Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koç Holding

Kapsül Haber Ajansı - Koç Holding haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koç Holding haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı Haber

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı

Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su ve Tofaş Yönetim Kurulu Başkanı Levent Çakıroğlu, Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan, FIAT CEO’su Arnaud Belloni ve Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu'nun yanı sıra bayi ve tedarikçi temsilcileri ile Tofaş çalışanlarının katıldığı törenle banttan indirilen ilk model; Türkiye hafif ticari araç pazarının en önemli modellerinden biri olan Fiat Dobló oldu. K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. İstihdam hedefi 1.000 kişi olan ve 100'e yakın yerel tedarikçiyi bir araya getiren proje, Türkiye otomotiv sanayiinin üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artıran önemli bir yatırım hamlesi olarak öne çıkıyor. Türk otomotiv sanayiinin öncü kuruluşu Tofaş, Koç Holding ve Stellantis ortaklığının yeni dönemini simgeleyen stratejik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Eylül 2025'te Stellantis ile imzalanan anlaşma kapsamında hayata geçirilen K9 projesi, 26 Ekim 2026, Pazartesi günü Tofaş Fabrikası'nda düzenlenen törenle seri üretim aşamasına geçti. Tören, Türk otomotiv sanayiinin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunu tahkim eden tarihi bir adıma sahne oldu. Tofaş'ta yeni dönemin simgesi, Fiat Dobló oldu K9 projesinin üretime başlangıç töreninin en anlamlı anlarından birini, Fiat Dobló'nun yeniden Tofaş üretim bandından inmesi oluşturdu. İlk kez 2000 yılında Bursa'da üretilmeye başlanan ve 2023 yılına kadar Tofaş'ta üretimi devam eden Fiat Dobló, Türk otomotiv sanayiinde olduğu kadar ticari araç pazarında önemli bir başarı elde etti. Türkiye'de 26 yılda 600 bin adedin üzerinde satışa ulaşan model, farklı nesilleri ve gövde seçenekleriyle ticari hayatın en tanınan araçlarından biri haline geldi. Üç yıllık aranın ardından yeniden Bursa'da üretilecek Dobló'nun K9 projesi kapsamında banttan inen ilk araç olması, Tofaş'ın üretim mirasını geleceğe taşıyan simgesel bir başlangıç olarak öne çıktı. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Peugeot Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. K9 projesinin devreye girmesi ve mevcut K0 projesinin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasiteyle üretime devam etmesiyle Tofaş'ın yıllık bitmiş araç üretim hacminin 230-250 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor. K9 kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık 660 bin adet aracın üretilmesi hedefleniyor. Böylece Tofaş, Stellantis'in bölgesel üretim ağı içerisindeki stratejik konumunu güçlendirirken, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki iddiasını da ileri taşıyacak. Dört farklı markayı kapsayan K9 projesiyle Tofaş, hafif ticari araç üretimindeki çok markalı yapısını daha da güçlendirecek. Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri, ticari taşımacılığa yönelik kargo ve yolcu taşımacılığına uygun kombi versiyonlarıyla üretilecek. Çoklu enerji platformuna uygun üretim altyapısı ise ilerleyen dönemde elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a ilave üretim esnekliği sağlayacak. K9 projesiyle yaklaşık 1.000 kişilik istihdam ve yüzde 50 yerlilik hedefi K9 projesi, üretim kapasitesinin yanı sıra istihdam, yerlilik ve mühendislik alanlarında da önemli katkılar sağlayacak. Proje kapsamında Tofaş Fabrikası’nda yaklaşık 1.000 kişilik istihdam öngörülürken, 100’e yakın yerli tedarikçi firma üretim sürecine dahil edildi. Projede yüzde 50 mertebesinde yerlilik oranı hedefleniyor. Tofaş Ar-Ge Merkezi’nin mühendislik ve teknik geliştirme süreçlerinde görev aldığı projede, 300’ün üzerinde mühendis ve teknik personel çalıştı. Araçların performans, dayanıklılık, güvenlik ve kalite gerekliliklerine yönelik doğrulama ve onay testleri de Tofaş Ar-Ge Merkezi tarafından yürütüldü. K9’un Tofaş’ın sürdürülebilir büyümesine katkısının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa’da hafif ticari araç üretimindeki liderlik iddiasını desteklemesi bekleniyor. Türkiye iç pazarındaki toplam satışlarda yerli üretim araçların payı yaklaşık yüzde 35 seviyesindeyken, K9 projesinin bu oranı yaklaşık 10 puan artırması öngörülüyor. Proje kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık toplamda 660 bin adet araç üretilmesi hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum.” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tören esnasında yaptığı konuşmasında “2002’den bu yana Avrupa ekonomisinin yılda sadece %1,4 büyürken, Türkiye’nin büyümesinin %5,3 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Otomotiv sektörünün Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ettiğini söyleyen Bakan Kacır “2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Avrupa’nın yapması gereken inovasyonu hızlandırmak, verimliliği yükseltmektir” diye konuştu. 300 milyon ABD doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin Tofaş’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır sözlerine “Küresel rakipleriyle yarışta olan Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum. K9 Projesi'nin Bursa'mızın ve ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatına önemli katkılar sunmasını; yeni yatırımlara, başarılara ve iş birliklerine vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek son verdi. AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ise törendeki konuşmasında “Avrupa'nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, sanayi hızlandırma yasası ve Made in EU yaklaşımıyla net bir şekilde görebiliyoruz” diye konuştu. Bakan Varank, Böyle bir dönemde yeni bir modelin Bursa’da üretilmesinin kararının alınması, aslında bu ülkeye bu ülkenin insanına üretim kabiliyetine duyulan güvenin ve aynı zamanda karşılıklı kazan kazan anlayışının somut bir göstergesidir” dedi. Ömer Koç: “Son 5 yılda Tofaş'a 1 milyar dolar yatırım yaptık” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşında Tofaş'ın yeni bir stratejik yatırımı hayata geçirmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Tofaş'ın Türkiye otomotiv sanayiindeki öncü rolüne ve Koç Holding ile Stellantis arasındaki güçlü ortaklığa dikkat çeken Ömer Koç, “Otomotiv sektöründeki kurallar tüm dünyada ve bilhassa önemli bir parçası olduğumuz Avrupa'da yeniden yazılırken, ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim” dedi. Son 5 yılda Tofaş'a yapılan yatırımın 1 milyar dolar mertebesine ulaştığını kaydeden Koç, “Memnuniyetle ve gururla belirtmek isterim ki, bu yatırımın yarısı Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz, Stellantis'in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezleri arasındadır” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl K0 projesinin başarıyla devreye alındığını hatırlatan Koç, 300 milyon dolar yatırımla hayata geçen K9 projesiyle yıllık 100 bin adet üretim hedeflendiğini dile getirdi. Koç, “Bu yeni modelin Citroen, FIAT, Opel ve Peugeot markalarımız için üretilecek olmasını Tofaş’ın sürdürülebilir büyüme yolculuğu açısından çok kıymetli bir adım olarak görüyoruz” dedi. Koç, otomotivde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek, böyle bir dönemde K9 modelinin Türk otomotiv sanayiinin Avrupa’daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendireceğini söyledi. Koç, “Tofaş'ın yetkinliklerini ve kapasitesini âzâmî şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cârî dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Ömer Koç, Made in EU politikasıyla Avrupa’nın 30 senelik Gümrük Birliği ilişkisini hiçe sayma basiretsizliğine düşebileceğine işaret ederek” “Bilhassa otomotiv sektörümüzde büyük emeklerle tesis edilmiş olan üretim ve mühendislik kapasitesinin muhafaza edilebilmesi için mütekabiliyet çerçevesinde bazı adımların atılması kaçınılmaz olabilir” dedi. Koç, iç pazarın büyümesine yatırımların cazibesini artıracak uygun mekanizmalarla katkı sağlanmasının şart olduğuna dikkat