Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konfor

Kapsül Haber Ajansı - Konfor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konfor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğuş Marine Deniz Teknolojilerindeki Hizmet Kapsamını Garmin İle Genişletiyor Haber

Doğuş Marine Deniz Teknolojilerindeki Hizmet Kapsamını Garmin İle Genişletiyor

Doğuş Marine, gerçekleştirdiği yeni iş birliğiyle deniz teknolojileri alanındaki ürün ve hizmet kapsamını genişletti. Garmin Marine ürünleri ve aksesuarlarının yanı sıra Fusion ve JL Audio ses sistemleri, Lumishore aydınlatma çözümleri ve Garmin denizcilik odaklı akıllı saatleri, Doğuş Marine’in Bodrum, Göcek ve Didim’deki hizmet noktalarında sunulacak. İş birliği kapsamında Doğuş Marine; müşterilerin ihtiyaçlarına uygun sistemlerin belirlenmesinden uygulama ve kuruluma, devreye almadan teknik servis ve satış sonrası desteğe kadar uzanan süreçlerde hizmet verecek. Böylece tekne sahiplerinin seyir, güvenlik ve tekne içi yaşam deneyimine yönelik farklı ihtiyaçlarının Doğuş Marine’in hizmet yapısı içinde karşılanması amaçlanıyor. Satıştan teknik servise kapsamlı hizmet Garmin’in navigasyon, radar, sonar, otopilot ve haberleşme sistemlerini kapsayan deniz elektroniği ürünlerinin yanı sıra deniz tipi ses ve aydınlatma çözümleri ile denizcilik odaklı akıllı saatler de Doğuş Marine’in uygulama ve satış sonrası hizmet deneyimiyle buluşacak. Tekne sahipleri, ihtiyaçlarına uygun teknolojilerin belirlenmesi, sistemlerin tekneye uygulanması ve kullanım süresince desteklenmesi süreçlerinde Doğuş Marine’den hizmet alabilecek. Denizde teknoloji ve konfor bir arada İş birliğinin ürün gamında seyir ve güvenlik teknolojilerinin yanı sıra tekne içindeki yaşam deneyimini geliştiren çözümler de bulunuyor. Fusion ve JL Audio’nun deniz koşullarına uygun ses sistemleri ile Lumishore’un su altı ve su üstü kullanımına yönelik LED aydınlatma çözümleri, farklı tekne tiplerine ve kullanıcı beklentilerine uygun seçenekler sunuyor. “Tekne sahipliğinin her aşamasında müşterilerimizin yanında olacağız” Denizcilikte güvenli, kesintisiz ve konforlu bir deneyimin, teknenin fiziksel özellikleri kadar üzerindeki teknolojik sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışmasına da bağlı olduğunu belirten Doğuş Marine Direktörü Mustafa Murat Uluer, “Baytekin Teknik Cihazlar ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle müşterilerimize seyir ve güvenlik sistemlerinden tekne içi yaşam deneyimini geliştiren teknolojilere kadar geniş bir ürün ve hizmet kapsamı sunacağız. Satış, uygulama, teknik servis ve satış sonrası desteği bir araya getirerek müşterilerimizin tekne sahipliği deneyimini daha kolay, güvenli ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyoruz. Amacımız yalnızca tekne sunan bir marka olmak değil; tekne sahipliğinin her aşamasında müşterilerimizin yanında yer alan güvenilir ve uzun vadeli bir çözüm ortağı olmak. Doğuş Marine olarak Doğuş Otomotiv’in kurumsal hizmet anlayışını denizcilik sektöründe daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Range Rover’dan Londra’nın İkonik Ruhunu Yansıtan İki Yeni Özel Kürasyon Haber

Range Rover’dan Londra’nın İkonik Ruhunu Yansıtan İki Yeni Özel Kürasyon

Londra’nın tarihi dokusu ve ilham verici enerjisini tasarımlarına taşıyan Range Rover Velar Belgravia Edition ve Range Rover Evoque Hoxton Edition, markanın karakteristik tasarım dilini özel detaylarla harmanlıyor. Yeni model yılı güncellemeleriyle aileye katılan bu özel modeller, İngiliz mirasını zenginleştirilmiş donanımlarla buluşturuyor. Mimari ile Çağdaş Lüksün Dengesi: Range Rover Velar Belgravia Edition İlhamını tasarım ile mimariden alan ve ilk kez Londra Tasarım Müzesi'nde tanıtılmasının ardından Dünya Genelinde Yılın Otomobil Tasarımı ödülüne layık görülen Range Rover Velar, çağdaş lüksü yeniden tanımlayan Belgravia Edition ile markaya yepyeni bir soluk getiriyor. Adını, klasik Georgian mimarisini modern lüks yaşam tarzıyla birleştiren Londra’nın ünlü bölgesi Belgravia’dan alan model, bölgenin zarif dokusunu yansıtıyor. Range Rover'ın köklü mirasını ve tasarım detaylarına gösterilen özeni bir araya getiren Belgravia Edition, markanın özgün karakterini yansıtıyor. Dış tasarımda modele özel 20 inç Dark Agate Grey jantlar, "Belgravia Edition" dış armaları ve zemin aydınlatmaları öne çıkıyor. İç mekanda ise aydınlatmalı eşikler, özel siyah fırçalanmış alüminyum kaplamalar ve zıt renkli dikişlere sahip deri koltuklar oldukça zarif bir atmosfer oluşturuyor. Teknoloji ve konfor odaklı kabinde, 11,4 inç kavisli dokunmatik merkezi ekran sezgisel bir kullanım sağlarken; Konfigüre Edilebilir Kabin Aydınlatması, Head-up Display, Park Asistanı ve Gelişmiş İç Mekan Hava Temizleme Sistemi gibi yenilikler standart olarak sunuluyor. Şehrin Yenilikçi ve Enerjik Yüzü: Range Rover Evoque Hoxton Edition Ailenin şehirli ve kompakt üyesi Range Rover Evoque, yeni Hoxton Edition ile Londra'nın trend belirleyen enerjik ruhunu yollara taşıyor. Yeniliklere öncülük eden ve trend belirleyenlerin uğrak noktası olan, moda ve tasarım üzerindeki güçlü etkisiyle bilinen Hoxton bölgesinden ilham alan model; semtin canlı kültürünü kendine özgü tasarım dokunuşlarıyla yansıtıyor. Yeni Platinum Atlas dış tasarım detayları ve 20 inç Satin Gold jantlar modelin göz alıcı görünümünü pekiştiriyor. İç mekanda yer alan "Hoxton Edition" detaylı aydınlatmalı eşikler, özel alüminyum kaplamalar ve dikiş detaylı deri koltuklar bu yenilikçi ruhu tamamlıyor. Standart donanımlar arasına eklenen Head-up Display, 3D Çevresel Görüş Kamera Sistemi ve Gelişmiş İç Mekan Hava Temizleme Sistemi teknolojileri, Evoque'un zahmetsiz ve konforlu sürüş deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Borusan Otomotiv Yetkili Satıcılarında Yerini Aldı Range Rover ailesinin iki özel modeli Range Rover Velar Belgravia Edition ve Range Rover Evoque Hoxton Edition, 17–18 Ekim tarihleri itibarıyla tüm Borusan Otomotiv Land Rover Yetkili Satıcılarında yakından incelenebilecek. Modeller, Ekim ayına özel takas desteğiyle satışa sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks FEST Üçüncü Kez Türkiye Yollarında Haber

