Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Komuta Kontrol

Kapsül Haber Ajansı - Komuta Kontrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Komuta Kontrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAVELSAN’dan İnsansız Deniz Sistemleri Gösterisi Haber

HAVELSAN’dan İnsansız Deniz Sistemleri Gösterisi

SANCAR SİDA ve USV-12 ile denizde, BARKAN ile karada, BULUT ile havada görev alan HAVELSAN, ADVENT COP, İnsansız Araçlar Video Yönetim Sistemi (VMS) ve Web Tabanlı Taktik Deniz Resmi (TALAY) sistemleriyle müşterek harekata stratejik bir altyapı desteği sundu. HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı işbirliğiyle kullanıma sunulan Müşterek Harekat Resmi (ADVENT COP), tatbikatın en kritik yeteneklerinden biri olarak öne çıktı. Sistem, tatbikata katılan 40’tan fazla deniz, hava, kara ve sualtı aracını ortak harekat resminde buluşturdu. Senaryo bazlı görevlendirmeler, konum, durum ve telemetri bilgilerinin aynı ortamda sunulmasıyla desteklenerek farklı insansız sistemlerin koordineli bir kuvvet olarak yönetilmesi sağlandı. Sahanın görüntüsü anlık olarak komuta kademesinde Tatbikat kapsamında VMS üzerinden 30’dan fazla insansız aracın canlı görüntüsü ortak altyapıda sunulurken, TALAY ile taktik deniz resmine erişim imkanı sağlandı. HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının birlikte tesis ettiği TURNAs ağı üzerinden Taktik Kontrol Merkezi ve Seçkin Gözlemci Alanı’nın komuta kontrol, izleme ve yönetim altyapısı işletilerek sahadaki tüm faaliyetler anlık olarak takip edildi. ADVENT ROTA Görev Sistemi ile donatılan SANCAR SİDA, keşif, gözetleme ve hedef raporlama görevleriyle taktik deniz resmine önemli bir katkı sundu. Ağ Destekli Yetenek üzerinden ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile bütünleşik çalışan sistem, ana geminin organik bir unsuru gibi hareket etme kabiliyetini sahada sergiledi. HAVELSAN ve VN Deniz Teknolojileri işbirliğiyle geliştirilen USV-12 insansız deniz aracı, taşıdığı SAGAN İHA’nın otonom kalkışını ve temsili kıyı hedefine patlayıcı içermeyen eğitim mühimmatı atışını başarıyla icra etti. Bu faaliyet, deniz ve hava unsurlarının bütünleşik kullanım esnekliğini ortaya koydu. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu’ndan HAVELSAN’a tebrik Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat tecrübesi ile HAVELSAN’ın milli mühendislik birikimini sahada buluşturan TURNAs, insanlı ve insansız unsurların Mavi Vatan’da birlikte harekat icra etmesine zemin hazırlayarak “geleceğin harekat ortamına hazırız” mesajı verdi. Tatbikat kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkezi Komutanlığı (ARMERKOM) işbirliğiyle oluşturulan Taktik Kontrol Merkezi’ni ziyaret ederek altyapıyı yerinde inceledi. ADVENT üzerinden farklı harekat ortamlarındaki unsurların birlikte kullanımına ilişkin detaylı bilgi alan Tatlıoğlu, HAVELSAN’ın müşterek harekat resmini oluşturarak tatbikatta en kritik rolü başarıyla üstlendiğini belirterek HAVELSAN ekibine teşekkürlerini iletti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİTRA Teknoloji'nin Mini İnsansız Helikopteri Uluslararası Arenaya Çıkıyor Haber

