Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konaklama

Kapsül Haber Ajansı - Konaklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konaklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LÖSEV’den İstanbul’da Koli Koli Mutluluk Haber

LÖSEV’den İstanbul’da Koli Koli Mutluluk

“Önce Çocuklar İyileşsin” diyerek, binlerce gönüllü ve bağışçının destekleri ile gönderilecek gıda paketleri ile Ramazan ayı boyunca binlerce ailenin sofraları şenlenecek. Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV, Türkiye genelinde sayıları 118 bini aşkın, Vakfa kayıtlı lösemi ve kanser tedavisi gören çocuk ve yetişkin hasta ve ailelerine, tamamen ücretsiz olarak sürdürdüğü tedavi, eğitim, konaklama hizmetlerinin yanı sıra sosyal ve psikolojik destekler, ayni ve nakdi yardımlarla tam 27 yıldır var gücüyle çalışıyor ve ailelerin tüm ihtiyaçlarına kalıcı çözümler sağlıyor. LÖSEV Ramazan Ayı süresince ulaştırdığı Gıda Paketlerinin yanı sıra Vakfa kayıtlı yüzlerce çocuk ve yetişkin lösemi ve kanser hastasının evlerini ziyaret ediyor, sıcak, soğuk, uzak, yakın demeden Türkiye’nin her köşesine giderek, onları kucaklıyor, her türlü ihtiyaçlarına kalıcı çözümler yaratıyor. Ayrıca LÖSEV, birçok ilde düzenlediği ve Vakfa kayıtlı ailelerin davet edildiği LÖSEV İftar Yemekleri ile bu zorlu mücadelelerinde onlara moral vermeyi, yalnız olmadıklarını ve LÖSEV’in daima yanlarında olduğunu hissettiriyor. Fitre, Fidye ve Zekâtlarınızla Önce Çocuklar İyileşsin Ramazan ayı boyunca yapılan fitre, fidye ve zekât bağışlarıyla lösemi ve kanserle mücadele eden çocuk ve yetişkin hastalara LÖSEV Gıda Paketleri ve nakdi yardımlar ulaştırılıyor. LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanesi’nde lösemi ve kanserle mücadele eden hastalara tamamen ücretsiz tedavi hizmeti sunulurken, gıda dışı bağışlarla ise lösemili çocuklar ve kanser hastalarının banka hesaplarına nakit yardımlar iletiliyor, sosyal ve psikolojik destekler sağlanarak hayata sımsıkı sarılmaları hedefleniyor. LÖSEV Yetkilileri Ramazanda yapılan bağışların önemini şöyle anlattı: “Lösemi ve Kanser hastası çocuk, aile sayımız yüz binleri aşmıştır. Sosyal hizmet uzmanlarımız kar kış, soğuk, uzak, yakın demeden Türkiye'nin her köşesine gitmekte ve hastalarımızı kucaklamaktadırlar. Ne yazık ki kanser hızla artmaktadır. Bağışlarınızın her kuruşu ve her lokması yerini bulmakta, en önemlisi hayat vermektedir. Sizler iyi ki varsınız ve hep var olacaksınız.” Türkiye’nin en güvenilen ve çalışkan Vakfı olan LÖSEV ile bağışların her kuruşunun ve her lokmasının yerini bulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın daha da önem kazandığı Mübarek Ramazan ayında, ihtiyacı olan Lösemili Çocuklar ile Yetişkin Kanser hastalarına iletilmek üzere, siz de doğal ve sağlıklı markaların ürünleri ile hazırlanmış LÖSEV GIDA PAKETLERİNİ seçebilir, sipariş verebilir, hastalarımızın yüzlerindeki gülümsemeye ortak olabilirsiniz. Ramazan ayında Türkiye’deki tüm banka şubelerinin bağış ekranlarından, ülkemizin her köşesindeki PTT şubelerinden, LÖSEV Ofislerini arayarak, LÖSEV güvencesinde telefon üzerinden, nakit ya da kredi kartınız ile Vakıf Merkezimiz ya da İl İrtibat Ofislerimize uğrayarak elden, tüm faturalı hatlardan 3406’ya BAGIS ya da 1998’e FİTRE yazıp kısa SMS göndererek bağışınızı gerçekleştirebilirsiniz. Detaylı bilgiye 0 312 447 06 60 numaralı telefondan ya da https://www.losev.org.tr/bagis/Ramazan.html linkinden ulaşabilir, yardımlarınızı iletebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbanklılara Ramazan’da 13.700 TL’ye Varan Chip-Para ve 150.000’e Varan Mil Puan Kazanma Fırsatı Haber

Akbanklılara Ramazan’da 13.700 TL’ye Varan Chip-Para ve 150.000’e Varan Mil Puan Kazanma Fırsatı

