Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kktc

Kapsül Haber Ajansı - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bayraktar: “Ceyhan'ı Adeta Bir Rotterdam Yapabiliriz" Haber

Bayraktar: “Ceyhan'ı Adeta Bir Rotterdam Yapabiliriz"

Bakan Bayraktar, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, özetle şunları kaydetti: 2,5 MİLYON VARİLLİK POTANSİYEL: Silopi’den Ceyhan'a gelen boru hatları, günde 1,5 milyon varil kapasiteye sahip. Yani, Türkiye'nin ihtiyacının üzerinde bir ham petrolü Türkiye'ye getirebilecek kadar bir kapasiteye sahip. Dünyanın günlük petrol ihtiyacı 103 milyon varil civarında. Yani, dünya ihtiyacının yüzde 1,5'i her gün buradan Ceyhan'a ve oradan dünya piyasalarına gidebilir. Cumhurbaşkanımızın da basın toplantısında ifade ettiği, ‘Daha kapsamlı bir enerji iş birliği anlaşması yapmayı hedefliyoruz’ sözünün arkasında, bu boru hattının 1,5 milyon varil kapasiteye ulaşması ama onun ötesinde belki 2,5 milyon varile kadar gidebilecek bir potansiyeli olduğunu görüyoruz. 2’nci proje, Silopi Habur civarındaki boru hattımızı, Kerkük'e gelen boru hattını Basra'ya kadar uzatmak. 25 MİLYAR LİRALIK GELİR: 1 Ağustos'taki anlaşmayla Irak tarafı, bu hattın kullanımıyla alakalı 750 bin varillik bir taahhüt ile bu boru hatlarından bir kapasiteyi almış oldu. Bu, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık, neredeyse 25 milyar TL'lik bir gelir elde etmesi anlamına geliyor. CEYHAN’I MERKEZE DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ: Ceyhan'ı adeta bir Rotterdam yapabiliriz. Böyle bir hedefimiz var. Yani, Ceyhan’ı petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı, fiyatlanmasının yapıldığı bir merkeze dönüştürme hedefimiz var. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’ndan her gün Ceyhan limanına yaklaşık 550-600 bin varil petrol geliyor, orada da kullanılmayan bir 400 bin varillik kapasite var. Yani onu da ilave ettiğinizde 1 milyon varilin buradan geldiği, aşağıdan 2,5 milyon varilin geldiği; toplamda 3-3,5 milyon varillik bir ticaretin, yani dünya ihtiyacının yüzde 3-3,5'inin oluştuğu bir piyasa. Buradaki petrol ürünlerini depoladığımız depolama alanlarını da dâhil ettiğinizde petrokimya ve rafineri yapabileceğiniz bir yer. Ceyhan'ı bu anlamda bir petrol ve petrol ürünü ticaret merkezi hâline dönüştürebiliriz. KERKÜK PETROLÜ: Sahada 3 milyar varillik bir rezervin olduğu tahmin ediliyor. Türkiye Petrolleri olarak burada yüzde 15'lik bir paya sahip olmuş durumdayız. Payı, petrol olarak alacağız. ARZ GÜVENLİĞİ SIKINTI YAŞAMADIK: Türkiye büyük bir çeşitlendirme stratejisi ortaya koydu. ‘Ülkemize sadece boru hattıyla doğal gaz tedarik etmeyelim’ dedik, aynı zamanda dünyadaki büyük LNG ihracat potansiyelini gördük ve ondan istifade edebilmek için altyapımızı 5 kat artıracak yatırımlar yaptık. Bu yatırımlarla Türkiye bugün hamdolsun Hürmüz krizine rağmen arz güvenliğinde bir sıkıntı yaşamıyor. 