanın desteklenmesine ve KKTC’nin geleneksel üretim potansiyelinin güçlendirilmesine katkı sunması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.