Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kobi̇

Kapsül Haber Ajansı - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Opel’den Yeni Araç Alacaklara Ağustos Fırsatları Haber

Opel’den Yeni Araç Alacaklara Ağustos Fırsatları

Sahip olduğu üstün Alman teknolojisini yenilikçi tasarımlarla buluşturan Opel, ağustos ayında binek ve hafif ticari araç modellerinde avantajlı satın alma koşulları sağlıyor. Sportif tasarımıyla öne çıkan Opel Corsa'nın manuel şanzımanlı Edition versiyonu, ağustos ayına özel 1.390.000 TL'den başlayan fiyatlarla veya 150 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi seçeneğiyle satışa sunuluyor. Corsa'nın GS versiyonunda ise 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi imkânı bulunuyor. Geniş iç hacmi ile ailelerin ihtiyaçlarına cevap veren Opel Frontera, hibrit ve tamamen elektrikli versiyonlarıyla farklı kullanım beklentilerine uygun çözümler sunuyor. 48V hibrit teknolojisine sahip Frontera Hybrid, elektrikli ulaşım arayışında olan ancak sürüş alışkanlıklarını değiştirmek istemeyen kullanıcılar için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. Frontera'nın hibrit versiyonu, 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 2,99 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle sunuluyor. Cesur ve yalın tasarımı, ikonik Opel Vizörü ve Pure Panel kokpitiyle dikkat çeken kompakt SUV Opel Mokka ise 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle Opel showroomlarında yeni sahiplerini bekliyor. Opel'in üstün Alman teknolojilerini ve modern tasarım dilini bir araya getiren SUV ürün gamının amiral gemisi Grandland Hybrid, tüzel müşterilere özel 400 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi veya nakit indirim fırsatıyla satın alınabiliyor. Aydınlatmalı Opel logosu ve yeni Vizör tasarımıyla Yeni Astra modeli ise tüzel müşterilere özel 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi imkânı sağlanıyor. Elektrikli Opel modellerine ağustos ayına özel kredi fırsatları Opel, avantajlı finansman olanaklarıyla tamamen elektrikli modellerini müşterileriyle buluşturmaya devam ediyor. Markanın yüzde 100 elektrikli SUV modeli Frontera Elektrik, 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle sunuluyor. Opel'in C-SUV segmentindeki yüzde 100 elektrikli modeli Grandland Elektrik ise Edition donanım seviyesinde tüzel müşterilere özel 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi fırsatıyla yeni sahiplerini bekliyor. Opel'de ticareti kolaylaştıran cazip kredi imkânları “Ticaretin Yeni Enerjisi" yaklaşımıyla ticari hayatı kolaylaştıran Opel, hafif ticari araç modelleriyle işinin profesyonellerine esnek ve pratik çözümler sunuyor. Binek otomobil konforunu hafif ticari araçların işlevselliğiyle birleştiren marka, KOBİ'lerin ve ticaretle uğraşan müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına cevap vermeye devam ediyor. Opel'in çok yönlü hafif ticari araç modeli Combo, 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle satışa sunuluyor. Combo Cargo'da da 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim fırsatı sağlanıyor. Alman mühendisliği ve ince düşünülmüş detaylarıyla öne çıkan Zafira'nın Edition Plus XL donanım seviyesi, 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle sunuluyor. Zafira Ultimate XL donanımında ise 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim imkânı bulunuyor. Çeşitli gövde seçenekleriyle ticari hayatın farklı ihtiyaçlarına cevap veren Vivaro Cargo, 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim fırsatıyla Opel showroomlarında yeni sahiplerini bekliyor. Vivaro Kamyonet modelinde de 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim imkânı sunulurken, Vivaro City Van modeli 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle satışa sunuluyor. Movano 3.5 ton modelinde ağustos ayına özel 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim fırsatı bulunuyor. Movano Minibüs modelinde ise kredi tutarı 1 milyon TL'ye ulaşıyor. Model, 1 milyon TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle satın alınabiliyor. Opel, hafif ticari araç kampanyalarında kredi seçeneğini tercih etmek istemeyen müşterilerine avantajlı nakit indirim fırsatları da sunuyor. Ağustos ayına özel kampanyalarının yanı sıra farklı ve esnek ödeme çözümleri sunan Opel, geniş ürün gamıyla tüm otomobil tutkunlarını showroomlarına davet ediyor. Alman teknolojisini cesur tasarımıyla buluşturan Opel, binek modellerden hafif ticari araçlara kadar uzanan geniş ürün gamıyla her ihtiyaca uygun bir seçenek sunuyor. Opel'in ağustos ayına özel kampanyaları ve finansman seçenekleri hakkında detaylı bilgiye markanın resmi internet sitesinden ulaşılabiliyor. Opel hakkında Avrupa'nın köklü otomobil üreticilerinden biri olan Opel, 1899 yılında Almanya'da otomobil üretimine başlayarak sektördeki yolculuğuna adım attı. Bugün Stellantis NV bünyesinde faaliyetlerini sürdüren marka, çoklu enerji platformları yaklaşımıyla tüm modellerinde tamamen elektrikli sürüş seçeneğini sunabilen ilk Alman otomobil üreticisi olarak öne çıkıyor. Opel, bu yaklaşımıyla müşterilerine kendi mobilite tercihlerini özgürce yapma imkânı sunarken, aynı zamanda geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına bugünden yanıt verebilecek çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Günlük hayatı kolaylaştıran, erişilebilir ve sürdürülebilir mobilite anlayışıyla öne çıkan Opel, Birleşik Krallık'taki kardeş markası Vauxhall ile birlikte bugün 60'tan fazla ülkede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası, Ekonomiye Destekte Özel Bankalar Arasındaki Liderliğini Sürdürüyor    Haber

