Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konteyner

Kapsül Haber Ajansı - Konteyner haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konteyner haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Port, Entegre Lojistik Çözümlerini Logistech Fuarı’nda Sektör Paydaşlarıyla Buluşturdu Haber

Borusan Port, Entegre Lojistik Çözümlerini Logistech Fuarı’nda Sektör Paydaşlarıyla Buluşturdu

Türkiye’nin önde gelen liman işletmecilerinden Borusan Port, Akdeniz’in en büyük lojistik buluşması kabul edilen Logistech İzmir 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nda ziyaretçilerini ağırladı. Tek çatı altında uçtan uca liman hizmetleri, proje taşımacılığı ile gemi kiralama çözümleri Borusan Port, fuarda ziyaretçilerine Gemlik’teki limanının güçlü altyapısını ve geniş hizmet yelpazesini tanıttı. Bölgesinde genel kargo pazar lideri olan Borusan Port; özellikle çelik ürünlerde uzmanlaşan genel kargo hizmetlerinin yanı sıra proje kargo, konteyner ve Ro-Ro hizmetleri sunuyor. Toplamda 2.000 m olan ve konteyner terminalinde ise 635 metrelik yanaşma yeri ve 14,5 metrelik su derinliğiyle Süper Post-Panamax tipi konteyner gemilerine hizmet verebilen liman, en az 7 bin araçlık Ro-Ro stok alanıyla ve Türkiye’nin en büyük ölçekli proje yükleri de dahil yılda yaklaşık 200 bin ton proje kargoya verdiği hizmetle öne çıkıyor. Borusan Port bünyesinde faaliyet gösteren Borusan Heavy ise ağır yük, proje, makine ve özel taşımacılık alanlarındaki uzmanlığını fuarda da sergiledi. Tüm süreçleri uçtan uca yöneten Borusan Heavy, Türkiye’nin Rüzgâr Enerji Santrali (RES) taşımacılığında yüksek pazar payıyla sektörün önde gelen oyuncusu konumunda bulunuyor. Gemi kiralama ve proje taşımacılığı alanında faaliyet gösteren Borusan Chartering ise çelik rulo sac, boru, hurda ve çimento taşımacılığında öne çıkıyor. Global ölçekte gemi kiralama ve brokerlik hizmeti sunan Borusan Chartering; Amerika-Kanada, Avrupa ve Afrika coğrafyalarında liman elleçleme, iç nakliye ve danışmanlık hizmetleri ile dünya genelinde kapıdan kapıya taşıma çözümleriyle müşterilerine değer katıyor. Rüzgâr türbini kanadı taşıma simülatörü deneyimi dikkat çekti Borusan Port, Borçelik Teknik Akademi ve NaraXR iş birliğiyle geliştirilen Rüzgâr Türbini Kanadı Taşıma Simülatörü, fuar boyunca sektör profesyonellerinin deneyimine sunuldu. Borusan Port’un saha ve operasyon deneyimiyle şekillenen simülatör; rüzgâr türbini kanatlarının karayoluyla taşınması sırasında konvoya eşlik eden öncü araç operatörlerinin, yüksek riskli rotaları ve kritik senaryoları güvenli ve gerçekçi bir sanal ortamda deneyimlemesine imkân sağlıyor. Eğitim kapsamında operatörlerin güvenli takip mesafesi, hız ve rota yönetimi, konvoy içi iletişim, manevra koordinasyonu, çevresel riskleri öngörme ve acil durumlarda doğru karar verme yetkinliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Katılımcılar, simülatör destekli eğitim programını başarıyla tamamlamalarının ardından YÖK onaylı sertifika almaya hak kazanıyor. Alanında dünyada ilk olma özelliği taşıyan bu yenilikçi çözümle; operatör yetkinliklerinin geliştirilmesi, olası kazaların ve operasyonel kalite risklerinin azaltılması, eğitim süreçlerinin standartlaştırılması ve güvenli taşıma kültürünün güçlendirilmesi amaçlanıyor. Borusan Port Genel Müdürü ve TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Borusan Port olarak liman hizmetleri, proje ve ağır taşımacılık ile gemi kiralama ve proje taşımacılığı alanlarındaki gücümüzü tek çatı altında birleştirerek müşterilerimize uçtan uca, kesintisiz bir lojistik deneyimi sunuyoruz. Borusan Heavy markamız altında yürüttüğümüz RES ekipmanları taşımacılığını, yeni yatırımlarımızla bir üst seviyeye taşıyor; müşterilerimize yalnızca taşıma değil, kurulum süreçlerini de kapsayan bütüncül çözümler sunuyoruz. Yenilenebilir enerji sektöründe hızla büyüyen ihtiyaçlara yanıt verirken operasyonel hizmet çeşitliliğimizi artırıyor ve sektörde daha güçlü bir oyuncu olarak konumlanıyoruz. Logistech Fuarı’nda sektör paydaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, bu vizyonumuzu paylaşmamız ve değişen ihtiyaçları değerlendirmemiz açısından son derece değerliydi. Önümüzdeki dönemde de yatırımlarımızı sürdürerek müşterilerimiz için güvenilir, verimli ve değer yaratan lojistik çözümler üretmeye odaklanacağız.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Autoport’ta kapasite artışı hedefi, Railport’ta Avrupa bağlantısı Haber

