Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Klinik Psikolog

Kapsül Haber Ajansı - Klinik Psikolog haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Klinik Psikolog haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hayal Panosu ve Manifest Etmek Bilimsel mi, Efsane mi? Haber

Hayal Panosu ve Manifest Etmek Bilimsel mi, Efsane mi?

Hayal panolarının hedefleri görselleştirerek davranışları harekete geçirebildiğini aktaran Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Araştırmalar, hedeflerini görselleştiren kişilerin motivasyonunda ve hedefe götüren davranışlarında artış olduğunu gösteriyor.” dedi. Ancak bu yöntemlerin tek başına mucizevi sonuçlar doğurmadığını vurgulayan Aytop, hayal panosu ve manifest çalışmalarının, gerçekçi hedefler ve somut adımlarla desteklendiğinde işlevsel olabileceği, aksi durumda ise beklenti ve hayal kırıklığının artabileceği uyarısında bulundu. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, vision board (hayal panosu) ve manifest uygulamalarının psikolojik etkileri, faydaları ve sınırları hakkında bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirmelerde bulundu. Hayal panosu hedefleri görselleştirmeyi sağlıyor! Son günlerde özellikle sosyal medyada ‘vision board’ yani hayal panosu ritüeli ile sıkça karşılaşıldığını aktaran Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Hayal panosu özellikle yılın son aylarında hazırlanıyor. Kişi, yeni yılda gerçekleşmesini istediği dilek, beklenti ve hedeflerini temsil eden çeşitli görselleri, sembolleri ve motive edici sözleri kullanarak bir pano oluşturuyor.” dedi. Hayal panolarının zihni ve motivasyonu nasıl etkilediğine değinen Aytop, “Bu panolar hedefleri sadece düşünmekle kalmayıp, onları görselleştirmemizi sağlıyor. Araştırmalar, hedeflerini görselleştiren kişilerin motivasyonunda ve hedefe götüren davranışlarında artış olduğunu gösteriyor.” şeklinde konuştu. Hayal panosunu sık görmek, hedeflere yönelik davranışı motive edebilir! Görselleştirmenin, beynin motor korteksinde gerçek davranışa benzer bir aktivasyon yaratabileceğini dile getiren Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Panoyu sık sık görmek, beynimizi bu hedeflere ‘hazır hâle’ getirebilir ve bizi adım atmaya motive ederek hedeflerimizle daha uyumlu davranışlar sergilememize yardımcı olabilir.” dedi. Buna ek olarak, hayal panolarının pozitif duyguların deneyimlenmesine, geleceğe umutla bakabilmeye ve hedeflere ulaşmada yeterlilik inançlarının güçlenmesine katkıda bulunabileceğini ifade eden Aytop, “Ayrıca, bu aktivite tek başına ya da sevdiklerinizle birlikte yapılabilecek, yeni yıl öncesi keyifli ve yaratıcı bir etkinlik olarak da düşünülebilir.” açıklamasını yaptı. Manifestin tek başına mucizevi bir uygulama olduğu iddia edilemez! ‘Manifest’ kavramının, kişinin ulaşmak istediği hedefleri ya da hayatında görmek istediği değişimleri zihinsel ve duygusal olarak desteklemeyi amaçlayan bir uygulama olarak tanımlandığını kaydeden Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu yaklaşımda, kişinin düşüncelerini ve dikkatini belirli bir hedefe yöneltmesinin, o hedefe ulaşma sürecini destekleyebileceği düşünülmektedir.” dedi. Manifest etmenin gerçekten etkili mi, yoksa kişinin etkili olduğuna tam inanç göstermesiyle ortaya çıkan bir plasebo etkisi mi olduğu konusunda değerlendirme yapan Aytop, şunları söyledi: “Zamanla kişi, farkında olarak ya da olmadan davranışlarını, tutumlarını ve kararlarını manifestlediği hedeflerle uyumlu hâle getirebilir. Bu açıdan manifest, kişinin bilişsel ve duygusal kaynaklarını belirlediği hedefe odaklaması yoluyla, kararlı ve motive bir şekilde o yolda