Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kobi̇

Kapsül Haber Ajansı - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuveyt Türk’ten İşletmelere Komisyonsuz, Blokesiz ve Hızlı Çözüm Haber

Kuveyt Türk’ten İşletmelere Komisyonsuz, Blokesiz ve Hızlı Çözüm

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, işletmelerin POS cirolarını beklemeden kullanabilmeleri için geliştirdiği Sağlam Business Pratik Kart’ı hizmete sundu. TROY ödeme altyapısıyla hayata geçirilen kart sayesinde işletmeler, POS cihazı üzerinden yapılan tek çekim işlemlerinin tutarını ertesi gün herhangi bir komisyon kesintisi ve bekleme olmadan (0/0) kullanabilecek. Böylece nakit akışlarını komisyonsuz, blokesiz ve hızlı bir şekilde yönetebilecekler. Üstelik kart tahsis ücreti ya da yıllık aidat da bulunmuyor. İşletmelere Pratik ve Güvenli Çözüm Sağlam Business Pratik Kart, özellikle mal ve hizmet tedariğini kartla ödeyen firmalar için önemli bir kolaylık sağlıyor. İşletmeler, POS cirolarına göre dinamik olarak belirlenen limitleriyle ödemelerini yönetebilirken, şubelerden anında kart teslimi avantajıyla da işlemlerine hemen başlayabiliyor. Kuveyt Türk’ün yeni çözümü; POS cirosunu beklemeden kullanmak isteyen işletmeler ve günlük tahsilatlarını hızlı nakde çevirmek isteyen KOBİ’ler için pratik, güvenli ve avantajlı bir alternatif olarak öne çıkıyor. Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, “İşletmeler için nakit akışının hızı kadar, bu akışın nasıl kullanıldığı da büyük önem taşıyor. Sağlam Business Pratik Kart sayesinde işletmelere POS üzerinden elde ettikleri ciroları beklemeden ve ek maliyetlere katlanmadan pratik bir finansal çözüm sunuyoruz. POS cihazı üzerinden gerçekleşen tutarlar, ertesi gün otomatik olarak işletmenin kredi kartı limitine aktarılıyor. POS bakiyesini kart limitine dönüştüren ve harcamalarda kullanan işletmeler nakit akışını hızlandırırken günlük harcamalarını ve finansal planlamalarını da daha esnek ve verimli hale getirebiliyor” dedi. “Sağlam Business Pratik Kart’ın öne çıkan özellikleri Kesintisiz harcama: POS cihazı üzerinden yapılan tek çekim işlemlerin tutarı ertesi gün kesinti olmadan karta aktarılıyor. Ertesi gün aktarım: İşlemler, ertesi gün otomatik olarak karta yansıyor ve bekleme süresi ortadan kalkıyor. Kart ücreti yok: Kart tahsis ücreti veya yıllık aidat alınmıyor. Rahat nakit akışı: Ödemelerin ertesi gün karta aktarılması, işletmelerin finansal planlamasını kolaylaştırıyor. Dinamik limit: Kart limiti, işletmenin POS cirosuna göre belirlenerek ihtiyaçlara uyum sağlıyor. Anında teslim: Başvurunun ardından kart, şubede hemen hazırlanıp teslim ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!" Haber

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!"