TİTRA Teknoloji'nin Mini İnsansız Helikopteri Uluslararası Arenaya Çıkıyor

25 Eylül’e kadar devam edecek tatbikatta, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde görev yapan DUMRUL, çok uluslu müşterek harekât ortamında gerçekleştirilen uçuşlu görev senaryolarında farklı sistemlerle koordineli görev icra etme, ortak komuta-kontrol yapılarına dahil olma ve görev verilerini müşterek yapı içerisinde kullanabilme kabiliyetlerini uluslararası arenada sergiliyor. Savunma sanayiinden bilişim teknolojilerine uzanan geniş bir alanda teknoloji geliştiren Pasifik Teknoloji, özgün mühendislik kabiliyetlerini ve Türkiye’de geliştirdiği yüksek teknolojili çözümleri uluslararası platformlara taşımayı sürdürüyor. Pasifik Teknoloji’nin savunma sanayii iştiraki TİTRA Teknoloji, Portekiz’de gerçekleştirilen REPMUS 2026 tatbikatına geliştirdiği çok amaçlı mini insansız helikopter sistemi DUMRUL ile katılıyor. Portekiz Donanması liderliğinde düzenlenen REPMUS 2026; Porto Üniversitesi Mühendislik Fakültesi (FEUP), NATO CMRE, NATO JCGMUS ve Avrupa Savunma Ajansı (EDA) eş organizatörlüğünde gerçekleştiriliyor. TİTRA Teknoloji tarafından ALPİN İnsansız Helikopteri ile sahada kazanılan deneyimler ve kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen Türkiye’nin ilk silahlı mini insansız helikopteri DUMRUL, farklı operasyonel ihtiyaçlara cevap verebilecek esnek bir hava platformu olarak tasarlandı. Elektrikli tahrik sistemi sayesinde düşük akustik iz sunan DUMRUL; otonom uçuş kabiliyeti, dikey kalkış ve iniş yeteneği, kompakt yapısı ve farklı görev yüklerine uyarlanabilen mimarisiyle öne çıkıyor. Gece ve gündüz keşif-gözetleme ile hedef tespit görevleri için geliştirilen DUMRUL, farklı silahlı görev konfigürasyonlarına da uyarlanabiliyor. Platformun 6’lı bombaatar, havan mühimmatı ve Roketsan METE füzesi entegre konfigürasyonları bulunuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde görev yapan platform, böylece sahadan elde edilen deneyimle sürekli geliştirilen, farklı görev ve kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilen çok amaçlı bir insansız hava sistemi olarak konumlanıyor. Müşterek harekât kabiliyetlerini uluslararası ortamda sergiliyor REPMUS 2026 kapsamında DUMRUL, çok uluslu müşterek harekât ortamında gerçekleştirilen uçuşlu görev senaryolarında yer alıyor. Platformun farklı sistem ve unsurlarla koordineli görev gerçekleştirme, operasyonel ortama uyum sağlama ve görev verilerini müşterek yapı içerisinde kullanabilme kabiliyetleri sahada gösteriliyor. Tatbikat kapsamında DUMRUL’un ortak yer kontrol altyapılarıyla çalışabilme yeteneği de test ediliyor. Görev ve durum bilgilerinin ortak haberleşme mesajları üzerinden paylaşılması sağlanırken, farklı sistemlerden elde edilen veriler müşterek operasyon yapısı içerisinde kullanılıyor. Böylece DUMRUL, yalnızca bağımsız görev gerçekleştirebilen bir insansız hava aracı olmanın ötesinde; farklı platformlarla bilgi paylaşabilen, ortak komuta-kontrol yapılarına dahil olabilen ve müşterek görev zincirinin parçası olarak hareket edebilen yapısını uluslararası ortamda ortaya koyuyor. REPMUS 2026’daki görevler aynı zamanda TİTRA Teknoloji’nin insansız sistemlerde birlikte çalışabilirlik, farklı platformların müşterek operasyonel yapılara entegrasyonu ve komuta-kontrol teknolojileri alanındaki mühendislik yetkinliğinin uluslararası ölçekte sergilenmesine imkân sağlıyor. DUMRUL, farklı sistemlerle birlikte çalışabilirliğini sahada gösteriyor TİTRA Teknoloji REPMUS 2026’ya insansız hava platformu DUMRUL ile katılıyor. Şirket, DUMRUL ile insansız hava sistemleri alanındaki özgün mühendislik ve teknoloji kabiliyetlerini çok uluslu müşterek görev ortamına taşıyor. DUMRUL’un farklı sistemlerle haberleşebilmesi, ortak kontrol altyapılarıyla çalışabilmesi ve müşterek görev senaryolarına dahil olabilmesi, platformun modern harekât ortamlarının değişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirilen mimarisini ortaya koyuyor. Tatbikat aynı zamanda TİTRA Teknoloji’ye geliştirdiği insansız sistemlerin farklı ülkelerin platformları ve operasyonel unsurlarıyla birlikte çalışabilirliğini sahada deneyimleme imkânı sunuyor. Sahada kazanılan deneyim DUMRUL’un gelişimine yön verdi TİTRA Teknoloji’nin insansız hava sistemleri alanındaki ürün geliştirme yaklaşımının temelinde sahadan elde edilen operasyonel deneyim bulunuyor. ALPİN İnsansız Helikopteri ile kazanılan tecrübe ve kullanıcılardan gelen geri bildirimler, DUMRUL’un daha kompakt, esnek ve farklı görev ihtiyaçlarına uyarlanabilir bir platform olarak geliştirilmesinde önemli rol oynadı. REPMUS 2026 katılımı da bu yaklaşımın uluslararası ölçekte yeni bir aşamasını oluşturuyor. TİTRA Teknoloji, DUMRUL ile yalnızca özgün bir insansız hava platformu geliştirme yetkinliğini değil; müşterek harekât, birlikte çalışabilirlik ve farklı komuta-kontrol altyapılarıyla entegrasyon kabiliyetlerini de sahada ortaya koyuyor. Pasifik Teknoloji, savunma sanayiinde TİTRA Teknoloji çatısı altında geliştirdiği özgün sistemler ve ileri mühendislik çözümleriyle Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesini güçlendirmeyi; sahada kazanılan deneyimi yeni nesil ürünlere dönüştürerek bu teknolojileri uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’nde 36 Saatlik Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı Haber

