Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koç Üniversitesi

Kapsül Haber Ajansı - Koç Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koç Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koç Üniversitesi’nden Işıkla Üretilen Yeni Nesil Malzemeler Haber

Koç Üniversitesi’nden Işıkla Üretilen Yeni Nesil Malzemeler

Koç Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Önder Metin liderliğinde, Dr. Melek Sermin Özer, Dr. Zafer Eroğlu ve Prof. Dr. Sermet Koyuncu tarafından yürütülen bilimsel araştırmada; çevre dostu ve düşük maliyetli yeni bir prolimerik malzeme (çok sayıda küçük molekülün birleşmesiyle oluşan uzun zincirli yapıdaki madde) üretim yöntemi geliştirildi. Bilim dünyasının en saygın dergilerinden biri olan Nature Communications’ta yayımlanan bu yeni üretim yöntemi sayesinde, yalnızca görünür ışık kullanılarak daha çevreci ve sürdürülebilir bir yolla geleceğin malzeme teknolojilerinde çığır açacak uygulamaların önü açılıyor. Gündelik hayatta kullandığımız polimerik malzemeler (plastik vb.), üretildikten sonra uzun süre kararlı ve çevresine tepki vermeyen yapılardır. Bu malzemelere alternatif arayan araştırmacılar ışık, sıcaklık ya da elektrik gibi dış etkilere yanıt verebilen “akıllı” malzemeler üzerinde çalışıyor. Koç Üniversitesi’nden araştırmacıların geliştirdiği bu yeni kimyasal polimerik malzeme sentez yöntemi, bu tür gelişmiş malzemelerin çok daha kolay ve çevreci yöntemlerle üretilebilmesini sağlıyor. Üstelik bu üretim süreci, pahalı metal katalizörler ya da yüksek sıcaklıklar gerektirmeden, güneş ışığı kullanılarak oda koşullarında gerçekleştiriliyor. Araştırmada geliştirilen malzemeler, rasyonel olarak seçilen çok küçük moleküler yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan ve içlerinde milyonlarca minik boşluk barındıran özel polimerlerdir. Sahip oldukları özel molekül motifleri ve boşluklar sayesinde hem ışıkla etkileşebiliyor hem de diğer kimyasal reaksiyonları katalizleyen yüklü parçacıklar üretebiliyorlar. Bu özellikleri, onları enerji üretiminden çevresel arıtmaya kadar geniş bir kullanım alanına taşıyor. Bugün bu tür gelişmiş malzemelerin en büyük sorunu, üretim süreçlerinin karmaşık, maliyetli ve çoğu zaman çevreye zararlı olmasıdır. Bu çalışmada geliştirilen kimyasal sentez yöntemi ise pahalı metaller kullanılmadan, oda sıcaklığında ve ışık kullanarak bu tür malzemelerin üretimini mümkün kılıyor. Bu da gelecekte kendi kendini onaran yüzeylerden güneş ışığıyla çalışan enerji sistemlerine, tıbbi uygulamalardan esnek elektronik cihazlara kadar pek çok teknolojinin daha erişilebilir hale gelmesine katkı sağlayabilir. Nasıl Bir Yöntem Geliştirildi? Araştırmada, ışıkla aktive edilebilen iki boyutlu yarı-iletken bir malzeme olan “bizmuten” kullanılarak kimyasal reaksiyonlar başlatıldı ve rasyonel olarak seçilen moleküler yapı taşlarının kontrollü biçimde bir araya gelmesi sağlandı. Bu yaklaşım, yüksek molekül ağırlıklı ve yapısı hassas biçimde ayarlanabilen malzemelerin elde edilmesine olanak tanıyor. Ayrıca bu tür malzemelerin sentezinde kullanılan mevcut yöntemlerde mümkün olmayan brom ve iyot gibi halojenlerin doğrudan yapıya entegre edilebilmesi, malzemelerin elektronik ve optik özelliklerinin ince ayarını mümkün kılıyor. Bu sayede, ışıkla etkileşim ve elektriksel iletim gibi kritik özellikler uygulamaya göre kontrol edilebiliyor. Araştırmacılar özel bir yarı iletken malzeme olan “bizmuten”i ve malzemeyi oluşturacak küçük moleküler yapı taşlarını bir çözücü içinde bir araya getirip ortama ışık verdi. Işık, bizmutene’i aktive ederek kimyasal tepkimeleri başlattı ve bu yapı taşlarının birbirine bağlanmasını sağladı. Süreç ilerledikçe küçük moleküller birleşerek uzun zincirler oluşturdu ve sonunda gözenekli, yeni polimerik malzemeler ortaya çıktı. Elde edilen bu malzemeler, ışık altında kimyasal tepkimeleri hızlandırabildiği için özellikle enerji üretimi, çevre temizliği ve sürdürülebilir kimya uygulamalarında kullanılabilecek potansiyele sahiptirler. Geliştirilen malzemelerin kimyasal tepkimeleri hızlandırma performansı deneylerle de gösterildi. Bu malzemeler, ışık altında gerçekleşen kimyasal reaksiyonlarda yüksek verimle çalışarak ışık enerjisini kimyasal dönüşümleri başlatmak için kullanabildiklerini gösterdi. Araştırma, sürdürülebilir kimya ve enerji teknolojileri açısından yeni bir üretim yaklaşımı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kia Türkiye Genel Müdürlüğü’ne Şafak Savcı Atandı Haber

