Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konaklama Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Konaklama Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konaklama Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye 2025’in İlk Yarısında 25 Milyondan Fazla Turist Ağırladı Haber

Türkiye 2025’in İlk Yarısında 25 Milyondan Fazla Turist Ağırladı

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un (EYP) gerçekleştirdiği Türkiye Turizm ve Konaklama Sektörü Görünümü çalışması yayımlandı. Sektörün 2024 ve 2025 yılları arasındaki büyüme ve değişimini baz alan araştırma, 2025 yılının tamamı için beklentileri de ortaya koyuyor. Sektörün 2025 sonu hedefi 65 milyon uluslararası turiste ulaşarak 64 milyar dolar gelir elde etmek EYP çalışmasına göre; Türkiye 2025’in ilk yarısında, 25 milyondan fazla uluslararası ziyaretçi ağırlayarak bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,7’lik bir artış kaydetti. Ziyaretçilerin yaklaşık %57’sinin Antalya, %17’sinin İstanbul ve %11’inin Muğla’yı tercih etmesi, turizm hareketliliğinin ağırlıklı olarak bu üç ilde yoğunlaştığını gösteriyor. 2025 yılı ilk yarısında geçen senenin aynı dönemine kıyasla Nevşehir’de %60, Mardin’de %51, Çanakkale’de %23 ve Trabzon’da %17 oranında da artış kaydedildi. Bu eğilim, Türkiye’ye gelen ziyaretçilerin deniz-kum-güneş turizmi ile birlikte kültür, tarih ve yerel deneyimlere dayalı seyahatlere de yöneldiğini gösteriyor. 2024’te 62 milyon olan uluslararası ziyaretçi sayısının, 2025 yılında 65 milyona yükselmesi bekleniyor. Çalışmaya göre Türkiye, turizm gelirlerinde de ciddi oranda artış sağladı. 2025 yılının ilk yarısında 25,4 milyar dolara ulaşan turizm gelirleri, 2024 yılının aynı dönemine göre %7,4 oranında artış gösterdi. 2024 yılında 61,1 milyar dolar olan toplam turizm gelirinin, 2025 yılında %4,7 artışla 64 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Turizm gelirindeki artışta kişi başı harcama düzeyindeki yükseliş belirleyici unsur oldu. 2025 yılının ilk yarısında kişi başına ortalama harcama günlük 996 dolara ulaşarak %5,6 oranında artış gösterdi. Bu eğilim, geçmiş yıllara kıyasla daha yüksek harcama kapasitesine sahip turist segmentlerine doğru kademeli bir geçiş olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin fiyatları uluslararası standartlara yaklaştı Çalışmada yer alan ve TÜİK tarafından açıklanan Haziran 2025 verilerine göre “Lokanta ve Oteller” grubunda yıllık fiyat artışı TL bazında %35,59 olarak gerçekleşti ve hizmetler genelinde artış %50,34’e ulaştı. Bu durum, Türkiye’nin fiyat seviyelerinin uluslararası standartlara yaklaştığını ve daha rekabetçi bir konumda olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Özellikle Akdeniz bölgesi, uluslararası lüks otel ve konaklama markalarının gelmesiyle önemli bir destinasyon haline geldi. Almanya, Rusya ve diğer Avrupa ülkeleri, 2025’in ilk yarısında Türkiye’yi en çok ziyaret eden başlıca ülkeler arasında yer aldı. Uluslararası talep istikrarlı seyrediyor Çalışmaya göre; 2024 yılının ilk yarısında %2,3 oranında büyüyen GSYH’nin, 2025 yılının aynı döneminde %4,8’lik artış kaydetmesi, ekonominin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte, makroekonomik