Renault Trucks FEST Üçüncü Kez Türkiye Yollarında

23 Ekim’de Bursa’da tamamlanacak Renault Trucks FEST, ağır ticari araçlardan hafif ticari araçlara uzanan genişleyen araç gamını taşımacılık profesyonelleriyle buluştururken eğlenceli aktiviteleri ile de büyük ilgi görüyor. Renault Trucks’ın taşımacılık profesyonelleriyle şehir şehir buluştuğu Renault Trucks FEST, üçüncü yılında genişleyen araç segmentleri ve yenilenen etkinlikleriyle Türkiye turuna devam ediyor. İlk kez 2024’te düzenlenen ve gelenekselleşen FEST, bu yıl da Renault Trucks dünyasını taşımacılık profesyonelleri, sürücüler ve filo yöneticileriyle bir araya getiriyor. 29 Eylül’de İstanbul Hadımköy’de başlayan Renault Trucks FEST, İzmit, İzmir, Antalya ve Konya etaplarını tamamladı. Her durakta Renault Trucks’ın teknoloji, güvenlik, konfor ve verimlilik odaklı çözümlerini farklı deneyimlerle buluşturan etkinlik, interaktif oyunları ve festival atmosferiyle de katılımcılara keyifli anlar yaşatıyor. Renault Trucks FEST’in ailesi Master Red EDITION ile büyüyor Renault Trucks FEST’in üçüncü yılında en önemli yeniliklerden biri, Renault Trucks Türkiye’nin ürün gamına bu yıl katılan Master Red EDITION oluyor. Böylece 16 ton ve üzeri araç gamında Renault Trucks T, T High, C, K ve D serilerinin yanı sıra hafif ticari araç segmentinde de Master Red EDITION da FEST yolculuğuna katılıyor. Renault Trucks’ın hafif ticari araç segmentindeki yeni temsilcisi, FEST boyunca yalnızca ürün özellikleriyle değil, bu özellikleri eğlenceli bir deneyime dönüştüren aktivitelerle de öne çıkıyor. Renault Trucks Türkiye, Master Red EDITION ile ağır ticari araç alanındaki uzmanlığını hafif ticari araç segmentine de taşıyarak profesyonel müşterilerine sunduğu çözüm alanını genişletiyor. Şasi kabin ve panelvan versiyonlarıyla farklı ticari kullanım ihtiyaçlarına yanıt veren Master Red EDITION; lojistikten dağıtıma, belediye hizmetlerinden saha operasyonlarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ediyor. Master Red EDITION’ın Renault Trucks FEST’e katılmasıyla ziyaretçiler, Renault Trucks’ın farklı operasyonların ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümleri aynı etkinlik çatısı altında deneyimleyebiliyor. Ağır ticari araçlardan hafif ticari araçlara uzanan geniş ürün ailesi, Renault Trucks’ın profesyonel taşımacılığın farklı ihtiyaçlarına yönelik yaklaşımını FEST boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerine taşıyor. Özellikle Master Red EDITION’ın geniş yükleme hacmine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen koli yükleme aktivitesi, en fazla ilgi gören etkinliklerden biri oluyor. Katılımcılar, kolileri aracın yükleme alanına yerleştirmeye yönelik oyunla Master Red EDITION’ın sunduğu kullanım alanını eğlenceli ve etkileşimli bir şekilde keşfetme fırsatı buluyor. Renault Trucks dünyası, Türkiye turunda deneyim ve eğlenceyle buluşuyor Farklı etkinlikler ve sürprizlerle renklenen FEST, sadece araç özelliklerinin paylaşıldığı değil, katılımcıların bu özellikleri deneyimin bir parçası olarak keşfettiği bir buluşma olarak yoluna devam ediyor. Tamamlanan beş şehirde taşımacılık profesyonelleri, sürücüler ve filo yöneticileri; Renault Trucks ve yetkili bayi ekipleriyle bir araya gelirken, farklı taşımacılık ihtiyaçlarına yönelik sunulan çözümleri de yakından deneyimledi. 10 şehirde Renault Trucks FEST Renault Trucks FEST, Mersin, Adana, Diyarbakır, Ankara ve Bursa’da taşımacılık profesyonelleriyle buluşmaya devam edecek. FEST’in üçüncü Türkiye turu, 23 Ekim’de Bursa’da sona erecek. Toplam 10 ili kapsayan organizasyon boyunca Renault Trucks, yetkili satış ve servis bayileriyle birlikte müşterileri ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek hem genişleyen ürün ailesini hem de Renault Trucks dünyasının sunduğu deneyimleri paylaşmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