Kia Türkiye Genel Müdürlüğü’ne Şafak Savcı Atandı

Otomotiv dünyasında 20 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Savcı; Kia Türkiye’nin stratejik yönetimini üstlenerek, markanın Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirecek adımlardan sorumlu olacak. Savcı; kurumsal dönüşüm, ticari performans yönetimi ve ekosistem geliştirme odaklı bir yönetim anlayışıyla organizasyonu ileriye taşıyacak. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Savcı, yüksek lisans eğitimini Koç Üniversitesi İşletme (MBA) programında tamamladı. Kariyerine 2004 yılında satış alanında başlayan Savcı; pazarlama, ürün yönetimi, iş geliştirme ve filo yönetimi alanlarında çeşitli görevler üstlendi. Ağustos 2016’da Anadolu Grubu şirketlerinden Çelik Motor bünyesinde Kia Türkiye Satış Direktörü olarak görev alan Savcı, 2021 yılında araç kiralama markası Garenta’nın Genel Müdürü olarak atandı. 2026 yılında kurulan Praticar’ın Genel Müdürlüğü görevini de eş zamanlı olarak üstlenen Savcı, görev süresi boyunca Çelik Motor bünyesinde hayata geçirilen çeşitli markaların kuruluş, yönetim ve büyüme süreçlerine liderlik etmiş; operasyonel yapıların güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamıştır. Şafak Savcı, 1 Nisan 2026 itibarıyla üstlendiği yeni görevinde; stratejik vizyonu ve sektör deneyimiyle Kia Türkiye’nin otomotiv pazarındaki yolculuğuna liderlik ederken, rekabet gücünü daha ileriye taşımayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aydem Yenilenebilir Enerji'de Önemli Atama Haber

