Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kodlama

Kapsül Haber Ajansı - Kodlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kodlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı!  Haber

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı! 

2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, gençlerin üniversite tercihlerinde önemli bir zihniyet değişimi yaşandığını söyledi. Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi. Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi. Adaylar artık mezun olduklarında ne yapacaklarını da düşünüyor Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın girdiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır. Sınava katılan yaklaşık 2 milyon 255 bin adaydan 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulunmuş; açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 730 bin 854 öğrenci yükseköğretim kurumlarına yerleşmiştir.” dedi. Tercih hakkı olduğu halde tercih yapmayan adaylar dikkat çekti Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi: “Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.” İki yıllık teknik eğitime olan ilgi arttı Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu. Tıp ve sağlık alanlarına ilgi sürüyor Başarı sırası barajı uygulanan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, şöyle devam etti: “Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.” Yapay zekâ programlarına ilgi yüksek 2026 YKS’nin en çarpıcı sonuçlarından birinin yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlarda görüldüğünü ifade eden Özgür Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı Haber

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı

Gençlerin teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri amacıyla hayata geçirilen Akademi Manisa’da eğitimler başladı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde hizmet veren ve tamamı ücretsiz gerçekleştirilecek olan eğitimlerde çocuklar ve gençler algoritma, yazılım ve oyun geliştirme alanlarında teorik bilgilerini uygulamalı çalışmalarla pekiştirme fırsatı buluyor. “Gençlerimiz İçin Ücretsiz” Akademi Manisa’da sunulan hizmetlerle ilgili bilgi veren Yazılım Mühendisi Yunus Can Tarhan, “Akademi Manisa 10-24 yaş arası gençler için eğitim veren yeni bir eğitim merkezi. Burada 3D yazıcı teknolojilerinden, robotik kodlamaya, oyun geliştirmeden akıllı üretim atölyelerine kadar bir sürü imkanımız mevcut. Hepsi gençlerimiz için ücretsiz. Buraya gelip eğitimlere kaydolduktan sonra diledikleri gibi kullanabiliyorlar. Bir nevi dijital kütüphane gibi. Gelip burada ders de çalışabilirler, eğitmenlerimizden istedikleri konular dahilinde yardım da alabilirler” dedi. Eğitimlerle İlgili Bilgiler Aktardı Eğitimlere de değinen Tarhan, “İlk eğitimimiz 2 boyutlu oyun geliştirme eğitimiydi. C# dili dediğimiz yazılım kodlama dili ile beraber gençlerimize oyun oynarken aynı zamanda oyunun nasıl yapıldığı, oyun sektöründe ilerlemelerin nasıl olduğu yönünde bilgiler vererek şimdiden geleceklerine ışık tutmaya çalışıyoruz. Diğer eğitimimiz ise Minecraft ile blok tabanlı kodlama. Daha küçük yaştaki gençlerimizin algoritma yapısını öğrenmeleri için ve bilgisayara ilk adımları için vermiş olduğumuz bir eğitim. Onun eğitimi de 1 ay kadar sürecek” ifadelerini kullandı. “Eğlenceli Bir Şekilde Öğretmeyi Amaçlıyoruz” Yazılım Mühendisi Ceylin Çaltepe ise algoritma eğitimlerine değinerek, “Eğitimimizde Minecraft ile algoritmaya giriş eğitimi veriyoruz. Algoritma dediğimiz şey, aslında yazılımın kalbi olan olaylar dizisi olarak devam ediyor. Biz bunu Minecraft ile birlikte çocuklara daha eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. Veliler Proje İçin Teşekkür Etti Eğitimlere katılan kursiyerler ve veliler de sağlanan imkânlardan memnuniyetlerini dile getirdi. Veli Fatih Dayı, “Böyle bir projenin özellikle yaz ayında yapılması gayet iyi olmuş. Çünkü çocuklar ne yapacaklarını bilemiyorlar. Havalar da gayet sıcak. Böyle teknolojik alanlarda ilgilerini çekebilecek şekilde program yapılması bence çok güzel olmuş. Emeklerinize teşekkür ederiz” dedi. Veli Hilal Diz ise, “Çok güzel bir proje. Bugün ilk günümüz olacak. İnşallah diğer günlerimiz de böyle güzel bir şekilde geçer. Teşekkür ederim proje için” diye konuştu. “Kendimi Geliştireceğimi Düşünüyorum” Projeden yararlanan kursiyerlerden Uğur Mustafa Fikri Baş da, “Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu gençler için böyle bir kurs başlatmış. Ben de katılıp kendimi geliştireyim dedim. Baktığımda gerçekten de ortam da güzel, ekipmanlar falan olsun, donanımlar her şey çok iyi. Ben gerçekten burada kendimi geliştireceğime inanıyorum. Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kursiyer Ali Kürşat Güngör ise, “Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin bu eğitimine ben de katılmak istedim. Kendimi bununla geliştireceğimi düşünüyorum. Besim Dutlulu’ya buradan teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilim Nuakşot ve DENEYAP Teknoloji Atölyesi Kapılarını Açtı Haber

