Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kobi̇

Kapsül Haber Ajansı - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor Haber

Çalışan Davranışları KOBİ'ler İçin Gizli Siber Güvenlik Riski Oluşturuyor

WatchGuard tarafından hazırlanan "2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu" verilerine göre, çalışanların yüzde 64'ü iş için yetkisiz yapay zeka araçları kullandığını itiraf ederek çoğu kurumun yönetmek için yeterli görünürlüğe sahip olamadığı ve hızla büyüyen gölge yapay zeka sorununa katkıda bulunuyor. Aynı zamanda yaygın çalışma alanı alışkanlıkları riski artırmaya devam ediyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifrelerini yeniden kullanırken yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanıyor ve yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişerek kurumları kimlik bilgisi hırsızlığına, veri engellemeye ve yetkisiz erişime maruz bırakıyor. Yapay Zeka Kullanımı Arttıkça Görünürlük Boşlukları Derinleşiyor Tüketiciye yönelik yapay zeka araçları, çoğu kurumun henüz resmi bir yönetişim duruşuyla ele alamadığı, hızla büyüyen bir güvenlik riski kategorisini başlattı. Raporda belirtildiği üzere, katılımcıların yüzde 30'undan azı kurumlarının kullanılan yazılımların doğru bir envanterini tuttuğuna inanırken, yaklaşık yüzde 40'ı şirketlerinin çalışanlarının kullandığı uygulamalara dair tam görünürlük olmadan faaliyet gösterdiğini söylüyor. Onaylanmış araçlar ve hangi bilgilerin dışarıya aktarılabileceğine dair kurumsal rehberlik de dâhil olmak üzere bu yönetişim eksikliği, BT ve siber güvenlik ekipleri için tehlikeli bir kör nokta oluşturuyor. Yaygın Güvensiz Çalışma Alışkanlıkları Kurumları Savunmasız Bırakıyor Gölge yapay zekanın ötesinde yaygın çalışan davranışları, kurumsal güvenlik protokollerini zayıflatmayı ve bilgisayar korsanları için fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifreleri birden fazla hesapta yeniden kullandığını itiraf ediyor. Bu durum ele geçirilmiş tek bir kimlik bilgisinin bile kurumu hesapların ele geçirilmesine, yanal hareketlere ve birden fazla sistem, platform ve uygulama genelinde önemli veri sızıntılarına karşı savunmasız bıraktığı anlamına geliyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 30'u şifrelerini başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışanların yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanırken yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişiyor. Bu tablo kurumun saldırı yüzeyini önemli ölçüde genişletirken, güvensiz bağlantıları hedefleyen ortadaki adam saldırıları ve diğer tehditler yoluyla veri engelleme, kimlik bilgisi hırsızlığı ve yetkisiz ağ erişimine maruz kalma riskini artırıyor. Ayrıca çalışanların yüzde 55'i iş cihazlarını kişisel faaliyetler için kullanarak kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, kimlik avı saldırıları ve kurumsal güvenlik kontrollerini aşabilecek uygulama veya web sitelerine maruz kalma riskini artırıyor. Hibrit ve uzaktan çalışmanın yaygın olarak benimsenmesi kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak saldırganlara kurumsal verileri ele geçirmek için yeni fırsatlar yaratırken güvenlik ekiplerinin riski etkili bir şekilde azaltmasını zorlaştırıyor. İnsan Davranışını Yönetmek Temel Bir Gereklilik Haline Geliyor Artan üretkenlik baskıları, gelişen çalışma ortamları ve hızlı teknoloji adaptasyonu iş gücü genelinde riskli davranışları yönlendiriyor. Yaşananlar yönetilen hizmet sağlayıcılarının KOBİ'lere ciddi olaylara yol açmadan önce siber güvenlik hijyeni boşluklarını gidermelerinde yardımcı olmaları için net bir fırsat yaratıyor. Maruz kalma riskini azaltmak için WatchGuard KOBİ'lerin ve MSP iş ortaklarının şifre yöneticilerini ve Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı zorunlu kılmak, yetkisiz gölge teknoloji kullanımını belirlemek, net yapay zeka kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturmak, VPN ve sıfır güven yaklaşımlarıyla korumayı ofis dışına taşımak ve teknik göstergelerin yanı sıra insan riski metriklerini izlerken sürekli güvenlik eğitimleri uygulamak olmak üzere altı pratik adıma odaklanmalarını öneriyor. Kurumların güvenlik araçlarına yatırım yaptığını ancak birçoğunun çalışanların gerçekte nasıl çalıştığına dair görünürlükten hala yoksun olduğunu belirten WatchGuard Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, "Yapay zeka kullanımından şifre uygulamalarına kadar günlük davranışlar geleneksel kontrollerin çözmek için tasarlanmadığı riskler yaratıyor. Kurumlar yeni teknolojileri benimsedikçe ve dağıtılmış çalışmayı destekledikçe, insan davranışını yönetmek temel bir gereklilik haline geliyor. MSP'ler için bu tablo teknolojinin ötesine geçerek kullanıcı riski görünürlüğü, politika yönetişimi ve sürekli güvenlik farkındalığına doğru genişlemek adına büyük bir fırsat sunuyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’tan Deprem Bölgesi ve Yeşil Dönüşüm İçin 300 Milyon Dolarlık Finansman  Haber