Akbank, sektörde fark yaratan yeniliklere ve ürünlere imza atan Axess ve Wings ile Ramazan ayında harcamaları kazanca dönüştürüyor. Axess sahipleri, özel kampanyalarla 12.800 TL’ye varan chip-para, Akbank Kart sahipleri 900 TL’ye varan chip-para kazanma fırsatlarından yararlanıyor. Wings sahipleri ise market ve gıda harcamalarından 150.000’e varan Mil Puan kazanabiliyor. Üstelik Juzdan’ın “Katlanan Chip-Para” kampanyası ile Axess ve Wings sahipleri internetten yaptıkları dönem içi harcamalarını silerken chip-paralarını ikiye katlıyor; 75 TL chip-para, 150 TL chip-para olarak kullanılabiliyor. Axess’ten Ramazan fırsatları Axess, kullanıcılarının tüm ihtiyaçlarında özel fırsatlarla yanlarında yer almayı sürdürüyor. Axessliler, 31 Mart tarihine dek yapacakları market, restoran, giyim, elektronik, seçili pazaryeri ve seyahat harcamalarından 3.800 TL, Juzdan’dan QR ile ödemelere ek 700 TL olmak üzere toplamda 4.500 TL’ye varan chip-para kazanıyor. Kampanya her bir sektöre göre farklı fırsatlar sunuyor; Axess ile Ramazan ayı boyunca market ve gıda sektörlerinde yapılan 2.500 TL ve üzeri ilk harcamadan sonraki her 2.500 TL ve üzeri alışverişe 100 TL, Juzdan ile QR ödemelerde ek 25 TL, toplamda 1.875 TL chip-para,Axess ile restoranlarda yapılan 1.500 TL ve üzeri ilk harcamadan sonraki her 1.500 TL ve üzeri alışverişe 75 TL, Juzdan QR ile ödemelerde ek 25 TL olmak üzere toplamda 800 TL chip-para,Axess ile giyim, elektronik ve seçili pazar yerlerinde yapılan 4.000 TL ve üzeri ilk harcamadan sonraki her 4.000 TL ve üzeri alışverişe 200 TL, Juzdan QR ile ödemelere ek 25 TL, toplamda 1.125 TL chip-para,Axess ile konaklama, seyahat acenteleri, havayolu ve araç kiralama sektörlerinde yapılan toplamda 40.000 TL ve üzeri harcamalara 700 TL chip-para. Ayrıcalıklarla dolu bir Ramazan Wings, Ramazan ayında sunduğu değeri zenginleştirmeye devam ediyor. Akbank’ın seyahatten günlük yaşama, hayatın her alanında özel ayrıcalıklar sunan kredi kartı Wings ile 31 Mart’a kadar yapılacak 3.500 TL ve üzeri her market ve gıda harcamasına 8.000, Juzdan’dan QR ile ödemelere ek 2.000 olmak üzere toplamda 150.000 Mil Puan Wings sahiplerini bekliyor. Ramazan’da Akbank Kart kazandırıyor Akbank Kart ile ramazan alışverişini yapanlar için de fırsatlar bulunuyor. Akbank Kart ile 31 Mart’a kadar market sektöründe tek seferde yapılacak ikinci ve sonraki her 2.000 TL ve üzeri harcamaya 50 TL, Juzdan ile QR ödemelerde ek 25 TL toplamda 900 TL’ye varan chip-para Akbank Kart sahiplerini bekliyor. Farklı markalarda kampanyalar Juzdan’da Akbanklıları bekliyor Ramazan kampanyalarına ek olarak, Juzdan’da Axess, Wings ve Akbank Kart sahiplerine özel yüzlerce markada chip-para, Mil Puan, indirim ve taksit kampanyaları yer alıyor. Tüm kampanyalara Juzdan uygulaması üzerinden kolay ve hızlı şekilde katılmak mümkün. Öne çıkan kampanyalar: CarrefourSA’lardan yapacağınız Klasik Ramazan Kolisi, Süper Ramazan Kolisi ve Mega Ramazan Kolisi alımlarında 1.250 TL’ye varan %25 indirim Juzdan ile Öde’ye özel carrefoursa.com’da ve CarrefourSA Online Market uygulaması’nda 1-31 Mart 2026 tarihleri arasında “Juzdan ile Öde” seçilerek tek seferde yapılan 2.000 TL ve üzeri ilk alışverişte 200 TL chip-para CarrefourSA mağazalarından tek seferde yapılan 3.000 TL ve üzeri ilk alışverişte 300 TL chip-paraKampanyaya katılan Axess üyesi Shell istasyonlarından farklı günlerde ve tek seferde yapılan 1.000 TL ve üzeri 4. akaryakıt veya otogaz harcamasına, Juzdan’dan kampanyaya katılarak 350 TL chip-para, SMS ile kampanyaya katılarak 300 TL chip-para Juzdan ile Öde’ye özel Tatilsepeti'nde kampanyaya dahil seçili yurt içi/yurt dışı otel ve tur paketlerinde Akbank bireysel kartları ile “Juzdan ile Öde” seçilerek ilk ve tek seferde yapılan 45.000 TL – 69.999 TL arası tek ödeme veya taksitli harcamaya 2.500 TL, 70.000 TL – 119.999 TL arasındaki harcamaya 5.000 TL, 120.000 TL ve üzeri harcamaya 7.500 TL chip-para Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fincantieri’den Ultra Lüks Denizcilikte Yeni Dönem: “Four Seasons I” Teslim Edildi Haber

Fincantieri’den Ultra Lüks Denizcilikte Yeni Dönem: “Four Seasons I” Teslim Edildi

Dünyanın önde gelen gemi inşa şirketlerinden Fincantieri, ultra lüks kruvaziyer segmentinde çığır açan “Four Seasons I” adlı gemiyi Ancona tersanesinde düzenlenen törenle teslim etti. Marc-Henry Cruise Holdings LTD ortaklığındaki Four Seasons Yachts için inşa edilen gemi, lüks deniz turizmi kavramını yeniden tanımlıyor. Teslim törenine Ancona Belediye Başkanı Daniele Silvetti, Ancona Başpiskoposu Angelo Spina ve İtalya devlet temsilcileri katılırken; Fincantieri adına Yönetim Kurulu Başkanı Biagio Mazzotta, CEO Pierroberto Folgiero ve Merchant Ships Division Genel Müdürü Luigi Matarazzo yer aldı. Four Seasons Yachts CEO’su Ben Trodd da törende hazır bulundu. Dünyanın İlk “Akıllı” Ultra Lüks Gemisi “Four Seasons I”, yalnızca lüks tasarımıyla değil, aynı zamanda dijital altyapısıyla da öne çıkıyor. Gemi, Fincantieri’nin Navis Sapiens programı kapsamında geliştirilen ilk akıllı gemi olma özelliğini taşıyor. Fincantieri Ingenium (Fincantieri NexTech ve Accenture ortaklığı) tarafından geliştirilen sistem: Yapay zekâ destekli operasyon yönetimi Gerçek zamanlı veri analizi Ölçeklenebilir ve açık dijital mimari Güvenli ve verimli operasyon altyapısı sunuyor. Fincantieri CEO’su Pierroberto Folgiero, geminin teslimi sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün sadece bir gemi değil, konaklama sektöründe yeni bir paradigma teslim ediyoruz. ‘Four Seasons I’, öğrenebilen, adapte olabilen ve gelişebilen dijital zekâya sahip ilk Navis Sapiens gemisidir.” Ultra Lüks Segmentte Yeni Standart 34.000 groston ağırlığında ve 207 metre uzunluğundaki “Four Seasons I”, yalnızca 95 özel süit ile hizmet verecek. Her süit, okyanus manzaralı geniş teraslara sahip özel yaşam alanı konseptiyle tasarlandı. Geminin en dikkat çekici bölümü olan Funnel Suite, 457 metrekarelik iç ve dış yaşam alanıyla deniz turizmi tarihindeki en ayrıcalıklı konaklama seçeneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Four Seasons’ın kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı, dünya standartlarında olanakları ve detaylara verilen önem, bu gemiyle deniz üzerinde butik ve özel bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor. Sürdürülebilirlik ve Yüksek Mühendislik “Four Seasons I”, en ileri çevre koruma teknolojileriyle donatıldı. Bu yönüyle Fincantieri’nin sürdürülebilir inovasyon stratejisini yansıtıyor. Geminin inşasında: Yüksek hassasiyetli mühendislik çözümleri Üst düzey el işçiliği Karmaşık tasarım entegrasyonları bir araya getirildi. Ancona Tersanesi Stratejik Rol Oynuyor Son aylarda Ancona tersanesinde 2.000’den fazla çalışan ve iş ortağı projede görev aldı. 360.000 metrekarelik üretim alanına sahip tersane: 60.000 groston üretim kapasitesi 500 ton kaldırma sistemleri Aylık 1.200 ton gövde üretim kapasitesi ile Fincantieri ağının en stratejik merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Ancona, aynı zamanda grubun Operations Excellence programının bir parçası olarak otomasyon, artırılmış gerçeklik, yapay zekâ ve kolaboratif robot teknolojilerini entegre ediyor. Deniz Turizminde Yeni Bir Kategori “Four Seasons I”, klasik kruvaziyer anlayışının ötesine geçerek ultra lüks konaklama ile ileri mühendisliği birleştiriyor. Uzmanlara göre bu proje, deniz turizmi sektöründe “extra-luxury hospitality at sea” olarak adlandırılan yeni bir segmentin başlangıcını temsil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu Haber