National Geographic ve Boyner, Kâşiflere İlham Vermek için Yeniden Bir Arada Haber

National Geographic ve Boyner, Kâşiflere İlham Vermek için Yeniden Bir Arada

Her rota, keşfedilmeyi bekleyen yeni bir hikâyeye açılıyor. Bazen yeni bir şehrin sokaklarında, bazen hafta sonu doğaya uzanan bir yolculukta, bazen de her gün geçtiğimiz yollarda… National Geographic’in yeni sezon koleksiyonu da bu merak duygusundan besleniyor; konforu, işlevselliği ve teknik detayları yalnızca outdoor deneyimlerin değil, gündelik hayatın da bir parçası haline getiriyor. 135 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan National Geographic'in etki odaklı mirası ve geleceği, Boyner’de çağdaş bir stil anlayışıyla yeniden yorumlanıyor. Sade siluetler, doğadan ilham alan renkler ve işlevsel detaylarla şekillenen kadın, erkek ve çocuk koleksiyonları; değişen hava koşullarına uyum sağlayan yapıları ve hareket özgürlüğünü destekleyen tasarımlarıyla günün farklı anlarına eşlik ediyor. “Dünyanın en güçlü keşif miraslarından biriyle yeniden iş birliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz.” Boyner’de farklı tarzlara yanıt veren zengin bir seçki sunduklarını vurgulayan Boyner Büyük Mağazacılık Ürün ve Kategori Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ: “Boyner müşterilerinin geçmiş sezonlardan yakından tanıdığı ve ilgiyle karşıladığı National Geographic ile iş birliğimizi bir adım öteye taşımak ve yolculuğumuza aynı tutkuyla devam etmek bizim için heyecan verici. Dünyanın en güçlü keşif miraslarından birine sahip National Geographic’in işlevselliği güncel tasarım anlayışıyla buluşturan yaklaşımının seçkimize farklı ve güçlü bir değer kattığına inanıyoruz. Her türlü hava koşuluna uyum sağlayan teknik özellikleri, konfor ve çağdaş tasarımla bir araya getiren sonbahar-kış koleksiyonu; şehir hayatından doğaya uzanan farklı anlara eşlik eden çok yönlü bir stil sunuyor. National Geographic ile müşterilerimizi yalnızca yeni bir koleksiyonla değil, merakı, keşfetme arzusunu ve yeni deneyimlere açık olmayı hayatın her anına taşıyan bir dünyayla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. The Walt Disney Company Türkiye Ülke Genel Müdürü Cenk Soner; "Boyner'in uzmanlığı ve National Geographic'in güçlü marka mirasını bir araya getiren bu projenin, markanın temsil ettiği keşif ve merak ruhunu Türkiye'de daha geniş kitlelere ulaştıracağına inanıyoruz. Bu yolculukta Boyner ile yeniden bir araya gelmekten ve National Geographic'in hikâyesini yeni nesillerle buluşturacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." dedi. Doğanın izleri, şehrin enerjisi National Geographic’in yeni sezonunda renkler de bu hikâyenin bir parçası oluyor. Toprak tonları, kamuflaj, haki, bej ve antrasit gibi doğayla özdeşleşen renkler; modern kesimlerle yorumlanıyor. Ortaya çıkan palet, doğanın dinginliğini modern yaşamın enerjisiyle aynı noktada birleştiriyor. Koleksiyonda yer alan su itici özellikli katmanlar ve rüzgar geçirmeyen yapılar ise doğa koşullarına karşı koruma sağlıyor. Boyner, National Geographic’in dünyasını keşfetmek isteyen herkesi Boyner’e, Boyner Online’a, Boyner uygulamasına ve Boyner Now’a bekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Furnishings & Design Istanbul, Üçüncü Yılında Da Büyük İlgi Gördü  Haber