Vakıfbank’tan Deprem Bölgesi ve Yeşil Dönüşüm İçin 300 Milyon Dolarlık Finansman 

VakıfBank ile Asya Altyapı Yatırım Bankası arasındaki ilk iş birliğiyle temin edilen 300 milyon dolar tutarındaki kaynakla hayata geçirilen Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak stratejik yatırımlara uzun vadeli finansman sunmayı amaçlıyor. Program, deprem bölgesinin yeniden inşasından reel sektörün yeşil dönüşümüne uzanan geniş bir alanda ekonomik ve sosyal kalkınmayı destekleyen bütüncül bir finansman modeli sunmaktadır. Üretimi, istihdamı, ihracatı ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir kalkınma unsuru olarak ele alan VakıfBank da uluslararası kaynakları Türkiye’nin öncelikli yatırım alanlarına yönlendirerek reel sektörün dönüşümüne katkı sağlamayı hedeflemektedir. “Kalkınmaya değer katan finansman modelleri geliştirmeye devam edeceğiz” Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, şunları söyledi: “Finansmanı ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunan stratejik bir araç olarak görüyoruz. Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı vizyonumuzun temelinde de bu anlayış yer alıyor. Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan temin ettiğimiz 300 milyon dolar tutarındaki kaynak, uluslararası finans kuruluşlarının Bankamıza duyduğu güvenin önemli bir göstergesi olmasının yanı sıra ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunma kararlılığımızı da ortaya koyuyor.” Bu programla bir taraftan 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerin yeniden ayağa kalkmasına destek verirken, diğer taraftan KOBİ’lerin enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm yatırımlarını finansmanla buluşturarak rekabet güçlerini artırmayı hedeflediklerini belirten Arslan sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda firmalarımızın dönüşümünü desteklemeyi stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Üreticimizin, ihracatçımızın ve KOBİ’lerimizin yanında olmaya, kalkınmaya değer katan finansman modelleri geliştirmeye devam edeceğiz.” “KOBİ’lerin Türkiye’nin iklim dönüşümüne anlamlı bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlıyoruz.” AIIB Finansal Kuruluşlar ve Fonlama Genel Direktörü Gregory Liu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu finansman, AIIB'nin Türkiye'yi kritik bir toparlanma döneminde destekleme konusundaki kararlılığını gösterirken, iklim eylemini de iş birliğimizin merkezinde tutmaktadır. VakıfBank ile ortaklık kurarak, yeniden yapılanma çalışmalarının hızlanmasına ve KOBİ'lerin Türkiye'nin iklim dönüşümüne anlamlı bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlıyoruz." “11 ilin yeniden inşasına destek verilecek” Programın ilk ayağını, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yürütülen yeniden inşa çalışmalarına yönelik finansman desteği oluşturuyor. Bu kapsamda sosyal konut, devlet okulu, hastane ve klinik yapımında görev alan yüklenici firmaların işletme sermayesi ihtiyaçları ile makine ve teçhizat yatırımları finanse edilecek. İşletme Kredisi ile maaş, SGK, inşaat malzemesi ve işçilik giderleri desteklenirken, Yatırım Kredisi ile makine ve teçhizat alımlarına finansman sağlanacak. Program kapsamında risk grubu bazında 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sunulacak. Programın ikinci ayağında ise KOBİ’lerin yeşil dönüşüm yatırımlarına yönelik yeni imkânlar hayata geçirilecek. Enerji Verimliliği Kredisi, Yenilenebilir Enerji Kredisi, Sanayi Dekarbonizasyon Kredisi ve Temiz Ulaşım Kredisi olmak üzere dört başlık altında uygun koşullu kredi seçenekleri sunulacak. Bu kapsamda işletmelerin enerji verimliliğini artıran yatırımları, güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri, batarya depolama sistemleri, elektrikli araç şarj altyapıları ile karbon emisyonunu azaltmaya yönelik sanayi uygulamaları teşvik edilecek. Elektrikli ticari araç ve filo dönüşümünden akıllı filo yönetimine kadar uzanan temiz ulaşım yatırımları da program kapsamındaki imkânlardan yararlanabilecek. Program kapsamında hayata geçirilecek yatırımların, ülkemizin enerji ithalatını azaltarak cari açığın düşürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Sürdürülebilirlik temalı finansmanda ülkemizin lider bankası olan VakıfBank, Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı ile Orta Vadeli Program, 12. Kalkınma Planı ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleriyle uyumlu şekilde; deprem bölgesinin yeniden inşasına, sürdürülebilir üretimin yaygınlaşmasına ve reel sektörün yeşil dönüşümünü desteklemeyi hedefliyor. Banka, Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı vizyonu doğrultusunda geliştirdiği finansman modelleriyle üretime, istihdama ve sürdürülebilir kalkınmaya değer katmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard, 2026 Siber Güvenlik   Hijyen Raporunu Yayınladı Haber