2020 pandemi krizine, 2022 Rusya-Ukrayna savaşına, şimdi Hürmüz krizine rağmen Türkiye, bugüne kadar petrolde, petrol ürünlerinde, doğal gazda ve elektrikte herhangi bir sıkıntı yaşamadı. İnşallah yaşamayacağız. DOĞAL GAZ DEPOLARI DOLU: Kışa doğru artık hazırlıkların bir anlamda yapılması gereken bir dönemdeyiz. Avrupa’da şu anda doğal gaz depoları yüzde 57 civarında dolu. Bizim depolarımız hem Tuz Gölü hem de Silivri şu anda yüzde 100 dolulukta. Hedefimiz, bu altyapı yatırımlarına yenilerini eklemek. Tuz Gölü'nün kapasitesini arttırma hedefimiz var, Silivri için öyle. FSRU'lara ilave iki tane daha getirmeyi hedefliyoruz. Dolayısıyla önemli yeni yatırım projelerimiz de var. GABAR’DA ÜRETİM: Üretimimiz artıyor. Her geçen gün bir rekor kırıyoruz Gabar’da. Adı terörle anılan ve birçok kayıplar verdiğimiz Gabar’da şimdi dağlar 700 kilometrelik yol ağı yaptığımız, 3 bin 500’ün üzerinde, çoğunluğu o bölgenin gençlerinden oluşan çalışma arkadaşlarımızla beraber Türkiye’nin üretim üssü haline, Türkiye’nin petrol merkezi haline dönmüş durumda. Bu hafta Terörsüz Türkiye gündemi ülkemizde çok daha yoğun; kanun Meclis’e sevk edildi, ümit ediyorum birkaç gün içerisinde yasalaşacak. Türkiye’nin 2 trilyon dolarlık bir ekonomik değeri harcadığı, binlerce canını verdiği ve uğruna büyük bir mücadele verdiği bu terörle mücadelede şu anda çok önemli bir aşamaya gelmiş durumdayız. Terör olmadığında Türkiye’nin neler yapabileceğinin bir kesitini Şırnak’ta Gabar’da sunmuş oluyoruz. ANKONVANSİYONEL ÜRETİM: Şu anda Diyarbakır Silvan’da 4 sahada deniyoruz. Bu yılın sonuna doğru inşallah yatay sondajı ve yatay çatlatma faaliyetini gerçekleştireceğiz. Eğer başarılı olursak Şırnak’tan daha büyük bir hikâyeyi Diyarbakır’da yazabiliriz. 1 MİLYON VARİL HEDEFİ: Biz Türkiye’nin ihtiyacı olan 1 milyon varil petrolü mutlak surette üreteceğiz. Türkiye Petrolleri dışarıda da büyüyecek. Türkiye Petrolleri, şu anda yurt içinde ve yurt dışında 330 bin varil petrol ve doğal gaz üretiyor. Hedefimiz, 2028 yılında bunu 600 bin varile çıkarmak. KKTC’YE DOĞAL GAZ BORU HATTI: Şu anda Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz, Akdeniz’de KKTC’ye doğal gaz boru hattı götürmekle alakalı deniz tabanında bir araştırma yapıyor. Projenin mühendisliği ve yapımını 24 ile 30 ay arasında planlıyoruz. 2-2,5 sene içerisinde bu 100 kilometrelik doğal gaz boru hattını adaya götüreceğiz. PAKİSTAN’DA SİSMİK ÇALIŞMA: Oruç Reis, Akdeniz’deki görevi bitince Pakistan’a gidecek. Sismik çalışmayı Ekim'de yapmayı planlıyoruz. SURİYE’YE ELEKTRİK İLETİMİ: Suriye ile hem petrol hem doğal gaz hem elektrik alanlarında ve de maden konularında yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Geçtiğimiz yıl 2 Ağustos'ta Türkiye'den Halep'e doğal gaz boru hattını bağladık ve şu anda Suriye'ye doğal gaz ihraç ediyoruz. Özellikle kuzey Suriye'nin ihtiyaç duyduğu elektriği çok uzun zamandır Türkiye ihraç ediyor. Şimdi o kapasiteleri arttırıyoruz. Birecik-Halep arasında 500 megavatlık elektrik iletim hattını yakın zamanda devreye almayı planlıyoruz. YENİ NÜKLEER SANTRALLER: Bir teknoloji seçimi yapacağız, bir iş modeli, ticari model seçimi yapacağız. Bu muhtemelen Akkuyu'dan daha farklı olacak. Akkuyu'da yüzde 100 Rus yatırımının olduğu, Türkiye'nin bir alım garantisi vererek bu projeyi desteklediği bir model vardı. Muhtemeldir ki Sinop ve Trakya projeleri bundan biraz daha farklı olacak. Orada iş, Türk şirketlerinin pay sahipliği ve hissedarlık yapısında olduğu bir modele doğru gidiyor gibi gözüküyor. NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ: Kurduğumuz pilot tesisin yanına şimdi bir endüstriyel tesis kurarak burayı artık ticarileştirme noktasına gelmiş durumdayız. Türkiye, önümüzdeki birkaç ay içerisinde bunun temelini atıp 2028'den sonra nadir toprak elementlerinden değer üreten, gelir üreten bir modele geçiyor. ALTIN ÜRETİMİ: Toprağın altında 10 bin ton altınımız var; çıkarılabilecek, ekonomik değer olarak üretebileceğimiz altın miktarı bu kadar. Bu çok önemli bir rakam. Bugünkü rakamlarla yer altında 1,4 trilyon dolarlık bir kaynağımız var. Tabii bunu üretmeniz lazım. Türkiye'nin altın üretimini ilk etapta 100 tonlara çıkarmak istiyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep'te Hemşehri Dernekleri Festivali Renkli Görüntülerle Açıldı Haber