İş Bankası, Ekonomiye Destekte Özel Bankalar Arasındaki Liderliğini Sürdürüyor  

Yılın ilk yarısında özkaynak büyüklüğünü %6 artışla 453 milyar TL’ye yükselten Türkiye İş Bankası, aktif büyüklüğünü %10,1 artışla 5,1 trilyon TL seviyesine taşıyarak “Türkiye'nin en büyük özel bankası” konumunu devam ettiriyor. Sürdürülebilir değer yaratma hedefiyle kaynaklarını ekonominin geniş kesimleriyle buluşturan İş Bankası’nın nakdi kredi hacmi, Haziran sonu itibarıyla 2,7 trilyon TL’ye, gayrinakdi kredi hacmi ise 1 trilyon TL’ye yükseldi. Hanehalkına ve reel sektöre sağladığı toplam kredi desteği 3,7 trilyon TL’ye ulaşan Banka, bu dönemde de toplam nakdi ve gayrinakdi krediler açısından ekonomiye en yüksek finansmanı sağlayan özel banka olarak liderliğini korudu. 2026 Haziran sonu itibarıyla net dönem kârı 30 milyar TL düzeyinde gerçekleşen Bankanın, sermaye yeterlilik oranı, sağlam finansal yapısının bir göstergesi olarak %15,4 oldu. Aynı dönemde aktif büyüklük ve kredilerin yanı sıra toplam mevduatta da özel bankalar arasında ilk sırada yer alan Bankanın, Haziran sonunda toplam mevduat hacmi, yıl sonuna göre %9,7 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükseldi. Reel sektör için yurt dışından 3,1 milyar ABD doları kaynak Yurt dışı finansman kaynaklarına erişim olanaklarını da değerlendirmeye devam eden Banka, Temmuz ayında, uluslararası sermaye piyasalarında 500 milyon ABD Doları tutarında, 12 yıl vadeli ve yedinci yılda erken geri ödeme opsiyonlu katkı sermaye niteliğinde Eurotahvil ihracı gerçekleştirdi. İş Bankası, söz konusu ihracın yanı sıra, Haziran ayında 658,8 milyon ABD Doları ve 520,3 milyon Euro tutarında 367 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi sağladı. Ayrıca, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, tarımsal üretkenliği artıran ve iyi tarım uygulamalarının gelişimine yönelik projelerin desteklenmesi amacıyla kullandırılmak üzere, Güneydoğu Avrupa Fonu’ndan 20 milyon Euro tutarında 6 yıl vadeli kaynak temin etti. Bankanın 2025 yıl sonundan bugüne kadar reel sektörün hizmetine sunmak üzere yurt dışından sağladığı toplam kaynak tutarı 3,1 milyar ABD Doları seviyesine ulaştı. “Yapay zekâ katma değer ortaya koyma biçimini de dönüştürüyor” Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Bankanın 2026 ilk yarı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, ekonomiyi, üretim biçimlerini, çalışma hayatını, hatta eğitim, sağlık gibi yaşamın birçok alanını derinden etkileyen yapay zekânın katma değer yaratma biçimini de dönüştürdüğünü ifade etti. Yeni çağın hem ülkeler hem kurumlar için rekabette ve verimlilikte önemli fırsatlar sunduğunu, İş Bankası’nın da insan odaklı bir tarzda yapay zekâ ve teknolojiye yatırım yaptığını vurgulayan Aran, insanın yerine geçen değil insanın potansiyelini büyüten teknoloji yatırımları ve iş birliklerinin ekonomi açısından özellikle fırsat eşitsizliklerini azaltan güçlü bir kaldıraç olabileceğini ifade etti. Gelecekte sadece en iyi, en gelişmiş teknolojileri geliştirenlerin değil o teknolojiyi insan yetkinliğiyle birlikte kullanan kurumların ve ülkelerin öne çıkacağını söyleyen Aran, “Rekabet yalnızca güçlü finansallar, bilançolar üzerinden değil yapay zekâyı insanın üretkenliğiyle buluşturacak tarzda en doğru kullananlar etrafında şekillenecek. Biz de gerek yeni nesil iştiraklerimiz ve fintek iş birliklerimizle gerekse diğer yatırımlarımızla ülkemiz için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz” dedi. KOBİ’lere yönelik “Dijitalleşme ve Değer Odaklı Büyüme Programı” Türkiye İş Bankası açısından bu yılın ilk yarısında öne çıkan gelişmeler arasında, ekonominin lokomotifi olan KOBİ’lerin dönüşümünü desteklemeye yönelik İstanbul Sanayi Odası Stratejik Dönüşüm Merkezi ile birlikte hayata geçirilen ‘Dijitalleşme ve Değer Odaklı Büyüme Programı’ yer alıyor. Program, dijitalleşme ve değer odaklı büyüme alanlarında sunacağı bütüncül, uygulanabilir ve ölçeklenebilir çözümlerle KOBİ’lerin küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi ve dirençli bir konuma ulaşmalarına katkı sağlamayı hedefliyor. İş Bankası’nın, dünyanın önde gelen marka değerleme ve strateji danışmanlığı kuruluşlarından Brand Finance’ın değerlendirmesinde üst üste üçüncü kez Türkiye’nin marka değeri en yüksek bankası seçilmesi, ayrıca marka gücü bakımından Avrupa’nın ilk 10 bankası arasında yer alması da ilk yarıdaki önemli gelişmeler arasında öne çıkıyor. Banka ayrıca The Banker dergisinin düzenlediği “2026 Teknoloji Ödülleri" programında açık bankacılıkta en iyi banka ödülüne layık görüldü; Euromoney tarafından gerçekleştirilen “Mükemmellik Ödülleri”nde de Orta ve Doğru Avrupa’nın en iyi dijital bankası seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enpara Bank 300 milyar TL eşiğini aştı: Müşteri sayısı 9,2 milyona çıktı Haber