WatchGuard, 2026 Siber Güvenlik Hijyen Raporunu Yayınladı

WatchGuard tarafından hazırlanan "2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu" verilerine göre, çalışanların yüzde 64'ü iş için yetkisiz yapay zeka araçları kullandığını itiraf ederek çoğu kurumun yönetmek için yeterli görünürlüğe sahip olamadığı ve hızla büyüyen gölge yapay zeka sorununa katkıda bulunuyor. Aynı zamanda yaygın çalışma alanı alışkanlıkları riski artırmaya devam ediyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifrelerini yeniden kullanırken yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanıyor ve yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişerek kurumları kimlik bilgisi hırsızlığına, veri engellemeye ve yetkisiz erişime maruz bırakıyor. Yapay Zeka Kullanımı Arttıkça Görünürlük Boşlukları Derinleşiyor Tüketiciye yönelik yapay zeka araçları, çoğu kurumun henüz resmi bir yönetişim duruşuyla ele alamadığı, hızla büyüyen bir güvenlik riski kategorisini başlattı. Raporda belirtildiği üzere, katılımcıların yüzde 30'undan azı kurumlarının kullanılan yazılımların doğru bir envanterini tuttuğuna inanırken, yaklaşık yüzde 40'ı şirketlerinin çalışanlarının kullandığı uygulamalara dair tam görünürlük olmadan faaliyet gösterdiğini söylüyor. Onaylanmış araçlar ve hangi bilgilerin dışarıya aktarılabileceğine dair kurumsal rehberlik de dâhil olmak üzere bu yönetişim eksikliği, BT ve siber güvenlik ekipleri için tehlikeli bir kör nokta oluşturuyor. Yaygın Güvensiz Çalışma Alışkanlıkları Kurumları Savunmasız Bırakıyor Gölge yapay zekanın ötesinde yaygın çalışan davranışları, kurumsal güvenlik protokollerini zayıflatmayı ve bilgisayar korsanları için fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Çalışanların yüzde 76'sı şifreleri birden fazla hesapta yeniden kullandığını itiraf ediyor. Bu durum ele geçirilmiş tek bir kimlik bilgisinin bile kurumu hesapların ele geçirilmesine, yanal hareketlere ve birden fazla sistem, platform ve uygulama genelinde önemli veri sızıntılarına karşı savunmasız bıraktığı anlamına geliyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 30'u şifrelerini başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışanların yüzde 70'i iş için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanırken yüzde 50'si kurumsal kaynaklara VPN koruması olmadan erişiyor. Bu tablo kurumun saldırı yüzeyini önemli ölçüde genişletirken, güvensiz bağlantıları hedefleyen ortadaki adam saldırıları ve diğer tehditler yoluyla veri engelleme, kimlik bilgisi hırsızlığı ve yetkisiz ağ erişimine maruz kalma riskini artırıyor. Ayrıca çalışanların yüzde 55'i iş cihazlarını kişisel faaliyetler için kullanarak kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, kimlik avı saldırıları ve kurumsal güvenlik kontrollerini aşabilecek uygulama veya web sitelerine maruz kalma riskini artırıyor. Hibrit ve uzaktan çalışmanın yaygın olarak benimsenmesi kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak saldırganlara kurumsal verileri ele geçirmek için yeni fırsatlar yaratırken güvenlik ekiplerinin riski etkili bir şekilde azaltmasını zorlaştırıyor. İnsan Davranışını Yönetmek Temel Bir Gereklilik Haline Geliyor Artan üretkenlik baskıları, gelişen çalışma ortamları ve hızlı teknoloji adaptasyonu iş gücü genelinde riskli davranışları yönlendiriyor. Yaşananlar yönetilen hizmet sağlayıcılarının KOBİ'lere ciddi olaylara yol açmadan önce siber güvenlik hijyeni boşluklarını gidermelerinde yardımcı olmaları için net bir fırsat yaratıyor. Maruz kalma riskini azaltmak için WatchGuard KOBİ'lerin ve MSP iş ortaklarının şifre yöneticilerini ve Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı zorunlu kılmak, yetkisiz gölge teknoloji kullanımını belirlemek, net yapay zeka kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturmak, VPN ve sıfır güven yaklaşımlarıyla korumayı ofis dışına taşımak ve teknik göstergelerin yanı sıra insan riski metriklerini izlerken sürekli güvenlik eğitimleri uygulamak olmak üzere altı pratik adıma odaklanmalarını öneriyor. Kurumların güvenlik araçlarına yatırım yaptığını ancak birçoğunun çalışanların gerçekte nasıl çalıştığına dair görünürlükten hala yoksun olduğunu belirten WatchGuard Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, "Yapay zeka kullanımından şifre uygulamalarına kadar günlük davranışlar geleneksel kontrollerin çözmek için tasarlanmadığı riskler yaratıyor. Kurumlar yeni teknolojileri benimsedikçe ve dağıtılmış çalışmayı destekledikçe, insan davranışını yönetmek temel bir gereklilik haline geliyor. MSP'ler için bu tablo teknolojinin ötesine geçerek kullanıcı riski görünürlüğü, politika yönetişimi ve sürekli güvenlik farkındalığına doğru genişlemek adına büyük bir fırsat sunuyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-İhracat, Türkiye'nin Yeni Büyüme Gücü Oldu Haber

