Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koleksiyon

Kapsül Haber Ajansı - Koleksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koleksiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle Haber

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle

Fuar İzmir’deki etkinlikte, bu yıl ilk kez düzenlenecek İzmir Bridal Week, dokuzuncu kez kapılarını açacak Fashion Prime - Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı ile 20’nci yılını kutlamaya hazırlanan IF Wedding Fashion İzmir - Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın hedefleri, yenilikleri ve sektöre sağlayacağı katkılar paylaşıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen moda fuarlarının yeni dönem vizyonunun paylaşıldığı lansmana, oda, birlik ve dernek başkanları, yöneticileri, sektör temsilcileri, üreticiler ve tasarımcılar katıldı. Lansmanda konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe dünyanın önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, kentin üretim kültürü, tasarım kapasitesi, güçlü yan sanayisi ve ihracat gücüyle uluslararası ölçekte öne çıktığını söyledi. İZFAŞ olarak fuarları yalnızca ticari organizasyonlar olarak görmediklerini, sektörlerin gelişimine katkı sağlayan, yeni iş birliklerinin önünü açan ve kentin potansiyelini dünyaya taşıyan güçlü platformlar olarak değerlendirdiklerini ifade eden Cumalıoğlu, moda sektörüne yönelik birbirini tamamlayan üç önemli fuarı çok önemsediklerini ifade etti. Tasarım, üretim ve uluslararası ticareti buluşturan yapı Moda sektörünün farklı ihtiyaçlarına yanıt veren fuarlarla bütüncül bir yapı oluşturduklarını belirten Cumalıoğlu, “İzmir’deki bu güçlü birikimi desteklemek, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla birbirini tamamlayan üç önemli fuarı gerçekleştiriyoruz. Bu üç fuarla tasarımdan üretime, üretimden uluslararası ticarete uzanan güçlü bir yapı kuruyoruz. Fashion Prime Fuarı ile üretim altyapısını ve tedarik zincirini, İzmir Bridal Week ile tasarım ve koleksiyon gücünü, IF Wedding Fashion İzmir ile de uluslararası ticareti ve marka görünürlüğünü destekliyoruz” dedi. Fashion Prime dokuzuncu kez kapılarını açacak Bu yıl 21 - 23 Ekim tarihleri arasında dokuzuncu kez gerçekleştirilecek Fashion Prime Fuarı’nın kumaş, aksesuar ve yan sanayi firmalarını sektör profesyonelleriyle buluşturmaya devam edeceğini belirten Cumalıoğlu, fuarın yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve sektörün üretim altyapısının güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. İzmir Bridal Week ilk kez düzenlenecek 24 - 26 Kasım 2026 tarihleri arasında ilk kez gerçekleştirilecek İzmir Bridal Week’in sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade eden Cumalıoğlu, gelinlik, damatlık ve abiye giyimde yeni sezon koleksiyonlarının ilk kez tanıtılacağı fuarın, sektörün yaratıcı gücünü daha görünür kılacağını söyledi. İzmir Bridal Week’in markalar için yeni fırsatlar yaratacağına ve İzmir’in moda takvimine önemli bir değer katacağına inandıklarını ifade eden Cumalıoğlu, organizasyonun sektörün tasarım ve koleksiyon tarafını güçlendireceğini vurguladı. IF Wedding Fashion İzmir 20’nci yılını kutlayacak 19 - 22 Ocak 2027 tarihleri arasında 20’nci kez düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir’in sektörün uluslararası vitrini olmayı sürdüreceğini kaydeden Cumalıoğlu, fuarın 20 yıllık birikimiyle İzmir’in ve Türkiye’nin gelinlik, damatlık ve abiye giyim alanındaki üretim gücünü dünyaya tanıttığını söyledi. Cumalıoğlu, İZFAŞ olarak düzenledikleri fuarlarla değer üretmeye, yeni iş birliklerinin önünü açmaya ve İzmir’in potansiyelini dünya ile buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. İZFAŞ Fuarlar Müdürü Yeşim Yiğit tarafından gerçekleştirilen sunumda ise Fashion Prime, İzmir Bridal Week ve IF Wedding Fashion İzmir’in kapsamı, hedefleri, tanıtım çalışmaları, katılımcılara sağlanan destekler ve gelecek dönem planlamaları hakkında bilgi verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Markaları Dünyanın En Prestijli Müze Mağazalarında Yerini Aldı Haber