Furnishings & Design Istanbul, Üçüncü Yılında Da Büyük İlgi Gördü 

24–26 Eylül tarihleri arasında “Where Design Leads” (Tasarıma Yön Verenlerin Olduğu Yer) mottosuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, bu yılki buluşmasında 90 markanın en yeni tasarımlarını, dört sergide 85 özel seçkiyi, 21 farklı ürün grubunu ve tasarım dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Mobilyadan aydınlatmaya, ev tekstilinden aksesuara kadar bütün kategorilerde iç mekân ekosisteminde tasarımın çıtasını belirleyen fuarı bu yıl 45 ülkeden 23 bin 467 kişi ziyaret etti. Mobilya sektöründe tasarım ve ihracat buluşması olarak Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen Furnishings & Design Istanbul (FDI), İstanbul Fuar Merkezi’nde üç gün boyunca mobilyadan aydınlatmaya, ev tekstilinden aksesuara kadar iç mekân ekosisteminin bütün paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. FDI Istanbul bu yıl 12 bin metrekarelik iki salonda, 90 marka, 85 özel seçki, 14 panelde 30’u aşkın konuşmacı ve dört tasarım odaklı sergiye ev sahipliği yaptı. Fuarda Ticaret Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen yabancı alım heyeti programı; ABD, Almanya, İtalya, Azerbaycan, Bahreyn, Burkina Faso, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahili, Gana, Güney Afrika, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, Katar, Makedonya, Meksika, Nijerya, Pakistan, Senegal, Slovenya, Tunus ve Yunanistan’dan nitelikli uluslararası alıcıları Türk markalarıyla bir araya getirdi. Bu yıl 45 ülkeden toplam 23 bin 467 kişinin ziyaret ettiği fuarda üreticiler, markalar ve tasarımcılar arasında tanışma ve iş birliği kültürünü geliştirmeyi amaçlayan Designer-to-Business (D2B) Programı kapsamında ise 50 görüşme gerçekleşti. Tasarımın ve uluslararası iş birliklerinin kalbi İstanbul’da attı Tasarımı endüstrinin vazgeçilmez bir unsuru haline getirme misyonunu üstlenen FDI Istanbul’a olan ilginin her geçen yıl giderek arttığını belirten Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “Fuarımız; küresel boyuta ulaşan vizyonu ve tasarımla üretilen katma değer sayesinde sektörümüzün gelişimine öncülük ediyor. Bu yıl da özgün tasarım anlayışı, sürdürülebilir üretim ve uluslararası iş birliğinin ön plana çıktığı FDI Istanbul’da üreticiler, tasarımcılar, akademi, kamu ve sektör profesyonelleri güçlü bir sinerji oluşturdu. 90 markanın en yeni koleksiyonlarının sergilendiği fuarda dört farklı sergi alanında ise tasarımın üretim ve ifade biçimlerine odaklanıldı. New Horizon Exhibition, 42 bağımsız tasarımcının yaratıcı fikirlerini görünür kılarken; Design Circle’da ‘Malzemenin Hafızası’ temasıyla malzemenin taşıdığı hikâyeler üzerinden 30’un üzerinde ürünün sergilenmesine alan açtık. Masterful sergisinde üç tasarım merkezinin geliştirdiği ve dört mobilya markasının ürettiği özel ürünler yer alırken, Big Soft sergisi de konfor kavramını mekân atmosferi olarak yeniden yorumladı. Ticaret Bakanlığı’mızın desteğiyle düzenlenen yabancı alım heyeti programıında da ABD, Almanya, İtalya, Hindistan, Güney Afrika ve Katar gibi ülkelerden nitelikli alıcılarını Türk markalarıyla buluşturduk. Tasarımın yalnızca sergilenmediği, sektör için ölçülebilir değer yarattığı FDI Istanbul, önümüzdeki yıl da yenilikleri ve ilkleri ile İstanbul’u küresel tasarım dünyasının en güçlü çekim merkezlerinden biri haline getirmeye devam edecek.” dedi. FDI Stage & Talks, tasarıma dair fikirlerin geçidine dönüştü FDI İstanbul’un bu yılki edisyonunda düşünsel ve kültürel programının merkezinde yer alan FDI Stage & Talks’ta üç gün boyunca tasarım, yaratıcı ekonomiler, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve mobilya sektöründeki yapısal dönüşümü farklı perspektiflerden ele alındı. 14 panel ve 30’u aşkın önemli ismin yer aldığı programda; daha iyi üretim, daha güçlü pazarlama modelleri, yeni nesil iş birlikleri ve networking kültürünün geleceği tartışıldı. Programın uluslararası konukları arasında biyomimetik tasarım yaklaşımının öncülerinden Ross Lovegrove, fuarın ilk günü resmi açılış programının hemen ardından gerçekleştirilen oturumda sahneye çıktı. Yoğun katılımın gerçekleştiği oturumda Lovegrove; teknoloji, biyoloji, yapay zekâ ve doğanın tasarımla kurduğu yeni ilişkiyi ele alarak, geleceğin üretim anlayışına ve tasarım kültürüne ilişkin vizyonunu paylaştı. Fuarda Lovegrove’un yanı sıra Julio Rodrigo Fuentes, Philipp Trompeter, Signe Byrdal Terenziani ve Carlo Biasia gibi uluslararası isimler de FDI Stage & Talks kapsamında Türkiye’den tasarımcı, mimar, akademisyen ve sektör temsilcileriyle aynı sahneyi paylaştı. Türkiye’den ise Şebnem Buhara, Defne Koz, Yeşim Kozanlı, Burç Özarıtan, Mustafa Toner, Kunter Şekercioğlu, Ece Yalım, Ahmet Raşit Karaaslan, Erdem Akan, Kerem Özerler ve Pınar Hacıraifoğlu başta olmak üzere çok sayıda değerli isim programda yer aldı. FDI Stage & Talks bu sayede yalnızca güncel tasarım gündeminin konuşulduğu bir sahne olmanın ötesine geçerek; üretim, tasarım, teknoloji, sürdürülebilirlik ve iş dünyası arasındaki yeni ilişkileri tartışmaya açtı. 10 marka ve 28 tasarımcının katılımıyla 50 bire bir görüşme gerçekleştirildi Bu yıl FDI İstanbul kapsamında düzenlenen Designer to Business (D2B) programı, İDEALİST Tasarım Derneği yürütücülüğünde gerçekleştirildi. 25 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen program kapsamında 50 üretici-tasarımcı toplantısı gerçekleşti. Görüşmelerde markalar ve tasarımcılar projelerini, ürünlerini ve tasarım yaklaşımlarını paylaşarak yeni bağlantılar kurma ve olası iş birliklerini değerlendirme fırsatı buldu. D2B programı, tasarım dünyası ile iş dünyası arasında doğrudan iletişimi güçlendiren buluşmalarla tamamlandı. Rakamlarla FDI Istanbul FDI İstanbul’un ilk üç edisyonunda 240 marka, Türkiye dâhil 108 ülkeden 63 bin 34 ziyaretçiyle İstanbul’da buluştu. 16 özel kreasyonlu sergide 293 özel seçki ziyaretçilerle paylaşıldı. Üç gün süren FDI Stage & Talks programında alanında uzman 100’den fazla isim, öğretici, geliştirici ve harekete geçirici sunumlarıyla yer aldı. Designer-to-Business Programı kapsamında ise 675 iş görüşmesi gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de Masaj Koltuğu Pazarı Büyüyor, Teknoloji Beklentileri Değiştiriyor Haber

