Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Klasik Müzik

Kapsül Haber Ajansı - Klasik Müzik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Klasik Müzik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Janoska Ensemble İçin Geri Sayım Başladı! ​​​​​​​ Haber

Janoska Ensemble İçin Geri Sayım Başladı! ​​​​​​​

E.C.A. ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek konser, 31 Ağustos Pazartesi akşamı Bodrum Kalesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşecek. Topluluk, klasik müziği caz, tango, Latin ve doğaçlamadan beslenen çağdaş yorumuyla müzikseverlerle buluşturacak. Uluslararası müzik sahnesinde kendine özgü yorumuyla öne çıkan Janoska Ensemble, klasik repertuvarı caz, tango, Latin ve Balkan müziğinin etkileriyle yeniden ele alıyor. Geleneksel icranın yanı sıra doğaçlamaya da geniş yer veren topluluk, 31 Ağustos’ta Bodrum Kalesi’nde vereceği konserde bu yaklaşımını dinleyiciyle paylaşacak. Ondrej, Roman ve František Janoska kardeşler ile Julius Darvas’tan oluşan topluluğun müzikal geçmişinde nesiller boyunca aktarılan güçlü bir aile geleneği bulunuyor. Janoska kardeşlerin ailesinde altı nesildir aktif olarak sürdürülen müzisyenlik geleneği bulunurken, Julius Darvas’ın ailesinde de üç nesilden fazla süredir kontrbas sanatçılığı devam ediyor. Klasik müzik eğitimi alan dört sanatçı, bireysel kariyerlerinde edindikleri deneyimi topluluk çatısı altında bir araya getiriyor. Bu birikim, klasik repertuvarın farklı türlerle buluştuğu ve doğaçlamanın önemli bir rol üstlendiği Janoska Style’ın temelini oluşturuyor. Klasik Müziğe Doğaçlama Dokunuş Janoska Ensemble’ın müzik anlayışında klasik eserlerin yeniden düzenlenmesi ve doğaçlama önemli bir yer tutuyor. Mozart, Bach ve Vivaldi gibi bestecilerin eserlerini kendi yorumlarıyla ele alan topluluk, repertuvarına caz, tango, Latin, Balkan ve dünya müziğinden unsurlar ekliyor. “Janoska Style” olarak tanımlanan bu yaklaşım, eserlerin yalnızca nota üzerinden değil, müzisyenlerin sahnedeki etkileşimi ve anlık yorumları üzerinden de şekillenmesini sağlıyor. Bu nedenle topluluğun performanslarında aynı eser, farklı konserlerde değişen doğaçlamalarla farklı bir karakter kazanabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Premium Ultra Trail’de Madalyalar Sahiplerini Buldu Haber

Uludağ Premium Ultra Trail’de Madalyalar Sahiplerini Buldu

Uludağ’da Koşmayı Hayal Et!” sloganıyla bu yıl 9’uncusu düzenlenen ve 23 ülkeden 2 bin 853 sporcunun katıldığı Uludağ Premium Ultra Trail, üç gün süren heyecanın ardından tamamlandı. 70K, 42K, 30K, 16K ve 6K parkurlarında koşan sporcular, Uludağ'ın eşsiz doğasında unutulmaz bir yarış deneyimi yaşarken, dereceye giren isimler madalyalarını düzenlenen törenle aldı. Mint Organizasyon tarafından, Uludağ Alan Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, Uludağ Premium isim sponsorluğunda düzenlenen Uludağ Premium Ultra Trail, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirildi. Anadolu Sigorta, Asics, Bauhaus Türkiye ve Bursa Teleferik’in sponsorluğunda; Almira Hotel, Garmin, Ceylan Splend’or Uludağ, Lifeon Concept, Power App, Segway Türkiye, Herbalife ve ANDA Arama Kurtarma’nın destekleriyle düzenlenen organizasyonda, Adım Adım ve Bodrum Sağlık Vakfı da sosyal sorumluluk partneri olarak yer aldı. Beş farklı parkurda her seviyeden yerli ve yabancı sporcuyu ağırlayan etkinlikte koşucular, Cennettepe, Kirazlıyayla, Süleymaniye, Hünkar