Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koleksiyon

Kapsül Haber Ajansı - Koleksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koleksiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğan Nadi Gürelman'ın Cumhuriyet ve Atatürk Temalı Özel Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor Haber

Doğan Nadi Gürelman'ın Cumhuriyet ve Atatürk Temalı Özel Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor

Bursa, Cumhuriyet ve Atatürk temalı anlamlı bir sergiye ev sahipliği yapacak. Kültür ve sanata adanmış bir yaşamın ürünü olan “Cumhuriyet ve Atatürk – Doğan Nadi Gürelman Koleksiyonu” sergisi, 23 Ekim Cuma günü saat 14.00’te Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde kapılarını açacak. Cumhuriyetin kurucu değerlerini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü sanat eserleri üzerinden ele alan sergi, tarih ve kültür meraklılarına özel bir buluşma imkânı sunacak. Koleksiyoner Doğan Nadi Gürelman’ın yıllar içerisinde oluşturduğu birikimden yola çıkan sergi, Cumhuriyet ve Atatürk temalı eserleri ziyaretçilerle buluşturacak. Serginin, Cumhuriyetin tarihsel mirasına ve Atatürk’ün Türk toplumundaki yerine sanat ve koleksiyon kültürü üzerinden dikkat çekmesi amaçlanıyor. Farklı eserlerin bir araya geldiği sergi, geçmişin kültürel izlerini günümüzle buluştururken gelecek kuşaklara aktarılacak ortak hafızanın önemini de hatırlatacak. 17 yaşında başlayan koleksiyonerlik tutkusu 1958 yılında Yalova’da dünyaya gelen Doğan Nadi Gürelman, yaşamını bilgiye, üretime, kültüre ve sanata duyduğu ilgiyle şekillendirdi. İlk ve orta öğrenimini Yalova’da tamamlayan Gürelman, lise eğitimini Bursa Tophane Endüstri Meslek Lisesi’nde aldı. Meslek hayatına Orhangazi Asil Çelik’te başlayan Gürelman, girdiği sınavı kazanarak üretim planlama mühendisi olarak görev yaptı. Asil Çelik’te 25 yıl çalışan Gürelman, daha sonra 10 yıl boyunca Çemtaş’ta görev aldı. 2010 yılında Kütahya Kümaş Manyezit AŞ bünyesinde Türkiye’nin ilk manyezit saflaştırma tesisinin kurulması, teknoloji transferi ve üretim süreçlerinde öncü bir rol üstlenen Gürelman, 2017 yılına kadar devam eden bu çalışmalarıyla sanayi alanındaki deneyimini pekiştirdi. Koleksiyonunu toplumla paylaşmayı görev bildi Henüz 17 yaşındayken koleksiyon oluşturmaya başlayan Doğan Nadi Gürelman, yaklaşık yarım asrı bulan koleksiyonculuk yolculuğunda farklı dönemlere ve kültürlere ait eserleri bir araya getirdi. Osmanlı dönemi eserleri, klasik Avrupa objeleri, Uzak Doğu porselenleri, mobilyalar ve kâğıt ürünleri başta olmak üzere geniş bir ilgi alanına sahip olan Gürelman, koleksiyonculuğu yalnızca eser biriktirmek olarak görmedi. Kültürel değerlerin korunmasını ve toplumla paylaşılmasını da önemli bir sorumluluk kabul etti. Bu anlayışla çok sayıda eseri farklı müze ve kurumlara bağışlayan Gürelman, kültürel mirasın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulundu. Gürelman’ın eser bağışında bulunduğu kurumlar arasında Yalova Kent Müzesi, İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi, Aşiyan Tevfik Fikret Müzesi, Darende Somuncu Baba Müzesi, Türkiye İş Bankası Müzesi, Yaylacık Kurtuluş Müzesi ve Fethiye Kitap Müzesi bulunuyor. Hedefi kalıcı bir müze oluşturmak Yıllar boyunca büyük bir özveriyle topladığı, koruduğu ve restore ettiği eserleri gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan Gürelman, özel koleksiyonunu bir müzeye dönüştürmek için çalışmalarını da sürdürüyor. Kültürel mirasın yalnızca korunmasının yeterli olmadığına, aynı zamanda toplumla paylaşılması gerektiğine inanan Gürelman’ın koleksiyonerlik anlayışı, kişisel bir merakın ötesinde toplumsal faydayı esas alıyor. Nurten Gürelman ile evli olan Doğan Nadi Gürelman’ın Yasemin Merdüm Çokünlü ve Yalçın Gürelman adında iki çocuğu bulunuyor. 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek Cumhuriyet ve Atatürk temalı eserlerin yer aldığı “Doğan Nadi Gürelman Koleksiyonu” sergisi, 23 Ekim Cuma günü saat 14.00’te Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde açılacak. Sergi, 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek. Kültür ve sanatseverleri bir araya getirecek sergi, Doğan Nadi Gürelman’ın yıllar içinde oluşturduğu koleksiyonerlik birikimini Cumhuriyet ve Atatürk temasıyla buluşturarak Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Işık ve Derinlik Ekranda Hayat Buluyor Haber

