Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konferans

Kapsül Haber Ajansı - Konferans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konferans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekada “Mahremiyet” Konusu İlk Kez Bu Zirvede Ele Alınacak Haber

Yapay Zekada “Mahremiyet” Konusu İlk Kez Bu Zirvede Ele Alınacak

Bu yıl 9’uncusu düzenlenecek “9. e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi” 13 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Konferans Salonu’ndaki etkinlik, bu kez “Kişisel Veri Korumasının Geleceği” temasıyla düzenleniyor. Kişisel verilerin korunması konusunda hem uygulayıcıları hem de ilgili kişilere yönelik yeni gelişmeleri değerlendirmek ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulaması konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen zirvede kişisel verilerin korunmasıyla ilgili yapılan ve yapılması gerekenler ele alınacak ve alanında uzman 18 konuşmacı sunum yapacak. Zirveye, CEO, CTO, CSO, IT profesyonelleri, hukukçular, bilişim uzmanları, bilişim sistemleri yöneticileri, kamu kurumları ve ilgili birim yetkilileri, silahlı kuvvetler, kişisel veri uzmanları, adli bilimler alanında çalışan uzmanlar, medya, üniversiteler ve siber güvenlik alanında çalışan profesyoneller katılacak. Etkinlik, e-Safe Kurucusu Musa Savaş, e-Safe Zirve Başkanı Özge Evci Eralp ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in açılış konuşmalarıyla başlayacak. KVKK Başkan Yardımcısı Dr. Cihan Kanlıgöz’ün moderatörlüğündeki “GDPR Digital Omnibus Revizyonları ve Gelişmeler” konulu panelde; alanında yetkin konuşmacılar görüşlerini katılımcılarla paylaşacak. “Hukuk” ve “Teknik” adı altında 2 ayrı bölümde ise uzmanlar tarafından sunumlar yapılacak. Kişisel verilerin korunması konusunda kritik öneme sahip olan ve giderek kullanımı yaygınlaşan yapay zekada “mahremiyet artırıcı teknolojilerin kullanımı” konusu ilk kez bu etkinlikte ele alınacak. “Üretken Yapay Zekâ Modellerinde Teknik Zafiyetler”, “Yapay Zekâ Sistemlerinde Silme Hakkının Uygulanabilirliğinin Sınırları” ile “Rıza Yorgunluğu ve Açık Rızanın Geleceği”, “Dark Patterns ve Manipülatif Tasarımların Veri Koruma Hukuku Karşısındaki Durumu” ve “Çalışanların Günlük Teknoloji Kullanımı ve KVKK Riskleri” başlıklı sunumların da zirvenin dikkat çekici konularını oluşturması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu Haber