Köşkü, Zeyniler, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, Buzul Göletler, Uludağ Zirve, Softaboğan Şelalesi, Bakacak, Kurbağakaya ve Sarıalan gibi Bursa’nın önemli ve değerli lokasyonlarından geçerek hem zorlu hem de keyifli bir yarış tecrübe etti. 6K VE ÇOCUK KOŞUSU RENKLİ GÖRÜNTÜLERE SAHNE OLDU Yarış programı kapsamında dün 70K, 42K, 30K ve 16K etapları koşulurken, organizasyonun son gününde 6K ve bu yıl ilk kez düzenlenen Çocuk Koşusu gerçekleştirildi. Doğayla iç içe kısa parkurda koşan sporcular keyifli anlar yaşarken, minik sporcular da kendileri için hazırlanan parkurda büyük heyecan yaşadı. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği Çocuk Koşusu, renkli görüntülere sahne olurken, organizasyonun en neşeli anlarından biri oldu. ULUDAĞ'IN PARKURLARINDA SENFONİ YANKILANDI Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, parkurun belirli noktalarında performans sergiledi. Yarış boyunca klasik müzik eserleri seslendiren sanatçılar, sporculara parkur üzerinde eşlik etti. Doğa ile müziğin bir araya geldiği bu anlar, hem koşucular hem de etkinliği takip eden ziyaretçiler tarafından ilgiyle izlendi. 23 ÜLKEDEN SPORCULAR ULUDAĞ'DA BULUŞTU Türkiye dahil 23 ülkeden 2 bin 853 sporcunun katıldığı Uludağ Premium Ultra Trail, bu yıl da uluslararası katılımıyla dikkat çekti. Rusya, Bangladeş, İspanya, Kanada, Türkmenistan, İngiltere, İran, Güney Kıbrıs, Avustralya, Polonya, Japonya, KKTC, ABD, Finlandiya, Slovakya, Fransa, Güney Kore, Brezilya, Almanya, Hollanda, Malezya ve Yunanistan’dan gelen sporcular, parkurlarda yerini aldı. BEYZA GÜZEL: HER GELDİĞİMDE FARKLI BİR DENEYİM SUNUYOR 70K’da birincilik elde eden Beyza Güzel, “Uludağ'da 5’inci yılım. Her sene üstüne koyarak ilerleyen bir yarış. Her geldiğimde farklı bir deneyim sunuyor. Gerçekten müthiş duygularla ayrılıyorum. Çok mutluyum. Gerçekten çok tarif edilemez duygular içerisindeyim. İnşallah seneye de 70 kilometrede tekrar aynı başarıyı kazanırım. Çok kırıcı bir parkurdu. 30’uncu kilometrede 300 metreden biz 2 bin 500'e kadar tırmandık. Burası kırıcıydı ama ben yeterli antrenman yaptım ve keyif aldım. Şu an hedefimde Chamonix var. Sonrasında Kaçkar ve Kapadokya. Kapadokya da çok özel bir yarış benim için. Onun için de heyecanlıyım. Uludağ, Türkiye'de patika yarışlarında gerçekten çok değerli bir yarış. Her sene üstüne koyarak ilerliyor. Benim de 5’inci yılımdı ve her geldiğimde bize çok güzel deneyimler sunuyor. Global bir yarış bu yüzden değer verilmesi gereken bir yarış. Ben de değer verdiğimi düşünüyorum ve hep de vereceğim” diye konuştu. MUSTAFA DAĞDELEN: PLANLADIĞIM GİBİ GİTTİ 70K’da birinci olan Mustafa Dağdelen, "Yıllardır takip ettiğim bir yarıştı, Türkiye'nin en büyük organizasyonlarından biri. Mükemmel bir organizasyon. Bana da ilk defa koşmak kısmet oldu burada. İlk defa bu yıl 70K parkurunda koştum. Bize sadece koşmak kaldı ve organizasyon resmen kusursuzdu. Yarış tam planladığım gibi gitti. Parkuru biraz araştırmıştım. Çok zor ve teknik bir parkur olduğunu biliyordum. Uludağ'ın zirvesine tırmanmak, 300 metre rakıma inip tekrardan zirveye tırmanmanın zor olacağını zaten biliyordum. Yarışın nasıl geçeceğini de biliyordum aslında. Tam planladığım gibi gitti. Açıkçası birinci olmayı beklemiyordum, çok zor rakipler vardı. Çok da zor geçti yarış aslında. Çok son dakikaya kadar sürekli birincilik el değiştirdi. Ama zirveye çıktıktan sonra artık orada kendimi çok daha iyi hissettim. Oraya güçlü çıkan zaten yarışı