Enpara Bank 300 milyar TL eşiğini aştı: Müşteri sayısı 9,2 milyona çıktı

Enpara Bank, 2026’nın ilk yarısında aktif büyüklüğünü yüzde 21 artırarak 301,8 milyar TL’ye taşıdı. Bankanın müşteri mevduatı 231,9 milyar TL’ye, net dönem kârı 3,9 milyar TL’ye ulaşırken müşteri sayısı 9,2 milyona yükseldi. Dijital bankacılık alanında faaliyet gösteren Enpara Bank, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, bilançosundaki büyümeyi sürdürerek toplam aktiflerini ilk kez 300 milyar TL’nin üzerine çıkardı. 30 Haziran 2026 tarihli konsolide olmayan finansal tablolara göre Enpara Bank’ın aktif büyüklüğü, 2025 yıl sonundaki 250,1 milyar TL seviyesinden 301,8 milyar TL’ye yükseldi. Böylece altı aylık dönemde yüzde 21’e yaklaşan büyüme kaydedildi. Söz konusu finansal tabloların sınırlı bağımsız denetimden geçtiği ve BDDK finansal raporlama mevzuatına göre hazırlandığı belirtildi. Enpara Bank’ın 30 Haziran 2026 finansal raporu Müşteri mevduatı 231,9 milyar TL’ye ulaştı Enpara Bank’ın toplam müşteri mevduatı, 2025 yıl sonuna göre yüzde 13 artarak 205,5 milyar TL’den 231,9 milyar TL’ye çıktı. Mevduatın 174,4 milyar TL’sini Türk lirası, 57,5 milyar TL’sini ise yabancı para hesapları oluşturdu. Açıklanan bilanço verilerine göre Türk lirası mevduatındaki büyüme, toplam mevduat artışında belirleyici oldu. Bankanın toplam kredi hacmi de aynı dönemde 154,7 milyar TL’den 176,5 milyar TL’ye yükseldi. Kredilerin yaklaşık 171 milyar TL’si Türk lirası, 5,6 milyar TL’si ise yabancı para cinsinden kaydedildi. Net dönem kârı 3,9 milyar TL oldu Enpara Bank, 2026 yılının ilk yarısında 10,8 milyar TL net faiz geliri elde etti. Faaliyet brüt kârı 16,2 milyar TL, vergi öncesi kârı ise 5,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Vergi giderinin ardından bankanın altı aylık net dönem kârı 3 milyar 868 milyon TL olarak finansal tablolara yansıdı. Enpara Bank’ın açıkladığı özsermaye kârlılık oranı ise yüzde 37,7 oldu. Bu oran, bankanın sahip olduğu özkaynağı dönem içinde ne ölçüde kâra dönüştürdüğünü gösteren temel finansal göstergelerden biri olarak takip ediliyor. Özkaynaklar yüzde 20 büyüdü Bankanın özkaynak büyüklüğü, 2025 yıl sonundaki 18,9 milyar TL seviyesinden yüzde 20 artışla 22,6 milyar TL’ye ulaştı. Enpara Bank’ın 30 Haziran 2026 itibarıyla ödenmiş sermayesi 12,5 milyar TL olarak kaydedildi. Kâr yedekleri 6,2 milyar TL’ye, cari dönem net kârı ise yaklaşık 3,9 milyar TL’ye ulaştı. Finansal gösterge 2025 yıl sonu 2026 ilk yarı Değişim Toplam aktifler 250,1 milyar TL 301,8 milyar TL %21 Müşteri mevduatı 205,5 milyar TL 231,9 milyar TL %13 Krediler 154,7 milyar TL 176,5 milyar TL %14 Özkaynaklar 18,9 milyar TL 22,6 milyar TL %20 Net dönem kârı — 3,9 milyar TL — Özsermaye kârlılığı — %37,7 — Enpara’nın müşteri sayısı kaç oldu? Enpara Bank’ın toplam müşteri sayısı da büyümeye devam etti. Şirketin açıklamasına göre 2025 yıl sonunda 8,6 milyon olan müşteri sayısı, 2026’nın ilk altı ayında yüzde 6 artarak 9,2 milyona yükseldi. Bu artışla banka, yılın ilk yarısında yaklaşık 600 bin yeni müşteri kazandı. Müşteri sayısındaki büyüme, mevduat ve kredi hacmindeki genişlemeyle birlikte gerçekleşti. Enpara, 2012 yılında QNB bünyesinde dijital bankacılık hizmeti olarak faaliyete başlamıştı. Enpara.com hizmetleri, 2025 yılında tamamlanan kısmi bölünme işlemiyle bağımsız tüzel kişiliğe sahip Enpara Bank’a devredildi. Finansal rapora göre banka, 30 Haziran 2026 itibarıyla fiziksel şubesi olmadan faaliyet gösteriyor ve 1.425 kişiye istihdam sağlıyor. Yeni yatırım ve sigorta ürünleri devreye alındı Enpara Bank Genel Müdürü Cumhur Türkmen, 2026’nın ilk yarısında güçlü bilanço yapısını koruduklarını ve toplam aktifleri 300 milyar TL’nin üzerine taşıdıklarını söyledi. Krediler, müşteri mevduatı ve özkaynaklarda sağlanan büyümenin müşterilerin bankaya duyduğu güveni yansıttığını belirten Türkmen, müşteri odaklı ve verimli çalışma modelinin güçlü özsermaye kârlılığına katkıda bulunduğunu ifade etti. Türkmen, bankanın yılın ilk yarısında ürün portföyünü de genişlettiğini açıkladı. Bireysel müşterilere yeni yatırım ve sigorta ürünleri sunulurken KOBİ müşterileri için taksitli ticari kredi kullanıma açıldı. Enpara Bank’ın büyüme stratejisi Cumhur Türkmen, önümüzdeki dönemde müşteri odaklı yaklaşımı koruyarak yeni ürün ve hizmetleri devreye almaya devam edeceklerini belirtti. Bankanın altı aylık sonuçları; bilanço büyümesinin yalnızca aktiflerde değil, mevduat, kredi hacmi, özkaynak ve müşteri sayısında da sürdüğünü gösterdi. Bununla birlikte bankacılık sektöründe kârlılığın devamı; faiz oranları, fonlama maliyetleri, kredi büyümesi, aktif kalitesi ve düzenleyici gelişmeler gibi birçok değişkene bağlı olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Altı Aylık Kârı 5 Milyar TL’yi Aştı Haber