Türkiye'de Masaj Koltuğu Pazarı Büyüyor, Teknoloji Beklentileri Değiştiriyor

Türkiye'de 1990'lı yıllarda henüz çok az bilinen masaj koltukları, bugün farklı kullanıcı beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap veren gelişmiş bir ürün kategorisine dönüştü. Dünyada özellikle Uzak Doğu'da yaygın bir kullanım alanına sahip olan sektör, Türkiye'de de artan ürün çeşitliliği ve gelişen teknolojilerle büyümesini sürdürüyor. Pazardaki değişim yalnızca ürünlerle sınırlı değil, tüketici profili de dönüşüyor. Fiyat ve tasarımın yanında kullanılan teknoloji, kişiselleştirme seçenekleri, kullanım kolaylığı, garanti ve satış sonrası hizmet satın alma kararında daha fazla önem kazanıyor. Tüketici artık teknolojiyi ve kişiselleştirmeyi sorguluyor Türkiye'de masaj koltuğu sektörünün gelişiminde uzun yıllardır yer alan Cellini Kurucusu İbrahim Erim, tüketici beklentilerindeki değişimin sektör açısından yeni bir rekabet ortamı yarattığına dikkat çekiyor. Erim, “Cellini'yi kurduğumuz 1996 yılında masaj koltukları Türkiye için oldukça yeni bir kategoriydi. Geçen yıllar içerisinde bu ürünlerin tanınmasına, yaygınlaşmasına ve Türkiye'de bir pazar oluşmasına öncülük ettik. Bugün ise teknolojiyi araştıran, ürünleri karşılaştıran ve beklentileri yükselen çok daha bilinçli bir tüketici profili var. Bizim odağımız da dünyadaki yenilikleri ve yeni teknolojileri Türkiye'deki kullanıcılarla buluşturmak yönünde ilerliyor.” Masaj koltuğunda rekabet teknolojiye kayıyor Masaj koltuklarında yaşanan teknolojik dönüşüm, tüketicinin üründen beklentilerini de değiştiriyor. Bir dönem ağırlıklı olarak konfor odaklı değerlendirilen kategoride bugün yapay zeka destekli vücut analizi, gelişmiş masaj mekanizmaları, çift motorlu sistemler, kişiselleştirilmiş programlar, Zero Gravity, hava basınçlı masaj ve sesli kontrol gibi teknolojiler öne çıkıyor. Cellini’nin güncel ürün gamında da 3D’den 5D’ye uzanan farklı masaj teknolojileri, akıllı vücut tarama sistemleri ve kişiye göre şekillenen programlar bir arada kullanılıyor. Böylece standart bir masaj deneyiminin ötesine geçilerek, kullanıcının vücut yapısı ve ihtiyaçlarına daha uyumlu uygulamalar sunuluyor. Cellini Kurucusu İbrahim Erim, “Bugün masaj koltuklarında asıl rekabet, teknolojiyi ne kadar doğru ve kişiye özel kullanabildiğiniz üzerinden şekilleniyor. Yapay zeka, vücut analizi ve gelişmiş masaj sistemleri sayesinde ürünler artık kullanıcıyı daha iyi tanıyan ve deneyimi ona göre uyarlayan bir yapıya doğru ilerliyor. Kısaca masaj koltuklarında yaşanan teknolojik gelişim sektörün yönünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. Yapay zekanın özellikle kişiselleştirme konusunda sektöre önemli yeni olanaklar kazandıracağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Satış sonrası hizmet satın alma kararının parçası oluyor Ürünlerin teknolojik olarak gelişmesi ve uzun yıllar kullanılması, servis, garanti ve yedek parça desteğini de tüketicinin satın alma kriterleri arasına taşıyor. İbrahim Erim, özellikle teknolojik ürünlerde satış sonrası güvenin önemine dikkat çekerek, “Tüketici yalnızca bugün satın aldığı ürüne bakmıyor. İlerleyen yıllarda ihtiyaç duyduğunda markaya ulaşabilmek, servis ve yedek parça desteği alabilmek istiyor. Satış sonrası hizmet artık sektörümüzde rekabetin önemli unsurlarından biri” diyor. Cellini'nin Türkiye genelindeki servis yapılanması bugün 81 ilde 360 noktaya ulaşıyor. Masaj koltuklarının kullanım alanı genişliyor; ofisler ve kurumsal kullanım Sektördeki bir diğer değişim kullanım alanlarında yaşanıyor. Ev kullanımının yanı sıra şirketlerin dinlenme alanları, yönetici ofisleri, oteller ve farklı ticari mekanlar da masaj koltukları için yeni kullanım alanları oluşturuyor. Çalışan deneyimine verilen önemin artmasının kurumsal talebi desteklediğini belirten Erim, “İş yaşamında insanların kısa sürelerle dinlenebileceği alanlara verilen önem artıyor. Bunun masaj koltuklarının kurumsal kullanımını da geliştireceğini düşünüyoruz” dedi. Türkiye pazarı gelişme potansiyelini koruyor Türkiye'de masaj koltuğu kategorisi, ürünün sınırlı ölçüde bilindiği dönemlerden tüketicinin marka, model ve teknolojileri karşılaştırdığı daha olgun bir pazar yapısına doğru ilerliyor. Bununla birlikte masaj koltuğu kullanımının daha yaygın olduğu Uzak Doğu pazarlarıyla karşılaştırıldığında Türkiye'de kategorinin gelişme alanı devam ediyor. Erim, “Türkiye'de artık kategoriyi tanıyan ve seçimlerini daha bilinçli yapan bir tüketici kitlesi var. Bundan sonraki büyümenin teknoloji, kalite, güven ve güçlü satış sonrası hizmet ekseninde gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Cellini olarak sektörde öncü rolümüzü yeni teknolojiler ve yüksek hizmet standartlarıyla sürdürmeyi hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor Haber