Autoport’ta kapasite artışı hedefi, Railport’ta Avrupa bağlantısı

Otomotiv lojistiğine hizmet veren Autoport’ta modernizasyon çalışmaları sürerken, kapasitenin artırılması da yatırım gündeminde bulunuyor. Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu’nun paylaştığı bilgilere göre, yıllık 650 bin CEU araç elleçleme kapasitesine sahip limanın genişleme hedefi için yeni kapasite rakamı ve tamamlanma takvimi açıklanmadı. Grup, Autoport, Railport ve Marport’un operasyonlarına ilişkin bilgileri 7–9 Ekim’de İzmir’de düzenlenen LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nda sektör temsilcilerine sundu. Yatırım gündeminde otomotiv limanının modernizasyonu, demir yolu bağlantıları ve konteyner limanındaki teknoloji uygulamaları yer aldı. Autoport’ta araç depolama ve teslimat hazırlığı Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Autoport, otomotiv üreticileri ve distribütörlerine hizmet veriyor. Limanda 15 bin araçlık park alanı bulunuyor. Araçların gemilere yüklenip boşaltıldığı Ro-Ro operasyonlarının yanı sıra depolama, teslimat öncesi kontrol ve dijital terminal yönetimi hizmetleri sunuluyor. Açıklanan 650 bin CEU, standart otomobil eşdeğeriyle ifade edilen yıllık elleçleme kapasitesini gösteriyor; gerçekleşen araç taşıma hacmini ifade etmiyor. Kartepe’den Duisburg’a haftalık tren seferleri Railport’un fuarda paylaşılan faaliyetleri arasında, Kocaeli Kartepe ile Almanya’nın Duisburg kenti arasındaki haftalık tren seferleri öne çıktı. Şirketin açıklamasına göre bu bağlantı, Türkiye’deki üretim merkezlerinin Avrupa demir yolu ağına erişimine hizmet ediyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren terminal, demir yolu ve kara yolu taşımacılığını aynı merkezde buluşturuyor. Böylece yüklerin farklı taşıma türleri arasında aktarılabildiği intermodal operasyonlara altyapı sağlıyor. Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkan Yardımcısı Alp Çapa, yatırım yaklaşımını Türkiye’nin dış ticaret kapasitesini desteklemek ve uluslararası ticaret koridorlarıyla bağlantılarını güçlendirmek olarak açıkladı. Çapa, önümüzdeki dönemde teknoloji ve kapasite yatırımlarına odaklanacaklarını belirtti. Marport’ta 2,3 milyon TEU kapasite Bu yıl kuruluşunun 25’inci yılını kutlayan Marport ise İstanbul Ambarlı’da konteyner limanı olarak faaliyet gösteriyor. Grubun verdiği bilgilere göre limanın yıllık elleçleme kapasitesi 2,3 milyon TEU seviyesinde bulunuyor. TEU, konteyner kapasitesini 20 ayaklık standart konteyner üzerinden ifade eden ölçü birimi olarak kullanılıyor. 2001 yılında Arkas Holding ile Terminal Investment Limited ortaklığında kurulan Marport’ta 14 gemi-kıyı konteyner vinci çalışıyor. Limanın tüm rıhtımlarında kullanılan bu vinçler, konteynerlerin gemi ile kıyı arasında yüklenip boşaltılmasını sağlıyor.