Işık ve Derinlik Ekranda Hayat Buluyor

17 Eylül – 8 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Artweeks Istanbul "Collectors" Edisyonu kapsamında Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin koleksiyonlarında yer alan değerli video ve dijital sanat eserleri de Samsung’un yenilikçi ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Bu eşsiz seçkide; Ferhat Özgür’ün “Köçek Şaban”, İz Öztat & Ann Antidote’un “Suspend / Askıda” ve İnci Eviner’in “Reenactment of Heaven / Cenneti Sahnelemek” adlı çalışmaları, Samsung teknolojisiyle yepyeni bir deneyime dönüşüyor. Ayrıca Samsung, "No More Black Screen" vizyonuyla 38 numaralı binada fotoğraf sanatçısı Ziya Tacir'in eserlerini de yepyeni bir estetikle izleyiciye sunuyor. Merkur Galeri ve Ziya Tacir ile Yenilikçi Bir Sergi Deneyimi Kültür, sanat ve fikir paylaşım merkezi olan Akaretler Sıraevler’in 38 numaralı binasında hayata geçirilen özel sergide ise Samsung, ART TV serisiyle video ve dijital sanat eserlerinin sergilenme deneyimine yenilikçi bir perspektif sunuyor. Samsung’un Art TV yaklaşımı doğrultusunda Neo QLED, OLED ve The Frame modellerinden oluşan ekranlar; ünlü fotoğraf sanatçısı Ziya Tacir’in eserlerini izleyici ile buluşturuyor. Merkur Galeri iş birliğiyle yürütülen bu özel projede, sergi süresince ekranlarda yer alan yapıtlar belirli aralıklarla değişerek, sanatçının farklı dönemlerine, monokrom çalışmalarına ve ikonik serilerine ait geniş bir seçkiye yer veriyor. Fotoğraf pratiğinde ışık, mekân, mimari detaylar, simetri ve derinlik katmanları üzerinden kendine özgü, monümantal bir görsel dil kuran Ziya Tacir; kadrajına aldığı anları ve anıtsal mekanları yeni bir estetik bakışla yorumluyor. Sanatçının zamansız pencereler açan bu yaklaşımı, izleyiciye de görüntünün büyüleyici evreninde kendi içsel hikayesini ve anlatısını kurabileceği özgür bir alan tanıyor. Geleneksel Ekran Algısını Yıkan Sınırsız Sanat Deneyimi Samsung’un “No More Black Screen” felsefesiyle birlikte geleneksel ekran algısı yıkılıyor. Samsung Art TV serisindeki ekranlar; yüksek görüntü kalitesi, renk doğruluğu, kontrast ve yansıma kontrolü gibi özellikleriyle eserlerin en gerçekçi biçimde aktarılmasına katkı sağlıyor. Böylece bu ekranlar; fotoğraf sanatının farklı dönemlerini ve felsefi arka planını mekanın ruhuyla harmanlayan, zaman içinde evrilen ve yaşayan bağımsız birer sergileme alanına dönüşüyor. Samsung Art TV deneyiminin önemli bir parçasını oluşturan Samsung Art Store ise bugün 5.000’den fazla sanat eseri, 800’den fazla sanatçı ve 80’den fazla global iş ortağını bir araya getiriyor. Tate, Art Basel, British Museum ve Louvre gibi dünyanın önde gelen sanat kurumlarının iş birliğiyle genişleyen koleksiyon, sanat eserlerini Samsung Art TV serisi aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary'de yeni sezon: iki yeni sergi, iki güncel perspektif Haber