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu

Havacılıktan kruvaziyere, yumuşak güçten wellness’e, sürdürülebilirlikten Türk dizilerine kadar geniş bir yelpazede gelişim fırsatları ve büyüme hedeflerinin paylaşıldığı forumda; dijitalleşme, mavi ekonomi ve lüks segmentteki dönüşüme dikkat çekildi. Dünya turizminin önde gelen isimleri; Türkiye'nin küresel ölçekteki ilk dört oyuncu arasındaki yerini sağlamlaştırmak ve geliştirmek için sezonun 12 aya yayılması ve dijitalleşmenin operasyonel süreçlere entegre edilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Forumda markalaşma, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yumuşak güç ve insan odaklı dönüşüm, turizmdeki stratejik başlıklar olarak öne çıktı. Oturumlarda öne çıkan bazı başlıklar: Kruvaziyer turizmde Galataport ve İstanbul Havalimanı ile kamu, özel sektör ve STK güç birliğinde pandemi sonrası kaydedilen hızlı toparlanmayla Türkiye fark yarattı. Orient Express, 67 vagonluk restore edilmiş trenle 2027 sonu itibarıyla Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacak.Türk havacılığı, THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdı; 800 ticari uçaklık filomuz 10 yıl içinde ikiye katlanabilir. Dünya hava yolcu sayısı 2053’te 22 milyara çıkacağı öngörülüyor. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) – TIF 2026’nın ikinci günü de, dünya turizminin önde gelen isimlerinin katılımıyla yoğun ve verimli oturumlara sahne oldu. “TÜRK TURİZMİNİN ASIL MUCİZESİ İNSANINDA YATIYOR” Gazeteci Özlem Doğaner’in moderatörü olduğu “Özet ve Temel Çıkarımlar: Çerçevenin Oluşturulması” başlıklı forumun ikinci gün açılış panelinde konuşan Oya Narin, TIF’in her yıl artan uluslararası ilgiyle büyüdüğüne dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Türkiye’nin turizmde artık dünyanın ilk dört vazgeçilmez destinasyonundan biri olduğu yönündeki değerlendirmelerine değinen Oya Narin, TTYD olarak, turizm yatırımcıları olarak bu güçlü pozisyonu korumaya ve daha da geliştirmeye yönelik kararlılıklarını dile getirdi. TTYD Başkanı Narin, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo’nun Türkiye’ye yönelik “Bütün dünya sizi takip ediyor” sözlerinin de Türk turizmi açısından son derece kıymetli ve motive edici olduğunu belirtti. Türk turizminde yatak kapasitesi içinde yüzde 10 gibi düşük bir düzeyde olan markalaşmayı artırmak zorunluluğuna da dikkat çeken Oya Narin, açıklamasına şöyle devam etti: “Ülkemizin turizmde her şeyi var: İklimimiz, doğamız, tarihimiz, mitolojimiz, kültürümüz, gastronomimiz, denizimiz ve güneşimiz. En önemlisi ise heyecanımız ve pırıl pırıl insanlarımız. ‘Tanrı misafiri’ kavramına sahip bir kültürden geliyoruz. Misafiri kutsal kabul eden bir anlayışımız var. Türk turizminin asıl mucizesi de burada yatıyor: İnsanında” dedi. “2027 SONUNDA İKİNCİ ORİENT EXPRESS TRENİ, PARİS İLE İSTANBUL’U BİRBİRİNE BAĞLAYACAK” Orient Express CEO’su Gilda Perez Alvarado tarihi trenin 140 yıl önce başlayan hikayesini, yeni dönem çalışmalarını ve lüks otelcilikteki trendleri anlattı. Alvarado, Agatha Christie’den Hollywood’a kadar kültürel bir ikon haline gelen Orient Express’te 67 vagonluk restore edilmiş ikinci bir treninin 2027 sonu itibarıyla sefere başlayarak, Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacağını açıkladı. Alvarado, 2024 yılında 150 milyar dolara yaklaşan lüks otel pazarının 2032’de 370 milyar dolara çıkmasının beklenildiğini de belirtti. “TÜRKİYE, KRUVAZİYER’DE KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE STK İŞ BİRLİĞİ İLE FARK YARATTI” Oturumdan önce “Mavi Ekonomi” başlıklı ana tema konuşmasını yapan Carnival Corporation’un eski Kıdemli Başkan Yardımcısı Giora Israel, “Kruvaziyer Turizminin Bir Sonraki Dalgası” başlıklı oturumun moderatörlüğünü de üstlendi. Oturumda Viking Ürün Geliştirme Başkan Yardımcısı Joost Ouendag, Ritz Carlton Yacht Collection Liman ve Varış Noktası Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Spyros Almpertis, Tura Turizm Holding Başkan & CEO’su Leyla Öner ile Galataport İstanbul Liman Direktörü Tolga Tuncay konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda kruvaziyer turizmi için Türkiye’nin misafirperverliği ve tarihi ile oluşturduğu mükemmel destinasyonlar, kruvaziyerdeki yüksek eğitim ve gelir/harcama seviyesine sahip turist profili, VIP müşteriler için ultra lüks kruvaziyer deneyimi gibi çarpıcı başlıklar ele alındı. Leyla Öner, Türkiye’nin pandemi sonrası 2021’de başlayan kruvaziyer turizmindeki toparlanma sürecinde, Galataport ve İstanbul Havalimanı’nın büyük etki yarattığını belirtti. Öner, hızlı bir şekilde kamu, özel sektör ve tüm STK'ların güçlerini birleştirerek; hem destinasyon tanıtımının etkili şekilde yapılması hem de taşımacılık, tesis ve rehber gibi diğer tamamlayıcı hizmetlerde kaydettikleri gelişmelerle Türkiye’nin fark yarattığını söyledi. “HAVACILIĞIN YENİ YÜZYILI: 2053’TE 22 MİLYAR YOLCU” Turizm ve havacılık sektörünün önemli isimleri, "Hava Taşımacılığı: Sırada Ne Var?" panelinde bir araya gelerek sektörün yol haritasını çizdi. Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tevfik Nane’nin moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Southwind Airlines CEO’su Şükrü Can, TAV Airports COO’su Mete Erna ve TAV Güvenlik CEO’su Turgay Şahan konuşmacı olarak yer aldılar. Oturumda; ülkemize gelen her 10 turistin havayolu ile geldiği, Türk havacılığının THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdığı, 800 ticari uçaklık filonun 10 yıl içinde ikiye katlanması beklendiği, dünya hava yolcu sayısının 2043’te 17 milyar, 2053’te ise 22 milyara çıkacağı öngörüsü gibi önemli konulara değinildi. “TURİZMDE YENİ ROTA "ÇEVİKLİK VE DÖNÜŞÜM" Armin Zerunyan moderatörlüğünde gerçekleşen “Otel Yatırımları: Trendler, Markalar ve Stratejik Büyüme” panelinde ise AZ Consultancy Kurucusu Armin Zerunyan, IHG Hotels & Resorts Geliştirme Başkanı Kristin Thorsteinsdottir, Accor Premium Orta Ölçekli & Ekonomi MEA & Türkiye CDO Maya Ziadeh, Hyatt Hotels Güney Avrupa Otel Geliştirme Direktörü Carlos Paredes Fernandez, Hilton Worldwide Türkiye Kıdemli Geliştirme Direktörü Funda Eratici ve Petra Hospitality Kurucu Ortak & Direktör Tasos Kotzanastassis, Türkiye pazarının geleceğini konuştu. Oturumdaki açıklamalar Uluslararası markaların Türkiye’ye, zengin turizm potansiyeli paralelinde ilgi duyduğu ve bu ilginin artarak devam edeceği tablosunu ortaya koydu. “KONAKLAMA VE TURİZM FİNANSMANINDA STRATEJİK ADIMLAR” TKYB Başkan Yardımcısı Seçil Yıldız moderatörlüğünde düzenlenen “Konaklama Sektöründe İşletme ve Yatırım Finansmanı” oturumunda konuşmacılar; ICBC Proje Finansmanı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Can Yakar, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, World Bank Group – Finans Sektörü Görev Ekibi Lideri Etkin Özen ve EBRD Kıdemli Gayrimenkul Bankacı Yöneticisi Seher Güngör tarafından, turizm işletme ve finans yönetiminin sektör için taşıdığı stratejik değer masaya yatırıldı. “LÜKSÜN YENİ ROTASI: KİŞİYE ÖZEL VE ANLAMLI YOLCULUKLAR” Forbes