Türk Markaları Dünyanın En Prestijli Müze Mağazalarında Yerini Aldı

Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWS ile Türkiye'de Bir İlk Haber

WWS ile Türkiye'de Bir İlk

Şubat ve Mart aylarında tamamlanan sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk koleksiyonları; Smithsonian, MoMA ve The Met satış mağazalarında ve ABD online satış kanallarında yerini almaya başladı. Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWS ile Türkiye'de Bir İlk Haber

WWS ile Türkiye'de Bir İlk

Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor Haber

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor

Global seramik pazarının güçlü oyuncularından biri olan Kaleseramik, 2026 Coverings Fuarı’nda inovasyon ve teknolojinin sınırlarını zorlayan ürünlerini dünya profesyonelleriyle buluşturacak. Stant 2863’te ziyaretçilerini ağırlayacak olan şirket, bu yıl da yenilikçi teknolojilerini sergilerken, estetik yüzeylerin ötesine geçerek mimari ihtiyaçlara yanıt veren mühendislik gücünü ve entegre sistem çözümlerini ön plana çıkaracak. 2 mm’den 20 mm’ye Uzanan Mühendislik ve Performans Skalası Supera üretim hattı ve modernize edilen tesislerindeki ileri teknoloji yatırımlarıyla porselenin kullanım alanlarını genişleten Kaleseramik, fuara üretim gücünü ve ürün çeşitliliğini merkeze alarak katılıyor. 2 mm inceliğindeki süper ince porselen plakalardan, mutfak tezgâhı gibi yüksek performans gerektiren alanlar için geliştirilen 20 mm porselen plakalara kadar uzanan bu kalınlık aralığı iç ve dış mekânlar arasında kesintisiz bir tasarım bütünlüğü sağlıyor. “İyi Bak Dünyana” yaklaşımı doğrultusunda, yenilikçi üretim teknolojileriyle daha az hammadde kullanılarak üretilen porselen plakalar; yüksek performans sunarken aynı zamanda kaynak verimliliğine de katkı sağlıyor. Mekânlarda Bütünsel Tasarım Sunan Panorama Koleksiyonu Yaşam alanlarını bütünsel bir yaklaşımla yeniden tanımlamak üzere geliştirilen Panorama Koleksiyonu, mekânlarda tek bir ürün üzerinden ilerleyebilme özgürlüğü sunarak yüzeyi mimarinin yaşayan bir parçası haline getiriyor. Borgogna Stone, Calacatta Unique, Industrial, Calcario ve Intonaco gibi farklı doku ve karakterdeki serileri tek bir çatı altında toplayan koleksiyon, mekânlarda parçalı görünümü tamamen ortadan kaldırıyor. 160x320, 120x360, 120x280, 100x300, 120x120, 80x160 ve 60x120 cm gibi zengin ebat seçenekleriyle her ihtiyaca yanıt veren Panorama koleksiyonu, tasarımcıların hayal ettiği bütünsel görünümü Kalebodur’un üstün yüzey teknolojileriyle gerçeğe dönüştürüyor. V-Intech Teknolojisi ile Yüzeyden Gövdeye Uzanan Gerçeklik Kalebodur’un 7 farklı üstün yüzey teknolojisinden biri olan V-Intech, doğal taş damarlarının yalnızca yüzeyde değil, porselen plakanın gövdesi boyunca da devam etmesini sağlayan üretim yaklaşımıyla kesim ve kenar detaylarında görsel sürekliliği güçlendiriyor. Geleneksel porselen üretiminin aksine, doğal taşın ve mermerin damar yapılarını sadece yüzeyde değil, plakanın gövdesinde ve kesitlerinde de devam ettiren bu teknoloji, malzemeyi gerçeğe en yakın haline taşıyor. Özellikle tezgâh ve mobilya gibi detay işçiliği gerektiren uygulamalarda kusursuz bir bütünlük sağlayan V-Intech, mimarlara sınırları ortadan kaldıran bir tasarım özgürlüğü sunuyor. Tasarım Ödüllü Mayfair ile Şıklıkta Yeni Bir Denge Kalebodur markasının ürünlerinden Mayfair, güçlü ifade ile sade zarafet arasında kurduğu dengeli estetikle öne çıkıyor. Tasarım dünyasının en saygın ödüllerinden Archiproducts Design Awards 2025’te ödüle layık görülen ürün, markanın estetik vizyonunu uluslararası arenada tescilliyor. V-Intech teknolojisi kullanılan Mayfair, doğal mermerin eşsiz estetiğini porselenin üstün dayanıklılığıyla bir araya getiriyor. Bu yenilikçi teknoloji sayesinde damar yapısı yalnızca yüzeyde değil, plakanın gövdesi, kenarları ve kesitlerinde de kesintisiz şekilde devam ederek sektörde öncü bir üretim yaklaşımı ortaya koyuyor. Çağdaş Mimari İçin Cephe Uygulamaları Coverings 2026’da iç mekân uygulamalarının yanı sıra yeni cephe çözümlerini de tanıtmaya hazırlanan Kaleseramik, porselen yüzeylerin cephe uygulamalarındaki kullanımına dikkat çekiyor. 3 mm kalınlığındaki hafif porselen plakalar, cephe projelerinde yapıya ekstra yük bindirmeden geniş yüzeylerin uygulanmasına olanak tanırken iç mekândaki tasarım dilinin dış cepheye de taşınmasını sağlıyor. Tezgâh, zemin, duvar ve cephe gibi farklı uygulama alanlarına yönelik porselen plakaları ve mimari detay çözümlerinde sunduğu geniş olanaklarla Kaleseramik, projelerin her aşamasında güçlü ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu kanıtlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler Haber