Bilim Nuakşot ve DENEYAP Teknoloji Atölyesi Kapılarını Açtı

Merkez, Moritanyalı gençleri bilim ve teknolojiyle buluşturarak Afrika'nın bilim ve teknoloji ekosistemini güçlendirecek genç yeteneklerin yetişmesine katkı sağlayacak. Türkiye-Moritanya Eğitim ve Kültür Forumu kapsamında hayata geçirilen Bilim Nuakşot ve bu merkezin içerisinde yer alan DENEYAP Teknoloji Atölyesi'nin resmi açılışı, Moritanya'nın başkenti Nuakşot'ta gerçekleştirildi. T3 Vakfı ve Moritanya Mesleki Eğitim, Zanaat ve Meslekler Bakanlığı iş birliğiyle kurulan merkez, gençlerin bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki yetkinliklerini geliştirmeyi hedefliyor. Teknik Eğitim ve Mesleki Eğitim Okulu'nda düzenlenen açılış törenine; T.C. Nuakşot Büyükelçisi Prof. Dr. Burhan Köroğlu, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, T.C. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli, Moritanya Mesleki Eğitim, Zanaat ve Meslekler Bakanı Mohamed Maalainine Ould Eyih, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır ile Türkiye ve Moritanya'dan kamu, eğitim ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Türkiye Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü heyetlerinin de yer aldığı törende, Türkiye ile Moritanya arasındaki eğitim, kültür ve teknoloji alanlarında geliştirilen iş birliklerinin önemi vurgulandı. Milli Teknoloji Hamlesi'nin Eğitim Modelleri Moritanyalı Gençlerle Buluşuyor Törende gerçekleştirilen konuşmalarda, Türkiye'nin bilim ve teknoloji eğitimindeki birikiminin Moritanya'nın genç nüfusuyla buluşmasının iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğine önemli katkılar sunacağı ifade edildi. Açılışta konuşan T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır, "Biz T3 Vakfı olarak bu iş birliğini eğitim, bilim ve teknoloji alanında daha da güçlendirmeyi önemsiyoruz. Vakfımızda yürüttüğümüz tüm çalışmalarda; araştıran, üreten ve hem ülkesine hem de insanlığa fayda sağlayan nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz. Çocukların ve gençlerin potansiyelini ortaya çıkarmanın en güzel yolunun ise onlara merak edecekleri, deneyecekleri ve üretecekleri ortamlar sunmak olduğuna inanıyoruz. Bilim Nuakşot da bu anlayışın bir sonucu." ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen konuşmaların ardından, protokol üyelerinin katılımıyla açılış kurdelesi kesildi. Açılışın ardından protokol heyeti, Bilim Nuakşot bünyesindeki Bilim Türkiye Atölyesi ile DENEYAP Teknoloji Atölyesi'ni ziyaret ederek merkezde yürütülecek eğitim faaliyetlerini yerinde inceledi. T3 Vakfı öncülüğünde Türkiye'de başarıyla uygulanan Bilim Türkiye ve DENEYAP Teknoloji Atölyeleri eğitim modellerinin Moritanya'ya taşınmasıyla Afrika’lı gençlerin erken yaşlardan itibaren bilimsel düşünme, teknoloji geliştirme ve üretme kültürüyle buluşması amaçlanıyor. Afrika’daki İlk, Türkiye Dışındaki 7. Bilim Merkezi: Bilim Nuakşot! Afrika'da bir ilk olma özelliği taşıyan ve Türkiye dışındaki 7. bilim merkezi olarak hayata geçirilen Bilim Nuakşot'ta gençler; astronomi ve havacılık, doğa bilimleri, matematik ile tasarım ve teknoloji temalarında deneyimleyerek öğrenme imkanı bulacak. Bilimin günlük hayatla bağını keşfedecek öğrenciler, uygulamalı eğitimlerle merak etme, araştırma ve keşfetme becerilerini geliştirecek. DENEYAP Teknoloji Atölyesi'nde ise öğrenciler; robotik, kodlama, yapay zeka, tasarım ve üretim başta olmak üzere farklı teknoloji alanlarında eğitim alacak. Gençler, edindikleri bilgi ve becerileri özgün projelere dönüştürerek tasarlama, geliştirme ve üretme süreçlerini doğrudan deneyimleyecek. Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda geliştirilen eğitim modellerini farklı coğrafyalardaki gençlerle buluşturan T3 Vakfı, Bilim Nuakşot merkezi ile bilim ve teknoloji yolculuğuna Moritanya'da yeni bir halka daha ekledi. Merkezin, iki ülke arasındaki teknoloji ve eğitim iş birliğini güçlendirirken Moritanyalı gençlerin geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve teknoloji girişimcileri olarak yetişmelerine katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli! Haber