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu

Havacılık sektörünün bugününü ve geleceğini etkileyen konuların ele alındığı konferansta; sahadan gelen deneyimler, uluslararası perspektifle değerlendiriliyor. Küresel hava trafiğinin en yoğun kesişim noktalarından biri olan İstanbul’da gerçekleşen bu buluşma, Türkiye’nin havacılık ekosistemindeki konumunu da bir kez daha öne çıkarıyor. 26 Nisan’ın, Türk havacılığının öncülerinden Fesa Evrensev’in 1912 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirdiği tarih kabul edilmesi ve Dünya Pilotlar Günü olarak uluslararası düzeyde anılması, konferansa tarihsel bir bağlam kazandırıyor. Türk sivil havacılığının gelişim alanları gündemde Konferans kapsamında; Türk sivil havacılığının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayabilecek bazı yapısal başlıklar da gündeme taşınıyor. Pilotlara hususi pasaport verilmesi, havacılık sektörüne özgü bir iş kanunu oluşturulması ve pilotlar için fiili hizmet süresi zammına ilişkin düzenlemeler; yalnızca çalışma koşullarına değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik, ekip planlama esnekliği ve sektörde deneyimli insan kaynağının korunması açısından da değerlendiriliyor. Bu başlıkların, kamuoyu ve karar vericiler nezdinde daha görünür hale gelmesi ve önümüzdeki dönemde daha somut biçimde ele alınmasına zemin oluşturması amaçlanıyor. Konferansın açılış konuşmalarının ardından basınla bir araya gelen TALPA Başkanı Kaptan Pilot Okan Üreksoy: “IFALPA Uluslararası Pilot Birlikleri Federasyonu olarak dünyada 70’ten fazla ülkede 160.000’den fazla pilotu temsil ediyor. Merkezi Montreal’de olan IFALPA. Her yıl dünyanın farklı bir ülkesinde konferans düzenliyor. Bu konferanslarda pilotluk mesleği, uçuş emniyeti, özlük hakları gibi konular görüşülüp tartışılıyor ve tavsiyeler ile çözüm önerileri sunuluyor. Derneğimiz TALPA da bu federasyonun bir üyesi olarak hem ulusal hem de uluslararası alanda aktif olarak faaliyet gösteriyor. Bugün 20 yıl aradan sonra tekrar İstanbul’da IFALPA konferansına ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi. “Pozitif emniyet kültürü, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir.” Havacılığın en temel yapı taşının ‘emniyet’ olduğunu, bunun da teknolojiler ya da regülasyonlarla sağlanan bir sonuç değil bir kültür olduğunu belirten Üreksoy, sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle, IFALPA 2026’nın merkezinde yer alan kavramlardan biri olan “pozitif emniyet kültürü”, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir. Pozitif emniyet kültürü; açık iletişimin olduğu, raporlamanın teşvik edildiği, hatalardan öğrenilen, cezalandırmanın değil gelişimin esas alındığı bir anlayışı ifade eder. Bu kültürün en önemli şartı ise sistemin içindeki tüm paydaşların, özellikle de pilotların sesinin duyulması ve korunmasıdır.” Konuşmasında havacılıkta yapısal ihtiyaçlar ve Havacılık Meslek Yasası’yla ilgili kritik konulara da değinen Üreksoy, mevcut durumda böyle özel bir yasa bulunmamasının; yüksek uzmanlık, sürekli dikkat ve doğrudan insan hayatına etki eden karar süreçleri içeren bir meslek grubunun, kendi doğasına uygun bir hukuki çerçeveden yoksun kalmasına neden olduğunu söyleyerek; “Bugün, havacılık sektöründe çalışan uçucu personelin önemli bir kısmı; kıdem tazminatı, iş güvencesi, standart çalışma koşulları ve sosyal haklar açısından eşit olmayan uygulamalara tabi kalabilmektedir. Bu durum yalnızca bir çalışma hayatı sorunu değil, aynı zamanda emniyet kültürünün sürdürülebilirliği açısından da önemli bir husustur. Bu ve daha pek çok nedenle, uçucu personelin çalışma hayatını; hak, sorumluluk ve yükümlülükleriyle birlikte açık şekilde tanımlayan, sektöre özgü riskleri dikkate alan, uluslararası standartlarla uyumlu bir Havacılık Meslek Yasası’nın hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Pilotlar için küresel ve uyumlu çalışma düzenlemelerinin gerekliliği Toplantıda konuşan IFALPA Başkanı Kaptan Pilot Ron Hay ise “Havayolu pilotları, mesleklerini korumak için tasarlanmış yasal çerçevelere tam olarak uymayan bir meslekte çalışıyorlar. Çoğu çalışanın aksine, pilotlar tek bir yerde, tek bir sistem altında veya tahmin edilebilir saatlerde çalışmazlar. Bir görev günü İstanbul’da başlayıp başka bir kıtada sona erebilir, zaman dilimlerini aşabilir ve insan fizyolojik sınırlarını zorlayabilir. Bugün pilotlar, birlikte çalışmak üzere asla tam olarak tasarlanmamış iki sistem tarafından yönetiliyor: havacılık güvenliği düzenlemeleri ve çalışma süresi ile dinlenme ilgili iş kanunları. Her ikisi de önemlidir, ancak her zaman uyumlu değillerdir” dedi. Havacılığın dünyayı birbirine bağladığının ancak aynı zamanda ulusal ve bölgesel sistemler arasındaki farklılıkları da ortaya koyduğunun altını çizen Hay sözlerini şöyle bitirdi: “Bu farklılıklar, standartları yükseltmek yerine çalışanlara karşı yükümlülükleri azaltmak için kullanıldığında, sonuç eşit olmayan koruma, yasal belirsizlik ve çalışma koşulları üzerinde artan baskıdır. Pilotlar, havayolları ve düzenleyiciler, parçalanmış ve belirsiz yasal çerçeveler içinde faaliyet göstermek zorunda kalmamalıdır. Düzenleyiciler tutarlı kurallar sağlamalı ve güvenlik ile işgücü düzenlemeleri arasındaki boşlukları kapatmalıdır. Havacılığın sınırları yoktur ve düzenleyici çerçevelerimiz bu gerçekliğe uygun olarak tasarlanmalıdır.” Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler, yalnızca 26 Nisan ile sınırlı kalmıyor. Nisan ayı boyunca hayata geçirilen program; sosyal sorumluluk projeleri, anma etkinlikleri ve uluslararası katılımlı organizasyonlarla birlikte ilerliyor. Bu kapsamda, İstanbul’da düzenlenen IFALPA 80. Konferansı uluslararası katılımıyla öne çıkarken; Hava Kuvvetleri Müzesi’nde gerçekleştirilecek anma programı, Türk havacılık tarihine ve mesleğin köklerine odaklanıyor. Sosyal sorumluluk projeleri ise gençlerle bir araya gelinen etkinlikler ve farkındalık çalışmalarıyla destekleniyor. Nisan ayına yayılan bu etkinliklerle, pilotluk mesleğinin yalnızca operasyonel boyutuyla değil; tarihsel birikimi, toplumsal etkisi ve geleceğe yönelik rolüyle birlikte ele alınması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’nın 900 Üniversitesini Temsil Eden Dev Buluşma İstanbul’da Gerçekleştirildi Haber