çekti. Samir Cherfan: “K9, Tofaş’ın Stellantis üretim ağındaki stratejik konumunu güçlendiriyor” K9 projesinin Tofaş ve Stellantis için önemine vurgu yapan Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan konuşmasında “Koç Topluluğu’nun 100’üncü kuruluş yıl dönümünde Bursa’da yeni bir projeyi hayata geçirmenin ve bu dönüm noktasını birlikte kutlamanın, Stellantis açısından büyük bir ayrıcalık olduğuna değinerek başladı. Cherfan; 2000–2023 yılları arasında Bursa’da üretilen ve Türkiye’de 600 binden fazla müşterinin tercihi olan Doblo’nun, Tofaş ile FIAT adını dünyaya taşıdığını aktardı. Doblò, Fiorino ve Egea’nın Tofaş Fabrikası’nın en önemli başarı hikâyelerinden olduğunun altını çizen Samir Cherfan, ayrıca üç yıl sonra Doblò’nun evine dönmesinin, Tofaş için önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini vurguladı. Samir Cherfan “K9 projesi kapsamında Fiat Doblò, Citroën Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner olmak üzere dört markanın beş modeli için yıllık 100 bin araçlık üretim kapasitesi planlanıyor. Çoklu enerji seçeneklerini destekleyen ve elektrikli hafif ticari araç üretimine hazır olan bu platform, Türkiye’nin bölgesel üretimdeki rolünü daha da güçlendiriyor. Bu projenin temelinde, Koç Topluluğu ile yarım asrı aşan güçlü ortaklığımız, eylül 2025’te imzaladığımız stratejik anlaşmayla daha da güçlendi. Stellantis’in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini; Koç’un liderliği ve Tofaş’ın üretim ve mühendislik yetkinlikleriyle bir araya getiren bu ortaklık vesileysiyle Tofaş, bugün Stellantis’in dünya çapındaki en önemli üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda” diye konuştu. Doblò’nun güçlü mirası üzerine inşa edilen K9 projesinin, Stellantis’in Orta Doğu ve Afrika bölgesine yönelik FaSTLane 2030 stratejisinin de somut bir adımı olduğunu sözlerine ekleyen Cherfan “Bu strateji kapsamında, çift haneli faaliyet kâr marjımızı koruyarak gelirlerimizi yüzde 40 artırmayı ve yerel, bölgesel ve Asya kaynaklı tedarikin payını yüzde 30’dan yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bölgede, bölge için üretim yaklaşımımızla müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verirken rekabet gücümüzü ve dayanıklılığımızı artırıyoruz. K9 projesi, yıllık 100 bin araçlık planlanan üretim kapasitesiyle Tofaş’ın bu stratejideki rolünü pekiştiriyor ve bölge pazarlarına rekabetçi koşullarda hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendiriyor” diyerek sözlerine son verdi. Cengiz Eroldu: “K9 ve K0 ile yıllık üretimimiz 250 bin adede ulaşacak” Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu ise törende yaptığı konuşmada, Tofaş'ın 60 yıla yaklaşan üretim geçmişinde Türk otomotiv sanayiine yön veren birçok projeye imza attığını belirterek, K9 projesinin şirketin yeni büyüme dönemindeki en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi. Cengiz Eroldu, Tempra ile Avrupa pazarlarına gerçekleştirilen ilk seri otomobil ihracatından Dobló'nun hafif ticari araç pazarındaki başarısına, Egea'nın üst üste 10 yıl Türkiye'nin en çok tercih edilen otomobili olmasına kadar uzanan üretim geçmişinin yeni projelere güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Stellantis ile Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşma kapsamında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için üretilecek K9 modellerinin seri üretime başlamasından ötürü büyük gurur duyduklarını belirten Eroldu, Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'ya dönüşünün de Tofaş için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Eroldu, 2000-2023 yılları arasında Tofaş'ta üretilen ve uzun yıllar Türkiye hafif ticari araç pazarının en çok tercih edilen modellerinden biri olan Dobló'nun K9 projesiyle yeniden üretim programına alınmasının şirketin köklü üretim mirasını devam ettirdiğini vurguladı. K9 projesinin üretim ve ihracat hedeflerini açıklayan Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, “300 milyon ABD Dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz K9 projesinde, yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesini hayata geçiriyoruz. Üretilecek K9 modelinin yaklaşık yüzde 20'sini ihraç edeceğiz” dedi. Yeni projenin Tofaş'ın toplam üretim hacmine sağlayacağı katkıya dikkat çeken Eroldu, K9'un devreye girmesi ve mevcut K0 üretiminin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasitesiyle devam etmesiyle birlikte Tofaş Fabrikası'nın yıllık bitmiş araç (CBU) üretim hacminin 250 bin adet seviyelerine ulaşacağını belirtti. K9 projesinin yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla değil, Türkiye'nin otomotiv sanayiindeki rekabet gücüne sağlayacağı katkıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eroldu, “Projenin Tofaş'a kazandırdıkları tabii ki rakamlarla sınırlı değil. Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamasının yanı sıra, ülkemizin hafif ticari araç üretim üssü olma iddiasını da destekleyecek olması bizim için ayrı bir gurur vesilesi” dedi. Tofaş’ın Ar-Ge gücü 600’ü aşkın çalışanla büyüyor K9 projesinin Tofaş'ın üretim altyapısının yanı sıra mühendislik ve teknoloji alanındaki birikimini de yansıttığını belirten Cengiz Eroldu, şirketin yaklaşık 20 yıldır cirosunun yüzde 3'ünü Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığını söyledi. Stellantis'in önde gelen Ar-Ge merkezlerinden biri konumundaki Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin 600'ün üzerinde çalışanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Eroldu, patent başvuru sayısının da 300'e yaklaştığını ifade etti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç geliştirme ile üretim yetkinliklerini bir arada bulunduran Tofaş'ın, üniversiteler ve tedarikçilerle yürüttüğü iş birlikleriyle güçlü bir mühendislik ekosistemi oluşturduğuna dikkat çeken Cengiz Eroldu, K9 projesinin bu ekosistemin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Özellikle yüksek teknoloji içeren araç bileşenlerinin yerlileştirilmesinin ve yan sanayiinin ihracat potansiyelinin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Cengiz Eroldu, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunun bu tür yeni projelerle daha da ileri taşınacağını ifade etti. Çoklu enerji platformuna uygun K9 üretim altyapısının elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a üretim esnekliği sağlayacağını belirten Eroldu, yeni modellerle birlikte fabrikanın gelecekteki üretim ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek bir yapıya kavuşacağını söyledi. Tofaş'ın ulaştığı başarının arkasında çalışanların, mühendislerin, tedarikçilerin ve iş ortaklarının emeği bulunduğunu vurgulayan Cengiz Eroldu, K9 projesinin hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm ekiplere teşekkür etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın projeye verdiği desteğin önemine de değinen Eroldu, Tofaş'ın ülkeye ve tüm paydaşlarına değer yaratacak yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğini belirtti. Tofaş'ta yeni dönem, yerli üretim ve ihracatla güçlenecek Türkiye otomotiv sanayiinin gelişiminde yaklaşık 60 yıldır önemli bir rol üstlenen Tofaş, K0 projesinin ardından devreye aldığı K9 yatırımıyla çok markalı üretim yapısını daha da güçlendiriyor. Koç Holding ve Stellantis'in ortak üretim ve mühendislik kabiliyetlerini bir araya getiren yeni dönem, Bursa'daki üretim merkezinin hem Türkiye hem de uluslararası pazarlar açısından stratejik önemini artırıyor. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin yıllık 100 bin araçlık kapasitesi, yaklaşık yüzde 20'lik ihracat hedefi ve yaklaşık 100 bin adetlik K0 üretimiyle birlikte yıllık bitmiş araç üretim hacminin 250 bin adet seviyesine ulaşması, Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki yeni dönemin temelini oluşturuyor. Bir dönem Türkiye'den farklı pazarlara ihraç edilen ve 26 yılda 600 binden fazla kullanıcıyla buluşan Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'da üretilmesi ise Tofaş'ın geçmişten geleceğe uzanan üretim başarısının en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik'ten 200 Milyon Euroluk Dev Yatırım Haber