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler

Kökeni Japonya’ya dayanan Sashiko, geçmişte kıyafetleri onarmak ve dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan bir teknik olarak ortaya çıktı. Zamanla estetik bir ifade biçimine dönüşen bu “sessiz dikişler”, tekrar eden geometrik desenleri ve sade çizgileriyle dikkat çekiyor. Eğitmenliğini Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Duygu Ercan’ın üstlendiği atölye çalışmasına katılan öğrenciler unutulmaz bir gün geçirdi. KUMAŞ ÜZERİNDE İZ BIRAKMANIN HEYCANINI YAŞADILAR Atölye boyunca yalnızca bir nakış tekniğini öğrenmekle kalmayan öğrenciler; sabır, tekrar ve sadeliğin estetiğini deneyimleyerek, üretim sürecinin meditatif yönünü de keşfetti. Her bir ilmekte ritim yakalayan katılımcılar, kumaş üzerinde iz bırakmanın anlamını yeniden yorumladı. KOT PARÇALAR YENİDEN HAYAT BULDU Atölyeye katılan öğrenciler, kendi hikâyesini taşıyan kot parçaları ile ceket, yelek, pantolon ve eteklerini yanlarında getirdi. “Geleneksel Sashiko” desenleriyle bu parçalar yeniden tasarlandı. Böylece hem sürdürülebilir moda anlayışına katkı sağlandı hem de geçmiş ile bugün arasında yaratıcı bir köprü kuruldu. Eskiyen ya da kullanılmayan denim ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, tekstil sektöründe giderek önem kazanan “yeniden kullanım” ve “dönüştürerek tasarlama” anlayışını da destekledi. MODA AKADEMİSİ’NDE UYGULAMALI VE YENİLİKÇİ EĞİTİM Moda Akademisi, düzenlediği atölye ve eğitim programlarıyla katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda tasarım vizyonu kazandırmayı hedefliyor. Akademide; Temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, moda tasarımı ve koleksiyon hazırlama, kalıp çıkarma ve model uygulama, tekstil yüzey tasarım, sürdürülebilir moda ve geri dönüşüm uygulamaları, el sanatları ve geleneksel tekniklerin çağdaş yorumları gibi pek çok alanda uygulamalı eğitimler veriliyor. YARATICILIĞIN SESSİZ RİTMİ Bu kapsamda gerçekleştirilen Sashiko atölyesi de hem geleneksel el sanatlarını yaşatmayı hem de genç tasarımcı adaylarının farklı kültürlerden ilham alarak özgün çalışmalar üretmesini amaçladı. “Sessiz Dikişlerin Hikâyesi: Sashiko” workshopu katılımcılara yoğun akademik programlarının arasında hem yaratıcı hem de dinlendirici bir üretim alanı sundu. İlmeklerin ritminde buluşan öğrenciler, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu deneyimledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IF Wedding Fashion İzmir 20 Ocak’ta Kapılarını Açıyor Haber