Avrupa’nın 900 Üniversitesini Temsil Eden Dev Buluşma İstanbul’da Gerçekleştirildi

Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl 29’uncusu düzenlenen konferans kapsamında, 41 ülkeden 260 kurumdan rektörler, üniversite yöneticileri, politika yapıcılar ve uzmanlar olmak üzere yaklaşık 500 katılımcı İstanbul’da bir araya geldi. Prof. Dr. Garrell: Çeşitlilik ve Çoğulculuk EUA’nın Kimliğinin Bir Parçasıdır “Değişen Bağlamlarda Üniversiteler Arası İş Birliği” ana temasıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan EUA Başkanı Prof. Dr. Josep Maria Garrell, konferansa 41 farklı ülkeden katılımcının olduğunu belirterek, “Bu farklı bakış açıları, önümüzdeki iki gün boyunca tartışmalarımızı yönlendirmeye ve zenginleştirmeye büyük katkı sağlayacaktır. Çeşitlilik ve çoğulculuk, EUA’nın bir kuruluş olarak kimliğinin bir parçasıdır” diye konuştu. “İş Birliği Üniversitelerin Kalbinde Yer Alan Bir Konu” “Bu yıl, üniversitelerin varoluşunun tam merkezinde yer alan bir konuyu ele alacağız: İş birliği” diyen Prof. Dr. Garrell, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumlar, sektörler ve sınırlar arasında; eğitim, araştırma ve inovasyon alanlarında birlikte çalışmak, üniversitelerin faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle konferans boyunca, kurumlar arası iş birliklerini, kamu sektörü, endüstri ve diğer paydaşlarla kurulan ortaklıkları, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde ele alacağız. Ayrıca, üniversitelerin bu ortaklıkları geliştirmek ve sürdürülebilir kılmak için kullandığı yenilikçi yöntem ve araçları da inceleyeceğiz.” Prof. Dr. Durman: Üniversiteler Arası İş Birliği Vazgeçilmezdir Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da 6 bin yıllık tarihiyle medeniyetlerin, kültürlerin ve düşünce geleneklerinin buluşma noktası olan İstanbul’da bu konferansın düzenlenmesinin son derece anlamlı olduğunu ifade ederek, “Bugün üniversiteler de benzer bir misyon üstlenmektedir: İnsanları, disiplinleri, kurumları ve fikirleri sınırların ötesinde buluşturmak; çeşitliliği güç, yaratıcılık ve ortak ilerlemenin kaynağına dönüştürmek” dedi. Yükseköğretimde derin bir dönüşüm sürecinden geçildiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Durman, şunları kaydetti: “Dijitalleşme, yapay zekâ, değişen beceri ihtiyaçları, küresel belirsizlikler ve karmaşık toplumsal sorunlar, üniversitelerin yalnızca ne yaptığını değil, toplumla, bilgiyle ve birbirleriyle ilişkilerini nasıl konumlandırdıklarını da yeniden şekillendiriyor. Böyle bir ortamda üniversiteler arası iş birliği artık yalnızca faydalı değil, vazgeçilmezdir. Ne kadar samimi ve stratejik iş birliği yaparsak, topluma katkı sağlama kapasitemiz de o kadar artacaktır.” Eğitimden Dijital Dönüşüme Kritik Başlıklar İki gün süren konferans, yalnızca üniversiteleri değil, eğitim politikalarını, gençlerin geleceğini ve ülkelerin rekabet gücünü de yakından ilgilendiren başlıkları gündeme taşıdı. Konferansta, Avrupa üniversitelerinin önümüzdeki yıllarda nasıl bir yol haritası izleyeceği, hangi alanlarda birlikte hareket edeceği ve değişen dünya koşullarına nasıl uyum sağlayacağı kapsamlı şekilde ele alındı. Eğitimden dijital dönüşüme kritik başlıkların tartışıldığı oturumların yapıldığı konferansta, eğitim programlarının geleceği, araştırma ve inovasyon alanında ortak projeler, üniversite-sanayi iş birlikleri ve gençlerin değişen beklentileri detaylı şekilde değerlendirildi. Üniversitelerin birbirleriyle, kamu kurumlarıyla ve özel sektörle nasıl daha güçlü iş birlikleri kurabileceği, dijitalleşmenin eğitim ve araştırma üzerindeki etkileriyle üniversitelerin bu sürece nasıl uyum sağlayacağı da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AB’nin Yükseköğretim Stratejisi Gündemde Konferansta ayrıca Avrupa Birliği’nin yükseköğretime yönelik yeni fon ve destek programları, toplumsal güven gibi konular kapsamlı biçimde ele alındı. Sürdürülebilirlik, iklim krizi ve toplumsal dönüşüm gibi küresel meselelerde üniversitelerin üstleneceği rol de konferansın önemli gündem maddeleri arasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Elektrikli Araç Dönüşümü İkinci Eli Tetikliyor Haber