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Altı Aylık Kârı 5 Milyar TL’yi Aştı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2026 yılının ilk altı ayına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Bankanın aktif büyüklüğü 214,6 milyar TL’ye ulaştı. Bankanın kredi hacmi 126,4 milyar TL seviyesine ulaşırken, aktif kalitesinin önemli bir göstergesi olan brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 0,52 düzeyinde gerçekleşti. Bankanın ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 30 seviyesinde olurken, net kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artışla 5 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Uluslararası kaynakları ülkemizin yatırımlarıyla buluşturuyoruz Yılın ilk yarısında uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla iş birliklerimizi yeni kaynak anlaşmalarıyla güçlendirdiklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, sağlanan finansmanın Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yeşil dönüşümünü destekleyen yatırımlara kullanılacağını ifade etti. Öztop, “Avrupa Yatırım Bankası ile 100 milyon Avro, Dünya Bankası ile 200 milyon Avro, Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası ile 350 milyon ABD doları ve Fransız Kalkınma Ajansı ile 200 milyon Avro tutarında kredi anlaşmaları gerçekleştirdik. Uluslararası finansman kuruluşlarından sağladığımız bu kaynaklar, KOBİ’lerin temiz enerji ve enerji verimliliği yatırımlarından altyapı yatırımlarına, düşük karbonlu üretimden kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendiren uygulamalara kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor. Bu iş birlikleriyle uluslararası finansman kapasitemizi artırırken, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi. Yatırım bankacılığı faaliyetlerimizle stratejik projelere değer katıyoruz Yılın ilk yarısında yatırım bankacılığı faaliyetlerini etkin şekilde sürdürdüklerini ifade eden Öztop, “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile yürüttüğümüz projeler kapsamında Tekirdağ Çeşmeli Limanı özelleştirme ihalesinin açık artırma sürecini başarıyla tamamladık. Sermaye piyasaları alanında ise Vakıf Leasing’in toplam 1,8 milyar TL tutarında sukuk ihracına aracılık ederek şirketlerin alternatif finansman kaynaklarına erişimine katkı sunduk. Özel sektöre sunduğumuz finansal danışmanlık hizmetleri kapsamında girişimlerin yatırım süreçlerine de destek vermeyi sürdürdük.” ifadelerini kullandı. Girişimcilik ekosistemine uzun vadeli değer yaratmayı sürdürüyoruz Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla girişimcilik ekosistemine sağlanan desteğin ikinci çeyrekte de artarak devam ettiğini belirten Öztop, "Veri bilimi, pazarlama teknolojileri, enerji teknolojileri ve yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren girişimlere yatırım gerçekleştirdik. Yenilikçi ve İleri Teknolojiler GSYF portföyümüze ise ileri teknoloji alanında faaliyet gösteren bir girişimi dahil ettik. Kuruluşunu yılın ilk çeyreğinde duyurduğumuz, T.C. Ticaret Bakanlığı ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği iş birliğiyle kurulan OİB GSYF’nin lansmanını gerçekleştirdik. Otomotiv sektöründeki teknoloji girişimlerine yönelik oluşturduğumuz OİB GSYF ile girişim sermayesi ekosistemine yeni bir fon kazandırdık" dedi. Öztop, Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla bugüne kadar girişimcilik ekosistemine aktarılan toplam kaynağın 95,9 milyon ABD dolarına ulaştığını belirterek, yeni yatırımlar ve alt fonlarla Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon ekosistemini desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Öztop, "Haziran 2026 itibarıyla kredi portföyümüzün yüzde 96'sını sürdürülebilirlik temalı krediler oluştururken, iklim odaklı finansmanın portföyümüzdeki payı yüzde 56 seviyesine ulaştı. Finansman sağladığımız yenilenebilir enerji projeleriyle yaklaşık 4 milyon ton sera gazı emisyonunun azaltılmasına katkı sağladık. Sürdürülebilir finans yaklaşımımız doğrultusunda, kaynaklarımızı uzun vadeli değer yaratan yatırımlara yönlendirerek ülkemizin düşük karbonlu, rekabetçi ve dirençli ekonomik yapısının güçlenmesine katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan KGF ve İGE Destekli Kredilerde Dijital Başvuru Dönemi Haber