görünümün yanı sıra bölgesel ekonomik ve siyasi gelişmelerin turizm sektörünü etkilediği görülüyor. İstanbul ve Antalya yeni yatırımların merkezi konumunda Yatırımcı ilgisi, Antalya ve Muğla gibi kıyı destinasyonlarda ve İstanbul gibi kentsel merkezlerde yoğunlaşmaya devam ediyor. Süregelen seyahat talebinin yanı sıra MICE (Kongre turizmi) segmentindeki toparlanma da bu yoğunluğa katkı sağlıyor. İstanbul ve Antalya, 19.038 odalık 130 otel projesi ile yeni yatırımların merkezi konumunda yer alıyor. Bu arzın %40’ı İstanbul’da yer almakta olup, şehirde 49 proje kapsamında 7.903 yeni oda planlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılı haziran ayı itibarıyla doluluk oranları Antalya’da %84,35, İstanbul’da %49,54 ve Muğla’da ise %65,61 olarak gerçekleşti. Şubat 2025 itibarıyla geçtiğimiz 1 yılda mevcut oda başına gelirde (RevPAR) Türkiye’de %20, İstanbul’da ise %25’lik artış görüldü. Çalışmaya göre, lüks ve üst segment resort varlıklarının, kişi başına harcamadaki artışın da desteğiyle uluslararası yatırımcılar açısından cazibesini koruduğu gözlemlendi. Yüksek inşaat maliyetleri yenileme projelerini temel yatırım stratejisi haline getiriyor Çalışmaya göre; sürdürülebilirlik ve ESG (çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim) standartları, yatırım kararlarını giderek daha fazla şekillendirirken; enerji verimliliği ve yeşil sertifikasyonlar, yatırımcı ilgisini çeken önemli farklılaştırıcı unsurlar haline geliyor. “Türkiye hâlâ lüks segment otel grupları için cazip bir yatırım destinasyonu” EY-Parthenon Türkiye Ticari Gayrimenkul İşlemleri Kıdemli Direktörü Gün Gökkaya, Türkiye turizm ve konaklama sektörü için şu değerlendirmelerde bulundu: “EY Parthenon olarak hazırladığımız çalışmaya göre; makroekonomik dalgalanmalara karşın Türkiye hâlâ lüks segment otel grupları için cazip bir yatırım destinasyonu olma özelliğini koruyor. Bu durumun da etkisiyle Türkiye, turizm ve konaklama sektörü dayanıklı yapısını koruyarak dengeli bir büyüme ivmesi sergiliyor. Yukarı yönlü gelir performansı, çeşitlenen destinasyon yapısı ve sürdürülebilirlik temelli yatırımlar, sektörün uzun vadede rekabet gücünü destekliyor. Bu noktada, artan maliyetler ve hizmet fiyatlarındaki yükselişin, Türkiye’nin fiyat avantajını bir miktar azalttığını belirtmemiz gerekiyor. Buna karşın, lüks ve üst segment tesislere yönelik artan talep görüyoruz. Güçlü turizm gelirleri, sektörde nakit akışı istikrarını ve borç ödeme kapasitesini destekleyerek kredi dinamiklerini destekliyor. Yerel bankaların; mevcut varlıkların renovasyon ve yenileme projelerine finansman sağlamayı, yeni otel geliştirme projelerine göre daha fazla tercih etmesi, artan inşaat maliyetleri ile birlikte yeni projeleri daha maliyetli hale getiriyor. Bu durum yatırımcıların daha fazla alternatif finansman modellerine yönelmesine sebep olurken, özellikle ortak girişimler, özel sermaye fonları ve gelir paylaşımı anlaşmaları öne çıkıyor. Uluslararası turistlere yönelik tatil bölgelerinde işletmeler, döviz kuru riskini azaltmak için döviz üzerinden fiyatlama yaparak, kur sabitleme gibi yöntemlerle gelirlerini güvence altına alıyor.”