Türkiye’de Elektrikli Araç Dönüşümü İkinci Eli Tetikliyor

Türkiye’de elektrikli araç pazarı son yıllarda güçlü bir büyüme trendine girdi. 2022 yılında yüzde 1,2 olan pazar payı, 2023’te yüzde 6,8’e, 2024’te yüzde 10,1’e ve 2025’te yüzde 17,5’e yükselirken, 2026 ilk çeyrek itibarıyla yüzde 18 seviyesine ulaştı. Bu büyümenin etkileri, henüz görece düşük paylara sahip olsa da ikinci el elektrikli araç pazarında da hissedilmeye başlandı. Türkiye’de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN’ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, elektrikli araç pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elektrikli araç parkının 400 bin seviyesine yaklaştığını belirten Ülgür, “ÖTV avantajları ve kredi teşvikleri bu büyümede önemli rol oynadı. Bu gelişmeler, ikinci el elektrikli pazarını da doğal olarak besliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Ülgür, ikinci elde fiyatlama konusundaki belirsizliklerin, kurumsal oyuncuların artması ve ekspertiz altyapısının gelişmesiyle birlikte azaldığını, pazarda güvenin hızla oluştuğunu ifade etti. 2PLAN olarak yalnızca ticaret tarafında değil, sektörün bilgi tarafında da aktif olduklarını vurgulayan Ülgür, düzenledikleri konferans ve fuarlarla tüketicilerin ikinci el elektrikli araçlara yönelik soru işaretlerini gidermeyi hedeflediklerini kaydetti. “İlgi artık ‘bakayım nasılmış’ seviyesinin ötesine geçti” Orhan Ülgür, elektrikli araçlara ilişkin tüketici davranışında önemli bir kırılım yaşandığına dikkati çekerek, “İlgi artık ‘bakayım nasılmış’ seviyesinin ötesine geçti, kullanıcılar deneyimlemeye başladı.” dedi. Talebi artıran başlıca unsurların düşük yakıt maliyet, kullanım giderlerindeki avantaj ve teknolojik deneyim olduğunu ifade eden Ülgür, şarj altyapısındaki gelişmelerle menzil ve şarj süresi konusundaki soru işaretlerinin azaldığını söyledi. 2PLAN portföyünde elektrikli araçlara olan talebin yükseldiğini de belirten Ülgür, bu araçların daha hızlı alıcı bulduğunu ve özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artış sonrası tüketicinin daha bilinçli tercihler yaptığını vurguladı. Bu alanda uzmanlık gereksiniminin arttığına ve tüketicilerin kurumsal firmalarla ilerlemesinin önemine değinen Ülgür, 2PLAN olarak elektrikli araçlara özel ekspertiz altyapısı ve E-Plan güvence paketleriyle satış sonrası süreçleri de desteklediklerini kaydetti. “Petrol fiyatları elektrikliye geçişte tek başına belirleyici değil” Orhan Ülgür, artan petrol fiyatlarının elektrikli araçlara yönelimi desteklediğini ancak tek başına belirleyici olmadığını vurgulayarak, elektrik fiyatları, vergi politikaları ve şarj altyapısının da bu dönüşümde kritik rol oynadığını belirtti. İstanbul Etiler’de 50.000 metrekarelik ve İzmir Balçova’da 30.000 metrekarelik alanlarda hizmet veren 2PLAN Terminaller, geniş ürün yelpazesi ve kurumsal hizmet anlayışıyla müşterilerine güvenli bir alım-satım deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye–Azerbaycan Hukuk Köprüsü Bu Kez Ankara’da Güç Buldu! Haber

Türkiye–Azerbaycan Hukuk Köprüsü Bu Kez Ankara’da Güç Buldu!