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Demiryolu Taşımacılığını İlk Kez Formula 1® Lojistiğine Dahil Ediyor Haber

DHL Demiryolu Taşımacılığını İlk Kez Formula 1® Lojistiğine Dahil Ediyor

Dünyanın lider lojistik şirketi ve Formula 1®'in Resmi Lojistik Ortağı DHL Group, Formula 1 lojistiğinde ilk kez demiryolu yük taşımacılığı operasyonunu başarıyla tamamlayarak 2026 sezonunda Kuzey Amerika'da dönüm noktası niteliğinde bir pilot program gerçekleştirdi. DHL, 46 adet 40 fitlik "high-cube" ve 4 adet 20 fitlik konteyner dahil olmak üzere yaklaşık 50 konteyner dolusu yarış ekipmanını demiryolu ile Miami, Florida'dan Montreal, Kanada'ya taşıyarak yaklaşık 2.000 kilometrelik bir mesafeyi geride bıraktı. DHL'in bu etap için yönettiği ve normal şartlarda karayoluyla taşınacak olan F1 yükünün yaklaşık %68'i demiryoluna kaydırıldı. Böylece Formula 1'in katı zaman çizelgelerine sadık kalınırken karbon yoğunluğu daha yüksek olan taşımacılık türlerine bağımlılık azaltıldı. DHL Global Forwarding Küresel Motor Sporları Lojistiği Başkanı Paul Fowler, "Demiryolunu yarıştan yarışa lojistik faaliyetlerimize dahil etmek, zamanın son derece kritik olduğu bir ortamda köklü taşımacılık modlarının sürdürülebilirliği desteklemek amacıyla yeni yöntemlerle nasıl uygulanabileceğini gösteriyor. Bu pilot projedeki tüm yüklerin başarıyla teslim edilmesi, demiryolunun Formula 1'in zorlu takvimini güvenilir bir şekilde desteklerken, emisyonların düşürülmesine de katkı sağlayabileceğini kanıtlıyor. Bu durum, DHL ve Formula 1'in şampiyonanın çevre ayak izini azaltmak için lojistik çözümlerini geliştirmeye nasıl devam ettiğini gösterirken, yeni yaklaşımları ölçeklendirmek için de zemin hazırlıyor" dedi. Yolculuk boyunca konteynerler; elleçleme, transit süreleri ve kargo bütünlüğünü izlemek amacıyla takip cihazları ile darbe sensörleriyle donatıldı; böylece yarış ekipmanlarının güvenli ve tam zamanında teslim edilmesi sağlandı. Toplanan veriler, DHL ve Formula 1'in serideki sera gazı emisyonlarını daha da azaltma fırsatlarını araştırdığı bu dönemde, temel operasyonel kriterleri ve sürdürülebilirlik performansını değerlendirmek için kullanılıyor. Proje, Karbonsuzlaştırmaya Odaklanan Köklü Bir Ortaklık Üzerine İnşa Edildi DHL'in demiryolu yük taşımacılığı pilot projesi, DHL ile Formula 1 arasındaki 20 yılı aşkın ortaklığa dayanıyor ve Formula 1'in 2030 yılına yönelik "Net Sıfır" hedefi ile DHL Group'un 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonu hedefini destekliyor. Demiryolu artık, Formula 1 takvimi genelinde uygulanan diğer emisyon azaltıcı çözümlerin yanı sıra DHL'in daha geniş kapsamlı multimodal lojistik stratejisini tamamlıyor. Bu çözümler arasında şunlar yer alıyor: Geleneksel jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarında %80'e varan azalma sağlayan, "book-and-claim" (Rezerve Et ve Talep Et) mekanizmaları aracılığıyla belirli hava kargo operasyonlarında Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanımı.Avrupa karayolu taşımacılığını destekleyen ve geleneksel dizel kamyonlara kıyasla sera gazı emisyonlarında ortalama %83 azalma sağlayan 50'den fazla biyoyakıtlı kamyon.Taşıma mesafelerini azaltmak ve sezon boyunca verimliliği artırmak amacıyla, F1'in yarış lojistiğinde artırdığı bölgeselleşme yaklaşımına dayalı optimize edilmiş rota planlaması. Miami–Montreal demiryolu pilot projesi, demiryolu yük taşımacılığının Formula 1 lojistik ağının bir parçası olma potansiyelini başarıyla ortaya koyuyor ve gelecekteki genişlemeler için bir temel oluşturuyor. DHL ve Formula 1; takvim yapısına, operasyonel fizibiliteye ve 2026 denemesinin performans sonuçlarına bağlı olarak, 2027 sezonundan itibaren Kuzey Amerika'da demiryolu kullanımını ölçeklendirme fırsatlarını birlikte değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Mücadelesinde Çankaya ve Çin’den Ortak Adım Haber