Dubai Otellerinde Temassız Check-in Dönemi Başlıyor Haber

Dubai Otellerinde Temassız Check-in Dönemi Başlıyor

Güvenli şekilde saklanan veriler, kimlik süresi bitene kadar geçerli olacak; böylece sonraki konaklamalarda hızlı check-in ile tekrar gelen misafir deneyimi daha da iyileştirilecek. Dubai, şehir genelinde tek seferlik temassız otel check-in çözümünü hayata geçirdiğini duyurdu. Bu uygulama, misafir konforu, güvenlik ve yenilikçilik açısından konaklama sektöründe küresel ölçekte yeni bir standart belirleyerek, uygulamanın hayata geçirildiği otel ve tatil evlerinde fiziksel check-in prosedürlerini atlama seçeneği sunuyor. Visit Dubai tarafından geliştirilen ve bağımsız iş ortaklarıyla sunulan öncü biyometrik ve dijital teknoloji, artık Dubai genelindeki otel ve tatil evlerine hemen entegre edilebilecek durumda. Bu sistem, misafirlerin varış sürecini hızlandırarak kesintisiz bir giriş deneyimi yaşamalarını sağlıyor. Bu uygulama, teknoloji kullanımını ön planda tutan Dubai’nin, misafir memnuniyetini ve operasyonel mükemmeliyeti aynı anda önceliklendiren, geleceğe dönük küresel bir turizm destinasyonu olma hedefini pekiştiriyor. Bu yenilikçi sistem, misafirlerin otele varmadan önce tüm check-in işlemlerini doğrudan cep telefonlarından tamamlamasına olanak tanıyor. Kimlik ve biyometrik verilerin tek seferlik yüklenmesiyle süreç büyük ölçüde hızlanıyor ve geleneksel check-in süreleri minimuma indiriliyor. Misafirler otele vardıklarında check-in masasındaki işlemleri tamamen atlayabiliyorlar. Güvenli şekilde saklanan veriler, kimlik geçerlilik süresi bitene kadar kullanılabiliyor; böylece sonraki ziyaretlerde yüz tanıma gibi hızlı bir doğrulama yeterli oluyor. Yıllık Dubai ziyaretçilerinin yaklaşık dörtte birini tekrar gelen ziyaretçiler oluşturuyor ve bu hizmet ile tekrar gelen misafirlerin deneyimini daha da konforlu hale getirerek destinasyona olan sadakatlerini pekiştirmek amaçlanıyor. Dubai Ekonomi ve Turizm Dairesi’ne bağlı Dubai Turizm ve Ticaret Pazarlama Kurumu (Visit Dubai) CEO’su Issam Kazim yaptığı açıklamada; “Bu misafir odaklı yeniliğin uygulanması, yolcuların şehre adım attıkları andan itibaren tüm engelleri azaltarak, tatillerine verimli ve keyifli bir başlangıç yapmalarını sağlayacak. Ayrıca sadık misafirlerimizin sonraki ziyaretlerini daha da kolaylaştırırken, Dubai’deki otellerin misafirleriyle daha değerli ve kaliteli etkileşimlere odaklanmasına olanak tanıyacak. Bu teknoloji otellerin hizmet seviyelerini daha da yükseltmeleri için büyük bir potansiyel sunuyor. Daha fazla yatırımcı ve işletmeciyi bu özelliği sistemlerine entegre etmeye davet ediyoruz”. Çözüm, mevcut otel uygulamalarına veya web platformlarına kolayca entegre edilecek şekilde tasarlandı. Anlık faydalarının ötesinde, araba kiralama gibi diğer turizm temas noktalarında da kullanılabilecek önemli bir potansiyele sahip olup şehir genelinde daha entegre ve kişiselleştirilmiş bir ziyaretçi deneyiminin önünü açıyor. Ayrıca Dubai Uluslararası Havalimanı’nda pasaport kontrol sürelerini saniyelere indiren akıllı tüneller gibi destinasyonda yaygınlaştırılan akıllı teknoloji uygulamalarını da tamamlıyor. Dubai’nin konaklama sektörü, 820 otel ve otel dairesiyle küresel bir destinasyon olarak büyümesinin temel taşlarından biri olmaya devam ediyor. Şehrin diğer turistik cazibe merkezlerini tamamlayıcı nitelikteki bu sektör, 2025’in ilk 10 ayında 15,70 milyon uluslararası geceleyen ziyaretçi ağırlanmasına ve emirlik genelindeki otellerde toplam 36,71 milyon geceleme sayısına ulaşılmasına katkı sağladı; bu rakam yıllık bazda %5 artış gösterdi. Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı (DET) Hakkında Dubai’yi dünyanın önde gelen ticaret merkezi, yatırım üssü ve turizm destinasyonu haline getirme vizyonuyla hareket eden Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı (DET), emirliği küresel ekonomi ve turizmde önemli bir merkez olarak konumlandırmak, şehrin ekonomik ve turizm alanlarındaki rekabet göstergelerini artırmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar, Dubai Ekonomik Ajandası D33 hedefleri doğrultusunda yürütülüyor. D33, 2033 yılına kadar Dubai ekonomisinin büyüklüğünü iki katına çıkarmayı ve şehri iş ve turizm açısından dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri olarak daha da sağlamlaştırmayı amaçlıyor. DET, Dubai’nin çeşitlendirilmiş ve yenilikçi hizmet odaklı ekonomisini daha da geliştirmek, dünyanın en yetenekli profesyonellerini çekmek, dünya standartlarında bir iş ortamı sunmak ve verimliliği artırmak için çalışmalar yürütüyor. Ayrıca, Dubai’nin ziyaret edilecek, yaşanacak ve çalışılacak en iyi şehir olma vizyonunu desteklemek amacıyla şehrin çok yönlülüğünü, eşsiz yaşam tarzını ve üstün yaşam kalitesini tanıtıyor. Dubai’nin iş ve turizm sektörlerinin planlanmasından, denetlenmesinden, geliştirilmesinden ve pazarlanmasından sorumlu ana otorite olan DET, aynı zamanda oteller, tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil olmak üzere tüm işletme türlerinin ruhsatlandırılması ve sınıflandırılmasından da sorumludur. DET bünyesinde yer alan kurumlar; Dubai Ekonomik Kalkınma Kurumu (DEDC), Dubai İşletme Kaydı ve Ruhsatlandırma Kurumu (DBLC), Dubai Tüketici Koruma ve Adil Ticaret Kurumu (DCCPFT), Dubai KOBİ Ajansı (Dubai SME), Dubai Turizm ve Ticaret Pazarlama Kurumu (DCTCM), Dubai Festivaller ve Perakende Kurumu (DFRE) ve Dubai Turizm Koleji (DCT).

Narin:  “Türkiye, turizmde başarı hikayesi yazan bir ülkedir” Haber

Narin: “Türkiye, turizmde başarı hikayesi yazan bir ülkedir”

Türkiye turizm sektörünün yatırımcı gücünü temsil eden TTYD’nin resmi paydaşı olduğu İstanbul Turizm Fuarı – ITF 2025, 25–26 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul Yenikapı – Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde kapılarını açtı. 50 ülkeden acentalar, alım heyetleri ve şirket seyahat firmalarının ağırlandığı fuarda, 17 ana başlık altında 70’in üzerinde ulusal ve uluslararası konuşmacı yer aldı. Üçüncü yılında 15.000 turizm profesyoneline ulaşan ITF, yeni iş birlikleri ve stratejik bağlantılar için de önemli bir platform haline geldi. “Turizm gelirimiz 2024 yılında tüm zamanların rekorunu kırdı” Fuarın açılışında konuşan TTYD Başkanı Oya Narin, Türkiye’nin turizmdeki güçlü performansına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Türkiye, turizmde başarı hikayesi yazan bir ülkedir. 