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştayın sonuçları, Türkiye'nin "Toplum 5.0" vizyonuyla uyumlu bir dijital dönüşüm sürecinde olduğunu ancak stratejik hataların veri güvenliğini tehdit ettiğini gösteriyor. Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, raporun ülkemiz için bir yol haritası niteliğinde olduğunu vurguladı. Yapay Zeka Çıkmazı: Veri Güvenliği Riski Altında mı? Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, sanayicinin teknolojiye olan bakış açısı oldu. Sektörlerin yapay zeka ve dijitalleşme konusunda oldukça istekli olduğu görülse de iki büyük engel öne çıkıyor: KVKK İhmali: Yapay zeka projelerinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) yeterince önemsenmiyor. Doç. Dr. Balbay, "KVKK'nın göz ardı edildiği bir yapay zeka hamlesi, sektörel veri güvenliğini doğrudan riske atmaktadır" uyarısında bulundu. Veri Toplama Zayıflığı: Yapay zekayı besleyecek yeterli verinin toplanamaması ve süreç optimizasyonundaki hatalar, teknolojik dönüşümün verimini düşürüyor. KOBİ'ler İçin "Yeşil Finansman" Şart Türkiye sanayisinin bel kemiği olan KOBİ'ler, yeşil dönüşümde yalnız bırakılmamalı. Rapor, KOBİ'lerin önündeki iki temel bariyeri şu şekilde tanımlıyor: Raporlama Maliyetleri: Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na (TSRS) uyum sağlamak KOBİ'ler için mali bir yük. Bürokratik Engeller: Dönüşüm için gerekli finansmana erişimdeki zorluklar ve destek mekanizmalarının yetersizliği süreci yavaşlatıyor. En Büyük Tehdit: "Yetkin Uzman Eksikliği" Rapor, Türkiye'nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında en büyük yapısal sorunun insan kaynağı olduğunu ortaya koydu. Koordinasyon Eksikliği: Kamu, üniversite ve sanayi arasındaki iş birliğinin zayıf kalması, projelerin kağıt üzerinde kalmasına neden oluyor. Stratejik Karar Verici Sorunu: Sürdürülebilirlik alanında stratejik kararlar alabilecek, teknik donanıma sahip uzman eksikliği sektörler için ciddi bir "tehdit" olarak tanımlanıyor. Eğitimde "Toplum 5.0" Modeli Üniversitelerden beklentinin değiştiğini belirten Doç. Dr. Balbay, klasik eğitim modellerinin yerine disiplinler arası ve "insan merkezli teknoloji eğitimi" anlayışının getirilmesi gerektiğini savundu. Sektör, üniversitelerden daha fazla uygulamalı eğitim programı talep ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan Alanında İlk Dijital E-İhracat Kredisi Haber

Akbank’tan Alanında İlk Dijital E-İhracat Kredisi

Ürün, %5 BSMV avantajı ve uygun faiz oranlarına tamamen dijital süreçlerle erişim sağlayarak e-ihracatçıların nakit akışını güçlendiriyor. Akbank, bu adımla KOBİ’lerin ihracat kapasitesini artırmayı ve dijital ihracat ekosistemini desteklemeyi hedefliyor. Akbank, Türkiye’nin ihracat potansiyelini büyüten en dinamik alanlardan biri olan e-ihracata özel dijital kredi çözümünü devreye aldı. Banka, e-ihracat kredisi süreçlerini uçtan uca dijitalleştirerek sektörde bir ilke imza attı. Yeni ürünle birlikte KOBİ’ler, e-ihracatçı firmalara sağlanan %5 BSMV avantajından ve Akbank’ın sunduğu uygun faiz oranlarından Akbank Mobil üzerinden, hızlı ve kolay bir şekilde yararlanabiliyor. Bu çözümle Akbank, hem finansmana hızlı erişim sağlıyor hem de KOBİ’lerin nakit akışını güçlendiriyor. Akbank’ın geliştirdiği dijital ürün, özellikle operasyonlarını kendi olanaklarıyla finanse eden küçük işletmeler için önemli bir kolaylık sunuyor. Banka, dijital kanallar üzerinden tasarlanan süreçle işletmelerin başvurudan kredi kullanımına kadar tüm aşamalarda zaman ve operasyon maliyetinden de tasarruf sağlamasını hedefliyor. “E-ihracatı güçlendirmek hedefiyle finansmana erişimi tamamen dijitalleştirdik.” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, dijital e-ihracat kredisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “E-ihracat Türkiye ekonomisi için güçlü bir değer üretim alanı. Bugün farklı platformlar ve pazaryerleri üzerinden ihracat yapan yaklaşık 120 bin KOBİ ölçekli işletme bulunuyor. Buradaki gelişmenin sürmesi için işletmelerin uygun maliyetli finansmana hızlı ve kolay şekilde ulaşması kritik önem taşıyor. Bu bilinçle Akbank olarak, dijital e-ihracat kredisi ile ihracatçı KOBİ’lerimizi desteklemek üzere sektörde bir ilki hayata geçirdik. Müşterilerimiz e-ihracatçılara sağlanan %5 BSMV avantajı ve kendilerine özel uygun faizli kredi imkanlarımızdan Akbank Mobil üzerinden zahmetsizce faydalanabiliyor. Türkiye’nin dijital ihracat kapasitesini yukarı taşımak için yenilikçi çözümlerimizle işletmelerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.”