Travel Guide CEO’su ve Küresel Elçisi Filip Boyen’in moderatörlüğünde gerçekleşen, “Lüksten Yaşam Tarzına: Yeni Misafir Beklentileri” konulu panelde, Servotel Kurucu Ortağı Ayla Heyfegil, The Peninsula İstanbul Genel Müdürü Jonathan Crook, Minor Hotels Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Amir Golbarg ile Technogym Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Vittorio Zagaia turizmde lüksü konuştu. Oturumda; konukseverliğin bir numaralı kalite unsuru olduğu, lüksün fiziksel niteliklerden çok ‘benim için tasarlanmış’ hissi veren hizmet, ortam ve deneyime dayandığı, Türkiye’nin geleneksel misafirperverliği, gastronomi, kültür, marinalar başta olmak üzere lüks turizm açısından taşıdığı avantajlar ele alındı. “SEYAHAT ARTIK KEŞİF DEĞİL, BÜTÜNSEL İYİ OLUŞ YOLCULUĞU” NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür’ün moderatörlüğünü üstlendiği “Wellness Çağında Turizm Yatırımları” başlıklı panelde Forbes Travel Guide CEO’su & Küresel Elçi Filip Boyen, Sunset Hospitality Group İş Geliştirme Direktörü Carmen Bardaji, Healing Hotels of the World Kurucu & CEO’su Anne Biging ve Johnson Health Tech EMEA Bölgesi Otelcilik Satışları Direktörü Gary Young, turizm sektörünün yükselen trendi wellness ve longevity kavramlarını ve bu alanların sektöre katkılarını ele aldı. Bu terndin otel tasarımlarından çalışan eğitimine kadar her alanı etkilediği, bilim destekli ölçülebilir programların ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin öne çıktığı gibi önemli başlıklar, oturumda detayları ile konuşuldu. “MARİNALAR, TEKNELERİN OTOPARKI OLMAKTAN ÇOK YAŞAM ALANI HÂLİNE DÖNDÜ” Naviga Publishing and Communications Corp. Kurucu Ortağı Tuba Noyan moderatörlüğündeki “Marinaların Sosyal Yaşam Alanlarına Dönüşümü” adlı panelde ise Setur Marina Genel Müdürü Emre Doruk, marina kültüründeki dönüşümü ve bunun sosyal–ekonomik etkilerini konuştu. Panelde; marinaların yalnızca teknelerin park ettiği yerler olmaktan çıkıp, herkes için alternatif birer yaşam alanına dönüştüğü ve Türkiye’nin marinalar konusunda gelişebileceği çok önemli bir coğrafyaya sahip olduğu belirtildi. “HİKAYELERİMİZ PETROLDEN DAHA DEĞERLİ” Contemporary İstanbul Vakfı Başkanı Ali Güreli moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yumuşak Güç: Sanat ve Kültür Yoluyla Değer Yaratmak” panelinde ise FarkLabs Kurucusu Ahu Büyükküşoğlu Serter, Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay ve Zeyrek Çinili Hamam Kurucu Direktörü Koza Güreli Yazgan; sanat, dizi sektörü ve kültürel mirasın birleşerek turizm içinde nasıl devasa bir "yumuşak güç" oluşturduğu çarpıcı örneklerle anlatıldı. “SEKTÖRDE PARA VE YATIRIM VAR AMA DOĞRU İNSAN YOK” “Konaklama Sektöründe Yeteneğin Geleceği” panelinde konuşan Les Roches CEO’su Carlos Diez, sektörün içinde bulunduğu ve adeta ‘mükemmel fırtına’ya dönüşen yetenek krizine vurgu yaptı. Diez; “Turizmde para var, tesis var, ancak bunları işletecek kalifiye insan yok. Turizm eğitim alanların eskiden 90’ı otelciliği seçerken, bu oran şimdi yüzde 30’a düştü. Öyle bir noktadayız ki bazı şirketler, sadece doğru insan bulamadıkları için büyüme planlarını durdurmak zorunda kalıyor” açıklamasında bulundu. “MICE SEKTÖRÜ GELİR VE ÜLKE TANITIMI AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİP” Dreamproject CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman moderatörlüğündeki “Etkinlik Turizminin Geleceği: Kongre Mekanları ve Spor Deneyimleri” panelinde Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center Genel Müdürü Deniz Dikkaya, ICVB Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç ve TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Türkiye’nin büyüyen etkinlik turizmi pazarında sahip olduğu potansiyeli masaya yatırdılar. Projelerin mimari aşamalar öncesinde profesyonel kongre organizatörleriyle başlaması, kongre ziyaretçilerinin ortalama turistlere oranla yaklaşık 4 kat fazla harcama yapması, daha yeni ve donanımlı otelleri ile Türkiye’nin MICE sektöründe avantajlı olması ve ülkemizde düzenlenecek kongre sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar, panelde ele alınan konular içinde öne çıktı. “OTEL TASARIMINDA HİKÂYE VE DENEYİM ODAKLI YAKLAŞIM” GAD Architecture/ Foundation Kurucusu Gökhan Avcıoğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Otel Tasarımında Trendler: Destinasyon, Ruh, Deneyim ve İşlev” başlıklı oturumda, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Proje Geliştirme ve İnşaat Yönetimi Grubu Başkanı Levent Abay, Space Architects & Designers Kurucusu Kaan Çetinkaya ile Autoban Kurucu Ortağı Seyhan Özdemir, yapı tasarımının inceliklerini ve turizm deneyimine katkısını ele aldı. Panelde 20 otel, 25 bin oda kapasitesi ve 75 bin metrekarelik bir kongre merkezine sahip, kongre, spor ve longevity üzerinden turizmi 12 aya yayacak bir Konaklı projesinin dahi bölgeye 1,2 milyar dolarlık katma değer sağlayacağının vurgulandığı panelde, projelerin çok titiz çalışma ve 365 derecelik bir hassasiyetle tasarlanması gerektiği belirtildi. “TURİZMDE DENEYİM, KİŞİSELLEŞTİRME VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DESTİNASYONLAR” “Pazarlamada Etkililik: Fikirleri Etkiye Dönüştürmek” panelinde TBWA Worldwide Strateji Direktörü Toygun Yılmazer moderatörü, Creative Supply Kurucu & Kreatif Direktörü- Youri Sawerschel ve Tatilbudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk da konuşmacı olarak yer aldılar. Panelde; bazı popüler destinasyonlara yoğun talep oluşurken, bazı destinasyonların ise kalabalık nedeni ile tercih edilmemesi, sofistike gezginlerin kimlikleriyle uyumlu destinasyonlar araması, iş ve tatilin birleştirilmesi, fiyat karşılaştırmalarının belirleyici olması, deneyim, kişiselleştirme ile sürdürülebilirliğin öne çıkması gibi tüketici davranışlarındaki tüm değişimler ve dijital platformların rolü masaya yatırıldı. “TÜRK DİZİLERİ: 170 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLEN ÜCRETSİZ TANITIM GÜCÜ” Av. Dr. Aydın Orhan’ın moderatörlüğündeki “Türk Dizileri Aracılığıyla Destinasyon Markalaşması” oturumunda Gold Film’in kurucusu Faruk Turgut ile Süreç Film’in sahibi Ali Gündoğdu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, 2008 yılında başlayan küresel yolculuğun bugün 1 milyar izleyiciye ulaştığı, 2024-2025 sezonunda tahminen 800 milyon dolarlık bir satış gerçekleştiği, dizi ihracı konusunda Amerika ve İngiltere’den sonra en fazla satış yapan ülke olarak elde edilen tanıtım, kültürel kazanım ve turizme katkısı masaya yatırıldı. “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA SERMAYE, KÂRLILIK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” “Konaklama Sektöründe Sermaye Akışları ve İşlemlere Bakış” oturumunda ise Access Hospitality Kurucu & Başkanı Haluk Özdoğan (moderatörü), Ernst & Young Ortağı Gün Gökkaya ve Deloitte Ortağı Osman Arslan sahneye çıktı. Oturumda, Türkiye’deki otel yatırımlarındaki sermaye akışları, yatırımcı ilgisi ve dijital dönüşüm trendlerini ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı Haber