ilerlemesini destekleyen bir araç olarak düşünülebilir. Ancak tek başına mucizevi bir uygulama olduğu iddia edilemez. Bir hayalin ya da hedefin aksiyon almadan gerçekleşmesi gerçekçi değildir. Kişi manifestlediği şeyi bir hedef olarak ele alıp onu gerçekçi bir zemine oturtur, somut ve ulaşılabilir parçalara ayırır; zamanını, enerjisini, dikkatini ve özverisini bu yola verir; engellerle karşılaştığında sebatkâr bir tutumla ilerlemeye devam ederse hedeflenen şey daha ulaşılabilir hâle gelebilir. Çünkü bu durumda manifest, yalnızca zihinsel bir çaba olmaktan çıkar ve fiziksel bir boyut kazanır.” Yalnızca olumlu düşünmeye çalışmak sağlıklı değil! İnsanın olumlu düşünebilmesinin çok değerli bir yetenek olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu yetenek öğrenilebilir, geliştirilebilir bir kapasitedir. Olumlu düşünen kişinin kendisiyle, başkalarıyla ve dünyayla daha pozitif bir ilişkisi olur. İçsel ve dışsal kaynaklarını, güçlü yanlarını daha verimli şekilde amaçları ve hedefleri doğrultusunda kullanabilir. Geleceğe umutla bakabilir ve zorlukların üstesinden daha kararlı bir şekilde gelebilir. Hem kendi hayatında hem de çevresinde pozitif dokunuşlarda bulunabilir.” dedi. Ancak hayatın içinde zorlu deneyimler, düşünceler ve duygular da olduğunun unutulmaması gerektiğine işaret eden Aytop, “Kişinin yaşadığı olumsuzlukları görmezden gelmesi, onları yok sayarak yalnızca olumlu düşünmeye çalışması sağlıklı bir yaklaşım değildir. Çünkü bastırılan ya da görmezden gelinen duygular zamanla büyüyerek kişiyi içten içe yıpratır; bireyin hem kendisiyle hem de ilişkileriyle olan bağlarına zarar verebilir. Bu noktada kişinin yaşananlara dair farkındalık geliştirmesi, olan biteni kabul etmesi, deneyimlerinden ders çıkararak onları dönüştürmesi son derece önemlidir. Hayatımızdaki zorlu olayların, onlara yüklediğimiz anlamların ve bu anlamlarla ortaya çıkan zorlayıcı duyguların, yapılması gereken değişiklikler konusunda bizi motive ettiğini ve güç verdiğini unutmamak gerekir. Düşüncelerimize denge ve esneklik kazandırmak, onlara eşlik eden duygularımızı fark edebilmek; duygusal farkındalık ve duygusal regülasyon becerilerinin gelişmesi açısından büyük önem taşır.” ifadelerini kullandı. Vision board ve manifest çalışmaları, destekleyici bir motivasyon aracı! Hayatta kontrol sahibi olduğumuz, kontrolümüzün sınırlı olduğu ya da hiç olmadığı alanların varlığını hatırlatan Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kişinin bu farkındalıkla yola çıkması, hayal ettiği ya da hedeflediği değişimleri gerçekleştirebilmesi açısından kritiktir.” dedi. Beklentilerin kontrol alanıyla uyumlu olmasının, kişinin içsel ve dışsal kaynaklarının farkında olması ve bunları etkin şekilde kullanabilmesinin, sebatkâr davranması, zaman ve emek harcaması, gerektiğinde bazı fedakârlıklar yapabilmesinin ve süreci denge içinde sürdürebilmesinin önemli olduğunun altını çizen Aytop, sözlerini söyle tamamladı: “Vision board ya da manifest çalışmalarını, destekleyici bir motivasyon aracı olarak görmek, onlara gereğinden fazla anlam ve beklenti yüklememek daha işlevsel bir yaklaşım sunar. Ancak gerekli farkındalık, duygusal düzenleme, davranışsal çaba ve bilişsel esneklik olmadığında; gerçekleşmesi mümkün olmayan hedeflere takıntılı biçimde odaklanıldığında; vision board ya da manifest çalışmaları zihinde sihirli bir araç gibi büyütüldüğünde ve kişi er ya da geç gerçeklerle yüzleştiğinde yoğun bir hayal kırıklığı yaşayabilir. Bu durum üzüntü, stres ve öfke gibi duyguların artmasına yol açabilir. Böyle bir süreçte kişi fiziksel, psikolojik ve sosyal sorunlar yaşayabilir ya da mevcut sorunların şiddeti artabilir.”