E-İhracat, Türkiye'nin Yeni Büyüme Gücü Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), her yıl geleneksel olarak düzenlediği törenle ihracat şampiyonlarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen 'İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde, Türkiye'den yurt dışına gönderilen ürün ve hizmetlerin 2025 yılında yeni bir rekor kırarak 396 milyar dolarlık bir ihracata ulaştığı ilan edildi. Bu yıl yeni hedefin 410 milyar doları olduğunu söyleyen TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ihracatı sınırları aşan stratejik bir güç olarak gördüklerini belirtti. TİM Başkanı Gültepe, küresel rekabette geleneksel ihracatın yanı sıra e-ihracatın da artık kritik bir rol oynadığını kaydetti: "E-ihracat yerli üretici, KOBİ'ler ve esnafımız için büyük fırsatlar sunuyor. Bu nedenle üç yıldır İhracatın Şampiyonları listesinde e-ihracatı ayrı bir kategoride değerlendiriyoruz ve ödüllendiriyoruz. Her gün yüz binlerce "Made in Türkiye" etiketli ürün dünyanın dört bir yanına e-ihracat kanalıyla ulaşıyor. Küresel ticarette oyunun kurallarının yeniden yazıldığı ve teknolojinin fark yarattığı günümüzde, Türkiye'den onlarca ülkeye e-ihracat gerçekleştiriyoruz. E-ihracat hacmimiz küresel risklere rağmen her yıl artıyor. Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefimize giden süreçte e-ihracatın önemli kaldıraçlardan biri olacağına inanıyorum." 'İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde üç kez üst üste e-ihracat kategorisinin birincisi seçilen Trendyol, geçen yıl Türkiye'den yola çıkan 55 milyonu aşkın ürünü 35 ülkede 10 milyonu aşkın müşteriyle buluşturdu. Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan, arka arkaya üçüncü kez verilen ödülün e-ihracat yapan 120 bini aşkın Trendyol iş ortağının başarısı olduğunu vurguladı: "Bugün ihracatın tanımı değişiyor. Geleneksel ihracatın yanına artık e-ihracat da güçlü bir büyüme alanı olarak eklenmiş durumda. Özellikle KOBİ'ler, yerli üreticiler ve esnafımız için e-ihracat, dünyanın her yerindeki yeni müşterilere ulaşmayı mümkün kılıyor. 2025 yılında e-ihracat operasyonlarımızı büyütmek amacıyla 1 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. Çoğunluğu KOBİ'lerden oluşan iş ortaklarımızın e-ihracat hacmi, geçtiğimiz yıl 1,5 milyar doları aştı. E-ihracatın sağladığı döviz girdisi, istihdam ve katma değer sayesinde Türkiye'nin ekonomik büyümesinde stratejik bir rol oynadığına inanıyoruz. Ülkemizin üretim gücü, girişimci ekosistemi, stratejik konumu ve 'Made in Türkiye' markasının dünyada giderek artan itibarıyla; Türkiye'nin bölgesel e-ihracatın lider ülkesi olacağına inanıyoruz." Dört yıl önce e-ihracat operasyonlarına başlayan Trendyol, bugün Türk markalarını e-ihracatla Orta ve Doğu Avrupa, Körfez bölgesi ve Azerbaycan'a ulaştırıyor. Trendyol'daki satıcılar, Türkiye içinde Ankara'dan Antalya'ya satış yapar gibi tek bir tuşa basarak e-ihracat gerçekleştirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Girişimleri ve Hukuk Profesyonelleri Bir Araya Geldi Haber

Teknoloji Girişimleri ve Hukuk Profesyonelleri Bir Araya Geldi

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global’in Türkiye’de gelişen hukuk teknolojileri ekosistemini desteklemek amacıyla, Harmonity AI iş birliğiyle 1 Temmuz’da APY Tekmer’de düzenlediği LegalTech Türkiye Buluşması, ekosistem paydaşlarını bir araya getirdi. Etkinlikte yapay zekanın hukuk alanındaki kullanım alanları, hukuk teknolojilerinin geleceği, regülasyonların sektörün gelişimindeki rolü, girişimcilik ekosisteminin ihtiyaçları, yatırım dinamikleri ve Türkiye’nin bu alandaki küresel rekabet potansiyeli ele alındı. Hukuk, teknoloji ve iş dünyasının kesişiminde şekillenen yeni döneme ilişkin öngörüler, farklı disiplinlerden konuşmacıların katılımıyla kapsamlı şekilde değerlendirildi. Sistem Global Yönetim Kurulu Üyesi Av. Doç. Dr. Hasan Karslıoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, Harmonity AI Kurucusu Av. Melih Burak Yıldız’ın yapay zeka destekli hukuk çalışmalarında Harmonity AI’ın çözümlerine dair sunumuyla devam etti. Onicorn Teknoloji CEO’su ve Bloomberg HT “Yarının Zekası” Program Moderatörü Gökhan Akar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Kanun var, kod var, uygulama nerede?” panelinde ise Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, SIF Ventures Kurucu Ortağı Ferda Kert ve Sistem Global Yönetici Ortağı Av. Dr. Sertel Şıracı konuşmacı olarak yer aldı. Panelde yapay zekanın hukuk hizmetlerine güvenli entegrasyonu, hukuk teknolojilerinde regülasyon ihtiyacı, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması, şirketlerin hukuk operasyonlarında verimlilik sağlayan yeni teknolojiler ile Türkiye’nin uluslararası ölçekte rekabet edebilecek hukuk teknolojileri girişimleri geliştirme potansiyeli ele alındı. Yapay zekanın hukuk profesyonellerinin yerine geçen değil; doğru veri, insan denetimi ve güven ilkesiyle kullanıldığında karar süreçlerini destekleyen güçlü bir yardımcı olduğunun altı çizildi. Türkiye’nin güçlü girişimcilik ve teknoloji ekosisteminin, hukuk teknolojileri alanında uluslararası ölçekte başarılı girişimler geliştirebilecek önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgusu de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Karslıoğlu: “Hukukta yapay zekanın yaygınlaşması için güven ve regülasyon şart” Konuya ilişkin açıklamada bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Üyesi Av. Doç. Dr. Hasan Karslıoğlu, “Yapay zekayı hukukta bir amaç değil, doğru kullanıldığında hukuk profesyonellerinin karar süreçlerini destekleyen güçlü bir araç olarak değerlendirmeliyiz. Doğru veriyle beslenen ve insan denetimiyle çalışan yapay zeka çözümleri, hukukçuların daha kısa sürede daha verimli ve daha kaliteli sonuçlar üretmesine önemli katkı sağlayabilir. Bunun için güveni esas alan bir kullanım kültürünün oluşturulması, veri güvenliğinin sağlanması ve gerekli hukuki altyapının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin güçlü girişimcilik ekosistemi sayesinde hukuk teknolojileri alanında uluslararası ölçekte başarılı girişimler geliştirebilecek önemli bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz” dedi. Şıracı: “Dönüşüm için hukuk, teknoloji, girişimcilik ve yatırım ekosisteminin ortak bir vizyonu olmalı” Sistem Global Yönetici Ortağı Av. Dr. Sertel Şıracı ise, “Yapay zekanın hukuk alanındaki dönüşümü, ancak hukukun metodolojisi, etik ilkeleri ve mesleki sorumluluk anlayışıyla birlikte ele alındığında kalıcı değer yaratabilir. Bu dönüşümün sağlıklı ilerleyebilmesi için hukuk, teknoloji, girişimcilik ve yatırım ekosisteminin ortak bir vizyonla hareket etmesi gerekiyor. Farklı disiplinleri aynı platformda buluşturan bu tür organizasyonların, bilgi paylaşımını artırarak hukuk teknolojilerinin gelişimine ve Türkiye’de güçlü bir legaltech ekosisteminin oluşmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Türk Girişimi Globby İkincilik Ödülüne Layık Görüldü Haber