Aydem Yenilenebilir Enerji'de Önemli Atama

Aydem Enerji’nin yenilenebilir enerji üretimi alanında faaliyet gösteren şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji’nin yönetim kurulunda bağımsız üye değişikliği yaşandı. Enerji ve finans sektörlerinde üst düzey deneyime sahip olan Betül Sarıkaya yeni bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak göreve başladı. Daha önce, Yüzde 30 Kulübü Türkiye tarafından ‘Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu’ ödülüne de layık görülen Aydem Yenilenebilir Enerji Yönetim Kurulu’nda kadın üye sayısı 5’e yükseldi. Aydem Yenilenebilir Enerji Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Betül Sarıkaya, enerji ve finans sektöründe üst düzey yönetim ve yönetim kurulu deneyimine sahip bir isim. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü mezunu olan Sarıkaya, Koç Üniversitesi’nde Executive MBA programını tamamladıktan sonra profesyonel gelişimini Harvard Üniversitesi’nde ve IMD’de aldığı iş dünyası ve liderlik eğitimleriyle pekiştirdi. Kariyerine PwC’de başlayan ve PwC’nin Ankara, İstanbul ve Houston ofislerinde görev alan Betül Sarıkaya, SOCAR Türkiye Doğal Gaz İş Birimi’nde CFO olarak büyük ölçekli enerji operasyonlarının finansal yönetimini üstlendi; STAR Rafineri ve TANAP gibi stratejik projelerde finans, denetim ve yönetişim süreçlerine liderlik etti. Halihazırda Türk Yatırım Fonu CFO’su olarak görev yapan Sarıkaya, kurumsal finans, risk yönetimi, proje finansmanı ve birleşme-satın alma alanlarındaki uzmanlığıyla öne çıkmaktadır. Yönetim kurullarında ve denetim komitelerinde aktif rol alan Betül Sarıkaya, kurumsal yönetişim, şeffaflık ve sürdürülebilirlik alanlarına odaklanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu

21. Kadir Has Ödülleri’nde “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” alanlarında kapsamlı araştırmalara imza atan ve bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri verildi. Ülkemizin ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atan değerli bilim insanlarını ve toplumun gelişimine katkıda bulunan kurumlarını kamuoyuyla tanıştırmayı amaçlayan Kadir Has Ödülleri’nin töreni bu yıl 25 Mart 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Kadir Has Üniversitesi’nin kurucusu ve ülkemizin güzide hayırseverlerinden Kadir Has’ın vefatının 19. yıl dönümünde, üniversitenin Cibali’deki merkez kampüsünde düzenlenen anma programı kapsamında 21. Kadir Has Ödülleri sahiplerini buldu. 2026 yılının ödül verilecek çalışma alanı; “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” olarak seçildi ve önemli başarılara imza atarak bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri takdim edildi. 21. Kadir Has Ödülleri Değerlendirme Kurulu’nda şu isimler yer aldı: Prof. Dr. Ayşe Başar (Kadir Has Üniversitesi Rektörü), Prof. Dr. Albert Ali Salah (Utrecht University), Prof. Dr. Arzucan Özgür (Boğaziçi Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Sitti (Koç Üniversitesi), Doç. Dr. Canan Dağdeviren (Massachusetts Institute of Technology). ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Üstün Başarı Ödülü”, Prof. Dr. Asuman Özdağlar’a verildi. Oyun teorisi ve dağıtık optimizasyon alanlarında gerçekleştirdiği öncü akademik çalışmaları; yapay zekâda çok ajanlı sistemler, stratejik karar alma süreçleri ve büyük ölçekli öğrenme algoritmalarının matematiksel temellerine sunduğu özgün ve kalıcı katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik liderlik ve üstün bilimsel üretkenliği nedeniyle, Prof. Dr. Asuman ÖZDAĞLAR, “Üstün Başarı Ödülü”ne layık görülmüştür. Asuman Özdağlar, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri (EECS) alanında Mathworks Profesörüdür. Kendisi, EECS Bölüm Başkanı ve MIT Schwarzman Bilgisayar Koleji'nin Akademik İşlerden Sorumlu Dekan Yardımcısıdır. Araştırma uzmanlık alanları arasında optimizasyon, makine öğrenimi, ekonomi ve ağlar yer almaktadır. Son dönemdeki araştırmaları; çok sayıda ve çeşitli insan-makine katılımcısına sahip, veri odaklı çevrimiçi sistemler için teşviklerin ve algoritmaların tasarlanmasına odaklanmaktadır. Özdağlar; veri sahipliği ve piyasaları, sosyal medyada yanlış bilginin yayılması, ekonomik ve finansal bulaşıcılık ile sosyal öğrenme konularını araştırmıştır. Profesör Özdağlar; Microsoft bursu, MIT Lisansüstü Öğrenci Konseyi Öğretim Ödülü, NSF Kariyer Ödülü, Amerikan Otomatik Kontrol Konseyi'nin 2008 Donald P. Eckman Ödülü, 2014 Spira Öğretim Ödülü'nün yanı sıra Keithley, Seçkin Mühendislik Fakültesi ve Mathworks profesörlük unvanlarının sahibidir. Kendisi bir IEEE Fellow ve IFAC Fellow üyesidir; ayrıca Uluslararası Matematikçiler Kongresi'ne davetli konuşmacı olarak seçilmiştir. Doktora derecesini, Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri alanında 2003 yılında MIT'den almıştır. GELECEK VADEDEN BİLİM İNSANI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ise Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney’e verildi. Otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında gerçekleştirdiği özgün akademik çalışmaları; sahne geometrisinin anlaşılması, hareket analizi ve belirsizlik modellemesi konularında yapay zekâ temelli görsel algı sistemlerinin geliştirilmesine sunduğu önemli katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik üretkenlik ve bilimsel çalışmaları nedeniyle, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney, “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü”ne layık görülmüştür. Fatma Güney, Koç Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Doktora derecesini 2017 yılında Tübingen Max Planck Enstitüsü’nden almıştır. Araştırmaları otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında; özellikle geometri, hareket ve belirsizlik konularına odaklanmaktadır. Çalışmaları TÜBİTAK, Avrupa Araştırma Konseyi ve Royal Society tarafından desteklenmiştir. ICCV, ECCV, CVPR ve NeurIPS gibi önde gelen görüntü işleme ve makine öğrenmesi konferanslarında düzenli olarak hakemlik ve alan başkanlığı yapmaktadır. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar konuşmasında, Bu yılki ödül temasının Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ olarak belirlendiğini ifade eden Başar, yapay zekânın hem risk hem de fırsatlar barındırdığını, doğru yönetildiğinde büyük bir potansiyele dönüşeceğini vurguladı. Üniversitelerin yalnızca meslek kazandıran kurumlar olmadığını dile getiren Başar, bireylere eleştirel düşünme, problem çözme ve belirsizlikle başa çıkma becerileri kazandırmanın temel hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Üniversitenin yapay zekâ ekseninde üç temel alana odaklandığını aktaran Başar; idari süreçlerde verimliliğin artırılması, yapay zekânın algoritma geliştirme, etik, hukuki ve felsefi boyutlarının ele alınarak yönlendirici bir yaklaşım geliştirilmesi ve bu birikimin eğitim müfredatına entegre edilmesi başlıklarına değindi. Sürdürülebilir ve nitelikli bir akademik anlayışla geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başar, ödül alan bilim insanlarını tebrik ederek konuşmasını Kadir Has’ın “Başarı ona talip olanlarındır” sözüyle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Boğaziçi Teknopark’ta Kurumsal İletişim ve Girişimcilik Direktörlüğü’ne Banu Özbek Acar Atandı Haber

Boğaziçi Teknopark’ta Kurumsal İletişim ve Girişimcilik Direktörlüğü’ne Banu Özbek Acar Atandı