kazanacaktı. Zirveye çıktığımda hala çok iyiydim. Kendimi iyi hissettim, çok güçlü hissettim. Orası ondan sonra artık birinciliği aldıktan sonra geri vermedim. Parkur çok keyifliydi zaten, zirve çok güzeldi. Manzara mükemmeldi diyebilirim” dedi. HER SEFERİNDE KENDİMİ GEÇMEK İSTİYORUM Koşu sporuna dört yıl önce kilo verme amacıyla başladığını ifade eden Dağdelen, “İlk defa koşumu o zaman yaptım, 34 yaşından sonra başladım. Disiplinli bir şekilde antrenmanlarımı yaptım. Gelişimimi gördüm. Motivasyonum iyi bir şekilde devam etti ve 4 yılda şu an 100-120 km koşacak seviyeye geldim. Her şey 4 yıl önce başladı, 4 yıl önce koşuyla başladı. Her seferinde kendimi geçmek istiyorum. Bir yıl önce aynı koştuğum parkuru geliştirdiğim zaman daha çok motive oluyorum. Yoksa kaçıncı sırada bitirdiğimin önemi yok. Kendimi geçmek ve geliştirmek. Bu yaştan sonra hiç sıfırdan başlayan birisi belli bir yerlere gelebilmesi aslında beni motive ediyor ve herkese de bunu tavsiye ediyorum. Özel bir biyomekanik olarak bir mucize değilim, sadece sonradan başladım ve disiplinli bir şekilde antrenmanımı yapıp devam ettim. Her şeyin başı disiplin. Her şey disiplin ve antrenmandan geçiyor. Sırada diğer yarışlar var, Kapadokya'ya hazırlanacağım. Türkiye'deki bütün ultra traillerde yarışmaya çalışacağım. Ama burası başka. Burası her yıl geleceğim bir yarış oldu artık. Bu parkurda herkesin koşması lazım. Özellikle uzun mesafe koşan veya kendini geliştirmek isteyenlerin bu parkurda mutlaka olması gerekir. Bence yurt dışında bir yarış aramaya gerek yok. Parkur zaten yıllardır yurt dışından takip ettiğimiz yarışların parkurlarıyla hemen hemen aynı ve çok daha iyi, çok daha güzel bir parkur bence. Çok keyifliydi. Bundan sonra her yıl burada koşabilirim” diye konuştu. DERECEYE GİREN SPORCULAR ÖDÜLLENDİRİLDİ Uludağ Premium Ultra Trail'de 70K, 42K, 30K, 16K ve 6K etaplarında dereceye giren sporcular, Uludağ 2. Oteller Bölgesi'ndeki 6000 Meydan'da düzenlenen ödül töreninde madalyalarını aldı. Sporculara madalyalarını Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu, Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, Bursa Büyükşehir Belediyesi Spor İşleri Müdürlüğü Organizasyon Sorumlusu Yasemin Pulat, Uludağ Jandarma Karakol Komutanı Astsubay Üstçavuş Alper Çağrı Koç, Ardeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Ceylan, Asics Türkiye Genel Müdürü Masato Bamba, Bursa Teleferik Yönetim Kurulu Üyesi Hande Cumbul, Bauhaus E-Ticaret Direktörü Umut Taş ve Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan takdim etti. Beş farklı parkurda dereceye giren sporcular şöyle: UPUT70K -Erkekler- 1 - Mustafa Dağdelen - 8:43:40 2 - Fabian Amado Espasandin (İspanya) - 8:54:25 3 - Bilal Öztürk - 8:56:19 -Kadınlar- 1 - Beyza Güzel - 9:52:11 2 - Seda Kurtuldu - 10:40:28 3 - Natalia Mamon - 11:11:48 UPM42K -Erkekler- 1 - Ayhan Çelik - 5:09:30 2 - Canpolat Akbay - 5:35:17 3 - Ramis Nuraliev - 5:44:07 -Kadınlar- 1 - Leyli Coşar - 6:57:09 2 - Sıla Dursun - 7:10:28 3 - Sonja Bjorklund (Finlandiya) - 7:28:58 UPE30K -Erkekler- 1 - Halil Yaşın - 2:51:12 2 - Tercan Usal - 3:06:40 3 - İbrahim Güneş - 3:06:51 -Kadınlar- 1 - Michaela Kucharikova (Slovakya) - 3:29:18 2 - Balam Tuğba Yaşar - 4:12:54 3 - Aliye Ayta - 4:15:27 UP16K -Erkekler- 1 - Ercan Geleş - 1:17:01 2 - Mustafa Kaya - 1:17:58 3 - Muhammed Bilal Osman - 1:17:58 -Kadınlar- 1 - Eylül Şenal - 1:33:15 2 - Betül Önal - 1:37:24 3 - Daria Boichuk - 1:41:17 UP6K -Erkekler- 1 - Sefa Özdemir - 0:28:30 2 - Sergio Turull Serratosa (İspanya) - 0:29:19 3 - Mehmet Aydıngör - 0:30:21 -Kadınlar- 1 - Veronika Stockem (Almanya) - 0:34:28 2 - Aliye Ayta - 0:37:51 3 - Zeynep Uyaroğlu - 0:38:25 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20 Yaşında Haber

Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20 Yaşında

Şef Cem Mansur yönetiminde faaliyet gösteren orkestra, 2026 konser sezonuna Sabancı Üniversitesi'ndeki kamp ile hazırlanırken; Türkiye ve Avrupa'nın prestijli konser salonlarında sahneye çıkacak. Gençleri sanata teşvik etmek amacıyla pek çok çalışma gerçekleştiren Sabancı Vakfı’nın desteğiyle, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO), 20’nci yıl turnesiyle müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu yıl turneye Öncü Sponsor olarak Rönesans Sağlık Yatırım da destek verirken, “Müziğin Sihri” temasıyla düzenlenecek turnede büyük bestecilerin unutulmaz eserleri, Şef Cem Mansur yönetimindeki orkestranın genç enerjisiyle sahneye taşınacak. TUGFO'da yer almak için her yıl başvuran yüzlerce konservatuvar öğrencisi arasından sınavla seçilen 16-22 yaşlarındaki yaklaşık 80 genç müzisyen, bu yıl sihir ve masal dünyasından ilham alan renkli bir repertuvarla dinleyici karşısına çıkacak. Hansel ve Gretel Uvertürü'nden Sihirbazın Çırağı'na, Fındıkkıran Süiti'nden romantik konçertolara uzanan zengin program, klasik müziğin unutulmaz eserlerini genç müzisyenlerin yorumuyla sanatseverlerle buluşturacak. Genç Müzisyenler, Avrupa’nın Prestijli Festivallerinde Ülkemizi Temsil Edecek TUGFO, Avrupa turnesi öncesinde Ayvalık, İzmir ve Bursa konserleriyle sahnede olacak. Orkestranın 20’nci yıl kutlamalarının en özel duraklarından biri ise 1 Ağustos’ta İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki konser olacak. Avrupa turnesi kapsamında TUGFO, Bükreş'in simge yapılarından Romanian Athenaeum'un yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinden genç müzisyenleri ve orkestraları buluşturan Almanya'daki Young Artists Festival Bayreuth ile Berlin Young Euro Classic ve Romanya'nın önemli kültür etkinliklerinden Sinaia Festivali'nde konser verecek. Böylece ülkemizin genç müzisyenleri, Avrupa'nın önde gelen klasik müzik platformlarında uluslararası dinleyicilerle buluşacak. Türkiye’nin genç bestecilerini uluslararası sahnelere taşıma misyonunu 20’nci yılında da sürdüren TUGFO, 26 yaşındaki besteci Emre Şener'in “Je Ne Sais Quoi” adlı eserini repertuvarına alarak genç bestecinin müziğini Türkiye ve Avrupa’daki dinleyicilerle buluşturacak. Orkestra konserlerinde Moskova Konservatuvarı’nın son yıllarda yetiştirdiği en parlak piyanistlerden Özgür Ünaldı eserde solist olarak sahnede olacak. Bazı konserlerde ise orkestranın genç müzisyenleri solist olarak parlayacak. Konser Programı: 28 Temmuz 2026 Ayvalık Konseri / Amfi Tiyatro 29 Temmuz 2026 İzmir Konseri / Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi 30 Temmuz 2026 Bursa Konseri / Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Konser Salonu 1 Ağustos 2026 İstanbul Konseri / Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium Salonu 4 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 5 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 7 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 8 Ağustos 2026 Almanya / Berlin Young Euro Classic Festival Konseri 11 Ağustos 2026 Romanya / Sinaia Festivali Konseri 12 Ağustos 2026 Romanya / Bükreş Romanian Athenaeum Konser Repertuvarı E. Humperdinck – Hansel ve Gretel Uvertürü P. İ. Çaykovski – 1 No’lu Piyano Konçertosu P. İ. Çaykovski – Fındıkkıran Süiti E. Şener – Je Ne Sais Quoi / Şeytan Tüyü M. Ravel – Kaz Ana Süiti M. Ravel – Tzigane P. Dukas – Sihirbazın Çırağı U. C. Erkin – Köçekçe D. Popper – Macar Rapsodisi C. Saint-Saëns – Havanaise G. Bottesini / V. Bellini – La Sonnambula Fantezisi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye, 170. Yılını AKM Sahnesinde Sanatla Kutladı Haber