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor

Seri üretimine markanın Poznań fabrikasında başlanan Yeni Caddy; 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı, standart dijital gösterge paneli ve dış tasarımında yapılan yeniliklerle öne çıkıyor. Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve lojistik sektörünün en prestijli uluslararası organizasyonlarından biri olan IAA Transportation 2026’da güncel ürün gamını sergiliyor. 15-20 Eylül tarihleri arasında Hannover’de düzenlenen fuarda markanın öne çıkan modelleri Yeni Caddy ve Yeni Multivan oldu. Ticari kullanımdan aile yaşamına, şehir içi mobiliteden uzun yolculuklara kadar geniş bir kullanım yelpazesine hitap eden Yeni Caddy ve Yeni Multivan, yenilenen dış tasarımlarını daha dijital, konforlu ve fonksiyonel iç mekanlarla bir araya getiriyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılan modeller, Volkswagen Ticari Araç’ın farklı kullanıcı profillerinin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı ve yenilikçi mobilite çözümleri sunma yaklaşımını da yansıtıyor. Volkswagen Ticari Araç Genel Müdürü Tolga Senyücel, markanın IAA Transportation 2026 katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Volkswagen Ticari Araç olarak modellerimizi yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, müşterilerimizin iş ve özel yaşamlarına uyum sağlayan çok yönlü mobilite çözümleri olarak konumlandırıyoruz. IAA Transportation, sektörün dönüşümüne yön veren ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarının şekillendirildiği en önemli uluslararası platformlardan biri. Fuarda sergilenen Yeni Caddy ve Yeni Multivan da yenilenen tasarımları, gelişmiş dijital özellikleri ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bu yaklaşımımızı yansıtıyor. Her iki modeli de yılın son çeyreğinde müşterilerimizle buluşturmayı planlıyoruz.” Yeni Caddy: İş ve günlük yaşam için daha dijital çözümler Volkswagen Ticari Araç’ın hem işletmelerin hem de ailelerin ve bireysel kullanıcıların tercih ettiği modelleri arasında yer alan Yeni Caddy, yenilenen tasarımı ve gelişmiş teknolojileriyle IAA Transportation 2026’nın öne çıkan modellerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yeni neslinin seri üretimine başlanan Volkswagen Ticari Araç’ın Poznań fabrikasında, 2003 yılından bu yana yaklaşık 2,9 milyon Caddy üretildi. Yenilenen ön tampon tasarımı, farklılaşan jant seçenekleri ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri, Caddy’ye daha modern ve dinamik bir görünüm kazandırıyor. Ön tamponun sağ ve sol bölümlerine entegre edilen radar sensörleri ise modelde sunulan gelişmiş sürüş destek sistemlerinin teknik altyapısını oluşturuyor. Yeni Caddy’deki en kapsamlı yeniliklerden biri iç mekânda gerçekleştirildi. Yenilenen ön konsolun merkezinde konumlanan 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı ve MagSafe özellikli kablosuz hızlı şarj sistemi, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Kişiselleştirilebilen dokunmatik kontroller sık kullanılan fonksiyonlara daha hızlı erişim sağlarken, yenilenen dijital gösterge paneli tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Donanım seviyesine göre farklılaşan dekoratif yüzeyler iç mekânın modern ve teknolojik atmosferini güçlendirirken, B sütunlarına entegre edilen tutamaklar araca giriş ve çıkışı daha konforlu hale getiriyor. Yeni Multivan: Güçlenen tasarım, daha konforlu yaşam alanı IAA Transportation 2026’da sergilenen bir diğer yeni model ise yenilenen tasarımını daha konforlu, dijital ve fonksiyonel bir iç mekânla bir araya getiren Yeni Multivan oldu. Modelin ön ve arka aydınlatma grupları ile ön tamponu yeniden tasarlandı. Sağ ve sol farları birbirine bağlayan ışık şeridi, Yeni Multivan’a daha güçlü ve modern bir ön görünüm kazandırırken, yeni jant tasarımları ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri de dış tasarımdaki yenilikleri tamamlıyor. İç mekânda ise dijital gösterge paneli ve 12,9 inçlik bilgi-eğlence sistemiyle birlikte vites seçici, bardaklık ve kablosuz şarj ünitesi yeniden tasarlandı. Ön konsolda kullanılan parlak ve yumuşak dokulu yüzeyler, aracın kalite algısını ve premium atmosferini daha da güçlendiriyor. Ön yolcu koltuğuna eklenen ISOFIX bağlantısı, çocuk koltuğunun aracın ön bölümünde de güvenli şekilde kullanılmasına olanak tanırken, Multivan’ın aile kullanımına yönelik işlevselliğini de artırıyor. Karşılıklı veya sıra koltuk düzenine uyum sağlayan esnek iç mekân yapısıyla Yeni Multivan; aile yolculuklarından VIP taşımacılığa, günlük kullanımdan iş amaçlı seyahatlere kadar farklı kullanım senaryolarına yanıt vermeyi sürdürüyor. Yeni Caddy ve Yeni Multivan Son Çeyrekte Türkiye’de IAA Transportation 2026’da öne çıkan Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ın 2026 yılının son çeyreği içerisinde Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor. Her iki model de yenilenen tasarımlarının yanı sıra daha da fonksiyonelleşen sürüş destek sistemi seçenekleriyle Volkswagen Ticari Araç’ın Türkiye’deki ürün gamını güçlendirecek. Volkswagen Ticari Araç Pazarlama Müdürü Ömer Madazlıoğlu ise “Yeni Caddy ve Yeni Multivan modelleri; işlevsellik, dijitalleşme ve konfor özelliklerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan yapılarıyla Volkswagen Ticari Araç ‘her ihtiyaca uygun çözüm’ yaklaşımını 2027 yılında da sürdürmeye devam edecek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi Haber