Arçelik'ten 200 Milyon Euroluk Dev Yatırım

Açılış töreninde konuşan Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, “Koç Topluluğu olarak 100 yıldır yatırımlarımız, üretimimiz, istihdamımız ve ihracatımızla ülkemizin kalkınmasına katkı sağlıyoruz. Ülkemizin geleceğine duyduğumuz güven ve uzun vadeli bakış açımızla teknolojiye ve insana yatırım yapmaya devam ediyoruz. Arçelik’in son beş yılda Türkiye’de gerçekleştirdiği yaklaşık 458 milyon euroluk yatırım ve bugün açılışını yaptığımız Manisa Çamaşır Makinesi İşletmemiz de bu anlayışımızın somut birer göstergesi” dedi. Arçelik CEO’su Can Dinçer ise tesisin üretim ve ihracat gücüne dikkat çekerek, “Manisa’da Türkiye’nin mühendislik birikimini küresel üretim deneyimimiz ve ileri teknolojilerle bir araya getiriyoruz. Yıllık 4 milyona yakın üretim kapasitesine sahip işletmemizde her 6 saniyede bir çamaşır makinesi üretiyor, üretimimizin %44’ünü 106 ülkeye ihraç ediyoruz. Yeni işletmemizle ülkemizin üretim ve ihracat gücüne katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu. Ev teknolojilerinin lider şirketi Arçelik, Koç Topluluğu’nun 100. yılında Manisa’daki yeni Çamaşır Makinesi İşletmesi’nin resmî açılışını gerçekleştirdi. Şirketin 2021 yılında devraldığı üretim kampüsünde yaklaşık 200 milyon euro yatırımla hayata geçirilen işletme, küresel üretim ağının önemli merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. 92 bin metrekarelik alana kurulu yeni tesis, Arçelik’in 13 ülkede 38 tesise yayılan küresel üretim deneyimini ileri otomasyon, dijitalleşme ve ar-ge yetkinlikleriyle bir araya getiriyor. Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi, Ankara, Bolu, Eskişehir, Kocaeli ve Tekirdağ’daki tesislerle birlikte şirketin Türkiye’deki üretim altyapısını güçlendirirken hem Türkiye’ye hem de dünyanın farklı coğrafyalarına yönelik üretim gerçekleştiriyor. İşletmenin açılış törenine Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, Arçelik CEO’su Can Dinçer ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Koç Holding ve Arçelik yöneticileri ve çalışanları katıldı. Polat Şen: “Arçelik ile son beş yılda ülkemizdeki üretim altyapısına yaklaşık 458 milyon euro yatırım yaptık” Arçelik’in yeni işletmesinin açılış töreninde konuşan Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, “Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un Ankara’da attığı temeller üzerinde gelişen Topluluğumuzun yolculuğu, Cumhuriyetimizin ekonomik ve toplumsal gelişimiyle birlikte şekillendi. Koç Topluluğu olarak 100 yıldır yatırımlarımız, üretimimiz, istihdamımızla ve ihracatımızla ülkemizin kalkınmasına katkı sağlıyoruz. Ülkemizin geleceğine duyduğumuz güven ve uzun vadeli bakış açımızla teknolojiye ve insana yatırım yapmaya devam ediyoruz. Arçelik’in son beş yılda Türkiye’de gerçekleştirdiği yaklaşık 458 milyon euroluk yatırım ve bugün açılışını yaptığımız, yaklaşık 200 milyon euro yatırımla hayata geçirilen Manisa Çamaşır Makinesi İşletmemiz bu yaklaşımımızın somut göstergeleri. Topluluğumuzun 100. yılında işletmemizin açılışını gerçekleştirirken, Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı üretim kültürünü ve sanayi birikimini ileri teknolojilerle buluşturuyoruz” diye konuştu. Dijital dönüşüm ve sürdürülebilirliğin önemine vurgu yapan Polat Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Topluluk olarak 2016 yılında başlattığımız Dijital Dönüşüm Programı ile üretim altyapımızı, teknolojik yetkinliklerimizi ve çalışma arkadaşlarımızın becerilerini geliştirmeye devam ediyoruz. Koç Topluluğu bünyesindeki altı üretim tesisi, Dünya Ekonomik Forumu’nun Global Lighthouse Network’ünde yer alıyor. Bu tesislerdeki başarılı uygulamalarımızı diğer işletmelerimize de yaygınlaştırıyoruz. Manisa’da ileri üretim teknolojilerini enerji ve su verimliliğiyle buluşturan uygulamalarımız, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik anlayışımızın somut karşılığını oluşturuyor. Bu dönüşümün temelinde, çalışma arkadaşlarımızın bilgi birikimi ve gelişime açık yaklaşımı bulunuyor. Teknolojiye ve insana birlikte yatırım yaparak ülkemiz için kalıcı değer yaratma anlayışımız, ikinci yüzyılımıza yön veren vizyonumuzun da temelini oluşturuyor.” Can Dinçer: “Manisa’da ürettiğimiz makineler ülkemizin mühendisliğini 106 ülkeye taşıyor” Arçelik’in çamaşır makinesi üretimindeki yolculuğuna dikkat çeken Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Arçelik olarak 71 yıldır ülkemize değer katmak için çalışıyoruz. 1959 yılında Türkiye’nin ilk yerli çamaşır makinesini ürettiğimizde, üretim bandından günde 15 makine çıkıyordu. Bugün Manisa’da her 6 saniyede bir çamaşır makinesi üretiyoruz. 