 Türk Girişimi Globby İkincilik Ödülüne Layık Görüldü

Türkiye'de geliştirilen yapay zeka destekli ihracat platformu Globby, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC), Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC), Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen Small Business Champions 2026 yarışmasında ikincilik ödülüne layık görüldü. Sonuçlar, Birleşmiş Milletler KOBİ Günü kapsamında Cenevre'deki WTO merkezinde açıklandı. Yarışma, KOBİ'lerin uluslararası ticarette yapay zekadan yararlanmasını sağlayan çözümleri arıyordu. Globby, bu alanda dünya genelinde öne çıkan girişimlerden biri oldu. Törende söz alan Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hakan Çakıl, Globby'yi bu uluslararası başarısından dolayı tebrik etti. Yarışma ve önemi Small Business Champions yarışması, ICC, ITC ve Dünya Ticaret Örgütü işbirliği ile ilk kez 2021'de düzenlendi. Bu yıl ITU da düzenleyiciler arasına katıldı ve yarışmanın konusu yapay zeka oldu. Yarışma, tedarik zincirlerini güçlendiren, maliyetleri azaltan ve KOBİ'lerin küresel ölçekte daha etkin rekabet etmesini sağlayan yapay zeka çözümlerini ödüllendiriyor. Yarışmanın önemi, KOBİ'lerin ekonomideki ağırlığı ile ticaretteki payı arasındaki açıkta yatıyor. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre dünyadaki şirketlerin yaklaşık yüzde 95'i KOBİ ve toplam istihdamın yüzde 60'ını oluşturuyor. Buna karşın gelişmiş ekonomilerde ihracatçıların yüzde 78'ini oluşturmalarına rağmen toplam ihracattan aldıkları pay yalnızca yüzde 34'te kalıyor. Örgüt, bu açığın başlıca nedenleri arasında KOBİ'lerin pazarlar hakkında bilgiye erişimde ve doğru iş ortağını bulmada yaşadığı zorlukları gösteriyor. Yapay zeka, tam bu noktada KOBİ'lere yeni imkânlar sunuyor. Yarışmada öne çıkan girişimler, düzenleyici kuruluşların iletişim kanallarında uluslararası ölçekte tanıtılıyor ve etkinliklerde yer buluyor. Globby Globby, ihracat yapan ya da yapmak isteyen firmalara iki temel konuda yapay zeka ile yol gösteriyor: hangi pazara açılmalı ve kiminle iletişime geçilmeli. Globby'yi yalnızca ülke ve ürün istatistikleri sunan klasik dış ticaret veri araçlarından ayıran nokta, pazar analizini doğrulanmış alıcı erişimi ve hedef pazar iletişim faaliyetlerini tek bir akışta birleştirmesi. Platform, firmanın GTİP numarasına göre 240'tan fazla ülkeyi analiz ederek en uygun hedef pazarları belirliyor. Firmalar böylece tahmine değil veriye dayalı kararlar alıyor. Ardından yalnızca firma isimlerini değil, iletişime geçilebilecek karar vericilerin doğrulanmış kurumsal e-posta adreslerini sunuyor ve sonuçlar unvan, kıdem ve şirket büyüklüğüne göre filtrelenebiliyor. Platform ayrıca hedef pazar iletişim faaliyetlerinin kurumsal hesaplardan, alıcının gelen kutusuna ulaşacak biçimde yönetilmesini ve tüm sürecin ölçülebilir hale gelmesini sağlıyor. Pazar trendlerini erken aşamada tespit etme özelliğiyle de firmaların yeni pazarlarda ilk adımı atmasına yardımcı oluyor. Globby, Türkiye'de geliştirildi ve platforma hem web üzerinden hem de mobil uygulama aracılığıyla erişilebiliyor. Globby'den açıklamalar İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortak Gökhan Erol: "Globby'nin arkasında, İnovakademi olarak 30 yılı aşan dış ticaret saha deneyimi ve 40.000'den fazla katılımcıya verdiğimiz dış ticaret eğitimleri var. Yıllar içinde sahada biriktirdiğimiz bu tecrübeyi bir yazılıma dönüştürdük. Bu uluslararası başarı hedefimizi büyütüyor. Önümüzdeki dönemde daha fazla Türk KOBİ'sini doğru pazarlara ve doğru alıcılara ulaştırmak istiyoruz," dedi. Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortak Barış Yaşbala ise "İhracata başlamak isteyen firmaların önündeki en büyük zorluklardan biri, karşılarındaki çok büyük veriyi anlamlandırmak: hangi ülke, hangi alıcı, hangi ürün. Biz bu karmaşık veriyi makine öğrenimi ve yapay zeka ile işleyip herkesin kolayca kullanabileceği sade bir araca dönüştürdük. Amacımız, daha önce hiç ihracat yapmamış bir firmanın bile doğru pazar ve alıcı kararlarını birkaç adımda verebilmesi," dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Business, KOBİ’lerin Dijital Dönüşümüne Rehberlik Etmeye Devam Edecek Haber