Gaziantep'te Hemşehri Dernekleri Festivali Renkli Görüntülerle Açıldı

Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelerek Gaziantep'te yaşamını sürdüren vatandaşları aynı çatı altında buluşturan festivalin açılışı, yoğun katılımla düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Festival Parkı'nda tüm coşkusuyla devam eden etkinliklerde Gazi şehirliler, Anadolu'nun farklı yörelerine ait kültürel değerleri yakından tanıma fırsatı buluyor. Farklı şehirlerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) katılan kurum ve kuruluşlar da kültürel miraslarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Festivalde, Türkiye'nin farklı illerini temsil eden 62 hemşehri derneğinin yanı sıra KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Lefkoşa, Gazimağusa, Güzelyurt ve Şırnak belediyeleri ile federasyonlar, konfederasyonlar, vakıflar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları stant açarak kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival programında kentte faaliyet gösteren kamu kurumları da yer alıyor. ŞAHİN: GAZİANTEP MODELİ BEN DEĞİL BİZ ANLAYIŞIDIR, KARDEŞLİK MODELİDİR Açılışta konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Modeli'nin "Ben değil, biz" anlayışı üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Biz Anadolu'yuz. Anadolu bereketi, Mezopotamya'nın bilgeliği, Akdeniz'in sıcaklığı, Orta Doğu'nun derinliği var. Biz Anadolu İrfanı'yız. 12 bin yıllık tarih bize emanet. Gaziantep Modeli, ‘Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez’ diyen kardeşlik modelidir. Gaziantep Modeli Yunus Emre'nin diliyle, ‘Biz gelmedik kavga için dostun evi gönüllerdir. Gönüller yapmaya geldik’ diyen gönül kardeşliğinin modelidir. Hepimiz Fırat'ın ve Dicle'nin çocukları olarak Baharat Yolu’nu şifa yoluna İpek Yolu’nu kardeşlik yoluna dönüştürdük. Bu şehrin evladı olmaktan sizlere kardeş olmaktan, güzele örnek olmaktan ne kadar mutlu olduğumu ifade ediyorum.” ÇEBER: GAZİANTEP, MİSAFİRPERVERLİĞİ VE EV SAHİPLİĞİYLE YÜZYILLARDIR ÖNE ÇIKAN BİR KENT Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise konuşmasında, her yıl düzenlenen festivalin şehirde yaşayan hemşehriler ile farklı illerden ve yurt dışından gelen vatandaşları buluşturduğunu belirterek, Başkan Fatma Şahin ve ekibini tebrik etti. Çeber, şunları söyledi: “Bir metre karesini bile ihmal edemeyecek çok güzel bir ülkemiz var. Tüm kurumlarımla da beraber bu festivale tabii ki çok büyük destekçisiyim ama bu festival Büyükşehir Belediye Başkanımızın çok güzel organizasyonlarından birisidir. Gaziantep çok kadir bir kent. Gaziantep, misafirperverlik ve ev sahipliği özelliğini yüzlerce yıldır bünyesinde barındıran bir kent. Gaziantep son zamanlarda gastronomi ve sanayisiyle çok daha fazla biliniyor. Ama o çok ötesinde tarihi, kültürü, tarımı hepsi birbirinden çok fazla özelliği olan bir kent. İşte bugün de burada hep