Uluslararası Hukuk Dergisi INJURIA’nın öncülüğünde 2025 yılının Kasım ayında ilki Mersin’de gerçekleştirilen konferansa Mersin Barosu Aile Hukuku Komisyonu Başkanı ve INJURIA Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sahra Düzgün Tucel ev sahipliği yapmıştı. Uluslararası Hukuk Dergisi INJURIA ve Aile Hukuku Akademisi öncülüğünde bu kez Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansın paydaşları arasında Mersin Barosu, Ankara Üniversitesi ve Çağ Üniversitesi de yer aldı. KONFERANS ANKARA’DA GENİŞ KATILIMLA GERÇEKLEŞTİ Türkiye ve Azerbaycan’dan konuşmacıların katılımıyla 3 oturumda gerçekleşen konferansın açılışına AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Koç, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Ermenek, INJURIA Kurucu Başkanı Kamala Mammadova ve Gülnar Belediye Başkanı Fatih Önge, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Av. Özge Aydiş Toy, Azerbaycan Milli Meclisi Aile, Kadın ve Çocuk Meseleleri Komisyonu Başkanı Hicran Hüseynova, Azerbaycan Cumhuriyeti Hukuk ve İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı Mehemmed Quluzade, Aile Hukuku Akademisi Başkanı Av. H.M. İrem İleri ile Önceki Dönem Başkanı Av. Ömer Özgür Ünlü ve Av. Ersan Barkın’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen ve avukat katılım sağladı. “AMACIMIZA KARARLILIKLA İLERLEDİĞİMİZİ TEYİT EDİYORUZ” Konferansın açılış konuşmasını yapan Mersin Barosu Aile Hukuku Komisyonu Başkanı ve INJURIA Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sahra Düzgün Tucel, “Bugün burada yalnızca bir hukuk sempozyumunun açılışını gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda ikincisini düzenlemekten duyduğumuz gururla, bu yolda amacımıza kararlılıkla ilerlediğimizi, ortaya koyduğumuz iradenin ve bilinçli duruşumuzun her geçen gün daha da güçlendiğini hep birlikte teyit ediyoruz” dedi. “ORTAK HAFIZA, İRADE VE ADALET ANLAYIŞINI PERÇİNLİYORUZ” Aynı salonda; aynı tarihten beslenen, aynı vicdanla yürüyen ve aynı istikamete bakan iki kardeş milletin ortak hafızasını, iradesini ve adalet anlayışını perçinlediklerini sözlerine ekleyen Tucel, “1918’de Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye uzanan mücadelesi, bu kardeşliğin tarih önündeki güçlü örneklerinden biridir. Karabağ sürecinde ortaya konan dayanışma da göstermiştir ki Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ, sadece siyasi değil; vicdani, tarihî ve sarsılmaz bir kardeşlik bağıdır” diye konuştu. “MİLLETLERİ AYAKTA TUTAN ADALET DUYGUSUDUR” “Bir millet, iki devlet” şiarının yalnızca güçlü bir ifade olmadığını, aynı zamanda tarih önünde verilmiş bir söz olduğunu vurgulayan Tucel “Bu sözün içinde ortak hafıza vardır. Bu sözün içinde dayanışma vardır. Bu sözün içinde, iyi günde de zor günde de birbirinin yanında durma ahlakı vardır. Bakü’den Ankara’ya, Karabağ’dan Anadolu’ya, Şuşa’dan İstanbul’a uzanan bu kardeşlik hattı bize şunu öğretmiştir: Milletleri ayakta tutan sadece sınırlar, kurumlar ya da güç dengeleri değildir. Milletleri asıl ayakta tutan şey; adalet duygusu, vicdan birliği ve birbirine duyulan sarsılmaz güvendir. İşte tam da bu yüzden bugün huzurda tartışılacak hukuki konular, sadece maddelerden, mevzuattan ve teknik düzenlemelerden ibaret değildir; bunlar aynı zamanda bir toplumun adalet anlayışını, insana bakışını ve insan onuruna verdiği değeri yansıtan temel meselelerdir” ifadelerine yer verdi. “AİLE, BİR TOPLUMUN İLK HUKUK OKULUDUR” Bu değerin en açık şekilde görüldüğü alanların başında aile, kadın ve çocuğun geldiğini ifade eden Sahra Düzgün Tucel; “İşte bu sempozyum da tam olarak, hukukun bu hayati alanlardaki koruyucu, güçlendirici ve yol gösterici rolünü daha güçlü şekilde ortaya koymak bakımından büyük anlam taşımaktadır. Zira aile, bir toplumun ilk hukuk okuludur. İnsan, adaleti ilk kez aile içinde hisseder. Merhameti ilk kez orada öğrenir. Sorumluluğu, hakkaniyeti, sınırı, saygıyı ilk kez orada tanır. Kadın, yalnızca ailenin değil; toplumun hafızasının, dirayetinin ve geleceğinin taşıyıcısıdır. Çocuk ise geleceğin bekleyeni değil, bugünün emanetidir. Bir çocuğun güven içinde büyümesi, sadece bir sosyal politika başlığı değildir; bu, medeniyetin en temel imtihanıdır. Bu nedenle bugün burada yapılacak her değerlendirme, kurulacak her cümle, paylaşılacak her fikir son derece kıymetlidir” diye konuştu. “BİR FİKİR, BİR TOPLUMUN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREBİLİR” Salonda çok değerli hukukçuların, akademisyenlerin, bürokratların ve kanaat önderlerinin yer aldığını belirten Tucel, “Ortaya koyacağınız fikirlerin; yalnızca bugüne değil, yarına da ışık tutacağına yürekten inanıyorum. Zira bazen bir fikir, bir toplumun yönünü değiştirir. Kurulan samimi bir iş birliği, iki kardeş ülkenin gelecek nesillere çok daha sağlam bir zemin oluşturur. Biz bugün burada, ilk konferansımızda ortaya koyduğumuz güçlü zemini daha da sağlamlaştırmak, o gün gösterilen iradeyi daha ileri taşımak ve ortak hedeflerimizi daha güçlü bir kararlılıkla büyütmek için toplandık. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum” dedi. Tucel, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı; “Bir kez daha ifade etmek isterim ki: Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşliği, geçmişten geleceğe uzanan sarsılmaz bir iradedir ve bu irade, en güçlü ifadesini adalette, dayanışmada ve insanı merkeze alan ortak vicdanda bulmaktadır. Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyor, sempozyumumuzun ülkelerimiz, hukuk dünyamız ve geleceğimiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı Haber