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi

İlk kez 11 Eylül 2001 tarihinde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan modern nesil Škoda Superb, ilk andan itibaren üst düzey konfor ve teknolojiyle özdeşleşti. Aynı zamanda markanın uluslararası büyümesinde önemli bir rol üstlendi. Dört nesil boyunca dünya genelinde yaklaşık 1.8 milyon adet Superb müşterilerle buluşurken, model özellikle bireysel kullanıcıların yanı sıra filo müşterilerinin de tercih ettiği modellerden biri haline geldi. “Superb adeta Türkiye için üretiliyor” Superb’in küresel başarı hikayesinde Türkiye de önemli bir yere sahip. Model, Türkiye’de satışa sunulduğu 2002 yılından bugüne kadar 100 bin adede yakın satışa ulaşırken, özellikle sedan gövde tipiyle Türk kullanıcıların yoğun ilgisini görüyor. Bu sayede Superb sedan satışlarında Türkiye, dünyanın en büyük pazarı olmayı sürdürüyor. Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer de Türkiye pazarının Superb açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Superb sedan üretiminin yarısı Türkiye’ye gönderiliyor. Bu araç adeta Türkiye için geliştirildi ve üretiliyor. Bunu gerçekten takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı. Superb ismi 2001’de yeniden hayat buldu Köklü bir geçmişe sahip Škoda’nın Superb modelinin mirası 1934 yılına kadar uzanıyor. Škoda 640’ın modernize edilmesinin ardından kullanılmaya başlanan Superb adı, 1949 yılına kadar farklı gövde tiplerine sahip modellerde yer aldı. Dönemin Škoda ürün gamının teknik açıdan en gelişmiş otomobillerini temsil eden Superb, yaklaşık yarım asırlık aranın ardından 2001 yılında yeniden hayata döndürüldü. Tanıtılan ilk modern Superb, modelin bugün de öne çıkan konfor, genişlik, pratiklik ve zarif tasarım gibi temel özelliklerini ortaya koydu. 2008 yılında tanıtılan ikinci nesille birlikte yenilikçi TwinDoor bagaj açma sistemi sunulurken, ürün gamına daha sonra Combi gövde tipi ve dört tekerlekten çekişli versiyonlar da eklendi. 2015 yılında tanıtılan üçüncü nesil Superb ise teknolojik açıdan önemli bir sıçramayı temsil etti. Gelişmiş bağlantı özellikleri, kapsamlı sürüş destek sistemleri ve daha iddialı tasarımıyla yenilenen model, 2019 yılında Škoda’nın şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemine sahip ilk seri üretim modeli de oldu. 2023 yılında tanıtılan dördüncü ve güncel nesil Superb ise konfor, güvenlik ve dijitalleşme alanlarında daha da ileri taşındı. Yenilenen kabinde Škoda Smart Dials gibi yenilikçi çözümler sunan model, benzinli, dizel, mild hibrit ve şarj edilebilir hibrit seçenekleriyle Superb tarihinin en geniş motor ürün gamına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW 7 Serisi Neue Klasse Teknolojileriyle Türkiye’de Satışa Sunuldu Haber