Net Hedefler Zihinsel Dayanıklılığı Artırıyor! Haber

Net Hedefler Zihinsel Dayanıklılığı Artırıyor!

Hedef belirlemenin, yalnızca bir alışkanlık değil, psikolojik iyi oluşu destekleyen temel bir mekanizma olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Net hedefler, karar verme süreçlerini kolaylaştırırken; dikkat dağınıklığını, erteleme davranışlarını ve kontrol kaybı hissini azaltır.” dedi. Pozitif psikoterapi yaklaşımının ise eksiklere değil, bireyin güçlü yönlerine ve içsel kaynaklarına odaklanarak hedefleri daha sürdürülebilir kıldığını kaydeden Erol, planlama duygusunun, öngörülebilirliği artırarak kaygıyı azalttığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, yeni yıl hedeflerinin pozitif psikoterapi yaklaşımıyla güçlü yönlere ve planlamaya dayandırıldığında psikolojik dayanıklılık, iyi oluş ve zihinsel düzenleme üzerindeki etkisinden bahsetti. Net hedefler, karar vermeyi kolaylaştırır; dikkat dağınıklığını ve ertelemeyi azaltır! Yeni bir yıla girişin bazı bireyler için zihinsel ve duygusal bir yeniden yapılanma sürecini başlatan sembolik bir eşik olduğunu dile getiren Klinik Psikolog İpek Erol, “Psikolojik açıdan ele alındığında başlangıçların insan zihninde değişim ve gelişim için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturduğu ortaya konmaktadır.” dedi. Bu bağlamda yeni yılda hedef belirlemenin, yüzeysel bir alışkanlık değil; psikolojik iyi oluşu destekleyen, bilişsel ve duygusal süreçleri düzenleyen temel bir mekanizma olduğunu kaydeden Erol, “Hedef belirleme, bireyin zihinsel enerjisini belirli bir yöne kanalize etmesine olanak tanır. Belirsizlik algısının azalması, özellikle yürütücü işlevlerden sorumlu olan prefrontal korteksin daha etkin çalışmasını sağlar. Net hedefler, karar verme süreçlerini kolaylaştırırken; dikkat dağınıklığını, erteleme davranışlarını ve kontrol kaybı hissini azaltır.” şeklinde konuştu. Pozitif psikoterapi, hedefleri güçlü yönlere dayandırarak sürdürülebilir kılar! Planlamanın ise hedeflerin soyut bir niyet düzeyinde kalmasını engelleyerek, davranışsal gerçekliğe taşınmasını mümkün kıldığını ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Psikolojik açıdan plan yapmak, bireyin geleceği öngörebildiği ve süreci yapılandırabildiği hissini güçlendirir.” dedi. Öngörülebilirlik arttıkça kaygı düzeyi azalır; kişi karşılaştığı güçlükleri tehdit olarak değil, yönetilebilir zorluklar olarak algılamaya başlar. Pozitif psikoterapi yaklaşımının, hedef belirleme sürecine farklı bir perspektif kazandırdığını aktaran Erol, “Bu yaklaşım, bireyin eksikliklerine odaklanmak yerine; sahip olduğu güçlü yönleri, değerleri ve içsel kaynakları merkeze alır. Yeni yıl hedefleri bu doğrultuda ‘neyi düzeltmeliyim?’ sorusundan çok, ‘hayatımda neyi geliştirmek ve derinleştirmek istiyorum?’ sorusu üzerinden yapılandırıldığında daha sürdürülebilir hale gelir.” açıklamasını yaptı. Yeni yılda hedef belirlemek, bireyin psikolojik dayanıklılığını ve iyi oluşunu güçlendirir! Pozitif psikoterapide önemli bir diğer unsurun, güçlü yönlere dayalı planlama olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog İpek Erol, “Bireyin kişisel kaynaklarını fark etmesi; hedeflere ulaşma sürecinde özgüveni artırır ve başarısızlık korkusunu azaltır. Hedefler yalnızca ulaşılacak sonuçlar değil; bireyin kimliğini ve değerlerini yansıtan yönlendirici unsurlar olarak ele alınmalı.” dedi. Tutarlı ve gerçekçi hayal kurmanın, hedef belirleme sürecinin duygusal boyutunu oluşturduğuna dikkat çeken Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapılandırılmış hayaller, umut duygusunu güçlendirir ve motivasyonu artırır. Ancak bu hayallerin planlama ile desteklenmesi, kalıcı bir psikolojik güçlenme yaratır. Yeni yıl hedeflerinde sıklıkla göz ardı edilen bir diğer nokta, yaşam alanları arasında denge kurabilmektir. Psikolojik sağlamlık için üretkenlik kadar dinlenmenin, ilişkilerin ve yaşamdan alınan doyumun da öneminin kavranması önemlidir. Sonuç olarak yeni yılda hedef belirlemek; bireyin yaşamına yön vermesini, psikolojik dayanıklılığını artırmasını ve iyi oluşunu sürdürülebilir kılmasını sağlayan önemli bir süreçtir.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.