10 ülkeye yayılan bir üretim ağına sahibiz. Küresel çamaşır makinesi pazarının 2026 yıl sonunda yaklaşık 144 milyon adetlik satış hacmine ve 67,5 milyar dolarlık perakende satış değerine ulaşması bekleniyor. Bu pazara hizmet veren önemli üretim merkezlerimizden biri olan Manisa’da, Türkiye’nin mühendislik birikimini küresel üretim deneyimimiz ve ileri teknolojilerle bir araya getiriyoruz. Yıllık 4 milyona yakın üretim kapasitesine sahip işletmemizde üretimimizin %44’ünü 106 ülkeye ihraç ediyoruz. Yeni işletmemizle ülkemizin üretim ve ihracat gücüne katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” dedi. Üretimde dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik uygulamalarına değinen Can Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “‘Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın’ vizyonumuzla Manisa’da da enerji ve su verimliliğine odaklanıyoruz. Kampüsümüzdeki 10,2 MWp gücündeki güneş enerjisi santralimiz, Çamaşır Makinesi İşletmemizin yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık %46’sına eşdeğer elektrik üretiyor. Yağmur suyu depolama sistemimizle de su tüketimini azaltıyoruz. İşletmede üretim süreçleri ve altyapıda hayata geçirdiğimiz iyileştirmelerle 2023 baz yılına göre 2025’te doğrudan sera gazı emisyonlarını %95 oranında düşürdük. Genel otomasyon seviyesinin %75’e ulaştığı işletmemizde, malzeme taşımada kullandığımız otomatik yönlendirmeli araçlar (AGV) ve üretimde yararlandığımız robotik sistemlerle verimliliği artırırken, çalışma arkadaşlarımızın fiziksel yükünü de azaltıyoruz. İşletmemizin gelişimine katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarımıza, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Manisa’da hayata geçirdiğimiz bu uygulamalar, mühendislik ve teknolojiyi kaynakların verimli kullanımı ve insan emeğiyle buluşturan üretim anlayışımızı yansıtıyor.” Üretim ve istihdamla gelişen sanayi ekosistemi Arçelik, Türkiye’deki Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi’nin yanı sıra Bangladeş, Çin, İtalya, Pakistan, Güney Afrika, Polonya, Romanya, Rusya ve Slovakya’daki tesisleriyle toplam 10 ülkede çamaşır makinesi üretiyor. Şirket, Manisa’daki çamaşır makinesi ve buzdolabı işletmelerinde toplam yaklaşık 1800 kişiye istihdam sağlıyor. Çamaşır Makinesi İşletmesi’nde 134 tedarikçiyle doğrudan, 83 tedarikçiyle dolaylı olarak yürütülen iş birlikleri de üretimin çevresinde gelişen sanayi ekosistemini destekliyor. Üretimden malzeme dağıtımına ileri otomasyon Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi’nde üretim süreçleri, yapay zekâ tabanlı sistemler ve veri odaklı yönetim uygulamalarıyla destekleniyor. Üretim, depolama ve malzeme dağıtımının yüksek otomasyonla yürütüldüğü toplam 44.700 metrekarelik “karanlık fabrika” alanlarında otomasyon seviyesi %100’e varıyor. Malzeme dağıtımında raylı güdümlü araçlar ve otomatik yönlendirmeli araçlar (AGV) kullanılıyor. Robotik uygulamalar, tekrarlayan ve fiziksel güç gerektiren işlerde çalışanların yükünü azaltırken, ekiplerin uzmanlık gerektiren görevlere odaklanmasını destekliyor. Kaynak verimliliğine uluslararası sertifika Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi’nin genişleme projesi, enerji, su ve malzeme kullanımında kaynak verimliliğini değerlendiren EDGE Advanced sertifikasını aldı. Uluslararası Finans Kurumu (IFC) tarafından geliştirilen sertifikasyon sistemi kapsamında projede, referans binaya kıyasla %73 enerji ve %23 su tasarrufu ile yapı malzemelerinin gömülü karbon etkisinde %20 azalma sağlandı. EDGE Advanced sertifikası, standart referans binaya kıyasla enerjide en az %40, suda en az %20 tasarruf ve yapı malzemelerinin gömülü karbon etkisinde en az %20 azalma kriterlerini karşılayan projelere veriliyor. Farklı coğrafyaların ihtiyaçlarına yönelik ar-ge çalışmaları Manisa’daki ar-ge merkezinde, Türkiye’den Avrupa’ya, Asya’dan Amerika ve Avustralya’ya uzanan farklı coğrafyalardaki tüketicilerin yıkama alışkanlıkları ve beklentileri dikkate alınarak ürün ve teknolojiler geliştiriliyor. Farklı kumaş, leke, deterjan ve su koşullarının simüle edildiği test süreçleri, bağlantılı çamaşır makinelerinden gelen anonim kullanım verileri ve saha denemeleriyle destekleniyor. İşletmedeki ürünlerin dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü ise ar-ge laboratuvarlarındaki çalışmaların yanı sıra TÜV Rheinland ve VDE gibi bağımsız uluslararası kuruluşların test ve sertifikalarıyla doğrulanıyor. Tüketicilerin kısa programlarda da temizlik performansından ödün vermeme beklentisine yanıt veren SuperWash teknolojisi, bu ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden biri. Özel tambur kanatları ve geliştirilmiş algoritmasıyla deterjanın daha hızlı çözünmesini ve suyun tambur içinde daha eşit dağılmasını sağlayan teknoloji, hız ve temizlik performansını bir araya getiriyor. SuperWash teknolojili çamaşır makineleri, Super 40°C 40 dk programında tam doluyken bile 40°C’de yalnızca 40 dakikada kanıtlanmış temizlik performansı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Topluluğu’ndan 100. Yılda Kültür Sanata  Uluslararası Destek Haber