Kurumsal iletişim, medya ve kamu diplomasisi alanlarında önemli bir deneyime sahip olan Banu Özbek Acar, lise eğitimini Kadıköy Anadolu Lisesi’nde tamamladı. 2011 yılında, onur bursu ile öğrenim gördüğü Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden yine onur derecesi ile mezun oldu. Birleşmiş Milletler Nezdinde Daimi Türkiye Temsilciliği bünyesinde, BM New York Genel Merkezi’nde staj yaptıktan sonra Türkiye’ye dönüşünde İsveç Başkonsolosluğu Ticaret Merkezi’nde Yardımcı Danışman olarak görev aldı. 2013-2014 yıllarında London School of Economics and Political Science’ta (LSE) Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans eğitimini tam burslu olarak ve onur derecesiyle tamamlayan Özbek Acar, kariyerine Türkiye’de devam etti. Philip Morris Türkiye’de Kurumsal İlişkiler departmanında görev aldıktan sonra Coca-Cola Türkiye’de İletişim İçerik Müdürü olarak çalıştı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nde Stratejik İletişim Direktörü olarak görev yaptı. 2022 yılından bu yana TRT’de Uluslararası Dijital Haber Yayınları Daire Başkanı olarak görev yapan Özbek Acar, TRT’nin yabancı dillerde yayın yapan dijital haber platformlarından sorumlu oldu. Bu kapsamda TRT’nin uluslararası yayın ağının genişletilmesinde aktif rol üstlenen Özbek Acar; TRT Français, TRT Balkan, TRT Afrika, TRT Espanol ve TRT Farsça platformlarının kuruluş süreçlerini yönetti. Aynı dönemde TRT’nin uluslararası dijital haber kanallarının sosyal medya takipçi sayısı 14 milyondan 70 milyona yükselirken, bu büyümeye yönelik strateji çalışmalarında da görev yaptı. Boğaziçi Teknopark’taki yeni görevinde Banu Özbek Acar’ın; kurumun ulusal ve uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik iletişim stratejilerini yürütmesi, girişimcilik ekosistemini güçlendirecek iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve teknoparkın küresel ölçekteki konumunu destekleyecek projelerde rol alması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilim Dünyası Yapay Zekânın Yol Haritasını Koç Üniversitesi’nde Çizdi Haber