2024 yılında turizm gelirimiz 61,1 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Toplam ziyaretçi sayısı ise 62,2 milyon oldu. 2025’te de bu ivme sürüyor. İlk çeyrek turizm geliri 9,45 milyar dolar, ikinci çeyrek de yaklaşık 16,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ülkemiz şu anda turizmde ilk dörtte yer alıyor. Bu tablo, dalgalı küresel konjonktüre rağmen ülkemizin rekabet gücünü ve dayanıklılığını net bir biçimde ortaya koyuyor. İstanbul ise kadim tarihi, doğal güzellikler, zengin gastronomisi, gelişmiş altyapısı, nitelikli konaklama ve yeme-içme tesisleri, hizmet standardı ve erişilebilirliğiyle dünyanın önde gelen destinasyonları arasındaki konumunu her geçen gün daha da güçlendiriyor. Hepimizin ortak emeği olan bu başarıyı dünyaya tanıtıyor, ülke ekonomimize katkıda bulunuyoruz. Dolayısıyla geldiğimiz noktada, sektörümüz geleceğe güvenle ilerlemeye devam ediyor. “Türkiye pahalı değil, rekabeti ucuzluk üzerinden değil, nitelikli ve kaliteli hizmet yapıyoruz” Ülkemiz; özellikle deneyim çeşitliliği, yüksek kalite standartları, kültür- doğa- sağlık karması ve ulaşılabilirliğiyle son derece güçlü bir fiyat- kalite dengesi sunuyor. Rekabetimizi artık ‘ucuzluk’ üzerinden değil; nitelik, özgün hikaye ve hizmet kalitesi üzerinden yapıyoruz. Hedefimiz, birim ziyaretçi başına geliri ve kalış sürelerini artırarak, ülkemizin turizmdeki değer algısını da güçlendirmektir. Burada altını çizmek isterim ki; son dönemlerde Türkiye’nin pahalı bir destinasyon olduğu yönündeki söylemler gerçeği yansıtmamakta, aksine sektörümüzün başarılarını gölgelemeyi amaçlamaktadır. Pahalı bir ülke değiliz ama artık ucuz bir ülke de değiliz. Bunu böyle kabul etmeli ve buna göre organizasyonlar, hedefler koymalıyız.” “Sahip olduğumuz avantajları büyüterek kullanmamız gerekiyor” Dış turizmdeki başarının iç turizmde de devam ettiğini vurgulayan Narin, şöyle devam etti: “2025’in ilk çeyreğinde yurt içi seyahat harcamaları 1,8 milyar dolara ulaştı. Bu göstergeler, iç pazarın sektörümüz için bir istikrar çıpası ve bölgesel kalkınma aracı olduğunu teyit ediyor. Bu turizmdeki önemli avantajlarımızdan bir tanesi. Rakiplerimizin böyle bir imkanı yok, İspanya ve İtalya’nın dışında özellikle Arap ülkelerinde başlayan yeni turizm hamlesinin içerisinde böyle bir kapasite yoktur. Dolayısıyla tamamen dışa bağımlı bir turizm de özellikle sürdürülebilirlik ve yatırımın geri dönüşü açısından bir sıkıntıdır. Bu avantajımızı büyüterek kullanmamız gerekiyor. Turizmin üç tane paydaşı vardır; devletimiz, misafirlerimiz ve bizler. Bizler elimizden geleni yaptık ve turizmi bu noktalara getirdik. Devletimiz rakamlarımızdan ve performansımızdan memnun, misafirlerimiz verdiğimiz hizmetten memnun, bizler de memnun muyuz? Memnuniyetsizliğimiz var ise buna ilişkin ihtiyaçlarımızı ortaya koymamız lazım. Çünkü artık uluslararası rekabette yeni yaklaşımlara ihtiyacımız var. Bu yaklaşımların gerekliliğini ortaya koyup, tartışmaya açmak ve ülkemizi daha yukarılara taşımak için hep birlikte çalışmalıyız. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği olarak, işin ticaretini geliştirirken böyle değerli projelerde, aynı zamanda Turizm Yatırım Forumu gibi forumlarda yatırımın geri dönüşü ve yatırım ortamıyla ilgili dernek olarak çalışmaya devam ediyoruz.” Başkanlar Oturumu’nda konaklama ve yatırımın geleceği tartışıldı Fuar kapsamında, moderatörlüğünü gazeteci Hakan Güldağ’ın üstlendiği ‘Başkanlar Oturumu’nda ise TTYD Başkanı Oya Narin ile TÜROB Yönetim Kurulu Başkanı Müberra Eresin, turizm sektörünün bugünü ve geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Oya Narin: “Turizmde üçüncü hamleyi başlatmalıyız” Türkiye