Koç Topluluğu’ndan 100. Yılda Kültür Sanata Uluslararası Destek

100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu, Vehbi Koç Vakfı bünyesindeki kültür kurumları ve Topluluk şirketlerinin bu alandaki çalışmalarıyla sanatın farklı disiplinlerini geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor. Türkiye’nin kültürel mirasının sürekliliğine uluslararası çalışmalarla da katkı sağlayan Koç Holding ile sanat, tasarım, moda ve yaratıcılığa adanmış dünyanın önde gelen müze gruplarından V&A arasındaki iş birliği ile İstanbul’un eşsiz hikâyesi, Londra’da sanatseverlerle buluşacak. İngiltere’nin başkenti Londra’da yer alan V&A, Koç Holding iş birliğiyle ve Huo Ailesi Vakfı desteğiyle, “Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk” sergisine ev sahipliği yapacak. 7 Kasım 2026’da kapılarını ziyarete açacak sergi, bir zamanlar Konstantinopolis olarak anılan İstanbul'un, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yaptığı 1600 yıllık dönemde yaratıcı üretimin nasıl şekillendiğini anlatacak. M.S. 330’dan 1922’ye uzanan tarih aralığını kapsayan sergi, Akdeniz dünyası ve ötesini şekillendiren bir imparatorluk başkentinin kalıcı mirasını gözler önüne sermek üzere sanat, tasarım ve mimarî alanlarından olağanüstü eserleri bir araya getirecek. V&A Kıdemli Küratörü Tim Stanley ve Proje Küratörü Bella Radenovic tarafından hazırlanan sergi, Birleşik Krallık’ta bu yolculuğu ilk kez bu denli kapsamlı şekilde ele alacak. Sadberk Hanım Müzesi ve Yapı Kredi Koleksiyonu’ndan eserler de yer alacak Sergi, yaratıcı sahnelemesi ve duyusal tasarımıyla Hipodrom ve Ayasofya’dan, Topkapı Sarayı ve Galata Kulesi’ne uzanan rotada sanatseverleri şehrin limanları ve hareketli sokaklarında bir zaman yolculuğuna çıkaracak. Serginin öne çıkan eserleri arasında, Vehbi Koç Vakfı’na bağlı Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu’ndan 19. yüzyıla ait Osmanlı kadın kıyafetleri ve hat sanatının seçkin örnekleri yer alacak. İmparatorluk başkentindeki moda anlayışının inceliğini yansıtan üçetek entari ile sokak kıyafetleri sanatseverlerle buluşacak. Ayrıca sergide, Osman Hamdi Bey’in Yapı Kredi Koleksiyonu’nda bulunan ve Osmanlı toplumundaki kadınları Sultanahmet Camii avlusunun önünde tasvir eden “Gezintide Kadınlar” adlı tablosu yer alacak. Koç Holding’in katkılarının yanı sıra T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinasyonunda bakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müze ve kuruluşlar da sergiye ödünç eserler verdi. Sergilenecek 200 eserin birçoğu; aralarında Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Ayasofya Tarihi Müzesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Türkiye Yazma Eserler Kurumu, İstanbul Harbiye Askeri Müzesi, Atina Benaki Müzesi, Venedik San Marco Hazinesi, British Museum ve British Library'nin de bulunduğu kurumların koleksiyonlarından ödünç alındı. Bu eserlerin bazıları Birleşik Krallık'ta ilk kez sergilenecek. Sergi, 9 Mayıs 2027 tarihine kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Topluluğu’ndan A Millî Kadın Voleybol Takımı’na Gönülden Destek Haber