Vodafone Business, KOBİ’lerin Dijital Dönüşümüne Rehberlik Etmeye Devam Edecek

Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ), değişen pazar koşullarına uyum sağlamak ve rekabet avantajı elde etmek için dijital dönüşüme her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. 27 Haziran Dünya KOBİ Günü kutlanırken Vodafone Business, sunduğu teknoloji çözümleri ve hayata geçirdiği projelerle işletmelerin dijitalleşme süreçlerine uçtan uca destek vermeyi sürdürüyor. Bağlantı altyapısından bulut teknolojilerine, mobil iletişim çözümlerinden dijital yetkinlik eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan Vodafone Business, bugün 2.1 milyon kurumsal müşteriye hizmet vererek Türkiye’nin üreten gücünün dijital dönüşüm yolculuğunda stratejik iş ortaklarından biri olmayı sürdürüyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Dünya KOBİ Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “KOBİ’ler, Türkiye ekonomisinin üretim gücünü, girişimcilik ruhunu ve sürdürülebilir büyümesini temsil ediyor. Vodafone Business olarak amacımız, işletmelerin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecekteki dönüşüm yolculuklarına da eşlik etmek. Bugün hizmet verdiğimiz 2 milyon küçük ve mikro işletme ile 70 bin orta ve büyük ölçekte KOBİ ile birlikte bulut teknolojilerinden güçlü bağlantı çözümlerine, mobiliteden dijital yetkinlik geliştirme programlarına kadar geniş bir alanda işletmelerin rekabet gücünü artıracak çözümler sunuyoruz. KOBİ’leri sadece müşterilerimiz olarak değil, birlikte büyüdüğümüz iş ortaklarımız olarak görüyor; teknolojiye erişimlerini kolaylaştırarak daha verimli, daha çevik ve daha dayanıklı bir iş yapısına kavuşmalarına destek oluyoruz.” KOBİ’lerin dijital dönüşümüne rehberlik ediyor Vodafone Business’in, KOBİ’lerin dijital yetkinliklerini geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Gaziantep TechHub, girişimcileri, teknoloji şirketlerini ve KOBİ’leri aynı çatı altında buluşturarak inovasyon kültürünü destekliyor. Gaziantep Model Fabrika bünyesinde faaliyet gösteren bu inovasyon merkezi, işletmelerin akıllı fabrika uygulamalarından yapay zekâ, bulut teknolojileri, siber güvenlik ve enerji verimliliğine kadar pek çok yenilikçi çözümü gerçek üretim ortamında deneyimlemesine olanak sağlayarak dijital dönüşüm kültürünün yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Ayrıca Vodafone Business'ın LIFT Partner Programı ile oluşturduğu iş ortaklığı ekosistemi sayesinde işletmelerin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümlerin yaygınlaşması destekleniyor. Teknoloji şirketleri ve çözüm ortaklarını aynı platformda buluşturan program, iş ortaklarının satış, pazarlama ve teknik yetkinliklerini güçlendirirken; KOBİ'lerin de güvenilir ve ihtiyaçlarına uygun dijital çözümlere daha kolay erişmesine katkı sağlıyor. Bağlantı ve iş sürekliliğinde uçtan uca destek Vodafone Business, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve turizm bölgelerinde gerçekleştirdiği fiber altyapı yatırımlarıyla KOBİ’lerin kesintisiz ve güvenilir bağlantı ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Radiolink Mini ve RedBox Business Pro gibi çözümler sayesinde hızlı kurulumlu internet ve VPN alternatifleri sunulurken, sabit ve mobil iletişim hizmetlerinin entegre kullanımıyla işletmelerin operasyonel sürekliliği destekleniyor. Bulut tarafında sunulan SME Cloud çözümü ise KOBİ’lerin ileri teknoloji altyapılarına kolay erişmesini sağlayarak verilerini daha güvenli yönetmelerine, operasyonel verimliliklerini artırmalarına ve iş sürekliliğini güçlendirmelerine katkıda bulunuyor. Vodafone Business, teknoloji çözümlerinin yanı sıra işletmelerin günlük operasyonlarını kolaylaştıracak avantajlar da sunuyor. Red Business tarifeleri kapsamında yurt dışında da tarifeyi kullanabilme, havalimanı lounge ve fast track gibi ayrıcalıklar sağlanırken, cep telefonu ve terminal kampanyaları ile uygun ödeme seçenekleri sayesinde işletmelerin teknoloji yatırımları destekleniyor. Vodafone ayrıcalıklarıyla hem işletme sahipleri hem de çalışanlar iş hayatını kolaylaştıran ek faydalardan yararlanabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trendyol, Üst Üste Üçüncü Kez Türkiye’nin e-ihracat Şampiyonu Haber