Borusan Contemporary'de yeni sezon: iki yeni sergi, iki güncel perspektif

Fotoğraf sanatında ölçek, perspektif ve mekân algısını sorgulayan özgün yaklaşımıyla tanınan Olivo Barbieri’nin Türkiye'deki ilk kişisel sergisi, sanatçının kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş tematik seriyi bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, izleyicileri farklı coğrafyalar arasında görsel bir yolculuğa çıkarırken Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun özel siparişi üzerine Anadolu’nun antik kentlerine odaklanan eserlerini de ilk kez gün yüzüne çıkarıyor. Barbieri; antik kentlerden metropollere, şelalelerden Alp zirvelerine ve Capri kıyılarına uzanan fotoğraflarında ölçek ve perspektifle oynayarak tanıdık manzaraları beklenmedik ve neredeyse gerçeküstü görüntülere dönüştürüyor. Sanatçı, bu sayede izleyiciyi dünyaya bakmanın ötesinde, görüleni yeniden anlamlandırmaya ve düşünmeye davet ediyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu'ndan “Perili” bir deneyim Yeni sezonun heyecan uyandıran projelerinden biri de artistik direktörlüğünü Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren’in üstlendiği "Perili / Haunted” başlıklı koleksiyon sergisi olacak. Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola ile Kemal Önsoy’u bir araya getiren seçki, yapay zekâ, veri teknolojileri ve dijital kültürün şekillendirdiği çağdaş imge dünyasına, soyut figüratif geleneği de anımsayarak bakmayı öneriyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen eserler, günümüzün görsel dünyasına dair farklı yaklaşımları bir araya getiriyor. Gerçeklik, hafıza ve özne gibi kavramları farklı perspektiflerden ele alan sergi, izleyicilere yeni düşünme alanları açıyor. Perili Köşk’ün tarihî atmosferiyle diyalog kuran sergi, yapının hafızasını ve ona eşlik eden romantik söylenceleri dijital çağın yeni bilinmezleriyle buluşturuyor. “Perili / Haunted”, izleyiciyi zamanın katmanları arasında dolaştırırken tanıdık olduğu kadar tekinsiz bir görsel evrene davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Galatasaray’ın Yeni Sezon Formaları Tanıtıldı Haber