IF Wedding Fashion İzmir 20 Ocak’ta Kapılarını Açıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı; üç gün boyunca ticari görüşmelerden defilelere, tasarım yarışmasından sektörel buluşmalara uzanan yoğun bir program sunacak. Fuarın, modanın ve gelinliğin başkenti İzmir’de 20 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması bekleniyor. Bu yıl IF Wedding Fashion İzmir’de, 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alacak. Fuar süresince gerçekleştirilecek ikili görüşmelerle katılımcı firmalar ile yerli ve yabancı profesyoneller arasında doğrudan temas kurulacak. Fuar, sektöre yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birliklerini geliştirme imkânı sunacak. 2027 koleksiyonları podyumda IF Wedding Fashion İzmir’in öne çıkan başlıklarından defile programları kapsamında, 2027 yılı koleksiyonları ilk kez sunulacak. Ünlü mankenler eşliğinde düzenlenen 12 defilede, sektöre yön veren markaların koleksiyonlarının yanı sıra genç tasarımcıların çalışmaları da podyuma taşınacak. Defile programlarının fuar süresince yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Moda ile farkındalık yaratacaklar Defile programlarının yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da sosyal sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapacak. Geçen yıl kadına yönelik şiddete dikkat çekmeyi hedefleyen siyah gelinlik çalışmasıyla toplumsal farkındalık yaratan İzmir Moda Tasarımcıları Derneği, bu yıl ise meme kanseri farkındalığı için yeni bir projeyi fuar kapsamına taşıyacak. Dernek Başkanı Esin Özyiğit, meme kanserine dikkat çekmek amacıyla pembe tonlarında 18 özel tasarım kıyafet hazırlandığını belirterek, bu tasarımların IF Wedding Fashion İzmir süresince sergileneceğini ifade etti. Modanın, estetik kaygının ötesinde toplumsal farkındalık yaratma gücü taşıyan bir ifade alanı olduğuna dikkat çeken Özyiğit, tasarlanan kıyafetlerin fuar sonrasında bir derneğe bağışlanarak sosyal sorumluluk projesine gelir sağlanmasının hedeflendiğini söyledi. Genç tasarımcılar final gecesine hazırlanıyor Fuar kapsamında bu yıl 16’ncısı düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması, genç tasarımcıları sektöre kazandırmaya devam ediyor. Yarışmada finale kalan 15 genç tasarımcı, 19 Ocak’ta gerçekleştirilecek final defilesi için koleksiyonlarının dikim sürecini tamamlamak üzere yoğun bir hazırlık döneminden geçiyor. İzmir Moda Tasarımcıları Derneği üyesi mentörler eşliğinde yürütülen bu süreçte, finalistler, tasarımlarını üretimden sunuma kadar tüm aşamalarıyla hayata geçiriyor. Final gecesinde podyuma çıkacak tasarımlar, sektör temsilcileri ile profesyonel ziyaretçilerle buluşacak ve dereceye girecek isimler belirlenecek. Geçen yılın birincisi performans defilesiyle podyumda 2025 yılında Gelinlik Tasarım Yarışması’nı kazanan Öztürk Yıkılmaz, bu yıl IF Wedding Fashion İzmir podyumunda performans defilesi ile yer alacak. “Sessiz Asalet” temasıyla hazırlanan ve 20 parçadan oluşan koleksiyon, abiye ağırlıklı tasarımların yanı sıra gelinlikleri de içeriyor. Yarışmayı kazanmasının ardından kendi adını taşıyan bir performans defilesi hazırlamanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Yıkılmaz, “Para ödülünden ziyade benim için asıl ödül IF Wedding Fashion İzmir podyumunda yer almak. Kendi adınızla, böyle büyük bir organizasyonun sahnesinde koleksiyonunuzu sergilemek çok başka bir duygu. Bir yıl önce böyle bir defilem olacağını hayal bile edemezdim. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ekibi, mentörüm, atölyedeki herkes bu süreçte hep yanımdaydı. Bu podyum, genç bir tasarımcı için gerçekten çok büyük bir fırsat” dedi. Koleksiyonunun çıkış noktasını geçmişle bugün arasında kurduğu bağ üzerinden anlatan Yıkılmaz, “Koleksiyonu oluştururken geçmişteki romantik kadını bugüne taşımak istedim. Bugün daha güçlü, daha sakin, daha asil bir duruş ortaya çıkmasını amaçladım. Göze batmak yerine daha sessiz, sade ama daha etkili bir duruşu tercih ettim. Kumaş ve renk seçimlerinde 2027 trendlerinden yola çıkarak pastel tonlar ve parlak satenler kullandım” diye konuştu. Sektörün ticari zemini güçlenecek Bu yıl üç güne yayılarak 20 Ocak Salı, 22 Ocak Perşembe günleri arasında düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir, kentin moda, gelinlik, damatlık ve abiye alanındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Ticari boyutunun yanı sıra yarışma ve yeni koleksiyonların beğeniye sunulacağı defilelerin yer alacağı fuar, tasarımı görünür kılarken sektör için güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak. Yerli ve yabancı profesyonel ziyaretçilerle gerçekleştirilecek görüşmelerin ise yeni pazarlar yaratması ve ihracat bağlantılarına katkı sağlaması hedefleniyor. IF Wedding Fashion İzmir; T.C. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Mimar Kemalettin Moda Merkezi Derneği, Moda Tekstil Konfeksiyoncuları Derneği, İzmir Terziler ve Konfeksiyoncular Odası ile İzmir Moda Tasarımcıları Derneğinin destekleriyle gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mattel, İstanbul Oyuncak Müzesi’nin Kapılarını Çocuklar ve Gençler İçin Ücretsiz Açıyor Haber