İklim Mücadelesinde Çankaya ve Çin’den Ortak Adım

Çankaya Belediyesi ile Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve geri dönüşüm çalışmaları kapsamında yeni bir uluslararası iş birliğine imza attı. Büyükelçilik heyeti, Çankaya Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nü ziyaret ederek proje ekibiyle çevre odaklı ortak çalışmalar üzerine kapsamlı görüşme yaptı. Toplantıya Büyükelçilik adına İdari İşler Şefi Birinci Katip Fang Yuan, Ataşeler Binghan Li ve Wu Yuxuan katıldı. Görüşmede, sürdürülebilir dayanışma kültürünün güçlendirilmesi ve çevre dostu projelerin uluslararası iş birlikleriyle desteklenmesi konuları ele alındı. GERİ DÖNÜŞÜM İÇİN HİBE VE TEKNİK DESTEK Çankaya Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Mahallesi’nde yapımına başlanan 3. Birinci Sınıf Atık Getirme Merkezi için önemli destek başlıkları gündeme geldi. Toplantıda, merkezde kullanılacak 14 farklı geri dönüştürülebilir atık türüne yönelik konteyner desteği ile güneş enerjisi sistemleri gibi ayni katkılar değerlendirildi. Toplantıda ayrıca ilçe genelinde kullanılmak üzere geri dönüştürülebilir atıkların toplanabileceği konteynerler ve mobil atık getirme merkezleri konusunda da hibe desteği sağlanabileceği belirtildi. UZUN VADELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR İŞ BİRLİĞİ VURGUSU YAPILDI Toplantıda, iş birliği projelerinin sürdürülebilir ve görünür olması amacıyla desteklerin ihtiyaç analizine dayalı ve uzun vadeli planlanması konusunda görüş birliğine varıldı. Büyükelçilik heyeti ayrıca, belediye çalışanlarının uluslararası deneyim kazanmasına katkı sunabileceklerini ve Çankaya Belediyesi’nin iklim ve çevre temalı etkinliklerine destek vermeye hazır olduklarını ifade etti. Çankaya Belediyesi yetkilileri, Çin Halk Cumhuriyeti ile geliştirilen bu dayanışmanın belediyenin iklim değişikliğiyle mücadele ve geri dönüşüm çalışmalarına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yerel yönetimler ile uluslararası kuruluşların iş birliği modelinin, küresel çapta örnek bir dayanışma ağı oluşturulmasına da katkı sunacağının altı çizildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samer & Co. Shipping 1. Yılını Stratejik Hamlelerle Kutluyor Haber