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı

Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal: “Sağlık turizmi yalnızca bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda Türkiye için güçlü bir hizmet ihracatı ve döviz girdisi alanı” dedi. Türkiye, sağlık turizminde büyümesini sürdürürken, sektör 2025’te hem ziyaretçi sayısı hem de gelir tarafında 3 milyar dolar bandına yerleşti. Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ’nin (USHAŞ) yayımladığı verilere göre, 2025 yılında sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580’e ulaşırken, sağlık turizmi geliri 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar olarak gerçekleşti. Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, söz konusu performansın klasik turizme kıyasla daha yüksek katma değer üreten bir ihracat kalemi olduğunu belirterek, “Sağlık turizmi, doğrudan sağlık harcamasının yanı sıra konaklama, ulaşım ve şehir içi tüketimle çarpan etkisi yaratıyor. Bu nedenle ekonomi yönetimi açısından ‘nitelikli döviz geliri’ üreten stratejik bir alan” dedi. Dr. Bal, sektörde rekabetin sürdürülebilirliği için fiyatlamanın disiplinli ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kur hareketleriyle fırsatçı fiyatlama kısa vadede gelir gibi görünse de, orta vadede talebi başka destinasyonlara kaydırabilir. Türkiye’nin rekabet zemini uygun fiyattan çok; klinik kalite, hasta güveni ve sonuç başarısıdır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin genel turizm gelirindeki yükselişin, sağlık turizmine de zemin oluşturduğuna işaret eden Dr. Bal, TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2025’te turizm gelirinin 65,2 milyar dolara yükseldiğini hatırlatarak, “Bu ölçek içinde sağlık turizmi, kişi başı harcaması yüksek bir segment olarak öne çıkıyor. Ürün çeşitliliği (medikal, estetik, diş, göz, saç ekimi, rehabilitasyon) ve hizmet standardı korunursa payın büyümesi mümkün” diye konuştu. Dr. Bal, uluslararası hastaların en çok talep gösterdiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin yer aldığını belirterek, “Planlı süreç, kısa bekleme süresi, deneyimli ekip ve sonuç odaklı yaklaşım Türkiye’nin tercih edilirliğini artırıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün ekonomiye katkısı artıyor Türkiye, son yıllarda hızla büyüyen sağlık turizmi sektörüyle hizmet ihracatında önemli bir gelir kalemi oluştururken, özellikle estetik ve medikal uygulamalardaki uluslararası talep sektörün ekonomik katkısını artırıyor. Küresel ölçekte sağlık hizmetlerine erişim maliyetlerinin yükselmesi ve bekleme sürelerinin uzaması, hastaları alternatif ülkelere yönlendirirken; Türkiye, güçlü sağlık altyapısı, deneyimli hekim kadrosu ve hızlı hizmet kapasitesiyle öne çıkıyor. Uzmanlara göre sektör, önümüzdeki dönemde hem hasta sayısı hem de kişi başı harcama açısından büyüme potansiyelini koruyor. Hizmet ihracatında güçlü artış Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, Türkiye’nin sağlık turizminde dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında yer aldığını belirterek, sektörün ekonomik boyutuna dikkat çekti. Bal, “Sağlık turizmi, Türkiye açısından klasik turizmden farklı olarak yüksek katma değer üreten bir alan. Tedavi için gelen hastalar hem sağlık hizmeti alıyor hem konaklama, ulaşım ve turizm harcamalarıyla ekonomiye çok yönlü katkı sağlıyor” dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti ihracat gelirlerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını ifade eden Bal, özellikle estetik ve medikal uygulamaların sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığını kaydetti. Estetik ve medikal uygulamalar öne çıkıyor Uluslararası hastaların en çok tercih ettiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin bulunduğunu belirten Bal, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Amerika’dan yoğun talep geldiğini söyledi. Bal, “Hastalar Türkiye’yi yalnızca fiyat avantajı için değil, yüksek kalite, deneyimli hekimler ve kısa sürede planlanabilen tedavi süreçleri nedeniyle tercih ediyor. Bu durum Türkiye’yi estetik ve medikal uygulamalarda küresel bir merkez haline getiriyor” diye konuştu. Fiyat rekabeti ve sürdürülebilir büyüme Sektörde sürdürülebilir büyüme için fiyat dengesinin korunması gerektiğini vurgulayan Bal, döviz kurundaki dalgalanmalar ve bazı merkezlerde uygulanan yüksek fiyat politikalarının rekabet gücünü zayıflatabileceğini ifade etti. Bal, “Avrupa’daki bazı ülkelerde fiyatların Türkiye’ye yaklaşması, maliyet avantajının tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor. Türkiye’nin rekabet gücü uygun fiyatın ötesinde kalite, güven ve hasta memnuniyetine dayanmalı” değerlendirmesinde bulundu. Yüksek katma değerli turizm modeli Sağlık turizminin kişi başı harcama açısından klasik turizmin üzerinde gelir sağladığını belirten Bal, tedavi süreci ile turizm deneyiminin birlikte sunulmasının Türkiye’ye önemli bir avantaj kazandırdığını söyledi. Bal, “Sağlık turizmi, yüksek katma değer üreten yapısıyla Türkiye’nin hizmet ihracatında stratejik alanlardan biri haline geldi. Doğru fiyat politikası, kalite standardının korunması ve uluslararası tanıtım faaliyetleriyle sektörün büyümesi hızlanacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak Haber

