Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kolektif Etki

Kapsül Haber Ajansı - Kolektif Etki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kolektif Etki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suna’nın Kızları Beş Yılda 22 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı Haber

Suna’nın Kızları Beş Yılda 22 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı

İpek Kıraç tarafından annesi Suna Kıraç’ın mirasını yaşatmak ve çocuklar için kurduğu hayallerin gerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere 2021 yılında hayata geçirilen Suna’nın Kızları, beşinci yılını geride bıraktı. Kız çocukların özgün ihtiyaçlarını gözeterek, tüm çocukların duygusal ve fiziksel olarak iyi hâlde olmalarını, öğrenmeye kesintisiz devam edebilmelerini, eğlenmeye ve dinlenmeye vakit ayırabilmelerini, baskı altında kalmadan yaşayabilmelerini ve kendileriyle ilgili kararlarda söz sahibi olabilmelerini destekleyen Suna’nın Kızları, beş yılda 22 binden fazla çocuk ve 6 binden fazla yetişkine ulaştı. Suna’nın Kızları Kurucusu İpek Kıraç süreci “Beş yıl önce kız çocukların potansiyellerini hayata geçirebildikleri bir dünya hedefiyle yola çıktık. Çocukların güçlenmesinin, yalnızca onlarla doğrudan çalışmakla değil; hayatlarını çevreleyen okul, hane, mahalle, akranlar gibi tüm aktörlerin oluşturduğu ekosistemi güçlendirmekle mümkün olduğuna inanıyorduk. Bu nedenle stratejimizi ekosistem yaklaşımı üzerine kurduk. Bu yaklaşımı hayata geçirmenin yolunu ise farklı kurumların ortak bir amaç ve ortak göstergeler etrafında birlikte çalışmasında gördük. Beş yıl boyunca farklı uzmanlık, bilgi ve deneyimlere sahip 33 sivil toplum oluşumuyla bir Kolektif Etki inisiyatifi olarak birlikte hareket ettik ve bu ortaklığı sürdürmeye devam ediyoruz. Bugün geriye baktığımda Suna’nın Kızları’nın beş yıllık yolculuğunu, farklı kurumların bilgi ve deneyimlerini ortak bir amaç için bir araya getiren büyük bir ortak emek olarak görüyorum” ifadeleriyle değerlendirdi. Beş yıllık çalışmaların özeti Suna’nın Kızları, çocukları çevreleyen ekosistemin daha güvenli ve destekleyici hâle gelmesine katkı sunmak amacıyla farklı alanlarda modeller geliştirdi ve sahada denedi. Bu kapsamda mahalle temelli çocuk koruma ve destek sistemleri, okul temelli sosyal hizmet ve çocuk koruma mekanizmaları, hane temelli ebeveyn destekleri, çocukların gelişimi ve akran ilişkilerine yönelik programlar ile dijital dünyaya yönelik modeller üzerinde çalıştı. Bu modellerin sahadaki uygulamaları kapsamında; 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan Çocuk Topluluk Merkezlerinde çocukların ihtiyaç ve ilgileri doğrultusunda 2 binden fazla atölye ve etkinlik gerçekleştirildi. Kentte ve kırsalda yaşayan kız çocukları bir araya getiren Yaz Enstitüsü Programı, mezunların gönüllü ve rol model olarak sürece dahil olduğu bir öğrenme ve dayanışma alanı olarak gelişti. Bu sahalarda 2 bin çocuk kendilerini, duygularını, ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanımalarını destekleyen Esenlik Programı’nı tamamladı. Çocukları Destekleyen Mahalleler yaklaşımıyla, mahalle temelli çalışmalar ile yerelde çocukların ihtiyaçlarını fark eden ve destek mekanizmalarını harekete geçirebilen yapılar; okul temelli çalışmalarla ise çocukların ihtiyaçlarının ve karşılaştıkları risklerin daha erken fark edilebildiği destekleyici okul ortamlarının güçlendirilmesi hedeflendi. Çocukların yalnızca programlara katılması değil, programların özneleri olarak kendilerini ilgilendiren süreçlere katkı sunması beş yıllık çalışmaların en önemli başlıklarından biri oldu. Kız Çocuk Danışma Ekibi ve Kız Çocuk Çemberleri aracılığıyla çocukların ihtiyaçlarına ve çözüm önerilerine ilişkin görüşlerini paylaşmasıyla katılım mekanizmaları güçlendirildi. Tüm çalışmalarında Kız Çocuk Odaklı Tasarım yaklaşımını merkeze alan Suna’nın Kızları, programlara, hizmetlere ve kentlere kız çocukların deneyimleri üzerinden bakmanın ve çözümleri onlarla birlikte tasarlamanın araçlarını geliştirdi. Ortak çalışmanın temelinde Kolektif Etki yer aldı Suna’nın Kızları, bu çalışmalarını eğitim, çocuk ve kadın hakları ile çocukların güçlenmesi alanlarında çalışan 33 sivil oluşumla, ortak amaçlar ve ortak göstergeler etrafında bir Kolektif Etki inisiyatifi olarak yürüttü. Çözüm ve Destek Toplulukları içinde farklı uzmanlıkları bir araya getiren kurumlar, kendi bilgi ve saha deneyimlerini paylaşarak birbirlerinden öğrendi; farklı alanlardaki çalışmaların birbirini nasıl destekleyebileceğini birlikte deneyimledi. Beş yıllık deneyim belgesel ve basılı yayına dönüşüyor Suna’nın Kızları, beş yıl içinde geliştirdiği yaklaşım ve modelleri, sahadan edindiği deneyimlerle birlikte bir basılı yayın ve çok bölümlü belgesel çalışmasıyla kayıt altına alıyor. Hazırlanan yayın, yapılan çalışmaların yanı sıra hangi ihtiyaçlardan yola çıkıldığını, modellerin nasıl denendiğini, süreç içinde nelerin değiştiğini ve hangi öğrenmelerin ortaya çıktığını çocuklarla çalışan farklı kurumların yararlanabileceği bir kaynakta bir araya getirmeyi amaçlıyor. Çok bölümlü belgesel serisi ise Suna’nın Kızları’nın kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğunu farklı perspektiflerden aktarıyor. Kurucu kadronun kuruluş dönemine ilişkin anlatılarını içeren ilk bölüm Suna’nın Kızları YouTube hesabında yayımlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği Haber