Trendyol, Üst Üste Üçüncü Kez Türkiye’nin e-ihracat Şampiyonu

Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen e-ticaret platformu Trendyol, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel pazarlara bağlayan e-ihracat altyapısıyla "Made in Türkiye" etiketli ürünleri dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor. Trendyol, her gün 200 binden fazla ürünü Avrupa ve Asya’daki 35 ülkede 10 milyonu aşkın müşteriyle buluştururken, büyük bölümü KOBİ'lerden oluşan iş ortaklarının e-ihracat hacmi geçen yıl 1,5 milyar doları aştı. Dünya KOBİ Günü öncesinde, küresel pazarlarda yerli üretimi ve üreticiyi destekleyen bu vizyonuyla Trendyol'un e-ihracattaki başarısı bir kez daha tescillendi. Trendyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından gerçekleştirilen “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde e-ihracat kategorisinde yine zirvede yer alarak, üst üste üçüncü kez "E-İhracat Şampiyonu" oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin’e takdim edilen ödül, platformun Türkiye ekonomisine sağladığı sürdürülebilir katkıyı gözler önüne serdi. "E-ihracat, KOBİ'lerin küresel pazarlara açılmasının en güçlü araçlarından biri" Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, konuyla ilgili açıklamasında e-ihracatı Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için stratejik bir kaldıraç olarak gördüklerini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün platformumuz üzerinden faaliyet gösteren satıcılarımızın önemli bir bölümünü küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor. Teknoloji, lojistik ve pazarlama gücümüzle bu işletmelerin Türkiye sınırlarının ötesine geçmesini ve yeni müşterilere ulaşmasını sağlıyoruz. Dünya Kobi Günü öncesinde verilen bu anlamlı ödül, e-ihracat gerçekleştiren 120 bini aşkın iş ortağımız, yerli üreticilerimiz ve esnafımızın başarısı. 2025 yılında e-ihracat operasyonlarımızı büyütmek için 1 milyar doların üzerinde bir yatırım gerçekleştirdik. E-ihracat döviz girdisi ve ortaya çıkardığı istihdamla, ülkemizin ekonomisi için kalıcı değer yaratıyor. Türkiye'nin üretim gücüne güveniyoruz; marka bilinirliğini ve kalitesini ispatlayan 'Made in Türkiye' etiketli ürünler yurt dışındaki kullanıcılar tarafından tercih ediliyor. Markalarımızın gücünün yanı sıra Türkiye'nin benzersiz stratejik konumu, sürekli yükselen kültürel etkisi ve turizm, e-ihracatın artmasında ciddi bir avantajı beraberinde getiriyor. Geride bıraktığımız yılda her gün ortalama 200 binden fazla ürünü yurt dışındaki müşterilerimize ulaştırdık ve gelecekte Türkiye'nin e-ihracatta bölgesel bir güç haline gelmesini hedefliyoruz.” Trendyol'un bir e-ticaret platformundan öte Türkiye ekonomisine katkı sunan ve dijital dönüşümünü destekleyen bir ekosistem haline geldiğini belirten İnan, "Dijital çözümlerimiz, erişim gücümüz ve yapay zeka teknolojilerimizle, KOBİ'lerimiz ve yerli üreticilerimizin işlerini büyütmelerine verdiğimiz güçlü desteği sürdüreceğiz. Bütün iş ortaklarımızın Dünya KOBİ Günü'nü kutluyoruz. Geçtiğimiz günlerde açıkladığımız 2025 Sosyoekonomik Etki Raporu, ekosistemimizdeki hareketliliğin üretim, istihdam ve gelir artışıyla geniş bir alana yayıldığını, Trendyol'un her 1 TL'lik faaliyetinin Türkiye ekonomisinde 6,94 TL'lik etki oluşturduğunu ortaya koydu. Toplam etkiyi 7’ye katlayan bu değeri, yerli üreticilerimiz, KOBİ'lerimiz ve esnafımızla birlikte ürettik" dedi. 2022 yılında yerli üretimi e-ihracatla sınır ötesine taşımaya başlayan Trendyol, Türk markalarını Orta ve Doğu Avrupa, Körfez bölgesi ülkeleri ve Azerbaycan'a ulaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Sigorta’dan KOBİ’lere Güçlü Destek Haber