Kocaeli’nde 36 Saatlik Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı

AKUT bu hedef doğrultusunda, 15–16 Ağustos 2026 tarihlerinde Kocaeli’nde, 6 ekipten 57 gönüllünün katılımıyla 17 Ağustos Anma Tatbikatı adını verdiği 4. Seviye (Uluslararası) Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı gerçekleştirdi. İstanbul, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Tekirdağ ve Yarımada ekiplerinin katıldığı ve 36 saat kesintisiz olarak planlanan tatbikatta AKUT’un geliştirmekte olduğu uluslararası ağır sınıf Kentsel Arama ve Kurtarma (USAR) kapasitesinin sahadaki karşılığı test edildi. 17 Ağustos 1999’da Marmara’da yaşanan büyük deprem, Türkiye’nin afet gerçeğini tüm ağırlığıyla ortaya koyarken, AKUT için de arama kurtarma çalışmalarının, gönüllülüğün ve kurumsal afet kapasitesinin ne kadar hayati olduğunu gösteren en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Aradan geçen 27 yılda AKUT, Türkiye’nin dört bir yanında ve farklı coğrafyalarda edindiği deneyimlerle arama kurtarma kapasitesini sürekli geliştirdi. AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, 17 Ağustos’un AKUT açısından yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda bugünkü çalışmaların temelinde yer alan bir sorumluluk olduğunu belirterek, “17 Ağustos 1999, Türkiye’nin afetlere hazırlık konusunda hafızasına kazınmış en önemli tarihlerden biri. AKUT’un tarihine baktığımızda da bu tarihin çok özel bir yeri olduğunu görüyoruz. O günden bugüne geçen süreçte çok büyük afetler yaşadık, çok sayıda insanımızın hayatına dokunduk ve sahada çok önemli tecrübeler edindik. Ancak afetler değiştikçe, riskler büyüdükçe ve uluslararası müdahale standartları geliştikçe bizim de kendimizi sürekli geliştirmemiz gerekiyor” dedi. AKUT’un geçmişteki operasyonel kapasitesinin yalnızca gönüllü sayısıyla ölçülemeyeceğini, yeni hedefin ise belirli uluslararası standartlar çerçevesinde sürdürülebilir ve yüksek kapasiteli bir ekip yapısı oluşturmak olduğunu vurgulayan Serhat Akbel, “AKUT, büyük afetlerde çok geniş gönüllü kadrolarıyla sahada görev yaptı. Özellikle 6 Şubat depremlerinde 1.000’in üzerinde gönüllümüzle operasyonlara katıldık. AFAD ile sahadaki en yüksek kapasiteli müdahale yapılarından biri olduk. Ancak bugün üzerinde çalıştığımız yapı, sayıdan çok nitelik, sürdürülebilirlik ve standardizasyon üzerine kurulu. Hedefimiz; uluslararası ağır sınıf USAR standartlarında görev yapabilecek, kendi lojistiğini, personel devamlılığını, komuta-kontrolünü ve teknik kapasitesini sürdürebilecek bir ekip yapısı oluşturmak” şeklinde konuştu. “17 Ağustos’un bize öğrettiği en önemli şeylerden biri hazırlığın ertelenemeyeceğidir” Serhat Akbel, Kocaeli’nde gerçekleştirilen tatbikatın özellikle 17 Ağustos’un yıl dönümüne denk gelmesinin güçlü bir anlam taşıdığını ifade eden Serhat Akbel, “17 Ağustos’un bize öğrettiği en önemli şeylerden biri, afet hazırlığının afet olduktan sonra değil, afet olmadan önce yapılması gerektiğidir. Bugün Kocaeli’nde gerçekleştirdiğimiz bu tatbikatı da bu anlayışın bir parçası olarak görüyoruz. Bir enkaza girdiğimiz anda ne yapacağımızı düşünmek yerine, aylar ve yıllar öncesinden nasıl daha iyi bir ekip olabiliriz sorusunun cevabını arıyoruz” dedi. AKUT’un hedefinin yalnızca kendi kapasitesini geliştirmek olmadığını, Türkiye’nin uluslararası afet müdahale gücüne katkı sağlamak olduğunu da kaydeden Serhat Akbel, “Bizim hedefimiz, gerektiğinde Türkiye içinde çok güçlü bir müdahale gerçekleştirebilmek ve ihtiyaç olduğunda dünyanın herhangi bir noktasındaki büyük bir afete uluslararası standartlarda destek verebilecek kapasiteye ulaşmak. Bunu bir sivil toplum kuruluşu olarak gerçekleştirmek istiyoruz. Devletimizin afet yönetimindeki öncü ve koordinatör rolünün yanında, güçlü, uzmanlaşmış ve uluslararası standartlarda çalışan sivil toplum kapasitesinin de Türkiye’nin afet gücünü büyüteceğine inanıyoruz” diye konuştu. 36 saat boyunca gerçek bir uluslararası operasyon senaryosu Kocaeli’nde gerçekleştirilen tatbikatta ekipler, gerçek bir uluslararası afet müdahalesine mümkün olduğunca yakın koşullarda çalıştı. Tatbikatta; arama, keşif, teknik arama, kurtarma, medikal müdahale, enkaz güvenliği, haberleşme, lojistik, ekip yönetimi ve operasyonel koordinasyon süreçleri aynı anda işletildi. Uzun süreli görev koşullarında ise yalnızca kurtarma teknikleri değil; vardiya düzeni, personel devamlılığı, kaynak yönetimi, bilgi akışı, komuta-kontrol, lojistik sürdürülebilirlik ve değişen saha koşullarına uyum gibi başlıkların da önemli olduğu göz önünde bulundurularak bu anlamda da değerlendirmeler yapıldı. Hedef: 10 gün boyunca, 24 saat esasına göre operasyon yapabilmek AKUT, yürüttüğü hazırlık çalışmaları kapsamında afet bölgesinde 10 gün boyunca, 24 saat esasına göre operasyon sürdürebilecek bir uluslararası ağır sınıf ekip kapasitesi oluşturmayı hedefliyor. Planlanan kapasiteyle ekibin aynı anda iki ayrı enkaz sahasında kurtarma, iki ayrı enkaz sahasında ise arama, keşif ve değerlendirme faaliyetlerini yürütebilecek insan gücü, teknik ekipman, lojistik ve komuta-kontrol altyapısına sahip olması amaçlanıyor. Serhat Akbel, bu hedefin AKUT açısından uzun soluklu bir dönüşüm anlamına geldiğini kaydederek, “Burada ulaşmak istediğimiz nokta, afet bölgesine gidip kısa süreli bir operasyon yapmak değil. Gittiğimiz yerde kendi kendine yetebilen, personelini ve kaynaklarını yönetebilen, uzun süre görev yapabilen ve uluslararası standartlarda raporlama ve koordinasyon gerçekleştirebilen bir yapı oluşturmak. Bu nedenle bugün yaptığımız tatbikatı bir sonuç değil, bu uzun hazırlık sürecinin önemli kilometre taşlarından biri olarak görüyoruz” şeklinde konuştu. Hedef 2027’deki INSARAG sınıflandırması AKUT’un uluslararası ağır sınıf USAR kapasitesinin uluslararası düzeyde resmiyet kazanması açısından en önemli aşamalardan biri, Kasım 2027’de gerçekleştirilmesi planlanan INSARAG sınıflandırma sınavı olacak. Söz konusu sınavın başarıyla tamamlanması halinde AKUT, uluslararası ağır sınıf USAR ekip statüsünü resmen kazanmayı ve Türkiye’yi uluslararası afet müdahale kapasitesi açısından yeni bir seviyede temsil etmeyi hedefliyor. Serhat Akbel, bu sürecin AKUT için olduğu kadar Türkiye açısından da önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “2027’deki sınıflandırma sınavına yalnızca AKUT’un bir sınavı olarak bakmıyoruz. Bu, Türkiye’nin sivil toplum alanındaki afet müdahale kapasitesinin uluslararası standartlarda ortaya konulması açısından da önemli bir hedef. Biz bu sürecin sonunda yalnızca AKUT adına değil, Türkiye adına da gurur verici bir sonuç elde etmek istiyoruz. 17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. O günün acısını unutmadan, o günden öğrendiklerimizi geleceğe taşıyarak çalışmak zorundayız. Bizim için en anlamlı anma biçimlerinden biri, yeni bir deprem olduğunda ‘keşke daha hazırlıklı olsaydık’ dememek. Bunun yolu da bugün, afet yokken çalışmaktan, tatbikat yapmaktan, standartlarımızı yükseltmekten ve kapasitemizi sürekli geliştirmekten geçiyor.” Afetlere hazır, yüksek müdahale kapasitesine sahip bir Türkiye AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, “AKUT, afetlere hazır, yüksek müdahale kabiliyetine sahip bir Türkiye hedefi doğrultusunda; devletin öncülüğü ve koordinasyonu, milletin desteği ve Türkiye’nin güçlü yardımlaşma ve dayanışma kültürüyle çalışmalarını sürdürüyor. Ulusal ve uluslararası kapasitemizi geliştirmeye, gönüllülerinin bilgi ve becerilerini ileri seviyeye taşımaya ve Türkiye’nin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. Tatbikatın temel amacının tek tek kurtarma tekniklerini uygulamanın ötesinde, bütünlüklü bir USAR sisteminin sahada çalışabilirliğini sınamak olduğunu ifade eden AKUT Tatbikatlar Birimi Sorumlusu Kaan Sabah ise, “Ağır sınıf bir USAR ekibi oluşturmak, yalnızca daha fazla ekipman veya daha fazla personel bulundurmak anlamına gelmiyor. Asıl mesele, tüm bu unsurların tek bir operasyonel sistem içerisinde, uzun süre boyunca kesintisiz ve güvenli biçimde çalışabilmesi. Bu tatbikatta da arama-kurtarma faaliyetlerinden lojistiğe, haberleşmeden komuta-kontrole kadar bütün sistemi birlikte test ediyoruz” dedi. Eren Aşkın, 36 saatlik kesintisiz senaryonun özellikle ekiplerin sürdürülebilirlik kapasitesini ölçmek açısından önem taşıdığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Afetlerde ilk saatler bizler için çok önemli; ancak uluslararası ölçekte ağır sınıf bir müdahale ekibinden beklenti, yalnızca ilk saatlerde değil, günler boyunca aynı operasyonel disiplinle ve sürdürülebilirlikle çalışabilmesidir. Bu nedenle personel rotasyonu, vardiya planlaması, ekipman ve kaynakların yönetimi, bilgi akışının sürekliliği ve güvenli çalışma bizim için en az kurtarma faaliyetinin kendisi kadar önemli. Tatbikatta bunların tamamını gerçekçi senaryolar üzerinden değerlendiriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN İhracat Başarısına Bir Yenisini Ekledi Haber