Yenilenebilir Enerjinin Geleceği   Siber Güvenlikten Geçiyor  Haber

Yenilenebilir Enerjinin Geleceği  Siber Güvenlikten Geçiyor 

Siber güvenlik şirketi ESET, yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren KOBİ’ler için siber güvenliğin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. Yenilenebilir enerji sektörü hızlı ilerliyor. Dünya çapında, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler), güneş enerjisi girişimlerinden topluluk rüzgâr enerjisi geliştiricilerine ve dijital şebeke yenilikçilerine kadar temiz enerjiye geçişi destekleyen yeniliklere öncülük ediyor. Ölçeklendirme yarışında, bu firmaların çoğu kendilerini ve icatlarını tehlikeli bir şekilde riske atıyor. Bir proje geliştiricisine veya hizmet sağlayıcısına yönelik tek bir siber saldırı, finansmanı durdurabilir, kurulumları geciktirebilir ve tüm ekosistemdeki güveni sarsabilir. Enerji sektöründeki siber güvenlik endişeleri büyük kamu hizmetleri etrafında dönüyor ve öncelikle operasyonel teknoloji (OT) risklerine odaklanıyor. Bu anlaşılabilir bir durum çünkü şebeke düzeyinde bir ihlal kaosa neden olur. Bunun en belirgin örneği 2015 yılında Ukrayna'da elektrik şebekesini bozmak için tasarlanmış bilinen bir kötü amaçlı yazılım saldırısıydı. Bu olay, kullanılan kötü amaçlı yazılımın adı olan Industroyer olarak anılır ve endüstriyel kontrol sistemlerini enfekte etmek için özel olarak yazılmış kötü amaçlı yazılımların bir örneğidir. Ancak dikkatler kontrol odaları ve trafo merkezlerine odaklanırken sektörün gerçek zayıf noktası potansiyel olarak gözden kaçırılmaktadır: Sektöre hayati hizmetler sunan KOBİ'lerin BT sistemleri. Bu şirketler tamamen e-posta sunucularına, bulut platformlarına ve müşteri veri tabanlarına bağımlıdır. Bu nedenle saldırganlar, bu şirketleri saldırı için en kolay yol olarak görebilirler. Yenilenebilir enerji alanında yenilik yapan KOBİ'ler benzersiz zorluklarla karşı karşıyadır. Çoğu, ürün ve hizmetlerin yeterince güvenli olmasını sağlayacak şirket içi siber güvenlik uzmanlığına sahip değildir ve işletmenin dayandığı daha düzenli BT hizmetlerinin güvenliğini sağlamaya da odaklanmamaktadır. Önce siber güvenlik Güçlü bir siber güvenlik duruşuna sahip olma ihtiyacını göz ardı etmenin sonucu yıkıcı olabilir; çalışanları kimlik bilgilerini vermeye ikna eden kimlik avı dolandırıcılığı, sessizce yayılan kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, projeleri durma noktasına getiren fidye yazılımı saldırıları ve hatta siber saldırganların şirketin müşterilerine sunduğu ürün ve hizmetlerin tedarik zincirini enfekte etme olasılığı. Yatırımcılar, ortaklar ve düzenleyiciler yakından izlerken basit yapılandırma hataları veya kazara veri sızıntıları bile büyük sonuçlara yol açabilir. Müşteriler, finansörler ve düzenleyiciler, temiz enerji şirketlerinin sadece sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda mükemmel bir siber güvenlik duruşu sergilemelerini de giderek daha fazla bekliyor. Burada bir