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli!

Çocukların can sıkıntısı yaşarken oyun kurma, hikâye üretme ve farklı etkinliklere yönelmesinin gelişim açısından faydalı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez.” dedi. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğine dikkat çeken Doğantekin, yaz tatilinde hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren dengeli bir planın en sağlıklı yaklaşım olduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, çocuklarda can sıkıntısının her zaman olumsuz olmadığı, can sıkıntısının yalnızlıkla karıştırılmaması gerektiği ve yaz tatilinin dengeli bir planla geçirilmesinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Can sıkıntısı ile yalnızlık duygusu birbirinden ayrılmalı! Can sıkıntısının çocuk için tamamen olumsuz bir durum olmadığına işaret eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Hatta üretkenliği artırabilir.” dedi. Ebeveynlerin çoğu zaman ‘çocuğumuzun canı evde çok sıkılıyor’ diye endişelendiğini hatırlatan Doğantekin, “Ancak burada önemli olan, çocuğun can sıkıntısını nasıl değerlendirdiğidir. Eğer çocuk bu süreçte legolarla oynuyor, hikâyeler üretiyor, oyun kuruyor ya da aileyle vakit geçiriyorsa bu durum gelişim açısından oldukça faydalıdır. Yani can sıkıntısı üretkenliğe dönüşüyorsa, bu olumsuz değil, destekleyici bir durumdur. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez. Asıl izlenmesi gereken ayrım budur.” şeklinde konuştu. Hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir tatil planlanmalı! Yaz tatili sürecinde tamamen esnek ya da tamamen katı bir yaklaşımın doğru olmadığına dikkat çeken Seren Doğantekin, “Gün içerisinde belirli bir düzen olması gerekir. Hiç ders çalışılmayan bir tatil, okul başladığında motivasyon kaybına yol açabilir.” dedi. Bu nedenle dengeli bir plan yapılmasını öneren Doğantekin, şunları söyledi: “İlkokul ve ortaokul öğrencilerinde haftanın belirli günleri ders çalışmak, kitap okumak veya çalışma kâğıtları çözmek uygun olabilir. Ancak bu süreç yalnızca akademik çalışma olarak düşünülmemeli. Müze gezmek, belgesel izlemek gibi etkinlikler de öğrenmeyi destekler. Önümüzdeki yıl sınava hazırlanan öğrenciler için ise daha planlı bir program yapılabilir. Haftanın beş ya da altı günü ders çalışıp bir günü dinlenmeye ayrılabilir. Ancak bu plan, katı bir okul düzeni gibi değil; hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir yapı olmalıdır.” Çocuğun sosyal medyayı yalnızlık nedeniyle kullanması bir risk göstergesi! Ergenlik döneminde sosyal medya kullanımının kıyaslama davranışını artırabileceği uyarısında bulunan Seren Doğantekin, “Tatil paylaşımları üzerinden ‘o tatile gitti, ben gitmedim’ gibi düşünceler oluşabilir. Bu durum özgüven düşüklüğüne ve kaygıya yol açabilir. Bu noktada çocuklara sosyal medyada görülen her şeyin gerçek hayatı yansıtmadığı anlatılmalıdır.” dedi. Uyku düzeninin de oldukça önemli olduğuna değinen Doğantekin, “Gece geç saatlere kadar ekran kullanımı, uyku ritmini bozabilir ve bu da duygu durum dalgalanmalarına yol açabilir. Çocuğun sosyal medyayı neden kullandığı da değerlendirilmeli. Eğer yalnızlık hissi nedeniyle sadece oradan sosyal iletişim kuruyorsa bu bir risk göstergesi olabilir. Ergenler için bir gruba ait olma ihtiyacı çok güçlüdür. Bu nedenle yaz tatilinde akran ilişkilerinin tamamen kesilmemesi önemlidir. Aksi halde yalnızlık ve ‘kimse beni anlamıyor’ düşüncesi gelişebilir.” açıklamasını yaptı. Sorunlu bir durumun önemli işaretleri, sürecin iki haftadan uzun sürmesi ve sosyal çekilme! Ancak her yalnızlaşma durumunun bir problem olmadığını dile getiren Doğantekin, “Eğer çocuk aileyle iletişim kuruyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve sosyal yaşamını sürdürebiliyorsa bu durum gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. Ergenlikte zaman zaman yalnız kalma isteği ve aileden uzaklaşma eğilimi görülebilir.” dedi. Sorun olarak değerlendirilmesi gereken durumlara açıklık getiren Doğantekin, “Sürecin iki haftadan uzun sürmesi, çocuğun odasından hiç çıkmaması, uyku ve beslenme düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden tamamen çekilmesi ve ‘kimse beni anlamıyor’ gibi ifadelerin artması önemli işaretlerdir. Bu durumda profesyonel destek gerekebilir.” diye konuştu. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalı! Teknoloji ve yapay zekâ kullanımının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Seren Doğantekin, “Önemli olan kullanım biçimidir. Çocuk üretmek için mi kullanıyor, yoksa yalnızca tüketiyor mu? Yapay zekâ doğru kullanıldığında hikâye yazma, karakter oluşturma, dil öğrenme veya kodlama gibi alanlarda üretkenliği destekleyebilir. Ancak tamamen hazır bilgiye bağımlı bir kullanım doğru değildir.” dedi. Yaz tatilinde ideal yaklaşımın dengeli, esnek ama belirli bir rutini olan bir program olduğunun altını çizen Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Aileyle kaliteli zaman geçirilmesi, akran ilişkilerinin sürdürülmesi, fiziksel aktivitelerin yapılması ve küçük sorumlulukların verilmesi önemlidir. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalıdır. Sonuç olarak, çocukların hem dinlenebileceği hem de gelişimini sürdürebileceği bir yaz tatili planı oluşturulmalı. Teknoloji kullanımında ise süre kadar içeriğe ve çocuğun yaşamındaki genel dengeye bakmak gerekir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