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ve Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş’un da katılım sağladığı etkinlikte Borsa İstanbul’un önde gelen 25 şirketinden 70’i aşkın temsilci yerli ve yabancı 30’dan fazla portföy yönetim şirketinin 70’in üzerinde temsilcisiyle iki gün boyunca 170’ten fazla toplantı gerçekleştirerek yatırım kararlarına etki edecek bilgi alışverişinde bulundu. İki gün süren etkinliğin ikinci gününde düzenlenen özel oturumda katılımcılara “Küresel Belirsizliği Yönetmek” başlıkla sunumuyla seslenen T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye ekonomisi için beklentilerini ve yol haritasını katılımcılarla paylaştı. Özel oturumda gerçekleşen açılış konuşmasında duygularını paylaşan Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş “Türkiye Sermaye Piyasalarında hareket ve heyecan hiç eksik olmaz. Ancak bugün, küresel piyasaların çok daha karmaşık ve zorlu olduğu ortamda bir araya geldik. Bununla birlikte, şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz toplantıların katılımcılara farklı bakış açıları sunan, kilit sorulara ışık tutan son derece verimli bir zemin oluşturduğuna inanıyorum. Sayın Bakan Mehmet Şimşek’e, aramızda bulunarak bizleri onurlandırdığı için en içten teşekkürlerimizi sunmak isterim. Kendisini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu yıl, Borsa İstanbul’da işlem gören 25 şirketten yaklaşık 70 temsilciyi; Avusturya, Estonya, Yunanistan, Macaristan, Norveç, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve elbette Türkiye’den 31 portföy yönetim şirketini temsilen yaklaşık 70 fon yöneticisini ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Konferans boyunca 170’in üzerinde bire bir ve grup toplantısının gerçekleşmesi bekleniyor — ki bu sayı geçen yıl 130’du. Bu artış, Türkiye’nin kurumsal dünyasına yönelik ilginin ve etkileşimin giderek güçlendiğinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle, bugüne kadar bu platformun oluşmasına ve gelişmesine katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza—gerek geçmişte görev yapanlara gerek hâlen aramızda bulunanlara—yürekten teşekkür etmek isterim” dedi. 20 yıldır Türkiye Sermaye Piyasaları’na önemli katkılar sunan Türkiye Outlook Conference Serisi geçmişten bugüne ağırladığı yüzlerce farklı kurum ve kuruluştan bini aşkın katılımcıyla Türkiye Sermaye Piyasalarına katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz Havzası'nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan Haber