QNB Sigorta’dan KOBİ’lere Güçlü Destek

Kapsamlı sigorta çözümleriyle işletmelerin risklerini öngörülebilir hale getirirken çalışan bağlılığını ve güven duygusunu da güçlendirmeyi hedefleyen bu yaklaşım, KOBİ’lerin bugününü korurken yarınını da güvence altına alıyor. Sağlık, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik branşlarında faaliyet gösteren ve tüm çalışmalarının merkezinde “Bugün Bugünü Yaşa” felsefesini bulundurarak hayata değer katmayı hedefleyen QNB Sigorta, KOBİ’lerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda güçlü bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda şirket, yalnızca risk gerçekleştiğinde devreye giren bir yapıdan öte; işletmelerin bugününü koruyan, yarınını planlayan ve uzun vadeli dayanıklılığını destekleyen bütüncül bir güvence anlayışı sunuyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile çalışanlar, SGK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında yalnızca SGK katkı payı ödeyerek yatarak ve ayakta tedavi hizmetlerine hızlı, kolay ve öngörülebilir maliyetlerle erişirken aynı zamanda online doktor, online psikolog, online diyetisyen, online pedagog, check-up ve diş bakım gibi hizmetlerden de yararlanma imkanı elde ediyor. Böylece QNB Sigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile sağlık kavramı, yalnızca hastalık anına sıkışan bir ihtiyaç olmaktan çıkarken; çalışanlar ihtiyaç duydukları anda destek alabileceklerini bilmenin güvenini yaşıyor ve sağlıklarını ertelemeden yönetebiliyor. Çalışan tarafında “yalnız değilim” duygusu güçlenirken; işletmeler açısından sigorta, çalışan bağlılığını artıran ve iş süreçlerinin sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir yatırıma dönüşüyor. Hayat sigortaları ise KOBİ’ler için etkisi son derece yüksek bir güvence alanı sunuyor. Beklenmedik durumlarda çalışanların ve ailelerinin finansal dengesini koruyan bu çözümler, işletmelerin çalışanlarına sunduğu değeri somutlaştırırken aynı zamanda kurum içi güven duygusunu da pekiştiriyor. Bu yönüyle hayat sigortası, yalnızca bireysel bir koruma aracı değil; işveren ile çalışan arasında uzun vadeli bir güven köprüsü kuran kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Bunlara ek olarak, bireysel emeklilik ve tamamlayıcı emeklilik çözümleri de çalışanların geleceğe daha güvenle bakmasını sağlarken, işverenlerin çalışanlarıyla yalnızca bugünü değil, yarını da kapsayan daha güçlü ve kalıcı bir bağ kurmasına imkân tanıyor. KOBİ’ler, QNB Sigorta’nın yarının endişelerini bugünden azaltmayı hedefleyen sigorta çözümleri sayesinde yalnızca çalışanlarının sağlığını korumakla kalmıyor, aynı zamanda önemli finansal avantajlar da elde ediyor. Çalışanlar için yapılan sağlık sigortası harcamalarının gider olarak gösterilebilmesi ve hayat sigortası primlerinin vergi matrahından düşülebilmesi, toplam maliyet üzerinde ciddi bir optimizasyon sağlıyor. Bu yapı, sigortayı bir gider kaleminden çıkararak; riskleri yöneten, maliyeti dengeleyen ve uzun vadeli finansal sürdürülebilirliği destekleyen bir yatırım aracına dönüştürüyor. KOBİ’lerin büyüme yolculuğunda çalışan sağlığını önceliklendiren yaklaşımın önemine değinen QNB Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Tolga Ceylantepe, “Çalışan sağlığına yapılan yatırımın etkisi yalnızca bireylerle sınırlı kalmıyor; iş süreçlerinden çalışan bağlılığına, kurum kültüründen iş sürekliliğine kadar geniş bir alana değer katıyor. QNB Sigorta olarak tamamlayıcı sağlık sigortasını sadece hastane masraflarını karşılayan bir yapı olarak değil; online doktor, online psikolog, online diyetisyen, online pedagog, check-up ve diş bakım gibi hizmetlerle çalışanların günlük hayatına dokunan bir destek sistemi olarak ele alıyoruz. Hayat sigortalarında ise özellikle prim iadeli ve uzun vadeli güvence sunan çözümlerle, işletmelerin çalışanlarına ve ailelerine karşı sorumluluklarını daha güçlü şekilde desteklemelerine katkı sağlıyoruz. Bunun yanında vergi avantajlarıyla maliyetlerin optimize edilmesi, sigortayı KOBİ’ler için yalnızca bir yan hak değil; iş sürekliliğini, çalışan memnuniyetini ve kurumsal bağlılığı güçlendiren stratejik bir yatırım haline getiriyor. Bugün geldiğimiz noktada KOBİ’lerde bu bakış açısının giderek güçlendiğini görüyor ve bu dönüşümün güçlü bir parçası olmayı hedefliyoruz.” dedi. QNB Sigorta, sigortayı karmaşık bir yapı olmaktan çıkararak sade, anlaşılır ve erişilebilir çözümlerle KOBİ’lerin yanında konumlanıyor. İnsan odaklı yaklaşımıyla çalışan sağlığını, mutluluğunu ve geleceğini merkeze alan şirket; KOBİ’lerin sadece bugünkü ihtiyaçlarına değil, yarının belirsizliklerine karşı da hazırlıklı olmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.