Siemens Türkiye, 170. Yılını AKM Sahnesinde Sanatla Kutladı

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından her yıl düzenlenen geleneksel Gençlik Konseri, bu yıl Siemens Türkiye iş birliğiyle farklı bir içerikle hayata geçirildi. Siemens’in Türkiye’deki 170. yılını Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) kutladığı gece, Siemens’in Türkiye’deki 170. yılını Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’de kutladığı gece; 26 yıldır düzenlenen “Siemens Türkiye Opera Yarışması”nda ödül alan, Devlet Opera ve Balesi bünyesindeki deneyimli solistler ile son yılların genç seslerini ve genç kuşağın öne çıkan keman sanatçılarından Veriko Tchumburidze’yi bir araya getirdi. Gecede, opera ve klasik müzik repertuvarının seçkin eserleri sanatseverlerle buluştu. Uluslararası sahnelerde de performans sergileyen sanatçıların yer aldığı konser, Türkiye’den yetişen yeteneklerin küresel sanat dünyasındaki yerini yansıttı. Orkestranın şefliğini ise Siemens Arts Program Sanat Direktörü ve Siemens Türkiye Opera Yarışması Jüri Başkanı Stephan Frucht üstlendi. 170 yıllık birikim, sanatla buluştu Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, geceye ilişkin değerlendirmesinde: “Siemens’in bu topraklardaki 170 yıllık yolculuğu boyunca teknoloji ve inovasyonun yanı sıra kültür ve sanatın gelişimine katkı sunmayı da önemli bir sorumluluk olarak gördük. 170. yılımızı kutladığımız bu dönemde, genç sanatçıları destekleyen bu özel geceyi hayata geçirmek bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye’den yetişen yeteneklerin uluslararası sahnelerde daha güçlü yer bulmasına katkı sağlamayı büyük bir ciddiyetle ele alıyor ve bununla ilgili olarak elimizden gelen tüm adımları atmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Sanatı, toplumsal etki vizyonumuzun merkezinde konumlandırmaya devam edeceğiz” Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya ise geceye dair şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak 170 yıllık köklü tarihimizin bize kazandırdığı en önemli değerlerden biri, teknolojinin yanı sıra kültür ve sanata verdiğimiz sürekli destek anlayışıdır. Bu özel yılı kutladığımız kapsamlı programımız çerçevesinde, sanat ve iş dünyasını bir araya getiren anlamlı bir resepsiyonun ardından gerçekleştirdiğimiz bu gece, bizim için ayrı bir önem taşıyor. Sanatı yalnızca desteklenen bir alan olarak değil, uzun vadeli toplumsal etki vizyonumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımızı da 170 yıllık geçmişimizden aldığımız ilhamla geleceğe taşıyoruz.” “Kurumlar arası iş birlikleri genç sanatçılar için önemli bir alan açıyor” İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde: “Genç sanatçıların sahne deneyimi kazanması ve profesyonel üretim süreçlerine dahil olması, kariyer gelişimleri açısından büyük önem taşıyor. Bu tür iş birlikleri, genç yeteneklerin görünürlüğünü artırırken, sanat kurumları ile özel sektör arasında sürdürülebilir bir etkileşim alanı oluşturuyor. Siemens Türkiye’nin 170. yılını kutluyor, sanata ve sanatçıya verdikleri destek için teşekkür ediyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ENKA Sanat, Yeni Sezonda Sahnelerini   Yeni Buluşmalara Açıyor Haber