turizminde yaşanan finansman sorununa değinen Oya Narin, şu mesajları verdi: “2025 kolay bir yıl olmadı ama buna rağmen genel trendimiz yukarı yönlü. Türkiye’nin turizm performansı iyi bir ivme yakaladı. Ancak bu büyümenin alt kırılımlarına bakınca konaklama tarafında sıkıntıların devam ettiğini görüyoruz. Seyahat ve ulaşım gelirleri büyürken, konaklama aynı ölçüde büyüyemiyor. İstihdam giderleri sektörümüzde toplam maliyetlerin yüzde 38–40’ı iken bugün yüzde 50’lere çıktı. Bu da karlılığı aşağı çekiyor. Yeni bir bakış açısı ve finansman modellerine ihtiyacımız var. Bu yıl bu adımlar atılamadı. Oysa her yıl 2 milyon yatağın yaklaşık 200 bininin yenilenmesi gerekiyor. Ancak finansman imkanları yetersiz olduğu için bu gerçekleşmiyor. Türkiye turizminin geleceği için üçüncü turizm hamlesine ve yeni bir büyüme hikayesine ihtiyaç var. Ülkemizin özellikle dünya turizminden aldığı payı artırması gerekiyor. Bunun için de devletin, yatırımcıların ve finans sisteminin birlikte yeni bir plan ortaya koyması şart. Bankacılık sistemi, uygun finansman ve işletme sermayesi desteği sağlarsa sektör fiyatlarını yukarı çekebilir. Aksi halde kaynak sıkıntısından dolayı fiyatlarımız baskı altında kalıyor. Ayrıca 2 milyon yatağın bir kısmını rezidansa dönüştürerek kaynak yaratmak mümkün. Üçüncü turizm hamlesini başlatmazsak, Suudi Arabistan, Yunanistan, Mısır ve Dubai gibi ülkelerin atağı karşısında rekabet avantajımız zayıflar. Ayrıca insan kaynağı sorunumuz da var. Turizm eğitimi alan gençler sektörde kalmıyor çünkü 12 ay iş ve istikrarlı gelir sağlayamıyoruz. Bu konuyu da çözmemiz gerekiyor.“ Türk turizminin finansman mimarisi yenilenmeli Turizm sektörünün yeni yatırımlar için yeni finansman modellerine ihtiyacı olduğuna da dikkat çeken Oya Narin, “Devlet mekanizmaları turizme açık, belediyelerimiz de turizme açık, halkımız da açık. Burada yapı taşlarının hepsi yerinde. Geriye kalan tek bir konu var o da finansman. Biz bu konudaki potansiyeli ve iştahı görüyoruz. Tabii uluslararası konjonktürde birçok olay meydana geliyor ve bunlara sektörün yapabileceği hiçbir şey yok. Yatırımcı çekiliyor, bankacı çekiliyor. Aslında çekilmemek gerekiyor. Bu noktada Türkiye turizm sektörü olarak sermaye yatırımı ve öz kaynak yatırımı ortaya koymak gerekiyor. Türkiye’nin yapması gereken şey finansman modelleri geliştirmek. Bununla birlikte, dünya turizm arenasındaki başarımızı yeni bir turizm planıyla daha yukarılara taşımamız lazım. Örneğin, Dubai. %80-90 doluluk elde ediyor Temmuz sıcağında hem de. Ne yapıyorlar, havuzları soğutuyorlar. Bizim de bunu yapabilmemiz lazım. Katma değer yaratmamız lazım, farklı turizm şekillerine gitmemiz lazım. Nasıl yapacağız peki, yeni yatırımlarla” şeklinde konuştu. Küresel turizmdeki büyümenin Türkiye için fırsat olduğuna dikkat çeken Narin, “Dünya turizmi daha da büyüyecek. Bizim bu büyümeden geri kalmamamız lazım. Turizmde çeşitlilik yaratmamız lazım. Yeni rakiplerimiz olacak ama hiçbiri bizim tam rakibimiz olamaz. Hiçbirinin bizim gibi kültürü, doğası ve insan kaynağı yok. İspanya ve İtalya’da da insan kaynağında sıkıntı olduğunu oralara gittiğinizde serviste orta yaşlı insanları gördüğünüzde anlıyorsunuz. Ama bizim genç nüfus avantajımız hala var. Kamu ve STK’lar olarak yeni bir model oluşturmamız lazım” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.