Garanti BBVA’dan KGF ve İGE Destekli Kredilerde Dijital Başvuru Dönemi

Garanti BBVA, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) kefaletli kredi süreçlerini dijital kanallara taşıyarak işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıran yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Yeni geliştirme sayesinde KOBİ’ler ve KOBİ dışı işletmeler, kredi başvurularını Garanti BBVA Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden oluşturabilecek, başvurularının tüm aşamalarını anlık olarak takip edebilecek. Yeni uygulama kapsamında müşteriler, kendilerine uygun KGF veya İGE kefaletli kredi projesini seçerek başvuru taleplerini dijital ortamda iletebiliyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) entegrasyonu sayesinde bilanço ve gelir tablosu verileri güvenli şekilde paylaşılırken, değerlendirme süreci de önemli ölçüde hızlanıyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, yeni uygulamayla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "KOBİ'ler ve işletmeler için finansmana hızlı ve kolay erişim, sürdürülebilir büyümelerinde en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Biz de müşterilerimizin ihtiyaç duydukları finansmana en pratik şekilde ulaşabilmeleri için süreçlerimizi sürekli geliştiriyor, dijital çözümlerle destekliyoruz. KGF ve İGE kefaletli kredi başvurularını dijital kanallarımıza taşıyarak müşterilerimizin başvurularını istedikleri yerden kolayca gerçekleştirebilmelerini ve süreci uçtan uca takip edebilmelerini sağlıyoruz. Böylece hem başvuru deneyimini kolaylaştırıyor hem de değerlendirme süreçlerini daha hızlı ve şeffaf hale getiriyoruz. Garanti BBVA olarak işletmelerimizin yanında olmaya, onların büyümesine katkı sağlayacak yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz." Başvuru süreçlerinde hız ve şeffaflık Yeni uygulama ile işletmeler, kredi başvurularını başlattıktan sonra sürecin hangi aşamada olduğunu anlık olarak takip edebiliyor. Başvurular; banka değerlendirmesi, şube işlemleri, KGF/İGE kontrolleri, kredi kullandırım ve kefalet onayı olmak üzere tüm aşamalarda dijital ekranlar üzerinden izlenebiliyor. Müşteriler ayrıca SMS, e-posta ve mobil bildirimlerle süreç hakkında düzenli olarak bilgilendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 TEB’den Ekonomiye 518 Milyar TL Destek Haber