Galatasaray’ın Yeni Sezon Formaları Tanıtıldı

Galatasaray’ın 2026 -2027 sezonunda giyeceği yeni formalar tanıtıldı. PUMA tarafından tasarlanan iç saha, deplasman ve alternatif formalar; dijital platformlarda yayımlanan video ve görseller aracılığıyla taraftarların beğenisine sunuldu. Taraftarların büyük ilgi gösterdiği tanıtım filminde; teknik direktör Okan Buruk oyunculardan Victor Osimhen, Leroy Sané, Barış Alper Yılmaz, Gabriel Sara, Yunus Akgün, Arda Ünyay, Renato Nhaga, İlkay Gündoğan, Ismail Jakobs, Abdülkerim Bardakcı ve Wilfried Singo yer aldı. Yeni sezon formaları; Galatasaray’ın son dört sezonda üst üste kazandığı şampiyonlukların yarattığı güçlü mirastan ilham alıyor. Kulübün tarihindeki ilkleri, enleri ve sarı-kırmızı renklere duyulan tutkuyu yansıtan koleksiyon; hem sahada hem tribünde Galatasaray ruhunu taşımak üzere tasarlandı. 5 Yıldız İlk Kez Yan Yana Yeni sezonun iç saha forması, Galatasaray’ın sahiplendiği gerçek sarı-kırmızı renklere dönüşü simgeliyor. Kulübün ikonik parçalı forması, bu sezon tarihi bir detayı da barındırıyor. Galatasaray’ın 5 yıldızı, parçalı forma üzerinde ilk kez yan yana konumlanıyor. Aynı yıldız dizilimi, sezonun diğer formalarında da yer alıyor. Deplasman forması, koyu gri zemini ve mor yaka detayıyla modern ve güçlü bir görünüm sunuyor. Forma tasarımında kollarda ve yakada kullanılan mor detaylar, tasarıma karakteristik bir derinlik katıyor. Beyaz renkte tasarlanan alternatif forma ise kollarında ve yakasında yer alan sarı-kırmızı detaylarla Galatasaray kimliğini sade ve güçlü bir yorumla sahaya taşıyor. İç Saha ve Alternatif Formalarda “Welcome To Hell” Detayı Formaların ense detaylarında da kulübün ruhunu yansıtan özel mesajlar bulunuyor. İç saha ve alternatif formaların ensesinde Galatasaray ile özdeşleşen “Welcome To Hell” ifadesi yer alırken, deplasman formasının ensesinde “İlklerin ve Enlerin Takımı” mesajı bulunuyor. Yeni sezon formalarının tamamı hem uzun kollu hem de kısa kollu seçenekleriyle satışa sunuluyor. Formanın sahadaki profesyonel versiyonu olan Authentic modeli, PUMA’nın ULTRAWEAVE kumaş teknolojisiyle üretiliyor. Ultra hafif performans materyali, futbolculara maksimum hareket özgürlüğü sunarken; dryCELL ve ThermoAdapt teknolojileri ter yönetimi ve vücut ısısı dengesini destekleyerek elit futbolun teknik ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Yeni Sezon Formalarında Sürdürülebilirlik Ön Plana Çıkıyor Taraftar forması ise sahada giyilen formayla aynı görsel tasarım dilini, günlük kullanıma uygun konforlu bir silüetle buluşturuyor. Replica formalar, PUMA’nın RE teknolojisiyle, tekstil atıklarından elde edilen yüzde 95 geri dönüştürülmüş polyester kullanılarak üretiliyor. Böylece yeni sezon formaları, performansın yanı sıra sürdürülebilirliği de tasarımın merkezine taşıyor. Galatasaray’ın 2026 -2027 sezonu iç saha, deplasman ve alternatif formaları; PUMA ve GSStore mağazalarında, GSStore.org ve PUMA.com adreslerinde taraftarlarla buluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle Haber