Mattel, İstanbul Oyuncak Müzesi’nin Kapılarını Çocuklar ve Gençler İçin Ücretsiz Açıyor

Mattel’in 80. yılına ithafen İstanbul Oyuncak Müzesi iş birliğinde hazırlanan “80 Yıldır Oyunun Gücü” sergisi oyunun kültürel, yaratıcı ve dönüştürücü gücünü merkeze alıyor. Ocak ayı sonuna kadar devam edecek sergi kapsamında, İstanbul Oyuncak Müzesi 10–11 Ocak hafta sonunda 0–18 yaş arası tüm ziyaretçilere ücretsiz olarak kapılarını açıyor. Oyunu çocukların sağlıklı gelişimi için temel bir hak olarak ele alan Mattel, bu sponsorluk ile çocukların sanata ve kültüre eşit erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Mattel’in 80 yıllık mirasına zamansız bir bakış 26 Aralık’ta İstanbul Oyuncak Müzesi’nde açılan sergi; 1945’ten bu yana oyunu hayal gücünü besleyen evrensel bir dil olarak konumlandıran Mattel’in 80 yıllık yolculuğunu, müzenin 20 yıllık belleğiyle buluşturuyor. Sergide İstanbul Oyuncak Müzesi’nin zengin arşiviyle birlikte yurt dışından özel olarak getirilen koleksiyon parçaları ve markanın güncel tasarımları da bir araya geliyor. Mattel’in oyun kültürüne yön veren dönüm noktaları, farklı kuşakları kapsayan bir anlatıyla sunuluyor. Kürasyonunu Sunay Akın’ın üstlendiği seçkide; 1959 senesinde üretilen ilk Barbie bebeklerin yanı sıra bu tarihten günümüze markanın kapsayıcılığını gözler önüne seren farklı Barbie bebekler ile 1968’den kalma oyuncak zaman makinesi, sevilen program Susam Sokağı’nın ilk dönem oyuncağı gibi ilgi çekici oyuncaklar yer alıyor. Ayrıca Hot Wheels, UNO, Monster High ve Fisher-Price imzalı diğer özel parçalar, Mattel’in popüler kültürle kurduğu uzun soluklu bağa dikkat çekiyor. Ocak sonuna kadar devam edecek Sergi süresince çocuklara yönelik yaratıcı atölyeler ve müzenin tiyatro alanında gerçekleştirilecek Mattel lisanslı film gösterimleri de programda yer alıyor. Ziyaretçilere, oyunun güçlü bir anlatı ve kültürel aktarım aracı olduğunu hatırlatan bu çok katmanlı deneyim, ocak ayı sonuna kadar İstanbul Oyuncak Müzesi’nde ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pera Müzesi Sanatseverleri “Buluşma Noktası”na Bekliyor Haber