 TEB’den Ekonomiye 518 Milyar TL Destek

TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri toplam aktiflerinin yüzde 61,63’ünü oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yılın ikinci çeyreğinde 518 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken aynı dönemde toplam mevduatı ise 560 milyar TL oldu. 2026 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve kârlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in öz kaynakları 67,3 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin üstünde, yüzde 16,81 oranında gerçekleşti. Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2026 yılının ikinci çeyreğinde büyüme stratejisini dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımıyla başarılı bir şekilde sürdürdü. Müşterilerine çeşitli yatırım fonlarına erişim imkânı sunan TEB, ticari müşterilerinin finansal süreçlerini geleceğin dijital altyapısıyla yeniden şekillendiriyor. Bu sayede işletmeler finansal operasyonlarını çok daha hızlı, izlenebilir ve esnek bir yapıda yönetiyor. Banka aynı zamanda kadınların ekonomideki yerini güçlendirme hedefiyle kadın bankacılığı çalışmalarını genişletmeye devam ediyor. İGE iş birliğiyle kadın ihracatçılara 40 milyon TL'ye varan kredi imkânı tanıyan TEB, EBRD ile yürütülen TurWIB projesi kapsamında alınan 50 milyon Euro'luk fonun ilk 25 milyon Euro’luk diliminin yüzde 75’i kadın girişimcilere kullandırıldı ve kadın işletmecilere verilen kredilerde yüzde 16 oranında büyüme kaydedildi. Banka, kadın bankacılığı çalışmalarına bir yenisini ekleyerek EBRD iş birliği ve JPMorganChase desteğiyle Geleceğe Yön Veren Kadınlar Programı’nı da başlattı. TEB yeni programıyla önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm, finansal yönetim, marka yönetimi, pazarlama, ihracat, verimlilik ve büyüme stratejileri gibi alanlarda uzman danışmanlardan grup danışmanlığı desteği vererek kadın işletmecileri geleceğe hazırlayacak. Kurulduğu 2012 yılından bu yana 21 milyonu aşkın bireye ulaşan TEB Aile Akademisi ise finansal kapsayıcılık vizyonuyla faaliyetlerine hız kesmeden devam etti. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla finansal okuryazarlık, iklim okuryazarlığı ve girişimci kadın liderlik eğitimleri kapsamında 5 bini aşkın kişiye ücretsiz olarak yüz yüze ve online eğitimler verildi. Girişim Bankacılığı çalışmaları kapsamında yenilikçi iş fikirlerini ekonomiye kazandırmaya ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye devam eden TEB; ODTÜ Teknokent ve La French Tech İstanbul iş birliğiyle girişimcileri Paris’te düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük Teknoloji fuarlarından biri olan VivaTech’te ağırlayarak, küresel pazarlarda görünürlük kazanmalarına destek oldu. Diğer yandan, uygulayıcı kuruluşlarından biri olduğu TÜBİTAK BiGG’de, dört kurum ortaklığında gerçekleştirilen U4Venture programının jüri ve Investor Day süreçlerini üstlenerek girişimcileri yatırımcılarla buluşturdu. Banka, TİM TEB Girişim Evi 2026 yılı programları kapsamında yeni girişimcileri hızlandırma programlarına dahil ederek girişimcilerin yeteneklerini ve potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için de çalışmalarına devam ediyor. Kurumsal bankacılık alanında işletmelere sağladığı finansman desteğini küresel iş birlikleriyle güçlendiren TEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) Türkiye’de ilk kez TEB aracılığıyla kullandırdığı Dijital Dönüşüm Finansman Programı (DTFF) kapsamında toplam 25 milyon Euro tutarındaki iki dilimli kredi anlaşmasının 15 milyon Euro’luk ikinci dilimini temin ederek, KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerindeki finansman ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla kullanıma sundu. Öte yandan, uluslararası fonlama kapasitesini artırmaya devam eden TEB, Mart 2026’da kurulumunu tamamladığı 2 milyar ABD doları tutarına kadar olan Euro Medium Term Note (EMTN) programı kapsamında, Haziran 2026 sonu itibarıyla yurt dışı piyasalarda 11 tahvil ihraç işlemini başarıyla gerçekleştirerek 333,5 milyon ABD doları karşılığı finansman sağladı. Farklı vade ve para birimlerinde esnek ihraç imkânı sunan bu program, bankanın küresel sermaye piyasalarındaki görünürlüğünü daha da güçlendirdi. TEB’e uluslararası kuruluşlardan 3 ödül birden Müşteri odaklı hizmet anlayışı ve yenilikçi çözümleriyle TEB, 2026 yılının ikinci çeyreğinde de küresel çapta saygın finans yayınları tarafından ödüllerle taçlandırıldı. Bu kapsamda TEB, KOBİ Bankacılığı’na yönelik çalışmalarına istinaden uluslararası finans dünyasının önde gelen yayınlarından Euromoney’nin düzenlediği Mükemmellik Ödülleri’nde "Türkiye'nin En İyi KOBİ Bankası" seçildi. Varlık yönetimi alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan TEB Özel Bankacılık, World Finance Dergisi tarafından üst üste sekizinci kez “Türkiye’deki En İyi Özel Bankacılık” ödülünü kazanarak sektördeki istikrarlı başarısını ve öncü konumunu bir kez daha tescillemiş oldu. Banka Sermaye Piyasası ve TL Muhabir Hesap Hizmetleri kapsamında ise, Global Finance Dergisi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmede “Dünyanın En İyi Alt-Saklama Bankası 2026” kapsamında Türkiye’nin en iyisi unvanına layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO'dan Gümrük Birliği Çağrısı Haber