beraberiz, hep birlikteyiz. Yurtdışından gelen, yurtiçinden gelen, Gaziantep'te yaşayan, Gaziantep'i seven, Gaziantep'i bilen, ‘Gaziantep'te benim de bir şeylerim var’ diyen herkes burada. Onun için biz Gaziantepliler olarak son derece mutluyuz.” KİLİS VALİSİ KALAYCI'DAN DAVET Kilis Valisi Ömer Kalaylı, katılımcıları Kilis'e davet ederek kentin özelliklerinden bahsetti ve şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizin dört bir yanından ve yurt dışından gelen hemşehri derneklerimizi aynı çatı altında buluşturan bu anlamlı organizasyon ortak kültürümüzü köklü değerlerimizi ve kardeşlik bağlarımızı yaşatan birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendiren çok kıymetli bir buluşmadır. Kültürümüzü yaşatan şehirlerimiz arasındaki dostluğu, dayanışmayı ve kardeşlik bağlarını güçlendiren bu tür organizasyonların artarak devam etmesini temenni ediyorum.” ATASEVEN: GAZİANTEP ASIRLARDIR DAYANIŞMANIN, ÜRETİMİN, KARDEŞLİĞİN VE MEDENİYETİN DE MERKEZİ OLMUŞTUR AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Fatma Ataseven ise selamlama konuşmasında şunları söyledi: “Bugün bizlerin aynı çatı altında buluşmasına vesile olan Gaziantep Büyükşehir Belediyemize, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Bu buluşma farklı kültürlerin aynı medeniyet ikliminde zenginliğe dönüşmesinin ve millet olma şuurunun en güzel örneklerinden biridir. Gaziantep asırlardır ticaretin merkezi olmasının yanı sıra dayanışmanın, üretimin, kardeşliğin ve medeniyetin de merkezi olmuştur. Bugün burada şahitlik ettiğimiz bu heyecan uyandıran tablo Anadolu'nun bütün renklerinin Gaziantep'te aynı gönül sofrasında buluştuğunu göstermektedir.” Programa ayrıca Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Cuma Güzel, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Aksoy ile Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Kenan Aslan katılarak alanı dolduran vatandaşları selamladı ve festivalin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından festivalin resmi açılışı gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca, Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Anadoludakiler Projesi kapsamındaki Anadoludakiler İpekyolu Pazarı'nın da açılışı yapıldı. FESTİVAL COŞKUSU DEVAM EDİYOR Katılımcılar, yöresel ürünlerini, geleneksel lezzetlerini, el sanatlarını ve kültürel miraslarını ziyaretçilere tanıtma imkanı buluyor. Festival boyunca Halk Oyunları Topluluğu gösterileri, semazen gösterileri, yöresel oyunlar, yöresel müzik dinletileri, yerel ve ulusal sanatçı konserleri ile çok sayıda kültür, sanat ve spor etkinliği ziyaretçilerle buluşmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı Haber

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz sınırlarında güvenliği sağlamak amacıyla başlatılan Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sisteminin açılış törenini gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, “Mavi Vatan’ımızın savunulması ve denizlerimize hâkimiyetimizin pekiştirilmesi yolunda atılmış kritik bir adımı hep birlikte hizmete almanın gururunu yaşıyoruz. Denizcilik sektörümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘denizci millet, denizci ülke’ vizyonuyla son 24 yılda çok büyük bir atılım gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı. “Türkiye 144 Bin Gemi İnsanı ile Dünyanın Önde Gelen Denizci Ülkelerinden Biridir” Uraloğlu, Bakanlık