HAVELSAN İhracat Başarısına Bir Yenisini Ekledi

Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen HvBS, hava harekâtının planlanması, icrası, izlenmesi ve değerlendirilmesi süreçlerini dijital ortamda bütünleşik olarak yönetebilen gelişmiş bir komuta kontrol altyapısı sunuyor. Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilen sistem; harekât merkezlerinde görev yapan personelin ortak operasyonel resim üzerinden faaliyet göstermesine, görev ve harekât bilgilerinin gerçek zamanlı olarak yönetilmesine, kritik operasyonel verilerin tek merkezden izlenmesine ve karar alma süreçlerinin hızlandırılmasına imkân sağlıyor. Böylece planlama, koordinasyon ve icra süreçlerinde hız, doğruluk ve etkinlik önemli ölçüde artırılıyor. Operasyonel Hazırlığı Dakikalara İndiriyor Tüm bu bileşenleri tek çatı altında birleştiren dünyanın en kapsamlı hava kuvvetleri bilgi sistemlerinden biri olarak öne çıkan HvBS, operasyonel hazırlık süreçlerini dakikalara indirerek hava harekâtlarında önemli bir manevra kabiliyeti imkânı tanıyor. Modüller, farklı komuta kademeleri arasında güvenli bilgi paylaşımını desteklerken, hava harekâtına ilişkin kritik bilgilerin eş zamanlı olarak görüntülenmesine ve operasyonların anlık gelişmelere göre yönetilebilmesine olanak tanıyor. Açık ve modüler mimarisi sayesinde mevcut komuta kontrol altyapılarıyla entegre çalışabilen sistem, kullanıcı ihtiyaçlarına göre genişletilebilir yapısıyla da öne çıkıyor. HAVELSAN Yerli ve Millî İmkanlarla Geliştirdi Gerçekleştirilen teslimat ile Türkiye ve Azerbaycan arasındaki savunma sanayii iş birliğinin yazılım ve komuta kontrol teknolojileri alanında ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından kritik önem taşıyor. Aynı zamanda HAVELSAN’ın millî imkânlarla geliştirdiği harekât yönetim yazılımlarının uluslararası kullanıcılar tarafından tercih edilmesi, Türkiye’nin savunma bilişimi ve komuta kontrol sistemleri alanındaki mühendislik yetkinliğinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Türk mühendisliğiyle geliştirilen HvBS’nin uluslararası kullanıcılar tarafından tercih edilmesi, yalnızca bir yazılım ihracatı değil; aynı zamanda Türkiye’nin komuta kontrol sistemleri, görev yönetimi yazılımları ve savunma bilişimi alanındaki mühendislik yetkinliğinin uluslararası ölçekte kabul gördüğünü de ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN'ın 4 Yazılımı NATO Sınavını Geçti Haber