19 Mayıs Coşkusu Büyükşehir’le Zirve Yaptı Haber

19 Mayıs Coşkusu Büyükşehir’le Zirve Yaptı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm ülkede olduğu gibi Bursa’da da coşkulu bir şekilde kutlandı. SAHNE GENÇLERİN Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonun hazırladığı etkinlikler, 18 ve 19 Mayıs’ta Hüdavendigar Kent Parkı’nda vatandaşlara 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşattı. Programın ilk gününde kendileri için hazırlanan “Genç Sahne”ye çıkan gençler, sergiledikleri performanslarla dinleyenlerden büyük alkış aldı. Sevilen ve kendi besteledikleri eserleri “Genç Sahne”’de başarıyla seslendiren gençler, parkı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sundu. GÜN BOYU EĞLENCE Etkinliklerin ikinci gününe de yoğun ilgi gösteren Bursalılar, birbirinden renkli ve eğlenceli aktivitelere katılarak unutamayacakları bir gün geçirdi. Eğlence ve oyun alanları, spor turnuvaları, atölye çalışmaları, genç sahne, sinema ve karaoke gibi birbirinden renkli etkinliklere katılan gençler, hem yeteneklerini sergiledi hem de 19 Mayıs coşkusunu hep birlikte yaşadı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba da etkinlik alanını gezerek vatandaşlarla buluştu. Gençlerle araba yarışı oynayan Başkan Vekili Biba, gençlerin kente ve geleceğe dair sorularına da cevap verdi. “19 MAYIS, GENÇLİĞE DUYULAN GÜVENİN İFADESİDİR” Oğuzhan Koç konseri öncesinde sahneye çıkan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, hep birlikte, bir arada ve omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Gençlerin parlayan gözleriyle, enerjisiyle, coşkusuyla meydanı doldurduğunu belirten Başkan Vekili Biba, “Milletimizin bağımsızlık yürüyüşünün simgesi olan çok anlamlı bir günü hep birlikte idrak ediyoruz. 19 Mayıs, gençliğe duyulan güvenin, geleceğe duyulan inancın güçlü bir ifadesidir. Herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı gönülden kutluyorum” dedi. “GENÇLİĞE BAKARKEN TEKNOLOJİ ÜRETEN BİR NESİL GÖRÜYORUZ” Gençlerin, Türk toplumunun en büyük gücü olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, sadece yarının değil, bugünün de söz sahibinin gençler olduğunu dile getirdi. Gençliğe bakarken teknoloji üreten bir nesil gördüklerini vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Bilimde iddia sahibi bir Türkiye görüyoruz. Türkiye artık kendi otomobilini üreten, savunma sanayisinde dünyaya örnek olan, teknolojide kendi yolunu açan büyük bir ülkedir. Gençlerimizin TOGG’dan simülasyon alanlarına, kodlama atölyelerinden bilim etkinliklerine gösterdiği ilgi de bunun en güzel göstergesidir” diye konuştu. “GENÇLERİMİZİ, GELECEĞE DONANIMLI BİR ŞEKİLDE HAZIRLAMALIYIZ” Her büyük başarının bir hayalle başladığını, azimle, çalışmayla ve kararlılıkla gerçeğe dönüştüğünü söyleyen Başkan Vekili Biba, gençleri üreten, düşünen, araştıran, spor yapan, geliştiren ve geleceğe yön veren bir güç olarak gördüklerinin altını çizdi. Güçlü toplum ve güçlü Türkiye’nin ancak ahlaklı, çalışkan, vicdan sahibi ve hedefleri olan bir gençlikle mümkün olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Asıl güç, ailesine sahip çıkan, değerlerini koruyan ve ülkesine hizmet etmeyi görev bilen nesillerle ortaya çıkar. Bu yüzden biz, gençliğin yanında dururken; aileyi, dayanışmayı, birlik ruhunu ve milli değerlerimizi de daima koruyoruz. Yerel yönetimler olarak gençlerimizi, geleceğe donanımlı bir şekilde hazırlamak zorundayız” dedi. “BU ÜLKENİN UMUDU SİZSİNİZ” Daha fazla spor alanı, kültür ve sanat yatırımı, teknoloji ve eğitim imkânı, güvenli, güçlü ve huzurlu şehirleri gençler için hazırladıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, gençlere güvendiklerini ve bu milletin evlatlarına inandıklarını dile getirdi. Köklerinden kopmadan dünyayı takip eden, değerlerini kaybetmeden geleceğe yürüyen bir neslin yetiştiğini anlatan Başkan Vekili Biba, “Bu ülkenin umudu sizsiniz. Bu ülkenin yarınlara uzanan güçlü sesi sizsiniz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Çorlu’da görevleri başında şehit olan kahraman polislerimize de Allah’tan rahmet; ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Bu ülke gençlerin omuzlarınızda büyüyecek ve güçlenecek. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun” diyerek konuşmasını tamamladı. OĞUZHAN KOÇ KONSERİYLE COŞKU DORUĞA ÇIKTI Konuşmanın ardından Başkan Vekili Şahin Biba, ellerinde Türk bayraklarıyla ’10. Yıl Marşı’ eşliğinde gençleri selamladı. Daha sonr şarkıcı Oğuzhan Koç sahne alarak sevilen eserlerini Bursalı gençler için seslendirdi. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden binlerce genç, akşam boyunca doyasıya eğlendi. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği Bursa’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Oğuzhan Koç, kendisini davet eden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor Haber