Samer & Co. Shipping 1. Yılını Stratejik Hamlelerle Kutluyor

1919 yılında Trieste'de temelleri atılan; gemi acenteliği, liman işletmec iliği ve hasar yönetimi alanlarında küresel bir ekosistem yöneten Samer & Co. Shipping, Türkiye'deki birinci yılını iş ortakları ve basın mensuplarıyla bir araya gelerek kutladı. Quick Tower Ataşehir'deki İstanbul Merkez Ofis'te gerçekleşen buluşmada, şirketin Türkiye-Avrupa hattındaki 40 yıllık tecrübesini nasıl bir "operasyonel mükemmellik" modeline dönüştürdüğü paylaşıldı. Sadece Bir Hat Değil, Global Bir Lojistik Hub: Türkiye Samer & Co. Shipping Türkiye, operasyonlarını yalnızca İtalya ve Avrupa hattıyla sınırlı tutmayıp, Türkiye'yi dünyanın farklı bölgeleri için stratejik bir transit ve dağıtım merkezi (hub) olarak konumlandırıyor. Şirket; denizyolu konteyner taşımacılığından zaman kritik havayolu gönderilerine kadar geniş bir yelpazede uçtan uca çözümler sunuyor. Buluşmada konuşan Samer & Co. Shipping Yönetim Kurulu Başkanı Enrico Samer, Türkiye nin stratejik önemine vurgu yaptı: "Bizim için Türkiye, Avrupa'ya açılan bir kapı değil, küresel lojistik yapımızın kalbidir. 1980'lerden bu yana 'Deniz Otoyolu' modelimizle bu topraklara inanıyoruz. Bugün burada sadece 1. yılımızı değil, Trieste Serbest Limanı üzerinden kurduğumuz intermodal köprüyü denizyolu, havayolu ve multimodal çözümlerle tüm dünyaya bağlama vizyonumuzu paylaşıyoruz. Türkiye ile olan ekonomik dostluğumuz artık çok daha derin bir uzmanlıkla taçlanıyor." Karmaşık Süreçlerde Uzmanlık: Proje ve Ağır Yük Taşımacılığı Samer & Co. Shipping Türkiye, özellikle enerji, endüstriyel tesis ve ağır sanayi sektörleri için sunduğu özel mühendislik çözümleriyle fark yaratıyor. Yüksek tonajlı proje kargolarının yönetiminde operasyonel tecrübesini konuşturan şirket, karmaşık lojistik süreçlerini güvenli ve hızlı şekilde yönetmeyi hedefliyor. Samer & Co. Shipp ing Türkiye Genel Müdürü Ebru Metinoğlu Demirel, şirketin hizmet çeşitliliğine dikkat çekti: "Müşterilerimize sadece taşımacılık değil, bir mühendislik vizyonu sunuyoruz. Standart konteyner yüklemelerinden, devasa endüstriyel tesislerin taşınmasına kadar her aşamada '360 derece lojistik' prensibiyle hareket ediyoruz. Türkiye'nin üretim gücünü, global acente ağımız ve intermodal altyapımızla birleştirerek, ihracatçımıza hız ve maliyet avantajı sağlayan sürdürülebilir modeller geliştiriyoruz." Lojistik Koridorunda 40 Yıllık "İz" Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydinç ise sektördeki dönüşümü şu sözlerle özetledi: "Lojistik artık sadece bir noktadan diğerine yük taşımak değil; hasar yönetiminden özel proje mühendisliğine kadar uzanan dev bir ekosistemi yönetiyor. 40 yıla yaklaşan Türkiye deneyimimiz, bize karmaşık lojistik ihtiyaçları analiz etme ve en zorlu coğrafyalarda bile operasyonel güven sağlama kabiliyeti kazandırdı. Türkiye-Avrupa hattındaki liderliğimizi, havayolu ve proje taşımacılığı gibi katma değerli alanlarla pekiştirmeye kararlıyız." İki Ülke Arasında Güçlü Perspektif Aynı zamanda Türkiye'nin İtalya'daki Fahri Konsolosu olan Enrico Samer'in katılımıyla gerçekleşen bu özel buluşma, lojistiğin ötesinde Türkiye-İtalya ekonomik ilişkilerine dair de güçlü bir perspektif sundu. Samer & Co. Shipping, Türkiye'deki varlığını teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir taşımacılık vizyonuyla büyütmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak Haber

Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak

Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da sergilediği yenilikçi çözümleriyle sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Şirket, Türkiye’de ilk kez tanıttığı PowerTitan 3.0 başta olmak üzere geniş ürün portföyüyle enerji dönüşümünün geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koydu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu; şebeke tıkanıklıkları, artan üretim kısıntıları ve negatif fiyatlar gibi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Avrupa güneş enerjisi sektörünün çatı kuruluşu SolarPower Europe (SPE), esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar %40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) hayata geçirilmesini kritik hale getiriyor. PowerTitan 3.0: Yeni Nesil Şebeke Ölçekli Enerji Depolama Sistemi SolarEX İstanbul 2026 kapsamında Türkiye’de ilk kez sergilenen PowerTitan 3.0, fuar boyunca ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği çözümler arasında yer aldı. Şebeke ölçekli projeler için geliştirilen sistem; sıvı soğutma teknolojisi, gelişmiş termal yönetim altyapısı, yüksek güvenlik standartları ve şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleriyle öne çıkıyor. Modern enerji sistemlerinin karşılaştığı zorluklara yanıt verecek şekilde tasarlanan PowerTitan 3.0, 6 metrelik bir konteyner içerisinde 1,78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7,14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Sistem, 4 saatlik konfigürasyonda tek bir blokta 7,2 MW / 28,5 MWh seviyesine ulaşabiliyor. 600Ah ve üzeri istiflenmiş batarya hücreleri, 2 ila 8 saat arasında çalışma süresi sunarken bu yapı, daha yüksek güvenlik ve verimlilik sağlayarak sistem genelinde %92 gidiş-dönüş verimliliğine (RTE) katkı sağlıyor. AC blok tasarımı sayesinde PowerTitan 3.0, fabrikada önceden kurulu ve devreye alınmış olarak teslim ediliyor; ayrıca bir saat içinde kendi kendine konfigürasyon ve kontrol süreçlerini gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, 1 GWh kapasiteli bir projenin yalnızca 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Sistem, -40°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabiliyor; bu da onu sert iklim koşullarına sahip Türkiye’nin iç bölgelerinin yanı sıra kıyı ve yüksek nemli alanlar için de uygun hale getiriyor. “Enerjiyi Üretmek Yeterli Değil, Enerjiyi Yönetmek Gerek” Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinde son yıllarda önemli bir mesafe kat etti ve bu büyüme önümüzdeki dönemde de devam edecek. Sistemin sürdürülebilirliği ve şebeke dengesinin sağlanması açısından artık yeni bir aşamadayız. Bu yeni dönemde enerji depolama sistemleri bir opsiyon değil, bir zorunluluk haline geliyor. Artık enerjiyi üretmek yeterli değil, enerjiyi yönetmemiz gereken bir aşamadayız. ESS yatırımları; arz-talep dengesinin sağlanması, şebeke esnekliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. Sungrow olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı ve geliştirdiğimiz ileri teknoloji çözümlerle sektöre değer katmayı hedefliyoruz.” Türkiye’deki ürün portföyünü genişletmek üzere çalışmalar yaptıklarını belirten Sungrow Türkiye Satış Müdürü Ozan Çivlik, “Türkiye’de şebeke ölçekli çözümler öncelikli konumda. Ancak pazarın dönüşümünü pozitif yönde etkileyecek regülasyon ve teşviklerle birlikte, ticari işletmeler ve konut segmentinde de pazarın gelişmesini bekliyoruz. Biz de konutların enerji bağımsızlığını destekleyecek gelişmiş çözümlerimizle pazardaki varlığımızı güçlendireceğiz.” dedi. Yenilikçi Temiz Enerji Çözümleri Sungrow, fuar kapsamında ayrıca kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de ziyaretçilerle buluşturdu. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor. Konut segmentine yönelik çözümler de fuarda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; yüksek verimlilik, akıllı enerji yönetimi ve entegre güvenlik özellikleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Küresel Güven, Yerel Güç BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en “bankable” invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Sungrow, Türkiye’de kurduğu güçlü organizasyon yapısı, yerel servis merkezi, teknik destek altyapısı ve eğitim faaliyetleriyle yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye genelinde 7 bölgeyi kapsayan servis ağı ve yerel servis merkezi sayesinde hızlı ve yerinde çözümler sunan şirket, Sungrow Akademi ile sektör profesyonellerinin bilgi birikimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Sungrow, tüm bu güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle Türkiye’de enerji depolama başta olmak üzere temiz enerji dönüşümünün en önemli paydaşlarından biri olmayı ve sektöre katma değer sağlayan projelere imza atmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.