ENKA Sanat, Yeni Sezonda Sahnelerini Yeni Buluşmalara Açıyor

17 Şubat - 28 Nisan tarihleri arasında ENKA Oditoryumu’nda gerçekleşecek etkinliklerde, birbirinden değerli sanatçıları ve özgün prodüksiyonları ağırlamaya hazırlanıyor. ENKA Sanat, yeni sezonunu 17 Şubat Salı akşamı çok özel bir buluşmanın prömiyeriyle açıyor; “Bir Hikâye Bir Türkü”. Yaşamını sanata ve edebiyata adamış yazar Yekta Kopan ile Anadolu’nun sazını, sözünü dünya sahnelerine taşımış müzisyen Coşkun Karademir, Özlem Belkıs'ın kaleme aldığı bu projeyle aynı sahnede bir araya geliyor. Türkülerin, deyişlerin ve ezgilerin izinde ilerleyen bu söyleşi-konser; sanatı, edebiyatı ve müziği aynı potada buluşturarak seyirciyi samimi bir yolculuğa davet ediyor. Güvenç Dağüstün’ü, Eylem Pelit ve Derya Alabora ile bir araya getiren “Mahsus Mahal: Ruhi Su’ya Saygı” isimli projenin 24 Şubat Salı akşamı gerçekleşecek prömiyer gecesinde, Ruhi Su’nun halkın sesiyle yoğrulmuş derin müziği, çağdaş ve özgün bir anlatılı konser formatıyla sahnede yeniden hayat buluyor. 07 Nisan Salı akşamı Emre Elivar ve Başar Can Kıvrak’ın sahne alacağı “Alacakaranlıktan Işığa” başlıklı iki piyano resitali, klasik müzikseverleri Brahms’tan Ravel’e uzanan bir müzik yolculuğuna davet ediyor. Programda ayrıca, Türkiye’de ilk kez seslendirilecek olan Daphnis et Chloé Süit No. 2’nin Vyacheslav Gryaznov imzalı iki piyano düzenlemesi yer alıyor. 14 Nisan Salı akşamı gerçekleşecek “Büyük Buluşma” başlıklı konserde ise klasik müzik dünyasının beş değerli ismi ilk kez aynı sahnede bir araya geliyor. Veriko Tchumburidze, Esen Kıvrak, Öykü Canpolat, Dorukhan Doruk ve Gökhan Aybulus’un sahne alacağı gecede, J. Brahms ve A. Dvořák’ın piyanolu beşlileri, gerek duygusal yoğunlukları gerekse yapısal zenginlikleriyle hem yorumculara hem de dinleyicilere unutulmaz bir müzikal deneyim sunmayı hedefliyor. Genç virtüözlere destek olmak amacıyla sürdürülen ENKA Sahne Gala Konseri, 19 Nisan Pazar günü ENKA Oditoryumu’nda gerçekleşiyor. Sanat yönetmenliğini Cihat Aşkın’ın üstlendiği konserde; Efdal Altun, Cihat Aşkın, Gökhan Aybulus, Mehmet Girgin, Fazıl Say ve Dilbağ Tokay’ın yer aldığı Danışma Kurulu tarafından önerilen genç yetenekler sahne alarak, izleyiciyle buluşuyor. ENKA Sanat’ta Tiyatro ve Belgesel Zamanı ENKA Sanat, yeni sezonunda çok konuşulan yapımlarından bir seçki ile tiyatro severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 26 Şubat Perşembe akşamı, yönetmenliğini Hakan Emre Ünal’ın üstlendiği “En Sevdiğinden Başla” sahneleniyor. Barkın Sarp, Elif Aydın, Hakan Emre Ünal, Mert Yılmaz Yıldırım, Nezaket Erden ve Sudem Tiryakigil’in rol aldığı oyun, birlikte olmaya, bir arada kalmaya ve üretmeyi sürdürmeye çalışan iki genç sanatçının ilişkisini, hayata, birbirlerine ve kendilerine karşı verdikleri mücadele üzerinden anlatıyor. 3 Mart Salı akşamı ise Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı, Emrah Eren’in yönettiği “Şebbaz” adlı oyunu sahnesinde ağırlıyor. Oyun, dönemin nüfuzlu isimlerinden Muhterem Bey’in torununun sünnet töreninde, yıllardır küs olan iki şebbazın Turna ile Mehmet’in imzasını taşıyan “Ejderha ve Balık” oyununun sahnelenmesi sonrası olayları konu ediniyor. 