paradoks ortaya çıkıyor; yenilenebilir enerji sektöründeki KOBİ'ler inovasyona odaklanırken çoğu modern siber güvenlik araçlarını benimsemekte tereddüt ediyor. Bazıları maliyetlerden korkarken diğerleri operasyonların karmaşıklaşmasından endişe duyuyor. Ancak harekete geçmemenin riski çok daha büyük. Siber güvenlik, sadece büyük ve zengin kamu hizmetleri kuruluşlarının tekelinde olan bir alan olarak görülmemelidir. Günümüzün araçları, küçük şirketler için erişilebilir, ölçeklenebilir ve pratik olacak şekilde tasarlanmıştır. Şirketlerin içlerinde siber güvenlik konusunda uzman kaynakları bulunmadığı durumlarda, dış kaynaklı çözümler sunan çok sayıda şirket bulunmaktadır. Siber güvenlik için alınacak önlemler Siber güvenlik şirketi ESET, mütevazı adımların bile dayanıklılığı önemli ölçüde artırıp riski azaltabileceğini gördü. İşletmenizin bir sonraki ibret hikâyesi hâline gelmesini önlemek için öncelikle önleme odaklı bir zihniyet benimsemek çok önemlidir. ● En kritik güvenlik açıklarının hızla kapatılması için sağlam yama yönetimi uygulamak, ● Kimlik ve erişim politikalarını sıfır güven yaklaşımıyla güncellemek - ihlal olduğunu varsaymak, en az ayrıcalık politikalarını uygulamak, ● Çok faktörlü kimlik doğrulamayı uygulamak, ● Sunucular, dizüstü bilgisayarlar, bulut hizmetleri ve diğer cihazlar dâhil olmak üzere tüm cihazlara güvenilir güvenlik yazılımı yüklemek, ● En iyi uygulamalara göre hassas dosyaları yedeklemek ve geri yüklemenin denenmiş ve test edilmiş olmasını sağlamak, ● Paydaşlarla birlikte bir olay müdahale planı oluşturmak ve test etmek, ● Ağları ve uç noktaları, güvenlik ihlallerinin erken uyarı işaretleri için sürekli izlemek, ● Personele güncel siber güvenlik farkındalık eğitimi vermek ve kimlik avı simülasyonları gerçekleştirmek; çalışanlar hem şirketin en güçlü varlığı hem de en zayıf halkasıdır. İç uzmanlığa sahip olmayan firmalar için Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) hizmetleri, uzman güvenlik analistleri tarafından 24 saat izleme ve hızlı müdahale sağlayarak olaylar meydana geldiğinde daha da büyümeden hızlı bir şekilde kontrol altına alınabilmesini sağlar. Güçlü siber güvenlik savunmaları, inovasyon ve büyümeden uzaklaştırmaz; aksine bunları mümkün kılar. KOBİ'lerin yatırımcıların güvenini kazanmasını, AB'nin NIS2 Direktifi gibi çerçeveler altında sıkılaşan düzenleyici gereklilikleri karşılamasını ve start-up'ları bu kadar değerli kılan çevikliği korumalarını sağlar. Şebeke daha akıllı ve daha bağlantılı hâle geldikçe BT ve kritik altyapı arasındaki sınır bulanıklaşıyor. Her KOBİ, daha büyük sistemde çok önemli bir rol oynar ve her boşluk önemli. Temiz enerji, teknolojiye, şebekeye ve geçişi destekleyen şirketlere duyulan güvene bağlıdır. BT veya OT'de siber güvenlik ikinci planda kalırsa bu güven kaybolacaktır. KOBİ'lerin zayıf halka olması için hiçbir mazeret yoktur. Doğru korumalarla, güvenli ve sürdürülebilir bir enerji geleceğinin dayanıklı omurgası olabilirler.