ATO'dan Gümrük Birliği Çağrısı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin 1996 yılından bu yana dahil olduğu Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesinin Türkiye'nin rekabet gücünü artıracağını belirterek, "Ticaret Bakanlığımızın Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik çalışmalarını çok kıymetli buluyor, sürecin en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Nihat Uysallı, Ahmet Akça, Ali Yıldız, Adem Ali Yılmaz, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik ve Yasin Özyolu ile birlikte Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ı makamında ziyaret etti. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar'ın da yer aldığı görüşmede, ATO üyelerinin gündeminde yer alan konular değerlendirilerek, iş dünyasının talep ve beklentileri iletildi. -GÜMRÜK BİRLİĞİ, VİZE ENGELİ VE TAŞIMACILIKTAKİ KOTA SORUNU- Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olduğunu ve Türkiye'nin AB ile geçen yılki ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Baran, Türkiye'nin 1996 yılından bu yana dâhil olduğu Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin önemine dikkat çekti. Ticaret Bakanlığı'nın Gümrük Birliği'nin güncellemesine yönelik çalışmalarını desteklediklerini kaydeden Baran, Ticaret Bakanı Bolat'ın Brüksel'de gerçekleştirdiği temaslarda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize kolaylığı ve taşımacılıkta yaşanan kota sorunlarını gündeme taşımasının reel sektör açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Baran, "1959'da AB üyeliği için başvuruda bulunmuştuk. 1996 yılında Gümrük Birliği'ne dâhil olduk. Bu kadar uzun geçmişimiz olmasına karşın bugün geldiğimiz noktada vize konusunda sorun yaşıyoruz, taşımacılıkta kota sorunuyla karşı karşıyayız. Tüm bunların üzerine Avrupa Birliği'nin yeni sanayi stratejisi 'Made in EU' yaklaşımı da ayrıca bir gündem olarak önümüzde duruyor. Gümrük Birliği'nin hizmetleri, tarımı, kamu alımlarını ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Kendi ekonomik güvenliğini arayan Avrupa Birliği, yanı başında yer alan, güçlü ve güvenilir üretim ortağı Türkiye ile daha güçlü ekonomik entegrasyonu kendi çıkarları açısından değerlendirmelidir" diye konuştu. -KAMU ALIMLARINDA YERLİ MALI TERCİHİ YAYGINLAŞTIRILMALI- Baran, küresel rekabetin giderek arttığı bir dönemde yerli üretimin desteklenmesinin ekonomik bağımsızlık açısından kritik önem taşıdığını belirterek, kamu satın alma politikalarında yerli malı ürünleri önceleyen uygulamaların kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Kamu alımlarında yerli üretimi teşvik eden yaklaşımın yalnızca üreticiyi desteklemekle kalmayacağını ifade eden Baran, bunun aynı zamanda yatırımın, istihdamın, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın da önünü açacağını kaydetti. -FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI- Enflasyonla mücadele programını desteklediklerini kaydeden Baran, üretimin, yatırımın ve ihracatın ivmesini koruyabilmesi için reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan sanayicilere yönelik finansman programını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Baran, "İşletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak, nakit akışını rahatlatacak ve yatırım iştahını artıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde olduğuna inanıyoruz" diyerek, ticaret ve hizmet sektörünün de benzer destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu belirtti. -TİCARİ KREDİ KARTLARINDA TAKSİTLENDİRME KOŞULLARI ESNETİLMELİ- Baran, özellikle KOBİ'lerin ve ticari işletmelerin günlük faaliyetlerini sürdürebilmeleri açısından ticari kredi kartlarının önemli bir finansman aracı haline geldiğini belirterek, bu kartlara yönelik taksitlendirme sınırlamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ticari kredi kartlarında taksit imkânlarının genişletilmesinin işletmelerin nakit akışını rahatlatacağını ifade eden Baran, üretim, ticaret ve istihdamın sürdürülebilirliği açısından işletmelerin kısa vadeli finansman ihtiyacını karşılayacak daha esnek uygulamaların hayata geçirilmesinin faydalı olacağını kaydetti. -MİLLİ KATILIMLI FUAR DESTEĞİ İÇİN TEŞEKKÜR- Ankara Ticaret Odası'nın ticaret ve ihracatı geliştirmek üzere yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren Baran, Ticaret Bakanlığı'nın desteğiyle iki kez milli katılımlı fuar düzenlediklerini anlattı. Baran, "Ticaret Bakanlığımızdan aldığımız "Milli Katılımlı Fuar Düzenleme" yetkisiyle ilk olarak, hizmet sektöründe, Riyad'da düzenlenen Dünya Sağlık Fuarı 2025'e katılım sağlamıştık. İkinci kez de Rotterdam'da düzenlenen Breakbulk Europe 2026, lojistik sektörü fuarına katıldık. Buraya Ankara'dan 4, İstanbul'dan 4 firmamız ile Hizmet İhracatçıları Birliği ve Ankara Lojistik Üssü'nü götürdük ve başarılı bir fuar gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığımıza üyelerimizin dünya pazarlarına açılmaları için verdikleri destek için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. -ANKARA'YA SERBEST BÖLGE TALEBİ- Ankara'nın ihracatını ve uluslararası yatırım çekme kapasitesini artırma konusunda görüş ve önerilerini paylaşan Baran, bu konuda atılabilecek en önemli adımın Başkent'te bir Serbest Bölge kurulması olduğunu söyledi. Savunma sanayii, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren firmaların uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölgenin Ankara'yı bölgesel ticaret merkezi haline getireceğini ifade eden Baran, "Lojistik altyapısı, üniversiteleri, teknokentleri ve güçlü üretim yapısıyla Ankara, serbest bölge yatırımı için en güçlü aday durumunda" dedi. -ESENBOĞA'YA YENİ UÇUŞLAR MEMNUNİYET VERİCİ- Baran, Esenboğa Havalimanı'nın uluslararası uçuş ağının genişletilmesine yönelik son dönemde atılan adımların Başkent adına sevindirici olduğunu belirterek, St. Petersburg, Saraybosna ve Üsküp'e başlatılan direkt uçuşların Ankara'nın ticari ve ekonomik ilişkilerine önemli katkı sağlayacağını söyledi. -NATO ZİRVESİ ANKARA İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT OLDU- Baran, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin başarıyla gerçekleştirilmesinin Başkent Ankara'ya önemli katkılar sağladığını söyledi. Zirveyle birlikte dünya liderleri, uluslararası kuruluşlar, diplomasi çevreleri ve iş dünyasının dikkatinin Ankara'ya yöneldiğini ifade eden Baran, "Dünya'nın şehrimize yönelik bu dikkati dağılmadan, Ankara'yı kongre ve fuar turizminden daha fazla pay alan, diplomasi, teknoloji, kültür ve gastronomi alanlarında uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapan, yabancı yatırımcılar için cazibesini sürekli artıran küresel bir başkent haline getirmeliyiz" dedi. Baran, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin başarıyla gerçekleştirilmesinde irade koyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, organizasyonda görev alan tüm bakanlıklara, kamu kurumlarına, güvenlik güçlerine ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor Haber