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak

TIF 2026, küresel turizm ve seyahat sektörünün güçlü bir gelişim trendi yaşadığı, başta Suudi Arabistan, Mısır, İtalya olmak üzere rakip ülkelerde önemli atılımların yapıldığı bu kritik dönemde, Türkiye turizminin daha da güçlenmesi ve gelişimi için stratejik bir önem taşıyor. TIF 2026; oturumlar, keynote konuşmaları ve sektör görünümüne ilişkin özel sunumlarla birlikte 30’a yakın içerik bölümünden oluşuyor. Forum bu kapsamıyla, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi Başkanı ve CEO’su Gloria Guevera Manzo, İtalya Ulusal Turizm Kurulu Başkanı Alessandra Priante gibi isimler de dahil olmak üzere 100’den fazla konuşmacı ve moderatörü ağırlayacak. Forum’da finans, konaklama, seyahat ve pazarlama dünyasının liderleri turizmde büyümenin niteliğini artıracak yatırım kararlarını, finansman koşullarını ve yeni ürün kategorilerini iki gün boyunca ele alacak. Küresel ölçekte turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı büyümeye çevirerek yeni bir zirveye taşınıyor. UN Tourism’in World Tourism Barometer verileri; 2024’te yaklaşık 1,4 milyar varışla sektörün pandemi öncesi düzeye yeniden yaklaştığını ve 2025’te 1,52 milyar varışla bir önceki yıla göre %4 artarak yeni bir zirveye çıktığını ortaya koyuyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmaları ise seyahat ve turizmin 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladığını ve 357 milyon istihdamı desteklediğini gösteriyor. Önümüzdeki on yıla ilişkin projeksiyonlarda, sektörün 2035’te küresel ekonomiye katkısının 16,5 trilyon ABD dolarına, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Bu da altyapı, finansman, ürün çeşitliliği ve insan kaynağı gibi alanlarda yeni bir yatırım döngüsünü zorunlu kılıyor. Türkiye’de de büyümenin yönü yalnızca hacmi artırmak değil; kişi başı getiriyi, ürün kalitesini ve yatırımın çarpan etkisini güçlendirmek olarak şekilleniyor. Sınır giriş istatistiklerine göre Türkiye’yi ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 2015’te 41,6 milyon iken 2025’te 63,9 milyona yükselmiş durumda. Aynı dönemde turizm geliri 2015’te 31,5 milyar ABD dolarından 2025’te 65,2 milyar ABD dolarına çıkarak yaklaşık %107 arttı. Böylece 10 yılda ziyaretçi hacmi yaklaşık %54 büyürken, ziyaretçi başına ortalama gelir de yaklaşık 757 ABD dolarından yaklaşık 1.020 ABD dolarına yükselerek değer üretiminin güçlendiğine işaret ediyor. Bu tablo, ölçek büyümesinin güçlü biçimde devam ettiğini; ancak büyümeyi kalıcılaştırmak için odağın giderek daha fazla değer üretimi (yüksek katma değerli ürünler, deneyim ekonomisi, markalaşma ve çeşitlendirme) tarafına kayması gerektiğini de açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde büyümeyi sürdürülebilir kılmak; finansmana erişim, yeni yatırım modelleri ve destinasyon değer zincirinin (ulaşım, konaklama, deneyim, perakende, kültür-sanat) birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Orta Vadeli Program (2026–2028) ise bu dönüşümü makro çerçevede sayısallaştırıyor: GSYH’nin 2026’da 1,658 trilyon ABD dolardan 2028’de 1,886 trilyon ABD dolara yükselmesi öngörülürken, turizm gelirlerinin 2026’da 68 milyar ABD dolardan 2028’de 75 milyar ABD dolara çıkması bekleniyor. Bu patika, turizm gelirlerinin GSYH’ye oranının yaklaşık %4 bandında yatay seyrettiğine işaret ediyor. TIF 2026, tam da bu eşikte; geçmiş on yılda gerçekleşen büyümeyi, önümüzdeki on yılın rekabet parametrelerine taşıyacak yatırım başlıklarını odağına alıyor. Program; küresel ekonomi ve finans görünümünün turizm yatırımları üzerindeki etkisinden, otel ve karma kullanım (mixed‑use) projelerine, yatırım ve işlem finansmanından, katılım bankacılığı ve alternatif kaynaklara, havacılık bağlantısından deniz turizmi ve marinalara, markalaşma, yaratıcılık ve pazarlama etkinliğinden, kongre‑etkinlik ve spor turizmi deneyimlerine kadar geniş bir çerçevede oluşuyor. TTYD Başkanı Oya Narin tarafından açılışı yapılacak formun ilk gününde; WTTC CEO & Başkanı Gloria Guevara Manzo küresel turizm yatırım gündemine ilişkin stratejik perspektifini paylaşacak. Büyüme, dayanıklılık ve geleceğe hazırlık ekseninde kurgulanan liderler oturumu ise farklı coğrafyalardan kamu ve sektör temsilcilerini aynı masada buluşturacak. Oturumda; küresel ekonomi ve finans görünümü, turizm yatırımları odağında risk ve fırsatlarıyla birlikte değerlendirilecek. Forumun oturumları, yatırım kararlarının temel belirleyicileri olan finansman maliyeti ve sermaye yapısından başlayarak; otel yatırımlarında marka stratejileri, yerli marka gelişimi, işletme ve yatırım finansmanı, varlık yönetimi ve yatırımcı beklentilerine uzanan bir çizgide ilerleyecek. Turizmde değer yaratımının giderek ‘deneyim’ üzerinden tanımlandığı yeni dönemde; tasarım, mimari, kültür‑sanat ve yaratıcı endüstriler üzerinden destinasyon hikâyesi inşa etme, pazarlama etkinliği ile yetenek ve insan kaynağı gündemi de programın ana başlıkları arasında yer alacak. İkinci gün ise erişilebilirlik ve mobiliteyi odağa alan havacılık oturumlarının yanı sıra; wellness ‑ longevity yatırımları, sürdürülebilir turizm dönüşümü, deniz turizmi ve marina yatırımları, etkinlik/kongre mekân ekonomisi ve spor deneyimlerinin yeni yatırım alanları gibi temaları gündeme taşıyacak. Tur operatörleri, seyahat acenteleri ve dijital platformların değişen rolü de sektörün dağıtım kanallarındaki dönüşümü tartışmaya açacak. TTYD tarafından TIF 2026 öncesi düzenlenen basın toplantısı, 6 Şubat Cuma günü The Marmara Taksim Oteli’nde gerçekleşti. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği adına Başkan Oya Narin, Yönetim Kurulu Üyeleri Şerife Ercantürk, Mehmet Göçen, Erdem Tavas, İcra Kurulu Üyesi Ece Demirpençe ve Genel Sekreter Dr. Öykü Korkmaz’ın katıldığı toplantıda; turizm sektörü ve yaklaşan Turizm Yatırım Formu ile ilgili açıklamalarda bulundu. TTYD Başkanı Oya Narin, TIF 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye turizmi artık yalnızca hacimle değil; değer, kalite ve dönüşümle rekabet ediyor. TIF 2026’da yatırımın finansmanından yeni ürün kategorilerine, markalaşmadan deneyim tasarımına uzanan geniş bir gündemi; kamu ve özel sektörün ortak aklıyla ele alacağız. Amacımız, Türkiye’nin son 10 yılda büyüyen turizm kapasitesini önümüzdeki dönemin yatırım diliyle güçlendirmek ve sürdürülebilir şekilde değer üretmek. Bugün Türkiye, dünyada önde gelen turizm ülkeleri arasında. Ancak geldiğimiz noktada Türk turizminin yeniden konumlandırmaya, yeniden bir turizm hamlesine ihtiyacı var. Zira klasik rakiplerimiz de büyümeye devam ediyor. İspanya 2025 yılını tarihin en yüksek ziyaretçi sayısıyla, 143.9 milyon ziyaretçiyle kapattı. İtalya’nın 2025’teki yabancı ziyaretçi sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 8.7 artarak 104 milyon kişiye ulaştı. İspanya bu ziyaretçileri 1.2 milyon otel yatağı, 440 bin turistik rezidans yatağı, 148 bin kırsal turizm tesisi yatağı ve 276 bin kamping yatağında ağırlıyor. Bunların dışında Suudi Arabistan ve Mısır gibi çevre ülkelerin kapsamlı turizm hamleleri göz önüne alındığında önümüzdeki 10-15 seneyi kapsayacak ve turizmde bulunduğumuz konumu daha yükseklere taşımak için bir plana ihtiyacımız var. Bu planları çok boyutlu olarak ve özellikle de finans ve markalaşma tarafında bugüne kadar olduğu gibi küresel oyuncularla iş birliği içerisinde şekillendirmemiz gerekiyor. 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre Ülkemizde 67 zincir ve grup oteli mevcut ve bu zincirler dahilinde 722 tesis ve toplam 157.000 oda var. Bu tesislerin hem yerli hem de yabancı ayaklarının ülkemizde gelişerek işletme verimliliğini ve pazarlama gücünü yukarılara çekmemiz gerekiyor. WTTC raporları; küresel turizm ve seyahat ekosisteminin 2035 yılında %50’ye yakın bir artışla 16.5 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Küresel turizmdeki bu büyüme trendi paralelinde Suudi Arabistan, BAE sermayesi ile Mısır önemli yatırımlar başlattı. İspanya, Yunanistan, İtalya turizme odaklı önemli hamleler yapıyorlar. Bu kritik dönemde TİF 2026, bu açıdan da stratejik bir sorumluluk üstleniyor. Bu çerçevede geldiğimiz noktada iddiamızı korumak ve yerimizi daha da yukarılara taşımak için Dünyayla entegre olmamız gerekiyor. İşte tam da bu yüzden 2020 yılında Ülkemizin saygınlık uyandıran uluslararası düzeyde bir imza organizasyonunu yaratmak hedefiyle Turizm Yatırımları Forumu’nu organize etmeye başladık ve bu yıl 5’incisini gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyon, her yıl daha da güçlenerek bu bugünkü seviyesine ulaştı ve geçtiğimiz yıl TİF’e 750'den fazla uluslararası katılımcı; yatırımcı, otel markası, işletmeci, finans kurumu, banka ve fon temsilcisi katıldı. Bu şekilde TIF uzun vadeli bir proje olarak uluslararası düzeyde en önemli 2-3 yatırım organizasyonundan biri haline geldi. Küresel arenada gördüğü bu itibarla TİF’i her yıl organize etmeye devam edeceğiz. ” TIF 2026, iki gün boyunca gerçekleştireceği oturumlarla; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarında yeni dönem önceliklerine ilişkin ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Park Dedeman Şişli Misafirlerini Ağırlamaya Başladı Haber