Akbank’tan KOBİ ve Esnafa Yeni Yıla Hazırlık Desteği Haber

Akbank’tan KOBİ ve Esnafa Yeni Yıla Hazırlık Desteği

36 aya varan vade ve esnek ödeme seçenekleri ile Akbank Yeni Yıl Kredisi, işletmelerin nakit akışına uyumlu bir geri ödeme yapısı sağlıyor. Üstelik kredi haftalık veya aylık vadelerde geri ödenebiliyor. Ek olarak, Yeni Yıl Kredisi ile diğer banka borçlarını uygun faiz ve ödeme seçenekleri ile Akbank’a taşıma imkanı da bulunuyor. Kredi, dijital kanallar üzerinden de hızlı ve kolay bir şekilde kullanılabiliyor. Akbank, yeni yıla girerken artan iş hacmi ve değişken nakit akışına uyum sağlamak isteyen KOBİ ve esnafa yönelik Yeni Yıl Kredisini sunuyor. 36 aya varan vade ve esnek geri ödeme seçenekleri sunan kredi, işletmelerin finansman ihtiyaçlarını karşılarken nakit akışlarını daha öngörülebilir biçimde yönetmelerine hizmet ediyor. Akbank Yeni Yıl Kredisi; aylık eşit taksit, haftalık taksit ya da 3 aya kadar ödemesiz dönem seçenekleriyle işletmelerin kendi nakit akışlarına uygun bir ödeme planı oluşturmalarına imkân tanıyor. Böylece KOBİ’ler, yeni yıl döneminde artan finansman ihtiyacını daha dengeli bir şekilde karşılayabiliyor. Kredi, KOBİ’ler tarafından dijital kanallar üzerinden de uçtan uca kullanılabiliyor. “KOBİ’lerin nakit akışına uyumlanan çözümler geliştiriyoruz” İşletmelerin değişen ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklandıklarını belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “KOBİ’lerin nakit akışını yönetirken, sağladıkları finansmanı nasıl ve hangi esneklikte geri ödeyebilecekleri büyük önem taşıyor. Yeni Yıl Kredisi ile amacımız, işletmelerin nakit akışındaki dalgalanmaları dikkate alan, geri ödeme tarafında onlara esneklik tanıyan bir çözüm sunmak. Böylece KOBİ’lerin yeni yıla daha güçlü bir bilanço ve daha öngörülebilir bir finansman yapısıyla girmelerini desteklemeyi hedefliyoruz.” Akbank, KOBİ’lerin ihtiyaçlarına özel tasarlanan, esnek ve erişilebilir finansman çözümleri geliştirmeyi sürdürecek.

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor    Haber

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor  

Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), sınırlı güvenlik bütçeleri nedeniyle saldırganların radarında olsa da asıl tehdit her zaman zararlı bir yazılımla gelmiyor Bazen sadece iyi yazılmış bir e-posta felakete yol açabiliyor. Siber saldırganlar, hedef aldıkları şirketin sistemlerine sızdıktan sonra aylarca sessiz kalarak tedarikçilerle olan yazışmaları, fatura tarihlerini ve ödeme alışkanlıklarını adım adım izliyor. Tam ödeme zamanı geldiğinde ise devreye girerek, "Muhasebe departmanımız değişti", "Mevcut hesabımız denetimde" veya "Acil nakit akışı düzenlemesi" gibi son derece makul ve profesyonel bahanelerle yeni bir IBAN paylaşıyorlar. Şüphe uyandırmayan bu değişiklik talebi, genellikle şirketin güvendiği bir ismin e-posta adresinden veya tek bir harf farkıyla oluşturulmuş kopyasından geldiği için muhasebe çalışanları tarafından sorgulanmadan işleme alınıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu yöntemin teknik bir sızıntıdan çok psikolojik bir manipülasyon içerdiğini, bu yüzden geleneksel güvenlik duvarlarını kolayca aşabildiğini vurguluyor. “Bu E-postayı Aldığınızda Klavyeyi Bırakın ve Telefonu Açın” Bu dolandırıcılık türünün tamamen sosyal mühendisliğe dayandığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Bir sabah yıllardır çalıştığınız toptancınızdan veya iş ortağınızdan bir e-posta alırsınız. Logo aynıdır, imza aynıdır, hitap şekli tanıdıktır. Sadece, 'Ödemeyi lütfen ekteki yeni hesabımıza yapın' yazar. İşte o an, işletmeniz büyük bir risk altındadır. Saldırganlar ya tedarikçinizin mailini hacklemiştir ya da gözle fark edilemeyecek kadar benzer sahte bir alan adı (örn: laykonbilisim yerine laykonbiilisim) almıştır. Bu tuzağa düşen işletmeler, parayı kendi elleriyle dolandırıcılara gönderir ve durumu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olur” dedi. Şirketinizi Fatura Dolandırıcılığından Korumak Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta Alev Akkoyunlu, işletmelerin binlerce liralık zarara uğramaması ve ticari ilişkilerinin zedelenmemesi için alması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Farklı Kanaldan Teyit Edin. Eğer bir tedarikçinizden ödeme bilgilerinin değiştiğine dair bir e-posta alırsanız, asla sadece e-posta ile yanıt verip onay istemeyin. Mutlaka karşı tarafı telefonla arayın ve güvendiğiniz bir yetkiliye durumu sözlü olarak doğrulatın. 2. E-posta Adreslerini Harf Harf Kontrol Edin. Gelen iletinin "Gönderen" kısmını dikkatlice inceleyin. Kurumsal alan adlarında yapılan küçük harf oyunları (örneğin 'm' yerine 'rn' yazılması veya '.com' yerine '.co' kullanılması) en sık kullanılan yöntemdir. 3. "Acil" Baskısına Aldanmayın. Dolandırıcılar, düşünmenize fırsat vermemek için "Ödeme bugün yapılmazsa sevkiyat duracak" gibi aciliyet ifadeleri kullanır. Finansal işlemlerde aciliyet talebi, genellikle bir dolandırıcılık belirtisidir. Sakin olun ve prosedürlerinizi uygulayın. 4. Çalışanlarınızı Eğitin. Muhasebe ve finans departmanındaki çalışanlarınızı bu tür sosyal mühendislik yöntemlerine karşı bilinçlendirin. "Banka değişikliği" taleplerinin, standart bir onay sürecinden geçmeden işleme alınmayacağı bir şirket politikası oluşturun. 5. E-posta Güvenliğini Sıkılaştırın. Şirket e-postalarınızda mutlaka İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın. Ayrıca, oltalama (phishing) girişimlerini ve sahte e-postaları gelen kutusuna düşmeden engelleyen, Bitdefender GravityZone gibi kurumsal güvenlik çözümlerinden faydalanın.