Karadeniz Havzası'nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan

Karadeniz Havzası'nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan: NAT-RES Projesi Avrupa Birliği Başkanlığı'nın Ulusal Otoritesi olduğu Interreg NEXT Karadeniz Havzası'nda Sınır Ötesi İşbirliği Programı kapsamında, "Karadeniz Bölgesinde NATech Dayanıklılık Girişimi - (NATech Resilience Initiative in the Black Sea Region)" projesi hayata geçiriliyor. Karadeniz Havzası'nın karşı karşıya olduğu en kritik güvenlik sorunlarından biri olan "Natech" (doğal afetlerin tetiklediği teknolojik kazalar) risklerinin yönetimi için uluslararası bir işbirliği ağı kuruldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü liderliğinde yürütülen proje; İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD İstanbul), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Ukrayna İş Destek Merkezleri Birliği (Ukrayna) ortaklığında oluşturulan Konsorsiyum tarafından uygulanıyor. 24 ay sürecek olan projenin toplam bütçesi 1.636.586,40 Avro olarak belirlendi. Proje için Avrupa Birliği'nden 1.472.927,76 Avro hibe desteği sağlandı. Afetlerin Tetiklediği Teknolojik Kazalara (Natech) Karşı İleri Teknoloji NAT-RES Projesi, deprem, sel ve çatışma gibi doğal veya insan kaynaklı felaketlerin sanayi tesislerinde tetikleyebileceği yangın, patlama ve kimyasal sızıntı gibi ikincil felaketleri (Natech olaylarını) önlemeyi hedefliyor. Proje ile Karadeniz Bölgesi'nde gelişmiş teknolojik çözümler, kapsamlı tehlike haritaları ve sağlam risk değerlendirme metodolojileri entegre edilerek bölgenin dayanıklılığının artırılması amaçlanıyor. AFAD-EKA Yazılımı Bölgesel Çapta Yaygınlaştırılacak Projenin en önemli çıktılarından biri, AFAD tarafından geliştirilen AFAD-EKA (Endüstriyel Kazalar Etki Alanı Modelleme) yazılım ının kapasitesinin artırılması ve ortak ülkeler için simülasyonların yapılmasıdır. Yazılım, su kaynaklarını etkileyen tehlikeli koşulların simülasyonunu da içerecek şekilde geliştirilecek; İstanbul(Türkiye), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Mykolaiv (Ukrayna)'de pilot uygulamalarla hayata geçirilecektir. Bu sistem sayesinde endüstriyel tesisler için gerçek zamanlı izleme ve erken uyarı mekanizmaları oluşturulacaktır. Sınır Ötesi Tatbikatlar ve Uluslararası İşbirliği Projede öne çıkan faaliyetler arasında şunlar bulunmaktadır: Tehlike Haritalarının Oluşturulması: Deprem, sel ve bölgesel çatışmaların tetiklediği teknolojik riskleri gösteren kapsamlı haritaların hazırlanması. Sınır Ötesi Tatbikatlar: AFAD rehberliğinde ve ortakların ev sahipliğinde, acil durum ekipleri, tesis çalışanları ve yerel otoriteler den oluşan 300'den fazla katılımcı ile Natech risk tatbikatlarının düzenlenmesi. Uluslararası Konferans: Projenin sonunda İstanbul'da düzenlenecek uluslararası konferans ile bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması. Proje Koordinatörü Doç. Dr. Hüseyin Özdemir: "Karadeniz'in Direncini Artırıyoruz" Projenin koordinatörlüğünü üstlenen İstanbul Teknik Üniversitesinden, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nde görev yapan Doç. Dr. Hüseyin Özdemir projenin vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Karadeniz Havzası, sanayi tesislerinin yoğunluğu ve sismik aktiviteler ile sel risklerinin birleştiği hassas bir coğrafyadır. NAT-RES projesi ile amacımız, sadece doğal afetleri değil, bu afetlerin tetiklediği ve çevre ile insan sağlığını tehdit eden teknolojik kazaları da öngörüp yönetebilmektir. Geliştireceğimiz AFAD-EKA yazılımı ve oluşturacağımız s nır ötesi işbirliği ağı sayesinde, yerel yönetimlerin ve sanayi tesislerinin müdahale kapasitelerini arPracağız. Bu proje, bölgedeki toplulukların güvenliği ve ekosistemin korunması adına atılmış stratejik bir adımdır.". Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fuarlar İzmir Ekonomisine Güç Katıyor Haber