Koç Topluluğu’ndan A Millî Kadın Voleybol Takımı’na Gönülden Destek

Uluslararası ölçekte elde ettiği istikrarlı başarılarla Türk sporunun en güçlü temsilcilerinden biri haline gelen Türkiye Voleybol Federasyonu yönetimi, A Millî Kadın Voleybol Takımı ve teknik ekibi, Koç Holding ev sahipliğinde düzenlenen özel gecede bir araya geldi. Millî Takımın Avrupa Şampiyonluklarının yanı sıra yıllar içinde elde ettiği başarıların kutlandığı buluşma, Abdülmecid Efendi Korusu’ndaki Telezzüz lokantasında gerçekleştirildi. Geceye Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, A Millî Kadın Voleybol Takımı oyuncuları ve teknik ekip katıldı. Rahmi M. Koç ve Ömer Koç, gecede yöneticileri, sporcuları ve teknik ekibi tek tek tebrik etti. Ömer Koç: “Desteğimizi Türk kadınına ve kadın voleybolunun geleceğine duyduğumuz inancın bir göstergesi olarak görüyoruz.” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, A Millî Kadın Voleybol Takımı’nın son yıllarda fevkalâde önemli başarılar elde ettiğini hatırlatarak, “Her şeyden önemlisi gençlere, kızlara örnek oldunuz, ilhâm verdiniz. Bu bakımdan Atatürk’ün kızları olarak anılmanızı çok anlamlı buluyorum. Lâik Cumhuriyet’i ve onun değerlerini yaşatacak olan, siz cesur Türk kadınlarısınız. Hepinizi cân-ı gönülden tebrik ederim” dedi. Koç Topluluğu olarak sporu uzun yıllardır desteklediklerini kaydeden Koç, “OPET ve Arçelik ile sizin yanınızda olmaktan onur duyuyoruz ve bu desteğimizi Türk kadınına ve kadın voleybolunun geleceğine duyduğumuz inancın bir göstergesi olarak görüyoruz” diye konuştu. Mehmet Akif Üstündağ: “Millî Takımımız bugün yalnızca kazandığı kupalarla değil, yıllardır ortaya koyduğu mücadele ve gençlere verdiği ilhamla da hepimizi gururlandırıyor.” Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Türk kadın voleybolunun geldiği noktada sporcuların ve teknik ekibin emeğinin yanı sıra uzun soluklu desteklerin de büyük önem taşıdığını belirterek şöyle konuştu: “Millî Takımımız bugün yalnızca kazandığı kupalarla değil, yıllardır ortaya koyduğu mücadele ve gençlere verdiği ilhamla da hepimizi gururlandırıyor. Bu başarıların sürdürülebilir olması için Türk voleyboluna inanan ve uzun yıllardır yanımızda olan paydaşlarımızın desteğini son derece kıymetli buluyoruz. Koç Topluluğu şirketleri yıllardır voleybolun ve Millî Takımımızın önemli destekçileri arasında yer alıyor. Bu akşam da, Koç Topluluğu’nun Millî Takımımıza 1 milyon Euro destek sağlayacağı bilgisini paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu vesileyle, Türk voleyboluna ve Millî Takımımıza yıllardır maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Sayın Rahmi M. Koç’a özellikle şükranlarımı sunmak istiyorum. Keza bu değerli katkı için Sayın Ömer Koç’a, Sayın Ali Koç’a ve tüm Koç Topluluğu’na da ayrıca teşekkür ediyorum." Eda Erdem Dündar: “Bu başarıların arkasında bize inanan çok büyük bir ekip var. A Millî Kadın Voleybol Takımı Kaptanı Eda Erdem Dündar şöyle konuştu: “Millî formayla kazandığımız her başarıda çok büyük bir gurur hissediyoruz. Ama biliyoruz ki hiçbir başarı yalnızca sahada mücadele eden oyuncularla kazanılmıyor. Federasyonumuzdan teknik ekibimize, ailelerimizden tribünleri dolduran taraftarlarımıza, yıllardır Türk voleyboluna inanan ve bizi destekleyen sponsorlarımıza kadar çok büyük bir ekibin emeğini her zaman yanımızda hissediyoruz. Bu akşam bütün takım olarak burada ağırlanmak ve hep birlikte elde ettiğimiz başarıların böyle güzel bir buluşmayla taçlandırılması bizim için çok değerli. Koç Topluluğu’na ve Türk voleyboluna uzun yıllardır destek veren OPET ve Arçelik’e takım arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum. Bizim için en güzel şeylerden biri de kazandığımız başarıların çocuklara ve genç kızlara ilham verdiğini görmek. Umarım bugün bizim yaşadığımız bu gurur, yeni nesillere ‘Onlar yapabildiyse biz de yapabiliriz’ dedirtir. Sportif başarıların ötesinde, bizleri en çok mutlu eden şeylerden biri de bu olur.” Buluşma, Rahmi M. Koç ve Ömer Koç’un sporcular, teknik ekip ve davetlilerle çektirdiği hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon Hedefinin Gerçekleşmesi, Ülke Olarak Rekabet Gücümüzü Artırır” Haber

Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon Hedefinin Gerçekleşmesi, Ülke Olarak Rekabet Gücümüzü Artırır”

COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, “Oksijen İklimin Ötesinde: Antalya’ya Doğru” zirvesinde Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol ile bir araya geldi. COP31 öncesinde Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen buluşmada; küresel enerji dönüşümü, rekabetçilik ve iş dünyasının dönüşüm sürecindeki rolü değerlendirildi. Ali Y. Koç ve Dr. Fatih Birol, gazeteci Barçın Yinanç’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, COP31’e giden süreçte enerji dönüşümünün ekonomik büyüme ve rekabetçilik üzerindeki etkilerini ele aldılar. Yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik edecek bir ortamın sağlanmasını önemli bulduğunu kaydeden Ali Y. Koç, “Doğası gereği yenilenebilir enerji yüzde 100 üretim yapamıyor, yani 7/24 çalışamıyor. Bugün geldiğimiz noktada yüzde 61 üretim kapasitesi, enerji tüketiminin yüzde 40'ını karşılıyor. Bu arayı kapatabilmek için ciddi anlamda şebeke yatırımlarına ve depolamaya ihtiyacımız var. Bu durum, aynı zamanda iş dünyası için potansiyel sunuyor. Şu anda dünyadaki depolama kapasitesinin 6 misline ihtiyaç var. Dolayısıyla kamunun da iş dünyasına yeşil dönüşüm için yatırım yapabileceği iklimi, yatırımcıyı cezbedecek ortamı sağlaması gerekiyor” dedi. Ali Y. Koç: “İklim, rekabeti belirleyen önemli bir faktör haline geldi” Uluslararası rekabette enerji, finansman, teknoloji, jeopolitik gibi konuların hiç olmadığı kadar birbirine bağlı olduğunu kaydeden Koç, “İklim daha önce bugün olduğu kadar rekabet faktörü değildi. Örneğin sınırda karbon maliyetlendirmesi veya iklimle ilgili teşvikler gibi bu alandaki düzenlemeler ülkeden ülkeye değişiyor. Avrupa'daki enerji maliyeti Amerika'nın iki katı. İşin maliyeti de rekabeti çok etkiliyor” ifadelerini kullandı. Çinli şirketlerin dünyada bu kadar pazar payının artmasının arkasında kamu desteklerinin olduğunu belirten Koç, Çin’in stratejik bağımsızlık perspektifi doğrultusunda uzun yıllardır elektrifikasyonu önceliklendirdiğine dikkat çekti. Ali Y. Koç: “Finans kuruluşları ile finansmana ihtiyacı olan ülkeleri birleştirmek önemli” Koç Holding’in COP31’in Küresel İş Ortaklığı’na değinen Koç, “Hem ülkemizin ev sahipliğine katkı verebileceğimiz için hem de yaptıklarımızı anlatabileceğimiz için heyecanlıyız. Yeni iş birliklerini, teşvikleri, o ağın içinde hem yurt içi hem yurt dışı yeni yatırım imkanlarını sağlayabileceğimizi, geliştirebileceğimizi düşünüyorum” dedi. COP31 Başkanlığının net bir yol haritası olduğunu kaydeden Koç, “Uluslararası Enerji Ajansı, 2035'te enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrik olması hedefinin yüzde 33 olarak gerçekleşeceğini söyledi. Demek ki 2035’te %35 hedefi koyarak gerçekten erişilebilir bir rakamdan bahsediyoruz. Hatta hedefe ulaşıldığı takdirde, özellikle bizim gibi enerjisi ithalata bağımlı ülkelerin enerji maliyetlerinin 400 milyar dolar daha azalacağı öngörülüyor. Bu, daha rekabetçi olabileceğiz demek” dedi. Dünyada sermaye eksikliği olmadığını belirten Koç, “Ülkelerin iklim hedefleri, dönüşüm planları, enerji güvenliği ve bağımsızlığına yönelik projeleri için finansmana ihtiyacı var. Finans kuruluşlarının finansman vermek istediği projeler var, fakat yeterince uygun proje bulamıyorlar. Finans kuruluşları ile finansmana ihtiyacı olan ülkeleri birleştirmek önemli” dedi. Fatih Birol: “Elektrifikasyon çevreye pozitif etkisinin yanı sıra enerji güvenliği açısından da son derece önemli” Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol ise konuşmasında COP31’de elektrifikasyonla ilgili verilecek taahhütlerin önemine değindi. Birol: “Antalya'da COP31 bittiği zaman, örneğin 150 ülke ‘Dünyadaki şu anda elektriğin toplam enerjideki %23 olan payını 2035’de %35’e çıkarmayı hedefliyoruz’ diye bir bildirgenin altına imza atsa, bu sadece bir siyasi belge olarak kalmaktan çıkacak, piyasalara, yatırımcılara yön verecek” dedi. Birol ülkelerin bundan sonra elektrifikasyon alanında yapacakları yatırımların, alacağı tedbirlerin son derece önemli olduğuna değindi ve “Özellikle bizim gibi enerjiyi ithal eden ülkeler için yatırımlar önemli. Çünkü bizim ithalat rakamlarımız düşecek. Cari açığımızın büyük bir kısmı petrol, doğal gaz kullanımlarından geçiyor. Onlar düşecek. Çevreye pozitif etkisi olacak ve de elektrifikasyon enerji güvenliği açısından son derece önemli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi Haber

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi

İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi Haber

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi

Koç ve Çakıroğlu; Koç Holding’in Küresel İş Ortaklığını üstlendiği COP31 öncesi, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolünü mercek altına aldı. Arçelik CEO’su Can Dinçer ise TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rahmi M. Koç’a ABD’de  “100 Yıllık” Onur Ödülü Haber

Rahmi M. Koç’a ABD’de  “100 Yıllık” Onur Ödülü

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç ve Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford, ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi organizasyonuyla, Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Ulukaya’nın ev sahipliğinde, New York’ta düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye - Amerika Birleşik Devletleri Galası’nda” iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağların özel sektör alanındaki temsilcileri olarak onur ödülüne lâyık görüldü. Rahmi M. Koç, bu ödülün Koç Topluluğu’nun iki ülke arasındaki güçlü bağlara yaptığı katkıyı ve bu bağları daha da ileri taşıma yönündeki kararlılığını yansıttığını belirtti. Bill Ford ise, “Ford ve Koç Ailesi, yaklaşık 100 yıldır şirketlerimizin ve ülkelerimizin gelişimiyle birlikte büyüyen, güvene dayalı bir ortaklık inşa ediyor” dedi. Türkiye ile ABD arasındaki köklü ve uzun soluklu ilişkilere katkı sağlayan kişileri, kurumları ve ortak değerleri onurlandırmak amacıyla düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye - ABD Galası”, 21 Eylül’de New York’ta gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında düzenlenen geceye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Türkiye ve ABD’nin iş dünyası, kamu, sivil toplum, spor ve sanat çevrelerinden 350’yi aşkın davetli katıldı. ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi organizasyonuyla, Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Ulukaya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen “100 Yıllık Dostluk” Galası; iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca resmî temaslardan ibaret olmadığını; ticaret, yatırım, girişimcilik, kültür gibi alanlarda oluşan kalıcı bağlarla beslendiğini vurguladı. Gecede, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari bağların özel sektör alanındaki iki önemli temsilcisi olarak Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’a ve Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford’a onur ödülü takdim edildi. Rahmi M. Koç: “Türkiye-ABD ekonomik ilişkisinin en köklü örneği Ford Motor Company ile 98 yıllık ortaklığımız.” Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, hem Koç Topluluğu’nun hem de Türk-Amerikan dostluğunun 100. yılında böylesine itibarlı bir ödüle layık görülmekten onur duyduğunu kaydederek, “Türkiye-ABD ekonomik ilişkisinin en köklü örneğini Ford Motor Company ile 98 yıldır devam eden ortaklığımız oluşturuyor. Bu ödül aynı zamanda Topluluğumuzun yıllar boyunca iki ülke arasındaki güçlü bağlara yaptığı katkıyı ve bu bağları daha da ileriye taşıma yönündeki kararlılığını yansıtıyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz zorlu ve karmaşık uluslararası ortamda, Türk-Amerikan ilişkilerinin stratejik niteliğinin daha da güçlendirilmesi her zamankinden daha önemli.” dedi. Bill Ford: “Önümüzdeki 100 yıl boyunca ortaklığımızı geliştirmeye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.” Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford ise, “Yaklaşık 100 yıldır Ford ve Koç Ailesi, hem şirketlerimizin hem de ülkelerimizin gelişimiyle birlikte büyüyen, güvene dayalı bir ortaklık inşa ediyor. Bugün bu ortaklık ruhu, dünyanın en başarılı ve en uzun soluklu otomotiv iş birliklerinden biri olan Ford Otosan aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Yalnızca büyük bir şirketin değil, aynı zamanda iki ülke arasında kalıcı bir köprünün kurulmasına katkıda bulunan Rahmi M. Koç’la birlikte onurlandırılmak benim için büyük bir ayrıcalık. İlişkilerin, onlara yatırım yapmaya devam ettiğimiz sürece daha da güçlendiğine inanıyorum ve önümüzdeki 100 yıl boyunca da ortaklığımızı geliştirmeye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin “Küresel İş Ortağı” Oldu Haber