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle

Fuar İzmir’deki etkinlikte, bu yıl ilk kez düzenlenecek İzmir Bridal Week, dokuzuncu kez kapılarını açacak Fashion Prime - Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı ile 20’nci yılını kutlamaya hazırlanan IF Wedding Fashion İzmir - Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın hedefleri, yenilikleri ve sektöre sağlayacağı katkılar paylaşıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen moda fuarlarının yeni dönem vizyonunun paylaşıldığı lansmana, oda, birlik ve dernek başkanları, yöneticileri, sektör temsilcileri, üreticiler ve tasarımcılar katıldı. Lansmanda konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe dünyanın önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, kentin üretim kültürü, tasarım kapasitesi, güçlü yan sanayisi ve ihracat gücüyle uluslararası ölçekte öne çıktığını söyledi. İZFAŞ olarak fuarları yalnızca ticari organizasyonlar olarak görmediklerini, sektörlerin gelişimine katkı sağlayan, yeni iş birliklerinin önünü açan ve kentin potansiyelini dünyaya taşıyan güçlü platformlar olarak değerlendirdiklerini ifade eden Cumalıoğlu, moda sektörüne yönelik birbirini tamamlayan üç önemli fuarı çok önemsediklerini ifade etti. Tasarım, üretim ve uluslararası ticareti buluşturan yapı Moda sektörünün farklı ihtiyaçlarına yanıt veren fuarlarla bütüncül bir yapı oluşturduklarını belirten Cumalıoğlu, “İzmir’deki bu güçlü birikimi desteklemek, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla birbirini tamamlayan üç önemli fuarı gerçekleştiriyoruz. Bu üç fuarla tasarımdan üretime, üretimden uluslararası ticarete uzanan güçlü bir yapı kuruyoruz. Fashion Prime Fuarı ile üretim altyapısını ve tedarik zincirini, İzmir Bridal Week ile tasarım ve koleksiyon gücünü, IF Wedding Fashion İzmir ile de uluslararası ticareti ve marka görünürlüğünü destekliyoruz” dedi. Fashion Prime dokuzuncu kez kapılarını açacak Bu yıl 21 - 23 Ekim tarihleri arasında dokuzuncu kez gerçekleştirilecek Fashion Prime Fuarı’nın kumaş, aksesuar ve yan sanayi firmalarını sektör profesyonelleriyle buluşturmaya devam edeceğini belirten Cumalıoğlu, fuarın yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve sektörün üretim altyapısının güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. İzmir Bridal Week ilk kez düzenlenecek 24 - 26 Kasım 2026 tarihleri arasında ilk kez gerçekleştirilecek İzmir Bridal Week’in sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade eden Cumalıoğlu, gelinlik, damatlık ve abiye giyimde yeni sezon koleksiyonlarının ilk kez tanıtılacağı fuarın, sektörün yaratıcı gücünü daha görünür kılacağını söyledi. İzmir Bridal Week’in markalar için yeni fırsatlar yaratacağına ve İzmir’in moda takvimine önemli bir değer katacağına inandıklarını ifade eden Cumalıoğlu, organizasyonun sektörün tasarım ve koleksiyon tarafını güçlendireceğini vurguladı. IF Wedding Fashion İzmir 20’nci yılını kutlayacak 19 - 22 Ocak 2027 tarihleri arasında 20’nci kez düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir’in sektörün uluslararası vitrini olmayı sürdüreceğini kaydeden Cumalıoğlu, fuarın 20 yıllık birikimiyle İzmir’in ve Türkiye’nin gelinlik, damatlık ve abiye giyim alanındaki üretim gücünü dünyaya tanıttığını söyledi. Cumalıoğlu, İZFAŞ olarak düzenledikleri fuarlarla değer üretmeye, yeni iş birliklerinin önünü açmaya ve İzmir’in potansiyelini dünya ile buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. İZFAŞ Fuarlar Müdürü Yeşim Yiğit tarafından gerçekleştirilen sunumda ise Fashion Prime, İzmir Bridal Week ve IF Wedding Fashion İzmir’in kapsamı, hedefleri, tanıtım çalışmaları, katılımcılara sağlanan destekler ve gelecek dönem planlamaları hakkında bilgi verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Markaları Dünyanın En Prestijli Müze Mağazalarında Yerini Aldı Haber

Türk Markaları Dünyanın En Prestijli Müze Mağazalarında Yerini Aldı

Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWS ile Türkiye'de Bir İlk Haber

WWS ile Türkiye'de Bir İlk

Şubat ve Mart aylarında tamamlanan sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk koleksiyonları; Smithsonian, MoMA ve The Met satış mağazalarında ve ABD online satış kanallarında yerini almaya başladı. Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWS ile Türkiye'de Bir İlk Haber