Bilim Dünyası Yapay Zekânın Yol Haritasını Koç Üniversitesi’nde Çizdi

Sempozyum, üniversitenin yapay zekâyı temel stratejik araştırma alanlarından biri olarak konumlandıran vizyonunu uluslararası ölçekte görünür kıldı. Koç Üniversitesi, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil; bilimsel üretimin, ekonomik dönüşümün ve toplumsal değişimin itici gücü olarak ele alan yaklaşımını iki gün boyunca disiplinlerarası bir programla ortaya koydu. Koç üniversitesi Rumeli Feneri Kampüsü’nde gerçekleştirilen sempozyum kapsamındaki oturumlarda, temel bilimlerden mühendisliğe, sağlıktan sosyal bilimlere uzanan alanlarda yapay zekânın çok boyutlu etkisi kapsamlı biçimde ele alındı. Sempozyumun açılışında konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekânın yalnızca teknolojileri değil, aynı zamanda doğayı anlama ve keşfetme biçimimizi de köklü bir şekilde dönüştürdüğüne dikkat çekti. Sempozyum, Yapay Zekâ Bilimi, Fiziksel Dünyada Yapay Zekâ ile Yapay Zekâ, Toplum ve Kurumlar başlıklı üç ana tematik eksen etrafında yapılandırıldı. Program kapsamında alanın küresel ölçekte önde gelen akademisyenleri ve teknoloji liderleri İstanbul’da bir araya geldi. Amazon Alexa AI Başkan Yardımcısı Ruhi Sarikaya, üretken yapay zekâ devriminin arkasındaki teknolojik dinamikleri ve Yapay Genel Zekâ’ya (AGI) uzanan gelişim çizgisini ele aldı. ETH Zurich’ten Prof. Dr. Torsten Hoefler, büyük dil modellerinden akıl yürütme modellerine geçiş sürecini sistem tasarımı perspektifinden değerlendirdi. Münih Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Daniel Cremers, derin öğrenmenin 3D bilgisayarla görme alanındaki dönüşümünü aktarırken; Zürih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Davide Scaramuzza, otonom sistemlerde güvenli ve çevik navigasyon yaklaşımlarını paylaştı. Çek Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Jiří Matas, büyük temel modeller çağında performans ölçümünün zorluklarını tartışırken, Vrije Universiteit Amsterdam’dan Prof. Dr. Elly Konijn, insan-robot etkileşiminin psikolojik boyutunu ve sosyal robotların toplumsal rolünü değerlendirdi. Prof. Dr. Metîn Sitti: Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz Konuşmasında, Koç Üniversitesi’nde gelişen disiplinlerarası yapay zekâ ekosistemine vurgu yapan Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekâ ile fiziksel zekâ arasındaki ilişkiye de değindi. Bitkiler ve biyolojik sistemler gibi doğadaki örneklerin, kendi araştırmalarına nasıl ilham verdiğini aktararak bu gözlemlerin geleceğin akıllı sistemlerinin tasarımında yeni araştırma yönleri açtığını ifade etti. Yürüttüğü araştırmalara değinen Prof. Dr. Sitti, “Araştırmalarım, yapay zekâ ile fiziksel zekânın kesişim noktasını inceliyor. Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. Prof. Sitti ayrıca, İş Bankası ile kurulan iş birliği kapsamında hayata geçirilen KUIS AI Lab’in bu ekosistemi daha da güçlendirdiğini belirtti. Temel yapay zekâ araştırmaları ile finans ve endüstri alanındaki gerçek dünya uygulamaları arasında bir köprü görevi gören laboratuvarın, akademi ile endüstrinin bilgi, yetenek ve etkiyi birlikte üretmesine olanak sağlayan somut bir örnek olduğunu vurguladı. Akademi–Endüstri Köprüsü: Yapay Zekânın Ekonomik Dönüşümü Ele Alındı Yapay zekâ devriminin önemli bir boyutunu da endüstri ile kurulan güçlü iş birlikleri oluşturuyor. Bilimsel araştırmalar yapay zekâ alanında hızla ilerlerken, bu çalışmaların gerçek dünyada etkili çözümlere dönüşmesi ise akademi ile endüstrinin bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Bu kapsamda, Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey moderatörlüğünde düzenlenen panelde, akademi ve teknoloji dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Panelde Vispera Partner ve Co-CEO’su Aytül Erçil, Hevi AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Deniz Aliş, Invent AI Kurucusu ve CEO’su Gürhan Kök ve Trendyol Group Veri Bilimi Direktörü Nezir Alp konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, yapay zekâ temelli keşif ve araştırmaların laboratuvar ortamından gerçek dünya sistemlerine, ürünlere ve hizmetlere nasıl taşındığı ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin ileri yapay zekâ teknolojilerini operasyonlarına, karar alma süreçlerine ve dijital altyapılarına nasıl entegre ettiklerini paylaşırken; üniversitelerle geliştirilen daha yakın iş birliklerinin hem inovasyonu hem de yetenek gelişimini nasıl hızlandırdığı üzerine görüşlerini paylaştı. Küresel Ölçekte Bir Araştırma Platformu İki gün süren sempozyum, temel araştırmadan gerçek dünya uygulamalarına, etik ve toplumsal boyuttan endüstriyel ölçeklenmeye kadar geniş bir çerçevede yapay zekânın geleceğini ele aldı. Program, yeni araştırma iş birlikleri ve disiplinlerarası temaslar için güçlü bir zemin oluştururken, Koç Üniversitesi’nin yapay zekâ alanındaki ulusal ve küresel liderlik iddiasını pekiştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt (yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitiminin rolü yeniden tanımlanıyor” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS Uluslararası Yönetim Yüksek Lisans Programı Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy, araştırmanın bulgularını yorumladı: “Yapay zeka iş dünyasını hızla dönüştürürken, liderlik becerilerini de yeniden tanımlıyor. Bu dönemde en kritik ihtiyaç, teknolojiyi sorgulayan, yönlendiren ve etik bir çerçevede kullanan bir bakış açısı geliştirmek. CEMS raporu, yapay zekanın insan muhakemesinin yerini alamayacağını; doğru kullanıldığında eleştirel düşünme ve karar alma becerilerini güçlendirebileceğini ortaya koyuyor. Koç Üniversitesi olarak amacımız, öğrencilerimizi yalnızca teknolojiyi kullanan değil, onu eleştirel ve sorumlu biçimde değerlendirebilen liderler olarak yetiştirmek” dedi. CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.