HAVELSAN'ın 4 Yazılımı NATO Sınavını Geçti

HAVELSAN'ın komuta kontrol, veri paylaşımı, güvenli bilgi aktarımı ve sistem entegrasyonu alanındaki 4 yazılım yeteneği, Polonya'da düzenlenen CWIX Tatbikatı'nda testleri başarıyla tamamlayarak NATO sertifikasyon sürecine dahil oldu. HAVELSAN, farklı ülkelerin ordularının, ortak operasyonlarında başarıyla görev yapmasını sağlayan çözümlerine yenilerini ekledi. Alınan bilgiye göre, HAVELSAN'nın geliştirdiği 4 yetenek, NATO'nun her yıl Polonya'da düzenlediği Coalition Warrior Interoperability Exploration, Experimentation, Examination Exercise (CWIX Tatbikatı) kapsamında NATO sertifikasyon sürecine dahil oldu. DOOB-HQ, KAPI, Embedded NONC2 ATA DLP ve LYNX yetenekleri, NATO sertifikasyonu kapsamında gerçekleştirilen Assurance Verification and Validation (AV&V) testlerini başarıyla tamamladı. Yetenekler, NATO Federe Görev Ağı (Federated Mission Networking-FMN) uyumluluğunun resmi olarak onaylanmasını sağlayan özel testlerden geçti. Ülkelerin komuta kontrol bilgi sistemlerinin hem NATO hem de diğer ülkelerin sistemleriyle karşılıklı çalışabilirliğinin test edildiği CWIX Tatbikatı'nda FMN Spiral 4 sertifikasyonlarının alınması, 2025-2027 yıllarında icra edilecek NATO görevlerine katılım açısından önemli ön şartlar arasında yer alıyor. HAVELSAN'ın yeni yeteneklerinin sertifikasyon sürecine dahil olması, şirket ürünlerinin NATO standartlarıyla uyum ve karşılıklı çalışabilirlik alanında ulaştığı yetkinliği ortaya koydu. HAVELSAN böylelikle daha önce bu alanda NATO standartlarını yakalayan ürünlerini komuta kontrol, sistem entegrasyonu, güvenli veri paylaşımı ve taktik haberleşme alanlarındaki 4 kritik yazılım yeteneğiyle genişletmiş oldu. Yeni milli yazılımlar NATO'da ilk kez vitrine çıktı HAVELSAN, geliştirdiği yeteneklerle 2012'den bu yana CWIX Tatbikatı'na aktif katılım sağlıyor. Şirket, 2019'da DOOB ve KAŞİF, 2023'te ADVENT CMS ve ADVENT MARTI, 2024'te KARTAL ve NONC2 ATA DLP, 2025'te ise DOOB-HQ, DOOB-TACTICAL, KAŞİF, OCTOPUS, NONC2 ATA DLP ve TDLYM ürünleriyle AV&V sertifikasyonu almaya hak kazandı. Bu yıl 6-26 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen CWIX Tatbikatı'na NATO ve Avrupa Birliği dahil 46 ülkeden, 20 farklı ilgi alanında 780 sistem ve 3 binden fazla personel katıldı. HAVELSAN ise tatbikatta 43 personel ve 16 sistemle faaliyet gösterdi. Şirket, MIP, TDL, MDC2, DM, COMMS, GEOMETOC, CBRN, FMNCS, AIR, MARITIME, M&S ve CYBER odak alanlarında ADVENT KALYON, ADVENT UFUK, TALAY/REI, DOOB-HEADQUARTER, DOOB-MOBILE, KAŞİF, KBRN, OCTOPUS, KAPI, NONC2 ATA DLP, Embedded NONC2 ATA DLP, LYNX, I-SMART, FIVE, RTaaS ve ICS SENTINEL sistemleriyle görev yaptı. HAVELSAN ayrıca bu yıl Hava Odak Alanı'na LYNX ve Embedded NONC2 ATA DLP, GEOMETOC Odak Alanı'na ADVENT TALAY/REI, FMN Ana Yetenekler Odak Alanı'na KAPI, Siber Odak Alanı'na ICS SENTINEL, Modelleme ve Simülasyon Odak Alanı'na ise FIVE yetenekleriyle ilk kez katıldı. ⁠Milli yazılımlara uluslararası kabul HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, konuya ilişkin değerlendirmesinde, CWIX Tatbikatı'nda 4 yeni yeteneğin NATO sertifikasyon sürecine dahil olmasının, milli yazılımların uluslararası alanda kabul gördüğünün ve en yüksek birlikte çalışabilirlik standartlarını karşıladığının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Nacar, şunları kaydetti: "Uzun zamandır sahip olduğumuz NATO standartlarında sistem oluşturma ve uyuşum tecrübesini aldığımız sertifikalar ile daha da pekiştirdik. Müşterek Harekat, Siber ve Modelleme Simülasyon Odak Alanları ile artırdığımız katılımın ivmesini önümüzdeki dönemde Yapay Zeka Destekli Komuta Kontrol yetenekleri ile sürdüreceğiz. Proaktif bir yaklaşımla Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern muharebenin gereği olan ihtiyaçlarını karşılayacak yetenekler geliştirmeye ve uluslararası alanda rekabetçi çözümler üretmeye devam etmekteyiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına Haber