Park Dedeman Şişli Misafirlerini Ağırlamaya Başladı

Şişli Camii’nin hemen yanında konumlanan Park Dedeman Şişli; Dedeman’ın 60 yılı aşkın süredir inşa ettiği güven, konfor ve “Herkesin Dedeman”ı yaklaşımını, İstanbul’un merkezinde güçlü bir şehir oteli yorumu ile buluşturuyor. Park Dedeman Şişli, yalnızca bir konaklama adresi değil; İstanbul’u yaşayanlar için günün her anına eşlik eden yeni bir buluşma noktası olarak konumlanıyor. İstanbul’un En Canlı Noktalarından Birinde, Dedeman Hospitality’den Çağdaş Bir Şehir Oteli Yorumu Toplam 110 odasıyla hizmet veren Park Dedeman Şişli, modern tasarım anlayışı ve işlevsel mekân kurgusuyla hem iş hem de turistik seyahatler için ideal bir konfor alanı sunuyor. Gün ışığını içeri alan odalar, sade ve rafine tasarım diliyle İstanbul’un yoğun temposu içinde dingin bir konaklama deneyimi yaratıyor. Şehrin merkezinde yer alırken dengeli bir atmosfer sunan otel; iş dünyası, kültür-sanat rotaları, alışveriş ve sosyal yaşamla iç içe bir konumda bulunuyor. Şişli’nin çok katmanlı yapısıyla uyum içinde konumlanan Park Dedeman Şişli, misafirlerine İstanbul’u zahmetsizce deneyimleme imkânı tanıyor. Şehir Hayatına Uyumlu Bir Yaşam ve Yenilenme Alanı Park Dedeman Şişli, konaklamayı günün tamamına yayılan bütüncül bir yaşam alanı olarak ele alıyor. Otel bünyesinde yer alan à la carte restoran, günün farklı saatlerinde misafirlerine seçkin lezzetler sunarken; tam donanımlı SPA & Wellness alanı, şehir temposunun ardından bedensel ve zihinsel yenilenmeye alan açıyor. Sauna, buhar banyosu ve Türk Hamamı gibi geleneksel uygulamalar; aromaterapi, derin doku, Bali ve sıcak taş masajlarıyla birlikte modern terapilerle destekleniyor. Fitness center ve pilates stüdyosu ise aktif yaşamı tercih eden misafirler için tamamlayıcı bir deneyim sunuyor. Kapalı yüzme havuzu, spa deneyimini şehir merkezinde nadir bulunan bir ayrıcalığa dönüştürüyor. İş Dünyası İçin Stratejik Bir Buluşma Noktası İstanbul’un en önemli iş akslarından birinde konumlanan Park Dedeman Şişli, profesyonel ihtiyaçlara yanıt veren altyapısıyla da öne çıkıyor. Üç adet toplantı salonu, farklı ölçeklerde toplantılar, iş buluşmaları ve organizasyonlar için esnek çözümler sunuyor. Kapalı otopark imkânı ise şehir merkezinde konforu tamamlayan önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor. Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Park Dedeman Şişli’nin açılışına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Şişli, İstanbul’un en canlı ve en belirleyici merkezlerinden biri. Park Dedeman Şişli ile, Dedeman’ın şehir otelciliğindeki deneyimini İstanbul’un kalbine taşıyoruz. Bu otelin, yalnızca konaklama ihtiyacına değil; iş dünyasından sosyal yaşama uzanan geniş bir kullanım alanına karşılık veren, uzun soluklu bir şehir yatırımı olduğuna inanıyoruz. Dedeman Hospitality olarak, şehirle temas eden ve bulunduğu lokasyona gerçek değer katan projelere odaklanmaya devam ediyoruz.” Park Dedeman Şişli, Dedeman Hospitality’nin şehir otelleri portföyünde stratejik bir konum üstlenerek; Dedeman güvencesiyle İstanbul’un merkezinde nitelikli, çağdaş ve güvenilir bir şehir oteli deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Osmaniye OSB Otel Projesi İçin Radisson İle İmzalar Atıldı Haber