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor Haber

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor

Bitdefender’ın son raporu, işletmelerin en büyük korkusunun fidye yazılımları değil, güvenilir tedarikçi kılığına giren fatura dolandırıcıları olması gerektiğini ortaya koyuyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şirket kasalarını boşaltan bu sinsi yönteme karşı işletmeleri uyararak ödeme süreçlerinde mutlaka "çift doğrulama" mekanizmasının işletilmesi gerektiğini vurguluyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), sınırlı güvenlik bütçeleri nedeniyle saldırganların radarında olsa da asıl tehdit her zaman zararlı bir yazılımla gelmiyor Bazen sadece iyi yazılmış bir e-posta felakete yol açabiliyor. Siber saldırganlar, hedef aldıkları şirketin sistemlerine sızdıktan sonra aylarca sessiz kalarak tedarikçilerle olan yazışmaları, fatura tarihlerini ve ödeme alışkanlıklarını adım adım izliyor. Tam ödeme zamanı geldiğinde ise devreye girerek, "Muhasebe departmanımız değişti", "Mevcut hesabımız denetimde" veya "Acil nakit akışı düzenlemesi" gibi son derece makul ve profesyonel bahanelerle yeni bir IBAN paylaşıyorlar. Şüphe uyandırmayan bu değişiklik talebi, genellikle şirketin güvendiği bir ismin e-posta adresinden veya tek bir harf farkıyla oluşturulmuş kopyasından geldiği için muhasebe çalışanları tarafından sorgulanmadan işleme alınıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu yöntemin teknik bir sızıntıdan çok psikolojik bir manipülasyon içerdiğini, bu yüzden geleneksel güvenlik duvarlarını kolayca aşabildiğini vurguluyor. “Bu E-postayı Aldığınızda Klavyeyi Bırakın ve Telefonu Açın” Bu dolandırıcılık türünün tamamen sosyal mühendisliğe dayandığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Bir sabah yıllardır çalıştığınız toptancınızdan veya iş ortağınızdan bir e-posta alırsınız. Logo aynıdır, imza aynıdır, hitap şekli tanıdıktır. Sadece, 'Ödemeyi lütfen ekteki yeni hesabımıza yapın' yazar. İşte o an, işletmeniz büyük bir risk altındadır. Saldırganlar ya tedarikçinizin mailini hacklemiştir ya da gözle fark edilemeyecek kadar benzer sahte bir alan adı (örn: laykonbilisim yerine laykonbiilisim) almıştır. Bu tuzağa düşen işletmeler, parayı kendi elleriyle dolandırıcılara gönderir ve durumu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olur” dedi. Şirketinizi Fatura Dolandırıcılığından Korumak Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta Alev Akkoyunlu, işletmelerin binlerce liralık zarara uğramaması ve ticari ilişkilerinin zedelenmemesi için alması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Farklı Kanaldan Teyit Edin. Eğer bir tedarikçinizden ödeme bilgilerinin değiştiğine dair bir e-posta alırsanız, asla sadece e-posta ile yanıt verip onay istemeyin. Mutlaka karşı tarafı telefonla arayın ve güvendiğiniz bir yetkiliye durumu sözlü olarak doğrulatın. 2. E-posta Adreslerini Harf Harf Kontrol Edin. Gelen iletinin "Gönderen" kısmını dikkatlice inceleyin. Kurumsal alan adlarında yapılan küçük harf oyunları (örneğin 'm' yerine 'rn' yazılması veya '.com' yerine '.co' kullanılması) en sık kullanılan yöntemdir. 3. "Acil" Baskısına Aldanmayın. Dolandırıcılar, düşünmenize fırsat vermemek için "Ödeme bugün yapılmazsa sevkiyat duracak" gibi aciliyet ifadeleri kullanır. Finansal işlemlerde aciliyet talebi, genellikle bir dolandırıcılık belirtisidir. Sakin olun ve prosedürlerinizi uygulayın. 4. Çalışanlarınızı Eğitin. Muhasebe ve finans departmanındaki çalışanlarınızı bu tür sosyal mühendislik yöntemlerine karşı bilinçlendirin. "Banka değişikliği" taleplerinin, standart bir onay sürecinden geçmeden işleme alınmayacağı bir şirket politikası oluşturun. 5. E-posta Güvenliğini Sıkılaştırın. Şirket e-postalarınızda mutlaka İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın. Ayrıca, oltalama (phishing) girişimlerini ve sahte e-postaları gelen kutusuna düşmeden engelleyen, Bitdefender GravityZone gibi kurumsal güvenlik çözümlerinden faydalanın.