Pera Müzesi Sanatseverleri “Buluşma Noktası”na Bekliyor

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları, ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinden ilhamla hazırladığı “Buluşma Noktası” başlıklı yeni öğrenme programını 18 yaş ve üzeri katılımcılarla buluşturuyor. 4 – 16 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek atölye programı, katılımcıları sanatla kurulan ilişkiyi duygular, imgeler ve yorumlama pratikleri üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor. Serginin kavramsal çerçevesinden yola çıkan “Buluşma Noktası”, geçicilik ve kalıcılık, biriktirme, koleksiyon ve koruma gibi temaları duygular ekseninde ele alıyor. Program; dikiş, çizim, yazı ve kolaj gibi farklı üretim araçlarını bir araya getirerek katılımcıların sanat yapıtlarıyla kurdukları karşılaşmaları kişisel ve kolektif bir deneyim alanına dönüştürüyor. Duyguların haritasını çizmek Program kapsamında gerçekleştirilecek Sanatçı Gözde İlkin ile “Duygu Parçacıkları” başlıklı atölye, katılımcıları Ortak Duygular sergisinin açtığı karşılaşma alanlarından yola çıkarak hislerin dolaşımını birlikte deneyimlemeye çağırıyor. 4 Ocak Pazar saat 14.00’te düzenlenecek atölyede katılımcılar, sergide açığa çıkan duygu ve hikâyeleri basit çizim, yama ve dikiş teknikleriyle içi dolgulu kumaş formlar üzerine işleyerek duyguların görsel ve dokunsal bir haritasını oluşturuyor. Atölye sonunda her katılımcı, kendi duygu durumunu temsil eden “duygu parçacıkları” ile programdan ayrılıyor. Bakmak ve görmek arasında Umut Nur Sungur yürütücülüğünde 9 Ocak Cuma saat 19.00’da düzenlenecek “Yaratıcı Farkındalık: Bir İmgeyi Görmek, Dinlemek” başlıklı atölye, bakmak ve görmek arasındaki farkı görsel okuryazarlık üzerinden ele alıyor. Ortak Duygular sergisindeki eserlerden yola çıkılarak kurgulanan bu çalışmada katılımcılar, imgelerin anlam katmanlarını keşfederken empati kurma, farklı bakış açıları geliştirme ve anı deneyimleme pratiklerini sanat aracılığıyla derinleştiriyor. Çok sesli bir buluşma alanı Programın son atölyesi olan “Çok Sesli Fanzin Yaratımı”, sergideki eserlerin uyandırdığı duyguları yazı, çizim, kolaj ve fotoğraf gibi farklı üretim biçimleriyle kişisel bir fanzine dönüştürmeye odaklanıyor. Yürütücülüğünü Başak Günaçan’ın üstlendiği ve 16 Ocak Cuma saat 19.00’da yapılacak atölyede, katılımcıların bireysel sesleriyle şekillenen sayfalar yan yana geldiğinde, farklı duyguların birbirine dokunduğu kolektif bir ifade alanı ortaya çıkıyor. Atölye, kişisel üretim süreçlerinin paylaşım ve karşılaşma yoluyla çoğaldığı çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.