olarak hayata geçirdikleri proje ve çalışmaların Türkiye’nin, uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıyarak gurur verici başarılara yelken açtığını ve Türkiye’yi denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında saygın bir konuma yükselttiğini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün Türkiye; 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer almaktadır. Gemi inşa sanayimiz de küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 7’inci, tonajda 10’uncu sıradayız. Mega yat imalatında dünya ikincisiyiz. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3’üncü, Avrupa’da lideriz.” “Bizler İçin Denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak denizlerde seyir, can, mal ve çevre emniyetine de büyük önem verdiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, “Bizler için denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır. Atalarımız denizlere hâkim olarak bir cihan imparatorluğu kurdular; bizler de aynı bilinçle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mavi Vatan’ımıza sahip çıkıyoruz. Kabotaj Kanunu’nun 100. yılını da kutladığımız bu özel senede; her zaman belirttiğimiz üzere bir karış toprağımız ne ifade ediyorsa denizlerimizin bir damla suyunun da bizler için aynı anlam ve önemi taşıdığını bir kez daha vurgulamak istiyorum.” dedi. “Ege’den Kuzeyde Azak Denizi’ne, Güneyde İse Süveyş Kanalına Kadar Geniş Bir Alanda Hizmet Veriyoruz” Uraloğlu, denizleri COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi ve gelişmiş haberleşme sistemleri ile dinlediklerini, Otomatik Tanımlama Sistemleri ile izlediklerini ve Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri ile yönettiklerini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “2003 yılında Karadeniz ülkelerinin dünyaya çıkış kapısı olan boğazlarımızdaki gemi trafiğini yönetmek amacıyla dünyadaki ilk örneklerinden olan Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezini kurduk. 2020 yılında HAVELSAN’ımıza modernize ettirdik. Artık boğazlarımızdan geçen 80 bin gemiyi anbean izliyor, yönlendiriyor ve geçmişteki büyük kazaların, çevre felaketlerinin önüne geçiyoruz. Ülkemizin İzmit, İzmir ve İskenderun gibi en yoğun trafiğe sahip körfezlerinde de aynı sistemi devreye alarak Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri kurduk. Ankara’da da bu Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerinden elde edilen verilerle tüm kapsama alanlarını gösterir Gemi Trafik Yönetim Merkezi’ni hayata geçirdik. Ulusal Otomatik Tanımlama Sistemimizi de 2007’de kurduk, 2023’te güncelledik ve 2025’te tarihsel iz ve mobil uygulama özellikleriyle güçlendirdik. 2’si KKTC’de olmak üzere 27 baz istasyonuyla Ege’den kuzeyde Azak Denizi’ne, güneyde ise Süveyş Kanalına kadar geniş bir alanda hizmet veriyoruz.” Uraloğlu ayrıca, Uzak Mesafeden Gemilerin Tanımlanması ve İzlenmesi yani LRIT sistemi ile de Türk bayraklı gemileri dünyanın her yerinde, tüm gemileri ise kıyılardan 1000 deniz mili mesafeye kadar izlediklerini ifade etti. “Proje ile Mavi Vatanımızda Çıkarlarımızı Koruyacağız” Uraloğlu, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sistemi projesi kapsamında Denizcilik Genel Müdürlüğü ve HAVELSAN tarafından 2024 yılında başlayan çalışmaları yoğun bir mesainin ardından kısa sürede tamamlamış olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Proje