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına

Ankara’da merkezi noktalara yerleştirilen ASELSAN ürünü ROADGUARD, yapay zeka teknolojileri ile desteklenen sensörleri ile hareket halindeki araç içerisinden yüz tanıma özelliği ve aynı platform üzerinden plaka tespiti yapabilme özelliği ile öne çıktı. Elde ettiği verileri yapay zeka desteği ile anlık olarak araç-şahıs eşleştirmesi ile anlamlı veri haline getiren ROADGUARD, bu verileri yine anlık olarak Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) veritabanından sorguladı. İlk Temas: Stinger ile Başlayan Yolculuk ASELSAN'ın NATO serüveni 1990'larda Stinger Projesi ile başladı. Stinger hava savunma füzelerinin elektronik bileşenlerinin üretimiyle başlayan iş birliği, bugün denizaltı haberleşme istasyonlarının modernizasyonundan Dost Düşman Tanıma (IFF) sistemlerine ve hava savunma konsept çalışmalarına uzanan geniş bir alana yayıldı. NATO'nun tedarik ajansları NSPA ve NCIA'in ihalelerinde ASELSAN uzun yıllardır çözüm sağlıyor. Uluslararası savunma standartlarını yöneten NCIA ile imzalanan ilk haberleşme sözleşmesi, milli teknolojilerin küresel rekabet gücünü en üst düzeyde tescilledi. Somut Katkılar: İhale Zaferleri ve Çerçeve Anlaşmalar ASELSAN, IFF ihalesinde dünyanın önde gelen firmasına karşı ipi göğüsledi. Ürünü daha önce tek kaynak olarak sağlayan küresel devi geride bırakan ASELSAN, Portatif IFF Sorgulayıcı IDENTA 4000I çözümü ile ilgili olarak çerçeve anlaşma imzaladı ve birkaç ay içinde bu çözümün NATO ülkelerine teslimatları başlayacak. Bu zafer, İttifak üyelerinin gelecekteki IFF ihtiyaçlarının da ASELSAN'dan karşılanmasının önünü açtı. NATO, hava savunma mimarisini emanet ettiği beş firmadan biri olarak ASELSAN'ı seçti NSPA, Modüler Hava Savunma (GBAD) Konsept Aşaması için aralarında ASELSAN'ın da bulunduğu beş firma ile çerçeve anlaşma imzaladı. Böylece ASELSAN, NATO için tek seferlik tedarikçi değil, uzun vadeli çözüm ortağı konumuna geldi. ASELSAN NATO için Neden Önemli? ASELSAN, küresel savunma devleriyle aynı masada oturuyor. GBAD çalışmasında Airbus, Lockheed Martin UK, Raytheon ve Thales LAS ile birlikte yer alması, Türkiye'nin hava savunma teknolojisinin uluslararası tescili anlamına geliyor. 410 milyon dolarlık Polonya sözleşmesi, artan etkinin son örneği Polonya ve Romanya'da şirketleri bulunan ASELSAN, son yıllarda elektronik harp, radar ve haberleşme alanlarında yüksek tutarlı ihracat sözleşmeleri imzaladı; yakın zamanda bir NATO ajansıyla da haberleşme sistemleri sözleşmesi yapıldı. ASELSAN sistemleri birlikte çalışabilirliğini NATO tatbikatlarında kanıtladı. NATO CWIX 2025'e Hava Komuta Kontrol sistemleriyle katılan ASELSAN, müttefik sistemlerle uyumluluk testlerini başarıyla tamamladı; KOCATEPE 100 ürünü FMN Spiral 4 uyumluluğunu geçti. Bugünkü İlişkiler: Tedarikin Ötesinde ASELSAN bünyesinde NATO'ya özel birimler bulunuyor. İttifak ile ilişkilerini kurumsallaştıran ASELSAN'ın NATO nezdinde demoları, faaliyetleri ve sözleşmeleri geniş bir alanda devam ediyor. Son 3 yılda 50'yi aşkın NATO çalışma grubunda görev alındı. Standardizasyondan yeni tehditlere karşı önlemlere kadar birçok alanda İttifak'a değer katan ASELSAN; CWIX'in yanı sıra REPMUS gibi deniz tatbikatlarına da katılarak NATO'yu çok boyutlu harp sahasında destekliyor. Gelecek: Rutte'nin Ziyareti ve ÇELİKKUBBE NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: "ASELSAN, Türkiye'nin savunma sanayii devrimine öncülük ediyor." Rutte'nin ASELSAN ziyaretinin ardından yaptığı bu değerlendirme, ilişkilerin gelecekte daha parlak bir seviyeye taşınacağının işareti olarak okunuyor. İş birliğinin haberleşme, komuta kontrol ve anti-drone alanlarında büyümesi bekleniyor. NATO tedarik makamlarının pazar araştırmalarına ASELSAN'ın verdiği cevaplar doğrultusunda iş birliği hacminin artması; daha ileri vadede ÇELİKKUBBE bileşenleri ve İHA faydalı yüklerinde derinleşmesi öngörülüyor. Tamamen milli imkanlarla geliştirilen teknolojiler, ASELSAN'ın en güçlü kartları. Radar, elektronik harp, haberleşme, IFF ve ÇELİKKUBBE bileşenleri hem NATO'nun bölgesel caydırıcılık hedeflerine güç katıyor hem de Türkiye'nin İttifak'a sunduğu askeri ve politik katkıyı büyütüyor. Finansal Anlamda Rekorlar Kırılıyor ASELSAN, finansal sonuçlarıyla cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırıyor. ASELSAN, aselsaneXt programının başladığı 2024’ten itibaren çok güçlü finansal performansa imza attı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılında imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri rekor kırdı. ASELSAN, Borsa İstanbul’da piyasa değeri 2 trilyon lirayı aşan ilk şirket oldu. İhracat odaklı büyüme stratejisini benimseyen ASELSAN, bu süreçte uluslararası rakiplerinden pozitif ayrışarak yatırımcıya güven sundu. ASELSAN, Ar-Ge faaliyetlerinde Türkiye lideri konumunda bulunuyor. İnovatif bakış açısıyla ileri teknolojilere yön veren ASELSAN’ın Ar-Ge alanında yakaladığı başarıda oyun değiştirici teknolojilerin payı bulunuyor. ASELSAN’ın bu performansı sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesi olduğunu gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan EFES Tatbikatı’nda Yüksek Teknoloji Vurgusu Haber