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor

WatchGuard tarafından hazırlanan "2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu" verilerine göre, çalışanların yüzde 64'ü iş için yetkisiz yapay zeka araçları kullandığını itiraf ederek çoğu kurumun yönetmek için yeterli görünürlüğe sahip olamadığı ve hızla büyüyen gölge yapay zeka sorununa katkıda bulunuyor. Aynı zamanda yaygın çalışma alanı alışkanlıkları riski artırmaya devam ediyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifrelerini yeniden kullanırken yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanıyor ve yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişerek kurumları kimlik bilgisi hırsızlığına, veri engellemeye ve yetkisiz erişime maruz bırakıyor. Yapay Zeka Kullanımı Arttıkça Görünürlük Boşlukları Derinleşiyor Tüketiciye yönelik yapay zeka araçları, çoğu kurumun henüz resmi bir yönetişim duruşuyla ele alamadığı, hızla büyüyen bir güvenlik riski kategorisini başlattı. Raporda belirtildiği üzere, katılımcıların yüzde 30'undan azı kurumlarının kullanılan yazılımların doğru bir envanterini tuttuğuna inanırken, yaklaşık yüzde 40'ı şirketlerinin çalışanlarının kullandığı uygulamalara dair tam görünürlük olmadan faaliyet gösterdiğini söylüyor. Onaylanmış araçlar ve hangi bilgilerin dışarıya aktarılabileceğine dair kurumsal rehberlik de dâhil olmak üzere bu yönetişim eksikliği, BT ve siber güvenlik ekipleri için tehlikeli bir kör nokta oluşturuyor. Yaygın Güvensiz Çalışma Alışkanlıkları Kurumları Savunmasız Bırakıyor Gölge yapay zekanın ötesinde yaygın çalışan davranışları, kurumsal güvenlik protokollerini zayıflatmayı ve bilgisayar korsanları için fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifreleri birden fazla hesapta yeniden kullandığını itiraf ediyor. Bu durum ele geçirilmiş tek bir kimlik bilgisinin bile kurumu hesapların ele geçirilmesine, yanal hareketlere ve birden fazla sistem, platform ve uygulama genelinde önemli veri sızıntılarına karşı savunmasız bıraktığı anlamına geliyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 30'u şifrelerini başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışanların yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanırken yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişiyor. Bu tablo kurumun saldırı yüzeyini önemli ölçüde genişletirken, güvensiz bağlantıları hedefleyen ortadaki adam saldırıları ve diğer tehditler yoluyla veri engelleme, kimlik bilgisi hırsızlığı ve yetkisiz ağ erişimine maruz kalma riskini artırıyor. Ayrıca çalışanların yüzde 55'i iş cihazlarını kişisel faaliyetler için kullanarak kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, kimlik avı saldırıları ve kurumsal güvenlik kontrollerini aşabilecek uygulama veya web sitelerine maruz kalma riskini artırıyor. Hibrit ve uzaktan çalışmanın yaygın olarak benimsenmesi kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak saldırganlara kurumsal verileri ele geçirmek için yeni fırsatlar yaratırken güvenlik ekiplerinin riski etkili bir şekilde azaltmasını zorlaştırıyor. İnsan Davranışını Yönetmek Temel Bir Gereklilik Haline Geliyor Artan üretkenlik baskıları, gelişen çalışma ortamları ve hızlı teknoloji adaptasyonu iş gücü genelinde riskli davranışları yönlendiriyor. Yaşananlar yönetilen hizmet sağlayıcılarının KOBİ'lere ciddi olaylara yol açmadan önce siber güvenlik hijyeni boşluklarını gidermelerinde yardımcı olmaları için net bir fırsat yaratıyor. Maruz kalma riskini azaltmak için WatchGuard KOBİ'lerin ve MSP iş ortaklarının şifre yöneticilerini ve Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı zorunlu kılmak, yetkisiz gölge teknoloji kullanımını belirlemek, net yapay zeka kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturmak, VPN ve sıfır güven yaklaşımlarıyla korumayı ofis dışına taşımak ve teknik göstergelerin yanı sıra insan riski metriklerini izlerken sürekli güvenlik eğitimleri uygulamak olmak üzere altı pratik adıma odaklanmalarını öneriyor. Kurumların güvenlik araçlarına yatırım yaptığını ancak birçoğunun çalışanların gerçekte nasıl çalıştığına dair görünürlükten hala yoksun olduğunu belirten WatchGuard Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, "Yapay zeka kullanımından şifre uygulamalarına kadar günlük davranışlar geleneksel kontrollerin çözmek için tasarlanmadığı riskler yaratıyor. Kurumlar yeni teknolojileri benimsedikçe ve dağıtılmış çalışmayı destekledikçe, insan davranışını yönetmek temel bir gereklilik haline geliyor. MSP'ler için bu tablo teknolojinin ötesine geçerek kullanıcı riski görünürlüğü, politika yönetişimi ve sürekli güvenlik farkındalığına doğru genişlemek adına büyük bir fırsat sunuyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.