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin “Küresel İş Ortağı” Oldu

Koç Holding Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı ve 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in “Küresel İş Ortağı” oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu COP31 gündemiyle bir araya geldi. Görüşmede, Koç Holding’in COP31 “Küresel İş Ortağı” unvanıyla yürüteceği çalışmalar ile sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon ekseninde konferansa sunacağı katkılar değerlendirildi. Murat Kurum: “COP31’de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız.” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, görüşmeye ilişkin değerlendirmesinde “Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31’de kamudan özel sektöre, finans dünyasından sivil topluma kadar tüm paydaşlarımızla güçlerimizi birleştirerek Türkiye’nin iklim eylemindeki kararlılığını dünyaya göstereceğiz. Bu kapsamda ülkemizin en köklü kuruluşlarından ve bu yıl 100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu, Koç Holding şemsiyesi altında, COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ oldu. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile görüşerek bu süreçte birlikte neler yapabileceğimizi ele aldık. COP31’de özel sektörün katkısını ve iş birliklerimizi önemsediğimizi; Koç Holding’in de bu sürece katkı sunacak olmasından duyduğumuz memnuniyeti aktardık. COP31’de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız. Hayırlı olsun” dedi. Ali Y. Koç: “Ülkemizin iklim hedeflerini hayata geçirme kararlılığını ve yeşil dönüşümdeki rekabet gücünü dünyaya göstermek açısından tarihi bir fırsat” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasından memnuniyet duyduklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Koç Topluluğu olarak 100 yıldır ülkemizin geleceğine duyduğumuz güvenle yatırım yapıyor, üretiyor, ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlıyoruz. İlk yüzyılımızda müşterilerimizden hissedarlarımıza, bayilerimizden iş ortaklarımıza kadar tüm paydaşlarımızla birlikte büyüdük, geliştik. Topluluğumuzun 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda sürdürülebilirlik yolculuğumuzda da iş ortaklarımızı gerekli dönüşüm için teşvik edecek, daima olduğu gibi omuz omuza ilerleyeceğiz. İkinci yüzyılımıza adım attığımız bu anlamlı dönemde, dünyanın en önemli iklim platformlarından COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ olarak ülkemizin temsiline güçlü şekilde katkı sunmaktan gurur ve memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapmasını, iklim hedeflerini hayata geçirme kararlılığını ve yeşil dönüşümdeki rekabet gücünü dünyaya göstermek açısından tarihi bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.” İklim değişikliğiyle mücadelenin çok boyutlu bir dönüşüm olduğuna dikkat çeken Ali Y. Koç, “İş dünyamızın iklim taahhütlerini somut ve ticari olarak uygulanabilir çözümlere dönüştürme gücüne sahip olduğuna inanıyoruz. İklim krizi; ciddi bir iş riski oluşturuyor, sanayinin rekabet gücünü ve geleceğini etkiliyor. Bu kapsamda da teknoloji ve inovasyon kapasitemizi güçlü bir şekilde kullanarak iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi stratejik öncelik olarak ele alıyoruz. 60'tan fazla ülkede faaliyet gösteren, 155'ten fazla ülkeye ihracat yapan ve gelirlerinin %95'inden fazlasını enerji, otomotiv, dayanıklı tüketim ve finans gibi dönüşümün merkezinde yer alan sektörlerden elde eden bir Topluluk olarak, ülkemizin iklim hedeflerine ulaşmasında önemli bir etki gücümüz bulunuyor” ifadelerini kullandı. Temiz enerji, elektrifikasyon, enerji ve kaynak verimliliği, iklim teknolojileri, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir finansman alanlarında yatırımlarını uzun yıllardır kesintisiz olarak sürdürdüklerini kaydeden Ali Y. Koç, “COP31’in bu çalışmalarımızı paylaşmanın yanı sıra ülkemizden ve dünyadan paydaşlarla yeni iş birlikleri geliştirebileceğimiz son derece değerli bir platform olacağına inanıyoruz” dedi. Koç Holding ve bağlı şirketleri, küresel iklim gündemi kapsamındaki en önemli buluşma sayılan COP31’in master ortakları arasında yer alacak. Küresel iklim taahhütlerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak somut uygulamaların öne çıktığı bir dönemde Koç Holding, 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda Topluluk şirketleriyle birlikte iklim çözümlerini somut iş sonuçlarına dönüştürme deneyimini ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşma fırsatı bulacak. Sektörel deneyimi, küresel pazarlara erişimi ve geniş ekosistemiyle Koç Holding; teknoloji, finans, stratejik ortaklıklar ve insan kaynağı konusundaki iyi uygulamalarıyla dönüşümü hızlandırma konusunda güçlü bir etki gücüne sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.