WWS ile Türkiye'de Bir İlk

Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor Haber

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor

Global seramik pazarının güçlü oyuncularından biri olan Kaleseramik, 2026 Coverings Fuarı’nda inovasyon ve teknolojinin sınırlarını zorlayan ürünlerini dünya profesyonelleriyle buluşturacak. Stant 2863’te ziyaretçilerini ağırlayacak olan şirket, bu yıl da yenilikçi teknolojilerini sergilerken, estetik yüzeylerin ötesine geçerek mimari ihtiyaçlara yanıt veren mühendislik gücünü ve entegre sistem çözümlerini ön plana çıkaracak. 2 mm’den 20 mm’ye Uzanan Mühendislik ve Performans Skalası Supera üretim hattı ve modernize edilen tesislerindeki ileri teknoloji yatırımlarıyla porselenin kullanım alanlarını genişleten Kaleseramik, fuara üretim gücünü ve ürün çeşitliliğini merkeze alarak katılıyor. 2 mm inceliğindeki süper ince porselen plakalardan, mutfak tezgâhı gibi yüksek performans gerektiren alanlar için geliştirilen 20 mm porselen plakalara kadar uzanan bu kalınlık aralığı iç ve dış mekânlar arasında kesintisiz bir tasarım bütünlüğü sağlıyor. “İyi Bak Dünyana” yaklaşımı doğrultusunda, yenilikçi üretim teknolojileriyle daha az hammadde kullanılarak üretilen porselen plakalar; yüksek performans sunarken aynı zamanda kaynak verimliliğine de katkı sağlıyor. Mekânlarda Bütünsel Tasarım Sunan Panorama Koleksiyonu Yaşam alanlarını bütünsel bir yaklaşımla yeniden tanımlamak üzere geliştirilen Panorama Koleksiyonu, mekânlarda tek bir ürün üzerinden ilerleyebilme özgürlüğü sunarak yüzeyi mimarinin yaşayan bir parçası haline getiriyor. Borgogna Stone, Calacatta Unique, Industrial, Calcario ve Intonaco gibi farklı doku ve karakterdeki serileri tek bir çatı altında toplayan koleksiyon, mekânlarda parçalı görünümü tamamen ortadan kaldırıyor. 160x320, 120x360, 120x280, 100x300, 120x120, 80x160 ve 60x120 cm gibi zengin ebat seçenekleriyle her ihtiyaca yanıt veren Panorama koleksiyonu, tasarımcıların hayal ettiği bütünsel görünümü Kalebodur’un üstün yüzey teknolojileriyle gerçeğe dönüştürüyor. V-Intech Teknolojisi ile Yüzeyden Gövdeye Uzanan Gerçeklik Kalebodur’un 7 farklı üstün yüzey teknolojisinden biri olan V-Intech, doğal taş damarlarının yalnızca yüzeyde değil, porselen plakanın gövdesi boyunca da devam etmesini sağlayan üretim yaklaşımıyla kesim ve kenar detaylarında görsel sürekliliği güçlendiriyor. Geleneksel porselen üretiminin aksine, doğal taşın ve mermerin damar yapılarını sadece yüzeyde değil, plakanın gövdesinde ve kesitlerinde de devam ettiren bu teknoloji, malzemeyi gerçeğe en yakın haline taşıyor. Özellikle tezgâh ve mobilya gibi detay işçiliği gerektiren uygulamalarda kusursuz bir bütünlük sağlayan V-Intech, mimarlara sınırları ortadan kaldıran bir tasarım özgürlüğü sunuyor. Tasarım Ödüllü Mayfair ile Şıklıkta Yeni Bir Denge Kalebodur markasının ürünlerinden Mayfair, güçlü ifade ile sade zarafet arasında kurduğu dengeli estetikle öne çıkıyor. Tasarım dünyasının en saygın ödüllerinden Archiproducts Design Awards 2025’te ödüle layık görülen ürün, markanın estetik vizyonunu uluslararası arenada tescilliyor. V-Intech teknolojisi kullanılan Mayfair, doğal mermerin eşsiz estetiğini porselenin üstün dayanıklılığıyla bir araya getiriyor. Bu yenilikçi teknoloji sayesinde damar yapısı yalnızca yüzeyde değil, plakanın gövdesi, kenarları ve kesitlerinde de kesintisiz şekilde devam ederek sektörde öncü bir üretim yaklaşımı ortaya koyuyor. Çağdaş Mimari İçin Cephe Uygulamaları Coverings 2026’da iç mekân uygulamalarının yanı sıra yeni cephe çözümlerini de tanıtmaya hazırlanan Kaleseramik, porselen yüzeylerin cephe uygulamalarındaki kullanımına dikkat çekiyor. 3 mm kalınlığındaki hafif porselen plakalar, cephe projelerinde yapıya ekstra yük bindirmeden geniş yüzeylerin uygulanmasına olanak tanırken iç mekândaki tasarım dilinin dış cepheye de taşınmasını sağlıyor. Tezgâh, zemin, duvar ve cephe gibi farklı uygulama alanlarına yönelik porselen plakaları ve mimari detay çözümlerinde sunduğu geniş olanaklarla Kaleseramik, projelerin her aşamasında güçlü ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu kanıtlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.