Osmaniye OSB Otel Projesi İçin Radisson İle İmzalar Atıldı

Osmaniye Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafından, sanayicilerin ihtiyaç ve beklentilerini merkeze alan kapsamlı anket çalışmaları sonucunda bölgeye değer katacak önemli bir yatırım daha hayata geçiriliyor. Bu kapsamda, Osmaniye OSB sınırları içerisinde, bölgenin artan iş hacmi ve ziyaretçi potansiyeli dikkate alınarak planlanan otel projesi için Osmaniye OSB ile Radisson Oteller Grubu arasında imzalar atıldı. Proje kapsamında açıklamalarda bulunan Osmaniye Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, “Osmaniye Organize Sanayi Bölgemiz; bugün güçlü bir üretim, ihracat ve lojistik trafiğini yönetiyor. Bu ekosistemin sağlıklı işlemesi hem bölgemiz hem de ülkemiz için büyük bir önem taşıyor. Bu sebeple sanayinin sadece üretimle değil, hizmet altyapısıyla da desteklenmesi gerekiyor. Bu anlayışla hayata geçirilen proje; Osmaniye OSB’nin yatırımcı dostu vizyonunu güçlendirecek; bölgenin cazibesini, rekabet gücünü ve kurumsal niteliğini daha da ileriye taşıyacaktır” dedi. Projenin sanayi bölgesinin bütüncül gelişim vizyonunun bir parçası olduğunu belirten Osmaniye OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şerif Tosyalı, “Osmaniye OSB’de yalnızca üretim kapasitesini değil, bu üretimi destekleyen tüm altyapıyı ve hizmet ekosistemini birlikte planlıyoruz. Son yıllarda artan yatırım talebi, genişleyen sanayi alanlarımız ve yoğunlaşan iş trafiği; sanayicilerimizin, iş ortaklarımızın ve misafirlerimizin nitelikli konaklama ihtiyacını daha görünür hale getirdi. Otel Projesi, bölgemizde yürüttüğümüz altyapı güçlendirme, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımların doğal bir tamamlayıcısıdır. Uluslararası standartlarda bir markanın Osmaniye OSB’de yer alması, sanayicilerimizin operasyonel verimliliğine katkı sunarken, bölgemizin yatırımcı nezdindeki kurumsal gücünü de pekiştirecektir” dedi. Hayata geçirilecek olan bu otel projesi; Osmaniye OSB’de faaliyet gösteren sanayiciler, iş dünyasının temsilcileri, protokol üyeleri ve bölgeyi ziyaret eden misafirler için nitelikli konaklama ve hizmet ihtiyacına önemli ölçüde cevap verecek. Osmaniye OSB’nin vizyonu ve gelişim hedefleriyle örtüşen bu yatırımın, yalnızca konaklama alanında değil; bölge ekonomisi, istihdam ve hizmet kalitesi açısından da önemli katkılar sağlaması hedefleniyor. Uluslararası bir marka olan Radisson’un bölgeye kazandırılması, Osmaniye OSB’nin yatırım çekiciliğini ve kurumsal kapasitesini de güçlendirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı Haber

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı

İstanbul CinéCollective, ilk ya da ikinci uzun metrajlı kurmaca, belgesel veya hibrit film projelerini geliştiren sinemacılar için açık çağrısını duyurdu. Institut Français ve Beykoz Kundura ortaklığıyla hayata geçirilen uluslararası konuk sanatçı programı ve atölye çalışması, 2026 edisyonunda İstanbul Film Festivali ve Köprüde Buluşmalar iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Türkiye’den ve komşu ülkelerden yükselen sinemacıları Fransa’dan ve bölgeden önemli sinema profesyonelleriyle bir araya getiren İstanbul CinéCollective, proje geliştirme süreçlerini derinleştirmeyi ve bölgesel ölçekte iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Katılımcılar; birebir mentorluklar, grup çalışmaları ve kolektif değerlendirme oturumları aracılığıyla projelerinin sanatsal ve yapım aşamalarını geliştirme imkânı bulurken, ortak yapım ve uzun vadeli iş birlikleri için de yeni bağlar kuruyor. Geleneksel atölye yapılarının ötesine geçen İstanbul CinéCollective, katılımcılar arasında bir topluluk oluşturmayı ve paylaşım odaklı bir üretim ortamı yaratmayı merkezine alıyor. Fikirlerin birlikte tartışıldığı ve zenginleştirildiği bu süreç, farklı ülkelerden sinemacılar arasında kalıcı ilişkilerin kurulmasını destekliyor. Program kapsamında belgesel ve kurmaca projeler için iki ayrı çalışma grubu oluşturulurken, tanınmış yönetmenlerin katılımıyla gerçekleşecek ustalık sınıfları (masterclass) tüm katılımcılara açık olarak planlanıyor. Ayrıca, anlatı kalıplarının ötesine geçen hibrit projelere özel bir önem veriliyor. Program Neler Sunuyor? Nisan 2026’da Beykoz Kundura’da gerçekleştirilecek bir haftalık kapasite geliştirme programı; proje yazımı, sunum (pitching) materyalleri ve sektörle buluşma süreçlerine odaklanan atölyeler, söyleşiler ve uluslararası paylaşımlar içeriyor. Katılımcılar ayrıca İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Köprüde Buluşmalar’a davet edilerek, bölgesel ve uluslararası karar vericilerle doğrudan temas kurma fırsatı yakalıyor. Kimler Başvurabilir? İstanbul CinéCollective; belgesel, kurmaca veya hibrit alanda üretim yapan, yaratıcı yöntemlerini derinleştirmek isteyen sinemacılara açık. Açık çağrı kapsamında katılımcılar; projelerin sanatsal niteliği, bölgesel gelişim potansiyeli ve sinemacıların programa olan motivasyonları doğrultusunda belirlenecek. Program; Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, İran ve Türkiye vatandaşı sinemacıların başvurularına açık. Program Bilgileri Tarih: 8–13 Nisan 2026 Mekân: Beykoz Kundura, İstanbul Kategori: Belgesel / Kurmaca / Hibrit Film Önemli Tarihler Başvuru Dönemi: 15 Aralık – 17 Şubat Seçilen Projelerin Açıklanması: 24 Şubat Konuk Sanatçı Programı: 8–13 Nisan 2026 Katılım ücretsiz olup; konaklama, atölye programı ve program süresince ulaşım masrafları İstanbul CinéCollective tarafından karşılanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.