10 Mart Salı akşamı, Kerem Kurdoğlu’nun kaleme aldığı “Sesler”, Salih Bademci’nin etkileyici performansı ve Mehmet Birkiye’nin yönetimiyle sahneleniyor. Oyun, izleyiciyi kendi iç dünyasının seslerini keşfetmeye ve duygularını anlamaya davet ediyor. 24 Mart Salı akşamı, Bulgar yazar Stefan Tsanev’in Jeanne d’Arc efsanesinden yola çıkarak kaleme aldığı “Jan Dark’ın Öteki Ölümü”, Tanrı, insan ve iktidar arasındaki ilişkiyi ustalıklı bir kara komedi diliyle sahneye aktarıyor. Hikmet Hükümenoğlu imzası taşıyan “Fora”, Aslı İnandık, Eray Karadeniz, Kubilay Aka, Şenay Gürler, Şerif Erol ve Şükran Ovalı’yı bir araya getiriyor. 30 Mart Pazartesi akşamı sahnelenecek olan oyun, aile bağlarını, kuşak çatışmasını ve bireylerin kendini bulma çabasını mizahi ve dokunaklı bir dille ele alıyor. Şâmil Yılmaz’ın kaleme aldığı, Sezen Keser’in yönettiği ve Oğulcan Arman Uslu’nun tek kişilik performansıyla sahnelenen “9/8’lik Kıyamet” 1 Nisan Çarşamba akşamı izleyiciyle buluşuyor. Yakın gelecekte, iklim krizinin vurduğu bir dünyada geçen oyun, “Dünya elimizden kayıp giderken biz kimin elini tutacak, kimlerle yan yana yürüyeceğiz?” sorusuna yanıt arıyor. ENKA Sanat, Türk Tiyatrosunun Bir Dönemine Işık Tutan Yeni Bir Kitaba Sponsor Oldu ENKA Sanat, akademisyen, eleştirmen ve 20 yıl boyunca festival direktörü olarak Türk tiyatrosuna büyük katkılar sunan Prof. Dr. Dikmen Gürün’ün “Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak” başlıklı son kitabının lansmanına ve aynı adlı panele 26 Mart Perşembe akşamı ev sahipliği yapıyor. Editörlüğünü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Firidinoğlu’nun yaptığı, ENKA Sanat’ın sponsorluğunda Doğan Kitap tarafından yayımlanan, tasarımını Bülent Erkmen’in üstlendiği kitap, 1950’li yıllardan 1980’lere uzanan süreçte, tiyatromuzu eleştiriler ışığında okumayı amaçlıyor. Alanında uzman isimleri bir araya getiren panel, Türk tiyatrosunun bu dönemini birlikte düşünmeye ve değerlendirmeye davet ediyor. ENKA Sanat’ın yapım sponsorluğunu, Porte Film’in yapımcılığını, Selçuk Metin’in yönetmenliğini, Zeynep Miraç’ın senaryosunu üstlendiği “Ferhangi Bir Yaşam”, 27 Mart Cuma akşamı bir kez daha perdeye yansıyor. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ne özel gösterimle izleyiciyle buluşan belgesel, bugüne kadar gün ışığına çıkmamış çok değerli bir arşivle Ferhan Şensoy’un tiyatro anlayışına olduğu kadar karakterine, dünya görüşüne ve yazar kimliğine odaklanıyor. Gelenekselleşen Neşeli Pazarlar serisi ise bu kez 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, 26 Nisan Pazar günü, Ani Haddeler'in tasarlayıp yazdığı kuklalı çocuk gösterisi “Mitolojik Hikâyeler”e ev sahipliği yapıyor. Ortaoyunu ve kukla tiyatrosu geleneğinden yola çıkılarak tasarlanan oyunda, çoğu coğrafyamızda geçen mitolojik hikâyeler, güzelliğin ve aşkın temsilcisi Afrodit'in anlatımıyla ve her hikâyeye bir konuk sanatçının eşlik etmesiyle sunuluyor. Konuk sanatçılar arasında Ezgi Çelik, Gülinler ve Cem Yılmazer bulunuyor. ENKA Sanat sezon finalini, Elma, Labrador, Çimen” ile yapıyor. 28 Nisan akşamı sahnelenecek, Onur Ünsal’ın yönettiği, müzik tasarımında Kenan Doğulu imzası taşıyan oyunda, Engin Hepileri ve Nergis Öztürk rol alıyor. Alzheimer ile mücadele eden bir adamın ve ona hayatı boyunca eşlik eden kadının hikâyesini sahneye taşıyan oyun, hatırlamanın ve unutmanın sınırında, bir ömür boyu süren sevginin gücünü anlatıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.