ile Mavi Vatanımızda çıkarlarımızı koruyacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çevresi ile ülkemiz arasındaki deniz alanında gemi trafiğini kesintisiz izleyebileceğiz. Proje kapsamında; Gazimağusa’da Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi’ni kurduk. Dipkarpaz, Sadrazamköy ve Çayırova’daki insansız Trafik Gözetleme İstasyonlarımızı tamamladık. Selvitepe’de bulunan Otomatik Tanımlama Sistemi verileri ile Kantara’daki OTS ve radar verilerinin entegrasyonunu sağladık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor Haber

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor

Sektör temsilcileri, yatırımcıların artık yalnızca fiyat avantajına değil; hukuki güvence, kurumsal geliştirici, planlı yaşam konsepti ve uzun vadeli değer potansiyeline de odaklandığını belirtiyor… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını araladı. Yatırım süreçlerini daha şeffaf ve kontrollü hâle getirmeyi amaçlayan düzenlemelerle birlikte yatırımcıların karar verme kriterlerinde de önemli bir değişim yaşanıyor. Sektör değerlendirmelerine göre, yatırımcılar artık yalnızca satış fiyatı veya kısa vadeli getiri beklentisiyle hareket etmiyor. Projelerin yasal süreçlere uygunluğu, geliştirici firmanın sektördeki deneyimi, teslim performansı, yaşam konsepti ve bulunduğu bölgenin gelişim potansiyeli yatırım kararlarında daha belirleyici hâ le geliyor. Özellikle uluslararası yatırımcıların güven odaklı yaklaşımı, kurumsal şirketler tarafından geliştirilen planlı projelere olan ilgiyi artırıyor. Bu dönüşüm, Kuzey Kıbrıs'ta geliştirilen yeni nesil yaşam projelerini de ön plana çıkarıyor. Konutun ötesine geçen, sosyal yaşam alanları, yeşil dokusu, ticari üniteleri ve günlük yaşamı kolaylaştıran donatılarıyla öne çıkan projeler, yatırımın yanı sıra sürdürülebilir bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. YATIRIM KARARLARINDA GÜVEN VE KURUMSAL YAPI BELİRLEYİCİ OLUYOR Bu anlayış doğrultusunda projeler geliştiren SOA Holding, Lefkoşa'da hayata geçirdiği Air Life Lefkoşa ile değişen yatırımcı beklentilerine yanıt vermeyi amaçlıyor. Yaklaşık 69 bin metrekarelik proje alanı üzerinde yükselen Air Life Lefkoşa; konut, ticari alanlar, sosyal donatılar ve yeşil yaşam alanlarını bir araya getirerek kullanıcılarına bütüncül bir yaşam modeli sunuyor. Şehrin önemli ulaşım akslarına ve Ercan Havalimanı'na yakın konumuyla dikkat çeken proje, hem yaşam hem de yatırım odaklı beklentilere cevap veren yapısıyla öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, yeni düzenlemelerin sektör açısından güveni pekiştiren önemli bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gayrimenkul sektörü, güven üzerine inşa edilen bir ekosistemdir. KKTC'de hayata geçirilen yeni düzenlemeler, yatırım süreçlerinin daha şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlıyor. Bu süreçte yatırımcıların da tercihlerini yalnızca fiyat üzerinden değil, projeyi geliştiren firmanın deneyimi, hukuki altyapısı ve uzun vadeli vizyonu doğrultusunda şekillendirdiğini görüyoruz." Artukoğlu, yeni nesil projelerde yaşam kalitesinin yatırım değerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün yatırımcılar yalnızca bir konut satın almıyor; aynı zamanda güvenli, planlı ve sürdürülebilir bir yaşamın parçası olmayı tercih ediyor. Bu nedenle sosyal donatıları güçlü, yeşil alanlarıyla öne çıkan ve günlük