Yeni BMW 7 Serisi Neue Klasse Teknolojileriyle Türkiye’de Satışa Sunuldu

BMW’nin Neue Klasse vizyonunun lüks sınıftaki ilk temsilcisi olan Yeni BMW 7 Serisi, Eylül ayı itibarıyla Türkiye’de satışa sunuldu. İlk neslinden bu yana inovasyon ve teknoloji alanındaki öncü karakteriyle BMW’nin amiral gemisi olan 7 Serisi, Neue Klasse tasarım dilini dijital teknolojiler, elektrikli mobilite ve yüksek performansla bir araya getirerek lüks sedan segmentinde yeni bir dönem açıyor. Yeni BMW 7 Serisi’nin öne çıkan özellikleri arasında BMW İşletim Sistemi X ve sürücü odaklı tasarıma sahip BMW Panoramic iDrive’ın yanı sıra A sütunundan A sütununa ön camın genişliği boyunca uzanan projeksiyon yüzeyiyle sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına taşıyan BMW Panoramic Vision yer alıyor. 8K çözünürlüklü Theatre Screen, 700’e varan kişiselleştirme seçeneği ve ilk kez sunulan BMW Ön Yolcu Multimedya Ekranı da modelin dikkat çeken yenilikleri arasında bulunurken, Executive Lounge donanımları arka koltuk konforunu yeniden tanımlıyor. Yeni BMW Lüks Sınıf Tasarımının Prömiyeri BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaralar ve BMW Individual kristal farlar, otomobilin ön yüzünde bütünleşerek Yeni BMW 7 Serisi’ne görsel açıdan etkileyici bir görünüm kazandırıyor. Yandan bakıldığında sadeleştirilmiş yüzeyler ve karakteristik çizgiler şık bir silüet oluştururken, arka tasarım yenilenen stopların net hatlarıyla şekilleniyor. BMW Individual Iconic Glow Kristal Ön Farlar; kristal cam öğeleri ve elmas kesimli yapıları sayesinde ışığı çok sayıda yüzeyde yansıtarak benzersiz bir görünüm sunuyor. Aynı zamanda viraj aydınlatması ve 600 metreye kadar aydınlatma menzili sağlayan matrix uzun farlarla sürüş güvenliğini üst seviyeye taşıyor. Ceremonial Dinamik Zemin Aydınlatması, kapı eşiklerine entegre edilen 194 binden fazla piksele sahip LED aydınlatmaların animasyon moduna göre değişen koreografisiyle otomobile binme anını kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştürüyor. Benzinli mild hibrit ve tamamen elektrikli motor seçeneklerini aynı ürün gamında sunan Yeni BMW 7 Serisi, Türkiye’de BMW 740 xDrive, BMW i7 60 xDrive ve BMW i7 M70 xDrive olmak üzere üç farklı versiyonla satışa sunuluyor. Kullanıcıların kişisel zevklerini ve karakterlerini otomobillerine yansıtabilmeleri için Pure Excellence ve M Excellence olmak üzere iki farklı tasarım paketi sunuluyor. Saf Zarafetin Yorumu: Pure Excellence Pure Excellence tasarım paketi; mat krom cam çıtaları, krom kapı altı çıtaları, yeni gövde renkleri ve 20 ila 22 inç aralığında jant seçenekleri ile zarafetin en saf halini temsil ediyor. İç mekânda ise aydınlatmalı kapı eşikleri, yüksek kaliteli Merino deri döşemeler ve açık gözenekli parlak ahşap/meşe kaplamalar lüks bir ambiyans yaratıyor. Daha sportif ve dinamik: M Excellence M Excellence tasarım paketi ise Yeni BMW 7 Serisi’nin daha dinamik ve güçlü karakterini yansıtıyor. 21 ve 22 inç jant seçeneklerine ek olarak parlak siyah cam çıtaları, parlak siyah BMW M tasarımlı ön ve arka tamponlar, arka spoiler ve mavi kaliperli M Sport fren diskleri dış tasarımda sportif görünümü güçlendiriyor. İç mekânda yer alan M tasarımlı aydınlatmalı kapı eşikleri, deri direksiyon ve karbon fiber iç kaplamalar ise otomobilin performans odaklı karakterini tamamlıyor. Üç Motor Seçeneği, Üç Ayrı Karakter Yeni BMW 7 Serisi’nin içten yanmalı motor seçeneği olan Yeni BMW 740 xDrive, 3.0 litrelik mild hibrit benzinli motoruyla 400 beygir güç ve 580 Nm tork üretiyor. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip otomobil, 0-100 km/s hızlanmasını 5,1 saniyede tamamlarken 250 km/s maksimum hıza ulaşıyor. 540 litrelik bagaj hacmiyle günlük kullanım ve uzun yol ihtiyaçlarına da cevap vermeyi hedefliyor. Yeni BMW 740 xDrive; Pure Excellence tasarım paketiyle 21.526.200 TL, sportif tasarım öğelerini öne çıkaran M Excellence paketiyle ise 22.966.800 TL liste fiyatına sahip. Geleceğin mobilite vizyonunu bugüne taşıyan tamamen elektrikli model ailesinde ise Yeni BMW i7 60 xDrive, 544 beygir güç ve 745 Nm tork sunuyor. Model, 0-100 km/s hızlanmasını 4,8 saniyede gerçekleştirirken WLTP ölçümlerine göre 608 ila 727 kilometre arasında menzil vadediyor. 112,5 kWh net batarya kapasitesine sahip i7 60 xDrive, 250 kW DC hızlı şarj desteğiyle yüzde 10’dan yüzde 80’e 28 dakikada şarj edilebiliyor. BMW’nin verilerine göre 10 dakikalık yüksek güçlü şarj, 202 ila 252 kilometre arasında ek menzil sağlayabiliyor. Yeni BMW i7 60 xDrive Pure Excellence tasarım paketiyle 14.370.400 TL, M Excellence paketiyle 15.136.900 TL fiyatıyla Borusan Otomotiv Yetkili Satıcıları’ndaki yerini aldı. Serinin performans zirvesinde ise BMW i7 M70 xDrive yer alıyor. 680 beygir güç ve 1.015 Nm maksimum tork üreten elektrikli amiral gemisi, 0-100 km/s hızlanmasını yalnızca 3,8 saniyede tamamlıyor. 250 km/s maksimum hıza ulaşabilen model, 112,4 kWh kapasiteli bataryasıyla WLTP ölçümlerine göre 601 ila 686 kilometre arasında menzil sunuyor. Performansını tasarım detaylarıyla da vurgulayan BMW i7 M70 xDrive; M Sport Pro tasarım unsurlarının yanında BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaraları, C sütunundaki M logoları, M tasarımlı ayna kapakları ve siyah kaliperli fren diskleriyle serinin diğer üyelerinden ayrışıyor. Adaptif M Şasi Kontrol Professsional ve Launch Control gibi performans odaklı sürüş teknolojilerini de standart olarak sunan BMW i7 M70 xDrive, elektrikli mobilitenin sunduğu anlık performansı lüks sedan segmentinin konfor ve teknolojileriyle bir araya getiriyor. Yeni BMW i7 M70 xDrive modeli ise 16.000.000 TL’lik satış fiyatına sahip. Konfor Odaklı Gelişmiş Sürüş Teknolojileri Yeni BMW 7 Serisi, konfor ve dijital teknolojilerin yanı sıra gelişmiş sürüş destek sistemleriyle de öne çıkıyor. Integral Aktif Direksiyon, arka tekerlekleri 3,5 dereceye varan açıyla yönlendirerek düşük hızlarda manevra kabiliyetini, yüksek hızlarda ise sürüş stabilitesini artırıyor. Park Asistanı Professional ise My BMW App üzerinden otomobilin yaklaşık 6 metre mesafeden ileri veya geri hareket ettirilmesine imkân tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.