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor

Teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou’nun kurucusu Barış Sarıalioğlu, 31 yıldır çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) İstanbul’da bulunan Zeyrek Öğrenim Birimi’ndeki çocuklarla bir araya geldi. 3 ve 4’üncü sınıf olmak üzere toplam 12 çocukla buluşan Sarıalioğlu, yazılım testi ve kalite güvencesi konularında çocuklara uygun düzeyde ve eğlenceli bir atölye düzenledi. “Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi”nde çocuklar, testçinin kim olduğu ve test prensiplerinin neler olduğuna dair bilgiler edinirken, grup çalışması sayesinde etkileşim tabanlı atölyede eğlenerek öğrendi. Çocuklarla iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Atölye çalışmamıza katılan çocukların ilgisi beni çok mutlu etti. Soru soran, hayal kuran, öğrenmeye açık çocuklarla aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Test mühendisliği artık bir kariyer alanı” Yazılım testi sektörünün son yıllarda önemli bir ivme kazanmış olduğunu belirten Sarıalioğlu, “Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hale geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. Bu sebeple hem çocuklar hem de gençlerle bir araya gelerek onlara bu alandaki tecrübelerimi aktarmak benim için çok önemli.” açıklamasını yaptı. TEGV’de çocuklara yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan TEGV, bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV Zeyrek Öğrenim Birimi’nde çocuklar, eğlenirken öğreniyor ve temel yaşam becerilerini geliştiriyorlar. Çocuklara bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizce olmak üzere altı ana dalda etkinlikler hazırlayan TEGV’de bütün etkinlikler gönüllülerin desteğiyle hayata geçiriliyor. TEGV’in atölyelerinde ise çocuklara 3D baskı cihazından robot kitlerine, kodlama platformlarından elektronik devre kartlarına uzanan bir yelpazede yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Innovation Campus Programı Mezunlarından Toplumsal Sorunlara Teknolojik Çözümler  Haber