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği

Minerva Han'da düzenlenen lansmanda, Türkiye'den 30 öncü imzacı kurumun katılımıyla İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü kamuoyuyla paylaşıldı. Philanthropy Europe Association (Philea) ve WINGS tarafından yürütülen küresel hareketten ilham alan Türkiye uyarlaması, iklim krizini yalnızca çevresel değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alan bütüncül bir yaklaşımı benimsiyor. Etkinliğin açılış konuşmasını TÜSEV Temsilciler Kurulu Başkanı Nevgül Bilsel Safkan, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'ne ilişkin şunları söyledi: " İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü sivil toplumun iklim krizine karşı ortak sorumluluk alma iradesidir. Türkiye'nin, dünya genelinde yüzlerce filantropi kuruluşunu bir araya getiren İklim için Filantropi hareketinin 13. ulusal taahhüdü olarak bu küresel ağa katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İklim değişikliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; eşitsizlikleri derinleştiren ve toplumun en kırılgan kesimlerini doğrudan etkileyen küresel bir sorun. TÜSEV olarak, bu ulusal taahhüde liderlik ederek Türkiye'de filantropi alanının iklim krizine karşı daha güçlü, daha koordineli ve daha etkili bir rol üstlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını bu ortak harekete katılmaya, deneyimlerini paylaşmaya ve iklim için birlikte daha güçlü bir etki yaratmaya davet ediyoruz." Lansmanda ayrıca Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün kapsamı ve yedi temel ilkesi tanıtıldı; öncü imzacı kuruluşların deneyimleri paylaşıldı. Ayrıca #İklimİçinFilantropi web sitesinin tanıtımı yapılarak imza platformu yeni katılımcıların erişimine açıldı: www.iklimicinfilantropi.org.tr Sabancı Vakfı’nın destekleriyle hayata geçen ulusal filantropi taahhüdünün lansmanında konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, hareketin önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Bugünkü konumuz sivil toplum kuruluşlarının iklim değişikliğini odağına alarak birlikte hareket etmesi... Dünyaca ünlü Doğa Belgeselcisi David Attenborough’nın dediği gibi aslında herkes ne yapılması gerektiğini biliyor. Nasıl yapılması gerektiğini de biliyor. Ama bir eksiğimiz var: Birlikte aksiyon alabilmek, aynı hedefe bakabilmek. Geleceğimiz için nereye ve nasıl gideceğimizi bilmenin yolu ortak bir amaç etrafında, birlikte hareket etmekten geçiyor. Ama bunun tek başına yapılacak bir yolculuk olmadığını biliyoruz. Bu anlayışla, Sabancı Vakfı olarak 2020 yılında Philea ve Wings öncülüğünde başlatılan Uluslararası İklim Taahhüdü’ne Türkiye’den imza atan ilk kuruluş olduk. Ülkemizde de ulusal filantropi taahhüdünün öncülüğünü TÜSEV üstlendi. TÜSEV şemsiyesi altında sivil toplum kuruluşlarının bu amaçla bir araya gelmesini destekliyor ve bunu çok önemli buluyoruz. Bugün hep beraber bu yolculuğa çıkıyoruz ve daha fazla sivil toplum örgütünün de bu yolculuğa katılmasını bekliyoruz.” "İklim krizine bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz" TÜSEV Strateji ve Programlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sema Merve İş ise Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün ortaya çıkış sürecine değinerek şunları söyledi: "İklim için Filantropi hareketinin ortak öğrenme, iş birliği ve kolektif etki için kapsayıcı bir başlangıç noktası oluşturduğuna inanıyoruz. Farklı uzmanlık alanlarından kurumları ortak bir çerçevede buluşturan Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü ile iklim krizine daha bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını İklim için Filantropi hareketine katılmaya, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nü imzalamaya ve iklim mücadelesinde ortak etkimizi büyütmeye davet ediyoruz.” Lansman kapsamında düzenlenen panelde iklim krizi, sivil toplumun rolü ve COP31 süreci ele alındı. Moderatörlüğünü TÜSEV İklim Uzmanı Melisa Kutluğ'un üstlendiği panelde TEMA Vakfı'ndan Eylem Tuncaelli, Roots & Shoots Türkiye'den Kaya Aytuğ Demiral ve ÇEKÜL Vakfı'ndan Özgür Gürbüz konuşmacı olarak yer aldı. Sivil toplumun iklim krizine çözüm üretme kapasitesi, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve uluslararası iklim gündemindeki gelişmeler değerlendirildi. Etkinliğin son bölümünde ise öncü imzacı kuruluşların katılımıyla sembolik bir imza töreni yapıldı. Törenle birlikte Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü yeni imzacıların katılımına açıldı. Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, kurumları iklim krizini çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak ele almaya, öğrenme ve iş birliği süreçlerini güçlendirmeye ve ortak etki yaratmaya davet ediyor. Lansmanla birlikte daha geniş bir sivil toplum katılımına açılan hareketin önümüzdeki dönemde Türkiye'de iklim alanındaki ortak çabaları güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.