yaşamı kolaylaştıran projeler daha fazla ilgi görüyor. Air Life Lefkoşa'yı tasarlarken de bu yaklaşımı benimsedik. Hedefimiz, yalnızca bugünün değil, geleceğin yaşam ihtiyaçlarına da cevap veren, uzun vadede değerini koruyan bir yaşam merkezi oluşturmak." Sektör temsilcileri, yeni düzenlemelerle birlikte KKTC gayrimenkul pazarında kurumsal yapı, şeffaflık ve planlı şehirleşme anlayışının daha fazla önem kazanacağını değerlendirirken, bu dönüşümün uluslararası yatırımcı güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KKTC’de Kadın Kooperatifinin Üretim Kapasitesi Güçlendirildi Haber

KKTC’de Kadın Kooperatifinin Üretim Kapasitesi Güçlendirildi

Farklı yaş ve meslek gruplarından kadınların bir araya gelmesiyle kurulan Girne Emekçi Kadınlar Kooperatifi, kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak, yerel üretimi desteklemek ve geleneksel değerleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bünyesinde gastronomi, tarım, turizm ve eğitim gibi farklı alanlardan üyeleri barındıran kooperatif, halihazırda 30 üretici kadına üretim ve pazarlama süreçlerinde destek sağlayarak kadın girişimciliğinin gelişimine katkı sunuyor. TİKA tarafından hayata geçirilen “Girne Emekçi Kadınlar Kooperatifi Kapasite Geliştirme Projesi” kapsamında kooperatifin üretim altyapısının güçlendirilmesi amacıyla gerekli ekipmanlar temin edildi. Sağlanan ekipmanlarla birlikte geleneksel gıda ürünlerinin daha hijyenik, verimli ve kaliteli koşullarda üretilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması, raf ömrünün uzatılması ve güvenli şekilde tüketiciye ulaştırılması için kooperatifin teknik kapasitesi güçlendirildi. TİKA tarafından sağlanan destekle kooperatifin sürdürülebilir üretim kapasitesinin geliştirilmesi, kadınların ekonomik hayata daha etkin katılımının teşvik edilmesi ve aile gelirlerine katkılarının artırılması hedefleniyor. Projenin aynı zamanda kooperatifçilik kültürünün yaygınlaştırılmasına, yerel kalkınmanın desteklenmesine ve KKTC’nin geleneksel üretim potansiyelinin güçlendirilmesine katkı sunması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dubai’den Sonra Yatırımın Yeni Adresi Kıbrıs Olacak Haber

Dubai’den Sonra Yatırımın Yeni Adresi Kıbrıs Olacak

Özellikle gayrimenkul, turizm, enerji ve ticaret alanlarında artan yatırımlar, KKTC’yi uluslararası yatırımcılar açısından dikkat çeken bir merkez haline getiriyor. Medyada yer alan değerlendirmelerde de Dubai’nin ardından yeni yatırım rotasının KKTC olduğuna dikkat çekiliyor… Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, KKTC’nin önümüzdeki dönemde yatırım dünyasının en önemli merkezlerinden biri olacağını ifade etti. Artukoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “KKTC bugün; stratejik konumu, gelişen altyapısı, yatırım dostu yaklaşımı ve yüksek büyüme potansiyeliyle yatırımcıların radarına güçlü şekilde girmiş durumda. Özellikle Türkiye ile olan yakın ekonomik ilişkiler ve bölgedeki yeni ticaret dengeleri, Kuzey Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’in yükselen yatırım merkezi haline getiriyor. Önümüzdeki dönemde turizmden gayrimenkule, enerjiden lojistiğe kadar birçok sektörde çok daha büyük yatırımlar göreceğimize inanıyoruz.” Air Life Projesiyle Sürdürülebilir Yatırım Vizyonu SOA Holding olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Artukoğlu, KKTC’nin yatırımcılar için güven