Albaraka Türk ve ITFC’den 20 Milyon Euro'luk Anlaşma Haber

Albaraka Türk ve ITFC’den 20 Milyon Euro'luk Anlaşma

Türkiye'de katılım bankacılığının öncüsü Albaraka Türk, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli kalkınmasında finansal kapsayıcılığın, reel sektörün ve sürdürülebilir ticaretin kritik rolünün güçlenmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Katılım finans ekosisteminin öncüsü olarak, Türkiye’nin ihracat kapasitesinin geliştirilmesi yönünde etkisi yüksek iş birliklerini stratejik bir öncelik olarak gören Albaraka Türk ve İslam Kalkınma Bankası (IsDB) Grubu'nun bir üyesi olan Uluslararası İslami Ticaret Finans Kurumu (ITFC), 20 milyon Euro’luk Murabaha anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Türkiye'deki özel sektör müşterileri, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için katılım bankacılığına uygun ticaret finansmanı çözümlerine erişimi genişleterek temel mal ve emtiaların ithalat ihtiyaçlarını ve ihracat öncesi işlemlerini desteklemekte ve ITFC'nin Türkiye'de kapsayıcı ve sürdürülebilir özel sektör büyümesine olan bağlılığını güçlendirmektedir. Anlaşma ile ilgili açıklamalarda bulunan ITFC Ticari Finansman Genel Müdürü Abdihamid Abu, “Albaraka Türk ile sağladığımız stratejik ortaklık, Türkiye'nin KOBİ'lerin gelişimi ve ihracatın büyümesi konusundaki öncelikleri ile ITFC'nin katılım bankacılığı ekosistemine uygun ticaret finansmanını genişletme ve işletmelerin rekabet etmesini ve istihdam yaratmasını sağlama misyonuyla uyumludur” dedi. Albaraka Türk Katılım Bankası'nın Hazine ve Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Serhan Yıldırım ise şu yorumda bulundu: “Bu Murabaha finansman anlaşmasıyla ITFC ile uzun süredir devam eden ortaklığımızı güçlendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu imkân katılım bankacılığına uygun ticaret finansmanı çözümlerine daha fazla erişim sağlayarak, özellikle KOBİ'ler olmak üzere müşterilerimize daha iyi hizmet vermemizi sağlayacaktır. Ayrıca bu imkân, tarafların önümüzdeki dönemde mutabık kalabileceği ilave finansman işlemlerine yönelik daha kapsamlı bir iş birliği sürecinin ilk adımını teşkil etmektedir. Türkiye'nin özel sektörünü desteklemek ve ticareti geliştirmek, “Öncü Bankacılık” misyonumuzun temelini oluşturmakta ve bu iş birliği, sürdürülebilir büyüme ve ekonomik kalkınma konusundaki ortak vizyonumuzu yansıtmaktadır.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.