ASELSAN’dan EFES Tatbikatı’nda Yüksek Teknoloji Vurgusu

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen ve uluslararası ölçekte yoğun ilgi gören EFES Tatbikatında savunma sanayiinin yerli ve milli gücünü bir kez daha gözler önüne serildi. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen tatbikatın Seçkin Gözlemci Gününü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da izledi. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tatbikatta kullanılan ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi arzı gerçekleştirdi. Tatbikatın son gününde faaliyetleri Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları, genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi de takip etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tatbikatta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Türk Ordusu barışın ordusudur” “Bu yılki tatbikatımıza da kendi askerlerimizin yanı sıra elli farklı ülkeden 1300'ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personel katılıyor. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız başta olmak üzere ordumuzun her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerini canı gönülden tebrik ediyorum. Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı, İstiklal Marşı’mızdır. ‘Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal’ mısrasında olduğu gibi Türk Ordusu, istiklalin ordusudur. Türk Ordusu, tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş, aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz; en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş, aksine ima edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir. EFES-2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum. SAHA EXPO 2026’da 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın sergilediği ürünler savunma sanayiimizin ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koydu. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma kabiliyetlerimizi güçlendirerek ve savunma sanayiindeki atılım hamlemizi hızlandırarak Türkiye’yi bu fırtınalı süreçten güvenle çıkarmakta kararlıyız. EFES 2026 Tatbikatında sahne alan milli savunma sanayii ürünlerimizin tamamı bu hedef doğrultusunda geliştirildi. Dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bu mücadelenin en önemli gücüdür.” “Bugün, gurur verici seviyeye ulaştık” Milli Savunma Bakanı Güler de tatbikatta yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde ortaya konan güçlü vizyon, kararlı irade ve stratejik yatırımlar sayesinde bugün gurur verici bir seviyeye ulaştık. Bir dönem dışa bağımlı olduğumuz birçok kritik sistem artık milli imkanlarla ve kendi mühendislerimiz tarafından geliştiriliyor. Milli silah, mühimmat, insansız platform ve teknolojik kabiliyetlerimiz güvenlik politikamızın en önemli dayanaklarından biri haline geldi. Tam bağımsızlık hedefiyle kendi kendine yeterli savunma sanayii altyapısını güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. ‘Üstün kabiliyetlerini ortaya koymuştur” Tatbikata kapsamında birçok yeni faaliyetin icra edildiğini belirten Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu da konuşmasında, "HİSAR-A, HİSAR-O ve SiPER hava savunma sistemleri, tatbikat alanında bulunan hava savunma silah mevziinde çelik kubbe mimarisi içerisinde sergilenmektedir. Tatbikatta, yapay zeka destekli programlar, komuta kontrol süreçlerinde etkin olarak kullanılmıştır” dedi. Bakan Güler, ASELSAN standını ziyaret etti Tatbikatta ASELSAN standını Milli Savunma Bakanı Güler, Genelkurmay Başkanı Org. Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün yanı sıra yerli ve yabancı askeri heyetler ziyaret etti. Ahmet Akyol, başta Milli Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanı olmak üzere, üst düzey ziyaretçilere ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi sundu. Tatbikat ile eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen Savunma Sanayii Sergisinin en büyük katılımcıları arasında yer alan ASELSAN, geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle hem ziyaretçilerin hem de askeri heyetlerin odağında yer aldı. Sahada etkinliği kanıtlanan sistemler ASELSAN, tatbikat alanında açtığı stantta yeni nesil savunma sistemlerini sergilerken, Türk Silahllı Kuvvetleri tarafından etkin olarak kullanılan ürünleriyle de dikkat çekici performans sergiledi. Gerçek harekât koşullarını içeren senaryolarda görev alan sistemlerin gösterdiği başarı, ASELSAN’ın operasyonel güvenilirliğini ve sahadaki etkinliğini bir kez daha kanıtladı. ASELSAN’ın yüksek dayanıklılık, hızlı reaksiyon kabiliyeti ve entegre görev performansıyla öne çıkan sistemleri, modern harp ortamının ihtiyaçlarına cevap veren çözümler arasında yer aldı. Tatbikat boyunca farklı birliklerle koordineli şekilde çalışan oyun değiştirici teknolojilerin performansı, milli savunma sanayiinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi. KOCATEPE, tatbikatta ilk kez kullanıldı ASELSAN, geniş ürün yelpazesinde bulunan elektronik harpten haberleşme sistemlerine, elektro-optik sistemlerden komuta kontrol ekipmanlarına kadar onlarca milli sistemle yer aldığı Savunma Sanayi Sergisinde büyük ilgi çekti. Tüm dünyanın yakından takip ettiği nefes kesen tatbikatta ASELSAN’ın geliştirdiği KOCATEPE Muharebe Sahası Yönetim Sistemi ilk kez kullanıldı. KOCATEPE, komutanlar ve komuta yeri personelleri için her seviyede harekât alanının kapsamlı bir resmini sundu. Stantta KORKUT 25 Hava Savunma Sistemi, KILIÇ OSA, TUFAN Kamikaze İDA, elektro-optik sistemler ve ÇELİKKUBBE unsurlarının da yer aldığı çok sayıda sistem sergilendi. ÇELİKKUBBE bileşenleri de sahada Türkiye’nin katmanlı hava savunma mimarisi ÇELİKKUBBE’nin temel unsurları, tatbikat kapsamında ilk kez aynı senaryo içerisinde birlikte görev yaptı. ÇELİKKUBBE, farklı irtifa ve menzillerde görev yapan sensörler, komuta kontrol sistemleri ve önleyici unsurları tek bir ağ merkezli yapıda birleştirmeyi amaçlıyor. EFES-2026’da bu mimarinin önemli unsurları aynı anda görev alarak, Türkiye’nin entegre hava ve füze savunma kabiliyetinin sahadaki işleyişini gözler önüne serdi. Bu kapsamda ASELSAN’ın geliştirdiği SİPER, HİSAR-A ve HİSAR-O, KORKUT ve İHTAR tatbikatın dikkat çekici sistemleri olarak görev yaptı. ASELSAN tarafından geliştirilen KORKUT 35 Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi, tatbikatın en dikkat çekici yerli unsurlarından biri olarak öne çıktı. KORKUT, parçacıklı mühimmat atma yeteneğiyle İHA'lar ve füzeler dahil modern hava tehditlerine karşı gece-gündüz etkili savunma sağladı. ALTAY Tankı da EFES’te boy gösterdi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) envanterine katılan yeni nesil Ana Muharebe Tankı ALTAY da EFES’te boy gösterdi. ALTAY, ASELSAN’ın kritik teknolojileriyle donatıldı. Bu sistemler, ALTAY Tankının etkinliğini, beka kabiliyetini ve durumsal farkındalığını en üst düzeye taşıdı. Milli sistemlerden yüksek performans EFES’te ASELSAN’ın elektronik harp koşullarına dayanıklı, yüksek güvenliğe sahip bir mesajlaşma, dosya aktarımı ve canlı görüntülü görüşme yazılımı olan ARTSoft MAESTRO da kullanıldı. ASELSAN’ın tatbikatta ACAR İHA Tespit Radarı, Kara Konuşlu Elektronik Destek Sistemi MİLKED, Modernize Çekili Top, KALKAN Hava Savunma, SERHAT Havan Tespit Radarı, Elektro-Optik Hedefleme Podu ASELPOD olmak üzere otuzdan fazla sistemi görev aldı. ASELSAN’ın sahada kullanılan çözümleri, birçok yabancı askeri heyet ve sektör temsilcisi tarafından yakından incelendi. ASELSAN’ın sahada kendini kanıtlayan teknolojileri, Türk savunma sanayiinin küresel rekabetteki yükselişinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EFES-2026’da Yerli Teknoloji Hamlesi Haber