veren ve sürdürülebilir fırsatlar sunan bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. “Yatırımcı artık yalnızca kısa vadeli kazanç değil; güvenli, sürdürülebilir ve stratejik bölgeler arıyor. KKTC bu anlamda önemli avantajlar sunuyor. Özellikle Türkiye merkezli yatırımcıların bölgeye ilgisinin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Biz de SOA Holding olarak bölgenin ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projeleri desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Artukoğlu ayrıca, bölgenin potansiyeline olan inançlarını yalnızca söylemde bırakmadıklarını belirterek Lefkoşa’da hayata geçirdikleri Air Life projesine dikkat çekti. Kısa amortisman süreleri sunan, enerji verimliliği yüksek ve uluslararası standartlarda tasarlanan projenin; profesyonellerin, öğrencilerin ve kurumsal yaşamın ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde planlandığını ifade eden Artukoğlu, Air Life’ın geleneksel yazlık konut anlayışının ötesinde, yılın 365 günü yaşayan modern bir ekosistem sunduğunu söyledi. SOA Holding’in enerji sektöründeki köklü tecrübesinin projeye de yansıdığını belirten Artukoğlu, çevre dostu altyapısı ve sürdürülebilir yaşam yaklaşımıyla öne çıkan Air Life’ın, yatırımcılara uzun vadeli ekonomik avantaj sağlamayı hedeflediğini kaydetti. Son yıllarda Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesi ve bölgeye yönelik yeni yatırım hamleleri de KKTC’nin cazibesini artıran önemli faktörler arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Millî Reasürans, Sigorta Sektörünü  Kıbrıs’ta Buluşturdu Haber

Millî Reasürans, Sigorta Sektörünü  Kıbrıs’ta Buluşturdu

Millî Reasürans’ın her yıl düzenlediği ve sektörün önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Kıbrıs Semineri, bu yıl 13’üncü kez Girne’de gerçekleştirildi. Yaklaşık 40 farklı sigorta şirketinden 140’a yakın sektör temsilcisinin yer aldığı etkinlikte, sigortacılık sektörünün mevcut dinamikleri ve geleceğe yönelik beklentiler değerlendirildi. Millî Reasürans Genel Müdürü Fikret Utku Özdemir’in de katılım sağladığı etkinlikte, Millî Reasürans Genel Müdür Yardımcısı V. Kaan Acun’un açılış konuşmasının ardından Millî Reasürans Yurt İçi Trete Kabulleri Grup Müdürü Seda Orman Küçükçirkin Türkiye reasürans piyasası ve 2026 yenilemeleri konulu bir sunum gerçekleştirdi. Program, KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Başkanı Börte Kağan Barlasoğlu’nun konuşmasıyla devam etti. PROF. DR. HAKAN KARA, EKONOMİ GÜNDEMİNİ DEĞERLENDİRDİ Seminerin ana konuşmacısı olan TCMB Eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, gerçekleştirdiği sunumda dünya ve Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri kapsamlı bir çerçevede ele aldı. Küresel ekonomik görünüm, enflasyon dinamikleri, para politikaları ve büyüme beklentilerine değinen Kara, sunumda ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisine ilişkin güncel görünüm ve öngörülerini de paylaştı. Sunum, sektör temsilcilerinin katıldığı soru-cevap bölümüyle sona erdi. UZUN SOLUKLU İŞBİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLDİ Seminer kapsamında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sigorta sektörü ile uzun yıllara dayanan işbirlikleri bir kez daha pekiştirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin fırsatlar da ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.