Innovation Campus Programı Mezunlarından Toplumsal Sorunlara Teknolojik Çözümler 

Programın 2025 yılı mezunlarının ürettiği projeler arasında toplumsal cinsiyet eşitsizliği, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar ve dijital yaşamın ergen gençler üzerindeki psikolojik etkisi gibi sorunlara yenilikçi çözümler öneren projeler öne çıkıyor. Samsung Electronics Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iş birliği ile 2019 yılından bu yana yürüttüğü “Innovation Campus” programı, gençleri hem dijital hem de sosyal becerilerle donatarak geleceğe hazırlamaya ve istihdama katkı sağlamaya devam ediyor. Program, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda projeler geliştirme fırsatı sunarak toplumsal sorunlara çözüm üretmeyi de teşvik ediyor. Katılımcılar, eğitimlerini tamamladıktan sonra kendi projelerini geliştiriyor. Programın 2025 yılı mezunlarının geliştirdiği projeler de küresel çapta toplumsal sorunları odağına alarak bu sorunlara yenilikçi ve bütüncül çözümler öneriyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine analitik bir çerçeve 2025 yılı mezunlarından Beyza Fidangül, Buket Hocaoğulları, Doğa Bolcan, Miray Irmak ve Neda Esmaeilzadeh’in hayata geçirdiği “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinin İnsani Gelişme Üzerindeki Etkisinin Analizi” isimli proje; UNDP’nin Gender Inequality Index (GII) ve Human Development Index (HDI) verilerini birlikte analiz ederek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ülkelerin insani gelişmişlik düzeyi üzerindeki etkisini ortaya koymayı hedefliyor. Böylece eğitim, sağlık, yaşam beklentisi ve ekonomik katılım gibi alanlarda cinsiyet temelli eşitsizliklerin kalkınma üzerindeki yapısal etkileri veri temelli olarak görünür kılınıyor. Proje küresel çapta sosyal bir problem olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini çok boyutlu veri göstergeleriyle birlikte ele alarak, politika yapıcılar ve karar vericiler için karşılaştırmalı, analitik bir çerçeve sunmasıyla öne çıkıyor. Sağlık hizmetlerine erişimde yapay zekâ ile kişiselleştirilmiş öneriler Mezun projelerinin arsından öne çıkan bir diğer proje ise Mustafa Guruş, Hasan Ali Özgür, İpek Özgür Yalçın, Mustafa Uras İplikçi ve Muhammed Said Mirza Bal’ın “Yapay Zeka Destekli Hastane Randevusu Bulma ve Öneri Sistemi” isimli projesi. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorlukları azaltmak amacıyla yapay zekâ destekli bir hastane randevu bulma ve yönlendirme sistemi öneren bu proje, kullanıcıların konum, ihtiyaç, yoğunluk ve uygunluk gibi kriterlerine göre en uygun sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Sağlık gibi temel ihtiyaçlara erişim problemini odağına alan proje, AI tabanlı akıllı yönlendirme algoritmalarıyla kullanıcıya kişiselleştirilmiş öneriler sunmasıyla fark yaratıyor. Ergen gençlerin dijital dünyayla daha dengeli ilişki kurması için bütüncül yaklaşım Sudenur Şenol, Sedanur Çalı, Oğuzhan Bayrakçı ve İkranur Sayım’ın hayata geçirdiği “Dijital Yaşam Asistanı” isimli proje de günümüz problemlerine yenilikçi bir bakış açısı sunan projelerden biri olarak göze çarpıyor. Proje, sosyal medya kullanımının ergen gençlerin stres düzeyi, psikolojik anlamda iyi oluşu ve dijital alışkanlıkları üzerindeki etkisini analiz ediyor. Böylece dijital yaşamda sağlıklı kullanım farkındalığı oluşturmak ve gençlerin dijital dünyayla daha dengeli bir ilişki kurmasına katkı sağlamak amaçlanıyor. Proje; dijital davranış verileri ile psikolojik iyi oluş göstergelerini birlikte ele alarak, dijital refah (digital well-being) kavramına odaklanan bütüncül bir yaklaşım sunmasıyla dikkat çekiyor. Program bugüne dek 688 mezun verdi 18-29 yaş aralığındaki iş arayışındaki gençleri hedefleyen Innovation Campus programına 5 yılda 81 il, 200 üniversiteden 25 binden fazla kişi başvurdu. Programdan bugüne dek 688 genç mezun oldu. Mezunların yüzde 90'ı istihdama katılırken geri kalanı da öğrenimine devam etti. Kapsamlı ve çok katmanlı tasarlanan eğitim programı 350 saat yapay zekâ, 240 saat nesnelerin interneti, 87 saat kodlama ve programlama gibi ileri teknolojileri içeriyor. Öğrencilere dijital eğitimlerin yanında sosyal beceriler de kazandırmayı amaçlayan program kapsamında işe hazırlık sürecine yönelik eğitimler de veriliyor. BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 6’sını doğrudan kapsayan programda eğitim alan öğrenciler, bugüne dek tüm amaçlara hizmet eden 100’ü aşkın bitirme projesi hazırladı. Samsung Türkiye ve UNDP Türkiye profesyonelleri, katılımcılara bitirme projelerini desteklemek amacıyla mentörlük desteği de sağlıyor. Mentörlük süreci gençlerin bireysel ihtiyaç ve beklentilerine göre tasarlanıyor. Samsung çalışanları da gençlerin kariyerlerini şekillendirmelerine destek veriyor. Eğitimi başarıyla tamamlayan gençler, uluslararası geçerliliği olan bir sertifikayla ödüllendiriliyor. Sektör Kampüste Programıyla birlikte üniversitelere yayılıyor Son olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Milli Teknoloji Akademisi’nin dijital öğrenme platformu Sektör Kampüste Programı’nın paydaşı olan Innovation Campus Programı, yapay zekâ eğitimlerini daha fazla üniversite kampüsüne taşıyor. Bu iş birliği ile program 2026 yılında da Yıldız Teknik Üniversitesi’nde kapılarını yeni öğrencilere açmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.