EFES-2026’da Yerli Teknoloji Hamlesi

⁠Dünya genelindeki muadillerine kıyasla birçok alanda avantajlar sunan Bertuğ yazılımı, NATO dahil ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı çok sayıda bilgisayar destekli harp oyunu ve tatbikatta kullanıldı. ⁠Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi ile birlikte "gerçek dünya" durumlarını temsil eden sanal bir ortamda paydaşların göreve hazırlık ve karar alma kabiliyetleri artırılıyor. Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen birçok yerli ve milli ürünün ilk kez kullanıldığı EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı'nın dijital kısmında da bir yerli yazılım sahne aldı. HAVELSAN katkısı ile ETE Teknoloji tarafından ulusal düzeyde bir harbe hazırlık, kriz yönetimi deneyleme ve karar destek sistemi geliştirdi. Bertuğ isimli sistem, “milli gücün” tüm unsurlarına hizmet ediyor. Bertuğ'un da içerisinde yer aldığı Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi; Bilgisayar Destekli Harp Oyunu, Bilgisayar Destekli Tatbikat, Kriz Yönetimi Tatbikatı, Bilgisayar Destekli Deneyleme metodolojileri ile simülasyon araçları ve alana özel eğitimler için kapsamlı bir çözüm sunuyor. Çözüm, modelleme ve simülasyon, yapay zeka, veri analitiği gibi teknolojiler üzerine inşa edildi. Ürün ailesi; silahlı kuvvetler, diplomasi, dışişleri, ekonomi ve finans, istihbarat ve bilgi operasyonları, kolluk kuvvetleri ve iç güvenlik, sivil acil durum ve afet müdahale kuruluşları, bakanlıklar, polis, acil servisler, insani yardım kuruluşları, ticari işletmeler, kritik altyapı şirketleri ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar da dahil olmak üzere geniş bir paydaş yelpazesini hedefliyor. Operasyonlara Kapsamlı Yaklaşım (Comprehensive Approach to Operations) stratejisi doğrultusunda, hem devlet aktörleri hem de devlet dışı aktörler paydaşlar arasında alıyor. Ürün ailesi, teknoloji değerlendirme harp oyunları, konsept ve doktrin geliştirme / test etme, jeostratejik öngörü tahmini, hareket tarzı analizi, stratejik savunma incelemeleri / savunma planlaması, yetenek geliştirme ve yönetimi, kriz müdahale planlaması, afetlere yönelik kriz yönetimi, eğitim ve öğretim, değerlendirme ve sertifikasyon gibi çeşitli dönüşümsel ve operasyonel süreçleri destekliyor. Analizden eyleme dönüştürülebilir öngörüler Gelişmiş yapay zeka (AI) ve veri analitiğinden yararlanan Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi; büyük veri kümelerini işleme, karmaşık analizler gerçekleştirme ve taktik uygulamadan stratejik planlamaya kadar çeşitli karar alma seviyelerinde uygulanabilir, eyleme dönüştürülebilir öngörüler üretme yeteneklerine sahip bulunuyor. Sistem, gelişmiş karar desteği sağlamak ve askeri karar alma sürecini desteklemek amacıyla canlı veri akışları, ulusal / uluslararası seviyedeki komuta-kontrol sistemleri, sensör ağları ve simülasyonlar ile entegre ediliyor. Bu çözümün temel kabiliyetini Bertuğ Hibrit Çoklu Alan Operasyonları Taktik Strateji Simülasyon Sistemi oluşturuyor. Bertuğ, ulusal ve uluslararası düzeydeki kriz ve/veya harp durumlarına yönelik olarak yapay zeka ve veri analizini süreçlerine entegre eden, mevcut veri analitiği ve karar alma mekanizmalarını dönüştüren söz konusu durumlara karşı hazırlık, deneyimleme ve karar destek imkanı sunan entegre bir sistem olarak görev yapıyor. Farklı veri kaynaklarından elde edilen mevcut durum bilgisi ve ileri dönük projeksiyonlar ışığında olası senaryolar oluşturularak simülasyonda koşuluyor. Elde edilen sonuçlar karar verici kadro tarafından karar destek amaçlı kullanılıyor. Gerçek dünyayı sanal ortama taşıyor Bertuğ; kara, hava, deniz, uzay ve siber alanların fiziksel, sanal ve bilişsel boyutlarda faaliyet gösterdiği hibrit ortamlardaki çoklu alan operasyonlarını ve süreçlerini destekliyor. Dünya genelindeki muadillerine kıyasla birçok alanda avantajlar sunan Bertuğ yazılımı, NATO dahil ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı çok sayıda bilgisayar destekli harp oyunu ve tatbikatta kullanıldı. Gelecek nesil modelleme ve simülasyon aracı olarak değerlendirilen Bertuğ birden fazla alan ve seviyede askeri deneylemeleri, tatbikatları ve harp oyunlarını destekleyen mikro ajan tabanlı (micro agent-based) yapısal (constructive) bir simülasyon platformu olarak oluşturuldu. Bertuğ simülasyon sistemi ile "gerçek dünya" durumlarını temsil eden sanal bir ortamda paydaşların göreve hazırlık ve karar alma kabiliyetleri artırılıyor. Son olarak EFES-2026 Tatbikatının Simülasyon Destekli Komuta Yeri Safhası, İstanbul’daki Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı’nda ilk kez yerli ve milli yazılım çözümü Bertuğ kullanılarak icra edildi. Bertuğ, komuta yeri safhasının tatbikat yönetimi, harekat simülasyonu ve analiz fonksiyonlarında başarıyla kullanıldı.⁩ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.