Fuarlar İzmir Ekonomisine Güç Katıyor

Türk fuarcılığının merkezi konumundaki İzmir’de bu yıl, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ ya da farklı fuarcılık firmaları tarafından, toplam 30 fuar ve etkinlik düzenlendi. 2025 yılında Türkiye’nin en büyük ve modern fuar alanı Fuar İzmir ile Kültürpark’ta, 23 fuarın yanı sıra Dünya Robot Olimpiyatı (World Robot Olympiad-WRO) Türkiye Finali, Festival Voleybol İzmir 2025 Altyapılar Türkiye Şampiyonası, First Lego League yerel ve ulusal turnuvaları gibi birçok etkinlik gerçekleştirildi. İzmir’i ve düzenlendiği sektörleri dünyayla buluşturan fuarlar, şehrin uluslararası bir ticaret ve kültür merkezi olma hedefini desteklerken iş dünyası ve ziyaretçiler için de yeni fırsatlar sundu. 4 binin üzerinde firmanın katılımcı olduğu fuarlar ve etkinlikler; Türkiye’nin dört yanından ve 120’yi aşkın ülkeden 2 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlarken ortaya çıkan 100 milyonlarca liralık katma değer; kent ve ülke ekonomisine, istihdama, ihracata da katkı sağladı. Ticaret Bakanlığı’nın istatistiklerine göre; Türkiye’nin 2025 yılı ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar doların üzerine çıktı. Faaliyet illerine göre ihracat istatistiklerine bakıldığında 2025 yılında İzmir, doğal taştan lojistiğe, modadan üretim teknolojilerine kadar birçok sektörde düzenlenen fuarların da katkısıyla toplam 23,6 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin en fazla ihracat yapan üçüncü ili oldu. 2026’da da fuar bereketi yaşanacak İzmir, 2026 yılında da çok sayıda fuar ve etkinliğe ev sahipliği yapacak. İZFAŞ’ın organizasyonunda ya da farklı fuarcılık şirketleri tarafından Fuar İzmir ve Kültürpark’ta 30’un üzerinde fuar ile etkinlik düzenlenecek. Yıl boyunca farklı sektörlerden binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayacak bu organizasyonlar, İzmir’in ticaret, turizm ve tanıtım gücüne önemli katkı sağlamayı sürdürecek. 2026 takviminin öne çıkan etkinlikleri arasında yer alan, Avrupa’nın en büyük moda fuarlarından IF Wedding Fashion İzmir - 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, Fuar İzmir’de 20-22 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek. İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği partnerliğinde, modanın ve gelinliğin başkenti İzmir’de gerçekleşecek fuar, bu yıl da abiye, gelinlik, damatlık, aksesuar ve çocuk abiye ürün gruplarında en yeni koleksiyonları vitrine çıkaracak. 2027 modasının sergileneceği fuar, ünlü markaların yanı sıra genç tasarımcıların da sahne alacağı renkli defilelere ev sahipliği yapacak. Dolu dolu fuar takvimi 8 – 11 Ocak’ta PET İZMİR - 9. Uluslararası İzmir Evcil Hayvan Ürün, Malzeme ve Aksesuar Tedarikçileri Fuarı’na ev sahipliği yapan Fuar İzmir’de, yılın ilk üç ayında IF Wedding Fashion İzmir’in yanı sıra 3 – 7 Şubat’ta AGROEXPO - Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, 25 – 29 Mart’ta İZFURNEX - İzmir Mobilya Fuarı, 26 – 29 Mart’ta IMATECH -Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, 27 – 29 Mart’ta da OPTIC WORLD İZMİR- Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı gerçekleştirilecek. Yine yeni yılın ilk üç ayında, First Lego League yerel ve ulusal turnuvaları düzenlenecek. Doğal taş sektöründe dünyanın en önemli buluşmalarından olan ve dünya doğal taş ticaretine yön veren Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 14 - 17 Nisan 2026 tarihleri arasında 31. kez kapılarını açacak. Yıl boyunca; 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndan İzmir Kitap Fuarı’na, Logistech – Uluslararası Lojistik Depolama ve Teknolojileri Fuarı’ndan önümüzdeki yıl 20’ncisi gerçekleştirilecek TTI İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’ne kadar, düzenlenecek fuarların yüz binlerce kişiyi ağırlaması bekleniyor. İzmir, fuarlarıyla ve etkinlikleriyle uluslararası alanda adından söz ettirirken yeme içmeden turizme, ulaşımdan konaklamaya kadar tüm sektörlere katkı sağlayarak şehrin refahını ve Türkiye’nin ihracatını artırmaya devam edecek. İZFAŞ, 2026’da Avrupa fuarcılık sektörünü İzmir’de buluşturacak Fuarlar kenti İzmir, 2026’da uluslararası ölçekte önemli bir etkinliğe de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İZFAŞ, Avrupa fuarcılık endüstrisinin en prestijli buluşmalarından biri olan Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği (UFI) Avrupa Konferansı’nı 3–5 Haziran 2026 tarihlerinde İzmir’de düzenleyecek. Dünyanın farklı ülkelerinden 300’ün üzerinde fuar alanı işletmecisi, organizatör ve servis sağlayıcı firmanın üst düzey temsilcileri İzmir’de olacak. Kentin fuar ve kongre merkezi olma vizyonunu güçlendirecek konferans kapsamında çok sayıda uluslararası fuar organizasyonu ve iş birliğinin de şekillenmesi öngörülüyor. Panellerin ve atölyelerin yer alacağı konferansın Fuar İzmir’de düzenlenmesi, Türkiye ve İzmir için fuarcılık alanında önemli bir ivme ve prestij sağlayacak. “Kenti uluslararası ölçekte daha güçlü bir fuarcılık merkezi haline getireceğiz” İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’de düzenlenen fuarların kentin üretim gücünü, sektörel çeşitliliğini ve organizasyon kapasitesini dünya ile buluşturan önemli platformlar haline geldiğini belirterek, “Fuarlar ve etkinlikler; ticari ilişkileri geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda kültür, turizm ve şehir yaşamı gibi pek çok alana da katkı sunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın, İzmir’i üretim, ihracat ve uluslararası iş birlikleri üzerinden büyütmeyi hedefleyen yaklaşımı, fuarcılık alanındaki çalışmalarımıza güçlü bir yön veriyor. Bu vizyon sayesinde İzmir, uluslararası fuarcılıkta güvenilirliği ve tercih edilirliği artan bir merkez olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda, UFI’nin uluslararası bir konferansının 52 yıl sonra yeniden İzmir’de düzenlenmesi, kentimizin küresel ölçekteki görünürlüğünü pekiştirirken; 2026 yılı boyunca hayata geçirilecek fuar ve etkinliklerle İzmir’i uluslararası fuarcılıkta daha güçlü ve kalıcı bir merkez konumuna taşımayı hedefliyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.